Avrupa – Iğdır Haber https://www.igdirhaber.com.tr Fri, 15 Nov 2024 13:45:32 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 SON DAKİKA: Bu kez Okan Buruk için harekete geçtiler! Avrupa devleri peşinde… https://www.igdirhaber.com.tr/son-dakika-bu-kez-okan-buruk-icin-harekete-gectiler-avrupa-devleri-pesinde/ https://www.igdirhaber.com.tr/son-dakika-bu-kez-okan-buruk-icin-harekete-gectiler-avrupa-devleri-pesinde/#respond Fri, 15 Nov 2024 13:45:32 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/son-dakika-bu-kez-okan-buruk-icin-harekete-gectiler-avrupa-devleri-pesinde/ SON DAKİKA: Bu kez Okan Buruk için harekete geçtiler! Avrupa devleri peşinde...

Galatasaray’da sıcak gelişmeler yaşanmaya devam ediyor. Gelen son dakika haberine göre; takımlar bu kez Teknik Direktör Okan Buruk için harekete geçti.

SON DAKİKA: Bu kez Okan Buruk için harekete geçtiler! Avrupa devleri peşinde...

Sezona Şampiyonlar Ligi hedefiyle giren ancak Young Boys’a elenerek büyük hayal kırıklığı yaşayan sarı-kırmızılılar, o günden bu yana büyük bir değişim içerisinde.

GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

SON DAKİKA: Bu kez Okan Buruk için harekete geçtiler! Avrupa devleri peşinde...

Özellikle Victor Osimhen transferi ve kadroya katılan yeni isimlerin adaptasyon sürecini tamamlamasıyla bambaşka bir görüntü ortaya koymaya başlayan sarı-kırmızılılar hem Türkiye’de hem de Avrupa’da yoluna namağlup şekilde devam ediyor.

SON DAKİKA: Bu kez Okan Buruk için harekete geçtiler! Avrupa devleri peşinde...

Galalatasaray’da artık yeni hedef, Türkiye’ye Avrupa’dan bir kupa daha getirebilmek.

SON DAKİKA: Bu kez Okan Buruk için harekete geçtiler! Avrupa devleri peşinde...

Öte yandan Serie A takımlarından Roma’nın teklifini geri çeviren Okan Buruk için yeni talipler olduğu iddia edildi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/son-dakika-bu-kez-okan-buruk-icin-harekete-gectiler-avrupa-devleri-pesinde/feed/ 0
MİT ve emniyetten ortak operasyon! PKK/KCK’nın sözde sorumlularından Mehnaz Omari yakalandı https://www.igdirhaber.com.tr/mit-ve-emniyetten-ortak-operasyon-pkk-kcknin-sozde-sorumlularindan-mehnaz-omari-yakalandi/ https://www.igdirhaber.com.tr/mit-ve-emniyetten-ortak-operasyon-pkk-kcknin-sozde-sorumlularindan-mehnaz-omari-yakalandi/#respond Thu, 22 Aug 2024 02:35:29 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/mit-ve-emniyetten-ortak-operasyon-pkk-kcknin-sozde-sorumlularindan-mehnaz-omari-yakalandi/ Son dakika haberleri: Finlandiya’da PKK/KCK kadroları ile örgüt üst yönetimi arasında koordinasyonu sağlayan İranlı Mehnaz Omarı, örgüte kişi aktarımı ve finans temininde de sorumlu düzeyde faaliyet gösteriyordu.

Örgüt adına Finlandiya’da eylem ve etkinlikleri de organize eden isim, MİT tarafından uzun süredir takip ediliyordu.

MİT ve emniyetten ortak operasyon! PKK/KCK’nın sözde sorumlularından Mehnaz Omari yakalandı | Video

İSTANBUL’DA TUTUKLANDI

Naze Ad kod adını kullanan Mehnaz Omarı, İstanbul’da düzenlenen operasyonla yakalandı.

Terör örgütü üyesinin yapılan sorgusunda ise PKK’nın Finlandiya yapılanmasına ilişkin önemli bilgiler ele geçirildiği öğrenildi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/mit-ve-emniyetten-ortak-operasyon-pkk-kcknin-sozde-sorumlularindan-mehnaz-omari-yakalandi/feed/ 0
Antalya Diplomasi Forumu’nda Rusya-Ukrayna Savaşı ve Avrupa Güvenlik Mimarisinin Geleceği Tartışıldı https://www.igdirhaber.com.tr/antalya-diplomasi-forumunda-rusya-ukrayna-savasi-ve-avrupa-guvenlik-mimarisinin-gelecegi-tartisildi/ https://www.igdirhaber.com.tr/antalya-diplomasi-forumunda-rusya-ukrayna-savasi-ve-avrupa-guvenlik-mimarisinin-gelecegi-tartisildi/#respond Thu, 11 Jul 2024 21:06:16 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=9979 Antalya Diplomasi Forumu’nda (ADF) düzenlenen “Avrupa Güvenlik Mimarisinin Geleceği” başlıklı panelde Rusya-Ukrayna Savaşı’nın Avrupa’nın değişen güvenlik stratejilerindeki rolü ve gelecekte nasıl şekilleneceği tartışıldı.

Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen Antalya Diplomasi Forumu 2024’te moderatörlüğünü ABD merkezli düşünce kuruluşu Carnegie Endowment’in Kıdemli Uzmanı eski Büyükelçi Alper Coşkun’un üstlendiği panele İsviçre Dışişleri Bakanı Ignazio Cassis, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Genel Sekreteri Helga Maria Schmid, Uluslararası İşler Enstitüsü (IAI) Direktörü Nathalie Tocci ile NATO İstihbarat ve Güvenlikten Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Scott W. Bray katıldı.

AGİT Genel Sekreteri Schmid, teşkilatının “çatışmaları önleme” rolünü vurgulayarak, bunu sağlamak amacıyla çeşitli araçların geliştirildiğini ancak uygulanması konusunda siyasi iradeye ihtiyaç olduğunu dile getirdi.

“Sanırım 35 yıl önce Avrupa topraklarında şiddetli savaşların geri döndüğünü görmeyi hayal bile edemezdik.” diyen Schmid, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın başlamasının ardından Avrupa’da değişen güvenlik politikalarının AGİT’in çalışma ve karar alma süreçlerini de etkilediğini söyledi.

Schmid, güvenlik sorunlarını ele almak için farklı yaklaşımlara ihtiyaç olduğunu belirterek, “Güvenlik sorunları, asla sadece siyasi ve askeri güvenlik değil. Ekolojik boyutu, dolayısıyla ekonomik boyutu ve insani boyutunu da giderek daha fazla dikkate almanız gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Çatışmaların önlenmesi için yeterince temsil edilmeyen kadın, genç ve azınlıklar gibi öznelerin sürece dahil edilmesi gerektiğini vurgulayan Schmid, “Silahların kontrolü konusunun da çok önemli olduğunu düşünüyorum. Şu anda nükleer silahlara haklı olarak çok fazla odaklanılıyor ancak konvansiyonel silahların kontrolünü de unutmamalıyız.” değerlendirmesinde bulundu.

“Uluslararası topluma katkıda bulunmanın bir diğer yolu da barışı teşvik etmektir”

İsviçre Dışişleri Bakanı Cassis, yaklaşık 200 sene önce tarafsızlık politikasının kabul edilmesinin, ülkesinin dönemin büyük güçleriyle çevrili olmasının yarattığı koşullarla ilişkili olduğunu anlatarak, “Ve biz, bu yükümlülüğü bir varlık, bir ulus olarak kendimizi uluslararası topluma kazandırmanın aracı haline getirmeye çalıştık.” dedi.

Rusya-Ukrayna Savaşı başladıktan sonra Avrupa ülkeleriyle işbirliğinin öneminin farkına vardıklarını söyleyen Cassis, “Coğrafi ve siyasi olarak (Avrupa’nın) tam kalbindeyiz. Dolayısıyla tarafsız olmak yerine işbirliğine dayalı bir yol seçmeliyiz. Aslında İsviçre hükümetinin, ABD yaptırımlarına dahil olurken yapmaya karar verdiği ve işbirliği yapmanın en iyi yollarını bulmaya çalıştığı şey de buydu.” ifadelerini kullandı.

Cassis, İsviçre’nin NATO müttefikleriyle çevrili olmasının ülkeye güvenlik sağladığını kaydederek, NATO ile barışın teşviki konusunda işbirliklerinin yapıldığını ve bunların artacağını ancak NATO’ya katılımın söz konusu olmadığını dile getirdi.

Uluslararası platformla işbirliğini güçlendirme çabaları kapsamında ülkesinin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine (BMGK) katılma kararı almasının tarihte ilk olduğunu vurgulayan Cassis, tarafsızlık statüsünü koruyarak Avrupa’nın güvenlik mimarisinin şekillenmesi sürecinde yer almak istediklerini kaydetti.

İsviçreli Bakan, ülkesinin BMGK’ye katılmasının nedenini şöyle anlattı:

“Onlarca yıl boyunca tarafsızlık nedeniyle kamuoyunda çok aktif şekilde tartışıldı. Şimdi oradayız ve kendi aralarında konuşmayan ülkeler arasında diyaloğu kolaylaştırmaya katkıda bulunuyoruz ve bunun mümkün olduğunu görüyoruz. Bunu yapmak ve aynı zamanda tarafsız olmak mümkün. Tarafsız olmak, sadece uluslararası hukuka göre askeri açıdan tarafsız olduğumuz anlamına geliyor. Kayıtsızlık anlamına gelmiyor, değerlerimiz olmadığı anlamına gelmiyor.”

“Uluslararası topluma katkıda bulunmanın bir diğer yolu da barışı teşvik etmek ya da çatışmaları çözmektir.” diyen Cassis, Şubat 2022’den bu yana Rusya ile devam eden savaşı sonlandırmak için İsviçre’nin Ukrayna’ya yüksek düzeyli “Küresel Barış Zirvesi” yapmayı teklif ettiğine dikkati çekti.

Cassis, barışın sağlanması amacıyla sürece Rusya, BRICS ülkeleri ve tüm ülkelerin dahil edilmesi gerektiğini dile getirdi.

“NATO’yu gerektiğinde savaşabilecek yapıya dönüştürdük”

NATO İstihbarat ve Güvenlikten Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Bray, son 2 yılda Avrupa’da değişen güvenlik ortamıyla İttifak’ın da evrildiğine işaret ederek, “Bence devlet savaşları geri döndü. Bu, kolektif savunmanın bölgede çok önemli bir şey olduğunu hatırlatıyor. İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana Avrupa güvenliğine yönelik en ciddi krizle karşı karşıyayız.” diye konuştu.

Rusya-Ukrayna Savaşı’nın başlamasından bu yana ülkelerin NATO’ya ilgisinin arttığını ve savaşın Avrupa’daki ülkeleri statükonun devamını sağlamak adına birleştirdiğini anlatan Bray, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Rekor bir sürede, tarihte hiç yapmadığımız kadar hızlı bir şekilde Finlandiya’yı müttefikimiz yaptık ve yine aynı şekilde İsveç de çok yakında İttifak’ta olacak. Bence tüm bunlar bize tekrar şunu hatırlatıyor: Saldırganlık karşısında daha önce de defalarca söylendiği gibi, (Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin’in savaştan önceki talepleri neyse bunun tam tersini elde etti. Rusya’nın şu an daha önce sahip olduğundan daha fazla NATO sınırı var.”

Savaşın NATO’nun işleyiş ve planlamasını değiştirdiğini belirten Bray, “Çatışma planlamasına yaklaşımımızı temelden değiştirdik. NATO’yu gerektiğinde savaşabilecek yapıya dönüştürdük. Kara, hava, deniz, uzay ve siber alana kadar her alanda yeteneklerimizi ve çabalarımızı artırdık.” bilgisini paylaştı.

Bray, Ukrayna’nın güvenliğinin Avrupa için önemli olduğuna işaret ederek, “Buradan çıkan bir başka basit gerçek de Avrupa’nın güvenliğinin doğrudan Ukrayna’nın güvenliğine bağlı olduğu, güvenli ve emniyetli bir Ukrayna olmadan güvenli bir Avrupa’nın da olamayacağıdır.” dedi.

“Batı ile kalıcı savaş hali artık Rusya’daki rejimin hayatta kalması için ön koşul”

IAI Direktörü Tocci, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın Avrupa-Atlantik bölgesinin güvenlik politikalarının yanı sıra NATO ve Avrupa Birliği (AB) gibi kuruluş ve örgütlenmelerin politikalarını da değiştirdiğini ifade etti.

Geçmişte genişlemenin güvenlik motivasyonlu olduğunu ve bir ülkenin tamamen güvenli, demokratik ve müreffeh olmasa da istikrarlı olmasının genişlemeye dahil edilmesi için yeterli görüldüğünü savunan Tocci, “Artık biliyoruz ki bu, Avrupa’nın sınırlarıyla alakalı hale geldi. ya bölünmenin bir tarafındasınız ya da bölünmenin diğer tarafındasınız ve daha önce de söylediğim gibi, eğer uçurumun diğer tarafındaysanız işgal gibi şeyler olabilir.” dedi.

Tocci, bu bağlamda genişlemenin artık stratejik zorunluluk halini aldığını belirterek, “Mükemmel şekilde demokratik olmanızın, tüm standartları mükemmel şekilde karşılamanızın gerçekten bir önemi yok.” ifadesini kullandı.

Rusya-Batı mücadelesinin Ukrayna savaşıyla sona ermeyeceğini dile getiren Tocci, “Batı ile kalıcı savaş halinin artık Rusya’daki rejimin hayatta kalması için ön koşul olduğunu düşünüyorum. Bunun Ukrayna’da sona ereceğini düşünmüyorum ve bence, umarım sona erer ama sona ermeyebileceğini ve çok daha uzun yıllar sürebileceğini varsaymalıyız.” değerlendirmesinde bulundu.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/antalya-diplomasi-forumunda-rusya-ukrayna-savasi-ve-avrupa-guvenlik-mimarisinin-gelecegi-tartisildi/feed/ 0
Bölgesel Mekanizmaların Rolü: Dijital Dünyada İşbirliği ve Sahiplenme https://www.igdirhaber.com.tr/bolgesel-mekanizmalarin-rolu-dijital-dunyada-isbirligi-ve-sahiplenme/ https://www.igdirhaber.com.tr/bolgesel-mekanizmalarin-rolu-dijital-dunyada-isbirligi-ve-sahiplenme/#respond Wed, 10 Jul 2024 21:48:34 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=9957 Antalya Diplomasi Forumu’nda düzenlenen “Bölgesel mekanizmaların rolü ne olmalı?” başlıklı panelde, dijital olarak bağlı ancak bir o kadar da ayrışmış bir dünyada bölgesel sahiplenme ve işbirliği ele alındı.

Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu 2024 ikinci gününde devam ediyor.

Forum kapsamında moderatörlüğünü TRT World muhabiri Melinda Nucifora’nın üstlendiği “Bölgesel mekanizmaların rolü ne olmalı?” başlıklı panele, Asya İşbirliği Diyaloğu (ACD) Genel Sekreteri Dr. Pornchai Danvivathana, Güvenlik İşbirliği Merkezi (RACVIAC) Direktörü Constantin-Mihail Grigorie, Büyük Göller Bölgesi Uluslararası Konferansı (ICGLR) Genel Sekreteri Joao Samuel Caholo ve Avrupa Konseyi Genel Sekreter Yardımcısı Bjorn Berge katıldı.

Caholo, kritik doğal kaynaklara sahip 12 Afrika ülkesini bünyesinde bir araya getiren ICGLR’nin bölgenin barış ve istikrara ulaşması için politik ve ekonomik araçlar kullandığını söyledi.

Birleşmiş Milletlerin (BM), “biz ve onlar” anlayışını yıkmak için 1945’te kurulduğunu belirten Caholo, kuruluşun yaklaşık 70 yıl boyunca misyonunu büyük ölçekte gerçekleştirmesiyle “bir başka dünya savaşı yaşanmadığını” savundu.

Caholo, büyük ülkelerin BM Güvenlik Konseyinde veto hakkını suistimal ederek, küçük ülkeleri işgal etmesini izlediğine işaret etti.

Ruanda ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti (KDC) arasındaki anlaşmazlığın, ABD’nin müdahalesiyle çözüldüğünü hatırlatan Caholo, küresel güçler ve bölgesel mekanizmaların birlikte işlemesi halinde sınırdaki silahlı grupların diyalog kurabileceği bir alan yaratılabileceği ve bu durumun bölgesel kalkınma için büyük bir adım olabileceğini ifade etti.

ICGLR Genel Sekreteri Caholo, savaş ve çatışmaların önlenmesinde en önemli adımın, bölgesel mekanizmalarda oy birliğiyle alınan kararların üye devletler tarafından uygulanması olduğunu söyleyerek, “İnsanlık asla Gazze ve Ukrayna’da gördüklerimizin yaşanmasına izin vermemeli.” dedi.

Bölgesel kalkınma

ACD Genel Sekreteri Dr. Danvivathana, ACD’nin Asya ve Avrupa’dan 35 üyeleri arasında anlaşmazlıklar olduğunu ancak Birliğin, anlaşmazlık konularından ziyade mutabık kalınan hususlar üzerine inşa edilerek çözüm ürettiğini kaydetti.

Uluslararası aktörlerin birbirine bağımlı olduğunu ve özellikle sınır ötesi meselelerde hiç kimsenin tek başına hareket edemeyeceğini belirten Danvivathana, bölgesel mekanizmanın uluslararası işleyişe de katkı sunacağının altını çizdi.

Danvivathana, devletlerin, küresel rekabete giremeyecekleri alanlar yerine ulusal çaptaki ekonomik avantajlarına odaklanarak atılım yapmasının bölgesel kalkınmayı ileri taşıyabileceğini söyledi.

“Barış istiyorsan barışa hazırlan”

RACVIAC Direktörü Grigorie, RACVIAC üyesi 9 Güneydoğu Avrupa ülkesinin geçmişteki anlaşmazlıklar ve güncel çekişmelere rağmen, bölgesel bir kuruluş çatısı altında buluşarak güvenlik diyalogu kurduğunu aktardı.

Kuruluşa üye bazı devletlerin Kosova’yı halen tanımadığına dikkati çeken Grigorie, askeri konuların ele alındığı buluşmalar haricinde RACVIAC üyelerinin oy birliğiyle Kosova’nın da toplantılara davet edilmesine karar vermesini bu duruma örnek gösterdi.

Ukrayna- Rusya Savaşı gibi uluslararası çatışmalarda diplomasinin önemine dikkati çeken Grigorie, “Romalıların ‘Barış istiyorsan savaşa hazırlan’ diye bir sözü vardır. Bugün dünyada bunu görebiliyoruz, belki takılıp kaldık. Bu durumda yapmamız gereken, ‘Barış istiyorsak barışa hazırlanmak’ olacaktır.” ifadesini kullandı.

“Küresel çatışmaların ele alınacağı etkili oluşuma ihtiyaç var”

Avrupa Konseyinin İsrail- Filistin sorunu yerine kıtadaki çatışmalara odaklandığını belirten Avrupa Konseyi Genel Sekreter Yardımcısı Berge, Ukrayna-Rusya Savaşı’nda insan hakları ihlallerinin kayıt altına alınması için Ukrayna, Avrupa Birliği ve G7 ülkelerinin işbirliğiyle işlevsel bir kayıt mekanizması oluşturduğunu ve mekanizmanın merkezinin Hollanda’nın Lahey kentinde olacağını bildirdi.

Berge, ABD’nin bazı çatışmaların çözümünde yapıcı rol oynayabileceğini kaydederek, Rusya ile savaşının bitmesi için Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin ortaya koyduğu barış planının uygulanması gerektiğini ifade etti.

BM Güvenlik Konseyinin 2. Dünya Savaşı sonrasında küresel barışı korumak için kurulduğunu fakat “tekrar tekrar başarısız olduğunu” belirten Berge, küresel çapta savaş ve çatışmaların ele alınacağı daha etkili bir oluşuma ihtiyaç duyulduğunu savundu.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/bolgesel-mekanizmalarin-rolu-dijital-dunyada-isbirligi-ve-sahiplenme/feed/ 0
Bosna Hersek Devlet Başkanı, AB’ye katılım müzakerelerinin başlatılmasında iyimser https://www.igdirhaber.com.tr/bosna-hersek-devlet-baskani-abye-katilim-muzakerelerinin-baslatilmasinda-iyimser/ https://www.igdirhaber.com.tr/bosna-hersek-devlet-baskani-abye-katilim-muzakerelerinin-baslatilmasinda-iyimser/#respond Fri, 05 Jul 2024 09:24:37 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=9542 Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Başkanı ve Hırvat Üyesi Zeljko Komsic, ülkesinin Avrupa Birliği’ne (AB) katılım müzakerelerinin başlatılması konusunda iyimser olduğunu belirtti.

Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Başkanı ve Hırvat Üyesi Komsic, Konseyin Sırp Üyesi Zeljka Cvijanovic ve Boşnak Üyesi Denis Becirovic, Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu ve Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen Antalya Diplomasi Forumu (ADF) kapsamındaki “ADFLeadersTalks” paneline konuşmacı olarak katıldı.

Komsic, bugün Bosna Hersek’in Bağımsızlık Günü olduğunu anımsatarak, “Bosna Hersek’in AB’ye katılım müzakerelerinin başlaması konusunda iyimserim. Bosna Hersek ile AB müzakerelerinin başlatılması kararının olumlu olmasını sağlayacak bir anlaşmaya varılacağını düşünüyorum.” dedi.

“Bosna Hersek kendi üzerine düşeni yapmış olsa da AB üye devletleri bu kararın önüne set çekebilir.” diye konuşan Komsic, bunun, Bosna Hersek açısından en kötü senaryo olabileceğini kaydetti.

“Biz Avrupa’ya aitiz, bu da AB ve NATO üyelikleri anlamına geliyor”

AB’nin kriterlerini yerine getirdiklerini düşündüğünü ifade eden Komsic, bu ay içerisinde müzakerelerin başlaması gerektiğini, bunun ülkesi için doğru bir an olduğu söyledi.???????

” Rusya’nın Balkanlar’ı istikrarsızlaştırabileceği ve bölgenin yeni bir kriz noktası haline geleceği yönündeki açıklamalardan endişe duyulmalı mı?” sorusuna Komsic, şöyle cevap verdi:

“Balkanlar’da ve Bosna Hersek’te her zaman endişelenmek için nedenleriniz vardır. Balkanlar Rusya’dan biraz daha uzakta ama modern dünyada fiziksel mesafenin hiçbir anlamı yok. Bu nedenle Bosna Hersek’in dünyanın her yerinde dostları olması gerektiğine yürekten inanıyorum. Yolumuz belli, bu da coğrafi konumumuz ve kültürel ortamımızdan kaynaklanıyor, biz Avrupa’ya aitiz, bu da AB ve NATO üyelikleri anlamına geliyor.”

“Kendimizi AB’nin bir parçası olarak kabul ediyoruz”

Cvijanovic de müzakerelerin başlatılması konusunda iyimser ancak temkinli olduğunu belirterek, “AB üyeliği değişmeyen bir hedeftir. Avrupa yoluna bağlı kaldığımız için mutluyum. Bosna Hersek’in perspektifi AB’dir ancak AB’nin bazı küresel olayların kurbanı olmayacağını umuyorum.” şeklinde konuştu.

Ülkesinin yerine getirmesi gereken koşullara değinen Cvijanovic, yerel makamların bu konuda verdiği katkıların yadsınamaz olduğunu dile getirdi.

Cvijanovic, AB üyeliği konusunda üzerinde çalışılması gereken bazı meseleler olduğunun altını çizerek, “Kendimizi AB’nin bir parçası olarak kabul ediyoruz.” ifadesini kullandı.

“AB’nin Bosna Hersek’e yaptığı yardım ve destek, tüm Avrupa kıtasının güvenlik ve istikrarına da yapılan bir yatırımdır”

Becirovic ise ülkesinin AB ve NATO geleceği olduğuna işaret ederek, AB ile müzakerelerin başlatılması konusunda olumlu bir karar beklediğini vurguladı.

Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısının 21. yüzyılın en büyük jeopolitik depremi olduğunu söyleyen Becirovic, “Bu büyük depremin yansımaları Batı Balkanlar’da, özellikle Bosna Hersek’te çok fazla hissedilmektedir. Dolayısıyla AB’nin Bosna Hersek’e yaptığı yardım ve destek, sadece ülkemize yönelik bir destek değil, aynı zamanda Güneydoğu Avrupa’nın ve tüm Avrupa kıtasının güvenlik ve istikrarına da yapılan bir yatırımdır.” değerlendirmesinde bulundu.

Becirovic, NATO’nun ülkesinin stratejik hedefi olduğunu aktararak, NATO’nun Bosna Hersek ve vatandaşları için “güvenilir bir liman” anlamına geldiği ifade etti.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/bosna-hersek-devlet-baskani-abye-katilim-muzakerelerinin-baslatilmasinda-iyimser/feed/ 0
Macaristan Başbakanı Orban: Türkiye ile ilişkilerimiz çok köklü https://www.igdirhaber.com.tr/macaristan-basbakani-orban-turkiye-ile-iliskilerimiz-cok-koklu/ https://www.igdirhaber.com.tr/macaristan-basbakani-orban-turkiye-ile-iliskilerimiz-cok-koklu/#respond Fri, 05 Jul 2024 09:03:23 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=9521 Macaristan Başbakanı Viktor Orban, Türkiye ile Macaristan arasındaki ilişkilerin çok uzun tarihi kökleri olduğunu ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Macaristan’da sevildiğini ve imajının çok yüksek olduğunu belirtti.

