Kış mevsiminin çetin geçtiği ve uzun sürdüğü illerin başında gelen Ardahan’da, kar yağışı sonrası dondurucu soğuklar etkisini sürdürüyor.
Çalıştığı kurumdan 2016 yılında emekli olduktan sonra zorlu kış koşulları nedeniyle yiyecek bulmakta güçlük çeken sahipsiz hayvanlara hayatını adayan Başdemir, kentte “İsmet amca” olarak tanınıyor.
Soğuk havada yaptığı iyilik hikayesiyle yürekleri ısıtan Başdemir, her gün emekli maaşıyla aldığı buğday ve tavuk etlerini, kış koşullarından etkilenen kedi ve kuşlar için şehrin belirli noktalarına bırakıyor.
Ayrıca yoluna çıkan kedileri besleyip seven ve güvercin sürülerinin bulunduğu alanlara da buğday serpen Başdemir, iyilik hareketiyle takdir topluyor.
“Hayvanlar bize emanettir”
Yazın da sokaktaki hayvanları unutmayan İsmet Başdemir, AA muhabirine, hayvan sevgisinin kendisinde özel bir yer tuttuğunu söyledi.
Bunun için yıllardır başta güvercinler olmak üzere sokaktaki sahipsiz hayvanları beslediğini ifade eden Başdemir, şöyle konuştu:
“Yaz-kış demeden bu işi her gün istisnasız yapıyorum. Bunu kendi alın terimle, emekli maaşımla yapıyorum. Kimseden destek almadan, gönülden, gönüllü olarak yapıyorum. Ben serhat Ardahan halkından hayvanlara karşı merhametli davranmalarını rica ediyorum. Özellikle kışın karda, hayvanlara sahip çıksınlar. Kışın dışarı bırakılan hayvanlar istemiyorum. Bu insanlığa terstir, aykırıdır. İnsanlığa, ülkemize, bize yazıktır. Bizler onlara bakmakla yükümlüyüz. Hayvanlar bize emanettir. Onlara mütevazı davranalım istiyorum.”
Başdemir, hayvanlara yaklaşık bir saatlik yem dağıtımının ardından çay molası verip bu sürede de ısındığını belirterek,”Hayvanlar doydukça bende doymuş gibi his oluyor.” dedi.
Vatandaşlarda Öztürk Nuh da Başdemir’i yıllardır tanıdığını anlatarak, her gün istisnasız sokakta hayvanları yemlemesine şahit olduğunu kaydetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Posof Gençlik ve Spor Müdürlüğü bünyesinde bulunan ve taekwondo eğitimi gören sporcuların 2024 yılı 3. dönem minikler kuşak imtihanı velileri de heyecanlandırdı. Aşık Sabit Müdami Anadolu İmam Hatip Lisesi salonunda yapılan imtihanda; Posof Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Erhan Yılmaz ile beraber milli antrenör Halil İbrahim Ataman da davet edildi. İlçe antrenörü Yunus Bakan idaresindeki sporcular imtihan sonucunda kazandıkları kuşak derecelerine göre kuşakları bağlanarak belgeleri verildi. – ARDAHAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ardahan Ticaret ve Sanayi Odasının (ATSO) girişimleri sonucu Türk Patent ve Marka Kurumundan “Ardahan Kavılca Buğdayı” adıyla alınan coğrafi işaret belgesi, hem ilgili kurumları hem de üreticileri sevindirdi.
Yörede yüzyıllardır ekilen ancak unutulmaya yüz tutan, “Anadolu buğdayının anası” olarak da bilinen kavılca buğdayının üretimi Ardahan’da, özellikle devletin tohum desteğiyle yaygınlaşıyor.
İl genelinde 200 çiftçi tarafından 4 bin dekar alanda ekimi yapılan kavılca buğdayından bin tona yakın ürün elde ediliyor.
Kuraklık ve soğuk iklime de dayanıklı bir ürün olarak bilinen kavılcanın, işlenerek farklı ürünlere dönüştürülüp farklı pazarlara açılması hedefleniyor.
Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Çetin Demirci, AA muhabirine, kavılcanın bölge tarımı ve ekonomisi için önemli bir kazanç olduğunu, bundan dolayı coğrafi işaret aldıklarını söyledi.
Yöresel ürünlerin coğrafi işaret alması için yıllardır çalışma içinde olduklarını, sadece kavılca için 4 yıllık uğraş verildiğini anlatan Demirci, bu gelişmeler ışığında amaçlarının hem il hem de bölge ekonomisine katkı sunmak olduğunu belirtti.
Tarım ve Orman Bakanlığında yapılan genetik tahlillerde bu buğdayın 13 bin yıllık geçmişinin ortaya çıktığını işaret eden Demirci, “Bu aynı zamanda sadece ilimizin değil, Anadolu’nun da en eski tohumu. Gelinen noktada insan sağlığı açısından da çok önemli olduğunu biliyoruz. Son 2 yıl içinde ekilen tarım arazilerinde artış var. Bu ürün aynı zamanda kuraklık ve soğuk iklime de dayanıklı bir ürün.” dedi.
Demirci, glüten oranı düşük olan kavılcanın tercih edildiğini vurguladı.
“Organik ve doğal tarımın yapılacağı bir yerdeyiz”
Toprak Mahsulleri Ofisi’nden (TMO) alım garantisini beklediklerini belirten Demirci, şunları kaydetti:
“Kavılcanın sürdürülebilir bir hale gelmesini istiyoruz. Katma değerli hale getirebilirsek daha fazla ekiminin sağlanacağını düşünüyorum. Bu nedenle alım garantisi bizim için çok önemli. Bu Ardahan için önemli bir çıkış olacak. Doğamız bakir, ürünlerimiz doğal ve temiz kalmıştır. Organik ve doğal tarımın yapılacağı bir yerdeyiz. Bu yönüyle Ardahan biçilmiş bir kaftan. Ardahan bu açıdan desteklenmeli ve tanıtılmalı. Ardahan’ın gastronomisi bilinmeli.”
Bin tona yakın üretim yakalandı
Tarım ve Orman İl Müdürü Muhammet Fatih Cineviz de son yıllarda yapılan çalışmalarda kavılca üretimini belirli bir noktaya taşımanın sevincini yaşadıklarını anlattı.
Kavılca buğdayında bin tona yakın üretim yakaladıklarını dile getiren Cineviz, “Unutulmaya yüz tutmuş, üretimden uzak tutulmuş bu ürünü tekrar toprakla buluşturarak arazilerimizi şenlendirme anlamında yaptığımız çalışmaların bir neticeye varmış olması bizi sevindirdi. Gelinen aşamada üreticilerimizin katma değer kazanması noktasında çok ciddi bir ivme oluşturacağının farkındayız.” diye konuştu.
Bu çalışmalara bütünsel olarak baktıklarını ifade eden Cineviz, şöyle devam etti:
“Bu ürünlerimizi paketleyip makarna, un, bulgur ve erişte benzeri ürünlere dönüştürerek Ardahan’ın kendi markasıyla pazarda yer bulmasını sağlamak adına bir çalışma içindeyiz. Bu çalışmalarımızı destekler mahiyette tescil belgesi çok önemli bir argüman olmuştur. Pazarda karşılığını bulabileceğini sağlayacağımız anlamında bize güç verecektir.”
Üreticilerde sevinç ve umut bir arada
Kavılcayı üretip tesisinde işleyen Nejdet Kanbir ise “Organik tarım hız kazanacak. Bizler daha cesaretli olacağız. Örneğin işleme tesisimi büyütmeyi planlıyorum. Coğrafi işaret belgesi ufkumuzu açtı, cesaretimizi arttırdı. ” dedi.
İşletmeci Levent Bilgili de coğrafi işaret için çalışma yapan ATSO başta olmak üzere emeği geçenleri kutladığını belirterek, “Sonuçta bu bir belge. Ürün tescilli. Dolayısıyla bundan sonra kavılcanın ununu, buğdayını ve bulgurunu daha rahat satmış olacağız. Ardahan için güzel bir gelişme. İnşallah buğdayımız hak ettiği yerde olacak. Bu tür değerlerimizi bilmek bizim için önemli.” ifadelerini kullandı.
