SEYFİ ÇELİKKAYA
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mahmut Arıkan, seçimler yaklaştıkça istismar sezonunun açıldığını, istismar konularının da had safhaya ulaştığını belirterek, AKP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum’un, “31 Mart günü seçmenler AK Parti’ye oy verirse Gazzeliler sevinecektir” dediğini hatırlatarak Kurum’u istismar etmekle suçladı.
Mahmut Arıkan, partisinin Yozgat Belediye Başkan Adayı Ziya Koçak’ın seçim irtibat bürosunun açılışına katıldı. Burada bir konuşma yapan Arıkan, kendisinin de Kayseri Büyükşehir Belediye Başkan adayı olduğunu bildirdi. Arıkan, ” Saadet Partisi olarak gür bir sedayla emeklilerimizin sorunlarını dillendirdik. Önce 37’den 42’ye sonra 42’den sonra 49’a çıkardılar ama 7 bin 500’den 10 bine çıkarmasına engel olmadılar. Gazze’yi istismar ediyorlar. Yoksulluğu istismar ediyorlar. Emekliyi istismar ediyorlar. Köylüyü istismar ediyorlar. Asgari ücreti istismar ediyorlar. Her anlamda müthiş bir istismar söz konusu maalesef ama hemşerilerimizin verdiği kredi artık bitti” dedi.
“BU GEMİ TİCARETİNİ DURDURUN, BU VEBALİN ALTINDAN KALKAMAZSINIZ”
Arıkan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Seçimler yaklaştıkça istismar sezonu istismar konuları da had safhaya ulaştı. Dün İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı, AK Parti’nin adayı Murat Kurum çıktı ve dedi ki; ’31 Mart günü seçmenler AK Parti’ye oy verirse Gazzeliler sevinecektir’. Allah’tan korkun diyorum, Allah’tan utanın diyorum. Meclis’te en yüksek grubu olan partisiniz, devleti siz yönetiyorsunuz. Sizin yönettiğiniz devlette günlerce 7 Ekim’den bu tarafa Gazze’ye İsrail’e olan gemi ticaretini durdurmaktan acizsiniz. Biz bu konuda bir milletvekili kardeşimizin hayatını feda ettik. Şehadet şerbetini içtik. Meclis kürsüsünden şehadet şerbetini içti. O arkadaşımız can çekişirken meclis kürsüsünde can çekişip, yere düşmüşken AK Parti Grup Başkanvekili bir kadının neler söylediğini hep beraber duyduk. Aradan 3 aya yakın zaman geçti tek bir özür dahi bununla alakalı gelmedi maalesef. Israrla dedik ki; bakın bu gemi ticaretini durdurun, bu vebalin altından kalkamazsınız. Bizi yalan söylemekle itham ettiler. İsrail’e gemi ticaretinin olmadığını ifade ettiler. Bundan bir buçuk ay önce Sanayi Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Meclis kürsüsüne geldi ve dedi ki; 7 Ekim’den bu tarafa İsrail’e olan gemi ticaretimiz yüzde 38 mi, 48 mi onu tam hatırlamıyorum azaldı dedi. El insaf demek gerekiyor. Hani ticaretimiz yoktu? Hani oraya sadece gıda gönderiyorduk? Biz durmadık, üzerine gittik bu hususun. İsrail’e silah gönderiyorsunuz, Allah korkun dedik. Bize döndüler yine yalan söylüyorsunuz dediler. En sonunda itiraf etmek durumunda kaldılar. Biz silah göndermiyoruz, silahın parçalarını gönderiyoruz dediler. Ne anlama geliyor? Demonte vaziyette silah aparatlarını gönderiyorlar, İsrail’de silah yapılmasını temin ediyorlar ama İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı gözümüze baka baka Gazze’deki Müslümanların feryadını istismar etmeye devam ediyor.
