Olay, merkez Karasenir Mahallesi Gönen Sokak üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, sokak üzerinde bulunan bir apartmana kanalizasyon çalışması için çukur açan işçi Hasan Y., yaklaşık 3 metre derinlikte çukurun içindeyken bacakları yukarıdan kayan toprak yığınının altında kaldı. Hasan Y.’nin toprak yığınının içinden çıkamadığını görenlerin 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarı üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.
Olay yerine gelen itfaiyenin çalışmasıyla Hasan Y. kurtarıldı. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulans ile Burdur Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Hasan.Y.’nin durumunun iyi olduğu öğrenildi. – BURDUR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Zara Sanayici İş İnsanları Derneği (ZASİAD) tarafından Zara Anadolu Lisesi kampüsünde düzenlenen programda medikal destek ürünleri sahiplerine teslim edildi.
Törende konuşan Kaymakam Enes Emircan Buyuran, “ZASİAD, bir çok çalışmamızda, projemizde bizlere destek sunmakta. Zara Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfımız aracılığı ile dağıtılmakta olan medikal ürünlerin sahiplerine kazandırılmasında da önemli bir misyonu yerine getirmiştir.” dedi.
Belediye Başkanı Fatih Çelik ise “Almanya’daki hayırsever gurbetçilerimiz Cengiz Şimşek ve Yakup Karataş, geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da kampanya gerçekleştirerek yurt dışından aldıkları desteği ihtiyaç sahiplerimize ulaştırmıştır. Gurbetçilerimize, ZASİAD Başkanımız Ufuk Rufai Şimşek ve yönetimine teşekkürlerimi sunuyorum.” ifadelerini kullandı.
Konuşmaların ardından ilçe protokolü tarafından medikal destek ürünleri ihtiyaç sahiplerine teslim edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Alınan bilgilere göre olay, Batman merkeze bağlı İrmi Mahallesi’nde meydana geldi. 2 katlı binanın 2’nci katındaki dairede bulunan M.A.S. isimli bebek, bilinmeyen bir nedenle dengesini kaybederek sert zemine düştü. Düşme sonucunda vücudunun çeşitli yerlerinden ağır yaralanan 1 yaşındaki bebek, Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi altına alındı.
Polis ekipleri olayla ilgili inceleme başlattı. – BATMAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ordu’nun Ulubey ilçesinde ikamet eden Muzaffer Şahan, yaşadığı demans rahatsızlığı sebebi ile kayboluyor, ailesinin onu bulması ise saatler alabiliyor. Defalarca tekrarlanan bu olaydan üzüntü duyan Şahan, ailesi babalarının bu durumdan kurtulması için çareyi Ordu Büyükşehir Belediyesi’nin hizmeti olan Akıllı Saat Projesi’nde buldu.
Muzaffer Şahan’ın aynı durumu bir daha yaşamasını istemeyen ailesi, Ordu Büyükşehir Belediyesi’nin muhtemel kaybolma ve düşme olaylarına karşı önlem almak için geliştirdiği cihaz olan akıllı saat için talepte bulundu. Talep üzerine harekete geçen ekipler, Muzaffer Şahan ve ailesini evinde ziyaret ederek akıllı saati teslim etti. Muzaffer Şahan’a takılan saatin kullanımı ekipler tarafından ailesi ve kendisine anlatıldı. Verilen saat ile birlikte babalarının artık güvende olduğu bilen ailesi Büyükşehir Belediyesine teşekkürlerini ilettiler.
“Bu hizmet hayatımızı kolaylaştıracak”
Babasının yaşadığı bu üzücü olaylardan akıllı saat ile kurtulacak olmasından dolayı mutlu olduklarını belirten Volkan Şahan, “Bu hizmetten yararlandığım için oldukça duygulandım. Babam sürekli kayboluyor, bazen buluyoruz, bazen ise hemen bulamıyoruz. Bu da bize oldukça sıkıntı yapıyor. Aldığımız bu hizmet artık bizim hayatımızı kolaylaştıracak. Artık bu saat ile babamı takip edebileceğiz. Korkuyla yaşamayacağız. Büyükşehir Belediye Başkanımızdan Allah razı olsun, iyi ki varlar. Bize yardımcı oldular, sesimize kulak verdiler, çok mutluyuz” dedi.
Akıllı saatin özellikleri
Konum görüntüleme, düşme sensoru ile tehlikeyi bildirme, ilaç hatırlatma ve nabız ölçme, fotoğraflı rehber ve hareketsizlik hatırlatıcı gibi özelliklerle donatılmış olan akıllı saat, hasta ile yakını arasında kolay ve sağlıklı iletişim sağlıyor. – ORDU
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>YUTMA ve konuşma rehabilitasyonu konularında bilgiler ve yeni tedavi yaklaşımlarını paylaşan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Hülya Şirzai, “Modern tıbbın olanaklarıyla geliştirilen rehabilitasyon teknikleri, özellikle nörolojik hastalıklar, kazalar, yaşlanma ve çeşitli diğer nedenlerle ortaya çıkan yutma ve konuşma bozuklukları yaşayan bireyler için büyük bir umut kaynağı olmaktadır. Baş ve boyun kanseri tedavisi sonrasında, özellikle cerrahi müdahaleler veya radyoterapi sonrası yutma sorunları görülebilir” dedi.
Yutma rehabilitasyonunun hastaların yaşam kalitesini artırmak için önemli olduğundan bahseden Romatem Move Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Hülya Şirzai, “Yutma bozuklukları, Parkinson hastalığı, inme (felç), multiple skleroz (MS), ALS, kafa travmaları ve Alzheimer gibi nörolojik hastalıklar, baş-boyun kanserleri, yaşa bağlı gelişen zorluklar gibi çeşitli sebeplerle ortaya çıkabilir. Rehabilitasyon sürecinde uygulanan egzersizler, teknikler ve cihazlar sayesinde hastaların beslenme, sıvı alımı, akciğer enfenksiyonları önleme ve genel yaşam kaliteleri önemli ölçüde iyileştirilebilmektedir” diye konuştu.
‘İNME SONRASI YUTMA BOZUKLUKLARI YAYGIN BİR SORUNDUR’
Yutma terapisinin uygulama alanlarına değinen Doç. Dr. Şirzai, “Parkinson hastaları, yutma güçlükleri ve tükürük birikimi ile karşılaşabilirler. Rehabilitasyon, kasların koordinasyonunu sağlamak ve yutma işlevini güçlendirmek amacıyla uygulanan çeşitli egzersizleri içerir. İnme sonrası yutma bozuklukları yaygın bir sorundur. Yutma rehabilitasyonu, bu hastaların yeniden güvenli bir şekilde beslenmelerine ve sıvı alımını sağlamalarına yardımcı olur. Multiple skleroz ve baş ve boyun kanseri tedavisi sonrasında, özellikle cerrahi müdahaleler veya radyoterapi sonrası yutma sorunları görülebilir. Bu durumda uygulanan terapi yöntemleri, hastaların beslenme alışkanlıklarını güvenli bir şekilde sürdürebilmelerini sağlar” dedi.
‘KONUŞMA BOZUKLUKLARI YAŞA BAĞLI OLARAK GELİŞEBİLİR’
Konuşma rehabilitasyonunun, yalnızca bireylerin kelimeleri doğru telaffuz etmelerini sağlamakla kalmadığını belirten Doç. Dr. Şirzai, aynı zamanda sosyal yaşamlarını yeniden kazanabilmelerine de katkı sağladığını söyledi. Konuşma bozuklukları, çeşitli nörolojik hastalıklar, ses telleri problemleri, kafa travmaları ve yaşa bağlı olarak gelişebileceğini anlatan Doç. Dr. Şirzai, bu bozuklukların tedavisinde kişiye özel terapi yöntemlerinin oldukça etkili olduğunu ifade etti.
KONUŞMA REHABİLİTASYONUNDA KULLANILAN YÖNTEMLER
Konuşma rehabilitasyonunda kullanılan yöntemleri belirten Doç. Dr. Şirzai, sözlerini şöyle tamamladı:
“Afazi (Dil Bozukluğu), inme sonrası ortaya çıkan afazi, konuşma ve dil anlama zorlukları yaratabilir. Bireylerin dil becerilerini yeniden kazanmalarını sağlayan özel konuşma terapileri uygulanır.
Dizartri (Konuşma Kaslarını Kontrol Edememe), nörolojik hastalıklar sonucu gelişen dizartri, kas kontrolü eksikliği nedeniyle konuşma bozukluklarına yol açar. Bu durumdaki bireylerin ses kontrolünü ve doğru artikülasyonu yeniden öğrenebilmeleri için kapsamlı bir tedavi planı öneriyor.
Ses terapisi, ses telleri problemleri, aşırı bağırma, yanlış ses kullanımı veya cerrahi müdahaleler sonrası ortaya çıkabilir. Ses terapisi, ses tellerinin doğru şekilde kullanılmasını sağlayarak sesin kalitesini iyileştirir.”
‘HER BİREYİN TEDAVİ SÜRECİNİN ÖZELLEŞTİRİLMESİ GEREKİYOR’
Tedavi sürecinde bireyin duygusal durumu, psikolojik desteği ve rehabilitasyon sürecine uyumunun göz önünde bulundurulması gerektiğini ifade eden Doç. Dr. Şirzai, “Her bireyin tedavi sürecinin özelleştirilmesi gerekiyor, yutma ve konuşma bozuklukları, yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda psikolojik bir etkisi de olan rahatsızlıklardır. Bu nedenle tedavi sürecinde bireyin duygusal durumu, psikolojik desteği ve rehabilitasyon sürecine uyumu göz önünde bulundurularak bir tedavi planı oluşturulmaktadır. Sonuç olarak, yutma ve konuşma rehabilitasyonu, sadece tıbbi tedavi değil, aynı zamanda bireylerin özgürce iletişim kurmalarını ve sağlıklı bir yaşam sürmelerini sağlayan önemli bir alandır” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgiye göre, ilçeye bağlı Selimiye Mahallesi Osman Kavuncu Bulvarı üzerinde meydana gelen kazada karşıya geçmek isteyen A.A.’ya; B.Ç.’nin sürücüsü olduğu 38 AHY 747 plakalı motosiklet çarptı. Çarpışmanın etkisiyle yaya ve motor sürücüsü savrulurken çevredekilerin ihbarı üzerine kaza yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Polis yol üzerinde güvenlik önlemi alırken sağlık ekipleri ise yaralılara müdahale etti. Kalbi durduğu belirtilen A.A.’ya dakikalarca kalp masajı yapan ekipler A.A.’yı yeniden hayata döndürdü. Kazada ağır yaralanan A.A. ile B.Ç. ilk müdahalelerin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Motosiklet ise incelemelerin ardından yol üzerinden kaldırıldı.
Kaza ile ilgili soruşturma başlatıldı. – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Belediyeden yapılan açıklamada, Ulubey ilçesinde Şahan’ın demans rahatsızlığı sebebiyle daha önce birkaç kez kaybolduğu belirtildi.
Şahan ailesinin Akıllı Saat Projesi’nden yararlanmak amacıyla talepte bulunduğu vurgulanan açıklamada, ekiplerin saati aileye ulaştırdığı ve kullanımı anlattığı kaydedildi.
Muzaffer Şahan’ın oğlu Volkan Şahan ekiplere teşekkür ederek, “Aldığımız hizmet bizim hayatımızı kolaylaştıracak. Artık bu saat ile babamı takip edebileceğiz, korkuyla yaşamayacağız. Büyükşehir Belediye Başkanımızdan Allah razı olsun, iyi ki varlar. Bize yardımcı oldular, sesimize kulak verdiler, çok mutluyuz.” ifadesini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Görev yaptığı hastane bombalanınca Gazze-Avrupa Hastanesi ile Sahra Hastanesi’nde de çalışan, İsrail’in tehditleri sonucu İngiltere’ye gitmek zorunda kalan El Mohallalati, sağlık kongresi için geldiği Antalya’da, AA muhabirine, İsrail’in Filistin’de, Gazze’de soykırım yaptığını, her yere barbarca saldırı düzenlendiğini anlattı.
Çok zor günler yaşadıklarını söyleyen El Mohallalati, “Dünyanın gözü önünde insanlar hastanelere erişemiyor, mağduriyet içindeler. Etrafınızda görebileceğiniz yanık tiplerinden çok farklı. 14 aylık süreçte İsrail tarafından yeni silahlar denendi. Bunların çok büyük patlayıcı etkisi var, o yüzden çok yaygın ve derin, tedavisi zor olan yanıklar. 6 ay da küçük şarapnel parçalarına sahip silahlara geçtiler. Bunların yarattığı yanıklar da çok farklıydı, dirençli, tedavisi çok zor yanıklardı.” diye konuştu.
El Mohallalati, İsrail’in Filistin’de yeni silahlar denemeye devam ettiğini, bu silahlarla yaralananların vücudunda yanma etkisinin sürdüğünü dile getirdi.
İsrail’in saldırılarının başladığı ilk hafta hastanelerine 100’den fazla yanık vakası geldiğini aktaran El Mohallalati, şunları kaydetti:
“Bu kişilerin yoğun bakım ünitesine, cerrahi müdahaleye, antibiyotik kullanımına ihtiyacı oluyor. Bir günde 800 yaralının geldiği oldu. Bu kadar çok hasta nezdinde sınırlı kaynakla tedavi etmek çok zordu. Yanık tedavisi bakım isteyen, bazen ameliyat gerektiren bir durum ve hastanın en az 3 ay hastanede kalması gerekiyor. Bu hastaların çok büyük kısmında hayatta kalacak olanları yani ‘tedavi edilecek olanlar’ ve ‘tedavi edilemeyecek’ olanlar diye önceliklendirmek gerekiyordu. Tüm hastalara tedavi verme imkanımız yoktu, sınırlı kaynaklarımız vardı. Hayatta kalma şansları olanlara tedavi veriyorduk. Bir ‘kara alan’ yaratarak, ‘ölecek kişiler’, ‘hayatta kalabilecek kişiler’ diye ayırt ediyorduk.”
“İlk hastane saldırısında eşim 8,5 aylık hamileydi”
Bazı yaralıların hastaneye dahi ulaşamadan hayatını kaybettiğini dile getiren El Mohallalati, bazı silahların büyük yanıklar oluşturduğunu belirtti.
Savaş suçu sayılacak silahların sivillerde kullanıldığını vurgulayan El Mohallalati, “Şifa Hastanesi, iki hafta kuşatma altında kaldı. Hastaneye girdiler, bizleri sorguladılar, tutukladılar, hastaneyi kapattılar. Ateşkes zamanında da hastane kullanılmasın diye hayati önem taşıyan oksijen ünitesine, iletişim odasına, jeneratöre aklınıza gelebilecek tüm önemli altyapı kaynaklarına, su ve elektrik odalarına zarar verdiler.” bilgisini paylaştı.
El Mohallalati, Gazze’de en fazla hastanın o dönemde Şifa Hastanesi’nde olduğunu, Kasım 2023’te hastanenin kuşatılarak görev yapılamaz hale getirildiğini, Şubat 2024’te tekrar operasyonel hale getirmeye çalıştıklarını vurguladı.
İkinci saldırıda hastanenin kullanılamaz hale geldiğini bildiren El Mohallalati, “Hastane saldırısında ailemi öldürmekle tehdit ettiler. İlk bombadan kurtulduk. Sağlık çalışanlarının ailelerini takip edebiliyorlardı. Eşim 8,5 aylık hamileydi, ailemi İngiltere’ye göndermek zorunda kaldım. Hastane tamamen tahrip olduktan sonra Gazze-Avrupa Hastanesine gittim. Daha sonra da Sahra Hastanesi’nde çalıştım.” dedi.
“Türkiye yanık tedavisinde çok başarılı”
Daha sonra kendisinin de geçici süreliğine İngiltere’ye gitmek zorunda kaldığını anlatan El Mohallalati, “Filistin’den çıktıktan sonra 4 kez girmeye çalıştım, almadılar. Şu an mecburen Londra’dayım. Hayalim, Gazze’de yaşamak. Ülkeme dönmek, hastanemizi yeniden inşa etmek, şifa olmak istiyorum.” ifadelerini kullandı.
Türkiye’de yanık alanında bilimsel çalışmaları olan doktorlarla farklı ülkelerdeki kongrelerde tanışma fırsatı bulduğuna değinen El Mohallalati, “Türkiye’nin yanık tedavisinde geldiği nokta son derece önemli. Bu coğrafyadaki yanıklar, Avrupa’dan, Amerika’dan, Kanada’dan çok farklı.” değerlendirmesinde bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Efeler köyünde yaşayan İdris Kaplan (66) rahatsızlanınca, yakınlarının 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarı üzerine yolu kardan kapalı köye paletli ambulans yönlendirildi.
Yaklaşık üç saatlik uğraşın ardından köye ulaşan ekipler, KOAH ve diyabet hastası Kaplan’a ilk müdahaleyi yaptı.
Paletli ambulansa alınan Kaplan, daha sonra yolun ulaşıma açık kısmında bekleyen ambulansa ulaştırıldı.
Kaplan, sevk edildiği Artvin Devlet Hastanesinde tedavi altına alındı.
Öte yandan, Karayolları ekipleri, Efeler köyünün de bulunduğu Camili havzasındaki 6 köye ulaşımın sağlandığı Camili Geçidi’nde karla mücadele çalışmalarına devam ediyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Amasya Valiliği koordinasyonunda yürütülen proje kapsamında, Göynücek ilçesinde annelere yönelik farkındalık semineri gerçekleştirildi.
Annelerin uyuşturucuyla mücadeledeki rolüne dikkat çekilen seminerde, annelere bu konuda bilgi verilerek, farkındalık oluşturuldu.
Göynücek Kaymakamı Mustafa Kartal, uyuşturucuyla mücadelenin her bireyin sorumluluğunda olduğunu vurgulayarak, “Anneler çocukların en yakın rehberleridir. Bu nedenle onların bilinçlendirilmesi, geleceğimiz için çok önemlidir. Bu projeyi hayata geçiren ve destek veren herkese teşekkür ediyorum.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Gerçek adı Adela Özcan olan sanatçı, Münir Özkul, Tarık Akan ve Kemal Sunal ile başrolleri paylaştığı Yeşilçam filmlerinde, şefkatli anne rollerini başarıyla canlandırdı.
Usta sanatçı, Türk tiyatrosunun “Komik-i Şehir” ünvanlı tuluat ustası Naşit Bey ile sonradan Emel adını alan Amelya Hanım’ın kızı olarak, 17 Haziran 1930’da İstanbul’da dünyaya geldi.
Dedesi kemani Yorgo Efendi, anneannesi ise zamanın meşhur kantocularından biri olan sanatçı, usta oyuncu Selim Naşit’in de kardeşiydi.
Naşit Bey’in Muhsin Ertuğrul’a oyuncu olması için götürdüğü sanatçı, babasının 1943’te vefat etmesinin ardından oyuncu olmaya karar verdi ve 1944’te çocuk oyunlarıyla tiyatroya başladı.
Sanatçı, ilk ve orta öğrenimini bitirdikten sonra 14 yaşında okuldan ayrıldı. Sinemaya, 1947’de “Yara” filmiyle adım atan Naşit, 1950 yapımı müzikal film, Lüküs Hayat’taki rolüyle dikkati üzerine çekti. Adile Naşit, 1948’den 1951’e, komedi oyuncuları Aziz Basmacı ve Vahi Öz’le kurdukları toplulukla çalıştı.
Tiyatro sanatçısı Ziya Keskiner’le 1950’de evlenen sanatçının oğlu Ahmet, 1952’de dünyaya geldi ancak kalbindeki delik nedeniyle 16 yaşında hayata veda etti.
ÇOCUK PROGRAMLARINA YÖNELDİ
Usta oyuncu, 1954’te girdiği Muammer Karaca Tiyatrosu’nda yaklaşık 6 sene görev yaptı. Sanatçının eşi ve kardeşiyle 1961’de kurduğu Naşit Tiyatrosu, bir süre sonra dağıldı. Adile Naşit, 1963-1975’te Gazanfer Özcan-Gönül Ülkü tiyatrosunda yer aldı.
Tiyatroya 1970’li yıllara kadar daha çok ağırlık veren sanatçı, Yeşilçam’ın en çok ağlatan filmlerinden 1975 yapımı “Bizim Aile”de rol aldı. Sanatçı, 1976’da “İşte Hayat” filmindeki rolüyle Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazandı.
Naşit’in eşi Ziya Keskiner 1982’de vefat etti. Sanatçı 16 Eylül 1983’te Cemal İnce ile evlendi.
Oğlu Ahmet’in vefatının ardından çocuklara yönelen Naşit, 1980’de TRT Ankara Televizyonu prodüktörlerinden İlhan Şengün’ün yapımcısı olduğu “Uykudan Önce” adlı çocuk programını sunmaya başladı. Programın ardından daha çok sevilen sanatçı, “masalcı teyze” diye anılmaya başladı.
Usta oyuncu, daha çok Ertem Eğilmez ve Kartal Tibet filmlerinde rol aldı. Sanatçının, Münir Özkul ve Kemal Sunal ile oynadığı filmler halen Türk televizyonlarının en çok izlenen yapımları arasında yer alıyor.

ADİLE NAŞİT ÖLDÜ
Canlandırdığı rollere verdiği ruh kadar jest ve mimikleriyle de Türk halkının beğenisini toplayan sanatçı, “Hababam Sınıfı”nda haylaz öğrencilere arka çıkan Hafize Ana ve aile temalı filmlerde çocukları için her şeyi göze alan anne karakterleriyle hafızalarda yer edindi. Tiyatro ve sinemada canlandırdığı anne tiplemesi, kendine has üslubu ve kahkahası, onu Türk sinemasının unutulmaz isimleri arasına yerleştirdi.
Canlandırdığı anne karakterleri nedeniyle 1985’te “Yılın Annesi” seçilen unutulmaz oyuncu, kalın bağırsak kanseri sonucu 11 Aralık 1987’de İstanbul’da vefat etti ve cenazesi Karacaahmet Mezarlığı’na defnedildi.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bosna Hersek’in halk ezgilerini simgeleyen ve bir kişiye, kente veya duyguya olan aşkı anlatan “Sevdalinka”nın UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne dahil edilmesi kapsamında başkent Saraybosna’da basın toplantısı düzenlendi.
Bosna Hersek Federasyonu Kültür ve Spor Bakanı Sanja Vlaisavljevic, bu kararın ülke için önemli bir tarih olduğunu söyledi.
Bosna Hersek Federasyonu Kültür ve Spor Bakan Yardımcısı Mirela Milicevic Secic de Bosna Hersek’in kültürel mirası “Sevdalinka”nın artık dünya kültür mozaiğine de dahil olduğunu belirtti.

MELODİK TONDA SESLENDİRMELER
Saraybosna Üniversitesi Müzik Akademisinden Tamara Karaca Beljak ise Sevdalinka’nın tanıtımı için çalışmalarına devam edeceklerini aktardı.
Basın toplantısı kapsamında, bir Sevdalinka seslendirildi.
Bosna Hersek’te yüzyıllardır söylenen ve ülke kültürünün önemli bir parçası haline gelen “Sevdalinka” şarkıları daha çok melodik tonda seslendiriliyor.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Amerikalı dünyaca ünlü şarkıcı, oyuncu ve yapımcı Selena Gomez, kendisi hakkında yapılan sert eleştirilere cevap verdi. Emilia Perez filmiyle gündemde olan ünlü şarkıcı; “Elimden geleni yaptım, nereden geldiğimi biliyorum.” dedi.
Emilia Perez filminin dört kadın oyuncusu, En İyi Kadın Oyuncu ödülünü paylaşarak festival tarihine geçti. Jacques Audiard imzalı filmin oyuncuları Zoe Saldana, Selena Gomez, Karla Sofía Gascón ve Adriana Paz, En İyi Kadın Oyuncu ödülünün sahibi oldu.
Ana dili İspanyolca olmayan Gomez, Jacques Audiard imzalı fimde Jessi del Monte karakterini canlandırıyor.

“NEREDEN GELDİĞİMİ BİLİYORUM”
Selena Gomez, eleştirilere “Nereden geldiğini anlıyorum. Bana verilen sürede elimden gelenin en iyisini yaptığım için üzgünüm. Bu, filme ne kadar emek verdiğim gerçeğini değiştirmiyor.” yanıtını verdi.
Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İstanbul Devlet Tiyatrosu, 10-14 Aralık’ta Mecidiyeköy Büyük Sahne’de “Ebedi Barış”, Mecidiyeköy Stüdyo Sahne’de “Mumyalar”, 10-15 Aralık’ta Üsküdar Tekel Sahnesi’nde “Sonbahara Son Güller”, Üsküdar Stüdyo Sahne’de 10-13 Aralık’ta “Bir Nefes Dede Korkut”, Garibaldi Salon’da ise 12-15 Aralık’ta “Tamamen Doluyuz” oyunlarını sahneleyecek.
Şehir Tiyatrolarında 11-14 Aralık’ta Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde “Savaş ve Barış”, Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde “Tartuffe”, Müze Gazhane Meydan Sahne’de “İkinci Perdenin Başı”, Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde “Ağrı Dağı Efsanesi”, Ümraniye Sahnesi’nde “Yenilmez”, Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde “Gök Kubbe”, Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde “Yaftalı Tabut”, Sefaköy Kültür ve Sanat Merkezi’nde ise 14 Aralık’ta “Oscar” oyunları tiyatroseverlerle buluşacak.
Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) 13-15 Aralık’ta “Profesyonel” oyunu sahnelenecek, 11 Aralık’ta “Don Giovanni” opera gösterisi, 14 Aralık’ta “Fındıkkıran” bale gösterisi, 15 Aralık’ta ise “Khan Sultan Operası” sanatseverlerle buluşacak.
KONSERLER
Cemal Reşit Rey (CRR) Konser Salonu’nda 11 Aralık’ta “Piatango ft. Melis Sökmen, Şirin Vatan”, 14 Aralık’ta “İBB Kent Orkestrası”, 15 Aralık’ta ise “Kebyart Saksafon Dörtlüsü-Pablo Barragan-Amadeus Wiesensee” konserleri müzikseverlerin beğenisine sunulacak.
“Kozmoz Opera Halkası Kış Konseri” KKM Gönül Ülkü ve Gazanfer Özcan Sahnesi’nde, “Mor ve Ötesi Akustik” konseri İş Sanat İş Kuleleri Salonu’nda 11 Aralık’ta gerçekleşecek.
Melike Şahin, Volkswagen Arena’da 11-12 Aralık’ta, Cem Adrian, IF Performance Hall’de 13 Aralık’ta, Hande Yener JJ Arena’da 14 Aralık’ta konser verecek.
İstanbul Filarmoni Derneğinin “80. Yıl Konserleri” kapsamında, 13 Aralık’ta Surp Asdvadzadzin Ermeni Katolik Katedrali’nde “IFD Quartet Konseri”, 14 Aralık’ta Kadıköy Surp Levon Ermeni Katolik Kilisesi’nde “Brooklyn Chamber Opera-Kış Konseri” düzenlenecek.
İtalyan opera sanatçısı Alessandro Safina, 15 Aralık’ta İstanbul Kongre Merkezi Harbiye Oditoryumu’nda hayranlarıyla buluşacak.
Özbek müzisyen Alisher Nazirov 15 Aralık’ta Maximum Uniq Açıkhava’da sahne alacak.
AKM’de yarın “Şeb-i Arus Hz. Mevlana’nın 751. Vuslat Yıl Dönümü Özel Sema Mukabelesi” ve “Yücel Paşmakçı’ya Vefa Konseri”, 12 Aralık’ta “İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası Denizbank Konserleri-Holst Gezegenler”, 14 Aralık’ta “Türk Telekom Prime Kahve Konserleri 3 Hisar” izlenebilecek.

SERGİLER
“Konuşan Resimler 10. Yıl Veda Sergisi”, 13 Aralık’ta AKM’de sanatseverlerle buluşacak.
Kış atmosferini sanatla buluşturmayı hedefleyen “Winter Tale” sergisi, The Stay Boulevard Nişantaşı’nda görülebilecek.
Ressam Ertuğrul Ateş’in, Denizbank iş birliğinde hazırladığı “40. Yıl Ertuğrul Ateş” sergisi, Galeri Deniz’de sanatseverlerle buluşuyor.
Hattat Hasan Çelebi ve Muhammet Mağ’ın eserlerinden oluşan “Kadim Şehrin Sanatkarları” sergisi Erzurumlular Kültür ve Dayanışma Vakfı Sanat Galerisi’nde ziyaret edilebiliyor.
Yerli ve yabancı sanatçıların eserlerine yer verilen, karma resim sergisi “Vizyon”, Kelimat Sanat Galerisi’nde sanatseverlerin beğenisine sunuluyor.
Hattat Mustafa Cemil Efe’nin “Tecelli” isimli 13. kişisel hüsnühat sergisi, Saray Koleksiyonları Müzesi Dolmabahçe Sanat Galerisi’nde 18 Aralık’a kadar devam edecek.
Türkiye-Japonya diplomatik ilişkilerinin 100. yılı dolayısıyla düzenlenen “Wabi-Sabi-Lotus 5 Grubu Japon Sanat Sergisi”, Beyoğlu Belediyesi 6. Daire Sanat Galerisi’nde devam ediyor.
Rahmi M. Koç Müzesi’nin 30. yıl kutlamaları kapsamında, binek araçların kronolojik değişimini ele alan, “Beygir Gücü” sergisi Rahmi M. Koç Müzesi’nde görülebilecek.
İngiliz sanatçı Ian Berry’nin “Denim Ötesi” (Beyond Denim) sergisi, Kalyon Kültür’de 14 Şubat 2025’e kadar açık olacak.

FİLİSTİN HALKI DİRENİYOR
Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi’nin “NATO’ya ve savaşa karşı kaleminle, boyanla, fırçanla ses ver!” çağrısı kapsamında 5 Filistinli sanatçının hazırladığı “Filistin Halkı Direniyor” sergisi, Kadıköy Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde devam ediyor.
Fotoğraf sanatçısı İzzet Keribar’ın bir buçuk milyona yakın kareyi içeren arşivinden bir seçkinin yer aldığı “Renklerin Yolculuğu” sergisi, İstanbul Modern’de ziyaret edilebilir.
İtalyan ressam Fausto Zonaro’nun eşi, fotoğraf sanatçısı Elisa Zonaro’nun eserlerine odaklanan “Elisa Zonaro’nun İstanbul’u” sergisi, Kazlıçeşme Sanat’ta 31 Ocak 2025’e kadar görülebilecek.
AKM Galeri’de yer alan “Pablo Picasso: Resimden Seramiğe Bir Serüven” sergisi, ünlü sanatçının orijinal gravürleri, çizimleri, posterleri, litografileri ve fotoğraflarından oluşan 170 eserini, 31 Aralık’a kadar sanatseverlerle buluşturuyor.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü tarafından 1’inci Anadolu Opera ve Bale Festivali kapsamında, Şırnak Valiliği ve Şırnak Üniversitesi’nin katkılarıyla ‘Şehr-i Nuh Konseri’ düzenlendi.
Şırnak Üniversitesi 15 Temmuz Kongre ve Kültür Merkezi salonunda düzenlenen konsere Vali Birol Ekici, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Batuhan Mumcu, Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü ve Genel Sanat Yönetmeni Tan Sağtürk ile vatandaşlar katıldı.
Orkestra Şefi Sunay Muratov’un yönetimindeki Ankara Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğü sanatçıları tarafından seslendirilen şarkılarla binlerce kişi gönüllerince eğlendi.
“ŞIRNAK’I FESTİVALİMİZİN BAŞLANGIÇ NOKTASI OLARAK SEÇMEMİZ TESADÜF DEĞİL”
Konserde konuşan Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü ve Genel Sanat Yönetmeni Tan Sağtürk, festivalin sadece sanat etkinliği değil, kültürel diyalog ve kucaklaşma olarak gördüklerini belirterek, şöyle konuştu:
Bugün burada bir ilki gerçekleştirmenin, 1’inci Anadolu Opera ve Bale Festivali’ni Şırnak’ta başlatıyor olmanın gururunu yaşıyoruz. Şırnak yalnızca festivalimizin ilk durağı değil, aynı zamanda sanatın birleştirici gücünün Anadolu’nun her köşesine ulaşacağına olan inancımızın da bir sembolüdür. Şırnak’ı festivalimizin başlangıç noktası olarak seçmemiz tesadüf değil. Şırnak’ın zengin kültürel dokusunu evrensel sanatlarla buluşturmak, hem tarihi mirasına bir saygı duruşu hem de geleceğe uzanan bir köprü kurma arzusudur. Ülkemizin her köşesinde sanatın, yaşamın her alanına dokunabilen gücünü sergilemek ve opera ile balenin aslında ne kadar bizden bir dil olduğunu paylaşmak bizim için büyük bir mutluluk. Bu festivali yalnızca bir sanat etkinliği olarak değil, bir kültürel diyalog, bir kucaklaşma olarak görüyoruz.

AMAÇ SANATA HERKESİN KOLAYCA ERİŞEBİLMESİ
Anadolu’nun her köşesine uzanan bu yolculukta en büyük amacımız, sanatı ulaşılamaz bir yerde değil, herkesin kolaylıkla erişebileceği bir noktada konumlandırmaktır. Yıllardır düzenlediğimiz turnelerde, Anadolu insanının opera ve baleye duyduğu merak ve sevginin derinliğini görme fırsatı bulduk. Bu coşku, festivalimizi hayata geçirirken en büyük ilham kaynağımız oldu. Ancak bu yolculuğumuz sadece bir sanat etkinliğiyle sınırlı değil. Festivalimiz, sanatı toplumun her kesimiyle buluşturmayı ve bazen yanlış algılarla örülen mesafeleri ortadan kaldırmayı da hedefliyor.

“ŞIRNAK’TA BALEYİ KONUŞABİLMEK BİLE BİZİM İÇİN ÇOK KIYMETLİ”
Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Batuhan Mumcu ise festivallerle ilk etapta 5 ilde vatandaşları sanatla bir araya getirdiklerini belirterek, şu ifadeleri kullandı:
Bugün burada 1’inci Anadolu Bale ve Opera Festivali’nin başlangıcını yapıyoruz. Çok gururlu ve heyecanlıyız. Şırnak’ta baleyi konuşabilmek bile bizim için çok kıymetli. Her zaman nereden nereye paylaşımlarım vardır. Bugün de o günlerden bir tanesi. Nereden nereye. Şırnak’ta bugün operamızın çok kıymetli sanatçıları ile çok güzel eserler icra edeceğiz. Tabii ki Kültür yolu festivalleri ile ülkemizin birçok şehrinde Kültür ve sanatı bir araya getirdik. İnsanlar ile bir turizm etkilemişi yaratarak bakanımızın sunduğu ender projeler ile ilerliyoruz. Tabii ki büyük şehirlerimiz haricinde sayın genel müdürümüzün de her zaman söylediği gibi ‘O ana damarın kılcal damarları olarak’ Şırnak’ta, Erzincan’da, Kırklareli’de, Hatay’da Opera Genel Müdürlüğümüz Anadolu festivalimiz ile 5 şehirde milletimizi, halkımızı sanat ile bir araya getiriyoruz.

