Zara Sanayici İş İnsanları Derneği (ZASİAD) tarafından Zara Anadolu Lisesi kampüsünde düzenlenen programda medikal destek ürünleri sahiplerine teslim edildi.
Törende konuşan Kaymakam Enes Emircan Buyuran, “ZASİAD, bir çok çalışmamızda, projemizde bizlere destek sunmakta. Zara Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfımız aracılığı ile dağıtılmakta olan medikal ürünlerin sahiplerine kazandırılmasında da önemli bir misyonu yerine getirmiştir.” dedi.
Belediye Başkanı Fatih Çelik ise “Almanya’daki hayırsever gurbetçilerimiz Cengiz Şimşek ve Yakup Karataş, geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da kampanya gerçekleştirerek yurt dışından aldıkları desteği ihtiyaç sahiplerimize ulaştırmıştır. Gurbetçilerimize, ZASİAD Başkanımız Ufuk Rufai Şimşek ve yönetimine teşekkürlerimi sunuyorum.” ifadelerini kullandı.
Konuşmaların ardından ilçe protokolü tarafından medikal destek ürünleri ihtiyaç sahiplerine teslim edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
SCHOLZ, KOALİSYON ORTAĞINI GÖREVDEN ALDI
Alman Haber Ajansı DPA’nın hükümet sözcüsü Steffen Hebestreit’a dayandırdığı haberinde, bir süredir hükümet içinde yaşanan anlaşmazlıkların ardından Başbakan Scholz’un FDP liderini bakanlıktan aldığı ifade edildi. Hebestreit, Başbakan Scholz’un koalisyon ortağı FDP’nin lideri Maliye Bakanı Lindner’i görevden aldığını doğruladı.
ERKEN SEÇİM ÖNERİSİNİ REDDETTİ
Ülke medyasında yer alan haberlerde, koalisyon hükümetini oluşturan Sosyal Demokrat Parti (SPD) ile Yeşiller ve FDP yetkililerinin aralarındaki anlaşmazlıkları çözmek için Başbakanlıkta bir araya geldiği belirtildi. FDP lideri Lindner’in Şansölye Scholz’a bu görüşmede erken seçim önerisinde bulunduğu aktarılan haberlerde, ancak Scholz’un bunu reddettiği bildirildi. Haberlerde, Cumhurbaşkanı Frank Walter Steinmeier’in de yaşanan hükümet krizi nedeniyle devreye girdiği ve parti liderleriyle görüşmesinin beklendiği kaydedildi.
NE OLMUŞTU?
Koalisyon hükümeti, 2025 bütçesi, ikinci emeklilik paketi ve “Büyüme Girişimi-Almanya için Yeni Ekonomik Dinamikler” adı verilen bir büyüme paketi konusunda zorluk yaşıyor. Özellikle FDP’nin mali açıdan şahin tutumu 2025 için hazırlanacak bütçe konusunda ortakları anlaşmazlığa düşürdü ve ülkede hükümet krizi havası oluşturdu. Maliye Bakanı Christian Lindner ve Ekonomi ve İklim Koruma Bakanı Robert Habeck ekonominin canlandırılması için farklı ve birbirlerinden bağımsız olarak öneriler sundu. Partiler arasında koordineli bir şekilde yapılmayan bu öneriler koalisyonda derin bir ayrışma olduğunu gösterdi. Koalisyon ortakları, bütçe komisyonu toplanıp bütçeye son şeklini verene kadar kapatılması gereken milyarlarca avroluk açık ile ekonomik krizden çıkış için izlenecek yol konusunda sıkıntılar yaşıyor.