“İNSANLARIMIZ GERÇEĞİ GÖRDÜ ARTIK”
İddialı bir cümle kullanacağım; tüm Yozgatlı hemşehrilerim bunu duysunlar. Gerek Yozgat’ta gerekse Türkiye’deki bin 395 seçim bölgesinde yapılan seçimlerde oluşan havaya baktıklarında Adalet ve Kalkınma Partisi’nin, Milliyetçi Hareket Partisi’nin elinde imkan olsun, elinde yetki olsun, bütün samimiyetimle söylüyorum, 31 Mart’ta yapılacak seçimleri iptal edecekler. Niye? Makamlar gidiyor artık, insanlarımız gerçeği gördü artık. İstismar edilmekten yoruldu artık. İstismar etmedikleri hiçbir şey kalmadı, hiçbir şey. Maddi anlamda da manevi anlamda da her şeyi istismar ettiler maalesef. Ramazan ayı yaklaşıyor. Bütün belediyelerde koliler stoklanıyor, iaşe fişleri stoklanıyor. Yapmayın Allah aşkına. İnsanlarımızın duygularını, ihtiyaç sahibi olmalarını rencide etmeyin artık. Kapı kapı kutu dağıtacaklar. Kapı kapı iaşe fişi dağıtacaklar. Siz oraya yoksulluğu yönetmek için değil, yoksulluğu bitirmek için bu insanlardan oy istediniz. Bu insanlar da size yoksulluğu bitirin diye oy verdiler. İnsanlara koli koli iaşe paketi dağıtın diye oy vermediler. Emeklilerimiz sürekli istismar ediliyor. Bu kardeşiniz Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde üç kez söz aldı, emekli maaş zamlarıyla alakalı. Hepiniz biliyorsunuz 7 bin 500 liradan maaşı 10 bin liraya çıkarttılar, yüzde 33 bir artış yaptılar ama mikrofonu ellerine aldıklarında emekli maaşlarımızı yüzde 49 arttırdık dediler ama yüzde 33 artmıştı. Saadet Partisi olarak gür bir sedayla emeklilerimizin sorunlarını dillendirdik. Önce 37’den 42’ye sonra 42’den sonra 49’a çıkardılar ama 7 bin 500’den 10 bine çıkarmasına engel olmadılar. Gazze’yi istismar ediyorlar. Yoksulluğu istismar ediyorlar. Emekliyi istismar ediyorlar. Köylüyü istismar ediyorlar. Asgari ücreti istismar ediyorlar. Her anlamda müthiş bir istismar söz konusu maalesef ama hemşerilerimizin verdiği kredi artık bitti.”
]]>İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin İstanbul aday tanıtım toplantısında; “İstanbul’a ihanet edenlere de İstanbul’u ihmal edenlere de mecbur değilsiniz. Zoraki adaya da emanet adaya da mecbur değilsiniz. Çünkü artık karşınızda İstanbul’a layık bir aday var. İstanbul’u, başının üzerinde taşıyacak bir aday var. İstanbullunun hakkını koruyacak, hak ettiği düzeni sağlayacak ve İstanbul’dan başka hiçbir hesabı olmayacak bir aday var. Artık karşınızda Buğra Kavuncu var” dedi.
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Haliç Kongre Merkezi’nde bugün düzenlenen partisinin İstanbul Büyükşehir Belediye ve ilçe belediye başkan adayları ve proje tanıtımına katıldı.
“KAZANMAK DEMEK, KİRLİ PAZARLIKLARIN PEŞİNDE KOŞMAK DEĞİLDİR”
Burada konuşan Akşener, şöyle konuştu:
“Millet iradesini de kendisine mahküm bilen; bu buyurgan siyasete son vermek için şanlı bir yola çıktık. Kayıkçı kavgalarına ayna tutarak kuyruk siyasetini reddederek teslimiyetçiliğe, meydan okuyarak hür ve müstakil yepyeni bir yola çıktık. Çünkü bizim siyaset anlayışımızda seçim demek, koltuk demek değildir. İktidar demek, şahsi ikbal demek değildir. Kazanmak demek de kirli pazarlıkların, ‘Al gülüm, ver gülümlerin’ peşinde koşmak değildir.
“BİZİM İÇİN SİYASET, HAMASİ NUTUKLARI DEĞİL, PROJELERİ YARIŞTIRMAKTIR”
Bizim için siyaset, milletine, memleketine, faydalı iş yapabilmektir. Milletinin derdini dert edinmek, mutluluğuyla mutlu olabilmektir. Milletin gösterdiği istikamete yürümek, milletin teveccühüne mazhar olmak için durmadan çalışmaktır. Milletin sesini duymak, duyurmak, gerektiği yerde de en gür sesle haykırmaktır. Siyasi rekabetin merkezine kişileri değil, vizyonları koymaktır. Değerlerimizi çarpıştırmak değil, millet için çözümleri konuşmaktır. Hamasi nutukları değil, projeleri yarıştırmaktır.
“TARAFLARIN BİRBİRİNİ VAR ETTİĞİ BU DANIŞIKLI DÖVÜŞE MECBUR DEĞİLSİNİZ”
Bugün geldiğimiz noktada iktidarın da ana muhalefetin de yegane amacı koltuklarını korumaktan ibaret. Yegane vizyonu iktidar alanlarını sürdürmekten ibaret. Yöntemleri de yalanla, dayatmayla, sansürle milletimizi kendilerine mecbur bırakmaktan ibaret. İki tarafın da milletimize sunduğu tek bir vaat var. O da diğer tarafın kazanmaması. Yani bir tarafı denklemden çektiğiniz anda iki tarafın da milletimize sunacak hiçbir şeyi kalmıyor. O nedenle bir şeyi açıkça söylemek istiyorum. Büyük Türk milleti bu kısır döngüye mecbur değilsiniz. Tarafların birbirini var ettiği bu danışıklı dövüşe mecbur değilsiniz. Bu milletsiz siyasete mecbur değilsiniz. Bu vicdansız siyasete mecbur değilsiniz. Bu vasat siyasete mecbur değilsiniz. Ülkemiz için güvenliği, özgürlüğe; kalkınmayı, adalete; vatan sevgisini de demokrasiye tercih etmeye mecbur değilsiniz. Sesinizi duymayanlara, halinizi görmeyenlere, derdinizi umursamayanlara, sorumluluktan kaçanlara mecbur değilsiniz.