“ŞIRNAK’IN KUZULARINI, CİZRE’NİN KUZULARINI ÇAKALLARA YEM ETMEYECEĞİZ”
Bugün çok heyecanlıyız. Gerçekten çok mutluyuz. Beklediğimizin çok üstünde bir talep ile halkımızın katılımı, teveccühü ile güzel bir geceyi sonuçlandırdık. Opera ve Bale Müdürlüğü’nün tüm sanatçı ve teknik arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Bir teşekkürü de Şırnak halkına ediyorum. Gerçekten çok güzel bir gün geçirdik. Şırnak’ın kuzularını, Cizre’nin kuzularını çakallara yem etmeyeceğiz. Kültür ile sanat ile hep beraber burada güzel zaman geçirdik. Terörün kan dökmüş olduğu yerlerde artık ekonomik veriler, kültür sanat, bu tür etkinlikler konuşuluyor.

PETROLÜN BAŞKENTİNDE MÜZİK ŞÖLENİ
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a festivali Şırnak’tan başlattığı için Şırnaklılar adına teşekkür eden Vali Birol Ekici, şöyle konuştu:
Şırnak petrolün başkenti. Güneydoğu’nun da tanıtımının başkenti olacak. 1.200’e yakın vatandaşımız bugün coşkulu bir şekilde sevginin, umudun, kardeşliğin türkülerini hep birlikte söyledik. Sesimizi aha yüksek bir şekilde sevgiyi, umudu ve kardeşliği daha yüksek bir şekilde şarkılarla söylemeye devam edeceğiz.




Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)Aslı Didari
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İngiliz ekibinden Ferdi ile verilen Noel mesajında, “Ferdi şenlik havasında” ifadeleri kullanıldı. Brighton’ın Ferdi Kadıoğlu için yaptığı bu paylaşım, çok sayıda beğeni ve yorum aldı.
Fenerbahçe’den yaz aylarında Brighton’a imza atan Ferdi Kadıoğlu, yaşadığı sakatlığın da etkisiyle İngiliz ekibinde 8 maçta süre buldu. Ferdi, bu karşılaşmalarda 2 kez gol sevinci yaşadı.
İşte o paylaşım:

Ferdi feelin’ festive!
pic.twitter.com/uarV85yjQG
— Brighton & Hove Albion (@OfficialBHAFC) December 25, 2024
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Yeni yıla girmeye az bir süre kala 2024 yılının da enleri belli olmaya başladı. Sanat, sinema, edebiyat ve diğer alanlardaki en iyiler açıklanmaya devam ediliyor. Buna göre dünyanın saygın dergilerinden olan Time dergisi 2024 yılında en iyi filmleri okuyucularına duyurdu.
İşte o filmler…

BABYGİRL İLK SIRADA
İlk sırada Nicole Kidman’a Venedik’te En İyi Kadın Oyuncu Ödülü getiren Babygirl yer aldı. Hint yapımı “All We Imagine as Light” ikinci, Muhammed Resulof’un hapis ve kırbaç cezası yüzünden İran’dan kaçmasına neden olan “The Seed of the Sacred Fig” üçüncü, Cannes’da Altın Palmiye kazanan “Anora” dördüncü, Timothee Chalamet’nin Bob Dylan’a hayat verdiği ve Oscar’a aday olacağına kesin gözüyle bakılan “A Complete Unknown” beşinci oldu.
Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Yönetmen Şerif Gören, İstanbul’da tedavi gördüğü Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hayatını kaybetti.
22 Kasım’da evindeki merdivenlerden düşerek başını yere çarpan 80 yaşındaki Gören, kaldırıldığı Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde entübe edilmiş veyoğun bakımda yaşam mücadelesi veriyordu.
Türk sinemasını önemli ölçüde etkileyen toplumsal gerçekçilik akımının ikinci kuşağını oluşturan başlıca yönetmenlerden olan Gören’in vefat haberini, Kültür ve Turizm Bakanlığı sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımla duyurdu.
KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI MESAJ YAYINLADI
Kültür ve Turizm Bakanlığı X’ten yaptığı açıklamada, “Türk sinemasına unutulmaz eserler kazandıran, usta yönetmen Şerif Gören’in vefatını derin bir üzüntüyle öğrendik. Sanat dünyamızda bıraktığı eşsiz iz ve emekleri daima hatırlanacaktır. Merhuma Allah’tan rahmet, ailesine, sevenlerine ve sinema camiamıza başsağlığı diliyoruz.” ifadelerini kullandı.
SİYAD’TAN BAŞ SAĞLIĞI
Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) da “Sinemamızın çok değerli yönetmeni, Yol, Derman, Katırcılar, Almanya Acı Vatan, Sen Türkülerini Söyle, Polizei, Kurbağalar, Tomruk, Yılanların Öcü, Firar, Beyoğlu’nun Arka Yakası ve daha nice unutulmaz filme imza atan sevgili Şerif Gören’i kaybettik. Hepimizin başı sağ olsun.” açıklamasını paylaştı.
NAZİF TUNÇ: FİLMLERİ BÜYÜKTÜ KİMSE İNKAR EDEMEZ
Yönetmen ve yapımcı Nazif Tunç ise sosyal medya hesabından, şu ifadelerle üzüntüsünü dile getirdi:
Bu dünyaya gelmek, gitmek içinmiş. Gelen duramıyor. Her şey ölümlü. Çok azı da yetenekleriyle, eserleriyle, yaptıklarıyla kalırlar. Sonsuza kadar anılacaklardan biridir Şerif Gören. Ne mutlu ona. Kendi de mütevaziydi, yolu da mütevaziydi. Filmleri büyüktü kimse inkar edemez.

ŞERİF GÖREN
Türk sinemasının bol ödüllü filmlerine imza atan Şerif Gören, 14 Ekim 1944’te Yunanistan’ın İskeçe şehrinde doğdu.
1956’te kazandığı bursla Türkiye’ye gelerek İstanbul Erkek Lisesi’nde okuyan Şerif Gören, 1962’de kurgucu olarak işe başladığı Erman Film Stüdyosu ile sinemaya ilk adımını attı.
Filmlerinin belirgin özelliği olan hızlı kurgu anlayışını burada kurgucu olarak çalıştığı dönemde kazandı.

TÜRK SİNEMASINA FİLMLERİYLE İZ BIRAKTI
Şerif Gören, Türk sinemasının dönüm noktasına “Yılanların Öcü”, “Derman”, “Umut” ve “Yol”, “Köprü”, “Katırcılar”, “Derman” ve “Almanya Acı Vatan” gibi filmlerle imza attı.
Şerif Gören, 1974’te, çekimin ilk günlerinde Yılmaz Güney’in tutuklanması üzerine ‘Endişe’nin yönetmenliğini üstlendi. Bu ilk filmi ile Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde ‘En İyi Yönetmen’ ödülünü kazanan Gören, senaryosunu Yılmaz Güney’in yazdığı ‘Yol’ ile Cannes Film Festivali’nde ‘Altın Palmiye’ ödülünü kazanarak büyük başarı elde etti.
Aslı Didari
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Selçuklular tarafından Antalya’nın tarihi Kaleiçi bölgesinde inşa edilen Antalya Mevlevihanesi; Rum, Selçuklu ve Osmanlı mimarisinin izlerini bir arada barındırarak ziyaretçilerini zamanda bir yolculuğa çıkarıyor. Yat Limanı’nı hilal gibi saran Kaleiçi’nin büyüleyici atmosferine Kale Kapısı’ndan adım atan ziyaretçiler, Türk-İslam eserlerinin izinde bir keşfe çıkarken, 768 yıllık geçmişiyle Antalya Mevlevihanesi Müzesi’ni görme fırsatı buluyor. Müze, tarihi Yivli Minare’nin yanı başında yer alıyor ve eşsiz bir kültürel deneyim sunuyor.
MEVLEVİLİĞİ ANLATAN CANLANDIRMALAR
Mevlevihane Müzesi, aynı kompleks içinde Zincirkıran Mehmet Bey ve Nigar Hatun türbelerini barındırıyor. Ziyaretçiler, ney dinletisinin ruhani atmosferi eşliğinde müzeyi gezerken Mevleviliğe dair canlandırmaları, kıyafetleri, sanatsal eserleri ve dönemin günlük eşyalarını inceleme imkânı buluyor. Yerli ve yabancı turistler, burada Mevlevi kültürüne dair derinlemesine bir anlayış kazanıyor.

ANADOLU’DA KURULAN 5. MEVLEVİHANE
Akdeniz Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tasavvuf Ana Bilim Dalı Başkanı ve Akdeniz Üniversitesi Tasavvuf Araştırmaları Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ahmet Ögke, Antalya Mevlevihanesi’nin Anadolu’da kurulan beşinci Mevlevihane olduğunu belirtti. Ögke, Sultan II. Bayezid’in oğlu Şehzade Korkut’un kurduğu vakıf aracılığıyla yıllar boyunca Kaleiçi’nde yardıma muhtaç halka yemek dağıtıldığını da sözlerine ekledi.

2018’DE “YAŞAYAN MÜZE” OLARAK HİZMETE AÇILDI
1925 yılında tekkeler, zaviyeler ve türbelerin kapatılmasının ardından Antalya Mevlevihanesi de kapatılmış, zamanla yıpranan yapı, 1972’den itibaren devlet güzel sanatlar galerisi olarak kullanılmaya başlanmıştır. Ancak, 2018 yılında kapsamlı bir restorasyon sürecinden geçerek “yaşayan müze” konseptiyle aslına uygun şekilde yeniden kapılarını açmıştır.

MÜZEDEKİ FAALİYETLER
Mevlevihanede 90 yıl aradan sonra yeniden sema ayinleri düzenlenmeye başlandığını vurgulayan Ögke, müzenin faaliyetlerini şu sözlerle anlattı:
Mesnevi dersleri, divan okumaları, İslam düşüncesi dersleri, Kur’an ve tefsir dersleri, sema ayin-i şerifleri, hat, tezhip, ney ve makam kursları gibi etkinlikler düzenliyoruz. Ayrıca Mevleviliğe ait birçok tarihi eseri sergileyerek ziyaretçileri kültürle buluşturuyoruz. Her gün yüzlerce yerli ve yabancı turist Mevlevihaneyi büyük bir dikkat ve hayranlıkla ziyaret ediyor. Müzenin çeşitli bölümlerinde, sema ve Mevlevilik uygulamaları hakkında İngilizce ve Türkçe açıklamalar içeren bilgilendirici levhalar bulunuyor.
Bu “yaşayan müze” geçmişin kültürel mirasını günümüze taşıyarak ziyaretçilere unutulmaz bir deneyim sunmaya devam ediyor.



Yavuz Yıldırım
Haber Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bu hafta da sinema salonları dopdolu. Her hafta olduğu gibi bu hafta da yepyeni filmler vizyona girdi.
İşte haftanın filmleri…
AMOR
Sylvester Stallone, Josh Wiggins, Dash Mihok ve Jason Patric’in başrollerini paylaştığı “Armor”, gerilim ve aksiyon meraklılarının ilgisinin çekmeye aday olacak.
BANGKOK DOG
Chaya Supannarat’ın yönettiği Tayland yapımı “Bangkok Dog”, haftanın diğer aksiyon filmi olacak.
D.Y. Sao’nun başrolünde oynadığı film, insan kaçakçılığı yapan bir suç örgütünün ele başı ve bu suç örgütünü çökertebilmek için görevlendirilen teşkilat ajanının mücadelesini konu alıyor.

YILDIZLARARASI
Christopher Nolan imzalı “Yıldızlararası” filmi, Matthew McConaughey, Anne Hathaway, Jessica Chastain, Casey Affleck, David Oyelowo, John Lithgow, Ellen Burstyn, Wes Bentley, Topher Grace, Timothee Chalamet, Collette Wolfe ve Mackenzie Foy gibi isimlerin yer aldığı geniş bir oyuncu kadrosu ile yeniden izleyicinin karşısına çıkacak.
ÇAKALLARLA DANS 7
Şevket Çoruh, Timur Acar, Murat Akkoyunlu, Didem Balçın, Toygan Avanoğlu, Rojda Demirer, Ege Kökenli ve Hakan Bilgin’in başrollerinde oynadığı “Çakallarla Dans 7”, yerli komedi meraklılarını sinema salonlarına çekmeyi amaçlıyor.
Murat Şeker’in yönetmen koltuğunda oturduğu serinin yedinci halkası, ekibin dünya çapında bir güzellik yarışmasının organizasyonunda görev almak için gittikleri İzmir’de yaşadıkları maceraları takip ediyor.

ÇAM YARMASI 2
Murat Kuşçu’nun çektiği komedi türündeki “Çam Yarması 2”, başlarının belada olduğu mafya babasından kurtulmak için zorlu bir göreve çıkan üç kardeşin hikayesini anlatıyor.
KIZI KAZAN AŞK
Pelin Öztekin, Ferdi Sancar, Tuan Tunalı ve Burak Alkaş’ın rol aldığı “Kızı Kazan Aşk” haftanın bir diğer yerli komedi filmi olacak.
Yönetmenliğini Onur Öğden’in yaptığı film, büyük şehirde yaşayan ve hayattan bezmiş şekilde hayatına devam eden genç bir kızın, arkadaşıyla oynadığı kazı kazan biletine çıkan para ikramiyesi ile başlayan macerasını odağına alıyor.

RM: RİGHT PEOPLE WRONG PLACE
Güney Kore’nin ülke sınırlarını aşan üne sahip grubu BTS’nin lideri Kim Nam-joon ya da sahne adıyla RM’yi konu edinen “RM: Right People, Wrong Place”, izleyicileri albüm yolculuğuna çıkartıyor.
BTS’in lideri RM, ikinci solo albümü “Right Place, Wrong Person”ın yazım ve prodüksiyonuyla geçen sekiz ay boyunca sinema izleyicisine stüdyosunun ve kalbinin kapılarını açıyor.
HAFTANIN KORKU VE ANİMASYON FİLMLERİ
Naser Maratibavil’in yönetmenliğini yaptığı TRT ortak yapımı “Nasreddin Hoca Zaman Yolcusu: Kadim Medeniyetler” animasyon film, antik medeniyetlerin gizemli dünyasına zaman yolculuğu yapan Nasreddin Hoca ve genç dostlarının maceralarını konu ediniyor.
Adam Elliot yönetmenliğinde çekilen Avustralya yapımı “Bir Salyangozun Anıları” haftanın bir diğer animasyonu olacak.
Fransa ve Kanada yapımı “Gece Kasabı” ile Mehmet Ali Tugay’ın “Vebal” adlı filmi, haftanın korku filmleri olarak vizyonda yerini alacak.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Sinema salonlarında bu hafta aksiyondan komediye, korku ve gerilimden animasyona 11 film, izleyici ile buluşacak.
Aaron Taylor-Johnson, Russell Crowe ve Ariana DeBose’nin başrollerini paylaştığı “Avcı Kraven”, bilim kurgu, macera ve aksiyon meraklılarının ilgisini çekmeye aday olacak.
Yönetmenliğini J.C. Chandor’un üstlendiği film, babasının kendisini ölüme terk ettiği aslan saldırısından özel güçler kazanarak çıkan Sergei Kravinoff’un Avcı Kraven’a dönüşümünü işliyor.
İşte haftanın filmleri…
HAİN
Haldun Dormen, Mustafa Alabora ve Meltem Beydilli’nin oynadığı “Hain”, haftanın yerli macera ve gerilim filmi olarak beyaz perdedeki yerini alacak.
Berke Üzrek’in yönetmenliğini yaptığı film, kendilerini özel ve dokunulmaz gören, sonsuz güç ve servet sahibi bir grup insanın karmaşık ve entrikalarla dolu dünyasına ışık tutuyor.
BAŞLANGIÇLAR
Ahsen Eroğlu, Hazal Subaşı ve Zeynep Dinsel’in rol aldığı “Başlangıçlar”, bir dram hikayesini beyaz perdeye taşıyacak.
Ozan Yoleri yönetmenliğinde çekilen film, beklenmeyen bir kaza sonucu akademik ve özel hayatı alt üst olduğu için Paris’ten İstanbul’a dönen genç resim restoratörü Defne’nin hikayesini odağına alıyor.

HEP OTUZ ÜÇ YAŞINDA
Hüseyin Soysalan ve Birhan Tut’un yönettiği “Hep Otuz Üç Yaşında”, İslam kültür ve medeniyetinin 15 asırlık serüvenine ilişkin İslam coğrafyasında telif edilmiş ve tamamlanmış ilk özgün ansiklopediyi konu ediniyor.
HER ŞEYİN BAŞI MERKÜR
Sinem Kobal, Alp Navruz, Yılmaz Bayraktar, Neslihan Yeldan, Devrim Yakut, Derya Alabora, Tamer Levent, Kayhan Açikgöz ve Buse Kara’nın rol aldığı “Her Şeyin Başı Merkür”, yerli komedi meraklılarının ilgisini çekmeye aday olacak.
Yönetmenliğini Ali Balcı’nın üstlendiği film, idealist hayallerle mesleğe başlayan fakat kendini bir anda astroloji yazarı olarak bulan genç bir gazetecinin iş ve aşk hikayesi etrafında şekilleniyor.
HEMME’NİN ÖLDÜĞÜ GÜNLERDEN BİRİ
Murat Fıratoğlu’nun çektiği; Sefer Fıratoğlu, Salih Taşçı ve Güneş Sayın’ın oynadığı “Hemme’nin Öldüğü Günlerden Biri”, bir dram hikayesini konu ediyor.

HAFTANIN ANİMASYONLAR
Kenji Kamiyama’nın yönetmen koltuğunda oturduğu “Yüzüklerin Efendisi: Rohirrim’in Savaşı”, ünlü Rohan krallarından Miğfer Tokmakel döneminde Dunlandlılar ile yaşanan savaşı ve daha sonra Yüzüklerin Efendisi: İki Kule’de Orta Dünya’nın kaderini etkileyen Borukent Savaşı’nın geçtiği Miğfer Dibi’nin kralın ismiyle anılmasına sebep olan olayları anlatıyor.
Çinli yönetmen Lin Yongchang’un anime filmi “Ayı Kardeşler: Zaman Yolculuğu”, büyük şehirde yaşayan ve büyülü bir ormanla ilgili tuhaf rüyalar gören Vick’in, arkadaşlarını kurtarmak için uzay ve zamanda çıktığı macera dolu yolculuğu ele alıyor.

HAFTANIN KORKU FİLMLERİ
Colton Tran’ın çektiği, Kathleen Kenny, Reid Miller ve Mike Manning’in rol aldığı “Gece Bekçisi”, belgesel çekmek için ıssız bir kampa giren bir grup arkadaşın, kıyamet senaryosuna dönüşen yolculuklarını odağına alıyor.
Fransız yönetmen Abel Danan’ın filmi “Killer Influence”, yazlık evine arkadaşlarını davet eden influencer Alex’in, paranormal olayları videoya çekmek için başlayan tatilinin, gizemli bir yabancının gelmesiyle hayatta kalma mücadelesine dönmesini konu ediniyor.
Tolga Öztürk’ün çektiği “Cintihar”, annesinin gizemli intiharını araştıran bir adamın hikayesini anlatıyor.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Christie’s, Sotheby’s gibi dünya devi müzayedelerde yılın satış bilançosu belli olmaya başladı. Çağdaştan moderne pek çok başyapıt yıl boyunca rekor üstüne rekor kırdı. Artam, 2024’ün en pahalı eser seçkisini yayınladı.
Listenin ilk sırasında Mica Ertegün’ün koleksiyonundan sunulan René Magritte’in ünlü tablosu “L’empire des Lumières” var. Kasımda Christie’s’te satışa çıkan tablo, 121.16 milyon dolara alıcı buldu.
Ed Ruscha’nın Synthesis And Climax eseri yine kasım ayındaki Christie’s müzayedesinde 68.26 milyon dolara satıldığında sanatçı, açık artırma rekorunu kırarak ikinci sıraya yerleşti. Claude Monet’nin “Nymphéas”ı Sotheby’s, New York’taki kasım müzayedesinde 65.5 milyon dolara ulaşarak en pahalı üçüncü eser oldu.

LİSTEDEKİ DİĞER ESERLER
Jean-Michel Basquiat, “Untitled (ELMAR)”, 1982, 46.48 milyon dolar, René Magritte, “L’ami intime”, 1958, 42.12 milyon dolar, Andy Warhol, “Flowers”, 1964, 35.48 milyon dolar, Claude Monet, “Meules à Giverny”, 1893, 34.8 milyon dolar, Vincent van Gogh, “Coin de jardin avec papillons”, 1887, 33.19 milyon dolar Mark Rothko, “Untitled (Yellow and Blue)”, 1954, 32.47 milyon dolar.
Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Antalya’nın Demre ilçesinde dünyada ‘Noel Baba’ olarak bilinen Aziz Nikolaos’un adını taşıyan kilisedeki kazı çalışmalarında, bölgenin tarihine ışık tutacak tarihi bir keşif yapıldı.
Kiliseyi güneyden çevreleyen iki katlı yapının alt katındaki sondaj çalışmalarında bir lahit açığa çıkarıldı.
Kilisenin avlusunu güneyden sınırlandıran 2 katlı yapı içinde yürütülen sondaj çalışmalarında tespit edilen lahitle ilgili kazı ekibi şu ana kadar kapak kısmını yüzeye çıkardı.
Kazı çalışmaları dikkatli bir şekilde sürdürülen lahit, Orta Çağ döneminde bölgede meydana gelen deprem ve tsunami sonrasında alüvyonlarla kaplanan, eski dönem kilisesine ait zeminin altından çıktı.
AZİZ NIKOLAOS’IN MEZARI OLABİLECEĞİ TAHMİN EDİLİYOR
Kaynaklara göre Myra’da kutsal temenos veya nekropol yakınında bir yere gömüldüğü bilinen Aziz Nikolaos’a ait mezar olabileceği de değerlendiriliyor.
6 Aralık ölüm yıl dönümü olan Aziz Nikolaos’un mezarıyla ilgili büyük heyecan yaratan lahit bulgunun toprak altında kalan kısmının kazılarda ortaya çıkarılması ve yapılacak bilimsel çalışmalarla bilgiler daha da netleşecek.
2 METREYE YAKINI DAHA TOPRAK ALTINDA
Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Kazı Başkanı Doç. Dr. Ebru Fatma Fındık, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın kilisedeki kazı çalışmaları ve ‘Geleceğe Miras’ projesi kapsamında devam eden kazı çalışmalarında ortaya çıkarılan lahdin kilisenin avlusunu güneyden sınırlandıran 20 metre uzunluğundaki iki katlı yapının içerisinde bulunduğunu açıkladı.
Doç. Dr. Fındık, şunları söyledi:
Söz konusu yapının içindeki sondaj çalışmalarında sürpriz bir lahitle karşılaştık. Bezemesiz lahit grubu içinde yer alan bu eser yerel taştan yapılmış olup, kapağı hafif yüksek beşik çatılıdır. Dar yüzde yarı dairesel çıkıntı oluşturan kapağın tutamağı bulunur. Yaklaşık 2 metre uzunluğundaki lahdin toprak altındaki bölümünün 1,5-2 metre yüksekliğe sahip olduğu tahmin ediliyor.
İlk değerlendirmelere göre bölgedeki lahit tipleri ile benzerliği dikkati çekiyor. Ayrıca sondajda lahde ulaşmadan önce çok sayıda pişmiş toprak kandil parçası ve hayvan kemiği ortaya çıkarıldı. Aziz Nikolaos Kilisesi kazılarında ilk defa ‘in situ’ olduğunu düşündüğümüz bir lahitle karşılaşıyoruz.
Aziz Nikolaos’un mezarını barındırdığı düşünülen kilisenin çok yakınında bir lahit ortaya çıkarılmış olması bizi son derece heyecanlandırmaktadır. Proje kapsamında lahdin bulunduğu mekanın kazı çalışmaları ve restorasyonunu tamamlayarak ülkemiz turizmine kazandırmaktan mutluluk duyacağız.

ORTA ÇAĞ DÖNEMİ KALINTISININ ALTINDAN ÇIKTI
Orta Çağ dönemindeki tsunami sonrasında alüvyonlarla kaplanmış olan kilisenin eski dönemine ait zeminde ortaya çıkan lahitle alakalı bilgi veren Doç. Dr. Ebru Fatma Fındık, tsunami sonrası oluşan çok kumlu ve çakıllı tabakayı kaldırdıklarında, altında lahitle karşılaştıklarını açıkladı.
Yakında bu konuyla ilişkili jeologların da geleceklerini, bunu araştıracakları ve inceleyeceklerini ifade eden Doç. Dr. Fındık, “Çünkü aynı zamanda buranın tarihinde seller ve tsunamiler olmuş, biliyoruz. Dolayısıyla bu çok önemli bir veri, lahdin de olasılıkla henüz bilmediğimiz bir tarihte bir sel ya da tsunaminin getirdiği bu çakıl ve kum tabakasıyla kaplandığını, o nedenle günümüze sağlam bir şekilde ulaşabildiğini tahmin ediyoruz” diye konuştu.
YEREL MALZEME KİREÇ TAŞINDAN YAPILMIŞ
Lahdin hemen üzerinde bir duvar yer aldığını belirten Doç. Dr. Fındık, “Bu duvar bize şunu gösteriyor aslında, lahit gördüğünüz gibi duvardan daha alt seviyede ve bu duvarın yapıldığı dönemde olasılıkla sel baskını diye şimdilik adlandıralım. Bu kum tabakasının altında kaldığı için lahit, o duvarın yapıldığı dönemde onu göremediler. O nedenle günümüzde bu şekilde sağlam bir şekilde ulaşabildi. Lahit aslında yerel bir malzemeden, kireç taşından yapılmış. Son derece sade, bezemesiz bir lahit ama aynı zamanda bölgesel karakter de gösteriyor. Şu an için tarihi konusunda henüz bir şey söylemek için erken. Çünkü sadece lahdi değil, lahidin çevresindeki diğer buluntuları da değerlendiriyoruz. Ve bilimsel çalışmayı gerçekleştirdikten sonra lahdin tarihiyle ilgili bilgileri bilim dünyasıyla paylaşacağız” diye konuştu.

MYRA’NIN KUTSAL TEMENOS ALANINA YAKIN
Bu lahidin neden bu kadar önemli olduğuna dair de açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Ebru Fatma Fındık, “Burası gördüğünüz gibi aslında bir yapının içi. Bir mekan var ve ondan da öncesinde bir başka yapıyla karşılaşıyoruz. Yapı kalıntılarıyla, mimari verilerle karşılaşıyoruz. Biz 5’inci yüzyıl kaynaklarını incelediğimizde ve sonrasındaki Aziz Nikolaos’la ilgili kaynakları incelediğimizde Aziz’in Myra kentinin kutsal temenos alanına, yani mezarlık alanına, yakınına gömüldüğünü biliyoruz. Ve bu veri aslında bugüne kadar açığa çıkarılmış kilisedeki in situ, yani kazılar çalışmasında açığa çıkarılmış ilk lahit olarak söz edebiliriz” dedi.
‘AZİZ NİKOLAOS’UN BURAYA GÖMÜLDÜĞÜNÜ KANITLAYAN VERİLERDEN’
Bu verinin önemini de açıklayan Doç. Dr. Fındık, “Kaynakları doğrulayıcı bir arkeolojik bulgu olarak görüyoruz. Yani Aziz Nikolaos’un bugüne kadar mezar yeriyle ilgili tartışmalar hala devam ederken, biz bu lahit sayesinde şunu önerebiliyoruz; Gerçekten Aziz, Myra Kenti’nin kutsal temenosuna yani nekropol alanının yakınına bir yere gömülmüştür. Bu da şu demektir aslında, olasılıkla lahit daha erken bir evreye gitse bile bize Aziz Nikolaos’un gerçekten buraya gömüldüğünü kanıtlayan verilerden. Yani kilisede gerçekten Aziz Nikolaos’un mezarının bulunduğuna ilişkin verilerden birini oluşturuyor. Bir diğer deyişle aslında dönem kaynaklarını doğrulayıcı bir veri sunuyor bize” diye konuştu.

LAHDİN GÖMÜLÜ KISMINDA KİTABE OLABİLİR
Şu ana kadarki kazılarda sadece kapak kısmı görülebilen lahdin zemine gömülü kalan kısmıyla ilgili kazı çalışmalarının devam edeceğini belirten Doç. Dr. Fındık, lahdin devamının gömülü olduğunu da söyledi. Doç. Dr. Fındık, “1,5-2 metre daha aşağıya, yani lahdin konulduğu döneme, evreye ineceğiz. Bu da çok daha aşağıda demek ve ondan sonra olasılıkla lahdin yan yüzeyinde bir kitabe bekliyoruz. En büyük beklentimiz bu yönde daha doğrusu. Kitabeyle birlikte de lahdi aydınlatmış olacağız” dedi.
KİLİSE MEZARININ YANINA İNŞA EDİLMİŞ
Kilisedeki ilk kazı çalışmalarının 1989’da başladığından da bahseden Doç. Dr. Ebru Fatma Fındık, bu kilisenin Aziz Nikolaos’un mezar yerinin yakınına yapılmış kilise olarak tanımlandığını söyledi.
6’ncı yüzyıldaki kaynakların da Aziz Nikolaos’un mezar yerinin Myra’da olduğunu belgelediğini anlatan Doç. Dr. Fındık, “Bilindiği üzere Aziz Nikolaos, Patara’da doğmuş ve Myra’da psikoposluk yapmıştır. Ölümünden sonra da burada gömülü olduğunu kaynaklar belgelemektedir. Araştırmacılar 529 yılındaki depremden sonra Aziz’in mezar yerinin yakınında bir kilise inşa edilmiş olabileceğini öne sürer. Bu kilise 6’ncı yüzyıldaki kilise, olasılıkla bir bazilikaydı. Bu bazilikaya ait verileri 2022 yılındaki sondaj çalışmalarımız sırasında açığa çıkarmıştık ilk defa. 6’ncı yüzyılda inşa edildiği düşünülen bazilikanın olasılıkla bir deprem sonrasında tahrip olmasının ardından 8’inci ya da 10’uncu yüzyıllarda yapı bugün görünen kubbeli yapı planında yeniden inşa edilmiştir” dedi.

DÜNYA ‘NOEL BABA’ OLARAK BİLİYOR
Tüm dünyanın ‘Noel Baba’ olarak tanıdığı Aziz Nikolaos, Likya Birliği Meclis Binası’na ev sahipliği yapan dönemin önemli liman şehirlerinden Patara’da zengin bir buğday tüccarının oğlu olarak dünyaya geldi. Kaş ilçesindeki Patara’dan Demre ilçesindeki Myra’ya geçen Aziz Nikolaos, uzun yıllar burada yaşadı ve M.S. 4’üncü yüzyılda psikoposluk yaptı ve ölümünden sonra burada gömüldü.
KİLİSE ANIT MÜZEYE DÖNÜŞTÜ
Myra Piskoposu olarak 365 yılının 6 Aralık günü 65 yaşında öldüğüne inanılan Aziz Nikolaos’un, Demre’de adını taşıyan Aziz Nikolaos Kilisesi, Hristiyan dünyasında özellikle Ortodokslar için kutsal değere sahip. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca Aziz Nikolaos Anıt Müzesi’ne dönüştürülen kiliseyi, her yıl binlerce turist ziyaret ediyor.

‘NOEL BABA’ FİGÜRÜNÜN ESİN KAYNAĞI
Yaşam öyküsünde geçen üç küçük çocuğu kurtarması ve ihtiyacı olanlara gizlice yardımda bulunmasıyla tanınan Aziz Nikolaos, popüler bir imge olan ‘Noel Baba’ figürünün ortaya çıkmasındaki esin kaynağı. Kilise duvarlarında Aziz Nikolaos’a ait freskler yer alırken, bir de ona ait olduğu düşünülen balık pulları ve akanthus yapraklarıyla süslü Roma Dönemi’ne ait lahit bulunuyor.
MEZARI BU KİLİSEDE
Bugün mezarının olduğuna inanılan kilise, Antalya’nın Demre ilçesinde bulunuyor. Bu kilisenin güneyindeki mezar odasında azizin yaşamına ait duvar resimleri Türkiye’de benzersiz. Hristiyan dünyasının saygı duyulan azizlerinden olan Nikolaos, özellikle Rus Ortodoks inancında iyileştirici gücü ve hastalara şifa vermesi dolayısıyla çok önemli yere sahip. Bu nedenle her yıl binlerce turist kiliseye gelerek mezarı olduğuna inanılan mermer lahdin önünde dilekte bulunup, dua ediyor.

İNANÇ TURİZMİ AÇISINDAN ÇOK ÖNEMLİ
Özellikle Hristiyan Ortodokslar için büyük öneme sahip kilisede her yıl Aziz Nikolaos’un ölüm yıl dönümü 6 Aralık günü ayin düzenleniyor. Kiliseye yılda 500 binin üzerinde Ortodoks ziyaretçi geliyor.
Öte yandan 2022 yılındaki kazılarda Akdeniz’de suların yükselmesi ve alüvyonlarla kaplanmasıyla 7-8 metre gömülmesi öncesindeki, 3-4’üncü yüzyıldaki kilisenin naos (ana) kısmında, Aziz Nikolaos’un yaşadığı ve ayak bastığı mozaik zemin de ortaya çıkarılmıştı.



Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)Dilay Kaynak
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Atina ziyareti sırasında Türkiye-Yunanistan arasında düzenlenen 5. Turizm Karma Komisyon Toplantısı’na katıldı. Toplantı kapsamında Yunanistan Turizm Bakanı Olga Kefaloyanni ile bir araya gelen Bakan Ersoy, ortak basın toplantısında turizmin, kültürel bağları güçlendiren ve milletleri yakınlaştıran önemli bir araç olduğunu vurguladı.
Ersoy, şu ifadeleri kullandı:
Kültür ve turizm, ülkeler arasındaki işbirliğini artıran ve halkların birbirini daha iyi anlamasını sağlayan etkili bir yumuşak güç unsurudur. Son yıllarda Yunanistan ile turizm alanında yakaladığımız işbirliği, karşılıklı turist trafiğinde ciddi artışlara yol açmıştır.
Kefaloyanni ise turizmin halkları birbirine bağlayan bir köprü olduğunu belirterek, iki ülkenin bu alandaki işbirliğini daha da ileriye taşımak konusunda kararlı olduğunu söyledi.

LİDYA SİKKELERİ, YURDA GERİ DÖNDÜ
Bakan Ersoy, temasları kapsamında Atina Nümizmatik Müzesi’ni ziyaret ederek Yunanistan Kültür Bakanı Lina Mendoni ile bir araya geldi. Burada düzenlenen törende, Yunanistan’ın Kipi Sınır Kapısı’nda ele geçirilen ve Türkiye’ye ait olduğu tespit edilen M.Ö. 7. ile M.Ö. 5. yüzyıllar arasında basılmış 1055 sikke Türkiye’ye iade edildi.
Törende konuşan Bakan Ersoy,sözlerini şöyle sürdürdü:
Bu sikkeler, tarihte ilk madeni parayı basan Anadolu uygarlığı Lidyalılara aittir. Ayrıca Tarsus, Side, Aspendos ve Soli-Pompeiopolis gibi kadim şehirlerde basılmış örnekleri de barındırıyor. Ait oldukları topraklara dönmeleri, iki ülke arasındaki kültürel işbirliğinin gücünü göstermesi açısından çok anlamlıdır.
Ersoy, Türkiye ve Yunanistan arasında 2013 yılında imzalanan kültür varlıklarının yasadışı ithali ve ihracının önlenmesine yönelik anlaşmanın bu süreçte etkin bir rol oynadığını da belirtti.