MUHTEMEL 4 SENARYO
Koalisyonda yer alan bir tarafın ayrılması durumunda, Başbakan Scholz, 4 yıllığına seçildiği için mecliste başka çoğunluk oluşturabilir. Bu durumda Scholz, hükümetten ayrılan tarafın bakanlarının görevine son verir ve bunların yerine yeni bakanlar atar. Ancak bu senaryo gerçekçi bulunmuyor. Çünkü kamuoyu yoklamalarında, yüzde 32-34 bandında bulunan ve erken seçime gidilmesini talep eden ana muhalefetteki Hristiyan Birlik partilerinin (CDU-CSU) buna yanaşmayacağı ifade ediliyor. Bir başka senaryoya göre, Başbakan Scholz azınlık hükümeti kurabilir. Bunun gerçekleşmesi durumunda, Scholz hükümetinin her bir yasa için mecliste çoğunluk bulması gerekecek. Bunun için de muhalefetin desteğine ihtiyaç duyacak ve muhtemelen yasaların çıkması zorlaşacak. Bir başka seçenek de milletvekillerinin başbakana karşı bir güven oylamasına gitmesi. Mevcut başbakan güven oylamasını kaybeder ve milletvekillerinin gösterdiği bir başbakan adayı meclisten çoğunluğu alırsa, yeni başbakan olarak görev yapabilir. Ancak bunun için aşırı sağcı parti AFD milletvekillerinin desteğine ihtiyaç duyulacak. Meclisteki diğer tüm partiler AFD ile her türlü işbirliğine karşı çıktığı için bu seçeneğin gerçekleşmesi zor görünüyor. Bir diğer ve en gerçekçi seçenek ise Başbakan Scholz’un meclisten güvenoyu istemesi olarak görülüyor. Başbakan meclis çoğunluğunu arkasında toplaması ve güvenoyu alması durumunda hükümet devam eder, aksi durumda ise Başbakan, Cumhurbaşkanından erken seçime gidilmesini isteyebilir. Cumhurbaşkanı 21 gün içinde bu kararı alır, ardından 60 gün içinde erken seçim yapılması gerekir.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Almanya’da haftalardır süren siyasi çekişmelerin ardından Sosyal Demokrat Parti (SPD), Yeşiller Partisi ve Hür Demokrat Parti’den (FDP) oluşan üçlü koalisyon hükümeti dağılma noktasına geldi. Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Maliye Bakanı Christian Lindner’i görevden aldı. Alman basınında yer alan haberlerde, Lindner’in bütçe çıkmazına bir çözüm olarak erken seçim önerdiğini ve Scholz’un bu öneriyi reddettiği bildirilmişti.
Lindner’in görevden alınmasının FDP’nin koalisyondan ayrılmasına yol açıp açmayacağı henüz bilinmiyor. FDP olmadan Scholz, Sosyal Demokratlarla tek başına ya da ikinci büyük parti olan Yeşillerle birlikte, geçici parlamento çoğunluklarına dayanarak bir azınlık hükümetine başkanlık etmeye devam edebilir. – BERLİN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Uzun yıllar Almanya’da çalıştıktan sonra 2002’de memleketine dönen Albayrak, Ortahisar ilçesine bağlı Akyazı Mahallesi’ndeki evinin bahçesinde, ustasının hediye ettiği şerit testerenin yanı sıra torna makinesi ve çeşitli aletlerin yer aldığı atölye kurdu.
Albayrak, atölyesinde ürettiği masa, sandalye, sehpa, koltuk, arı kovanı ve dekoratif eşyaları yakınlarına, tanıdıklarına hediye ediyor.
Mustafa Albayrak, AA muhabirine, babasının yönlendirmesiyle küçük yaşlarda köyündeki mobilyacının yanında çıraklığa başladığını söyledi.
Ustasının çok güzel mobilya ve oyma işleri yaptığını anlatan Albayrak, “Ben de ‘Bu oyma işini öğrenirsem bana yeter’ dedim. Nihayet öğrendim de oymacılığı.” dedi.
Askerden döndükten sonra da ustasının yanında çalışmaya devam ettiğini belirten Albayrak, “UstamErzurum’a taşınınca benim gitme durumum yoktu bıraktım marangozluğu. Köyde yaşamaya başladım, tütün falan üretmeye başladım ve marangozluğu bıraktım.” diye konuştu.
“Ahşaptan hiç kopmadım”
Albayrak, 1970’te gittiği Almanya’da 32 yıl çalıştığını dile getirerek, şöyle devam etti:
“2002 yılında döndüm. Atölyeyi de birkaç yıl sonra kurdum. Makineleri Ankara’dan alıp getirdim. Şerit testereyi de o zaman ustam verdi zaten, Allah rahmet eylesin. Faal bir şey çalıştığım yok, tanıdıklarımın, kıramayacağım kişilerin siparişi olursa onları yapıyorum. Onlar ahşabı temin ediyor ben de yemek masası, oturma koltuğu, sehpa, arı kovanları yapıyorum.”