Başbakan Orban, Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu ve NEST Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen Antalya Diplomasi Forumu (ADF) kapsamındaki “ADFLeadersTalks” paneline konuşmacı olarak katıldı.

Orban, Türkiye-Macaristan ilişkilerinin uzun bir tarihi geçmişi ve ülkesinin Avrupa’da Türk Devletleri Teşkilatı’na (TDT) üye olduğunu söyledi.

Avrupa’daki diğer ülkelere kıyasla Macaristan’da güçlü liderlerin ilgi gördüğünü kaydeden Orban, “Sayın (Cumhurbaşkanı Recep Tayyip) Erdoğan, Macaristan’da özellikle sevilen, imajı yüksek olan bir lider. Macaristan’da buna önem verilir.” dedi.

“Bizler Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı seviyoruz”

Orban, “Bizler Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı seviyoruz. Bir başka olgu ise Türkiye ile Macaristan arasında bir barış dili konuşuluyor.” ifadesini kullandı.

Avrupa’da savaş dilinin konuşulduğunu, “birilerini ezmekten ve galibiyetten” söz edildiğini dile getiren Orban, “Bizler öyle değiliz. Savaş dilini sevmeyiz. Türkiye ve Macaristan bu bağlamda Avrupa bölgesinde birer istisna teşkil ediyor. Bizler karşılıklı barışın dilini konuşuyoruz.” şeklinde konuştu.

Orban, Türkiye’nin muhafazakar yapısını korumayı başaran ülke olduğunu, Avrupa’da aile, tanrı, ulus gibi kavramların Orta Çağ’a ait unsurlarmış gibi görüldüğünü, bu değerleri dile getirenlerin sorunlarla karşılaştığını anlattı.

Göç ve göçmenlik meselesinin Avrupa’daki en önemli konuların başında geldiğini ileri süren Orban, Macaristan gibi 10 milyon nüfusa sahip bir ülkenin sınırında birden yüz binlerce göçmenin birikmesini olumlu bir durum olarak değerlendirmediklerini, ülkesinde kimin yaşayıp yaşamayacağına kendilerinin karar vermesi gerektiğini, bu nedenle göç konusunda diğer ülkelere oranla daha katı bir tutum sergilediklerini anlattı.

“Erdoğan, Avrupa kıtasını kurtardı”

Orban, Türkiye’nin göç konusundaki rolünün çok önemli olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi:

“Türkiye olmasaydı şu anda Avrupa, Avrupa Birliği (AB) ülkeleri tamamıyla istikrarını kaybetmiş olurdu. Erdoğan bir yerde Avrupa kıtasını kurtardı. Neredeyse son sekiz yıldır da bu görevi üstlenmekte. Dolayısıyla Türkiye’deki güçlü liderlik olmasaydı hepimizin başı belada olurdu Avrupa’da, bunu söyleyebilirim. Dolayısıyla Avrupa’da herkes Türkiye’ye minnet duymakta ve duymalıdır da zaten.”

AB’nin göç hususunda Türkiye’ye verdiği sözleri tam olarak yerine getirmediğine dikkati çeken Orban, Türkiye’nin yaşadığı ekonomik sorunlara ilişkin destek olunması gerektiğinin ancak bu hususta gerekli desteğin yerine getirilmediği düşüncesinde olduğunun altını çizdi.

Ukrayna’daki savaş

Orban, Ukrayna’daki savaşın Macarların savaşı olmadığının altını çizerek, ülkesinin ve halkının çıkarlarını düşünmek zorunda olduğunu ve buna göre hareket etmesi gerektiğini ifade etti.

Ukrayna’da savaşın başlamasıyla AB’nin bunu “bizim savaşımız” olarak tanımladığına dikkati çeken Orban, böyle bir tanımla yapıldığı taktirde bizatihi Ukrayna’yla, Rusya’ya karşı savaşılması gerektiğini ancak bunun söz konusu olmadığını hatırlattı.

Orban, savaşın çok yönlü ele alınması gerektiğini, taraf tutmaktan ziyade zamanın kimden yana olduğuna bakılmasının daha önemli olduğunu belirterek, “Ben zamanın Rusya’dan yana işlediğini düşünüyorum ve zaman geçtikçe AB ve Ukrayna kaybetmekte, Rusya ise daha çok avantaj sağlamakta. Dolayısıyla ben diyorum ki bir an önce ateşkes olsun ve iki taraf da bir an önce barış müzakerelerine başlasın.” dedi.

AB’de aile, tanrı ve ulus gibi değerlerin daha fazla önemsenmesi gerektiği düşüncesinde oluğunu aktaran Orban, haziranda yapılacak Avrupa Parlamentosu (AP) seçimleri sonrasında AB içinde belirli açılardan değişim yaşanmaya başlanabileceğini ifade etti.

Orban, AP içinde sağ ve merkez sağı bir araya getirme çabası içinde olduğunu kaydetti.

“Trump ABD Başkanı olsaydı savaş olmazdı”

Eski ABD Başkanı Donald Trump ile yapacağı görüşmeye de değinen Orban, Trump’a şahsen saygı duyduğunu belirterek, “Trump eğer ABD Başkanı olsaydı o zaman şu an savaş olmazdı diye düşünüyorum. Bundan kesinlikle eminim. Yani güçlü bir ABD Başkanı gerçekten her türlü savaşı durdurabilir. Avrupa’yla alakalı.” şeklinde konuştu.

Orban, Trump’ın yeniden başkan seçilmesi durumunda Ukrayna’daki savaşı sonlandırabileceği görüşünde olduğunu belirterek, İsrail ve Gazze konusunda da benzer bir durumun söz konusu olacağını ifade etti.

Macaristan’ın AB Dönem Başkanlığı

Macaristan’ın bu yılın ikinci yarısında AB Dönem Başkanlığını alıp almayacağına ilişkin bazı spekülasyonların yapıldığını hatırlatan Orban, “Dönem Başkanlığını elbette ki alacağız.” diye konuştu.

Orban, ülkesinin dönem başkanlığı sürecinde AB’nin genişleme konusunun gündeme taşınacağına, bu hususta Ukrayna’dan önce Balkan ülkelerinin geldiğine dikkati çekerek, Avrupa’nın rekabet hususunda kaybettiği ivmeyi yeniden kazanması gerektiğini sözlerine ekledi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/macaristan-basbakani-orban-turkiye-ile-iliskilerimiz-cok-koklu/feed/ 0
Azerbaycan, Avrupa’nın doğal gaz talebine yanıt veriyor https://www.igdirhaber.com.tr/azerbaycan-avrupanin-dogal-gaz-talebine-yanit-veriyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/azerbaycan-avrupanin-dogal-gaz-talebine-yanit-veriyor/#respond Mon, 24 Jun 2024 21:01:05 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=9206 Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Güney Gaz Koridoru Danışma Kurulu 10. Bakanlar Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Azerbaycan güvenilir bir ortak olduğunu kanıtladı. Azerbaycan doğal gazına Avrupa Birliği’nden (AB) büyük bir talep vardı ve hala da var” dedi. Arnavutluk Başbakanı Edi Rama ise, “Azerbaycan doğal gazı Avrupa’nın geleceği için belirleyici öneme sahip” ifadesini kullandı.

Güney Gaz Koridoru Danışma Kurulu 10. Bakanlar Toplantısı ve Yeşil Enerji Danışma Konseyi 2. Bakanlar Toplantısı, Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de yapıldı. Türkiye’yi Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Bakan Yardımcısı Nevzat Şatıroğlu’nun temsil ettiği toplantıya Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Enerjiden Sorumlu Üyesi Kadri Simson, Azerbaycan Enerji Bakanı Perviz Şahbazov başta olmak üzere ABD, İtalya, Romanya, Gürcistan, Karadağ, Sırbistan, Hırvatistan, Özbekistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) dahil 23 ülkeden bakanlar ve yetkililer katıldı.

“Avrasya’daki jeopolitik durum çalışmalarımızın önemini gösteriyor”

Toplantının açılış konuşmasını yapan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev enerji alanındaki çalışmaların önemine dikkat çekerek, “Çeşitlendirmeden bahsettiğimizde, sadece tedarik yollarının çeşitlendirilmesi değil, aynı zamanda kaynakların da çeşitlendirilmesi gerektiği yönündeki tavrımız her zaman olmuştur ve hala da öyledir. Bugün Avrasya’daki jeopolitik durum çalışmalarımızın önemini gösteriyor. Azerbaycan güvenilir bir ortak olduğunu kanıtladı. Sözümüz imzamız kadar geçerlidir. Yeni girişimler ortaya koyduk ve bunların hayata geçirileceğinden eminim. Önümüzdeki yılın ilk çeyreğinde ‘Azeri-Çırak-Güneşli’ yatağından doğal gaz üretimine başlanacak. Bu çok umut verici bir proje” dedi.

“Azerbaycan doğal gazına AB’den büyük talep var”

Güney Gaz Koridoru’nun 3 yıldır başarılı bir şekilde çalıştığını belirten Aliyev, “Bu bir başarı hikayesidir. Avrasya’nın önemli altyapı projelerinden biri bu. Bu aynı zamanda bir enerji güvenliği ve iş birliği projesidir. Çünkü bu rota üzerinde yer alan ülkeler arasında iş birliği olmasaydı bu projenin hayata geçirilmesi mümkün olmazdı. Güney Gaz Koridoru’nun genişletilmesi ve diğer doğal gaz projelerinin asıl amacımıza zarar vermeyecek şekilde hayata geçirilmesi gerekiyor. Çünkü Azerbaycan doğal gazına AB’den büyük bir talep vardı ve hala da var. Birçok ülke doğal gaz için Azerbaycan’a başvuruyor. Doğal gaza talep var. Bunun için kaynaklarımız ve altyapımız da var. Avrupa finans kuruluşlarının bu projelerin finansmanında gerçekçi yaklaşımları esas alması gerektiğini düşünüyoruz” ifadelerini kullandı. Aliyev, “Yeşil Enerji’ye geçildiğini görüyoruz. Biz de Yeşil Enerji geçiş sürecindeyiz. Ancak aynı zamanda geleneksel enerji kaynakları olmadan dünyanın önümüzdeki yıllarda kalkınmasının mümkün olamayacağı gerçeğini de kimsenin unutmaması gerekiyor” diye konuştu.

“Azerbaycan Avrupa’da gerçek bir aktör haline geliyor”

Azerbaycan’ın enerji sektöründe AB’nin güvenilir bir ortağı olduğunu belirten AB Komisyonu Enerjiden Sorumlu Üyesi Kadri Simson ise, “Bu alanda iş birliğinin genişletilmesi için büyük bir potansiyel bulunmaktadır. Buraya ilk kez 2022’de ilişkimizin potansiyelini en iyi şekilde nasıl hayata geçirebileceğimizi tartıştığımızda geldim. Güney Gaz Koridoru üzerinden Avrupa’ya doğal gaz taşımacılığı şu anda 2021’e göre yüzde 46 daha arttı. Dediğim gibi Azerbaycan gerçekten Avrupa’da gerçek bir aktör haline geliyor, dolayısıyla bu ortak tedarik sistemini genişletmeye çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

“Azerbaycan doğal gazı Avrupa’nın geleceği için belirleyici öneme sahip”

Güney Gaz Koridoru’nun Avrupa’nın enerji güvenliğinde önemli bir rol oynadığını vurgulayan Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, “Azerbaycan doğal gazı Avrupa’nın ortak geleceği için belirleyici öneme sahiptir. Bugün hepimiz, Güney Gaz Koridoru’nun şimdiden birçok insanın hayatını değiştirdiğine ve Avrupa’yı daha güvenli hale getirdiğine tanıklık edebiliriz. Avrupa’nın sıvılaştırılmış doğal gaz arzını artırdığı bir dönemde Güney Gaz Koridoru şüphesiz AB’ye yönelik birkaç istikrarlı ve rekabetçi boru hattı kaynağından biri olmaya devam edecektir. Arnavutluk, yenilenebilir enerji projelerine yatırım yaparak ve sürdürülebilir altyapı geliştirerek Güney Gaz Koridoru’ndan yararlanmaya devam edecek” şeklinde konuştu. – BAKÜ

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/azerbaycan-avrupanin-dogal-gaz-talebine-yanit-veriyor/feed/ 0
Arnavutluk ve Ukrayna, Güneydoğu Avrupa Zirvesi’nde Ukrayna’ya Desteklerini Yineledi https://www.igdirhaber.com.tr/arnavutluk-ve-ukrayna-guneydogu-avrupa-zirvesinde-ukraynaya-desteklerini-yineledi/ https://www.igdirhaber.com.tr/arnavutluk-ve-ukrayna-guneydogu-avrupa-zirvesinde-ukraynaya-desteklerini-yineledi/#respond Wed, 12 Jun 2024 21:18:44 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=8407 Arnavutluk’ta, Güneydoğu Avrupa ve Batı Balkan ülkelerinin liderlerinin katılımıyla düzenlenen Ukrayna-Güneydoğu Avrupa Zirvesi sona erdi.

Zirvenin sonunda Arnavutluk Başbakanı Edi Rama ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ortak basın toplantısı düzenledi.

Rama, burada yaptığı açıklamada, sadece Arnavutluk olarak değil Güneydoğu Avrupa’da aynı tutumu sergileyen ülkeler topluluğu olarak Ukrayna’nın yanında olduklarını ifade etmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Tüm Arnavutluk halkının Ukrayna’nın yanında olduğunu vurgulayan Rama, “İhtiyaç olduğu süre boyunca ve kalıcı barış sağlanıncaya kadar Ukrayna’nın yanında olmaya ve desteklemeye devam edeceğiz.” dedi.

Ukrayna’nın direnmek ve adil bir barış için gerekli tüm araçlarla desteklenmeyi ve yardım edilmeyi hak ettiğini ifade eden Rama, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Şu iki şeyi birlikte çok etkileyici bir şekilde yapan Başkan Zelenskiy’e ve Ukrayna halkına hayranlıktan başka bir şeyim yok. Bir yandan acımasız bir saldırgana karşı savaşıyorlar, diğer yandan ise reform için, Avrupa Birliği’ne entegrasyon sürecinde ilerlemek için çalışıyorlar.”

Ukrayna’daki Rus saldırganlığı nedeniyle Batı Balkanlar’da net ve gerçek bir tehlike bulunduğuna işaret eden Rama, Ukrayna’da meydana gelenlerin farklı şekillerde tekrarlanabilme gerçeğinin herkes tarafından görülmesi gerektiğini belirtti.

Ortak açıklama yayımlandı

Öte yandan, zirvenin sonunda katılımcı ülkelerce ortak açıklama yayımlandı.

Arnavutluk Başbakanlığının yayımladığı ortak açıklamada, Rusya’nın Ukrayna’ya sebepsiz gerçekleştirdiği askeri saldırganlığının Avrupa’nın güvenliğine ve uluslararası barışa yönelik en büyük tehdit olmaya devam ettiği kaydedildi.

Açıklamada, “Bu saldırganlık eylemi kabul edilemez. Bu, BM (Birleşmiş Milletler) Antlaşması da dahil olmak üzere uluslararası hukukun açık bir ihlalidir ve Ukrayna halkına yönelik işlenen bir suçtur.” denildi.

Ukrayna’ya yönelik dayanışma ve desteğin yeniden teyit edildiği, zirveye katılımcı ülkelerin savaştan sonra Ukrayna’nın yeniden ayağa kaldırılması ve inşasında yer alma kararlılıklarının vurgulandığı ortak açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Ukrayna’nın 1991 yılından bu yana uluslararası tanınmış sınırları kapsamındaki bağımsızlığına, egemenliğine ve toprak bütünlüğüne olan sarsılmaz desteğimizi yineledik. BM Antlaşması ve Ukrayna Barış Formülü uyarınca kapsamlı, adil ve kalıcı bir barışa ulaşmada Rusya’nın saldırganlığının üstesinden gelmek için her ne kadar süre gerekirse Ukrayna’ya ihtiyaç duyduğu desteği sağlama kararlılığımızı sürdüreceğiz.”

Açıklamada, Ukrayna’ya özgürlük, bağımsızlık ve toprak bütünlüğü için verdiği mücadelede, tüm uluslararası topluma desteğini güçlü bir şekilde artırması çağrısında bulunuldu.

Rusya Federasyonu’nun Ukrayna’nın geçici olarak işgal edilen topraklarında başkanlık seçimleri düzenleme niyetinin uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğu ve güçlü bir şekilde kınandığı vurgulanan açıklamada, Kırım Özerk Cumhuriyeti ve Sivastopol şehri ile Ukrayna’nın Rus işgali altındaki Donetsk, Luhansk, Zaporijya ve Herson bölgelerinde yapılacak seçimlerin yasa dışı nitelikte olduğu kaydedildi.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’in BM Antlaşması hedef ve ilkeleriyle uyumlu olan Ukrayna Barış Formülü uygulamasına katılımları konusundaki isteklerine yer verilen açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:

“NATO müttefikleri ve aday ülkeler, Ukrayna’nın gelecekteki NATO üyeliğine yönelik atılan adımları takdir ediyor ve Ukrayna’nın güvenlik koşulları izin verdiği anda İttifak’a üye olmasını destekliyor. Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırganlığının neden olduğu saldırganlık suçu, insanlığa karşı suçlar ve diğer korkunç suçlardan sorumlu olan şahısların adalet önüne çıkarılması yönündeki kesin kararlılığımızın altını çizdik.”

Batı Balkanlar, Ukrayna, Moldova ve Gürcistan’ın Avrupa Birliği’ne (AB) üyeliği yönünde daha fazla ilerleme ve karşılıklı desteğin sağlanmasına yönelik ortak çabaların yoğunlaştırılması yönündeki kararlılığın teyit edildiği açıklamada, “İnsanların güvenli bir şekilde geri dönüşüne ve ekonomik ile tarımsal faaliyetlerin yeniden başlamasına yönelik önemli bir ilk adım olarak, Ukrayna’nın toparlanmasının daha geniş bağlamında mayın temizlemenin öneminin altını çiziyoruz. Biz, Ukrayna’nın dostları, Avrupa kıtasında barışı, istikrarı ve adil refahı ancak bir araya gelerek yeniden tesis edebileceğimize dair güçlü inancımızı teyit ediyoruz.” ifadelerine yer verildi.

Arnavutluk Başbakanlığına göre ortak açıklamada, Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Kosova Cumhurbaşkanı Vjosa Osmani, Kuzey Makedonya Cumhurbaşkanı Stevo Pendarovski, Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic, Karadağ Cumhurbaşkanı Jakov Milatovic, Moldova Cumhurbaşkanı Maia Sandu, Hırvatistan Başbakanı Andrej Plenkovic, Bosna Hersek Bakanlar Konseyi Başkanı Borjana Kristo, Romanya Başbakanı Marcel Ciolacu ve Bulgaristan Başbakanı Nikolay Denkov’un imzası yer aldı.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/arnavutluk-ve-ukrayna-guneydogu-avrupa-zirvesinde-ukraynaya-desteklerini-yineledi/feed/ 0
Tiran’da Ukrayna Zirvesi gerçekleştirildi https://www.igdirhaber.com.tr/tiranda-ukrayna-zirvesi-gerceklestirildi/ https://www.igdirhaber.com.tr/tiranda-ukrayna-zirvesi-gerceklestirildi/#respond Mon, 10 Jun 2024 21:57:38 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=8353 Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, Tiran ev sahipliğinde gerçekleştirilen Ukrayna Zirvesi’ne katılmak üzere Arnavutluk’a geldi. Zirvede, Ukrayna’ya destek arayışını sürdüren Zelenskiy’in Arnavutluk’a ilk ziyareti yabancı basında da geniş yer buldu.

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, Tiran’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen Ukrayna Zirvesi’ne katılmak üzere dün akşam saatlerinde Tiran’a geldi. Arnavutluk Dışişleri Bakanı İgli Hasani, Meclisle İlişkilerden Sorumlu Devlet Bakanı Elisa Spiropali ve Ukrayna’nın Arnavutluk Büyükelçisi Vladimir Shkurov tarafından karşılanan Zelenskiy’e, Rinas Havalimanı’ndan Tiran merkezine 35 araçlık bir konvoy eşlik etti. İlk kez Arnavutluk’a gelen Zelenskiy, sabah saatlerinde ise Başbakan Rama tarafından Başbakanlık’ta kabul edildi. Zelenskiy’i kendi ofisinde ağırlayan Rama, resim çalışmalarının yer aldığı kitabını baş harflerinin yazıldığı ahşap bir kutu içinde Zelenskiy’e hediye etti. Daha sonra iki lider ikili görüşmeye geçti. Rama ve Zelenskiy’nin yaklaşık 1 saat süren görüşmenin ardından nişan takdim merasimine geçilirken, iki ülke arasında Dostluk ve İşbirliği Antlaşması imzalandı.

Devlet Başkanı Zelenskiy, Başbakan Rama’ya “Devletlerarası iş birliğinin güçlendirilmesine, Ukrayna’nın devlet egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün desteklenmesine, Ukrayna devletinin dünyada popülerleşmesine önemli kişisel katkıda bulunması” ve “olağanüstü kişisel katkıları” nedeniyle Ukrayna’nın en yüksek devlet nişanı olarak kabul edilen Bilge Yaroslav Nişanı’nı takdim etti.

“Bu, ne Ukrayna’nın ne de uluslararası topluluğunun seçtiği bir savaş”

İki ülke arasındaki Dostluk ve İşbirliği Antlaşması’nı imzalayan Rama ve Zelenskiy, daha sonra Ukrayna Zirvesi’nin düzenleneceği Kongreler Sarayı’na geçti. Zirveye, Kosova Cumhurbaşkanı Vjosa Osmani, Kuzey Makedonya Cumhurbaşkanı Stevo Pendarovski, Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksander Vuçiç, Moldova Cumhurbaşkanı Maia Sandu, Karadağ Cumhurbaşkanı Jakov Milatoviç, Hırvatistan Cumhurbaşkanı Andrej Plenkoviç ve Bosna-Hersek Bakanlar Kurulu Başkanı Borjana Kristo katıldı. Zirvenin açılış konuşmasını yapan Başbakan Rama, “Özellikle onur konuğumuz ve kıymetli dostum Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’e özel olarak Tiran’a hoş geldiniz diyorum. Demokratik dünyamıza acımasızca meydan okuyan savaşa karşı direnişte yalnızca kendi ulusunuza ve halkınıza değil tüm demokratik dünyaya liderlik etmenin olağanüstü sorumluluğunun ortasında Tiran’da düzenlediğiniz bu ziyaretinizden dolayı büyük onur duyuyoruz. Bu, ne Ukrayna’nın ne de uluslararası topluluğunun seçtiği bir savaş. Bu, imparatorluk geçmişine dair eski bir rüyanın rehberliğinde tek bir adamın verdiği kararın neden olduğu bir felakettir. Sizin buradaki varlığınız, kendisinin başarılı olamadığının ve neo-emperyalist Rusya’nın askeri gücüne ve zehirli propagandasına rağmen Ukrayna halkının bağımsız ve demokratik bir vatanda yaşama iradesini ve hakikatleri bastırmayı başaramadığının bir göstergesidir. Vladimir Putin, Ukrayna’yı birkaç gün içinde haritadan silmek istiyordu ama bugün Ukrayna, Avrupa’da her zamankinden daha aktif ve kendi geleceğine her zamankinden daha fazla inanıyor. Bu masaya bakıyorum, uzun savaşlar, çatışmalar, donmuş ilişkiler geçmişinden sonra tanıdık yüzler, dost yüzler görüyorum. Batı Balkanlar’da hepimiz karşılaştığımız zorluklar hakkında konuşmak ve geleceğimizi planlamak için en az 10 yıldır bir araya geliyoruz. Hala hangi konuda anlaşamıyor olursak olalım, kanlı ayrılıkların acımasız tarihine bakmak yerine ileriye bakmak gerekiyor. Arnavutluk’ta gördüğümüz gelecek; komşularımızla barış içinde yaşadığımız, ortaklarımızla iş birliği içinde çalıştığımız ve dünyayla dost kaldığımız ortak bir gelecektir” ifadelerini kullandı.

