Özel, partisinin Etimesgut Belediye Başkan adayı Erdal Beşikçioğlu, bazı genel başkan yardımcıları ve milletvekilleri ile Etimesgut’ta halk buluşmasına katıldı.
Yerel seçimlerde Ankara’da rekor kıracaklarını belirten Özel, Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın çalışmalarından bahsetti.
Yavaş’ın Ankara’da artık ayrımcılık ve partizanlık yapmadığını dile getiren Özel, herkese eşit hizmet götürüldüğünü ifade etti.
Mansur Yavaş’ın pandemi döneminde sosyal belediyecilik anlayışını bütün Türkiye’ye gösterdiğini ancak Belediye Meclisinde çoğunluğa sahip olmamanın elini kolunu bağladığını ifade eden Özel, bu seçimlerde Belediye Meclisinde çoğunluğu almayı hedeflediklerini bildirdi.
Rehavete karşı seçmenlere uyarıda bulunan Özel, seçimde Ankara’da çok sayıda belediyeyi kazanacaklarından hiçbir şüphesi olmadığını kaydetti.
Partisinin Etimesgut Belediye Başkan adayı oyuncu Erdal Beşikçioğlu’nun adaylığına ilişkin geçtiğimiz günlerde bir konuşma yaptığını aktaran Özel, Beşikçioğlu’nun canlandırdığı karakterlerle bütün Türkiye tarafından sevildiğini dile getirdi.
CHP’nin yönettiği belediyelerin kentin cazibe merkezleri olduğunu aktaran Özel, vatandaşların çoğunluğunun yaşamak ve tatil yapmak için CHP’li belediyelerin yönettiği kentleri tercih ettiğini söyledi.
Alandaki kalabalığın dosta güven verip dost olmayanları ise kaygılandırdığını ifade eden Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kimlik siyaseti ve kendi çıkardığı gerilimler üzerinden kendilerini kavgaya çekmek istediğini kaydetti.
Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ona şunu söylüyorum, tamam kavgaya varım ama senin istediğin kavgayı yapmam. Ben seninle emeklilerin hakkı için, çalışanların hakkı için, yoksullar için kavga edeceğim ve onların hakkını senden söke söke alacağım. Bunu göreceksin. Tayyip Erdoğan geldiğinde en düşük emekli maaşı 1,5 asgari ücretti. Bugün aynı hesap olsa en düşük emekli maaşının 25-26 bin lira olması lazım. 3 Kasım 2002’de en düşük emekli maaşı 8 çeyrek altın alıyordu. Bugün 2,5 çeyrek altın bile alamıyor.
2018 seçimlerine birkaç ay kala bin lira emeklilere ikramiye koydular. Biz itiraz ettik, bin lira yeterli değil, asgari ücret olsun diye. Beğenmediğimiz bin lira 24 kilo dana kıyma alıyordu o gün. 2018’deki bin lira, 2021’de 2 bin oldu, bu seçimde çok konuşuldu, 5 bin yapacağız dediler, 3 bin yaptılar. Bu 3 bin lira sadece 6 kilo dana kıyma alıyor. Hakkınızı arayacağız. Hep beraber arayacağız.”
Özel, açlık sınırının 16 bin lira, yoksulluk sınırının 53 bin lira olduğu bir yerde emeklinin 10 bin lira ile geçinemeyeceğini vurgulayarak, emeklilerden 31 Mart’ta bir cevap vermelerini istedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 31 Mart’ta emeklinin gücünü göreceğini kaydeden Özel, “Şimdi bu emekliler, 31 Mart’ta Tayyip Erdoğan’dan bunun hesabını sormaya var mıyız?” Bundan sonrasını o düşünsün.” ifadelerini kullandı.
“Bu işi 31 Mart Pazar günü hep beraber bitireceğiz”
Özel, 31 Mart’ın sadece bir yerel seçim olmadığını belirterek, “31 Mart ihmal edilenlerin, yok sayılanların, hor görülenlerin, küçük görülenlerin, ezilenlerin, emeklilerin, emekçilerin, yoksulların, işsizlerin, kadınların, gençlerin ve her yaşta umudunu kaybedenlerin 14 ve 28 Mayıs’tan sonra başı öne eğilenlerin, boynu bükülenlerin, bu genel iktidarı yerelden dengeleyecekleri gündür.” değerlendirmesini yaptı.
Feda edilecek tek oy bile olmadığını belirterek, partililerden adaylarına sahip çıkmasını isteyen CHP Genel Başkanı Özel, “Bu işi 31 Mart Pazar günü hep beraber bitireceğiz” dedi.
]]>Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 31 Mart 2024 tarihinde yapılacak olan yerel seçimler öncesi mitinglerini sürdürüyor. Aydın’da Atatürk Kent Meydanı’nda halka hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aydın geçtiğimiz Mayıs aydında Cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimlerinde yaklaşık yüze 40 düzeyinde yanımızda yol aldı. Bu oy Aydınla bizim aramızdaki gönül bağımızı ifade etmekten çok uzak. İnşallah 31 Mart’ta büyükşehir ve ilçelerinden müjdeli haberler bekliyoruz. Şu anda meydanda 52 bin kişi var. Bu ne demek? 31 Mart günü sandıkları patlamaya hazırlanıyoruz demek” dedi.