“PARTHENON MERMERLERİ, ANAVATANINA DÖNMELİ”
Bakan Ersoy, Türkiye’nin kültürel mirasın korunması konusundaki hassasiyetini vurgulayarak, Almanya’dan Türkiye’ye iade edilen Boğazköy Sfenksi sürecinde Yunanistan’ın desteğini hatırlattı. Aynı anlayışla Türkiye’nin, Yunanistan’ın İngiltere’den Elgin Mermerleri’nin iadesi yönündeki çabalarına destek verdiğini ifade eden Ersoy, şunları söyledi:
Bu eserlerin, Yunan halkına ve ait oldukları topraklara dönmesi, adaletin yerini bulması anlamına gelir. Parthenon Mermerleri’nin bir arada sergilendiği günleri Yunanistan’da hep birlikte görmeyi içtenlikle temenni ediyorum.
Yunanistan Kültür Bakanı Lina Mendoni ise tarihi eser kaçakçılığının hem Türkiye’nin hem de Yunanistan’ın mücadele ettiği ortak bir sorun olduğunu belirterek, Lidya sikkelerinin iadesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Mendoni ayrıca, Türkiye’nin Elgin Mermerleri konusundaki desteği için teşekkür etti ve bu işbirliğinin devam edeceğini vurguladı.
Törenin ardından Lidya uygarlığına ait olduğu belirlenen 1055 sikke, Bakan Ersoy’a teslim edildi. Bu tarihi iade, Yunanistan’dan Türkiye’ye gerçekleşen ilk eser dönüşü olarak kayda geçti.




Yavuz Yıldırım
Haber Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türk sinemasının usta yönetmenleri Zeki Demirkubuz ve Nuri Bilge Ceylan’ın çektiği fotoğraflar sergi oldu. İkili arasında yıllardır küskünlük devam ediyor ama aynı zamanda rekabetleri de hız kesmiyor.
Eye Filmmuseum, Altın Palmiye ödüllü yönetmen ve fotoğraf sanatçısı Nuri Bilge Ceylan’ın fotoğraflarını “Inner Landscapes” adlı sergiyle Hollanda’ya taşıyor. 17 Ocak-11 Mayıs tarihlerinde görülebilecek sergiye, film gösterimleri ve söyleşiler eşlik edecek.
Zeki Demirkubuz’un yeni solo sergisi ise Eylül 2025’te İstanbul’da ArtOn’da açılacak. Dünyanın ve Türkiye’nin dört bir yanından seçilmiş fotoğrafların bir araya geldiği bu sergi ardından farklı şehirleri gezecek.
KÜSLER
İki yönetmen geçen yıl yine iki fotoğraf sergisine imza atmıştı. Ceylan, İstanbul Modern’de, Demirkubuz ise Müze Gazhane’de izleyiciyle buluşmuştu.
Türk Sineması’nın iki usta yönetmeni Zeki Demirkubuz ve Nuri Bilge Ceylan arasında yıllardır devam eden küskünlük var. Zeki Demirkubuz’a göre, kendi senaryosu olan Üç Maymun’u Nuri Bilge Ceylan kendi eseriymiş gibi kullandı ve filmini çekti.
Bunun üzerine iki yönetmen arasına kara kediler girdi desek yeridir. Zeki Demirkubuz ve Nuri Bilge Ceylan’ın eskiden çok sıkı dost olduğunu not düşelim.
İki yönetmenin de Türk Sineması’na büyük katkıları oldu. Uluslararası festivallerde ve organizasyonlarda yaptıkları filmlerle Türkiye’yi en iyi şekilde temsil ettiler. Her iki yönetmenin de seveni oldukça fazla.

HAYATIN İÇİNDEN HİKAYELER
Ve ilginçtir; izleyicileri arasında bile kamplaşmalar zaman zaman oldu. Nuri Bilge Ceylan, Yılmaz Güney’den sonra Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye Ödülü aldığında hepimizin göğsü kabardı.
Zeki Demirkubuz’un da filmlerine verilen ödüller çoğunlukta. İki yönetmenin işledikleri konular da farklılık göstermektedir. Nuri Bilge Ceylan daha çok sanat ağırlıklı filmler çekerken; Zeki Demirkubuz ise hayatın içinden izleyicilerine hikayeler anlatıyor.
Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
SON BİR STRATEJİ
Geçtiğimiz yıllarda ABD’deki Oregon Sağlık ve Bilim Üniversitesi Nörolojik Bilimler Enstitüsü tarafından yapılan çalışmada, titremenin vücudun şiddetli soğuk bir ortamda hayatta kalmak için iç sıcaklığını korumak için kullandığı son strateji olduğu belirtilmişti. Ayrıca titremenin oldukça fazla enerji gerektirdiği kaydedilmişti. Öte yandan korku veya panik ataklar gibi psikolojik faktörler de titremeye yol açabilir.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
DAMAR SAĞLIĞI İÇİN ÖNEMLİ
İyi kolesterolün yükselmesinin kalp damar sağlığı için çok önemli olduğunun altını çizen Prof. Dr. Uçar, “Kalp üzerinde koruyucu bir etkiye sahiptir. Özellikle damar duvarında biriken kolesterolün azalmasına ve karaciğere taşınmasına neden olacaktır. Bu süreç, damarlarda plak oluşumunu ve tıkanıklığı önleyerek, kalp krizi ve kalp damar hastalık riskini azaltır. İyi kolesterolün yüksek olması çok fayda sağlar” dedi.

KALP KRİZİNE NEDEN OLUR
Kolesterol yüksekliğinin zaman içerisinde damar duvarındaki kolesterol içeriklerinin artışına neden olarak, kalp krizine yol açtığını belirten, Prof. Dr. Uçar, “İyi kolesterolün düşük olması damar duvarlarındaki yağlanma artışıyla birlikte; erken dönemde kalp krizi, felç ve şah damarı hastalıklarına neden olabilir. İyi kolesterolün düşüklüğü, muayene ve dışarıdan gözlemle anlaşılan bir durum değildir. Kan değerlerine bakılarak ortaya çıkar. Sağlıksız yaşam tarzı, dengesiz ve düzensiz beslenmek, spor yapmamak, hareketsiz kalmak iyi kolesterolü düşüren en önemli sebeplerdir” dedi.

İYİ KOLESTEROL NASIL YÜKSELTİLİR?
PROF. Dr. Uçar, iyi kolesterolü yükseltmek için şu tavsiyelerde bulundu:
HAFTADA 6 GÜN 45 DAKİKA YÜRÜ- YÜN: En önemli maddelerden bir tanesi kesinlikle egzersiz yapmaktır. Haftada 6 gün 45 dakikalık tempolu yürüyüşler yapılmalıdır. Yaştan bağımsız olarak her yaş için tempolu yürüyüş önerilir.
AKDENİZ TİPİ BESLENİN: Meyve ve sebzeleri taze tüketmeye özen gösterin. Zeytinyağlı ve sebze yemekleri yiyin. Omega 3 bakımından zengin olan balık ve fındık, ceviz gibi kuruyemişlerle beslenin. Kırmızı etin daha az olduğu bir diyet alışkanlığı oluşturun.
SİGARA VE ALKOLDEN UZAK DURUN: Kalp ve damarlarda yağlanmalara, kalp krizlerine ve damarlarda patlamalara neden olur. Alkolün kolesterolü düşürüp, iyi kolesterolü yükselttiğine dair bilinen bir yanlış vardır. Ancak böyle bir şey söz konusu değildir.
EN AZ 6 SAAT UYUYUN: Uyku düzeni ve alışkınlığı kişinin enerjisi ve günün ritmi için de çok önemlidir. Belirli hormonlar sadece uykuda salgılanır ve bu hormonlar, kalp sağlığı için de çok önemlidir.
KİLO ALMAYIN: Kiloyu kontrol ederek obezite ile savaşılmalıdır. Boy ve kiloya göre hesaplanan vücut kitle indeksi 20-25 arasında olmalıdır. İyi kolesterol seviyesini artırmak, obeziteyle mücadelede önemli bir hedeftir.
STRESİ AZALTIN: Stresle mücadele etmek, iyi kolesterol seviyelerini olumlu yönde etkileyebilir. Sürekli stres, iyi kolesterol seviyelerinin düşmesine yol açabilir.
KONTROLLERİNİZİ AKSATMAYIN: Düzenli kontroller, check-up programları, erken tanı algoritmaları ve en ufak şikâyette kardiyoloji muayenesi yaptırmak gerekir. Periyodik testler, erken müdahale şansı sağlar. Düzenli sağlık kontrolleri, iyi kolesterol seviyelerinin izlenmesi ve genel kalp sağlığının korunması açısından kritik öneme sahiptir.
MENOPOZ SONRASI DİKKAT: Menopoza kadar kadınlarda genellikle daha yüksek olan iyi kolesterol, menopoz sonrası düşebilir. Bu dönemde düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme ve stres yönetimi önem kazanır. Ancak kötü kolesterolde cinsiyet ayrımı yoktur. Risk faktörleri cinsiyetten bağımsız olarak daha ön plandadır.
İLAÇLARI İHMAL ETMEYİN: Kolesterol ilaçlarının kalp sağlığına önemi çok büyüktür. Bu ilaçlar doktor değerlendirmesiyle verilir. Damarlarında tıkanmalar olan, stent takılan, bypass ameliyatlı hastalar kesinlikle ilaçlarını kullanmalı ve doktor tavsiyesi olmadan ilaçlarını bırakmamalıdır.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ETKİSİ UZUN SÜRÜYOR
Özellikle derin uykunun, hafıza gelişimine katkıda bulunduğunu belirten Dr. Mikaela Bloomberg, “Bulgularımız, egzersizin kısa süreli hafıza üzerindeki etkilerinin, düşündüğümüzden daha uzun süre devam edebileceğini gösteriyor. Bu faydalar egzersiz sonrası birkaç saat değil, ertesi güne kadar sürebilir. Düzenli egzersiz, bilişsel fonksiyonların gelişmesine katkı sağlıyor” dedi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇOCUKLAR DAHA ÇOK NEZLE OLUYOR
Uzm. Dr. Vural, kış hastalıklarından nezle ve soğuk algınlığı ile ilgili şunları söyledi: “Soğuk algınlığı; çeşitli virüslerin yol açtığı ve üst solunum yollarında bazı yakınmalarla seyreden hafif seyirli bir hastalık olarak tanımlanıyor. Hemen herkes yılda 1-2 kez soğuk algınlığına yakalanıyor. Özellikle mevsimlerin değiştiği aylarda ani ısı değişiklikleri nedeniyle soğuk algınlığı görülme sıklığı artıyor. Kapalı mekanlarda daha fazla zaman geçirme, güneş ışınlarından daha az yararlanma ile kötü havalandırma koşulları, enfeksiyonun gelişmesini ve yayılmasını hızlandırıyor. Hastalığa yakalanmanın yaş ve cinsiyetle ilgisi olmasa da çocuklar erişkinlere oranla daha fazla nezle oluyor.”

KOKU VE TAT KAYBI
Soğuk algınlığının hapşırık ve öksürük ile havaya yayılan virüslerin solunması sonucu bulaştığını belirten Uzm. Dr. Vural, “Solunum yoluyla ve el temasıyla da virüs yayılabiliyor. Virüs bulaştıktan birkaç saat sonra soğuk algınlığı belirtileri başlayabiliyor. Halsizlik, hafif baş ağrısı, hafif bir ateş, öksürük, gözlerde kızarma ve yaşarma, üst solunum yollarında yanma hissi ile burun akması, soğuk algınlığının en önemli belirtilerini oluşturuyor. Koku ve tat duyusunun azalması, kulaklarda basınç hissi ile ses kalitesindeki değişikler gibi yakınmalara da rastlanıyor” dedi.

GRİP SALGINA BİLE NEDEN OLABİLİYOR
Kış hastalıkları deyince gribin (influenza) başı çektiğini belirten Uzm. Dr. Vural, şu uyarılarda bulundu: “Grip, bulaşıcı bir akut virüs hastalığı olarak tanımlanıyor. İnfluenza virüsünün yapısı çok sık değiştiği için toplumda herhangi bir dirençle karşılaşmadan hızla yayılabiliyor. Tüm dünyayı etkileyen salgınlara yol açabiliyor. Grip; küçük çocukları, vücut direnci düşmüş yaşlıları ve hasta kişileri daha çok etkisi altına alıyor. Okul, kışla, fabrika, hapishane ve bakımevi gibi toplu yaşanılan yerlerde virüs daha kolay bulaşıyor ve hastalık hızla yayılıyor. Kış mevsimlerinde toplu ulaşım araçları, sinema ile tiyatro gibi kalabalık grupların bulunduğu yerlerin de hastalığın bulaşmasını kolaylaştırdığı biliniyor.”

YÜKSEK ATEŞE DİKKAT
İnfluenza virüslerinin tükürük damlacıkları yoluyla bulaştığının altını çizen Uzm. Dr. Vural, “Grip virüsü bulaştıktan 1- 3 gün sonra belirtiler gelişmeye başlıyor. Titremenin de eşlik ettiği ateş, 39–40 dereceye çıkıyor. Başta, eklemlerde ve kaslarda, özellikle sırt ile bel bölgesinde ağrı oluşuyor. Bunların yanı sıra halsizlik ve bitkinlik, bazen de mide bulantısı ile kusma da görülebiliyor. Boğaz ağrısı, şiddetli öksürük ve göğüste yanma gibi yakınmalara da sıkça rastlanıyor” dedi.

YATAĞA DÜŞÜREBİLİYOR
Gribin etkin bir şekilde tedavisi için öncelikle yatak istirahati önerildiğini belirten Uzm. Dr. Vural, “Hasta vücudunda oluşan ağrılar ve halsizlik nedeniyle yatağa düşebiliyor. Bu nedenle yatak istirahati öneriliyor. Yüksek ateşin düşürülmesi ve kas ağrılarının dindirilmesi tedavide en önemli hedefi oluşturuyor. Sanılanın aksine gribin tedavisinde antibiyotiğe gerek duyulmuyor. Bol bol sıvı tüketmek ve C vitamininden zengin besinleri sofradan eksik etmemek gerekiyor. İstirahat ve uyku düzenine dikkat etmek de genel halsizlik ile kas ağrılarının giderilmesinde oldukça yarar sağlıyor. Grip aşışınızı yaptırmayı da ihmal etmeyin” dedi.
KOVİD-19 DA ETKİLİ
Son yıllarda Kovid-19’un da etkili olduğunu belirten Uzm. Dr. Vural, “Belirtileri grip enfeksiyonuna benziyor. Yine de farkı ortaya koyabilmek için testlerin mutlaka yapılması gerekiyor” dedi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ekranların fenomen yarışmalarından ‘Kısmetse Olur: Aşkın Gücü’nün sevilen isimlerindenYaren Dağ’dan yeni haber var.
Ünlü gelin adayı şimdi de yeni bir kararla gündeme geldi. Dağ, sosyal medya hesabındaki tüm fotoğraflarını kaldırdı.
Yaren Dağ ilk olarak namaz kıldığı anları paylaştığı bir gönderiyle dikkat çekti. Ardından, başörtülü pozları ile gündem oldu.
“SARSILIN NAMAZ KILIN”
Kısmetse Olur Yaren, “Sarsılın namaz kılın” diyerek şunları ekledi: “Radikal ve çok huzurlu kararlarla döneceğim.”





Çağla Pınar Yılmaz
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Yapay zeka alanında önemli bir oyuncu olan Nvidia, İsrail merkezli GPU düzenleme platformu Run:ai’yi satın almak için Avrupa Birliği’nden (AB) onay aldı.
AB Komisyonu, Nvidia’nın Run:ai’yi satın almasının Avrupa Ekonomik Alanı’nda (AEA) rekabet endişelerine yol açmayacağı sonucuna vardı.
AB ONAYI ALINDI, ABD BEKLENİYOR
AB’nin onay vermesine rağmen, anlaşmanın ABD Adalet Bakanlığı tarafından da onaylanması gerekiyor. ABD’deki onay sürecinin ne kadar süreceği ve sonucunun ne olacağı henüz bilinmiyor.
YAPAY ZEKA PAZARINDA KONSOLİDASYON
Nvidia’nın Run:ai’yi satın alma girişimi, yapay zeka pazarında artan konsolidasyon trendinin bir örneği.
AB’nin onayı, bu tür birleşmelerin rekabet endişelerine yol açmadığı sürece kabul edilebilir olduğunu gösteriyor.

ANLAŞMA DETAYLARI
Bloomberg’in yerel İsrail medyasına dayandırdığı haberine göre, anlaşmanın değeri yaklaşık 700 milyon dolar. Anlaşma ilk olarak nisan ayında duyurulmuştu.
Run:ai, yapay zeka bilgi işlem kaynaklarını daha verimli kullanmak için yazılım çözümleri sunan bir şirket.
Nvidia’nın GPU’larını daha verimli hale getiren Run:ai’nin satın alınması, Nvidia’nın yapay zeka alanındaki gücünü daha da artıracak.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Xiaomi, Çin Yeni Yılı’na özel bir ürünle karşımıza çıktı. Mini Bluetooth Hoparlör’ün bordo kırmızı versiyonu, şenlikli tasarımı ve gelişmiş özellikleriyle dikkat çekiyor.
ÖZELLİKLER
360° Ses: Simetrik tam aralıklı hoparlörler ve 3 üniteli akustik tasarım, her yerde dengeli bir ses deneyimi sunuyor.
Toza ve suya dayanıklı tasarım, hoparlörü dış mekan kullanımı için ideal hale getiriyor. 2000 mAh batarya, tek şarjla 11 saate kadar müzik keyfi sunuyor.
Hızlı ve kolay bağlantı için Bluetooth 5.3 ve NFC desteği ve Kablosuz güncellemeler ve ses özelleştirme seçenekleri de sunulan özellikler arasında.
Üstteki ışık şeridi, Mijia uygulaması ile kontrol edilebilen RGB aydınlatma da sağlıyor.
FİYAT VE KULLANILABİLİRLİK
Bordo kırmızı Mini Bluetooth Hoparlör, “yürekten hediye” sloganıyla Xiaomi’nin yeni yıl hediye koleksiyonunda yer alıyor. Hoparlör, 199 yuan (28 dolar) fiyatla Çin’de satışa sunuldu.

Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Google, arama deneyimini geliştirmek için arama motoruna “Yapay Zeka Modu” adlı yeni bir özellik ekliyor.
Bu özellik, Google’ın Gemini adlı yapay zeka sohbet robotuna benzer bir arayüz sunacak ve kullanıcıların arama sorgularını daha interaktif bir şekilde yönetmelerini sağlayacak.
YAPAY ZEKA MODU NASIL ÇALIŞACAK
Yapay zeka modu, arama sonuçları sayfasının en üstünde bir sekme olarak yer alacak. Bu sekmeye tıklandığında, kullanıcılar Gemini benzeri bir arayüzle karşılaşacak ve yapay zeka ile sohbet ederek arama yapabilecekler.
Yapay zeka modunda yapılan aramalarda, Google ilgili web sayfalarına bağlantılarla birlikte, kullanıcılara “Bir soru sor…” şeklinde bir arama çubuğu gösterecek. Bu sayede kullanıcılar, yapay zeka ile etkileşimli bir şekilde arama yapabilecekler.

SESLİ ARAMA DESTEĞİ
Yapay zeka modu, sesli arama özelliğini de destekleyecek. Kullanıcılar, sesli komutlar vererek yapay zeka ile etkileşim kurabilecek ve arama sonuçlarını daha hızlı bir şekilde alabilecekler.
OpenAI’ın ChatGPT’de tüm kullanıcılar için arama özelliğini sunması, Google’ı harekete geçirmiş olabilir. Google, yapay zeka destekli arama özetleri sunmaya başlamış ve bu özelliği birçok ülkede kullanıma sunmuştu.
YAYIN TARİHİ
Google, yapay zeka modunun yayın tarihi hakkında henüz resmi bir açıklama yapmadı. Ancak, sızıntılar ve raporlar, özelliğin yakında kullanıma sunulacağına işaret ediyor.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kaliforniya Devlet Üniversitesinden Emeritus Prof. Dr. Snow, çeşitli ülkelerden uzmanların katılımının, Forum’un farklı kesimlerden insanları bir araya getirme amacını ortaya koyduğunu belirterek hükümet, özel sektör ve kar amacı gütmeyen kuruluşlar gibi farklı alanlardan temsilcilerin de Stratcom’a dahil olmasının, kendisini etkileyen bir diğer faktör olduğuna işaret etti.
Belli bir dostluk ve anlayışı geliştirmeye yönelik ortak bir amaca hizmet etmenin çok hoşuna gittiğini söyleyen Snow, yeni teknolojilerin, “neden ve nasıllarından” genellikle korkan biri olarak bu konudaki fikirlerini dile getirmekten memnuniyet duyduğunu ifade etti.
Snow, yapay zeka alanında sorumluluk almanın önemini vurguladı.
Forum’da çok fazla insanla tanıştığını dile getiren Snow, birlikte ortak bir konuyu konuşmadan önce katılımcılara duygusal bağ kurma ortamı yaratılmasından memnun olduğunu dile getirdi.
Snow, Forum’a katılmanın büyük bir ayrıcalık olduğunu ifade ederek, Stratcom’a ikinci kez katıldığını ve bunun kendisi için bir onur olduğunu vurguladı.
“ÜLKELERİN AI’DE DİJİTAL ŞEFFAFLIK İÇİN BİRLİKTE MÜCADELE VERMESİ GEREKİYOR”
İspanya Nebrija Üniversitesinden Cordero da Forum sayesinde duvarlar içinde herkesin mücadele ettiği şeylerin açık bir şekilde konuşulabilmesinin önemine işaret etti.
Dijital şeffaflığa değinen Cordero, kendi ülkesinde de yapay zeka kullanımında şeffaflıkla ilgili sorunlar yaşadıklarını belirterek bu konuya odaklanılması gerektiğine dikkati çekti.
Cordero, “Ülkelerin birlikte çalışarak yapay zeka teknolojisinde dijital şeffaflık için birlikte mücadele vermesi gerekiyor.” dedi.
Forum’u “inanılmaz” olarak tanımlayan Cordero, farklı bakış açılarının bir araya gelmesiyle birçok yeni deneyim ve bilgiden yararlandığını sözlerine ekledi.
TFI Kurucusu Wasylina ise Forum’da iletişimde yapay zeka destekli siber güvenlik konusunu ele aldığını belirterek yapay zekanın etik duruş çerçevesinde iş dünyasında kullanımının önemine işaret etti.
Yapay zeka kullanımında sürdürülebilirliğin kritik bir rol oynadığını belirten Wasylina, bu konunun, yönetişim alanında da önemli olduğunu ifade etti.
Wasylina, ikinci kez Forum’a katıldığını belirterek Türkiye’de her zaman çok iyi karşılandığını söyledi.
TFI Kurucusu, Stratcom’un yeni insanlarla tanışmak ve yeni şeyler öğrenmek için önemli bir yer olduğunu vurguladı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TİKTOK VE BYTEDANCE’İN ARGÜMANLARI
TikTok ve ByteDance, yasayı geçersiz kılmak için Yüksek Mahkemeye başvurdu. Şirketler, yasayı Amerikan kullanıcılarının ifade özgürlüğüne bir tehdit olarak değerlendirdi ve bu durumun TikTok’un yaklaşık üçte birini oluşturan Amerikan kullanıcılarını kaybetmelerine yol açacağını belirtti. Ayrıca, reklamcılar ve içerik üreticilerinin platformdan çekilmesinin ciddi maddi kayıplara yol açabileceği vurgulandı.
TikTok için ABD’de geri sayım! Haberi Görüntüle
Yüksek Mahkeme, yasağın geçici olarak durdurulması talebini hemen kabul etmedi, ancak 10 Ocak’ta bu konuda yapılacak argümanları dinleme kararı aldı. Mahkemenin vereceği karar, TikTok’un Amerika’daki geleceği için kritik bir önem taşıyor.
ABD Yüksek Mahkemesi, TikTok ve ByteDance’in yasayı durdurma taleplerini incelemek için 10 Ocak’ta argümanları dinlemeye karar verdi. Bu durum, TikTok’un Amerika’daki kullanıcılarına hizmet vermeye devam etmesi için önemli bir adım olabilir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Günlük hayatımızda kullandığımız bilgisayarlardan çok daha karmaşık işlemleri ve sorunları çözebilecek, özellikle yapay zekanın ve uzay teknolojilerinin gelişiminde kullanılan süper bilgisayarlar ve kuantum teknolojileri de bu gelişimde önemli bir oyuncu haline geldiler.
Türkiye de kendi kuantum teknolojisiyle KUANTAL’da geliştirilerek ortaya çıkarttığı bu özel bilgisayar ile global dünyada bu konuda söz sahibi olmak için önemli adımlar atmayı sürdürüyor.
REKLAM5 KUBİTLİK KUANTUM BİLGİSAYAR
Kuantum Teknolojileri Araştırma Laboratuvarı’nda geliştirilen projenin tasarım ve hayata geçirilme aşamasında çalışmaları bulunan uzmanlar konu ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.
ASELSAN Radar Programları Direktörü Yusuf Bora Kartal, projeye ilişkin ilk çipleri yurt dışındaki bir üretim evinde prototiplendirdiklerini belirterek, KUANTAL’da geliştirilen 5 kubitlik kuantum bilgisayar ile üniversite-sanayi işbirliği alanında örnek olduklarını aktardı.

Haberleşmenin gizli olması, kriptolanarak yapılmasının önemine dikkati çeken Kartal, şöyle devam etti: “Örneğin banka hesabınıza erişmek istediğiniz zaman sizinle bankanın sunucusu arasında gidip gelen verinin birileri tarafından dinlenmesini ya da çözülebiliyor olmasını istemezsiniz. Bu sizin şifrenizin korunmasını sağlayan bir altyapı sunuyor. Kuantum bilgisayarların işlem gücünde artış sağlayacağı çok net, fakat kuantum bilgisayarlarla gelecek asıl şey, bize şu ana kadar çözemediğimiz problemleri çözebilecek bir alan sağlaması olacak. Kuantum alanında çalışan üreticinin kolayca tedarik etmesi gereken kuantum çipleri üreten birkaç tane ülke var. Mesela Almanya bunlardan bir tanesi. ABD ve Çin’de böyle altyapılar var. ASELSAN ve TOBB ETÜ’nün işbirliğinde KUANTAL’da kuantum teknolojisinin üretilmesine çip seviyesinden başlandı.”
REKLAM
Kuantum teknolojileri alanındaki projelerinin Savunma Sanayii Başkanlığınca da desteklendiğini bildiren Kartal, şu anda 5 kubitlik bir bilgisayara sahip olduklarını anımsattı.
“DIŞA BAĞIMLILIKTAN KURTULMAK İÇİN ÖNEMLİ”
TOBB ETÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ünlü de kuantum teknolojisini geliştirmek için mühendisliğin birçok alt dalının bir araya getirilmesi gerektiğini ve üniversiteleri bünyesinde bunu gerçekleştirdiklerini anlattı.
Entegre devre üretiminin dünya için kritik önemde olduğunu aktaran Ünlü, “Ülkemizin bu seviyede bir entegre devre fabrikası üretebilmesi için çok ciddi miktarda yatırım yapması gerekiyor. Aynı şey kuantum teknolojileri için geçerli değil. Bu çipleri üretmek için kuracağınız bir üretim altyapısı geleneksel manada bir çip üretmek için kuracağınız altyapının yaklaşık yüzde biri mertebesinde. Bu, Türkiye için büyük bir fırsat, ufak bir yatırımla kuantum teknolojisinde ciddi söz ve pazar sahibi olma imkanı var. Bunun ticari potansiyeli ortaya çıktıkça firmalar ve ülkeler burada ön alabilmek için belirli kısıtlar getirmeye başlıyor. Bizim de bu kısıtları geçebilmemiz için kendi entegre devre ve çiplerimizi üretebilir hale gelmemiz gerekiyor” diye konuştu.

Ünlü, bu teknolojilerde yer alabilmenin Türkiye’nin dışa bağımlılıktan kurtulabilmesi için kritik öneme sahip olduğuna işaret ederek, üniversitelerin tasarım kabiliyetiyle kuantum teknolojisini belli bir seviyeye taşıyabildiklerini ancak üretim evleriyle irtibatın kesilmesi durumunda çalışmaların aksayabileceğini söyledi. Ünlü, elektrikli araçlarda olduğu gibi Türkiye’nin sektöre doğru zamanda girmesinin, küresel ölçekte rekabet eder bir pozisyonda olmasını sağlayacağını söyledi.
TOBB ETÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Bozbey de kuantum teknolojilerinin dünyada yükselen trend olduğunu ve Türkiye’de bu alana yönelik çalışmaların ivmesinin giderek arttığını aktararak, yürüttükleri çalışmanın Türkiye için de güzel bir model olduğunu kaydetti.
İşte en güçlü 10 süper bilgisayar! Haberi Görüntüle
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>VERİ KORUMASINI GARANTİ EDİYOR
Bu yenilik, Kişisel Veri Motoru ile kişisel veri korumasını garanti ettiği belirtilen güçlü bir gizlilik sunuyor. Knox Vault tarafından yönetilen bir şifreleme anahtarıyla dikkatlice korunan güvenli bir alanda saklanan kişisel veriler, cihazdaki en hassas bilgileri, örneğin biyometrik verileri güvence altına alıyor. Ayrıca ek bir koruma katmanı olarak, kuantum sonrası kriptografinin, verilerin güvenliğini kuantum bilişim tehditlerine karşı da koruduğu belirtiliyor.
Bununla birlikte One UI 7 Beta, kullanıcıların ihtiyaçlarına göre şekillenen Now Bar özelliğiyle dikkat çekiyor. Günlük planlama, seyahat önerileri ve eğlence kontrolü gibi işlevler sunan bu araç, kullanıcılara tek bir hareketle erişim kolaylığı sağlıyor. Örneğin, toplantı için yol tarifleri sunarken aynı anda kullanıcıların ruh haline uygun bir müzik listesi hazırlayabiliyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KÜRESEL SATIŞLARDA LİDER PS
Nintendo Switch’in küresel satışları, 146 milyon adede ulaşarak büyük bir başarı elde etti. Ancak, PlayStation 2’nin 160 milyon adetlik küresel satış rekorunu henüz kıramadı. Bu durum, PS2’nin hala dünya genelinde en çok satan konsol olduğunu gösteriyor.

Nintendo Switch’in ABD’deki başarı hikayesinde öne çıkan diğer bir faktör ise Nintendo DS. DS, ABD’de hala en çok satan konsol olarak liderliğini sürdürüyor. Switch’in bu başarıyı yakalaması, Nintendo’nun konsol pazarındaki gücünü bir kez daha kanıtlıyor.
Nintendo Switch’in bu başarısı, şirketin gelecekteki stratejileri için önemli bir gösterge olabilir. Nintendo, bu ürününün başarılı satış performansını sürdürmek ve pazar payını artırmak için yeni oyunlar ve yenilikçi özellikler sunmaya devam edecek. Ayrıca, şirketin gelecekteki konsol planları ve Switch’in ötesindeki projeleri de merakla bekleniyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ünlü iş insanı Fatih Kıral, uzun süre böbrek nakli için beklemiş ve geçen yıl bir çalışanın verdiği böbrekle hayata tutunmuştu. Ancak bir süre sonra Kıral’a nakledilen böbrekte de sorun yaşanınca iki hafta önce hastaneye kaldırılmıştı. Fatih Kıral, hastanede hayatını kaybetti.

SABAH yazarı Bülent Cankurt, Kıral’ın sağlık durumuna ilişkin iki hafta önce şunları yazmıştı:
Böbreği iflas eden, geçen yıl bir çalışanının verdiği böbrekle hayata tutunan Fatih Kıral, yeni böbreğiyle de sorun yaşamış ve hastaneye kaldırılmıştı.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Ailesi ve sevenleri, üç gün boyunca yoğun bakımda tutulan ve sonrasında normal odaya alınan Fatih Bey’in kısa sürede taburcu olmasını bekliyordu.

Ancak öğrendim ki, 7’den 70’e tanıyan herkesin çok sevdiği Fatih Bey, maalesef halen hastanedeymiş. Nakledilen böbreği de iflas etmiş ve diyalize bağlanmış.