“Yıllardır bizi bir araya getiren aynı umut, şimdi de bizi Ukrayna halkıyla birleştiriyor”

Zelenskiy’in Tiran’da bulunmasının önemini dile getiren Edi Rama, “Yıllardır bizi bir araya getiren aynı umut, şimdi de bizi Ukrayna halkıyla birleştiriyor. Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırısının 2. yıl dönümünü daha yeni geride bıraktık. Ukrayna ve halkına, Ukrayna’da bugün acı çeken herkese yönelik dayanışma ve desteğimizi yenilemek için buradayız. Biz de Rusya’ya bu savaşı durdurma çağrımızı yinelemek istiyoruz. BM Uluslararası Hukuk Sözleşmesi ve BM Genel Kurulu kararıyla desteklenen barışa olan bağlılığımızı da yinelemek istiyoruz. Ukrayna’ya ve haklarına saygı duyan bir barıştır bu. Tepkimizde birlik içinde kaldığımızı, Avrupa’nın güvenliğine ve küresel düzene yönelik çok gerçek bir tehdit karşısında Ukrayna’ya bağlı kaldığımızı bir kez daha teyit etmek için burada toplanmış bulunuyoruz. Ama bir yandan sınırlarımızın da farkındayız. Ukrayna’nın kendisini ve halkını gerektiği gibi koruyabilmesi için ihtiyaç duyduğu mali ve askeri destek modellerini sağlama kapasitemiz yok. Ukrayna’nın özgür, bağımsız ve demokratik bir devlet ve bir bütün olarak Avrupa’nın özgürlüğünün kalesi olarak hayatta kalması, her şeyden önce sundukları mali ve askeri desteğe bağlıdır. Bu destek, dar görüşlü iç politikaların veya bürokratik gecikmelerin esiri olmamalıdır” açıklamasını yaptı.

“Rusya’nın kazanmasına ve Ukrayna’nın kaybetmesine izin veremeyiz ve vermemeliyiz”

“Ukrayna sadece kendisi için değil inandığımız, savunduğumuz ve uğruna çalıştığımız her şey için mücadele ediyor” diyen Rama, konuşmasını şu şekilde tamamladı:

“İşgalci orduya karşı Ukrayna’ya yardım etmenin barış davasına engel olduğuna inanan bazı alaycı fırsatçılar var. Bu yüzden bugün onlara savaşı bitirmenin yolunun savaş mağdurlarını silahsızlandırmak değil, saldırganlığı durdurmak olduğunu söylemek istiyorum. Egemen bir ülkenin topraklarını ilhak eden bir saldırganı, mağduru silahsızlandırarak ödüllendirmek barış getirmez, tam tersi daha fazla savaşın önünü açar. Vladimir Putin’i durdurmak yerine Ukrayna’yı durdurmak, saldırganlığın ödüllendirilmesiyle desteklenen barışı, daha fazla saldırganlığın meşrulaştırılmasına ve dünyamızı haklarla değil, güçle yönetilen bir dünyaya dönüştürür. Bölgemizin ve kıtamızın savaşlara ve onların yıkıcı sonuçlarına yabancı olmadığını çok iyi biliyoruz. Ortak Avrupa’mızın son diktatörlüğü olan eski Yugoslavya’nın şiddet yoluyla dağılmasının bıraktığı derin yaralar, çeyrek asırdan fazla bir sürenin ardından bölgemizde hala kapanmayı ve iyileşmeyi bekliyor. Ancak, barış inşasının her şeyden önce AB’nin kurulmasına ve gelişmesine yol açan benzersiz bilgelik ve cesaret vizyonuna ve büyük çalışmaya yansıdığını da gördük. AB’nin oluşmasına yol açan vizyon, bugün Batı Balkanlar’da gelecek nesiller adına ancak barış içinde birlikte kalarak, birlikte çalışarak, farklılıklarımızı barışçıl, yapıcı bir şekilde çözerek elde edebileceğimiz bir geleceğe olan yolculuğumuzda bize rehberlik ediyor. Ne yazık ki, tüm bunlar artık risk altında. Çünkü güç ilişkileri güç mücadelesine dönüştüğü için kurallara dayalı uluslararası düzene meydan okunuyor. Çünkü eski hakimiyet iştahları daha da açılıyor. Bütün bunlar korku ve keskin bir istikrarsızlık hissine neden oluyor. Bu duruma düşemeyiz ve düşmemeliyiz. Elimizdeki tek seçenek, emek vererek inşa ettiğimiz şeyleri yok etmeye çalışan güçlere karşı direnmektir. Saf ve dikkatsiz olup geleceğimizi dizginsiz arzuların esiri olarak bırakamayız. Batı Balkanlar’da hepimiz birlik duruş sergilemeye devam etmeli, tüm kapasitemizi ve kaynaklarımızı seferber etmeli, bağlarımızı güçlendirmeliyiz. Bizi bir araya getiren kurumlarımız, demokrasimizi güçlendiren örgütlerimiz, saldırganlığın ödüllendirilmemesi için elimizden geleni yapıyoruz. Rusya’nın kazanmasına ve Ukrayna’nın kaybetmesine izin veremeyiz ve vermemeliyiz. Böyle bir sonuç kabul edilemez. AB’nin varlığı da dahil tüm Avrupa risk altında olacaktır. Barışla, refahla dolu bir geleceğe dair ortak hayalimiz, çok karanlık, hayal edilmesi çok acı veren bir geleceğin eşiğine getirilir. Bu nedenle Ukrayna’nın özgürlüğü ve onuru için verilen mücadeleyi desteklemeliyiz. Bu savaş aynı zamanda özgürlüğümüz ve onurumuz için verilen bir savaştır ve barışı, Ukrayna ve halkı için adil bir barışı savunmaya devam etmeliyiz. Arnavutluk elinden geleni yaptı ve yapmaya devam edecek. Avrupa-Atlantik entegrasyonunu desteklemek amacıyla bugün imzaladığımız ortak deklarasyon, ilişkilerimizi ve Ukrayna’ya yakın durma kararlılığımızı daha da güçlendirecektir. Son olarak, Rusya’nın emperyalist iştahına yem olmak istemeyen bizim gibi birçok küçük ulus için Ukrayna konusunda mutlak netliğe, Ukrayna ile sarsılmaz bir dayanışmaya ve Ukrayna’yı desteklemek için ortak kararlılığa ihtiyacımız var. Slava Ukraina!”

“Putin’in başarısızlığı bizim güvenliğimiz anlamına geliyor”

Konuşmasına teşekkür ederek başlayan Zelenskiy ise, “Bu zirveyi düzenleyip bizleri ağırladığınız için teşekkür ediyorum. Bu formatta ikinci kez buluşuyoruz, ilki Atina’da düzenlenmişti ve şimdi de Tiran’da bir araya geldik. Burada hep birlikte Avrupa’yı nasıl güçlendirebileceğimizi tartışma fırsatını buluyoruz ve bunu takdir ediyorum. Avrupa’nın her devletin, her ulusun kendi geleceğini belirlediği bir alan olmasını istiyoruz. Biz de geçmişte ulusların geleceğini belirlemeye çabalayan insanların var olduğunu gördük. Bu durum Balkan’da, Doğu Avrupa’da ve Avrupa’nın diğer tüm ülkelerinde yaşandı. Şimdi Putin’in yapmak istediği tam da budur” dedi.

“Putin rejiminin kaybetmesi ve mağlup olması tüm özgür devletlerimiz ve uluslarımız için önemli” diyen Zelenskiy, “Putin’in başarısızlığı bizim güvenliğimiz anlamına geliyor. Sevgili mevkidaşlarım, bizim Avrupa ve yaşama dair vizyonumuz eşit onur ilkesine dayanıyor. Bazılarının daha fazla güvenlik ve barış hak ettiği ve diğer yandan barış için acı çeken ulusların bulunduğu farklı onurların olduğu bir Avrupa olmamalı. Her millete saygının ve güvenlik hakkının evrensel ilkeler olması gerektiğine inanıyoruz. Bütün bunlar bizim işbirliğimiz sayesinde gerçekleşebilir. Avrupa topluluğu ilkelerini koruyan ve topluluklara üye olmak isteyen AB’deki her ülkenin tam üyeliği hak ettiğine inanıyoruz. Ukrayna, Avrupa entegrasyonuna yönelik çabalarınızı destekliyor ve Avrupa entegrasyonuna yönelik bize verdiğiniz destek için hepinize minnettarız. AB ve NATO Avrupa’ya en uzun ve güçlü güvenlik, barış ve ekonomik kalkınma sürecini sundu ve biz hepimiz, eşit bir şekilde Avrupa ve Avrupa-Atlantik topluluklarının bir parçası olmayı hak ediyoruz. İkincisi bizim Barış Formülü’ne önem veren ve bunu dile getirmek için küresel çabalara katılan tüm uluslara karşı minnettarlığımızı ifade etmek istiyorum. Bu formül tam ve kapsayıcı bir formüldür. Bu da demek ki Rus savaşının her yönü bu formülde belirlenen maddelere göre çözülebilir. Her lider, her devlet bu barış sürecinde kendini gösterebilir. Yani bu sadece ‘büyük güçler’ olarak bilinen devletlere veya Avrupa diplomasisinde aktif olan devletlere mahsus değildir. Yani nasıl ki hepimiz barışı hak ediyorsak barışın tesisi için de hepimiz katkıda bulunabiliriz. Bu yüzden hepinizi İsviçre’de düzenlenecek ilk küresel barış zirvesine katılmaya davet ediyorum. Tüm bu savaş sırasında dünyanın en güçlü düşmanlarından biri gibi görünen bir düşmanla yüzleşmenin ve ona karşı kazanmanın mümkün olduğunu kanıtlamış olduk. Yani her ulus farklı ülkeler arasında işbirliği sağlandığı takdirde zafer elde edebilir. Tam da bu çabalarımızın güçlenmesini öneriyoruz. Ukrayna’da 500’e yakın savunma şirketinin faaliyet göstermesinden gurur duyuyoruz ancak bu Putin’e karşı kazanmak için yeterli değil. Mühimmat tedarikinde sıkıntılar yaşıyoruz, bu nedenle mühimmatın ortak üretilmesiyle ilgileniyoruz. Ukrayna ile Balkanlar arasında savunma sanayisine yönelik Kiev’de veya sizin şehirlerinizden herhangi birinde özel bir forum düzenlenmesini öneriyoruz. Gıda güvenliğine gelince bizim iyi komşuluk ilişkileri geliştirmeye devam etmemiz gerekiyor. Bu ilişkiler lojistik, altyapı, ticaret, enerji, siyaset, Rusya’dan gelen dezenformasyona karşı direnişimiz ve Rusya’nın bölgelerimizi istikrarsızlaştırmaya yönelik çabalarına karşı geliştirilmelidir” ifadelerini kullandı.

Zelenskiy’in ilk Arnavutluk ziyareti yabancı basında

Zelenskiy’in ilk Arnavutluk ziyareti yabancı basında geniş yer aldı. İngiliz haber ajansı Reuters, ziyareti “Ukrayna’nın Devlet Başkanı Zelenskiy, Arnavutluk’a ulaştı” başlığıyla paylaştı. Haberde, Arnavutluk’un NATO üyesi olarak Rusya’ya karşı uygulanan Batı yaptırımlarına katılmasıyla verdiği destek vurgulandı. Diğer yandan Associated Press, haberi “Zelenskiy’in Rusya’yı mağlup etmesi için daha fazla destek sağlamak amacıyla Arnavutluk’a vardığı” ifadeleriyle yayınladı. Haberde “Son 2 yıldır BM Güvenlik Konseyi’nin daimi olmayan üyesi Arnavutluk, Rus işgaline karşı karar alma süreçlerinde ABD’ye katıldı” ifadelerine yer verildi. Daily Mail ise konuyla ilgili paylaştığı haberde, “Bu, Rusya’nın 2 yıldan fazla bir süre önce Ukrayna’yı işgal etmesinden bu yana Zelenskiy’nin Balkan ülkesine yaptığı ilk ziyaret” ifadelerini kullandı. The Guardian ise, “Rusya’nın işgali 3.yılına girerken ve Ukrayna birlikleri Rus saldırılarına karşı topraklarını güvence altına almak için çabalarken; Kiev, Zelenskiy’in barış planı için uluslararası destek arıyor” sözleriyle paylaştı. – TİRAN

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/tiranda-ukrayna-zirvesi-gerceklestirildi/feed/ 0
Sivasspor Kaptanı Uğur Çiftçi Taraftarı Stadyuma Davet Etti https://www.igdirhaber.com.tr/sivasspor-kaptani-ugur-ciftci-taraftari-stadyuma-davet-etti/ https://www.igdirhaber.com.tr/sivasspor-kaptani-ugur-ciftci-taraftari-stadyuma-davet-etti/#respond Fri, 31 May 2024 21:33:56 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=7936 Sivasspor’un takım kaptanı Uğur Çiftçi, taraftarı stadyuma davet ederek, “Taraftarımız bazı konularda haklı olabilir ama Sivasspor’a küsülmez. Uğur’a küs, Hakan’a küs, Ziya’ya küs ama Sivasspor’a küsmeyin. 11 hafta kaldı. Hep beraber taşın altına elimizi koyalım” dedi.

Sivasspor, Trendyol Süper Lig’in 28. hafta maçında 1 Mart Cuma günü deplasmanda Kasımpaşa ile oynayacağı maçın hazırlıklarına devam etti. Takım kaptanı Uğur Çiftçi antrenman öncesi, açıklamalarda bulundu. 4-1 kazandıkları Pendikspor maçını değerlendirerek sözlerine başlayan Çiftçi, “Maçlarımızın hepsi zor ama biz maça hafta hafta bakıyoruz. Yükselen bir çıkışımız var, bu çıkışı da devam ettirmek istiyoruz. Pendik maçının zor olacağını biliyorduk geriye düştük. Buna rağmen reaksiyon gösterdik. Kötü gidecek maçı aleyhimize çevirip kazanmasını bildik. Bir Avrupa söylentisi var ama ben 6 senedir buradayım 3 senedir de burada Avrupa maçları oynuyorum. Avrupa maçları oynamak istiyor muyuz? Tabii ki istiyoruz. Ama öncelikle Kasımpaşa maçı sonra Alanya maçlarını kazanırsak daha iddialı hale geleceğimizi düşünüyorum. Bu maçları kazanmak için elimizden ne geliyorsa yapmak zorundayız. Avrupa hedefiniz ondan sonra daha da çok oluşacağını düşünüyorum” dedi.

“Yeni transferler iyi katkı veriyor”

Takıma devre arası katılan futbolcularla ilgili yöneltilen soruya Çiftçi, “Devre arası yapılan transferin biraz uyum süreci geç oluyor diye düşünüyorum ama yeni gelenler iyi alıştı bize, iyi de katkı veriyorlar. İnşallah daha da iyi katkı vererek üstüne koyarak ilerleyeceğiz” yanıtını verdi.

“Mücadele edeceğimden kimsenin şüphesi olmasın”

Kendi performansını da değerlendiren Çiftçi, “Taraftarımız eleştirmekte haklı. Sahada iyi oyun, kötü oyun olabilir ama kötü mücadele etmediğimi düşünüyorum. Tabii ki skora katkı vermek önemli. Benim ilk önceliğim defans yapmak. Elimden geldiği kadar defans yapmaya çalışıyorum ama takıma da skor olarak katkı vermeyi istiyorum. Oyun sistemi değişiyor, yeri geliyor 4’lü oynuyoruz. Yeri geliyor 5’li oynuyoruz. Sistem değiştiği için bunu bazen idrak edemeyen taraftarımız oluyor. ‘Niye Uğur adamını tutmuyor?’ gibi ama 5’li oynuyoruz halbuki, alakasız şeyler İnşallah elimden geldiği mücadelenin en iyisini vermeye çalışıyorum. Maçın sonuna kadar çok koşacağımın ve çok mücadele edeceğimden kimsenin şüphesi olmasın. Tabii ki pas hatası yapıp, top kaptırabilirim. Sivasspor’un bendeki manevi değeri çok farklı. Mücadele edeceğimden kimsenin düşüncesi veya şüphesi olmasın” ifadelerini kullandı.

“Sivasspor’a küsülmez”

Taraftarları stadyuma çağıran Çiftçi, “Taraftarımız bazı konularda haklı olabilir ama Sivasspor’a küsülmez. Uğur’a küs, Hakan’a küs, Ziya’ya küs ama Sivasspor’a küsmeyin. 11 hafta kaldı. Hep beraber taşın altına elimizi koyalım. Avrupa’ysa hedef Avrupa olsun. Arma uğruna Cumartesi, Pazar havalar güzel bence gelin Sivasspor’u destekleyin” diye konuştu.

Çalışmalar sürüyor

Vali Lütfullah Bilgin Sivasspor Tesislerinde Teknik Direktör Bülent Uygun ve yardımcıları yönetiminde yapılan antrenman 1 saat 30 dakika sürdü. Koşu ile başlayan antrenman, ısınma ve denge çalışmalarıyla devam etti. Ardından pas çalışmaları yapan Yiğidolar, son bölümde ise çift kale maç oynadı. Sivasspor, yarın gerçekleştireceği antrenmanla Kasımpaşa maçının hazırlıklarına devam edecek. – SİVAS

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/sivasspor-kaptani-ugur-ciftci-taraftari-stadyuma-davet-etti/feed/ 0
Macron: Ukrayna’ya asker gönderme konusunda fikir birliği yok https://www.igdirhaber.com.tr/macron-ukraynaya-asker-gonderme-konusunda-fikir-birligi-yok/ https://www.igdirhaber.com.tr/macron-ukraynaya-asker-gonderme-konusunda-fikir-birligi-yok/#respond Sat, 25 May 2024 21:57:36 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=7750 Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Ukrayna’ya daha fazla askeri yardım konusunu görüşmek için bir araya topladığı Avrupalı liderlerle Ukrayna’ya asker gönderilmesi konusunda fikir birliğine varılamadığını ancak bu seçeneğin yok sayılamayacağını söyledi.

Macron, Ukrayna’nın müttefiki 20 kadar ülkeye ev sahipliği yaptıktan sonra yaptığı açıklamada, “Bu aşamada asker gönderme konusunda bir fikir birliği yok” dedi.

“Hiçbir şey göz ardı edilmemeli. Rusya’nın kazanmaması için yapmamız gereken her şeyi yapacağız.”

20 kadar Avrupalı lider Pazartesi günü Ukrayna’nın yanında oldukları mesajını vermek için Paris’te toplandı.

Bir Beyaz Saray yetkilisi Reuters’a, ABD’nin ya da NATO’nun Ukrayna’ya asker gönderme planının olmadığını söyledi.

Macron, Ukrayna’ya mühimmat tedarikini hızlandırma konusunu görüşmek üzere ani bir kararla Avrupalı mevkidaşlarını Elysee Sarayı’na davet etti.

Fransa Cumhurbaşkanı’nın danışmanlarına göre, Rusya son haftalarda Ukrayna’daki askeri faaliyetlerini yeniden artırmaya başladı.

Rus ordusunu geri püskürtmedeki ilk başta başarı elde etse de Kiev, son haftalarda ülkenin doğusunda toprak kaybetti.

Ukraynalı liderler ve generaller, silah ve asker sıkıntısından şikayetçi.

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, Pazar günü Rusya’nın Ukrayna işgalinin ikinci yıl dönümü nedeniyle yaptığı açıklamada, savaşın başından beri 31.000 Ukraynalı askerin hayatını kaybettiğini söyledi.

Zelenskiy’nin açıklamasından önce, Ukrayna Savunma Bakanı Rüstem Umerov, Batı’nın Ukrayna’ya yaptığı yardımların yarısını ertelediğini, bunun da can ve toprak kaybına mâl olduğunu söyledi.

Geçen hafta Ukrayna, birliklerinin kilit doğu kasabası Avdiivka’dan çekildiğini açıkladı. Bu, Moskova’nın son aylardaki en büyük galibiyeti.

Zelenskiy, Batı’dan gelecek mühimmatın gecikmesinin kısmen bunda payı olduğunu söyledi.

Ukrayna’ya askeri yardım yapılmasına karşı çıkan Slovakya Başbakanı Robert Fico, çok sayıda NATO ve AB üyesinin Ukrayna’ya ikili anlaşma kapsamında asker göndermeyi düşündüğünü söyledi.

Ülkesine geri dönmeden önce yaptığı açıklamada Robert Fico, liderler arasında üç farklı anlayış olduğunu belirtti:

“Ukrayna’ya askeri birliklerini göndermeye hazır olan ülkeler olduğunu doğrulayabilirim. Asla göndermeyeceklerini söyleyen ülkeler var, Slovakya da bunların arasında. Bu teklifin düşünülmesini isteyen ülkeler de var.”

NATO’nun bir sonraki genel sekreteri olma yolunda olan Hollanda Başbakanı Mark Rutte ise Pazartesi günkü görüşmelerin odak noktasının asker gönderme olmadığını söyledi.

?Macron “Bugün ‘Asla, asla’ diyen pek çok kişi, iki yıl önce ‘Asla tank, asla uçak, asla uzun menzilli füze’ diyenlerle aynı kişiler” dedi.

“Sık sık altı ila on iki ay arasında geciktiğimizi kabullenecek kadar alçakgönüllü olalım. Bu akşamki tartışmanın amacı buydu: Hedefimize ulaşmamıza yarayacak her şey ihtimal dahilinde.”

Macron, Avrupa’nın Ukrayna’da savaşmak için ABD’ye bağlı olmaması gerektiğini de belirtti.

Üçüncü ülkelerden mühimmat tedariğinde anlaşıldı

Çekya liderliğindeki, üçüncü ülkelerden yüz binlerce mühimmatın satın alınmasına yönelik girişimde ilerleme kaydedildi.

Fransa, Avrupa’nın kendi sanayisini geliştirmeye öncelik vermesini istediği için bu girişime ihtiyatlı yaklaşıyor.

Mühimmat tedariki Kiev’in savaşta kazananım elde etmesi için kritik.

Avrupa Birliği ise Mart ayına kadar Ukrayna’ya bir milyon top mermisi gönderme hedefine ulaşamıyor.

Çekya Başbakanı Petr Fiala yaklaşık 15 ülkenin girişime katkı sunmayı kabul ettiğini söyledi.

Macron, Paris’in de girişime katılacağını belirtti ve uzun menzilli füze teslimatını hızlandırma konusunda anlaşmaya varıldığını kaydetti.

Fiala gazetecilere, “Nispeten kısa sürede tedarik etmemiz gereken ve tedarik edebileceğimiz yüz binlerce parça mühimmattan bahsediyoruz” dedi.

Portekiz Başbakanı Antonio Costa, savunma bakanlarına gelecek 10 gün içinde bir plan hazırlama görevi verildiğini açıkladı.

Rutte, yurt dışından mühimmat satın alımı için Hollanda’nın 100 milyon euro katkı sağlayacağını söyledi.

Ayrıca mühimmat sağlayacak ülkelerin gizli kalma talebinde bulunduklarını kaydetti.

Almanya Başbaşkanı Olaf Scholz, İngiltere Dışişleri Bakanı David Cameron’un yanı sıra İskandinav ve Baltık ülkelerinden liderler de toplantıya katılanlar arasındaydı.

Ukrayna’ya son askeri yardım paketi Kongre’de takılı kalan ABD’yi, Avrupa ve Avrasya’dan sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Jim O’Brien temsil etti.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/macron-ukraynaya-asker-gonderme-konusunda-fikir-birligi-yok/feed/ 0
Avrupa Birliği Tarım Bakanları Toplantısı Öncesi Belçikalı Çiftçiler Gösteri Düzenledi https://www.igdirhaber.com.tr/avrupa-birligi-tarim-bakanlari-toplantisi-oncesi-belcikali-ciftciler-gosteri-duzenledi/ https://www.igdirhaber.com.tr/avrupa-birligi-tarim-bakanlari-toplantisi-oncesi-belcikali-ciftciler-gosteri-duzenledi/#respond Fri, 24 May 2024 21:45:38 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=7704 Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerin tarım bakanlarının toplantısı öncesinde Belçikalı çiftçiler başkent Brüksel’de geniş çaplı bir gösteri düzenledi.

Pazar gecesinden itibaren yüzlerce traktörle Brüksel merkezine gelen çiftçiler, havalimanına giden yolları kapattı.

Polis, çiftçilere karşı göz yaşartıcı gaz ve tazyikli suyla müdahale etti.

Polise zaman zaman sıvı hayvan gübresi, şişe ve saman atan çiftçiler, AB Konseyi’ne ait binaların olduğu bölgedeki bir caddede saman balyalarını ve traktör lastiklerini ateşe verdi.

Belçika İçişleri Bakanı Annelies Verlinden, gösteriler sırasında olay çıkaran çiftçilerin kimliklerinin belirlenmesi talimatını verdi.

Yaklaşık 900 traktörle Brüksel’e gelen çiftçiler öğleden sonra havalimanına giden yollardaki ablukayı kaldırdı.

Eylem nedeniyle Brüksel’de toplu taşıma araçları çalışmadı, bazı yol ve tüneller trafiğe kapandı.

Çiftçi Sendikası, göstericilere şiddet eylemlerinden uzak durmaları çağrısında bulundu.

AB üyesi birçok ülkede çiftçiler, yüksek maliyetler, düşük ürün fiyatları, AB dışı ucuz ithalat ve katı AB çevre kuralları konusunda harekete geçilmesi talebiyle son birkaç aydır gösteriler düzenliyor.

Avrupalı çiftçiler neden gösteri düzenliyor?

Eyleme İspanya Tarım Örgütü Asaja üyesi yaklaşık 50 çiftçi de katıldı.

AB Komisyonu’nun getirdiği idari yük ve bürokrasiye tepki amacıyla Brüksel’e geldiklerini belirten İspanyol çiftçiler, Güney Amerika ülkeleriyle yapılması planlanan Avrupa Serbest Ticaret Anlaşması’na da karşı çıkıyor.

Belçikalı çiftçilerin hedefinde de, AB’nin tarıma yönelik katı yasal düzenlemeleri ile birlik dışındaki ülkelerle yapılan serbest ticaret anlaşmaları vardı.