Almanya’da inşaatlarda kalıp ustalığı yaptığını ifade eden 5 çocuk babası Albayrak, şunları kaydetti:
“Ahşaptan hiç kopmadım. Sonra buraya geldim kovan yaptım. Almanya’da langstroth tipi kovanlar vardı, ben de kendime onlardan yaptım. Sonra arıları oğluma verdim. Ceviz, gürgen, çam, ıhlamur ağaçları kullanıyorum. Masa, koltuk, sehpa yapıyorum. Onlar olmasa ben öldüm, onlar beni mutlu ediyor. Torna makineleri de aldım, şimdi bahtiyarım. Bu zamana kadar sattığım yok, eşe dosta hediye olarak yapıyorum.”
Mustafa Albayrak, sağlığı el verdiği müddetçe atölyesinde üretmeye devam edeceğini sözlerine ekledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CHP lideri Özgür Özel, Almanya Sosyal Demokrat Parti (SPD) Eş Genel Başkanı Lars Klingbeil ile Anıtkabir’i ziyaret etti.
Aslanlı Yol’dan yürüyerek Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesine gelen CHP lideri Özel ve Klingbeil, burada Atatürk’ün mozolesine çelenk bırakarak saygı duruşunda bulundu.
ANITKABİR ÖZEL DEFTERİ’Nİ İMZALADI
Anıtkabir merdivenlerinde hatıra fotoğrafı çektirilmesinin ardından Özel ve Klingbeil, Misak-ı Milli Kulesi’ne geçti.
“GÜNÜMÜZÜN MODERN VE EŞİTLİKÇİ TOPLUMUNU KURAN ATATÜRK’E SAYGIYLA”
Klingbeil, Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayarak, deftere şunları yazdı:
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, günümüzün modern ve eşitlikçi toplumunu kuran Mustafa Kemal Atatürk’e saygıyla. Türk ve Alman halklarını yıllardır bağlayan kardeşlik duygularına büyük teşekkürlerimle.

CHP lideri Özel ve Klingbeil, törenin ardından CHP’nin ikinci Genel Başkanı İsmet İnönü’nün anıt mezarına da çiçek bıraktı.




Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Dilay Yalçınkaya Kaynak
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Avrupa, Almanya’daki seçimde sandıktan çıkan aşırı sağı konuşuyor.
Almanya için Alternatif (AfD), Thüringen’de hafta sonu yapılan seçimlerde elde ettiği sonuçla İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana Almanya’da eyalet meclisi seçimini kazanan ilk aşırı sağ parti oldu.
AfD, dün geç saatlerde yapılan tahminlere göre Saksonya’daki seçimlerde de muhafazakarların ardından ikinci sırada yer aldı.
Diğer partilerin çoğunluğu sağlamak için kendisiyle iş birliği yapmayı reddetmesi nedeniyle AfD’nin, hükümet kurması pek olası görünmüyor.
Yine de milliyetçi, göç karşıtı politikalar güden ve Rusya’yı destekleyen AfD, her iki eyalette de yargıçların veya üst düzey güvenlik yetkililerinin atanması gibi üçte iki çoğunluk gerektiren kararları engellemeye yetecek kadar sandalye kazanması durumunda daha önce benzeri görülmemiş bir güç sahibi olacak.
Almanya Başbakanı Olaf Scholz konuya ilişkin açıklamalarda bulundu.
“ENDİŞE VERİCİ”
Merkez sol Sosyal Demokrat Parti’nin (SPD) vekili olarak konuştuğunu belirten Scholz, Reuters’a yaptığı açıklamada “Saksonya ve Thüringen’de AfD’nin aldığı sonuçlar endişe verici.” dedi.
İktidardaki üç parti de oy kaybederken, sadece SPD iki eyalet parlamentosunda kalmak için gereken yüzde 5’lik barajı rahatça aşabildi.

“ÜLKEMİZİN İTİBARINI ZEDELİYOR”
Scholz, “Ülkemiz buna alışamaz ve alışmamalı. AfD Almanya’ya zarar veriyor. Ekonomiyi zayıflatıyor, toplumu bölüyor ve ülkemizin itibarını zedeliyor.” dedi.
Almanya’da genel seçimlere bir yıl kala gerçekleşen eyalet seçimlerinde sonuçlar Scholz’un bölünmüş koalisyonunu cezalandırırken bu durum, ülkede iç çatışmaları şiddetlendirebilir.
SPD’nin ilk kez bir eyalette parlamentosunun dışında kalabileceği yönündeki daha kötü tahminlerin gerçekleşmediğini kaydeden Scholz, “Pazar günkü seçim sonuçları bizim için de acı.” dedi.