Bu da yetmezmiş gibi bir de kanser illeti musallat olmuş. Kanser tedavisi için geçtiğimiz günlerde bir operasyon geçirmiş.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MUĞLA – Muğla’nın Yatağan ilçesine bağlı Madenler Mahallesi’nde yaşayan 27 yaşındaki Onur Adıyaman, evinin garajında ürettiği el yapımı araçlarla dikkat çekiyor. Teknolojiye olan ilgisiyle çevresindekilerin takdirini kazanan genç kaşif, go-kart, pervaneli bisiklet ve el yapımı chopper gibi birbirinden farklı araçları kendi imkanlarıyla tasarlayıp hayata geçirdi.
Adıyaman, tamamen geri dönüştürülebilir malzemeler kullanarak ürettiği araçlarla çevre bilincine de katkı sağlıyor. Kendi azmi ve öğrenme isteği sayesinde bu araçları yapmayı başardığını belirten Adıyaman, “Küçük bir garajda bile büyük hayaller kurabilir ve bunları gerçekleştirebilirsiniz. Üretim sürecinde en büyük destekçim kendi merakım ve azmim oldu” ifadelerini kullandı.
Adıyaman, tasarladığı araçların yapım aşamalarını sosyal medya üzerinden paylaşarak birçok kişiye ilham vermeyi amaçlıyor. “Araç yapma amacım sadece hobi değil, aynı zamanda bilgi ve tecrübe paylaşımı” diyen genç kaşif, projeleriyle dikkat çekmeye devam ediyor.
Makinalara ve içten yanmalı motorlara olan ilgisinin 12 yaşında başladığını söyleyen Adıyaman, ilk olarak motorlu bir bisiklet tasarladığını ve bisikletine bir pervane eklediğini belirtti. “İlk makinem motorlu bir bisikletti. Daha sonra bu deneyimimi geliştirerek pervaneli bir bisiklet tasarladım. Bu, aslında uçak yapma hayalime giden yolda bir başlangıçtı. Pervane mühendisliği oldukça teknik bilgi gerektiriyor, bu nedenle bu alanda tecrübe kazanmak için bu projeyi gerçekleştirdim” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“Bilim Kadınları İçin” Programı, 40 yaş altındaki genç ve yetenekli bilim kadınlarının başarılarını onurlandırarak, projelerinin küresel çapta duyulmasına olanak tanıyor. Bu yıl, ödül kazanan 4 bilim kadınının önemli çalışmalarının kamuoyu ile paylaşıldığı programda, yenilikçi projeler vurgulandı. 2024 yılı ödülleri, L’Oréal Türkiye Ülke Genel Müdürü Sinem Sandıkçı Gökçen’in ev sahipliğinde ve 2017 yılında ‘L’Oréal Uluslararası Yükselen Yetenek Ödülü’ne layık görülen ODTÜ İVME-R Müdürü Prof. Dr. Bilge Demirköz’ün onur konuğu olduğu özel bir törende verildi. Gebze Teknik Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Esra Bilgin Şimşek, su kaynaklarındaki kirliliği azaltmayı hedefleyen ve atık sudaki dirençli kirleticileri arıtarak yeşil hidrojenle enerji üretmeyi amaçlayan projeyle bu yıl ödül kazanan kadın bilim insanları arasında yer aldı.
Atık suyu temizliyor, yeşil hidrojen üretiyor
Su kaynaklarındaki kirliliği ortadan kaldırmak ve sürdürülebilir enerji üretimini desteklemek amacıyla yenilikçi bir sistem geliştirmeyi hedefleyen Prof. Dr. Esra Bilgin Şimşek, geliştirilen sistem ile atık sudaki dirençli kirleticileri arıtarak, aynı zamanda yeşil hidrojenden enerji üretmeyi hedefliyor. Proje, hem iki boyutlu hem de kuantum boyutundaki malzemelerin sentezlenmesiyle, hem çevresel hem de ekonomik açıdan önemli avantajlar sunuyor. Bor temelli sistem, muadillerine göre daha düşük maliyetle etkili bir arıtma ve enerji üretim süreci sağlarken geliştirilen ileri arıtma ve enerji üretim teknolojisinin, 1-2 yıl sürecek laboratuvar çalışmaları ve 4-5 yıl sürecek pilot ölçekli geliştirme süreçlerinin ardından ticarileştirilmesi planlanıyor. Böylece, güneş ışığı kullanılarak su kirliliği önlenirken, temiz ve sürdürülebilir enerji kaynağı olarak hidrojen üretimi gerçekleştirilecek.
Prof. Dr. Esra Bilgin Şimşek projesini ve ‘Bilim Kadınları İçin’ Programı’nı şu sözlerle anlattı: “Projemizde, yenilenebilir enerji kaynaklarıyla su arıtımı ve yeşil hidrojen üretimini birleştirerek, doğada bol bulunan bor, karbon ve azot temelli malzemelerle çevre dostu bir çözüm sunmayı hedefliyoruz. Bu çalışmanın hem su kirliliğiyle mücadelede hem de sürdürülebilir enerji üretiminde önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Bilimsel araştırmalarımız ile dünyayı daha iyi bir yer haline getirme potansiyeli, su ve enerji kaynaklarının giderek azalması için bulacağımız çözümler bizim en büyük motivasyon kaynağımızdır.”
Sürdürülebilirlik için önemli adım
Prof. Dr. Esra Bilgin Şimşek Yıldız Teknik Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü’nden lisans, yüksek lisans ve doktora çalışmalarını tamamladı. Günümüzde Gebze Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Kimya Mühendisliği Bölümünde öğretim üyesi olarak görev yapan Şimşek, sürdürülebilir, çevre dostu teknolojiler alanlarında yeni malzemelerin geliştirilmesi ve bu malzemelerin nasıl daha iyi hale getirebileceğiyle ilgili araştırmalar yapıyor.
İş birliği yaparak farklı bakış açılarını birleştirmek ve yenilikçi çözümler geliştirmek Şimşek’in en büyük başarılarından biri olarak öne çıkıyor. Işık enerjisinin kullanılmasıyla ilgili reaksiyonlar olarak adlandırılan fotokataliz konusundaki tutkusu ise çevre koruma ve sürdürülebilirlik üzerine yoğunlaşıyor. Özellikle toksik kirleticilerin parçalanması ve güneş ışığından enerji üretimi gibi alanlarda çözümler geliştirmeyi amaçlayan Prof. Dr. Esra Bilgin Şimşek, bu teknolojilerin verimliliğini artırarak daha geniş ölçekli uygulamalara taşımak için çalışmalarını sürdürüyor. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>PETROL Ofisi Grubu, Türkiye genelindeki akaryakıt istasyonları ve yurt genelinde yayılan köy pompalarında satış, stok ve dolum verilerinin yönetimini daha güvenli ve kesintisiz hale getirmek amacıyla Türk Telekom ile sürdürdüğü iş birliğini genişlettiğini duyurdu. Buna göre Türk Telekom, Petrol Ofisi’nin akaryakıt otomasyon sistemlerinin dijital dönüşümünde ‘Geniş Alan İletişim Ağı’ (SD-WAN) ve Lokal Network Altyapı kurulumunu hayata geçirerek 5 yıl daha altyapı yönetimini sağlayacak.
Yeni anlaşma ile Petrol Ofisi Grubu’nun dört yıl önce yine Türk Telekom iş birliğiyle kullanmaya başladığı SD-WAN teknolojisi, geçtiğimiz günlerde devir süreci tamamlanan bp istasyonlarında ve hizmet noktalarında da kullanılacak.
ABBASOĞLU: SEKTÖRDE NORM OLACAK BİR STANDARDA ÖNCÜLÜK ETMENİN GURUNU YAŞIYORUZ
Anlaşma hakkında açıklama yapan Petrol Ofisi Grubu CEO’su Mehmet Abbasoğlu şöyle konuştu:
“Grubumuzun dijital dönüşüm hedeflerine ulaşmasında önemli bir kilometre taşı olan ve Türkiye genelinde enerji sektöründe iletişim otomasyon altyapısının, UTTS dahil olmak üzere yenilikçi çözümlerle güçlendirilmesine katkı sunan bu önemli projeyi, dijitalleşmeyi bir kültür olarak gören ve ülkemizin dijital dönüşümünde hayati rol oynayan Türk Telekom’la hayata geçirmekten dolayı mutluluk duyuyoruz. Bp satın alımı ile birlikte ülke genelinde 2 bin 700 adetlik bir istasyon ağına ulaşarak ülkenin enerji arzının güvenliği ve erişimindeki rolümüzü daha da perçinlediğimiz bir yaygınlığa eriştik. Türkiye’nin dört bir yanına ulaşan bu ağı güvenli, kesintisiz ve yüksek erişilebilirlik sağlayan bir iletişim altyapısı ile destekleyerek sektörde norm olacak bir standarda öncülük etmenin gurunu yaşıyoruz.”
ÖNAL: PEK ÇOK SEKTÖRDE DİJİTALLEŞMEYİ SAĞLAYAN KİLOMETRE TAŞLARINI OLUŞTURMAYA DEVAM EDİYORUZ
Türk Telekom CEO’su Ümit Önal ise “Türk Telekom olarak, işletmelerin ve kurumların dijital dönüşüm yolculuklarında yanlarında olmaktan gurur duyuyoruz. Hayatın her alanına aktardığımız dijitalleşme vizyonumuz ile savunmadan sanayiye, finanstan enerjiye, eğitimden sağlığa ulaşımdan tarıma, sanattan spora pek çok sektörde dijitalleşmeyi sağlayan kilometre taşlarını oluşturmaya devam ediyoruz. Petrol Ofisi ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, SD-WAN teknolojimizle onların ağ yönetimini daha esnek, güvenilir ve merkezi hale getirerek, operasyonel verimliliklerini en üst düzeye çıkarmalarına olanak tanıyor. Geleceğin teknolojilerini bugünden hayata geçirerek, işletmelerin dijital dönüşüm süreçlerini desteklemeye ve en yeni teknolojilerle uçtan uca çözümler sunmaya devam edeceğiz” dedi.
MERKEZİ AĞ MİMARİSİ İLE YÜZDE 100’E YAKIN ERİŞİLEBİLİRLİK
İstasyon ve terminal altyapısını tek bir merkezden yönetmeyi mümkün kılan, esneklik, ölçeklenebilirlik ve yüksek görünürlük sağlayan bir ağ mimarisi olan SD-WAN (Geniş Alan İletişim Ağı) teknolojisi Petrol Ofisi Grubu’nun Türkiye’nin 81 ilinde bulunan ve sayıları bp’nin de katılımıyla 2 bin 700’e varan akaryakıt istasyonunda kullanılabilir hale gelecek. Bu sayede istasyonlarda otomasyon sistemleri ile elde edilen verilerin Türk Telekom’un sağladığı uydu, GSM ve karasal hatlar üzerinden Petrol Ofisi veri merkezi ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’na (EPDK) anında iletilmesi sağlanacak. Petrol Ofisi Grubu’na geniş alan ağlarını merkezi bir yapıda yönetme imkanı sunan bu yenilikçi SD-WAN teknolojisi, yüzde 100’e yakın erişilebilirlik, esneklik ve ölçeklenebilirlik sağlıyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“Bugün ürün tanıtımlarının ötesinde, sosyal medyada başarılı olabilmek için kitleni tanıman, onlara uygun bir dil geliştirmen, fotoğrafçılık ve video edit gibi teknik programları kullanabilmen gerekiyor. Aynı zamanda etik kurallar, marka iletişimi gibi konuları da bilmek şart. Dolayısıyla bu alanın bir okulunun olması gerektiğine inanıyorum,” diye ekledi.
Türkiye’deki üniversitelerde medya ve pazarlama bölümlerinde sosyal medya kullanımına yönelik derslerin şimdiden verilmeye başladığına dikkat çeken Sümeyra Teymur, “Eğer bu iş artık bir meslekse, bunun okulu da olmalı. Akademik eğitimle desteklenmiş profesyoneller bu sektöre yön verebilir,” ifadelerini kullandı.
Influencer’ların ve sosyal medya uzmanlarının gelecekte daha da büyüyen bu sektöre çok daha donanımlı bir şekilde adım atabilmesi için, sosyal medya içerik üretiminin akademik bir bölüm olarak ele alınmasının önemini vurgulayan Teymur’un bu açıklamaları, sektörde yankı uyandırdı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kayseri; Türkiye’nin toplu ulaşım sektöründeki ilk Rüzgar Enerji Santrali (RES) projesine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. İzmirAlsancak Limanı’ndan yola çıkan 80 araçlık dev türbin sevkiyatının parçaları peyder pey Kayseri’ye ulaşmaya devam ediyor. Türkiye’nin enerji geleceği için önemli bir adım olan bu projede, dev türbin parçaları kente getirilirken, montaj işlemleri de hızla devam ediyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, projeyle ilgili yaptığı açıklamada; “Proje çerçevesinde Nasel adı verilen jeneratör kutusu kente ulaştı. Nasel, rüzgar türbinlerinin elektrik üretiminde en önemli parçalarından biri olarak, jeneratör, şaft ve kontrol ekipmanlarını barındırıyor. Hafta sonu itibarıyla kurulan ilk türbinin montajını tamamlamayı planlıyoruz. Proje tamamlandığında, türbinlerin en büyük parçası 81,5 metre uzunluğunda ve 155 ton ağırlığında olacak. Bu parçaların montajı sonucu, türbinler toplamda 194,5 metreye kadar yükselerek, 65 katlı bir binaya eşdeğer bir yükseklik kazanacak” ifadelerini kullandı. Projenin Cumhurbaşkanlığı tarafından kamu kaynaklarının tasarruf ve verimlilik esasına göre kullanılmasına ilişkin genelge doğrultusunda yürütüldüğünü vurgulayan Başkan Büyükkılıç, “Yalnızca enerji üretimini değil, çevre dostu ulaşım sistemlerinin de Kayseri’ye kazandırılmasını sağlayacağız. Kayseri’nin yeşil enerji dönüşümüne katkı sağlamak amacıyla başlatılan bu projemizde, rüzgar enerjisinin toplu ulaşımda kullanılmasını hedefliyoruz” diye konuştu. Büyükkılıç, bu dev yatırımın, Kayseri’yi çevre dostu ve yenilenebilir enerji projeleriyle öne çıkan bir şehir yapma hedefine katkı sağlayacağını belirterek, “Kayseri olarak, çevreye duyarlı enerji çözümleri ile geleceği şekillendiriyoruz” dedi. Başkan Büyükkılıç, projenin tamamlanmasıyla Kayseri’nin ulaşım alanında enerji tüketiminde önemli bir tasarruf sağlanacağını ve çevreye duyarlı ulaşım sistemlerinin hızla yaygınlaşacağını da sözlerine ekledi.
Türkiye’nin toplu ulaşım sektöründeki ilk Rüzgar Enerji Santrali projesinin bir parçası olarak Kayseri, bu proje ile yenilenebilir enerji yatırımları ile çevre dostu bir şehir olma yolunda büyük bir adım atıyor. – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AKINGÜÇ Ödülleri düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Bu yıl ‘Sağlıkta Yapay Zeka Uygulamaları’ başlığında düzenlenen 2024 Akıngüç Ödülünü ‘Genomik Veri Paylaşımında Gizlilik Sorunları: İşaretler ve Çözümler’ konulu çalışmasıyla Doç. Dr. Ercüment Çiçek alırken, Akıngüç Mansiyon Ödülünü Abdominal Organların Tıbbi Görüntüleme verilerinden segmentasyonunu ele alan ‘CHAOS challenge – Combined (CT-MR) Healthy Abdominal Organ Segmentation’ başlıklı çalışmasıyla Prof. Dr. Mustafa Alper Selver kazandı.
Kültür Koleji, İstanbulKültür Üniversitesi ve Kültür Koleji Vakfının kurucusu Akıngüç Ailesinin bilim, sanat ve düşünce insanlarını teşvik amacıyla düzenlediği Akıngüç Ödülleri sahiplerini buldu.
DR. BAHAR AKINGÜÇ: NİTELİKLİ EĞİTİM İÇİN ARAŞTIRMAYI VE ARAŞTIRMACILARI DESTEKLEMEYE DEVAM EDECEĞİZ
İstanbul Kültür Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Bahar Akıngüç, Akıngüç Ailesi adına paylaştığı mesajda ödüllerin amacını şöyle özetledi:
“Nitelikli eğitim hizmetinin sürdürülebilirliği; bilim, kültür, düşünce ve sanat alanındaki emeği desteklemekle mümkün. 65 yıldır Kültür markasıyla eğitim alanında hizmet veren aile işletmemiz, nitelikli eğitim için araştırmayı ve araştırmacıları desteklemeye devam edecek” dedi.
PROF.DR FADİME YÜKSEKTEPE: BİR ARAŞTIRMACI EN BAŞTA DAİMA SORULARI İLE YALNIZDIR
Üniversite Rektörü Prof. Dr. Fadime Üney Yüksektepe ise tören konuşmasında, sağlık alanında yapay zeka uygulamalarına yönelik çok değerli çalışmaların Akıngüç Ödülüne başvurduğunu belirtti. Araştırmaya yönelik emeğin paha biçilmez olduğuna dikkati çeken Rektör Prof. Dr. Fadime Üney Yüksektepe şunları söyledi:
“Bir bilim ve düşünce insanının, bir sanatçının dünyayı, yaşamı anlamaya dair duyduğu merak, yorumlamak için sahip olduğu heyecan paha biçilmezdir. Başlangıç öyküsünde ise bir araştırmacı en başta daima soruları ile yalnızdır. Anlamak, ispatlamak için çıkılan ve tutkuyla sürdürülen bir araştırma yolculuğunun ne kadar yorucu ve zahmetli olduğunu özellikle akademisyenler ve eğitimciler bilir. Eğitimdeki 65 yıllık deneyiminde bilim, sanat ve düşünce insanlarının emeğine saygıyı vurgulayan Kurucumuz ve Onursal Başkanımız İnş. Yük. Müh. Sayın Fahamettin Akıngüç ve Akıngüç Ailesi de bu duruşu, Akıngüç Ödülleriyle somutlaştırmışlardır.”
PROF.DR. AKBULUT: BU ÇALIŞMALAR HEM ÜLKEMİZ, HEM SAĞLIK HEM DE BİLİM DÜNYASI ADINA UMUT VE ONUR VERİCİ
Akıngüç Ödülü 2024 Seçici Kurul Başkanı İstanbul Kültür Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Akhan Akbulut, süreci aktardığı konuşmasında şunları söyledi:
“Toplam 37 araştırmacıdan 64 çalışma için başvuru yapıldı. Başvuruları; başvuru tipi, kalite ve etki, yenilik düzeyi ile başvuranın araştırma profili gibi kriterlere göre kurulumuzla birlikte değerlendirdi. Sağlıkta yapay zeka alanında son derece kıymetli çalışmalardı her biri. Başvuruları incelediğimizde, Türkiye’de bu alanda gerek bilimsel ve toplumsal etki gerek yenilik düzeyi bağlamında çok kıymetli çalışmaların yapıldığını görmek hem ülkemiz, hem sağlık hem de bilim dünyası adına umut ve onur verici.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Belediye Başkanı Ahmet Sarıkurt, belediyenin çok amaçlı salonunda yapılan eğitimlerde sistemin süreç ve işleyişi hakkında bilgi verdi.
Sistem sayesinde vatandaşların talepleri, belediyenin çalışmaları ve devam eden projeleri anlık takip ettiklerini ifade eden Sarıkurt, “Tüm işlemlerin kayıt altına alındığı program ile kurum içi tüm çalışmaları takip etme imkanı bulurken aynı zamanda raporlayarak inceleme fırsatı da buluyoruz. Vatandaşlarımızın talepleri, müdürlüklerimizin çalışmaları, planlanan, devam eden ve yürütülen tüm çalışma ve projeleri Bridge 360 Yönetim Sistemi ile takip ediyoruz. Müdürlük ve birimlerimiz arasında koordinasyon da sağlıyoruz” dedi.
Konuşmanın ardından Bridge 360 Yönetim Sistemi hakkında muhtarlara bilgiler verildi.
Yükseköğrenim burs ödemeleri devam ediyor
Çorlu’da üniversite öğrencileri karşılıksız yükseköğrenim bursu almaya devam ediyor.
Belediye Başkanı Ahmet Sarıkurt, yaptığı açıklamada, Atatürk Evi’nden elde edilen gelir ve belediye bütçesinden aktarılan kaynak ile “Çorlu’nun Filizleri” projesi başlattıklarını, proje kapsamında öğrencilere burs verdiklerini belirtti.
Yükseköğrenim öğrencilerine destek olabilmek için hayata geçirilen proje kapsamında burs almaya hak kazanan öğrencilerin komisyon tarafından belirlendiğini anlatan Sarıkurt, “Son olarak Kredi ve Yurtlar Kurumu tarafından da yapılan incelemenin ardından 57 öğrencimiz karşılıksız burs almaya hak kazandı. Yükseköğrenim bursu için başvuran öğrencilerimizin tamamını SMS yoluyla bilgilendirdik. 61 öğrencimiz ise geçmiş dönemden bu yana burs almaya devam ediyor.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Real Madrid, bu akşam FIFA Kıtalararası Kupa maçında Meksika’nın Pachuca takımıyla karşı karşıya gelecek.

Karşılaşmada milli oyuncu Arda Güler’inde teknik direktör Carlo Ancelotti tarafından 11’de sahaya sürülmesi bekleniyor.

Her gün farklı bir transfer haberiyle Avrupa’da manşetleri süsleyen Arda için transfer dönemine kısa bir süre kala flaş bir iddia daha geldi.

İspanyol basını, yıldız futbolcu harekete geçen kulübü ve Real Madrid’in bu teklife cevabını açıkladı.

DORTMUND TALİP OLDU
Habere göre, Arda Güler’e Alman devi Borussia Dortmund’dan sezon sonuna kadar kiralık olacak şekilde transfer teklifi geldi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hakem gelişimini desteklemek ve VAR sürecini iyileştirmek amacıyla yürütülen bu eğitim çalışmalarına MHK, Vitor Melo Pereira ve Joao Capela önümüzdeki haftalarda da devam edeceği aktarıldı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Boluspor’a galibiyeti getiren golleri 46 ve 65’inci dakikada Siraçhan Nas, 61’inci dakikadaAnıl Koç ve 77’inci dakikada Khouma Babacar kaydetti. Bu sonucun ardından Boluspor, adını grup aşamasına yazdırdı.
Ziraat Türkiye Kupası Grup Müsabakaları Kura Çekimi, 20 Aralık 2024 Cuma günü saat 14.30’da kulüp yetkililerinin katılımı ile TFF Hasan Doğan Millî Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde gerçekleştirilecek.
Orhan Saka Konferans Salonu’nda yapılacak kura çekimi A Spor’dan canlı olarak yayınlanacak.
MAÇTAN DAKİKALAR:
14. dakikada kullanılan köşe vuruşunda Eren kafayı vurdu, kaleci Mert topu ayaklarıyla kurtarmayı başardı.
24. dakikada Camara’nın ara pasında kaleci ile karşı karşıya kalan Babacar, 2 pozisyonda kaleciyi geçemedi.
46. dakikada Işık Kaan’ın uzun pasında topla buluşan Siraçhan kaleci ile karşı karşıya kaldığı pozisyonda topu filelere gönderdi. 1-0
61. dakikada Eren seri çalımlarla önünün boşaltıp, müsait durumdaki Anıl’ı gördü. Anıl sol çaprazdan düzgün bir vuruşla topu ağlara gönderdi. 2-0
64. dakikada ceza sahası içinde oluşan karambolde Siraçhan topu filelere gönderdi. 3-0
75. dakikada sağ kanattan ceza sahasına yapılan ortayada Babacar, kafayla meşin yuvarlağı filelerle buluşturdu. 4-0
Boluspor: Kubilay Anteplioğlu, Onur Atasayar (Murat Elmacı dk. 80), Kerem Paykoç, Hakan Bilgiç, Işık Kaan Arslan, İshak Karaoğul, İlhami Siraçhan Nas, Anıl Koç, Eren Aydın (Vüsal Isgandarli dk. 71), Idrissa Camara, Khouma Babacar
Yedekler: Çağlar Şahin Akbaba, Ali Ülgen, Onur Ulaş, Oğuz Kağan Güçtekin, Harun Yerlikaya, Daniel Avramovski, Paul Mukairu, Hüsamettin Yener
Teknik Direktör: Arif Ufuk Kahraman
1461 Trabzon FK: Mert Kaya, Bahadır Erol, Emirhan Zaman, Eslem Öztürk (Ferhat Akçay dk. 75) Muhammet Seymen Aslan (Hasan Doğan dk. 68), Talha Aydemir (Hamza Hayır dk. 68), Yasir Kuduban (Muhammed Asaf Hacısalihoğlu dk. 68), Rahmi Can Mutlu (Nazif Yerlikaya dk. 34), Kerim Ali Bekar, Efekan Kıran, Fatih Karadirek
Yedekler: Mustafa Berat Çolak, Furkan Can Kolcu
Teknik Direktör: Necip Emre Yılmaz
Goller: İlhami Siraçhan Nas (dk. 46, dk. 64) Anıl Koç (dk. 61), Babacar (dk.76) (Boluspor)
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Mevcut başkan Şeref Eroğlu’nun aday olmadığı genel kurulda, başkanlık için Taha Akgül ve Selçuk Çebi yarıştı.
YENİ BAŞKAN TAHA AKGÜL
Kullanılan 288 oyun 189’unu alan Taha Akgül, federasyonun yeni başkanı oldu. Çebi 92 oyda kalırken, 7 oy ise geçersiz sayıldı. Çebi, sayım sürerken Akgül’ü tebrik etti. Divan başkanlığını Abdullah Albunar’ın yaptığı genel kurulda, faaliyet ve denetim raporları da ibra edildi.
Taha Akgül başkanlığındaki yeni yönetim kurulunda Mesut Özarslan, Abdullah Şanlı, Arslan Narin, Murat Şahin, Hüseyin Kaya, Şems Sezal, İsmail Yağbat, İhsan Gürol Güzey, İbrahim Demirtürkoğlu ve Ahmet Yıldırım yer aldı.
2024’TE KARİYERİNİ NOKTALADI
Sporculuk hayatını bronz madalya kazandığı Paris 2024 Olimpiyat Oyunları’nın ardından noktalayan Akgül, kariyerinde 1 olimpiyat, 3 dünya ve 11 Avrupa şampiyonluğu elde etti. Akgül, bu üç kulvarda 15 altın, 2 gümüş ve 5 bronz olmak üzere toplam 22 madalya kazandı.
Genel kurula, olimpiyat şampiyonu eski milli güreşçi olan Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Hamza Yerlikaya da katıldı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Her yıl özel sağlık kuruluşlarını olağan ve olağan dışı denetimlerden geçiren Sağlık Bakanlığı, uzman ekiplerle bu çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.
Bu kapsamda, Ocak 2024’ten bugüne kadar Türkiye genelinde özel sağlık kuruluşlarına yönelik 60 binden fazla denetim yapıldı.
Denetimlerde aykırılık tespitlerine göre, 229 özel sağlık tesisine “faaliyet durdurma”, 1507 özel sağlık tesisine “idari para cezası” verildi, ilgili kuruluşlar hakkında 160 suç duyurusunda bulunuldu.
ÖZEL HASTANELER MEVZUATI TAMAMEN YENİLENECEK
“Yenidoğan çetesi”ne ilişkin soruşturma sürecinde 10 özel hastanenin ruhsatını iptal eden Bakanlık, özel ve kamu hastanelerindeki işleyişin yeniden ele alınması, sistemdeki sıkıntıların tespit edilip sil baştan düzenlenmesine yönelik çalışmalara da hız verdi.
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun talimatıyla ilk olarak özel hastaneleri de içine alan mevzuatı tamamen yenilemeye hazırlanan Bakanlık, uzmanlar öncülüğünde, özel sağlık kuruluşlarının ruhsatlandırılması, faaliyet sürecindeki hizmet ve kalite standartları, kuruluşların sağlık hizmeti sunarken uyguladığı fiyatlandırma politikaları, denetimler ve uygulanan yaptırımlara kadar birçok başlığı masaya yatırdı.
Ayrıca kamu, özel ve üniversite hastanelerinde sağlık hizmet sunumları ve kalite standartlarına ilişkin ruhsatlandırma ile faaliyet süreçleri de bütüncül bakış açısıyla yeniden ele alındı.
Bu kapsamda, yakın dönemde Özel Hastaneler Yönetmeliği, Hastanelerin Denetleme Yönetmeliği, Ambulans Hizmetleri Yönetmeliği’nde önemli değişiklikler yapılacak. Özel hastanelerin işleyişi, sağlık meslek mensuplarının serbest meslek icrası kuralları, sağlık yapıları ve sağlık araçlarına ilişkin düzenlemeler de gündeme gelecek.
DENETİM SEFERBERLİĞİ BAŞLAYACAK
Bakanlık, gelecek dönem, kamu, özel ve üniversite hastanelerinin hem yoğun bakımlarında hem de genel bölümlerindeki denetimlerinde şeffaf, bilişim tabanlı, bilimsel verilere ve risk yönetimine dayalı, yapay zekanın kullanılacağı, çoklu denetim mekanizmalarını oluşturmayı da planlıyor.
Türkiye’nin önde gelen 13 yenidoğan yoğun bakım uzmanıyla oluşturulan “Yenidoğan Yoğun Bakım Denetim ve Değerlendirme Bilimsel Komisyonu” da tüm yenidoğan yoğun bakım ünitelerine yönelik habersiz denetimlere başlayacak.
Yenidoğan uzmanlarının da yer alacağı denetimlerde, fiziki incelemelerden ziyade, doğru tedavilerin uygulanıp uygulanmadığına yönelik detaylı, ileri incelemeler yapılacak.
Bakanlık, benzer denetimleri, acil servisler, yetişkin yoğun bakım gibi alanlarda kurulacak komisyonlar öncülüğünde de gerçekleştirecek.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Furkan Can
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Avanos ilçesindeki sanayi sitesinde eşi Ferhat Yoldaş (36) ile kiraladıkları depoyu atölyeye dönüştüren Fatma Yoldaş (32), eşinin yanında çırak olarak başladığı mesleğinde kendini yetiştirdi.
Tornadan spirale farklı aletleri kullanarak ahşap eşya ve aksesuar üreten Fatma Yoldaş, atölyede yoğun mesai yapıyor.
Fatma Yoldaş, AA muhabirine, 2013 yılında evlendiğini, evde oturmak yerine üretmenin daha verimli olacağına karar verip eşiyle atölye kurduklarını söyledi.
Yoldaş, çırak olarak çalışmaya başladığında aletleri tanıma ve kullanma konusunda zorluk yaşadığını ancak eşinin desteğiyle yeni bilgiler öğrenerek tecrübe kazandığını anlattı.
Nevşehir Ticaret Lisesi muhasebecilik bölümünden mezun olduğunu ancak bu alana yönelmediğini, ahşapla uğraşmaktan keyif aldığını belirten Yoldaş, şöyle konuştu:
“Muhasebe mezunuyum, çevremdekiler ve öğretmenlerimin ısrarıyla o bölümü okudum. Eşim bu işlerle uğraşıyordu, ben de evde oturmak istemedim. Normalde onlar çatı işi yapıyordu. Sonra ikimiz marangozluk yapmaya başladık. Her gün düzenli şekilde geliyorum. Eşimle planlama yapıyoruz. Eşim kesme yapıyorsa ben zımparalama yapıyorum. Birlikte karar veriyoruz ama o gün yapacağımız işe göre elime bütün makineleri alıyorum. Kadınlar, ben sanayide çalıştığım için gelip sipariş veriyorlar. Turistik otellere yatak, komodin, ahşap lavabo tezgahı, yatak başlıkları yapıyoruz. Bunları zenginleştirmek için demir ve taş işçiliği de yapıyoruz. Mesela bir yatak başlığına taş döşüyoruz, ayaklarını demirden yapıyoruz. Mesleğimi seviyorum ama biraz tozlu gezdiğim için sosyal hayatta zorlandığım oluyor. Mesleğimin erkek mesleği olduğu ifade ediliyor, bayanın bu işin altından kalkamayacağını düşünüyorlar ama öyle değil, bayanın yapamayacağı hiçbir iş yok.”
Fatma Yoldaş, mesleki başarılarla hemcinslerine ilham olmak için gayret gösterdiğini de dile getirdi.
“Eşim dükkana ikinci usta oldu”
Ferhat Yoldaş ise “Çocukluktan beri ahşap içindeyim, babam çatı işleri yapıyordu. 2013’te evlendik, 5 yıl sonra dükkanı açtık. Eşimle çalışmanın zaman zaman zorluğu olabiliyor ama avantajı yüzde 90 diyebilirim. Bazı durumlarda çatışsak da bayan müşterilerin rahatlıkla gelebildiği bir dükkan olduk. Bu da bizi daha farklı konuma getiriyor. Eşim geçen süreçte mesleği öğrendi, dükkanda ikinci usta oldu.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Üniversite sınavına hazırlandığı dönemde izlediği filmin seramik sahnesinden etkilenen 43 yaşındaki Eren Dereka, Mersin Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu El Sanatları Endüstriyel Cam ve Seramik Bölümü’nü tercih etti.
Dereka, iki yıl süren eğitiminin ardından füzyon cam atölyesinde çalışmaya başladı ve camı işlemeyi hayatının odağına koydu.
Çeşitli atölye ve firmalarda çalıştıktan sonra iş hayatına 10 yıl ara veren girişimci Dereka, bu süreçte cam eritme fırını alarak evinin garajında hobi olarak atık camlardan dekoratif ürünler yapmaya başladı.
Cama ilgisi zamanla tutku haline gelen ve bunu geliştirmek için girişimcilik eğitimleri alan Dereka, Kadın Girişimci Destek Merkezi’nde kendi atölyesini açarak nazar boncuğu, Türk bayrağı ve ağaç gibi dekoratif ürünler yaparak atık camları ekonomiye kazandırıyor.
“Cam belli aşamalarla yapılan bir ürün”
Kadın girişimci Eren Dereka, AA muhabirine, üretim yaparken atık camları değerlendirdiğini söyledi.
Atık camları yeniden şekillendirirken her aşamasına dikkat edilmesi gerektiğini belirten Dereka, “Cam, belli aşamalarla yapılan bir ürün. Kalıpları hazırladıktan sonra camları istenilen şekle ve dizayna göre ayarlıyorum. Önce camları kesiyorum, sonra belirlenen renklere göre boyamasını yapıyorum.” dedi.
Camın tüm aşamalarını tamamladıktan sonra fırınladığını anlatan Dereka, şöyle konuştu:
“Fırınlamada yaklaşık 850 derecede camın ve boyanın birbirine işlenmesini sağlıyoruz. Bu fırınlama işlemi 24 saat sürüyor. Fırını yaktıktan sonra ertesi gün açabiliyoruz çünkü fırınlamada cama verilen tansiyon çok önemli. Cama tansiyonunu veremezsek camda patlama veya boyada yanma yaşanabiliyor. Fırınlama işleminden sonra ürünün süslemelerini yapıp satışa sunuyoruz.”
“Biz kadınlar, her şeyi yapabiliriz”
Dereka, camla iç içe bir hayatının olduğunu, atık camları ekonomiye kazandırmanın kendisine ayrı mutluluk verdiğini söyledi.
İşini özveriyle yaptığını dile getiren Dereka, “Cam, benim için büyülü bir dünya haline geldi. Sıfırdan bir camdan veya atık şişeden çok farklı dekoratif eşya elde etmek, onu yaparken duyduğum heyecan, fırına koyduktan sonra ertesi gün fırından nasıl çıkacağını beklemek, büyük bir heyecanla onun olup olmadığını görmek, büyük bir sevgi ve mutlulukla dolduruyor içimi, ayrıca bir işe yaradığımı hissediyorum. Sıfırdan, olmayan bir şeyden yeni bir ürün çıkarıyorum.” şeklinde konuştu.
Kadınların isterlerse her şeyi yapabileceklerini anlatan Dereka, konuşmasını şöyle tamamladı:
“Girişimci bir kadın olarak biz kadınların her şeyi yapabileceğini düşünüyorum. Cam kesiyorum ve cam boyuyorum. Bunu görenler, ‘Kadın cam kesiyor’ diye şaşırıyorlar. Biz kadınlar, her şeyi yapabiliriz ve istersek her şeyin üstesinden gelebiliriz. Her şeyi oluşturabiliriz, güzelleştirebiliriz. Evimizde nasıl her şeyi güzelleştirebiliyorsak iş hayatında da yaptığımız işlerle her şeyi güzelleştireceğimize inanıyorum.
Bu yüzden girişimci kadın olduğum için kendimle gurur duyuyorum. Diğer kadınlara da örnek olmak istiyorum. Onlar da isterlerse istedikleri her şeyi yapabilecek güce sahipler.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DAHA YÜKSEK PERFORMANS
xAI, son birkaç hafta boyunca Grok-2 modelinin yeni versiyonunu sessizce test ettiğini ve bu yeni versiyonun üç kat daha hızlı performans, daha yüksek doğruluk, daha iyi talimat takip edebilme ve çoklu dil desteği sunduğunu ifade etti. Grok-2, X platformunda gerçek zamanlı içgörüler sunarak, gönderilerden ve daha geniş webden elde edilen bilgilerle yanıtlar sunuyor.
Chatbot, soruları yanıtlamak, bilgiyi özetlemek, meme oluşturmak ve fotorealistik görüntüler üretmek için yeni bir otoregresif görüntü oluşturma modeli olan Aurora’yı kullanıyor. Yeni “çiz beni” özelliği ile kullanıcılar, etkileşimlerini daha yaratıcı ve eğlenceli hale getirebilecek.
PREMIUM KULLANICILAR AVANTAJLAR
xAI, Premium ve Premium+ kullanıcılar için daha yüksek kullanım limitleri ve gelecekteki yeni yeteneklere erken erişim sunacağını duyurdu. Bu kullanıcılar, platformun sunduğu en yeni özellikleri ve geliştirmeleri ilk deneyimleyenler olacak.
Grok-2, X platformunun ana ekranından doğrudan erişilebilir olacak şekilde, platformun alt çubuğundaki özel bir menü ile kullanıcıların erişimini sağlıyor. Bu sayede, kullanıcılar kolayca chatbot ile etkileşime geçebilecek ve sunduğu yeni özellikleri keşfedebilecek.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un açılış konuşmalarıyla başlayacak foruma Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da katılacak.
Forumda Birleşmiş Milletler Küresel İletişim Başkanı Melissa Fleming’in video mesajı katılımcılarla paylaşılacak.
Ayrıca forumda Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Hikmet Hacıyev, Libya İletişim ve Siyasal İşlerden Sorumlu Devlet Bakanı Walid Ammar Ellafi, Lübnan Enformasyon Bakanı Zaid Makary, Sırbistan Enformasyon ve Telekomünikasyon Bakanı Dejan Ristic, Pakistan Enformasyon ve Yayıncılık, Ulusal Miras ve Kültür Bakanı Attaullah Tarar, Filistin Telekomünikasyon ve Dijital Ekonomi Bakanı Dr. Abed-Alrazzaq Natsheh, Gabon İletişim ve Medya Bakanı Laurence Ndong, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, NATO Kamu Diplomasisi Genel Sekreter Yardımcısı Marie-Doha Besancenot, Birleşik Krallık Başbakanlık Devlet İletişim Hizmetleri, Ticaret ve Refah Uygulamaları Başkanı Emma Turner başta olmak üzere çok sayıda ülkenin bakan ve iletişim kurumlarının başkanları panellerde konuşma yapacak.
REKLAMYAPAY ZEKAYLA YAŞANAN DEĞİŞİMLER MASAYA YATIRILACAK
Türkiye’nin en büyük iletişim zirvesi olma özelliğini taşıyan Stratcom Summit 24, uluslararası iletişimin öncü isimlerini bir araya getirerek yapay zekayla iletişim alanında yaşanan değişimleri tartışmaya sunacak, yeni teknolojilerin sunduğu fırsatlar ve zorluklar irdelenecek.
Stratcom Summit 24’de yapay zekanın iletişimdeki dönüştürücü etkisini merkeze alarak kamu iletişimi, yeni iletişim stratejileri, habercilik, dijital medya ve diplomasi, dezenformasyonla mücadele ve kriz yönetimi, dijital etik ve siber güvenlik gibi pek çok güncel konu ele alınacak.
Forumda 30 ülkenin önde gelen kamu, özel sektör, sivil toplum, medya, akademi ve düşünce kuruluşlarından 64 yerli ve yabancı uzman, konuşmacı olarak yer alacak. 8 panel, 4 konuşma ve 6 bire bir oturumdan oluşan forum, 3 binden fazla yerli ve yabancı misafiri ağırlayacak.
Etkinliğe kamu kurumlarından özel teşebbüslere, sivil toplumdan düşünce kuruluşlarına çeşitli sektörlerden iletişim uzmanlarının yanı sıra akademisyen ve üniversite öğrencilerinin yoğun katılımı bekleniyor.
Programın ilk gününde “Ulusal Stratejide Yapay Zeka: Dijital Dönüşüm ve Stratejik”, “Yapay Zeka Çağında Dijital Şeffaflık: Veri Güvenliği ile Kamu Yararını Sağlamak”, “Uluslararası Stratejik İletişimde Yapay Zeka: Küresel İş Birlikleri ve Yasal Düzenlemeler” ve “Dezenformasyonla Mücadelede Yapay Zeka: Kamu Kurumları için Stratejik Araçlar” panelleri düzenlenecek.
REKLAM
Bunun yanı sıra aynı gün 3 ayrı bire bir oturum gerçekleştirilecek. Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç, “Yapay Zeka Çağında Türkiye’nin Ulusal Güvenlik Perspektifi”, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Hikmet Hacıyev, “Yapay Zeka ve Stratejik İlerleme: Azerbaycan’ın Geleceği için Bir Vizyon”, Filistin Telekomünikasyon ve Dijital Ekonomi Bakanı Dr. Abed-Alrazzaq Natsheh de “Dijital Dönüşümü Şekillendirmek: Filistin’in Telekomünikasyon Vizyonu” başlıklı konuşma yapacak.
İkinci gününde ise “Yapay Zeka Destekli Kriz İletişimi: Kamu Güvenliği için Stratejiler”, “İletişimde Yapay Zeka Destekli Siber Güvenlik: Güvenliğin Sağlanması”, “Yapay Zekanın Gazetecilik Üzerine Etkisi: Deepfake Tehdidi Karşısında Tarafsızlığı ve Doğruluğu Koruyabilme” ile “Yapay Zeka ve İletişim Etiği: Şeffaflığı ve Hesap Verebilirliği Yönetmek” başlıkları altında uzmanlar değerlendirmelerini sunacak.
“Bilgi Çağında Tehditlere Karşı Caydırıcılık ve Savunma: NATO ile Bir Söyleşi”, “Yapay Zekanın Nöroteknolojiyi Dönüştürmedeki Rolü”, “Sanat Teknolojisinde Yeni Ufuklar”, “Yapay Zeka ve Diplomasi: Türkiye’nin Teknoloji Odaklı Gelecek Vizyon Stratejisi”, “Kamu İletişiminin Etkinliği için Küresel Stratejiler”, “Yapay Zeka ve Dijital Medyanın Gelişimi”, “Barışın İnşasında Dijital Diplomasinin Rolü” başlıklı konuşma ve bire bir oturumlarda da yapay zekanın dış politika ve iletişim faaliyetlerini devletler ve uluslararası kuruluşlar açısından nasıl şekillendirdiğine odaklanılacak.
REKLAM
Etkinlik alanında ise Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, TRT, Anadolu Ajansı, Basın İlan Kurumu, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı, TOBB, İTÜ ve Yıldız Teknik Üniversitesi stantları katılımcılarla buluşacak. Ayrıca etkinliğe özel tasarlanmış yapay zeka deneyim alanları katılımcıların ilgisine sunulacak.
“ÖNCÜ ETKİLEŞİM MERKEZİ HALİNE GELMESİNDEN MEMNUNİYET DUYUYORUZ”
Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, “2021 yılında Stratcom Summit’i düzenlemeye karar verdiğimizde zirvemizin stratejik iletişim alanında çalışan ve bu alana ilgi duyan herkes için uluslararası bir etkileşim ortamı ve küresel bir platform olmasını amaçlamıştık. Geride bıraktığımız süre zarfında Stratcom’un bugün küresel bir marka ve öncü bir etkileşim merkezi haline gelmesinden büyük bir memnuniyet duyuyoruz” ifadelerini kullandı.
Stratcom’un ve bu çatı altında düzenlenen Hackathon, StratcomYouth, Afet İletişimi, Stratcom Akademi gibi yan etkinliklerle, Türkiye’nin en büyük ve en kapsayıcı uluslararası iletişim zirvesi olduğunu kaydeden Altun, bu yıl da dünyanın dört bir yanından bakan, iletişim profesyoneli ve alanında uzman akademisyenleri İstanbul’da bir araya getirecek olmanın gururunu yaşadıklarını belirtti.
Altun, forumun bu yılki temasının çağın en çarpıcı gelişmelerinden birini odağına aldığını vurgulayarak, şunları ifade etti:
“Yapay zekanın ve gelişen teknolojilerin, iletişim alanında devrim niteliğinde fırsatlar sunduğunu hepimiz görüyoruz ancak bu dönüşüm sadece olumlu taraflarıyla gelmiyor. Bu dönüşümün aynı zamanda dikkate alınması gereken çok önemli riskleri de mevcut. Stratcom 24’te bu fırsat ve riskleri, yapay zeka teknolojilerini insanlığa fayda getirecek şekilde nasıl kurgulamamız gerektiği, geleceğimizi insanlık olarak birlikte nasıl planlayacağımız gibi konuları dünyanın dört bir yanından gelerek İstanbul’da bizlerle buluşacak katılımcılarla değerlendireceğiz. Bu yıl dördüncüsünü düzenlediğimiz Stratcom Summit 24’ün uluslararası işbirliğini güçlendirecek, bilgi paylaşımını artıracak ve çözüm odaklı yaklaşımları hayata geçirecek önemli bir adım olacağına inanıyorum.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tesla’nın hisse fiyatı, Türkiye saatiyle 22.30 itibarıyla yüzde 4’ün üzerinde değer kazanarak 419,8 dolara yükseldi.
Böylece şirketin hisse fiyatı, 3 Kasım 2021’de kaydettiği 414,5 dolarlık zirvenin üzerine çıktı.
Hisselerindeki yükselişle Tesla’nın piyasa değeri 1,3 trilyon dolara ulaştı.
NET SERVETİ 370 MİLYAR DOLARI AŞTI
Dünyanın en zengin insanı olan Tesla Üst Yöneticisi (CEO) Elon Musk’ın net serveti de 370 milyar doları aştı.