Eyleme katılan Belçikalı çiftçiler, Avrupa dışından gelen ucuz ürünlerle rekabet etmekte zorlandıklarını belirterek AB yönetiminden, tarım kesiminin çıkarlarını daha fazla gözeten bir politika izlemesini istiyor.

AB yönetiminin, Rusya’nın işgali sonrası Ukrayna ile ticari engelleri kaldırması da çiftçilerin tepkisine neden oluyordu.

Avrupalı çiftçiler, AB sınırlamalarından muaf olan daha düşük maliyetli Ukrayna tarım ürünlerinin, pazarda dengesizlik yarattığını savunuyordu.

Bu nedenle AB Komisyonu, geçtiğimiz günlerde Ukrayna ile ticaret koşullarını yeniden sıkılaştırdı.

Belçikalı çiftçiler, birbiriyle çelişen çevre ve tarım yasalarına da tepki gösteriyor.

Tarım sektörünün, iklim hedefine ilişkin düzenlemelere karşı olmadığını vurgulayan çiftçiler, maliyetlerin düşürülmesi için AB dışından yapılan ithalatın sınırlandırılmasını istiyor.

AB yönetimi protestoları nasıl karşılıyor?

Yaklaşan Avrupa Parlamentosu seçimleri öncesi çiftçilerin taleplerine daha duyarlı yaklaşmak isteyen AB tarım bakanları, çiftçiler üzerindeki idari baskıyı hafifletecek önlemleri görüşmek üzere Pazartesi günü Brüksel’de toplandı.

AB Komisyonu toplantı öncesi, tarım sektörünün sorunlarına kısa vadede çözüm öngören bazı düzenlemeleri gündeme aldı.

Komisyon, çiftçilerin tepkisi üzerine, Mart ayında yürürlüğe girmesi beklenen bir düzenleme ile daha az miktarda tarım alanının zorunlu olarak nadasa bırakılması veya meraya dönüştürülmesini benimsedi.

Tarım kesimine yönelik bürokratik işlemlerin azaltılması; kuraklık, sel veya diğer öngörülemeyen durumlar nedeniyle Avrupa Ortak Tarım Politikası (CAP) kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getiremeyen çiftçilerin cezalandırılmaması için “mücbir sebeplerin” ortaya konması da AB’nin hedeflediği önlemlerden bazıları.

Avrupa genelindeki çiftçi protestoları nedeniyle AB yönetimi, tarımda pestisit kullanımın 2030 yılına kadar yüzde 50 oranında azaltılmasını öngören tasarıyı da rafa kaldırdı.

Brüksel’deki toplantıya başkanlık edecek olan AB Dönem Başkanı Belçika Tarım Bakanı David Clarinval, çiftçilerin taleplerine daha hızlı yanıt verilmesini umduğunu söyledi.

AB Komisyonu’nun toplantıya sunacağı yeni önerileri beklediklerini belirten Belçikalı bakan, “Çiftçilerin bizden çözüm üretmemizi istediklerini biliyorum ama Avrupa’da bu her zaman kolay olmuyor. Ama artık normalden daha hızlı kararlar alacağız” dedi.

AB yaklaşan seçimler öncesi çiftçilerin aşırı sağa yönelmesini istemiyor

Belçikalı kamu yayıncısı VRT’ye göre, toplantının ardından Belçika Tarım Bakanı Clarinval ve AB Komisyonu’nun Tarımdan Sorumlu Üyesi Janusz Wojciechowski, çiftçi temsilcilerinden oluşan bir heyeti kabul edecek.

Hollandalı kamu yayıncısı NOS’a göre, Haziran ayında yapılacak Avrupa Parlamentosu seçimleri nedeniyle, tarım kesimine yönelik destek ve siyasi mesajlar önem taşıyor.

Bugüne kadar ağırlıklı olarak çiftçilerden oy alan merkez partiler, oylarını çiftçilerin duygularına yanıt veren radikal sağ partilere kaptırmaktan korkuyor.

NOS’a göre, bu nedenle Avrupa’daki merkez partiler, çiftçilerin taleplerine olumlu yanıt vererek, aşırı sağ partilerin rüzgarını kesmeyi amaçlıyor.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/avrupa-birligi-tarim-bakanlari-toplantisi-oncesi-belcikali-ciftciler-gosteri-duzenledi/feed/ 0
Karmod, Avrupa pazarındaki payını artırmayı hedefliyor https://www.igdirhaber.com.tr/karmod-avrupa-pazarindaki-payini-artirmayi-hedefliyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/karmod-avrupa-pazarindaki-payini-artirmayi-hedefliyor/#respond Sun, 05 May 2024 21:57:44 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=7017 Karmod Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Çankaya, yurt dışı hedeflerinde Avrupa’nın ayrı bir öneme sahip olduğunu belirterek, “Avrupa pazarı yurt dışı satışlarımızın yüzde 35’ini oluşturuyor. Bu rakamı, 5 yıllık süreçte yüzde 60’a yükseltme yönünde hedefimiz var.” dedi.

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’te yaşanan büyük depremler sonrasında bölgeye gönderdiği binlerce prefabrik çelik bağımsız yapı ile bölgedeki yaraların sarılmasında önemli pay sahibi olan şirketlerden Karmod, yurt dışındaki çalışmalarıyla da pazar payını büyütmeyi hedefliyor.

AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Karmod Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Çankaya, yaşanan depremler nedeniyle geçen yıl odaklarını bölgenin ihtiyaçlarını karşılamaya yönelttiklerini, bu sene ise yurt dışı çalışmalarına daha fazla hız vereceklerini vurguladı.

Özellikle Avrupa pazarındaki paylarını artırmaya yönelik çalışmaları ön planda tuttuklarını kaydeden Çankaya, “Yapı standartlarımız, Avrupa ve ABD’nin taleplerine uygun özellikte. Ancak buralarda temel sorun, bu ülkelerin yapı mevzuatlarına çok iyi hakim olabilmek. Teknik ofisimize ve dış ticaret ekibimize, bu yönde takviyeler yaptık. Gelen talepleri daha iyi analiz edebilmek adına Avrupa’nın farklı ülkelerindeki yapı statiği, yalıtım gibi öne çıkan detayları çözümleyen bir ekip oluşturduk.” ifadelerini kullandı.

“Almanya, Fransa ve İngiltere’de doğrudan satış ofislerimiz var”

Çankaya, yurt dışı satış hedeflerinde ağırlıklı olarak bayi ağlarını geliştirme ve genişletme yönünde çalışmalarının devam ettiğine işaret ederek, “Yurt dışı satış hedeflerimizde ağırlıklı olarak bayi ağımızı geliştirme ve genişletme yönünde çalışmalarımız bulunuyor. Afrika’da Nijerya, Kenya, Gana ve Cibuti, bayi ağını geliştirdiğimiz ülkeler arasında. Yine ABD’de satış ofisimiz var. Avrupa’da Almanya, Fransa ve İngiltere’de doğrudan satış ofislerimiz var. Çekya, Portekiz ve İspanya’da bayilik sistemiyle çalışıyoruz.” şeklinde konuştu.

Yurt dışı hedeflerinde Avrupa’nın ayrı bir öneme sahip olduğunun altını çizen Çankaya, “Deprem nedeniyle sektöre getirilen üç aylık yurt dışı satış yasağı, 2023 ihracat artış hızını azalma yönünde etkiledi. Avrupa pazarı yurt dışı satışlarımızın yüzde 35’ini oluşturuyor. Bu rakamı, 5 yıllık süreçte yüzde 60’a yükseltme yönünde hedefimiz var.” değerlendirmesinde bulundu.

Mehmet Çankaya, Karmod’un yurt dışı büyüme hedefine ulaşmak için birçok projeyi sürdürdüğünü bildirerek, şunları kaydetti:

“Özellikle Avrupa ülkeleri ve ABD’ye yönelik nitelikli villa çelik konut satışını artırmaya yönelik çalışmalarımız bulunuyor. Bu ülkelerde, okul ve yönetim ofisi gibi projelerimizde son yıllarda artış var. Bu artışta, Avrupa’daki satış ofislerimizin katkısı oldukça büyük. Avrupa ülkelerinin yapı mevzuatlarını araştırıyoruz ve bu mevzuatlara göre yapılar üretiyoruz. Teknik detay talepleri anlaşıldığında, bu ülkelere satış yapmak çok daha kolaylaşıyor. Afrika’daki projelerimizde sosyal konut projeleri öne çıkıyor. Yine petrol, doğalgaz ve altın madeni şantiye yapı grubu, Afrika’da gerçekleştirdiğimiz projeler arasında önemli paya sahip.”

“Ülkenin her yerinde çelik evlere yönelik ciddi talep artışları var”

Son bir yılda Türkiye’deki yapı taleplerinin değişmeye başladığını dile getiren Çankaya, “Depremler sonrası, acil konaklama ihtiyacı kaynaklı 3×7 deprem konteyner talepleri geldi. Ardından 25 metrekarelik ticari dükkanlar yapıldı. Üretimini yaptığımız hafif çelik prefabrik evlere talep, son dönemde ise çok arttı. Bunun temel nedeni, vatandaşın deprem gerçeğine bağlı olarak çok katlı binalardan kaçışı ve daha güvenli konut arayışı. Bugün, sadece deprem bölgesinde değil, ülkenin her yerinde çelik evlere yönelik ciddi talep artışı var.” diye konuştu.

Çankaya, deprem bölgesinde cami ve okul talebinde artış gözlemlediklerine dikkati çekerek, “Deprem sonrası bölgedeki cami inşası tercihlerinde de bir değişim görüyoruz. Firma olarak bölgede 4 ayrı cami projesi gerçekleştirdik. Kamu yatırımlarının dışında bölgeden özel okul talepleri de geliyor. Özel okul olarak 13 derslikli bir projeyi bir ay gibi kısa bir sürede tamamlayarak teslim ettik.” dedi.

Deprem bölgesinde çelik köy evleri projesinin devam ettiğini kaydeden Çankaya, “Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız köy evlerinde hafif çelik yapı sisteminin kullanılması yönünde bir adım attı. Bölgede kamu tarafından toplu konut projeleri planlanmakta ve ihaleler açılmakta. ?Bu taleplere cevap vermek üzere, iş planımızı kurgulamaktayız.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/karmod-avrupa-pazarindaki-payini-artirmayi-hedefliyor/feed/ 0
Taha Akgül eski formuna kavuştu https://www.igdirhaber.com.tr/taha-akgul-eski-formuna-kavustu/ https://www.igdirhaber.com.tr/taha-akgul-eski-formuna-kavustu/#respond Thu, 25 Apr 2024 21:12:38 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=6672 Kariyerinin 11. Avrupa şampiyonluğunu elde eden milli güreşçi Taha Akgül, Paris 2024 Olimpiyatları öncesi performansıyla ilgili, “Eski Taha Akgül geri döndü” yorumları aldığını ve bunun kendisini mutlu ettiğini söyledi.

Romanya’nın başkenti Bükreş’te düzenlenen 2024 Avrupa Güreş Şampiyonası’nda 125 kilo finalinde ezeli rakibi Gürcü Geno Petriashvili’yi yenen Taha Akgül, organizasyon tarihinde 11. şampiyonluğunu elde ederek, serbest stilde kendisine ait rekoru geliştirdi.

AA muhabirine şampiyonluğun hikayesini anlatan milli güreşçi, olimpiyatlar ve kariyer planlamasıyla ilgili açıklamalarda bulundu.

Taha, çok sayıda şampiyonluk yaşamasına rağmen her önemli organizasyonda aynı stres ve heyecanı ilk günkü gibi hissettiğini dile getirdi.

Bükreş’te Petriashvili ile yaptığı final müsabakasının ayrı bir öneme sahip olduğuna işaret eden ay-yıldızlı güreşçi, “Eğer o maçta yenilseydim, Gürcistan takım şampiyonu olacaktı. Ben kazandım ve 31 yıl sonra takım halinde şampiyon olduk. Müsabakadan önce bunu stres yaparım diye söylemediler ama bana kalacağını zaten hissettim. Arada 5 puan fark vardı. Tarihte iki takım şampiyonluğumuz vardı, hamdolsun biz üçüncüyü başardık. Turnuvanın son maçı olduğu için hem sıkletimde elde ettiğim altın madalya hem de takım şampiyonluğumuz dolayısıyla arka arkaya iki kez İstiklal Marşı’nı tüm Avrupa’ya dinlettirdik.” değerlendirmesini yaptı.

Final maçından önce ısınırken yaşadığı sakatlığı anlatan Taha, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Çok talihsiz bir şey oldu. Bahanelere sığınan biri değilim. Isınmayı bitirdim, üzerimi değiştirirken koluma bir anda ağrı girdi. Kolumu açamaz hale geldim. Doktorlar müsabakadan önce gerekli müdahaleyi yaptı. Ağrı kesici içtim, müsabakaya o şekilde çıktım. Abdullah (Çakmar) hoca işin ciddiyetini anlamış, beni çok iyi tanır. ‘Taha çok ağrıyorsa hiç riske atmayacağız, olimpiyat var.’ dedi. ‘Allah’ın izniyle güreşeceğim, durumumum iyi.’ dedim. Ben güreşmezsem zaten takım şampiyonluğu gidiyordu. O şekilde çıktım, en iyi şekilde mücadelemi yaptım. Kolumun MR’ını çektirdim. Yırtık var, 3 haftalık fizik tedavi sürecim olacak. Ondan sonra olimpiyat hazırlık sürecine başlayacağız.”

Olimpiyatlar öncesi düzenlenen son Avrupa Şampiyonası’ndaki performansına ilişkin milli sporcu, “Finale kadar tüm maçlarımı 10-0 kazandım. Özellikle bana gelen yorumlar, ‘Eski Taha geri döndü.’ şeklinde. Bütün güreş otoriteleri bunu söyledi. ‘Hareketli, iştahlı, teknik Taha geri geldi.’ diyorlar. Bu da beni çok memnun ediyor. Gerçekten ben de biraz eski Taha’ya yönelik, o tarz güreşmeye başladım. Artık güreşimi o şekilde değiştirmeye başladım. Olimpiyatta inşallah daha da üstüne koyacağım. Kendimi çok iyi hissediyorum.” diye konuştu.

31 yıl sonra Avrupa şampiyonu olan Serbest Güreş Milli Takımı’nda aile ortamının bulunduğunun altını çizen Taha, “Takımımızın birlikteliği tam diyebilirim. Hocasından masörüne, doktorundan sporcusuna herkes bir aile oldu. 10 sıkletin 8’inde madalya maçı yapmak kolay değil. Bütün sporcular birbirine yardım etti. Gerçekten çok güzel bir ortam var. O sayede şampiyonluk geldi.” ifadelerini kullandı.

İranlı rakibine özel hazırlanacak

Gürcü Petriashvili karşısında son dönemde üstün bir performans ortaya koyan 33 yaşındaki Taha Akgül, 2023 Dünya Şampiyonası yarı finalinde yenildiği İranlı Amir Zare’den olimpiyatlarda rövanşı almak istediğini dile getirdi.

Ay-yıldızlı güreşçi, olimpiyatlara yönelik ekstra çalışacağını vurgulayarak, “Oraya özel hazırlanacağız. Her müsabakaya ayrı hazırlanıyoruz. İranlı rakibime karşı ayrı taktik yapacağım. Petriashvili’ye karşı farklı güreşiyorum, İranlı rakibime karşı da farklı güreşeceğim. Amir Zare’ye karşı farklı hazırlanacağım. Daha iyi hazırlanmam, olimpiyatta bu performansımın üstüne çıkmam gerektiğinin farkındayım. İranlı rakibimle yapacağım maçta canımın yanmasından korkmayacağım. Buna söz veriyorum. O maçta bitiş düdüğü çalana kadar insan üstü bir çabayla zorlayıp, rakibimi yenmek için her şeyi yapacağım.” şeklinde konuştu.

Kariyeriyle ilgili kararı olimpiyattan sonra verecek

Avrupa Şampiyonası’na gelecek yıl katılıp katılmayacağıyla ilgili soruya Taha, “Olimpiyat benim için çok belirleyici olacak. Annem, ‘Sen niye bırakıyorsun, bak halen şampiyon oluyorsun, durumun iyi.’ diyor. Özellikle ailem devam etmemi istiyor ama ben diyorum ki bu kariyere olimpiyatta güzel bir final yakışır. Olimpiyatı bir görelim. İnşallah olimpiyatta altın madalyayla taçlandırırsam, o zaman benim hiçbir şeye ihtiyacım kalmayacak. Devam etmeye de ihtiyacım kalmayacak.” yanıtını verdi.

12 Avrupa şampiyonluğu bulunan grekoromen güreşçiler Rıza Kayaalp ve Rus Aleksandr Karelin’in bir şampiyonluk gerisinde yer alan Taha, rekora ortak olma ihtimalinin bulunduğunun hatırlatılması üzerine ise şunları kaydetti:

“O da olabilir, neden olmasın? O da bir ihtimal. Zaten Rıza ile aramızda tatlı bir rekabet var. Bir o şampiyon oluyor, bir ben şampiyon oluyorum. Rıza bu sene bir talihsizlik yaşadı. İnşallah seneye 13. kez şampiyon olacak ve rekoru kıracak. Ben de seneye Karelin’in rekorunu egale etmiş olurum. Bu aramızdaki tatlı rekabet başarıyı getiriyor. Beraber de antrenman yapıyoruz. Seneye bir bakarsınız rekorları geliştirmeye devam ederiz. Buna olimpiyattan sonra karar vereceğim.”

Milli güreşçi Taha Akgül’ün kariyerinde 11 Avrupa şampiyonluğunun yanı sıra 1 olimpiyat ve 3 dünya şampiyonluğu bulunuyor.

Rio 2016 Olimpiyatları’nda altın madalya kazanan Taha, pandemi nedeniyle 2021 yılında yapılan Tokyo Olimpiyatları’nda ise bronz madalya aldı. Taha, 2023 Dünya Güreş Şampiyonası’nda üçüncü olarak Paris 2024’e katılma hakkı elde etti.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/taha-akgul-eski-formuna-kavustu/feed/ 0
Avrupa Güreş Şampiyonası’nda Taha Akgül Altın Madalya Kazandı https://www.igdirhaber.com.tr/avrupa-gures-sampiyonasinda-taha-akgul-altin-madalya-kazandi/ https://www.igdirhaber.com.tr/avrupa-gures-sampiyonasinda-taha-akgul-altin-madalya-kazandi/#respond Tue, 16 Apr 2024 21:12:35 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=6355 Avrupa Güreş Şampiyonası’nda serbest stil 125 kiloda altın madalya kazanan Taha Akgül, 31 yıl sonra gelen takım şampiyonluğundan dolayı da ayrı bir gurur yaşadıklarını söyledi. Milli güreşçi, bir an önce Paris Yas Olimpiyatları için çalışmaya başlayacağını da aktararak, “Milletimiz bize dua etsinler. Onların dualarıyla, alnımızın akıyla oradan döneceğiz” dedi.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı (ABB) Mansur Yavaş, Romanya’nın başkenti Bükreş’te düzenlenen Avrupa Güreş Şampiyonası’nda madalya kazanan ASKİ Spor Kulübü sporcularını makamında kabul etti. Yavaş, sporcuların hem güreşte hem de halterde gösterdikleri başarıdan dolayı gururlandıklarını belirterek, “İnşallah olimpiyatlarda eksikleri telafi edeceğiz. Sporcu çalışmamızın meyvelerini de görmeye başladık. Desteklerimiz devam edecek, tesis gerekiyorsa tesis. Yeni yetişen gençlerin sayısını da mutlaka artırmamız gerekiyor. Onun çalışmalara aynen devam. Başarılarınızın devamını diliyorum” ifadelerini kullandı.

Abdullah Çakmar: “İstiklal Marşımız için altın madalyalarla başkentimize geldik”

Antrenör Abdullah Çakmar, Avrupa şampiyonasında hem güreşte hem de halterde başarılara imza attıklarını dile getirerek, “31 yıl aradan sonra Avrupa şampiyonluğu nasip oldu. Biz her zaman bir bütün olarak bakıyoruz. Hem güreşte hem de halterde çok ciddi başarılara imza attık. Orada öylesine bir mücadele verdik ki yenilseydik takım şampiyonluğu gidiyordu. Vatanımız, milletimiz için bayrak sevdası ve İstiklal Marşımız için altın madalyalarla Başkentimize geldik” diye konuştu.

Taha Akgül: “Kolay bir başarı değil”

Avrupa Güreş Şampiyonası’nda serbest stil 125 kiloda altın madalya kazanan Taha Akgül ise İhlas Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu. Milli güreşçi, girdiği her Avrupa Şampiyonasında altın madalya aldığını ve bunun tarihi bir başarı olduğunu söyleyerek, şunları kaydetti:

“Dünyada böyle bir sporcu olduğunu düşünmüyorum. Dünya şampiyonasında bronz ve gümüş madalyam var ama Avrupa şampiyonunda hep altın madalya aldım. Bu Avrupa şampiyonasının şöyle bir önemi vardı; müsabakam Gürcistanlı sporcuylaydı. Ben o maçta yenilsem takım halinde onlar şampiyon oluyorlardı. Ben yenersem takım halinde biz şampiyon oluyorduk. Öyle de bir önemi vardı. Kazandığım maçla beraber 2 altın madalya getirdim. Hem kendi bireysel şampiyonluğum hem de takım şampiyonluğum geldi. Ender başarılardan bir tanesi de takım şampiyonluğuydu. 13 yıldır A Milli Takım’da ülkemi temsil ediyorum ama takım şampiyonluğu yaşamamıştım. 31 yıl sonra serbest güreş takımımız Avrupa şampiyonu oldu. Türkiye tarihinde üçüncü şampiyonluğu başardık. Kolay bir başarı değil. Bu anlamda 2 defa İstiklal Marşımızı orada okumamız, bizim için çok büyük bir gurur oldu.”

“Olimpiyatlar bu işin zirvesi”

Paris Yaz Olimpiyatları’na azimle çalışacağını da sözlerine ekleyerek Akgül, “Bu bizi rehavete kesinlikle götürmeyecek. Çalışmaya bir an önce başlayayım ki rehaveti atayım. 5 ay dile kolay, hemen geçecek. Olimpiyatlar da bu işin zirvesi. En iyi şekilde oraya hazırlanacağız. Elimden geleni yapacağım. Antrenmanlarda daha fazla zorlayacağım, canım yanacak. Kendimi üzmekten de korkmayacağım. Milletimiz bize dua etsinler. Onların dualarıyla, alnımızın akıyla oradan döneceğiz” cümlelerine yer verdi. – ANKARA

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/avrupa-gures-sampiyonasinda-taha-akgul-altin-madalya-kazandi/feed/ 0
Başkan Fatih Keleş, Avrupa Güreş Şampiyonası’nda madalya kazanan sporcularıyla buluştu https://www.igdirhaber.com.tr/baskan-fatih-keles-avrupa-gures-sampiyonasinda-madalya-kazanan-sporculariyla-bulustu/ https://www.igdirhaber.com.tr/baskan-fatih-keles-avrupa-gures-sampiyonasinda-madalya-kazanan-sporculariyla-bulustu/#respond Sat, 13 Apr 2024 21:24:58 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=6260 – Başkan Fatih Keleş, Avrupa Güreş Şampiyonası’nda madalya kazanan sporcularıyla buluştu

İSTANBUL – İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, Avrupa Güreş Şampiyonası’nda madalya kazanan sporcularıyla bir araya geldi.

Romanya’nın başkenti Bükreş’te düzenlenen Avrupa Güreş Şampiyonası’nda madalya kazanan İBB Spor Kulübü’nün milli sporcuları Selçuk Can, Yunus Emre Başar, Murat Fırat, Zeynep Yetgil, U23 dünya şampiyonu Muhammed Gimri, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş ile birlikte basın toplantısı düzenledi.

Fatih Keleş: “İnşallah devamı gelecek”

Güreş milli takımının gururlandıran sporcularıyla bir araya geldiklerini ifade eden Fatih Keleş, “Grekoromen Milli Takımımız, Avrupa şampiyonu oldu. Burada aramızdaki 3 arkadaşımız 3 madalya aldı. Zeynep kadınlarda bronz madalya kazandı. Onun sakatlık sonrasındaki ilk şampiyonasıydı. Sakatlık sonrasında iyi bir dönüş olarak bakıyoruz. Selçuk, Avrupa şampiyonu oldu. İlk kez Avrupa şampiyonu oldu. İnşallah devamı gelecek. Yunus Emre finalde kaybetti ama güzel mücadele etti, gümüş madalya kazandı. Murat 67 kiloda bronz madalya kazandı. Takım halinde de erkek güreşçilerimiz Avrupa şampiyonu oldu, bizi gururlandırdılar. Serbestte U23’te ekim ayında Tiran’da Dünya Şampiyonası yapılmıştı. Orada Muhammed Gimli 92 kiloda dünya şampiyonu olmuştu” diye konuştu.

Selçuk Can: “Şampiyon olduğum için mutluyum”

Altın madalya kazandığı için çok mutlu olduğunu aktaran Selçuk Can, “Avrupa Şampiyonası’nda kariyerimde ilk kez altın madalya kazandım. Daha önce Avrupa ve Dünya şampiyonlarında bronz madalyalarım vardı. Final maçına çıkınca sağ olsun Genel Sekreterimiz Erdem başkanım aradı, ‘Bu kez olacak’ dedi, motive etti. Şampiyon olduğum için mutluyum. Bu yolda emeği gelen herkes teşekkür ediyorum. Türkiye’nin en büyük kulübünde yer aldığım için ayrıca mutluyum” şeklinde konuştu.

