Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Konya Çevre Yolu 2. Kesimi” açılış töreninde konuştu.
Göreve geldikleri günden beri eser ve hizmet siyasetiyle Konya’ya ve Konyalılara layık olmak için gece gündüz çalıştıklarını belirten Erdoğan, “Üretimin, istihdamın ve ihracatın artırılması, şehrin dengeli şekilde kalkınması için tüm imkanlarımızı seferber etmiş durumdayız.” ifadesini kullandı.
Hem Konya’ya hem de bölgeye ekonomik, ticari ve tarımsal olarak katkı yapacak projelerine, yatırımlarına ve hizmetlerine her gün bir yenisini eklediklerini söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti:
“Doğu-batı ve kuzey-güney istikametindeki ulaşım ağlarının adeta kavşak noktası olan Konya’nın, kara, demir ve hava yolu ulaşımının geliştirilmesi, temel önceliklerimizden biridir. Şu rakamı özellikle dikkatinizi çekiyorum, bugüne kadar ulaştırma alanında Konya’ya güncel rakamla 146,7 milyar liralık kamu yatırımı yaptık. Şehrimizi kuzeyde Ankara ve Eskişehir’e, batıda Isparta, Afyonkarahisar ve oradan İzmir’e, doğuda Aksaray, Niğde ve oradan Kayseri’ye, güneyde ise Antalya, Karaman ve Mersin’e bölünmüş yollarla bağladık. Ülkemizin en yüksek ayaklı ve en uzun dengeli konsol köprüsü olan Eğiste-Hadimi Viyadüğü’nü inşa ederek Konya’nın Akdeniz ve İç Anadolu Bölgesi’ne kesintisiz, konforlu ve güvenli ulaşımını temin ettik.
Şurası da çok önemlidir, Konya’mızın 2002’de 167 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 22 yıl içinde tam 1286 kilometreye çıkardık. Bitümlü sıcak karışım kaplamalı yol ağı ise 97 kilometreden 1296 kilometreye yükseldi. Yollarımızı daha güvenli, daha modern yapıya kavuşturduk. Konya-Ankara Yolu’nu, Konya-Akşehir-Afyonkarahisar Yolu’nu, Konya-Aksaray Yolu’nu, Konya-Karaman Yolu’nu, Konya-Belören-Hadim Yolu’nu şehrimizin istifadesine sunduk. Konya’yı Akdeniz’e en kestirme yoldan bağlayan 5 kilometre uzunluğundaki Demirkapı Tüneli’ni hizmete açtık.”
“Konya Çevre Yolu, şehrimize kazandırdığımız en önemli yatırımların başında geliyor”
Alacabel Tüneli ve bağlantı yolları ile Akşehir- Yunak Yolu, Taşkent- Balcılar Yolu, Ereğli-Halkapınar-İvriz Yolu ve Seydişehir- Bozkır Yolu gibi 11 ayrı kara yolu projesinin çalışmalarının da devam ettiğini bildiren Erdoğan, “İnşallah bu projeleri de yakın zamanda nihayete erdirecek ve Konyalı kardeşlerimizle birlikte bölgenin tüm şehirlerinin emrine vereceğiz.” dedi.
Konya’nın şehir içi ve şehirler arası ulaşımdaki merkezi konumunu güçlendirecek, tarım, ticaret ve sanayi birikimini çok daha üst seviyelere taşıyacak kara yolu yatırımlarını sürdürdüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İlk kısmı 22, ikinci kısmı 46, üçüncü kısmı ise 54 kilometre olmak üzere 122 kilometre uzunluğundaki Konya Çevre Yolu, şehrimize kazandırdığımız en önemli yatırımların başında geliyor. Projeyle Konya’nın transit trafik yükünü çevre yoluna aktaracak, şehir içinde kalan eski çevre yolundaki trafik yoğunluğunu azaltacağız.” bilgisini paylaştı.
“Yıllık 6 milyar lira tasarruf edeceğiz”
Ülkenin turizm ve ticaret merkezlerine hızlı ve güvenli trafik akışını sağlayacak, Konya’nın ulaşım imkanlarını çeşitlendirmiş olacaklarını bildiren Erdoğan, şunları kaydetti:
“Böylelikle şehrimizin ekonomik, sosyal ve ticari gelişimine de kayda değer katkılar yapacağız. Projemizin birinci kısmını, 2020’de tamamlayarak trafiğe açmıştık. Bugün ise ikinci kısmın Afyonkarahisar ve Aksaray aksındaki 30 kilometrelik kesimini ulaşıma açıyor, hizmete sunuyoruz. 3 köprü, 3 köprülü kavşak, 1 viyadük, 18 alt geçit ve 57 menfezin yer aldığı bu kesime tam 44 bin fidan diktik. İkinci kısmın geriye kalan 16 kilometrelik bölümü yani Aksaray- Adana aksı arasındaki 16 kilometrelik kesiminde çalışmalar devam ediyor. İnşallah yakın zamanda onu da tamamlıyoruz.
Bugün hizmete verdiğimiz Afyonkarahisar-Aksaray arasındaki 30 kilometrelik kesim ile mevcut yol üzerinden 40 kilometre katedilerek sağlanan ulaşımı 10 kilometre kısaltmış oluyoruz. Aynı şekilde seyahat süresini 49 dakikadan 17 dakikaya düşürüyoruz. Böylece zamandan 4,6 milyar, akaryakıttan 1,4 milyar olmak üzere yıllık toplam 6 milyar lira tasarruf edeceğiz. Çevreye zararlı karbon emisyonunu tam 81 bin 400 ton azaltıyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda çevre yolunun yapımında emeği geçenleri tebrik etti.
Notlar
Törene, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Ticaret BakanıÖmer Bolat, AK Parti genel başkan yardımcıları ve milletvekilleri ile Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ve diğer ilgililer katıldı.
Bakan Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bir tablo hediye etti. Konya Müftüsü Ali Öge’nin yaptığı duanın ardından yolun açılış kurdelesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve protokoldekiler tarafından kesildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BİTLİS’te uzun süredir hastanede tedavi gören ve bugün beyin ölümü gerçekleşen 44 yaşındaki epilepsi hastasının 2 böbreği, yakınlarının da rızasıyla Diyarbakır ve Ankara’da tedavi gören 2 hastaya nakledilecek.
Bitlis- Tatvan Devlet Hastanesinde tedavi gören ve bugün beyin ölümü gerçekleşen epilepsi hastasının 2 böbreği, yakınlarının da rızasıyla Diyarbakır Dicle ÜniversitesiEğitim ve Araştırma Hastanesi ile Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeki 2 hastaya umut olacak. Diyarbakır Dicle Üniversitesinden gelen Prof. Dr. Mehmet Yılmaz ve hastanedeki uzman doktorlar, hayatını kaybeden kişinin 2 böbreğini ameliyatla aldı. Alınan böbrekler, yakın zamanda iki hastaya nakledilecek.
Prof. Dr. Mehmet Yılmaz, böbreklerin birinin Dicle Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeki bir hastaya, diğerinin ise Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeki hastaya nakledileceğini söyledi. Yılmaz, “Bitlis- Tatvan Devlet Hastanesi’nde 44 yaşında erkek hastamızın beyin ölümü teşhisi konulması sonucu, Sağlık Bakanlığına bilgi verilerek her iki böbreğini çıkarttık. Hastanedeki hekim arkadaşlara çok teşekkür ediyorum. Çünkü beyin ölümü teşhisi koymak, bir sağlık hastanesinde sağlık hizmetlerinin en yüksek seviyede yapıldığının göstergesidir. Organ bağışı hayat kurtarıyor. Bu yüzden organ bağışına katkıda bulunmak, insanlık adına bir borç olarak görüyoruz. Beyin ölümü gerçekleşmiş olan hastamızın her iki böbreğini Dicle Üniversitesi ve Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanelerindeki böbrek bekleyen hastalarımıza nakledilecek. Yakınlarının gösterdiği bu candan bağış, insanlar için umut oluyor” dedi.
Bitlis- Tatvan Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Gökmen Reyhanlı ise hayatını kaybeden hasta yakınlarına bu duyarlı davranışlarından ötürü teşekkür ederek, organ bağışının ne denli önemli olduğuna söyledi. Organ naklinin, sağlık durumları nedeniyle organ yetmezliği yaşayan insanların hayatını kurtarmanın en etkili yollarından biri olduğunu söyleyen Reyhanlı, “Bu işlem yalnızca tıbbi bir başarı değil, aynı zamanda insanlığın dayanışma ve yardımlaşma duygusunun somut bir ifadesidir. Bugün hastanemizde beyin ölümü gerçekleşen bir vatandaşımızın iki böbreğini, böbrek bekleyen iki hastamıza nakledilecek. Gerekli yazışmalardan sonra bakanlığımızdan da onay alarak ve yine bakanlığımızın gönderdiği bir ekip sayesinde başka insanlara umut ve sağlık olmanın gururunun yaşadık. Ülkemizde ve dünyada binlerce insan organ bağışı sayesinde ikinci bir yaşam şansı elde ediyor. Hastanemizde ilk defa bir organ nakline vesile oluyoruz. Bu duyarlı davranışları sebebi ile hayatını kaybeden vatandaşımızın ailesine şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İlçenin Melikşah Mahallesi’nde şifa ve sağlık merkezi olarak kullanıldığı bilinen Roma dönemi eserlerinden Melikşah Hamamı’nda, Anadolu Medeniyetleri Müzesi başkanlığında Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesince yürütülen kazıların birinci etabı tamamlandı.
Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yusuf Albayrak, alanda incelemelerde bulunan Çubuk Belediye Başkanı Baki Demirbaş, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Orçan, akademisyenler ve Melikşah Mahallesi Muhtarı Ahmet Saydam’a çalışmaların son durumuna ilişkin bilgi aktardı.
Albayrak, personel ve lojistiğin yanı sıra maddi destek sağlayan Çubuk Belediyesi’nin de katkılarıyla arkeolojik kazının birinci etabını tamamladıklarını söyledi.
Kazının ikinci etabının ilkbaharda başlayacağını belirten Albayrak, şu bilgileri paylaştı:
“Hamamımız mimari özelliğine göre ilk olarak Roma döneminde yapılmış ve 1974 yılına kadar aralıksız bir şekilde korunmuş ve kullanılmıştır. Aşağıda açılan bir sondaj nedeniyle su buradan çekildikten sonra burası kendi kaderine bırakılmış. Nisanda yaklaşık 20 günlük çalışma yaptık bu alanda. Temizlik, ön çalışma oldu. Daha sonra kasım ve aralık aylarında tekrar çalışmaya başladık. Bu çalışmamızda da havuzun içerisine yukarıdan, çatının yıkılarak düştüğüne inandığımız blokları dikkatli bir şekilde kaldırdık ve hamamın havuz kısmını tamamen ortaya çıkardık.”
Albayrak, bu yılki çalışmaları sonlandırdıklarına işaret ederek, “2025 Nisan çalışmalarımızda da hamamın çevresini ve su akıtma kanallarını da temizleyerek, restorasyon projeleri hazırlayarak çıkartmış olduğumuz blokları yerine koyarak hamamı ilk yapıldığı günkü konumuna getirmeye çalışacağız.” dedi.
Kazıda görevli uzmanlardan Damla Zehra Demirer ise “Havuz alanında ciddi çalışmalar yaptık. Burada bulduğumuz bir hat bizi heyecanlandırdı. Bu hamam Roma döneminde kullanılmış. Daha sonrasında birçok dönemde restorasyonu yapılmış. İnşallah bu dönemde de tekrar restorasyonu yapılarak ziyarete açılacak.” diye konuştu.
Ekibi çalışmaları dolayısıyla tebrik eden Belediye Başkanı Baki Demirbaş da ortaya çıkarılacak eserlerin ilçenin turizmine büyük katkısını olacağına inandığını kaydetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ATO Başkanı Gürsel Baran, ATO’nun 60 No’lu Restoran, Lokanta ve Kafe Hizmetleri Meslek Komitesi tarafından Dünya Türk Kahvesi Günü dolayısıyla bu yıl ikincisi düzenlenen “Kahve Zirvesi ve Mini Festivali”ne katıldı. Etkinlikte ATO Meclis Başkanı Mustafa Deryal, ATO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Temel Aktay, ATO 60 No’lu Restoran, Lokanta ve Kafe Hizmetleri Meslek Komitesi Başkanı Abdurrahman Işıksever, ATO Komite ve Meclis üyeleri, kahve sektörü temsilcileri ile çok sayıda davetli yer aldı. ATO Meclis Salonu’nda gerçekleşen etkinliğin açılışında konuşan Baran, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu’nun (UNESCO) 5 Aralık 2013’te Türk kahve kültürü ve geleneğini “İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirasının Temsili Listesi”ne aldığını ve o tarihten bu yana her yıl 5 Aralık gününün “Dünya Türk Kahvesi Günü” olarak kutlandığını hatırlattı. Türk kültüründe önemli bir yeri olan ve birçok kıymetli duygu ve anlamı barındıran Türk kahvesinin tüm dünyada yaygınlaşmasının önemine değinen Baran, Türk kahvesi ile dünyada farkındalık oluşturarak, bu mirası ekonomik katkıya dönüştürmeyi hedeflediklerini belirtti. Baran, şöyle konuştu:
“Türk kahvesi, kültürel hazinemizin en önemli değerlerinden biri. Bizim için bir fincan kahve, içecekten çok daha büyük anlamlar taşıyor. Gelenek ve göreneklerimizin içinde Türk kahvesi var. Bir çiftin evliliğinden küsleri barıştırmaya kadar kahveyle başlayan hikayelerimiz var. Bu mirası gelecek nesillere aktarma sorumluluğumuz var. Türk kahvesi kültürünün korunarak yaygınlaşmasını ve kahve sektörünün güçlenerek dünya pazarlarında yerini almasını istiyoruz.”
“Başkentimizde de kahve sektörü hızla gelişiyor”
Türkiye de dahil olmak üzere hemen her ülkede kahve pazarının hızla büyüdüğünü kaydeden Baran, “Dünyanın en yaygın içeceklerinden biri olan kahve, aynı zamanda önemli bir ekonomi durumunda. Dünya genelinde günde 2 milyar fincan kahvenin tüketildiği belirtiliyor. Küresel kahve pazarı büyüklüğünün ise 460 milyar dolar seviyesine ulaştığı ifade ediliyor. Sektör milyonlarca kişiye de istihdam sağlıyor. Dünyada petrolden sonra en çok ticareti yapılan ürünün kahve olduğu söyleniyor” dedi.
Baran, Türkiye’nin bir kahve ülkesi olma yolunda hızla ilerlediğini vurgulayarak, Türkiye’de kahve üretimine yönelik girişimlerden büyük memnuniyet duyduklarını belirtti. Türkiye’nin kahve ihracatının son 5 yılda 155 milyon dolara ulaştığını ve geçtiğimiz yıl 146 ülkeye kahve sattığını söyleyen Baran, “Başkentimizde de kahve sektörü hızla gelişiyor. Şehrimiz, önde gelen kahve firmalarına ev sahipliği yapıyor” diye konuştu. – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çocukluk yıllarından itibaren müziğe ilgi duyan 51 yaşındaki Sonan Yılmaz, 1990’da Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Yarı Zamanlı Koro Bölümünü kazanarak müzik kariyerine ilk adımı attı.
Daha sonra Bilkent ÜniversitesiMüzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Opera Şan Sanat Dalında öğrenimini devam ettiren Yılmaz, 1999’da Kültür ve Turizm Bakanlığının sınavlarına girerek Antalya Devlet Opera ve Balesi görevine başladı.
Halen Ankara Devlet Opera ve Balesi’nde görevini sürdüren Yılmaz, geçen yıl Bozok Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümünü kazandı.
Ankara’dan Yozgat’a hızlı trenle günübirlik gelerek eğitimini sürdüren 2’nci sınıf öğrencisi Yılmaz, ders aralarında notalara çalışarak prova yapıyor, seslendirdiği aryalarla da fakültenin koridorlarını inletiyor.
Zaman zaman yurt dışında Türkiye’yi temsil eden ve uluslararası opera yarışmalarında 11 ödülü bulunan Yılmaz, 12 Aralık’ta İtalya’nın Milano kentinde konser verecek.
Opera sanatını 26 yıldır sürdürdüğünü belirten Yılmaz, AA muhabirine, sinema sanatının inceliklerini öğrenmek, bilinçli bir medya okuryazarı olmak ve bu alanda kendini yetiştirmek için bu bölümünü seçtiğini söyledi.
Haftanın 4 günü Ankara’dan trenle gelip derslere katıldığını anlatan Yılmaz, “Daha önce opera sanatıyla tanışmamış öğrencilerin olabileceğini düşünerek fakültede ders aralarında arya söylüyorum. Opera sanatı farklı bir ses eğitimini gerektirdiği için yüksek frekans ve desibelde sesler çıkartmak gerekiyor. Öğrenci arkadaşlar bunu duyduklarında çok etkileniyor. Bunu nasıl yaptığım ve başarabildiğim konusunda bilgi almaya çalışıyorlar. Bu da beni çok mutlu ediyor.” diye konuştu.
“Bize opera hakkında bilgi veriyor”
Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü 4’üncü sınıf öğrencisi Müzeyyen Sırım da operaya gidemeyen öğrenciler için Sonan Yılmaz’ın büyük bir fırsat olduğunu belirtti.
Yılmaz’ın ders alarında öğrencilere dinleti sunduğunu aktaran Sırım, “Bize opera hakkında bilgi veriyor, biz de bundan faydalanıyoruz. Şimdiye kadar hiç operaya gitmemiş ya da gitmeye fırsatı olmamış bizler için gerçekten çok güzel bir nimet olarak bakıyoruz. O yüzden mutluyuz.” dedi.
Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü 3’üncü sınıf öğrencisi Merve Tekinışık ise Sonan Yılmaz’ın ders aralarında arya seslendirdiğini belirterek, “Fakültemizde çok güzel ve eğlenceli zaman geçiriyoruz. Dersten sonra güzel sesiyle bir nevi rahatlama seansı oluyor. Yozgat’ta bu avantajı bulmak bizim için çok önemli.” ifadesini kullandı.
-“Öğrencilere rol model oluyor”
Bozok Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zülfiye Acar Şentürk de hem ikinci üniversite olarak tercih edenler hem de hayatına değer katmak için yeni bir üniversite okumak isteyenlerin fakülteye değer kattığını söyledi.
Değer katan öğrencilerden birinin de Sonan Yılmaz olduğunu ifade eden Şentürk, şunları kaydetti:
“Kendisi devlet opera sanatçısı. Koridorlarda billur gibi çok güçlü sesiyle bize küçük mini konserler veriyor. Öğrencilerimiz de bundan çok memnun kalıyor. Hem öğrencilerimize hem de diğer fakültelere örnek oluyor, değer katıyor aslında. Sonan Hanım güçlü bir kadın, güçlü bir ses ve yaşça kendisinden küçük öğrencilere rol model oluyor.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SALON: TVF Burhan Felek Vestel
HAKEMLER: Gregor Novak (Slovenya), Antonella Verrascina (İtalya)
GALATASARAY HDI SİGORTA: Doğukan Ulu, Patry, Kovar, Ahmet Tümer, Arslan Ekşi, Atanasov, Caner Ergül (L), Hasan Yeşilbudak (L) (Aykut Acar, Muzaffer Yönet, Cardoso, Oğuzhan Karasu)
ZİRAAT BANKKART: Anderson, Vahit Emre Savaş, Ter Maat, Clenevot, Bedirhan Bülbül, Murat Yenipazar, Berkay Bayraktar (L)
SETLER: 25-22, 16-25, 21-25, 13-25
SÜRE: 109 dakika (31′, 27′,27′,24′)
Ziraat Bankkart, 2025 CEV Kupası 8’li Finaller Turu ilk maçında Galatasaray HDI Sigorta’yı 3-1 yendi. Karşılaşmanın setleri 25-22, 16-25, 21-25 ve 13-25 sona erdi. Bu serinin ikinci karşılaşması 19 Aralık’ta Ziraat Bankkart’ın ev sahipliğinde Ankara’da oynanacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ankara Emniyet Müdürlüğü’nün düzenlediği özel eğitimi başarıyla tamamlayan motosikletli yunus polislerine İl Emniyet Müdürü Engin Dinç tarafından sertifikaları takdim edildi. Yunuslar tarafından törende yapılan gösteri ve operasyon seremonisi ise büyük beğeni topladı. Dinç yaptığı konuşmada, “Yunus polislerimiz aldıkları
üst düzey eğitimlerle hem hız hem de refleks konusunda kendilerini kanıtladı. Başkent halkının huzuru ve güvenliği onların ellerinde” dedi.
Yunusların yakaladığı şüphelilerden 23’ü tutuklandı
Son 1 ayda yunus polisler tarafından yapılan çalışmalarda hakkında aranma kararı bulunan 17 şüpheli yakalandı. Ekipler, narkotik suçuna karışan 73 şüpheliyi de yakalayarak, ilgili birimlere teslim etti. Yakalanan şüphelilerden 23’ü tutuklanarak cezaevine gönderilirken, çalışmalarda ele geçirilen 93 ruhsatsız tabancanın inceleneceği aktarıldı. – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Milli Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, “Türkiye ve Libya arasındaki tarihi dostluğun altı çizilmiş, milli birliğini sağlamış; barış, huzur ve istikrar içerisinde yaşayan bir Libya’nın oluşumuna katkıda bulunulmasının önemi vurgulanmıştır. Komisyonun güven artırıcı önlemler kapsamında yürüttüğü ve Libya’nın istikrarına katkılar sağlayan memnuniyet verici çalışmaları takdirle karşılanmıştır. Doğu-batı arasında müşterek faaliyetlerin geliştirilmesi konusunda fikir alışverişinde bulunulmuştur. Bu aşamada müşterek faaliyetlerin geliştirilmesine yönelik her türlü desteği vermeye ve katkı sağlamaya devam edeceğimizi teyit ettik. Nihai amacımız tüm kurumları ile birlikte hareket eden birleşik bir Libya’dır. Bu vesileyle 5+5 Ortak Askeri Komisyonu’nu Türkiye’de ağırlamaktan duyulan memnuniyet Libyalı muhataplarımız nezdinde teyit edilmiştir. Bu kapsamda birleşik Libya anlayışı zemininde desteğimizi ve Libya’daki tüm kesimlerle iş birliğimizi sürdürmekte kararlıyız. Bakanlığımızda gerçekleşen görüşme sonrası 5+5 Ortak Askeri Komisyonu, Milli Savunma Bakanımız Yaşar Güler tarafından da kabul edilmiştir. Kabulde Genelkurmay Başkanı OrgeneralMetin Gürak da yer almıştır” denildi. – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Büyükelçilikte düzenlenen programa, Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği Başkanı Büyükelçi Mehmet Kemal Bozay, Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Thomas Hans Ossowski, Hollanda’nın Ankara Büyükelçisi Joep Wijnands, bursiyerler ve birçok davetli katıldı.
Bozay, Hollanda-Türkiye dostluğunun 100. yılının kutlandığı programın açılışında konuştu.
Bakan Yardımcısı Bozay, bugünlerin “belirsizlikler” kavramıyla tanımlanabileceğini, Jean Monnet Burs Programı’nın ise bir “fenere” benzetileceğini belirterek bu programın Türkiye-AB ve Türkiye-Hollanda ilişkilerinin ne yöne gitmesi gerektiğine dair ipucu verdiğini söyledi.
Eski Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı ve eski İtalya Başbakanı Mario Draghi’nin, AB ekonomisinin küresel gelişmeler karşısında nasıl rekabetçi kalabileceği konusundaki raporuna değinen Bozay, “Draghi raporunun bence tek eksik yönü bir üye olarak Türkiye ve onun kapasitesi. Size, Türkiye ve AB kapasitelerini, üyelik sürecinde nasıl bir araya getirebileceği konusunda çalışmanızı rica edeceğim.” değerlendirmesinde bulundu.
“Ortaklığımız ve dostluğumuz oldukça güçlü”
Hollanda’nın Ankara Büyükelçisi Wijnands ise Jean Monnet Burs Programı’nın AB ve Türkiye arasındaki işbirliğinin en önemli sacayaklarından biri olduğunu ve iki aktör arasındaki akademik ilişkilerin gelişmesine yardımcı olan bir husus olduğunu söyledi.
Türkiye-Hollanda ilişkilerinin önemine işaret ederek bu yıl iki ülke arasındaki dostluğun 100. yıl dönümünü kutladıklarını belirten Wijnands, “Ortaklığımız ve dostluğumuz oldukça güçlü. Sadece NATO müttefiki ülkeler değiliz aynı zamanda çok önemli ticaret ortaklarıyız. Hollanda Türkiye’de birinci sıradaki yabancı olan yatırımcı.” dedi.
Wijnands, iki ülke toplumları arasında güçlü bağlantıların olduğunu vurguladı.
Büyükelçi Ossowski de Jean Monnet Burs Programı’nın çok iyi algılanan ve herkes tarafından beğenilen bir program olduğunu söyledi.
AB’nin Türkiye’de kullandığı fonların çok iyi değerlendirildiğini vurgulayan Ossowski, “(Fonların) Onların hayata geçirilmesi ve değerlendirilme süreci Türkiye’de çok iyi işliyor çünkü Türkiye’de çok iyi eğitimli bir bürokrasi var, birçok aday ülke için bunu söyleyemeyiz.” değerlendirmesinde bulundu.
Ossowski, Türkiye’de göreve başlamasının 2 ayını geride bıraktığını ve Türkiye’nin varlığının kendileri için çok önemli olduğunu vurguladı.
Jean Monnet Burs Programı
Jean Monnet Burs Programı, Türkiye’nin AB’ye tam üyelik hedefi çerçevesinde, AB alanında uzmanlaşmış insan kaynağının geliştirilmesi ve müktesebatın etkin uygulanabilmesi için gerekli idari kapasitenin oluşturulması amacıyla 1990’dan bu yana uygulanmakta olan bir program.
Bugüne kadar yaklaşık 3 bin kişinin faydalandığı programın finansmanı AB tarafından Türkiye’ye sağlanan Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı altından yapılıyor.
Program Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı tarafından Merkezi Finans ve İhale Birimi ve Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu ile işbirliği içerisinde yürütülüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Spor Bilimleri Derneği tarafından bu yıl 22’ncisi düzenlenen Uluslararası Spor Bilimleri Kongresi’nin açılışı, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in katılımıyla Gazi Üniversitesi’nde gerçekleştirildi. Kongrenin açılışında konuşan Tekin, Öğretmenler Günü Haftası dolayısıyla Bakanlık olarak bazı etkinlikler planladıklarını dile getirdi. Bakanlık olarak en çok üzerinde durdukları konulardan bir tanesinin spor kültürü ve spor alışkanlıklarının kazandırılması olduğunu belirten Bakan Tekin, Platon’un beden eğitimi ve müziğin eğitimdeki yerine ilişkin sözlerini hatırlatarak, “Kendi bedenine egemen olamayan bir insanın toplumda yöneticilik yapma ihtimali yok. Dolayısıyla spor ve spor eğitimi sadece sporcuların eğitimi anlamında değil, toplumun tamamının bu anlamda hayatını yönlendirmesi açısından çok önemli. Ben bu vesileyle Milli Eğitim Bakanlığı olarak hem çocuklarımızın gündelik hayatta sportif alışkanlıklar kazanmasını hem de beden eğitimi derslerinin daha verimli, daha işlevsel hale gelmesi için ciddi değişiklikler yaptık” dedi.
“Spor liselerimizde de benzer bir uygulamayı başlatacağız”
Bakan Tekin, 2014 yılında proje okul uygulaması başlattıklarını ve sportif eğitim veren okulları tematik hale getirmek istediklerini dile getirdi. Bunun ilk örneklerinden birinin Voleybol Federasyonu ile yürütülen Türkiye Voleybol Lisesi olduğunu kaydeden Tekin, “Türkiye’de özellikle kadın voleybolu ile ilgili yaşanan gelişmelerde MEB ile Türkiye Voleybol Federasyonu’nun ortaklaşa yürüttüğü bu projenin çok büyük bir yeri var. Benzeri şekilde Türkiye Futbol Federasyonu ile ortak Riva’da ilk örneğini verdik, Futbol Lisesi açtık. Spor liselerimizin büyük çoğunluğu 2014 itibarıyla hemen hemen tamamı genel spor liseleriydi. Dolayısıyla okula atadığımız öğretmen arkadaşlarımızın ilgilerine göre devamlı olmayan bir görünüm arz ediyor. Bunun üzerine biz proje okul formatıyla federasyonlarla bu liseleri tematik hale getirmek istedik. Bu okulların sportif anlamdaki derslerle ilgili müfredatını ilgili federasyonlarla yaptık. Akademik kısmını bakanlıktaki ilgili genel müdürlük ve Talim Terbiye Kurulu Başkanı, sportif anlamdaki müfredatını da ilgili federasyonlarla ortak yaptık. Bu bence çok önemli bir adımdı. Gelecekte spor liselerimizi bu anlamda tematik hale getirmeye devam edeceğiz. Başka bir başlangıç daha yapıyoruz. İlk örneğini güzel sanatlar liselerimizle beraber yaptık bu yıl. Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi ile birlikte bir müzik ilkokulu, ortaokulu ve lisesini test ettik. İlk yıldan itibaren tematik spor liselerimizde de benzer bir uygulamayı başlatacağız. Daha küçük yaşlardan itibaren sportif yeteneklerini çocuklarımızın tespit edip, o yeteneklerine uygun eğitim öğretim almalarını temin edecek bir adım atacağız” dedi.
Kongre 24 Kasım tarihlerine kadar sürecek. Kongrenin açılışına Bakan Tekin’in yanı sıra, Gazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Uğur Ünal, Spor Bilimleri Derneği Başkanı Fikret Soyer, akademisyenler, öğrenciler ve sporcular katıldı. – ANKARA
Milli Eğitim BakanıYusuf TekinPolitikaKültürEğitimankaraSpor
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KANAL D’nin merakla beklenen dönem dizisi Annem Ankara’dan yeni bir tanıtım filmi geldi. Yeni fragman, baba-oğul hesaplaşmasını gözler önüne serdi. Annem Ankara’da Hasan’ı oynayan Mehmet Günsür’ün babasına söylediği ‘Oğullarıma babalık yapmak için gerçek bir babaya ihtiyacım vardı’ sözlerine babanın verdiği ‘Bir babanın oğulluğu baba olunca biter Hasan’ yanıtı çarpıcı bir etki yarattı.
MEHMET GÜNSÜR SEYİRCİ KARŞISINDA
1990’lı yılların Ankara’sında geçen Annem Ankara’da Mehmet Günsür’lü ilk tanıtım filmi yayınlandı. Yakında Kanal D’de ekrana gelecek dizinin fragmanında Hasan ile duyma sorunları yaşayan yaşlı babası arasında etkileyici bir diyalog yaşandı.
9 YAŞINDA YATILIYA VERDİNİZ
Hasan, babasına “Sen bize ne zaman babalık yaptın da şimdi bana hatırlatıyorsun. Sen ne vakit baba olduğunu hatırladın. Bizim bir aile olduğumuzu ne zaman hatırladın baba. Beni 9 yaşında yatılıya verdiniz. Mühendis çıkana kadar da arayıp sormadınız” sözleriyle sitem etti.
AİLE NE DEMEK?
Babası az duyduğu için sık sık sesini yükselten Hasan, “Ne biliyim aile ne demek. Bilmiyorum aile nasıl çalışır. Bizimkisi aile değil miydi? Sen o zaman neredeydin? Oğullarıma babalık yapmak için gerçek bir babaya ihtiyacım vardı demek ve baba maalesef sen orada yoktun” diyerek babasına yüklendi.
EVLATLIKTAN DEĞİL BABALIKTAN MESULSÜN
Babası da Hasan’a ders niteliğindeki şu cümlelerle yanıt verdi: Benim senden esirgediğimi sen çocuklarından esirgeme o zaman. Doğru bir baba nasıl oluyorsa göster biz de bilelim. Bir babanın oğulluğu baba olunca biter Hasan. Sen evlatlıktan değil babalıktan mesulsün.
BENİM ANNEM DİRENİŞTİ, MÜCADELEYDİ
Bergüzar Korel ve Mehmet Günsür’ü yıllar sonra aynı projede buluşturan Annem Ankara, Babalık nedir görmemiş Hasan ile 3 erkek çocuğuna bakabilmek için erken yaşta emekli olan bir annenin hikayesini anlatıyor. Senaryosunu Başak Angigün’ün kaleme aldığı dizinin yönetmen koltuğunda usta isim Faruk Teber oturuyor.
GENİŞ VE GÜÇLÜ OYUNCU KADROSU
Dizinin oyuncu kadrosunda Bergüzar Korel ve Mehmet Günsür’ün yanı sıra Özgürcan Çevik, Gökçe Eyüboğlu, Sevinç Erbulak, Yıldıray Şahinler ve Güler Ökten, Sinem Uslu, Muharrem Türkseven, Mustafa Açılan, Dilek Çelebi, Hakan Akın, Fatma Toptaş, Durukan Çelikkaya, Ezgi Gör, Selen Özbayrak, Başak Akan, Mustafa Enis Bilir, Beyza Şekerci, Cansu Dağdelen, Ediz Gülsuyu, Mert Tanık, Naz Özgülüş, Egemen Ulaş Önkal, Mehmet Can Akça ve Yasin Pehlivan yer alıyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
TEKNOLOJİNİN SINIRLARI ZORLANACAK
Bu yarışmalar, katılımcılara teknolojiyle yakından ilgilenme ve uygulama fırsatı sunar. Yarışmaların bitiminde ödüller verilerek katılımcıların başarıları ödüllendirilecek. Drone yarışları, robot yarışmaları, yapay zeka yarışmaları, insansız hava araçları yarışmaları gibi birçok farklı yarışma düzenlenecek. TEKNOFEST’in yanı sıra, teknoloji fuarı, konferanslar, atölye çalışmaları, seminerler ve paneller gibi birçok etkinlik de yer alacak. Bu etkinlikler, katılımcıların teknoloji dünyasındaki son yenilikleri yakından takip etmelerine ve yeni teknolojiler hakkında bilgi edinmelerine olanak tanıyor. Ayrıca, etkinliklerde yer alan paneller ve konferanslar sayesinde, teknolojinin geleceği hakkında fikir alışverişinde bulunmak, sektördeki uzmanlarla tanışmak ve yeni iş fırsatları yaratmak mümkün.

BAŞVURULAR AÇIK
Cumhuriyetimizin 100. yılında, İstanbul’da gerçekleştirilecek TEKNOFEST 2023’ün Teknoloji Yarışmaları için başvurular açıldı. Toplumun tamamında teknoloji ve bilim konusunda farkındalık oluşturarak Türkiye’nin bilim ve mühendislik alanlarında yetişmiş insan kaynağını artırmayı hedefleyen TEKNOFEST’te bu sene tamamı geleceğin teknolojileri üzerine kurgulanmış, Türkiye tarihinin en büyük ödüllü 41 farklı teknoloji yarışması olacak.

HERKESE ÜCRESTSİZ
Teknofest Havacılık ve Uzay Festivali’ne yaş ya da meslek grubu ayrımı olmaksızın herkes ücretsiz şekilde ziyaretçi olarak katılabilecek. 13 yaşından küçük ziyaretçiler etkinlik alanına ebeveynleri ya da öğretmenleri ile girebilecek.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
BİRİNCİLİK İÇİN YARIŞACAK
Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi öğrencilerinden oluşan AKAY FOF Roket Takımı’nca tasarlanan ve “BİRGÜL” adı verilen roket, 2023 yılındaki TEKNOFEST’te roket yarışmasında orta irtifa kategorisinde finale kalmaya hak kazandı. Çalışmalarını sürdüren, 10 kişiden oluşan grup, özelliklerini geliştirdikleri roketleriyle TEKNOFEST’te birincilik için yarışacak.

ÜZERİMİZE DÜŞENİ YAPMAYA HAZIRIZ
Havacılık ve Uzay Mühendisliği Bölümü 3. sınıf öğrencisi Emircan Babat, geliştirdikleri roketleriyle yaptıkları simülasyonlarda başarılı olduklarını söyledi. Roketlerinin 3 kilometre irtifaya çıkabildiğine işaret eden Babat, “Bu yıl finale kaldık ve roketimizi uçuracağız. Hava muhalefeti nedeniyle yarışma ertelendi ancak biz Ankara’da olacağını umuyoruz. Roketimizi hazırladık ve bitirdik şuanda uçuş için bekliyoruz. Farklı bölümlerden arkadaşlarımızla birleşerek bir çalışma yaptık. Biz gençler olarak milli teknoloji hareketi kapsamında üzerimize düşeni her daim yapmaya hazırız. Bu yıl roket yarışmasına katılıyoruz ancak seneye farklı kategorilerden de katılabiliriz” diye konuştu.

“RAKİP DEĞİLİZ”
Roketin teknik özelliklerden bahseden Bilgisayar Mühendisliği Bölümü 3.sınıf öğrencisi Kübra Yayla ekip olarak güzel bir çalışma ile roketi tamamladıklarını dile getirdi. Yayla, “Bizim devre kartlarımız özgün sistemle çalışıyoruz. Bizim kriterlerimiz rastgele belirlenmiyor. Donanımsal ve yazılımsal olarak aviyonik sistemle tamamlayıp roketi kurtarmış oluyoruz. Bu üniversitede roket takımı yoktu. Biz aslında diğer öğrencilere öncü olmak istiyoruz. Birbirimize rakip gibi bakmıyoruz. Diğer takımlarla da dirsek teması yaparak projemizi sürdürüyoruz” dedi.

ALT YAPIMIZ GAYET GÜÇLÜ
Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Havacılık ve Uzay Mühendisliği Bölümü Dekanı Prof. Dr. Mustafa Güneş ise öğrencilerinin başarılarından memnun olduğunu belirterek şunları söyledi: “Öğrencilerimiz çeşitli yarışmalara katılıyorlar. Üniversitemizdeki atölyeler bu öğrencilerimizin kendilerini geliştirmesi anlamında çok katkı sağlıyor. Biz havacılık alanında YÖK tarafından ihtisas üniversitesi olarak belirlendik. Bunun içinde özerk bir yapımız var. Diğer fakültelerden ayrılıyoruz. Altyapımız gayet güçlü. Bunların bilinciyle de çalışıyoruz.”
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gençlik ve Spor Bakanlığı Spor Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün 2024 yılı faaliyet programında yer alan Kamu Spor Oyunları Türkiye finalleri başkent Ankara’da gerçekleştirildi. Kamu çalışanlarının birbirleriyle kaynaşmalarını sağlamak, kurumlararası iş birliğini artırmak, insanların beden ve ruhen sağlıklı olmalarını sağlamak ve spor yapma alışkanlığı kazandırmak amacıyla bu yıl ikincisi düzenlenen Kamu Spor Oyunları Bölge 3×3 Basketbol Türkiye finalinde Mersin’i Milli Eğitim Müdürlüğü temsil etti.
Turnuvada Türkiye ikincisi olan Milli Eğitim Müdürlüğü Basketbol Takımı, gümüş madalyayı müzesine götürdü. – MERSİN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgiye göre, Ankara Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin firari olarak aranan kaçakçıları yakalamak üzere yürüttükleri çalışmalar sonucunda 1 Kasım tarihinde belirlenen bir adrese operasyon düzenlendi. Adreste yapılan arama sonucunda 12 adet dinleme ve görüntü alma cihazı yerleştirilmiş muhtelif eşya, 154 adet görüntü ve ses alma aparatı, 80 adet içerisine dinleme cihazı yerleştirilmiş taşınabilir bellek, 1 adet GPS cihazı, 3 adet yılan kamera, 8 adet şok cihazı, 3 adet güneş enerjili powerbank, 16 adet cep telefonu taşınabilir bellek kablosu olmak üzere toplam 277 adet ürün ele geçirildi. Operasyonda ise 1 şüpheli gözaltına alındı. – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ankara’da yaşayan Efe Berk Bulut, eski cep telefonunu satmak için sahibinden.com platformu üzerinden ilan verdi. Bulut, ilanı vasıtasıyla kendisiyle iletişime geçen bir alıcıya, internet sitesinin ‘Param Güvende’ uygulaması üzerinden satmaya karar verdi. Daha sonra telefonu anlaştığı kişiye göndermek üzere anlaşmalı bir kargo şirketi ile kargoya veren Bulut, uygulamada yer alan 72 saatlik cayma süresinin olması üzerine alıcı tarafından telefonun kendisine geri iade edileceğini öğrendi. Fakat alıcı anlaşmalı kargo şirketi yerine özel bir kargo şirketi üzerinden telefonu iade etti. Bulut, telefonu aldığında ise gönderilen telefonun kendisine ait olmadığını fark etti.
Konu üzerine kendisinin mağdur olduğunu dile getiren Bulut, “Sahibinden.com’un ‘Param Güvende’ hizmetini kullanarak telefonumu sattım. Bir çok şikayet okumuştum fakat kendi başıma gelmeyeceğini düşüyordum. Ürünü kargoya verdikten sonra iade talebi oluşturuldu. İade talebi oluşturulduğunda okuduğum şikayetlerin benim de başıma geldiğini anladım. Telefonu sattığım kişiyle de yaptığım konuşmalarda bunu belirterek, belli bir sürece başlayacağımı da bahsettim” açıklamasında bulundu.
“Gelen kargodan çıkan telefon ise benim telefonum değildi”
Telefonu sattığı kişinin kendisine kargoyu özel bir kargo şirketiyle yolladığını dile getiren Bulut, “Bu sürecin sonunda benim adresimin yanlış yazılmasıyla birlikte kargo süreci de uzadı. Gelen kargodan çıkan telefon ise benim telefonum değildi. Gerek İMEİ numaraları olsun gerek model ve seri numaraları olsun birçok detayı farklıydı. Telefon benim değildi” diye konuştu.
“Model, seri ve İMEİ numaraları benim kendi telefonumdan farklı”
Telefonumu ilana koyarken birkaç detayın fotoğrafını çektiğini kaydeden Bulut, “İMEİ numarası, model ve seri numaralarının fotoğrafını çekmiştim. Okuduğum birçok şikayet vardı ama fakat bunların bana denk gelmeyeceğini düşünmüştüm. Fakat bu fotoğrafları çekmem sayesinde telefon geri geldiğinde kıyaslama fırsatım oldu. Kıyasladıktan sonra anladım ki model, seri ve İMEİ numaraları benim kendi telefonumdan farklı. Zaten bana gelen cihaz yurt dışı cihazı olduğu için telefonu kullanma gibi bir imkanım da yok. Farklı bir şahsın üzerine kayıtlı bu telefondaki İMEİ numarası” ifadelerine yer verdi.
“Müşteri hizmetleri hiçbir şey yapılamayacağını ifade etti”
Sahibinden.com sitesinin maddi ve manevi olarak çok eksiğinin olduğunu dile getiren Bulut, “Manevi tarafı daha önemli bence. Bu olay yaşandıktan sonraki süreç içerisinde benimle iletişime geçen müşteri hizmetleri açıkçası hiçbir şey yapılamayacağını ifade etti. Yardımcı olunmaya çalışılmıyor. Sonraki süreçte ben de sosyal medya üzerinden bir paylaşım yayımladığımda ise beni daha üst rütbeli insanlar aradığı, konuşma tarzlarının değiştiği, biraz daha ilgili davrandıkları fakat yine konuşurken benim suçlu olduğumu iddia ettikleri gibi bir şekilde ilerledi süreç” diye konuştu.
“Satıcının dolandırılma ihtimalini düşünüyorlar fakat alıcının bunu yapabileceğini düşünmeden hareket ediyorlar”
Bulut, Sahibinden sitesinin ‘Param Güvende’ sisteminde dolandırıcılıklar için açıklar olduğunu ve bunun önüne geçilmesi gerektiğini ifade ederek, “Bu süreç içerisinde kendi eksiklikleri, benim satıcı olarak e-Devlet üzerinden kayıt yapma zorunluluğum olması fakat alıcının böyle bir ihtiyaca gerek tutulmaması. Herhangi bir insanın kimlik numarasıyla giriş yapılabiliyor olması. Sahibinden platformundan bir satıcı olarak ilan vermek istiyorsan bu araba olsun ya da başka bir alet olsun, e-Devlet üzerinden giriş yapıyorsunuz ve bunu onaylıyorsunuz. Çünkü satıcının dolandırılma ihtimalini düşünüyorlar fakat alıcının bunu yapabileceğini düşünmeden hareket ediyorlar. Buradaki en büyük sistem açığının bu olduğu aşikar. Geçmişte yaşanan olaylarda kapora ve cihaz hırsızlıkları olsun bu açık sayesinde faydalanılıyor. Çünkü alan kişinin bir T.C. Kimlik Numarası veya hiçbir bilgisi beyan edilmediği için çok kolay olarak gösteriliyor” değerlendirmesinde bulundu.
“Cihazı önce Sahibinden’in alması sonra alıcıya yollanması gerekiyordu”
Bulut, yapılan satışlarda Sahibinden platformunun bir aracı olması gerektiğini vurgulayarak, “Geçmişte yaşanan olaylarda da herkesin temennisi bu yönde ilerliyor. Teknolojik veya başka bir üründe Sahibinden’nin bir aracı firmayla ya a kendisinin kuracağı bir sistemle benim cihazı önce onların alması sonra alıcıya yollanması gerekiyordu. Bu durumlarda alıcı da dolandırıcı olabilir, satıcı da dolandırıcı olabilir” şeklinde konuştu.
Yapılan işlemlerin ardından dolandırıldığını söyleyen Bulut, hukuki süreçlerini başlattığını ve konuyu yargıya taşıdığını da sözlerine ekledi. – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye Belediyeler Birliği (TBB), “Sürdürülebilir Güçlü Gelecek” teması ile düzenlenecek olan ‘6. Uluslararası Afet ve Dirençlilik Kongresi’nin, 16-18 Aralık tarihlerinde Ankara’da yapılacağını duyurdu. Kongrede dirençlilik konusunda farklı disiplinlerden çalışmalar tartışılacak. Kongre’ye katılmak isteyen belediye personeli, bildiri özetlerini 01 Kasım 2024 tarihine kadar TBB tarafından https://kongresistemi.com/idrc2024/ adresine iletebilecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Askerin hızla olaya müdahale ettiği sırada bölgede büyük çaplı duman gözlemlendi. Ardından ikinci patlama sesi duyuldu.
Olay yerine çok sayıda Özel harekat, Sivil Polis ve itfaiye sevk edildi. TUSAŞ çevresinde geniş çaplı güvenlik önlemi alındı. Bölgeye sivil araçların girişine izin verilmedi.
TUSAŞ çevresinde çatışmaların devam ettiği sırada 3 helikopter de havadan hem güvenliği sağladı hem de çatışmaları an be an takip ederek olay yerine sevkiyatlar gerçekleştirdi.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>

Demirtaş “Ankara’daki saldırıyı kınıyoruz, hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına baş sağlığı ve sabır diliyoruz. Yaralılara da geçmiş olsun dileklerimizle birlikte acil şifalar temenni ediyoruz. Sorunlarımızın konuşarak, diyalogla, siyaset yoluyla çözülmesi arayışlarını kanla kesmeye çalışan anlayış bilmeli ki eğer Öcalan bir inisiyatif alır ve siyasetin önünü açmak isterse tüm gücümüzle arkasında olacağız. Demokratik siyaseti ve barış arayışlarını itibarsızlaştırmaya, iradesiz kılmaya yönelik hiçbir yaklaşımı kabul etmeyeceğiz. Herkes hesabını kitabını buna göre yapmalıdır. Barış isteyenlerin sesinin, kimden gelirse gelsin bu defa bastırılmasına asla izin vermeyeceğiz.” ifadelerine yer verdi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
‘Mobius’ ile okurlarını zaman yolculuğu, bilim, felsefe, para ve aşk gibi temalar etrafında örülmüş sürükleyici bir yolculuğa çıkaran Fawer, geçtiğimiz hafta sonu düzenlenen iki farklı imza gününde okuyucuların yoğun ilgisiyle karşılaştı. İlk imzası 4 saat süren ünlü yazar, önceki kitaplarını da imzalarken, her yaştan hayranının fotoğraf isteğini de geri çevirmedi. Gördüğü yoğun ilgiden memnun olan Fawer, yarın ve Perşembe günü de Ankara’da hayranlarıyla buluştuktan sonra 29 Ekim Salı günü Bağdat Caddesi’ndeki D&R’da imza dağıtacak.
ÜÇLEMENİN SON ESERİ GELİYOR
Cumhuriyetimizin 100. Yılında Ankara Devlet Tiyatrosu tarafından sahnelenen, izleyenler tarafından büyük beğeni toplayıp kapalı gişe oynayan Yüzyıllık Destan üçlemesinin son eseri, Yüzyıllık Destan Bayrak’ın hazırlıkları tüm hızıyla sürüyor.

Haluk Özenç’in yazdığı, Sibel Erdenk’in yönettiği, süpervizörlüğünü Barış Erdenk’in yaptığı oyunun provalarını Devlet Tiyatroları Genel Müdürü ve Genel Sanat Yönetmeni Tamer Karadağlı da yakından takip ediyor. Mustafa Kemal Paşa’yı Devlet Tiyatroları Genel Müdür Yardımcısı Emre Başer’in canlandırdığı oyun 29 Ekim Salı günü, Akün Sahnesi’nde perde açacak.
ODABAŞ’TAN YENİ SERGİ
Çalışmalarını yakından takip ettiğim Çağatay Odabaş, nihayet 7 yıl aradan sonra yeni eserleriyle sanatseverlerin karşısına çıktı. Her eseri bir film sahnesi olan kişisel sergisi ‘Işık.

Gölge. Sahneler’de mumu bir metafor olarak kullanarak yaşam ve zaman kavramını ele alıyor. Usta yapımcı, tenor ve besteci Rahman Altın ise ‘Işık. Gölge. Sahneler’ için multidisipliner bir çalışmaya imza atarak özel olarak hazırladığı bestesiyle sergiye eşlik ediyor. Geçtiğimiz günlerde geniş bir davetli grubunun katılımıyla açılışı yapılan sergi, 10 Aralık’a kadar Ruzy Gallery’de ziyaret edilebilecek.
ATA’NIN HAYATI ANİMASYON OLDU
Ülkemizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatını anlatan filmlere bir yenisi daha eklendi. Filmin hedefinde ise bu kez çocuklar var. Çünkü ‘Mustafa’ adlı film animasyon olarak seyirciyle buluşuyor. Dört filmlik animasyon serisinin ilk ayağı olan film 25 Ekim Cuma günü vizyona giriyor.