Scholz’un koalisyonunda yer alan Yeşiller ve Hür Demokratlar Thüringen parlamentosuna giremedi.
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Almanya’da bugün, 2 eyalette yapılan seçimlerin sandık çıkış anketleri yayınlandı.
Thüringen ve Saksonya eyaletlerinde gerçekleşen seçimlerde göçmen karşıtı aşırı sağcı AfD (Almanya için Alternatif) Partisi bir ilke imza atmak üzere.
Yayın kuruluşu ZDF’nin sandık çıkış anketlerinde göre, Thüringen eyaletinde oyların yüzde 33,5’ini alarak ilk sırada yer alan AfD Partisi, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana seçim kazanan ilk aşırı sağcı parti olma yolunda ilerliyor.
AŞIRI SAĞ, 2. DÜNYA SAVAŞI’NDAN BU YANA İLK KEZ SEÇİM KAZANABİLİR
Eyalette AfD’nin en yakın rakibi muhafazakar Demokrat Birlik (CDU) Partisi ise yüzde 24,5 ile ikinci sırada yer aldı.
Anketler, Saksonya eyaletinde ise CDU’nun yüzde 31,9 ile AfD’nin sadece yarım puan önünde olduğunu aktardı.
AfD gibi göç konusunda daha sıkı kontroller talep eden ve Ukrayna’nın silahlandırılmasının durdurulmasını isteyen sol popülist Sahra Wagenknecht İttifakı (BSW), önceki anketlerde önemli ölçüde düşük performans göstermesine rağmen her iki eyalette de 3. oldu.

AFD’NİN GİZLİ TOPLANTISI
Alman basınında yer alan haberlerde, geçen sene kasım ayı sonunda AfD Partisi üyeleri ve diğer bazı ırkçı grupların Potsdam’ın kuzeyindeki lüks bir otelde “Geri Dönüş” konulu konferansta bir araya geldikleri ve AfD’nin iktidar olması durumunda ülkedeki bütün yabancıları sınır dışı etme stratejisinin nasıl uygulanacağının ele alındığı belirtilmişti.
Toplantıda ayrıca Almanya vatandaşlığına geçmiş olan yabancı uyrukluların da vatandaşlığının iptal edilerek, ülkeden gönderilmesinin tartışıldığı ifade edilmişti.
Gizli toplantının ortaya çıkmasının ardından aşırı ırkçı politikaları ve anayasaya aykırı tutumları nedeniyle AfD’nin kapatılması tartışma konusu olmuş, ülkede protesto gösterileri düzenlenmişti.
Haber Kaynağı: İhlas Haber Ajansı (İHA)
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Almanya 2. Bundesliga ekiplerinden Nürnberg forması giyen Can Uzun, milli takım tercihini Türkiye’den yana kullandı. 18 yaşındaki futbolcu, milli takım tercihi sonrası soruları yanıtladı. Milli takım tercihini Türkiye’den yana kullanması ve karar sürecinden bahseden Can Uzun, “Kalbimin sesini dinledim. Böyle bir karar kulüp değiştirmek gibi bir kariyer kararı değil, kalpten verilen bir karar. Milli takımı hissetmeniz gerekir. Kalbim ve içgüdülerim bana Türkiye’nin benim için doğru seçim olduğunu söyledi. Düşünmek için biraz daha zaman istedim sadece. Son birkaç ay boyunca ailemle, kuzenlerimle, danışmanımla ve en yakın arkadaşlarımla bu konu hakkında çok konuştum ve onların fikirlerini de dinledim, ancak sonunda kalpten gelen, çok kişisel bir karar verdim. Benim için çok iyi ve kesinlikle doğru hissettiren kendi kararım bu” ifadelerini kullandı.
“Kendi memleketinizde bir futbol efsanesi olmaktan daha büyük bir şey yok”
Genç futbolcu, milli takım tercihinde sportif kaygıların ne ölçüde rol oynadığının sorulması üzerine, “Dediğim gibi, bu kalbimden gelen bir karardı ve hangi milli takımın bana şampiyonluklar kazanma veya daha iyi reklam anlaşmaları yapma şansı verebileceğine dair herhangi bir taktiksel değerlendirme yapmadım. Milli takımda yüreğinizle oynarsınız ve bu şan, şerefle ilgilidir. Kendi memleketinizde bir futbol efsanesi olmaktan daha büyük bir şey yok. Elimden gelen her şeyi yapacağım ve Türkiye için gururla oynayacağım. 2032 Avrupa Futbol Şampiyonası, Türkiye’de gerçekleşecek ve biz olağanüstü yeteneklere sahip güçlü bir jenerasyonu. Avrupa Futbol Şampiyonası 2032’ye kadar her turnuva benim için bir onur ve mükemmel bir hazırlık” cevabını verdi.