Yunus Emre Başar: “En iyi şekilde ülkemi olimpiyatlarda temsil etmek istiyorum”

Şampiyonluk madalyası almak için çalışmalarına devam ettiğini aktaran Yunus Emre Başar, “77 kiloda Avrupa ikincisi oldum. 2021 yılından beri Avrupa ve dünya arenalarında birçok madalyalarım oldum. Henüz şampiyonluk madalyası alamasam da bu yolda şampiyonluk madalyası kazanmak için çalışmaya devam edeceğiz. Bu kulübün bir üyesi olduğum için çok mutluyum. Kulüp başkanımıza, kulüp hocalarımıza özellikle Cenk İldem hocamıza teşekkür ediyorum. Güçlü bir takımımız var. Olimpik sıklette yarışıyorum. Kotayı alıp en iyi şekilde ülkemi olimpiyatlarda temsil etmek istiyorum” ifadelerini kullandı.

Kulübe yeni katıldığını hatırlatan Murat Fırat, “Bu kulübe bronz madalya kazandırdım. İnşallah önümüzde olimpiyat kotaları var. Orada Selçuk kardeşimle yarışacağız. Nasipse ikimizden birisi olacak. Herkese teşekkür ederim” dedi.

Zeynep Yetil: “Çok zor bir süreçten geçtik”

Sakatlıktan iyi döndüğünü şampiyonada madalya kazandığını söyleyen Zeynep Yetil, “53 kiloda ülkemi temsil ettim. Geçen yıl Avrupa Şampiyonası sonrasında operasyon geçirdim. Bu yıl Büyükler Avrupa Şampiyonası bronz madalya elde ettim. Çok zor bir süreçten geçtik. Oraya giderken kafamda tek bir soru işareti vardı, ‘Geri dönecek miyim’ diye. Geri döndüğüm için mutluyum. Hedefim Bakü’de yapılacak olarak olimpiyat kota müsabakaları olacak. Orada ilk 2’ye girmek olacak. Hedefim orada olimpiyat kotasını alıp ülkemi en iyi şekilde temsil etmek istiyorum. Sakatlık sürecimde kulübümün çok desteği oldu. Çalışmalarımıza devam edeceğiz. Emek veren herkese teşekkür ediyorum” açıklamasında bulundu.

Muhammed Gimri ise altyapıdan yetiştiğini belirterek, “Altyapıdan yetiştim. 10 yıldır kulüpteyim. 10 yaşımdan beri Tevfik hocamla birlikte çalışıyoruz. 2023 Gençler Dünya Şampiyonası’nda altın madalya getirdim. Bu serbest güreşte tarihte ilk. İnşallah hedefim ağabeylerim şampiyon olmak. Hedef olimpiyat” şeklinde konuştu.

Toplantı toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/baskan-fatih-keles-avrupa-gures-sampiyonasinda-madalya-kazanan-sporculariyla-bulustu/feed/ 0
Azerbaycan, Avrupa’ya doğal gaz ihracatını genişletiyor https://www.igdirhaber.com.tr/azerbaycan-avrupaya-dogal-gaz-ihracatini-genisletiyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/azerbaycan-avrupaya-dogal-gaz-ihracatini-genisletiyor/#respond Sat, 06 Apr 2024 21:57:41 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=6009 Petrol ve doğal gaz ülkesi Azerbaycan, son yıllarda doğal gaz ihracatını Avrupa’ya doğru genişleterek hem “Avrupa’nın enerji güvenliğine önemli katkılar sunan” hem de “Avrasya’nın enerji haritasını yeniden şekillendiren” ülke olarak ön plana çıktı.

AA’nın, “Türk devletlerinin enerjisi ve Avrupa’nın ilgisi” başlıklı dosya haberinin birinci bölümünde, AA muhabiri Azerbaycan’ın Avrupa ile enerji alanındaki işbirliklerini derledi.

Ukrayna’daki savaş nedeniyle doğal gaz krizi yaşayan Avrupa, enerji kaynaklarını çeşitlendirmek için yeni arayışlara girdi. Bu arayışlar, Bakü’den Gürcistan ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya uzanan 3 bin 500 kilometrelik Güney Gaz Koridoru’nun paydaşları arasındaki Azerbaycan’a ilgiyi artırırken bu ülkeyle enerji alanındaki ilişkileri derinleştirdi.

Avrupa Birliği (AB) ile Azerbaycan arasında 18 Temmuz 2022’de “Enerji Alanında Stratejik Ortaklığa İlişkin Mutabakat Zaptı” imzalandı. İlk dönemde sadece Gürcistan ve Türkiye’ye doğal gaz sevk eden Azerbaycan, 5 Avrupa ülkesinin eklenmesiyle 7 ülkeye doğal gaz ihraç eden ülke haline geldi. Bugün Azerbaycan’ın doğal gaz ihracatının yüzde 50’si Avrupa ülkelerine yapılıyor. AB liderleri Azerbaycan’ı “güvenilir ortak” ve “Pan Avrupa gaz tedarikçisi” şeklinde nitelendiriyor.

Azerbaycan, İtalya, Yunanistan, Bulgaristan, Romanya ve Macaristan’a doğal gaz ihraç ediyor. Sırbistan, Arnavutluk, Bosna Hersek, Karadağ, Hırvatistan, Slovakya, Kuzey Makedonya gibi ülkelerin de ilerleyen dönemde Azerbaycan’dan doğal gaz alacağı öngörülüyor.

Avrupa’ya 2021’de 8 milyar metreküpten fazla doğal gaz ihraç eden Azerbaycan, 2023’te bu rakamı 11,8 milyar metreküpe çıkardı. AB ile imzalanan mutabakat zaptı gereği 2027’ye kadar Azerbaycan’dan Avrupa’ya gönderilen doğal gaz hacminin 20 milyar metreküpe çıkarılması bekleniyor.

Azerbaycan, 2021’de 19 milyar metreküp, 2022’de 22,6 milyar metreküp, 2023’te ise 23,8 milyar metreküp doğal gaz ihracatı gerçekleştirdi.

Boru hatlarının kapasitesinin artırılması gerekiyor

Azerbaycan’ın kanıtlanmış 2,6 trilyon metreküp doğal gaz rezervi bulunuyor ve Abşeron, Ümid, Babek ve Karabağ yataklarında yapılan keşif işlemlerinin ardından rezervin artması bekleniyor.

Azerbaycan’dan Avrupa’ya gönderilen gazın artırılması için ek yatırımlara ihtiyaç duyuluyor.

Güney Gaz Koridoru’nun Avrupa ayağı olan TAP’ın yıllık kapasitesi 10 milyar metreküp olarak hesaplanıyor. Bu boru hattının kapasitesinin iki kat artırılması planlanıyor.

Koridorun Türkiye ayağı TANAP’ın kapasitesinin de 16 milyar metreküpten önce 24 milyar metreküpe, daha sonra 31 milyar metreküpe çıkartılması, yatırımlarla gerçekleştirilebilecek hedef olarak değerlendiriliyor.

Rusya’dan yılda yaklaşık 155 milyar metreküp doğal gaz satın alan Avrupa’nın Azerbaycan’dan daha fazla doğal gaz satın alması durumunda yapılacak yatırımların daha da artması bekleniyor.

“Azerbaycan’ın kendisine ve ortaklarına en az 100 yıl yetecek doğal gazı var”

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev bir konuşmasında, Avrupa’ya doğal gaz sevkini, “Avrasya’nın enerji haritasını yeniden şekillendirdikleri” ve “Avrupa’nın enerji güvenliğine önemli katkılar sundukları” şeklinde değerlendirerek, “Bize ve ortaklarımıza en az 100 yıl yetecek kadar doğal gaz rezervimiz var.” bilgisini paylaşmıştı.

Azerbaycan’la “Enerji Alanında Stratejik Ortaklığa İlişkin Mutabakat Zaptı”na imza atan AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ise “AB, güvenilir enerji tedarikçilerine yöneliyor. Azerbaycan da bunlardan biri.” şeklinde açıklamada bulunmuştu.

“Azerbaycan, istikrarlı ve güvenilir doğal gaz sağlayıcısı”

Caspian Barrel Petrol Araştırmaları Merkezi Başkanı İlham Şaban, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Azerbaycan’ın 31 Aralık 2020’den beri Avrupa’ya doğal gaz ihraç ettiğini bildirdi.

Şaban, “Azerbaycan, geçen 3 yılda istikrarlı ve güvenilir doğal gaz sağlayıcısı olduğunu Avrupa pazarında kanıtladı. Bu sayede Avrupa’da Azerbaycan’a olan güven giderek artıyor.” dedi.

Azerbaycan’ın Abşeron yatağını da işletmeye başladığını, Ümid yatağında üretimi artırdığını bildiren Şaban, Babek ve Karabağ yataklarının da işletilmeye başlanılmasıyla ülkenin doğal gaz ihracatının artacağını belirtti.

Şaban, “Azerbaycan’ın yeteri kadar doğal gaz rezervi var. Üretimde ve ihracatta petrolden doğal gaza geçiş yapıyoruz. 21. yüzyıl Azerbaycan için doğal gaz yüzyılı olacaktır.” ifadelerini kullandı.

Azerbaycan’ın zamanında yatırımlar yaparak petrol ve doğal gaz hatları inşa ettiğini hatırlatan Şaban, şu değerlendirmede bulundu:

“Bunun sonucu olarak Hazar’ın diğer ülkelerinin petrol ve doğal gazı Azerbaycan üzerinden transit olarak taşınıyor. Petrol üretimindeki azalmayı transit gelirleriyle kapatıyoruz. Kazakistan ve Türkmenistan petrolü Azerbaycan üzerinden taşınıyor. Türkmenistan’ın zengin doğal gaz kaynakları var. Buralardan çıkarılacak doğal gaz gelecekte Azerbaycan ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya iletilecek. Sadece bunun için biraz zaman lazım.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/azerbaycan-avrupaya-dogal-gaz-ihracatini-genisletiyor/feed/ 0
ASKİ Sporlu Güreşçiler Avrupa Şampiyonasında Türkiye’ye Takım Halinde Şampiyonluk Getirdi https://www.igdirhaber.com.tr/aski-sporlu-guresciler-avrupa-sampiyonasinda-turkiyeye-takim-halinde-sampiyonluk-getirdi/ https://www.igdirhaber.com.tr/aski-sporlu-guresciler-avrupa-sampiyonasinda-turkiyeye-takim-halinde-sampiyonluk-getirdi/#respond Thu, 28 Mar 2024 21:42:40 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=5644

Romanya’nın başkenti Bükreş’te düzenlenen 2024 Avrupa Güreş Şampiyonası’nda ASKİ Sporlu Milli Güreşçi Taha Akgül şampiyon, Soner Demirtaş ikinci, Osman Göçen ve İbrahim Çiftçi de üçüncü olarak Türkiye’ye takım halinde şampiyonluk getirdi. Başarılı sporcular, Ankara Esenboğa Havalimanı’nda coşku ile karşılandı.

31 yıl aradan sonra Serbest Güreş Milli Takımı, takım halinde Avrupa Şampiyonu oldu. ASKİ Sporlu Milli Güreşçi Taha Akgül, 2024 Avrupa Güreş Şampiyonası’nda altın madalyayı aldı. Taha Akgül 125 kilogramda altın, Soner Demirtaş 74 kilogramda gümüş, Osman Göçen 86 kilogramda bronz ve İbrahim Çiftçi 97 kilogramda bronz madalya kazanarak Türkiye’ye döndü.

Avrupa Güreş Şampiyonası’nda ASKİ Spor Kulübü sporcuları, Ankara Esenboğa Havalimanı’nda mehter takımı eşliğinde aileleri, sporcu arkadaşları ve sevenleri tarafından karşılandı.

Altın madalya alan Akgül, şöyle konuştu:

“CUMHURİYET TARİHİNDE 3 DEFA SERBEST TAKIM OLARAK ŞAMPİYONLUK VAR. ÜÇÜNCÜSÜNÜ DE BİZ OLDUK”

“Ülkemize yine altın madalyayla dönmek nasip oldu. Dile kolay 11’nci kez Avrupa şampiyonu olduk. Bu sefer çok farklıydı çünkü bu madalyayla beraber, takımımız aynı zamanda takım halinde şampiyon oldu. 31 sene olmuş Serbest Takım Avrupa Şampiyonu olmayalı. Cumhuriyet tarihinde 3 defa serbest takım olarak şampiyonluk var. Üçüncüsünü de biz olduk serbest takım olarak. Uzun yıllardır takım halinde bu başarıyı gösteremiyorduk. Rusya’nın, Azerbaycan’ın, Gürcistan’ın Avrupa’nın güreşteki en büyük ülkelerinin önüne geçtik. Kulüp bize çok değer kattı. Mansur Başkan’ımızın bizlere verdiği destek çok önemli. Her kazandığımız madalyadan sonra bu organizasyonu yapmaları bile bizi gururlandırdı, tüylerim diken diken oldu. Biz bunun için mücadele ediyoruz. Belediyemize de bu organizasyon için teşekkür ediyorum. Her zaman bizlerin yanındalar şampiyonluk öncesi ve sonrası Mansur Başkan’ımız aradı tebrik etti. Emeklerinden dolayı herkese teşekkür ediyorum.”

ASKİ Spor Kulübü Genel Koordinatörü Abdullah Çakmar, şunları söyledi:

“BAŞKANIMIZIN DESTEĞİ BİZİ KAMÇILIYOR VE GÜÇ VERİYOR”

“Binlerce kere şükürler olsun ki 31 yıl aradan sonra takım şampiyonluğu nasip oldu. Taha’nın Avrupa Şampiyonluğunu kazanması başarıya imza atması bu çok önemliydi. Ayrıca Soner Demirtaş, Osman Göçen, İbrahim Çiftçi ASKİ Spor bünyesinde sporcularımızın madalyalar alması ve takımıza katkı sağlaması çok önemliydi. Bu anlamda Onursal Başkanımız Mansur Yavaş’a çok teşekkür ediyorum, bize çok büyük destekleri var. Dün özellikle Mansur Başkanımız bizi aradı tebrik etti. Bu anlamda başkanımızın bu desteği bizi kamçılıyor ve güç veriyor. Türkiye’ye güzel bir şekilde döndük. Romanya’da 2 altın, 2 gümüş ve 2 bronz madalya aldık. 10 sıklette 8 madalya maçı aldık. 2024 hayallerimiz ve hedeflerimiz var. Diğer sporcularımızla yeni madalyalar alıp milletimizin yüzünü güldürmek istiyoruz.”

Gümüş madalya kazanan Demirtaş da duygularını, şu sözlerle dile getirdi:

“Bireysel olarak takımımızda birçok madalya almış sporcular var. Takım şampiyonluğumuz yoktu eksikleri tamamladık. Burada en büyük rol ASKİ Spor Kulübü’nün. Takımın yüzde seksenini ASKİ Spor Kulübü oluşturuyor. Bizleri destekleyen insanların arkamızda olması bize güç veriyor. Değerli olduğumuzu hissediyoruz. Yanımızda olduğu için Mansur Başkan’a da teşekkür ediyorum. Daima bu ilklerin içinde olmaya devam edeceğiz.”

]]> https://www.igdirhaber.com.tr/aski-sporlu-guresciler-avrupa-sampiyonasinda-turkiyeye-takim-halinde-sampiyonluk-getirdi/feed/ 0 Avrupa Birliği Küresel Geçit Projesi: Türkiye ve Türk Dünyası İçin Önemli Bir Fırsat https://www.igdirhaber.com.tr/avrupa-birligi-kuresel-gecit-projesi-turkiye-ve-turk-dunyasi-icin-onemli-bir-firsat/ https://www.igdirhaber.com.tr/avrupa-birligi-kuresel-gecit-projesi-turkiye-ve-turk-dunyasi-icin-onemli-bir-firsat/#respond Wed, 27 Mar 2024 21:58:08 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=5610 Marmara Üniversitesinden emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cengiz Tomar, Avrupa Birliği Küresel Geçit (EU Global Gateway) projesini ve bu projenin, Türkiye ve Türk dünyası için önemini AA Analiz için kaleme aldı.

***

Avrupa Birliği’nden (AB) son dönemde gelen açıklamalar, Orta Asya ülkeleri ile Avrupa arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi için önemli yatırımların yapılacağının işaretini veriyor. Orta Asya ülkeleri Rusya, Çin ve İran gibi genelde Batılı ülkelerin sorunlu olduğu bölgenin kavşağında. Bölge, doğu-batı ticaretinin, tarihten bu yana önemli bir geçidi olarak enerji ve stratejik ham madde kaynaklarıyla büyük bir ekonomik potansiyel taşıyor. Halihazırda AB ülkelerinin Orta Asya ülkelerindeki doğrudan yatırımları yüzde 42 civarında ve AB, bölgenin 2’nci büyük ticaret ortağı. AB’nin dışında Rusya, Çin ve Türkiye, Orta Asya’nın önemli ticaret ortağı ve yatırımcılarından. Ancak Ukrayna-Rusya savaşı Orta Asya ülkelerini Türkiye ve Avrupa’ya daha da yakınlaştırıyor. Komşuları Çin’in dev nüfusu, iş gücü ile ekonomik hegemonyası da bir denge politikasını zaruri kılıyor. Türkiye, tarihi ve kültürel bağları bulunan Türk Cumhuriyetleri ile Türk Devletleri Teşkilatı vasıtasıyla ilişkilerini geliştirirken, Avrupa da Çin’in bölge ülkelerini de kapsayan “Kuşak ve Yol” projesine Avrupa Birliği Küresel Geçit projesiyle karşılık veriyor. Bu arada bir not olarak Türk Devletleri Teşkilatı ile Türkiye’nin de Doğu-Batı Hazar Geçişli Orta Koridor projesinin Zengezur’la birlikte daha da kısalacağını hatırlatalım. Zaten Bakü-Tiflis- Kars demir yolunun 2017’de açılmasıyla Orta Asya ile Avrupa arasında kesintisiz bir hat (Demir İpek Yolu) kuruldu. Kovid-19 salgınının küresel tedarik zincirine vurduğu darbeye Ukrayna-Rusya savaşı ile Orta Doğu’daki jeopolitik riskler ve çatışmalar eklendiğinde hem karada hem de denizde koridor savaşları gündeme geldi.

Avrupa Birliği Küresel Geçit projesi

Tanıtımı 2021 yılının Aralık ayında Kovid-19 salgınının hemen ardından yapılan Avrupa Birliği Küresel Geçit projesi, AB ile işbirliği yapan üçüncü ülkelerin çıkarları ve küresel ekonominin ayağa kaldırılması doğrultusunda, tedarik zincirlerinin güçlendirilmesinden çevrenin korunmasına kadar pek çok alanda küresel sorunların çözümüne katkıda bulunmayı amaçlıyor. Bu bağlamda enerji, lojistik, teknoloji, dijital altyapı, AR-GE, eğitim ve sağlık gibi alanlarda hem kamu hem de özel altyapı yatırımlarını desteklemek amacıyla 300 milyar avro bütçe ayrılmış durumda ve projelerin 2027 yılının sonuna kadar bitirilmesi amaçlanıyor. Ocak ayı sonunda Brüksel’de düzenlenen Orta Asya’dan Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan ve Tacikistan ile AB yetkililerinin katıldığı AB-Orta Asya Küresel Geçit Yatırım Forumu’nun açılışında AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Valdis Dombrovskis ile AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, bu koridora büyük bir önem atfettiklerini açıkladı. Her iki yetkili, artan jeopolitik gerilimler ve küresel parçalanmışlıkla mücadele açısından Orta Asya’nın kendileri için hayati önemi haiz olduğunu ve bu ilişkileri somut bir biçimde geliştirmek amacıyla Orta Asya ile Avrupa bağlantısını azami 15 gün içinde katedecek rekabetçi, sürdürülebilir, akıllı ve hızlı bir koridor oluşturmaya matuf 10 milyar avroluk bir yatırım paketi hazırladıklarını açıkladı. Satır arasında Rusya’ya uygulanan yaptırımların etkili olması için de Orta Asya ile işbirliği yapmak istediklerini ifade etmeleri ABD’nin de bu projenin arkasında olduğu izlenimini veriyor. Zira ABD’nin Orta Asya ile ilişkileri Rusya ve Çin karşısında hala çok zayıf.

Projenin Türkiye ve Türk dünyası için önemi

Avrupa Birliği Küresel Geçit projesi otoyol, demir yolu, liman, havalimanı, lojistik ve sınır geçiş noktaları için hem altyapı hem de dijital teknoloji açısından önemli yatırımlar içeriyor. Proje, doğu-batı yönünde tedarik zincirini kesintisiz ve hızlı bir biçimde temin ederek diğer projelerle birlikte AB’nin küresel ulaşım üssü rolünü güçlendirmeyi amaçlıyor. Çin’in “Kuşak ve Yol” projesiyle benzeşen “Küresel Geçit Projesi”, AB’yi daha etkili bir jeopolitik oyuncu haline getirebileceği gibi ABD’nin de endişe duyduğu “Kuşak ve Yol” projesine iyi bir alternatif olabilir. Böylece Orta Asya üzerindeki etkinliğini artırmak isteyen Avrupa, bir taşla birkaç kuş vurmayı planlıyor. Avrupa Birliği Küresel Geçit projesi, Türk Devletleri Teşkilatının “Doğu-Batı Hazar Geçişli Orta Koridor” projesiyle bire bir örtüşüyor. Türkiye’nin son yıllarda AB ile siyasi ilişkileri limoni olsa da ticari ilişkileri oldukça yüksek düzeyde. Bu nedenle kazan-kazan olarak değerlendirilebilecek bu proje ile Türkiye’ye iyi şartlarda dış finansman ve yatırım imkanları sağlayabilir. Zengezur Koridoru’nun açılmasıyla Orta Asya-Türk dünyası ile kesintisiz kara bağlantısını kuracak olan Türkiye ve Türk dünyası bu projeden istifade edebilir. Zaten halihazırda kesintisiz bir demir yolu hattı (Demir İpek Yolu) Avrupa’nın doğu-batı hattında azami 15 günlük taşıma süresini karşılıyor. Coğrafi konumu ve kültürü ile Asya-Avrupa arasında doğal bir köprü olan Türkiye, kuzey ve güney koridorlarına göre oldukça istikrarlı ve kısa olan Orta Koridor ile Türk dünyası ve Avrupa arasında bir ticaret köprüsü olabilir. Rusya’ya yaptırımlar uygulandığı bir dönemde Orta Asya devletleri istikrarlı bir hat olan Hazar Denizi, Azerbaycan ve Türkiye yoluyla rahatlıkla Avrupa’ya açılabilir. Dünya ekonomisinin Asya eksenine kaydığı ve lojistik maliyetlerinin çok arttığı bir dönemde bu proje hem Türkiye hem de Türk dünyasına avantajlı bir alternatif sunabilir. Zaten Türkiye doğu-batı yönünde petrol ve doğal gaz hatları için önemli bir üs konumuna geldi. Bu yeni hatların bir artısı da AB-Türkiye ilişkilerinin gelişmesine sunacağı katkı. Bakalım yeni İpek ve Baharat yolları hangi koridordan geçecek, bekleyip göreceğiz.

[Prof. Dr. Cengiz Tomar, Marmara Üniversitesinden emekli öğretim üyesidir.]

Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editöryal politikasını yansıtmayabilir.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/avrupa-birligi-kuresel-gecit-projesi-turkiye-ve-turk-dunyasi-icin-onemli-bir-firsat/feed/ 0
Putin: Avrupa Ekonomisi Geri Dönüşü Olmayan Yola Girdi https://www.igdirhaber.com.tr/putin-avrupa-ekonomisi-geri-donusu-olmayan-yola-girdi/ https://www.igdirhaber.com.tr/putin-avrupa-ekonomisi-geri-donusu-olmayan-yola-girdi/#respond Mon, 18 Mar 2024 21:30:52 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=5221 Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Avrupa’nın ekonomide geri dönüşü olmayan yola girdiğini belirterek, “Sürekli Rusya’nın (enerji kaynağı) vermediğini, kısıtladığını söylediler. Biz hiçbir şeyi kısıtlamıyoruz, her şeyi veriyoruz. En güvenilir ortak da Türkler oldu. İşte, TürkAkım üzerinden sevkiyat yapılıyor.” dedi.

Putin, Rus devlet kanalı Rossiya-1’a verdiği mülakatta, Ukrayna savaşı ve enerji sektöründeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Rusya-Ukrayna Savaşı’na değinen Putin, Ukrayna meselesine ilişkin yapılan Minsk anlaşmalarının uygulanmadığını ve bu nedenle “özel askeri operasyonu” başlattıklarını söyledi.

Putin, “Barış yöntemlerinden askeri yöntemlere geçiş yaptık ancak yine de çatışmaları barış yoluyla sonlandırmaya çalıştık. İstanbul’da (Ukrayna ile) barış anlaşmasının hususları konusunda mutabakata vardık. Arahamia (Ukraynalı müzakereci) doğru söyledi. Eski İngiltere Başbakanı Boris Johnson üzerinden sergilenen Batı’nın tutumu farklı olsaydı, savaş daha 1,5 yıl önce biterdi ancak onlar bunu istemedi. Bugün istiyorlar mı bilemiyorum. Biz diyaloğa açıyız.” ifadesini kullandı.