Yapımcılığını Kamuran Ayna ve Emir Cömert’in üstlendiği filmin, seslendirmesini ise usta oyuncu Altan Erkekli yaptı. Atatürk’ün çocukluğuna, eğitim hayatına, çocukluk hayallerine, büyüyüp yetiştiği çevreye odaklanan filmle birlikte çocuklar, Atatürk’ü ilk kez animasyonla izleme fırsatı bulacak.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kaza, saat 17.00 sıralarında Alipaşa Mahallesi, TEM Otoyolu Ankara istikametinde meydana geldi. İddiaya göre şoförünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği 34 EA 8439 plakalı hammadde taşıyan TIR, bariyerlere çarptı. Çarpmanın etkisiyle TIR’ın dorsesi yola devrildi. Kazada ölen ya da yaralanan olmazken, Ankara istikameti trafiğe kapandı. Dorsenin yol kenarına çekilmesinin ardından trafik normale döndü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bayraktar, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından düzenlenen “Enerji Sektöründe Siber Savunma Simülasyonu Konferansı”ndaki konuşmasında, Türkiye’de ve dünyada hızla büyüyen yapay zeka ve büyük veri kaynaklı artan elektrik talebine göre planlarını şekillendirdiklerini kaydetti.
Enerjide arz güvenliğinin bütün ülkelerin temel gündem maddesi olmaya devam ettiğini anımsatan Bayraktar, “Jeopolitik gelişmeler, küresel piyasalarda yaşanan sıkıntılar, artan sermaye maliyetleri, tedarik zinciri problemleri gibi temel belirsizlik ve risklerle karşı karşıya olan enerji sektörü için maalesef başka bazı tehdit alanları da söz konusu. Bunlardan biri fiziki tehditler. Bilhassa elektrik, doğal gaz ve petrol iletim şebekelerine yönelik saldırı riskleri. Bu hususta gerek oluşturduğumuz tesis güvenlik standartlarıyla gerekse de kurduğumuz kameralı dijital izleme sistemler ve kontrollerle fiziksel anlamda hatlarımızın güvenliğini sağlamak için çalışıyoruz.” diye konuştu.
Bayraktar, enerji sektörü için bir diğer tehdit alanına da dikkati çekerek, “İkincisi ise belki de son yıllarda gelişen teknolojiyle daha da büyük bir risk haline gelen bugünkü toplantımızın da konusu olan siber riskler.” ifadesini kullandı.
Tüm dünyada siber güvenlik konusuna ciddi bütçe ayrıldığına işaret eden Bayraktar, bu yıl sonu itibarıyla siber suçların küresel maliyetinin yıllık 10 trilyon dolara ulaşacağının tahmin edildiğine işaret etti.
Bayraktar, yakın gelecekte siber tehditlere karşı siber savunmaya daha fazla önem verileceğine dikkati çekerek, “Ülkemiz, bulunduğu jeopolitik konumu, son 22 yılda ekonomideki büyümesi ve teknoloji alanında gerçekleştirdiği hamlelerle bölgesinde lider bir ülke olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Bilgi ve iletişim teknolojilerine de yansıyan bu ilerlememiz, ekonomik ve sosyal alanlarda kalkınmamızı daha da pekiştiriyor. Geliştirdiğimiz yerli ve milli çözümlerle enerji, sağlık, bankacılık, haberleşme gibi kritik altyapılarda karşı karşıya kalınması muhtemel siber risklerden korunmak için etkin adımlar atmaya devam ediyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Siber tehditlerin nereden ne zaman geleceğini bilmenin mümkün olmadığını, bu nedenle çalışmaları çok katmanlı ve 7/24 esaslı olarak yürüttüklerini vurgulayan Bayraktar, enerji sektöründe siber güvenliği, milli güvenliğin ayrılmaz bir parçası olarak gördüklerini dile getirdi.
Enerji sektöründe siber saldırıları önlemek amacıyla siber güvenlik uygulamaları geliştirildi
Bayraktar, enerji sektöründe dijitalleşme ve otomasyonun hızla büyüyen bir alan olarak öne çıktığını, elektrik, petrol ve doğal gaz gibi enerji kaynaklarının üretim, dağıtım ve yönetiminin giderek daha fazla dijital sistemler üzerinden sağlanır hale geldiğini söyledi.
Başta enerji üretim tesislerine, elektrik şebekelerine ve petrol hatlarına yönelik saldırıların yoğunlaştığı bir döneme girildiğini kaydeden Bayraktar, üretim ve iletim dışında, kullanılan cihazların dijitalleşmesiyle tüketim tarafında da yeni siber risklerin oluştuğunu ifade etti.
Bayraktar, arz kesintilerinin önüne geçmek ve ekonomik kayıpları engellemek adına enerji sektöründe siber saldırıları önlemek amacıyla çeşitli uygulamalar geliştirdiklerine dikkati çekerek, “Bunlardan biri de bu ihtiyaca yönelik geliştirdiğimiz özelleşmiş SCADA sistemleri. Milli şirketimiz BOTAŞ, Aselsan ortaklığında yerli ve milli imkanlarla geliştirilen SCADA sistemini, ülkemizin petrol ihtiyacı için kritik öneme sahip Batman Dörtyol Ham Petrol Boru Hattı üzerinde kullanmaya başladı. Bu sistemi tüm doğal gaz altyapısında kullanmak için de ilgili kuruluşlarımız çalışmalarına devam ediyor.” dedi.
Elektrik şebekesinin güvenliğine yönelik çalışmalara da değinen Bayraktar, şöyle devam etti:
“Yaklaşık 75 bin kilometrelik, dünyanın en büyük şebekelerinden biri olan elektrik iletim hattımızın işletiminden sorumlu kurumumuz TEİAŞ da siber saldırılara karşı bu anlamda güvenlik için önemli bir altyapıya sahip. Tüm bu şebeke, bakanlığımızda bulunan Siber Güvenlik Operasyon Merkezinden 7/24 izleniyor. Olası bir felaket durumunda veri merkezimizin devamlılığını sağlamak için Ankara dışında da bir felaket kurtarma merkezimiz bulunmakta. Düzenli olarak yaptığımız sızma testleri ve kapalı devre iletişim altyapısıyla olası saldırılara karşı güvenliği ön planda tutuyoruz. Yine BOTAŞ gibi TEİAŞ da milli SCADA projesini Havelsan ile birlikte hayata geçiriyor.”
Enerji sektöründe siber güvenliğin düzenlenmesi görevinin, mevzuat kapsamında sektörün düzenleme ve denetiminden sorumlu kurum olan EPDK’de olduğunu kaydeden Bayraktar, bu kapsamda EPDK tarafında düzenli olarak sektörel düzeyde siber güvenlik etkinliklerinin gerçekleştiğini belirtti.
Bayraktar, siber saldırılarda olduğu gibi doğal afetlerde de elektrik ve doğal gaz kesintilerinin yaşanabildiğini ifade ederek, “Geçen yıl 6 Şubat’ta yaşanan depremler bize gösterdi ki enerji sektörü gibi kritik altyapılarda meydana gelen kesintilerin, aynı siber saldırılarda olduğu gibi bir an önce giderilmesi büyük önem taşıyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Bakan Bayraktar, enerji altyapılarını korumaya, yerli ve milli siber güvenlik teknolojileri geliştirmeye ve bu alandaki yetkin insan kaynağını güçlendirmeye devam edeceklerine dile getirdi.
Siber güvenliğin sağlanmasında gelişmiş teknolojiler tercih ediliyor
TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank da söz konusu etkinliğin olası siber saldırılara karşı katılımcılara savunma yeteneklerini test etme imkanı sunacağını ve teknik ile yönetsel yetkinliğin geliştirilmesini destekleyeceğini söyledi.
Varank, siber güvenliğin sağlanmasında gelişmiş teknolojilerin kullanılmasının, siber olaylara müdahale kabiliyetlerinin güçlendirilmesinin ve bilgi farkındalık ile hazırlık seviyelerinin artırılmasının önemine işaret ederek, dünyada her cihazın potansiyel bir güvenlik açığı ve tehdit oluşturduğuna işaret etti.
Son bir yılda siber güvenlik saldırılarının küresel maliyetinin yaklaşık 10 trilyon dolara ulaştığını anlatan Varank, bankacılıktan enerji sistemlerine, iletişim ağlarında ulaşım ve sağlık altyapılarına kadar birçok alanda siber tehditlere karşı ülkelerin mücadele ettiğini kaydetti.
Varank, kritik altyapıların başında enerji sektörünün geldiğini belirterek, “Yakın zamanda terör devleti İsrail’in Lübnan’da iletişim cihazlarını hedef alan saldırılarına hep birlikte şahit olduk. Askeri ve sivil hedefler arasında fark gözetmeden yapılan bu saldırı siber güvenlik alanında yeni bir sayfa açarken siber güvenliğin önemini bir kez daha ortaya koymuş oldu. Türkiye de jeopolitik konumu nedeniyle her gün sayısız siber güvenlik tehdidi altında. Ülkemizin Asya ve Avrupa kıtalarının bağlantı noktası olduğunu düşündüğümüzde kritik altyapılarımızın ne kadar büyük bir tehlikeyle karşı karşıya olduğunu rahatlıkla ifade edebiliriz.” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin siber güvenliğin milli güvenliğe entegrasyonu konusunda ciddi mesafe katettiğine dikkati çeken Varank, ülkelerin siber güvenlik konusundaki olgunluğunu ölçmede kullanılan “Global Siber Güvenlik Endeksi” verilerine göre Türkiye’nin dünya genelinde ilk 10’da, Avrupa’da da 6. sırada yer aldığını, yerli ve milli imkanlarla geliştirilen hızlı tespit ve erken müdahale sistemlerinin dünyada ilgiyle takip edildiğini söyledi.
Varank, milli teknoloji hamlesi çerçevesinde siber güvenlik alanında yerli donanım ve yazılımların geliştirilmesi ve bunların kritik altyapılarda kullanılması için büyük çaba sarf edildiğini aktararak, “Milli siber güvenlik alanı oluşturmanın bağımsızlığımızın ve istikbalimizin en önemli unsurlarından biri olduğunun farkındayız. Mavi Vatan ne kadar önemliyse, terörle mücadele ne kadar önemliyse, sınırlarımızı korumak ne kadar önemliyse, verilerimizin ve dijital altyapılarımızın korunması da emin olun o derece önemli. Bu bilinçle siber tehditlere karşı verdiğimiz mücadelenin kurumsal bir altyapıya kavuşması için siber güvenlik teşkilatının kurulmasıyla ilgili çalışmalar da şu anda hızlanmış durumda.” diye konuştu.
Varank, siber güvenlik alanında insan kaynağının geliştirilmesi ve yetiştirilmesine büyük önem verildiğini sözlerine ekledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANKARA’da kalp nakli olduktan kısa süre sonra hayatını kaybeden Esila Tüfekçi’nin (16) nakil beklediği dönemde çizdiği resimler, Dünya Kalp Günü etkinliklerinde sergilendi.
Rize’de, ‘Dünya Kalp Günü’ dolasıyla kentte farkındalık organizasyonları düzenlendi. Alışveriş merkezinde gerçekleştirilen etkinlikte, Ankara’da 5,5 yıldır aralıklarla tedavi gören ve bu süre içerisinde uyumlu kalp naklini bekleyen Esila Tüfekçi anıldı. Nakil beklediği dönemlerde çizdiği resimlerle organ bağışına dikkat çeken Tüfekçi’nin eserleri, AVM’de sergilendi. Sergiye katılan Tüfekçi’nin ailesi, ziyaretçilere eşlik etti. Sergi alanında İl Sağlık Müdürlüğü tarafından kurulan stantta, vatandaşlar organ bağışı hakkında bilgilendirildi.
‘HASTANEDE YATTIĞI SÜRECE HEP SESİNİ DUYURMAK İSTEDİ’
Kızının sesini duyurmak için resimler yaptığını söyleyen Esila’nın annesi Zeynep Tüfekçi, “Benim kızım 5,5 yıl boyunca kalp bekledi. Sonunda geldi ama geç kalındı. Şunu söylemek istiyorum, organ bağışının önemini birbirimize anlatalım. Hepimizin başına gelebilir. Esila sağlıklı bir çocuktu. Sonradan geçirdiği enfeksiyon kalbe tutundu. Bu yüzden sürekli hastanede yattı. Cihaz takıldı, yoğun bakımda kaldı, çok zorlu bir mücadele verildi. Hastanede yattığı sürece hep sesini duyurmak istedi. Bunun için resimler yaptı. Sadece kendisi için değil, kendisi gibi bekleyenlerin de sesi oldu. Bize yetişmedi, umarım başkalarına yetişir. Onun için mücadelemizi devam ettireceğiz” ifadelerini kullandı.
‘ORANIMIZ ÇOK DÜŞÜK’
Bu etkinliklerle kadavradan nakil oranını artırmak istediklerini dile getiren Rize Devlet Hastanesi Organ ve Doku Nakli Koordinatörü Oğuz Polat da “Organ bağışı tabii ki halk arasında bilinen ama daha çok yanlış bilinen bir durum. Kişinin beyin ölümü gerçekleştikten sonra organlarını bağışlama işlemine biz organ bağışı diyoruz. Yaşarken herhangi bir organ bağışında insanlar bulunmuyor. İki türlü organ bağışımız var. Bir canlıdan canlıya nakil, iki kadavradan yani ölmüş kişiden nakil. Biz ülkemizde şu anda daha fazla canlıdan canlıya nakil gerçekleştiriyoruz. İstemediğimiz bir durum. Kadavradan oranımız çok düşük. Bu tarz etkinliklerimizi, bu tarz seminerlerimizi kadavradan donörü arttırmak için yapıyoruz. Halkımızda en azından bir farkındalık, bir bilinçlendirme oluşturmak için yapıyoruz. Hep beraber bu etkinlikte buluştuk ve inşallah birisine faydamız dokunur, birisinde bir farkındalık oluşturmuş oluruz” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ankara Kültür Yolu Festivali kapsamında ATO Congresium’da düzenlenen ‘FreshAnkara 3’üncü Çağdaş Sanat Sergisi’, ‘Yüzü Yüze Çocuk Atölyeleri’ ve ‘Asya’dan Anadolu’ya Türk El Halısı’ sergilerini ziyaret etti.
Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran ile Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürü ve Türkiye Kültür Yolu Festivali Direktörü Selim Terzi, Bakan Ersoy’a eşlik etti.
SERGİLERİ ZİYARET ETTİ
Ersoy, ‘FreshAnkara 3’üncü Çağdaş Sanat Sergisi’nde, güzel sanatlar eğitimi alan 17-27 yaş arasındaki gençlerin eserlerini inceleyerek bilgi aldı.
Sergide, 65 ilden gelen 779 başvuru arasından, seçici kurul tarafından belirlenen 100 genç sanatçının 300 eseri yer aldı.
Çocukların yaratıcılıklarını geliştirmeyi, potansiyellerini gerçekleştirmeyi ve yaşam becerilerini geliştirmeyi amaçlayan ‘Yüz Yüze Çocuk Atölyeleri’nde gerçekleştirilen çalışmalar hakkında bilgi alan Ersoy, çocuklarla sohbet etti.

EN ESKİSİ 17’NCİ YÜZYIL…
Geleneksel Türk El Sanatları Vakfı (GESAV) tarafından, Ankara Kültür Yolu Festivali kapsamında hazırlanan ‘Asya’dan Anadolu’ya Türk El Halısı Sergisi’ni ziyaret eden Ersoy, GESAV Başkanı Kerim Sefer’in koleksiyonuna ait, en eskisi 17’nci yüzyıl olan ve 60 halıdan oluşan Anadolu el dokuma halılarını inceledi.
Sergide ayrıca, Altaylar’ın Pazırık bölgesinde keşfedilen ve dünyanın bilinen en eski halısı Pazırık halısına ilişkin görsel yer aldı.






Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)Can Badak
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANKARA’da, Afganistan uyruklu çoban E.S. (23), arkadaşının kazayla ateşlediği iddia edilen tabancadan çıkan kurşunla hayatını kaybetti.
Olay, gece saatlerinde Mamak ilçesi Gökçeyurt Mahallesi’nde meydana geldi. Afganistan uyruklu çoban iki arkadaştan H.H’nin (23) iddiaya göre kazara ateşlediği tabancadan çıkan kurşun E.S.’ye isabet etti. İhbar üzerine jandarma ve sağlık ekipleri olay yerine sevk edildi. Sağlık görevlilerinin yaptığı kontrolde E.S.’nin hayatını kaybettiği belirlendi. E.S.’nin cesedi yapılan incelemeden sonra Ankara Adli Tıp Kurumu’na kaldırıldı. H.H. ise jandarma tarafından gözaltına alındı.
Haber-Kamera Gizem ÇORLU-Muhammet BAYRAM ANKARA,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ankara’nın Keçiören ilçesinde yaşayan ve bugüne kadar siyasilerden sanatçılara kadar çok sayıda kişinin tıraşını yapan Alpakan, yaşının ilerlemesi dolayısıyla mesleği bırakma kararı aldı.
Alpakan’ın 46 yaşındaki oğlu Ata Alpakan da kendisine de bu işi öğreten babası için bir şeyler yapmak istedi. Babasının bugüne kadar iş yerinde büyük bir özenle koruduğu eski malzemelerini alan Alpakan, bunları Çubuk’taki müzeye bağışladı.
Çubuk Şehir Müzesi’nde berber koltuğundan makasa, taraktan ustura ve lüks lambasına kadar Atilla Alpakan ve onun ustalarından kalan malzemeler için bir bölüm oluşturuldu.
“Bu sürprizle çok daha mutluyum”
Oğluyla gittiği müzede duygusal anlar yaşayan Alpakan, AA muhabirine, büyük bir aşkla yıllardır yaptığı mesleğinde kullandığı eşyaların sergilenmesinden gurur duyduğunu anlattı.
Oğlunun sürprizinden çok mutlu olduğunu ifade eden Alpakan, yıllardır koruduğu kimi ustalarından kalmış çok sayıda malzemenin müzede adına oluşturulan alanda sergilenmesinin kendisini duygulandırdığını söyledi.
Mesleğin inceliklerini öğreterek çok sayıda usta yetiştirdiğini belirten Alpakan, şöyle konuştu:
“Yaklaşık 60 yıl önce eniştemin yanında mesleğe çırak olarak başladım. Askerden geldikten sonra da berberliğime, aşkıma sarıldım ve aşkımı, mesleğimi çok sevdim. 1982’den beri de aynı dükkanda çalışıyorum. Oğluma ve torunuma da bu mesleği öğrettim. Oğlum, hem çırağım hem oğlum hem de arkadaşım oldu. Çok şükür 75 yaşına geldim ve bu sürprizle çok daha mutluyum. Felsefem, bildiğimi öğretmektir. Sanatımın fitresini verdim. En son çırağım torunum oldu. Elimi ona verdim. Belki de Allah bana bu güzellikleri onun için nasip etti diye düşünüyorum.”
Ata Alpakan da babasından öğrendiği gibi mesleğini iyi şekilde yapmaya çalıştığını anlattı.
Babasının meslek aşkını ve isminin yaşatmak için sürprizi hazırladığını belirten Alpakan, “Yaklaşık 34 yıldır babamla birlikte çalışıyorum. Onun sayesinde bütün belgelerimi aldım. Babam sağ olsun bana bir iş yeri ve meslek bıraktı. Babamın meslekte 60’ıncı yılı. Ne yapabilirim diye düşünürken sağ olsun Çubuk’ta oturan bir abim böyle bir öneride bulundu. Ona bu şekilde sürpriz yapmak istedim. Geldik baktık, burada bir boşluk vardı. Babamın isminin ve anılarının burada yaşamasını ve herkesin görmesini istedim.” diye konuştu.
“Mesleği devam ettireceğim”
Alp Alpakan da her konuda örnek aldığı dedesi sayesinde bir yıldır berberlik yaptığını söyledi.
Dedesi gibi uzun yıllar bu işi yapmak istediğini anlatan Alpakan, “Dedemin son çırağıyım. Dedem elini bana verdi. Ben de inşallah onun gibi en iyi şekilde bu mesleği devam ettireceğim.” dedi.
Müşteri Recep Aksu da tıraşı için 40 yıldır Atilla Alpakan’a geldiğini belirterek, “Son tıraşı olmak da bana nasip oldu. Babam, kardeşim ve iki oğlum da burada tıraş oluyor. Şu anda Batıkent’te oturuyorum, Etlik’ten taşınmama rağmen çocuklar tıraş olmak için burayı istiyor. Güler yüzlü, tatlı dilli olması bizi buraya çekiyordu. Allah ona sağlık versin.” ifadesini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi Seminer Salonu’nda yapılan sempozyumun açılışında konuşan Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı Destek ve Mali Hizmetler Genel Müdürlüğü Kütüphaneler Daire Başkanı Ayhan Tuğlu, programın iki ülkenin kütüphanesi arasında gerçekleşen ikinci etkinlik olduğunu belirtti.
Tuğlu, “İlk etkinliğimizde hem Osmanlı hem de Macar tarihinde önemli yeri olan İbrahim Müteferrika’yı anmıştık. Onun, iki ülke arasındaki kültürel ve entelektüel köprü olma vasfı bugün hala edebi, kültürel işbirliğimizde sürmektedir.” diye konuştu.
Çevirinin yalnızca diller arasında bir köprü olmadığını aynı zamanda toplumlar arasında tarihi ve kültürel mirasın aktarılmasını sağlayan önemli bir araç olduğunun altını çizen Tuğlu, edebi çevirinin ise milletlerin en değerli düşünce ve duygularını birbirine sunarak ortak kültürel miras oluşturmanın etkili yollarından biri olduğunu söyledi.
Bugün gerçekleştirilen etkinlikle Macaristan ile Türkiye’nin zengin geçmişini edebi eserler aracılığıyla yeniden keşfetmeyi ve iki ülke arasındaki ilişkiyi pekiştirmek istediklerini dile getiren Tuğlu, “Eserlerin dil ve düşünce zenginliği bu çeviri çalışmalarıyla daha geniş kitlelere ulaşacak, edebiyatın evrensel değerleri bir kez daha gün yüzüne çıkarılacak.” dedi.
Programda, Macaristan’ın Ankara Büyükelçisi Victor Matis, Bakanlık Komisyon Üyesi Peter Hoppal ve Macar Milli Kütüphanesi Genel Müdür Yardımcısı Judit Gerencser de konuşma yaptı.
Konuşmaların ardından sempozyuma geçildi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>LİMAK Vakfı tarafından kurulan ve bu yıl 7’nci yaşını kutlayan Limak Filarmoni Orkestrası, Anadolu’nun türkülerini, ‘Murat Karahan ile Anadolu’nun Eşsiz Hazineleri’ konseriyle 4 Ekim’de Ankara izleyicisiyle buluşturuyor. Anadolu’nun kültürel derinliğini yansıtan ve halk müziğinin örneklerinin yer aldığı konser, Congresium Ankara Kongre ve Sergi Merkezi’nde gerçekleşecek.
Limak Filarmoni Orkestrası ve Tenor Murat Karahan, Anadolu’nun türkülerini senfonik yorumla başkent izleyicisi için sahneye taşıyacak. Orkestranın sanat yönetmeni Murat Karahan’ın solist olarak sahne alacağı konserde, halk müziği eserleri modern orkestrasyon eşliğinde senfonik bir tarzda yorumlanacak. Konserde Karahan’a ve 70 enstrümandan oluşan Limak Filarmoni Orkestrası’na, Orkestra Şefi İbrahim Yazıcı eşlik edecek. Konser, 4 Ekim’de Congresium Ankara Kongre ve Sergi Merkezi’nde saat 20.30’da gerçekleşecek.
Konserde, farklı yörelerden seçilmiş türkülerin seslendirilmesi ve Anadolu’nun zengin kültürel mirasının filarmonik dokunuşla daha geniş kitlelere ulaştırılması amaçlıyor. Konserin tüm geliri, Türkiye’nin Mühendis Kızları Programı’na aktarılacak. Biletler, online olarak satışa sunuldu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“15 EylülDünya Lenfoma Farkındalık Günü” dolayısıyla kanser hastaları ve hekimler, “Lenfoma için pedalla” etkinliği düzenledi.
Etkinlik kapsamında, AOÇ Gazi Park’ta bir araya gelen katılımcılar bisikletleriyle Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kadar bisiklet sürdü.
Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Fevzi Altuntaş, etkinlik öncesi yaptığı konuşmada, lenfomanın erken teşhisinin mümkün ve tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu belirtti.
Altuntaş, lenfoma için obezite, sigara, alkol ve hareketsizliğin risk faktörü olduğuna dikkati çekerek, bunların kontrolüyle hastalığın önlenebileceğini aktardı.
Lenfoma belirtilerini aktaran Başhekim Altuntaş, “38 ve üzeri yüksek ateş, son 6 ayda yüzde 10’un üzerinde kilo kaybı, gece terlemesi, koltuk altı, boyun ve kasıklarda ele gelen bezeler, halsizlik, kaşıntı varsa doktorunuza başvurun, bu şekilde erken teşhis etmek mümkündür. Lenfoma, tamamen yok edilebilir bir kanser türü, erken evrede bazı lenfoma türlerinde yüzde 95’e varan başarı mümkün. Bu nedenle erken teşhisin altını çizmek istiyoruz. Günün sloganı olarak ‘farkında ol, risk alma’ diyoruz. Lenfomalı hastalara diyoruz ki ‘tam doz ve tam sürede tedavilerinizi alın, tedavilerinizi aksatmayın.'” diye konuştu.
Fevzi Altuntaş, lenfoma hastalığında yeni tedavi yöntemleri için klinik çalışmaların yapılması gerektiğini belirterek, hastalara klinik araştırmalarında gönüllü olmaları çağrısında bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANKARA’da doktorlar ve sağlık çalışanları, lenfoma hastalığına farkındalık oluşturmak için bisiklet turu düzenledi.
Dr. Abdurrahman Yurtaslan Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi Onkoloji Kliniği hekimleri tarafından, ‘Dünya Lenfoma Farkındalık Günü’ dolayısıyla Atatürk Orman Çiftliği Gazi Park’ta, ‘Lenfoma İçin Pedalla’ etkinliği düzenlendi. Doktorlar ve sağlık çalışanları, bisiklet turu yaparken, lenfoma tedavisi tamamlanan hastalar ve yakınları da Gazi Park’ta buluştu. Hastanenin başhekimi Prof. Dr. Fevzi Altuntaş, lenfomanın erken teşhisinin mümkün ve tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu belirterek, “Biz bugün ‘Lenfoma için pedalla’ diyoruz. Lenfoma için farkındalık oluşturmak istiyoruz. ‘Farkında ol, risk alma’ diyoruz. Lenfomanın önlenebilirliği konusunda farkındalığı artırmak lazım. Lenfoma önlenmesi mümkün olan hastalıklardan biri. Lenfoma için bazı risk faktörleri var. Obeziteyle mücadele ederek, sigara içmeyerek, alkol kullanımını önleyerek, her gün de fiziksel aktivite yaparak lenfomayı önlemek mümkün” diye konuştu.
‘ERKEN EVREDE YÜZDE 95’E VARAN BAŞARI MÜMKÜN’
Lenfoma belirtilerini anlatan Prof. Dr. Altuntaş, “38 ve üzeri yüksek ateş, son 6 ayda yüzde 10’un üzerinde kilo kaybı, gece terlemesi, koltuk altı, boyun ve kasıklarda ele gelen bezeler, halsizlik, kaşıntı varsa doktorunuza başvurun. Bu şekilde erken teşhis etmek mümkündür. Lenfoma, tamamen yok edilebilir bir kanser türü. Erken evrede bazı lenfoma türlerinde yüzde 95’e varan başarı mümkün. Bu nedenle erken teşhisin altını çizmek istiyoruz. Günün sloganı olarak ‘Farkında ol, risk alma’ diyoruz. Lenfomalı hastalara diyoruz ki, tam doz ve tam sürede tedavilerinizi alın, tedavilerinizi aksatmayın” ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Altuntaş, lenfoma hastalığında yeni tedavi yöntemleri için klinik çalışmaların yapılması gerektiğini vurgulayarak, hastalara klinik araştırmalarında gönüllü olmaları çağrısında bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye‘de 3 yıllık görev süresi sonlanan ABD Ankara Büyükelçisi Jeff Flake, ABD Büyükelçiliği’nin sosyal medya hesapları üzerinden yaptığı videolu bir paylaşımla veda mesajı yayınladı. Flake videosunun sonunda ” Türkiye‘ye hizmet etmekten onur duydum, Hoşçakalın” ifadelerini kullandı. Flake görev süresi boyunca Türkiye‘deki icraatlarından bahsetti.
Flake, veda temalı beş dakikalık sosyal medya videosunda Türkiye ile NATO arasındaki ortaklığın bu süreçte güçlendiğini şu sözlerle ifade etti:
“En yüksek düzey politika diyaloğumuz olan ‘Stratejik Mekanizma’ ile F-16’ların satışı, Finlandiya ile İsveç’in NATO’ya katılımı gibi konularda kritik bir ilerleme sağlayarak meselelerin üstesinden geldik. Ukrayna’ya verdiğimiz ortak destek, son derece kritik bir rol oynadı. Küresel gıda güvenliğini güvence altına alan Karadeniz Tahıl Girişimi’nde üstlendiği rolden dolayı Türkiye’ye minnettarız. Türkiye ve diğer müttefiklerimiz sayesinde haksız yere Rusya’da alıkonulan insanların kısa bir süre önce evlerine dönmesini sağladık. Birlikte NATO İttifakı’nı güçlendirdik. Finlandiya ve İsveç’i yeni üyeler olarak NATO’ya kabul ettik. Amerikan ve Türk birliklerinin birlikte yürüttüğü çalışmalarla ortak tatbikatlar, eğitimler ve gemi ziyaretleri gerçekleştirdik. NATO’nun kuruluşunun 75’inci yıl dönümünü kutladık. NATO Zirvesi, 2026’da tam burada, Türkiye’de düzenlenecek. ABD ve Türkiye, ihtiyaç duyulan temel yardım malzemelerini temin ederek ve barışı savunarak dayanışma içimde hareket etmiştir. 6 Şubat 2023’te Türkiye’de yaşanan o yıkıcı depremi asla unutmayacağım. Depremin ardından gerçekleştirdiğimiz acil müdahale çalışmaları ve devam eden desteğimiz ortaklığımızın gücünü ve müttefikimiz Türkiye’ye olan bağlılığımızı ortaya koydu. Birlikte depremzedeleri kurtardık, yardım temin ettik, kurtulanlarla yemek yaptık. İnsanların hayatlarını, topluluklarını yeniden inşa etmelerine yardımcı olduk.”
ABD Ankara Büyükelçisi, 3 yıllık görev süresinin dolduğunu duyurduğu videoda şu noktalara işaret etti;
“Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı ile birlikte Gordion’da kazı gerçekleştirdik. Ankara’daki Roma Tiyatrosu’nu restore ettik ve çok sayıda önemli kültürel miras alanını koruduk. Değişim programlarındaki öğrenci sayısının artması beni çok mutlu etti. 20 yılı aşkın süredir devam eden Gençlik Değişim ve Öğrenim Programı’na bugüne kadar 700’den fazla Türk öğrenci katılım sağladı ve bu yıl 55 Türk lise öğrencisi tam burslu olarak ABD’de eğitim görecek. Trade Winds ve Dijital Diyalog gibi önemli girişimlerle iki ülke özel sektörünün ilişkilerini derinleştirmeye yönelik çabalarımız ekonomilerimizin büyümesini sağlamış ve her iki ülkede de işletmeler ve çalışanlar açısından fırsatlar ve iş imkanları yaratmıştır.
Hayatımda hiç bu kadar futbol, voleybol ve basketbol maçı izlememiştim. Gelecek nesillere ilham kaynağı olan muhteşem sporcularla tanışma imkanı buldum. Özellikle de Uluslararası Cesur Kadın Ödülü’ne aday gösterilen Eda Erdem’le. Avrupa turnuvalarında Türkiye için tezahürat yapmak, sporun ülkeler arasında esin kaynağı olduğu arkadaşlığa, dostluğa ve takım çalışmasına destek olmak çok hoşumuza gitti.
Yemekleri, deniz kenarındaki olağanüstü kentleri, Akdeniz’in, Ege’nin ve İstanbul Boğazı’nın sularında yüzmeyi, zengin tarihi, kültürü, UNESCO listesindeki alanları ve tabii ki hepsinden de önemlisi, bu muhteşem ülkenin insanlarını özleyeceğim. Buradan ayrılmak yuvamızı geride bırakıp gitmek gibi. Bu yüzden size ne kadar teşekkür etsem az. Türkiye’de görev yapmaktan onur duydum ve nereye gidersem gideyim yüreğimde taşıyacağım minnettarlık ve anılarla ayrılıyorum Türkiye’den. Hoşça kalın!”
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çayırhan Mahallesi’ndeki göl kenarında organize edilen etkinlikte, 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları kapsamında sanatçı Betül Demir sahne aldı. Sevilen şarkılarının yanı sıra marşları seslendiren Demir, festivale katılan bazı gazileri sahneye davet ederek katılımcılara alkışlattı.
Halk oyunları ve seymen gösterilerinin sunulduğu etkinlikte konuşan Nallıhan Belediye Başkanı Ertunç Güngör, kendilerinin her daim yanında olan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’a teşekkür etti.
Güngör, “30 Ağustos Zafer Bayramı vesilesiyle bizlere bu ulusu hediye eden başta Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyorum. Sağ olsunlar, var olsunlar.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ankara Büyükşehir Belediyesi, Açık Hava Sinema Günleri ile Başkentlileri nostalji yolculuğuna çıkarıyor. ‘Sandalyeni Kap Gel’ sloganıyla düzenlenen ‘Yıldızların Altında Yeşilçam Geceleri’nde 24 Ağustos Cumartesi akşamı saat 21.00’de Atatürk Orman Çiftliği Doğal Yaşam Parkı’nda, Hababam Sınıfı seyirciyle buluşacak. Başkentliler, son gösterimin yapılacağı 14 Eylül’e kadar her cumartesi saat 21.00’de farklı bir film ile buluşmaya devam edecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Koçak, Şube Müdürü Hakan Caner ile geldiği ilçenin Kapıağzı bölgesinde İlçe Milli Eğitim Müdürü Adem Uslu tarafından karşılandı.
Beraberindekilerle Çıraklık Eğitim Merkezi Müdürlüğünü ziyaret eden Koçak, merkez müdürü Mesut Doğan’dan bilgi aldı.
Koçak, daha sonra Kaymakam Vedat Yılmaz’ı, Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünü de ziyaret etti.
Başağaç bölgesindeki okul alanlarında incelemelerde bulunan Koçak, il genelinde 2024-2025 eğitim-öğretim sezonunun sorunsuz geçmesi için eksiklileri gözden geçirdiklerini, bu anlamda ilçe ziyaretlerinde bulunduklarını söyledi.???????
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türkiye’nin en zengin şehirleri belli oldu. Türkiye İstatistik Kurumu, (TÜİK) 2022 yılı “İl Bazında Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH)” raporunu yayınladı. Rapor hazırlanırken birden fazla kriter göz önüne alındı. Zirvedeki il ise herkesi şaşırttı. Çünkü ne İstanbul, ne Ankara ne de İzmir, en zengin iller sıralamasında birinci olamadı.

İŞTE İL İL ZENGİN ŞEHİRLER SIRALAMASI
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