“Aydın bize Menderes’in emaneti”
“Aydın’ın bize ‘yeter söz milletin’ diyerek Türk demokrasisine adını altın harflerle yazdıran Adnan Menderesin emanetidir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin demokrasi ve kalkınma yolculuğu her darbede, her krizde ne yazık ki kesintiye uğradı. Bu defa durum farklı. Kendi iç meselelerimizle uğraşırken bizimle aynı seviyede olan ülkeler aldı başını gitti. Ülkemizin darbeler zincirinin önemli halkalarından biri de dün 27’nci yılını geride bıraktığımız 28 Şubat postmodern darbesiydi. Öncesiyle sonrasıyla bu darbe ülkemizin utanç verici sayfalarından biridir. Menderes’i hoyratça başbakanlık koltuğundan indirip, darağacına gönderen zihniyet 28 Şubat darbesinde kendince daha incelikli yöntemler kullandı. Kafa aynı kafaydı, sadece metot farklıydı. Bu darbe girişimin ele başlarından birinin gerekirse ülkemizin nüfusunun bir kaç milyon azalmasından ziyan gelmeyeceğini söylediği rivayet edilir. Hatta dönemin cuntacıları 28 Şubat’ın bin yıl süreceğini ilan etmişlerdi. Kılık kıyafetinden dolayı kadınların okuma ve çalışma hakların gasp edildiği, milli irade hazımsızlığının en sefil örneklerinin sergilendiği, bazı medya organların darbe bülteni gibi yayınlar yaptığı, demokrasi, hukuk, adalet ve özgürlük namına ne kadar değer varsa hepsinin çiğnendiği o kara günleri unutmadık, unutmayacağız. Allah ülkeyi bir daha bu faşist zihniyetin eline düşürmesin. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevimizden daha süremiz dolmadan darbecilere selam duran hukukçuların kararlarıyla ayrılmak zorunda bırakıldık. Partimizi kurup başbakanlık görevini üstlendikten sonra da sürekli darbeci zihniyetin ve onun emrindeki bürokratik oligarşinin oyunları ile boğuştuk. Cumhuriyet mitingleri adı altında Cumhuriyetimize, milli iradeye, demokrasimize kasteden tuzaklarla, karanlık cinayetlerle ve daha nice sinsi senaryolarla karşılaştık. Ardından uyduruk gazete kupürleri ile, internet haberleri ile partimizi kapatmaya kalktılar. Milletimizin desteği ile bu badireleri aştıkça önümüze yeni yeni engeller çıkarttılar. Gezi olayları ile sokakları karıştırmaya çalıştılar. FETÖ’nün, emniyet, yargı, darbe girişimi ile milli iradeyi esir almaya cüret ettiler. PKK terör örgütü ile vatan topraklarını parçalamaya niyetlendiler. 15 Temmuz darbe girişimi ile milletimize silah çektiler, kan döktüler. Sınırlarımıza yığdıkları teröristlerle vatan topraklarına ve milletimizin aziz canına kastettiler. Hiçbirinde başarılı olmayınca işi ekonomimizi mahvetme tehditlerine kadar vardırdılar. Ülkemizin 74 yıllık çok partili geleneğini hedef alan saldırıların gerisinde Türkiye’yi istedikleri gibi yönetmek isteyen emperyalist güçlerin olduğunu biliyoruz. Biz içerdeki maşalarla mücadele ederken, asıl büyük kavgayı bunlara karşı verdik. Nerde? Cudi’de verdik. Nerde? Gabar’da verdik. Bunları mağaralara gömdük. Terk edip gittiler. Bakıyorsunuz bir taraftan Fransızların meşhur LaFarge çimento ürünü Türkiye’ye geldi ve bunlarla mağaraları yaptılar teröristlere. Fransa ne yazık ki terörün adeta baş destekçisi oldu. Biz Kuzey Suriye’deki LaFarge’ın bütün barınaklarını gömdük” diye konuştu.
“Karşılaşacakları gerçek en hafif benzetmesi ile 15 Temmuz olacaktır”
Türkiye’nin her alanda güçlenmesi ile tuzakların çapının da büyüdüğünü kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizi siyasetiyle, diplomasisiyle, üretimiyle, ihracatıyla, teknolojisiyle, savunma sanayisiyle güçlendirdikçe bize karşı kurulan tuzakların çapı da büyüdü. Covid-19 salgını ve Rusya-Ukrayna savaşı gibi krizlerinin etkisi ile kendi canlarının dertlerine düşmeselerdi daha neler yaparlardı Allah bilir. Bu hadiselerin ülkemize olumsuz yansımalarını en alt düzeyde tutmak için çok çalıştık. En büyük başarımız ne yaşarsak yaşayalım ülkemizi demokrasi ve kalkınma rotasında tutmak olmuştur. Bugün de milletimizi yılgınlığa sürükleyerek, küresel ve yerel dinamikleri aleyhimize kışkırtarak ülkemizi yeniden darbe iklimine sokma hevesi ile yanıp tutuşanlar olduğunu biliyoruz. Ama artık işleri daha zor. Çünkü Türkiye, eski Türkiye değil. Milleti ile, alt yapısı ile, siyaseti ile, ordusu ile, bölgesel ve küresel dengelerdeki stratejik konumu ile artık bambaşka bir Türkiye var, bambaşka bir devlet var. Türkiye Yüzyılına kilitlenmiş bu ülkenin, önünü kesmek, ayaklarına pranga vurmak, diz çöktürmek, istikamet belirlemek öyle kolay değil. Sağda solda kendi kendilerine gelin güvey olanlar varsa milli iradenin şehri Aydın’dan hepsini ikaz ediyorum. Hayalinizde 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat gibi bir darbe veya cunta girişimi varsa, karşılaşacakları gerçek en hafif benzetmesi ile 15 Temmuz olacaktır. Dik duracağız, diklenmeyeceğiz. Artık bu milletin kendi iradesini hiçe sayanlara tahammülü kalmamıştır. Bu millet bir daha rahmetli Menderes’in ardından yaptığı gibi göz yaşı dökmeyecektir. Bu millet bir daha rahmetli Özal’a edilen eziyetlerin tekrarlanmasına rıza göstermeyecektir. Bu millet bir daha merhum Erbakan’a ve merhum Türkeş’e yapılan hoyratlıkların tekrar sahnelenmesine eyvallah etmeyecektir. Bu millet bir daha geçtiğimiz 21 yılda yaşadığımız türden hiçbir sinsi girişimin tekerrürüne izin vermeyecektir. Ülkemizin ihtiyacı çalışmaktır, üretmektir, gücünü arttırmaktır, refahını yükseltmektir, Türkiye yüzyılının inşasını kesintisiz sürdürmektir. Elbette çözmemiz gereken sıkıntılar var. Bunları ülkemizi milli irade hırsızlarının, kalkınma düşmanlarının eline teslim ederek değil, daha çok mücadele vererek çözeceğiz” ifadelerini kullandı.