“MİLLETİN İSTİKBALİ İÇİN DEĞİL, KENDİ İKBALLERİ İÇİN ÇALIŞANLARA MECBUR DEĞİLSİNİZ”
Buyruklarıyla hükmettiğini sananlara, kendi çıkarlarını umut diye satanlara, milletin istikbali için değil; kendi ikballeri için çalışanlara mecbur değilsiniz. Verdiği sözü tutmayanlara, bol keseden vaatler uyduranlara, sıkışınca tehditlere, hakaretlere sarılanlara, kötüyle daha kötü arasında tercihe zorlayanlara mecbur değilsiniz. Çünkü artık en iyisini sunanlar var. Çünkü artık, hür ve müstakil İYİ Parti var.
Bu şehri artık ilgisi ve odağı sadece İstanbul’un sorunlarında olanların yönetmesi gerekiyor. Bu şehri artık, amacı sadece İstanbullunun derdine derman olmak olanların yönetmesi gerekiyor. Mesela, eli genel merkezlerinde, gözü başka mevkilerde, boş zamanlarında da İstanbul’da olanlar bu şehri yönetemez. Mesela, aklı şahsi siyasi hesaplarında sureti İstanbullularda olanlar bu şehri yönetemez. Mesela, sırtında ihmallerin, hataların, veballerin, yükünü taşıyanlar da elinde parti içi çıkarların, koltuk kavgalarının, taht oyunlarının, bayrağını tutanlar da bu şehri yönetemez. Mesela gölgesine sığındıklarının emriyle hareket edenler de kendi gölgesinden cesaret alıp, kibirle hareket edenler de bu şehri yönetemez. Aziz İstanbullular hal böyleyken gelin artık İstanbul’u, şahsi saplantısı haline getirenlerin neden olduğu bu vasatlık, bir son bulsun. Gelin artık İstanbul’u, kendi kariyerleri için zıplama tahtası haline getirenlerin çıkardığı gürültü, İstanbullunun sesini, daha fazla bastırmasın. Gelin artık, ‘İstanbul’u kim kazanır’ sorusu, İstanbul’un gerçek sorunlarına gölge düşürmesin. Asla unutmayın. Makam, cahilleri alim ederken, çığırdan çıkartıp zalim ederken, İstanbullu yoklukla talim ederken, utanmadan sefa sürenlere mecbur değilsiniz.
“İSTANBUL’A İHANET EDENLERE DE İSTANBUL’U İHMAL EDENLERE DE MECBUR DEĞİLSİNİZ”
İstanbul’a ihanet edenlere de İstanbul’u ihmal edenlere de mecbur değilsiniz. Zoraki adaya da emanet adaya da mecbur değilsiniz. Çünkü artık karşınızda İstanbul’a layık bir aday var. İstanbul’u, başının üzerinde taşıyacak bir aday var. İstanbullunun hakkını koruyacak, hak ettiği düzeni sağlayacak ve İstanbul’dan başka hiçbir hesabı olmayacak bir aday var. Artık karşınızda Buğra Kavuncu var. Ben de bugün, burada sizden Buğra kardeşime, oy istiyorum. Artık oylarınız, daha fazla heba olmasın istiyorsanız, Buğra kardeşime oy istiyorum. Artık alın teriniz, birilerinin ihtirasları uğruna harcanmasın istiyorsanız, Buğra kardeşime oy istiyorum. Artık geleceğiniz kendisine kariyer kovalayanların peşinde meçhule sürüklenmesin istiyorsanız, Buğra kardeşime oy istiyorum.
“TÜRK SİYASETİNDEKİ KAYIKÇI KAVGALARINA BİRER BİRER AYNA TUTACAĞIZ”
Biliyorum ki Türkiye’nin İYİ ve cesur insanlarının dik duruşu, netliği ve dürüstlüğü; şimdiye kadar birilerinin hep sinirlerini bozdu. Valla, kimse kusura bakmasın. Tüm yalancıların, tüm dümencilerin, tüm namertlerin, sinirlerini bozmaya aynen devam edeceğiz. Türkiye’yi, şahsının sananların da ‘yüzde 60’ yalanıyla milletin umutlarını çalanların da rahatlarını bozmaya aynen devam edeceğiz. Tarihimizi özümüzde, Atamızı gönlümüzde, milletimizi başımızın üstünde taşıyacak, Türk siyasetindeki kayıkçı kavgalarına birer birer ayna tutacağız. Milletimize dayatılan tüm prangaları birer birer kıracağız. Vicdanları kanatan, tüm yaralarımızı birer birer saracağız. Milletimizi ayıran değil; birleştiren, bölen değil tamamlayan, kutuplaştıran değil buluşturan olacağız. Hakaretin yerine saygıyı, öfkenin yerine anlayışı, ‘ben bilirimciliğin’ yerine ortak aklı, nefretin yerine de sevgiyi büyüteceğiz.