KİŞİ BAŞINA GSYH LİSTESİ (TL)
81-VAN
54.272

80-AĞRI
55.296

79- ŞANLIURFA
64.416
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ArtAnkara Yönetim Kurulu Başkanı Bilgin Aygül, bir otelde düzenlediği basın toplantısında, bir fuarı 10 yıl yaşatmanın Ankara’da kolay olmadığını belirterek, başkentte sanat fuarlarına hem mekan hem de etkinlik boyutuyla ilginin çok gösterilmediğini söyledi.
ArtAnkara’nın 2015’te başladığını ve doğal afet, salgın gibi pek çok olumsuz duruma rağmen devam ettiğini vurgulayan Aygül, “Bugün istediğimizin yüzde 50’sini yakalamış durumdayız. Basınımızla, sponsorlarımızın desteğiyle devam ederken, komşu ve çevre ülkelerin arananı, takvimlerinde yer alan bir çağdaş sanat fuarı olmayı diliyoruz.” dedi.
Bu sene fuara 200’e yakın Rus sanatçının katılacağını, en fazla yabancı sanatçı katılımı olacak ülke yönüyle Rusya’yı İran ve Güney Kore’nin izlediğini bildiren Aygül, “ATO Congresium’da yapılacak ArtAnkara’ya 152 katılımcının çatısı altında, 1600 sanatçı iştirak ediyor. Yalnız alıcılarla satıcıları buluşturan değil, sektörün aktörlerinin birlikte olduğu, galerici, sanatçı ve koleksiyoner üçleminde farklı konuların paylaşıldığı 32 panele fuarımız yer veriyor. Meksika, Amerika’dan da sanatçılarımız olacak.” ifadesini kullandı.
Kardeş ülke Macaristan
Aygül, bu yılki fuara Macaristan’ın kardeş ülke seçildiğini, 6 Mart saat 17.30’da Macar flüt sanatçısı Dominica Acs’ın konserinin ardından, ödül töreni ve ön gösterimle etkinliğin başlayacağını söyledi.
Fuarda, 50’nin üzerinde müzik dinletisi, 100’ün üzerinde workshop, atölye çalışması olacağını aktaran Aygül, Rusya’nın ünlü sanat okulu Ilya Repin Devlet Sanat Akademisi sanatçılarının da katılacağını kaydetti.
8 üniversite ve 110 galeri fuarda yer alacak
Usta ressamlar Devrim Erbil, Mustafa Ayaz, Ertuğrul Ateş, Bedri Baykam gibi çok sayıda sanatçının fuarda yerini alacağını ifade eden Aygül, sanat alanında 32 söyleşinin de yapılacağını bildirdi.
Aygül, fuarda, 110 galeri, 10 STK, 5 müze, 7 inisiyatif, 12 proje ve 8 üniversitenin yer alacağını dile getirerek, şunları kaydetti:
“Ankara Güzel Sanatlar Lisesi, Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, Başkent Üniversitesi, Bilim Üniversitesi, Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi, Şırnak Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, Trakya Üniversitesinden genç sanatçılar fuara katılım sağlayacak. Ankara Büyükşehir Belediyesi, Çankaya Belediyesi, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi de sanat projeleri ve sanatçılarıyla ArtAnkara’da yerlerini alacak. Sanatçı Tamer Levent’in ‘Sanata Evet’, Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik ve Cam Bölümünün ‘Gordion’un izinde’ projeleri de fuarda sanatseverle buluşacak.”
Güzel sanatlar lisesi öğrencileri ücretsiz ziyaret edebilecek
Aygül, fuarın 10’uncu yılına özel, bu yıl 10 onur ödülü vereceklerini söyledi.
Sanatseverlerin tam bilete 150 lira, öğrenci biletine ise 75 lira ödeyerek etkinlik alanına girilebileceğini belirten Aygül, “Farklı illerden 37 güzel sanatlar lisesi öğrencileri fuarımıza geliyor. Zaten güzel sanatlar lisesi öğrencileri ücretsiz girebiliyor. Ankara dışından gelecek güzel sanatlar lisesi öğrencilerini de ücretsiz ağırlayacağız.” dedi.
Aygül, Ankara Büyükşehir Belediyesi ile bir protokol yaptıklarını ve şehir dışından gelecek öğrencileri Gazi Eğitim Fakültesi Müzesi, Ankara Resim ve Heykel Müzesi, Hacettepe Üniversitesi Resim Heykel Müzesi ile Mustafa Ayaz Müzesi’ne ücretsiz götüreceklerini söyledi.
Geçen sene 72 bin kişi katılmıştı
Aygül, ATO Congesium’un 17 bin 500 metrekarelik alanına yayıldıklarını ve tüm sınırları zorladıklarına dikkati çekerek, şöyle konuştu:
“Geçen sene 72 bin kişi gezdi fuarımızı. Bu sene gösterilen ilgi, çok daha fazla katılımın olacağını gösteriyor. Bu da bizi düşündürüyor. Paylaşımın yapılması ve eser satılması kalabalıkta kolay değil. Ama gurur duyuyoruz, bu fuarı Ankara’ya kazandırdık. Koleksiyonerlerin geri dönüşleri çok olumlu. İlk yıllarda koleksiyonerler eserleri fotoğraflarıyla soruyorlardı, şimdi sormuyorlar. ArtAnkara’da karşılaştığımız sürprizler, yerli yabancı gördüğümüz sanatçılar bizi çok etkiledi. Türkiye’nin 81 ilinden katılımcısının, ziyaretçisinin ve koleksiyonerlerin olduğu bir fuarı yaşama geçiriyoruz. Böyle bir sanat piyasasının kurulması bizim için çok değerli. Bazı fuarlarda gündeme gelmeyen sanatçılar bu fuarla farklı yerlere gelebiliyorlar. Evlerinde resim olmayan insanlar bugün resim koleksiyonu yapmaya başladı.”
Toplantıya, Birleşik Ressamlar ve Heykeltıraşlar Derneği Başkanı Süleyman Dodi Dündar ve Tüm Sanat Galerileri Derneği (TÜSGAD) Kurucu Başkanı Okan Sartaş katıldı.
Fuar, ATO Congresium’da 7-10 Mart’ta 10.00-20.00 saatleri arasında ziyarete açık olacak.
]]>Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Keçiören’de konuştu. Ankara için ne yapmak istedilerse engellendiklerini belirten Yavaş, tüm ihaleleri canlı yayınladıklarını, halka hesap verdiklerini kaynakları “har vurup harman savurmadıklarını” anlattı. Yavaş, “Ankara’nın gerçek ihtiyaçları nedir onları tespit ediyoruz. Aynı zamanda kaça yapıyoruz, bunların hepsinin biz size hesabını veriyoruz. Ama lafa geldiği zaman ‘Ben bu dünyada hesap vermem, öbür dünyada Allah’a hesap verin’ deyip sıyrılıyorlar. Ben de diyorum ki; artık bu işler bitsin, şaibeler bütün belediyelerin üstünden kalksın Türkiye’de. Artık siyaset kolay kazanma, kar kapısı olmasın. Herkes mal beyanını açıklasın. Göreve geldiğinde neymiş, görevden sonra ne olmuş, bunu bir görsün. Bu dünyada hesabını veremeyen öbür dünyada hiç vermez” dedi.
ABB Başkanı ve CHP ABB Başkan Adayı Mansur Yavaş, Keçiören’de vatandaşlarla bir araya geldi. Keçiören Belediye Başkan Adayı Mesut Özarslan’ın da katıldığı buluşmada Yavaş şunları söyledi:
“ARTIK BU ZİHNİYETİN SONU GELMİŞTİR. ANKARA HALKI KENDİSİYLE ELELE TUTUŞACAK BELEDİYE BAŞKANLARINI SEÇECEKTİR”
İşbaşına gelir gelmez belediye meclisine ilk yaptığım konuşma şuydu; sevgili belediye meclis üyelerimiz, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olarak beni seçti bu halk. İlçelerde farklı tercih kullandı, saygımız sonsuz, hepimiz buna saygı duymak zorundayız. Ben bundan sonra sizlerle birlikte iş birliği yapıp Ankara’nın bütün ilçelerine gereken çalışmaları yapıp, projelerimizi gerçekleştirmeye destek olacağım. ve asla hiçbirinizi de ayırmıyorum. Elinizi tutun, hep beraber güzelce hizmet edelim. Fakat maalesef belediye başkanlığından bir ikisi hariç daha hiçbiri benim odamı dahi görmedi. Neden? Çünkü patilerini ilçelerinden çok seviyorlar. Lafa geldiği zaman her şey Keçiören için, her şey Çubuk için, her şey Nallıhan için demesini biliyorlar. Hani ben de partizanlık olsa şuradan az oy aldık desem, yaklaşmasam amenna. Böyle siyaset olmaz, idarecilik de olmaz. Bakın bu kardeşiniz Ankaralının hakları için Cumhurbaşkanıyla görüşüyor, bakanlarla görüşüyor. Bir yerim mi eksiliyor? Sonuçta Ankara halkının yararına olan işlerle görüşüyorum. Onların talebi diyorum. Onun yetkisinde olan şeyleri istiyorum. Peki sizler neden Ankara halkının seçtiği Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı’nı niye yok sayıyorsunuz? Bu nedenle artık bu zihniyetin sonu gelmiştir. Ankara halkı kendisiyle elele tutuşacak belediye başkanlarını seçecektir.
“ANKARA İÇİN NE İSTEDİYSEK BAŞARILI OLMASIN DİYE HEPSİNE ‘HAYIR’ DEDİLER. YARIN BİR GÜN BUNLARIN HEPSİNİ TELEVİZYONDAN DA GÖSTERECEĞİZ”
Ankara için ne istediysek bu başarılı olmasın diye hepsine ‘Hayır’ dediler. Yarın bir gün bunların hepsini televizyondan da göstereceğiz. Tüm ihale canlı yayınlıyoruz. Halka hesap veriyoruz, hesap vermek zorundayız. Birine siz borç verseniz, har vurup harman savurduğunu görürseniz ne dersiniz? Kaldı ki bize emanettir bu paralar. Biz bunları sadece sizin ihtiyaçlarınız için harcamamız lazım. Bir nereye harcayacağımızı soruyoruz. Kent Konseyi’yle toplanıp sivil toplum kuruluşlarıyla beraber öncelikli yatırımlar ne olması gerekir, Ankara’nın gerçek ihtiyaçları nedir onları tespit ediyoruz. Aynı zamanda kaça yapıyoruz, bunların hepsinin biz size hesabını veriyoruz. Ama lafa geldiği zaman ‘Ben bu dünyada hesap vermem, öbür dünyada Allah’a hesap verin’ deyip sıyrılıyorlar. Ben de diyorum ki; artık bu işler bitsin, şaibeler bütün belediyelerin üstünden kalksın Türkiye’de. Artık siyaset kolay kazanma, kar kapısı olmasın. Herkes mal beyanını açıklasın. Göreve geldiğinde neymiş, görevden sonra ne olmuş, bunu bir görsün. Bu dünyada hesabını veremeyen öbür dünyada hiç vermez. İki, sizden aldığımız paraları harcarken israf yapamayız. Çakarlı arabalarla, konvoylarla, lüks araçlarla gezemeyiz.
Kimse vatandaşın parasıyla sefa süremez. İsraf edilmiş tek bir yatırımımız yok. Ankara halkını kalkındıracak kırsal kalkınma çalışmalarımız, desteklerimiz var. Şimdiye kadar hiçbir belediye bizim kadar destek olmadı. İklimde değişikliği nedeniyle önümüzdeki yıllar açlık ve kuraklık getirecek. Üretilmesi lazım. Bu nedenle çiftçilere destek oluyoruz.
“BİR KENTİN ANNESİ, BABASIYSAK BİZ, BİZİM KENTİMİZDE YAŞAYAN, DESTEĞE İHTİYACI OLAN AİLELERİ GÖZETMEK BOYNUMUZUN BORCUDUR”
Şimdi bir kentin annesi, babasıysak biz, bizim kentimizde yaşayan, desteğe ihtiyacı olan aileleri gözetmek boynumuzun borcudur. Biz gelmeden yardımları kesecek dediler ne oldu? İşçileri çıkaracak dediler. Ne oldu? Kendileri çıkarttılar değil mi? Kendi belediyelerinden kendilerini çıkarttılar. Emeğiyle çalışan herkes mesai arkadaşımızdır dedik. Sosyal destek de tarihinde görülmediği kadar yapılıyor. Başkent Kart üzerinden yapılıyor. Esnaflar da para kazanıyor. Biz elin verdiğini de diğer el görmüyor. Şimdi en son başımıza gelen işler şunlar; Keçiören Köprüsü’nü, Fatih Köprüsü’nü yapacağız. Animasyonunu yayınladık. Ankara Üniversitesi’yle de anlaştık, protokol imzalayacağız. Tam iki yıl oldu. ve bu protokoller daha imzalanmadı. Ben de geçenki açılışımızda söyledim; Projesi hazır. Gerekirse yerin altından tünelde geçip illa ki orayı da rahatlatacağız. Keçiören-Ovacık metrosunun projesini ben bitirdim. Fakat Ovacık’ta bir tane bakım istasyonu için yer lazım. Keçiören Belediyesi’nden istedik vermediler. Ondan sonra ‘Biz metro yapacağız’ diyorlar. Elinizde metro projesi yok ben yapmasam. Keçiören-Havaalanı metrosunu yapacağız. Bir de onlar da şikayet ediyor. Diyorlar ki; ‘Havaalanına metrosu olmayan tek şehir Ankara’ diye. Siz neyi şikayet ediyorsunuz? 25 yıl benden önceki dönem aldı yapmadınız. 2022’den beri yatırım programında yapmadınız. Sizin ne şikayet etme hakkınız var? Bu yılki bütçeye de 2024 bütçesine üç bin lira koymuşlar. Açmışlar pankartları; ‘Keçiören metrosu yapılacak.’ İstanbul’la metro yarıştırıyorsunuz. Ankara’nın suçu günahı ne? Bugünkü büyükşehir başarısız olsun diye kendi ilçelerine maalesef eziyet ettiler. Şimdi artık değişim zamanı geldi.”
]]>Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı ve CHP’nin adayı Mansur Yavaş, “Hiçbir Allah’ın kulunu hiçbir sebeple ayırmadık. Beş yıl boyunca insanların verdiği oydan dolayı küçümseyen veya onlara laf atan bir tane benim sosyal medya açıklamam olmamıştır. Bu ne zamana kadar olur bu rekabet? İşte en yoğun olduğu ay bu ay. Bu ay bitecek. Hepimiz rozetimizi çıkarıp, el ele verip Ankara için neler yapabileceğiz? diyeceğiz. Ama şunu söylemekten geçmeyeceğim; ilçe belediye başkanlarımız çok kusurlular bu işten. Benimle görüşmeleri yasaklandı. Benim odamı görmedi hiçbirisi hemen hemen. Bir ikisi haricinde hiçbirisi benim odamı da görmedi. Bana telefon açıp herhangi bir talepleri olmasını zül saydılar. Partililerini ilçelerinden çok sevdiler. Özellikle küçük ilçeler. Bunları yapan belediye başkanlarının birçoğu şimdi gidiyor arkadaşlar. Anketlere göre hepsi gidiyor. İnşallah ders almışlardır. Seçim sonucunu görecekler, bu dersi alacaklar. ve inşallah Allah nasip ederse onu gösteriyor ki büyük bir oy farkıyla geliyoruz, rekor kırarak geliyoruz” dedi.
Mansur Yavaş, bugün Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar ile birlikte GİMAT esnafını ziyaret etti. Esnaf ile yaptığı toplantıda konuşan Yavaş şunları söyledi:
“ÇALIŞAN HERKES MESAİ ARKADAŞIMIZDIR DEDİK”
Gelir gelir gelmez biz öncelikli olarak hiçbir işçimizi atmadık. Çalışan herkes mesai arkadaşımızdır dedik. Yine sosyal destekleri biraz sonra anlatacağım ama ilk başlarken meclis toplantımızı açık yaparak başladık. İlk toplantıyı. Herkes görsün diye. Çünkü Ankara halkı büyükşehire belediye başkanı olarak beni seçerken ilçelerin çoğunluğunda da rakiplerimizden seçtiler ve ilk meclis toplantısında dedim ki; böyle bir tablo ortaya çıktı. Seçmenin tercihine saygımız saygı duymamız lazım. Hep el ele verelim beraber çalışalım. Ama maalesef öyle olmadı. Biz 40 kişiydik 148 kişilik Meclis’te. Zaman zaman engellemeler oldu. Hukuka başvurduk ama mümkün olduğu kadar bunu kamuoyu gündemine taşımadan yaptık. Gün geldi sayın Cumhurbaşkanına çıktık. Bakanlarımızla görüştük ama bunların hepsi Ankara halkının menfaatine taleplerimizdi. Kimseyle kavga etmemeye çalışarak çatışmadan hizmet etmeye başladık. İlk yaptığımız işlerden birisi yine tüm ihalelerin canlı yayınlanması. Canlı yayınlanınca zaman zaman belki burada da vardır bilmiyorum, bazı toplantılara gittiğimiz zaman ilk defa müteahhitlerimizle yüz yüze geliyoruz. Artık müteahhitler belediye gelip bir şekilde işte ‘Biz şu ihaleye gideceğiz’ falan diye hiç kimse sormuyor. Şunu gördük, gelmeden önce ülkemizde yaşanan israfı gördüğümüz için bu açık yayınlanan ihaleler nedeniyle eski ve yeniyi kıyasladık. Katılımcı sayısı arttı. Kırım oranları arttı. Örneğin belediyemizde iş yapan bir müteahhit 2015 yılında 80 liraya yaptığı işi bizim yaptığımız açık ihalede 20 liraya aldı. Hatta ‘Niye o adama iş veriyorsun’ dendi. Aradaki farkı 40-50 milyon liraydı. Sırf böyle olacak diye 40 milyon lirayı biz çöpe atamayız dedik ve eşit şartlarda ihaleye girmesini sürdürdük. Daha sonra baktık araba bolluğu var belediyede. Lüks araba bolluğu da var. Eskiden kalma alışkanlık. Tümünü sattım, kiralık araçlara biniyorlar daha ucuz şimdi. Hepsi aynı arabalara biniyorlar. Çünkü ben de örnek oldum. Yıllardır hiçbir konvoy olmadan zaten çakarları gelir gelmez söktürmüşüm ben bütün araçlardan, bir koruma bir şoförle beş yılımızı geçirdik. Beş yıl boyunca genel seçim dahil gelmiş yerde fotoğrafımı görmediniz. Sadece belediyenin icraatlarını astık. Şimdi astığımız pankartların parasını da il başkanlığımız karşılıyor. Belediyenin içinde de resmimizin asılmasını yasakladık.
“SEÇİM SONUCUNU GÖRÜP DERS ALACAKLAR”
Ben yardım yapmak istiyorum. Özellikle yarın Ramazan geliyor. Ne yapacağını bilmiyor insanlar. Bu köprüyü biz kurmuştuk. Yine bu köprüyü biz açık tutacağız. Kırtasiye destekleri sadece kırtasiyeciden alabiliyor. Üç harfli zincir markete ve AVM’de geçmiyor. Yakında kasaplarınkini de kapatacağız AVM’lere. Dolayısıyla esnafın da bir şekilde ayakta kalması lazım. Hiçbir Allah’ın kulunu hiçbir sebeple ayırmadık. Beş yıl boyunca insanların verdiği oydan dolayı küçümseyen veya onlara laf atan bir tane benim sosyal medya açıklamam olmamıştır. Bu ne zamana kadar olur bu rekabet? İşte en yoğun olduğu ay bu ay. Bu ay bitecek. Hepimiz rozetimizi çıkarıp, el ele verip Ankara için neler yapabileceğiz? diyeceğiz. Ama şunu söylemekten geçmeyeceğim; ilçe belediye başkanlarımız çok kusurlular bu işten. Benimle görüşmeleri yasaklandı. Benim odamı görmedi hiçbirisi hemen hemen. Bir ikisi haricinde hiçbirisi benim odamı da görmedi. Bana telefon açıp herhangi bir talepleri olmasını zul saydılar. Partililerini ilçelerinden çok sevdiler. Özellikle küçük ilçeler. Bunları yapan belediye başkanlarının birçoğu şimdi gidiyor arkadaşlar. Anketlere göre hepsi gidiyor. İnşallah ders almışlardır. Seçim sonucunu görecekler, bu dersi alacaklar. ve inşallah Allah nasip ederse onu gösteriyor ki büyük bir oy farkıyla geliyoruz, rekoru kırarak geliyoruz. İnşallah belediye meclisimizdeki sayı çok olur. Tek sorunumuz o. Ankara’da 55-60 da oy alsam ben belediye meclisinde hala çoğunluğun olmama durumu var. Sebebi de şu; Evren’den iki bin 500 oya iki tane meclis üyesi geliyor, Çankaya’da ve Keçiören’den 70 bin oya bir tane geliyor. Merkezden Ankara Büyükşehir’le beraber Yenimahalle, Çankaya, Keçiören inşallah alıyoruz orayı da, Etimesgut, Gölbaşı, Mamak’ı da alsanız yetmiyor. Onun için ilçelerde oturanlardan da özellikle ayrıca destek istiyorum.”
]]>31 Mart seçimlerine sayılı günler kala Cumhur İttifakı’nın Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Altınok, vatandaşlarla buluşup, toplumun her kesimini ziyaret ediyor. Vatandaşların sorunlarını ve taleplerini dinleyen Altınok, projelerini ve vaatlerini de anlatıyor. 5 yılda Ankara’nın büyük bir köye dönüştüğünü sözlerine ekleyen Altınok, başkenti daha yaşanılabilir, daha canlı ve hareketli hale getirmeyi planladıklarını da söyledi.
“Büyükşehirde çalışan İyi Partili üyelere tehditler var”
Seçim çalışmalarını sürdüren Altınok, TGRT Haber Televizyonuna konuk olduğu programda, “Mansur Yavaş İyi Parti’ye operasyon yaptı. Büyükşehirde çalışan İyi Partili üyelere tehditler var. Bana son gelen bilgiler, işçi kardeşlerimize ‘istifa edeceksin yoksa seni işten atacağız’ diyorlar. Bunlar gerçek tabi. Benim duyduğum İyi Partiler ‘sana oy vereceğiz’ diyorlar” dedi.
“Ankaralı en pahalı suyu tüketiyor”
Altınok, gazetecilerin, Yavaş’ın “Suya yüzde 50 indirim vaadinizle ilgili, ‘Yasal olarak yapamayacakları şeyi iddia ediyorlar’ açıklamasını nasıl değerlendiriyorsunuz” sorusu üzerine: “Aday olduğu dönemki Ahmet Hakan ile olan programına bir bakın. Ne diyor orada? ‘Suyu ücretsiz vereceğim’ diyor. Kendisi söylüyor. Ahmet Hakan soruyor ‘Nasıl?’ diyor. Ücretsiz vereceğim diyor. Diyor ki ‘atık sudan yüzde 50’sini alacağım.’ Dolayısıyla böyle bir şey yok. Ankaralı en pahalı suyu tüketiyor. Su olmazsa olmazdır. Su üretimdir. Su hayvancılıktır. Su tarımdır. Su medeniyettir. Su fiyatlarını 31 Mart’tan sonra indireceğiz” diye konuştu.
“Ankara büyük bir kasabaya dönüştü, inşallah köye dönüşmez”
Ankara Ticaret Odası Meclis Toplantı’na katılan Turgut Altınok, Ankara’nın gittikçe geriye gittiğini ve yıllardır fuar alanının bitirilmediğini söyleyerek, “Ankara ülkemizin kalbi, bu 5 yılda Ankara’nın ışıkları söndü. 7’de Ulus’ta hayat bitiyor, Çıkrıkçıları gezdim 6’da dükkanlar kapanıyor. Ulus bizim ticaretimizin ekonomimizin tarihimizin kültürümüzün merkezidir. Kızılay’da saat 8’de hayat bitiyor Ankara’da da 9’da bitiyor. Ankara büyük bir kasabaya dönüştü, inşallah köye dönüşmez” şeklinde konuştu.
“Ankara’da 5 yılda yapılan kentsel dönüşüm planı yok”
Altınok, Ankara’da 5 yılda kentsel dönüşüm projesi olmadığına, Başkent’in ulaşım ve imar planlarının yapılmadığını belirterek, “Depremden bir ders aldık mı? Hayır. Ankara’da 5 yılda yapılan kentsel dönüşüm planı yok. Ankara’nın 100 bin, 25 bin ölçekli ana nazım imar planı yok. Dahasını söyleyeyim Ulus’un imar planı yok, yani Ulus’a çivi çakamazsınız. Niye? Ruhsat alamazsın çünkü. Ankara’nın “Ulaşım Master Planı “yoktur mahkeme tarafından iptal edilmiştir. Biz geldiğimizde bu planlar yapılacak” cümlelerini kullandı.
“10 bin öğrenci kapasiteli bir yurt yapacağız inşallah”
Altınok Atakule AK Gençlik Buluşması’nda gençlerle bir araya geldi. Gençlere yönelik projelerini de anlatan Altınok, gençlerin geleceğe hazırlanabilmeleri için her türlü destekleri vereceklerini ifade etti. Altınok, “18 yaş üzeri ve üniversite öğrencilerimize ulaşım ücretsiz olacak. Tabii halk otobüslerimiz, minibüs esnafımız var. Onları da mağdur etmeyeceğiz. 20 bin üniversite öğrencimize ayda bin 500 yüz lira karşılıksız burs vereceğiz. 10 bin öğrenci kapasiteli bir yurt yapacağız inşallah. Yine evde kalmak isteyen 10 bin üniversite öğrencimiz için ev yapacak, sembolik rakamla kiraya vereceğiz. Gençlerimizi bilim ve teknoloji alanında da destekleyeceğiz.” sözlerini kullandı. – ANKARA
]]>Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Ayaş’ta Seçim Koordinasyon Merkezi’nin (SKM) açılışına katıldı. Yavaş, “Belediye başkanı seçildik. Belediye meclisinde ilk gün şunu söyledim; değerli mesai arkadaşlarım ben bugün Ankara Büyükşehir Belediye başkanı oldum. Sizler de halk farklı tercih kullandı sizler de başka partilerden belediye başkanı oldunuz. Ankara halkının bizden beklentisi çok. Gelin yan yana gelelim. Hepiniz kendi ilçenizde üretimi arttıracak bir proje getirin. Ben Büyükşehir olarak yapayım. Temelini beraber atalım, açılışını beraber yapalım. Gerekirse işletmesini de ilçe belediyesi yapsın. Uzattığım eli tutun dedim. Hiçbiri tutmadı. Sanki düşmanız. Halkın tercihlerine saygı duymadılar. Anladım ki bunlar partilerini ilçelerinden çok seviyorlar. Başka manası yok. Ben partizanlık yapmıyorum. Size ne oluyor? Allah nasip ederse rekor oyla geliyorum ama birçoğunuz siyaset çöplüğüne gömülüyorsunuz. Zararını hem kendileri gördü hem ilçeleri gördü” dedi.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP ABB Başkan Adayı Mansur Yavaş, bugün Ayaş Belediye Başkan Adayı İzzet Demircioğlu ile Ayaş’ta SKM açılışına katıldı. Yavaş, burada yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“EĞER BATAN BELEDİYEYİ ARIYORSANIZ KENDİ BELEDİYELERİNİZE BAKIN. ALACAĞINIZ, BORCUNUZ NEDİR BUNLARIN HEPSİNİ ÇIKARIN VE AÇIKLAYIN”
Hiçbir Allah kulunu ayırmadık. Hiçbir köye, mahalleye, ilçeye giderken nereden ne oy çıkmış bakmadık. Sadece oraların sorunlarıyla uğraştık. Geldik ki işbaşına zannediyordum Akyurt’ta bir köyde tankerle su taşınıyor. Baktık ki Ankara’da yüzlerce mahallede su yok. Yüzlerce köyde kanalizasyon yok. O kadar pahalı su sattılar zamanında Ankara merkezde suyun tonu 50 liraydı. Oradan aldıkları parayı Ankara Büyükşehir’e aktararak proje yapıyoruz diye çöp projeleri aktardılar ama Ankaramızın başkentimizin bu altyapısına beş kuruş para ayırmadılar. Biz de görür görmez bunları bir an evvel halletmeye çalıştık. Çünkü hep şöyle dedik; eğer Ankara’nın bir mahallesinde, bir köyünde su yoksa o suyu götürmek veya kanalizasyon açıktan akıyor yanında da çocuklar oyun oynuyor, hasta olma salgın olma tehlikesi varsa o köyde kime ne kadar oy çıktığının kimin kime oy verdiğinin ne önemi var? Ankara halkı beni seçmiş. Allah nasip etmiş, sadece bir an evvel o problemi kaldırmak için uğraştık. Beypazarı belediye başkanlığı yaptım 10 yıl. Biliyorsunuz bırakalı 15 yıl oldu. Hala yılda beş altı yüz bin turist oraya gider. ve Ankara’ya aday olduğumuz zaman da küçümsediler. Dediler ki ‘Küçücük bir yerin belediye başkanı. Burayı idare edemez.’ Zannedersiniz ki hepsi annesinden büyükşehir belediye başkanı olarak doğmuş. Birçok aday da bizim gibi küçük ilçeden geldi. ve yaptığımız çalışmalarla Dünya Başkent Belediye Başkanları Ödülü’nü aldık. Yaptığımız çalışmalarla Dünya Şeffaflık Derneği’nin ödülünü aldık. Dolayısıyla yıllardır hep aynı yönetim olunca bir başkası gelince kötü olacak zannederler. Rakibim gelmiş ‘Belediyeyi batırmış’ diyor. Rakam konuşuyor, rakam. Uluslararası kuruluşlar, kredi kuruluşları yaptıkları incelemede Türkiye’deki 30 büyükşehir içerisinde kredisi en büyük belediye olarak birinci sırada Ankara Büyükşehir’i seçti. Eğer batan belediyeyi arıyorsanız, kendi belediyelerinize bakın. Alacağınız, borcunuz nedir bunların hepsini çıkarın ve açıklayın. Bunlar belediyeciliği bilmiyorlar. Çöp projelere para yatırıp Ankara halkının tertemiz parasını yatırıp işlemez, çalışmaz projelerle milletin parasını hiç ettiler. Şu kapıların kime ne faydası var? Bugün için o 350-400 milyon lira maliyeti. 350-400 milyon liraya Ayaş iki defa kalkınır. Ama bunu görecek göz lazım, bunu yapacak, yönetici lazım.
“NEREDE KİMİN NE DERDİ VARSA ANKARA BÜYÜKŞEHİR HIZIR GİBİ YANINDADIR”
Biz tamamen ihaleyi açık yapıyoruz. Şimdi bu desteklerden Başkent Kart’tan doğalgaz desteği yüzde 69 aile alıyor burada. Türkiye’de benden başka yok. Üç yıldır 200 bin aileye doğal gaz veriyoruz onların çocuklarının ailelerinin üşümemesini sağlıyoruz. Yine 200 bin aileye düzenli olarak birer kilo et parası yatırıyoruz. Ayaş’ta 488 aile. Kömür desteği 407 aile. Bir de biliyorsunuz son zamanlarda emeklilere verilen maaş herkesin içini acıttı. Daha doğrusu vermedikleri maaş deyim. Şu anda 10 bin lira alıyorlar. ve Türkiye’nin bir numaralı sorunu haline biraz da biz gündeme getirdik. 70-80 yaşındaki insanlar emeklerini vermişler, primlerini yatırmışlar. Karşılığını almak istiyorlar. Ama reva görülen miktar maalesef 10 bin lira. Bu benim rakibime sorulduğu zaman verdiği cevap ‘Bu hükümet olmazsa onu da alamazsınız’ deyip geçiştiriyor. Bakın, babanızın parasını vermiyorsunuz. Bu insanlar primlerini ödediler. Siz bu paraları aldınız, onların karşılığında bu maaşı vereceksiniz. Kaldı ki 2002 yılında bu hükümet gelmeden önce emeklinin en az aldığı maaş asgari ücretin bir buçuk katıymış. Şimdi ne oldu? Asgari ücretin yarısına indirdiniz. Bu mudur yaptığınız da savunuyorsunuz? ve diyor ki İstanbul’aki aday ben iki bin lira vereceğim. Ankara’daki beş bin lira vereceğim. Şu anda belediye başkanısın. Şimdi niye vermiyorsun? Al meclisten kararını geriye yönelik altı ay olarak sen de öde. Biz altı aydır destek oluyoruz. Zam gelmediği müddetçe de aynı şekilde emeklerine destek olmaya da devam edeceğiz. Bizim belediyecilik anlayışımız bu. Nerede kimin ne derdi varsa Ankara Büyükşehir hızır gibi yanındadır. İnsanımızın mağdur olmasının hep önüne geçiyoruz.
“REKOR OYLA GELİYORUM AMA BİRÇOĞUNUZ SİYASET ÇÖPLÜĞÜNE GÖMÜLÜYORSUNUZ”
Belediye başkanı seçildik. Belediye meclisinde ilk gün şunu söyledim; değerli mesai arkadaşlarım ben bugün Ankara Büyükşehir Belediye başkanı oldum. Sizler de halk farklı tercih kullandı sizler de başka partilerden belediye başkanı oldunuz. Ankara halkının bizden beklentisi çok. Gelin yan yana gelelim. Hepiniz kendi ilçenizde üretimi arttıracak bir proje getirin. Ben Büyükşehir olarak yapayım. Temelini beraber atalım, açılışını beraber yapalım. Gerekirse işletmesini de ilçe belediyesi yapsın. Uzattığım eli tutun dedim. Hiçbiri tutmadı. Sanki düşmanız. Halkın tercihlerine saygı duymadılar. Anladım ki bunlar partilerini ilçelerinden çok seviyorlar. Başka manası yok. Ben partizanlık yapmıyorum. Size ne oluyor? Allah nasip ederse rekor oyla geliyorum ama birçoğunuz siyaset çöplüğüne gömülüyorsunuz. Zararını hem kendileri gördü hem ilçeleri gördü.”
]]>
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mansur Yavaş, Ankara’daki sivil tolum kuruluşları ve üyeleriyle buluşmaya devam ediyor.
Yavaş, son olarak Ankaralılar Derneği (AHİD) yönetimi ve üyeleriyle bir araya geldi. AHİD Genel Merkezi’nde gerçekleşen toplantıya, milletvekilleri Adnan Beker ve Yüksel Arslan da katıldı.
“NE ÖNEMİ VAR KİMİN NE OY VERDİĞİNİN”
Ankara’ya yıllar sonra Ankaralı bir belediye başkanı geldiği için kentin her yerinde beklentinin çok olduğunu dile getirerek konuşmasına başlayan Mansur Yavaş, seçildikten sonra tüm ilçelerin belediye başkanlarına çağrıda bulunduğunu ama birçok ilçe belediye başkanından dönüş alamadığını söyledi.
Kentte hayata geçirilen projeleri yaparken nereden oy aldıklarına bakmadıklarını vurgulayan Yavaş, “Ankara halkı bana yetki vermiş. Ne kadar eksik giderebilir, problem çözülebilirse o kadar iyidir. Göreve geldik, 232 tane köyde kanalizasyon açıktan akıyor. Çoğunu hallettik, devam ediyoruz. Bir köyde kanalizasyon açıktan akıyorsa, onun etrafında çocuklar oyun oynuyorsa ne önemi var kimin ne oy verdiğinin?” dedi.
“AMACIMIZ; ANKARA’NIN HER TARAFINI YAŞANIR HALE GETİRMEK”
Yeni dönemde, projeleri ortak akıl çerçevesinde birlikte çalışabilecekleri ilçe belediye başkanlarını seçilmesini umut ettiğini belirten Yavaş, “İnşallah bundan sonra elimizden tutacak belediye başkanları olur ya da başka partiler seçilirse de değişen ortamı gördükten sonra inşallah bundan vazgeçerler. Amacımız; Ankara’nın her tarafını yaşanabilir, ilçelerimizin birçoğunu Beypazarı’nda olduğu gibi turizmde kalkınır ve oradan ekmek kazanır hale getirmek. Aynı zamanda hepsinin kültürünü de korumuş oluyoruz. İnşallah bundan sonraki seçimde arzumuz budur” diye konuştu.
“ANKARA’YA İNANACAK YÖNETİCİLERE İHTİYAÇ VAR”
Ankara’nın Başkent olması sebebiyle bütün belediye başkanlarının yıllardır turizmle ilgili bir beklentisi olduğunu dile getiren Yavaş, Ankara’nın turizminin canlandırılmasıyla ilgili ise “Ankara’da aslında çok şey var sadece buna inanacak yöneticilere ihtiyaç var”dedi.
Yenilenen Ulus Meydanı’nın turizm açısından önemine de değinen Yavaş, şöyle devam etti:
“Ulus’ta hemen hemen restorasyon çalışmalarını bitirdik. Kale’de yapılacak tek etap kaldı, onun da ihalesi yapıldı. Hıdırlıtepe’ye projemiz var, ağaçlandırmasına da başlıyoruz. Oraya bir Cumhuriyet kulesi ve Cumhuriyet müzesi kuracağız. Roma Tiyatrosu ve Arkeopark yapıldı. Dolayısıyla o alan tamamen turistik hale gelecek. Anafartalar’ın tümü restore edildi. Ulus Çarşısı restore edildi. Hali yeniledik. Ulus’taki çarşıyı yıktık ve o alan yakında meydan olarak açılacak. Ankara’ya gelen herkesin Gençlik Parkı’ndan başlayıp Ulus Meydanı oradan da Hıdırlıktepe’ye kadar uzanan bir aks oluşturuyoruz. Anafartalar Caddesi’nde de kentsel yenileme çalışması yapıyoruz. Arka tarafta bir Ankaragücü Meydanı oluşturup Hacı Bayram’ı, Hıdırlıktepe’yi, Kale’yi Hamamönü’ne bağlamak istiyoruz. Bu alanın tamamını düşündüğümüz zaman bütün dünyadaki eski tarihi kent merkezlerinin tamamı ortaya çıkmış oluyor ve inşallah turistik bir yere dönüşecek.”
YAMAN: “ANKARALILARIN ÖNÜNÜ AÇTI”
AHİD Başkanı Hilmi Yaman ise Mansur Yavaş’a ziyaretleri için teşekkür ederek, “Bugün Ankara siyasetinde gerçekten Mansur Başkan’a çok teşekkür ediyorum. Ankaralıların kıymetini değerini artırdı. Ankaralıların önünü açtı. Bunun için de kendisine ayrıca teşekkür ediyorum. Bugün Ankara siyasetinde Ankaralılar konuşuyorsa, konuşuluyorsa, Mansur Yavaş’a gerçekten müteşekkiriz. Çok teşekkür ediyoruz. Çıkmış olduğu yolda kendisine başarılar diliyoruz. Rabbim muvaffak eylesin. Başarıları daim olsun” diye konuştu.
]]>Bakan Bolat, Cumhur İttifakı ABB Başkan adayı Turgut Altınok’un, Yenimahalle ve Altındağ’da faaliyet gösteren iş insanlarıyla, Ulucanlar Cezaevi’nde gerçekleştirdiği esnaf buluşması programına katıldı.
Rahmetli babası Şevki Bolat’ın demirci dükkanında, ilkokul yıllarında tatillerde demircilik yaptığını, pazarda tabak sattığını anlatan Bolat, lise ve üniversite yıllarını da çalışarak geçirdiğini söyledi. Yaklaşık 42 yıllık okul ve iş hayatının, çıraklıktan Ticaret Bakanlığı’na kadar iş dünyasının içinde geçtiğini bildiren Bolat, bakanlığın faaliyetleri hakkında bilgi verdi.
“Yarın Türkiye’nin 2023 yılı milli geliri açıklanacak”
Bolat, yarın Türkiye’nin 2023 yılı milli gelirinin açıklanacağını duyurarak, “Türkiye’nin 2002 yılı sonundaki milli geliri 238 milyar dolardı. Yarın 1 trilyon doların üzerinde bir milli gelir rakamı göreceğiz. Çünkü, 3. çeyrek sonunda milli gelirimiz 1 trilyon 70 milyar dolardı zaten yıllıklandırılmış olarak inşallah bunun da üzerinde bir rakam göreceğiz. Kişi başına milli gelir 2002 yılında 3 bin 608 dolardı, yarın inşallah 13 bin dolara yakın kişi başına milli geliri göreceğiz. Çünkü, 9. ay sonunda açıklanan 12 aylık milli gelir, 12 bin 670 dolardı inşallah 13 bin doları da geçecek. Orta Vadeli Program sonunda bu rakamları 14 bin dolar-15 bin dolar seviyelerinde görmek mümkün olacak.” diye konuştu.
Türkiye’de 1980’de 1000 adet ihracatçı, 25 bin şirket ve esnaf sayısının da 1 milyonun altında olduğunu anımsatan Bolat, o dönemde 5 tarım ürününe dayanan ihracatın da 2 milyar 900 milyon dolar olduğunu hatırlattı. 2002 yılı sonunda ise 35 bin ihracatçı ile 36 milyar dolarlık ihracat yapıldığını kaydeden Bolat, 2022 yılında ise 140 bin ihracatçıyla 256 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiğini belirtti. Şu anda ilk 2 ayın sonunda bu rakamın 258 milyar dolara yükseldiğine işaret eden Bolat, yıl sonunda ise 267 milyar doların yakalanmasının hedeflendiğini vurguladı.
Bolat, 2002 yılında Türkiye’de istihdam rakamının 19 milyon olduğuna değinerek, 2023 yılı Aralık ayı istihdam rakamının 32 milyon istihdam olarak açıklandığını ve 21 senede 13 milyonluk net istihdam artışının sağlandığına dikkati çekti.
“Adada yaşamıyoruz, dünyada ne olursa bizi de etkiliyor”
Her darbenin, Türkiye ekonomisine sekte vurduğunun altını çizen Bolat, 2008-2009’da dünyanın büyük bir ekonomik kriz yaşadığını söyledi. 2018’de Rahip Brunson kriziyle, Türkiye’ye döviz kurunda büyük bir saldırı yapıldığını vurgulayan Bolat, “2020’de 100 yılda bir olan pandemi krizini yaşadık, 100 bin insanımız öldü. Dünya Sağlık Örgütü’nün gayri resmi açıklamalarına göre, 20 milyon kişi öldü. Dünya ekonomisi, bir sene büyük bir gerileme kaydetti. Biz adada yaşamıyoruz, dünyada ne olursa bizi de etkiliyor.” şeklinde konuştu.
Bolat, Gezi olaylarıyla da Türkiye ekonomisine büyük bir darbe vurulduğunun altını çizerek, “17-25 Aralık emniyet, yargı darbe girişimi, 15 Temmuz 2016 askeri darbe girişimi yapıldı. Ama bu aziz millet bütün bu girişimleri, Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde başarıyla püskürttü. Cumhur İttifakı büyük bir dayanışma gösterdi. AK Parti, MHP, Büyük Birlik Partisi ve diğer partilerle bir dayanışma gösterildi.” değerlendirmesinde bulundu.
“Ankara, 5 yılda bir şey görmedi”
Bir ülkede huzur, güven ve siyasi istikrarla ekonomik gelişimin olacağına işaret eden Bolat, şöyle devam etti:
“25 yılda Ankara, dünya başkenti bir şehir haline geldi. Ama son 5 yılda ne oldu? Ankara, 5 yılda bir şey görmedi, 5 yıl kaybetmedi yapılmayan işlerden dolayı 10 yıl kaybetti. Hem iş yapılmadı, hem yapılanlar geriye gitti. Şimdi önümüzde 31 Mart’ta çok önemli bir fırsat var. 5 yıl, Ankara tekrar gelişecek, parlayacak, bir yıldız şehir halinde yükselecek mi mahalli iradeler bu konuda çok önemli. Merkezi hükümetle beraber bunu başarabilir. ‘Engelleniyoruz’ külliyen yalan. Bütçeden aldıkları paralar, bütçenin artmasıyla beraber, çok daha fazla hale geldi. Ama bol reklam, konser, kişisel reklam için yapılan sosyal medya harcamalarıyla paralar gitti.”
Bolat, son 5 yılda Türkiye’nin bütün hastanelerinin, okullarının yenilendiğini, 76 üniversiteden 210 üniversiteye çıkıldığını bildirerek, “Onun için değerli Ankaralılar, oyunuzu kullanırken bu gerçekleri asla unutmamak lazım. Kendinizin, ailenizin, çocuklarınızın, torunlarınızın, çevrenizin, komşularınızın, işinizin geleceğine oy vereceksiniz.” dedi.
“Herkes vicdanının, kalbinin ve aklının sesini dinleyecek, oyunu kullanacak”
Turgut Altınok’un yılların belediyecisi, şehir plancısı ve şehircilik uzmanı olarak, Keçiören’deki çok başarılı belediyecilik faaliyetinin ortada olduğuna işaret eden Bolat, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bunlara bakın, oy verirken hem kalbinizi, hem vicdanınızı, aklınızı dinleyin ki, ‘ben Ankara’nın geleceği, işimin geleceği için ailemin geleceği için Turgut Altınok’u seçeceğim’ demenizi bekliyoruz. Size güveniyor ve inanıyoruz. Bu anlamda, fuarcılıkta, savunma sanayisinde, tarımda, sanayide Ankara’mız yeniden bir yıldız gibi parlayacak. Merkezi hükümetimizin yaptıklarıyla Ankara bir ihracat şehri oldu. 11 milyar dolar 2023 ihracatı var Ankara’nın, mal ihracatında. Savunma sanayisinin merkezi oldu. Türkiye dünyada savunma sanayisinde ilk 6 ülkenin arasına giriyor artık. 100’e yakın yabancı bakanla görüştüm şu 9 ayda. Her birinden sitayişle sözler işitiyorum. ‘Türkiye çok başarılı, ekonomide güçlendi. Savunma sanayisinde çok başarılı.’ Bu büyük bir prestij. Ankara da bu işin merkezi oldu. Hizmetlerde, sağlık turizminde Ankara merkez oldu.”
Bolat, Ankara’nın ve Türkiye’nin, geleceği için oy kullanırken iyi düşünmesi gerektiğinin altını çizerek, yapılanların ve yapılmayanların, kimin güven verip, kimin vermediğinin mukayese edilmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye’deki bütün vatandaşların kararlarına saygılı olduklarını dile getiren Bolat, “Sonuçta, herkes vicdanının, kalbinin ve aklının sesini dinleyecek, oyunu kullanacak. Allah’ın izniyle 31 Mart akşamı biz de Ankara’da olarak Sayın Turgut Altınok’un Ankara Büyükşehir başkanı olacağına, Altındağ’da ve diğer ilçelerde Cumhur İttifakı üyelerinin adaylarının sizlerin oylarıyla kazanacağına yürekten inanıyoruz.” diye konuştu.
“Esnaf başına limit 750 bin liraya çıkarıldı”
AK Parti iktidarı döneminde esnafın iş imkanlarının büyüdüğünü, esnafa verilen desteklerin arttığını, 21 yılda 450 milyar lira sübvansiyonlu destek verildiğini anımsatan Bolat, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bugün için de şu müjdeyi vermek istiyorum. Esnaf başına limit daha önce 500 bin liraydı, birkaç ay önce 650 bin liraya çıkarılmıştı, bugün söylüyorum 750 bin liraya çıkarıldı. Yüzde 25,5 maliyetle piyasa rayiçlerinden çok çok aşağıda maliyetle, 5 yıl vadeli 300 milyon liralık TESKOMB üzerinden esnafa finansman destek kredisi yarın sabah itibarıyla hazırdır, kullanabilirsiniz hayırlı olsun.”
“Ankara’mız yeni bir döneme giriyor”
Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran da konuşmasında, kişi başına milli gelirde Gayrisafi Yurtiçi Hasıla’nın yüzde 9 payının Ankara’da olduğunu belirterek, “Kişi başına milli gelirde 2022 rakamlarını veriyorum, 11 bin 600 dolar Türkiye geneli milli gelirimiz, Ankara’nın yaklaşık 14 bin, 13 bin 900 dolar civarlarında.” dedi.
Savunma sanayisinin katkısıyla kişi başı milli gelirde çok farklı bir Ankara’nın olduğunu dile getiren Baran, şunları kaydetti:
“Şimdi Ankara’mız yeni bir döneme giriyor. Bundan sonraki süreçte, Ankara’nın evladı bir kardeşimiz bu yarışın içerisinde. Bizlere düşen de bu kardeşimize elimizden geldiği kadar destek vermek. Hep beraber başkanımızın yanındayız. ATO yönetimi olarak da bundan sonraki süreçte bir derdimiz, sıkıntımız, problemimiz olduğunda başkanımızın yanında olacağından hiç şüphemiz yok. İnşallah hayırlı bir sonuç bekliyoruz hep beraber. Çıkacak sonuç şehrimiz için de, ülkemiz için de hayırlara vesile olur diyorum.”
]]>Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), Beştepe’de bulunan 6 bin 545 metrekarelik atıl spor alanını yeniden Başkente kazandırdı. BelPa Kafe ve Spor Kompleksi’nin açılışını gençlerle birlikte yapan ABB Başkanı Mansur Yavaş, “Buna benzer kafeleri sizler için çoğaltacağız. İnternetiyle, altyapısıyla her şey sizler için hazır olacak. Sizden istediğimiz tek şey okullarınızda başarılı olmanız” dedi.
Ankara Büyükşehir Belediyesi, Başkentteki yeşil alan ve sosyal tesislerin sayısını artırırken kullanılmadığı için zamanla bakımsızlıktan atıl hale gelen alanları da kente kazandırmaya devam ediyor. Büyükşehir Belediyesi, Beştepe’de bulunan atıl durumdaki spor tesisinde gerçekleştirdiği kapsamlı yenileme ve bakım-onarım çalışmalarını tamamlayarak, BelPa Kafe ve Spor Kompleksi’ni Ankaralıların hizmetine sundu.
Kapsamlı yenileme ve bakım-onarım çalışmalarının ardından tesisin açılışını, Başkan Yavaş ve Başkentli gençler birlikte ‘hatır kahvesi’ içerek yaptı. Açılışa Yavaş’ın yanı sıra Ankara Kent Konseyi (AKK) Başkanı Halil İbrahim Yılmaz, Başkent Gençlik Meclisi Başkanı Halil Ecer ve üyeleri ile CHP’nin Etimesgut Belediye Başkan Adayı Erdal Beşikçioğlu katıldı.
Gençlerin alkışları eşliğinde konuşan Yavaş, BelPa Kafe’nin herkese hayırlı olması temennisinde bulunarak, Kızılay’da bir kütüphane ve birkaç metro istasyonunda da gençlere ve öğrencilere yönelik mekanların hizmete açılacağını duyurdu. Büyükşehir Genç Akademi Kafe Sıhhiye’nin de gençler için hizmette olduğunu hatırlatan Yavaş, şunları söyledi:
“SİZDEN İSTEDİĞİMİZ TEK ŞEY OKULLARINIZDA BAŞARILI OLMANIZ”
“Buna benzer kafeleri sizler için çoğaltacağız. İnternetiyle, altyapısıyla her şey sizler için hazır olacak. Sizden istediğimiz tek şey okullarınızda başarılı olmanız, bir an evvel okullarınızı bitirip, güzel meslekler yapmanız ve inşallah hem kendinize hem ailenize hem de ülkemize faydalı olmanız. Hayırlı uğurlu olsun.”
ASLINA UYGUN OLARAK YENİLENDİ
Atatürk Orman Çiftliği sınırlarındaki 1. Derece Doğal ve Tarihi Sit Alanı olan arazinin 6 bin 545 metrekarelik kısmında bulunan ve yıllardır kullanılmadığı için atıl duruma gelen spor tesisinde yapılan yenileme çalışmaları tamamlandı. Kullanılamaz halde olan halı sahalar, soyunma odaları ve kafeterya, aslına uygun olarak ve fonksiyon değişikliği yapılmadan yenilendi.
ÖĞRENCİLER İÇİN DERS ÇALIŞMA, VATANDAŞLAR İÇİN KİTAP OKUMA ORTAMI
Ankara Atatürk Anadolu Lisesi ile Ankara Atlı Spor Kulübü yakınlarındaki tesis, ABB ekiplerinin yaptığı çevre düzenlemelerinin ardından kullanıma açıldı. Alanda bulunan yaklaşık 170 metrekarelik kafe alanı da yenilenerek, okuma köşeleri ve açık oturma alanları oluşturuldu. Tesiste öğrencilere sessiz ve huzur içinde ders çalışma, vatandaşlara ise kitap okuyup keyifli vakit geçirebilecekleri konforlu bir ortam sağlanıyor.
GENÇLERDEN YAVAŞ’A TEŞEKKÜR
BelPa Cafe’nin açılışına katılan gençler duygu ve düşüncelerini, şu sözlerle dile getirdi:
-Sayime Özdemir: “Antalyalıyım, yeşil doğa ile iç içe ortamlara öğrencilik sürecinde Ankara’da iken çok özlem duyuyorum. Böyle yerler de aradığımız yerler çünkü hep kapalı havasız ortamlarda kalıyoruz. Burası şu an bizim için çok güzel bir alan oldu. Yemekler de çok lezzetli haliyle ben çok beğendim.”