Tesla hisseleri, Musk’ın desteklediği Donald Trump’ın ABD’nin 47. başkanı seçilmesinin ardından yükselişe geçmişti.
Trump’ın seçim zaferinden bu yana Tesla’nın hisseleri yüzde 66’nın üzerinde değer kazanmıştı.
ABD’nin seçilmiş başkanı Trump’ın, Musk ve girişimci Vivek Ramaswamy’nin Hükümet Verimliliği Departmanı’nı yöneteceğini açıklaması da Tesla hisselerinin yönü üzerinde etkili olmuştu.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bu süreci, hem kural ihlallerinin otomatik tespitini sağlayan yapay zeka teknolojisi hem de 40 binden fazla kişiden oluşan manuel incelemede bulunan ekipleriyle yürüttüklerini vurgulayan Gelen, moderasyon ekiplerinin de TikTok’taki içeriklerin “topluluk kuralları”na uymasını sağlamak için her gün çalıştığını bildirdi.
Gelen, “Bu yılın ocak-temmuz aylarını kapsayan 7 aylık döneminde globalde 427 milyonu aşkın TikTok hesabı kapatıldı. Bunların 379,7 milyonu sahte olduğu tespit edilen hesaplardı. 41,8 milyon hesap ise 13 yaş altı olduğu şüphesiyle kaldırıldı. Bunların yanında 7 milyondan fazla hesap da topluluk kurallarımızı ihlal ettiği gerekçesiyle kapatıldı” diye konuştu.
REKLAM“SAHTE YAŞ BEYANLARINI TESPİT İÇİN OTOMATİK SİSTEMLER GELİŞTİRİYORUZ”
TikTok’un global olarak her çeyrekte “Güvenlik ve Şeffaflık Raporu”nu yayımladığı ve kamuoyuyla paylaştığı bilgisini veren Gelen, şöyle devam etti:
“Bu raporda ortaya koyulan sonuçlara göre, Türkiye’de 2024 yılının ilk yarısında toplam 7 milyon 97 bin 236 video topluluk kurallarımızı ihlal ettiği gerekçesiyle platformdan kaldırıldı. Bu videoların yüzde 98,67’si kullanıcılar tarafından görüntülenmeden önce, yüzde 88,66’sı ise 24 saat içinde kaldırılarak silindi. Raporun öne çıkan verilerine göre, otomatik moderasyon teknolojileri tarafından topluluk kurallarını ihlal ettiği gerekçesiyle kaldırılan videoların oranı bir önceki yıla göre yüzde 62’den yüzde 80’e yükseldi. Ayrıca, proaktif tespit oranı yüzde 98,2’yle şimdiye kadarki en yüksek seviyeye ulaştı. Kaldırılan videoların tekrar yüklenme oranı ise geçen yılın aynı dönemine kıyasla yarı yarıya azaldı.”
Gelen, TikTok’un topluluk kurallarının, platformda kullanıcı güvenliğini sağladığını ve pozitif deneyimi artırdığını belirterek, bu kuralların, platformdaki tüm içerikler ve içerik üreticileri için geçerli olduğunu anlattı.
REKLAM
TikTok’ta izin verilenlere ilişkin kuralların yanı sıra çeşitli konularda standartların bulunduğuna işaret eden Gelen, yeni riskleri ve zararları engellemek için bu yönergelerin sürekli güncellendiğini, TikTok olarak bu alandaki yatırımları önceliklendirerek sürdürme kararlılığında olduklarını vurguladı.
Gelen, 13 olarak belirlenen kullanıcı yaş sınırının ihlalini önlemek amacıyla pek çok çalışma yaptıklarına dikkati çekerek, “Güvenlik önlemlerini artırıyor, yapay zekayla yaş doğrulama sistemleri gibi ileri teknolojileri test ediyoruz. Sahte yaş beyanlarını tespit için otomatik sistemler geliştiriyoruz.” diye konuştu.
“AİLE EŞLEŞMESİ ÖZELLİĞİMİZİ YAYGINLAŞTIRMAK ÖNCELİKLERİMİZİN ZİRVESİNDE”
Bu yılın TikTok için dinamik ve heyecan verici olduğunu vurgulayan Gelen, Türkiye’de TikTok’un sadece eğlence platformu olmanın ötesine geçerek dijital eğitim programlarıyla daha geniş anlam kazandığını bildirdi.
Gelen, “#TikTokLiveAcademy” çatısı altında yayımlanan İngilizce ve teknoloji derslerinin gördüğü ilginin kendilerini mutlu ettiğini belirterek, “Bu yıl en çok konuşulan konulardan biri de ‘aile eşlemesi’ özelliğimiz oldu. Özellikle genç kullanıcıların güvenli şekilde platformdan faydalanabilmesi için geliştirilen bu aracın, TikTok’un topluluk odaklı yaklaşımını güçlendiren önemli bir adım olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.
REKLAM
TikTok’un reklam çözümlerinin de markalar için oldukça güçlü bir araç haline geldiğini ifade eden Gelen, platformun kullanıcı alışkanlıklarını anlayan ve buna göre özelleştirilen içeriklerle hem kullanıcılar hem de iş dünyası için önemli köprü görevi gördüğünü söyledi.
Gelen, kullanıcıların hayal gücünü ve yaratıcılığını her zamankinden daha fazla teşvik ettiklerini belirterek, şunları kaydetti:
“2025’e baktığımızda, TikTok’u en güvenilir marka haline getirirken eğlenceyi, e-ticareti ve yetenek keşfini yeniden tanımlamaya devam edeceğiz. Yetenek keşfinin önündeki engelleri kaldırmayı ve fırsatları demokratikleştirmeyi sürdüreceğiz. Sürekli gelişiyoruz ve bu gelişimin pusulası tüm ekosistemimiz için değer üretebilmek. Ayrıca 2025 yılı, yalnızca Türkiye’de değil tüm dünyada çocukların güvenli internet kullanımını odağına alan bir yıl olacak. Yasa yapıcı ve uygulayıcılar, dijital dünyada çocukların güvenliğini sağlamak için daha kararlı adımlar atarken biz de bu misyonun öncüsü olmaya devam edeceğiz.
Çocukların çevrim içi ortamda korunmasını her şeyin önünde tutarak ‘aile eşlemesi’ özelliğimizin yaygınlaşmasını 2025 yılı boyunca önceliklerimizin zirvesinde tutacağız.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>META: ÖZÜR DİLERİZ
Meta’dan yapılan açıklamada da “Teknik bir sorunun bazı kullanıcıların uygulamalarımıza erişimini etkilediğinin farkındayız. İşleri mümkün olan en kısa sürede normale döndürmek için çalışıyoruz ve verdiğimiz rahatsızlıktan dolayı özür dileriz.” değerlendirmesi yer aldı.
BAKAN YARDIMCISI SAYAN’DAN AÇIKLAMA
TSİ 20:50 sularında çalışmayan WhatsApp’a uygulamadan ya da web üzerinden 15 dakika süresince ulaşabilmek mümkün olmadı.
WhatsApp’ta kısa süreliğine erişim koptu. Erişim sorunu dünya genelinde hissedilirken, Türkiye’de de kullanıcılar kısa süreli de olsa WhatsApp hesaplarına giremedi. Erişim sorunu 21:02 itibariyle düzelmeye başladı.
Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan konu ile ilgili “Whatsapp servislerinde global bir hizmet kesintisi olduğu Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezimiz TRCert tarafından raporlanmıştır. Ekiplerimiz süreci takip etmektedir.” dedi.
REKLAM
Whatsapp servislerinde global bir hizmet kesintisi olduğu Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezimiz @TRCert tarafından raporlanmıştır.
Ekiplerimiz süreci takip etmektedir. pic.twitter.com/kKvJH3VRD4
— Dr. ÖMER FATİH SAYAN (@ofatihsayan) December 11, 2024INSTAGRAM’DA UYARI
Insgtagram’da ise bazı kullanıcılar anasayfaya erişemedi. “Üzgünüz, bir şeyler ters gitti” uyarısı ekrana geldi.

Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Boluspor’un gollerini 6. dakikada Paul Mukairu ve 11’de Jefferson (p) kaydetti. Karagümrük ise bu gollere 48. dakikada Daniel Johnson ve 90+4’te Baran Demiroğlu ile karşılık verdi.

Bu sonucun ardından F. Karagümrük 28 puana ulaştı. 3 maçtır kazanamayan Boluspor ise 22 puana yükseldi.
Ligin 17. haftasında Fatih Karagümrük deplasmanda Ankara Keçiörengücü’ne konuk olacak. Boluspor ise sahasında Kocaelispor’u ağırlayacak.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yapılan toplantının ardından kırmızı-beyazlı kulüp, 53 yaşındaki çalıştırıcıyla yolların ayrıldığını duyurdu.
Yapılan açıklamada, “Kulüp Başkanımız Bahattin Eken ve Teknik Direktörümüz Bülent Uygun’un yapmış olduğu görüşme neticesinde, yollarımızı ayırma kararı almış bulunmaktayız. Bülent Uygun, görev süresi boyunca takımımızda önemli hizmetlerde bulunmuş ve birçok başarıya imza atmıştır. Sivasspor menfaatlerini geçmişte olduğu gibi bugün de ön planda tutan Uygun’a kulübümüze vermiş olduğu emekler için teşekkür eder, kendisine bundan sonraki kariyerinde başarılar dileriz.” denildi.
Kulüp Başkanımız Bahattin Eken ve Teknik Direktörümüz Bülent Uygun’un yapmış olduğu görüşme neticesinde, yollarımızı ayırma kararı almış bulunmaktayız.
Bülent Uygun, görev süresi boyunca takımımızda önemli hizmetlerde bulunmuş ve birçok başarıya imza atmıştır.
Sivasspor… pic.twitter.com/xnDfS6NXtF
— Sivasspor (@Sivasspor) December 14, 2024
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ç. Rizespor’un golünü 44. dakikada Ali Sowe kaydederken; konuk takım bu gole 54’te Danijel Aleksic’le karşılık verdi. Ayrıca ev sahibi ekipte 9. dakikada Ali Sowe penaltı atışından yararlanamadı.

Bu sonucun ardından Çaykur Rizespor 20 puana yükseldi. 4 maçtır yenilmeyen Konyaspor da 20 puana ulaştı.
Ligin 17. haftasında Rizespor deplasmanda Göztepe’ye konuk olacak. Konyaspor ise Alanyaspor deplasmanında sahne alacak.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Etkinliğin ardından Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Buruk, “Dünü izinli geçirdik. Bugün bir antrenmanımız var. Hangi oyuncumuzun ne durumda olduğunu görmek adına bizim için iyi bir hazırlık olacak. Davinson Sanchez’in MR’ı çekildi, çok önemli bir şey çıkmadı. En kısa zamanda takıma dönebileceğini düşünüyoruz. Bu maç mı olur sonraki maç mı onu bilmiyoruz. Elias Jelert’in yorgunlukla ilgili bir problemi vardı. Onda da önemli bir şey çıkmadı. Son maçla ilgili durumumuz bu. Bugün yine sakat oyuncularımızdan bazılarının antrenmana çıkabilecek durumda olduğunu düşünüyoruz. Kaan Ayhan için öyle bir planlamamız var. Bugün özellikle Osimhen’in ve diğer oyuncuların da durumunu göreceğiz. Belki yarınki antrenman önümüzdeki maç hangi oyuncularla oynayabileceğimiz için daha gerçekçi olacak. Sakatlıkların üst üste gelmesi bizim için zorluklar oluşturuyor ama oynayan bütün oyuncularımızın da Galatasaray’ın başarısı için ne kadar ter döktüğünü hep beraber görüyoruz. Ne olursa olsun, kimle başlarsak başlayalım, kim olursa olsun oyuncularımızla birlikte pazartesi günü Trabzonspor maçını kazanmak için elimizden geleni yapacağız” diye konuştu.
“BİZ SAHAYA ODAKLANDIK”
Saha dışındaki olayların kendilerini ne derece etkilediğiyle ilgili gelen soru üzerine açıklama yapan Okan Buruk, “Biz sahaya odaklandık. Saha içerisindeki oyunumuza odaklandık. Teknik kadro ve oyuncuların bununla ilgili en önemli cevabı saha içindeki performansımız. Sadece bunu düşünüyoruz. Başkanımız ve yönetim kurulumuz her zaman gerekli açıklamaları yapıyor. Galatasaray’ın hakları için ne gerekiyorsa bizi en iyi şekilde savunuyorlar. Bu anlamda içimiz rahat. Her şeyi onlara bıraktık ve sadece saha içine odaklandık. Buna konsantre olduk” ifadelerini kullandı.
“6 PUANLA BİTİRMEMİZ GEREKİYOR”
Sezonun uzun olduğunu ve konsantrasyonlarını korumaları gerektiğinin altını çizen Okan Buruk, “Yenilmemek önemli. Bütün maçlarımızı yenebilirdik, o şansları da yakalamıştık. Ama şu anda ligde 6 puan öndeyiz, Avrupa’da ilk 8’deyiz. Bunlar bizim hedeflerimizdi. Bunu sürdürüyoruz ama her şey için çok erken. Konsantrasyonumuzu bozmamamız gerekiyor. Kendimizi çok yüksekte görmemek gerekiyor. O yüzden saha içinde her maç bizim için bir imtihan, her maç bir yarış. Son Malmö maçına baktığımızda da maça çok iyi başlamadık, maçın devamında daha iyi oynadık. Gereken ciddiyeti ve konsantrasyonu koyamazsanız her maç zor oluyor. Bizim için önemli şey kendimizi çok da dev aynasında görmeden, yarışmanın içerisinde çok dinamik bir şekilde tutmamız gerekiyor. Saha içerisindeki performansımızı artırmamız gerekiyor. Ne kadar puan farkı açılırsa açılsın bizim aynı konsantrasyon ve isteği korumamız gerekiyor. Devre arasına kadar da bizim için çok önemli 2 tane kritik maç var. Sonrasında da dinlenip çok daha iyi şekilde döneceğiz. Bu iki maçı çok önemseyip 6 puanla bitirmemiz gerekiyor” şeklinde konuştu.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sarı-kırmızılılar bu süreçte kadrosunu güçlendirmek isterken, teknik direktör Okan Buruk’un raporu doğrultusunda gelecek planlamalarını da sürdürüyor.
Cimbom’da merak edilen konulardan biri de sezon sonunda sözleşmesi bitecek oyuncuların geleceği… Bu kapsamda akla gelen ilk isim ise Fernando Muslera…
G.Saray’a 2011’de transfer olan ve sayısız başarılara imza atan Uruguaylı file bekçisinin sezon sonunda sözleşmesi bitiyor.
Geçtiğimiz günlerde 38 yaşındaki deneyimli kalecinin ülkesine geri dönmek istediği ve satın aldığı kulübün başında olmayı planladığı iddia edilmişti.
Sarı-kırmızılılar bu mevki için harekete geçerken, Alman basını flaş bir transfer iddiası ortaya attı.
G.SARAY’IN HEDEFİ: MICHAEL ZETTERER
Sky Sports’un haberine göre; Galatasaray, Bundesliga ekiplerinden Werder Bremen’de kariyerini sürdüren Michael Zetterer’le ilgilendiği ve 29 yaşındaki file bekçisinin transferde liste başında olduğu kaydedildi.
Alman kalecinin yaz transfer döneminde Manchester City’nin gündemine geldiği haberin detaylarında yer aldı.
Bu sezon 16 maçta kalesini koruyan Zetterer, bu süreçte 4 maçta geçit vermedi ve kalesinde 25 gol gördü.
Kulübüyle 2027’ye kadar sözleşmesi bulunan Zetterer’in güncel piyasa değeri ise 4 milyon Euro…
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yönetim değişikliğinin ardından arkasına taraftar desteğini alan yeşil-beyazlı ekip, iç saha maçlarında tribünleri doldurmaya devam ediyor.
Bursaspor, ligin 15. haftasında Atatürk Spor Kompleksi Matlı Stadı’nda Karşıyaka ile karşı karşıya geldi.

“Kapalı gişe” oynanan karşılaşmayı 40 bini aşkın yeşil-beyazlı taraftar izledi. Çekişmeli geçen mücadele, 0-0 eşitlikle sonuçlandı.
Bursaspor, bu sonuçla ligin ilk devresini 12 galibiyet ve 3 beraberlikle namağlup olarak lider tamamladı.
Karşılaşmayı Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu da tribünden takip etti.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Norveç dönüşünde izin yapmayan Siyah-beyazlılar, Adana deplasmanı hazırlıklarına döndüğü gibi başladı.
Teknik direktör Serdar Topraktepe de oyuncularından Avrupa Ligi’ndeki yenilgiyi geride bırakıp Adana Demirspor maçına odaklanmalarını istedi.

Savunmadaki hatalara da dikkat çeken Topraktepe, bu sezon henüz kazanamayan Adana Demirspor karşısında tek hedeflerinin galibiyet olduğunu vurguladı.
Beşiktaş, Adana’da bu sezon deplasmandaki kötü gidişi de durdurmayı hedefliyor.

Siyah-beyazlılar, ligde deplasmanda 3 maçtır kazanamazken Galatasaray’a kaybedip Başakşehir ve Hatayspor ile berabere kaldı.
Beşiktaş, bu sezon ligde deplasmanda 7 maçta sadece 2 galibiyet alırken 4 beraberlik ve 1 yenilgi aldı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Siyah-beyazlı takım bu sezon Süper Lig’de 14 maçta 15 gol yerken Avrupa Ligi’nde ise 6 maçta kalesinde 13 gol gördü.
Beşiktaş’ın Avrupa Ligi’ndeki maç başına gol yeme ortalaması 2.16 olurken sadece Lyon’u deplasmanda 1-0 yendiği maçta kalesini gole kapattı.

Beşiktaş buna karşılık 6 gol atabilirken averajı da eksi 7 oldu.
28. sırada yer alan Beşiktaş, averaj konusunda ise en kötü 5 takım arasında…
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Etkinlikte konuşan ICMPD Türkiye Temsilciliği Portföy Yöneticisi Pınar Yapanoğlu, yenilikçi sektörlerde büyümeye dikkat çekti. Yapanoğlu: “Avrupa Birliği finansmanıyla toplamda 32,5 milyon euro bütçeyle yürütülen projelerde, Türkiye’nin girişimcilik ekosistemi içinde büyümesi ve yenilikçi sektörlerin hız kazanarak ilerlemesi amaçlanıyor.

“İTHAL EDİLEN ANİMASYON HİZMETLERİ ARTIK TÜRKİYE ÜRETİLİYOR”
Projelerin temelde girişimcilik kapasitelerinin arttırılmasını hedeflendiği vurgulayan Pınar Yapanoğlu: “Animasyon sektörü dünyada büyük bir ivme kazandı. Bugün sektör 400 milyar dolarlık potansiyele sahip. Haliyle Türkiye de bu yönde hızla gelişim gösteriyor. Türkiye için şu anda 1 milyar dolarlık bir büyüklükten söz edebiliriz ve biz de sektöre katkıda bulunmak istiyoruz.” dedi. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının animasyon sektörü için önemli ar-ge destekleri olduğuna dikkat çeken Yapanoğlu, “Üniversitelerin de içinde bulunduğu bu teknoloji ekosisteminde, teknoparklar ve verilen desteklerle yeniden doğan girişimciler ve girişimci olmak isteyenlere çok büyük destekler sağlıyor. Daha önceki yıllarda yurt dışından ithal edilen animasyon hizmetleri artık Türkiye’de çok rahat üretiliyor.” dedi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
TERÖR İLİŞKİLERİ RAPORA YANSIDI
Rapora göre; Şüphelilerden Kerem T.’nin terör propagandasından hakkında soruşturma bulunduğu, Mahmut Ç.’nin KCK Türkiye Yapılanması Siyasal Alan Merkezine bağlı olarak örgütsel çalışmaların yürütüldüğü BDP ve HDP Parti Meclisleri içerisinde örgüt adına faaliyetler yürüttüğü, Kazım Ş., Fikret D., Fatmagül D., Alaaddin E., Selma G. ve Ali T’nin Halkların Demokratik Kongresi (HDK) binasında elde edilen dijital materyaller ve dökümanlarda delege listelerinde adlarının geçtiği, Faik K.’nın terörist cenazesinde PKK lehine slogan attığı, Reşat A., Mustafa D. Ve Harun O.’nun terör kayıtlarının bulunduğu, Lezgin B.’nin ise terörle ilgili suçlardan 46 adet suç kaydının bulunduğu ve illegal yollardan yurtdışına kaçtığı bilgilerine yer verildi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Hüseyin’in durumu, MHP Erzurum İl Başkanlığı’nın desteğiyle gündeme geldi. MHP Kadın Aile Çocuk ve Engelli Politikaları (KAÇEP) İl Başkanı Songül Karaca ve ekibinin girişimleriyle Hüseyin, Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Muhammed Çağatay Engin ile buluşturuldu. Yapılan detaylı muayene sonucunda, Hüseyin’in ameliyat edilebileceği müjdesi verildi. Başarılı bir operasyonun ardından Hüseyin, 17 yıl sonra ilk kez ayağa kalkarak adım attı.
“Tek başıma yürümek bana çok iyi geliyor”
Ameliyat sonrası mutluluğunu dile getiren Hüseyin Dalan, duygularını şu sözlerle paylaştı: “Daha önce babam beni sırtında okula götürüyordu. Artık bir kol değneğiyle bile olsa tek başıma yürüyebilmek bana çok iyi geliyor. Hayalim okuyup meslek sahibi olmak ve kendi ayaklarım üzerinde durabilmek. Emeği geçen herkese teşekkür ederim.”

Hayallerine adım adım yaklaşıyor
Kendi ayakları üzerinde durmayı hayal eden Hüseyin, meslek sahibi olmayı ve hayatını kendi çabasıyla sürdürmeyi hedefliyor. Dalan, “Hayatımı kurtarmak istiyorum. Bana destek olan herkese minnettarım” diyerek duygularını ifade etti.
“İkizine bakınca üzülüyorduk”
Baba Mehmet Dalan, oğlunun yıllardır çektiği zorlukları anlatarak şunları söyledi: “Hüseyin’in ikiz kardeşiyle kıyaslayınca içimizde büyük bir üzüntü yaşıyorduk. Daha önce birkaç operasyon geçirdi ama başarı elde edemedik. Bu ameliyat sonrası gözlerime inanamadım. 17 yıldır her ihtiyacını ben karşıladım. Hüseyin hep şükretti, duaları kabul oldu. Emeği geçen herkese çok teşekkür ederim.”

“Adım atabilmesi büyük bir başarı”
Ameliyatı gerçekleştiren Dr. Muhammed Çağatay Engin, tedavi sürecinin zorluklarına dikkat çekerek, “Hüseyin bize geldiğinde ayakları ileri düzeyde deforme olmuş durumdaydı. His kaybı ve kas fonksiyonları yetersizdi. Ameliyatta sinir fonksiyonlarını geri getirmeyi ve yere düz basan bir ayak elde etmeyi hedefledik. 17 yıl boyunca ayakta duramayan birinin ameliyat sonrası birkaç adım atabilmesi büyük bir başarı. Süreç tamamlandığında Hüseyin’in cihaz yardımıyla kendi ihtiyaçlarını karşılayabileceğini öngörüyoruz. Bu da onun eğitimine ve bağımsız bir yaşam sürmesine büyük katkı sağlayacak” dedi. Fizik tedavi sürecine başlayan Hüseyin, eğitimine daha rahat devam etme fırsatı bulacak. Dr. Engin, “Engellerini ortadan kaldırdığımızda, eğitim süreci daha da kolaylaşacak. Hüseyin’in azmi ve mücadeleci tavrı, bu süreçte en büyük destekçimiz” dedi.
Yurdagül mutluluğuna ortak oldu
Yılalr sonra ilk adımını atan Hüseyin Dalan’ı bu mutlu gününde yalnız bırakmayan MHP Erzurum İl Başkanı Adem Yurdagül ise yürüme mücadelesine dahil oldukları için mutluluk duyduklarını belirtti. Başkan Yurdagül, “KAÇEP eşliğinde Çat’ta yaşayan Hüseyin kardeşimizin ayaklarında sorun olduğunu tespit ettik. Sonra Çağatay hocamızla istişare ederek Hüseyin’in ameliyatına bismillah dedik. Çağatay hocamız kendi alanında Türkiye’de bir numara diyebiliriz. Hocamızın emeğine sağlık. Hüseyin de yıllar sonra ayağa kalkarak yürümeye başlayacak. Vereceği mücadele ile birlikte Allah izin verirse herkes gibi kendi işlerini kendi ayaklarıyla halledebilecek cürete sahip ve mücadeleci de bir tavrı var” diye konuştu.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, jandarma ve sağlık ekibi sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin yoğun çalışması sonucu yangın büyümeden söndürülürken, fabrika çalışanlarının yangın esnasında öğle yemeğinde olması faciayı önledi. İşletmenin bir bölümü yanarak kullanılamaz hale gelirken, ekipler yangının çıkış nedeniyle ilgili çalışma başlattı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“Türkiye bize kucak açtı, ikinci vatanımız oldu”
2014 yılında ailesiyle birlikte Türkiye’ye gelen Weshah, Türkiye’nin misafirperverliğine ve sunduğu imkanlara değinerek, “Biz Türkiye’ye, Humus’tan gitmek zorunda kalırken, ölümle burun buruna geldikten sonra geldik. Şehirlerimiz yıkılmıştı, evimiz yoktu. Humus’tan Mısır’a geçmek zorunda kaldık, ancak orada işkenceye maruz kaldık. Ailemle birlikte uçakla İstanbul’a geldiğimizde, burada hayatımızın en büyük rahatlamasını hissettik. Türkiye bize sadece bir sığınak değil, aynı zamanda yeni bir hayat sundu. Ben burada büyüdüm, eğitim gördüm ve kendimi geliştirdim. Şimdi Atatürk Üniversitesi’nde Moleküler Biyoloji ve Genetik okuyorum. Türkiye benim için ikinci vatan gibi oldu. Ama ne olursa olsun, vatan hasreti bambaşka bir şey. Her zaman memleketimi özlüyorum ve bir gün oraya dönmek, Suriye’yi yeniden inşa etmek istiyorum” ifadelerini kullandı.
“Bedava değil, emekle yaşıyoruz”
Saad Weshah, Türkiye’deki Suriyelilerle ilgili bazı yanlış algılara da açıklık getirdi ve Türkiye’de yaşamın gerçeklerini şu sözlerle anlattı:
“Maalesef insanlar bize ‘Burada bedavaya yaşıyorsunuz, devletten destek alıyorsunuz’ gibi suçlamalarda bulunuyor. Ama gerçek bu değil. Biz burada bedava yaşamıyoruz. Eğitimimiz için ciddi harç ücretleri ödüyoruz; benim bölümümün yıllık ücreti 30 bin lira ödüyorum. Ayrıca Türkiye’de çalışıyorsak, vergilerimizi de ödüyoruz, her türlü katkıyı sağlıyoruz. Türkiye’nin iyiliklerini unutmayacağız, ama bizim de bu ülkeye katkı sağlamak gibi bir sorumluluğumuz var. Eğitimle, çalışarak ve faydalı bireyler olarak bu borcumuzu ödemeye çalışıyoruz. Fakat bu bizim vatan hasretimizi dindirmiyor. Bir gün Suriye’ye dönmek ve ülkemizi yeniden inşa etmek istiyoruz.”