“HAKTAN DİYE GELİP BATIL ÇIKANLARIN, KAPLAN DİYE GELİP KAĞITTAN ÇIKANLARIN DEVRİNİ BİTİRECEĞİZ”
İYİ Parti olarak 31 Mart seçimleriyle birlikte hakan diye gelip harami çıkanların, haktan diye gelip, batıl çıkanların, kaplan diye gelip, kağıttan çıkanların devrini bitireceğiz. Sadece ve sadece milletimizden aldığımız güç ve teveccühle 2028’e uzanan şanlı bir yolculuğun ilk adımını atacağız. Türkiye’nin demokratik milli yükselişini yerelden başlatacağız. Fatih Sultan Mehmet Han ne diyor? ‘Onlar korkularından denizi zincirleyecek kadar akıllı ise biz de gemileri karadan yürütebilecek kadar deliyiz.’ İşte bu sözden aldığımız ilhamla, biz de bugün buradan diyoruz ki, varsın onlar korkularından aziz milletimizin iradesini zincirleyip, iki kutba mahküm edebilecek kadar kendilerini akıllı zannede dursunlar, biz de milletimize dayatılan tüm o zincirleri, tek başımıza, özü başımıza, birer birer kıracak kadar deliyiz! Kimse merak etmesin, önce sandıkta, sonra sahada. Önce yerelde, sonra genelde. Önce İstanbul’da çok yakında tüm Türkiye’de.”
KAVUNCU: YENİ BİR ANLAYIŞ LAZIM
İYİ Parti İBB Başkan Adayı Buğra Kavuncu da partinin tarihindeki ilk İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olmaktan büyük bir şeref ve mutluluk duyduğunu dile getirdi. Kavuncu, özetle şöyle konuştu:
“Son 25 yılda Türk siyasetinde kurulmuş bütün iftiralara, bütün zorluklara, bütün meşakkatlerine rağmen ayakta kalmış, girdiği ikinci genel seçimde grup kurmuş Türkiye’de tek bir siyasi parti var. O da kurucu Genel Başkanımız Sayın Meral Akşener önderliğinde kurulmuş İYİ Parti. Türkiye’de yeni bir anlayış lazım dedik. İki kutbun Türkiye’yi çürüttüğünü, bir tarafın halkını ezdiğini, diğer tarafın da fütursuzca ve şuursuzca devlet hırpalayacak sözler söylediğini görüyoruz. Bir taraf Anayasa Mahkemesi’ni tanımıyor. Diğer taraf da kahraman Türk ordusunun terörle yaptığı mücadeleyi şuursuzca eleştirecek, buna dil uzatacak şuursuzlar çıkıyor. Biz bütün bunlara dur diyecek o iradeye de o inanca da sahibiz.
“MİLLETİN DERDİNE ÇARE BULACAĞIZ”
Sahip olduğumuz bilgi, tecrübe ve donanım; milletin makus tarihini yenmesine imkan sağlayacak. Ruhumuzu, enerjimizi Türk milletine olan sevgimizden, tutkumuzdan alacağız. Milliyetçiliğimiz bize cesaret ve aşk verecek. Kapsayıcı, çağdaş, yenilikçi gelenekten beslenip milletin derdine çare bulacağız. İstanbul’da yaşayan bir Türk vatandaşı, bir İngiliz’den daha fazla yeşile sahip olmayı hak ediyor. İstanbul’da yaşayan bir Türk vatandaşı, bir Alman’dan trafikte daha az vakit geçirmeyi hak ediyor. İstanbul’da yaşayan bir Türk vatandaşı, depremden bir Japon’dan daha az korkmayı hak ediyor. İşte size bizim İstanbul sevdamız ve milliyetçilik anlayışıyız. İstanbul’da yaptığımız çalışmalarda dört konu tespit ettik. Bunlardan bir tanesi barınma problemi. Bu başlığın altında kentsel dönüşümden depreme kadar birçok detayı gördük. 20 yıllık AK Parti iktidarının ekonomik olarak ülkeyi getirdiği nokta, sosyal anlamda da belediyeciliği çok önemle ve kıymetli hale getiriyor. Ulaşım, İstanbul’un bir diğer sıkıntılı konusu. Sığınmacılar ve düzensiz göç ile göçmenlerin İstanbul’da yarattığı diğer sorunlar…
“ARNAVUTLUK’UN, SIRBİSTAN’IN EN BÜYÜK MAFYALARI TÜRKİYE’DE YAKALANIYOR”
Bu çalışmalarımız sırasında birçok probleme denk geldik. Artmakta olan yoğun işsizlik, ailelerin yoksullaşması, dramatik boyutlardaki beslenme sorunları, nüfusun yarısını doğrudan etkileyen ev fiyatları ve kira şokları 40 milyon liraya dayanmış. Yaygınlaşan çeteler ve yoğun zararlı maddeler, bunların hepsi AK Parti iktidarının son 25 yılda ortaya çıkarttığı ve onların günümüze taşıdığı problemler. AK Parti hükümetinde periyodik olarak çıkarmış olduğu vergi afları, yani yurt dışından getirdiği paranın hesabının sorulmadığı bir ortamda çeteler kirli halılarıyla beraber Türkiye’ye geliyorlar. Kirli insanlar, bu ülkeye geliyorlar ve ilkokulların önlerine kadar uyuşturucu düşmüş durumda. Sırbistan’ın, Arnavutluk’un, Makedonya’nın en büyük mafyasını Türkiye’de yakalıyorlar. Emniyet güçlerimizle gurur duyuyoruz. Allah onlardan razı olsun, yakalıyorlar ama bu insanlar niye Türkiye’ye geliyor?