“Ramazan Bayramı gelmeden 31 Mart’ta milli irade bayramı ilan edeceğiz”
Ramazan Bayramı öncesinde 31 Mart’taki seçimleri kazanarak milli irade bayramı ilan edeceklerini kaydeden Erdoğan, “Her kim size vizyonsuz projesiz vaatlerde bulunursa emin olun söylediklerini yapamayacağı gibi, sizi elinizdekilerden de edecektir. Biz Türkiye’yi lafla değil, çalışarak, üreterek, alın teri dökecek, tehditlere direnerek büyütmeyi sizlere taahhüt ediyoruz. Aydın’ın da bu kutlu yolculuğun lokomotiflerden biri olacağına inanıyorum. Öyleyse buradan ses verin ki emperyalistlerin de ve maşalarının da kulakları çınlasın. Aydın, 31 Mart’ta milli irade bayrağını bir kez daha yükseltmeye var mıyız? Türkiye yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart’ta Türkiye yüzyılı şehirleri için kararlı mıyız? 31 Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar, ana kademe, kadın kolları ve gençler kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Aydınla birlikte Türkiye haritasının tamamını Cumhur İttifakı’nın renkleri ile boyamaya var mıyız? Ramazan ayı yaklaşıyor. Bu mübarek günleri gündüzü ile ayrı, gecesi ile ayrı değerlendirmeliyiz. İnşallah Ramazan Bayramı gelmeden 31 Mart’ta milli irade bayramını ilan edeceğiz. Demokrasi ve kalkınma yolculuğumuzun bu durağını da zaferle geride bırakacağız” dedi.
“Aydın’ı daha güzel yatırım ve hizmetlerle buluşturmayı sürdüreceğiz”
Aydın’a yapılan yatırımlardan bahseden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Allah’ın her köşesine ayrı bir güzellik bahşettiği Aydın’ı biz de 22 yılda 177 milyar lira kamu yatırımı yaparak, geliştirdik, büyüttük ve zenginleştirdik. Eğitimde şehrimize 3 bin 494 yeni sınıf kazandırdık. Gençlik ve sporda 12 bin 306 kişi kapasiteli yurt binaları açtık, 43 adet spor tesisi inşa ettik. Sosyal yardımlarda Aydınlı ihtiyaç sahibi vatandaşlarımız için 7 milyar lira tutarında kaynak aktardık. Sağlıkta aralarında bin 499 yataklı 25 hastanenin olduğu, 63 adet sağlık tesisi yaptık. Yatak kapasitesi 950 olan Aydın Şehir Hastanemiz ile birlikte 8 sağlık tesisinin yapımına devam ediyoruz. TOKİ eli ile 2 bin 75 konutu, sosyal donatı alanları ile birlikte tamamlayıp vatandaşlarımızın hizmetine sunduk. Bin 552 konutun inşasına devam ediyoruz. Şehrimizde 9 bin 717 riskli bağımsız bölümün kentsel dönüşümünü gerçekleştirdik. İktidara geldiğimizde Aydın’da 7 adet atık su arıtma tesisi varken, bugün 34 adet atık su arıtma tesisi ile belediye nüfusunun yüzde 88’ine hizmet veriyoruz. Bunlar belediyenin yapması lazım. Aydın’daki 4 millet bahçesi projemizden 2’sini tamamlayarak hizmete sunduk, diğerleri ile de çalışmalarımız sürüyor. Ulaştırmada 114 kilometreden devraldığımız Aydın’ın bölünmüş yol mesafesini 408 kilometreye çıkarttık. İzmir-Aydın Otoyolu’nu, Aydın Çevre Yolu’nu tamamlayarak trafiğe açtık, şehir hastanesi yolunu da biz yapıyoruz. İlk 80 kilometresini trafiğe açtığımız Aydın-Denizli Otoyolu’nun kalan 60 kilometrelik kısmını da inşallah bu yıl sonuna kadar tamamlayacağız. Ayrıca çeşitli güzergahlarında inşası süren, projelendirmesi yapılan çok sayıda yol çalışmamız var. Demir yollarında; Cumaovası, Aydın, Denizli Hattı ile Nazilli, Kızıldere arasını tamamen yeniledik. Afyon, Denizli, Isparta, Burdur ve Ortaklar Aydın-Denizli tren hatlarını modernize ediyoruz. Didim Yat Lima’nını da biz tamamladık. Aydın’a 14 baraj, 13 gölet, 6 hidro elektrik santrali, 8 arazi toplulaştırma, 42 sulama tesisi ve 17 yer altı depolama tesisi inşa ettik. 4 baraj daha inşa ediyoruz. Hayata geçirdiğimiz sulama projeleri ile 592 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtık. Halen inşası ve ihale süreci devam eden 11 sulama tesisi ile 297 bin dekar araziyi daha suyla buluşturacağız. Aydınlı çiftçilerimize yaklaşık 71 milyar lira tutarında tarımsal hibe desteği verdik. Sanayi ve teknolojide 1 teknopark, 9 araştırma geliştirme merkezi ve 3 tasarım merkezi kurduk. Efeler’deki 72 hektar alanda tarıma dayalı ihdtsas organize sanayi bölgesini faaliyete geçirdik. İstihdamı desteklemek için Aydınlı işverenlerimize toplam 4,2 milyar lira tutarında prim teşviki verdik. Enerjide Aydın, Çine, Efeler, Germencik, İncirliova, Koçarlı, Köşk, Kuşadası, Kuyucak, Nazilli, Söke, Sultanhisar ve Yenipazar’a doğalgaz arzını sağladık. Didim’e de önümüzdeki yıl doğalgaz arzını sağlayacağız. Aydın’daki müzelerimizde bulunan eser sayısını 66 binden yaklaşık 113 bine çıkarttık. İnşallah Aydınımızı daha nice güzel yatırımlarla, eserlerle, hizmetlerle buluşturmayı sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.