-Çağla Baş: “Çok keyifli bir ortam. Böyle bir açılışın olması özellikle öğrenciler için faydalı olacaktır. Mansur Başkan her zaman öğrencilerin yanında biz de onun yanındayız.”
-Hazal Zeybek: “Balıkesir Kazdağları’ndan geliyorum ben de. Yeşil alana ihtiyacımız vardı. Gençlere hitap eden bir yer olduğunu düşünüyorum. Mansur Başkan’ı çok seviyoruz ve gençlere yönelik böyle şeyler yapması bizi çok mutlu ediyor.”
-Buse Koca: “Burayı çok beğendim. Yeşillikler içerisinde çok güzel, çok hoşuma gitti. Burayı bize açmış olduğu için Mansur Başkan’a ve Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne çok teşekkür ederiz.”
-AKK Başkent Gençlik Meclisi Başkan Yardımcısı Ege Dinç: “Bugün burada bir hatır kahvesi içmek istedik. Gençlerin Mansur Başkan’la olan iletişimlerini ve ilişkilerini hatırlandırmak için bir hatır kahvesi etkinliği düzenlemek istedik. Kahvemiz sıcak, sohbetimiz güzel hatırı da 40 yıl olsun inşallah.”
]]>
Ankara Sanayi Odası Şubat ayı Meclis Toplantısı, Zafer Çağlayan Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantıda sanayicinin sorunları, Ar-Ge çalışmalarına verilen destekler, dijitalleşme, döviz kuru, kredi kartı limitleri, işgücü sıkıntısı ve Merkez Bankası’nın faiz politikası konuları masaya yatırıldı. ASO Başkanı Ardıç, gündemlerinde Merkez Bankası Başkanı değişikliği sonrası sıkılaştırma politikalarının devam edip etmeyeceği ve yerel seçimler olduğunu söyledi. Kızıldeniz’de yaşanan gerginlikler dolayısıyla tedarik zincirinin kırıldığını belirten Ardıç, gelişmiş ekonomilerde enflasyonun beklentilerin üzerinde kalmasının risk ve belirsizlik algısını yüksek tuttuğunu ifade etti.
“Dünyada makroekonomik değişkenlikler büyümeyi zayıflatmaktadır”
Küresel ekonomide sıkılaştırıcı politikaların da etkisiyle her geçen gün ekonomik yavaşlama sinyalleri ve uluslararası ticarette zayıflamalar olduğuna işaret eden Ardıç, “Dünyada ve ülkemizde makroekonomik değişkenleri olumsuz yönde etkileyerek büyümeyi zayıflatmaktadır. Son gelen büyüme verileri Japonya ve İngiltere’nin teknik olarak resesyona girdiğini gösterirken, Japonya’nın resesyona girmesiyle dünyanın en büyük üçüncü ekonomisi unvanını Almanya aldı” diye konuştu.
Merkez Bankasının geçen hafta faiz artışı döngüsünü sonlandırarak, yüzde 45 seviyesinde bıraktığına dikkati çeken Ardıç, gelecek dönemde de enflasyondaki gelişimin çok yakından takip edilerek, uygun politika seçeneklerinin kararlılıkla uygulanmasını beklediklerini bildirdi.
“Fiyatlama davranışında ciddi irrasyonel bir durum söz konusu”
Enflasyonla mücadelenin kararlılıkla devam ettirilmesi gerektiğini dile getiren Ardıç, şunları kaydetti:
“Aksi halde bu zamana kadar katlandığımız maliyetlerin boşa gitme ihtimali bulunmaktadır. Acı tecrübelerimiz göstermiştir ki enflasyonu kontrol altına almadan attığımız adımlar maalesef makroekonomide dengelenmeyi sağlayamıyor. Mevcut durumda parasal aktarım mekanizması iç tüketimi kıramıyor. Gelişmiş ülkelerin merkez bankaları faiz politikası ile bunu rahatça kırıp enflasyonu aşağıya çekebilirken, biz çekemiyoruz. Fiyatlama davranışında ciddi irrasyonel bir durum söz konusu.”
“Maliye politikasında yeterince sıkılaştırma yapılamadığını görüyoruz”
İç tüketimin söz konusu faiz seviyesine göre görece yüksek seyrettiğini belirten Ardıç, “Hem arz, hem talep kaynaklı enflasyonist etkiler var olmaya devam ediyor. Sıkı para politikasıyla enflasyonun talep tarafıyla mücadele edilmeye çalışılırken, sıkı maliye politikasının da bu sürece eşlik etmesi gerekmektedir. Fakat maliye politikasında yeterince sıkılaştırma yapılamadığını görüyoruz. Diğer taraftan para politikasında ne kadar sıkılaştığımız da tartışmalı” ifadelerini kullandı.
“Verimsiz harcamaların azaltılması iş dünyası olarak beklentimizdir”
Türkiye’nin para arzının yıllık yaklaşık yüzde 65’in üzerinde artışa devam ettiğini söyleyen Ardıç, “Gelir artırıcı vergisel tedbirler yürürlüğe konulurken, harcama azaltıcı tedbirleri maalesef göremediğimizi belirtmek isterim. Kamu harcamalarının rasyonel gerekçelere dayanan, etkinlik ve verimlilik çerçevesinde gözden geçirilmesi ve bir plan dahilinde verimsiz harcamaların azaltılması iş dünyası olarak beklentimizdir” ifadesini kullandı.
Enflasyonla mücadelede refah artışı ve sürdürülebilir bir büyüme için tek başına para politikasının yeterli olmadığını belirten Ardıç, bütünsel bir politika tercihinin ortaya konması gerektiğini dile getirdi.
“Yatırımların gayrisafi milli hasıla içindeki payı azalıyor”
Sanayicilerin mevcut ortamda orta ve uzun vadeli plan yapmakta zorlandığını anlatan Ardıç, yüksek enflasyon ve kredi maliyetlerinin yatırım iştahını azalttığına işaret ederek, şunları kaydetti:
“İş dünyasının uzun ve orta vadeli, dengeli bir strateji belirleyebilmesi için makroekonomik istikrarın ve güvenin sağlanması şarttır. Sıkı para politikasının getirdiği yüksek faiz maliyetleri nedeniyle yatırımlarda problem yaşıyoruz. Yatırımların gayrisafi milli hasıla içindeki payı azalıyor. Rekabet ettiğimiz ülkelerle karşılaştırdığımız zaman işçilik maliyetlerimiz yukarıda kalıyor. Asgari ücretin işverene maliyeti bin dolar seviyesine geldi. Bu durum yeni ihracat pazarlarına girişimizi zorlaştırıyor. Sanayimiz ağırlıklı olarak ithalata dayalı ihracat yaptığı için önümüzdeki dönemde bilançolarda gerekli döviz pozisyonuna ulaşamayacağız.”
“Kredi kartı ödemelerinde 500 bin lira sınırı konulması zorlamaktadır”
Sanayicilerin karşılaştığı sorunları dile getiren Ardıç, vergi ödeme sistemine dikkati çekerek, “Devletimizin toplumun ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla toplayacağı vergileri ödemek, biz mükelleflerin temel yükümlülüğüdür. Bu görev ve sorumluluktan kaçmıyoruz. Kredi kartının çok yaygın olarak kullanıldığı bu dönemde vergilerimizi kredi kartıyla ödememizden doğal bir durum yoktur. Ancak kredi kartı ödemelerinde 500 bin lira sınırı konulması yüksek enflasyon ortamında biz mükellefleri zorlamaktadır” ifadelerine yer verdi.
“EYT düzenlemesiyle ciddi bir işgücü sıkıntısı yaşanıyor”
Hazine ve Maliye Bakanlığından taleplerinin söz konusu kredi sınırının kaldırılması olduğunu belirten Ardıç, şöyle konuştu:
“Bu yapılamıyorsa da rakamın enflasyona göre güncellenmesi ve banka kartı ile ödemenin de sadece kamu bankaları üzerinden değil tüm bankalara yaygınlaştırılmasıdır. Değinmek istediğim bir başka konu da çalışma saatlerinin azaltılmasına yönelik bir düzenleme yapılacağı yönünde kamuoyuna yansıyan haberler. Sanayide hem beceri uyuşmazlığı nedeniyle hem de EYT düzenlemesiyle zaten ciddi bir işgücü sıkıntısı yaşanıyor. Mesai saatlerinin azaltılmasına yönelik bir düzenleme yapılması durumunda işçisizlik sorunu yaşarken bir de ilave işgücü ihtiyacı ortaya çıkacak. Alınacak kararda bu durumun dikkate alınacağını düşünüyorum.”
“İhracatçılar olarak öz eleştiri yapmak zorundayız”
İhracatta rekabet üstünlüğünü sağlayan tek faktörün kur artışları olmadığına işaret eden Ardıç, “Biz ihracatçılar olarak öz eleştiri yapmak zorundayız. Şapkamızı önümüze koyup düşünmeliyiz. Kur ile bir yere kadar avantaj sağlanırken, rekabetçi bir ihracat yapısına kavuşmak için faktör verimliliği, üretim faktörlerinin kalitesi, doğru ve uygun sanayi politikası, yerli ara ve sermaye malı kullanımı, öngörülebilirlik ve ölçek gibi unsurlarla gerçek anlamda rekabetçi bir yapıya ulaşılır” açıklamalarında bulundu.
Ar-Ge çalışmaları istenilen seviyede değil
Ar-Ge, dijitalleşme, inovasyon ve patent gibi konulara dikkati çeken Ardıç, “Türkiye’nin Ar-Ge harcamaları açısından uluslararası arenada rekabet edebilir bir konumda olması, ekonomik kalkınma ve sürdürülebilir büyüme açısından kritik öneme sahiptir. Ancak, mevcut veriler Türkiye’nin bu alanda henüz istenilen seviyede olmadığını göstermektedir” diye konuştu.
“Patent ve bilimsel makale sayıları sırlamasında OECD ülkeleri içerisinde son sıradayız”
Gayrisafi yurt içi hasıla içerisinde Ar-Ge harcaması oranının 2021 yılında yüzde 1.40, 2022 yılında ise yüzde 2.32 seviyesine gerilediğini anlatan Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç, şu ifadelere yer verdi:
“Türkiye’nin Ar-Ge’ye ayırdığı pay ise Avrupa Birliği ortalamasının altında kalıyor. Diğer taraftan kişi başına patent ve bilimsel makale sayıları sıralamasında yine OECD ülkeleri içerisinde son sıradayız. Avrupa Patent Ofisi 2022 raporuna göre 1 milyon kişi başına düşen patent başvurusunda dünyada ilk sırayı bin 31 ile İsviçre alırken, ülkemiz 6,4 ile 42. sırada. Ülke olarak almamız gereken çok yol var.”
“Küresel İnovasyon Endeksi 2023 raporunda ülkemiz 39’uncu sıraya düştü”
Dijitalleşmede daha fazla yatırım yapılması gerektiğini belirten Ardıç, “Ülkemiz Dünya Dijital Rekabet Gücü sıralamasında 64 ülke arasında 2020 yılında 44. sıradayken, geçen yıl 53. sıraya geriledi. İnovasyon, yeni fikirlerin, teknolojilerin ve süreçlerin geliştirilmesini sağlarken, sanayi bu fikirleri hayata geçirerek ekonomik büyümeyi ve toplumsal refahı destekler. Lakin Küresel İnovasyon Endeksi 2023 raporunda ülkemiz, bir önceki yıla göre 2 basamak gerileyerek 132 ülke içinde 39’uncu sıraya düştü.”
“Çalışanlarımızı her gün şehrin doğusundan batısına taşıyoruz”
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile sanayicinin sorunlarını her zaman konuştuklarını dile getiren Ardıç, problemlerini şöyle anlattı:
“Yağmur sularının Ankara Çayı’na deplasesi konusunda destek olacağınızı biliyor ve sizden bugün sözünü almak istiyoruz. Sanayi bölgelerinin oluşmasında yerel idarenin rolü her geçen gün daha büyük önem kazanmaktadır. Özellikle kuruluş, yer seçimi, planlama, kentsel hizmetlere ilişkin önemli süreçlerde belirleyicidir. Yerel yönetimlerin desteği, yeni sanayi bölgelerinin kurulmasına, sanayinin disipline edilmesine ve az gelişmiş bölgelerde yaygınlaştırılmasına önemli katkılar sağlamaktadır. Sanayimiz Eskişehir ve İstanbul yolu akışında batıya doğru gelişiyor. Ne var ki çalışanlarımızı her gün şehrimizin doğusundan batısına taşımak zorunda kalıyoruz.”
“Yeni bir ‘Ankara Çayı’ yapmamız gerekecek”
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ise yaptığı konuşmada, tüm organize sanayi bölgelerinin asfaltlarını tamamladıklarını kaydetti. Atatürk Orman Çiftliği’nden akan suyun tüm kapasitesiyle aktığına dikkati çeken Yavaş, “Ankara’nın içerisinden gelen İncesu dereleri karışamadı ve geri tepmeye başladı. Geri tepince Sıhhiye’den su çıkmaya başladı. Bizim Ankara Çayı haricinde yeni bir ‘Ankara Çayı’ yapmamız gerekecek” diye konuştu.
“18 milyon nüfusa yetecek imar verilmiş”
Çayyolu bölgesinin yüksek binalar ile beton tarlası olduğunu savunan Yavaş, şöyle konuştu:
“18 milyon nüfusa yetecek imar verilmiş. İmarını alan dağın tepesine binasını yapıyor ve kendisine alt yapı istiyor. İstediği yere alt yapıyı götürmek binadan daha pahalıya mal oluyor. Bu tür binalar yerleştiği zaman bunların atıkları nereye gidecek? Bu iklim değişikliği nedeniyle büyük tedbirler almamız gerekiyor.”
Yavaş, konuşmasının ardından ASO Meclis Üyelerinin sorularını yanıtladı. – ANKARA
]]>ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Bangladeş’in Ankara Büyükelçisi M. Amanul Haq’ı makamında konuk etti. Baran, Büyükelçi Haq’ın ziyaretinden duyduğu memnuniyeti ifade ederek, Bangladeş ile ilişkilerin ortak tarih, kültür ve değerler ekseninde sağlam temellere dayandığını belirtti. Baran, “Bangladeşli kardeşlerimizin Osmanlı-Rus savaşında Kalküta’nın camilerinde ordumuz için dualar ettiklerini, Milli Mücadele sırasında da maddi ve manevi destek verdiklerini unutmadık ve her zaman minnetle andık” diye konuştu.
İki ülkenin ihtiyaç duyulan her zaman birbirlerine karşılıklı yardım ve destekte bulunduğunu kaydeden Baran, Bangladeş’in asrın felaketi 6 Şubat depreminin ardından destek veren ülkeler arasında yer aldığını belirterek, teşekkür etti. İki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin 50. yılı olduğunu hatırlatan Baran, Türkiye’nin Bangladeş’ten jüt ipliği, hazır giyim, triko ve seramik gibi ürünler ithal ettiğini, bunun karşılığında da pamuk, tekstil makineleri, demir-çelik, inşaat malzemeleri ve elektronik cihazlar ihraç ettiğini kaydetti. Türkiye’nin Bangladeş’e ihracat kalemlerinden birinin de Türk dizileri olduğunu belirten Baran, ülkeler arasındaki ilişkilerin ilerlemesinde Türkiye’de eğitim gören Bangladeşli gençlerin rolünün büyük olduğunu söyledi. Baran, Türkiye ile Bangladeş arasındaki ticari ilişkilerin savunma sanayii ürünleri alanında da geliştiğini söyledi.
“İlişkilerimizdeki yakınlık dikkate alınırsa Bangladeş ile mevcut rakam yeterli değil”
Bangladeş’in Türkiye’nin Güney Asya’da Hindistan’dan sonraki en büyük ticari partneri olduğunu, iki ülke arasındaki dış ticaret hacminin 1 milyar dolar eşiğini geçtiğinin altını çizen Baran, şunları söyledi:
“Bangladeş bizim için önemli bir ülke. Geleceğine güveniyoruz. Ticaret Bakanlığımızın hedef ülkeler stratejisi çerçevesinde yayınladığı ülke listesinde Bangladeş’in de adı var. İlişkilerimizdeki yakınlık dikkate alınırsa Bangladeş ile mevcut rakam yeterli değil. Bu rakamı Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın işaret ettiği 3 milyar dolar seviyesine yükseltmek için Ankara Ticaret Odası olarak çalışmaya, dış ticaretimizi her iki ülkenin de lehine olacak şekilde geliştirmeye hazırız.”
“Hedefe ulaşabilmek için iş birliği imkanlarını görüşmek üzere buradayım”
Büyükelçi M. Amanul Haq da, iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkileri geliştirme konusunda görüş alışverişinde bulunmak üzere Ankara Ticaret Odası’nı ziyaret ettiklerini belirterek, “Güven mektubu sunduğumda Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan bana, iki ülke arasındaki ticaret hacmi için 3 milyar dolar hedefini göstermişti. Bu hedefe ulaşabilmek için iş birliği imkanlarını görüşmek üzere buradayım” dedi.
Büyükelçi Haq, ticari ilişkileri geliştirmek için Bangladeş Ticaret Odası’nın Türkiye’yi ziyaret edebileceğini belirtti. Haq, Bangladeş’in Türkiye’de yaşanan Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin ardından milli bayramı ve yeni yılı kutlamak yerine bu organizasyonlar için ayrılan kaynağı Türkiye’ye deprem yardımı olarak gönderdiğini kaydetti. Büyükelçi, 15 Temmuz darbe girişimine karşı ilk tepki gösterenler arasında Bangladeş Başbakanı Şeyh Hasina’nın da yer aldığını hatırlattı. Ankara’yı turistik bir destinasyon olarak da gördüklerini anlatan Büyükelçi Haq, Bangladeş’ten gelen misafirlerini Ankara ve çevre illerde gezdirdiğini ve onlar için de anlam ifade eden Hacı Bayram-ı Veli Camii ve Türbesi’ni ziyaret ettiklerini kaydetti.
Görüşmede ATO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Temel Aktay da yer aldı. – ANKARA
]]>Ankara 21. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya tutuklu sanıklar Şeker ve Karakurt ile taraf avukatları katıldı.
İddianamenin özeti ve kimlik tespitinin ardından sanıklara söz verildi.
Sanık Osman Şeker, geçimini çiftçilik yaparak sağladığını belirterek şunları söyledi:
“Bir aile şirketiydik üç dört yerimiz vardı. Şu an benim elimde hiçbir şey yok. Levent İşçen ve ailesi beni çok perişan ettiler. Telefonlarda kayıtlarım var. Levent İşçen devlet takip ediyor diye sürekli telefon değiştirmemiz gerektiğini söyledi. Hazine arazisi satın alma, kiralama gibi şeyler vardı. O yüzden ‘takibe takılıyoruz’ dediler. Bürolarının yerlerini sürekli değiştirdiler. Ben Ankara’daki bürolara gittikçe haftaya gel diyorlardı. Ben bunlara para verirken borç vermedim. Ben arazilerimi, tırpanlarımı satarak o parayı kazandım ve talep ettikleri parayı vermeye devam ettim. Elimde hiçbir şey kalmayana kadar dedikleri şartları yerine getirdim.”
“Derdim silah gösterip korkutmaktı”
Ankara’ya araba satın almak için olayın gerçekleştiği günden bir gün önce Salih Karakurt ile geldiklerini anlatan sanık Şeker, “Salih’e Ankara’dan araba alacağız dedim. Birlikte yola çıktık. Olay günü Levent’in yanına gittim, paramı istedim. ‘Neden benden para istiyorsun da diğer ortağımdan istemiyorsun?’ dedi. Tartışma çıktı, boğuşma sırasında silah patladı. Tek derdim silah gösterip korkutmaktı. Levent’i vurmak istesem daha önce vururdum.” dedi.
Sanık Karakurt ise olay esnasında Levent İşçen’i görmediğini ve Ankara’ya ilk kez geldiğini öne sürdü.
Öğle saatlerine doğru Levent İşçen’in bürosuna gittiklerini aktaran sanık Karakurt, “Parayı alıp, arabayı aldıktan sonra gidecektik. Ben uyuyordum silah sesine uyanıp arka tarafa baktım. Osman ara sokağa doğru koşmaya başladı, bana sadece ‘dolandırıldım’ dedi. İsim vermedi. ‘Tartışınca silah patladı’ dedi. Silah sende ne gezer dedim. ‘Vardı işte’ dedi. Silahı ben hiç görmedim.” ifadelerini kullandı.
Mahkeme heyetinden söz alan maktulün eşi Zehra İşçen ise Osman Şeker’in yalan söylediğini, Şeker’in yanlarına silahla gelerek, “3’e kadar sayıyorum, sizi öldüreceğim” dediğini iddia ederek şikayetçi olduğunu belirtti.
Mahkeme, beyanların ardından tanıkların dinleneceğini bildirdi.
“Bizden para aldı fakat hiçbir geri dönüş yapmadı”
Tanık olarak dinlenen sanık Şeker’in oğlu M.Ş. ise babasının devlet hazinesinden mera arsası alacağı vaadiyle karşı tarafla çalışmaya başladığını söyledi. M.S, “Sürekli biz hesap dışı olarak elden bu kişilere para götürdük. Ben de bizzat kendim götürdüm. Karşı taraf şu ada parseli alıp size kiralayacağız, hayvan çiftliği yapacaksınız diye bizden para aldı fakat hiçbir geri dönüş yapmadı.” ifadelerini kulandı.
Sanık Şeker’in eski çalışanı C.A. ise çalıştığı dönemde Levent İşçen ile Osman Şeker arasında hiçbir husumet bulunmadığını belirtti. Konya’da tarım arazisi alınması için İşçen’in ofisine para götürdüklerini belirten C.A. hiçbir arazi alınmadığını aktardı.
Sanık ve tanık beyanlarının ardından ara kararını açıklayan mahkeme, sanıkların tutukluluk halinin devamına hükmederek duruşmayı, 8 Mayıs’a erteledi.
Olayın geçmişi
Ankara Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, 6 Eylül 2023’de Aziziye Mahallesi Cinnah Caddesi’nde Levent İşçen’i silahla vurduktan sonra kaçan Şeker’in Konya’da olduğunu belirlemişti.
Polis ekipleri, Şeker’in silahlı saldırıyı gerçekleştirmek için Ankara’ya gelirken kullandığı aracın plakasını da tespit etmişti. Şeker ile kendisine yardım ettiği ileri sürülen Karakurt Konya’da yakalanmıştı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, sanıklar hakkında “tasarlayarak kasten öldürme” suçundan iddianame düzenlemişti.
]]>Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Kalecik’te Seçim Koordinasyon Merkezi’nin (SKM) açılışına katıldı. Yavaş, “Rakibim bir ay önce ‘Ben Başkent Kart çıkaracağım. İçine para yükleyeceğim’ diye bunu proje olarak anlatmaya başladı. Üç yıldır yapıyoruz halbuki. Şimdi de proje tanıtımında adını Ank Kart olarak değiştirmiş. Ben Başkent ismiyle gurur duyuyorum. Başkent ismini Allah’ın izniyle hiçbirisi değiştiremeyecek. ve şimdi işi nereye getirdi? Onlar ne veriyorsa biri fazla. Ben de derim ki; kardeşim 1 Nisan’dan sonra demeyi bırak. Sen belediye başkanısın. Belediye meclisinde çoğunluk var. Geçmiş altı aya yönelik bir meclis kararı al bu ay kendi ilçende 50 bin tane bizim destek olduğumuz aile var. O arkadaşın beş bin tane kaydı varmış. Tamam razıyım. Diğerleri biz zaten hallediyoruz. O beş binle geriye dönük bir et yardımı yap doğal gaz yardımı yap. Yapmıyor” dedi.
ABB Başkanı ve CHP ABB Başkan Adayı Mansur Yavaş, bugün Kalecik Belediye Başkan Adayı Satılmış Karakoç ile Kalecik’te SKM açılışına katıldı. Yavaş, şunları söyledi:
“RAKİBİM 600 KİŞİYİ GELİR GELMEZ İŞTEN ATTI. ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NDE HAKKIYLA ÇALIŞIP ATILAN BİR ALLAHIN KULUNU BULAMADILAR.
Beş yıldır belediye başkanlığı yapıyoruz. Söz verdiğimiz gibi rozetimizi çıkarttık, nereden, ne kadar oy çıkmış, hiç bakmadan bütün ilçeleri gezdik. Pandemi döneminde köy köy gezdik, bütün sorunları yerinde tespit ettik. Çözmeye çalıştık. İşte işçileri işten çıkarıyorlar diye sahte liste yayınlıyorlardı televizyonlardan. Ben de dedim ki; bir Allah’ın kulunu işten çıkarmayacağım. Zaman zaman meclisi ileri geri konuştular. ‘Çıkarın bakayım. Kim çıkmış? Çıkarılan adama altına yazın ismini’ dedim. Emeğiyle çalışan hiç kimseyi işten çıkartmadık. Bunu iddia eden mecliste benim yerime vekillik eden şahıstı, kendi belediyesinden, kendi partilileri, AK Partilileri, MHP’lileri işten atan, şu andaki benim rakibimle ilgili tek kelime söylemedi. Ağzını açmadı. Rakibim 600 kişiyi gelir gelmez işten attı. Oraya bakmıyor, geliyor ‘Ankara Büyükşehir’de adam attınız’ diye. Hakkıyla çalışıp atılan bir Allah’ın kulunu da bulamadılar. Burada da bulamayacaklar. Kimsenin emeğiyle oynamayız. Ekmeğiyle oynamayız. İşleri güçleri mevcut düzen devam etsin diye korkutarak oy istiyorlar. Ben de her zaman dedim ki icraatınızla oy isteyin. Biz geçen seçim vaatlerimizde geldik. Şimdi karşınıza Allah’a bin şükür hiç kimseyi ayırmadan, ayrımcılık yapmadan herkesi kucakladığımızı bütün Ankara Kalecik biliyor. Önceliğimiz, insan sağlığı dedik. Çalışmalara başladık. Bakın Ankara’da 232 köyde açıktan akan kanalizasyon var. Kim nereye oy veriyorsa oraya öncelikli hizmet diye bir felsefe asla yapmadık. Biz insanları ayıramayız. Vicdan sahibiyiz.
“BAZI BELEDİYE BAŞKANLARI BULUNDUĞU İLÇELERİ KENDİ KAFALARININ FOTOĞRAFLARIYLA DONATTILAR. NE OLDU? SİYASETİN ÇÖPLÜĞÜNE GÖMÜLDÜLER. DEMEKKİ FOTOĞRAF ASMAKLA İŞ OLMUYOR”
Ankara içinde de görüyorsunuz. Bir minibüs bir şoför bir koruma. Kimseye kötülük etmedim ki kimden korkacağım? Ne çakarlı araç ne konvoy. Beş yıl boyunca benim bir tek fotoğrafımı görmediniz. Kendi reklamını yapmadım. Şimdi diyor ki rakibim; beş yıldır hiçbir yerde fotoğrafı yoktur diyor. Evet, Ankara halkının parasını ben reklamını kullanmıyorum. Bazı belediye başkanları bulunduğu ilçeleri kendi kafalarının fotoğrafıyla donattılar. Ne oldu? Siyasetin çöplüğüne gömüldüler. Demek ki fotoğraf asmakla iş olmuyor. Kendini o şekilde tanıtamazsın. İnsanların gönlüne girmek önemli. İşte insanların gönlüne girdiğimiz de bu kalabalıktan belli. Hep kendileri yönettikleri için biz belediye başkanlığına aday olduğumuzda şu sözlüğünü duyduk; ‘Ya küçücük bir ilçede belediye başkanlığı yaptı. Burayı yönetemez.’ Kendileri çünkü annelerinden belediye başkanı sıfatıyla doğdu. Öyle mi? Elde neler var? Ankaralı ne Mansur Yavaşlar var. Yeter ki önünü açın. İnsanları korkutup oy vermelerinin önüne geçmeyin. Yönetemez dedikleri Mansur Yavaş İngiltere’den dünya başkent belediyeleri belediye başkanı ödülünü aldı. Dünya Şeffaflık Derneği’nden şeffaflık ödülü aldı. Yaptığımız bir çok çalışma uluslararası kuruluşlarla ödüllendirildi.
Şimdi ezbere konuşuyorlar. Kendi internet sitelerinde mali durumlarına ait hiçbir şey bulamazsınız. Bizimki yayınlanıyor. Geçenlerde demiş ki; ‘Belediyeyi batırdı.’ Oradan vatandaşın biri de ‘Sen bu söylediğine kendin inanıyor musun’ demiş. Doğru söylüyor vatandaşımız. Çünkü uluslararası kredi kuruluşları var. Türkiye’nin ekonomisi hakkında da bunlar zaman zaman raporu yayınlarlar. Bu raporlara göre Türkiye’deki 30 büyükşehir içerisinde kredisi en yüksek belediye Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak ilan edildi. Bu raporları parayla falan da yazdıramazsınız.
“RAKİBİM ‘BAŞKENT KART ÇIKARACAĞIM’ DİYE BUNU PROJE OLARAK ANLATMAYA BAŞLADI. ÜÇ YILDIR YAPIYORUZ. ŞİMDİ DE ADINI ANK KART OLARAK DEĞİŞTİRMİŞ. BEN BAŞKENT İSMİYLE GURUR DUYUYORUM”
Rakibim bir ay önce ‘Ben Başkent Kart çıkaracağım. İçine para yükleyeceğim’ diye bunu proje olarak anlatmaya başladı. Üç yıldır yapıyoruz halbuki. Şimdi de proje tanıtımında adını Ank Kart olarak değiştirmiş. Ben Başkent ismiyle gurur duyuyorum. Başkent ismini Allah’ın izniyle hiçbirisi değiştiremeyecek. ve şimdi işi nereye getirdi? Onlar ne veriyorsa biri fazla. Ben de derim ki; kardeşim 1 Nisan’dan sonra demeyi bırak. Sen belediye başkanısın. Belediye meclisinde çoğunluk var. Geçmiş altı aya yönelik bir meclis kararı al bu ay kendi ilçende 50 bin tane bizim destek olduğumuz aile var. O arkadaşın beş bin tane kaydı varmış. Tamam razıyım. Diğerleri biz zaten hallediyoruz. O beş binle geriye dönük bir et yardımı yap doğal gaz yardımı yap. Yapmıyor.”
]]>***
“Taraflar Avrupa veya Kuzey Amerika’da içlerinden birine veya birkaçına karşı yapılacak silahlı bir saldırının hepsine karşı yapılmış bir saldırı sayılacağı ve dolayısıyla böyle bir silahlı saldırının vuku bulması halinde her birinin Birleşmiş Milletler (BM) şartının 51. maddesi ile tanınan bireysel veya toplu meşru müdafaa hakkını kullanarak silahlı kuvvet kullanılması da dahil olmak üzere gerekli gördüğü her türlü tedbiri bireysel olarak ve diğer taraflarla birlikte derhal almak suretiyle saldırıya uğrayan taraf veya taraflara yardım edeceği hususunda mutabık kalmışlardır.”[1]
“Türkiye’nin, NATO Müttefiklerinin tam rızası ve anlayışı olmadan Sovyet müdahalesine yol açacak bir adım atması durumunda, NATO müttefiklerinizin Türkiye’yi Sovyetler Birliği’ne karşı koruma yükümlülükleri olup olmadığını değerlendirme şansına sahip olmadıklarını umarım anlayacaksınız.”[2] Eski ABD Başkanı Donald Trump’ın NATO’ya yönelik son tehditlerinin yarattığı şok [3] ve panik [4] halini izlemek eğlenceli olmakla birlikte son derece trajik tonlar içeriyordu. Günün teması şaşkınlıktı. Bu nedenle ABD Başkan Yardımcısı Kamala Harris sinirleri yatıştırmakla görevlendirildi. Ancak tarihi anın farkındalığını ifade etmek ve dikkatli davranmak yerine, kendisi ya da konuşma yazarları son derece sönük bir söylemi tercih etti; “Uluslararası kural ve normları savunmalıyız.”[5] Bunu tam da ABD’nin Gazze’de ateşkes çağrısı yapan bir dizi Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi kararını veto ederken ve İsrail’in bu “uluslararası kural ve normları” en kanlı ve iğrenç şekilde ihlal etmesini engellemekten tamamen aciz olduğunu kanıtladığı bir zamanda söyledi. Washington’daki yetkililer sözde ideallerini yerine getirmezken ya da getiremezken bu tür basmakalıp sözlere kim inanır?
Türkiye’nin NATO gerçeği
Türkiye-ABD ilişkilerinin 25 yıllık bir gözlemcisi olarak, Trump’ın savunma harcamalarında payına düşeni yapmayan NATO üyelerini Rusya’yla tehdit etmesinin ardından aklıma tek bir özlü söz geldi; “Peki, nasıl bir hismiş?” Açıkçası, Trump’ın tehdidinin NATO başkentlerinin çoğunda yol açtığı telaş ve endişeye hiç sempati duyamadım. Türkiye, Haziran 1964’ten bu yana NATO Anlaşması’nın tüm üyeleri eşit derecede bağlayan bir karşılıklı savunma sözleşmesi olmadığı gerçeğiyle yaşadı. 5. madde sadece Washington’ın karar vermesi halinde uygulanabilirdi. Almanya Şansölyesi Olaf Scholz’un iddia ettiğinin aksine, Türkiye NATO’nun tam olarak “hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için”[6] olmadığını uzun zamandır biliyordu. Scholz da hiçbir tarihsel farkındalık göstermeden ve anın aciliyetine yenik düşerek, “NATO’nun yardım garantisinin herhangi bir şekilde göreceli hale getirilmesi sorumsuzca ve tehlikelidir ve yalnızca Rusya’nın çıkarınadır”[7] ifadelerini kullandı. Buna yürekten katılıyorum. Ancak eski ABD Başkanı Lyndon Baines Johnson’ın Ankara’ya gönderdiği kötü şöhretli mektup kamuoyuna yansıdığında, diğer NATO üyeleri Başkan’ın tutumunun NATO Anlaşması’nın ihlali anlamına gelebileceği veya ABD’nin kararlılığına duyulan genel güvenin bu tür duygular nedeniyle zayıflayabileceği yönünde özel bir endişe ifade etmemişlerdi. Tam tersine, Türkiye “güvenilmez” aktör olarak yaftalanmıştı ve ABD, Türkiye’nin 1974 Kıbrıs müdahalesinden sonra Ankara’ya silah ambargosu uygulayacak kadar ileri gitti.[8]
Washington’ın bu tutumu Türkiye’yi son 40 yılda kendi yerli savunma sanayisini geliştirmeye zorladı.[9] Türkiye ayrıca İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya katılımını diğer NATO üyelerinden taviz koparmak için bir levye olarak kullanmak zorunda kaldı çünkü NATO’da Türkiye’ye eşit meşruiyet tanınmadı. Bu tavizlerin ilgili olduğu konular – F-16 modernizasyon kitleri, İsveç ve Kanada’nın uyguladığı silah ve teknoloji ambargoları, NATO’nun hem Suriye’de hem de Avrupa’da terör örgütü PKK/SDF’ye yönelik samimiyetsiz tutumu – asla böyle bir siyasi zorlamaya ihtiyaç duyan konular olmamalıydı. Aslında bu konulardaki politikalar Washington ya da Brüksel’deki yetkililerin aklına geldiği andan itibaren hatalıydı. Eğer Washington ve diğer NATO başkentleri bu konulara mantıklı, tarafsız ve dürüst bir şekilde yaklaşsalardı, Ankara ile NATO’nun geri kalanı arasındaki ilişkiler son 10 yılda herkesin yararına olacak şekilde çok daha sorunsuz olurdu.
ABD’siz NATO mu?
Trump’ın ABD’yi NATO’dan çıkarma tehdidi de bir o kadar çılgıncaydı ve görebildiğim kadarıyla açıkça dile getirilmeyen sonuçları Brüksel’de tüyleri diken diken etti. Zira Washington’ın olmadığı bir NATO, Türkiye’yi İngiltere’yle birlikte ittifakın iki baskın askeri gücünden biri haline getirecektir. Türkiye büyük bir farkla NATO’nun en büyük 2’nci konvansiyonel ordusuna sahip ve önde gelen bir insansız hava aracı gücü olarak ortaya çıktı. Ankara önemli yerli savunma üretim kapasitelerine sahip ve son 10 yıldır Suriye, Libya ve Kafkas Dağları gibi çeşitli yerlerde Rus kuvvetleriyle karşı karşıya geldi. İlginçtir ki Trump’ın tehditleri ve Avrupa’nın askeri kapasite eksikliği hakkındaki son analizler, Türkiye hakkında kayda değer bir şey söylemekten özenle kaçınıyor. [10]
ABD’nin NATO’dan çıkmasıyla birlikte, yıllardır Türkiye’yi 2’nci sınıf bir üye olarak gören bazı NATO başkentlerinin Ankara’nın ittifak içindeki liderlik rolünün artmasını kabul etmekten başka çareleri kalmayacak. Daha önce Türkiye’nin NATO’nun Doğu Akdeniz güvenlik düzenlemelerinin lideri haline getirilmesi gerektiğini savunmuştum.[11] Ancak ABD’nin NATO’dan çıkması bir adım daha ileri giderek Türkiye’yi Orta ve Batı Avrupa’nın tüm güvenlik düzenlemelerinin lideri haline getirecektir.
Türkiye-ABD işbirliği yenileniyor mu?
Türk parlamentosunun İsveç’in NATO üyeliğini onaylamasının, diğer NATO üyelerinin Türkiye için önemli konularda attıkları telafi edici adımların ve Ankara ile Washington arasındaki son görüşmelerin ardından, birçok analist ilişkilerin yenilenmesinden bahsetmeye başladı.[12] New Jersey Senatörü Bob Menendez’in ayrılması Türkiye için Kongre atmosferini iyileştirmiş gibi görünüyor. Geçmişte Menendez’in agresif Türkiye karşıtı söylemini yineleyen New Hampshire Senatörü Jeanne Shaheen bile geçtiğimiz hafta Ankara’da olmaktan gerçekten memnun görünüyordu.[13]
Öte yandan, ABD’li yetkililerin son 10 yılda Türkiye’ye karşı attığı pek çok üzücü adım ve ABD’nin PKK’nın Suriye kolunu desteklemeye devam etmesi, ilişkilerin yenilenmesine yönelik umutların yeni gelişmelere kadar beklemesi gerektiğini açıkça gösteriyor. Sonuç olarak, kasım ayındaki ABD seçimleri yaklaşır, Rusya Ukrayna’daki konumunu iyileştirirken ve Gazze’deki çatışma azalma belirtisi göstermezken, ABD ve NATO yetkililerinin Ankara ile ilişkileri yeniden inşa etmeleri için bir fırsat penceresi açılmış olabilir. Trump odaklı kıyamet senaryolarının hiçbiri gerçekleşmese bile, aynı ABD ve NATO yetkilileri Türkiye hakkındaki önyargılarını daha rasyonel ve dengeli bir şekilde değerlendirebilirlerse daha kalıcı bir ilerleme sağlanabilir.
[1] Kuzey Atlantik Anlaşması’nın 5. maddesi.
[2] U.S. President Lyndon Baines Johnson (LBJ) to Türkiye’s President İsmet İnönü, 5 June 1964. Referans için bakınız: The Middle East Journal, Summer 1966, s. 387.
[3] https://www.nytimes.com/2024/02/15/us/politics/trump-nato-threat.html#: ~: text=News%20Analysis-,Trump’s%20NATO%20Threat%20Reflects%20a%20Wider%20Shift%20on%20America’s%20Place,segment%20of%20the%20American%20public.
[4] https://www.nytimes.com/2024/02/16/world/europe/biden-putin-navalny.html
[5] Ibid.
[6] https://www.nytimes.com/2024/02/14/world/europe/europe-nato-trump-ukraine.html
[7] Ibid.
[8] The official U.S. documents from the era make clear that Washington saw Greece as the primary impediment to a solution in Cyprus, but Türkiye was treated as the malcontent. See: https://history.state.gov/historicaldocuments/frus1964-68v16
[9] Örneğin, bakınız: Füsun Türkmen, Türkiye-ABD İlişkileri, s. 98-105; Nasuh Uslu, Türk-Amerikan İlişkileri, s. 177-179; Suha Bölükbaşı, “The Johnson Letter Revisited,” Middle Eastern Studies, Temmuz 1993, s. 505-506.
[10] https://www.nytimes.com/2024/02/14/world/europe/europe-nato-trump-ukraine.html; https://www.nytimes.com/2024/02/18/world/europe/europe-russia-munich-conference.html
[11] https://www.aa.com.tr/en/analysis-news/-turkey-s-new-regional-security-role-70-years-late/1350816
[12] https://www.aa.com.tr/en/turkiye/turkish-president-erdogan-receives-us-senators-in-ankara/3143313; https://www.reuters.com/world/us-turkey-ties-now-have-significant-momentum-senator-murphy-says-2024-02-21/; https://www.mfa.gov.tr/sayin-bakanimizin-abd-li-senatorler-jeanne-shaheen-ve-chris-murphy-yi-kabulu–20-subat-2024–ankara.en.mfa; https://carnegieendowment.org/2024/02/12/can-f-16-deal-revive-turkish-american-partnership-pub-91606
[13] https://www.aa.com.tr/en/world/interview-us-senator-lauds-positive-relations-with-very-important-ally-turkiye/3144760
[Dr. Adam McConnel, 9 yıl boyunca Türk Tarihi dersleri verdiği Sabancı Üniversitesinde Tarih alanında yüksek lisans ve doktora derecesine sahiptir.]
*Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editöryal politikasını yansıtmayabilir.
]]>Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Çayırhan’da Seçim Koordinasyon Merkezi’nin (SKM) açılışına katıldı. Yavaş, “Şimdi rakiplerimiz de aynı şeyi örnek alıyorlar. Bizim yaptıklarımız şeyleri sanki hiç yokmuş gibi ‘Biz de yapacağız’ diyorlar. Halbuki kendileri belediye başkanı. Şu anda yapsa ellerinden tutan yok ama yapma niyetleri yok. Çünkü yapma niyetleri olsaydı Keçiören Belediyesi’ne bizim 50 bin aile var destek olduğumuz. Bir milyon nüfuslu bir yer ama kendisi beş bin kişiye destek olmaya çalışıyor. Biz düzenli olarak 220 bin aileye düzenli üç yıldır doğal gaz veriyoruz. Üşütmüyoruz evlerinde. ’28 aydır 200 bin aileye düzenli olarak et desteği yapıyoruz’ diyoruz. O diyor ki ‘Onlar bir kilo et parası veriyor, ben but veriyorum’ diyor. Tavuk budu çıktı. Niye derseniz? Şubat ayında iki kişiye kasım ayında da 11 kişiye vermiş. Bunu vermek de her insanın yapabileceği bir şey değil. Çöp projelere para harcarsınız, yıllardır bitmeyen projelere para ayırırsınız ama kendi ilçenizde yaşayan destek ihtiyacı olanları gözünüz görmez. Çünkü öncelikleri görünen şeyler, işe yarayıp yaramaması önemli değil” dedi.
ABB Başkanı ve CHP ABB Başkan Adayı Mansur Yavaş, Nallıhan Belediye Başkan Adayı Ertunç Güngör ile Çayırhan’da SKM açılışına katıldı. Yavaş, şunları söyledi:
“ÇAYIRHAN’I ANKARA’NIN GELİŞMİŞ İLÇELERİ GİBİ KONFORLU BİR YAŞAM BELEDİ HALİNE GETİRELİM”
Sevgili Çayırhanlılar beş yıldır belediye başkanlığı yapıyorum. Sık sık Çayırhan’la ilgili sorunları da bize ileten arkadaşlarımız var. Ancak Nallıhan Belediyesi ile birlikte olup gerek Nallıhan Belediyesi mülkiyetinde gerek Ankara Büyükşehir mülkiyetinde olan yerlerin müşterek tesisler yapamadık. Çayırhan adı üzerinde belde. Fakat Ankara’nın yakınındaki birçok ilçeden nüfusu büyük. Dolayısıyla ilçe olamadığı için belki birçok hizmetten mahrum kalıyor. Ama inşallah bir beş yıl, benim de son beş yıllım, onun için bunu iyi değerlendirelim. Ertunç başkanla el ele vererek inşallah Çayırhanı da Ankara’nın diğer ilçeleri gibi gelişmiş ilçeleri gibi burada yaşayan insanların keyif aldığı, konforlu bir yaşam beldesi haline getirelim.”
“ANKARA’DA BEŞ YILDIR OY VERDİ VERMEDİ KAVGASI YOK”
Hizmeti ayırımsız herkese ulaştırdıklarını anlatan Yavaş şöyle devam etti:
Beş yıldır kimseyi ayırmadık. İhalelerimizi açık yaptık. Çöp projelere para ayırmadık. Vatandaşa hesap verdik. Kent konseyi vasıtasıyla hep kararlarımızı ortak aldık. Artık ben Ankara’ya proje yapıyorum deyip sizlerden aldığı parayı çöp projelere yatıran bir belediye ortada yok. Sizlerden aldığı, emanet aldığı paraları kendisinin harcamayacağı hiçbir yere harcamayacak şekilde harcayan, israfı ortadan kaldıran, yolsuzluğu ortadan kaldıran bir belediye var. Artık beş yıldır Ankara’da hem ayrımcılık, kin, nefret, oy verdi vermedi kavgası yok. Oy veren yere çok hizmet edelim, oy vermeyene hizmet etmem diye bir felsefemiz yok. ve Allah’a çok şükür beş yıl sonunda ‘Çalıyor ama çalışıyor’ felsefesini ortadan kaldırdık. Pandemi dönemi yaşadık. Pandemide hızır gibi esnafımızın yanında olduk, vatandaşımızın yanında olduk. Engellemek istediler, yardım yapmak isteyen vatandaşların paralarına el koydular pes etmedik, desteğe ihtiyacı olanlarla, durumu iyi olanları internet üzerinden birbirleriyle buluşturup asrın dayanışmasını sağladık. Kimse birbirini görmeden birbirine hayır yaptı. Daha sonra sosyal hizmetlerde biz buralarda konuşurken hep ‘Yardımları kesecekler çıkaracaklar’ diye korkutma yoluna gittiler. Ne işçi çıkarttık ne yardımları kestik. Tam tersine Başkent Kart vermek suretiyle onlara ihtiyaçları kadar her ay para yatırarak kendilerine destek olduk, Çayhan’daki marketlerde, en ücra köydeki marketlerde kazanıyor.
“ÇÖP PROJELERE PARA HARCARSANIZ KENDİ İLÇENİZDE YAŞAYAN DESTEK İHTİYACI OLANLARI GÖZÜNÜZ GÖRMEZ”
Kırsal kalkınma açısından da Ankara’nın tümüne şimdiye kadar görmediği destekleri yaptık. Dolayısıyla şöyle bakıldığı zaman Türkiye’de ilk defa yaptığımız birçok hizmet ortaya çıktı. ve birçok belediye de bizi örnek aldı. Şimdi rakiplerimiz de aynı şeyi örnek alıyorlar. Bizim yaptıklarımız şeyleri sanki hiç yokmuş gibi ‘Biz de yapacağız’ diyorlar. Halbuki kendileri belediye başkanı. Şu anda yapsa ellerinden tutan yok ama yapma niyetleri yok. Çünkü yapma niyetleri olsaydı Keçiören Belediyesi’ne bizim 50 bin aile var destek olduğumuz. Bir milyon nüfuslu bir yer ama kendisi beş bin kişiye destek olmaya çalışıyor. Biz düzenli olarak 220 bin aileye düzenli üç yıldır doğal gaz veriyoruz. Üşütmüyoruz evlerinde. ’28 aydır 200 bin aileye düzenli olarak et desteği yapıyoruz’ diyoruz. O diyor ki ‘Onlar bir kilo et parası veriyor, ben but veriyorum’ diyor. Tavuk budu çıktı. Niye derseniz? Şubat ayında iki kişiye kasım ayında da 11 kişiye vermiş. Bunu vermek de her insanın yapabileceği bir şey değil. Çöp projelere para harcarsınız, yıllardır bitmeyen projelere para ayırırsınız ama kendi ilçenizde yaşayan destek ihtiyacı olanları gözünüz görmez. Çünkü öncelikleri görünen şeyler, işe yarayıp yaramaması önemli değil.”
]]>Yaz ayları geldi derken mayıs ayında çok sayıda ataşehir escort kentte yaşanan şiddetli yağışla birlikte vatandaşlar neye uğradığını şaşırdı. Etkili olan sağanak ve dolu nedeniyle çok sayıda tarım arazisinde hasar oluştu. Her biri ceviz büyüklüğündeki dolu taneleri görenleri şaşkına çevirdi.
Ankara Polatlı'da öğle saatlerinde etkili olan dolu yağışı nedeniyle ekili tarım arazilerinde hasar oluştu. İlçedeki sağanak nedeniyle de bazı mahallerde sel meydana geldi. Taşkın ve ataşehir escort su baskınları nedeniyle vatandaşlar zor anlar yaşadı. Ankara Valiliği, Meteoroloji'nin uyarısının ardından vatandaşları dikkatli ve tedbirli olmaya çağırdı. Yapılan açıklamada, vatandaşların ani sel, su baskını, yıldırım, yerel dolu yağışı ve kuvvetli rüzgar gibi risklere karşı hazırlıklı olması gerektiği belirtildi.
Eskişehir'in Çifteler ilçesinde şiddetli yağmur ve dolu, yaşamı olumsuz etkiledi. Ceviz büyüklüğündeki dolu tanelerinin isabet ettiği bir otomobilin arka camı kırıldı
Bilecik'te öğleden sonra başlaya yağış kısa sürerken, ilçelerinde adeta hayatı olumsuz etkiledi. Şiddetli yağış, arkasını doluya bırakınca vatandaşlar neye uğradığı şaşırdı. Yer yer ceviz büyüklüğünde dolu yağdığı görülürken, Söğüt Kapalı Pazar çatısına düşen dolu parçacıklarının çıkardığı sesin şiddeti yaşananları gözler önüne serdi. İlçe bağlı Çaltı ve Yakacık dolu şiddetli olurken, bazı seralarda hasarlar oluştu.
Kars'ta sabah erken saatlerde başlayan sağanak, yerini fındık büyüklüğünde doluya bıraktı. Yaklaşık 5 dakika süren dolu, kent merkezini beyaza bürüdü. Doluya şerifali escort hazırlıksız yakalananlar, şemsiyelerle korunmaya çalışırken, bazı kişiler ise iş yerlerine sığındı. Yağışın ardından vatandaşlar ev ve iş yerlerine biriken dolu ve dökülen yaprakları temizledi.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün yayınladığı son tahmin raporunda Bursa için "Sarı" kodlu uyarı verildi. Sağanak beklenen Bursa'nın Yenişehir ilçesinde başlayan dolu, yaşamı olumsuz etkiledi. İlçe merkezindeki halkın otobüs durakları ile iş yerlerine sığındığı dolu yağışı bir süre sonra yerini yağmura bıraktı. Dolu ve sağanak özellikle ekili arazilerde zarara yol açtı.
Bursa Valiliği'nin 'sarı kodlu uyarıda bulunduğu yağışların, Osmangazi, Yıldırım, Gemlik, Gürsu, Kestel, Harmancık, Orhaneli, Büyükorhan, Keles, Yenişehir, İznik, Orhangazi ve İnegöl'de de etkili olması bekleniyor. Yağışların 24 Mayıs saat 06.00'ya kadar devam edeceği, metrekareye de 21-50 kilogram yağış düşmesinin beklendiği belirtildi.
Manisa'da 14.30 sıralarında ceviz büyüklüğünde dolu yağdı. Yaklaşık 10 dakika süren yağışın ardından ilçenin birçok noktası beyaza büründü. Dolu, tarım arazilerinde zarara yol açtı. Doluya yakalananlar kapalı alanlar ve saçak altlarına sığındı. İlçede bazı ev ve iş yerlerinin çatıları zarar görürken, araçlarda hasar meydana geldi.