“MEMLEKET MESELESİNİ ÇÖZMEK İÇİN İŞ BİRLİĞİ ETMEK ZORUNDASINIZ”
Tabii bütün bu kutuplaşma siyasetini, bu inatlaşmanın ve iki yumruk arasında sıkışmış İstanbul’da dünyanın hiçbir kentinde görmediğiniz abukluk var. Metrolar yapılıyor. Bir kısmı ‘U’ harfiyle sembolize ediyor. İstanbul’da hep ‘M’ harfiyle sembolize edilmiş. Burada oyunbozanlığı yapan Ulaştırma Bakanlığı. İstanbul’un problemlerini çözmek için bütün paydaşlarla işbirliği etmek zorundasınız. Memleketin meselesini çözmek için bir araya gelmek durumundasınız. Kullandığınız dile dikkat etmek zorundasınız. ‘Terörist’ dediğiniz, ‘Su faturalarını PKK’lılar toplayacak’ dediğiniz birileriyle oturup konuşmanız mümkün değil. Yıllarca bu memleketin problemlerini bu sahtekarlıklarla örtbas ettiler. Bir taraf ötekine dedi ki, ‘Bunlar gelirse PKK’lılar su sayaçlarını okuyacak’. Öteki taraf da dedi ki, ‘Bunlar gelirse İstanbul’un sokaklarını şeriatçılar dolduracak’. Bunların hepsi sahtekarca olanlar. Ben size gerçeğin ne olduğunu söyleyeyim. İstanbul’da bugün itibarıyla 500 bine yakın herhangi bir depremde ağır hasar görecek ve çökecek bağımsız daire var. Yaklaşık 1,5-2 milyon insanımız ölümü bekliyor. İşte gerçeğin kendisi bu.
“İBB’DE KAÇ İŞ KAZASI OLDUĞUNA DAİR VERİ BULAMADIK”
İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile ilgili projelerimizi hazırlarken İstanbul’un bütçesini merak ettim, baktım. İstanbul’un yıllık gider bütçesi belli fakat 2023 yılında ne kadar olmuş, bu gelir kaynaklarında da bunun detayları yok. Bunun detaylarını, siz yönettiğiniz kentin kaynaklarını şeffaf bir şekilde bu milletle paylaşmak zorundasınız. İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesinde kaç tane iş kazası oldu? Herhangi bir kayıt oldu mu? Bununla alakalı bir bilgiyi de hiçbir yerde göremiyorsunuz. Bununla ilgili hiçbir veri bulamadık. Oturup konuşmanız, bakanlıklarla bir arada işleri çözmeniz lazım. Konuşamayan, birbirinin yüzüne bakamayan; Sayın Genel Başkanımız aslan gibi Mehmetçiklerimiz şehit olduğunda Suriye’de, Cumhurbaşkanımızı aradı. Daha önce de yapardı. Milli Savunma Bakanlığı’nı aradı. Bunu bile problem haline getiren bir zihniyetle siz israfın problemlerini asla çözemezsiniz.
“İFTİRALARA, SALDIRILARA ALIŞIĞIZ”
Üzüldüğüm bir konu da İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde bir Türk Dünyası Mahallesi vardı. Türk dünyasının bütün kültürünü, bütün düzeyini, bütün geleneğini, göreneğini oradakiler görürdünüz. Ofise çevrilmiş. Bizim belediyemizde İstanbul’un en görkemli yerinde çok büyük bir Türk Dünyası Kültür Mahallesi tekrar inşallah var etmiş olacağız. Çok çalıştık. İstanbul’u çok gezdik. İstanbul’da çok büyük projeler yaptık. 100 binin üzerinde vatandaşımıza dokunduk ve yepyeni bir yola çıktık. Biz alışığız. İftiralara, saldırılara uğramıştık. Şimdi bir başka versiyonunu görüyoruz. Gene iftiralara, saldırılara uğruyoruz ama son sözüm şu. Bütün bu saldırılara, iftiralara karşı hep beraber şunu söylüyoruz. Kahrolsun istibdat, kahrolsun zulüm, yaşasın hürriyet. Yaşasın Türkiye.”