]]>Çeşitli programlara katılmak üzere kentte bulunan Tatar, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Çetin Demirci, Ardahan Gazi Aileleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Yener Göydemir ile bir araya geldikten sonra Tarihi Kongre Binası’nı ziyaret etti.
Tatar, Ardahan Üniversitesi (ARÜ) Aşık Şenlik Konferans Salonu’nda katıldığı “Halk Buluşması”nda yaptığı konuşmada, Ardahan’da yoğun bir gün geçirdiğini söyledi.
Kentte yaşayanların kendisini bağırlarına bastığını belirten Tatar, “Çünkü bizlerin çok ortak bağları vardır. Bizim Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanımız Ardahanlı. Tarihe baktığımızda Selçuklulardan önce buraya gelen Türk boyları var. Ardahan, bu işin merkezi. Milli Mücadele ruhunun, kalbinin attığı fevkalade önemli bir yer. Ardahan, Türkiye’nin kuzeydoğusu olmasına rağmen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önderliği, liderliği ve vizyonu ile çok güzel hizmetler görmüş. İşte medeniyet, işte kalkınma, işte gelişme buralarda. Ardahan, daha fazla gelişecek ve daha fazla halkını burada tutacak.” diye konuştu.
“Bu güzelliklere hayran kaldım”
Tatar, gençlerin iş kurmak için turizm ve kentin diğer zenginliklerini değerlendirmesi gerektiğini dile getirdi.
Hayvancılık ve hayvansal ürünlerde Ardahan’ın önemli bir konuma sahip olduğuna dikkati çeken Tatar, “Gelecekte Türkiye’nin en müreffeh merkezlerinden birisi olacaktır. Ben, Ardahan’ı böyle gördüm. Bu güzelliklere hayran kaldım. Bu güzellikleri daha da güzel yapmak isteyen Ardahan halkına bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Tabii ki tebrik etmek istiyorum kendilerini.” ifadelerini kullandı.
Tatar, Ardahan’da Milli Mücadele’nin en zor şartlarda verildiğini belirterek, şöyle konuştu:
“Geçmişte sizlerin burada yaşadığıyla bizim Kıbrıs’ta yaşadıklarımızın birtakım benzerlikleri var. Aramızdaki bağların, kadim ilişkilerin, gönül birliğinin bir ifadesidir. Geçmiş süreçlerde bize destek olan Türkiye Cumhuriyeti’ne, tüm Türk halkına Ardahan’dan bir kez daha teşekkürlerimi ve minnet duygularını iletiyorum. Değerli Ardahanlı kardeşlerim, Kıbrıs’ın önemi çok büyüktür. Kıbrıs, Türk dünyasının ve özellikle ana vatanın Akdeniz’e açılan kapısıdır. Zamanında Atatürk de bunu söylemiş: ‘Dikkat etmeliyiz, Kıbrıs asla düşman eline geçmemeli.’ Kıbrıs, Yunanistan’a bağlanmak isterken, biz bedeller öderken Türkiye, her zaman yanımızdaydı.”
Kıbrıs ile Türkiye’nin etle tırnak gibi olduğunu vurgulayan Tatar, “Kıbrıs Türkü, kendisini büyük milletin ayrılmaz ve kopmaz bir parçası olarak görmüştür. Kıbrıs’ın tanıtımı için sizlerin vereceği destek biçim için çok önemli. Benim temennim, buranın gençleri ile Kıbrıs’ın gençlerinin kaynaşması. Daha fazla dostluklar kurabilmeli çünkü gelecek gençlerimizindir. Artık mesafenin herhangi bir engeli yoktur. Dolayısıyla yüreğimiz, geçmişimiz, tarihimiz, kaderimiz bir. Yaptığımız kahramanlıklar bire bir örtüşüyor. Burada gazilerimizi ziyaret ettim. Kendilerine şükranlarımı sunuyorum. Bana bugün verilen değeri, Kıbrıs halkına nezaket olarak görüyorum.” değerlendirmesinde bulundu.
Konuşmaların ardından programda halk ozanları ve ARÜ Müzik Grubu konser verdi.
]]>