“21 yıldır sadece eser ve hizmet siyaseti yaptık”
Türkiye yüzyılı vizyonuyla cumhuriyetimizin ikinci asrına güçlü bir giriş yapmanın çabası içerisinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
“Biz bu ülkede 21 yıldır sadece eser ve hizmet siyaseti yaptık Türkiye’nin asırlık ihmallerin ürünü tüm alt yapı eksikliklerini gidermek, milletimizi hayalleri ile buluşturmak bize nasip oldu. Sadece somut projelerle kalmadık. Hak ve özgürlüklerin geliştirilmesi konusunda da devrim mahiyetinde düzenlemeleri hayata geçirdik. Her alandaki sorunları çözerken, asla kimsenin inancına, hayat tarzına, kökenine ve şehrine bakmadık. Siz birilerinin yaptıkları eski Türkiye güzellemelerine sakın kulak asmayın. Milletçe Cumhuriyet tarihinin en müreffeh ve en demokratik dönemini son 21 yılda yaşadık. Ülkemizin en iddialı kalkınma programı olan 2023 hedeflerini biz hayata geçirdik. Ülkemizin güven ve istikrar iklimine, demokrasisine, bağımsızlığına kasteden saldırılara ilave olarak küresel ve bölgesel krizlerin yansımalarından kaynaklanan o sıkıntılar, bu hakikatin üzerini örtemez. Biz ülkemiz ve milletimiz için en iyisini hedefleyerek yolumuza devam ediyoruz. Türkiye yüzyılı vizyonuyla cumhuriyetimizin ikinci asrına güçlü bir giriş yapmanın çabası içerisindeyiz. Bugün açıklanan 2023 yılı büyüme rakamları hamdolsun oldukça iyi geldi. Türkiye ekonomisi geçen yıl depreme ve diğer olumsuzluklara rağmen yüzde 4,5 büyüyerek çok önemli bir başarıya imza attı. Hani ekonomi kötüydü? Kötüye gidiyordu? Böylece ekonomimiz üst üste 14 çeyrektir büyüme başarısı gösterdi. Bu oranla Avrupa Birliği ülkeleri arasında en çok büyüyen ülke olduk. Gayrisafi yurtiçi hasılamız 1 trilyon 119 milyar Dolar ile ilk kez 1 trilyon Dolar sınırının üzerine çıktı. Muhalefet, hani yandık, öldük, bittik diyordu ne oldu? Aydın 31 Mart akşamında bu muhalefete dersini verecek, ben size inanıyorum. Çok çalışacağız. Aydın’ı 31 Mart akşamı özellikle takip edeceğim.”
“Bizimle yarışacak kimse yok”
Türkiye’de belediyeciliğin AK Parti’nin işi olduğunu ve belediyecilikte kendileri ile yarışacak kimsenin olmadığını belirten Erdoğan konuşmasını şu sözlerle noktaladı:
“Bugüne kadar yaptıklarımızla beraberce atlattığımız badirelerle, geleceğe yönelik yol haritamızla hep sizlerin huzurunda olduk. Milletimize asla yalan söylemedik. Yapamayacağımız işin sözünü vermedik. Sözünü verdiğimiz her işi yapmak için de canla başla çalıştık ve çabaladık. Şüphesiz eksiklerimiz olmuştur ama asla milletimizin karşısında başımızı eğecek yalanımız, hele hele ihanetimiz olmadı. 31 Mart seçimleri için sizlerin karşısına çıkarken arkamızda 21 yıllık eser ve hizmet karnemiz, önümüzde de Türkiye yüzyılı şehirlerini inşa etmek için gerçek belediyecilik sözümüz var. Efeler diyarı Aydın harbiliğin ve hasbiliğin kitabının yazıldığı yerdir. Biz size yüreğimizi açıyoruz. En samimi şekilde muhasebemizi yapıyor, vaatlerimizi anlatıyoruz. Büyükşehri ve ilçeleri ile Aydın 31 Mart’ta tercihini Cumhur İttifakı’ndan yana yaparsa bundan kazançlı çıkacak olan sizlersiniz. Niye? Cumhurbaşkanı bu kardeşiniz mi? hükümet bu kardeşiniz ile mi yürüyor? kabine benimle mi yürüyor? Öyleyse Aydın’daki yerel yönetim de bizim olduğu zaman nasıl hizmetler olacağını anlayın. Her partinin bir adayına saygımız var ama belediyeciliğin bizim işimiz olduğu hususunda iddialıyız. Zira bu kardeşiniz 1994’de çöp, çukur, çamur olan İstanbul’u CHP’den aldı. Orayı hamdolsun pırıl pırıl bir şehir haline biz getirdik. Kimse kusura bakmasın. Bu konuda bizimle yarışacak kimse yok. Aydın’ı Türkiye yüzyılına hazırlamak için 31 Mart’ta sandıkta desteğinizi istiyoruz.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan konuşmasının ardından AK Parti Aydın İl Başkanı Gökhan Ökten ve MHP Aydın İl Başkanı Haluk Alıcık’ı sahneye davet ederek Aydın Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere 17 ilçenin belediye başkan adaylarını tanıttı. – AYDIN
