Şüpheli G.Y arkadaşı Y.B.T. ile 16 Ağustos’ta Ağrı’dan Muğla’ya tatile geldiklerini aracı Muğla merkezde kiraladıkları paraları bittiklerinden dolayı eylemi gerçekleştirdiğini beyan etti. Araçta yapılan aramada olayda kullanılan 1 âdet üzerinde silah ve 9 âdet fişek ele geçirildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AK Parti Tutak Belediye Başkanı Adayı Fevzi Sayan’ın seçim ofisinde bir araya gelen heyete, AK Parti rozetlerini Ağrı Eski Belediye Başkanı Savcı Sayan taktı. Seçim çalışmaları sebebi ile yaklaşık 20 gündür bölgede bulunan Savcı Sayan, dur durak bilmeden çalışmalarını sürdürüyor.
Vatandaşlarla bir araya gelerek AK Parti ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a destek isteyen eski Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan farklı parti yöneticilerini de ikna ederek AK Parti’ye geçişlerini sağladı.
Tutak’ın birlik ve beraberliği için AK Parti’ye katılımların devam edeceğini belirten Sayan, “Tutak’a hizmetin AK Parti tarafından yapılacağına inanıyorum, dolayısı ile önemli olan benim partim değil, ilçemdir diyen 40 kişilik ekibi ile katılım sağlayarak destek olması bizi fazlası ile sevindirmiştir. İlçemiz adına da mutluluk verici bir tablodur. Sayın Turan Aydın’ı tebrik ediyorum, kendisine teşekkür ediyorum. İnşallah bu saatten sonra el birliği ile birlik ve beraberlik içerisinde Tutak’ın geleceği için birlikte mücadele edeceğiz, birlikte çalışacağız” şeklinde konuştu.
“Tutak güzel olsun, gençler iş sahibi olsun, birlik ve kardeşlik olsun”
“AK Parti her yere hizmet götürüyor, niye Tutak’a getirmesin” diyen eski Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan, “Mevcut Tutak Belediye Başkanı Bülent Duru başka bir partiden belediyeyi kazandı, sonra bizlerin de ısrarı ile AK Parti’ye geçti. Biz dedik ki Tutak’a güzel hizmetler yapılsın ama o kişi AK Parti’nin bütün nimetlerinden faydalandı, bizim bütün desteklerimizi aldı. Ama AK Parti’den aday gösterilmeyince hemen gitti başka partiden aday oldu. Allah yolunu ve bahtını açık etsin. Bu tür durumlar ayıpla karşılanıyor. Sen 4 yıl boyunca AK Parti’nin bütün imkanlarından faydalan, Cumhurbaşkanımızın bütün desteklerinden faydalan, Ağrı Belediyesinden ve şahsımdan faydalan ama sana adaylık verilmeyince hemen saf değiştirdin. Ben belediye başkanıydım, İzmir’e milletvekili adayı oldum seçilemedim, kalkıp başka yere gittim mi? Çünkü kendi ilçeme, memleketime, ülkeme hizmet etmek istiyorum. İşte burada Memleket Partisi Tutak İlçe Başkanı Turan Aydın kardeşim hizmet istiyorum diyerek kendisi ile birlikte 40 üyesi AK Parti’ye katılım gerçekleştirdi. Birlik ve beraberlik içerisinde büyük bir olayı gerçekleştirdik. Bu Tutak’a bir renk olmalı. Bizim ağzımızdan çıkmayan hiçbir söz bizim değildir. Dolayısı ile ben burada Tutak için mücadele ediyorum. Tutak güzel olsun, gençler iş sahibi olsun, birlik ve kardeşlik olsun” dedi.
37 yıldır Tutak’ın aynı kaldığını ifade eden eski Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan, “1987 yılında burada liseyi bitirdim. 37 yıldır geçmiş aynı dükkan, aynı cadde, aynı sokaklar herhangi bir gelişme olmamış. Dolayısı ile biz buna dur demeliyiz. Biz yarında buradayız. Ben canıgönülden bütün genç kardeşlerimle birlikte Tutak’ın gelişmesi ve ilerlemesi için mücadele ediyorum. Bütün gençler benim kardeşlerimdir. Siz de bana güç verirseniz, el ele olursak benim Ankara’da koparamayacağım hiçbir şey yoktur. Onlar Ankara’yı belediyeyi öğrenene kadar 5 yıl geçer ama hiç olmazsa burada seçilen adayın arkasında ben olurum. Gece gündüz size hizmet getirmek için mücadele ederim” dedi.