İşte Türkiye'nin çeşitli noktalarında dolu yağışından geriye kalan manzaralar.
]]>Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Güdül’de Seçim Koordinasyon Merkezi’nin (SKM) açılışına katıldı. Yavaş, “Çubuk’tan Akyurt’a boru hattını yeniledik, Çamlıdere’den, Elmadağ, Hasanoğlan’a kadar su götürdük. Buralar hep susuzdu, damlası yoktu. Şimdi vereceğim müjde de şu; istedikleri kadar proje yok desin, en önemli şey bu. Şu anda projesi bitti. Çamlıdere’den Ayaş’a, Güdül’e ve Beypazarı’na su getirme projesi bitti. Bu yaz içerisinde de ihalesini yapıyoruz. Biliyoruz yaptığımız bu ihaleler görülmeyecek. Yine ne yaptı diye soracaklar ama evinizde bir saatlik su kesintisi olduğu zaman ne yaparsınız düşünün. Ben işte Ayaş, Beypazarı ve Güdül’ün onlarca yıl 20-30 yıl artık su hasreti çekmeden tertemiz musluk suyu içmesi için düğmeye bastım. İnşallah yapmak da bize nasip olacak” dedi.
ABB Başkanı ve CHP ABB Başkan Adayı Mansur Yavaş, bugün Güdül Belediye Başkan Adayı Mehmet Doğanay ile Güdül’de SKM açılışına katıldı. Burada beş yıl boyunca Ankara’da yapılanları anlatan Yavaş, şunları söyledi:
“ANKARA HALKININ BELEDİYENİN PARASINI REKLAMLARIMIZA HARCAMADIK. SİZLER DE AÇIKLAYIN. BİZDEKİ FATURALAR MEYDANDA”
Buralara gelirken, köylere giderken de herkes şaşırdı. Bir araç, bir şoför, bir koruma. Çakarlı araçlar konvoylar yok. Şimdi bu beş yıl içerisinde Ankara’nın tümünde beş yılda bizden önce ne kadar kavşak yapıldıysa yaptık. Beş yılda bizden önceki 25 yılda yapılandan daha fazla yeşil alanı Ankara halkına kazandırdık. Ama bunların hiçbirisine ne fotoğrafımızı astık ne de sanatçı falan getirip oralarda reklam yapmadık. Hatta dün rakibim demiş ki; beş yıldır hiç fotoğrafı yoktu. Evet Ankara halkının belediyenin parasını kendi reklamlarımıza harcamadık. Şimdi seçim dolayısıyla açılan bu pankartlardan rahatsızlar. Belediyenin bir kuruşu yok. İl başkanlığımız karşılıyor. Sizler de açıklayın. Bizdeki faturalar meydanda. Sizler de açıklayın. Kimler asıyor onları’Buralara gelirken, köylere giderken de herkes şaşırdı. Bir araç, bir şoför, bir koruma. Çakarlı araçlar konvoylar yok. Şimdi bu beş yıl içerisinde Ankara’nın tümünde beş yılda bizden önce ne kadar kavşak yapıldıysa yaptık. Beş yılda bizden önceki 25 yılda yapılandan daha fazla yeşil alanı Ankara halkına kazandırdık. Ama bunların hiçbirisine ne fotoğrafımızı astık ne de sanatçı falan getirip oralarda reklam yapmadık. Hatta dün rakibim demiş ki; beş yıldır hiç fotoğrafı yoktu. Evet Ankara halkının belediyenin parasını kendi reklamlarımıza harcamadık. Şimdi seçim dolayısıyla açılan bu pankartlardan rahatsızlar. Belediyenin bir kuruşu yok. İl başkanlığımız karşılıyor. Bizdeki faturalar meydanda. Sizler de açıklayın. Kimler asıyor onları?
“VERECEĞİM MÜJDE ŞU; ÇAMLIDERE’DEN AYAŞ’A, GÜDÜL’E VE BEYPAZARI’NA SU GETİRME PROJESİ BİTTİ. BU YAZ İÇERİSİNDE DE İHALESİNİ YAPIYORUZ”
Şimdi bir asıl müjdeyi vereceğim ben size. Fırsat bu fırsat demiştim ya. Ankara’dan Polatlı’ya suyu götürüyoruz. Doldurmaya başladık yakında akacak. İki buçuk milyara mal oldu. Çubuk’tan Akyurt’a boru hattını yeniledik, Çamlıdere’den, Elmadağ, Hasanoğlan’a kadar su götürdük. Buralar hep susuzdu, damlası yoktu. Şimdi vereceğim müjde de şu; istedikleri kadar proje yok desin, en önemli şey bu. Şu anda projesi bitti. Çamlıdere’den Ayaş’a, Güdül’e ve Beypazarı’na su getirme projesi bitti. Bu yaz içerisinde de ihalesini yapıyoruz. Biliyoruz yaptığımız bu ihaleler görülmeyecek. Yine ne yaptı diye soracaklar ama evinizde bir saatlik su kesintisi olduğu zaman ne yaparsınız düşünün. Ben işte Ayaş, Beypazarı ve Güdül’ün onlarca yıl 20-30 yıl artık su hasreti çekmeden tertemiz musluk suyu içmesi için düğmeye bastım. İnşallah yapmak da bize nasip olacak. Yine Güdül’de 15 mahallemizdeki asbestli su boruları yenilendi. Arıtma tesisi yapıyoruz projesi bitti. Önümüzdeki günlerde ihale edilecek. 27 köye ücretsiz internet verdik. Bir de 26 tane köye yangın söndürme tankeri verdirdik.
“KEÇİÖREN’DE 50 BİN AİLEYE DESTEK OLUYORUZ. NİYE ŞİMDİ BUNLARA DESTEK OLMUYORSUNUZ? HEP 1 NİSAN’NDAN SONRA. OLMAYACAK DUAYA AMİN DİYORLAR”
Siz kendi belediyenize tam 50 bin tane bizim destek olduğumuz aile var. Bunları görmüyor musunuz? Beş bin tane emekliye destek oluyoruz Keçiören’de. Niye şimdi bunlara destek olmuyorsunuz? Hep 1 Nisan’dan sonra, 1 Nisan’dan sonra. Olmayacak duaya amin diyorlar. Yapın da bir görelim şimdi. veya daha kolayı var. Sayın Cumhurbaşkanına siz de iletin. Emeklilerin durumunu bir daha söyleyin. Siz de destek olacağız dediğinize göre emeklilerin durumunu siz de fark ettiniz. Ama demek ki yönetenler fark etmiyor. Lütfen adayları olarak ‘Sayın Cumhurbaşkanım emeklilerin durumu çok kötü. Bakın biz destek açıklaması yapıyoruz. Bunların durumunun düzeltin’ demek varken bizim projelerimizi maalesef taklit üstüne taklit ediyorlar. Öğrenecekler belediyeciliği. Gerçek belediyeciliğin ne aldığını öğrenecekler.
Güdül Belediye Başkanı, Beypazarı Belediye Başkanı, Nallıhan Belediye Başkanı, benim İpek Yolu projem var. Gelseler yan yana masaya otursak, bu bölgeyi eski ipekyolu olarak canlandırsak ne olurdu? Merak etmeyin. İnşallah Nallıhan’da değişiyor. İnşallah bu bölgeyi, zamanının İpek Yolu’nu mücevheri olan bu yolu inşallah turizmine açacağız. Beypazarı’na gelenler buraya da uğrayacaklar. Turizm adına yapılan hiçbir şey yok. Keşke derler Beypazarı unutulsa da. Mansur Yavaş’ı unutsalar. Elinizden ne geçecek? Binlerce insan orada ekmek yiyor. Güdül’de nüfus azalıyor. Nüfusun geri gelmesinin tek sebebi buradaki üretimin artması, turizmin artmasıdır.
]]>“Oy rekoruyla geliyoruz. Oy rekoru niye kırılır? Yaptığın asfaltlara, kavşaklara kimse bakmaz. Önce yaptığın işe bakarlar namuslu dürüst yapıyor mu, insanları ayırıyor mu. İnsanların gönlüne öyle girilir. İnsanların gönlüne girmişiz ki, bugün yüzde 60 oyla geleceğiz inşallah.” diye konuştu.
“Ulaşım esnafı olarak sizler de Ankara’da bizim mesai arkadaşlarımızsınız. Dolayısıyla Ankara halkına hep birlikte hizmet ediyoruz.” ifadeleriyle katılımcılara seslenen Yavaş şöyle devam etti:
“BİZİM BÜTÜN DERDİMİZ ESNAFIN, ÇİFTÇİNİN AYAKTA KALMASI”
“İlk önce en kritik dönemde pandemiyle karşılaştık. Pandemide hükümet o gün, ‘her şeyi biz yapacağız siz karışmayın, maskeyi de biz dağıtacağız. Yardımları da biz toplayacağız’ dedi. Ama baktık olmuyor hemen devreye girdik . Ankara’da darda kim varsa evde oturanlarından, iş yerleri kapandığı zaman esnafa kadar hepsini nasıl ayakta tutabiliriz diye uğraştık.
Bir gece birden bire sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Pazarcının malı elinde kaldı.’Ne yapacağız’ diye düşünürken, onların kara kara düşünmesine fırsat kalmadan bir mesajla o ürünlerin hepsini satın alacağımızı duyurduk. Gece rahat uyumalarını sağladık. Terzilerimiz evinde kaldı. Maskeleri onlara diktirdik.
Şimdi de sosyal destekleri yaparken bir esnaftan almak yerine verdiğimiz Başkent Kart ile Ankara’daki tüm manavların, kasapların, bakkalların, kırtasiyecilerin cebine para giriyor. Bir ara kömürü, gübreyi, tohumu toptan alıyorduk. Şimdi kartlara yüklüyoruz. Gidip esnaftan kendileri satın alıyorlar. Dolayısıyla bizim bütün derdimiz esnafın, çiftçinin ayakta kalması. Gerçek belediyecilik budur. Kapanan her dükkan, tezgah belediyeye gelen özgeçmiş demektir.”
“BELEDİYECİLİKTEN ANLAMIYORLAR”
Ak Parti belediyeciliğini eleştiren Yavaş, şunları söyledi:
“Belediyecilikten anlamıyorlar. Yaptıkları betonların, plastiklerin ömrü iki ay. Bir alt geçit yaparsınız üç ay sonra herkes unutur. Ama önemli olan, belediye dediğin zaman doğumundan ölümüne kadar kentte yaşayan her insanın dertleriyle ilgilenen kurumdur. Bunun içerisine eğitim girer, sağlık girer, esnaf girer, iş dünyası girer, işsizler girer, işçiler girer.
Benim belediyecilik anlayışım şu; darda kim varsa hızır gibi yanında olmak. Gerisi boş. Anlamıyorlar; beton arıyorlar, plastik arıyorlar. Onu da onlardan fazla yaptık. Ama bunları adına ben hizmet demiyorum.”
“TÜRKİYE’DE BENZERİ OLMAYAN BİR ŞEKİLDE DESTEKLERDE BULUNUYORUZ”
Yavaş, konuşmasına şöyle devam etti:
“En büyük projemiz Ankara halkını zengin etmek demiştik. Çiftçilerimize yardım ediyoruz. Aç ve açıkta bırakmayacağız demiştik. Türkiye’de benzeri olmayan bir şekilde desteklerde bulunuyoruz. Destek alan ailelerin çocukları da yaşıtları gibi aynı şartlarla hayata başlasın istiyoruz. Belediyecilik budur. Yoksa oraya iki tane plastik, beton kimsenin işine yaramaz.
“ASLA YÜZÜSTÜ BIRAKAMAYIZ”
Bütün Türkiye’de gördük ‘çılgın’ projelerini. İkide bir zam geliyor, başkanlar, valiliğin önüne gidemiyorsunuz, Ak Parti’nin önüne gidemiyorsunuz, hükümetin önüne gidemiyorsunuz. ‘Bu zamlar ne’ demiyorsunuz. Enerji Bakanlığı’nın önüne gidip ‘şu ÖTV’yi kaldırın ulaşımdan’ demiyorsunuz, diyemiyorsunuz. Ama koşa koşa belediyeye geliyor, ‘hadi Mansur baba’ diyorsunuz. Evet. Elbette destek olacağız. Sizlerin de aileleri var. Geçindirmek zorunda olduğunuz insanlar var. Asla yüzüstü bırakamayız tabii ki destek olacağız.
“ANKARA’NIN TÜMÜNÜ İLGİLENDİREN KONULARDA SİYASET OLMAZ”
Mecliste sayımız az olabilir ama Ankara’nın tümünü ilgilendiren konularda siyaset olmaz. Bugüne kadar bir Allah’ın kuluna partizanlık yaptığımı gördünüz mü? Bir kişiyi ayırdığımızı gördünüz mü? Herkes bizim kardeşimiz. Oy versin vermesin herkesin iradesine saygı duyacağız. Dolayısıyla değerli hemşehrilerim, beş yıldır gördünüz. Herkesi kucakladık. Hiç kimsenin hiçbir şeyine bahane bulmadan herkese bir şekilde yardımcı olmaya çalıştık. Olmaya da devam edeceğiz.
“YÜZDE 60 OYLA GELECEĞİZ”
Oy rekoruyla geliyoruz. Oy rekoru niye kırılır? Yaptığın asfatlara, kavşaklara kimse bakmaz. Önce yaptığın işe bakarlar namuslu dürüst yapıyor mu, insanları ayırıyor mu. İnsanların gönlüne öyle girilir. İnsanların gönlüne gimişiz ki, bugün yüzde 60 oyla geleceğiz inşallah. Dolayısıyla doğru belediyeciliği kimin yaptığını gösteriyor.
Sonuç itibariyle, siz Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne mensup insanlarsınız. Elbette ki prblemlerinizi beraber çözeceğiz. Daha iyi şartlarda yaşamanız için elbette Ankara Büyükşehir Belediyesi her zaman yanınızda olacaktır.
Sizler için en iyisi ne ise, belediyeye en az zarar veren ne ise ona hep birlikte karar vereceğiz. Davetiniz için çok teşekkür ediyorum.”
]]>Altınok, ATO Congresium’da düzenlenen, Proje Tanıtım Toplantısı’ndaki konuşmasında, Ankara’nın yeni dönemde hızlı şekilde ekonomiden sanayiye, eğitimden kültüre, tarım ve hayvancılıktan turizme kadar her alanda örnek başkent olacağını belirtti.
Ankara’nın şehircilikte yapılacak projelerle dünyanın sayılı başkentleri arasında hak ettiği yeri alacağını ifade eden Altınok, Ankara’nın büyükşehirden büyük bir kasabaya dönüştüğünü söyledi.
Altınok, Ankara’nın heyecanını kaybetmiş bir şehir haline geldiğini dile getirerek, bir önceki seçimde verilen “5 senede 58 kilometre metro” ve havaalanına metro sözünün tutulmadığını, Gölbaşı’na da metrobüsün yapılmadığını belirtti.
Belediye başkanı olması halinde büyükşehir belediyesinde çalışan hiç kimsenin işten çıkarılmayacağını ifade eden Altınok, “Büyükşehir belediyesinde çalışan işçilerin maaşlarına da zam yapacağız.” dedi.
Akyurt’taki kaba inşaatı biten fuar alanının 1 yıl içinde Ankara’ya kazandırılacağını dile getiren Altınok, Atatürk Cumhuriyet Kulesi’nin açılışını da mart ayında yapacaklarını bildirdi.
Ankara’da ulaşım ve trafik probleminin yaşandığını ifade eden Altınok, gerekli tedbirler alınmazsa 3-4 yıl sonra trafiğin çekilmez hale geleceğini söyledi.
Altınok, “Metro projeleri, toplu taşıma, yol genişletme, yeni kavşaklar, sinyalizasyon projeleriyle Ankaramızın trafik çilesini sonlandıracağız.” diye konuştu.
Ankara’nın 5 yıldır master imar planlarının bulunmadığını, bunun hızla yapılacağını ifade eden Altınok, en kısa sürede kentsel dönüşüm projelerini hayata geçireceklerini kaydetti. Altınok, Ulus ve Kızılay’daki otopark problemini de çözeceklerini dile getirdi.
“Tüm üniversite öğrencilerimize ulaşımı ücretsiz yapacağız”
Sahte anketler yapıldığını, vatandaşların yüzde 80’i, 90’ının kendisini desteklediğini belirten Altınok, “Bana ‘Paralı anketlere bakma sen, anket biziz’ diyorlar.” dedi.
Altınok, “Ankara’da en az 20 bin vatandaşımızı kira öder gibi ev sahibi yapacağız. Tüm üniversite öğrencilerine ulaşımı ücretsiz yapacağız.” diye konuştu.
Otobüs ve minibüs esnafının mağduriyetlerinin giderileceğini dile getiren Altınok, 20 bin üniversite öğrencisine karşılıksız 1500 lira burs verileceğini söyledi.
Altınok, “Ankaramıza 10 bin kişilik bir öğrenci yurdu yapacağız. 10 bin öğrencimize düşük kiralı konut yapacağız.” ifadesini kullandı.
Türkiye’yi milyarlardan kurtaracak sağlık alanındaki gelişmelere destek vereceklerini belirten Altınok, gençler için yetenek avcıları kampüsü inşa edeceklerini kaydetti.
Sosyal refah desteğine ihtiyacı olanlar için “Ankart” hizmeti getireceklerini anlatan Altınok, “Sosyal refah statüsündeki emeklilerimizin Ankart’ına her ay 5 bin lirayı yatıracağız. Sosyal refah desteği kapsamındaki vatandaşımızın Ankart’ına 400 lira değil 2 bin 500 lira yatıracağız. Sosyal refah desteği kapsamındaki vatandaşımızın Ankart’ına kış aylarında 4 ay bin lira yatıracağız.” şeklinde konuştu.
Muhtarlara ayda 1500 lira destek
Altınok, muhtarların Ankart’larına her ay 1500 lira yatırılacağını ifade etti.
Öğrencilere ayda bir sinema ve tiyatro biletinin ücretsiz olacağını, bütün öğrencilerin sinema, tiyatro ve müzelere Ankart ile indirimli gidilebileceğini anlatan Altınok, “50 bin öğrencimizin Ankart’ına uluslararası oyun platformlarında kullanmak üzere 500 lira yükleyeceğiz.” dedi.
Ankart’ın tüm Ankaralıların hayatını kolaylaştıracağını belirten Altınok, “Ulaşımdan kültür, sanat etkinliklerine kadar hayatın her alanında Ankart ile çeşitli indirim ve avantajlar sağlanacak.” diye konuştu.
“Ankara, engelsiz başkent olacak”
Altınok, Ankara’nın “engelsiz başkent” olacağını, kent mimarisinin buna göre planlanacağını anlattı.
Engelli misafirhaneleri ve yaşam köyleri inşa edeceklerini, engelli vatandaşların araçlarının tamirini yapacaklarını, engelli yakınına da ücretsiz ulaşım desteği vereceklerini anlatan Altınok, engelliler için terapi merkezleri ve oyun evleri yapacaklarını, bunun yanında eğitim merkezleri, kalıcı engelli evi, yatılı engelli evi gibi ihtiyaçları da hayata geçireceklerini söyledi.
“Ankara, tarımın ve hayvancılığın başkenti olacak”
Altınok, “Ankara, tarımın ve hayvancılığın başkenti olacak. Ankaramız için önce köylerimizi kalkındıracağız.” diye konuştu.
Şehirde kanalizasyonu, suyu olmayan birçok köyün bulunduğunu dile getiren Altınok, iki yıl içinde köylerin altyapısını, üstyapısını bitireceklerini, büyük köylere spor tesisleri yapacaklarını ifade etti.
Köylerde suyun metreküpünün 50 kuruş olacağını, su aboneliği için para almayacaklarını açıklayan Altınok, köye dönüşü, tarım ve hayvancılığı teşvik edeceklerini söyledi.
Ücretsiz fide, tohum, yem ve gübre desteği vereceklerini aktaran Altınok, ayrıca çiftçiye her yıl 500 litre ücretsiz mazot desteği vereceklerini bildirdi.
Altınok, üniversitelerle işbirliğiyle tarım teknoparkları yapacaklarını, hibe projelerine başvurmak isteyen vatandaşlar için danışmanlık desteği vereceklerini, tarım teknolojileri ve tarım ürünleri üzerine ilk defa bir organize sanayi bölgesi yapacaklarını, tarımsal alet ve makine parkları kuracaklarını duyurdu.
Ankara’nın 4 ayrı noktasına kuracakları besi çiftlikleriyle beraber entegre et ve süt fabrikası kuracaklarını ifade eden Altınok, “Ankaralı etini, sütünü, yağını, yoğurdunu, ayranını Ankara’dan temin edecek. Markası Ankara olacak. Tamamen doğal bir beslenme yapacağız. Belediyemizin marketlerine, isteyen marketlere de bunları vereceğiz, böylece fiyatların da düşmesine katkı sağlayacağız.” diye konuştu.
Üreticilere alım garantisi vereceklerini, üretimin artmasını sağlayacaklarını, İç Anadolu Tohum Bankası kuracaklarını, ata tohumunu çoğaltacaklarını belirten Altınok, “Ankara’ya da yetecek, Türkiye’ye yetecek şekilde ata tohumlarını üreteceğiz ve dağıtacağız.” ifadelerini kullandı.
Altınok, termal bölgelerde sera tarımcılığını teşvik edeceklerini, ayrıca su kaynaklarına yakın kullanılmayan tarım alanlarını sulu tarıma kazandıracaklarını belirtti.
Fuar alanı bir yıl içinde hizmete açılacak
“Ankara’yı refah seviyesi yüksek, yüzü gülen insanların şehri yapacağız.” diyen Altınok, bunun için üretime, yatırıma, istihdama önem vereceklerini, ilk yılda uluslararası standartlarda fuarlar düzenleyeceklerini anlattı.
Ülkeye milyarlarca dolar döviz getirecek, binlerce kişiye iş imkanı sağlayacak fuar alanını bir yıl içerisinde hizmete açacaklarını belirten Altınok, ayrıca 10 yeni organize sanayi bölgesi yapacaklarını söyledi.
Kovid-19 salgın sürecinden sonra yeni dünya düzeninin bulunduğunu vurgulayan Altınok, “Devletlerin stratejik ürün anlayışları değişti. Bunları hep beraber yaşadık gördük ama Ankaramız, maalesef bunları değerlendiremedi. Ama Ankaralı bize 31 Mart’ta vekaleti emaneti verdi, biz inşallah bu şehri bir dünya başkenti yapacağız.” diye konuştu.
“Milli Teknoloji Hamlesi’ni destekleyeceğiz”
Turgut Altınok, savunma sanayiye katkı sunmak için Milli Teknoloji Hamlesi’ni destekleyeceklerini, bu alandaki sanayici ve girişimcileri şehre taşıyacaklarını ve Ankara’yı yatırımda cazip hale getireceklerini söyledi.
Ankara’nın sporun da başkenti olacağını kaydeden Altınok, spor federasyonlarına branşlarına göre tesis, amatör spor kulüplerine de sahalarını, sosyal tesislerini yapacaklarını söyledi.
Başkentin uluslararası turnuvalara ev sahipliği yapacağını belirten Altınok, belediye bünyesinde güçlü bir e-spor takımı kuracaklarını bildirdi.
Okulların çevre düzenlemelerini yapacaklarını, laboratuvarlarını, kütüphanelerini donatacaklarını belirten Altınok, bütün üniversitelere destek olmaya devam edeceklerini söyledi.
“Ankara’yı, 24 saati yaşayan bir şehir yapacağız”
“Ankara bir zamanlar kültür ve sanatın örnek şehriydi. Şimdi ise başkentimiz ışıkları sönmüş adeta büyük bir kasabaya dönmüş durumda.” diyen Altınok, Ankara’yı yeniden kültür ve sanatta öncü ve günün 24 saati yaşayan bir şehir yapacaklarını belirtti.
Tarih ve Kültür Yolu projesini hızlı bir şekilde hayata geçireceklerini, çok amaçlı gösteri sanatları merkezi açacaklarını, film ve dizi platoları kuracaklarını belirten Altınok, gezici tiyatrolar, modern sanatlar galerisi, ücretsiz sesli kütüphane, performans merkezleri, amatör müzisyenler için profesyonel ses kayıt stüdyoları gibi projelerini anlattı.
Ankara’yı bir müzeler şehri yapacaklarını aktaran Altınok, bunlar arasında yer alacak Türk Tarihi Müzesi ile Çanakkale Müzesi’nin en az 200-250 dönümlük bir alanda bulunacağını, 7-8 saatte gezilebileceğini, dijital müzenin de çok ses getireceğini söyledi.
“İlköğretimdeki 400 bin öğrenciye ilk öğün süt ve kahvaltı desteği”
Turgut Altınok, okul çağındaki öğrencilere yönelik projelerini sıralarken, ilköğretimdeki 400 bin öğrenciye ilk öğün süt ve kahvaltı desteği vereceklerini, sütü de Ankara çiftliklerinde üreteceklerini ifade etti.
Ayrıca 250 bin öğrenciye kırtasiye desteğinde bulunacaklarını, her sene 100 bin genci Çanakkale’ye göndereceklerini, tüm ilçelere ücretsiz lunaparklar, 100 tane kreş ve bakım evi açacaklarını aktaran Altınok, öğrencilerin ücretsiz anne mutfaklarından yararlanacaklarını, kadınlara topraksız tarım desteği vereceklerini, üreten kadınlar için pazar yerleri ile kadın kooperatifleri ve ticaret platformu kuracaklarını, meslek edinme kursları ve aile terapi merkezleri açacaklarını dile getirdi.
Altınok, kadına şiddeti önlemeye yönelik etkinlikler ve programlar yapacaklarını, 10 emekli lokali, yaşlılar köyü ve alzaymır köyü kuracaklarını söyledi
Atatürk Orman Çiftliği’ni yeniden başkentin parlayan yıldızı yapacaklarını belirten Altınok, “Ankara yeşil bir başkent olacak.” dedi.
Proje kapsamında, tropik sera yapacaklarını, ziraat fakülteleri işbirliğinde organik tarım üretimi yapacaklarını, Angora Üretim Atölyesi kuracaklarını anlatan Altınok, dev bir akvaryum yapacaklarını, bu tesisteki kış bölümüyle isteyenlerin kayak yapabileceklerini de aktardı. Altınok, başkenti akıllı kent projeleriyle donatacaklarını söyledi.
Sokakları güvensiz, can dostları da sahipsiz bırakmayacaklarını vurgulayan Altınok, beslenme, tedavi, barınma, kısırlaştırma ve sahiplendirme hizmetleriyle Ankara sokaklarını güvenli ve sağlıklı bir ortama dönüştüreceklerini, bu alanda “Betabaks” Projesi’ni hayata geçireceklerini söyledi.
Altınok, “Yatırımlarımızla bu aziz şehri, bu kadim kenti devletimizin, Cumhuriyetimizin başkentini hak ettiği yere taşıyacağız, makus tarihini değiştireceğiz ve Ankaramızı bir dünya başkenti yapacağız.” ifadelerini kullandı.
“Şehri yeniden ayağa kaldırmaya, canlandırmaya geliyoruz”
AK Parti Ankara İl Başkanı Hakan Han Özcan da emaneti yeniden ehline vermek, 5 yılı heba olan Ankara’yı Turgut Altınok ile ayağa kaldırmak için yola çıktıklarını söyledi.
Altınok’un şehri yenileyecek bilgiye sahip olduğunu, başkentin yatırımlarla yeniden hızlanacağını ifade eden Özcan, “Bu şehri yeniden ayağa kaldırmaya, canlandırmaya geliyoruz. Bu şehre bilgimizi, tecrübemizi adamaya geliyoruz. Bu şehri yeniden hepimizin şehri yapmaya geliyoruz.” dedi.
Programa, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, AK Parti Genel Sekreteri Fatih Şahin, MHP Ankara İl Başkanı Alparslan Doğan ve BBP Ankara İl Başkanı Hamza Kurt da katıldı.
]]>Yılmaz, ATO Congresium’da düzenlenen, AK Parti Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Proje Tanıtım Toplantısı’na katıldı.
Programın ardından basına değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, Cumhur İttifakı’nın Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkan adayı Turgut Altınok’un çok iyi bir hazırlık yaptığını ve projelerinde bütüncül bir yaklaşım sergilediğini belirterek, “Altyapıdan sosyal desteklere, ekonomik belediyecilikten kültür sanata çok geniş bir yelpazede son derece iyi yapılmış bir hazırlığa şahitlik yaptık.” diye konuştu.
Siyasetin aynı zamanda bir hesap verme mekanizması olduğunu ifade eden Yılmaz, demokratik siyasetin hesap vermeyi gerektirdiğini, bir seçime girilirken ne söylediği ve ardından nelerin yapıldığının çok önemli olduğunu kaydetti.
Yılmaz, siyasete güvenin temelinin de bu olduğuna işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yapamayacağınız şeyi söylemeyeceksiniz. Söylediğiniz şeyi de sonuna kadar takip edip, yapmaya çalışacaksınız. Özellikle Ankara’nın son 5 yılda söylenen, vadedilen birçok projeye kavuşmadığını, bunların gerçekleşmediğini çok somut verilerle Turgut Bey ortaya koymuş oldu. Bunun hesabını vermesi gerekenler, Ankara halkına bu hesabı vermeli diye inanıyorum. Demokrasinin gereği de siyasete olan güvenin gereği de budur.”
“Şehirlerimizin çeperlerinde, kırsalında, gıdayı, tarımı geliştirmemiz lazım”
Yılmaz, Altınok’un altyapıya ilişkin projelerinin çok önemli olduğunu, Ankara’nın uzun bir süre daha altyapıya yatırım yapmadan devam etme imkanının bulunmadığını dile getirerek, “Özellikle havaalanı metrosu gibi altyapı projeleri, ulaşıma yapılacak altyapı yatırımları, şehirleşme, kavşaklar çok çeşitli projeleriyle Turgut Başkanımız yeniden Ankara’nın sermayesine sermaye ekleyecek. Sermayeden yiyen bir anlayışla değil, sermayeyi tüketen bir anlayışla değil, üstüne yeni projeler, eserler, hizmetler sağlayan bir anlayışla hazırlıklarını yapmış durumda.” ifadelerini kullandı.
Altınok’un, Ankara’nın uzun yıllardır beklediği fuar alanı konusunda da çok somut bir takvim ortaya koyduğunu ve bir yılda bitirmeyi vadettiğini aktaran Yılmaz, diğer yandan sosyal belediyecilik anlamında da çok geniş yelpazede projelerin bulunduğunu söyledi.
Yılmaz, tanıtım toplantısında, sosyal kültürel faaliyetlerden ulaşım desteklerine, barınmadan beslenmeye her alanda, özellikle gençlerle birlikte olacak bir belediye vizyonunun Altınok tarafından ortaya konulduğunu vurgulayarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Ekonomik belediyecilik anlamında da şehir ekonomileri anlamında da gerçekten örnek olabilecek nitelikte bir çerçeveyi yine hep birlikte dinledik. Turgut Başkanımız tarıma çok büyük vurgu yaptı. Kent tarımı, şehir tarımı diyoruz. Artık bizim şehirlerimizin çeperlerinde, kırsalında, gıdayı, tarımı geliştirmemiz lazım. Bu makro olarak da bizim hükümet olarak da hep desteklediğimiz bir yaklaşım. İnşallah genç çiftçiler başta olmak üzere, çiftçilerimize tarıma yapılacak bu destekle hem tarımsal üretimi arttırmış olacağız hem daha güvenli, daha ucuza Ankara halkının beslenmesi de temin edilmiş olacak. Tarım sektörü stratejik bir sektördür. Bir ülkenin, şehrin tarımda kendine yeterliliği son derece kıymetlidir. Turgut Başkanımız da ata tohumundan çiftçi desteklerine çok çeşitli alanlarda tarıma ne yapacağını ortaya koydu. Tarımı şehirle entegre bir yaklaşım içinde ele aldı.”
“Büyük hizmetlere, büyük projelere hep birlikte imza atacağız”
Ankara’nın başkent olmasının yanı sıra bir üretim ve ekonomi merkezi olduğuna dikkati çeken Yılmaz, Türkiye Yüzyılı’nın ekonomisini inşa ederken Ankara’nın öncü rol oynayacağını söyledi. Yılmaz, “Değerli başkanımız da az önce yeni organize sanayi bölgeleriyle araştırma altyapısına, teknolojiye vereceği desteklerle benim ekonomik belediyecilik dediğim belediyeciliğin çok güzel bir modelini ortaya koydu. Huzurunuzda kendisini, ekibini bunun için ayrıca tebrik ediyorum.” diye konuştu.
Yılmaz, toplantıda, turizm alanında da Altınok’un, Ankara’nın tarihi dokusunu ayağa kaldıran ve sağlık turizmine yönelik projeleriyle Ankara’ya çok güzel bir perspektif sunduğunu söyledi.
Merkezi yönetim olarak Ankara’yla ilgili her türlü olumlu düşünce ve projenin her zaman yanında olduklarını vurgulayan Yılmaz, şöyle konuştu:
“Bir uyum, gönül ve vizyon birliği içinde Ankara’ya, Ankaralılara hizmet edeceğiz. Bu şehrimizi Türkiye Yüzyılı’na yakışır bir noktaya hep birlikte taşıyacağız. Bunu da Ankaralılarla, Ankara’nın tüm kesimleriyle birlikte yapacağız. Benim bir önerim var ekonomik belediyecilikle ilgili. Bence bu şehrin belediye başkanı en az üç ayda bir, tüm iş dünyası temsilcileriyle bir araya gelmeli, istişareler yapmalı. Yol haritasını, detaylarını ona göre şekillendirmeli. Bizim Ankara’da çok işe ihtiyacımız var ama çok iş göremedik son 5 yılda maalesef. Keşke görebilseydik. Önümüzdeki dönem inşallah lafla değil eserlerle, icraatlarla çok işi görmüş olacağız. Büyük hizmetlere, büyük projelere hep birlikte imza atacağız.”
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türkiye Yüzyılı’nın, Ankara’nın, üretimin, sanatın, kültürün yüzyılı olacağını vurgulayarak, Ankaralıların desteğine ve duasına talip olduklarını söyledi ve Altınok’a başarılar diledi.
]]>ABB aşkanı ve CHP ABB Başkan Adayı Mansur Yavaş, Gölbaşı Belediye Başkan Adayı Yakup Odabaşı ile CHP Keçiören Belediye Başkan Adayı Mesut Özarslan için yurttaşlardan oy istedi. Yavaş, şunları söyledi:
“Keçiören’in hak ettiği hizmetlerin kavuşturmanın zamanı geldi öyle mi? Bir yönetici kimseyle küs olamaz, herkesin verdiği oya saygı duyar, vatandaşın takdiri neyse ona saygı duyar. Bizler seçildiğimizden itibaren kimseyi ayırmadan, hangi ilçe kime oy vermiş, vermemiş bakmadan çalışmaya başladık. En fazla eleştirdiğimiz konu nereden çok oy alırsam oraya hizmet ederim anlayışı…Ankara’nın tümünü kucakladık. Tüm muhtarlar, tüm ilçeler hiçbirisi bizim ayrım yaptığımızı söyleyemezler, böyle bir ayrım yapmak bize yakışmaz.
Ankara’nın 232 köyünde kanalizasyon yoktu, bunların 150 kadarını yaptık geri kalanını tamamlayacağız. Şimdi bir köyde kanal açıktan akıyor, orada çocuklar oynuyorsa, kime oy verdiğinin ne önemi var. Önemli olan çocukların sağlığını korumaktır. Onlarca yıldır suyu olmayan köyler vardı, bunların da büyük çoğunluğunu yaptık. Neden yapmadılar? Çünkü oralara yapılan yatırımlar görülmez dediler.
“RAKİBİMİZ İŞE GELİR GELMEZ HEM DE KENDİ PARTİLİSİ 600 KADAR İŞÇİYİ İŞTEN ATTI”
Korkuttular, dediler ki ‘İşçileri atacak…’ Bir tek kişiyi atmadık ama rakibimiz işe gelir gelmez hem de kendi partilisi 600 kadar işçiyi işten attı. Yuh yok, sandıkta cevap vereceğiz. Artık kimseyi ayırmayan, çalışan işçileri bir mesai arkadaşı olarak gören bir arkadaşımız Keçiören’i yönetmeye geliyor. Bütün ihaleleri açık, canlı yayınlayacak. Çıkacak hesabını verecek.
Proje yapıyorum diye Ankara halkının parasını çöp projelere asla yatırmıyoruz. Bu paralar zorlukla kazanılan paralar, alın teriyle kazanılan paralar, bize emanet edilen bu paraları kendi cebimizdeki parayı nasıl harcıyorsak öyle harcamalıyız.
“İNŞALLAH ANKARA BÜYÜKŞEHİRİ ÇOK BÜYÜ BİR FARKLA KAZANIYORUZ”
Dediler ki ‘Sosyal yardımlar’ kesilecek…Her gittiğim yerde diyorum ki 5 yıldır beni çakarlı araçlarda görmediniz, konvoy halinde görmediniz. Kaç kez geldik gittik, bir minibüs, bir şoför, bir koruma…5 yıldır hiçbir yerde kendi fotoğrafımızı asmadık. Rakibim demiş ki; ‘5 yıldır görmediğimiz fotoğraflar şimdi asılıyor.’ Evet, seçim zamanı asıyoruz ama 5 yıldır sizin gibi sağa sola sürekli fotoğraflarımızı asıp Ankara halkının tertemiz parasını bunlara harcamadık. Keşke siz de öğrenseniz, Ankara halkının paralarıyla reklam yapmayı bıraksanız. Ama artık o iş bitiyor, inşallah Ankara Büyükşehiri çok büyü bir farkla kazanıyoruz, artık bundan sonra bu şekilde halkın parasını harcamayanlar gelecek.
“ÇALIYOR AMA ÇALIŞIYOR DENEN ZİHNİYETİ TOPRAĞIN ALTINA GÖMDÜK”
Mal beyanımı açıkladım, her şeyimiz açık. Bütün adaylar açıklasın, herkes görsün göreve gelmeden önceki servetini, göreve geldikten sonraki servetini herkes görsün. Artık Ankara’nın kaldırımlarından kini ve nefreti ortadan kaldırdık ‘Çalıyor ama çalışıyor’ denen zihniyeti de toprağın altına gömdük.
“ANKARA’DA DEĞİL DE NEREDE YAŞIYORSUNUZ SİZ 3 YILDIR”
Keçiören’de destek ihtiyacı olan 50 bin aile var, Keçiören Belediyesi bunu görmüyor, 5 bin kişi destek listesinde var. 50 bin kişiyi nasıl görmezsiniz, uzun süre belediye başkanlığı yapıyorsunuz değil mi? Biz bu destekleri yapmayı başladık, 15 gündür ‘Ben size Başkent kart vereceğim içine para yükleyeceğim, istediğiniz yerden harcayacağım’ diyor, 3 yıldır yapıyorum ben bunu, Ankara’da değil de nerede yaşıyorsunuz siz 3 yıldır? Bugün adı değişmiş Ankart yapacaklarmış, başkent kart yerine başkent kelimesinden rahatsız mı oldunuz? Burası Türkiye Cumhuriyeti’nin başkentidir.”
ANKARA’DAKİ BÜTÜN BELEDİYELERİ KAZANALIM, BELEDİYE MECLİSİMİZDEKİ ENGELLER KALKSIN”
Geçen dönemde belediyeyi kazanmamıza rağmen maalesef meclis üyeliğinde sıkıntı çektik, 148’de 40 kişiydik. Şimdi istiyoruz ki Ankara’daki bütün belediyeleri kazanalım, belediye meclisimizdeki engeller kalksın doya doya bütün Ankara’ya hizmet edelim istiyoruz.”
]]>Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Gölbaşı’nda Seçim Koordinasyon Merkezi’nin (SKM) açılışında, “Rakibim demiş ki ‘Belediyeyi batırdı.’ Halbuki geçen yıl yayınlandı. Amerika’daki bir kuruluş Türkiye’deki kredisi en yüksek belediyeyi Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak ilan etti. Önce bir kendi belediyelerinize de bakın. Ne kadar kredi çekmişsiniz, sıkıştıkça krediye ne kadar başvurmuşsunuz sizler de Ankara Büyükşehir gibi yayınlayın. Herkes görsün karda mı zararda mı… Bugüne kadar yaptığım en büyük projeyi Gölbaşı’na yaptım. En değerli proje, en büyük proje Gölbaşı’na şu ileride yapılan şu anda adı BAKAP olarak geçen yerdir. Üç buçuk milyon metrekare. 20 bin tane ağaç diktik” dedi.
ABB Başkanı ve CHP ABB Başkan Adayı Mansur Yavaş, Gölbaşı Belediye Başkan Adayı Yakup Odabaşı ile Gölbaşı’nda Seçim Koordinasyon Merkezi’nin (SKM) açılışına katıldı. Burada konuşan Yavaş, şunları söyledi:
“BEŞ YILDIR BELEDİYEDE BENİM FOTOĞRAFIMI ASMAK YASAK”
Beş yıl boyunca yine benim hiçbir yerde fotoğrafımı görmediniz. Reklam yaparken görmediniz. Onun için ‘Az Laf Çok İş’ diyoruz. ve beş yıldır belediyede benim fotoğrafımı asmak da yasak. Bunu bir genelgeyle memurlarıma, çalışanlarıma yazdım. Dedim ki ‘İllaki bir fotoğraf asacaksanız zaten Atatürk’ün resmi her odada vardır, kendi ailenizin fotoğrafını asın.’ İş yaparken aileniz, çoluğunuz çocuğunuz göz önüne gelsin istedim. Gölbaşı’na yaptıklarımızı biraz önce Yakup Başkan’ım söyledi. Biz tekrar buraya mitinge geldiğimizde detaylı olarak çıkaracağız aynı zamanda da mansuryavasneyapti.com veya MY2024’te köylülere kadar yaptığımız bütün hizmetleri sergiliyoruz. ve Ankara halkına bu şekilde de hizmetlerimizi veriyoruz. Seçimlerde sürekli olarak ben dördüncü adaylığım, her seçimde mutlaka sıkışınca karalama siyaseti başlar. Alıştık artık. Ankara’ya da bunu kimin getireceğini hepiniz bilirsiniz. Herkes eksik olanları eleştirirse onun yerine kendisi eksik olanları nasıl yapacağını söylese bu şekilde birbirimizden de feyzalırız. Rakiplerimizin projelerinde eğer bizim aklımıza gelmemiş Ankara halkının yararınaysa elbette onu da gerçekleştiririz. Ama öyle olmuyor.
“ÖNCE KENDİ BELEDİYELERİNİZE BAKIN. NE KADAR KREDİ ÇEKMİŞSİNİZ, SIKIŞTIKÇA KREDİYE NE KADAR BAŞVURMUŞSUNUZ SİZLER DE ANKARA BÜYÜKŞEHİR GİBİ YAYINLAYIN”
Rakibim demiş ki ‘Belediyeyi batırdı.’ Halbuki geçen yıl yayınlandı. Amerika’daki bir kuruluş Türkiye’deki kredisi en yüksek belediyeyi Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak ilan etti. Önce bir kendi belediyelerinize de bakın. Ne kadar kredi çekmişsiniz, sıkıştıkça krediye ne kadar başvurmuşsunuz sizler de Ankara Büyükşehir gibi yayınlayın. Herkes görsün karda mı zararda mı. Belediyenin şirketlerinin çoğu nereye çalışıyor biliyor musunuz? Sadece Ankara Büyükşehir’de çalışıyor. Dışarıya iş yapmıyor. Eğer bu şirketler kar ediyorsa büyükşehir zarar edecek öyle mi? Yani eğer onlar zarar ediyorsa Ankara Büyükşehir’i kar ediyor. Eğer onlar kar ediyorsa Ankara Büyükşehir zarar ediyor. Dolayısıyla dışarıya iş yapmadıktan sonra en uygun fiyata elbette ki belediye şirketleri çalışacak. Bunları da yayınlıyoruz. Her şeyimiz açık.
Bir diğer söyledikleri ‘yardımı kesecekler.’ Bırakın yardımları kesmeyi. Önceki dönemde inancımıza uygun olmayan bir şekilde yapılan dağıtımları ortadan kaldırdık. Bir tek tüccardan alınıyordu. Hep aynı tüccardan o da kar etmek için yurt dışından getirdiği bulguru makarnayı nohutu dağıtıyordu. Ben de diyordum ki; siz desteğinizi yapın da bir evin ihtiyacını en iyi anneler bilir. O gitsin bakkaldan, manavdan, kasaptan neye ihtiyacı varsa kendi çoluğunun çocuğunun ihtiyacını alsın. ve bu nedenle biz Başkent Kart çıkaracağımızı seçim öncesi söyledik. Üç yıldır uyguluyoruz, yeniymiş gibi ilan ediyorlar ‘Biz Başkent Kart çıkaracağız’ diye. Yani bu kadar mı belediyeden uzak olursunuz. Hiç mi Ankara Büyükşehir’i izlemediniz? Ben de diyorum ki; bizim yaptıklarımızı vaad olarak verecekseniz mansuryavasneyapti.com’a girin yaptığımız ‘Bütün icraatları ben de yapacağım’ deyin. Öyle mi? Yeni hiçbir şey yok.
“BUNLARA VERİLECEK CEVAP SANDIKTADIR”
Bunlara verilecek cevap sandıktadır. En büyük projemiz Ankara halkını zengin etmek.
Türkiye’de eşi benzeri görülmeyen kırsal kalkınma desteklerine başladık. Gölbaşı’nda da 5 bin 605 çiftçiye 2 milyon 150 bin kilogram tohum desteği. 2 bin 483 çift mazot desteği, 837 çiftçiye kendi ürettiğimiz sıvı gübre desteği. 2 bin 93 çiftçiye kendi seralarımızda kurduğumuz seralardan elde ettiğimiz sebze fidesi desteği, bir de aynı zamanda şu anda BELPLUS şirketimiz atık plastikleri toplamak suretiyle bunlardan damlama sulama borusu imal ediyor. Bunu da bütün çiftçimize dağıtıyoruz.
32 bini aşkın emekliye ben destek oluyorum düzenli. Arttırarak da devam edeceğim. Neden? Bu emeklilerimizin birçoğu 70-80 yaşına gelmiş. İkinci iş yapma imkanları yok. Bu rakamlarla geçinmelerine ve onların da aç kalmalarına soğukta üşümelerine elbette izin veremeyiz. Türkiye’de de bu desteği Ankara Büyükşehir’den başka veren yok. Biz bunu söyleyince İstanbul’daki adayları ben iki bin lira vereceğim, Ankara’daki de beş bin vereceğim demeye başladı. İyi oldu. Neden iyi oldu? En azından kendi partilerine ait hükümet Türkiye’de emeklilerinin maaş sorunu olduğunun inşallah farkına vardı. Keşke verseler ama şunu söyleyeceğim; İstanbul’daki aday şu anda belediye başkanı değil ama Keçiören’deki aday şu anda Keçiören Belediye Başkanı. 1 Nisan’dan sonra vereceğine hiç olmazsa Keçiören’de verse ya emeklilere. Keçiören’de bizim destek olduğumuz 50 bin aile var. 5 binin üzerinde de emekli var. Ama et dağıtacağız biz deyince but dağıtacağız dediler. Baktık ihalelere. Şubat ayında iki kişiye kasım ayında 11 kişiye vermiş. Şimdilik sürekli olarak et ihalesi yapıyor. Keşke siz de iyi bir yönetici olsaydınız, ilçenizde yaşayan mağdurların farkına varsaydınız olmaz mıydı?
“BUGÜNE KADAR YAPTIĞIM EN BÜYÜK PROJEYİ GÖLBAŞI’NA YAPTIM”
Bugüne kadar yaptığım en büyük projeyi Gölbaşı’na yaptım. En değerli proje, en büyük proje Gölbaşı’na şu ileride yapılan şu anda adı BAKAP olarak geçen yerdir. Üç buçuk milyon metrekare. 20 bin tane ağaç diktik. Meyve ağaçları da var. Oraya dut zamanı dut çırpmaya, ceviz zamanı ceviz toplamaya Ankaralıları davet edeceğiz. 30 kadar bungalov ev var. Ankara’daki aileleri orada misafir edip çocuklarına tarımı öğreteceğiz ve çocuklarımız artık domatesin, meyvenin, sebzenin manavda yetişmediğini öğrenecekler orada. 29 kilometre bisiklet yolu, 19 kilometre yürüyüş yolu var, spor alanları var.”
]]>Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin adayı Mansur Yavaş, Şereflikoçhisar’da Seçim Koordinasyon Merkezi’nin (SKM) açılışına katıldı. Yavaş, “Seçime giderken artık kimse icraatlarıyla oy istemiyor. Artık Türkiye bu hale geldi. Biz seçilmeden önce karalamalar yaptılar. Şu ana kadar da karalayacak bir şey bulamadılar. Merak ediyorum torbadan ne çıkacak? Ama bu kardeşinize hiçbir şey tutmaz. Müfettişler geliyor, raporlarını yazıyor. Soruşturmaya değer bir husus bulamıyorlar. Türkiye’de emeklilerin sorunlarına seyirci kalmayan belediye biziz. Altı aydır destek oluyoruz, desteklerimizi de artıracağız. Biz destek olamaya başladık diğerleri de ‘biz de vereceğiz’ demeye başladı. Bir sürü AK Partili belediye var. Neden destek vermiyorlar? ‘Projesi yok’ diyenler, projelerimi kopyalama başladı. Cebimden vermiyorum, Ankara halkından aldığımı, Ankara halkına veriyorum” dedi.
Yavaş’a Şereflikoçhisar SKM açılışında CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Taşcıer, CHP Şereflikoçhisar Belediye Başkan Adayı Mustafa Koçak, CHP Ankara milletvekilleri, ilçe başkanı ve il kadın kolları başkanı eşlik etti. Yavaş, şunları söyledi:
“ARTIK ANKARA’DA BİR ŞEYLER DEĞİŞMELİYDİ”
“Beş yıldır belediye başkanlığı yapıyorum. Beş yıl boyunca sizlerin parasını boşa götürecek hiçbir israfın içinde olmadım. Bana güvenenlerin başını eğdirmedim. Bizlere destek olan herkes, aldığımız duaların hepsine ortak oldu. Bizlere güvenen destek olan tüm hemşerilerime Allah razı olsun diyorum. Çok teşekkür ediyorum. Artık Ankara’da bir şeyler değişmeliydi. Dedikoduları hepiniz duyuyordunuz. Birisinin buna son vermesi gerekiyordu. Hiçbir Allah’ın kulunu ayırmadım. Benim vicdanım buna el vermez. Kim nereye oy verirse versin, elbette kendi düşüncesi vardır. Saygılı davrandım ve beş yıl boyunca bana oy vermeyenlere karşı benden bir söz duymadınız. İlk önce derhal ilçeleri dolaştık. İlçelerin, köylerin sorunlarını yerinde öğrendik. Koçhisar’da afet oldu hemen çıktık geldik.
“KURUŞUNA KADAR KİME NE ÖDENMİŞ GÖRÜYORSUNUZ”
Beş yıldır Türkiye’de ilk defa 4 binin üzerinde ihaleyi canlı yayınladık. Herkes olan biteni görsün. Kimseden saklayacak bir şeyimiz yok. Bütün harcamaları web sayfamızdan yayınlıyoruz. Kuruşuna kadar kime ne ödenmiş görüyorsunuz. Yaptığımız büyük projelerin üzerine maliyetini yazıyoruz. Meslek odalarıyla yan yana gelip, yaptığımız işin hesabını vatandaşımıza veriyoruz. Kendi başımıza karar almıyoruz. Kent Konseyimiz var. Bin 800 üzerinde her görüşten insanımız var. Ankara için sözü olan herkes orada fikrini ifade ediyor. Belediye meclisinde oy birliğiyle karar alıp bunları işleme geçiriyoruz. Kendi başımıza ‘proje yapıyoruz’ diye sizlerin tertemiz parasını çöp projelere asla gömmüyoruz.
“BİZİM ANKARA HALKININ PARASINI BOŞA GÖTÜRECEK PROJEMİZ YOK”
Belediyecilik anlayışımız çok farklı. Beypazarı’nda on yıl belediye başkanlığı yaptık. En ufak bir soruşturma dahi geçirmedik. Alnımız açık. Gözleri beton ve plastik arayanlara söylüyorum, ben oradan ayrılalı 15 yıl oldu. Hala oraya yılda 500 bin turist gidiyor. Koçhisar’da insanlar gökyüzünü seyretmeye de geliyor. Burası yeterince değerlendirilmiyor. Şereflikoçhisar’a da bir Mansur Yavaş lazım. İnşallah Mustafa başkanım da buranın Mansur Yavaş’ı olacak. Çakarlı araçlarla gezmiyorum. Ankara’nın hiçbir yerinde benim reklamımı görmediniz. Belediyenin içinde de benim fotoğrafımı asmak yasak. Biz mal varlığımızı da açıklıyoruz. İnşallah rakiplerimiz de mal varlıklarını açıklarlar. Asılan pankartların parasını kimin ödediğini açıklarlar. Bizim Ankara halkının parasını boşa götürecek projemiz yok. Benim çılgın projem falan yok.
“BU KARDEŞİNİZE HİÇBİR ŞEY TUTMAZ”