Konuşmaların ardından partinin ilçe belediye başkan adayları açıklandı. Adaylar şöyle:
Adalar Belediye Başkan adayı Ayşe Gülnur Şakir
Arnavutköy Belediye Başkan adayı İsmail Yaşar
Ataşehir Belediye Başkan adayı Ali Coşkun
Bağcılar Belediye Başkan adayı Eyüp Ali Özdemir
Bahçelievler Belediye Başkan adayı Tugay Çapun
Bakırköy Belediye Başkan adayı Ataner Orkunoğlu
Başakşehir Belediye Başkan adayı Tevfik Atakan Şakar
Bayrampaşa Belediye Başkan adayı Vahit Çelik
Beşiktaş Belediye Başkan adayı Nurettin Sağırkaya
Beykoz Belediye Başkan adayı Tuba Alaylı Özgüç
Beylikdüzü Belediye Başkan adayı Erol Karapınar
Beyoğlu Belediye Başkan adayı İsmail Hakkı Çavuşoğlu
Büyükçekmece Belediye Başkan adayı Nejat Durmuş
Çatalca Belediye Başkan adayı İsmail İp
Esenler Belediye Başkan adayı Şeh Ömer Kara
Eyüpsultan Belediye Başkan adayı Emel Bilenoğlu
Fatih Belediye Başkan adayı Barbaros Hayrettin Mahiroğlu
Gaziosmanpaşa Belediye Başkan adayı Erhan Özkan
Güngören Belediye Başkan adayı Pelin Sellitepe Turan
Kadıköy Belediye Başkan adayı Kübra Dursun
Kağıthane Belediye Başkan adayı Mustafa Kürşat Ceylan
Kartal Belediye Başkan adayı Altınok Öz
Maltepe Belediye Başkan adayı Ramazan Uğural
Pendik Belediye Başkan adayı Süleyman Turan
Sancaktepe Belediye Başkan adayı Cemal Doğan
Silivri Belediye Başkan adayı Bihter Akbaş Sezer
Sultanbeyli Belediye Başkan adayı Fatih Karataş
Sultangazi Belediye Başkan adayı Hüseyin Öndeş
Şile Belediye Başkan adayı Demet Alkan Tekdemir
Şişli Belediye Başkan adayı Ahmet Ünal
Tuzla Belediye Başkan adayı Orhun Ertürkmen
Ümraniye Belediye Başkan adayı Serkan Yalçın
Üsküdar Belediye Başkan adayı Prof. Dr. Ertaç Ergüven
Zeytinburnu Belediye Başkan adayı Prof. Dr. Kürşat Özer
Partiden yapılan açıklamaya göre, 39 ilçenin 34’ünde adayların açıklandığı, kalan 5 ilçe adayının da bu hafta içinde netleşeceği belirtildi.
]]>Haliç Kongre Merkezi’nde partisinin “İstanbul Proje ve Aday Tanıtım Toplantısı”nda konuşan Akşener, Türk siyasetinde milletin derdi ve geleceğinin konuşulmadığını, varsa yoksa makam sahiplerinin kaybetme telaşlarının konuşulduğunu söyledi.
Adına ‘ittifak sistemi’ denilen bu milletsiz siyaset döneminde kazanan kim olursa olsun kaybedenin her zaman millet olduğunu belirten Akşener, “İşte biz İYİ Parti olarak farklı gözüken ama birbirinin aynadaki sureti olan bu iki kutuplu sözde siyaset anlayışını reddettiğimiz için kutlu bir yola çıktık. Millete tepeden bakan, seçmeni çantada keklik gören, millet iradesini de kendisine mahkum bilen bu buyurgan siyasete son vermek için şanlı ama zorlu bir yola çıktık. Kayıkçı kavgalarına ayna tutarak, kuyruk siyasetini reddederek teslimiyetçiliğe meydan okuyarak, yepyeni bir yola çıktık.” diye konuştu.
Geldiğimiz noktada iktidarın da ana muhalefetin de yegane amacının koltuklarını korumaktan ve iktidar alanlarını sürdürmekten ibaret olduğunu söyleyen Akşener, iki tarafın da millete sunduğu tek vaadin, diğer tarafın kazanmaması olduğunu ifade etti.
Meral Akşener, Türk milletinin bu kısır döngüye, tarafların birbirini var ettiği danışıklı dövüşe mecbur olmadığını belirterek, şöyle konuştu:
“Ülkemiz için güvenliği özgürlüğe, kalkınmayı adalete, vatan sevgisini de demokrasiye tercih etmeye mecbur değilsiniz. Sesinizi duymayanlara, halinizi görmeyenlere, derdinizi umursamayanlara, sorumluluktan kaçanlara mecbur değilsiniz. Buyruklarıyla hükmettiğini sananlara, kendi çıkarlarını umut diye satanlara, milletin istikbali için değil, kendi ikballeri için çalışanlara mecbur değilsiniz. Verdiği sözü tutmayanlara, bol keseden vaatler uyduranlara, sıkışınca tehditlere, hakaretlere, iftiralara, sarılanlara, kötüyle daha kötü arasında tercihe zorlayanlara mecbur değilsiniz. Çünkü artık en iyisini sunanlar var. Çünkü artık hür ve müstakil İYİ Parti var.”