“Kenan benim çocukluğumdan beri en yakın arkadaşım”
Kendisi gibi Regensburg doğumlu olan Kenan Yıldız’la ilgili düşüncelerini aktaran Can, “Bu da bir bonus tabii ki. Kenan benim çocukluğumdan beri en yakın arkadaşım. Regensburg’da futbol sahasında o kadar çok gün geçirdik ama hiç kulüpte birlikte oynamadık. Şimdi nihayet Türk Milli Takımı’yla bunu telafi edebileceğiz. Saha içinde ve dışında birbirimizi çok iyi anlıyoruz ve elbette büyük planlarımız var” cümlelerine yer verdi.
“Rudi Völler’in de bana tavsiye ettiği gibi kalbimin sesini dinledim”
Alman futbolunun efsanelerinden biri olarak görülen Rudi Völler ile yaptığı görüşmeyle ilgili bilgi de veren Uzun, “Rudi Völler sadece Almanya’da bir futbol efsanesi değil. Ailem ve ben, Rudi Völler’in bizimle bu kişisel sohbeti gerçekleştirmesini ve özellikle bunun için Nürnberg’e gelmesini büyük bir onur olarak görüyoruz. Babam da çok duygulandı ve gurur duydu. Rudi Völler son derece nazik ve saygılıydı ve ayrıca bana kalbimin sesini dinlemem gerektiğini ve kararımı Almanya’nın lehine vermezsem de kimsenin kırılmayacağını söyledi. Bunu duymak iyi geldi. Hiçbir baskı yoktu, dürüst, açık ve çok saygılıydı. Andreas Rettig ve Antonio Di Salvo da çok sempatikti. Sonuç olarak Rudi Völler’in de bana tavsiye ettiği gibi kalbimin sesini dinledim. Ancak kararımı vermeden önce her iki milli takımla da konuşmak benim için önemliydi, bu aynı zamanda bir saygı meselesi. Türkiye’nin yanı sıra Almanya da hayatımda her zaman çok önemli bir rol oynayacak. Regensburg’da doğdum, Regensburg, Ingolstadt ve Nürnberg’de futbol oynamayı öğrendim, Regensburg’da okula gittim, burada birçok arkadaşım var ve Nürnberg’de profesyonel futbolcu oldum. Bu nedenle Alman milli takımına ev sahipliği yapacakları Avrupa Şampiyonası ve gelecek için en iyi dileklerimi sunuyorum. Herkese Almanya’ya çok minnettar olduğumu söyleyebilirim. Türkiye ve Almanya benim memleketlerim” şeklinde konuştu.
“Kuntz, kulüpte iyi bir performans sergilersem EURO 2024’e katılma şansım olduğunun sinyalini verdi”
Can Uzun, Türkiye A Milli Takımı’nı tercih etmesi öncesinde karşılıklı görüşmeleri değerlendirerek, “U17’lerden beri Türk Milli Takımı için oynuyorum. Türkiye ile bir U17 Avrupa Şampiyonası’nda oynadım ve bana her zaman inandılar. Antrenörlerimin çoğu beni sık sık aradı ve benimle ve ailemle iletişimde kaldı. Stefan Kuntz da geçtiğimiz sonbaharda görevden alınmadan önce bana, kulüpte iyi bir performans sergilersem Almanya’daki 2024 Avrupa Şampiyonası’na katılma şansım olduğunun sinyalini verdi. Hamit Altıntop ve Vincenzo Montella da kişisel bir görüşmede bunu bana teyit ettiler. Hamit Altıntop ile de geçen yazdan beri diyalog halindeyiz. Kendisi büyük çaba sarf etti ve benim için önemli bir faktör oldu” açıklamasını yaptı.