Herhangi bir köyde su akmıyorsa, o köyün kime oy verdiğinin ne önemi var? Vicdan sahibi bunları arar mı? 53 mahallemizde asbestli su borularını ortadan kaldırdık. 47 köye ücretsiz internet sağladık. 24 adet köyümüze yangın tankeri verdik. 117 bin ton asfalt attık ve köprüler yaptık. Kesimhane binası da açılışa açık. Şereflikoçhisar’a aile yaşam merkezi yapıyoruz. Seçime giderken artık kimse icraatlarıyla oy istemiyor. Artık Türkiye bu hale geldi. Biz seçilmeden önce karalamalar yaptılar. Şu ana kadar da karalayacak bir şey bulamadılar. Merak ediyorum torbadan ne çıkacak? Ama bu kardeşinize hiçbir şey tutmaz. Müfettişler geliyor, raporlarını yazıyor. Soruşturmaya değer bir husus bulamıyorlar.
“ANKARA HALKINDAN ALDIĞIMI ANKARA HALKINA VERİYORUM”
Bir personelim dahil savcılığa gidip ifade vermedi. ‘Yardımları kesecekler’ diyorlar. Eskiden yardımlar tek tek göstere göstere dağıtılırdı. Şimdi Başkent Kart ile birlikte esnafımızın da para kazanmasını sağlıyoruz. Ankara’da 200 bin aileye destek oluyoruz. Önceliğim insanların aç kalmaması. Hükümet de yapmıyor. Ailelere doğal gaz ve et yardımı veriyoruz. Bunları da artıracağız. Şereflikoçhisar’da 2 bin 139 aileye destek olmaya devam ediyoruz. Kırtasiye desteği sağlıyoruz. Destek olmadığımız aile yok. Başı dara düşenin Ankara Büyükşehir Belediyesi yanında. Koçhisar’da 3 bin 223 çiftçiye bir milyon 500 kilogram tohum desteği, 2 bin 270 çiftçiye mazot desteği, 539 çiftçiye sıvı gübre desteği, bin 92 çiftçiye sebze fide desteği sağladık. Hayvancılık yapanlar için sulama sistemine geçtik. Köylerde sulu tarıma geçilmesi için çalışmalar yaptık. Türkiye’de emeklilerin sorunlarına seyirci kalmayan belediye biziz. Altı aydır destek oluyoruz, desteklerimizi de artıracağız. Biz destek olamaya başladık diğerleri de ‘biz de vereceğiz’ demeye başladı. Bir sürü AK Partili belediye var. Neden destek vermiyorlar? ‘Projesi yok’ diyenler, projelerimi kopyalama başladı. Cebimden vermiyorum, Ankara halkından aldığımı, Ankara halkına veriyorum.”
]]>Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Evren’de Seçim Koordinasyon Merkezi’nin (SKM) açılışına katıldı. Yavaş, “Emekliye biz destek oluyoruz. Onlar ‘Daha fazla vereceğiz’ diyorlar. Siz belediye başkanısınız, şimdiden versenize. Niye 31 Mart’tan sonra? Bunların 31 Mart’tan sonra anladıklarını ben size söyleyeyim. Simitçiler Odası, simit fiyatına zam yapmış, bakanlığa çağırdılar ‘1 Nisan’dan sonra yapın’ diye baskı yaptılar. Belli ki 1 Nisan’dan sonra zamlara boğulacağız anlaşılan. Onun için ben yerel seçimde hükümet değişmeyeceği için dört yıl artık seçim olmadığı için işte bu yerel seçimler bu kadar böyle zam yapan ama memurun maaşına, işçinin maaşına, emekliye zam da yapmayan hükümete ikaz dönemidir. İkaz edeceksiniz. İkaz edeceksiniz ki ‘Eyvah oy kaybına uğruyoruz’ deyip en azından zamları memura, işçiye, dar gelirli aileye değil de biraz bu vergilerini sildikleri büyük şirketlerden halletsinler öyle mi” dedi.
ABB Başkanı ve CHP ABB Başkan Adayı Mansur Yavaş, bugün Evren Belediye Başkan Adayı Arif Güçlü ile Evren’de Seçim Koordinasyon Merkezi’nin (SKM) açılışına katıldı. Burada beş yıl boyunca Ankara’da yapılanları anlatan Yavaş, şunları söyledi:
“BİZ SİZDEN ALDIĞIMIZ PARALARLA MAAŞLA GÖREV YAPAN İNSANIZ. HÜKMETMEK İÇİN DEĞİL, HİZMETMEK İÇİN GELDİK”
“Beş yıldır görev yapıyoruz. Hiçbir Allah’ın kulunu ayırmadan, hiçbir ilçeyi, köyü, mahalleyi ayırmadan herkese eşit bir şekilde hizmet etmeye çalışıyoruz. Bu hizmeti yaparken beş yıl boyunca nereye gidersek gidelim yeminle söylüyorum nereden bize çok oy çıkmış az oy çıkmış hesabını yapmadık. Hep şöyle baktık; herhangi bir altyapıya ihtiyacı varsa, su ihtiyacı varsa, kanalizasyon ihtiyacı varsa oradan kime ne kadar oy çıktığının önemi var mı? Biz o problemi çözmek için çalıştık. ve inşallah Ankara’da yeni bir dönem başladığında yaptığımız tüm ihaleleri açık yapmak suretiyle Kent Konseyimiz vasıtasıyla, sivil toplum kuruluşlarıyla iki bine yakın kuruluşlarla ortak karar almak suretiyle hizmet ettik. Beş yıl boyunca çakarlı araçlarla gezmedik. Bir minibüs, bir şoför, bir korumayla çakarlı araç olmadan her tarafı gezdik. Problemlerini yerinde dinledik. Eskiden büyükşehir belediye başkanı bir miting zamanı gelir, bir daha esamesi okunmazdı. Ama nerede bir problem varsa hemşerilerimizin elimize fırsat geçmişken bütün problemlerini çözmek için çalıştık. Bunları yaparken yaptığımız projelerin maliyetlerini her yere astık. İnternet sitemizden yayınladık. Tüm harcamalarımızın hepsini kuruşu kuruşunu orada görüyorsunuz. O yetmiyor Sayıştay raporlarını da inceliyoruz. Biz çünkü sizlerden aldığımız paralarla maaşla görev yapan insanız. Hükmetmek için değil, hizmet etmek için geldik ve çok uzun yıllar sonra Ankaralı bir hemşehriniz olarak göreve geldiğimiz için aradaki farkı da gösterelim istedik. Yani Ankara’nın en ücra köşesine kadar ne eksik varsa hizmet etmek için canla başla çalıştık.
“PEÇENEK BARAJI’NDAN SEKİZ KÖY VE MERKEZE SU VERİLDİ”
Artık Ankara’da şeffaf yaptığımız ihaleler nedeniyle ve herkese de hesap verdiğimiz için eskiden beri konuşulan ve bizi utandıran ‘çalıyor ama çalışıyor’ sözleri artık tamamıyla toprağın altına gömüldü. Bir diğer konu ikide bir şunu söylerlerdi. ‘Projen nedir?’ Ben buraya mitinge geldiğimde de Koçhisar’a mitinge geldiğimde de söyledim. Benim çılgın projem falan yok. Öncelikli olarak Ankara’daki bu altyapı sorunlarını ortadan kaldırıp Ankara halkını zengin etmek için desteklerde bulunacağız.
Evren’e yaptıklarımızı anlatayım. Peçenek Barajı’ndan sekiz köy ve merkeze su verildi. Merkeze de verilecek. Yakında su verdik. Şimdi düşünebiliyor musunuz? Özellikle Ankara merkezde iki saat su kesilse herkes ASKİ’yi arar. Düşünebiliyor musunuz? Burada yıllardır su yok birçok yerde. Tankerlerle taşınıyor. Ondan sonra siz gidip proje yapacağım diye çöp projelerine para yatırıyorsunuz. Asıl proje bunlardır. Dokuz mahallede asbestli su borusu yenilendi. Dokuz tane köyümüzde ücretsiz internet var. Beldelerin birçoğu kapatıldığı için itfaiye sorunu var. İtfaiye gidinceye kadar Allah korusun yangın olunca ev küle dönüyor. Beş tane köye yangın söndürme tankeri verdik.
‘Sosyal yardımları kesecek’ dediler. Seçim öncesi hep karalamalarla muhatap oluruz. Ama beş yıl önce geldiğimizde kesmeyeceğiz diye sadece vaat etmiştik. Bakın Evren’de 225 aile bizden destek alıyor. Doğalgaz 37 kişi. İlk defa et desteği veriyoruz. 225 aileye. Kömür desteği 184 aile. Bir de biliyorsunuz son zamanlarda hükümet, emeklileri yok saydı. Önce 7 bin 500 lira sonra 10 bin lira verdi. Türkiye’de bizden başka yok. Emeklilere şu anda destek oluyoruz. 80 tane emeklimiz her ay bizden düzenli şekilde gelir desteği alıyor. Ayrıca Ankara’da öğrencilere servis, ulaşım desteği, kırtasiye desteği, kantin desteği gibi desteklerimiz devam ediyor. Derdimiz şu, destek ihtiyacı olan aileler de diğer yaşıtları gibi çocuklarının aynı şartlarda eğitimine devam etmesini istiyoruz. Onları okutacağız ki önce kendilerini kurtaracak sonra ailelerini kurtaracak ve ülkemize faydalı olacaklar. Destek alan ailelerin de çocuğunun destek almasını inşallah bu şekilde sonlandıracağız.
“EMEKLİYE BİZ DESTEK OLUYORUZ. ONLAR ‘DAHA FAZLA VERECEĞİZ’ DİYORLAR. ŞİMDİDEN VERSENİZE. NİYE 31 MART’TAN SONRA?”
İlk defa kırsal kalkınmada Türkiye’de bu destekleri gene biz başlattık sonra şimdi herkes başlattı. Rakiplerimizin de aklına geldi. Emekliye biz destek oluyoruz. Onlar ‘Daha fazla vereceğiz’ diyorlar. Siz belediye başkanısınız, şimdiden versenize. Niye 31 Mart’tan sonra? Bunların 31 Mart’tan sonra anladıklarını ben size söyleyeyim. Simitçiler Odası, simit fiyatına zam yapmış, bakanlığa çağırdılar ‘1 Nisan’dan sonra yapın’ diye baskı yaptılar. Belli ki 1 Nisan’dan sonra zamlara boğulacağız anlaşılan. Onun için ben yerel seçimde hükümet değişmeyeceği için dört yıl artık seçim olmadığı için işte bu yerel seçimler bu kadar böyle zam yapan ama memurun maaşına, işçinin maaşına, emekliye zam da yapmayan hükümete ikaz dönemidir. İkaz edeceksiniz. İkaz edeceksiniz ki ‘Eyvah oy kaybına uğruyoruz’ deyip en azından zamları memura, işçiye, dar gelirli aileye değil de biraz bu vergilerini sildikleri büyük şirketlerden halletsinler öyle mi?
“‘BU İKTİDAR OLMASA EMEKLİLERE DE MAAŞ ÖDEYEMEZLERDİ’ DİYE BÖBÜRLENİYORLAR”
Şimdi öyle üstten bakıyorlar ki artık yıllardır uzun süren bir iktidar olunca ‘Bu iktidar olmasa emeklilere de maaş da ödeyemezlerdi’ diye böbürleniyorlar. Bakın emekliler 25-30 yıl boyunca zaten prim ödediler ki ileride maaş alalım diye. Dolayısıyla ödediğiniz para sizin değil. Her şeyden evvel milletin vergileriyle toplanmış emeklilerin priminden ödenen para. ve inceledik. 2002 yılında emekliler asgari ücretin bir buçuk katı maaş alıyormuş. Şimdi on bin lira maaş alıyorlar. Hesap ettiğiniz zaman 23-24 bin lira maaş verilmesi lazım emekliye. Ama her şeye para bulan, çılgın projelere para bulan iktidarımız maalesef emeklilere bu desteği veremiyor.
Bizim yaptığımız projeleri ‘Şimdi arttırarak destek olacağız.’ Halbuki elinizde imkan var. Aynalarını şimdi yapın diyoruz. Ama maalesef 1 Nisan’ı bekliyorlar. Zaten yapamayacaklarını biliyorlar ve bu şekilde bizim yaptığımız projeleri ‘Biz yapacağız diyerek’ belediye ne olduğunu öğreniyorlar. Şimdiye kadar bunlar yoktu.”
]]>Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı Celal Mümtaz Akıncı, “Gençler için öğrenci yurtları çoğaltılması lazım, bugün öğrenci arkadaşlarımızın çektiği sıkıntının başında barınma sorunu geliyor. Onun dışında beslenme sorunu geliyor. Çünkü gerçekten son dönemde yaşanan hayat pahalılığı sebebiyle öğrenci arkadaşlarımızın yeteri derecede beslenemediklerinin farkındayız. DEVA Partisi olarak bu anlamda sosyal projeler geliştirip hatta onların boş zamanlarını da üretime katkı sağlamaları, okul dışındaki zamanlarında alınlarının teriyle ürettikleri ürünleri satarak kendilerine kaynak, harçlık sağlamaları için atölyeler kuracağız. Herkesin yüzünün güldüğü mutlu, huzurlu, derdine deva bulmuş bir Ankara tahayyül ediyorum” dedi.
DEVA Partisi Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı Celal Mümtaz Akıncı ve DEVA Partisi Çankaya Belediye Başkan Adayı Selin Karsak, ANKA Haber Ajansı’nı ziyaret etti.
Plan ve projelerinden bahseden Akıncı şöyle konuştu:
“ADALETSİZLİĞE SON VEREREK DÜRÜST, İLKELİ, GERÇEKTEN HİZMETE YÖNELİK, ANKARALI HEMŞEHRİLERİMİZİN NEYE İHTİYACI VARSA ONUN İLİM ADAMLARI TARAFINDAN TESPİTİ SURETİYLE EN GÜZEL HİZMETİ YAPMAK AMACIYLA ADAY OLDUK”
“Ben malumunuz emekli bir Anayasa Mahkemesi üyesiyim, 25 yıllık da avukatlık deneyimim var. Dolayısıyla adalet çok önemli. Hep söylediğimiz gibi adalet devletin temeli, mülkün temeli diye ifade ediyoruz. Bu anlamda belediyeyle de hizmetlerde adaletle hakkaniyete uygun ve dürüstlükle bir hizmet politikası izlemeyi düşünüyoruz. Adalet deyince gerçekten çok geniş bir kavram bu. Adalet nedir? Her şeyi yerli yerine koymaktır. Örneğin kayırmacılık yapmak adaletsizliktir. İşi ehline vermemek adaletsizliktir. Bunlar maalesef Türkiye’de yaşadığımız sıkıntılar önceki dönemlerde. Bu nedenle belediye başkanlığımız sürecinde de inşallah adaletsizliğe son vererek dürüst, ilkeli, gerçekten hizmete yönelik, Ankaralı hemşehrilerimizin neye ihtiyacı varsa onun ilim adamları tarafından tespiti suretiyle en güzel hizmeti yapmak amacıyla aday olduk.
“TRAFİKTE AKILLI SİSTEMLERLE, AKILLI KAMERALARLA VE YAPAY ZEKAYLA GEREKSİZ BEKLEMELERİ, ZAMAN VE YAKIT KAYBINI ENGELLEMEK İÇİN BİR PROJEMİZ VAR”
Maalesef Ankara trafiği de İstanbul trafiği gibi çok yoğun hale gelmeye başladı. Trafikte zaman ve yakıt kaybetmeye başladık. Trafikte akıllı sistemlerle, akıllı kameralarla ve yapay zekayla gereksiz beklemeleri, zaman ve yakıt kaybını engellemek için bir projemiz var. Onu uygulayacağız inşallah. Onun dışında ülkemiz su fakiri olma yolunda hızla ilerliyor. Ne yazık ki küresel ısınmadan dolayı çok büyük bir su kaybı söz konusu. Bu su kaybının önlenmesi için projeler geliştirip yer altı barajları yapılması suretiyle buharlaşma nedeniyle doğan su kaybının engellenmesini sağlayıp Ankara’nın susuz kalmaması için çaba göstereceğiz. Su olmadan hayat olmaz. Bu çok önemli bir şey. Yapılması gereken proje diye düşünüyorum.
“EGO GARAJI’NDAKİ ARSAYI İMAR DEĞİŞİKLİĞİ YAPARAK ÖNCEKİ BELEDİYELERDEN BİR TANESİ SATTI VE ORADA ŞU ANDA MERKEZ ANKARA DİYE DEVASA BETON BLOKLAR OLUŞTU”
Kayırmacılık yapmadan belediyenin imkanlarını en akıllı şekilde israf etmeden kullanmak amacındayız. Yanlış örnekler var ne yazık ki yaşadığımız. Ankara Belediyesi mesela bir EGO Garajı vardı. Ego Garajı’ndaki arsayı imar değişikliği yaparak önceki belediyelerden bir tanesi sattı ve orada şu anda Merkez Ankara diye devasa beton bloklar oluştu. Halbuki belediyenin bu arsayı kendi şirketleri vasıtasıyla konut yapıp oradan elde ettiği gelirlerle sosyal konutlar yaparak dar gelirli vatandaşlarımızın konut ve kiralık ev ihtiyaçlarını karşılanması için değerlendirilebilirdi. ya da oradan elde edilen finans kaynağıyla raylı sistem ya da metro sistemlerinin yapılması için para harcanabilirdi. Ne yazık ki yeterli kaynak bulunamadığı için belediyeler ya ülke dışından kredi almak zorunda kalıyorlar ya da ülke içindeki bankalardan kredi aramak zorunda kalıyorlar. ve bu da hizmeti ne yazık ki aksatıyor.
“HERKESİN YÜZÜNÜN GÜLDÜĞÜ MUTLU, HUZURLU, DERDİNE DEVA BULMUŞ BİR ANKARA TAHAYYÜL EDİYORUM”
Gençler için öğrenci yurtları çoğaltılması lazım, bugün öğrenci arkadaşlarımızın çektiği sıkıntının başında barınma sorunu geliyor. Onun dışında beslenme sorunu geliyor. Çünkü gerçekten son dönemde yaşanan hayat pahalılığı sebebiyle öğrenci arkadaşlarımızın yeteri derecede beslenemediklerinin farkındayız. DEVA Partisi olarak bu anlamda sosyal projeler geliştirip hatta onların boş zamanlarını da üretime katkı sağlamaları için atölyeler kurup okul dışındaki zamanlarında alınlarının teriyle ürettikleri ürünleri satarak kendilerine kaynak, harçlık sağlamaları için atölyeler meydana getirip o atölyeler öğrenci arkadaşlarımızın gelir elde etmelerini ve öğrenci harçlıklarını kendilerinin çıkartmalarını hem de kendi alın teriyle terleriyle edindikleri parayla ihtiyaçlarını gidermelerinin yollarını arayacağız.
Havası temiz, suyu bol, yeşillik bir Ankara tahayyül ediyorum, düşünüyorum. ve herkesin yüzünün güldüğü mutlu, huzurlu, derdine deva bulmuş bir Ankara tahayyül ediyorum. İnşallah bu tahayyüllerim bu umutlarım gerçek olur.”
“BİZLER DE STK’LARIMIZLA BERABER ÇANKAYA’YI YÖNETMEK İSTİYORUZ”
Karsak da şunları söyledi:
“Çankaya’nın sıkıntılarıyla alakalı bunları gidermek adına birçok projemiz var tabii ki. En başta bize daha önceleri sahada iletilen kreş, bakım evleri vardı. Çankaya’mızın 123 mahallesinde sadece 14 adet bakımevi gözüküyor. Öncelikli olarak bunu geliştireceğiz. Bunların sayılarını arttırmaya çalışacağız. İkincisi tabii ki çok fazla altyapı sorunu var. Bunların çözümünde gerekli her şeyi hazırladık. Yerel yönetimler ve şehir planlamacılık eylem planlarımızda da bunları tek tek açıklamıştık. Tabii ki burada bir önemli faktör de Çankaya çok fazla STK’larımızın bulunduğu bir ilçemiz. Bizler de STK’larımızla beraber Çankaya’yı yönetmek istiyoruz.
Gençlerimiz için evinden, okuldan çıktığı zaman, onların vakit geçirebileceği kitap okuyabilecekleri, sosyal faaliyetler, sporsal faaliyetlerde bulunabileceği merkezler düşünüyoruz Çankaya’da. Bir diğer projemiz de bizim yaşlılarımıza yönelik. Şu an belediyelere ait bir huzurevi yok. Bizim hem yatılı aynı zamanda da sabah bırakıp akşam alınabilecek bir şekilde huzurevi projemiz var.
“KADIN VARSA ÇÖZÜM VARDIR SLOGANIYLA ÇIKTIĞIMIZ BU YOLDA ÇANKAYALI TÜM KADINLARIMIZI DA BİZLERLE BERABER ÇALIŞMAYA, BİRLİK OLMAYA DAVET EDİYORUZ”
Daha özgür daha daha şeffaf belediyecilikle yönetilen bir Çankaya hayal ediyoruz. Çankaya’da tek kadın adayıyım. Kadın varsa çözüm vardır sloganıyla çıktığımız bu yolda Çankayalı tüm kadınlarımızı da bizlerle beraber çalışmaya, birlik olmaya davet ediyoruz.
Özetle siyasetin temel sorunu olan ‘Biz biliriz’, ‘Zaten sorun bu’ demeden o alanın uzmanlarını, o derdin muhataplarını yönetime aktif bir şekilde katarak çalışacağız. Bu yüzden Çankaya’da bulunun bütün STK’lar, dernekler, gençler ve kadınları bu sürecin aktif bir parçası haline getireceğiz.”
]]>Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Beypazarı’nda Seçim Koordinasyon Merkezi’nin (SKM) açılışına katıldı. Yavaş, “Herkes şeffaf olacak, harcadığı bütün seçim harcamalarının hesabını açık açık internetten yayınlayacak. Belediye başkanları adayları mal beyanlarını açıklayacak. Ben açıklıyorum bugün. Bütün belediye başkanları görev yapanlar, görevi devraldığında serveti neymiş, şimdi serveti ne olmuş bunları açıklayacaklar. Bu halkın parasıdır. Bu hesabı herkes vermek zorundadır. ve yaptığımız açık ihalelerle artık Ankara’da hiç kimse ‘Çalıyor ama çalışıyor’ diyemiyor. Çalmadan da çalışılabileceğini bütün dünyaya gösterdik” dedi.
ABB Başkanı ve CHP ABB Başkan Adayı Mansur Yavaş, bugün Beypazarı Belediye Başkan Adayı Özer Kasap ile Beypazarı’nda Seçim Koordinasyon Merkezi’nin (SKM) açılışına katıldı. Burada konuşan Yavaş, şunları söyledi:
“ANKARA’NIN HER TARAFINA KAVŞAKLAR YAPTIK. HİÇBİRİSİNE AÇILIŞ YAPMADIK. SADECE KAÇ PARAYA YAPTIĞIMIZI AÇIKLADIK”
“10 yıl boyunca Beypazarı’nı Ankara’ya tanıtıp hem kent kültürümüzü koruduk hem de burada yaşayan insanlarımıza yeni bir ekmek kapısı açtık turizmle ilgili. Binlerce insan şu anda bu işten ekmek yiyor. İnşallah daha da arttıracağız. Beypazarı’nda görev yaparken binin üzerinde kaymakam, belediye başkanları Türkiye’nin çeşitli yerlerinden gelip bu iş nasıl başarıldı diye burada inceleme yaptı. Tabii ki bu projeleri gerçekleştirirken Beypazarı halkının yanımızda olması en büyük gücümüzdü. Onlara anlattık. ‘Sizler de kendi ilinizde ilçenizde kültürünüzü koruyup turizme açabilirsiniz’ diyerek örnek olduk. Dönüp baktığınızda akılda kalan en önemli eser budur. Ankara’dakiler, rakiplerimiz hala anlamadı. Hatırlarsınız, Ankara’dan gelen buradan geçip Nallıhan’a giden çift yolu biz yaptık. Şimdi hatırlayan var mı? Hiç önemli değil ki. Bunlar zaten Fen İşleri Dairesi’nin bile yapacağı hizmetler. Asıl hizmet o değil. İnsanları ayırmayacaksın, herkesi kucaklayacaksın, herkesin fikrine saygı duyacaksın. Ondan sonra Beypazarı’nın gelişimi ne yönde olacaksa ona karar verip uygulayacaksın. İşte beton ve plastik görmek isteyenler Beypazarı’ndaki bu turizmle ilgili kalkınmayı asla anlayamıyorlar. Ankara’da hala gözleri betonda, plastikte. En az onlar kadar Ankara’nın her yerine asfalt yaptık. Bizler önceki beş dönem kadar Ankara’nın her tarafına kavşaklar yaptık. Siz de görüyorsunuz. Hiçbirisine açılış yapmadık. Sadece kaç paraya yaptığımızı açıkladık.
“BELEDİYE BAŞKANLIĞI MİLLETE HÜKMETME MEVKİSİ DEĞİL, HİZMET MEVKİSİDİR”
Belediye başkanlığı görevi de herhangi bir ilçede, ildeki bir kamu görevlisinden farkı olmayan, tek parti seçimle gelmek olan bir makamdır. ve asla millete hüküm etme mevkisi değildir. Aldığınız maaşın karşılığı hizmet etme mevkisidir. Dolayısıyla sıradan Ankara’da ne kadar kamu ve çalışan varsa biz de onlardan birisi gibi davrandık. Şaşırdılar. Anlamadılar. Halk bunu benimsedi. Dediler ‘Algı yapıyor.’ Allah’tan korkun. Yılda bir defa televizyona çıkarım. Her gün televizyona çıkmam. Gazetelere demeç vermem. Sadece sosyal medyadan yaptığım işleri anlatırım. Bugüne kadar oy vermeyenlerle ilgili olumsuz tek bir açıklamam olmamıştır. Seçim bitmiştir. Rozet buradan çıkarılmıştır. Bizim belediyecilik anlayışımız bu.
“HERKES ŞEFFAF OLACAK, HARCADIĞI BÜTÜN SEÇİM HARCAMALARININ HESABINI YAYINLAYACAK. BELEDİYE BAŞKANLARI ADAYLARI MAL BEYANLARINI AÇIKLAYACAK. BEN AÇIKLIYORUM BUGÜN”
Bu seçimde adaylığımızın erken açıklanması nedeniyle Ankara’da biraz afişlerimizi astık. Başladılar ‘Bunların parası nereden geliyor?’ Benim adım Mansur Yavaş. Bir kuruş belediyenin parası o pankartların içerisinde yok. İl başkanlığı ödüyor bunların hesabını isteyen herkes de faturasını inceleyebilir. Ama herkes şeffaf olacak, harcadığı bütün seçim harcamalarının hesabını açık açık internetten yayınlayacak. Belediye başkanları adayları mal beyanlarını açıklayacak. Ben açıklıyorum bugün. Bütün belediye başkanları görev yapanlar, görevi devraldığında serveti neymiş, şimdi serveti ne olmuş bunları açıklayacaklar. Bu halkın parasıdır. Bu hesabı herkes vermek zorundadır. ve yaptığımız açık ihalelerle artık Ankara’da hiç kimse ‘Çalıyor ama çalışıyor’ diyemiyor. Çalmadan da çalışılabileceğini bütün dünyaya gösterdik.
“BUNDAN SONRA BÜTÜN TÜRKİYE UŞAKYOL SULARINI İÇECEK VE EN AZ 100 KİŞİ ORADA ÇALIŞACAK”
Bütün harcamalarımız Ankara halkı için. Ne yurt dışından bitki getiriyoruz ne de proje yapıyorum adı altında hiç kimsenin yararına olmayan hiçbir harcamayı da yapmıyoruz. Bugüne kadar Beypazarı’nda Aile Yaşam Merkezi, e- spor merkezi, iki adet sera ve burada 30 milyon fide üretiyoruz. Bütün Ankara’ya buradan yayılıyor. Engelli ve yaşlı bakımevi ve bir müjdem de şu, projesi bitmek üzere. Biliyorsunuz benim dönemimde başlamıştı. Harmancık mevkisinden su geliyordu. Arıtma yapıldı şimdi. Ama sonuçta yerin altından kuyulardan geliyor. Bu ilanihaye devam edecek değil. Beypazarı’nın 10-20 yıl sonrasını düşünerek, bugün Çamlıdere’den hem Güdül’e, hem Ayaş’a, hem Beypazarı’na su getirme projesi önümüzdeki günlerde inşallah ihaleye çıkıyor. 57 mahallede asbestli su boruları yenilendi. 142 kilometre yeni içme su hattı yapıldı. Arıtma tesisi yapıldı. Şu bildiğimiz meşhur Uşakgöl suyumuz var. Onu da dünyaya tanıtmamız lazım. İnşallah Seymen su fabrikamız da ihalesini yaptı. İnşallah bundan sonra bütün Türkiye Uşakyol sularını içecek ve en az 100 kişi orada çalışacak.
“BATIK BİR BELEDİYE ARIYORLARSA ÖNCE KENDİ BELEDİYELERİNE BAKACAKLAR. ALACAKLARINI, BORÇLARINI ÇIKARACAKLAR”
Rakibim demiş ki ‘Ankara Büyükşehir battı’. Biz de yayınladık. Şu anda Amerika’nın Türkiye’de büyükşehir belediyelerinin kredibilitesini ölçen Fitch diye bir kuruluşu var. Bunların yaptığı ölçüme göre Türkiye’deki büyükşehirlerin içerisinde kredibilite olarak en yüksek olan Ankara Büyükşehir Belediyesi. Batık bir belediye arıyorlarsa önce kendi belediyelerine bakacaklar. Alacaklarını, borçlarını çıkaracaklar. Biz gelirimizi de giderimizi de borcumuzu da yayınlıyoruz. Çıkarsınlar herkes görsün kim daha borçlu, hangi belediye batıyor.
“SANKİ LÜTUF VERİYOR GİBİ ‘BU HÜKÜMET OLMAZSA ONU ALAMAZSINIZ ŞÜKREDİN.’ EMEKLİYİ, EKONOMİYİ BU HALE GETİREN KİM?
Rakibim demiş ki ‘Biz olmasak emekli maaşını da alamazdınız.’ Bir defa bu verdiğiniz emekli maaşı emeklilerin primlerinin karşılığıdır. Yıllarca prim ödediler de emekli oldular. Sonra baktık ki 2002 yılında emeklinin aldığı maaş asgari ücretin bir buçuk katı. Hesap ederseniz 24-25 bin lira olması gerekiyor. Nerede 10 bin lira nerede 24 bin lira. Sanki lütuf veriyor gibi ‘Bu hükümet olmazsa onu alamazsınız şükredin.’ Emekliyi bu hale getiren kim? Ekonomiyi bu hale getiren kim Allah aşkına? Emekli mi? Ne suçu var emeklinin?”
]]>
Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Ankara’da faaliyet gösteren Tarım ve Ticaret Bakanlığı’na bağlı üretici, kadın, sulama kooperatifi ve sulama birliklerinden 196 derneğin temsilcisi ile bir araya geldi. Yavaş, “Dünyada kendi kendine yeten ender ülkelerden birisiydik değil mi? Niye yurt dışından almak ihtiyacını hissettik? Niye kendi çiftçimizi desteklemiyoruz? Oysa Anayasa’ da da yazıyor bütçenin belirli yüzdesinin çiftçiye destek olarak verileceği. Ama gerçeği şu; uğraşmayın diyorlar, yurt dışından getirip vatandaşa ucuz yedireceğiz diye düşünürken, yarın bir gün doğal gazda olduğu gibi petrolde olduğu gibi fiyatı onlar belirleyecek ve yarın çiftçi bulunmayacak… Geleceğin en büyük zenginliği gıda olacak. Petrolden daha önemli. Gıda olmadığı zaman ölürüz. En büyük zenginliğimiz ürettiğimiz gıdalar olacak…Yeter ki Ankara’nın kırsalında bu tür üretimlere başlansın, biz sonuna kadar destek olacağız” dedi.
ABB Başkanı ve CHP ABB Başkan Adayı Mansur Yavaş, bugün Ankara Kent Konseyi’nde “Kırsal Kalkınma Kooperatif, Birlik ve Dernekleri İstişare Toplantısı”na katıldı. Kırsal Kalkınma Başkanı Halil İbrahim Yılmaz, ABB Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Ahmet Mekin Tüzün, AKK Çevre ve İklim Meclisi Başkanı Ömer Şan, Kırsal Kalkınma Çalışma Grubu Sözcüsü Ayfer Ulusoy, eski AKP Gümüşhane Milletvekili Feramuz Üstün ve Kooperatifçilik Uzmanı Necmettin Pehlivan’ın da katıldığı toplantıda konuşan Yavaş, şunları söyledi:
“30-40 YILDIR MAALESEF TARIMI ÖLDÜRDÜLER”
“Aynı politikayı bundan 30-40 yıl önce de şöyle başladılar; niye siz arpa, buğdayla uğraşıyorsunuz? Amerika’dan geçirseniz çok daha ucuza mal oluyor ve halk daha ucuza un alacak, daha ucuza gıdasını temine edecek gibi şeylerle bu tarımı kırsalda herkesin yapması yerine çok büyük karteller oluşturmak suretiyle onların yapması gerektiği iddia edilmeye başlandı. Ben kendi gözümle gördüm. Amerika’da bir çiftçinin yaptığı üretim neredeyse Türkiye’nin üretimine eşit. GDO’lu ürünlerle falan bir şekilde daha fazla ürün alıyor. Bunları gemilerle bize gönderiyorlar. Sonuçta ne oluyor? Böyle olunca Türk çiftçisi yavaş yavaş tarımı bırakmaya başlıyor. Bunun sonucu nedir? Gıdada dışarıya bağımlı olmak. Aynen petrolde bağımlı olduğumuz gibi. Daha sonra köy okulları kapatıldı. ve sürdürülen tarım politikaları nedeniyle artık insanlar uğraşmaz oldular. Hayvancılıkta da aynısı yaşandı. Hayvancılıkta ben yurt dışında gördüm. 100 bin başlık çiftlikler var. Tarımla uğraşan nüfus Amerika’da yüzde 14 tarımda hayvancılıkta Türkiye’de de bunun böyle olması lazım diye bunu bize kabul ettirdiler. Bunu kabul ettirirken şöyle olsaydı mantıklıydı; eğer siz bu çiftçilikle uğraşanların çocuklarına tarımın yerine sanayi ikame edip koyup bunları o şekilde yönlendirip çoluğuna çocuğuna bu şekilde iş bulacak hale getirseydiniz belki mantıklıydı. Ama Türkiye gerçekleri öyle değil. Türkiye’de hala Türkiye’nin her yerinde hatta köylerde, kırsalda yaşayan insanlar kendilerini hiç kimseye yük olmadan üreteceğiz diye uğraşıyorlar. Bunları ‘Bu işi bırak dediğiniz’ zaman yapacak iş yerleri yok, aç kalacaklar. ve sürdürmek istiyorlar. Bunu 30-40 yıldır sert bir şekilde yapıp maalesef tarımı öldürdüler. Peki sonuç ne oldu? Ben neden bu kadar destek olmak istiyorum? En basit örneği Ukrayna-Rusya Savaşı. Ukrayna-Rusya Savaşı olduğu zaman Dünya buğday krizine girdi. Ukrayna’nın arazileri bizden mi büyük? Halbuki bizdeki tarımsal üretim çok daha fazla. Ama bilinçli bir şekilde siz bunu yapmayın diye diye başkasını muhtaç olduk.
“UKRAYNA SAVAŞI’NDAN SONRA İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ GÖSTERDİ Kİ ARTIK GIDA ERİŞİMİZ ZORLAŞIYOR. ÖNÜMÜZDEKİ YILLARIN EN BÜYÜK PETROLÜ GIDA OLACAK”
Dünyada kendi kendine yeten ender ülkelerden birisiydik değil mi? Niye yurt dışından almak ihtiyacını hissettik? Niye kendi çiftçimizi desteklemiyoruz? Oysa Anayasa’da da yazıyor bütçenin belirli yüzdesinin çiftçiye destek olarak verileceği. Ama gerçeği şu; uğraşmayın diyorlar, yurt dışından getirip vatandaşa ucuz yedireceğiz diye düşünürken, yarın bir gün doğal gazda olduğu gibi petrolde olduğu gibi fiyatı onlar belirleyecek ve yarın çiftçi bulunmayacak. İkincisi Ukrayna Savaşı’ndan sonra iklim değişikliği gösterdi ki artık gıda erişimi zorlaşıyor. Yani önümüzdeki 15-20, 50 yılın en büyük petrolü gıda olacak. Geçen televizyonda bir profesörden izleyerek dinledim. Diyor ki bakın dünyanın en zengin adamı dünyanın çeşitli yerlerinden binlerce dönüm tarla almaya başladı. Halbuki bunların hiçbirine ihtiyacı yok. Cep telefonundan, bilgisayardan bir uygulamayla tarımdan kazanacağı paranın yüz mislini kazanacak durumda. ve yerin altına depolar yaptırıyorlar. Ata tohumlarını saklıyorlar orada. Bunları televizyonlarda görüyoruz. Bunlar bunu niye yapıyorlar sanıyorsunuz? Çünkü iklim değişikliği nedeniyle artık ya aşırı yağışlar olacak tarladan ürününüzü alamayacaksınız ya da sık sık Türkiye’de de rastlıyoruz aşırı sıcaklar nedeniyle yine ürününüzü alamayacaksınız. Bu nedenle bizim Ankara’da tekrar tarıma yönelmemiz gerekiyor. Bunun bir sebebi de şu; bu bina dahil Ankara’da gördüğünüz ilçelerde gördüğünüz bütün binaların toplamı Ankara’nın arazisinin sadece yüzde üçüne eşit. Ankara’nın yüzde 97’si hala boş tarla, boş arazi. Bunların en az yüzde 50’si de tarıma uyuyor. Dolayısıyla zaten bizim petrolümüz var meydanda, mesele buna bir şekilde destek olup tekrar insanlar üretmesini sağlamak. Sorun nerede peki? Üretimdeki maliyetlerde. İşte eğer hükümetimiz, devletimiz gereğini yapsa, çiftçimizin bu maliyetlerini en aşağı indirse gerekli destekleri verse herkes para kazansa yapma deseniz de yapar öyle mi? Ama üretimdeki maliyetler artıyor, mazot fiyatları derken artık insanlar ekemez hale geldi.
Şimdi biz Kırsal Kalkınma Daire Başkanımız vasıtasıyla büyük bir çalışma başlattık, insanları üret teşvik etmek için ve başarılı olduğumuza inanıyorum. Beş yıl içerisinde verdiğimiz destek 880 milyon lira yani bir milyara yakın destek olduk. Bizim kendi bütçemize göre ancak bu kadar yaptık. Fakat pandemi dönemi ve arkasından gelen ekonomik sıkıntılar gösterdi ki bizim daha fazla destek olmamız lazım. Benim bir projem vardı. Köylere güneş enerjisi götürmek. Şimdi köylere güneş enerjisini götürdüğü zaman yönetmeliğe göre şöyle bir şey var; herkes kendi evinin üstüne yapabiliyor. Ben de köylerin birçoğuna köye ortak mal olarak bir taneyi koyalım. Bütün köylü oradan yararlansın dedim. Şu andaki yönetmeliğe göre uygun değil. Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’na bunu düzenleyin diye yazdık. Cevap dahi yazmadılar. ve sözümüzü tutmak için seçtiğimiz birkaç tane köyde en azından vatandaş görsün diye bazı yerlerin üzerine koyduk. Daire başkanımıza talimat verdim, sulama kooperatiflerin de enerjisine ayrıca destek olacağız. Onda yasal bir engel yok.
“YETER Kİ ANKARA’NIN KIRSALINDA ÜRETİMLERE BAŞLANSIN. BİZ SONUNA KADAR DESTEK OLACAĞIZ”
Şunu bilmenizi isterim; kooperatifleri çoğaltırsanız sadece tarımsal değil özellikle yöresel ürünlerle ilgili kooperatifler şimdi çok değerlendi. Yeter ki Ankara’nın kırsalında bu tür üretimlere başlansın, biz sonuna kadar destek olacağız. Evvelsi gün Elmadağ Belediye Başkanı’yla beraberdik. Onların da kendine has ekmeği var. Halk ekmek üzerinden satıyorlar ve yetiştiremiyorlar. Kent konseyi başkanımızın söylediği gibi Türkiye’de ilk defa Beypazarı’nın belediye başkanıyken kendi yerel ürünlerimize coğrafi işaret için ben başvurdum. Sizler de kendi bulunduğunuz bölgelerde yöreye has ürünler için coğrafi işaretlere de başvurabilirsiniz. Biz bunları değerlendirmeye hazırız. Sadece tarımsal üretimde değil, hayvancılıkla, yöresel ürünlerin satılmasında öncülük etmeye hazırız. Ne kadar çok üretirseniz, çoluğunuz çocuğunuz, bu işte uğraşırsa bana bir tane öz geçmiş az gelir. Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak daha fazla destek olmak suretiyle inşallah hep birlikte bu işi başaracağız.
Başından beri söylüyorum. Çılgın proje yok. Proje yapıyorum deyip sizlerden aldıkları paraları çöp projelere gömdüler şimdiye kadar. Görüyorsunuz Ankara’ya girerken bu kapıların kime ne faydası var? İnanın o kapılara harcanan parayla bugün Ankara’nın bir ilçesi ayağa kalkardı. Onun için diyorum kanalizasyon ihtiyaçlarını bitireceğiz inşallah. Susuz köy kalmayacak inşallah. İlk önce onları yapacağız. Farz var ortada önce. Farz bunlar. ve ikinci olarak da dediğim gibi orada yaşanır hale gelmezsiniz, çocuklarınızı orada kalmaz. Onun için orada elektriği, suyu, interneti, her şeyi olmalı ki çoluğunuz çocuğunuz orada yaşamaya devam etsin ve sizlerin yaptığı iş sürdürmeye devam etsin. Hem kendileri kazansın hem Ankara kazansın.
Geleceğin en büyük zenginliği gıda olacak. Petrolden daha önemli. Çünkü arabaya binmezsiniz petrol yoksa birçok şeyi yapmazsınız ama gıda olmadığı zaman ölürüz. En büyük zenginliğimiz ürettiğimiz gıdalar olacak. Biz görevde olduğumuz sürece inşallah desteklerimizi bütçemizle bu işe ayırdığımız payı arttırarak sizleri desteklemeye devam edeceğiz.”
]]>
Prestijli ve kaliteli aile konutları konseptli “Adres Ankara Evleri” toplamda 3 etapta, 3.000 konut ve Açık Çarşı konseptli AVM’den oluşmaktadır… C40-45 dayanım gücüne sahip beton yapısı ve zeminde fore kazık uygulaması ile depreme dayanıklı bir proje olan “Adres Ankara Evleri”, doğa dostu peyzaj alanları, Açık AVM, tematik oyun parkurları, hastaneye ve metroya olan yakınlığı ile başkente yepyeni bir soluk getirecek.
ANKARA’NIN EN ÖZEL PROJELERİNDEN BİRİ
Ankara’nın en değerli yerleşim bölgelerinden biri olan Yenimahalle’de 164 bin metrekare arsa üzerinde yükselen “Adres Ankara Evleri” 2+1, 3+1 ve 4+1 daire seçeneklerinden oluşuyor. Konut ve ticari alanlar arasında geçişin bulunmadığı proje, bu özelliği ile konut alanlarının güvenliğini arttırırken aynı zamanda kullanıcılarına sosyal yaşamın avantajlarını sunuyor. Geniş yol ve caddeleri, düzenli peyzaj alanları, cadde üstü mağaza ve ticari alanları ile yalnızca değerli bir konut projesi değil, aynı zamanda geleceğiniz için iyi bir yatırım imkânı sunuyor.
SAĞLIK, METRO, EĞİTİM VE ALIŞVERİŞ HEMEN YANI BAŞINIZDA
Adres Ankara Evleri; Etlik Şehir Hastanesi, Antares AVM ve İvedik Metroya 1 dakika, İlköğretim, lise ve üniversiteye ise 5 dakikalık yürüme mesafesiyle ihtiyaç duyduğunuz her şeyin yanı başında yer alıyor.
Adres Ankara Evleri, yapımı devam eden Türkiye’nin en büyük adalet sarayına 1 kilometrelik yakınlığı ile başkentte yepyeni bir merkezle soluk getirecek.
ANKARA’NIN YENİ CAZİBE VE BULUŞMA MERKEZİ “ADRES ÇARŞI”
Proje içerisinde planlanan “Adres Çarşı” ise bölgenin yeni cazibe ve buluşma merkezi olmaya aday.Son zamanların en yeni trendlerinden olan Açık AVM konseptiyle tasarlanan ticari alanlar birçok önemli markaya hizmet verebilecek şekilde tasarlandı. Her ihtiyacınızı karşılayacak, her zevke hitap edecek olan “Adres Çarşı”, şehrin yeni cazibe merkezlerinden biri olarak Ankara’ya yepyeni bir sosyal yaşam alanı sunuyor.
ADRES ANKARA EVLERİ İLE AYIRICALIKLARI YAŞAYIN
Proje, “Adres Ankara Kulüp” ile sakinlerine ayrıcalıklı bir kulüp atmosferi yaşatmaya hazırlanıyor. Çevreye duyarlı, yeşil dostu olan ve 164 bin metrekare arsa üzerinde yükselen “Adres Ankara Evleri”, toplam 74 bin metrekarelik peyzaj alanı sunuyor. İçerisinde yüzme havuzu, spor salonu, kafe, sauna ve hamamın olacağı, ayrıca basketbol, voleybol, futbol ve tenis kortu olarak kullanılabilen açık sahaların yanı sıra farklı yaş gruplarına göre tasarlanmış çocuk oyun alanları, iki kilometrelik yürüyüş parkuru, aile oturma mekanları ve süs havuzları ile “Adres Ankara Evleri” sakinlerine her türlü aktiviteyi yapabilme imkânı sunuyor.
Projeyle ilgili detaylı bilgiye www.adresankara.com adresinden ulaşabilirsiniz.
]]>DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, partinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, belirlenen belediye eş başkan adaylarını açıkladı. DEM Parti’nin Ankara Büyükşehir Belediye Eş Başkan adayları, 2016 yılından bu yana cezaevinde olan eski Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı, eski Diyarbakır ve Siirt Milletvekili ve HDP’nin eski yöneticilerinden Gültan Kışanak ile eski İHD Başkanı Öztürk Türkdoğan oldu.
Doğan, düzenlediği basın toplantısında şöyle konuştu:
“‘BİZİ SEÇEMEZSENİZ MAĞDUR OLURSUNUZ’ DİYE TEHDİT EDENLERDEN FARKLI OLARAK ADAYLARIMIZI KENT UZLAŞISI KAPSAMINDA BELİRLEDİK”
“Şişli Kaymakamlığı tarafından bir oyun yasaklandı. Yasaklama gerekçesi bilinmiyor, açıklasınlar gerekçesini eğer gerekçesi Kürtçe değilse yalnızca. Hangi gerekçeyle yaptıklarını açıklamaya davet ediyoruz kendilerini DEM Parti olarak. Öte yandan şunu hatırlatmak istiyoruz, Kürtçe’ye yönelik tüm baskılara, engellemelere rağmen en çok mülki amirler, kolluk güçleri, mahkemeler, yargıçlar ve savcılar bu ülkede bilirler ki, Kürtçe’yi yasaklayarak hiçbir anadili yasaklayarak engelleyemezsiniz.
Kitleleri anketlerle okumaya çalışanlardan, meydanlarda açık açık artık hiç hicap duymadan ‘Bizi seçmezseniz işte böyle mağdur olursunuz’ diye tehdit edenlerden, popülizmi önceleyenlerden, genel merkezlerde sözüm ona birkaç etkili yetkili kişinin belirlediği adayları karşımıza halkın adaylarıymış gibi çıkaranlardan farklı olarak ne yaptık bu yol boyunca; adaylarımızı halk oylamasıyla, eğilim yoklamasıyla, kent uzlaşısı kapsamında belirledik.
“31 MART DEM PARTİ İÇİN YEREL DEMOKRASİNİN YENİDEN GÜÇLENECEĞİ BİR EŞİK”
2019 yerel seçimlerine göre yerel yönetimlerde kadın temsil oranı yalnızca yüzde 3. Oysa demokrasinin temel koşullarından birisi eşit temsildir. Emin olun o yüzde 3’ü bizler sağlıyoruz. Yoksa o yüzde 3 de ortaya çıkmayacaktı. Bunca yol kesilmesine, bunca haksızlığa, hukuksuzluğa rağmen 31 Mart merkeziyetçiliğe karşı yerel demokrasinin yeniden güçleneceği bir eşik DEM Parti için. Kent rantının değil kent hakkının kazanacağı bir eşik.
Ankara Büyükşehir Belediye Eş Başkan adayımızın durumu bile bir kez daha bu seçimlere hangi koşullarda, nasıl gittiğimizin aslında göstergesi. DEM Parti olarak bu seçim hazırlıklarını işte tüm bunları gözeterek, nerede, nasıl pozisyon alacağımızın yaratacağı sonuçlara aylardır, kesintisiz bir biçimde büyük bir özveri ve gayretle çalışarak ortaya çıkardık. Bugüne kadar sizlere söz verdiğimiz üzere yaptığımız her şeyi açık bir biçimde, aşama aşama olgunlaştıkça, sonuçlandıkça sizlerle paylaştık. Bu süreç böyle devam edecek.
“ADANA VE İSTANBUL’UN BAZI İLÇELERİNDE HENÜZ GÖRÜŞMELER SÜRÜYOR”
Kent uzlaşısı sağlanan bazı yerleri de size açıklamak istiyorum. Kent uzlaşısı görüşmeleri devam ediyor, bazı bölgelerde bu uzlaşıya dair yol alınabildi, bazı yerlerde henüz yol kat edilemedi. Bu, yolların tıkalı olduğu, kat edilemediği anlamına gelmiyor, görüşmeler sürüyor.
Kent uzlaşısının sağlandığı bazı yerler var. Mesela Mersin, Akdeniz, Esenyurt kent uzlaşısının sağlanabildiği yerler. Adana ve İstanbul’un bazı ilçelerinde henüz görüşmeler sürüyor. Urfa’da, ki adaylarımız kent uzlaşısı kapsamında belirlenmiş, kent uzlaşısıyla ortaya çıkmış adaylar.”
Doğan, partisinin Ankara Büyükşehir Belediye Eş Başkan adaylarının Gülten Kışanak ve Öztürk Türkdoğan olduğunu açıklarken cezaevinde olan Kışanak’ın mektubunu okudu. Kışanak’ın mesajı şöyle:
KIŞANAK: ANKARA’DAN TÜRKİYE’NİN DÖRT BİR YANINA TOPLUMSAL BARIŞ KÖPRÜLERİ KURMAK İÇİN YOLA ÇIKIYORUZ
“Partimizin Ankara Büyükşehir Belediye Eş Başkan adaylığı önerisini sizlere duyduğum sorumluluğun bir gereği olarak kabul ettiğimi belirtmek istiyorum. Başta Kürt sorunu ve kadın, özgürlük sorunu olmak üzere sorunlarımızı kaynağında Ankara’da tartışmak, konuşmak gerekiyordu. Diyarbakır’dan Ankara’ya, Ankara’dan Türkiye’nin dört bir yanına toplumsal barış köprüleri kurmak için yola çıkıyoruz. Sizleri barışa, demokrasiye ve özgürlüğe inanan herkesi bu mücadelede inisiyatif almaya davet ediyor, şimdiden başarılar diliyorum.”
Doğan’ın açıkladığı belediye eş başkan adayları şöyle:
Malatya: Abdulvahab Ekim ve Sevim Şimşek Bayram
Bursa: İhsan Seylan ve Bilmez Erboğa
Konya: Gülbahar Gündüz ve Bülent Kılıç
Kocaeli: Hasan Özgüneş ve Selda İlgöz Koçyiğit
Gaziantep: Selman Tutumlu
Şanlıurfa: Celalettin Ekmen ve Gülser Yıldırım
Aydın: Suzan Koç ve Naif Kanat
Osmaniye: Ziver Gümüş ve Zilan Karagüzel
Kilis: Ahmet Üçer ve Azize Akoğlu
Elazığ: Hayrettin Kaya
Adıyaman: Meryem Ceritli ve Bahattin Bilgin
Dersim: Cevdet Konak ve Birsen Orhan
Kocaeli Dilovası: Mustafa Avcı ve Sevin Çoşkun
Ankara: Gültan Kışanak ve Öztürk Türkdoğan
]]>Karatay Spor ve Kongre Merkezi’nde oynanacak final karşılaşması, saat 15.30’da başlayacak.
Anadolu Efes, 12 şampiyonlukla Türkiye Kupası’nı en fazla kazanan takım durumunda bulunuyor. Kupada 16 kez final oynayan lacivert-beyazlılar, 1995-1996, 1996-1997 ve 1997-1998 sezonlarında üst üste 3 kez Türkiye Kupası’nı müzesine götüren ilk takım oldu.
Türkiye Kupası’nı ilk kez 1993-1994 sezonunda finalde Fenerbahçe’yi yenerek kazanan Anadolu Efes, 1995-1996, 1996-1997, 1997-1998, 2000-2001, 2001-2002, 2005-2006, 2006-2007, 2008-2009, 2014-2015 ve 2017-2018 sezonlarında da mutlu sona ulaştı.
Lacivert-beyazlı ekip, en son 2021-2022 sezonunda finalde Fenerbahçe’yi yenerek, 12. kupasını müzesine götürdü.
Fenerbahçe Beko, 7 kez şampiyonluk yaşadı
Sarı-lacivertli takım, Türkiye Kupası’nı 7 kez müzesine götürmeyi başardı.
Fenerbahçe, 1966-1967 sezonunda ilk kez düzenlenen Türkiye Kupası’nı Muhafızgücü’ne üstünlük sağlayarak kazandı. Bundan sonra yapılan 24 kupa mücadelesinde 1993-1994, 1996-1997 ve 1998-1999 sezonlarında final oynayan sarı-lacivertliler, bu maçlarda rakiplerine yenilerek, şampiyonluğa ulaşamadı.
2009-2010’da, 10 sezon sonra kupada final oynayan Fenerbahçe, Mersin Büyükşehir Belediyespor’u 72-68 yenerek 43 yıl aradan sonra kupanın sahibi oldu. Sarı-lacivertli takım, 2010-2011 sezonunda finalde Beşiktaş’ı 81-72 mağlup ederek, 3. kez kupayı müzesine götürdü. Fenerbahçe, 2012-2013 sezonunda Eskişehir’de oynanan finalde Galatasaray’ı 63-57 yenerek kupada şampiyonluk yaşadı.
2015-2016 sezonunda Bursa’da oynanan finalde Darüşşafaka’yı 67-65 mağlup ederek 5. kupasını kaldıran Fenerbahçe, 2019’da Anadolu Efes’e, 2020’de de Darüşşafaka’ya üstünlük kurarak kupanın sahibi oldu.
Kupayı kazanan diğer takımlar