]]>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Muğla’da, partisinin Aday Tanıtım Toplantısı’nda konuştu. Özel, şunları söyledi:
“Hayat; siyasetçiler için, siyaseti halk için yapanlar için, ülke için yapanlar için, ideali için yapanlar için bir başkalarında olduğu gibi değil; CHP siyasetinde öyle çevresini zenginleştirme oradan kendisine, ailesine, çocuklarına çıkar sağlama işi değil. Bizim işimiz her şey bittiğinde, ‘Arkamdan nasıl konuşulacak, ne söyleyecekler ve ne kadar dost biriktirdim’ işimiz o iş. Ben bugüne kadar çok dost biriktirdim ama ilk günden beri tam 5 dönemdir Muğla’ya hizmet eden; ‘İşte cumhuriyetin, işte CHP’nin belediye başkanı’ dedirten; birileri Türkiye’nin kredi notunu B-‘ye çıkarmaya çalışırken yönettiği büyükşehir belediyesinin kredi notunu AAA’da tutan ve Muğla’da 5 dönem görevden sonra, tekrar aday gösterilse tekrar seçilecekken ‘Şimdi bu belediyeyi gençlere emanet etme zamanı, bu deneyimlerden başkalarını yararlandırma zamanı’ diyerek görev yaptığı dönemle ilgili hakkında bir kişinin bir kuruşla ilgili arkasından konuşmayacağı; emanet ettiğimiz bu güzel Muğla’nın koylarını yağmalamak isteyenlerin aşamadıkları; onun için MUÇEV diye özel vakıflar kurup arkadan dolaşmaya çalıştıkları; kent suçlarına, talana karşı durmuş; birileri ‘İstanbul’a ihanet ettik. Bu gökdelenleri diktik, hançer gibi sapladık’ derken Muğla’da 4 kattan fazla dikey mimariye izin vermeyen; emanet aldığı Muğla’yı yıllar sonra ihanet etmeden şimdi gençlere teslim eden bir dostum, büyüğüm, ağabeyim var benim burada: Osman Gürün.
“BÜYÜKERŞEN’İN GENEL KOORDİNATÖRLÜĞÜNDE, OSMAN GÜRÜN’E GÖREV TEKLİF EDİYORUZ”
Başkan’a bir teklifte bulunmaya geldim. CHP’nin belediye başkanları çok iyi çalışıyor. Ama bunu bütün Türkiye’ye anlatmakta birazcık eksik kalıyorlar. Aynı işi hepsi bir yapıyor ama ortak zeminde buluşturmakta bazen eksik kalıyorlar. Birinin bir yerde yaptığını, öbürü boşu boşuna masraf edip uğraşıyor, aslında proje hazır. 1 Nisan’dan itibaren seçilen belediye başkanlarımızı koordine edecek, iyileri birbiriyle buluşturacak, hizmetleri görünür kılacak, Türkiye’ye ‘Bakın, bu kentleri nasıl güzel yönetiyoruz, bu ülkeyi de böyle yönetiriz’ diyecek, bir yandan da kendi denetimini yapacak, üç ayda bir belediye başkanlarına karnelerini sunacak bir sistem kuralım dedik. Yılmaz Büyükerşen’in genel koordinatörlüğünde, onun yanı başında Osman Gürün’e bu görevi teklif ediyoruz. Bütün Türkiye’deki belediyeleri onlara emanet edeceğiz. Osman Başkan’ın yanında çok çalışkan bir arkadaşı vardı, o da şimdi görevi Menteşe’de bir kadın belediye başkanına teslim ediyor ama kendisi de Muğla’ya hizmet etmeye devam edecek: Bahattin Başkan. ve Milas’ta uzun yıllar hizmet edip bu süreçte yeniden aday olmayan CHP’nin en önemli değerlerinden bir tanesi: Muhammet Başkan. Bu üç cumhuriyet çocuğuna baktığınızda, kendilerine emanet edilen kamu görevini dört dörtlük yaptılar, ortak özellikleri; kırgınlık, küskünlük, yılgınlık yok. Gerçek partililik budur.