“Hamit Altıntop ile kısa bir süre önce Münih’te şahsen tanıştım”
Türkiye Futbol Federasyonu Milli Takımlardan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Hamit Altıntop’un da kendisiyle Rudi Völler gibi şahsen buluştuğunu söyleyen Can, şunları dile getirdi:
“Hamit Altıntop ile kısa bir süre önce Münih’te şahsen tanıştım. Ailem ve ben, Hamit Altıntop’un İstanbul’dan Münih’e özellikle benim için uçup bana, aileme ve danışmanıma Türk milli takımının planlarını kişisel bir toplantıda anlatmasını büyük bir onur olarak karşıladık. Neredeyse iki saat boyunca futbol, Türkiye ve Türk futbolunun hedefleri hakkında konuştuk. Ayrıca Türk milli takımındaki gelecek rolüm hakkında da konuştuk. Daha sonra bir de kendisinden çok şey öğreneceğimden emin olduğum Vincenzo Montella ile telefonda uzun uzun konuştum. Onun beni futbolcu olarak görme şeklini ve futbol oynatma tarzını seviyorum. İtalya Serie A’da Roma’nın en iyi forvetlerindendi. Hamit Altıntop da bana çok yardımcı olacak, dünyanın en iyi kulüplerinde oynadı, çok fazla tecrübeye sahip ve çok açık sözlü. Bu konuda da içim rahattı. Hamit’in Rudi Völler ve Alman futbolu hakkında o denli pozitif konuşmasını da gerçekten etkileyici buldum, çok saygılıydı.”
“EURO 2024 kadrosunda yer almak için ligdeki her maçta elimden geleni yapacağım”
Almanya’da düzenlenecek EURO 2024 ile ilgili düşüncelerini paylaşan Uzun, “Benim için kesinlikle çok özel bir Avrupa Şampiyonası olacak. Yaz aylarındaki Avrupa Şampiyonası benim şu anki en büyük hedefim. Hamit Altıntop ve Vincenzo Montella da bana 1.FC Nürnberg’de iyi performans sergilemeye devam edersem dahil olacağımı açıkça söyledi. Çocukken bile bir Avrupa Şampiyonası’nda ve tabii ki bir Dünya Kupası’nda oynamayı hayal ederdim. Bir futbolcu için bundan daha büyük bir şey olamaz. Olabildiğince çok turnuvada oynamak ve mümkün olduğunca ileri gitmek için elimden gelen her şeyi yapmak istiyorum. Elbette orada olmak istiyorum, bu yüzden kadroda yer almak için ligdeki her maçta elimden geleni yapacağım. Sonra neler olabileceğini göreceğiz” diyerek sözlerini noktaladı. – İSTANBUL
]]>Almanya Savunma Bakanı Pistorious bugün Brüksel’de yapılan NATO savunma bakanları toplantısı öncesinde, “ESSI bugün iki yeni üyenin katılımıyla büyüyor. Yunanistan ve Türkiye’ye ESSI’ye hoş geldiniz diyeceğiz” açıklamasını yaptı.
Almanya’nın kurulmasına liderlik ettiği girişimin son iki yılda önemli başarılar kaydettiğini söyleyen Alman bakan, “Girişim hava savunma sistemlerinin ortak tedariki ve kullanımı ile ilgilidir” dedi ve ekledi:
“Odak, bu hava savunma sistemlerinin birbirleriyle uyumlu bir şekilde çalışmasıdır. Bu, sistemlerin eşgüdümlü kullanımını, aynı zamanda da eğitim ve tatbikatları da kolaylaştırıyor.”
Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından Almanya tarafından başlatılan girişim, Avrupa ülkelerinin birlikte savunma sistemleri satın almalarına ve ortak tatbikat yapmalarına olanak sağlamayı hedefliyor.
Türkiye’nin katılımı nasıl gündeme geldi?
Türkiye’nin 2019 yılında Rusya’dan S-400 hava savunma sistemlerini teslim almaya başlaması, ABD başta olmak üzere NATO müttefikleriyle ilişkilerinde gerginliğe yol açmıştı.
Dış politikada yaşanan sorunların da etkisiyle, Ankara’nın NATO müttefikleriyle savunma sanayi alanında işbirliği gerilemiş, hatta durma noktasına gelmişti.
Ancak yaklaşık dört yıl sonra, İsveç’in NATO üyeliğinin Türkiye tarafından onaylanmasıyla birlikte ilişkilerde görülen normalleşme, yeni adımlarla devam ediyor.
ABD yönetimi Türkiye’ye F-16 satışına yeşil ışık yakarken, Kanada gibi ittifak üyesi ülkeler de savunma sanayii alanında uyguladıkları fiili ambargolarını kaldırmaya başladı.