Memleket Partisi Tutak ilçe Başkanı Sayın Turan Aydın’a ve beraberindeki 40 kişilik gruba AK Parti’ye katılımları için teşekkür eden Sayan, “Çok güzel bir karar vermişler, Tutak hepimizin ortak sevdasıdır. Allah yar ve yardımcıları olsun” dedi.
Katılım töreni, eski Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan’ın; Memleket Partisi Tutak ilçe Başkanı Sayın Turan Aydın’a ve beraberindeki 40 kişilik gruba AK Parti rozeti takmasının ardından son buldu. – AĞRI
]]>Gündelik yaşam içinde merdiven inip çıkarken ya da çömeldikten sonra diz önünde ağrı yaşanması çoğu kişinin başına gelebilen yaygın bir durum. Ancak ağrı hastanın hayatını ciddi şekilde etkilemediği için genelde hekime başvurmak için geç kalınabildiğini söyleyen Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Budak Akman, “Dizin önündeki ağrı birkaç günde düzelmezse, dizi hareket ettirmede zorluk yaşanırsa zaman kaybetmeden hekime başvurulmalı” dedi. Prof. Dr. Akman, özellikle son yıllarda çok daha yaygın olarak kullanılan diz içi enjeksiyonlar ile bu ağrıların kontrol altına alınabileceğine işaret etti.
Her yaştaki kişiyi etkilemekle birlikte daha çok orta yaşlı kişilerde daha sık karşılaşılan diz önü ağrısı çok fazla ciddiye alınmasa da hastanın hayat kalitesini düşüren bir sorun. Hastanın bu ağrıyı tam olarak tarif edemediğini söyleyen Prof. Dr. Akman, “Özellikle merdiven inip çıkma, yere çömelmek veya yokuş yukarı yokuş aşağıya yürümek gibi dizimizin kıvrılmaya başladığı durumlarda ağrı yaşanıyor ve bu ağrı 2-3 gün içinde kendiliğinden geçmiyorsa mutlaka hekime başvurulmalıdır” dedi.
“ZAMAN GEÇTİKÇE AĞRI DAHA KALICI VE BASKIN HALE GELİR”
Herhangi bir travma yaşanmadan ortaya çıkan diz önü ağrısının müphem şekilde başladığını anlatan Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Budak Akman, “Bu durumda hasta ağrıyı hisseder ama hayatını çok etkilemediği için doktora başvurmaz. Zaman geçtikçe ağrı biraz daha kalıcı ve baskın hale gelir. Dolayısıyla hasta hekime ulaştığında ağrı yoğunlaşmış ve aradan zaman geçmiş olur” ifadelerini kullandı.
Bu durumu ortaya çıkaran farklı nedenlerin olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Akman, şu uyarılarda bulundu:
“Basit zorlamayla oluşan ağrıların 2-3 günde geçmesi gerekir. Bu sürenin üzerindeki ağrılarda çözümü hastanın kendi aramaması ve mutlaka bir hekime başvurması önemlidir. Gecikme ağrının kalıcı ve baskın hale gelmesine neden olabileceği unutulmamalı.”
“YAŞ İLERLEDİKÇE KİREÇLENME DE BAŞLIYOR”
Yaş ilerledikçe eklemlerdeki dejenerasyonun arttığını ve 30 yaşındaki bir insanın eklem yapısıyla 60 yaşındaki bir insanın eklem yapısının aynı olmadığını hatırlatan Prof. Dr. Akman, “Yaşımız ilerledikçe eklemlerdeki kıkırdak, menisküs ve bağ yapılarında bir dejenerasyon başlıyor. 30 yaşındaki bir insanın diz önü problemiyle 60 yaşındaki bir insanın diz önü problemi arasında fark var. Yaş ilerledikçe kireçlenme de başlıyor. Sorun farklı bir boyut kazanıyor. Hareketle oluşan ağrı yani çömelip kalkmak, ibadet yapmak, merdiven inip çıkmak veya mesleği gereği uzun süreli ayakta kalmak gibi durumlar her seferinde eklemde ağrı hissettiriyorsa ve kişinin aklı oraya takılıyorsa beklenmemeli” şeklinde konuştu.