Bir değişim, bir gençleşme yaşıyoruz. Kadınların CHP’de hak ettiği noktaya gelmesini istiyoruz ve böyle bir vizyonda 43 yaşında bir kadın adayımızla Gonca Köksal ile, Bodrum’da 30 yaşında Tamer Mandanlinci ile, Seydikemer’de 34 yaşında Özgür Can ile, Dalaman’da 36 yaşında Sezer Durmuş ile ve benim yaşım olan 49 yaşındaki bir ortalamayla bundan sonra Muğla’yı kendisi de 53 yaşında olan Ahmet Aras’a emanet ediyoruz. Sizinle birlikte 33 gün daha koşacaklar. En sonunda mazbatalarını alıp göreve başlayacaklar. Mazbatalarını aldıklarında 9’u CHP’nin yönettiği belediyeler şu anda bizde. Bu sayının 15’e, 16’ya yükselmesini ümit ediyoruz. Göreve başlamak için devir teslime gidecekler. Orada kapıdan girerken camın yanında duracaklar. Ceplerinden mal varlıklarını çıkaracaklar. Mal varlıklarını göreve başladıkları gün, belediyelerinin kapısına asacaklar. Görevi bıraktıkları gün, yeni mal var varlıklarını oraya asacağız. Biz belediye başkanlarımızı mal varlıklarıyla, açık alınlarıyla, şeffaf bir belediyecilik yaparak ve emanet aldıkları Muğla’yı ranta değil, halka açarak yöneteceklerine yürekten inanıyorum.
“MUĞLA’YI HARAMİLERE DEĞİL, MİLLETE TESLİM EDECEĞİZ”
Muğla’da MUÇEV diye bir vakıf kurdular. Bir vakfı ve derneği birleştirdiler. Kim var yönetiminde? Eski milletvekilleri, AK Partili siyasetçileri, bürokratları koydular. Ne yapıyor? Osman Gürün’ün, belediye başkanlarımızın geçit vermediği işleri onlara yaptırtıyorlar. Koyları, yandaşlara kiralıyorlar. Buna karşı, CHP olarak mücadele verdik, vermeye devam edeceğiz. Muğla’yı haramilere değil, millete teslim edeceğiz. Söz veriyoruz. Buraya geçmişte partimizde milletvekilliği yapmış bir adayı görevlendirmişler. ‘İktidara yakın olursam şu, bu olur’ diyor. Bir yandan kibirle yukarıdan bakıyor, belediye emekçilerini işinden edeceğini söylüyor. Bürokratları tehdit ediyor ama en büyük tehdidi Muğla’nın yeşiline ve mavisinedir. Burası Adalet ve Kalkınma Partisi’nin her şeye rağmen ranta açamadığı, çok katlıları dikemediği, her çevre felaketinde karşısına toplumla birlikte yerel yöneticilerin kol kola girdikleri, Muğla’yı, Muğla’yı sevenlerin yönettiği, Muğla’da doğanların, doyanların, karnını namusluca ekmeğiyle kazandığı, ekmeğiyle doyuranların, namerde avuç açmayanların iktidarından, Muğla’yı talan ettirmeye memur kılınmış birine asla teslim etmeyeceğiz.
“MUĞLA’NIN ÇIKARINI KORUMAYA SÖZ VERİYORUZ”
Bundan sonraki süreçte nasıl ki Akbelen ormanlarında İkizköylülerin yanında olduysak, nasıl ki zeytin ağaçlarını koruduysak, nasıl ki çevremizi katledenlere, ağacımızı kesmeye, koylarımızı betonlaştırmaya çalışanlara karşı mücadeleyi verdiysek, bundan sonra da eski, yeni, mevcut kadrolarımızla, gençlerimizle, Muğla’nın genç il başkanıyla, tüm ilçe başkanlarımız ve sizlerle birlikte Muğla’yı korumaya, ona gözümüz gibi bakmaya, Muğla’nın çıkarını, namusumuz gibi korumaya hep birlikte bir kez daha söz veriyoruz.
“…BİR MİLYONLUK NÜFUSA GÖRE PARA YOLLUYORLAR”
Buradan Recep Tayyip Erdoğan’a bir hatırlatmada daha bulunmak istiyorum: Muğla, 1 milyon nüfuslu bir yerdir. Kışın, siz sizeyken 1 milyonsunuz. Yazın, 5-6 milyon oluyor. Buraya hizmet yapılsın diye bir milyonluk nüfusa göre para yolluyorlar. 5 milyon için hizmet bekliyorlar. Çok önemli altyapı yatırımları, çalışmalar yapılıyor. Yurt dışından krediler bulunuyor. Özel finans yöntemleri kullanılıyor. Ancak, Türkiye’nin göz bebeği, her bir ilçesi bütün dünyanın dilinde olan bu güzel memlekete daha iyi hizmet yapılması için, daha önce Antalya’da ifade etmiştim. Cep telefonu sinyalinden, bir şehirde kaç kişinin hangi gün olduğu belli. Biz 5-6 milyona 12 ay ücret ödeyin, demiyoruz. Ama kim bir şehre gelip hizmetinden yararlanıyorsa, altyapısını meşgul ediyorsa, o kişi için devletin genel bütçeden ayırdığı payın verilmesi gerekir. Bunu, sırf kıyı şeridindeki bu güzel kentleri CHP’liler yönetiyor diye yapmıyorlar.
“KİRA FİYATLARI ÇOK ÖNEMLİ SORUN”
Kira fiyatları deyince bu Türkiye’de çok önemli bir sorun. Ocak 2024’te Muğla’daki ortalama kira 17 bin 926 lira. Asgari ücretten 924 lira daha fazla. Burada asgari ücret verdiğin birisi ortalama bir ev tutsa suyunu bağlatacak, elektriğini ödeyecek, çay demleyecek parası kalmıyor. Bu oranlar son derece fazla. 2 yıl öncesine göre yüzde 171 artmış. Burada dinlenmeye gelen, konut stokuna talebi arttıran, ekonomisi iyi olanlar tamam da Muğla’nın evlatları ne olacak? Muğla’daki polisler, askerler, öğretmenler, emekçiler ne olacak? Bu yüzden biz şehirlerde sabit, yerleşik yaşayanların bu kira fiyatlarından etkilenmemeleri için bir dizi öneriyi hazırladık. Meclis’teki ilgili komisyonlara sunuyoruz. Muğla’daki yüksek kira sorununun bir an önce çözülmesi, Muğla’nın büyük sıkıntılar çeken, yoksullaşan orta direğine sahip çıkılması, Muğla’da çalışan turizm emekçilerinin kışın işsiz kalma sorununa karşı mutlaka çözüm üretilmesi, sıkıntıya düşen Muğla esnafının tüm yönleriyle desteklenmesi lazım. CHP olarak üzerine titrediğimiz bir ildeyiz. Seçim sonuçlarıyla ilgili hiç endişe duymadığımız, liyakatli, çalışkan yöneticilerinin işini iyi yaptığı, sizin de ziyadesiyle memnun olduğunuz, bundan sonra da ilerleyen günlere umutla bakacağımız günlerdeyiz.