Türkiye’nin ESSI’ye katılımı da ilişkileri normalleştirme adımları çerçevesinde dikkat çekici bulunuyor.
Gözler Eurofighter’lara çevrildi
Almanya’nın girişimi olan ESSI’ye Türkiye’nin katılımının, Berlin ile Ankara arasında savunma konularında da işbirliğine olumlu yansıması bekleniyor.
Türkiye’nin Eurofighter Typhoon savaş uçakları alma talebi konusunda, Alman hükümetinin de siyasi onayı gerekiyor.
Eurofighter İngiltere, İtalya, İspanya ve Almanya tarafından geliştirilip üretilen bir savaş uçağı. Üçüncü taraflara satışı için dört ülkenin de onay vermesi gerekiyor.
Milli Savunma Bakanlığı kaynakları geçen hafta yaptıkları açıklamada, ABD’den F-16 satışına onay gelmesi sonrasında da, Eurofighter’lar konusunda taleplerinin devam ettiğini belirtmişti.
Bakanlık kaynakları, “Konsorsiyum ülkelerinden Almanya’nın bu konudaki olumlu yaklaşımı beklenmektedir. Görüşme ve çalışmalara devam edilmektedir” bilgisini vermişlerdi.
Türk ve İngiliz savunma bakanları Kasım ayında Ankara’da yaptıkları görüşmeler sırasında güvenlik ve savunma alanında işbirliğini daha da güçlendirmek için bir niyet beyanı imzalamış ve Eurofighter savaş uçaklarının satışı konusunu da masaya yatırmışlardı.
Bu arada ABD yönetimi Türkiye’ye F-16 savaş uçaklarının satışlarına, Yunanistan’a satışı yapılacak F-35’lerle eş zamanlı olarak onay verirken, ESSI’ye de Türkiye ve Yunanistan’ın eş zamanlı olarak kabulü dikkat çekici olarak değerlendiriliyor.
Avrupa Gökyüzü Kalkanı ne hedefliyor?
ESSI ile birlikte Avrupa’da, anti-balistik füze yetkinliğine sahip, ortak bir hava savunma sistemi inşa edilmesi hedefleniyor.
Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı, Avrupa’nın hava savunma yetkinliklerinin yetersiz kalabileceği endişesine yol açmıştı.
Bunun üzerine Almanya Başbakanı Olaf Scholz, 2022 yılının Ağustos ayında bu girişimi önermişti.
Aynı yılın Ekim ayında 15 Avrupa ülkesi bir bildiri imzalayarak projeyi hayata geçirdi.
Almanya Savunma Bakanlığı’nın internet sayfasında aktarıldığına göre ESSI’nin amacı “NATO’nun ortak hava savunmasının Avrupa ayağını güçlendirmek”.
Girişime üye ülkelerin füze, roket veya uçak saldırılarına karşı kendilerini daha iyi silahlandırmak istediklerine dikkat çekiliyor.
Ayrıca bu ülkelerin hava savunması için gerekli sistemleri ortaklaşa tedarik etmek, kullanmak ve bakımını yapmak istedikleri de aktarılıyor.
ESSI farklı menzilli füzelere karşı çok katmanlı savunma sistemleri kullanacak şekilde tasarlanmış ve orta menzilli (35 km) Alman IRIS-T SLM, uzun menzilli (100 km) ABD yapımı Patriot ve çok uzun menzilli (100+ km/ atmosfer dışı) ABD-İsrail yapımı Arrow-3 gibi sistemleri içeriyor.
Girişimde hangi ülkeler yer alıyor?
ESSI’ye üye ülkelerin sayısı şu anda 19. Türkiye ve Yunanistan’ın katılımı ile üye sayısı 21’e çıkacak.
Ekim 2022’de Belçika, Bulgaristan, Çekya, Estonya, Finlandiya, Almanya, Macaristan, Letonya, Litvanya, Hollanda, Norveç, Slovakya, Slovenya, Romanya ve İngiltere bir bildiri imzalayarak girişimi kurdular.
Şubat 2023’te Danimarka ve İsveç, aynı yıl Temmuz ayında da Avusturya ve İsviçre girişime katıldı.
Fransa ise Avrupa dışında geliştirilen sistemlere ağırlık verilmesi ve İtalya ile ortak geliştirdiği SAMP-T füze savunma sisteminin girişime dahil edilmemesi konusunda itirazlarını dile getirerek yer almadı.