Organizasyonda Galatasaray, TOFAŞ ve Ülkerspor’un üçer şampiyonluğu bulunurken, İTÜ iki, Türk Telekom, Altınordu, Paşabahçe, TED Ankara Kolejliler, Beşiktaş, Pınar Karşıyaka ve Banvit de birer kez kupayı müzelerine götürdü.
19 yıl ara verildi
İlki 1966-1967 sezonunda düzenlenen Türkiye Kupası’na 1972-1973’ten sonra 19 yıl ara verildi.
Kupa, 1992-1993 sezonundan itibaren Dörtlü Final statüsünde organize edildi. Dörtlü Final, Ankara ve Mersin’de ikişer kez, İstanbul, Bursa, Trabzon, İzmir, Kütahya, Adana, Konya ve Samsun’da birer kez yapıldı.
Dörtlü Final statüsü 2004-2005 sezonunda Sekizli Final olarak değişirken, çeyrek final, yarı final ve final maçları 2004-2005’te Bursa’da, 2005-2006’da Adana’da, 2006-2007’de Antalya’da, 2007-2008’de Ankara’da, 2008-2009’da İzmir’de, 2009-2010’da Adana’da, 2010-2011’de Kayseri’de, 2011-2012’de Konya’da, 2012-2013’te Eskişehir’de, 2013-2014’te Ankara’da, 2014-2015’te Gaziantep’te, 2015-2016’da Bursa’da, 2016-2017’de Ankara’da, 2017-2018’de İstanbul’da ve 2018-2019’da Ankara’da oynandı.
Türkiye Kupası’nda 2019-2020 sezonu Ankara’da, 2021-2022 de Bursa’da Dörtlü Final statüsünde düzenlendi. Organizasyonda 2020-2021 sezonu Kovid-19 salgını nedeniyle, 2022-2023 ise Kahramanmaraş merkezli depremler gerekçesiyle organize edilmedi.
Türkiye Kupası şampiyonları
Basketbol Erkekler Türkiye Kupası’nda şampiyonluğa ulaşan takımlar ve final maçlarının skorları şöyle:
|
Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Haymana’da Seçim Koordinasyon Merkezi (SKM) açılışında konuştu. Yavaş, “Afet oldu geldim, cenaze oldu geldim. Her şeyinizle bizzat ilgilendim. Gelirken de bir tane minibüs, bir tane şoför, bir tane korumayla geldim. Ne çakar, ne konvoy hiçbirisi yok. Çünkü ben Haymana’ya geliyorum, hemşerilerim yanına geliyorum. Hiçbirisini ayırmadım ki niye çekineyim? Niye korumalarla, konvoylarla geleceğim. Kardeşlerimin yanına övüne övüne, sevine sevine geldim. Bazı belediye başkanları ‘Oy vermezseniz hizmet gelmez’ diyor. Benden önceki de aynı şeyi söylüyordu. ‘Kim oy verirse ilk ondan başlarım’ diyordu. Öyle bir şey yok. Adaletli, merhametli, vicdanlı davranmak lazım. Nerenin acil sorunu varsa, oradan başlamak lazım. Haymana’da kanalizasyon sorunu varken, başka bir yer daha çok oy verdi diye oraya mı hizmet edeceğiz?” dedi.
Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, bugün Haymana Belediye Başkan Adayı Levent Koç, CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Taşçıer, Ankara Milletvekili Yüksel Arslan ile birlikte Haymana SKM açılışı programına katıldı. Programda konuşan Yavaş, şunları söyledi:
“BENİM HALKIN PARASINI, ÇÖP PROJELERE GÖMECEK PARAM YOK”
“İnsan demek ki seçimde verdiği sözleri tutunca böyle karşılanıyormuş. Haymanalı alışkın değil. Büyükşehir belediye başkanı oyları alır, bir daha seçimden seçime gelir… Afet oldu geldim, cenaze oldu geldim. Her şeyinizle bizzat ilgilendim. Gelirken de bir tane minibüs, bir tane şoför, bir tane korumayla geldim. Ne çakar, ne konvoy hiçbirisi yok. Çünkü ben Haymana’ya geliyorum, hemşerilerim yanına geliyorum. Hiçbirisini ayırmadım ki niye çekineyim? Niye korumalarla, konvoylarla geleceğim. Kardeşlerimin yanına övüne övüne, sevine sevine geldim. Hiç unutmuyorum… Şurada meydanda konuşurken ‘Benim çılgın projem yok. Benim halkın parasını, çöp projelere gömecek param yok. Ben en büyük proje olarak, Ankara halkını zengin etmeyi ilan etmiştim. Ankara halkından alacağımı, Ankara halkına harcayacağım’ demiştim.
“ESNAFIMIZI DA BİR ŞEKİLDE AYAKTA TUTMANIN ÇARESİNİ ARIYORUZ”
Şu anda kırsal kalkınma desteklerini Polatlı ve Bala ilçeleriyle birlikte en çok alan ilçe Haymana oldu. Tam 9 bin çiftçiye 3 bin ton tohum desteğinde bulunduk. 4 bin 100 çiftçiye mazot desteğinde, bin 300 çiftçiye sıvı gübre desteğinde, 2 bin 200 çiftçimize sebze fidesi desteğinde, bin 100 adet oluk, 42 kilometre sulama borusu, 12 kilometre kapalı sulama sistemine geçiş hep bu dönemlerde oldu. Başkent Kart aracılığıyla Haymanada’da 4 bin aileye destekte bulunuyoruz. Bu 4 bin aile Haymana’daki esnaftan alışveriş yapıyor. Haymana’daki esnafımız da para kazanıyor. Kırtasiye, et yardımları yapıyoruz. Esnafımızı da bir şekilde ayakta tutmanın çaresini arıyoruz. Belediyecilik budur. ‘Proje yapıyorum’ diye halkın parasını çöp projelere gömüp, mala davara faydası olmayan işlere para yatırıyorlar. Ankara’nın girişindeki, çıkışındaki kapıların kime ne faydası var? Oraya harcanan parayla tek başına Haymana abat olurdu. Geldik geleli Haymana’da yapılmayan ASKİ yatırımlarını tek tek yaptık. Haymana’ya itfaiye binası yaptık. Haymana’da 27 mahallenin su sorunu giderildi. Evinizde su kesilse hemen ASKİ’yi ararsınız. Yıllardır suyu olmayan köylere neden yapmadınız? Pahalı pahalı Ankara’da suyu sattılar. Oyu aldıktan sonra Haymana’yı unuttular gittiler. Bu insanlar nasıl yaşar hiçbirisini görmediler.
“BAZI BELEDİYE BAŞKANLARI ‘OY VERMEZSENİZ HİZMET GELMEZ’ DİYOR. BENDEN ÖNCEKİ DE AYNI ŞEYİ SÖYLÜYORDU. ‘KİM OY VERİRSE İLK ONDAN BAŞLARIM’ DİYORDU. ÖYLE BİR ŞEY YOK. ADALETLİ, MERHAMETLİ, VİCDANLI DAVRANMAK LAZIM”
Televizyonlarda görüyorsunuz. Bazı belediye başkanları ‘Oy vermezseniz hizmet gelmez’ diyor. Benden önceki de aynı şeyi söylüyordu. ‘Kim oy verirse ilk ondan başlarım’ diyordu. Öyle bir şey yok. Adaletli, merhametli, vicdanlı davranmak lazım. Nerenin acil sorunu varsa, oradan başlamak lazım. Haymana’da kanalizasyon sorunu varken, başka bir yer daha çok oy verdi diye oraya mı hizmet edeceğiz? Öncelikle söz veriyorum. Ankara’da bütün köylerde açıktan akan kanal kalmayacak. Musluktan suyu akmayan köy kalmayacak. Haymana halkı kararını vermiş ben onu anladım. Geçen geldiğimizden daha kalabalık bir şekilde karşıladı. Çünkü herkesten vergi alıyoruz, herkese eşit hizmet ediyoruz. Levent Başkanımın arkasında ABB var. ABB için ‘yok’ diye bir kelime yok. Haymana’dan rekor oy bekliyorum.”
]]>Altınok, seçim çalışmaları kapsamında Siteler’deki bir restoranda esnafla bir araya geldi.
Burada yaptığı konuşmada, görevlerinin esnafın yolunu açmak, Ankara’daki ticareti hareketlendirmek olduğunu ifade eden Altınok, Siteler’de insanların keyifle geleceği bir düzenleme yapacaklarını bildirdi.
Son beş yılın Ankara için “boş yıl” olduğu değerlendirmesini yapan Altınok, Ankaralıya verilen sözlerin tutulmadığı, çok düşük maliyetli işlerin söz verildiği halde yapılmadığı eleştirilerinde bulundu.
Beş yıl önce söz verilen fuar alanının da yapılmadığını söyleyen Altınok, fuar alanlarının şehir ekonomilerine ciddi katkı sağladığını belirterek, bir yıl içinde fuar alanını hizmete açacakları sözünü verdi.
Altınok, geçen yıl 100 bin aracın trafiğe çıktığı Ankara’da son beş yılda yeni yol yapılmadığını, ABB Başkanı Mansur Yavaş’ın 58 kilometrelik metro hattı sözünü tutmadığını söyledi.
Dünyadaki gelişmelerle ortaya çıkan yeni ihtiyaçlarla yatırım çekmenin önemini vurgulayan Altınok, “Beş yılda bir tane organize sanayi bölgesi yapılmaz mı? Eğer şu an Ankara’da 10 tane organize sanayi bölgesi olsa yatırımcı hazır. Toplam 13 organize sanayi bölgemiz var, irili ufaklı. Ama bu 10 organize sanayi bölgesi, dolu dolu bir organize sanayi bölgesi, binlerce insanımıza istihdam sağlar. İşsizlik diye bir problem kalmaz.” diye konuştu.
“Bu külliyen yalandır, iftiradır, çamurdur”
Programın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Altınok, “Keçiören Belediyesinde çalışan işçilere maaşlarının verilmemesi ve bunun yanında da zamların yapılmamasına yönelik basında bazı iddialar var. Siz bu iddiaları nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusunu şöyle yanıtladı:
“Maalesef Deniz Zeyrek gibi tecrübeli bir gazeteci, İlker Karagöz ile beraber bir haber yaptılar. Bu külliyen yalandır, iftiradır, çamurdur. Keşke beni arayıp bir sorup ondan sonra bu değerlendirmeleri yapsalardı. 20 yıl Keçiören belediye başkanlığı görevinde bulundum. 20 yıllık görev süremde ne işçinin ne de memurun maaşları bir gün aksamamıştır. Maaşları biz bir gün önce yatırırız. Şu an bizde çalışan işçilerimiz mesaileriyle beraber Büyükşehir’den (ABB) daha fazla maaş alıyorlar. Maaşlarımızı günü gününe ödüyoruz.”
Altınok, Keçiören Belediyesi olarak “EYT’den emekli olan işçilerin” ikramiyelerini anında ödediklerini belirterek, şunları kaydetti:
“100 milyon lira civarında, kredi kullanmadan işçilerimizin yıllardır alın teri olan emekli ikramiyelerini ödedik. Deniz Zeyrek keşke şunu sorsaydı, Büyükşehir Belediyesinden (ABB) emekli olan EYT’lilerden hala emekli ikramiyesini alamayanlar, dava açmak zorunda kalanlar var. Yıllardır çalışmış, alın teri olan emekli ikramiyesini alamayan, sokakta da bana bunu söyleyen büyükşehirden emekli birçok işçimiz var. Ama biz işçinin alın teri kurumadan hakkını verenlerdeniz. Kendisine bir telefon gelseydi, ‘Büyükşehir belediyesinde çalışanlar maaşlarını alamıyor’ diye, bunu haber yapar mıydı? Yani bu tarafsız gazeteciliğe, bir basın mensubuna yakışmamıştır.”
Daha sonra esnaf ziyaretlerine devam eden Altınok, vatandaşlarla sohbet etti, taleplerini dinledi ve fotoğraf çektirdi.
]]>Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Ankara Şoförler Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği yönetimi ve Ankara’daki taksi şoförleriyle bir araya geldi. Yavaş, “Yeni taksi durakları yapıyoruz. Şu anda devam edenlerle birlikte toplam 53 adet. Başkent Taksi Projesi’nde de biraz önce bir kısmı izlediniz. Dijital platforma taşıyarak özellikle tarife değişikliği olduğu zaman o kuyruklarda, güneşin, yağmurun altında bekleme olayını da inşallah sona erdiriyoruz. Biz şimdiye kadar bin 800 ticari taksimize bunları takmıştık. Özel bir tesis kurduk. Tesisimiz montaj, teknik servis ve mühürleme hizmetlerini sunuyoruz. Bin 800 taksimizin kamera sistemlerini de ücretsiz olarak şimdiden montajlatmaya başladık. Bu sayede hem vatandaşlar için daha güvenli ve konforlu bir yolculuk hem de vatandaşlarımız için de daha konforlu bir yolculuk deneyimi başlıyor. Varımız, yoğumuz beş yılımız Ankara’daki tüm esnafın ayakta kalması için çalışmakla geçti ve Allah nasip ederse sizler de takdir edersiniz buna aynı şekilde devam edeceğiz” dedi.
ABB Başkanı ve CHP ABB Başkan Adayı Mansur Yavaş, bugün Ankara Şoförler Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği yönetimi ve bin 500’ü aşkın taksi şoförüyle Anfa Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen “Yeni Taksimetre, Kamera ve Güvenlik Sistemleri Tanıtım Toplantısı”nda bir araya geldi. Yavaş, Sosyal Medya Fenomeni Gökhan Ünver’in videosu üzerinden Ankara taksicilerine teşekkür etti.
Ankara Şoförler Esnaf Odası Başkanı Mehmet Yiğiner’in ardından konuşan Yavaş, şunları söyledi:
“BİR ESNAF DOSTU, ESNAF ÇOCUĞU OLARAK BAŞINDAN BERİ BEŞ YILDIR SİZLERE HER KONUDA DESTEK OLMAYA ÇALIŞIYORUZ”
“Ulaşım esnafına her konuda destek oluyoruz. Otobüsçülerimiz, özel halk otobüsçülerimiz bu artan hayat şartları karşısında ve mazota gelen sürekli zamlar karşısında iki şey yapmamız gerekiyor. Bir vatandaşa zam yapmamız otobüslerin durumunun düzelmesi için ya da onlara destek olmamız. Artan ekonomik şartlar maalesef herkesi zorluyor. Dolayısıyla vatandaşa yüklenmek yerine halk otobüslerine destek olmak suretiyle sübvanse ediyoruz. Kendi otobüs firmamız da aynı şekilde. Çünkü bütün dünyada toplu ulaşım desteğe muhtaç. İkinci olarak yaptığımız incelemeler sonunda ulaşım ayağımızın ikincileri dolmuşçularımız. Onlara bir türlü destek olamıyorduk. Şimdi aldığımız bir karar onlarla da görüştük, onları da aynı şekilde halk otobüslerine destek olduğumuz gibi destek olmaya başlıyoruz. Kaldı taksici esnafımız. Başından beri bu artan şartlar karşısında, ekonomik şartlar karşısında neler yapabiliriz diye sürekli olarak fikir geliştirmeye çalıştık. Sayın başkanımla birkaç defa görüştük. Bu ekranları koymamızın sebebi de acaba bir reklam geliri elde edilebilir miyiz diye. Bir esnaf dostu, esnaf çocuğu olarak başından beri beş yıldır sizlere her konuda destek olmaya çalışıyoruz.
“BEŞ YILDA BEŞ TANE BİLE ŞİKAYET GELMEDİ. SİZLERE HELAL OLSUN DİYORUM. GERÇEKTEN GURUR DUYUYORUZ”
Ben beş yıldır görev yapıyorum. Bana gelen zabıtaya gelen şikayet mübalağa etmiyorum, beş yılda beş tane bile değil. Onun için sizlere helal olsun diyorum. Gerçekten gurur duyuyoruz. Ankara’nın reklamını bu şekilde yapıyorsunuz. Aileler kendi evlatlarını, çocuklarını rahat bir şekilde teslim ediyor. Adeta mahallelerde hep şeyler akraba olmuş gibisiniz. İsmen çağrılıyorsunuz. ve şikayet yok. Bir yönetici için bundan daha güzel bir şey yok. Dolayısıyla birbirimizi üzmeden çalışmaya devam ediyoruz. Pandemi dönemi geldi. Dezenfektan çalışmaları, taksilere şeffaf kabin desteği, maske desteği ve özellikle Sağlık Bakanlığı’ndan filyasyon ekibine yetişemediği zaman talep ettiğimiz taksilerin günlük ücretini ödemek suretiyle hem pandemi döneminde sıkıntı çeken vatandaşların ihtiyaçları görüldü hem de o günkü ekonomik şartlarda, zor durumda olan taksici esnafımızın hiç olmazsa cebine üç beş kuruş girmesinin yolunu açtık. Yeni taksi durakları yapıyoruz. Şu anda devam edenlerle birlikte toplam 53 adet devam edenler de inşallah bir ay için tamamlanacak, geri kalanları da bizden talep ettikçe inşallah önümüzdeki dönemde hepsini tamamlayıp Ankara taksicilerinin bir marka olmasını da inşallah önünü açacağız. Başkent Taksi Projesi’nde de biraz önce bir kısmı izlediniz. Dijital platforma taşıyarak özellikle tarifi değişikliği olduğu zaman o kuyruklarda, güneşin altında yağmurun altında bekleme olayını da inşallah sona erdiriyoruz. Biz şimdiye kadar bin 800 ticari taksimizde bunları takmıştık. Özel bir tesis kurduk. Tesisimiz montaj, teknik servis ve mühürleme hizmetlerini sunuyoruz. Bin 800 taksimizin kamera sistemlerini de ücretsiz olarak şimdiden montajlatmaya başladık. Bu sayede hem vatandaşlar için daha güvenli ve konforlu bir yolculuk hem de vatandaşlarımız için de daha konforlu bir yolculuk deneyimi başlıyor. Bu vesileyle daha önceki yıllarda hayatını kaybeden taksicilere de Allah’tan rahmet diliyorum. Onları da unutmayalım.
Mazot desteği yapamıyoruz şimdilik. Başka türlü destek yapamıyoruz ama kamera desteğiyle bir başlayalım da gerisi Allah kerim. Çünkü bir gerçek var. Gerçekten bu pandemi ve depremden dolayı devletin de imkanları daraldı. Kabul etmek lazım. Dolayısıyla onlar da en kolay iş olarak mazota yükleniyorlar. İnşallah bir an evvel ekonomik sıkıntılar ortadan kalkar da hem ülkemiz rahat eder hem vatandaşlarımız rahat eder.
“HERKESE EŞİT HİZMET ETMEK ZORUNDAYIZ. VE ESNAFIN DA AYAKTA KALMASI LAZIM. ELİMİZDEN GELEN DESTEĞİ DE YAPMAK ZORUNDAYIZ”
Beş yıl boyunca ben hiçbir yerde fotoğrafımı görmediniz. Çakarlı araçlarla, konvoyları gezerken de görmediniz. Bir tane minibüs, bir şoför, bir koruma. Zaman zaman taksi duraklarını ziyaret ettik. Ölçümüz şuydu; her gittiğimiz taksi durağında talepler vardı. Bu taleplerin bir başka esnafın ekmeğine engel olmayacak şekilde, özellikle hepsine şunu söyledim; ‘Siz anlaştıktan sonra getirilen bütün talepleri yerine getirilecektir. Tabiri caizse dükkan sizin. Yeter ki birbirinizin ekmeğine el uzatın. Birbirinize şikayet getirmeyin. Bizim görevimiz sizin işinizi kolaylaştırmak’ dedim. ve zaman zaman birçok taksi durağıyla gezerek, görüştük. Bir Allah’ın kulu beş yıl boyunca bizi ayırdı diyemez. Vicdanım el vermez zaten. Herkesin seçimdeki takdiri ne? Elbette saygı duyacağız. Oy verir vermez. Bunlar her vatandaşımızın kendi takdiridir ve ben sonuna kadar saygı duyuyorum. Seçimin bittiği gün ertesi gün bu rozet çıkar Türk bayrağı rozeti takılır ve madem hepinizden vergi alıyoruz, herkese eşit hizmet etmek zorundayız. ve esnafın da ayakta kalması lazım. Elimizden gelen desteği de yapmak zorundayız.
“VARIMIZ, YOĞUMUZ BEŞ YILIMIZ ANKARA’DAKİ TÜM ESNAFIN AYAKTA KALMASI İÇİN ÇALIŞMAKLA GEÇTİ”
Pandemi döneminde paket dağıtmamız icap etti. Nakliyeci esnafını çağırdık. Onların para kazanmasını sağladık. Maskeleri dükkanlarını kapatmak zorunda kalan terzilere diktirdik. Dediler ‘Sokağa çıkmak yasak. 65 yaşındakiler hiç çıkmayacak.’ Markete gidemiyor. Hemen kuryeleri çağırdık, kuryeleri devreye soktuk. Hem onların para kazanmasını sağladık hem de vatandaşın istediğine ulaşmasını sağladık. Kart çıkarttık. Protein yardımı yapıyoruz sadece kasaplardan alışveriş yapılıyor. Varımız, yoğumuz beş yılımız Ankara’daki tüm esnafın ayakta kalması için çalışmakla geçti. ve Allah nasip ederse sizler de takdir edersiniz buna aynı şekilde devam edeceğiz. Ben çok uzatmıyorum. Böyle bir davete, bu kadar yoğun katılım gerçekten başkanım da beklemiyordu. İnşallah başkanım Allah nasip ederse, millet takdir ederse ederse seçimden sonra yedi bin 700 taksiciyi hatta ilçelerdekileri de çağırarak, BAKAP dediğimiz yerde orası 3 milyon 500 bin metrekarelik ailelerinizle birlikte davetlimizsiniz.”
]]>MKE Ankaragücü Teknik Direktörü Emre Belözoğlu, Trendyol Süper Lig’in 26. haftasında konuk edeceği Galatasaray maçı öncesi gerçekleştirilen antrenmanda basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Belözoğlu, bu senenin en iyi 2 takımlarından biri ile mücadelede edeceklerini belirterek, “Ligde her maç zorlu ama tabii büyük maçların kendi içinde farklı zorlukları var. Anlarını çok doğru oynamanız gereken maçlardır büyük maçlar. Bizim de kendimizi en azından ligdeki kimliğimizi belirleyecek konu ve pozisyona getirmek için önemli bir maç olduğunu düşünüyorum. Yapmamız gereken net bir şekilde organizasyonumuza bağlı olmak, karşımıza bireysel yeteneği olan, yüksek becerisi olan, geçen senenin şampiyonu bir takım var ama biz de ona göre planlarımızı, hazırlıklarımızı yaptık. 5 maç cezamızdan sonra cezamızın kalktığı maç olacak” diye konuştu.
“Bunun gündeme gelmesini doğal karşılıyorum”
Bu sene Eryaman Stadyumu’nda 30’a yakın maç oynandığının altını çizen Belözoğlu, şunları kaydetti:
“Bugün ligdeki bütün takımlar 13-14 tane maç oynadı kendi sahasında Avrupa kupası oynamayan takımlar. Zeminimiz kötü. Ben bunu 4-5 hafta önceden beri dile getiriyorum ama tabii ki Galatasaray bu ülkenin en büyük camialarından bir tanesi. Maç öncesi çok fazla bunun gündeme gelmesini doğal karşılıyorum. Ama benim futbolcularımın sağlığı da her sporcu kadar değerli. Zeminlerin iyi olması, oyunun gelişmesine, oyuncuların gelişmesine katkı sağlayacaktır. Bu zeminlerle oynamak kolay değil. 10 gündür cefakar bir şekilde çalışma var stadımızda. Oradaki görevliler en iyi hale getirmeye çalışacaktır. Kolay bir maç değil, zemini, havası, rakiplerin kendi konumu, durumu bakıldığında her maç zor ama Galatasaray maçını özel kılmak ve seyircimizde birleştiğimiz ortamı mutlu bir şekilde sonlandırmak istiyoruz. Bunu da başarabilecek planlarımız var, inşallah uygulamada sıkıntı olmaz ve kazanarak biz oluruz.”
“Kulüpler, stat zeminiyle ilgili tedbirleri almalı”
“Ben başkente yakışmadığını söylerken Ankara’yı çok sevdiğim için söylemiştim” diyen Belözoğlu, “Türkiye’deki 2-3 stat dışındaki hepsinin zeminlerinin kötü olduğunu düşünüyorum. Eryaman’ın yanında 12-13 stat benzer durumda ve konumda. Bunun bir an önce tedbirinin alınması, marka değerinin yükselmesi gerekiyor. Futbol ekonomisinin bu kadar daraldığı bir süreçte bir tane oyuncunun sakatlanması bile kulüp güçlerinin yirmide birine, yirmide ikisine tekabül ediyor. O yüzden oyuncuların sağlığı, kulüplerin bu anlamdaki önceliği olması gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.
Belözoğlu, statta fazla maç oynamasına bağlı olarak zeminle ilgili sıkıntı yaşadıklarını yineledi.
“Kazanmaya odaklı bir Ankaragücü sahada olsun yeter”
Ziraat Türkiye Kupası Çeyrek Final mücadelesinde Fenerbahçe ile eşleşmesi hakkında da konuşan Belözoğlu, “Ligin üstünde 2 tane takım ve kadro var. Keyifli olacak bu maçların kıymetini oyuncular bilir. Camialar bunun bilincinde maçta hazırlanırsa sahada olduğu kadar taraftarımızın da camianın da maçlara böyle hazırlanması gerekiyor. Biz bunu yapmak adına sahada oyuncularımızı hazırlayacağız. Galatasaray maçı da Fenerbahçe maçını motive edecek şekilde biter, kazanarak ayrılırız. Kupada da hedeflerimiz var. Kulübümüzün de bu anlamda mirası olduğunu defalarca kez söylemiştim. Bizim için rakiplerin bağımsız kazanmak için oynayan, kazanmaya odaklı bir Ankaragücü sahada olsun yeter. Ben oyuncularımın isteği, gelişmeye çalışmasını görmekten dolayı mutlu olduğumu her zaman söyledim. Bir kez daha yenileyim burada” dedi.
“Okan Buruk benim için her zaman değerli”
Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk’un kendisi için her zaman değerli bir insan olduğunu ifade eden Belözoğlu, “Ama işimin yerine gelmesi konusunda, gereğini yerine getirmek konusunda o da bilir ki hiçbir zaman rakibim kim olursa olsun bunu düşünmeden yapmaya çalışırım. O da aynı şekilde hırslı ve motivasyonu yüksek bir kişi. Beraber top oynadık. O da kendi kulübünün başarısı için her şeyi yaptı. Ben de kendi kulüplerimin başarısı için her şeyi bugüne kadar yaptım. Bugün de Ankaragücü’nün başarısı her şeyden çok daha önemli ve değerli benim için” diye konuştu.
MKE Ankaragücü ile Galatasaray, 18 Şubat Pazar günü saat 19.00’da Ankara Eryaman Stadyumu’nda karşı karşıya gelecek. – ANKARA
]]>Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, 135 fabrikanın üretimde olduğu Anadolu Organize Sanayi Bölgesi’nde (AOSB) 6 bin 500 çalışanın temsilcisiyle bir araya geldi. Yavaş, “Biz organize sanayilerle her yıl iş birliği protokolü imzalıyoruz ve elimizden geldiği kadar destek olmak istiyoruz. Çünkü bunun iki tane sebebi var. Organize sanayiler ne kadar çok artarsa, bize gelen iş talebi azalıyor. Yani insanlar işsiz kalmıyor. Aynı zamanda siz ne kadar çok üretirseniz, Ankara ödediğiniz vergilerden Ankara Büyükşehir de ona göre payını alıyor. Onun için desteklemekten başka mantıklı bir yol yok. Bu nedenle biz bu protokolü yaparak hemen hemen bütün organize sanayiden, en azından asfaltını veya başka türlü taleplerin çoğunu bu dönemde tamamladık ve inşallah aynen devam edeceğiz” dedi.
ABB Başkanı ve CHP ABB Başkan Adayı Mansur Yavaş, bugün Anadolu OSB Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Kutsi Tuncay, Anadolu Organize Sanayi Bölgesi’nin yönetimi ve sanayicilerle bir araya geldi. Tuncay’ın ardından konuşan Yavaş, şunları söyledi:
“BİZ ORGANİZE SANAYİLERLE HER YIL İŞBİRLİĞİ PROTOKOLÜ İMZALIYORUZ. VE ELİMİZDEN GELDİĞİ KADAR DESTEK VERİYORUZ”
“Seçimden önce konuşmuştuk. Alcı bölgesinin durumunu iyi biliyordum, seçimden sonra iki defa oradaki kooperatiflerle, derneklerle toplantı yapmak suretiyle ‘ne yapabilirizi’ konuştuk orada. ve altyapısının tamamını hemen hemen yaptık. Şu anda pazar yeri de yapılıyor. Çünkü bir yerde yerleşim olması için sosyal ihtiyaçlar var. Maalesef okul yerini Milli Eğitim’den alamadık. Sağlık ocağı yeri vardı. Onu da alamadık ama biraz önce sohbet esnasında Anadolu Organize Sanayi yer gösterebileceğini söyledi. Ben şimdi talimat verdim. İnşallah bir an evvel yapacağız. Alcı Mahallesi de orada yararlanırsa. Ayrıca bizim portaj şirketimiz, oradaki bazı koopertiflerle görüştü. Anlaşabilirlerse onlara da destek olmak suretiyle yarım kalanların da hepsinin yapılması için hatta seçimden sonra inşallah bir daha toplantı yaparız. Hep birlikte ne yapabileceğimizi görüşürüz. Biz şu anda Koru Yaşam Kent Metrosu’nun projesi bu ay bitiyor proje olarak. Tabii yapılacaksa raylı sistem veya başka türlü ulaşım ona göre planlanması lazım ama onun da yapımı uzun süreceği için Yaşam Kent’ten buraya ne yapabiliriz? Bir oturup konuşalım onu. Yani bütün organize sanayilerle biraz daha en azından seyahat süresini kısıtlama için azaltmak için. Bir de şöyle bir fikrim vardı ama burası için çok uygun değil, şehir merkezindeler. Mesai saatlerini değiştirelim. Avrupa’daki gibi daha erken gelsin, daha erken dönsün. ve biz onlara daha indirimli veya ücretsiz sizlerle iş birliği yaparak, bir taşıma usulü bulabiliriz demiştim. Fakat nedense talep bulmadı. Bunu bir daha bir değerlendirelim. O zaman da trafiğin sıkışık olmadığı saatte yola çıkarlarsa o da bir ayrıca kontrol sağlayacaktır ama en doğrusu Alcı bölgesinde bunların oturmasıdır.
Biz organize sanayilerle her yıl iş birliği protokolü imzalıyoruz. ve elimizden geldiği kadar destek olmak istiyoruz. Çünkü bunun iki tane sebebi var. Organize sanayiler ne kadar çok artarsa bize gelen iş talebi azalıyor. Yani insanlar işsiz kalmıyor. Aynı zamanda siz ne kadar çok üretirseniz Ankara ödediğiniz vergilerden Ankara Büyükşehir de ona göre payını alıyor. Onun için desteklemekten başka mantıklı bir yol yok. Bu nedenle biz bu protokolü yaparak hemen hemen bütün organize sanayiden, en azından asfaltını veya başka türlü taleplerin çoğunu bu dönemde tamamladık ve inşallah aynen devam edeceğiz.
Tabii bunları yaparken neler yaptık Ankara’da? Ankara Büyükşehir Belediyesi ne kadar bütçe hazırlamış, nereye bunları kullanmış? Biz sürekli olarak Web sayfamızdan kuruşuna kadar bütün harcamalarımızı görüyorsunuz. Ayrıca belediyenin denetlenip yayınlanan Sayıştay kararlarını da ayrıca yayınlıyoruz. Bir de bütçemizi hazırlarken 550 kadar kuruluşa önümüzdeki dönem için neleri yatırım yapmamız konusunda görüşlerini alıyoruz. Bu şekilde şehri beraber yönetmenin anlamı budur. Sivil toplum kuruluşlarına kadar herkese soruyoruz.”
Yavaş, konuşmasının ardından beş yılda Ankara’da yaptıkları hizmet ve projelerden bahsetti.
]]>Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, bugün CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve ve Etimesgut Belediye Başkan adayı Erdal Beşikçioğlu ile birlikte Etimesgut SKM açılışı programına katıldı.
Programda konuşan Yavaş, şunları söyledi:
“SİZLERİN PARASINI KENDİ PARAMIZ GİBİ HARCIYORUZ. KENDİ PARAMIZI HARCAMAYACAĞIMIZ HİÇBİR YERE SİZİN PARANIZI HARCAMIYORUZ”
Aşağı yukarı beş yıldır birlikteyiz. Beş yıl boyunca Ankara’nın sokaklarında benim hiçbir fotoğrafımı görmediniz. Çakar konvoylu makam araçlarımızı görmediniz. Daima sizin içinizde sade bir şekilde yaşadık. Belediyede rant için dolaşanları görmediniz. Sadece Ankara halkının gerçek ihtiyaçları için çalıştık. Ortak akılla çalıştık. Üniversiteler, meslek odalarıyla birlikte çalıştık. ‘Ben yaptım oldu’ dönemi bitti. Dört binden fazla ihalemizi canlı yayınladık. Bunların hepsini herkes gördü. Yetmedi. Tüm harcamalarımızı belediyemizin Web sayfasında kuruşana kadar görüyorsunuz. Hesap veriyoruz. Bütçe hazırlarken vatandaşa soruyoruz. Sayıştay raporlarını açıklıyoruz. Hiçbir şeyden çekinmiyoruz. Bugünler hesap verme zamanı. Başkaları gibi ‘Ben hesabımı öbür dünyada veririm’ demiyoruz. Çünkü bu dünyada hesabını veremeyen asla öbür dünyada da hesabını veremeyecek demektir. Sizlerin parasını kendi paramız gibi harcıyoruz. Kendi paramızı harcamayacağımız hiçbir yere sizin paranızı harcamıyoruz.
“‘ÇALIYOR AMA ÇALIŞIYOR’ FELSEFESİNİ ANKARA’NIN KALDIRIMLARININ DİBİNE KADAR GÖMDÜK”
Alın terinizi belediyeye verdiğiniz paralar gerçek ihtiyaç sahiplerine gidiyor ve her mekanda hesabını veriyoruz. Yaptığımız işleri parklara, kavşaklara ne hizmet yapıyorsak kaç paraya mal olduğunu açık açık vatandaşa duyuruyoruz. Artık meşhur muhafazakar kesme bile kabul ettirilen kul hakkını adeta göz ardı ettiren, ‘çalıyor ama çalışıyor’ felsefesini Ankara’nın kaldırımlarının dibine kadar gömdük. İsraf edecek paramız yok. Bu paraları kolay kazanılmıyor. Halkın temiz alın terinden gelen paralar bunlar. Dolayısıyla nerede ihtiyaç var oraya harcıyoruz. Değerli Etimesgutlular bu caddeyi biliyorsunuz. 25-30 yıldır üç tane başbakan, bir cumhurbaşkanı, belediye başkanlığı bakanlar, İstasyon Caddesi’ni her seçimden önce geldiler. ‘Burayı çözeceğiz’ dediler. Çözmek bize nasip oldu. Önceliğimiz Sincan ve Etimesgut’un çilesini bitirmek oldu.135 milyon liraya İstasyon Caddesi’ne alternatifini yaptık ama 250-300 milyon lira da yine buranın altyapısına harcadık. Türk Kızılayı’na iki adet köprülü kavşak, Şaşmaz’a iki adet kavşak, Koru-Bağlıca’nın metro bağlantısının projesi bu ay içerisinde bitiriyor. İnşallah temelini atmak da nasip olsun.
“ORTAOKUL VE LİSE ÖĞRENCİLERİ EĞER OTOBÜSLE OKULUNA GİDİYORSA YETER Kİ OKUSUN DİYE ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE TARAFINDAN ÜCRETSİZ TAŞINIYOR”
Doğumundan ölümüne kadar vatandaşın her türlü ihtiyaçlarıyla ilgilenen kurumdur belediye. Dolayısıyla bir çocuk doğdu. Okula gidecek. Okula giderken sosyal destek alan aileyse öbür yaşıtları gibi aynı avantajlarla gidebiliyor mu? Gidemiyorsa onu çözmek bizim görevimiz. Birçoğu kreşe giderken okuluna giderken serviste gidiyor. Gidemeyen mi var? Ankara Büyükşehir bunu karşılar. Ortaokul ve lise öğrencileri eğer otobüsle okuluna gidiyorsa yeter ki okusun diye Ankara Büyükşehir Belediye’si tarafından ücretsiz taşınıyor. ve bütün derdimiz onların okuması. Okusun ki onlar da desteğe ihtiyaç olmasın. Hem ailesine hem ülkemize faydası olsun. Bu destekleri yaparken artık eskisi gibi kapı kapı paket dağıtma işi ortadan bitti. Üç yıldır Başkent Kart’a para yüklemek suretiyle onların ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Bir esnaftan alınıyordu. Şimdi Ankara’daki bütün esnaflar o esnafa verilen parayı paylaşıyor. Esnaf mutlu o ailenin ihtiyacını en iyi anneler bilir. Onlar gidiyor, ihtiyacına göre alışveriş yapıyor. Onlar bu mutlu. Kırtasiye yardımı yapılıyor, sırtında bilmem ne belediyesi, içinde defter dolu çantalar dağıtılıyor. Kırtasiye yardımını kartlara yatırıyoruz. Ama AVM’lerde geçmiyor. Sadece kırtasiyeci esnafından alıyorlar. Kırtasiyeciler kazanıyor.
“BİZ PROTEİN YARDIMI YAPIYORUZ. O BUT VERİYORMUŞ. TAVUK BUDU OLDUĞU ORTAYA ÇIKTI, O DA 15 KİŞİYE. KENDİ BELEDİYESİNDE 50 BİN DESTEK ALAN AİLE VAR KEÇİÖREN’DE. SADECE YARDIM 2 BİN 500 KİŞİYE YAPILMIŞ”
İki yüz bin aileye protein yardımı yapıyoruz. Kasaplar kazanıyor ve Türkiye’de ilk defa üç yıldır Ankara Büyükşehir Belediyesi’nden başka yok. Belediyeyle kıyaslamayın. Hükümet de yapmıyor. Üç yıldır doğalgaz yatırıyoruz 200 bin aileye. Üşütmüyoruz. Aç bırakmıyoruz. Bize ‘Projeleri yok’ derken İstanbul’daki çorba dağıtmaya başladılar. Ben çorba dağıtırken dalga geçiyorlardı. Emeklileri benden başka destek olan yok. ‘Projesi yok’ diyorlar. İstanbul’daki aday iki bin lira Ankara’daki beş bin lira verecekmiş. Biz protein yardımı yapıyoruz. O but veriyormuş, tavuk budu olduğu ortaya çıktı. O da 15 kişiye. Kendi belediyesinde 50 bin destek alan aile var Keçiören’de. Sadece yardım 2 bin 500 kişiye yapılmış. Dolayısıyla şimdi bizim yaptıklarımız yeni bir proje gibi ortaya koyup ‘Biz daha çok vereceğiz’ diye taklit etmeye başladılar. Eğer gerçekten taklit etmek istiyorlarsa, proje arıyorlarsa, mansuryavasneyaptı veya MY 2024 mobil uygulamamız var. Oraya girsinler. Oradaki projeleri okusunlar. Ankara’nın köylerine kadar Mansur Yavaş ne yapmış bir görsünler. ‘Aynılarını yapacağız’ diye de iddia etsinler. Tohum dağıtacakmış kırsal kalkınma da biz geçecekmiş. Şimdi bazı ilçe belediyeleri verdi. Haksızlık etmeyeyim AK Parti ilçe belediyeleri. Ama şu anda Keçiören Belediyesi’nde bir kişiye bir kilo tohum verildiğini de duymadık.
“BELEDİYE MECLİSİNDE ÇOĞUNLUK İSTİYORUZ”
Vatandaşın kimine dokunduk, özellikle pandemi döneminde. Fakat biz vatandaşa dokunduk derken onları elle bir dokunmayı sanıyorlar. Öyle bir şey yok. Vatandaş nerede darda, Ankara Büyükşehir huzur gibi yanında oldu, herkesin. Şimdi inşallah bu anlayışı şeffaf hesap verebilir. Katılımcı anlayışı Etimesgut’ta da sürdüreceğiz. Aynı şekilde el ele verip inşallah Etimesgut’un bütün sorunlarını birlikte çözeceğiz.
Ben Erdal Başkanım’ı size emanet ediyorum. Kendimi de size emanet ediyorum. Ama bir sıkıntımız var. Geçen dönem yüzde 51 oy aldık ama mecliste 148’de 40 kişiydik. Olmuyor. Görüyorsunuz. Orada yaşananları görüyorsunuz. Orada yapılan iğrenç sözler ve bunları söyleyenler siyasetin çöplüğüne gömüldü gitti. Öyle mi? Ben de diyorum ki; artık yeter. Biz de bir rahat edelim şöyle. Hizmetler yaparken engel olunmadan işlediğimizi yapalım. Rahat rahat yapalım Elbette kafamıza göre yapmayacağız. Acil projeleri yapacağız inşallah. Bu nedenle belediye meclisinde çoğunluk istiyoruz. Belediye meclisinde çoğunluk alması için ilçe belediyelerimizin de hepsini almamız gerekiyor.
]]>Özel: Tayyip Bey bugün Mısır’a gitmiş, Sisi’ye koşturmuş, Sevgililer Günü’nü orada kutluyor
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Mısır seyahatine ilişkin, “Bugün 14 Şubat, bugün Sevgililer Günü. Bugün birbirini seven herkese, eşlere, sevgililere günleri kutlu olsun. Herkes sevdiğine koşturuyor, Tayyip Bey de bugün Mısır’a gitmiş, Mısır’da Sisi’ye koşturmuş. Sevgililer Günü’nü orada kutluyor. Biz yıllardır ona ‘Devletlerarası küslük olmaz, Sisi ile görüş’ dedik. Dinlemedi, şimdi kendi ilişkisi gereği barışıyor ama bunca yıldır bu kadar eziyet çektirdiklerinin de vebali üstünedir” dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Etimesgut Seçim Koordinasyon Merkezi açılışına katıldı. Özel’e partisinin kurmayları ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile Etimesgut Belediye Başkan Adayı Erdal Beşikçioğlu da eşlik etti. İlk olarak konuşma yapan Mansur Yavaş, Etimesgut halkına 5 yıldır beraber olduklarını ve bu süre zarfında Ankara sokaklarında kendisine ait fotoğrafların yer almadığını kaydederek, şunları söyledi:
‘BAŞKALARI GİBİ ‘BEN HESABIMI ÖBÜR DÜNYADA VERİRİM’ DEMİYORUZ’
“Daima sizin içinizde sade bir şekilde sizin içinizde yaşadık. Çocuklarımı, yakınlarımı belediyede görmediniz. Belediyede rant için dolaşanları görmediniz. Sadece ve sadece Ankara halkının gerçek ihtiyaçları için ortak akılla çalıştık. Kent Konseyi’nde 1800’ün üzerinde sivil toplum kuruluşları ile hep birlikte ortak akılla çalıştık. Ben yaptım oldu dönemi bitti. 4 binden fazla ihalemizi canlı yayınladık. Bunların hepsini herkes gördü. Yetmedi tüm harcamalarımızı belediyemizin web sayfasında kuruşuna kadar görüyorsunuz. Hesap veriyoruz. Bugünler hesap zamanı. Başkaları gibi ‘ben hesabımı öbür dünyada veririm’ demiyoruz. Çünkü bu dünyada hesabını veremeyen öbür dünyada asla öbür dünyada da hesabını veremeyecek demektir. Sizlerin parasını kendi paramız gibi harcıyoruz. Kendi paramızı harcamayacağımız hiçbir yere sizin paranızı harcamıyoruz. Alın terinizle belediyeye verdiğiniz paralar gerçek ihtiyaç sahiplerine gidiyor ve her mekanda hesabını veriyoruz. Kul hakkını adeta göz ardı ettiren, ‘çalıyor ama çalışıyor’ felsefesini Ankara’nın kaldırımlarının dibine kadar gömdük. İsraf edecek paramız yok. Değerli Etimesgutlular 25- 30 yıldır 3 tane başbakan, 1 cumhurbaşkanı, belediye başkanları, bakanlar İstasyon Caddesi’ne her seçimde geldiler, ‘burayı çözeceğiz’ dediler. Çözmek bize nasip oldu. Önceliğimiz Sincan ve Etimesgut’un çilesini bitirmek oldu. 135 milyon liraya İstasyon Caddesi’nin alternatifini yaptık ama 250, 300 milyon lira buranın altyapısına harcadık. Görünmez diye yapılmadı. Buralarda sel baskını ortaya çıkıyordu onları ortadan kaldırdık.”
‘KARNEYİ 10 ÜZERİNDEN 10 ALDI’
Ardından Etimesgutlulara seslenen Özgür Özel ise Etimesgut’ta çok önemli bir adım attıklarını ifade ederek, “Etimesgut çok farklı bir ilçe. Etimesgut, gelişen, çoğalan, kabına sığmayan ama birileri tarafından kıymeti bilinmeyen bir ilçe. Çok dikkatimi çekti, beni Ata Kavşağı’na götürdüler. Dediler ki ‘Burası Türkiye’nin CHP belediyeciliği açısından en önemli noktası. Üç ilçe kesişiyor. Sincan orada, öbür tarafında Yenimahalle, bir tarafında Etimesgut. Aynı kavşakta Yenimahalle tarafına gidince evler 10 milyon lira. Etimesgut tarafında ilerleyince 6 milyon lira. Sincan tarafına gidince evler 3 milyon lira. Çünkü bir tarafı CHP’li belediye yönetiyor, bir tarafı yıllardır AK Parti’nin kötü belediyeciliği perişan etmiş, bir tarafta da ikisinin arasında kalmış bir Etimesgut var.’ CHP’nin yönettiği kentlere yatırım geliyor, hizmet geliyor, kent güzelleşiyor. Sosyal demokrat belediye, o kentin gücüne güç, değerine değer katıyor. Bunu yapmaya geliyoruz Etimesgut’a. Türkiye’ye bir mesaj vermeye geldik. Etimesgut’un Ankaralı kimliğini kaybetmeden, Ankaralı kimliğine sahip çıkan, devlette geçmişte çok görevler yapmış, Devlet Tiyatroları’nda uzun yıllar harikulade yöneticilik işi çıkarmış, elinin değdiği yeri geliştiren ve güçlendiren, milletin sevdiği, halkın sevdiği birisine teklif götürdük. Hem bir devlet adamına hem bir halk kahramanına Etimesgut’a yakışacak bir yakışıklıya teklif götürdük. O da kabul etti. Bakın. Ona bakınca ben elbette bir Ankara sevdalısı görüyorum. Ona bakınca ben elbette suçlulara göz açtırmayan geceleyin hepimiz rahat uyusun diye canını ortaya koyan bir iradenin temsilcisini, kahraman Türk polisini görüyorum. Ona bakınca ben ‘Bu kapı niye kapalı’ diyen valiyi görüyorum, vatandaş kalabalık etmesin diyenlere, ‘Vatandaşın girmediği yer mi olur, açın kapıları’ diyen valiyi görüyorum. Ona bakınca ben 1 Nisan’dan itibaren Etimesgut’un yüzünü güldürecek, öyle kapalı kapılar arkasında değil aranızda dolaşacak, hepinizin sevgilisi Erdal Başkanımı görüyorum. Etimesgut, Türkiye’deki bütün gençler adına, nereye gitsem selam yolluyorlar. Etimesgut, Türkiye’deki polis teşkilatının kahramanları adına, Türkiye’nin dört bir yanında, ‘Behzat Ç.’ye selam söyle, valime selam olsun’ diyenler adına sizden bu 31 Mart’ta bir rekor kırmanızı ve Erdal Başkana sahip çıkmanızı istiyorum. İşine devam edecek, o çok güzel oynadı. Neyi oynadı? Yazılan bir senaryoyu oynadı, aklına yatmayan hiçbir rolü kabul etmedi. Ama işini dört dörtlük yaptı. Karneyi 10 üzerinden 10 aldı” diye konuştu.
‘YARIN AKŞAMI BEKLEYİN’
31 Mart seçimlerinde vatandaşın 3 oy kullanacağını hatırlatan Özel, “Dördüncüsünde muhtarlar var. Hangi siyasi görüşten olursa olsun bütün muhtarlarımıza başarılar diliyoruz. Muhtarlarımıza şunu söylüyoruz; ‘Hangi görüşten olursanız olun rozet yok. Bütçe yok, parti yok. Gidip de o sandıktan çıkıyorsunuz ya hepinize helal olsun. 31 Mart’tan sonra seçilen bütün muhtarlarım da Mansur Başkanıma emanet olsun. Söz veriyoruz.’ Şimdi geriye 3 sandık var. O 3 sandıktan bir tanesi Erdal Başkan için Etimesgut oy sandığı, bir tanesi elbette Büyükşehir Belediyesinin yani Mansur Yavaş’ın 5 yıllık icraatlarının sonunda sizlerin ona vereceğiniz oylarla, birçoğunuz geçen seçimde oy verdi ama vermeyenler bu sürede onun insan ayırmadığını gördü, parti ayırmadığını gördü. Hizmeti yaparken tam bir adalet duygusu içinde olduğunu gördü. Çalmadığını, çaldırmadığını gördü. Ama en güzeli de o sıcacık elini omzunuzda hissettiniz. Şimdi Mansur Başkana hep beraber teşekkür yapma ve bu namuslu belediyeciliği ödüllendirme zamanı. Ben Mansur Yavaş’ı Etimesgut’a anlatacak değilim, Ankara’ya anlatacak değilim. Ben onu Türkiye’nin geriye kalan diğer illerin de nasıl devlet adamlığı olunur, nasıl bir şehrin sorunlarına hakim olunur, nasıl popülizme kaçmadan, yalana bulaşmadan doğru ve dürüst belediyecilikle iyi hizmet yapılır, nasıl israf bitirilir, tasarruf yapılır, nasıl bir para doğru yerde kullanılır, örnek olarak Mansur Başkanı bütün Türkiye’de anlatıyorum. Burada anlatmama gerek yok. Dayanışma belediyeciliğinin en güzel örneklerini verdi. Size biraz önce Erdal Başkandan bahsettim. Çok iyi bir oyuncu diye. Filmlerde çok güzel kendisini ifade ediyor, hepimizi memnun ediyor diye. Size bir müjdem var. Yarın akşamı bekleyin, kendisini oynayan, olduğu gibi görünen muhteşem bir televizyon starı ile karşılaşacaksınız. Yarın akşamı bekleyin” ifadelerini kullandı.
‘VEBALİ ÜZERİNDEDİR’
Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Mısır ziyaretine ilişkin de değerlendirmelerde bulunarak, “Bugün 14 Şubat, bugün Sevgililer Günü. Bugün birbirini seven herkese, eşlere, sevgililere günleri kutlu olsun. Herkes sevdiğine koşturuyor, Tayyip Bey de bugün Mısır’a gitmiş, Mısır’da Sisi’ye koşturmuş. Sevgililer Günü’nü orada kutluyor. Bakın Tayyip Bey’e, ‘Sisi ile barışacak mısın’ dendiğinde şöyle demişti: ‘Sisi ile beni çok barıştırmak isteyenler var. Asla kabul etmiyorum. Etmem de. Neden, işte bundan dolayı. Halkın yüzde 52 oyunu almış bir Mursi ve arkadaşlarını cezaevine mahkum eden bir anti demokrat ile karşı karşıyayız. Onunla aynı masaya oturmam. Ben demokratım. Ben böyle bir kişi ile asla görüşmem. Her şeyden önce onun bir defa genel af ile içerideki herkesi dışarı çıkardığımı görmem lazım. Ben uluslararası platformda şu anda darbeci Sisi’yi Cumhurbaşkanı olarak görmüyorum, kabul etmiyorum. Aynı masada oturmadım, asla da oturmayacağım. Oturursam kendimi inkar ederim. Oturursam ben demokrat olamam. Oturursam ben insan olamam.’ Sevgililer Günü’nde gitti, Sisi ile kucaklaşıyor. Ama bir gerçek var. Biz yıllardır ona ‘Devletlerarası küslük olmaz, Sisi ile görüş’ dedik. ‘Büyükelçiyi çektin hadi, geri yolla’ dedik. ‘Orada çalışanlara yazık, öğrencimize yazık, bu kadar ihracat yapanımıza yazık, işverenimize, müteahhidimize yazık’ dedik. Dinlemedi, şimdi kendi ilişkisi gereği barışıyor ama bunca yıldır bu kadar eziyet çektirdiklerinin de vebali üstünedir. Biz, devletlerarasında küslük olmayacağını, tepki gösterecekse göstermesini, arayı bir an önce düzeltmesini söylediğimizde bize, ‘Hain, darbeci, darbeci sever’ diyordu. Bugün darbeyi yapan ile sarılmış, poz veriyor. Bugüne kadar söylediklerinin her birisini inkar edip, doğru yola gelmiştir ancak Sevgililer Günü’nde sarılmak da Beyefendiye yakışır” diye konuştu.