“BİR ŞEY YAPACAKSANIZ 31 MART’TA SANDIK BAŞINDA YAPACAKSINIZ”
31 Mart seçimleri, sadece yerel seçimler değil. 31 Mart yerel seçimleri bundan sonra 4 yıl boyunca bir daha herhangi bir seçimin olmayacağı seçimler. Mehmet Şimşek’in ağzında bir bakla var. Diyor ki ‘1 Nisan’dan sonra sıkı para politikasına geçeceğiz.’ Bunun emekçiler için anlamı hak edilen zammı almamaktır. Emekliler için bugünkü açlık sınırından 7 bin lira aşağıdaki en düşük emekli maaşını arttırmamaktır. Küçük esnaf için yeni vergi yükleri, artan enflasyon, zamlar ve hayat pahalılığı demektir. 1 Nisan geldiğinde artık ertesi gün yapacak bir şey kalmamıştır bunlara engel olmak için. Eğer bir şey yapacaksınız, 1 Nisan’dan bir gün sonra yapamazsınız. 1 Nisan’dan bir gün önce, 31 Mart’ta sandık başında yapacaksınız. Daha önce her ne sebeple olsun, AK Parti’ye, MHP’ye oy vermiş ama hayat pahalılığı karşısında ezilmiş, enflasyon yüzünden tükenmiş, alım gücü kalmamış, borcunu ödeyemeyen, kredi kartını başka yerden kredi çekerek kapatan, borcu borçla çevirenler, geçen seneye göre bu sene daha yoksul hissedip gelecek seneden endişe edenler, boynu bükük çiftçiler, kaderine terk edilmiş hayvancılıkla uğraşanlar, sorunları hiç dile getirilmeyen Marmaris’teki arıcılar, esnaf, memur, çalışan, herkes. Bunlarla ilgili endişe duyan herkes 31 Mart’ta bu iktidara gücünü göstermek zorundadır.”
Her şeye rağmen oy alırsa, her şeye rağmen AK Partililer, MHP’liler sıkıntılarını ifade etmezlerse, hiç değilse bir sarı kart göstermezlerse, bir kırmızı ışık yakmazlarsa, ‘Hep zengine çalışıyorsun, bizi ezdirdin’ demezlerse 1 Nisan’dan sonra acı reçete geliyor. 31 Mart’ta Cumhur İttifakı’nın gücünü dengelemek, onların karşısına bir gücü koymak zorundayız. Bunu yerel seçimlerle yapmak zorundayız. O yüzden ben CHP’nin Genel Başkanı olarak Cumhur İttifakı’nın karşısında en büyük ittifakı aramak için elimden geleni yaptım. Çiçeği yaptırdım, arkadaşlarımı yanıma aldım ve ziyaretlerde, temaslarda bulundum, ‘Birlikte olalım. Buraları AK Parti’ye, MHP’ye teslim etmeyelim’ dedim. Biz Ankara’da bir ittifak, bir iş birliği gerçekleştiremedik. Ama 2019’da büyük zaferi yaşayanlar ve yaşatanlar buradalar, seçmen bir yere gitmedi. Ben o yüzden CHP olarak Cumhur İttifakı’nın karşısındaki büyük Türkiye İttifakı’nın içinde hep birlikte yer aldığımızı görüyorum.
“TÜRKİYE SENDEN BÜYÜKTÜR”
Hani dış politikada konuşup da gelip iç politikaya malzeme ediyor ya ‘Dünya beşten büyüktür’ diye. Bak, Türkiye senden büyüktür. O karınca gibi görüp ezmeye çalıştığın emekçinin, kardeşi vardır; karıncanın kardeşi vardır. O da CHP’dir, cumhuriyetçilerdir, bütün Türkiye’dir, Türkiye İttifakı’dır. Yok saydığın, Atatürk’ün ‘Milletin efendisidir’ dediği çiftçinin kardeşleri vardır. CHP’lilerdir, Türkiye İttifakı’dır, Türkiye’dir. Hepinizin arkasındayız. ve gençlerimiz, Türkiye’de umudu kalmayanlar, yurt dışına gitmek isteyip geleceği orada aramak isteyenler gençlerimize hep birlikte sesleniyoruz: Kimse enseyi karartmasın, umudunu kaybetmesin. Umut var, umut 31 Mart’tadır. Umut; geçtiğimiz sene çok üzüldüğünüz, geçtiğimiz sene mayıs ayında belki de çok karamsarlığa kapıldığınız noktada hep birlikte ayağa kalkan, motive olan, 100 yıl önce kurtardığı ülkeyi yine kurtarmaya azmetmiş olan, kurduğu cumhuriyetin kıymetini bilen cumhuriyetçilerdir, Atatürkçülerdir. Biz buradayız, hep birlikteyiz ve hiçbir yere gitmiyoruz.”