]]>ABD Başkanı Joe Biden ile Almanya Başbakanı Olaf Scholz Beyaz Saray’da bir araya geldi. Görüşmenin başında konuşan Biden, Rusya’ya karşı Ukrayna’ya yardım konusuna değindi. Biden, Almanya Başbakanı Scholz’e, “Kimsenin yapılamayacağını düşündüğü bir şeyi yaptınız. Bu yıl Almanya’nın Ukrayna’ya askeri yardımını ikiye katladınız. Bu gerçekten önemli. Artık ayağa kalkıp üzerimize düşeni yapmalıyız. Bugün, bu yaz burada yapılacak 75. NATO Zirvesi öncesinde NATO’yu güçlendirmek için birlikte yapacağımız çalışmaları da ele alacağız” dedi. Biden ayrıca rehinelerin serbest bırakılması da dahil olmak üzere Orta Doğu’daki son gelişmeleri, devam eden müzakereleri, Gazze Şeridi’ndeki sivillere insani yardımın arttırılması ve iki devletli bir çözüm konularını masaya yatıracaklarını kaydetti.
İki devletli çözümü işaret eden Biden, “Bunun mümkün olduğunu düşünüyorum. Çok çalışmamız gerekecek ama sanırım bunu yapabiliriz” diye konuştu.
“Putin, komşularının topraklarının bir kısmını almak istiyor”
Almanya Başbakanı Olaf Scholz ise, “Almanya ve ABD’nin dünyada barışı korumak için bir rol oynaması gerekiyor. Bu özellikle Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik hala devam eden saldırganlığı açısından önemli. Putin’in verdiği saçma röportajı gördüğümüzde, bu savaşın tarihi hakkında her zaman çok fazla yalan söylediğini anlıyoruz çünkü bunu neden yaptığını anlamak çok kolay. Komşularının topraklarının bir kısmını almak istiyor, emperyalist. Ukrayna’yı desteklemek ve onlara ülkelerini savunma şansı vermek için elimizden gelenin en iyisini yapmamız gerektiğini düşünüyorum. Böylece, Avrupa’da bütçeye gerekli mali desteği sağlamaya yönelik kararları almış olmamızdan ve ayrıca Almanya’nın silah teslimatı konusunda desteğini artırmaya hazır olmasından çok mutluyum. Umarım Kongre de gerekli desteğin sağlanması konusunda bir karar verecektir, çünkü ABD’nin desteği ve Avrupa devletlerinin desteği olmadan Ukrayna’nın kendi ülkesini savunma şansı olmayacaktır” ifadelerini kullandı. Scholz, “Orta Doğu’daki duruma bakarak özellikle kalıcı bir barış için gerekli olan iki devletli çözüm üzerinde birlikte çalışmamızın gerçekten çok önemli olduğunu düşünüyorum. Eminim ki ABD ve Almanya aynı çizgide” şeklinde konuştu.
Ukrayna, Orta Doğu’daki gerilim ve Filistin devletinin kurulması ele alındı
Scholz ve Biden daha sonra ikili görüşmeye geçti. Beyaz Saray’dan görüşmeye ilişkin yapılan açıklamaya göre Biden ve Scholz, Rusya’ya karşı mücadelesinde Ukrayna’ya kararlı desteklerini yineledi. Biden, Almanya’nın Ukrayna’nın savunmasına yaptığı örnek teşkil eden yardımlarına övgüde bulundu. Scholz de ABD’nin sürekli desteğinin önemli olduğunun altını çizdi. İki lider ayrıca, Orta Doğu’da bölgesel gerilimin önlenmesine yönelik çabaları ele aldı, Gazze’deki sivilleri koruma ve hayat kurtaran insani yardım dağıtımını artırma zorunluluğunun da önemine dikkat çekti. İkili, hem İsrailliler hem de Filistinliler için İsrail’in güvenliğinin garanti altına alındığı bir Filistin devletinin kurulmasını da içeren kalıcı bir barışın şartlarının belirlenmesi konusunda görüş alışverişinde bulundu. Washington’da yapılacak NATO Zirvesi’ni ele alan Biden ve Scholz, mevcut jeopolitik zorluklarla mücadelede transatlantik ilişkinin gücünün de önemli olduğuna dikkat çekti. – WASHINGTON
]]>