“DİZ İÇİ ENJEKSİYONLAR HASTANIN SEMPTOMLARINI GİDERMEYE YARDIM EDİYOR”
Diz önü ağrısında kıkırdak kökenli dokuyla ilgili ağrıları daha sık gördüğünü söyleyen Prof. Dr. Akman, “Diz önü ağrısında hastalar en çok menisküs yırtığı veya bağda kopmanın olup olmadığını merak eder. Ancak diz önü ağrısı menisküs yırtığı demek değildir” şeklinde konuştu. Prof. Dr. Akman, hastaların bu ağrılarla yaşayarak hayat kalitelerini düşürmemelerini bu noktada tedavide birçok alternatifin olduğunu belirterek sözlerine şöyle devam etti:
“Bazen sadece dinlenmek yeterli olabilirken, çeşitli nonsteroid ilaçlar, ağrı kesiciler, buz uygulamaları ve fizik tedavi hastalarımızın büyük bir kısmını rahatlatabilir. Bunların yanı sıra son zamanlarda sık başvurduğumuz diz içi enjeksiyonları var. Hastanın semptomlarını gidermede oldukça başarılı sonuçlar alındığı için diz içi enjeksiyonlar, sık başvurulan yöntemler arasında yer alır.”
“HASTANIN DURUMUNA GÖRE FARKLI DİZ İÇİ ENJEKSİYONLAR KULLANILIYOR”
Diz içi enjeksiyonlarında hastanın durumuna, soruna yönelik farklı alternatiflerin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Akman, konuyla ilgili şu bilgileri verdi:
“Bunlardan bir tanesi kortizon enjeksiyonları. Kortizon enjeksiyonlarının tedavi edici özelliği olmasa da hastanın semptomlarını giderici ve ağrısını dindirici bir özelliği var. Diğer bir enjeksiyon çeşidi ise hyalüronik asittir. Bu diz eklem sıvısının bir benzeridir. Bir diğeri ise halk arasında da çok duyulan ve merak edilen PRP ve kök hücreler. Bu hastanın kendi kanından elde ettiğimiz kan ürünleridir. PRP ve kök hücrelerin rejeneratif yani bozuk dokuyu iyileştirici özelliklerinden faydalanıyoruz. Son zamanlarda ortaya çıkan bir enjeksiyon çeşidi daha var. Bu hidrojel tedavisidir. Ameliyatlık durumu olan ancak çeşitli nedenlerle ameliyat olamayan, anestezi almaya uygun olmayan hastalarda hidrojel tedavisi uygun bir seçenek olabilir. Pratikte daha sık kullandığımız hyalüronik asit ve PRP benzeri kan ürünleridir. Bu tedavilerle hastalarımızda genellikle başarılı şekilde ağrıyı dindirebiliyoruz.”
]]>AĞRI – Ağrı Valisi Mustafa Koç’un eşi Neslihan Gül Koç öncülüğünde Ağrı Valiliği himayelerinde İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda hayata geçirilen “Okulum Beni Bekler Projesi” kapsamında, il genelinde 390’ı kız olmak üzere 853 çocuk tekrar okula kazandırıldı.
Ağrı Valiliği öncülüğünde İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda, İbrahim Çeçen Vakfı ve diğer destekleyici kurumların katkılarıyla hayata geçirilen “Okulum Beni Bekler” projesi ile okula devam etmeyen veya edemeyen başta kız öğrenciler olmak üzere tüm devamsız öğrencilerin yeniden okula kazandırılması hedefleniyor. Bu doğrultuda harekete geçen Ağrı Valisi Mustafa Koç’un eşi Neslihan Gül Koç, Ağrı İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Kökrek, Ağrı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Müdürü Aslan Kaya ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü personeliyle devamsız öğrencileri bulunan İlhan ailesini ziyaret etti. Cemil Meriç Ortaokuluna giderken çeşitli sebeplerle uzun süredir devamsız olan 5 çocuklu İlhan ailesinin fertlerinden Leyla ve Bilal İlhan’ın okula tekrar kazandırılması için aile fertleri ile görüşen Neslihan Gül Koç’un ikna çalışmaları sonucunda aile, çocuklarını okula gönderemeye ikna oldu. Çocukları yanına alarak okula götüren Neslihan Gül Koç, araç içerisinde İlhan kardeşlere eğitimlerine devam etmeleri ve bırakmamaları yönünde telkinlerde bulundu.
İlhan kardeşleri Cemil Meriç Ortaokuluna getiren Koç, kardeşleri kendi eliyle eğitim hayatlarına tekrar devam edecekleri sınıfa yerleştirdi.
Burada proje hakkında bilgiler veren Neslihan Gül Koç, “Okulum Beni Bekler projesi Valiliğimiz himayelerinde, Milli Eğitim Müdürlüğümüz koordinasyonunda İbrahim Çeçen Vakfı ve diğer destekleyici kurumlar sayesinde hayata geçirildi. Eğitim sadece bireyin kendi başarısını sağlamaktan ziyade toplumun gelişmesi ve refaha ulaşması açısından da çok önemli olduğu için bizler eğitimi çok fazla önemsiyoruz. Ağrı’ya geldiğimizde de öğretmen olduğumdan dolayı da ilk olaraktan önceliklerimiz arasına eğitimi aldık ve sınıflarımıza baktığımızda, okullarımıza baktığımızda Ağrı’nın büyük sıkıntılarından birinin devamsızlık sorunu olduğunu gördük ve bu noktada harekete geçtik” dedi.