Eski Fox News sunucusu Tucker Carlson’a verdiği röportajla ilgili konuşan Putin, “Bizim ve yurt dışındaki izleyicilerin, Ukrayna’da olup biten her şeyin ülkemiz için ne kadar hassas ve önemli olduğunu, düşünce şeklimizi, devletimizi anlamaları önemli. Onlar için bu taktiksel konumlarına yönelik bir gelişmeyken, bizim için bu bir kader, bir ölüm kalım meselesi.” diye konuştu.

Avrupa ve Rusya’nın enerji sektöründe dönüşüm

Enerji alanındaki gelişmeleri de değerlendiren Putin, Batılı ülkelerin Rus gazı almayı bırakarak Rus ekonomisine kalıcı zarar vermeyi hedeflediğini söyledi.

Ancak sürecin bunun aksine geliştiğini anlatan Putin, “Geri dönüşü olmayan sürece giren onlar olmaya başladı. (Avrupa’daki) İmalat sanayi, ABD dahil, daha uygun koşulların yaratıldığı ve enerji kaynaklarının daha ucuz olduğu diğer ülkelere kayıyor. Çünkü doğal gazı sıvılaştırmaları, sonra okyanusa göndermeleri ve sonra yeniden gaz haline getirmeleri gerekiyor. Bütün bunlar ek maliyet ortaya çıkarıyor.” şeklinde konuştu.

Putin, Alman hükümetinin yürüttüğü mevcut politikayla kendi ekonomilerinin geleceğine devasa zararlar verdiğini ifade etti.

Rusya’ya enerji sevkiyatını kısıtladığına dair suçlamalar yöneltildiğine dikkati çeken Putin, “Sürekli Rusya’nın (enerji kaynağı) vermediğini, kısıtladığını söylediler. Biz hiçbir şeyi kısıtlamıyoruz, her şeyi veriyoruz. En güvenilir ortak da Türkler oldu. İşte, TürkAkım üzerinden sevkiyat yapılıyor.” dedi.

Putin, Avrupa’nın Rus gazı alıp almayacağına kendilerinin karar vermesi gerektiğine işaret ederek, “İhtiyaçları varsa alırlar, yoksa biz de onlarsız hallederiz.” ifadesini kullandı.

Putin, Rusya’nın doğal gaz ihracatında artık Avrupa yerine farklı güzergahları tercih ettiğini belirterek, “Sadece konut ve kamu hizmetleri sisteminde değil, aynı zamanda Rusya ekonomisi ve sanayisi için de iç sorunları çözmek amacıyla bu enerji kaynaklarını kullanmak üzere daha fazla çalışıyoruz.” diye konuştu.

Rusya’nın Avrupa’ya daha fazla gaz ihraç ettiği dönemde daha fazla para kazandığını anlatan Putin, “Ancak diğer taraftan enerji sektörüne ne kadar az bağımlı olursak o kadar iyi çünkü ekonominin enerji dışı kısmı eskisinden çok daha hızlı büyüyor.” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/putin-avrupa-ekonomisi-geri-donusu-olmayan-yola-girdi/feed/ 0
NATO Genel Sekreteri Stoltenberg’den Ukrayna’ya daha fazla silah tedariki çağrısı https://www.igdirhaber.com.tr/nato-genel-sekreteri-stoltenbergden-ukraynaya-daha-fazla-silah-tedariki-cagrisi/ https://www.igdirhaber.com.tr/nato-genel-sekreteri-stoltenbergden-ukraynaya-daha-fazla-silah-tedariki-cagrisi/#respond Mon, 04 Mar 2024 21:48:24 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=4629 – NATO Genel Sekreteri Stoltenberg’den Ukrayna’ya daha fazla silah tedariki çağrısı

MÜNİH – NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, kalıcı bir barışa ulaşılabilmesi için NATO müttefiklerini Ukrayna’ya daha fazla silah tedarik etmeye çağırdı. Stoltenberg, Avrupa Konseyi’nin Ukrayna’ya 50 milyar euroluk yeni yardım paketini onaylamasını memnuniyetle karşıladıklarını ifade ederek, “ABD’nin de aynını yapmasını bekliyorum” dedi.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve Bavyera Başbakanı Markus Söder, Münih Güvenlik Konferansı’nda ortak basın toplantısı düzenledi. Rusya-Ukrayna Savaşı’nın 2’nci yılını dolduracağını kaydeden Stoltenberg, Avrupa Konseyi’nin Ukrayna’ya 50 milyar euroluk yeni yardım paketini onaylamasını memnuniyetle karşıladıklarını ifade ederek, “ABD’nin de aynını yapmasını bekliyorum. Bu hayati bir mesele” diye konuştu. Stoltenberg, Putin’in istediklerini savaş alanında elde edemeyeceğini anlaması gerektiğini ve kalıcı bir barış sağlanması için Ukrayna’ya silah tedarikine devam etmeleri gerektiğini söyledi.

Ukrayna’ya daha fazla silah tedariki ve NATO ülkelerinin silah stoklarını artırması çağrısında bulunan Stoltenberg, “Bu Ukrayna’ya yardım edecek, NATO’yu daha güçlü kılacak ve aynı zamanda yüksek kalifiye üretimde istihdamı artıracaktır. Buna Patriot füzelerinin yeni bir tesiste üretileceği Bavyera da dahildir. Bu, Avrupalı ve Kuzey Amerikalı savunma firmalarının ortak güvenliğimiz için işbirliğinin örneklerinden biridir” ifadelerini kullandı.

NATO üyelerinin hiçbiri aleyhinde yakın bir tehdit bulunmadığını ifade eden Stoltenberg, “NATO, daha fazla askeri güç, daha yüksek düzey askeri hazırlık ve artırılan savunma harcamaları ile Moskova’da bizim tüm müttefiklerimizi korumaya hazır olduğumuz konusunda herhangi bir yanlış hesaba alan bırakmamaya devam etmektedir. Geçtiğimiz yıl Avrupalı müttefikler ve Kanada’nın savunma harcamaları, eşi görülmemiş bir artışla yüzde 11’e yükseldi. Bu sene 18 müttefikin gayri safi milli hasılanın yüzde 2’sini savunmaya harcamasını bekliyorum” diye konuştu.

Von der Leyen: “Ukrayna’daki savaş, sadece Ukrayna ile sınırlı değil”

Von der Leyen ise, Ukrayna’daki savaşın yanı sıra Orta Doğu’daki istikrarsızlık ve Çin’in artan etkinliğinin sonuçlarını Avrupa’da hissettiklerini söyledi. Ukrayna’daki savaşın sadece Ukrayna ile sınırlı olmadığını vurgulayan Von der Leyen, “Rusya, sadece Ukrayna’yı yok etmeyi değil aynı zamanda artık demokrasinin de olmadığından emin olmaya çalışıyor. Burada Rusya’nın doğalgazı bir tehdit aracı olarak kullanmasını, göçmenleri enstrüman olarak kullanabilmek için her şeyi yaptığını ve bu şekilde Polonya’da Avrupa Birliği sınırlarını güvensiz hale getirmeye çalıştığını, sürekli gerçekleştirilen siber saldırıları ve dört bir yandaki dezenformasyonu hatırlatmak isterim. Bunların tamamı Avrupa’da bizi olduğu gibi Amerikalı dostlarımızı da etkiliyor” dedi.

Bu nedenlerle ABD ve Avrupa’nın Ukrayna’ya destek sağlanmasında transatlantik ortak menfaatler olduğunu vurgulayan Von der Leyen, Avrupa’nın Ukrayna’ya 50 milyar Euro yeni yardım paketini onaylamış olmaktan mutluluk duyduğunu söyledi.

Yaşananları göz önüne alarak savunmaya daha fazla yatırım yapmak istediklerini ve Avrupa’nın savunma sanayisini güçlendirmek istediklerini vurgulayan Von der Leyen, bu nedenle önümüzdeki ay Avrupa savunma sanayisi için bir strateji sunacaklarını duyurdu.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/nato-genel-sekreteri-stoltenbergden-ukraynaya-daha-fazla-silah-tedariki-cagrisi/feed/ 0
Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Şeref Eroğlu: Türk güreşi yeni şampiyonlar yetiştirmeli https://www.igdirhaber.com.tr/turkiye-gures-federasyonu-baskani-seref-eroglu-turk-guresi-yeni-sampiyonlar-yetistirmeli/ https://www.igdirhaber.com.tr/turkiye-gures-federasyonu-baskani-seref-eroglu-turk-guresi-yeni-sampiyonlar-yetistirmeli/#respond Sun, 03 Mar 2024 21:06:38 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=4531 Türkiye Güreş Federasyonu (TGF) Başkanı Şeref Eroğlu, Türk güreşinin yeni şampiyonlar yetiştirmek zorunda olduğunu söyledi.

Başkan Eroğlu, Romanya’nın başkenti Bükreş’te devam eden Avrupa Güreş Şampiyonası’nda basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Türk güreşini artık şampiyon sporcuların yönettiğine değinen Eroğlu, “Bu işin yıllarca kahrını biz Avrupa, dünya ve olimpiyat şampiyonları çektik. Biz minderde yendik. Yıllarca kahrını bizim çektiğimiz minderin yöneticiliğini başkaları yaptı. Bugün bütün kulağı kırık, halden anlayan, buralardan geçmiş, güreşin dertleriyle dertlenmiş kişiler yönetimde.” diye konuştu.

Tecrübeli eski şampiyon güreşçilerin arasında kendisinin başkan seçildiğine değinen Eroğlu, “Bu dünyada kimse tek başına bir şeyi başaramaz. Tüm yönetimime, şampiyon ağabeylerime, güreş aileme bana verdikleri destekten dolayı teşekkür ediyorum. Bu bir kişinin yapabileceği iş değil. Ancak başkan ve lider olunmaz, lider doğulur. Bu da Allah’ın insanlara verdiği ender özelliklerden bir tanesi. Ben risk ve sorumluluk aldım. Hayatımın hiçbir döneminde, ‘Kimse yok mu?’ demedim, ‘Ben hep buradayım.’ dedim. Bugün beni var eden, minderde ter döktüğüm, beni bu noktaya getiren güreşin başkan olarak emrindeyim. Yarın da herhangi bir pozisyonda Türk güreşinin, sporunun, devletinin ve milletinin emrinde olmaya devam edeceğim.” ifadelerini kullandı.

Tesisleşmeler devam ediyor

Şeref Eroğlu, güreşe hizmet edecek tesislerin birer birer hizmete girdiğini dile getirdi.

İstanbul ve Ankara’daki salon ile kamp tesislerinin yenilendiğine değinen Eroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Göreve geldiğimizin üzerinden 27 ay geçti. Sarıyer’deki Mersinli Ahmet Tesisleri’ni yıktık. Yerine 3-4 ay içinde 6 minderli spor salonu yaptık. Şu anda sporcularımız Sarıyer’de son sistemde yapılmış salonda çalışıyor. Ayrıca Ankara Elmadağ’daki kamp eğitim tesisi bitmek üzere. 110 kapasiteye çıktık. Son sistem, otel ayarında, şampiyonlarımızın kalırken huzur bulacağı tesis tamamlanmak üzere. Şu anda görevde bulunan Bakanımız Osman Aşkın Bak’a teşekkür ediyorum. İki yılda 2 tesisimizi bitirdik ama bu yeterli değil. Ankara Keçiören’de 400 kişilik kamp eğitim tesisi yapacağız. Bu olduğu zaman Türkiye aynı anda 15 ülkeyi misafir edip kamp yaptıracağı bir güreş üssü olacak.”

“Türk güreşinin geleceğini planlıyoruz”

Başkan Eroğlu, Türk güreşinin geleceğini planladıklarını vurguladı.

Taha Akgül ve Rıza Kayaalp gibi yıldız sporcular yetiştirmeleri gerektiğini aktaran Eroğlu, “Türk güreşinin geleceğini planlıyoruz. Etrafımızda olan bitenin de farkındayız. Biz, ‘Türk gibi güçlü’ sözünü dünyaya ata sporu güreşle duyurduk. Güreşin geleceğini teminat altına almak istiyorsak yeni gençleri kazanmamız gerek. Yeni Tahalar, yeni Rızalar bize lazım. Alperen yeni Rıza Kayaalp olacak. Bana göre Türkiye Cumhuriyeti’nin 2. yüzyılının en başarılı sporcularından biri Alperen olacak. Mehmet Akif Pirim, Nazmi Avluca, Mahmut Demir, Şeref Eroğlular Türk güreşinin birinci yüzyıldaki şampiyonlarıydı. Bayrak artık 2. yüzyılda yeni kuşağa geçti. Bu kuşak da başarıları sürekli hale getirecek. Olimpiyatlarda başarımızı kalıcı hale getirmek zorundayız. Başka çaremiz yok.” ifadelerini kullandı.

“Durduğumuz an kaybederiz”

Başkan Eroğlu, 2032 Olimpiyat Oyunları’nı düşünerek plan yapmaları gerektiğini söyledi.

“Türk güreşi olarak duramayız. Durduğumuz an kaybederiz.” diyen Eroğlu, şunları kaydetti:

“Yeni yüzler bulacağız. Planlamamızı doğru yapacağız. Gelecek 4-5 yılın planını yapmak zorundayız. Planımız 2028’de yapılacak olimpiyat oyunları. Hatta 2032’nin planını yapmak zorundayız. Güreşi ancak böyle teminat altına alabiliriz. Olimpiyatlarda güreş artık gücü temsil ediyor. Rusya’nın hegemonyası serbestte ABD’ye geçti. Avrupa’da olimpiyatta en fazla kotayı biz kazandık. Şu anda 6 kotamız var. En yakın takipçimiz Rusya’nın kotası dört. Üç stilde dünya ve Avrupa şampiyonu çıkartan tek ülkeyiz.”

Güreşi Türk teknik adamların yönetmesi gerektiğini savunan Eroğlu, “Hazıra dağ dayanmıyor. Dışarıdan getirdiğimiz teknik adamlar gün geliyor gidiyor. Türk güreşine teknik adam kazandıracağız ki Türk güreşinin geleceği teminat altında olsun. Bunu yapacak karakterde bir şampiyon başkanım. Savaşmayı seviyorum. Hayat karar ve eylemdir. Bir karar alırım ve eyleme geçerim. Yaptıklarımız yanlış olsa idi bu sonuçlar böyle olmazdı. Eski sporcuları da değerlendirmek zorundayız. Bu benim asli görevim.” değerlendirmesinde bulundu.

“İlklerin olduğu bir şampiyona”

Şeref Eroğlu, devam eden Avrupa Şampiyonası’nda Türkiye adına ilklerin yaşandığını söyledi.

Türkiye’nin elde ettiği başarılara değinen Eroğlu, “Avrupa şampiyonlarında 112 altın madalyamız vardı. Şu anda 116 madalyaya ulaştık. İlklerin olduğu bir şampiyona. İnşallah yolumuz açık ve madalyamız bol olur. 2022’de serbest, grekoromen ve kadınlarımız aynı anda kürsü yapmıştı. 2023’te grekoromende Avrupa şampiyonu, serbestte Avrupa üçüncüsü, kadınlarda da Avrupa ikincisi olmuştuk. Bu çok gurur verici bir şey. Artık takım halinde her sene gücünü ispat eden bir milli takıma kavuştuk. Benim kontrolümdeki Türk güreşinde gururla izleyecekleri bir milli takım oluşturacağım demiştim. Bunu başarmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Bu takımda 35 yaşında Rıza kaptan da var, aynı zamanda 19 yaşında Alperen de var. Elimden geldiği kadar takımlarımı gençleştirmeye çalışıyorum. Kaliteli sporcularla gençlere şans vermeye devam edeceğim. Bu çocuklar bizim geleceğimiz.” diyerek sözlerini tamamladı.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/turkiye-gures-federasyonu-baskani-seref-eroglu-turk-guresi-yeni-sampiyonlar-yetistirmeli/feed/ 0
Şeref Eroğlu: “Türk güreşinde yeni tarihler yazacağız” https://www.igdirhaber.com.tr/seref-eroglu-turk-guresinde-yeni-tarihler-yazacagiz/ https://www.igdirhaber.com.tr/seref-eroglu-turk-guresinde-yeni-tarihler-yazacagiz/#respond Sun, 03 Mar 2024 21:04:04 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=4528 Türk güreşinde yeni tarihler yazmaya devam edeceklerini söyleyen Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Şeref Eroğlu, “Biz Türk güreşi olarak duramayız. Durduğumuz zaman kaybederiz. Yeni yüzler bulacağız, planlamamızı doğru yapacağız” dedi. Eroğlu, ayrıca şu ana kadar 6 kota ile Avrupa’da olimpiyata katılacak en fazla kotanın elde edildiğini, dünyada ise bu alanda üçüncü sırada bulunduklarını dile getirdi.

Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Şeref Eroğlu, Romanya’nın başkenti Bükreş’te düzenlenen 2024 Avrupa Güreş Şampiyonası’na ve milli takımın geleceğine dair basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Öncelikle Avrupa şampiyonasında milli güreşçilerin performansını değerlendiren Eroğlu, “Bu Avrupa şampiyonasında yine ilkleri yaşıyoruz. İlk defa bir Avrupa şampiyonasında grekoromende 5 sıklette finale kaldık. 2’si altın, 3’ü gümüş, 1 bronz olmak üzere 6 madalya, 147 puan elde ettik. Geçen sene yine bu takım Zagreb’de Avrupa şampiyonu olmuştu. Bu sene rüştünü bir kez daha ispat etti. 147 puan biz aldık, 142 puanlı Azerbaycan ve 99 puanlı Ermenistan ile ilk üç sırayı paylaştık. Haklı bir gururu yaşıyoruz. Cumhuriyet tarihinde katıldığımız hiçbir şampiyonada üst üste 2 Avrupa şampiyonluğumuz yoktu. Bu da Türkiye Güreş Federasyonu başkanı olarak bana, bizim ekibimize, teknik ekibimize ve yönetimimize nasip oldu. İlklerin yaşandığı bir Avrupa şampiyonası dedik, kadın güreşimizde ilk defa bir Avrupa şampiyonasında 4 altın madalya ile güreşmiş oluyoruz. 4 final tarihte yoktu, ilk defa bu şampiyonada oldu. Bugün 1 altın, 3 tane de bronz maçımız var. Bunları da alırsak kadın güreşimiz 7 madalya alabilir. Bugünkü bronz maçına bağlı. Şu anda kadın güreşi olarak Avrupa ikinciliğimiz garanti, akşamki maçlara göre Avrupa şampiyonu da olabiliriz. Serbest güreşimiz başladı. Sabah 1 maç aldık. Yarın efsane Taha, kaptan çıkacak. Kaptan burada 11. Avrupa şampiyonluğuna güreşiyor. İnşallah o da diğer şampiyonlar gibi gerekeni yapacak” diye konuştu.

“116 Avrupa şampiyonluğu rakamına ulaşmış bulunuyoruz”

Grekoromonde elde ettikleri başarılarla adından söz ettiren Alperen Berber ve Selçuk Can ile ilgili görüşlerini de aktaran Başkan Eroğlu, “Türk güreşi grekoromen güreşte iki tane yeni değer kazandı. 19 yaşında Alperen Berber, 82 kiloda ilk defa büyükler kategorisinde yarıştı. Türkiye’nin de büyük bir gururla, mutlulukla izlediği şampiyonada Avrupa şampiyonu oldu. Gerçekten federasyon olarak çok tebrik telefonu aldık. Bu çocuğu ben 2 yıl önce İtalya’da, Yıldızlar Dünya Şampiyonası’nda izledim. Dedim ki, ‘Benim aradığım adam bu’. İki yıldır takip ediyorduk. A takımlarda antrenmana alıyorduk, 82 kiloda Burhan Akbudak’ın peşinden rezerv takımda elimizde bulunuyordu. Fakat Burhan burada güreşmeyince Alperen’e bu mayoyu teslim ettik ve o da bizi mahcup etmedi. Selçuk Can, 4 şampiyonada bronz madalya alan tek sporcuydu. Ona dedim ki artık şampiyonlar kulübüne katılman lazım. Selçuk da geldi ve maçı bütün Türkiye izledi. Onu da tekrar alnından öpüyorum. Bir adım, bir santim bile geri adım atmadan defalarca yenildiği Azeri rakibi yenerek burada Avrupa şampiyonu oldu. O da 28 yaşında, Türk güreşinin 114. Avrupa şampiyonu olarak adını tarihe yazdırdı. Bu şampiyonaya gelirken Avrupa şampiyonalarında 112 altın madalyamız vardı. Şu anda 4 altınla 116 Avrupa şampiyonluğu rakamına ulaşmış bulunuyoruz” ifadelerini kullandı.

“Kaliteli sporcularla bu milli takımı değiştirmeye, onlara şans vermeye devam edeceğim”

Şeref Eroğlu, yönetime geldikleri dönemden bugüne süregelen değişimle alakalı ise, “2022’ye baktığınızda serbest, grekoromen ve kadınlarımız kürsü yapmıştı. 2023’e baktığınızda grekoromen güreşçimiz Avrupa şampiyonu, serbest kadın güreşçimiz Avrupa ikincisi, serbest erkek güreşçimiz Avrupa üçüncüsü olmuştu. O kadar gurur verici bir şey ki birkaç sporcunun şampiyon olduğu, bütün yükün ağır sıkletlere verildiği bir milli takımdan, artık takım halinde her sene rüştünü ispat eden bir milli takıma kavuşturduk. Aday olduğumda da benim kontrolümdeki bir güreşte devletimizin, milletimizin, devlet büyüklerimizin gururla seyredeceği bir milli takım oluşturacağım demiştim. Bunu başarmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Değişim olmadan asla gelişim olmaz. Hem tecrübeli, aktif sporunun sonuna gelmiş şampiyonlarımız var hem de onlardan sonra bayrağı yere düşürmeyecek ve ülkesini, milletini gururla temsil etmek isteyen, yüreği vatan sevgisiyle dolu gençlerimiz var. Elimden geldiği kadar yerli yerinde, zamanında, takımlarımı revize etmeye ve gençleştirmeye çalışıyorum. Çünkü bu çocuklar bizim geleceğimiz. Çok kaliteli sporcularla bu milli takımı değiştirmeye, onlara şans vermeye devam edeceğim” cümlelerine yer verdi.

“Geçmişte milli takıma hizmet etmiş sporcularımızı değerlendirmek zorundayız”

Değişimin yalnızca milli takımda değil, federasyondaki yönetim anlayışı ve teknik ekip yönünde de olduğuyla ilgili yapılan hatırlatma üzerine TGF Başkanı Eroğlu, şunları söyledi:

“Grekoromen güreşin başında şu an dünya ve Avrupa şampiyonu, olimpiyat üçüncüsü Nazmi Avluca var. Yanında Avrupa şampiyonu Bayram Özdemir, yine yanında olimpiyat üçüncüsü, dünya üçüncüsü Cenk İldem var. Güreşi, güreşçiler yönetecek diye boşuna söylememiştim. Hazıra dağ dayanmıyor, hep dışarıdan getirdiğimiz antrenörler gün gelip sözleşmesi bitince gidiyor veya biz devam etmiyoruz. Biz bunlara fırsat vereceğiz, bunları Türk güreşine teknik adam olarak, sporcu olarak kazandıracağız ki hem Türk sporunun hem de Türk güreşinin geleceği teminat altında olsun. Ben savaşmayı seviyorum. Hayat karar ve eylemdir. Ben bir karar alırım, eyleme geçerim. Eğer yaptıklarımız yanlış olsaydı bu sonuçlar böyle olmazdı. Geçmişte milli takımlarda minderde, bize hizmet etmiş, başarılar kazanmış sporcularımızı değerlendirmek zorundayız. Bu benim asli görevim.”