]]>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Mısır seyahatine ilişkin, “Bugün 14 Şubat, bugün Sevgililer Günü. Bugün birbirini seven herkese, eşlere, sevgililere günleri kutlu olsun. Herkes sevdiğine koşturuyor, Tayyip Bey de bugün Mısır’a gitmiş, Mısır’da Sisi’ye koşturmuş. Sevgililer Günü’nü orada kutluyor. Biz yıllardır ona ‘Devletlerarası küslük olmaz, Sisi ile görüş’ dedik. Dinlemedi, şimdi kendi ilişkisi gereği barışıyor ama bunca yıldır bu kadar eziyet çektirdiklerinin de vebali üstünedir” dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Etimesgut Seçim Koordinasyon Merkezi açılışına katıldı. Özel’e partisinin kurmayları ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile Etimesgut Belediye Başkan Adayı Erdal Beşikçioğlu da eşlik etti. İlk olarak konuşma yapan Mansur Yavaş, Etimesgut halkına 5 yıldır beraber olduklarını ve bu süre zarfında Ankara sokaklarında kendisine ait fotoğrafların yer almadığını kaydederek, şunları söyledi:
‘BAŞKALARI GİBİ ‘BEN HESABIMI ÖBÜR DÜNYADA VERİRİM’ DEMİYORUZ’
“Daima sizin içinizde sade bir şekilde sizin içinizde yaşadık. Çocuklarımı, yakınlarımı belediyede görmediniz. Belediyede rant için dolaşanları görmediniz. Sadece ve sadece Ankara halkının gerçek ihtiyaçları için ortak akılla çalıştık. Kent Konseyi’nde 1800’ün üzerinde sivil toplum kuruluşları ile hep birlikte ortak akılla çalıştık. Ben yaptım oldu dönemi bitti. 4 binden fazla ihalemizi canlı yayınladık. Bunların hepsini herkes gördü. Yetmedi tüm harcamalarımızı belediyemizin web sayfasında kuruşuna kadar görüyorsunuz. Hesap veriyoruz. Bugünler hesap zamanı. Başkaları gibi ‘ben hesabımı öbür dünyada veririm’ demiyoruz. Çünkü bu dünyada hesabını veremeyen öbür dünyada asla öbür dünyada da hesabını veremeyecek demektir. Sizlerin parasını kendi paramız gibi harcıyoruz. Kendi paramızı harcamayacağımız hiçbir yere sizin paranızı harcamıyoruz. Alın terinizle belediyeye verdiğiniz paralar gerçek ihtiyaç sahiplerine gidiyor ve her mekanda hesabını veriyoruz. Kul hakkını adeta göz ardı ettiren, ‘çalıyor ama çalışıyor’ felsefesini Ankara’nın kaldırımlarının dibine kadar gömdük. İsraf edecek paramız yok. Değerli Etimesgutlular 25- 30 yıldır 3 tane başbakan, 1 cumhurbaşkanı, belediye başkanları, bakanlar İstasyon Caddesi’ne her seçimde geldiler, ‘burayı çözeceğiz’ dediler. Çözmek bize nasip oldu. Önceliğimiz Sincan ve Etimesgut’un çilesini bitirmek oldu. 135 milyon liraya İstasyon Caddesi’nin alternatifini yaptık ama 250, 300 milyon lira buranın altyapısına harcadık. Görünmez diye yapılmadı. Buralarda sel baskını ortaya çıkıyordu onları ortadan kaldırdık.”
‘KARNEYİ 10 ÜZERİNDEN 10 ALDI’
Ardından Etimesgutlulara seslenen Özgür Özel ise Etimesgut’ta çok önemli bir adım attıklarını ifade ederek, “Etimesgut çok farklı bir ilçe. Etimesgut, gelişen, çoğalan, kabına sığmayan ama birileri tarafından kıymeti bilinmeyen bir ilçe. Çok dikkatimi çekti, beni Ata Kavşağı’na götürdüler. Dediler ki ‘Burası Türkiye’nin CHP belediyeciliği açısından en önemli noktası. Üç ilçe kesişiyor. Sincan orada, öbür tarafında Yenimahalle, bir tarafında Etimesgut. Aynı kavşakta Yenimahalle tarafına gidince evler 10 milyon lira. Etimesgut tarafında ilerleyince 6 milyon lira. Sincan tarafına gidince evler 3 milyon lira. Çünkü bir tarafı CHP’li belediye yönetiyor, bir tarafı yıllardır AK Parti’nin kötü belediyeciliği perişan etmiş, bir tarafta da ikisinin arasında kalmış bir Etimesgut var.’ CHP’nin yönettiği kentlere yatırım geliyor, hizmet geliyor, kent güzelleşiyor. Sosyal demokrat belediye, o kentin gücüne güç, değerine değer katıyor. Bunu yapmaya geliyoruz Etimesgut’a. Türkiye’ye bir mesaj vermeye geldik. Etimesgut’un Ankaralı kimliğini kaybetmeden, Ankaralı kimliğine sahip çıkan, devlette geçmişte çok görevler yapmış, Devlet Tiyatroları’nda uzun yıllar harikulade yöneticilik işi çıkarmış, elinin değdiği yeri geliştiren ve güçlendiren, milletin sevdiği, halkın sevdiği birisine teklif götürdük. Hem bir devlet adamına hem bir halk kahramanına Etimesgut’a yakışacak bir yakışıklıya teklif götürdük. O da kabul etti. Bakın. Ona bakınca ben elbette bir Ankara sevdalısı görüyorum. Ona bakınca ben elbette suçlulara göz açtırmayan geceleyin hepimiz rahat uyusun diye canını ortaya koyan bir iradenin temsilcisini, kahraman Türk polisini görüyorum. Ona bakınca ben ‘Bu kapı niye kapalı’ diyen valiyi görüyorum, vatandaş kalabalık etmesin diyenlere, ‘Vatandaşın girmediği yer mi olur, açın kapıları’ diyen valiyi görüyorum. Ona bakınca ben 1 Nisan’dan itibaren Etimesgut’un yüzünü güldürecek, öyle kapalı kapılar arkasında değil aranızda dolaşacak, hepinizin sevgilisi Erdal Başkanımı görüyorum. Etimesgut, Türkiye’deki bütün gençler adına, nereye gitsem selam yolluyorlar. Etimesgut, Türkiye’deki polis teşkilatının kahramanları adına, Türkiye’nin dört bir yanında, ‘Behzat Ç.’ye selam söyle, valime selam olsun’ diyenler adına sizden bu 31 Mart’ta bir rekor kırmanızı ve Erdal Başkana sahip çıkmanızı istiyorum. İşine devam edecek, o çok güzel oynadı. Neyi oynadı? Yazılan bir senaryoyu oynadı, aklına yatmayan hiçbir rolü kabul etmedi. Ama işini dört dörtlük yaptı. Karneyi 10 üzerinden 10 aldı” diye konuştu.
‘YARIN AKŞAMI BEKLEYİN’
31 Mart seçimlerinde vatandaşın 3 oy kullanacağını hatırlatan Özel, “Dördüncüsünde muhtarlar var. Hangi siyasi görüşten olursa olsun bütün muhtarlarımıza başarılar diliyoruz. Muhtarlarımıza şunu söylüyoruz; ‘Hangi görüşten olursanız olun rozet yok. Bütçe yok, parti yok. Gidip de o sandıktan çıkıyorsunuz ya hepinize helal olsun. 31 Mart’tan sonra seçilen bütün muhtarlarım da Mansur Başkanıma emanet olsun. Söz veriyoruz.’ Şimdi geriye 3 sandık var. O 3 sandıktan bir tanesi Erdal Başkan için Etimesgut oy sandığı, bir tanesi elbette Büyükşehir Belediyesinin yani Mansur Yavaş’ın 5 yıllık icraatlarının sonunda sizlerin ona vereceğiniz oylarla, birçoğunuz geçen seçimde oy verdi ama vermeyenler bu sürede onun insan ayırmadığını gördü, parti ayırmadığını gördü. Hizmeti yaparken tam bir adalet duygusu içinde olduğunu gördü. Çalmadığını, çaldırmadığını gördü. Ama en güzeli de o sıcacık elini omzunuzda hissettiniz. Şimdi Mansur Başkana hep beraber teşekkür yapma ve bu namuslu belediyeciliği ödüllendirme zamanı. Ben Mansur Yavaş’ı Etimesgut’a anlatacak değilim, Ankara’ya anlatacak değilim. Ben onu Türkiye’nin geriye kalan diğer illerin de nasıl devlet adamlığı olunur, nasıl bir şehrin sorunlarına hakim olunur, nasıl popülizme kaçmadan, yalana bulaşmadan doğru ve dürüst belediyecilikle iyi hizmet yapılır, nasıl israf bitirilir, tasarruf yapılır, nasıl bir para doğru yerde kullanılır, örnek olarak Mansur Başkanı bütün Türkiye’de anlatıyorum. Burada anlatmama gerek yok. Dayanışma belediyeciliğinin en güzel örneklerini verdi. Size biraz önce Erdal Başkandan bahsettim. Çok iyi bir oyuncu diye. Filmlerde çok güzel kendisini ifade ediyor, hepimizi memnun ediyor diye. Size bir müjdem var. Yarın akşamı bekleyin, kendisini oynayan, olduğu gibi görünen muhteşem bir televizyon starı ile karşılaşacaksınız. Yarın akşamı bekleyin” ifadelerini kullandı.
‘VEBALİ ÜZERİNDEDİR’
Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Mısır ziyaretine ilişkin de değerlendirmelerde bulunarak, “Bugün 14 Şubat, bugün Sevgililer Günü. Bugün birbirini seven herkese, eşlere, sevgililere günleri kutlu olsun. Herkes sevdiğine koşturuyor, Tayyip Bey de bugün Mısır’a gitmiş, Mısır’da Sisi’ye koşturmuş. Sevgililer Günü’nü orada kutluyor. Bakın Tayyip Bey’e, ‘Sisi ile barışacak mısın’ dendiğinde şöyle demişti: ‘Sisi ile beni çok barıştırmak isteyenler var. Asla kabul etmiyorum. Etmem de. Neden, işte bundan dolayı. Halkın yüzde 52 oyunu almış bir Mursi ve arkadaşlarını cezaevine mahkum eden bir anti demokrat ile karşı karşıyayız. Onunla aynı masaya oturmam. Ben demokratım. Ben böyle bir kişi ile asla görüşmem. Her şeyden önce onun bir defa genel af ile içerideki herkesi dışarı çıkardığımı görmem lazım. Ben uluslararası platformda şu anda darbeci Sisi’yi Cumhurbaşkanı olarak görmüyorum, kabul etmiyorum. Aynı masada oturmadım, asla da oturmayacağım. Oturursam kendimi inkar ederim. Oturursam ben demokrat olamam. Oturursam ben insan olamam.’ Sevgililer Günü’nde gitti, Sisi ile kucaklaşıyor. Ama bir gerçek var. Biz yıllardır ona ‘Devletlerarası küslük olmaz, Sisi ile görüş’ dedik. ‘Büyükelçiyi çektin hadi, geri yolla’ dedik. ‘Orada çalışanlara yazık, öğrencimize yazık, bu kadar ihracat yapanımıza yazık, işverenimize, müteahhidimize yazık’ dedik. Dinlemedi, şimdi kendi ilişkisi gereği barışıyor ama bunca yıldır bu kadar eziyet çektirdiklerinin de vebali üstünedir. Biz, devletlerarasında küslük olmayacağını, tepki gösterecekse göstermesini, arayı bir an önce düzeltmesini söylediğimizde bize, ‘Hain, darbeci, darbeci sever’ diyordu. Bugün darbeyi yapan ile sarılmış, poz veriyor. Bugüne kadar söylediklerinin her birisini inkar edip, doğru yola gelmiştir ancak Sevgililer Günü’nde sarılmak da Beyefendiye yakışır” diye konuştu.
]]>Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, Genel Başkan Fatih Erbakan başkanlığında gerçekleştirilen Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu. Suat Kılıç açıklamasında, İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri’nin Gazze halkını refah bölgesinde tuzağa düşürdüğünü söyleyerek, ‘İsrail’in soykırım, işgal ve girişimlerinin başından itibaren Refah bölgesi güvenli bölge olarak ilan edilmiştir. Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere gibi iş birlikçiler de Refah bölgesini, Gazze halkının sığınabileceği bir güvenli bölge olarak teyit etmişler ve İsrail’e destek vermişlerdi. Önce güvenli bölge olduğunu ilan ederek Gazze halkını kadın erkek, çocuk ihtiyar, Refah bölgesine sürdüler, Refah bölgesindeki ilkel toplama kamplarına sıkışan milyonların üzerine şimdi bombardıman yağdırıyorlar ve ölüm kusuyorlar. İsrail Refah’ta sıkıştırılan masum Gazzeliler için ölüm emrini verdi. Bu ölüm emri pek tabi olarak baş destekçileri ABD ve İngiltere’nin bilgisi ve himayesinde verilmiş bir ölüm emridir. Hedef öldürerek azaltmak ve Gazze şeridini tamamen insansızlaştırarak Yahudi yerleşimcilerin işgaline açmaktır. Dünyanın en acımasız, en ilkel işgalini yerleşimcilik perdesiyle gizlemeye çalışıyorlar. Gazze’nin tamamında ve bugün refah bölgesinde yaşanan devlet terörünün sorumlusu İsrail kadar ABD’dir. Soykırım son suçlusu Netanyahu kadar Biden’dır. Netanyahu asrın Hitleridir. ve acımasız bir katliam sürdürmektedir. İslam dünyası sessizliğini korurken insani bir adım hiç beklemediğimiz yerden Hollanda’dan geldi. Hollanda Yüksek Mahkemesi İsrail’e F35 parçası satışını durdurdu. Hollanda Yüksek Mahkemesi’nin İsrail’e F35 parçası satışını durdurmasının temel gerekçesi İsrail’in çocukları ve masum sivilleri acımasızca ve ölçüsüzce öldürüyor olmasıdır. İslam dünyasından henüz hala bir tepki söz konusu bile değil. Güney Afrika Cumhuriyeti’nin uluslararası adalet divanına yaptığı başvuru ve aldırdığı ihlal kararının akabinde Hollanda Yüksek Mahkemesi’nden gelen bu kararı insanlığın ölmediğine ilişkin bir umut işareti sayıyor, teşekkür ediyor, ayakta alkışlıyoruz. Temennimiz Refah bölgesindeki katliama devam eden devlet terörüne tüm dünyanın, Birleşmiş Milletler’in ve İslam ülkelerinin de artık bir tepki vermesidir’ diye konuştu.
‘ÇİFTÇİLERİMİZE YÖNELİK OLARAK ACİL DESTEK PAKETİ AÇIKLAMALIDIR’
Suat Kılıç akaryakıt zamları ile ilgili, ’14 Mayıs 2023’te yani milletvekili ve Cumhurbaşkanlığı seçiminin birinci turu gününde bir litre mazot Ankara’da 18 lira 9 kuruş. Bugün bir litre mazot Ankara’da 45 lira 9 kuruş, İstanbul’da bir litre mazot bugün 44 lira 34 kuruş, İzmir’de 45 lira 30 kuruş. Nereden, nereye’ Diyebileceğimiz çarpıcı bir örnekle karşı karşıyayız. Seçimden bu yana bir litre mazota yapılan zam yüzde 125. İnanılır gibi değil. Açıklanan yıllık enflasyon rakamı yüzde 65’ler düzeyinde, bir yılı bile tamamlamayan 10 ay gibi bir devre içerisinde mazotun litresine gelen zam yüzde 125. 18 liradan 45 liraya, ulaşım sektörü bu zammı taşıyamaz. Nakliye sektörü bu zammı taşıyamaz. Pek tabidir bu fiyat artışları akaryakıta gelen hayata iğneler ipliğe yansıyacak. Sonunda da enflasyon rakamlarına yansıyacak. TÜİK enflasyonu olduğu sürece problem yok. Denilebilir ama öyle değil. Maalesef hayatın gerçeği. Markete, bakkala, manava, kasaba girdiğinde vatandaşımız birebir hayatı gerçeğiyle yüzleşiyor. Tarım sezonu açılıyor. Çiftçilerimiz araziye çıkacak. Çiftçilerimiz tarlaya çıkacak, iz bırakacak. Sürecek tohum atması lazım, gübre atması lazım. Bu mazot fiyatlarıyla üreticinin bu mevsimde başa çıkması, araziye çıkması, çiftini sürmesi maalesef mümkün değil. Geçen sene 1 litresi 18 lira, bu sene 45 lira olan mazotla tarlalar sürülemez. Hükümetimiz çiftçilerimize yönelik olarak acil destek paketi açıklamalıdır. Açıklanacak destek paketi en az motorinde tarım kesimine yönelik olarak yüzde 50 indirime karşılık gelmelidir. Destek toprak sahibine değil, ekene biçene yani üreticiye verilmelidir. Destek üreticiye verilmelidir ki icara yani kiralık arazi üzerinde tarımsal üretim yapan çiftçilerimiz mazot desteğinden mahrum kalmasınlar? dedi.
‘ŞEFFAF BELEDİYECİLİĞİ GERÇEK ANLAMDA GÖRECEKSİNİZ’
Partisinin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olarak gösterilen Suat Kılıç, yerel seçimlere ilişkin şunları söyledi:
‘Yeniden Refah Partisi Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak 31 Mart 2024 yerel seçimlerine yönelik çalışmalarımıza başladık. Ankaralı Refah Partisi eliyle yapılan belediyecilik hizmetlerini biliyor. Ankaralı Refah’ı tanıyor, inşallah 31 Mart’ta sandıktan çıkacak netice sonrasında Ankaralıya Yeniden Refah belediyeciliğini de tanıtma imkanını bizler yakalamış olacağız. Yeniden Refah Partisi’nin Ankara’da büyükşehir belediye başkanlığını kazanacağına inanıyorum. Yeniden Refah Partimizin Ankara’da geçmişte olduğu gibi birçok ilçe belediyesini de kazanacağına inanıyorum. Ankara’mızın Milli Görüş belediyeciliğine ilgi duyduğunu, özlem duyduğunu biliyorum. Ankara’nın geri kalan hizmetleri, yitik yılları, kayıp zamanları için çözümün, çarenin Yeniden Refah’ta olduğunu biliyorum. Alternatifsiz kaldığını düşünen Ankaralılar için alternatif olduğunu biliyorum. Alternatif Yeniden Refah Partisi’dir. Alternatif Yeniden Refah Partisi’nin büyükşehir belediye başkan adayı Suat Kılıç’tır. Alternatif ilçelerde Yeniden Refah Partisi’nin ilçe, belediye başkan adaylarıdır. Çok iyi bir belediye yönetimi ortaya koyacağız. Şeffaf belediyeciliği gerçek anlamda göreceksiniz. Halka hizmetkarlığı, gerçek anlamda göreceksiniz. Çocuk yaşta geldiğim Ankara’da, inşallah Cumhuriyetimize, Türkiye Cumhuriyeti’nin yeni yüzyılına yakışan bambaşka bir Başkent heyecanını hep birlikte inşa edeceğiz.’ (DHA)
]]>İddiaya göre, kimliği belirsiz kişiler, 19 Ocak akşamı araçla geldiği Ankara-Eskişehir yolunda köprü üstünde onlarca tavşanı yola bırakarak uzaklaşmış, yola dağılan tavşanları gören sürücüler, hayvan koruma derneklerine ihbarda bulunmuştu.
İhbar üzerine harekete geçen ekipler, tavşanları kurtarmak için günlerce sürdürdükleri operasyon sonucu, 32 tavşanı kurtarmış, 3 tavşanı da bölgede ölü bulmuştu.
Belli aralıklarla kurtarma operasyonu yapmaya devam eden hayvanseverler, geçtiğimiz günlerde 4 tavşanı daha kurtardı.
Kurtarılan tavşanlar için çözüm arayan hayvanseverler, İzmir’de bir çiftliğin yardım elini uzatmasıyla sağlıklarına kavuşan tavşanları kısırlaştırarak yolculuğa hazırladı.
Tavşanlar pet nakil aracıyla yaşamlarının geri kalanını sürdürecekleri farklı türden hayvanların bulunduğu çiftliğe gönderildi.
PATİKARA Hayvan Koruma ve Hayvanlara Acil Müdahale Derneği kurucu üyesi Mahir Kaya, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ihbar üzerine harekete geçerek, tavşanları kurtarmak için operasyon düzenlediklerini söyledi.
Kaya, Doğa Dostu ve Hayvanları Koruma Derneği, Diren Tekir Doğa ve Hayvanları Koruma Derneği ve Ankara Pet Taksi’nin destekleriyle 5 gece aralıklarla yapılan operasyon sonucu 36 tavşanın kurtarıldığını, tedaviye alınan tavşanlarının sağlık durumunun iyi olduğunu ifade etti.
Hayvanseverlerin ve gönüllülerin desteğine ihtiyaç duyduklarını belirten Kaya, “Göndereceğimiz yer tavşanlara iyi bakacaklarını söyledi, tavşanlarımız yola çıktı.” dedi.
Hamile olan tavşanın klinikte doğum yaptığını aktaran Kaya, 4 yavrunun erken doğumdan kaynaklı, 2 yavru tavşanın da birkaç gün sonra hayatını kaybettiğini söyledi.
Henüz ilgili kurumlar tarafından tutanak tutulmadığını ifade eden Kaya, yasal sürecin başlatılabilmesi için kurumlardan yazı istediklerini aktardı.
“Kürk ticaretinden, yasa dışı üretimden şüpheleniyoruz”
Kaya, tavşanların kimler tarafından bırakıldığına ilişkin şunları söyledi:
“Tecrübe ettiğimiz şey şu, tavşanların bırakıldığı noktaya birkaç kilometre uzaklıkta jandarma çevirme noktası var. Muhtemelen yasa dışı yollarla Ankara’ya girmek isteyen birilerinin gözcü aracı jandarmaya takılınca, nakil aracı da tavşanları o noktaya saldı. Bölgeyi bilen biri olsa tavşanların güvenliği için onları köy içlerine doğru götürürdü. Kürk ticaretinden, yasa dışı üretimden şüpheleniyoruz. Dernekler olarak yaşatmaya, mücadeleye devam edeceğiz.”
Kaya, 36 tavşanın İzmir’de kurtarılan hayvanların bulunduğu Haybap Ferdinand Hayvanlara ve Doğaya Ahbap Derneğinin çiftliğinde yaşamlarını sürdüreceklerini belirtti.
Tavşanların İzmir’e naklini sağlayan Ankara Pet Taksi ekibinden Kadir Çevik de bölgeye tavşan atıldığı ihbarı üzerine hemen alana giderek tavşanları kurtarmaya başladıklarını anlattı.
“Tavşanlar çiftlikte farklı hayvanlarla yaşayacak”
Bölgeye gittiğinde her yerde tavşanların olduğunu, bazılarının da hayatını kaybettiğini gördüğünü belirten Çevik, kurtarma çalışmalarında büyük çaba sarf ettiklerini söyledi.
Çevik, “Teslim edeceğimiz çiftlikte umarım güzel hayatları olur. Çiftliğin çok özverili çalıştığını biliyoruz, orada her türden, farklı olaylardan kurtarılan hayvanlar var. Çiftlikte deve, inek, tavşan, papağan, deprem sonrası kurtarılan hayvanlar var. Biz burada olayın yüzde 50’sini yaptıysak kalan yüzde 50’sini de çiftlik yapacak. Tavşanları yolculuğa uygun şekilde araçta konumlandırdık, yolculuğumuz uzun sürecek.” diye konuştu.
]]>CHP, 31 Mart 2024 tarihinde yapılacak yerel seçim öncesi aday belirleme sürecini hızlandırdı. Adayların kesinleşmesi için CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplandı. MYK’nın ardından toplanan Parti Meclisi’nde (PM) belediye başkan adaylarını belirleme sürecinin büyük ölçüde tamamlandı. PM toplantısının ardından İstanbul ve Ankara’nın ilçelerinde aday gösterilen isimler dahil olmak üzere birçok ilçenin belediye başkan adayları açıklandı.
CHP’nin Muğla Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ahmet Aras, Denizli Büyükşehir Belediye Başkan adayı Bülent Nuri Çavuşoğlu, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan adayı Cafer Pekdemir, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkan adayı Atlıhan Atila, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkan adayı ise Hasan Süha Saral oldu.
İşte 209 il ve ilçenin belediye başkan adayları:
ADANA ALADAĞ KEMAL ÖZDEMİR
ADANA KARAİSALI FADİME GEÇİOĞLU
ADANA KARATAŞ ALİ BEDRETTİN KARATAŞ
ADANA KOZAN SUDİYE GİZEM AKSOYLU
ADANA SARIÇAM HÜSEYİN GÖÇMEN
AFYONKARAHİSAR BAYAT HÜSEYİN ÖZAKTAN
AFYONKARAHİSAR DİNAR VEYSEL TOPÇU
AFYONKARAHİSAR HOCALAR MUSTAFA YİĞİT
AFYONKARAHİSAR ŞUHUT KARADİLLİ HÜSEYİN ŞAHİN
AĞRI ELEŞKİRT NİHAT SERHATLI
AĞRI MERKEZ ERKAN BULUT
AKSARAY ESKİL RESUL GÜÇ
AKSARAY ORTAKÖY RAMAZAN BALIKÇI
AKSARAY SULTANHANI İSMAİL SÖYLEMEZ
ANKARA AYAŞ İZZET DEMİRCİOĞLU
ANKARA BALA İSA KAPLAN
ANKARA BEYPAZARI ÖZER KASAP
ANKARA EVREN ARİF GÜÇLÜ
ANKARA GÖLBAŞI YAKUP ODABAŞI
ANKARA HAYMANA LEVENT KOÇ
ANKARA KALECİK SATILMIŞ KARAKOÇ
ANKARA KIZILCAHAMAM COŞKUN ÜNAL
ANKARA MAMAK VELİ GÜNDÜZ ŞAHİN
ANKARA NALLIHAN ERTUNÇ GÜNGÖR
ANKARA POLATLI MÜRSEL YILDIZKAYA
ANTALYA BÜYÜKŞEHİR MUHİTTİN BÖCEK
ANTALYA GAZİPAŞA MEHMETALİ YILMAZ
ANTALYA KORKUTELİ HASAN CAN CARAN
AYDIN KARACASU MUSTAFA BÜYÜKYAPICI
BALIKESİR AYVALIK MESUT ERGİN
BALIKESİR BURHANİYE ALİ KEMAL DEVECİLER
BALIKESİR ERDEK BURHAN KARIŞIK
BALIKESİR GÖMEÇ MELİH BAĞCI
BALIKESİR SINDIRGI SERKAN SAK
BARTIN ULUS SABRİ AKTAŞ
BATMAN GERCÜŞ HABİP ARAS
BATMAN HASANKEYF AGİT ERDEM
BATMAN MERKEZ HASAN SÜNÜK
BATMAN SASON YÜCEBAĞ HÜSAMETTİN YAŞAR
BİNGÖL ADAKLI YILDIRIM GÜRLÜK
BİNGÖL GENÇ FERHAT TAŞDEMİR
BİNGÖL KİĞI İBRAHİM KUDİŞ
BİNGÖL MERKEZ YÜCEL DARA GÖKEL
BİNGÖL SOLHAN ADİL ÇAKAR
BİNGÖL YAYLADERE SABRİ AKYÜREK
BİNGÖL YEDİSU MEHMET ŞERİF MEMİOĞLU
BELEDİYE Adı Soyadı
BİTLİS ADİLCEVAZ MEHMET REŞİT ÖNAL
BURDUR MERKEZ ALİ ORKUN ERCENGİZ
BURSA BÜYÜKORHAN MUSTAFA OKTAY
BURSA KESTEL CEVAT ASA
BURSA MUSTAFAKEMALPAŞA ŞÜKRÜ ERDEM
BURSA YENİŞEHİR SADİ AKTAŞ
ÇANAKKALE BİGA GÜMÜŞÇAY HASAN KIRIM
ÇANAKKALE MERKEZ KEPEZ BİROL ARSLAN
ÇORUM MECİTÖZÜ VELİ AYLAR
ÇORUM MERKEZ DÜVENCİ HÜSEYİN TÜRK
ÇORUM MERKEZ HASAN LEVENT ÇÖPHÜSEYİNOĞLU
ÇORUM SUNGURLU MÜSLÜME SALO
DENİZLİ BÜYÜKŞEHİR BÜLENT NURİ ÇAVUŞOĞLU
DENİZLİ BULDAN MEHMET ALİ ORPAK
DENİZLİ ÇAMELİ İRFAN ÖZCAN
DENİZLİ GÜNEY MAHMUT TOPRAKÇI
DENİZLİ PAMUKKALE ALİ RIZA ERTEMÜR
DİYARBAKIR BÜYÜKŞEHİR CAFER PEKDEMİR
DİYARBAKIR BAĞLAR MUSTAFA AKYÜZ
DİYARBAKIR BİSMİL ABDURRAHİM SÖNMEZ
DİYARBAKIR ÇINAR HALİT KAYA
DİYARBAKIR EĞİL AHMET AKTAY
DİYARBAKIR HANİ MEHMET İLHAMİ ÜNAL
DİYARBAKIR KAYAPINAR CANAN DEMİR
DİYARBAKIR KULP MEHMET SUAT AY
DİYARBAKIR LİCE SIDDIK BAYRAM
DÜZCE MERKEZ SEDAT ÇELİKEL
DÜZCE MERKEZ BOĞAZİÇİ MUSTAFA OCAK
EDİRNE HAVSA HÜSEYİN ÖZDEN
EDİRNE İPSALA CENAN TETİK
ERZURUM BÜYÜKŞEHİR ATLIHAN ATİLA
ERZURUM YAKUTİYE ADNAN ATALAY
ESKİŞEHİR ALPU GÜRBÜZ GÜLLER
ESKİŞEHİR BEYLİKOVA HAKAN KARABACAK
ESKİŞEHİR GÜNYÜZÜ İSA AKKAYA
ESKİŞEHİR HAN ERDAL ŞANLI
ESKİŞEHİR İNÖNÜ BALKAN AKTAŞ
ESKİŞEHİR MAHMUDİYE İSHAK GÜNDOĞAN
ESKİŞEHİR MİHALGAZİ HASAN ÜNAL
ESKİŞEHİR SARICAKAYA SAFİYE KESGİN
ESKİŞEHİR SEYİTGAZİ UĞUR TEPE
GÜMÜŞHANE ŞİRAN KAYHAN KILIÇ
HAKKARİ ÇUKURCA MEHMET SALMAN KORUÇİ
HAKKARİ MERKEZ CÜNEYT ÖZBEK
HAKKARİ ŞEMDİNLİ ABDULSELAM ALAN
HATAY DÖRTYOL BAHADIR AMAÇ
BELEDİYE Adı Soyadı
HATAY PAYAS CABBAR ASLAN
HATAY YAYLADAĞI MEHMET KALABAŞ
ISPARTA AKSU MEHMET ÇETİN
ISPARTA ATABEY MEHMET ATICI
ISPARTA MERKEZ ATAKAN YAZGAN
ISPARTA YALVAÇ HAKİ ALLAR
İSTANBUL ATAŞEHİR ONURSAL ADIGÜZEL
İSTANBUL ŞİŞLİ RESUL EMRAH ŞAHAN
İSTANBUL ARNAVUTKÖY TEKİN ARAS
İSTANBUL BAĞCILAR CEM KILIÇ
İSTANBUL BAHÇELİEVLER EMİNE GÜLİZAR EMECEN
İSTANBUL BEŞİKTAŞ RIZA AKPOLAT
İSTANBUL BEYLİKDÜZÜ MEHMET MURAT ÇALIK
İSTANBUL BÜYÜKÇEKMECE HASAN AKGÜN
İSTANBUL ESENLER HASAN DALKIRAN
İSTANBUL KARTAL GÖKHAN YÜKSEL
İSTANBUL KÜÇÜKÇEKMECE KEMAL ÇEBİ
İSTANBUL MALTEPE ESİN KÖYMEN
İSTANBUL SULTANBEYLİ AYHAN KOÇ
İSTANBUL SULTANGAZİ FERHAT EPÖZDEMİR
KARABÜK EFLANİ İBRAHİM YALÇIN
KARABÜK MERKEZ BAYRAM KARADAĞ
KARS AKYAKA ABA MÜSLÜM DENİZ
KARS ARPAÇAY MAHİR DEMİRBAŞ
KARS DİGOR HAYRETTİN DİNLER
KASTAMONU MERKEZ HASAN BALTACI
KAYSERİ DEVELİ FARUK KÜRKCÜ
KAYSERİ HACILAR KADİR ADANIR
KAYSERİ KOCASİNAN MUSTAFA YILDIZ
KAYSERİ MELİKGAZİ ÖZGÜR ALÇI
KAYSERİ TALAS HACI İBRAHİM YILDIRIM
KIRIKKALE MERKEZ AHMET ÖNAL
KOCAELİ ÇAYIROVA MUHARREM GÖKÇE
KOCAELİ İZMİT FATMA KAPLAN HÜRRİYET
KOCAELİ KÖRFEZ TAYFUN BALIKÇI
KONYA EREĞLİ ÜMİT AKPINAR
KONYA YUNAK ŞEVKET TUROĞLU
KÜTAHYA DUMLUPINAR ZEKERİYA YILMAZ
KÜTAHYA SİMAV BÜNYAMİN KISA
KÜTAHYA SİMAV ÇİTGÖL MEHMET DUYMUŞ
KÜTAHYA SİMAV DEMİRCİ TURAN SÜMER
KÜTAHYA MERKEZ SEYİTÖMER HALİT ESEN
KÜTAHYA ŞAPHANE LÜTFİ MUTLU
KÜTAHYA TAVŞANLI BALIKÖY ŞAFAK KINAY
MUĞLA BÜYÜKŞEHİR AHMET ARAS
MUĞLA DATÇA AYTAÇ KURT
BELEDİYE Adı Soyadı
MUĞLA MİLAS FEVZİ TOPUZ
MUĞLA ORTACA EVREN TEZCAN
MUĞLA ULA MEHMET CANER
NEVŞEHİR HACIBEKTAŞ ARİF YOLDAŞ ALTIOK
ORDU GÜLYALI UĞUR CÖRÜT
ORDU KABATAŞ BÜLENT GÜNEY
OSMANİYE DÜZİÇİ ELLEK İBRAHİM COŞKUN
OSMANİYE DÜZİÇİ YARBAŞI MUSTAFA KAYNAR
RİZE ÇAYELİ BÜYÜKKÖY MEVLÜT ÇAĞIRAN
RİZE ÇAYELİ HÜSAMETTİN ÖZDEMİROĞLU
RİZE HEMŞİN BAŞAR CUMBUR
RİZE MERKEZ NECATİ TOPALOĞLU
SAKARYA BÜYÜKŞEHİR AZİZE ÇEROĞLU
SAKARYA ADAPAZARI SABRİ ANIL ÖZKAN
SAKARYA KARAPÜRÇEK VOLKAN DOĞAN
SAKARYA KAYNARCA ERSAN CEYLAN
SAKARYA KOCAALİ MİTHAT SARI
SAKARYA SERDİVAN AYDOĞAN ARSLAN
SAKARYA TARAKLI CEMAL DOĞAN
SAMSUN ATAKUM SERHAT TÜRKEL
SAMSUN İLKADIM MURAT ŞENEL
SİİRT BAYKAN KADİR TAŞKIN
SİİRT ERUH SEYİTĞAN ALP
SİİRT PERVARİ NEJDET BEYTEKİN
SİİRT ŞİRVAN MEHMET OTAĞ
SİİRT TİLLO TARIK BARAN
SİVAS MERKEZ TACETTİN KEPENEK
SİVAS ZARA MEHMET ALİ ASLAN
ŞANLIURFA AKÇAKALE İSA GÜÇLÜ
ŞANLIURFA EYYÜBİYE MEHMET EMİN AYATA
ŞANLIURFA HALFETİ MEHMET SEVTEKİN
ŞANLIURFA SURUÇ BURHAN KILIÇ
ŞANLIURFA VİRANŞEHİR MEHMET NUR YAMAN
ŞIRNAK CİZRE ÖMER YALDIZ
ŞIRNAK GÜÇLÜKONAK SADIK KARAHAN
ŞIRNAK İDİL KARALAR MUHİTTİN ÖZCAN
ŞIRNAK İDİL SIRTKÖY SERHAT UNKÜR
ŞIRNAK İDİL ABDULCEBBAR BADUR
ŞIRNAK MERKEZ BALVEREN CEVAHİR SANRI
ŞIRNAK SİLOPİ GÖRÜMLÜ MEHMET KOTLUKTEKİN
ŞIRNAK SİLOPİ MAHMUT YILDIZGÖRER
ŞIRNAK ULUDERE UZUNGEÇİT HAZIM HAYDAR
TEKİRDAĞ HAYRABOLU TUNCER BAŞOĞLU
TEKİRDAĞ MALKARA NERGİZ KARAAĞAÇLI ÖZTÜRK
TEKİRDAĞ MARMARAEREĞLİSİ MUSTAFA ONUR BOZKURTER
TEKİRDAĞ MURATLI VAROL TÜREL
BELEDİYE Adı Soyadı
TEKİRDAĞ SÜLEYMANPAŞA VOLKAN NALLAR
TEKİRDAĞ ŞARKÖY ALPAY VAR
TOKAT ALMUS KINIK HACI YUSUF GEÇENE
TOKAT ERBAA COŞKUN TONKAL
TOKAT MERKEZ MURAT YAZICI
TOKAT REŞADİYE GÜLTEKİN YILMAZ
TRABZON BÜYÜKŞEHİR HASAN SÜHA SARAL
TRABZON ÇARŞIBAŞI HAYDAR ÇOBAN
TRABZON ÇAYKARA NAİM ÇİMEN
TRABZON DÜZKÖY ABİDİN ÇELİK
TRABZON KÖPRÜBAŞI POLAT KUMBASAR
TRABZON SÜRMENE İSMAİL AKSOY
TRABZON ŞALPAZARI MUSTAFA BAYRAM
TUNCELİ ÇEMİŞGEZEK NEVZAT ALTAN
TUNCELİ NAZIMİYE ALİ EMRAH TEKİN
UŞAK BANAZ KIZILCASÖĞÜT REFİK TUNCAY
UŞAK BANAZ ETEM ERDEM
VAN BÜYÜKŞEHİR ŞÜKRÜ ŞAHAR
VAN ÇALDIRAN YAKUP ALADAĞ
VAN EDREMİT PERİHAN GÜNAY
VAN GEVAŞ MUSA BARAN
ZONGULDAK EREĞLİ ORMANLI CEVDET ERTÜRK
ZONGULDAK EREĞLİ HALİL POSBIYIK
ZONGULDAK KOZLU ALTUĞ DÖKMECİ
ZONGULDAK MERKEZ BEYCUMA AYTEKİN ÇAKMAKLI
Ayrıntılar geliyor…
]]>Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı (um: ag), 24-31 Ocak günleri arasında düzenlenecek 31. Adalet ve Demokrasi Haftası’nın temasını “Adalet, Demokrasi, Laiklik” olarak belirledi. 31. Adalet ve Demokrasi Haftası, 24 Ocak günü saat 10.00’da Batıkent Metro’dan Uğur Mumcu Parkı’na yürüyüş ile başlayacak. Aynı gün saat 11.00’de Uğur Mumcu Anıtı’nda anma töreni düzenlenecek. Ailesi, dostları ve sevenleri, saat 12.15’te Mumcu’yu 30 yıl önce katledildiği yerde karanfiller ve mumlar ile anacak, 14.30’da ise Cebeci Asri Mezarlığı’ndaki anıtmezarı ziyaret edilecek. Hafta, 31 Ocak’ta 34 yıl önce öldürülen siyasetçi ve hukukçu Muammer Aksoy’un anması ile sona erecek.
Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı (um: ag) öncülüğünde gazeteci yazar Uğur Mumcu ve katledilen aydınlar anısına 24-31 Ocak günleri arasında düzenlenen Adalet ve Demokrasi Haftası’nın 31’incisinin teması “Adalet, Demokrasi, Laiklik” olacak. Adalet ve Demokrasi Haftası, 24 Ocak’ta 31 yıl önce katledilen araştırmacı-gazeteci Uğur Mumcu anması ile başlayıp 31 Ocak’ta 34 yıl önce öldürülen siyasetçi ve hukukçu Muammer Aksoy’un anması ile son bulacak. um: ag’ın açıkladığı takvime göre bir hafta boyunca çeşitli katılımcılar ile birçok etkinlik düzenlenecek.
Gazeteci yazar Uğur Mumcu’yu anmak için 24 Ocak günü saat 10.00’da Batıkent Metro’dan Uğur Mumcu Parkı’na yürüyüş yapılacak. Aynı gün saat 11.00’de Uğur Mumcu Anıtı’nda anma töreni düzenlenecek. Ailesi, dostları ve sevenleri, saat 12.15’te Mumcu’yu 30 yıl önce katledildiği yer olan evinin önünde karanfiller ve mumlar ile anacak, 14.30’da ise Cebeci Asri Mezarlığı’ndaki anıtmezarı ziyaret edilecek.
um: ag Vakfı Yürütme Kurulu, Mumcu’nun katledilişinin 31. yılında Mumcu’nun Cumhuriyet gazetesinde 18 Kasım 1975’te kaleme aldığı “Özgürlüğün Bedeli” yazısından 31. Adalet ve Demokrasi Haftası için şu alıntıyı seçti:
“Düşüncelerinden dolayı binlerce insandan hesap soran rejim, milyonlarca lira yolsuzlukları için bir tek gün soru sormazsa, düşünce suçu adı altında kimleri neden yargılamak istediği, neden bu amaçla yasalar hazırlattığı da belli olmaz mı?”
Adalet ve Demokrasi Haftasının programı ise şöyle:
24 OCAK 2024 ÇARŞAMBA
Saat 10.00: Batıkent Metrodan (GİMSA önü) Uğur Mumcu Parkı’na Yürüyüş
Saat 11.00: Uğur Mumcu Anıtı’na Çelenk Bırakma ve Anma Töreni
Düzenleyenler: Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD), Yenimahalle Belediyesi, Siyasi Partiler, Demokratik Kitle Örgütleri
Saat 12.15: “Uğur Mumcu Sesleniyor, Karanfil ve Mumlarımızla Uğur Mumcu’nun Sokağındayız”
Türkü Dinletisi: “Uğur Mumcu için söylüyoruz” Cem Erdost İleri
Düzenleyenler: Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı (um: ag) ve Çankaya Belediyesi
Saat 14.30: Anıtmezar Ziyareti, Cebeci Asri Mezarlığı
25 OCAK 2024 PERŞEMBE
Panel: “Eğitimde Dönüşüm ve Ne Yapmalı?”
Kolaylaştırıcı: Köy Enstitüleri ve Çağdaş Eğitim Vakfı Başkanı Erdal Atıcı
Konuşmacılar: Eğitimci, yazar Dr. Nejla Doğan, 22. Dönem CHP Denizli Milletvekili Mustafa Gazalcı
Saat, Yer: 14.00: Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi
Düzenleyen: Köy Enstitüleri ve Çağdaş Eğitim Vakfı
Söyleşi: “Medya ve Adalet, Demokrasi ve Laiklik Mücadelesi”
Konuşmacı: Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Sertaç Eş
Saat, Yer: 16.00 Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi
Düzenleyen: Eğitim İş
Panel: “Gazetecilik Denince: Adalet, Demokrasi, Laiklik”
Kolaylaştırıcı: Gazeteci, ÇGD Başkanı Kıvanç El
Konuşmacılar: “Adalet ile Adil Olmak Arasında Gazeteci” Gazeteci Tolga Şardan
“Demokrasinin Gizli Yaraları: Güvencesizlik, Mesleki Çözülme ve Gazeteciler” Akademisyen Çağrı Kaderoğlu Bulut
“Laiklik’in Haber Değeri (var mı?)” Gazeteci Mustafa Mert Bildircin
Saat, Yer: 18.00 Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi
Düzenleyen: Çağdaş Gazeteciler Derneği
Dinleti: “Türküler ve Dünya Şarkıları”
Sanatçılar: Bağlama, Vokal: Ankara Devlet Operası Solist Tuncer Tercan
Gitar, Vokal: Görkem Aytimur
Klarinet: E. Ali Tercan
Keman: Mustafa Fındık
Violensel, Bas Gitar: M. Ulaş Tercan
Saat, Yer: 20.30 Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi
Düzenleyen: Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı (um: ag)
26 OCAK 2024 CUMA
Panel: “Demokrasi ve Laiklik”
Açılış Konuşması: TÜKD Genel Başkanı Meral Güler
Kolaylaştırıcı: Prof. Dr. Nejla Kurul, Ankara Barosu Başkanı Mustafa Köroğlu
Saat, Yer: 12.00 Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi
Düzenleyenler: Türk Üniversiteli Kadınlar Birliği (TÜKD), Türk Kadınlar Birliği (TKB)
Panel: “100. Yılda Ülkemiz”
Konuşmacılar: “Sağlıkta Dönüşüm” Recep Akdur,
“Cumhuriyet ve Laiklik” Seçil Karal Akgün
“Kemalizm ve Sosyal Demokrasi” Yıldırım Koç
“Laik Eğitim” Suay Karaman
Saat, Yer: 14.00 Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi
Düzenleyen: Tüm Öğretim Elemanları Derneği (TÜMÖD)
Panel: “Yargı Bağımsızlığı Sorunu Bağlamında Tutukluluk, Hükümlülük,Tutsaklık”
Açılış Konuşması: Yargıçlar Sendikası Yönetim Kurulu Başkanı Beyhan Güler
Kolaylaştırıcı: Yargıçlar Sendikası Önceki Başkanı Avukat Mustafa Karadağ
Konuşmacılar: İstanbul Barosu Önceki Başkanı Avukat Turgut Kazan, Kamu Hukuku Akademisyen Dr. Kasım Akbaş, Yargıçlar Sendikası Genel Sekreteri Tarık Özdirek, Yargıçlar Sendikası Üyesi Nuh Hüseyin Köse
Saat, Yer: 16.00, Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi
Düzenleyen: Yargıçlar Sendikası
Panel: “2024 Türkiyesi’nde Laiklik”
Konuşmacılar: CHP Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş, Gazeteci, yazar Barış Terkoğlu
Saat, Yer: 16.30 Polatlı Belediyesi Kültür Merkezi
Düzenleyenler: Sosyal Demokrasi Derneği, CHP Polatlı İlçe Başkanlığı
Söyleşi: “Türkiye’de Kontr-Gerilla Cinayetleri”
Konuşmacı: Prof. Dr. Ahmet Saltık
Saat, Yer: 17.00, Yüksek Tic. Marmara Üniversitesi İ.İ.B.F Mezunları Derneği Ankara Şube Konferans Salonu
Düzenleyenler: ADD Çankaya Şubesi, Yüksek Ticaret Marmara Üniversitesi İ.İ.B.F Mezunları Derneği Ankara Şubes
Söyleşi: “Sesini Kaybetmeyenler: Gençliğin Gözünden Adalet”
Konuşmacılar: Çağdaş Gençlik Ankara
Saat, Yer: 18.00, Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi
Düzenleyen: Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Ankara Şubesi
27 OCAK 2024 CUMARTESİ
Panel: “Kamusal Mekanda: Adalet, Demokrasi ve Laiklik”
Kolaylaştırıcı: Mimarlar Odası Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Muteber Osmanpaşaoğlu
Konuşmacılar: Avukat Turgut Kazan
Bilkent Üniversitesi Kentsel Tasarım ve Peyzaj Mimarlığı Bölüm Başkanı Doç. Dr. Bülent Batuman
Mimarlar Odası Ankara Şubesi 47.Dönem Yönetim Kurulu Başkanı Tezcan Karakuş Candan
Saat, Yer: 12.00, Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi
Düzenleyen: TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi
Söyleşi: “Cumhuriyetin Kuruluş Felsefesi”
Konuşmacı: Prof. Dr. Devrim Güngör
Saat, Yer: 14.00, Cumhuriyet Gazetesi, Cumhuriyet Kültür Merkezi
Düzenleyen: Ankara CUMOK
Panel: “Laiklik Neden Yaşamsaldır?”
Kolaylaştırıcı: Laiklik Meclisi Üyesi Prof. Dr. Ahmet Saltık
Konuşmacılar: Laiklik Meclisi Üyesi Prof. Dr. Bilsay Kuruç, Laiklik Meclisi Üyesi Prof. Dr. Erendiz Atasü
Saat, Yer: 14.00, Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi
Düzenleyen: Laiklik Meclisi
Söyleşi: “Laiklik ve Cumhuriyet”
Kolaylaştırıcı: Ankara Dayanışma Derneği Genel Başkanı Yusuf Şahin
Konuşmacı: Laiklik Meclisi Sözcüsü Avukat Ömer Faruk Eminağaoğlu
Türkü Dinletisi: Ozan Mustafa Türkel
Saat, Yer: 14.30, Çankaya Belediyesi Yılmaz Güney Sahnesi
Düzenleyen: Ankara Dayanışma Derneği
Panel: “Türkiye’de Adalet ve Hukuk”
Yöneten: ODTÜ Mezunları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Gülşah Gülen Çiftçi
Konuşmacılar: Hukukçu Şenal Sarıhan, Hukukçu İlhan Cihaner
Saat, Yer: 15: 00, ODTÜ Mezunları Derneği, Vişnelik Tesisleri
Düzenleyen: ODTÜ Mezunları Derneği
Panel: “Laiklik ve Ekonomi”
Yöneten: Pir Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Meltem Demir
Konuşmacılar: CHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Yalçın Karatepe, Ekonomist Prof. Dr. Gülen Elmas Arslan
Saat, Yer: 16: 00, Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi
Düzenleyen: Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Kültür ve Eğitim Vakfı
Panel: “Türkiye’de Laiklik ve Laik Eğitim Mücadelesi”
Açılış Konuşması: TİHAK Başkanı Oğuz Gemalmaz
Yöneten: Akademisyen, Hukukçu Aynur Demirli
Konuşmacılar: Köy Enstitüleri ve Çağdaş Eğitim Vakfı Başkanı Erdal Atıcı, TİHAK Yönetim Kurulu Üyesi, Siyaset Bilimci Mahmut Aslan
Saat, Yer: 16.00, Cumhuriyet Gazetesi, Cumhuriyet Kültür Merkezi
Düzenleyen: Türkiye İnsan Hakları Kurumu Vakfı (TİHAK)
Panel: “Bitmeyen Mücadele: Adalet, Demokrasi, Laiklik”
Kolaylaştırıcı: Avukat Mustafa Gökhan Tekşen
Konuşmacılar: Gazeteci Sedat Bozkurt, Avukat Selin Nakıpoğlu, Gazeteci Yıldız Yazıcıoğlu
Saat, Yer: 17.30, Çankaya Belediyesi Yılmaz Güney Sahnesi
Düzenleyen: Sosyal Demokrat Avukatlar Derneği (SODAD)
Panel: “Adalet, Demokrasi ve Laiklikte 2024 Yılında Türkiye?”
Kolaylaştırıcı: Genç Düşünce Enstitüsü Genel Başkanı Muratcan Işıldak
Konuşmacı: Boğaziçi Avrupa Siyaset Okulu Yöneticisi Hakan Altınay
Saat, Yer: 18.00, Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi
Düzenleyen: Genç Düşünce Enstitüsü
Dinleti: “Devrim ve Demokrasi Türküleri” Atatürkçü Düşünce Derneği Batıkent Şubesi Türk Halk Müziği Korosu
Saat, Yer: 19.00, ADD Batıkent Ahmet Taner Kışlalı Kültür Merkezi
Düzenleyen: Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD)
Tiyatro Gösterisi
Dram: “Etik Nedir?”
Yazan ve Yöneten: Gökhan Erarslan
Oyuncu: Ahmet Akın Canalioğlu
Sahne Düzeni: Serkan Kavurt
Müzik Danışmanı: Zeynep Eröksüz
Saat, Yer: 19.30, Çankaya Belediyesi Yılmaz Güney Sahnesi
Düzenleyen: Çankaya Belediyesi
28 OCAK 2024 PAZAR
Söyleşi: “Kadın ve Laik Yaşam”
Konuşmacı: CHP Genel Başkan Yardımcısı Aylin Nazlıaka
Fotoğraf Gösterisi: “Sönmeyen Işık Uğur Mumcu” Gürsel Gökçe
Dinleti: Grup Akasya
Gitar, Vokal: Ali Yılmaz
Gitar, Vokal: Ayşegül Şahin
Bağlama: Baki Tekyurt
Saat, Yer: 14.00, Keçiören Belediyesi Yunus Emre Kültür Merkezi
Düzenleyenler: ADD Keçiören Şubesi, Ankara CUMOK, Dil Derneği
Söyleşi: “Ontolojik ve Epistemolojik Temelleri Işığında Laiklik”
Konuşmacı: 19 Mayıs Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Aydın
Saat, Yer: 14.00, Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi
Düzenleyen: Eğitim İş Ankara 3 No’lu Şube
Panel: “Yolsuzluklarla Mücadele Penceresinden Kentsel Dönüşüm Yasası”
Kolaylaştırıcı: Hakim Leyla Köksal
Konuşmacılar: Emekli Hakim Önder Tekin
Mimarlar Odası Ankara Şubesi 47.Dönem Yönetim Kurulu Başkanı Tezcan Karakuş Candan
Saat, Yer: 16.00, Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi
Düzenleyen: Türk Hukuk Kurumu
Panel: “2024 Türkiyesi’nde Adalet”
Konuşmacılar: CHP Genel Başkan Yardımcısı Avukat M. Gül Çiftçi Binici, Gazeteci, Yazar Mustafa Balbay
Saat, Yer: 16.00, Akyurt Belediyesi Kültür Merkezi
Düzenleyen: CHP Akyurt İlçe Başkanlığı, Sosyal Demokrasi Derneği
Söyleşi: “Adalet, Demokrasi ve Laiklikte Neredeyiz? Gazeteciler İstediğini Yazabiliyor mu? Basında Sansür, Otosansür”
Konuşmacı: Gazeteci Tolga Şardan
Dinleti: Uğur Mumcu “Yürekli Kalem”
Sanatçı: Pınar Ayhan
Türkü Dinletisi: Uğur Mumcu ve Basın Şehitleri İçin Türküler
Koro: Kızılırmak Korosu
Saat, Yer: 16.00, Çankaya Belediyesi Yılmaz Güney Sahnesi
Düzenleyen: Kızılırmak Yerel Dernekler Federasyonu
Panel: “Yoksulluk ve Sağlık”
Kolaylaştırıcı: Ankara Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Asuman Doğan
Konuşmacı: Ankara Tabip Odası Halk Sağlığı Komisyonu Üyesi Dr. Ebru Basa, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gamze Yücesan Özdemir
Saat, Yer: 18.00, Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi
Düzenleyen: Ankara Tabip Odası
29 OCAK 2024 PAZARTESİ
Söyleşi: “Türkiye’de Eğitimde Devrim ve Karşı Devrim”
Konuşmacı: Tarihçi, Yazar Sinan Meydan
Saat, Yer: 14.00, Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi
Düzenleyen: Eğitim İş Ankara 3 Nolu Şube
Söyleşi ve Dinleti: “Laiklik ve Adalet”
Yöneten: Operatör Dr. Sabri Dokuzoğuz
Konuşmacılar: Yazar, Gazeteci Murat Sururi Özbülbül, Hacettepe Üniversitesi Siyaset Bilimi Kamu Yönetimi Öğretim Üyesi Dr. Barış Mutluay
Dinleti: Tuncer Tercan (Ankara Devlet Operası Solist)
Saat, Yer: 16.00, Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi
Düzenleyen: Bahçelievler Deneme Lisesi Mezunları Derneği
Panel: “Yolsuzluklar Halkı Nasıl Yoksullaştırıyor? Yoksulluk ve Kadınlar”
Yöneten: Kadın ve Mücadele Derneği Genel Başkanı Avukat Melek Neslihan Özfidan
Konuşmacılar: 24. Dönem CHP İzmir Milletvekili Prof. Dr. Oğuz Oyan, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Emel Memiş
Saat, Yer: 18.00, Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi
Düzenleyen: Kadın ve Mücadele Derneği
30 OCAK 2024 SALI
Panel: “Laiklik Demokrasinin Temelidir Adil Bir Toplum İçin Laiklik Vazgeçilmezdir.”
Kolaylaştırıcı: Gülen Temur (Eğit-Der)
Konuşmacılar: Laiklik Meclisi Üyesi Prof. Dr. Ahmet Saltık, 29 Ekim Kadınları Derneği Genel Başkanı Avukat Şenal Sarıhan, Eğitimci Özgür Bozdoğan
Müzik, Slayt Fotoğraf Gösterisi: “Sönmeyen Işık Uğur Mumcu” Gürsel Gökçe
Saat, Yer: 14.00, İTÜ Evi
Düzenleyenler: 29 Ekim Kadınları Derneği, Ankara CUMOK, Eğit-Der, İTÜ Birliği Derneği
Söyleşi: “Sınıfsal Saldırı Projesi Olarak AKP Rejimi Sürecinin Anlamı”
Konuşmacı: Anayasa Mahkemesi Eski Raportörü Ali Rıza Aydın
Saat, Yer: 16.00, Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi
Düzenleyen: Nükleer Tehlikeye Karşı Barış ve Çevre İçin Sağlıkçılar Derneği (NÜSED)
Söyleşi: “Büyük Hedef; Gerçek İnsanlık Tarihinin Başlamasına Katkıda Bulunmak…”
Konuşmacı: Rıza Sümer (Şiddetsiz Toplum Derneği Bşk.)
Saat, Yer: 18.00, Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi
Düzenleyen: Şiddetsiz Toplum Derneği
Müzik Dinletisi: “Umuda Ezgiler”
Müzik Grubu: Eğitim İş Cumhuriyet Öğretmenleri
Saat, Yer: 20.00, Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi
Düzenleyen: Eğitim İş
31 OCAK 2024 ÇARŞAMBA
Muammer Aksoy’u Anma – Anıtmezar Ziyareti
Saat, Yer: 13.00, Cebeci Asri Mezarlığı
Düzenleyenler: Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD), Türk Hukuk Kurumu, Ankara Barosu
Söyleşi: “100. Yılda Yeniden Atatürk Cumhuriyeti”
Konuşmacılar: ADD Genel Başkanı M. Hüsnü Bozkurt, Ankara Barosu Başkanı Avukat Mustafa Köroğlu, THK Başkanı Avukat Nail Gürman
Saat, Yer: 14.30, Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi
Düzenleyenler: Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD), Ankara Barosu, Türk Hukuk Kurumu
Söyleşi: “Muammer Aksoy’a Saygıyla”
Konuşmacı: Mahmut Aslan (TİHAK Yönetim Kurulu Üyesi/ Siyaset Bilimci)
Saat, Yer: 17.00, Cumhuriyet Gazetesi, Cumhuriyet Kültür Merkezi
Düzenleyenler: Cumhuriyet Kitapları, Ankara CUMOK
Panel: “2024 Türkiyesi’nde Adalet”
Konuşmacılar: CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, Gazeteci, Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Sertaç Eş
Saat, Yer: 18.00, Gölbaşı Belediyesi, Mehmet Akif Ersoy Kong.ve Kül.Merkezi
Düzenleyenler: CHP Gölbaşı İlçe Başkanlığı, Sosyal Demokrasi Derneği
Haftanın Kapanış Konseri
Sunan: Şebnem Gürsoy
Kapanış Konuşması: ÇYDD Ankara Gençlik Birimi
Sanatçılar: Grup Gündoğarken
Saat, Yer: 20.00, Çankaya Belediyesi Yılmaz Güney Sahnesi
Düzenleyenler: Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı (um: ag), Çankaya Belediyesi ve Katılımcı Kuruluşlar
]]>