Devamsız öğrencilerin okula kazandırılması için yol haritası çizdiklerini söyleyen Koç, “Bu yavrularımızın okula gelmeme sebeplerini araştırarak bir yol haritası çizdik. Şube, okul, ilçe ve il komisyonları kurduk. Bu noktada saha çalışmaları yaptık. Velilerimizi ziyaret ettik. Bu çocukların okula hangi sebeplerden dolayı gitmediğini tespit ettik.” şeklinde konuştu.
“853 yavrumuzu ait oldukları okullara geri döndürmenin mutluluğunu yaşıyoruz”
2023 Ekim ayı itibariyle yaptıkları çalışmalar sonucunda 853 öğrenciyi tekrar okula kazandırdıklarını ifade eden Koç, “İl genelinde komisyonlarımızın, öğretmenlerimizin, bizlerin yapmış oldukları çabalarımızın karşılığında 853 yavrumuzu ait oldukları yere okullarına geri kazandırmanın gururunu, mutluluğunu yaşıyoruz. Tabii ki bu emek de kaymakamlarımızın, kaymakam eşlerimizin, il ve ilçe milli eğitim müdürlerimizin, ARGE birimimizin ve öğretmenlerimizin çok büyük özverili çalışmaları var. Ben buradan onlara çok teşekkür ediyorum. Bir tane çocuğun hayatına dokunmak bizler için çok önemli. Eğitim kutsaldır, eğitim hakkı kutsaldır ve her çocuğun en temel haklarından bir tanesidir” ifadelerine yer verdi.
“Velilerimizden kurduğumuz köprüde bir tuğla olmalarını bekliyoruz”
Geleceğin mimari olacak olan gençlerin eğitim hayatlarını kesintisiz yaşamaları için ellerinden geleni yapacaklarını belirten Koç, ” Biz bu projeyle neyi hedefledik. Biz bu projeyle çeşitli sebeplerle eğitim haklarından mahrum kalan yavrularımıza ulaşıp köprü vazifesi kurmak istedik. Velilerimizden, hemşehrilerimizden ne bekliyoruz. Bu köprüde bir tuğla olmalarını bekliyoruz. Onlardan katkılar bekliyoruz. Çünkü bir katkı, aydınlık yarınlarımızın mimari olan güzel gençlerimizi çok daha iyi yerlere getirecektir. Biz buna inanıyoruz çünkü umudumuz gençlerimiz. Bugün bu noktada 2 kardeş yavrumuzu daha okula kazandırdık. Daha önce şube ve okul komisyonlarımız ikna çalışmalarını yapmışlar ama başarılı olamadıklarını il komisyonuna bildirdiklerinde bizlerde geldik ve ailemizle yaptığımız görüşmelerde şükürler olsun yavrularımızı tekrar ait oldukları yere sınıflarına, okullarına kavuşturduk. Onun mutluluğunu yaşıyoruz. Sadece okula kazandırmakla kalmayıp onların yaşayabileceği sıkıntılarında farkındayız. Bundan sonrada desteklerimiz devam edecek. Gerek rehber öğretmenler gerekse okul müdürlerimizle sürekli iletişim halindeyiz. Öğrencilerimizin sıkıntıları olduğunda ya da içlerindeki potansiyeli nasıl ortaya çıkarabileceğimiz ile alakalı desteklerimiz sonuna kadar devam edecektir. Ben Ağrı’da 4 sene öğretmenlikte yaptım. Öğrencilerin ne yapabileceğinin farkındayım çok zekiler, her şeyin en güzelini hak ediyorlar. Sadece bazı noktalarda bizim onları birazcık desteklememiz gerekiyordu. Bizlerde Valilik olarak, Milli Eğitim olarak üzerimize düşen görevi yapmaya hazırız, her şey yavrularımız için, her şey gençlerimiz için.” dedi.
Okula tekrar başlayan Leyla İlhan, “Okula her gün gelmek ve ders çalışmak istiyorum. Müdür olmak istiyorum.” şeklinde konuştu.
Yeniden okuluna kavuşan Bilal İlhan ise, “Ben okulumu çok seviyorum. Beni getirdikleri için onlara çok teşekkür ediyorum” dedi.
]]>