“Her geçen gün aşağıdan gelen gençlere bu fırsatı vermeye devam edeceğiz”

Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Şeref Eroğlu, altyapı sistemiyle alakalı bilgiler de vererek, “Türkiye bir güreş ülkesi diyoruz ama oraya lisanslı sporcu sayısı açısından oraya hala erişmiş bir spor ülkesi veya federasyon değiliz. Şu an 15 bin lisanslı sporcu görünüyor. Baktığınız zaman ABD’de sadece 400 bin kolejlerdeki lisanslı sporcu sayısı olarak görünüyor. Ortalama 600 kişiden milli takımımızı oluşturuyoruz, 700-750 kişiden yıldızlarımızı oluşturuyoruz. Biz bu havuzdan gördüğümüz, yakaladığımız yetenekleri milli takımlarımıza davet ediyoruz. 18 yaşındaki gençlerimizi de bazen A takım ile antrenmanlara alıyorum ki tecrübeli sporcularla antrenman yapma şansı olsun. Bu çocuklar, çok hızlı yol kat ediyorlar. Rol modelleri olan sporcular da yanlarında oluyor. Bu sistemi böyle kurduk ve bunun doğru olduğuna da inanıyorum. Her geçen gün aşağıdan gelen gençlere bu fırsatı vermeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

“Türk güreşi olarak duramayız, durduğumuz zaman kaybederiz”

Güreşte başarıları kalıcı hale getirmek zorunda olduklarını belirten ve gelecek planlamasına verdikleri önemin altını çizen Eroğlu, “Biz Türk güreşi olarak duramayız. Durduğumuz zaman kaybederiz. Yeni yüzler bulacağız, planlamamızı doğru yapacağız. Mesela bizim yakın planımız Paris’teki olimpiyat oyunları. Asıl planımız ise 2028’de ABD’de yapılacak olimpiyat oyunları. Biz burada gelecek 4 yılın, 5 yılın planını yapmak zorundayız. Hatta 2032’nin planını yapmak zorundayız. Güreşi ancak böyle teminat altına alabiliriz. Avrupa’da olimpiyata katılacak en fazla kotayı biz kazandık. Bizim 6 kotamız var, en yakın takipçimiz Rusya’nın 4 kotası var. Grekoromen, serbest ve kadınlarda 3 stilde Avrupa şampiyonu çıkartan tek ülkeyiz. Biz olimpiyat oyunlarında gücü temsil eden güreşte daha güçlü olmak zorundayız. Bunun için de çalışıyoruz. Aynı kadın güreşinde Japonya’nın hegemonyası gibi, serbest güreşte ABD ve İran’ın olduğu gibi biz de başarımızı kalıcı hale getirmek zorundayız. Bizim başka çaremiz yok” dedi.

“Tesis anlamında kesinlikle yeterli değiliz”

Başkan Eroğlu, tesisleşme konusunda önemli adımlar atıldığından bahsederek, “Tesis anlamında kesinlikle yeterli değiliz. Bunu da hak etmediğimizi düşünüyoruz. Biz biliyorsunuz Sarıyer Mersinli Ahmet Kamp Tesisleri’ndeki spor salonumuzu yıktık. Bakanlığımıza, özellikle Muharrem Kasapoğlu ve Süleyman Şahin genel müdürüme teşekkürü bir borç biliyorum. Ben anlattım ve 3-4 ay içinde Sarıyer’deki 6 minderli salonun ihalesini yapıp bitirip bize teslim ettiler. Şu anda bizim aslanlarımız 6 minderli, en son sistemle yapılmış kapalı spor salonunda antrenmanlarını yapıyorlar. İkinci müjdemiz de şu, Ankara Elmadağ’daki tesislerimiz bitmek üzere. 70 kapasiteden 110 kapasiteye çıktı. Otel ayarında, şampiyonların orada kalırken huzur bulacağı, bütün altyapının tamamlandığı tesisimiz bitmek üzere olduğu mevcut Bakanımız Osman Aşkın Bak’a teşekkür ediyorum. Şu anda 2 tane tesisimizi 2 yılda bitirdik, ekip olarak kenara koyduk. Tabii, yeterli değil. İnşallah Ankara Keçiören’de Taha Akgül Spor Salonu’nun yanındaki büyük kamp eğitim tesisimizin ihalesi biterse bu 400 kişilik kamp ve eğitim merkezi olacak. Türkiye, bu sayede 10-15 ülkeyi ağırlayabilecek bir güreş üssü haline gelecek” diye konuştu. – BÜKREŞ

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/seref-eroglu-turk-guresinde-yeni-tarihler-yazacagiz/feed/ 0
Milli kadın güreşçiler Avrupa şampiyonu oldu https://www.igdirhaber.com.tr/milli-kadin-guresciler-avrupa-sampiyonu-oldu/ https://www.igdirhaber.com.tr/milli-kadin-guresciler-avrupa-sampiyonu-oldu/#respond Tue, 27 Feb 2024 21:28:41 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=4307 Romanya’da düzenlenen Avrupa Güreş Şampiyonası’nda altın madalya kazanarak Avrupa Şampiyonu olan Buse Tosun Çavuşoğlu ve Yasemin Adar Yiğit, Türkiye’yi gururlandırdı. Yasemin Adar Yiğit, üst üste 3’üncü, toplamda 7’nci Avrupa şampiyonluğunu kazandı. Avrupa Güreş Şampiyonası’nda ilk kez altın madalyaya ulaşan Buse Tosun Çavuşoğlu isehayallerinin olimpiyatlarda altın madalya kazanmak olduğunu söyledi.

UKRAYNALI RAKİBİNİ 5-2 MAĞLUP ETTİ

Avrupa Güreş Şampiyonası kadınlar 68 kilo finalinde milli güreşçi Buse Tosun Çavuşoğlu, Ukraynalı rakibi Tetiana Sova Rizhko’yu 5-2 mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu. Müsabakanın ardından Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Şeref Eroğlu, şampiyon sporcuyu tebrik etti.

“TÜRK KADININI SEMBOLİZE EDEN BİR SPORCU”

Başkan Eroğlu, “O Türk güreşinin, Türk sporunun gurur abidelerinden bir tanesi. Buse’miz milli değerimiz. Yasemin zaten rüştünü ispat etmişti. Geçen yıldan beri söylüyorum; bizim inandığımız kadar sen kendine inansan şampiyonsun. Buse hem Dünya şampiyonu oldu hem de Avrupa şampiyonu oldu. Ortaya koymuş olduğu mücadelesinden dolayı, savaşçılığından dolayı, bize yaşattığı o güzel duygudan dolayı milletim adına Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı olarak teşekkür ediyorum.

Türk kadınını sembolize eden, Türk kızlarına örnek bir sporcu, örnek bir şahsiyet, Allah yolunu açık etsin. Olimpiyat Oyunları’na 157 gün var. İnşallah orada da adını tarihe altın harflerle yazdırır. O altın madalyaya bize getirir, biz de onu sizlerle buluştururuz. Onunla gurur duymaya devam ederiz” diye konuştu.

Buse Tosun Çavuşoğlu

OLİMPİYATLARDA ALTIN MADALYA KAZANMAK İSTİYOR

“Kariyerinde tek eksik altın madalyanın olimpiyatlar olduğunu ve hedefinin de bu olduğunu vurgulayan Buse Tosun Çavuşoğlu, “Biz Dünya Şampiyonası sonrası uzun bir ara vermedik. Olimpiyatlara hazırlanır gibi kamplarımıza, milli takımımıza, evde olsun çalışmalarımızı son sürat devam ettik. Çünkü çok kısa bir süre kaldı. Olimpiyatlar 4 yılda 1 yapılan, her sporcunun hayali olan kariyer olarak zirve demek. İnşallah benim tek bir altın madalyam kaldı. Avrupa şampiyonalarında son saniyede kaybettiğim olmuştu. Dünya şampiyonluğundan başlayıp, bugün olimpiyatlara bir Avrupa şampiyonluğu da ekleyip, son dünya ve Avrupa şampiyonu olarak katılmak sporun zirvesine bir kariyer diyebilirim. İnşallah Allah bizleri utandırmaz, emeklerimizin karşılığını olimpiyatlarda tam destek, tüm hırslı çalışmalarımızla sonucunu aynı bu şekilde alırız. Destekleyen, inanan herkese çok teşekkür ederiz” ifadelerini kullandı.”

“HAYALLERİM OLİMPİYATLARDA ALTIN MADALYA KAZANIP TARİHE GEÇMEK”

“Rakipleriyle ilgili de konuşan milli sporcu, 2024 yazında Paris’te düzenlenecek Olimpiyat Oyunları’yla ilgili şunları söyledi: “Burada kota alan sporcular vardı. Fransız ve Ukraynalı rakibim vardı. Bunlar kendilerini kanıtlamış, Avrupa şampiyonu, dünya madalyası bulunan sporculardı. Ama bugün kürsünün en üst basamağında ben yer aldım. Bu demek oluyor ki; Olimpiyatlarda altın madalyayı boynuma takmak, İstiklal Marşı’mızı okutmak nasip olsun. İnşallah hedeflerime ulaşırım. Hayallerim olimpiyatlarda altın madalya kazanmak, tarihe geçmek. İnşallah bunu elde ederim.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/milli-kadin-guresciler-avrupa-sampiyonu-oldu/feed/ 0
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Peter Szijjarto ile ortak basın toplantısı düzenledi https://www.igdirhaber.com.tr/disisleri-bakani-hakan-fidan-macaristan-disisleri-ve-dis-ticaret-bakani-peter-szijjarto-ile-ortak-basin-toplantisi-duzenledi/ https://www.igdirhaber.com.tr/disisleri-bakani-hakan-fidan-macaristan-disisleri-ve-dis-ticaret-bakani-peter-szijjarto-ile-ortak-basin-toplantisi-duzenledi/#respond Sun, 25 Feb 2024 09:03:15 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=4187 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Peter Szijjarto ile Bakanlık’ta düzenlediği ortak basın toplantısında, “Türkiye-Avrupa Birliği (AB) ilişkileri bazı ülkelerin siyasi hesaplarına kurban edilmemelidir. Neticede AB’nin ülkemizin üyeliğine yönelik tavrında daha rasyonel düşünmesini ve bölgesel refaha ve istikrara katkı sağlayacak bir tutum benimsemesini bekliyoruz. AB üyeliğimizin önündeki engellerin aşılmasında ve AB ile ilişkilerimizin gelişmesinde Macaristan’ın değerli katkı ve desteğinin devamına güveniyoruz. Macaristan’ın AB dönem başkanlığında Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve vize serbestisi gibi konularda ilerleme sağlanmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Peter Szijjarto ile bugün Bakanlık’ta görüştü. İki Bakan görüşmelerinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Fidan, şunları kaydetti:

“AB TÜRKİYE’YE YAKLAŞIMINDA KİMLİK SİYASETİNİ SONA ERDİRMELİ”

“Karşılıklı üst düzey ziyaretlerle kapsamlı iş birliğimizi daha da pekiştirmekteyiz. Başbakan sayın Orban ile Bakan sayın Szijjarto’yu Antalya Diplomasi Forumu vesilesiyle Mart ayı başında Antalya’da misafir edeceğiz.

Macaristan yılın ikinci yarısında Temmuz itibariyla Avrupa Birliği (AB) dönem başkanlığını üstlenecek. AB’nin stratejik düşünerek artık Türkiye’ye yaklaşımında kimlik siyasetini sona erdirmesi gerekmekte. Aynı zamanda Türkiye-AB ilişkileri bazı ülkelerin siyasi hesaplarına kurban edilmemelidir. Neticede AB’nin ülkemizin üyeliğine yönelik tavrında daha rasyonel düşünmesini ve bölgesel refaha ve istikrara katkı sağlayacak bir tutum benimsemesini bekliyoruz. AB üyeliğimizin önündeki engellerin aşılmasında ve AB ile ilişkilerimizin gelişmesinde Macaristan’ın değerli katkı ve desteğinin devamına güveniyoruz. Macaristan’ın AB dönem başkanlığında Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve vize serbestisi gibi konularda ilerleme sağlanmasını temenni ediyoruz.

Ukrayna’daki savaşın bir an önce uluslararası hukuk temelinde adil bir barış yoluyla sonlanması arzumuzu dile getirdik. Türkiye de Macaristan da barış müzakerelerine şans verilmesi gerektiğine inanıyo, bu inancımızı bir kez daha karşılıklı olarak teyit ettik.”

SZIJJARTO: “UMARIM KURTARMA ÇALIŞMALARI BAŞARIYLA SONUÇLANIR”

Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Szijjarto ise şöyle konuştu:

“Katolik toplumuna, yakın geçmişte gerçekleşen saldırı nedeniyle taziyemizi, başsağlığımızı ve dayanışmamızı ifade etmek istiyorum. Bir Katolik olarak teşekkürümü ifade etmek istiyorum Türk hükümetine ve Türk yetkililerine son derece etkin önlemler aldıkları ve olayları işleyenleri hızlıca ortaya çıkardıları için.

Maden faciası, toprak kayması nedeniyle Türkiye’nin vatandaşlarına taziyelerimi iletmek istiyorum. Umarım ki kurtarma çalışmaları başarıyla sonuçlanır.

Biz Türkiye’ye Macaristan ve Avrupa açısından güvenliğimizin anahtar rolüne sahip bir ülke olarak bakıyoruz. Bugün AB önündeki zorluklarla Türkiye olmadan baş edemeyiz.

“YASA DIŞI GÖÇMENLERİN AVRUPA’YA ULAŞMASINI ENGELLEYEMEZSEK AVRUPA’YI KAYBEDECEĞİZ”

AB’nin Türkiye’ye ihtiyacı var. Yasa dışı göçmenlerin Avrupa’ya ulaşmasını engelleyemezsek Avrupa’yı kaybedeceğiz ve biz bunu istemiyoruz. Bunun için sürekli olarak yasa dışı göç baskısının frenlenmesi için Türkiye’yi destekliyoruz.

Enerji güvenliğine istinaden şunu söylemem gerekiyor: Bizim için doğal gaz tedariği Türkiye’siz mümkün değildir. Türkiye bu konuda en önemli ülke, en güvenilir ve en öngörülebilir transit ortağımızdır. Macar doğal gazı tedariğinin sağlanmasında size teşekkür etmek istiyorum. Enerji güvenliği konusunu siyasi veya ekonomik silah olarak kullanmıyorsunuz.

Türkiye’nin terörizme karşı adımlarını takdirle karşılıyoruz. Günümüzde bütün dünya terör tehdidiyle karşı karşıyadır.

“DÖNEM BAŞKANLIĞIMIZDA AB-TÜRKİYE ORTAKLIK KONSEYİ’NİN TEKRAR TOPLANMASINI ARZU EDİYORUZ”

AB’nin Türkiye gibi öylesine ortaklara ihtiyacı vardır ki, daha sıkı işbirliğiyle belki de geçtiğimiz dönemde kaybedilen rekabet gücü elde edilebilir. Temmuz ayının başından itibaren başlayacak olan Macar dönem başkanlığında AB ile Türkiye arasındaki Gümrük Anlaşması’nın modernleştirilmesi ve kapsamının daha da arttırılması konusuna öncelik vereceğiz. Vize işlemlerinin kolaylaştırılması konusunda da ilerleme kaydetmek istiyoruz. Dönem başkanlığımızda AB ile Türkiye arasındaki Ortaklık Konseyi’nin tekrar toplanmasnı arzu ediyoruz.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/disisleri-bakani-hakan-fidan-macaristan-disisleri-ve-dis-ticaret-bakani-peter-szijjarto-ile-ortak-basin-toplantisi-duzenledi/feed/ 0
Türkiye ve Yunanistan, Avrupa Gökyüzü Kalkanı Girişimi’ne Katılıyor https://www.igdirhaber.com.tr/turkiye-ve-yunanistan-avrupa-gokyuzu-kalkani-girisimine-katiliyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/turkiye-ve-yunanistan-avrupa-gokyuzu-kalkani-girisimine-katiliyor/#respond Fri, 23 Feb 2024 21:12:45 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=4115 Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorious, Türkiye ve Yunanistan’ın Avrupa Gökyüzü Kalkanı Girişimi’ne (ESSI) katılacaklarını duyurdu. ABD’nin F-16’lara yeşil ışık yakması sonrasında Türkiye’nin şimdi de ESSI’ye katılacak olması, NATO müttefikleriyle bağları güçlendirecek önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Almanya Savunma Bakanı Pistorious bugün Brüksel’de yapılan NATO savunma bakanları toplantısı öncesinde, “ESSI bugün iki yeni üyenin katılımıyla büyüyor. Yunanistan ve Türkiye’ye ESSI’ye hoş geldiniz diyeceğiz” açıklamasını yaptı.

Almanya’nın kurulmasına liderlik ettiği girişimin son iki yılda önemli başarılar kaydettiğini söyleyen Alman bakan, “Girişim hava savunma sistemlerinin ortak tedariki ve kullanımı ile ilgilidir” dedi ve ekledi:

“Odak, bu hava savunma sistemlerinin birbirleriyle uyumlu bir şekilde çalışmasıdır. Bu, sistemlerin eşgüdümlü kullanımını, aynı zamanda da eğitim ve tatbikatları da kolaylaştırıyor.”

Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından Almanya tarafından başlatılan girişim, Avrupa ülkelerinin birlikte savunma sistemleri satın almalarına ve ortak tatbikat yapmalarına olanak sağlamayı hedefliyor.

Türkiye’nin katılımı nasıl gündeme geldi?

Türkiye’nin 2019 yılında Rusya’dan S-400 hava savunma sistemlerini teslim almaya başlaması, ABD başta olmak üzere NATO müttefikleriyle ilişkilerinde gerginliğe yol açmıştı.

Dış politikada yaşanan sorunların da etkisiyle, Ankara’nın NATO müttefikleriyle savunma sanayi alanında işbirliği gerilemiş, hatta durma noktasına gelmişti.

Ancak yaklaşık dört yıl sonra, İsveç’in NATO üyeliğinin Türkiye tarafından onaylanmasıyla birlikte ilişkilerde görülen normalleşme, yeni adımlarla devam ediyor.

ABD yönetimi Türkiye’ye F-16 satışına yeşil ışık yakarken, Kanada gibi ittifak üyesi ülkeler de savunma sanayii alanında uyguladıkları fiili ambargolarını kaldırmaya başladı.

Türkiye’nin ESSI’ye katılımı da ilişkileri normalleştirme adımları çerçevesinde dikkat çekici bulunuyor.

Gözler Eurofighter’lara çevrildi

Almanya’nın girişimi olan ESSI’ye Türkiye’nin katılımının, Berlin ile Ankara arasında savunma konularında da işbirliğine olumlu yansıması bekleniyor.

Türkiye’nin Eurofighter Typhoon savaş uçakları alma talebi konusunda, Alman hükümetinin de siyasi onayı gerekiyor.

Eurofighter İngiltere, İtalya, İspanya ve Almanya tarafından geliştirilip üretilen bir savaş uçağı. Üçüncü taraflara satışı için dört ülkenin de onay vermesi gerekiyor.

Milli Savunma Bakanlığı kaynakları geçen hafta yaptıkları açıklamada, ABD’den F-16 satışına onay gelmesi sonrasında da, Eurofighter’lar konusunda taleplerinin devam ettiğini belirtmişti.

Bakanlık kaynakları, “Konsorsiyum ülkelerinden Almanya’nın bu konudaki olumlu yaklaşımı beklenmektedir. Görüşme ve çalışmalara devam edilmektedir” bilgisini vermişlerdi.

Türk ve İngiliz savunma bakanları Kasım ayında Ankara’da yaptıkları görüşmeler sırasında güvenlik ve savunma alanında işbirliğini daha da güçlendirmek için bir niyet beyanı imzalamış ve Eurofighter savaş uçaklarının satışı konusunu da masaya yatırmışlardı.

Bu arada ABD yönetimi Türkiye’ye F-16 savaş uçaklarının satışlarına, Yunanistan’a satışı yapılacak F-35’lerle eş zamanlı olarak onay verirken, ESSI’ye de Türkiye ve Yunanistan’ın eş zamanlı olarak kabulü dikkat çekici olarak değerlendiriliyor.

Avrupa Gökyüzü Kalkanı ne hedefliyor?

ESSI ile birlikte Avrupa’da, anti-balistik füze yetkinliğine sahip, ortak bir hava savunma sistemi inşa edilmesi hedefleniyor.

Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı, Avrupa’nın hava savunma yetkinliklerinin yetersiz kalabileceği endişesine yol açmıştı.

Bunun üzerine Almanya Başbakanı Olaf Scholz, 2022 yılının Ağustos ayında bu girişimi önermişti.

Aynı yılın Ekim ayında 15 Avrupa ülkesi bir bildiri imzalayarak projeyi hayata geçirdi.

Almanya Savunma Bakanlığı’nın internet sayfasında aktarıldığına göre ESSI’nin amacı “NATO’nun ortak hava savunmasının Avrupa ayağını güçlendirmek”.

Girişime üye ülkelerin füze, roket veya uçak saldırılarına karşı kendilerini daha iyi silahlandırmak istediklerine dikkat çekiliyor.

Ayrıca bu ülkelerin hava savunması için gerekli sistemleri ortaklaşa tedarik etmek, kullanmak ve bakımını yapmak istedikleri de aktarılıyor.

ESSI farklı menzilli füzelere karşı çok katmanlı savunma sistemleri kullanacak şekilde tasarlanmış ve orta menzilli (35 km) Alman IRIS-T SLM, uzun menzilli (100 km) ABD yapımı Patriot ve çok uzun menzilli (100+ km/ atmosfer dışı) ABD-İsrail yapımı Arrow-3 gibi sistemleri içeriyor.

Girişimde hangi ülkeler yer alıyor?

ESSI’ye üye ülkelerin sayısı şu anda 19. Türkiye ve Yunanistan’ın katılımı ile üye sayısı 21’e çıkacak.

Ekim 2022’de Belçika, Bulgaristan, Çekya, Estonya, Finlandiya, Almanya, Macaristan, Letonya, Litvanya, Hollanda, Norveç, Slovakya, Slovenya, Romanya ve İngiltere bir bildiri imzalayarak girişimi kurdular.

Şubat 2023’te Danimarka ve İsveç, aynı yıl Temmuz ayında da Avusturya ve İsviçre girişime katıldı.

Fransa ise Avrupa dışında geliştirilen sistemlere ağırlık verilmesi ve İtalya ile ortak geliştirdiği SAMP-T füze savunma sisteminin girişime dahil edilmemesi konusunda itirazlarını dile getirerek yer almadı.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/turkiye-ve-yunanistan-avrupa-gokyuzu-kalkani-girisimine-katiliyor/feed/ 0
Avrupa Güreş Şampiyonası’nda şampiyon olan Grekoromen Güreş Milli Takımı yurda döndü https://www.igdirhaber.com.tr/avrupa-gures-sampiyonasinda-sampiyon-olan-grekoromen-gures-milli-takimi-yurda-dondu/ https://www.igdirhaber.com.tr/avrupa-gures-sampiyonasinda-sampiyon-olan-grekoromen-gures-milli-takimi-yurda-dondu/#respond Thu, 22 Feb 2024 21:36:19 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=4086 Romanya’nın başkenti Bükreş’te düzenlenen Avrupa Güreş Şampiyonası’nda takım halinde şampiyon olan Grekoromen Güreş Milli Takımı, yurda döndü.

Romanya’nın başkenti Bükreş’te düzenlenen Avrupa Güreş Şampiyonası’nı 2 altın, 3 gümüş ve 1 bronz olmak üzere 6 madalya ile tamamlayarak şampiyon olan Grekoromen Güreş Milli Takımı, İstanbul’a geldi. Milli takım kafilesi, İstanbul Havalimanı’nda şampiyonluk kupasıyla poz verdi. Kariyerinde ilk kez altın madalya kazanan Alperen Berber ve Selçuk Can, çok mutlu olduklarını belirttiler.

Alperen Berber: “Bu başarımı Türkiye’ye armağan ediyorum”

Grekoromen stil 82 kiloda altın madalya kazanarak Avrupa şampiyonu olan 18 yaşındaki Alperen Berber, “Çok mutluyum, çok gururluyuz, bu başarımı Türkiye’ye armağan ediyorum. 18 yaşında grekoromen şampiyonu oldum. Tarif edilemez bir duygu. O an ne olduğunu anlayamıyorsun. Yeni yeni fark etmeye başlıyorum” dedi.

72 kiloda şampiyonluğa ulaşan bir diğer milli güreşçi Selçuk Can ise, “Kariyerimde ilk defa Avrupa şampiyonluğu yaşıyorum. Daha önce Avrupa şampiyonluğunda üçüncülük madalyalarım vardı. Ama bir türlü kendimizi finale atamıyorduk. Bu kez şampiyon olduk. Avrupa ve dünya şampiyonu bir takımız. Bu sene tekrar üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu olduk. Mükemmel bir takımımız var, üzerimizde emeği olan bütün hocalarımıza antrenörlerimize çok teşekkür ediyorum. Önümüzde olimpiyatlar var, bunun için çalışmalara başlayacağız” şeklinde konuştu.

Rıza Kayaalp: “Belki bu sefer olimpiyat şampiyonluğu nasip olur”

Grekoromen stil 130 kiloda gümüş madalya kazanan Rıza Kayaalp de duygularını şöyle dile getirdi:

“Buraya rekor için gitmiştim, onun için de iyi hazırlanmıştım. Rakibimden üstün olduğumu da biliyordum. Orada dışarı çıkmayalım diye rakibin üstüne gittik, orada talihsiz bir oyunla karşılaştım. Tabii ki üzüntülüyüm. Ama Avrupa’da 14. finalimi yaptım. Bu da nerden bakarsan inanılmaz bir başarı. Her sene hep şunu söyledim, son üç olimpiyattır her olimpiyata Avrupa ve dünya şampiyonu olarak gidiyordum. Bu kez Avrupa ve dünya ikincisi olarak gidiyorum. Belki bu sefer olimpiyat şampiyonluğu nasip olur inşallah” cümlelerine yer verdi.