“Türkiye’ye mesleklerimizle katkı sağlamayı sürdüreceğiz”
Saad Weshah, Suriye’nin yeniden inşa sürecine girmesiyle Türkiye’de yaşayan birçok Suriyelinin dönüş için adım atmayı planladığını belirtti. Weshah, “Baas rejimi sona erdi, ama dönüşümüz bir süreç gerektiriyor. Orada hayat yeniden kurulana kadar burada eğitimimizi tamamlayıp, mesleklerimizle katkı sağlamayı sürdüreceğiz. Ancak dönüş hızlı bir şekilde gerçekleşemez. Herkesin evi yok, yıkılmış bir memlekette yeniden yaşamak için önce altyapı sağlanmalı. Eğitimli bireyler ve meslek sahipleriyle bu süreç başlamalı. Ama bu süreç ne kadar uzun sürerse sürsün, biz vatanımıza dönme umudumuzu yitirmeyeceğiz” dedi.
“Türkiye’nin desteğini unutmayacağız”
Erzurum’da yaşayan Suriyeliler, Türkiye’nin kendilerine sağladığı güven ve imkanlar için şükranlarını dile getirirken, Suriye’nin yeniden ayağa kalkması için dua ediyor. Saad Weshah, “Türkiye’de gördüğümüz iyilikleri asla unutmayacağız. Bu ülke bize evlerini, okullarını, hastanelerini açtı. Burada huzur içinde yaşadık, ama hiçbir şey insanın kendi memleketi gibi olamaz. Memleketimizi yeniden inşa etmek, kendi vatanımızda huzur içinde yaşamak istiyoruz. Bu hayalimizden asla vazgeçmeyeceğiz. Ama Türkiye’ye minnettar kalmayı da sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>HALK OTOBÜSÜ İKİ ARACA BİRDEN ÇARPTI
O sırada aynı istikamette seyir halinde olan Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’ne giden Süleyman O.(59) idaresindeki halk otobüsü önce polis aracına, ardından kamyona çarptı. Kazada polis memuru Tahsin K. ve otobüste yolcu olarak bulunan üniversite öğrencileri Şule D. (25), Yakup G. (19), Naz B. (18), Mihriban K. (21) ve Duru P. (21) hafif şekilde yaralandı. Çevredekilerin 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda sağlık, polis ve jandarma ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekiplerinin ilk müdahalelerinin ardından yaralılar ambulans ile Burdur Devlet Hastanesine kaldırılırken polis ve jandarma ekipleri güvenlik önlemi aldı. Diğer yolcular ise farklı bir otobüsle üniversiteye götürüldü. Kaza nedeniyle trafik tek şeritten ilerlerken uzun araç kuyruğu oluştu.

İKİNCİ FACİA SON ANDA ATLATILDI
Kaza yapan araçları kurtarma çalışmaları yapıldığı esnada otobüs ve polis aracı çalıştırılarak olay yerinden kaldırılırken arıza nedeniyle hareket kabiliyetinden yoksun olan kamyon için çekici çağırıldı. Olay yerine gelen çekici yanaştığı esnada kamyon geri kaymaya başladı. Yokuş aşağı yaklaşık 30 metre boyunca kayan kamyon, park halinde bulunan biri polis iki araca çarparak şarampole devrildi. Bu esnada polis aracının arkasındaki 15 ABZ 888 plakalı otomobilin içinde oturan bir vatandaş ise son anda arabadan atlayarak araçların arasında kalmaktan son anda kurtuldu. Kazada ikisi polis aracı toplam 5 araçta büyük maddi hasar oluşurken tomruk yüklü kamyon 6 saatlik çalışmanın ardından uygun yere çekildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TİKA tarafından Saripul Kadın Girişimciler ve Ticaret ve Sanayi Odasına bağlı ayakkabı, sandalet ve çanta yapım kurslarına ihtiyaç duyulan üretim araçları ve hammaddeler teslim edildi. Malzemelerin teslim törenine Saripul Vilayeti Vali Yardımcısı Mevlevi Muhammed Nadir Hakju, Saripul Vilayeti İktisat Müdürü Mevlevi Gulam Hayder Hayderi, Saripul Vilayeti Ticaret ve Sanayi Müdürü Mevlevi Abdul Şakir Şahab, TİKA Mezar-ı Şerif Koordinatörü Mikail Taşdemir, kursiyerler ve yerel yetkililer katıldı.
Törende konuşan TİKA Mezar-ı Şerif Koordinatörü Mikail Taşdemir, Afganistan’daki işsizliği azaltmak amacıyla özellikle dezavantajlı kesimler, bedensel engelliler ve ihtiyaç sahibi bireyler için çeşitli meslek edindirme kursları düzenlendiğini ifade ederek, bu kursların bireylerin meslek sahibi olmasına imkan sağladığını ve kadınların ekonomik katkılarının toplum için önem taşıdığını kaydetti. – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Her ayın birinci ve üçüncü pazarı gerçekleşen organizasyon, 15 Aralık Pazar günü el emeği ürün meraklılarının buluşmasına imkan sağlayacak.
Talas Belediyesi ile Kadın Girişimi Üretimi ve İşletme Kooperatifi iş birliğiyle yürütülen Maharetli Eller Kadın Üretici Pazarı’nın bu pazar günü de yoğun ilgi görmesi bekleniyor.
Ev hanımları tarafından hazırlanan birbirinden değerli el emeği işlerin sergilendiği pazarda el işi tekstil ürünlerinden kışlık yiyeceklere, ev yemeklerinden süs eşyalarına kadar pek çok ürün satışa sunuluyor. – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele konusunda kamuoyu farkındalığını artırmak, toplumsal bilinci yükseltmek amacıyla ‘Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Koordinasyon, İzleme ve Değerlendirme Toplantısı ve Çocuk Koordinasyon Kurulu Toplantısı’ Salihli Öğretmenevi Toplantı Salonunda yapıldı. Kaymakam Ali Güldoğan Başkanlığında yapılan toplantıda konuyla ilgili farkındalık faaliyetlerinin artırılması için paydaş kurumlar ile iş birliği içerisinde yapılan çalışmaların devam etmesine, yayımlanan genelge ve talimatlar doğrultusunda yürütülen çalışmalar gözden geçirilerek kurumların iş birliği ve koordinasyon içinde çalışması için atılacak olan adımlar görüşüldü. – MANİSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Platform Up Uluslararası Sürdürülebilir Kalkınma Öğrenci Topluluğu tarafından, Prof.Dr. Ceyhan Aldemir Konferans Salonu’nda düzenlenen programın açılışına katılan Birleşmiş Milletler (BM) Türkiye Mukim Koordinatörü Babatunde Ahonsi, cinsiyet eşitsizliğini ortadan kaldırmanın önemini anlattı.
Cinsiyet eşitliğinin yeni bir dünyaya erişmede hız kazandıracağını belirten Babatunde Ahonsi, şöyle konuştu:
“Böylece bu yeni dünya daha refah, daha sakin, daha fazla adaletli olacaktır. Ancak bunu yapmak sadece bir sektörün işi değil. Şirketler, sivil topluluklar, uluslararası kurumlar, genç bireyler yeni bir Türkiye, yeni bir dünya oluşturmamızda her birinin bir adım atması gerekiyor. BM ve Türkiye’nin bir araya gelip bir kolektif çaba sarf etmesi ve harekete geçmesi takdir ettiğim bir durum. Kararlılıkla birlik olmalıyız. Çünkü şu anki durum çok korkunç. Küresel olarak her on dakikada bir kadın öldürülüyor. O nedenle bu korkunç insan hakları ihlalinin önüne geçmeliyiz.”
DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz da hem Türk kültüründe hem de inancında kadına önem verildiğini ifade ederek, üniversitede kadınlara yönelik yürüttükleri çalışmalar hakkında bilgi verdi.
Prof. Dr. Yılmaz, her zaman “kadına şiddete hayır” dediklerini vurgulayarak, “Toplumun hamurunu yapan kadındır, annelerimizdir. Daha huzurlu, sevgi ve saygı ortamında yaşam sağlanması en büyük önceliğimizdir. Devletimiz de büyük önem veriyor.” ifadelerini kullandı.
Platform Up Uluslararası Sürdürülebilir Kalkınma Öğrenci Topluluğu Başkanı Pınar Topçuoğlu ise zirvenin düzenlenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Turuncu Zirve’nin 25 Kasım-10 Aralık arasında tüm dünyada yürütülen kadın ve kız çocuklarına yönelik şiddetin önlenmesi farkındalık kampanyasına katılan liseler, üniversiteler, sivil toplum örgütleri, iş insanların ve BM ajanslarının buluşma noktası olduğunu aktaran Topçuoğlu, “Bu sene özellikle liselerdeki genç katılımcılarımızın ısrarı nedeniyle zirvemizi 12-13 Aralık tarihlerinde yüz yüze gerçekleştiriyoruz. Katılımcı sayımızın fazlalığı program, konuşma süreleri ve içerik yönetimi açısından bizi zorlasa da her geçen yıl daha fazla gence ulaşabiliyor olmak yarınlara olan inancımızı artırıyor.” dedi.
Programda, DEÜ İşletme Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yaprak Gülcan, platformun kurucusu Meltem Kolday ve Işıkkent Ortaokulu 8. sınıf Öğrencisi Derin Gökmeral de kadına yönelik şiddet hakkında konuşma yaptı.
Kadına yönelik şiddetin önlenmesi için konuşmaların yapılacağı zirve, yarın sona erecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AK Parti Selendi İlçe Kadın Kolları Başkanlığından geçtiğimiz aylarda istifa eden Ayşe Tokkaş’ın yerine atama yapıldı. AK Parti Genel Merkezi tarafından yapılan atamada Selendi İlçe Kadın Kolları Başkanlığı’na evli ve 2 çocuk annesi Anadolu Üniversitesi sosyoloji bölümü mezunu Feyza Kocademir atandı. Ankara’da AK Parti Kadın Kolları Başkanı Ayşe Keşir’den mazbatasını alan Feyza Kocademir, yaptığı açıklamada “Cumhurbaşkanımızın en büyük desteği ve iradesiyle 22 yıldır bir gelenek oluşturdu. Türk siyasetinde siyasetin aynı zamanda bir ‘Kadın Hareketi’ olduğunu da gösteren bir gelenek bu. Kuruluşumuzdan bugüne Sayın Cumhurbaşkanımızın kadınlarla birlikte yol yürüme inancı bize her daim güç verdi. Bizde kendisi ile bu kutlu dava da yer alacağımız için mutluyuz Selendi’de AK Partimizi yükseltmeye devam edeceğiz aldığımız bu görevi en iyi şekilde devam ettireceğiz Sahada basmadık yer bırakmayacağız, herkesin dertlerini dinleyeceğiz, özveriyle çalışacağız, Yeni yönetim kurulu üyelerimizle birlikte partimizin başarısına, ülkemizin 2053 ve 2071 hedefine birlikte yürüyeceğiz” dedi. – MANİSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kayacık Mahallesi’nde dükkan kiralayan 62 yaşındaki Nermin Ürgen ile seccade, tespih, tülbent ve oya yapan kadınlar, el işlerini İstanbul ve Kocaeli’deki toptancılara satıyor.
Ürgen, AA muhabirine, 24 ila 75 yaş arasındaki ev hanımlarıyla seccade, başörtüsü, tülbent ve oya yaptıklarını anlattı.
Bu kadar kişiye ulaşmanın kolay olmadığını belirten Ürgen, “Herkes burada sohbet ediyor. Paramızı kazanıyoruz ama asıl amacımız dostluk. Ben herkesin gönlüne dokunmak istiyorum. Kadınlarımıza her geldiğinde iş yok demek istemiyorum, ben yapmayayım, onlar yapıp para kazansın. Torununa, oğluna veya kızına bakıyorlar. Çok büyük paralar kazanmıyoruz ama herkes acil ihtiyacını görüyor.” ifadesini kullandı.
El işi yapan kadınlardan 40 yaşındaki Damla Oruç da 1 yıl önce Nermin Ürgen’le tanışarak el işi yapmaya başladığını, dükkanda ve evde üretim yaparak aile bütçesine katkı sağladığını kaydetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bayraklı Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü, üreten kadın girişimcileri desteklemek amacıyla el emeği ürünlerini yeni yıl pazarları kapsamında ziyaretçilerle buluşturdu. Kadınların üretken becerilerini yansıttığı takı tasarımlar, ev aksesuarları ve hediyelik eşyalar yılbaşına özel stantlarda beğeniye sunuldu. Çeşitliliği ve ekonomik hediye seçenekleriyle Kültürpark Üretici Pazarı’nda saat 11.00-21.00 arasında, AVM’de ise saat 10.00-22.00 arasında 31 Aralık 2024 tarihine kadar ziyaret edilebilecek.
Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal, “Kadınların ürettiklerini değerlendirmelerine imkan tanımak adına onları destekliyoruz. Yılbaşı dolayısıyla kurulan standlarımızda hem kadınlarımızın emeğine değer katmak hem de vatandaşlarımızın sevdiklerine uygun fiyatlarla el emeği, göz nuru hediyeler almasını sağlamak istiyoruz. Tüm vatandaşlarımızı stantlarımıza bekliyoruz” dedi. – İZMİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Yükseliş geçici mi kalıcı mı?
Musk, kullanıcılar tarafından üretilen çeşitli meme coinleri yeniden paylaşarak dikkatleri üzerine çekti. Özellikle Pepe (PEPE) ile ilgili yaptığı paylaşımlar, kısa süreli bir fiyat yükselişi yarattı. Ancak bu olumlu hava, genel kripto piyasasındaki düşüş trendiyle uzun süre korunamadı. PEPE, 10 Aralık’ta diğer altcoinlerle birlikte kayıplar yaşasa da 0,000022 dolar seviyesinden gelen alımlarla toparlanma sinyalleri verdi. Analistler, bu toparlanmanın Musk’ın paylaşımlarından kaynaklanmış olabileceğini belirtti.
Musk’ın sosyal medyadaki etkisi, kripto piyasasındaki manipülatif gücünü bir kez daha tartışmaya açtı. Yatırımcılar, meme coinlere yönelik bu ilginin sürdürülebilirliği ve piyasa üzerindeki potansiyel riskleri konusunda ikiye bölünmüş durumda. Bununla birlikte, Musk’ın kripto ekosistemi üzerindeki etkisi, yatırımcılar ve analistler tarafından yakından takip edilmeye devam ediyor.

Sosyal MedyaKripto ParaYapay ZekaElon MuskTeknolojiEkonomiFinansMedyaCoinPepe
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Avrupa’nın önde gelen ev aletleri üreticilerinden BSH’nin dört ana yönetim bölgesinden biri olan Gelişen Pazarlar Bölgesi (REM), stratejik önemi ve operasyonlardaki başarısı ile konumunu koruyor. Nisan 2020’den bu yana Türkiye‘den yönetilen bölge 2024 yılında da dikkat çeken çalışmalara imza attı. Bölgenin 2024 yılındaki performansını ve gelecek hedeflerini BSH Gelişen Pazarlar Bölgesi CEO’su ve BSH Ev Aletleri Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Sığın ile BSH Gelişen Pazarlar Bölgesi CFO’su ve BSH Ev Aletleri Yönetim Kurulu Başkan Vekili Sedef Ataman paylaştı.
BSH Ev Aletleri Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Sığın, yaptığı değerlendirmede “Dünya çapında 38 fabrikası ve 60 bini aşkın çalışanı ile şirketimizin dokunduğu en büyük coğrafya olan Gelişen Pazarlar Bölgesi’nde güçlü bir yılı geride bırakıyoruz. 130 ülke ile çok geniş bir coğrafyada 4,6 milyarlık büyük bir nüfusu barındıran bölgemizde, 2024 yılında büyümeyi sürdürmenin mutluluğunu yaşıyoruz. 13 iştirak, 9 fabrika, güçlü global marka portföyü, yenilikçi ürün ve hizmetlerimiz ile Gelişen Pazarlar Bölgesi, büyüme potansiyelini 2025 yılında da koruyor” dedi. Sığın, başta Türkiye olmak üzere bölgeye yatırımların devam edeceğine işaret etti.
“Mısır’da yeni fabrika 2025 yılının ilk aylarında açılıyor”
Dünyanın en büyük 600 şehrinin dörtte birinin bulunduğu Gelişen Pazarlar Bölgesi, 2024 yılında büyük gelişmelere de ev sahipliği yaptı. Mısır’da inşaatı devam eden yeni fabrikanın kapılarını 2025 yılının ilk aylarında açması bekleniyor. Yılda 80 bin fırın üretecek olan fabrika, Hidrojen Florür (HF) filtresi gibi sürdürülebilir üretim teknolojilerinde de ilklere imza atıyor. Gökhan Sığın, Suudi Arabistan, Güney Doğu Asya ve Güney Afrika’da da büyüme ivmesinin devam ettiğini, ayrıca Hindistan’da bulaşık yıkamada yeni bir devir başlatıldığını belirtti. Elde yıkama kültürünün yaygın olduğu ülkede bulaşık makinesi kategorisinin geliştiğine işaret eden Sığın, “Yeni nesil ürünlerimizle, elde yıkamaya kıyasla su ve enerjiden tasarruf sağlarken aynı zamanda daha kısa sürede daha hijyenik bir yıkama deneyimi sunuyoruz” dedi. Sığın bu gelişmelerle bölgenin daha da güçlendiğine değinirken “Gelişen Pazarlar Bölgesi’nde başarının taşıyıcı gücü ise gururla ifade etmeliyiz ki Türkiye oldu. Grubun en büyük üretim tesisi Türkiye’de bulunurken buradan 150 ülkeye ihracat yapıyoruz. 8 binden fazla çalışanımız, yaklaşık 400 kişilik A-Ge ekibimiz ve Türkiye’nin ilk sertifikalı Ar-Ge merkezi ile Gelişen Pazarlar Bölgesinin kalbi olarak konumlanıyoruz” dedi.
Türkiye’ye önümüzdeki 5 yılda 500 milyon eurodan fazla yatırım
Şirket, 8 binden fazla çalışanı ile Bosch, Siemens, Gaggenau ve Profilo markaları altında teknoloji ve sürdürülebilirlik şampiyonu ürünlerini tüketicilerle buluşturuyor. Bünyesinde 5 fabrika, Ar-Ge merkezi ve lojistik alanları barındıran Çerkezköy yerleşkesi ise şirketin en büyük üretim tesislerinden biri. Yaklaşık 7 milyonluk üretim kapasitesinde sahip olan yerleşkeden tüm dünyada 150 ülkeye ihracat yapılıyor. Çerkezköy’ün bu özellikleri ile eşsiz bir konumda olduğunu vurgulayan Sığın, “BSH Türkiye, üretimden satışa kadar pek çok alanda bölgeye öncülük ediyor. Bu başlıklardan biri de dijital dönüşüm. Çerkezköy’de açılan Future Lab inovasyon merkezi, global uçtan uca izlenebilirlik ve bağlantı projelerine liderlik ediyor. Burada sunulan eğitim ve deneyimlerle Türkiye, BSH’nin dijital yolcuğuna rehberlik sunuyor” diye konuştu.
Sığın son olarak, başarılı ivmesi ve potansiyeli ile bölgede yatırımların devam edeceğini belirtti ve şöyle devam etti: “Hem Türkiye hem de Gelişen Pazarlar Bölgesi’ne yatırımlarımız devam edecek. Önümüzdeki 5 yılda Türkiye’ye yaklaşık 500 milyon euro yatırım planlıyoruz”.
2024 yılında çift haneli büyüme
Gelişen Pazarlar Bölgesi’nin finansal performansını değerlendiren BSH Gelişen Pazarlar Bölgesi CFO’su ve BSH Ev Aletleri Yönetim Kurulu Başkan Vekili Sedef Ataman ise yılı yine çift haneli büyüme ile kapatmayı beklediklerini söyledi. Bölgenin her yıl yüzde 10 üzerinde büyüdüğünü hatırlatan Ataman, “2024 yılı küresel ve yerel pek çok zorluk yanında fırsatları da beraberinde getirdi. Büyüme stratejimiz doğrultusunda temkinli ve akılcı adımlar attık. Sonuç olarak da büyümemizi koruduk ve yılı yine yaklaşık yüzde 10’un üzerinde bir büyüme ile kapatmayı umuyoruz” dedi.
“İşimizin kalbinde insan yatıyor. Yaşam kalitesini artırmayı amaçlayan ürün ve hizmetlerimizi tüm bölgede 10 bini aşkın çalışanımızla tüketicilerimize ulaştırıyoruz” diyen konuşan Ataman, bölgedeki beyaz eşya pazarının 2030 yılında 51 milyar euroya ulaşmasının beklendiğini paylaştı.
2025 fırsatlar ve zorluklarla geliyor
2025 yılı için değerlendirmelerde bulunan Ataman, beyaz eşya sektörünün geleceğine yönelik beklenen kritik fırsatları ve zorlukları paylaştı. Fırsatlar arasında artan tüketici talebinden bahseden Ataman, genişleyen orta sınıf ve kentleşme sürecinin, beyaz eşya talebini artırdığını söyledi. “Bununla beraber daha küçük ve modern yaşam alanlarına uygun yenilikçi beyaz eşya ürünlerine olan talep hızla yükseliyor. Enerji tasarrufu sağlayan ürünlere yönelik talep hem tüketiciler hem de hükümetler tarafından teşvik edilirken bölgesel enerji standartları, üreticileri yüksek verimlilikte ürünler geliştirmeye yönlendiriyor. Öte yandan IoT ve akıllı ev teknolojileri, dijitalleşme yatırımları için fırsatlar sunuyor” diyen Ataman, buna karşılık ekonomik dengesizlikler ve yüksek enflasyon gibi zorluklar bulunduğuna işaret etti. Ataman şöyle devam etti: “Küresel ve yerel ekonomilerdeki dengesizlikler, maliyet yönetimi ve fiyatlandırma stratejileri üzerinde ciddi baskılar oluşturuyor. Yüksek enflasyon, tüketici alım gücünü azaltarak talepte dalgalanmalara yol açabiliyor ve karlılık hedeflerini etkileyebiliyor.”
Altyapı eksiklikleri, politik dalgalanmalar, iklim değişikliği gibi pek çok alandaki zorlukların maliyet yönetimi ve ticaret koşullarına olumsuz yansıdığını ifade eden Ataman, “Ayrıca, hızla değişen teknoloji ve dijitalleşme ile birlikte nitelikli iş gücüne olan ihtiyaç giderek artarken, bu alandaki eksiklikler büyüme ve yenilikçi projeleri sınırlayabiliyor” diye konuştu.
Gelişen Pazarlar Bölgesi’nin sahip olduğu çeşitliliğin en büyük güç olduğunu vurgulayan Ataman sözlerini şöyle sonlandırdı: “Gelişen Pazarlar Bölgesi dünyanın geri kalanı için ilk sayılabilecek pek çok fırsatı da zorluğu da çok defa deneyimledi. Bu eşsiz deneyimin yanı sıra ekiplerimizin çeşitliliği de bölgemizi her türlü dalgalanmaya karşı dirençli kılıyor. Gelişen Pazarlar Bölgesi olarak istikrarlı büyümemizi önümüzdeki yıllarda da sürdüreceğiz.” – İSTANBUL
Bsh Ev AletleriTeknolojiEkonomiTürkiyeÜretim
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Altınordu ilçesinde yaşayan Salih Sakarya, 1987 yılında saatçilik mesleğine çırak olarak başladı. 7 senelik çıraklık döneminin ardından işinde ustalaşıp tamirci dükkanı açan Sakarya, 37 yıldır saat tamiri ve bakımı yapıyor. 8 metrekarelik dükkanında çalışarak 6 kişilik ailenin geçimini sağlayan Salih Sakarya, son yıllarda gelişen teknolojiyle birlikte mesleğinin arka planda kalmasından yakınıyor.

ÇIRAK BULAMAMAKTAN ŞİKAYETÇİ
Sakarya, gençlerin mesleğine ilgi göstermediğini, yıllardır mesleği öğretecek çırak bulamadığını ifade etti. Mesleğinin yok olmaya yüz tuttuğunu anlatan Salih Sakarya, “Teknoloji geliştikçe biz yavaş yavaş tükendik ve artık bu işin sonuna geldik. Çünkü hangi meslekte olursa olsun çıraklığın olmadığı bir yerde zanaatın gelişmesi, ileriye gitmesi mümkün değil. Bizimki de öyle oldu. Bizde de çırak yok. Çoğu kişi saatler bozulduğu zaman çöpe atıyor ve yenisini alıyor. Saatçilikte usta, zanaatkar bulunamayacağı için son dönemlerimizi yaşıyoruz. Herkese şunu söylemek istiyorum, bizden faydalanın, bu işi öğrenmeye çalışın. Elinizdeki bozuk saatleri yaptırın. Yaptırdığınız bu saatler yanınıza kâr kalacak çünkü bizden sonra yaptırmaya usta bulamayacaksınız” dedi.
“İMİTASYON SAATLER İNSAN SAĞLIĞINA ZARARLI”
İmitasyon saatlerin zararlarına değinen Sakarya, “Bir usta olarak saat alacaklara önerim, imitasyon malzemeden üretilen saatleri almamaya dikkat edin. Eğer saatten anlamıyorsanız bu işi yapan ve saatten anlayan kişilerden yardım alın. Çünkü imitasyon saatler bu sektörü ve zanaatı bitirdi. Ayrıca imitasyon ürünlerin vücutta çok büyük zararı da var. Bu imitasyon saatler, orijinal olmayan toplama malzemelerden yapıldığı için insan sağlığına zarar veriyor. Bunlara dikkat etmeye çalışalım” diye konuştu.
Salih SakaryaTeknolojiSakaryaYaşamOrdu
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
VERİ KAYBI YAŞANMADI
PTT’den yapılan açıklamada veri kaybı olmadığı belirtilirken, “Söz konusu izinsiz müdahale sırasında ise herhangi bir veri kaybı ya da kullanıcı bilgilerinin yetkisiz kişilerin eline geçmesi gibi bir durum yaşanmamıştır. Ayrıca, yasal mercilerle iş birliği içinde hukuki süreç başlatılmıştır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur” ifadeleri kullanıldı.

TeknolojiGüvenlikFinansMobilHukukYerelPTT
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İki firma, 2023 yılında Avrupa’da elektrikli araçların üretiminde kullanılacak batarya parçalarını üretmek üzere anlaşma imzaladı. CATL Genel Müdürü Robin Zeng, 4,1 milyar avroluk anlaşmanın açıklanması öncesinde pazartesi akşamı İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ile bir araya geldi.
İSPANYA OTOMOTİVDE ÖNE ÇIKIYOR
Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği’ne göre İspanya, 2023 yılında 1,87 milyon otomobil üreterek Avrupa araç üretiminde giderek artan bir rol üstleniyor ve Almanya’nın ardından Avrupa’nın en büyük ikinci üreticisi oluyor.
2011 yılında Çin’in doğusundaki Ningde kentinde kurulan CATL, dünyada satılan elektrikli araç akülerinin üçte birinden fazlasını üretiyor. Şirketin Almanya ve Macaristan’da iki fabrikası bulunuyor.
Abdurrahman YazıcıHaberler.com – EkonomiTeknolojiZaragozaOtomobilEkonomiİspanyaEnerji
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Teknoloji şirketlerinden Medion’un oyun bilgisayar ve aksesuar markası ERAZER, Türkiye pazarına giriş yapıyor. İlk etapta dizüstü bilgisayar modelleriyle kullanıcılarla buluşacak markanın satışları yeni yılda başlayacak.
2005’ten bu yana oyun sektörüne yüksek performanslı donanım konfigürasyonları sunan ERAZER, Almanya’daki merkezinin yanı sıra Fransa, Hollanda, İtalya, İspanya ve İngiltere’deki ofislerinin de dahil olduğu geniş bir satış ağı üzerinden oyun severlere ulaşıyor.
Ocak sonunda Türkiye’de satışa sunulmaya başlanacak ERAZER ürünlerinin teknik servis hizmetleri BDH tarafından sağlanırken, Türkiye pazarındaki ürünlerin dağıtımı Eksa Elektronik Bilgi İşlem San. ve Dış Tic. AŞ tarafından yapılacak.
Medion, İstanbul’da düzenlediği basın toplantısında, oyun bilgisayar ve aksesuar markası ERAZER’ın küresel çaptaki genişleme stratejisinde yeni durağının Türkiye olacağını duyurdu.
Toplantıda konuşan Medion Kuzey ve Güney Avrupa Genel Müdürü Michiel Van Der Vliet, Türkiye’deki potansiyeli gördüklerini söyleyerek, bu potansiyeli yeni kriterler oluşturan teknolojiyle desteklemekten heyecan duyduklarını aktardı.
Vliet, Türk pazarına olan bağlılıklarının ciddi olduğunu altını çizerek, “Sadece ürün tanıtmakla kalmıyoruz, Türk oyununun geleceğine de yatırım yapıyoruz.” diye konuştu.
Türkiye’de oyun endüstrisinin geliştiğini ve piyasanın 43 milyondan fazla oyuncuyla 1,2 milyar dolarlık etkileyici bir gelir elde ettiğini belirten Vliet, özellikle rekabetçi bilgisayar segmentinde oyun tutkusunun ERAZER gibi markalar için Türkiye’nin ideal ortam haline olduğunu kaydetti.
“1,2 milyar dolarlık bir pazar var”
Düzenlenen toplantının ardından AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Medion Türkiye ve Orta Doğu Ülke Müdürü Cem Çerçioğlu, 3 yıldır Türkiye’yi gözlemlediklerini ve Türkiye’nin artık stabil olması, genç oyuncuların olması, oyun geliştiriciliği, ekosistemiyle beraber çok fazla yukarıya doğru çıkan bir ivmesi olduğunu belirtti.
Çerçioğlu, “Biz de doğru zamanın şu anda olduğunu düşündük. Yatırımlarımızı buna doğru başlattık.” ifadelerini kullandı.
Türkiye’yi diğer pazarlardan ayıran önemli özelliklere değinen Çerçioğlu, bunları, genç nüfus, oyuna olan ilgi ve her zaman teknolojiyi yakından takip eden bir nesil olarak özetledi.
Oyun pazarı açısından genç nüfusun önemine değinen Çerçioğlu, şöyle devam etti:
“Çünkü genç nüfus bir itici güç olarak geliyor. Bununla beraber biliyorsunuz oyun geliştiriciler, oyun dünyası artık son 5 yıldır oyunu konuşuyoruz ve oyun dünyasına baktığımızda artık Hollywood pazarını geçmiş durumda. Türkiye’ye de baktığınızda 1,2 milyar dolarlık bir pazar var.”
Çerçioğlu, ilk ürünlerinin Türkiye’ye ocak ayının ilk haftalarında gelmiş olacağını ve Türkiye’yi bir merkez gibi düşündüklerini vurgulayarak, “Türkiye’deki hedeflerimizi gerçekleştirdikten sonra Türk Cumhuriyetlerine, Körfez Ülkelerine ve Kuzey Afrika’ya, Türkiye’den ulaşmayı hedefliyoruz.” şeklinde konuştu.
Medion’un yani ERAZER’ın yaklaşık 30 yıllık bir firma olduğunun altını çizen Çerçioğlu, bu 30 yıl boyunca Avrupa’daki gelişimlerini bitirdikten sonra Türkiye pazarına geldiklerini dile getirerek, sözlerini şu şekilde tamamladı:
“Şöyle bir rekor vereyim. Oradan çıkartabilirsiniz rekabetçi olduğunuzu. Dünyadaki çok önemli bir rekora sahibiz. Bir gün içinde 450 bin adet masaüstü satan bir şirket olduğumuz için oradaki aldığımız tecrübe ve alım gücünü rekabetçi olarak Türkiye’ye sunmayı hedefliyoruz.”
Kuzey AfrikaBilgisayarTeknolojiOrta DoğuistanbulEkonomiTürkiyeOyun
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Eski Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı ve Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sinan Ateş’in öldürülmesine ilişkin 22 sanığın yargılandığı dava kapsamında MHP’li avukat Serdar Öktem ve eski Ankara Cinayet Büro Amiri Mustafa Ensar Aykal’ın telefonlarının şifrelerinin temini için ABD’deki Apple şirketine Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yazı yazılmıştı.
APPLE DETAYLI BİLGİ TALEP ETTİ
Apple söz konusu talebe yanıt verdi. Ensar ve Aykal’ın telefon şifrelerinin neden istendiğine dair daha detaylı bilgi talep eden Apple, “Yetkililer bu bilgileri temin ettikten sonra, uygun olması halinde talebin yerine getirilmesi için her türlü çabayı göstereceğiz. Eğer 14 Ocak 2025 tarihine kadar bir yanıt alamazsak, yetkililerin artık bu bilgiye ihtiyaç duymadığını varsayacağız ve bu konudaki dosyamızı kapatacağız” dedi.
Apple’ın yanıtı şöyle: “Öncelikle, Türk makamlarının söz konusu cep telefonlarının iCloud şifrelerini istediğini anlıyorum. Daha önce de Türk makamlarına bildirdiğim üzere Apple, Apple telefonları veya iCloud hesapları için şifre sağlayamaz. Talep edilen kayıtlardan herhangi birini sağlayabileceğimizi varsayarsak, şifre dahil edilmeyecektir.
İkinci olarak, zaten bildiğiniz üzere, içerik kayıtlarını araştırmak için ABD yasaları bir ABD mahkemesinden arama emri çıkarmamızı gerektirmektedir. Bunu yapabilmek için, bir ABD yargıcının (1) bir suç işlendiğine ve (2) araştırılacak hesabın kanıt içerdiğine inanmak için “geçerli bir neden” olduğuna dair bağımsız bir tespit yapabileceği yeterli olguları ortaya koymalıyız. Başka bir deyişle, geçerli nedeni desteklemek için, talep edilen kanıtın hesap kayıtları arasında bulunacağına ve bu kayıtların suç faaliyetiyle ilgili olduğuna dair inancı destekleyen belirli olgular sunmalıyız. Ayrıca, bir ABD yargıcının, güvenilirliğini değerlendirmek için geçerli nedeni destekleyen kanıtın kaynağını bilmesi gerekecektir.
SORULARA YANIT İSTENDİ
Talebi incelediğimde, Türk yetkililerin Serdar Öktem”in ve Mustafa Ensar Aykal’ın telefonlarında yapılacak aramada cinayetle ilgili kanıt bulunacağına neden inandıklarını anlayamadım. Her bir şüpheli, Serdar Ökten ve Mustafa Ensar Aykal için, lütfen aşağıdaki soruları yanıtlayınız:
1. Bu şüphelinin cinayetteki rolü nedir? Nereden biliyorsunuz? Lütfen verdiğiniz tüm bilgilerin kaynağını kaynaklarını özellikle belirtiniz.
2. Neden şüphelinin telefonunda yapılacak bir araştırmanın cinayetle ilgili kanıt sağlayacağını düşünüyorsunuz?
Ayrıca, lütfen maktulün ölümüne yol açan ve ölümüyle sonuçlanan olayların kronolojik bir anlatımını sununuz ve bu bilgilerin kaynağını açıklayınız. “Anlaşıldığı kadarıyla…” gibi ifadeler. yeterli değildir. Türk makamlarının her bir önemli olguyu nasıl tespit ettiğini açıklamalısınız.
Yetkililer bu bilgileri temin ettikten sonra, uygun olması halinde talebin yerine getirilmesi için her türlü çabayı göstereceğiz. Eğer 14 Ocak 2025 tarihine kadar bir yanıt alamazsak, yetkililerin artık bu bilgiye ihtiyaç duymadığını varsayacağız ve bu konudaki dosyamızı kapatacağız. Daha fazla zaman gerekiyorsa, lütfen yetkililerin ne kadar zamana ihtiyacı olduğunu bize bildiriniz. Bu sorulara e-posta ile yanıt verilmesi yeterlidir ve bu talebin işleme alınmasını hızlandıracaktır.
ŞİFRELERİNİ VERMEMİŞLERDİ
Sanıklar Serdar Öktem, Covid19 nedeniyle hafıza kaybı yaşadığını, telefon şifresini hatırlamadığını iddia etmiş, 9 ay soruşturmada görev yapan eski Cinayet Büro Amiri Mustafa Ensar Aykal da telefon şifresini paylaşmak istemediğini belirtmişti. Dava sonucunda Serdar Öktem ve dönemin Ankara Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro Amiri Mustafa Ensar Aykal hakkında “tasarlayarak kasten öldürmeye yardım”, Aykal hakkında ayrıca; “kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek ve yaymak” suçundan açılan dava dosyasının ayrılmasına karar verilmişti. Öktem tahliye edilmiş, Aykal’ın tutukluluk halinin de devamına karar verilmişti.