CHP lideri Özgür Özel, konuşmasının ardından, Memleket Partisi’nden istifa edip CHP’ye katılan İbrahim Şimşek ve Murat Gökalp’in rozetlerini taktı ve “Hangi partide olursa olsun tüm cumhuriyetçileri, tüm Atatürkçüleri, tüm vatanseverleri, tüm milliyetçileri Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün baba ocağına CHP’ye davet ediyorum” dedi.
]]>31 Mart’taki yerel seçimlere az bir zaman kala İBB Başkan adayı Murat Kurum, Kanal 24 ve Radyo 24 ortak yayınında gündeme ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
“ANKETLERDE 1,5-2 PUAN ÖNDEYİZ”
Seçim anketlerindeki son duruma değinen Kurum, “Muhalefet 8-10 puan öndeyiz tezviratları yapıyordu. Biz sahaya indik, projelerimizi açıkladık, şu anda 1,5-2 puan öndeyiz. İstanbulluların aklıyla kimse alay edemez.” ifadelerini kullandı.
Murat KurumMurat Kurum’un açıklamalarından satır başları:
“Biz hep İstanbul’un sorunlarına, meselelerine çözüm bulmak için çalışacağız. Proje yapacağız. Halkımızın içinde bundan önce olduğu bu gibi yine bundan sonra da halkla beraber olacağız. İstanbullularla beraber olacağız dedik. Ki İstanbullumuzun da bu manada beklentisi sahada bu yani İstanbullunun trafik sorunu İstanbullunun deprem sorunun ortadan kaldırılması noktasında beklentileri var. Çevreye ilişkin beklentileri var. Sokak hayvanları ile ilgili beklentileri var. Taksi sorunuyla ilgili beklentileri var ve biz hep şunu söyledik, ilk günden itibaren ki 40 küsur gündür de sahadayız. Kim kimle ittifak yapar, buna bakmayacağız biz. Kimler hangi ittifak içerisinde olursa olsun biz İstanbul’da 31 Mart gecesi İstanbul’un bu durağanlığına son vereceğiz.
Nereden talimat aldıklarını çok iyi biliyoruz. Hangi ittifak içerisinde olursa olsun, bizim için hiç önemli değil. Topu gelse bu seçimi alacağız. 31 Mart gecesi İstanbul’un Fetret dönemini bitireceğiz. Biz 25 yıllık birikimimizi gelip bugün İstanbul için İstanbul’un 39 ilçesi, 964 mahallesi için sokak sokak çalışarak bu sorunlar ortadan kaldırabileceğimize inanıyoruz ve bu manada da amacımız, hedefimiz bu.
Murat KurumDEM PARTİ VE “KENT UZLAŞISI” İDDİALARI
Talimat aldıklarını çok iyi biliyoruz. Yani bu manada işte kent uzlaşısı içerisinde olup da farklı farklı ittifaklar içerisinde yine süreci yürütmeye çalıştıklarında tüm milletimiz görüyor. İstanbullularda görüyor. Ama onlar hangi ittifak içerisinde olursa olsun bizim için hiç mi hiç önemli değil. Topu da gelse biz bu seçimi alacağız. Altını çizerek söylüyorum, 31 mart gecesi İstanbul’un fetret dönemini hep birlikte bitireceğiz. Kandil bunlara ne yapması gerektiğini tarif ediyor ve bunlarda ona uyuyor. Ortadaki durumu milletimiz çok iyi görüyor. Bildiğim tek şey; İstanbul’un sorunları, problemleri ve İstanbullunun beklentileri. Deprem riskini göz ardı edemeyiz. Deprem riski şu an onların yapacağı uzlaşıdan daha kıymetli ve değerli.
“İBB YÖNETİMİ 5 SENELİK BAŞARISIZLIĞI ÖRTMEYE ÇALIŞIYOR”
Buradaki başarısızlıklarını örtmeye çalışıyorlar. Bilgisizliklerini örtmeye çalışıyorlar. Çok net söylüyorum. Yani biz polemikten uzak duracağız dedikçe bizi polemiğe çekip yani cennet gayreti kendilerini gündemde tutmaya çalışıyorlar. Ama gündemde değiller. Çünkü İstanbul’a 5 sene hizmet etmediler. İstanbul’da 5 sene başarısız oldular. Dolayısıyla bunu İstanbullular biliyor. Tüm milletimiz biliyor. Bir bakıyorsunuz bugünkü Büyükşehir Belediye Başkanı, Cumhurbaşkanı yardımcısı olarak aday oluyor. Bir bakıyorsunuz CHP genel başkanlığı veya iş başkanlığına soyunuyor. Bir bakıyorsunuz başka partileri karıştırmak için farklı gündemler peşinde koşuyor. Bir bakıyorsunuz İstanbul’un sorunları varken başka yerde fotoğraf veriyor. Yani bir İstanbul’a odaklanmasını biz anlatamadık kendisini ama inşallah 31 Mart’ta. İstanbullular kendisini anlatacak. Dolayısıyla hep bir farklı gündemi ortaya getirmek, bunların alışkanlığı ama maskeleri bu manada düştü. Neden düştü işte işin içinden çıkamayınca Sayın Cumhurbaşkanımızı ağzı alınmayacak laflar söyleyerek ülke şehir gündemini ülke gündemine taşıyarak akılları sıra milletimizi bu manada kandırmaya veya işte o başarısızlıklarını örtmeye çalışıyorlar. Ama bizim milletimiz külyutmaz. Yani yutmadığını da her seçimde gösterdi. Bu seçimde de net bir şekilde inşallah 31 Mart’ta gösterecek.”
]]>