“Bu yenilgiden sonra yaptığım işe küsecek bir insan değilim”

Rakiplerine karşı daha güçlü olduğunu ifade eden Kayaalp, “Bazen bazı hatalar olabiliyor. Bunu daha önceki yıllarda da yaşadım. Önemli olan psikolojiyi bozmadan kendimin daha iyi olduğunu hissederek çalışmalara devam edip, olimpiyatlara konsantre olup, altın madalya kazanmak hayalim var. Önümüzde 5-6 aylık süre var. Bütün hazırlıklarım o yönde olacak. Orada dakika dakikasına, saniye saniyesine rakibime saldırarak maçları almak istiyorum. Bunu yapacak gücüm, kuvvetim var. Zaten her şampiyonluktan sonra şımaran bir sporcu olmadım. Bu yenilgiden sonra yaptığım işe küsecek bir insan değilim. Daha hırslandıracak beni her zaman. Takım halinde de güzel bir başarı elde ettik. Takım halinde bu sene de şampiyon olduk. Genç kardeşlerimiz Avrupa şampiyonu oldular. Onlar bizler bıraktıktan sonra da madalya kazanmaya şampiyon olmaya devam edecek” değerlendirmesinde bulundu.

“İçimden o bayrağı öpmek geldi”

Yarı final müsabakasının ardından rakibi Beka Kandelaki’nin formasındaki Azerbaycan bayrağını öpmesiyle ilgili sorulan soruya Rıza Kayaalp, “Azerbaycan ile iki devlet, tek milletiz. O anlık gerçekleşen bir şeydi. Geçen sene de biz finalde karşılaşmıştık. Ondan önceki sene de yarı finalde karşı karşıya gelmiştik. Son üç Avrupa şampiyonasında Azerbaycanlı sporcularla karşılaşıyorum. Güzel bir mücadele oldu. Ondan sonra da o an içimden o bayrağı öpmek geldi. Zaten Azerbaycan sevgisi olan bir insanım. Birçok maç Türkiye ve Azerbaycan bayrağı ile tur attım” cevabını verdi. – İSTANBUL

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/avrupa-gures-sampiyonasinda-sampiyon-olan-grekoromen-gures-milli-takimi-yurda-dondu/feed/ 0
MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir: Azerbaycan’ın barış ve istikrarı önemlidir https://www.igdirhaber.com.tr/mhp-genel-baskan-yardimcisi-ismail-ozdemir-azerbaycanin-baris-ve-istikrari-onemlidir/ https://www.igdirhaber.com.tr/mhp-genel-baskan-yardimcisi-ismail-ozdemir-azerbaycanin-baris-ve-istikrari-onemlidir/#respond Thu, 08 Feb 2024 21:27:18 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=3142 MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir; “Hem Avrupa’nın hem de dünyanın barış ve istikrarı Azerbaycan’ın barış ve istikrarından geçer” dedi.

MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir; Azerbaycan’da yapılan seçimle alakalı açıklamalarda bulundu. Azerbaycan’ın İlham Aliyev’in şahsında kenetlenmesinin önem arz ettiğini ifade ederek; “Azerbaycan’da alınan seçim kararının hemen akabinde de seçimlerle alakalı çalışmalarımızı bizler gerçekleştiriyoruz. Gerek öncesindeki çalışmalarımız gerekse Azerbaycan’a geldiğimiz günden bu yana Azerbaycan halkının son derece demokratik şekilde iradelerini sandığa yansıttığını da hepimiz müşade etmiş oluyoruz. Bu demokratik iradenin büyük bir coşkuyla beraber İlham Aliyev lehine ortaya koyduğu güçlü, kararlı iradenin de ne anlama geldiğini sadece Azerbaycan camiasının değil dünya kamuoyunun da iyi anlaması lazım. Bu kadar güçlü bir iradeyle seçilmiş bulunan devlet başkanının arkasında güçlü bir halk desteğinin bulunması Azerbaycan’ın birbirine ne derecede kenetmiş durumda olduğunu göstermesi bakımından büyük önem taşıyor. Tabi başta Avrupa Güvenlik İşbirliği Teşkilatı olmak üzere bununla beraber bazı ülkelerin Azerbaycan ve Azerbaycan’da gerçekleşen seçimlerle alakalı yaklaşımlarını da doğru bulmadığımızı ve aynı zamanda yanlış ve yanlı bulduğumuzu da ifade etmek istiyoruz. Çünkü seçimlerin burada demokratik nizam çerçevesinde gerçekleşmiş olduğunu Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri olarak bizler gözlemlemiş bulunuyoruz. Azerbaycan kamuoyunu bu anlamda tebrik ediyorum böylesine büyük bir demokratik olgunluk gösterdikleri için. Aynı zamanda İlham Aliyev son derece büyük bir başarı örneği göstererek böylesi seçimlerde kendi milletinin desteğini arkasına almak suretiyle ne kadar doğru işler yaptığını da göstermiş oluyor. Tabi bu Azerbaycan’daki seçimlerle alakalı eleştirilerde bulunan bazı Avrupa ülkelerine baktığımızda hala Monarşi ile idare edilen ülkeler olduğunu da bizler gözlemliyoruz. O yüzden Avrupa Birliği dahil olmak üzere kendi demokrasisiyle alakalı Azerbaycan’a bir söz söyleyeceklerse önce dönüp kendilerine bakmaları lazım. Hakikaten burada komik bazı ifadelerin olduğunu da yine gözlemledik. Örneği adaylar arasında bir hanımefendi isminin olmadığı. Şimdi İngiltere’de iki tane öne çıkan siyasi parti var. Biri işçi partisi, diğeri muhafazakar parti. Mesela şuanda Amerika birleşik Devletleri kendi bünyesinde seçim haline girdi. Demokratlar ve cumhuriyetçiler. Kuvvetle muhtemel burada da iki erkek aday yarışacak. O zaman dönüp hem İngiltere’ye hem Amerika Birleşik Devletleri’ne veya bundan sonra Avrupa’da yaşanacak diğer seçimlerde de ne olacaksa bununla alakalı benzer tespitleri yapmaları lazım. Ama biz ne yazık ki Batı’nın bu anlamda hassasiyetten ve hakkaniyetten uzak bir yaklaşımla hareket ettiğini gözlemlemiş bulunuyoruz. Şunu iyi anlamaları gerekiyor; bilhassa son yıllarda vuku bulan Doğu Avrupa ekseninde yaşanan Ukrayna merkezli savaş ve Avrupa Birliği’nin yaşadığı diğer krizler dahil olmak üzere küresel barış ve istikrarın Türkiye ve Azerbaycan’ın işbirliği ve dostluk örneğiyle beraber aynı zamanda Türk Dünyasıyla şekillenen bir iklimle ilerlediği gerçeğini göze aldığımızda küresel barış ve istikrarın ana anahtarının bu coğrafyanın elinde olduğunu iyi anlamaları lazım. Yani bu şu demektir; hem Avrupa’nın hem de dünyanın barış ve istikrarı Azerbaycan’ın barış ve istikrarından geçer. O yüzden dün gerçekleştirilen seçimler neticesinde Azerbaycan halkının vermiş olduğu iradenin bilhassa Batı camiası saygı duymak mecburiyetinde. Kardeşimiz bildiğimiz Azerbaycan’ın her zaman yanındayız. Böylesi bir günde de Azerbaycanlı kardeşlerimizin güçlü bir iradeyle ‘Karabağ Fatihi’ olarak artık tüm Türk Dünyası’na nam salmış İlham Aliyev’in şahsında kenetlenmesi ve dünyaya mesaj vermesi de çok büyük önem arz etmiştir. Umarız bu anlamlı mesaj dünyada her çevre nazarında doğru algılanır diyorum” dedi. – KAYSERİ

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/mhp-genel-baskan-yardimcisi-ismail-ozdemir-azerbaycanin-baris-ve-istikrari-onemlidir/feed/ 0
Avrupa Şampiyonu Tuğba Danışmaz, Paris Olimpiyatları’na hazırlanıyor https://www.igdirhaber.com.tr/avrupa-sampiyonu-tugba-danismaz-paris-olimpiyatlarina-hazirlaniyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/avrupa-sampiyonu-tugba-danismaz-paris-olimpiyatlarina-hazirlaniyor/#respond Wed, 07 Feb 2024 09:36:24 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=3007 Avrupa şampiyonu milli atlet Tuğba Danışmaz, 2024 Paris Olimpiyat Oyunları’nın hazırlıklarını organizasyona ev sahipliği yapacak Fransa’nın başkenti Paris’te sürdürüyor.

İstanbul’da düzenlenen 2023 Avrupa Salon Atletizm Şampiyonası’nda kadınlar üç adım atlamada altın madalya kazanan Tuğba Danışmaz, 2024 Paris Olimpiyatları’na ilişkin hazırlık sürecini AA muhabirine değerlendirdi.

Hazırlıklara ekim ayında başladıklarını anlatan milli atlet, sezon öncesi sağlık, antropometrik, biyomekanik ve performans testlerinin yapıldığını belirtti. Test sonuçlarına göre antrenörü Cahit Yüksel ile antrenman planı oluşturduklarını ifade eden Tuğba Danışmaz, şunları kaydetti:

“Daha sonra çalışmalarımıza yaklaşık 20 gün Antalya’da devam ettik. Antalya kampı sonunda havasının sıcak olması ve rakımının yüksek olması nedeniyle antrenmanlarımızı Güney Afrika’da sürdürdük. Oldukça başarılı ve verimli geçen bu süreçten sonra, salon sezonunun açılmasıyla Paris’te hem yarışmalara katılıp yaptığımız antrenmanların etkisini ve eksikliklerimizi görmek hem de ranking puanımızı artırmak için yarışmalara katılmayı planladık. Bu süreç, tamamen haziran ayındaki Avrupa Şampiyonası ve 2024 Paris Olimpiyatları’na hazırlık sürecimizin birer parçası olacak.”

Üç adım atlama kadınlarda 14,55 metrenin olimpiyat kotası olarak belirlendiğini vurgulayan milli sporcu, “Ancak bununla beraber yarışmalardan kazanılan puanlarla genel sıralama da yapılmakta. Ben 14,55’lik barajı geçmemiş olmama rağmen (14,31) 32 kişinin davet edileceği yarışmada dünyanın en iyi 11’inci sporcusu durumundayım. Tabii ki hedefimiz 14,55 ve daha iyi bir derece atlamak.” diye konuştu.

En büyük güvencesi antrenörü Cahit Yüksel

Tuğba Danışmaz, kazandığı Avrupa şampiyonluğunun ardından sorumluluğunun arttığını anlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sorumluluğun artması bu hayatın ve sporun olağan akışında olan bir durum. Bizim tecrübelerimiz bunu kaldırabilecek kadar fazla. O nedenle çok takılmadan, yapılması gerekenleri yaparak, plan ve programımıza sadık kalarak, akılcı bir şekilde çalışmalarımıza devam ediyoruz. Stres ve kaygılarımız bulunmuyor. Rotamızı ve bu rotadaki zorluklarımızı biliyoruz. Her tecrübeli kaptan gibi gemiyi limana sakin ve başarılı bir şekilde getireceğine inandığım, bilgi ve tecrübesinin beni buralara kadar getirirken, öngördüğü her şeyin gerçekleştiğine inandığım antrenörüm Cahit Yüksel ile huzurlu bir şekilde çalışmalarımıza devam ediyoruz. Cahit Yüksel hocamın da hep söylediği gibi birileri bir şeyleri başarabiliyorsa biz de başarabiliriz.”

Şampiyonluğun hayatında önemli bir değişikliğe neden olmadığını dile getiren milli atlet, “Yine hayatımız kamplarda ve atletizm pistinde geçiyor. Çünkü daha yapılacak çok işimiz, hedeflerimiz var. Daha çok çalışmamız ve bu başarıları tekrarlamamız için daha büyük sorumluluğumuz var. Elbette manevi olarak çok şey kattı. Maddi olarak çok şey kattı diyemem. Çünkü ödül konusunda beklediğimiz ödülü alamadık. Bu konuda biraz sıkıntı yaşadık ve bu sıkıntı hala devam etmekte. Avrupa Şampiyonası’nda kazandığımız ödülün ancak yüzde 20’sini alabildik. Açıkçası bu beni çok üzdü ama olsun. Ben, Avrupa şampiyonu olup, İstiklal Marşı’nı tüm Avrupa’ya dinlettim. Bu benim hayatımda birçok şeyden daha önemli. İşin maddi kısmı önemli ama en önemli kısmı değil. Başarının manevi kısmı daha çok önemli diye düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

Rakiplerle kamp yapıyor

Tuğba Danışmaz, antrenmanlarını kuvvet, sürat ve teknik çalışma üzerine planlandıklarını vurgulayarak, “En önemli bölümünü, teknik hataları düzeltici ve performansı artıracak teknik becerileri kazanarak mükemmelleştirmeye çalıştığımız bölüm oluşturuyor. Halter, sıçrama ve koşu antrenmanları ile de bu sürece katkı sağlamaya çalışıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Zirveye yarışan sporcularla aynı ortamda kamp yaptıklarını belirten milli atlet, şöyle devam etti:

“Rakiplerimizin neler yaptığını görmek, onlarla aynı havayı soluyup, antrenmanlarımızı karşılaştırarak hangi seviye de olduğumuzu görmek açısından avantaj. Bu zaman içerisinde gördüğümüz, onlardan hiçbir eksiğimiz olmadığı ve antrenman anlamında iyi bir yerde olduğumuzdur. Ancak tek farkımız onların atletizm kültürü bizim çok önümüzde ve onların yaşanan süreçlere tamamen başarı veya başarısız olarak bakmamaları. Başarı ve başarısızlığın olası olduğu, yaşamın içerisinde olan bu durumun ortadan kalkması için daha çok çalışmanın gerektiği konusundaki farklılığımız. Yani başarılı olunduğunda göklere çıkarıp, başarısız olunduğunda yerden yere vurulmuyorlar. Yaşamın kendisi gibi inişler ve çıkışlar olabileceğini öğrenmemiz gerekiyor.”

Atletizmin dünya yıldızlarıyla aynı ortamı paylaşmanın yurt dışı kampının güzelliklerinin biri olduğunu anlatan Tuğba, “Onlarla aynı ortamda antrenman yapmak ve kendimi oralarda görmek çok önemli ve güzel. O nedenle onlarla aynı seviyede olduğumu görmek beni yarışmalarda daha da fazla motive etmekte. Benim için yurtdışı kamplarının en kötü tarafı ise yemekler. Yemek yemeyi seven biri olarak damak tadımızın farklı olması ve Türk yemeklerini özlemek. Arkadaşlarımdan ve ailemden uzunca bir süre ayrı kalıp, otel odalarında kalmak en sevmediğim şeyler.” diye konuştu.

Avrupa şampiyonluğunun ardından atletizm dünyasından tanınırlığının arttığını aktaran Tuğba Danışmaz, “Dünya yıldızlarının gelip beni tebrik etmesi tarif edilemez bir mutluluk. Dünya atletizmi artık beni tanıyor ve benim dünyada bir yerim olduğunu, beni takip edenler, neler yaptığımı merak edenler olduğunu görmek beni mutlu ediyor. Bana düşen görev, bunu devam ettirebilmek ve ülkemi dünyada en güzel şekilde temsil edebilmek.” şeklinde görüş belirtti.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/avrupa-sampiyonu-tugba-danismaz-paris-olimpiyatlarina-hazirlaniyor/feed/ 0
Türkiye Hentbol Federasyonu Başkanı Uğur Kılıç, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor’un da hentbol takımı kurmalarını istedi https://www.igdirhaber.com.tr/turkiye-hentbol-federasyonu-baskani-ugur-kilic-fenerbahce-galatasaray-ve-trabzonsporun-da-hentbol-takimi-kurmalarini-istedi/ https://www.igdirhaber.com.tr/turkiye-hentbol-federasyonu-baskani-ugur-kilic-fenerbahce-galatasaray-ve-trabzonsporun-da-hentbol-takimi-kurmalarini-istedi/#respond Thu, 04 Jan 2024 21:18:43 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=1663 Türkiye Hentbol Federasyonu Başkanı Uğur Kılıç, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzon spor’un da hentbol takımı kurarak bu branşa yatırım yapmalarını istediklerini söyledi.

Kılıç, AA Spor Sohbetleri’ne konuk olarak, Türk hentbolunun 2023 yılını ve gelecek hedeflerini değerlendirdi.

Başkan Kılıç, 2024 yılının çalışmalarını yaptıklarını belirtirken, “2023 bizim açımızdan çok verimli ve yoğun geçti.” dedi.

Geçen yıl 17 Yaş Altı Kız Milli Hentbol Takımı’nın B Klasman Avrupa Şampiyonası’nda gümüş madalya kazanarak A klasmanına yükseldiğini hatırlatan Kılıç, “Kızlarımızın bu başarısı, beklentilerimizden önce gerçekleşti. Özellikle kadınlarla ilgili çalışmalarımızla öne çıktığımızı görüyorum. Bildiğim kadarıyla kadın kurulu olan ilk federasyonuz. Çünkü kadınların erkeklerle eşit sayılarda temsil edilmesinin spor federasyonları için önemli olduğunu düşünüyorum. Bizde sporcu sayısı ve takım sayısı olarak baktığınızda bu eşitlik çok yakın.” diye konuştu.

Kılıç, milli takımların hedefine ilişkin, “Hem kadın hem erkek A milli takımlar düzeyinde bugüne kadar Avrupa ve Dünya Şampiyonası finallerinde yarışamadığımız için başarılı olamadık ama o yoldayız. Özellikle A Milli Kadın Takımı şu an Avrupa Şampiyonası grup elemeleri oynuyor. Belki de tarihimizde ilk defa şampiyona finallerine bu kadar yakınız.” şeklinde konuştu.

A Milli Kadın Takımı’nın şubat ayının sonu ve mart ayı başında önce deplasmanda sonra Ankara’da Bulgaristan ile iki maç yapacağını aktaran Kılıç, “Bu iki maçı alırsak Avrupa Şampiyonası finaline gitme yolunda çok büyük bir avantaj elde edeceğiz. İnşallah bir tarih yazacağız ve bu tarih devam edecek. Hem erkeklerde hem kadınlarda sürekli olarak finallerde olmalıyız. Daha sonra madalya kovalamalıyız. Türkiye için en nihai hedef olimpiyatlarda yarışan bir hentbol olmalı.” ifadelerini kullandı.

“EHF Kadınlar Avrupa Kupası’nda tekrar bir başarı kazanılabilir”

Kulüplerde Konyaaltı Belediyespor Kadın Takımı’nın hentbol tarihinde ilk kez EHF Avrupa Kupası’nı kazandığının hatırlatılması üzerine de Kılıç, şöyle konuştu:

“Konyaaltı Belediyespor, maç da kaybetti ama hiç yılmadı, sonuna kadar mücadele etti. Meşakkatli bir yoldan geçerek bu kupayı kazandı. O yüzden Konyaaltı Belediyespor bir ilki gerçekleştirdiği için hentbola farklı bir ivme kazandırdı. Diğer takımlarımızın da bu hedefleri başarabilme tutkusu ve çalışması içerisinde olabileceğini gösterdi. Bu başarı EHF tarafından da çok ses getirdi. İnşallah diğer takımlarımız da bu yolda ilerleyecek. Keza şu an aynı kupada son 16 turunda Armada Praxis Y?lık?v?kspor ile Yenimahalle Belediyespor eşleşti ve birisi çeyrek finalde devam edecek. EHF Kadınlar Avrupa Kupası’nda tekrar bir başarı kazanılabilir.”

EHF Avrupa Kupası’nda erkeklerde de şuan Beşiktaş Safi Çimento’nun son 16 turuna kaldığını aktaran Kılıç, “Hedefleri finale çıkmak. Konyaaltı Belediyespor’un elde ettiği başarıyı devam ettireceklerini düşünüyoruz. Bu inşallah milli takımlara da sirayet edecek. Federasyon olarak en büyük hedefimiz A milli takımlar ile Avrupa ve dünya şampiyonalarında madalya peşinde koşmak.” açıklamasını yaptı.

Alt yapıya çok yatırım yaptıklarını belirten Kılıç, “Şu anki kulüplerimize hentbola katkılarından dolayı teşekkür ediyoruz ama daha fazla kurumsal ve camia kulüplerine ihtiyacımız var. Öncelikle Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor olmak üzere bütün camia kulüplerinden hentbola yatırım yapmalarını bekliyoruz. Yanı sıra diğer branşlarda olduğu gibi hentbolun ilk kurulduğu yıllarda da var olan Halkbank gibi kurumsal takımların hentbola yatırım yapması gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

A Milli Erkek Hentbol Takımı’nın yeni antrenörüne ilişkin de Kılıç, şu bilgiyi verdi:

“Sahadan gelen bir başkanım. Hiçbir zaman sonuçların günlük alınamayacağını bilen, uzun yıllara dayanan çalışmaların gerektiğine inanan bir spor insanıyım. Karşılıklı anlaşarak ayrıldığımız Okan Halay hocama teşekkür etmek istiyorum. Milli takıma çok emek verdi. Bazen değişiklikler yapmanız gerekiyor. Hentbol milli takımı önemli bir aşama kaydetti. Şimdi İspanyol bir antrenörle devam edeceğiz. Uzun soluklu bir proje içerisinde olmasını istiyoruz. Önemli deneyimleri olan bu İspanyol antrenörle milli takımlarımızın başarılarının arzu ettiğimiz seviyeye taşınabileceğine inanıyoruz. Türk hentbolu için önemli bir transfer olacak.”

“Sporcu sayımızı 2,5 kat artırarak 19 bin 100’e çıkarttık”

Geçmişten günümüze erkek hentbolunun Avrupa’da biraz daha önde olduğunu dile getiren Kılıç, “Ancak çok hızla koşan bir kadın hentbolu var. Türkiye’de de kadın hentbolu biraz erkek hentbolunun önüne geçmek üzere. Sporcu sayılarında da buna benzer şeyler yaşanıyor.” açıklamasında bulundu.

EHF ile bir projes yaptıklarını anlatan Kılıç, “Bu projeyle şu an 8-9 yaşlarında 2 bin 517 çocuğu hentbola başlattık. Bunların bin 400’ü kız öğrencilerden oluşuyor. Biz göreve geldiğimizde 7 bin 800 olan sporcu sayımızı 2,5 kat artırarak 19 bin 100’e çıkarttık. Kulüp sayımızda da artış oldu. Okullarda hentbol oynayan çocuklarla birlikte yaklaşık 50 bin kişi şu an aktif hentbolla ilgileniyor. İnşallah bu sayıyı yakın zamanda 100 bine çıkartarak, master projesiyle hentbolu tabana yaymaya çalışacağız.” şeklinde konuştu.

“(Kral Şakir) projesi hentbol için çok değerli”

Hentbol için çizgi film karakteri “Kral Şakir” üzerinden hayata geçirdikleri projeyle ilgili konuşan Kılıç, “Kral Şakir projesi hentbol için çok değerli. Özellikle 6-11 yaş arasındaki kız ve erkek çocukları için çok yüksek düzeyde reytinge sahip. Tabii Kral Şakir’in çizeri Varol Yaşaroğlu, hentbol için bize çok destek oldu. İlk önce bir çizgi film projesi ortaya koyduk, bu çizgi film projesi giderek büyüyecek.” dedi.

Hentbol akademilerini de “Kral Şakir Hentbol Akademileri” olarak hayata geçireceklerini ifade eden Kılıç, “Okullarda, ‘Kral Şakir ile hentbol oynuyoruz’ adı altında, çocukların bu branşı sevmesini sağlayacak projeler içerisindeyiz. Geri dönüşlerden çok memnunuz. Devam filmleri çekimleri konusunda bir anlaşmaya vardık. Hentbol ürünleri de çıkartacağız ve 10 binlerin hentbolun içine girmesi için bir fırsat olacak.” diye konuştu.

Avrupa’da hentbolun bambaşka bir yerde olduğuna işaret eden Kılıç, “Avrupa’daki rakipleriyle Türk hentbolcuların yarışma koşullarının eşitlenmesi, sporcu gelirlerinin artırılması gerekiyor. Bunun için sponsorluk çalışmalarımız var. Kulüplere destek olmaya çalışıyoruz ama camia kulüplerinin hentbol yatırımları yapması önümüzü açacak ve hedeflediğimiz yolu kolaylaştıracak hamleler olacaktır.” yorumunda bulundu.

Depremzede çocuklara hentbol ile destek olundu

Depremzedeler için Kızılay ile birlikte çalışmalar yürüttüklerini dile getiren Başkan Kılıç, şunları kaydetti:

“Depremde çok acı kayıplarımız oldu. A Milli Erkek Takımı kaptanımız Cemal Kütahya’yı kaybettik. Gönüllülerimizle birlikte ilk önce çadır kentlere, sonra konteyner kentlere sporcularımızı gönderip, oradaki çocuklara hentbol oynatıyoruz. EHF de bu projenin içinde olmak istedi. Yine Heybeliada’da Kızılay’ın kamp merkezinde kızlara yönelik tematik hentbol kampı yaptık. Eskişehir’de down sendromlu çocuklarımıza hentbol oynatıyoruz. Hentbol olarak sahanın dışında da var olarak iletişimimize güçlü bir şekilde devam ediyoruz.”

Gelecek adına önemli planları olduğunu vurgulayan Kılıç, “Sporcularımız hentbolu hayatlarının merkezine alacaklar, yılmadan çalışacaklar. Hedefe hep birlikte gideceğiz ve Türk bayrağını olimpiyatlarda dalgalandıracağız inşallah.” diyerek sözlerini tamamladı.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/turkiye-hentbol-federasyonu-baskani-ugur-kilic-fenerbahce-galatasaray-ve-trabzonsporun-da-hentbol-takimi-kurmalarini-istedi/feed/ 0