“Hala çözülemeyen birçok sorun var”
Kadim bir şehir olan İstanbul’u kutsal emanet olarak gördüklerini dile getiren Akşener, bu şehrin dertlerin düğümlendiği bir şehir haline geldiğini, deprem tehlikesiyle yaşayan, sığınmacılarla dolup taşan, yoksullukla boğuşan ve ranta boğulan bir şehir olduğunu ifade etti.
Türkiye’de olduğu gibi İstanbul’da da problemlerin kronikleştiğini, sorunların derinleştiğini, insanların ötekileştirildiğini savunan Akşener, “Elbette bir şeyleri değiştirmeye çalışanlar da oldu. Elbette sorunlara çözüm arayanlar da oldu. Elbette İstanbul’a hizmet etmeye çalışanlar da oldu. O yüzden hakkı hakka teslim etmemiz lazım. Şimdiye kadar İstanbul için taş üstüne taş koyan herkesten Allah razı olsun. İstanbullunun faydalandığı her hizmet için emeği geçenlere teşekkür ediyoruz. Ancak görüyoruz ki her ne kadar çaba sarf edilse de hala çözülemeyen birçok sorun var, hala aşılamayan birçok engel var, hala yetersiz kalan birçok hizmet var. Neden biliyor musunuz? Çünkü siyasetin geldiği noktada İstanbul’a hep paranın şehri olarak bakıldı. İstanbul’a hep şahsi hırs ve intikam aracı olarak bakıldı. İstanbul’a hep kariyer basamağı olarak bakıldı.” şeklinde konuştu.
İstanbul’u artık iki ayağı da yere sapasağlam basanların yönetmesi gerektiğini anlatan Akşener, şunları kaydetti:
“Bu şehri artık yalnızca çaba sarf edenlerin değil, İstanbul yoluna baş koyanların yönetmesi gerekiyor. Bu şehri artık aklı sadece İstanbul’da olanların, kalbi sadece İstanbul’la atanların yönetmesi gerekiyor. Bu şehri artık ilgisi ve odağı sadece İstanbul’un sorunlarında olanların yönetmesi gerekiyor. Bu şehri artık amacı sadece İstanbullunun derdine derman olmak olanların yönetmesi gerekiyor. Mesela eli genel merkezlerinde, gözü başka mevkilerde, boş zamanlarında da İstanbul’da olanlar bu şehri yönetemez. Mesela, aklı şahsi siyasi hesaplarında, sureti İstanbullularda olanlar bu şehri yönetemez. Mesela sırtında ihmallerin, hataların, veballerin yükünü taşıyanlardan, elinde parti içi çıkarların, koltuk kavgalarının taht oyunlarının bayrağını tutanlar da bu şehri yönetemez. Mesela gölgesine sığındıklarının emriyle hareket edenler de kendi gölgesinden cesaret alıp kibirle hareket edenlerle bu şehri yönetemez. Aziz İstanbullular, hal böyleyken gelin artık bu vasatlık son bulsun.”
İstanbul’a ihanet edenlere de İstanbul’u ihmal edenlere de milletin mecbur olmadığını söyleyen Meral Akşener, partisinin İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) adayı Buğra Kavuncu’ya oy istedi.
Akşener, “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganlarına, asker selamı ile karşılık verdi.
Daha sonra İYİ Parti İBB adayı Kavuncu projelerini anlattı. İstanbul İl Başkanı Yücel Coşkun’un da konuşma yaptığı programda, son olarak partinin ilçe belediye başkan adayları tanıtıldı.
İYİ Parti İstanbul ilçe belediye başkan adayları şöyle:
Adalar’da Ayşe Gülnur Şakir, Arnavutköy’de İsmail Yaşar, Ataşehir’de Ali Coşkun, Bağcılar’da Eyüp Ali Özdemir, Bahçelievler’de Tugay Çapun, Bakırköy’de Ataner Orkunoğlu, Başakşehir’de Tevfik Atakan Şakar, Bayrampaşa’da Vahit Çelik, Beşiktaş’ta Nurettin Sağırkaya, Beykoz’da Tuba Alaylı Özgüç, Beylikdüzü’nde Erol Karapınar, Beyoğlu’nda İsmail Hakkı Çavuşoğlu, Büyükçekmece’de Nejat Durmuş, Çatalca’da İsmail İp, Esenler’de Şeh Ömer Kara, Eyüpsultan’da Emel Bilenoğlu, Fatih’te Barbaros Hayrettin Mahiroğulları, Gaziosmanpaşa’da Erhan Özkan, Güngören’de H. Pelin Sellitepe Turan, Kadıköy’de Kübra Dursun, Kağıthane’de Mustafa Kürşat Ceylan, Kartal’da Altınok Öz, Maltepe’de Ramazan Uğural, Pendik’te Süleyman Turan, Sancaktepe’de Cemal Doğan, Silivri’de Bihter Akbaş Sezer, Sultanbeyli’de Fatih Karataş, Sultangazi’de Hüseyin Öndeş, Şile’de Demet Alkan Tekdemir, Şişli’de Ahmet Ünal, Tuzla’da Taha Orhun Ertürkmen, Ümraniye’de Serkan Yalçın, Üsküdar’da Prof. Dr. Ertaç Ergüven, Zeytinburnu’nda Prof. Dr. Kürşat Özer aday gösterildi.