Sinan AteşTeknolojiPolitikaCinayetMahkemeGüncelHukukDünyaAppleSuç
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>HGS NASIL HACKLENDİ?
HGS’nin resmi mobil uygulaması üzerinden kullanıcılara küfür içerikli mesajlar ve kripto para talepleri iletildi. Ptt, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada konuyla ilgili hukuki sürecin başlatıldığını açıkladı.
Öte yandan, ilerleyen saatlerde kullanıcılara bu kez de ‘kripto varlık’ mesaj ve bildirimleri gelmeye başladı. Söz konusu mesaj ve bildirimlerde, “Eğer bu BTC adresine $25,000 göndermezseniz, tüm veriyi paylaşacağım” ifadeleri yer aldı.

PTT’DEN AÇIKLAMA VAR
Ptt Genel Müdürlüğü’nün sosyal medya hesabından yaptığı yazılı açıklama şu şekilde:
“Akşam saatlerinde HGS mobil uygulamamızın mesaj servisine yurt dışından izinsiz bir erişim gerçekleşmiş ve bu kapsamda şirketimizle ilgisi olmayan bildirimlerin bazı kullanıcılara iletildiği tespit edilmiştir. Olayın tespitiyle birlikte, güvenlik sistemlerimiz hızlıca devreye girmiş, gerekli teknik ve operasyonel önlemler uygulanmıştır. Söz konusu izinsiz müdahale sırasında ise herhangi bir veri kaybı ya da kullanıcı bilgilerinin yetkisiz kişilerin eline geçmesi gibi bir durum yaşanmamıştır. Ayrıca, yasal mercilerle iş birliği içinde hukuki süreç başlatılmıştır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”
Kamuoyuna saygıyla duyurulur?? pic.twitter.com/cNxkMzWzoZ
— PTT AŞ (@PTTKurumsal) December 10, 2024Soğuk HaberTeknolojiGüvenlikHukukPTT
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Dubai çikolatasının takipçisi ise sosyal medyada gündem oldu. En çok aranan ikinci tarif olarak listeye giren palamut tarifi dikkat çekti. Yayınlanan liste sosyal medyada da çok konuşuldu.
İşte gündemdeki o liste;
1- Dubai Çikolatası Tarifi
2- Palamut Tarifi
3- Soğuk Kahve Tarifi
4- Laz Böreği Tarifi
5- Jalapeno Turşusu Tarifi
6- Elbasan Tava Tarifi
7- Altın Bilezik Tatlısı Tarifi
8- Churros Tarifi
9- Biryani Tarifi
10- Grip Düşmanı Tatlı Tarifi

Yemek TarifiGastronomiTeknolojiTürkiyeGoogleYaşamDubai
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Erdoğan’ı görmek için buraya gelen bir vatandaş da ilginç anlara sahne oldu. Erdoğan’ın yanına gelen vatandaş, Tiktok videosu çekip, değişik hareketler yaparak şiir okudu. Vatandaşın şiirine karşılık Erdoğan hem şaşırdı hem gülümsedi.
Vatandaşın okuduğu şiir ise şu şekilde;
“Siyah saçlarına, olmadı. Beyaz saçlarına kurban olduğum.
Tatlı sözlerine, hayran olduğum.
Kalem kaşlarına yar vurulduğum.
Bittim tükendim, Gaziantep ben de yoruldum.
Mutlu olmak istiyorsan sayın Cumhurbaşkanım, sevmeyi bileceksiniz.
Türkiye’ye, dünyaya ömrünü vereceksin.
Sevgi dolu gönlümde bir kuş gibi kanatlı, dünyam Recep Tayyip Erdoğan.
Seninle güzel seninle…”
Erdem AksoyHaberler.com – PolitikaRecep Tayyip ErdoğanSosyal MedyaGaziantepTeknolojiPolitika3-sayfa
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
NURİ ŞAHİN DAMGA VURACAK
Football Meets Data, Nuri Şahin’in takımı Dortmund’a ilk 8 için %76 ihtimal verdi. Eğer sıralama tahmindeki gibi gerçekleşirse genç teknik adam Nuri Şahin, Alman devindeki ilk sezonunda yakaladığı başarıyla adından söz ettirecek.
İŞTE İLK 8 TAKIMLAR VE OLASILIKLARI
İlk 8’de yer alacağı tahmin edilen takımlar ve olasılıkları şu şekilde;

UEFA Şampiyonlar LigiBorussia DortmundNuri ŞahinDortmundFutbolDünyaSpor
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Anadolu’nun işgale karşı haklı sesini duyurmak amacıyla 10 Aralık 1919’da Kastamonu’da yapılan ilk kadın mitinginin yıl dönümü kapsamında Kastamonu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Seramik ve Cam Bölümü öğretim üyeleri Prof. Seyhan Yılmaz ve Doç. Firdevs Müjde Gökbel Yavuzoğlu tarafından seramik sergisi hazırlandı.
Saray Hamamı Kültür Sanat Merkezi’ndeki serginin açılışı Kastamonu Valisi Meftun Dallı tarafından yapıldı.
Dallı, yaptığı konuşmada, 10 Aralık’ın önemine değinerek serginin açılmasında emeği geçen akademisyenleri kutladı.
Prof. Dr. Seyhan Yılmaz, gazetecilere yaptığı açıklamada, “Son Bahar” sergisi oluşturduğunu söyledi.
Kastamonu’nun doğal zenginliklerine dikkati çeken Yılmaz, “Kastamonu doğal güzellikleri insanı kendisine çekmektedir ve sonbaharda bir şölene dönüşmektedir. Bu şöleni eserlerime yansıtmaya çalıştım. Eserlerimde daha çok ağaçları çalışıyorum ama yapraklara da yer verdim. 105 yıl önce kadınlarımızın verdiği bu mücadele, gösterdikleri çaba bize ışık oldu. Onların mücadelesine teşekkür ediyoruz.” diye konuştu.
Doç. Dr. Firdevs Müjde Gökbel Yavuzoğlu ise ilk kadın mitinginin 105. yılı vesilesiyle sergi açmak istediklerini belirtti.
Sergisine “Yörünge” ismini verdiğini anlatan Yavuzoğlu, “Ben tema olarak yörüngeyi tercih ettim. Farklı gezegenleri temsilen yörüngeler oluşturdum. Bunu seramik sanatının çok eski formlarından biri olan kase ile yapmak istedim. Her bir kase torna ile şekillendirme tekniği ile gerçekleşti. Tek tek elde boyandı. İçlerine bütün insanlığı temsilen farklı yörüngeler oluşturdum. Her insanın kendine dair yörüngesi olduğunu düşünerek yapıtlarımı değerli konuklarla paylaşmak istedim.” ifadelerini kullandı.
Yavuzoğlu, serginin 17 Aralık’a kadar gezilebileceğini kaydetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Samsun İHH önünde, eyleme destek vermek isteyen vatandaşlar ve gönüllüler toplandı.
Samsun İHH Başkanı Mustafa Yeşil, eylem öncesi yaptığı basın açıklamalısında, dünyanın farklı coğrafyalarında devam eden savaş ve çatışmalardan dolayı milyonlarca insanın zor şartlarda yaşam mücadelesi verdiğini söyledi.
Halen evlerini ve yurtlarını terk etmek zorunda kalan insanların olduğunu dile getiren Yeşil, “Bir yanda bütün zenginliklere sahip olan ülkeler varken diğer tarafta temel gıda ve suya ulaşamayan ülkeler var. Her geçen gün milyonlarca insan yaşam, barınma, sağlık, eğitim gibi en temel insan haklarından mahrum kalmakta. Komşumuz Suriye’de 2011’den bu yana devam eden savaşta 600 binden fazla kişi hayatını kaybetti. 12 milyon kişi mülteci konumuna düştü, ülkelerinde kalan 11 milyondan fazla kişi de yardıma muhtaç durumda.” dedi.
İHH olarak yardımseverlerin katkılarıyla milyonlarca kişiye yardım ulaştırdıklarını belirten Yeşil, “Bu özel günde de 81 ilimizden insani yardım tırı mazlumlar için yola çıkıyor. Yıllardır zor şartlar altında ve imkansızlıklar içinde yaşamak zorunda kalan kadınları, yaşlıları ve kimsesizleri asla yalnız bırakmayacağız.” diye konuştu.
Açıklamanın ardından kalabalık, ellerinde “insan hakları Gazze’yi kapsıyor mu?”, ” Filistin’e sahip çıkmak için Müslüman olmaya gerek yok”, “Gazze’de soykırım var”, “Nehirden denize özgür Filistin” yazılı dövizlerle Cumhuriyet Meydanı’na kadar yürüdü.
Trafikteki araçlar da selektör yaparak ve dörtlüleri yakarak eyleme destek verdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Deniz Müzesi Çaka Bey Sergi Salonu’nda ziyarete açılan sergide, gerçek dışı figüratif tarz eserlere yer verildi.
İki sanatçının farklı dünyalarını yansıtan serginin, zaman ve mekan kavramları üzerine kurulu ortak bir söylem oluşturması hedefleniyor.
Feyyaz İnanç sergideki eserleriyle zaman ve mekanın insan üzerindeki etkisine, Nedret Yaşar ise insanın dünyaya yabancılaşmasına ve iletişimsizlik sorununa dikkati çekiyor.
“Serginin ana teması empati”
AA muhabirine açıklamada bulunan Yaşar, kendisi için serginin, bir noktadan başka bir noktaya gelmek gibi bir süreç olduğunu belirterek, “Bir heyecan da yaşıyoruz. Kendimizi sorgulama, bir anlamda anlamaya çalıştığımız bir süreç oluyor. Serginin ana teması benim için empatidir. Kendimi ve çevremi sorgulama anlamı taşıyor. Bu sorgulamayla birlikte aslında içsel bir yolculuk yaparak oradan tekrar geriye dönüp çevremizle bir karşılaşma ve sorgulama sürecine giriyoruz.” dedi.
Resimlerinde insanlık tarihinde var olan konuları işlediğini aktaran Yaşar, “İzleyiciler bu sergide insan olmanın öz değeriyle karşılaşacak. Benim aradığım kavramlar bunlar. Ayrıca insana dair imgelerle de karşılaşacaklar. Umarım karşılaştıkları imgelerle onlar da bir sorgulama süreci yaşayabilir.” diye konuştu.
Sergi, 15 Aralık’a kadar ziyaret edilebilecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Milli Eğitim Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamaya göre, Dünya İnsan Hakları Günü dolayısıyla Bilge Kağan Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ve Bilge Kağan Anadolu Lisesinde etkinlik düzenlendi.
Vali Yardımcısı Yeliz Mercan, etkinlikte yaptığı konuşmada insanların bir takım temel haklara sahip olduklarını belirterek, “İnsan hakları her insanın insan olması sebebiyle sahip olduğu hakları ifade eder. Devletlerin bu hakları sağlama konusunda önemli görevleri vardır.” ifadelerini kullandı.
İl Milli Eğitim Müdürü Cemil Çağlar da konuşmasında, dünyada farklı coğrafyalarda görülen zulüm, baskı ve haksızlıkların sona ermesini temenni etti.
Çorum Barosu Başkanı Turan Kalıpcı da, günün anlamını belirten konuşmasında, insan hakları kavramının çıkış noktasının “insan onuru” olduğunu vurguladı.
Etkinlikte, Dünya İnsan Hakları Günü dolayısıyla il genelinde düzenlenen kompozisyon yarışmasında birinci olan Bahçelievler Anadolu Lisesi öğrencisi Belinay Türksal, “Haklarımız Umudumuzdur” adlı kompozisyonunu okudu.
Konuşmanın ardından resim ve kompozisyon yarışmasında derece alan öğrencilere ödülleri takdim edildi.
Resim yarışmasında birinci olan Mehmetçik Anadolu Lisesi Öğrencisi Zeynep Beril Karataş ve kompozisyon yarışması birincisi Bahçelievler Anadolu Lisesi öğrencisi Belinay Türksal’ın ödüllerini Vali Yardımcısı Yeliz Mercan, resim yarışmasında ikinci olan Bilge Kağan Anadolu Lisesi öğrencisi Deren Naz Aydoğdu ve kompozisyon yarışması ikincisi Şehit Osman Arslan Anadolu İmam Hatip Lisesi Öğrencisi Dilara Hacıismailoğlu’nun ödülünü Belediye Başkan Yardımcısı Turhan Candan, resim dalında üçüncü olan Güzel Sanatlar Lisesi Öğrencisi Nefise Akbal ve kompozisyon dalı üçüncüsü İnönü Anadolu Lisesi Öğrencisi Aslıhan Gökşen’in ödüllerini ise Baro Başkanı Turan Kalıpcı verdi.
Vali Yardımcısı Yeliz Mercan, Belediye Başkan Yardımcısı Turhan Candan, Baro Başkanı Turan Kalıpcı, İl Milli Eğitim Müdürü Cemil Çağlar ve davetliler, ödül töreninin ardından Bilge Kağan MTAL Gazetecilik Alan Şefi Hülya Bayrakdar tarafından hazırlanan “İnsan olmak” konulu fotoğraf sergisi ve resim Öğretmeni Sibel Kürtoğlu ile öğrenciler tarafından hazırlanan resim sergisini gezdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Vali Kemal Kızılkaya, Tarım Müzesi ve Eğitim Merkezi’nde düzenlenen programda yaptığı konuşmada, olgunlaşma enstitülerinin önemine vurgu yaptı.
Şal şepikin geçmişten bu yana tamamen doğal yöntemlerle üretilen, ince işçiliği ve estetik zarafetiyle öne çıkan bir kumaş olduğunu belirten Kızılkaya, ürünün Siirt ve bölgeye özgü kadim ve kıymetli bir el sanatı olduğunu söyledi.
Ürünün tanıtılması noktasında olgunlaşma enstitüsüyle bu yolda çok önemli bir adım atıldığını dile getiren Kızılkaya, şunları kaydetti:
“Yeter ki biz çalışalım, çalışırsak gayret edersek çok güzel şeyler olacağına inanıyorum. Bugün de Siirt’te şal şepik atölyesinin açılmasının bu yolda çok kıymetli olduğunu düşünüyorum. Siirt’imizin coğrafi işaretleri, yani birçok değeri var. Bu coğrafi işaretleri de almamız lazım. Günümüzde artık patent, markalaşma çok kıymetli. Siirt fıstığı diyoruz mesela. Siirt fıstığının coğrafi işareti konusunda önümüzdeki günlerde çok güzel gelişmeleri takip edeceğiz. Onu da kamuoyuyla paylaşmak için sabırsızlanıyoruz. Bunun yanında 8 coğrafi ürünümüzün şal şepik de dahil olmak üzere coğrafi işaretini aldık. Bir o kadar daha bekleyen, çalışmaları devam eden coğrafi işaretler var. Bunları aldıkça geçmişle günümüz arasındaki bağı daha da kuvvetlendirmiş olacağız.”
Kızılkaya, açılışın ardından atölyeyi gezdi, kursiyerlerle görüştü.
Programa, Vali Kemal Kızılkaya’nın eşi Nurten Kızılkaya ve kurum müdürleri katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İlçenin Melikşah Mahallesi’nde şifa ve sağlık merkezi olarak kullanıldığı bilinen Roma dönemi eserlerinden Melikşah Hamamı’nda, Anadolu Medeniyetleri Müzesi başkanlığında Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesince yürütülen kazıların birinci etabı tamamlandı.
Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yusuf Albayrak, alanda incelemelerde bulunan Çubuk Belediye Başkanı Baki Demirbaş, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Orçan, akademisyenler ve Melikşah Mahallesi Muhtarı Ahmet Saydam’a çalışmaların son durumuna ilişkin bilgi aktardı.
Albayrak, personel ve lojistiğin yanı sıra maddi destek sağlayan Çubuk Belediyesi’nin de katkılarıyla arkeolojik kazının birinci etabını tamamladıklarını söyledi.
Kazının ikinci etabının ilkbaharda başlayacağını belirten Albayrak, şu bilgileri paylaştı:
“Hamamımız mimari özelliğine göre ilk olarak Roma döneminde yapılmış ve 1974 yılına kadar aralıksız bir şekilde korunmuş ve kullanılmıştır. Aşağıda açılan bir sondaj nedeniyle su buradan çekildikten sonra burası kendi kaderine bırakılmış. Nisanda yaklaşık 20 günlük çalışma yaptık bu alanda. Temizlik, ön çalışma oldu. Daha sonra kasım ve aralık aylarında tekrar çalışmaya başladık. Bu çalışmamızda da havuzun içerisine yukarıdan, çatının yıkılarak düştüğüne inandığımız blokları dikkatli bir şekilde kaldırdık ve hamamın havuz kısmını tamamen ortaya çıkardık.”
Albayrak, bu yılki çalışmaları sonlandırdıklarına işaret ederek, “2025 Nisan çalışmalarımızda da hamamın çevresini ve su akıtma kanallarını da temizleyerek, restorasyon projeleri hazırlayarak çıkartmış olduğumuz blokları yerine koyarak hamamı ilk yapıldığı günkü konumuna getirmeye çalışacağız.” dedi.
Kazıda görevli uzmanlardan Damla Zehra Demirer ise “Havuz alanında ciddi çalışmalar yaptık. Burada bulduğumuz bir hat bizi heyecanlandırdı. Bu hamam Roma döneminde kullanılmış. Daha sonrasında birçok dönemde restorasyonu yapılmış. İnşallah bu dönemde de tekrar restorasyonu yapılarak ziyarete açılacak.” diye konuştu.
Ekibi çalışmaları dolayısıyla tebrik eden Belediye Başkanı Baki Demirbaş da ortaya çıkarılacak eserlerin ilçenin turizmine büyük katkısını olacağına inandığını kaydetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bafra Gençlik Merkezini ziyaret eden Bafra 75. Yıl Huzurevi sakinleriyle gençler sohbet etti.
Bağlama grubu öğrencilerinin düzenlediği türkü konserine katılan huzurevi sakinleri, gönüllerince eğlendi.
Bafra Gençlik Merkezi Müdürü Selim Erdoğan, huzurevi sakinleriyle gençleri buluşturduklarını dile getirerek, “Büyüklerimizin yüzlerinde oluşturduğumuz tebessüm bizleri çok mutlu etti. Yaptığımız etkinliği inşallah başka günlere taşımayı planlıyoruz.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SİİRT’te, coğrafi işaret alan ‘Şal Şepik’ kumaşının üretilmesi için Tarım ve Ağaç Müzesi’nde dokuma atölyesi açıldı.
Türk Patent ve Marka Kurumu’ndan 14 Ekim 2022’de coğrafi işaret alan ‘Şal Şepik’ kumaşının üretilmesi için Tarım ve Ağaç Müzesi’nde kurulan dokuma atölyesi, törenle açıldı. Törene Vali Dr. Kamal Kızılkaya, Olgunlaşma Enstitü İl Müdürü Elif Bobuş ve kent protokolü katıldı. Saygı duruşu ve istiklal marşı ile başlayan törende konuşan Vali Kemal Kızılkaya, üretimden birçok kişinin kazanç elde edeceğini hedeflediklerini ifade ederek, “Şal Şepik konusu ülkemizde el yapımı el sanatı olarak bence hak ettiği yeri halen bulmamış ve keşfedilmeyi bekleyen çok değerli bir kültürel ürünümüz. İnşallah bütün Siirt’e, Türkiye’ye ve daha sonra Dünya’ya Şal Şepik kumaşını ihraç edebileceğimiz günleri hayal ettik. Dünya çapında şu kumaşı şu ceketi Avrupa’da, İstanbul’da büyük mağazaların vitrininde göreceğimiz günleri hayal ediyoruz. Bundan çok kişinin kazanç elde edeceği büyük bir rüyanın başındayız” dedi.
“USTALAR TEK BİR KUMAŞIN ÇÖZGÜSÜ İÇİN NEREDEYSE 10 KİLOMETRE YOL KAT EDİYOR’
Kumaşım yapım aşamasında ustaların kilometrelerce yol kat ettiğini belirten Olgunlaşma Enstitüsü İl Müdürü Elif Bobuş, “Siirt’imizin kadım geleneğinden gelen bir miras olup, yöremizin el emeğini, zarafetini ve sanat anlayışını yansıtan önemli biri kültürel değerdir. Ustalar tek bir kumaşın çözgüsü için neredeyse 10 kilometre yol kat etmektedirler. Kumaşa parlaklık veren ve kumaşın mukavemetini kirişleme işlemi için dağlardan topladıkları özel otlarla fırçalarını elleriyle yapmaktadırlar. Ortalama 33 santim ende bin 220 ilmik le sabrın dokuma sürecindeki marifetini sergilemektedir. Şal Şepik kumaşı kadim dokuma sanatının bir yadigarı. Zarafetin ve sadeliğin, dokuma tezgahlarında sabırla, heyecanla, ustalıkla ve emekle somutlaşan halidir. Şal Şepik, geçmiş ile bugünü bir birine bağlayan bir köprü, yitip gitmeye direnen bir hatıradır. Bu atölye kültürel mirasımızı korumasının yanı sıra yeni nesillere bu sanatı öğretmek için bir eğitim merkezi olacaktır” diye konuştu.
Haber-Kamera: Akif ÖZALP/SİİRT,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yeşilçam bir çınarını daha kaybetti.
22 Kasım’da evinin merdivenlerinden düşüp başını çarpan ve hastaneye kaldırılarak tedavi altına alınan yönetmen Şerif Gören, pazar günü hayatını kaybetti.
80 yaşında vefat eden yönetmen için Beyoğlu Atlas Sineması’nda tören düzenlendi. Törene, sanat dünyasından çok sayıda kişi, yakınları ve ailesi katıldı.
Birlikte çalıştığı meslektaşları törende Gören’le ilgili anılarını anlattı.
“SİNEMASINA, İNSANA TUTKUN BİR ADAM”
Törende konuşan Oyuncu Halil Ergün, “Yeşilçam dediğimiz sinemamız, çok sonraları çok daha iyi fark ettim; çok derin bir maceradır. Ve Türkiye’nin, Türkiye halkının insanının toplumsallaşmasında çok önemli işleri yerine getirmiş bir süreçtir o. Büyük rüzgardır.
Bu rüzgarın en önemli kahramanlarından biri de Şerif Gören’dir biliyor musunuz arkadaşlar? Tutkun bir adam sinemasına, insana tutkun bir adam. Onu da kaybettik. Işıklar içinde yatsın. Çok etkilendim. Uğurlar olsun. Hep beraber uğurlar edelim.” dedi.
“OLAĞANÜSTÜ BİR YÖNETMENDİ”
Oyuncu Nur Sürer ise, “İnanılmaz harika bir yönetmen Şerif Gören, olağanüstü bir yönetmendi. Sinemanın, yönetmen olarak son temsilcisi Şerif Gören’i kaybettik, çok üzgünüm. Şahane bir adamdı. Güle güle Şerif. Hep içimizde kalbimizde olacaksın. İyi ruhlu adam.” ifadelerini kullandı.
Şerif Gören’in cenazesi Atlas Sineması’nda düzenlenen törenin ardından Beyoğlu Hüseyin Ağa Camii’ne götürüldü. Gören, ikindi vakti kılınan cenaze namazının ardından Kozlu Mezarlığı’nda toprağa verildi.

“BİR ARAYA GELEMEDİK”
Cenazeye katılan Orhan Gencebay son zamanlarda görüşememenin verdiği üzüntüsünü ifade ederek, “İşte buna üzülüyorum. Çok oldu. Çok yıllar oldu. Son görüşmemizde telefonla görüştük. Ben bir çalışma yapmak istiyordum. Bir filmi, bir hikayem var onu yapmak istiyordum. Seyfi Baba’yı, Orhan Baba olarak yapmak istiyordum.
Onun çekmesini istemiştim ve aramıştım. Tamam demişti fakat bir araya sonra nedendir gelemedik, olmadı. Yani göremedim. O da ayrı bir üzüntü. Çok uzun yıllar oldu. Dostlar sağ olsun.” dedi.

“HALK ADAMIYDI”
Hülya Koçyiğit ise, “Türk sinemasının sevenlerinin başı sağ olsun. Türk sineması çok değerli bir sanatçısını daha yolcu ediyor bugün. Şerif Gören bir halk adamıydı ve eserleri ürettiği filmler hep halkın sosyal yaşamını ele alan filmlerdi. Toplumsal hikayelerdi.
Çok iyi bir sinemacıydı. Çok mütevazı bir insan, kişiliğini hep korudu. Çok başarılı filmler yaptı. Benim kariyerimdeki en önemli filmlerimi birlikte yaptık. Uzun zamandır da görüşemiyorduk. Çünkü Antalya’da yaşıyordu. Ne yazık ki bir kaza geçirdi ve aramızdan bugün ayrılıyor.” ifadelerini kullandı.


Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)Yusuf Balıkçı
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Brad Pitt ile Javier Bardem, Formula 1 filminin çekimlerinde, şampanya patlatarak şampiyonluk kutlaması yaptı.
İkiliye ünlü F1 pilotları Charles Leclerc ve George Russell da katıldı.
Haziran 2025’te vizyona girmesi beklenen ve başrolünde Brad Pitt ile Javier Bardem’in yanı sıra Damson Idris’in de yer aldığı Joseph Kosinki filmi, emekli olduktan sonra sonra genç bir yarış sürücüsüne akıl hocalığı yapmak ve onunla takım kurmak için gelen Formula 1 sürücüsü Sonny Hayes’i konu alıyor.
60 yaşındaki Oscar’lı oyuncu Brad Pitt, son bir buçuk yıldır ‘F1’ filmi için çalışıyor ve gerçek Formula 1 yarışlarında çekim yapıyor. Pitt, filmin çekimlerinde tanınmış F1 pilotlarıyla da etkileşim halindeyken görülüyor.
Bütçesinin 130 ila 140 milyon dolar civarında olduğu tahmin edilen filmin oyuncu kadrosunda Kerry Condon, Tobias Menzies, Sarah Niles, Kim Bodnia ve Samson Kayo da yer alıyor.
Film, Formula 1 ve 10 F1 takımıyla sürücüleri ve yarış organizatörleri de dâhil olmak üzere F1 topluluğuyla işbirliği içinde çekiliyor. Yakın zamanda Ferrari ile sözleşme imzalayan, Formula 1’de 7 dünya şampiyonluğu olan İngiliz pilot Lewis Hamilton da filmin hem yapımcıları hem de oyuncuları arasında yer alıyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ünlü şarkıcı, tercih ettiği elbisesiyle geceye damga vurdu. Ersoy’un dikkat çekici kıyafeti sosyal medyada büyük yankı uyandırdı.
Bülent Ersoy, ‘Shrek’ adlı animasyon filmindeki ‘Prenses Fiona’ya benzetildi.
Bazı sosyal medya kullanıcıları ise, Bülent Ersoy’un kıyafetini, marula, lahanaya ve ıspanağa da benzetti.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Lider Galatasaray, Trendyol Süper Lig’in 15. haftasında zorlu ve soğuk deplasmanda Sivasspor’u 3-2 yendi ve Fenerbahçe’nin puan kaybettiği haftada puan farkını 6’ya çıkardı.

Maçın en çok konuşulan ismi, VAR uyarısına rağmen Rey Manaj’ın Barış Alper’e yaptığı faule sarı kart gösteren Turgut Doman oldu. SABAH Spor yazarlarından Ahmet Çakar ve Mustafa Çulcu, Sivasspor-Galatasaray maçında yaşananlar hakkında çok çarpıcı sözler kaleme aldı.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

MUSTAFA ÇULCU: BUNA HAKEMLİK Mİ DİYECEĞİZ!
Sivasspor, son üç maçtır kazanamıyor. Bülent Hoca, formda bir kaleci Ali Şaşal varken onunla niye başlamaz anlamış değilim. G.Saray, önde baskı ile başladı. Metehan’ın ihracı sonrası G.Saray, 10 kişi kalmasına rağmen temposu ve mücadelesi hiç düşmedi. Arayan, isteyen, üreten taraftı. İlk yarının uzatma dakikalarına doğru bir penaltı kararı ile G.Saray soyunma odasına önde girdi.

“YAYINDA VERİLEN GÖRÜNTÜLER REZALET”
16. dakikada 10 kişi kalmış bir takımın bu derece oyunu domine etmesi fizik kapasite yanında mental hazırlık ve konsantrasyon ister. Hakem Turgut Doman’ın ilk dakikada Rodrigues’e gösterdiği sarı kart doğru. Metehan’a bariz gol şansından VAR müdahalesi ile gelen ihraçta yayında verilen görüntüler rezalet.

Manaj havadan gelen topu önüne indirirken kol teması var mı yok mu onu göremiyoruz, OFR’ye giden hakeme sunulan görüntüler hızlı çekim, ne olduğu net görünmüyor, tereddütlerimiz ve rahatsızlıklarımız var. Emin olduğumuz konu Metehan topu ceza alanının dışında kesiyor. Kesmese top Manaj’ın kontrolünde ve ‘BarizGol Şansı’ var.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İşte yenilgilerin nedenleri:
1- İki karşılaşmada da futbolcularda kazanma hırsı, coşkusu ve heyecanı istenilen düzeyde değildi. Beşiktaş’ı en kötü döneminde yakalayan sarı-lacivertli takım, istediği baskıyı bir türlü kuramadı. Taraftarların en büyük şikâyeti sergilenen futboldu.
2- Mourinho’nun önceki akşamki 11 tercihleri de eleştiri aldı. Formda olan Becao’yu kesip, yerine Djiku’yu koyması, sol kanatta çok iyi performans sergileyen Oğuz Aydın’ı sağ kanada çekmesi, Tadic’in forvet arkasında etkisiz kalması yanlış tercihler olarak yorumlandı.
3- İlk yarıdaki futbol, bulunan pozisyonlara rağmen yetersizdi. Bunu göremedi ve ikinci yarıya oyuncu değişikliği yapmadan başladı. Portekizli hoca, ilk değişiklik için 67. dakikaya kadar bekledi. Diğer hamlelerini de Beşiktaş öne geçtikten sonra 82. dakikada yaptı.
4- Takım hiç önde pres yapmadı. Mourinho, kontrollü oyun yapısını tercih etti. Risksiz ve fazla garantici futbol her iki derbide de Fenerbahçe adına eksi olarak öne çıkan faktörlerdi.
5- G.Saray maçında Yunus Akgün merkezde çok rahat top aldı ve etkili bir oyun ortaya koydu. Aynı şekilde önceki akşam da Gedson Fernandes, ceza alanına yakın, serbest 10 numara tarzında oynayarak Beşiktaş ataklarının başlangıç noktası oldu. Mourinho, iki isme de hiçbir önlem almadı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yücel, 1-0 kazanılan Fenerbahçe maçının ardından, “Kendisi bırakmadığı sürece ben Serdar Hoca’yla yola devam etmek isterim” açıklamasında bulundu. Bu sözlerin ardından gözler Topraktepe’ye çevrildi.
HEDEF ÜÇTE ÜÇ
Serdar Topraktepe, geçen sezon da iki kez geçici olarak teknik sorumluluğu üstlenmiş ve Türkiye Kupası’nı Beşiktaş’ın müzesine taşıyan isim olmuştu. Topraktepe’nin de 29 Aralık tarihinde olağanüstü seçimli genel kurula kadar, oynanacak maçlardan iyi sonuçlar elde edip, kalıcı olarak görevini sürdürmek istediği öğrenildi.
ÖNCE BODO SONRA ADANA DEMİRSPOR
Siyah-beyazlı ekip, kongre öncesi UEFA Avrupa Ligi’nde Norveç temsilcisi Bodo/Glimt ile deplasmanda karşılaşırken Süper Lig’de Adana Demirspor ve Alanyaspor ile oynayacak. Kara Kartal, Adana Demir’e konuk olacak, Alanya’yı ise Dolmabahçe’de ağırlayacak.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>89 yaşındaki Arık’ın cenazesi öğlen namazının ardından İl Müftüsü Celal Büyük tarafından kılındı. Cenaze, gözyaşları arasında cenaze aracına alınarak Hani ilçesine defnedilmek üzere götürüldü.
Gözyaşı döken Kırmızıgül’ü yakınları ve sevenleri yalnız bırakmadı. – DİYARBAKIR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Trendyol Süper Lig’in 15. haftasında yarın Sivasspor’a konuk olacak lider Galatasaray, Sivas’a ulaştı. İstanbul’dan uçakla Sivas Nuri Demirağ Havalimanı’na gelen sarı-kırmızılı kafileyi, Galatasaray taraftarları çiçekler ve meşalelerle karşıladı.
Sarı-kırmızılı taraftarlar, Teknik Direktör Okan Buruk ve futbolculara sevgi gösterisinde bulundu. Daha sonra güvenlik önlemleri altında takım otobüsüne binen futbolcular ve teknik ekip, havalimanından tezahüratlarla ayrılarak konaklayacağı otele geçti. – SİVAS
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
AVŞAR’IN ISRARINA DAYANAMADI
Cezaevinden çıktıktan sonra müzik kariyerine odaklanan ünlü şarkıcı, son olarak Hülya Avşar’ın YouTube programına konuk oldu. Avşar’ın ünlü isme cezaevi günlerini sorması Seki’yi gerdi. “Orayı konuşmak istemiyorum” demesinin ardından Hülya Avşar’ın ısrarlı sorularına devam etmesi sonucu Seki, dayanamayarak cevap verdi.
“Ben şunu öğrenmek istiyorum” diyen Avşar’ın sözünü Deniz Seki “Oraları açmayalım ne olur” diyerek kesti. Avşar “Oraları açmayacağım ama” deyince Deniz Seki kendini tutamadı ve “Deyip deyip…” diyerek tepki gösterdi.