Avcılar, Çekmeköy, Esenyurt, Küçükçekmece ve Sarıyer’de ise henüz aday gösterilmediği belirtildi.
]]>Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Müdürlüğünce Mehmet Şirin Açar Kongre Salonu’nda düzenlenen, “Sanayici Buluşması” programında konuşan Kütükcü, OSBÜK olarak Türkiye’deki 401 organize sanayi bölgesinin kanunla kurulmuş çatı kuruluşu olduklarını söyledi.
Kütükcü, organize sanayi bölgelerinin artık sanayi üretiminin yapıldığı alanlar olmanın çok ötesine geçtiğini, birer yaşam alanı olduğunu aktardı.
“OSB’ler artık üretimin ötesinde konulara odaklanmış durumda”
Organize sanayi bölgelerinin sadece üretimle değil artık mesleki eğitimle, geri dönüşümle ve yenilenebilir enerji tesisleriyle, yaşamın tüm alanlarına dokunan faaliyetleriyle öne çıktığına işaret eden Kütükcü, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Türkiye’de sanayi üretiminin yüzde 45’inin gerçekleştirildiği organize sanayi bölgeleri artık üretimin ötesinde konulara odaklanmış durumda. Bunların başında da karbon vergisi uygulaması ve yeşil dönüşüm süreci geliyor. İhracatımızın yüzde 50’sinin Avrupa Birliğine ve Avrupa kıtasına olduğunu düşünürsek sanayi işletmelerimizin artık bu sürece hazırlanması gerekiyor. OSBÜK olarak bu konuda yoğun çalışıyoruz. Ankara OSBÜK merkezinde Yeşil Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik Merkezi kurduk. Organize sanayi bölgelerimize ve şirketlerimize buradan destek vermeye çalışacağız.”
Kütükcü, eğer “Türkiye Yüzyılı”nın mottosu üretim, yatırım, istihdam ve ihracatsa bunun gerçekleşeceği alanların da organize sanayi bölgeleri olduğunu vurguladı.
Ülkenin üretim yapısını ve üretimini güçlendirmenin yolunun organize sanayi bölgelerini güçlendirmekten geçtiğini belirten Kütükcü, organize sanayi bölgelerini gelecek yüzyıla hazırlamak için hep birlikte çalışmaya devam edeceklerini kaydetti.
Kütükcü, OSBÜK’de uzaktan izleme sistemiyle her gün 176 organize sanayi bölgesinin enerji tüketimini anlık izlediklerini ifade ederek, şunları söyledi:
“Bunu her ayın sonunda devletimize rapor ediyoruz. Üretim verileri bir ay sonra açıklanıyor ancak elektrik tüketimi, üretim hakkında en kesine yakın veri oluşturan öncü veridir. Dolayısıyla deprem bölgemiz de hamdolsun 6 Şubat öncesine hızla dönüyor. Üretim kayıplarını büyük oranda telafi etti, etmeye de devam ediyor. Bunların tamamı sizin çalışmanız, gayretiniz, azminiz, kararlılığınızla oluyor.”
“Fabrika sayımız 400’lere doğru gidiyor”
Diyarbakır OSB Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Fidan da OSB’deki 1’inci, 2’nci, 3’üncü ve 4’üncü etaplardaki arsaların tahsis edildiğini belirterek, 5’inci etap için çalışmaları sürdürdüklerini söyledi.
Yönetime geldikleri 2018’de OSB’de fabrika sayısının 205, çalışan sayısının da 7 bin civarında olduğunu, bugün 300 yatırımcının yatırım yapmak için sırada beklediğini ifade eden Fidan, şöyle dedi:
“Şu an çalışan sayımız 20 bin civarında, fabrika sayımız da 400’lere doğru gidiyor. Hedefimiz çalışan sayısını 40 binlere çıkarmaktır. Üretim yapmaktan başka şansımız yok. Kendimiz, ailemiz, ülkemiz ve geleceğimiz için üretim yapmaya devam edeceğiz. Diyarbakır’ı dünyada marka haline getireceğiz.”
Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kaya da bir konuşma yaptı.
Konuşmaların ardından basına kapalı devam eden programa, Vali Yardımcısı Ömer Coşkun, KOSGEB İl Müdürü Vedat Güler, Diyarbakır Ticaret Borsası Başkanı Engin Yeşil, sanayiciler ve iş insanları katıldı.
]]>