Avşar yine devam etti ve “Cezaevine ilk girdiğin gün ne hissettin? O çok fena bir şey gibi geliyor bana” diyen Avşar’a Seki şu yanıtı verdi: “Öldüm dedim ya. Bitti yani. Ama yeniden dirildim. Ben aslında yaşarken öldüm ama dirildim”
Seki’nin cezaevi ile ilgili konuştuğu programdaki o anlar kısa sürede sosyal medyada gündem oldu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Özderici için Hulusi Akar Camisi’nde tören düzenlendi.
Törene, Özderici’nin oğulları Ahmet ve Ali Özderici ile kızı Necmiye Özderici Postaağası, AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş, eski Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, milletvekilleri, belediye başkanları ve vatandaşlar katıldı.
Özderici’nin cenazesi, öğle vakti kılınan cenaze namazının ardından Asri Mezarlık’ta toprağa verildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Geçtiğimiz günlerde yapılan genel kurulu sonrası yeni yönetimi oluşan ABC üyeleri kahvaltı programında bir araya geldi. Çok sayıda yerel ve ulusal medya mensubunun katıldığı programda üyelerini selamlayan Başkan Çöygün, birlik ve beraberlik mesajları verdi. Derneklerini biri ya da kurumları karşı kurulan bir dernek olmadığını aksine birleştirici bir yapıda hareket etmek üzere yola çıktıklarını dile getiren Çöygün, dernek üyesi olsun ya da olmasın hiçbir medya çalışanını ötekileştirmeden hareket edeceklerini dile getirdi. Başkan Çöygün, “ABC kentte görev yapan bütün medya mensuplarının derneğidir. Biz hiçbir zaman bir arkadaşımızı farklı bir meslek örgütüne üye oldukları için dışlayıp ya da ötekileştirme gayreti içerisinde olmadık, olmayacağız da. Zaten mevcut duruma bakıldığında da bizim bunu yapma gibi bir lüksümüz yok. Çünkü biz isminden de anlaşılacağı üzere meslek örgütüyüz. Dernek başkanı olarak ben de bir medya çalışanıyım yani mesleğimiz dışında farklı bir ideal ya da çıkar amacında değilim. Mesleğimizi deneyimli ve tecrübeli arkadaşlarımızın da yardımıyla hak ettiği yere ulaştırıp, arkadan gelen genç meslektaşlarımıza daha ilkeli ve etik bir sektör oluşması yönünde gayret içerisinde olacağız” dedi. – AFYONKARAHİSAR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TÜRKİYE’Yİ ESRA NUR TÜRKER TEMSİL EDECEK
The St Regis New Capital Cairo Hotel’de düzenlenecek yarışmanın bu yılki Türkiye temsilciliğini model ve sunucu Esra Nur Türker üstlenecek. 9 Aralık’ta yapılacak yarışmaya, Azerbaycan, ABD, Kazakistan, İngiltere, Fransa, Moldova, Gürcistan, Filipin ve Almanya’nın da aralarında bulunduğu 50 ülke katılacak.

KAFTAN KIYAFETİYLE PODYUMDA YÜRÜYECEK
10 gündür kampta olan güzeller, yarışmada ülkelerini tanıtan kısa bir konuşmanın yanı sıra yöresel kıyafetleriyle podyumda yürüyecek. Esra Nur Türker ise Türk ve İslam dünyasında kullanılan kaftan kıyafetiyle ülkemizi uluslararası alanda tanıtacak.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
SARIGÜL VE TANRIKULU YALNIZ BIRAKMADI
Mahsun Kırmızıgül’ün dün İstanbul’da hayatını kaybeden annesi Faike Arık’ın cenazesi, sabah saatlerinde Yenişehir ilçesindeki Diyarbakır Selahaddin Eyyubi Camisi’ne getirildi. Burada öğle namazına müteakip kılınan cenaze namazına CHP milletvekilleri Mustafa Sarıgül ve Sezgin Tanrıkulu, oyuncu Zekeriya Karakaş ile vatandaşlar katıldı.

SELFİE ÇILGINLARI PES DEDİRTTİ
Kırmızıgül, annesini son yolculuğuna uğurlarken gözyaşlarına hakim olamazken daha önce de birçok cenazede şahit olduğumuz selfie çılgınlığı burada da kendini gösterdi. Annesinin cenaze namazı için camiye yürümeye çalışan ünlü şarkıcı, selfie çekilmek isteyenler yüzünden zor anlar yaşadı. Çevredeki duyarlı vatandaşlar tarafından uzaklaştırılan selfie çılgınları, ısrarlı tutumlarıyla bir kez daha pes dedirtti.
Cenaze töreninden kareler;





Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ajda Pekkan şu sıralar hakkında çıkan haberlerle uğraşıyor.
Pekkan hakkında, “Ajda Pekkan, Harbiye Açıkhava’daki protokol krizi ve Efes Antik Tiyatro konserindeki gecikmenin faturasını 1.5 yıldır çalıştığı menajeri Sedef Aygün’e kesti. Aygün’le yollarını ayıran Süperstar, Polat Yağcı’yla el sıkıştı” ifadelerinin yer aldığı bir haber çıktı.
Bu haberin basında yer alması üzerine ünlü şarkıcı, sosyal medya hesabından bir açıklama yayınladı.
Pekkan açıklamasında, Sedef Aygün’ün menajeri değil, yakın arkadaşı ve dostu olduğunu söyledi.
Ajda Pekkan, açıklamasında şunları söyledi:
“NEZAKETSİZ HABERLER”
Dün bazı platformlarda yayınlanan gayri ciddi ve nezaketsiz haber, bizleri oldukça üzdü ve bu açıklamayı yapma gereği duydum. Asılsız haberde yazıldığı üzere, çok yakın aile dostlarım olan Sedef Aygün ve ailesi benim menajerim değildir, hiçbir zaman da bana menajerlik yapmamıştır.
İhtiyacım olduğunda her daim yanımda olmuş, projelerime destek vermiş ve her zaman da destek olmaya devam edeceğini bildiğim, değerli aile dostlarım, kardeşim; değerli iş insanlarıdır her şeyden önce.
“ART NİYETLİ VE ASILSIZ”
Art niyetli, asılsız bir içerikle sunulan, dostluğumuza gölge düşürme çabası içeren bu haberler silsilesi, tamamen gerçek dışıdır. Sedef Aygün ile ebedi dostluğumuz devam etmektedir. Lütfen, bizzat benim ağzımdan çıkmadığı sürece, asıllı asılsız yayınlanan haberlere itibar etmeyiniz.



Adile Topçu
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sahne şovları ve cesur kostümleri ile adından sıkça söz ettiğimiz ünlü şarkıcı Gülşen, olay yaratan kombinlerinden vazgeçmiyor.
Her adımı adeta olay olan Gülşen, dün akşam İstanbul’daki ünlü bir mekanda sahne aldı.
TERS KOMBİN
Sevenlerinin karşısına yine oldukça iddialı bir kostüm ile çıkan Gülşen, bu defa ışıltılı bikini üstü, mavi pantolonu ve pantolonunun üzerine giydiği bikini altı ile dikkat çekti.
Gülşen’in bu farklı tarzı sosyal medyada kısa sürede gündem oldu.

Çağla Pınar Yılmaz
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Çocuğunun vesayet davasına bakan hakime yönelik sosyal medya hesabından yaptığı “hakaret” ve “tehdit” içerikli paylaşımları nedeniyle eski manken Deniz Akkaya hakkında gözaltı kararı çıkmıştı.
Deniz Akkaya hakkında iki ayrı suçtan 26 Kasım tarihinde gözaltı kararı verildi ancak ünlü manken henüz gözaltına alınamadı.
9 GÜNDÜR GÖZLATINA ALINMADI
Akkaya 9 gündür firari durumda. Deniz Akkaya’nın nerede olduğu ise bilinmiyor.
Deniz Akkaya yakalanmasıyla birlikte mevcutlu olarak adliyeye getirilerek savcılığa ifade verecek.
Ünlü manken sosyal medyada ise paylaşımlarına devam ediyor.

Çağla Pınar Yılmaz
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şems-i Tebrizi Türbesi ziyaretiyle başlayan ‘Hz. Mevlana’nın 751’inci Vuslat Yıl Dönümü Uluslararası Anma Törenleri’ne; Konya Valisi İbrahim Akın, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alparslan, protokol üyeleri ve çok sayıda kişi katıldı. Türbe ziyareti sonrası valilik binası önünden başlayan yürüyüş, yaklaşık 500 metre uzaklıktaki Mevlana Müzesi önüne kadar, Kültür ve Turizm Bakanı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü Konya Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu öncülüğünde yapıldı.
SEMA TÖRENİ İLGİYLE İZLENDİ
Mevlana Müzesi’nde, Mevlana’nın sandukası başında, bir Mevlevi geleneği olan Gülbang duası (Hep bir ağızdan ve makamla yapılan dua) okundu. Daha sonra müze önündeki meydanda ‘Nevbe’ merasimi (Tekkelerde belirli ritim sazlarının ve seslerin iştirakiyle yapılan özel tören) gerçekleştirildi. Ardından Mevlana Kültür Merkezi’nde Kültür Turizm Bakanlığı Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu’nun icra ettiği sema töreni ilgiyle izlendi. ‘Düğün gecesi’ anlamına gelen Mevlana’nın öldüğü gün, 17 Aralık’ta Şeb-i Arus töreni ile son bulacak. Anma törenleri kapsamında sema gösterileri, söyleşiler, resim sergileri gibi çeşitli etkinlikler düzenlenecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kütahya Belediyesi tarafından düzenlenen 2. Geleneksel Senaryo Yarışması sonuçlandı. Ulusal çapta düzenlenen ve yoğun ilgi gören yarışmada dereceye girenler düzenlenen özel bir törenle ödüllendirildi. Kütahya Hezar Dinari Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programa; çok sayıda sanatsever iştirak etti. Alzheimer hastası dedesini anlatıyor. Heyecanlı anların yaşandığı törende Bağcılar Belediyesi Basın ve Yayın Müdürlüğü’nde editör olarak görev yapan Elvan Ezber de ödüle layık görüldü. Ezber’in “Herkes bir gün evine dönmek ister” isimli eseri 3’üncü oldu. Ezber, senaryosunda Alzheimer hastası olan dedesinin son 20 gününü anlatıyor.
Ezber, senaryoda kimi zaman güldürdüğünü kimi zaman ağlattığını belirtti.
Başardığımı görmek bütün yorgunluğumu aldığını ve etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür eden Elvan Ezber, “Hobi olarak yaptığım senaryo yazarlığında başarılı olmaktan dolayı çok mutluyum. Yarışmadan sonradan haberim oldu. Başvuru tarihinin bitmesine 10 gün kala yazmaya başladım. Geceleri yazarak değerlendirdim. Hatta sürenin dolmasına saatler kala senaryoyu sisteme yüklemiştim. Heyecanlı bir süreç oldu. Yoruldum ama başardığımı görmek bütün yorgunluğumu aldı” dedi.
Bağcılar Belediye Başkanı Abdullah Özdemir de Ezber’i tebrik ederek başarılarının devamını diledi. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Rum bir anne ve Ermeni bir babanın oğlu olarak İstanbulHeybeliada’da 1937’de dünyaya gelen Markaris, ekonomi üzerine eğitim aldı.
Edebiyat dünyasına ilk adımını “Ali Reco’nun Öyküsü” ile atan Markaris, “Kral İbu’nun Destanı” ve “Atlar” gibi oyunlar yazdı. Markaris, ünlü sinema yönetmeni Theo Angelopuolos’un”1936 Günleri”, “Sonsuzluk ve Bir Gün”, “Büyük İskender”, “Leyleğin Geciken Adımı” ve “Ulis’in Bakışı” filmlerinin senaryolarını kaleme aldı ve birçok Alman yazarın eserini Yunan diline kazandırdı.
Johann Wolfgang von Goethe’den çevirileriyle büyük başarı kazanan Markaris,1950’li yılların polisiye yazarı Yannis Maris’in geleneğini sürdürerek, Yunanca polisiye romanları kaleme alıyor.
Dünyaca ünlü yazarın kitapları, Alfa Yayınları tarafından Türkçeye aktarılıyor ve dedektif karakteri Komiser Haritos’un maceraları, 2022’den beri Türk okuyucuyla buluşuyor.
“Bir Cinayetin Anatomisi” adlı polisiye dizinin senaryosunu da yazan Markaris, “Komiser Haritos” serisiyle Atina’nın toplumsal ve siyasi derinliklerini irdeliyor.
“Bazen ‘aman bırakayım da kendi İstanbul’umu bulayım’ diye düşünüyorum”
İstanbul’da bir dizi etkinlikte okurlarıyla bir araya gelerek kitaplarını imzalayan Markaris, geçmişte bir dönem yaşadığı şehir olan İstanbul’da karşılaştığı ilgiyi ve yazı hayatını, AA muhabirine anlattı.
Markaris, okurlarıyla bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti aktararak, hem şehri yaşamak hem de insanlarla daha fazla zaman geçirmek arasındaki ikilemi “çekişme” olarak tanımladığını söyledi.
Okuyucularıyla temas sağlamak istediğini belirten Markaris, şöyle devam etti:
“Bazen ‘aman bırakayım da kendi İstanbul’umu bulayım’ diye düşünüyorum. Bazen de ‘ayıptır, öbür tarafı bulayım’ diyorum. Bu çekişme her İstanbul’a gelişimde devam ediyor. Yalnız, sakin ve mutlu bir geliş değil bu. Yalnız Heybeliada için söylemiyorum, hangi yoldan geçsem, mesela tünelden İstiklal Caddesi’ne gidiyorum, hemen aklım Avusturya Lisesi’ne çıktığımda nasıl yol aldığımı anımsatıyor. Bu anı çok önemli ama aynı zamanda çok da tehlikeli yazar için. Çünkü her şey öyle bir karanlığa götürebilir ki, insan ayırt edemez. Neyi anlatacağım, neyi bırakacağım.”
“Son romanım, İstanbul’a gelmeden önce bitirdiğim roman, yapay zeka üzerineydi”
Markaris, “Komiser Haritos” serisinin devamının geleceğine işaret ederek, “Benim aklıma öykü, hikaye, kurgu geldiği müddetçe devam edecek. Son romanım, İstanbul’a gelmeden önce bitirdiğim roman, yapay zeka üzerineydi. Bu yapay zeka meselesi beni çok sinir ediyor. Kendi kendime, ‘bu nereye gidecek?’, ‘sonucu ne olacak?’ diye bir cevap almaya çalışıyorum. Kolay değil. Şimdi, yarın aklıma ne gelecek diye bekliyorum. Beni ne kızdıracak? Ona göre yazacağım şeye karar vereceğim.” dedi.
Roman yazmanın ve senaristlik yapmanın farklarından bahseden usta yazar, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Açık söyleyeyim yazarlık ve senaristlik birbirini hiç beslemiyor. Romancılık ve senaristlik arasında büyük bir fark var. Senarist olarak şunu söyleyeyim, yönetmensiz çalışamazsınız. Yazar ve romancı olarak ise kimsenin işinize karışmasına müsaade vermemelisiniz. Aslında ikisinin arasındaki büyük fark budur. Ben bu farkı her zaman uyguladım. Her zaman yönetmen Theo Angelopulos’la böyle çalıştım. Ama bu şu anlama gelmesin, yani bir yönetmenle çalışıyorum demek, yönetmenin her istediğini yapıyorum demek değildir. İtirazlarınız da olur, başka fikirleriniz de olabilir ama sonunda yönetmenle anlaşmalısınız. Yazarlıkta aksine siz kendinizi memnun saydığınızda devam edebilirsiniz. Aradaki fark bu.”
“Dizi çok büyük ilgi ile karşılandı”
Petros Markaris, Alman şair, tiyatro yazarı ve yönetmen Eugen Berthold Friedrich Brecht’in yazarlık serüveninde kendisini çok etkilediğini de söyledi.
Romanlarının diziye uyarlandığını belirten Markaris, “Benim romanlarımı dizi yapan yapım şirketi benden önce Andrea Camilleri romanlarını dizi yapmıştı. Şimdi benim romanlarımı dizi yapıyor. İlk altı bölümü yayınlandı. Çok büyük bir ilgi ile karşılandı. Herkes çok memnundu. İlkbaharda ikinci kısmı çekecekler.” şeklinde konuştu.
Bugün, Pera Müzesi’nde “Romanı Senaryoya Uyarlama Yolculuğu” başlıklı bir masterclass düzenleyecek olan Markaris, ardından Robinson Crusoe 389 İstiklal’de okurlarıyla bir araya gelecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bakan Yardımcısı Mumcu’yu, Vali Birol Ekici ve Vali Yardımcısı Emine Dilce, Valilik girişinde karşıladı.
Valilik Şeref Defteri’ni imzalayan Mumcu ve beraberindekiler, Ekici ile makamında görüştü.
Ziyarette, Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Tan Sağtürk ve Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Volkan Ersoy da yer aldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
– Bir yapımcı olarak, projelere karar verirken nelere dikkat ediyorsunuz ve süreç nasıl ilerliyor?
Her yapımcı, bu konuda farklı ilerliyor. Ben, bugüne kadar komediye ağırlık verdim. Filmlerde, genellikle kendi hikayelerimden yola çıktım. Devam etmekte olan projelerde de genelde bu şekilde ilerliyoruz. Yani, aslında yapım şirketi olarak her şeyi kendi bünyemizde çözüyoruz diyebilir.
Yurtdışına satış için bir dram dizisi projemiz var. Tabi ki, yeni komedi filmi çalışmalarımız da devam ediyor. Bunların dışında, ekip olarak bizi heyecanlandıran yeni projelere de her zaman açık olduğumuzu söylemeliyim.
– İzleyicilerin filmden alacakları mesaj veya deneyim ile ilgili ne gibi beklentileriniz oluyor?
Yaptığımız projelerin, hayatın gerçeklerini yansıtmasına özen gösteriyoruz. Biraz klasik bir cevap gibi görünse de, izleyenlerin filmde kendilerinden bir şey bulması bizim için önemli. Örneğin, Nasipse Olur filmimizdeki Günfer karakterimizde bir çok kişi kendini gördü ve bunu tüm platformlarda paylaştı.

– Sizce sinema sektöründe başarının sırrı nedir?
Burada doğru hikaye, doğru karakter analizi ve tabi ki doğru “senaryo” diye yanıt vereceğim. Ancak, sadece bunlar da bence yeterli değil. Doğru reklam planlaması ve hatta doğru vizyon tarihi seçimi de çok önemli detaylar.
– Kariyerinizde size göre en büyük zorluk neydi?
Sinema, her ne kadar dışarıdan kolay gibi görünse de oldukça zor bir sektör. Sadece bir film için bile en az 1 yılınızı o projeye ayırmanız gerekiyor. Ama, tüm 1 yılın emeği sadece 3 gün içinde karşılık bulması gerekiyor. Çünkü, vizyona girdikten sonraki ilk 3 gün içinde beklenen ilgiyi görmezseniz, vizyonda kalamıyorsunuz.
– Bir yapımcı olarak Vahdet Erdoğan’ın en gurur duyduğu proje hangisi?
Zor bir soru; Nasipse Olur, Silbaştan Kaynanam, C takımı, Veda Partisi, C Takımı2 hepsi ile gurur duyuyorum.
– Filmlerde çalışmaya nasıl başladınız ve bu yolculuk nasıl şekillendi?
Sektöre girişimiz 5 yıl boyunca organize ettiğimiz kısa film yarışmaları ile oldu ilk filmimizi devamında 2019 yılında çektik. Yazmak kısmı ise doğuştan sanırım çocukluğumdan bu tarafa yazıyorum.
– Hangi projeler üzerinde çalışıyorsunuz şu anda? Gelecek projelerinizde izleyicilere ne tür deneyimler sunmayı hedefliyorsunuz?
Şu an C Takımı2 için vizyon hazırlığındayız 14 Şubatta vizyonda olacağız. Aynı anda bir günlük dizi çalışması yürütüyoruz yine şubat gibi çekimlere başlamayı düşünüyoruz. Yaz çekimleri için ise 2 film projesi üzerinde çalışıyoruz. Yine bir youtube dizisi var kafamızda çalışmaları devam ediyor ve son olarak şahsi olarak bir kitap çalışmam var oda 2025 yılı içende çıkacak. Bir solukta saydım ama önümüz çok yoğun.
Vahdet Erdoğan’ın sevilen filmi C Takımı’nın devam filmi olan C Takımı 2, 14 Şubat 2025’te izleyiciyle buluşacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İlçe merkezine 6 kilometre uzaklıkta yer alan Hurma köyünde 70 yaşındaki Halil Sami Eskici’nin evinin bahçesinde bulunan armut ağacı, bu sene ikinci kez meyve verdi.
Eskici, yaptığı açıklamada, armut ağacının meyvelerini temmuz ayında yediklerini, sonbaharda yeniden çiçek açtığını söyledi.
Ağaçta yumurta büyüklüğünde 7 armudun bulunduğunu belirten Eskici, “Armutları gayet güzel. Bu ağacın aralık ayında meyve vermesi şaşırtıcı. 70 yaşındayım, bu mevsimde ilk defa meyve verdiğini gördüm. Biz şaşkınız. Sanırım mevsimlerin değişmesinden ileri geliyor.” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstanbul’un ev sahipliği yaptığı A Grubu müsabakaları, Kalamış Engin Bora Sutopu Havuzu’nda oynanan iki maçla başladı.
İki Türk temsilcisini karşı karşıya getiren mücadelede İzmir Büyükşehir Belediyespor, Galatasaray Zena’ya karşı 12-10’luk skorla galip geldi.
A Grubu’nun diğer karşılaşmasında ise Hırvatistan ekibi Jadran Split, Büyük Britanya temsilcisi Otter Swimming Club’ı 16-7 yendi.
Grupta yarın Galatasaray Zena-Otter Swimming Club ve İzmir Büyükşehir Belediyespor-Jadran Split maçları yapılacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ATO Başkanı Gürsel Baran, ATO’nun 60 No’lu Restoran, Lokanta ve Kafe Hizmetleri Meslek Komitesi tarafından Dünya Türk Kahvesi Günü dolayısıyla bu yıl ikincisi düzenlenen “Kahve Zirvesi ve Mini Festivali”ne katıldı. Etkinlikte ATO Meclis Başkanı Mustafa Deryal, ATO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Temel Aktay, ATO 60 No’lu Restoran, Lokanta ve Kafe Hizmetleri Meslek Komitesi Başkanı Abdurrahman Işıksever, ATO Komite ve Meclis üyeleri, kahve sektörü temsilcileri ile çok sayıda davetli yer aldı. ATO Meclis Salonu’nda gerçekleşen etkinliğin açılışında konuşan Baran, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu’nun (UNESCO) 5 Aralık 2013’te Türk kahve kültürü ve geleneğini “İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirasının Temsili Listesi”ne aldığını ve o tarihten bu yana her yıl 5 Aralık gününün “Dünya Türk Kahvesi Günü” olarak kutlandığını hatırlattı. Türk kültüründe önemli bir yeri olan ve birçok kıymetli duygu ve anlamı barındıran Türk kahvesinin tüm dünyada yaygınlaşmasının önemine değinen Baran, Türk kahvesi ile dünyada farkındalık oluşturarak, bu mirası ekonomik katkıya dönüştürmeyi hedeflediklerini belirtti. Baran, şöyle konuştu:
“Türk kahvesi, kültürel hazinemizin en önemli değerlerinden biri. Bizim için bir fincan kahve, içecekten çok daha büyük anlamlar taşıyor. Gelenek ve göreneklerimizin içinde Türk kahvesi var. Bir çiftin evliliğinden küsleri barıştırmaya kadar kahveyle başlayan hikayelerimiz var. Bu mirası gelecek nesillere aktarma sorumluluğumuz var. Türk kahvesi kültürünün korunarak yaygınlaşmasını ve kahve sektörünün güçlenerek dünya pazarlarında yerini almasını istiyoruz.”
“Başkentimizde de kahve sektörü hızla gelişiyor”
Türkiye de dahil olmak üzere hemen her ülkede kahve pazarının hızla büyüdüğünü kaydeden Baran, “Dünyanın en yaygın içeceklerinden biri olan kahve, aynı zamanda önemli bir ekonomi durumunda. Dünya genelinde günde 2 milyar fincan kahvenin tüketildiği belirtiliyor. Küresel kahve pazarı büyüklüğünün ise 460 milyar dolar seviyesine ulaştığı ifade ediliyor. Sektör milyonlarca kişiye de istihdam sağlıyor. Dünyada petrolden sonra en çok ticareti yapılan ürünün kahve olduğu söyleniyor” dedi.
Baran, Türkiye’nin bir kahve ülkesi olma yolunda hızla ilerlediğini vurgulayarak, Türkiye’de kahve üretimine yönelik girişimlerden büyük memnuniyet duyduklarını belirtti. Türkiye’nin kahve ihracatının son 5 yılda 155 milyon dolara ulaştığını ve geçtiğimiz yıl 146 ülkeye kahve sattığını söyleyen Baran, “Başkentimizde de kahve sektörü hızla gelişiyor. Şehrimiz, önde gelen kahve firmalarına ev sahipliği yapıyor” diye konuştu. – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KÜLTÜR ve Turizm Bakanlığı, Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen ‘Hikmet Şimşek Çoksesli Koro Eseri Beste Yarışması’nda ödül sahiplerinin açıklandığını duyurdu.
Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre; 4 Aralık 2024 tarihinde tamamlanan değerlendirmeler sonucunda ‘Hikmet Şimşek Çoksesli Koro Eseri Beste Yarışması’nda; 1’incilik ödülüne Onur Arınç Duran, 2’ncilik ödülüne Orhan Veli Özbayrak ve 3’üncülük ödülüne Melda Camuşcu layık görüldü. Ayrıca yarışmada mansiyon ödüllerine Serhat Günay, Volkan Akkoç, Mesruh Savaş, Su Uğurlu ve Orhan Öner Özcan değer bulundu. Yarışmanın Jüri Başkanlığını Güzel Sanatlar Genel Müdürü ve Solist Sanatçı Ömer Faruk Belviranlı üstlenirken; Devlet Çoksesli Korosu Şefi Burak Onur Erdem, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Şefi Cemi’i Can Deliorman, Hacettepe ÜniversitesiAnkara Devlet Konservatuvarı Müzik Bölümü öğretim üyesi Turgay Erdener ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesiİstanbul Devlet Konservatuvarı öğretim üyesi Özkan Manav, yarışmanın değerlendirmesinde görev aldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın’ın Kayseri’ye kazandırdığı ekonomiye dayalı önemli kültür-sanat etkinliklerinden birisi olan Antika Pazarı, 2019 yılında tarihi Harman Meydanında başlayan yolculuğunu Mevlana Mahallesi Pazar Yeri’nde sürdürüyor. Daha geniş kitlelere ulaşmak amacıyla taşındığı yeni yerinde nostalji meraklılarına renkli seçenekler sunan Antika Pazarında halı, kilim ve seccadelerden tespihe, saat, para ve puldan nostaljik ev eşyalarına kadar binlerce ürün satışa sunuluyor. Kayseri’den olduğu kadar Türkiye’nin değişik bölgelerinden antika satıcılarının da ilgi gösterdiği Antika Pazarı, şehrin en dikkat çeken sosyo-kültürel etkinlikleri arasında yer alıyor.
Her ayın ikinci pazar günü kurulması gelenek haline gelen Antika Pazarı, 8 Aralık Pazar günü yine Talas ve Kayseri halkına farklı bir gün yaşatacak. – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>RessamEbru Ceylan’ın hazırladığı sergi, 10. yılında, “Konuşan Resimler: 10 Yılın Vedası” başlığıyla izleyiciye veda edecek.
Ahmet Hamdi Tanpınar, Aşık Veysel, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Cahit Sıtkı Tarancı, Pir Sultan Abdal, Yunus Emre ve Ferhan Şensoy gibi sanatçıların hayatlarına odaklanan sergide tablolara, hikayeler ve şiirlerin yanı sıra sanatçıların biyografileri de eşlik ediyor.
Ceylan, serginin ortaya çıkış sürecini, içeriğini ve gelecek planlarını AA muhabirine anlattı.
“Toplumu değiştirdiklerine inandığım için edebiyat ve tiyatro sanatçıları üzerinden gittim”
Sergiyi oluştururken iki amacı olduğunu belirten Ceylan, “Birincisi sanatçı olarak farklı fikir ve düşüncedeki insanların topluma faydalı olduğunu ve değiştirdiğini düşündüğüm için buna bir örnek teşkil etmesiydi. Ben ressamlığın dışında sanat ekonomistiyim. Haliyle multidisipliner bir proje çıkarmayı çok istemiştim. Konuşan resimler aslında bu ikisinin harmanı.” dedi.
Ceylan, sergide farklı fikir ve düşüncelerdeki insanların bir araya geldiğini işaret ederek, “Biraz kendi merakım biraz da toplumu değiştirdiklerine inandığım için edebiyat ve tiyatro sanatçıları üzerinden gittim. Zaten tiyatro sanatçıları da bir metin ve hikaye üzerinde çalıştıkları için birbirlerini bağlayıcı bir tarafı oldu. Çıkış kısmı böyle farklı düşüncelerin bir araya gelmesiyle oluştu.” ifadelerini kullandı.
“Güzel bir etkileşim ve deneyim alanı”
Resim yaparken hikayeler de yazdığını dile getiren Ceylan, şunları kaydetti:
“Bu hikayeleri yazarken ciddi bir araştırma sürecine giriyordum. Her şeye objektif olarak bakmanız gerekiyor çünkü bir arşiv çalışması yapıyorsunuz. Yakın fikirde olmayabilirsiniz ya da sanatı size yakın gelmeyebilir ama dönemi için önemli biridir. Haliyle sevdiğiniz bir kişiye yaklaşır gibi ona da aynı yerden ve adaletli yaklaşmanız lazım.”
Ceylan, serginin içeriği bakımından multidisipliner bir yönü olduğuna işaret ederek, izleyici için önemli bir etkileşim ve deneyim alanı sunduğunu söyledi.
“Bu hikayeler tiyatro olacak”
Sergiyi bugüne dek dört temayla izleyiciye sunduklarını aktaran Ceylan, “Bu veda sergimiz aslında ‘Konuşan Resimler’i uğurladığımız bir sergi. Hikayesini ve fikirlerini çoklu olarak anlattı yıllar içinde. Onuncu yılın da vedası için doğru bir zaman olduğunu düşünüyorum. Şimdiye dek dört temamız vardı ama bu sergi hepsinin totalinde unutmamamız gereken insanları anlatıyor. Bu kez Ferhan Şensoy, Muhsin Ertuğrul, Cahide Sonku, Yıldız Müşfik Kenter, Semiha Berksoy hatta Hacivat ve Karagöz’e kadar giden özel bir seri hazırladım.” diye konuştu.
Ceylan, “Konuşan Resimler”in hikayelerine ulaşmak isteyenlerin albümlere müzik uygulamalarından erişebileceğini belirterek, “Aynı zamanda sergi bitiminden sonra kitaplaşması hatta belki dijital ortamda kataloglarına ulaşılmasının da altyapısını hazırlıyoruz. Yeni yılda bu hikayeler tiyatro olacak. Hayatına mecralarını değiştirerek devam edecek. Bunu da sürekli duyuruyor olacağım. İzleyiciler eserlere sergi sonrası ilk aylarda dijital ortamlarda ulaşabilecekler.” ifadelerini kullandı.
Sergi, 19 Aralık’a kadar AKM’de ziyaret edilebilecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şirketten yapılan açıklamaya göre, Borusan, tüm yıla yaydığı 80. yıl kutlamaları kapsamında, iş, sanat ve medya dünyasından isimlerin katılımıyla gerçekleşen özel bir organizasyona da yer verdi.
Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde gerçekleştirilen konserde, BİFO, müzikseverler için unutulmaz bir akşama imza attı.
Sanat yönetmeni ve sürekli şefi Carlo Tenan yönetimindeki BİFO, başarılı piyanist Marco Vergini’yi ağırladı. Konserde, Vergini Ravel’in Sol Majör Piyano Konçertosunu seslendirdi. BİFO, klasik müziğin büyülü atmosferinde geçen bu özel gecenin programını, Respighi’nin Roma Çeşmeleri ve Schumann’ın 1. Senfonisi ile taçlandırdı.
Konser öncesinde davetliler için Borusan’ın zengin tarihini anlatan “80 Yılın İzinde” isimli belgeselin kısa bir gösterimine yer verilirken, Borusan Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Zeynep Hamedi ve Borusan Grup Üst Yöneticisi (CEO) Erkan Kafadar, yaptıkları konuşmalarda Borusan için 80’inci yılın önemini vurguladılar.
Borusan’ın 80’inci yıl belgeseli, Grubun köklü tarihindeki önemli dönüm noktalarını ve geleceğe yönelik vizyonunu anlatıyor.
Belgeselde şirket hissedarlarının yanı sıra kuruluşundan bugüne kadar emek veren, farklı jenerasyonlardan ve departmanlardan yöneticiler, çalışanlar ve iş ortaklarıyla yapılan röportajlara yer veriliyor.
Geçmişte önemli görevlerde bulunmuş isimler ile halihazırda Grubun yarınlarını şekillendirmeye devam eden yönetici ve çalışanların samimi anlatımları, belgesele duygusal bir derinlik katıyor.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Borusan Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Zeynep Hamedi, “Borusan’ın 80’inci, Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrasının ise 25’inci yılını kutladığımız bu yıl, biz daha yeni başlıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Hamedi, umutla attıkları her adımın, özveriyle kurdukları her bağın kendilerini bu noktaya getirdiğini gördüğünü kaydederek, “Bu akşam, o yolculuğun güzel bir durağındayız. Başarılarımızı mümkün kılan değerli anları sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz.” açıklamasında bulundu.
Borusan Grup CEO’su Erkan Kafadar da bu yıl 80’inci yıllarını kutlamanın heyecanını yaşadıklarını belirterek, şunları kaydetti:
“Biz aslında daha yeni başladık söylemimizle, köklü geçmişimizle geleceğe dönük vizyonumuzu bir araya getirdik. Borusan’ın temelleri 1944’te, Kurucumuz ve Onursal Başkanımız merhum Asım Kocabıyık’ın, döneminin ötesindeki vizyonuyla atıldı. Bugün 80 yıllık mirasımızdan aldığımız güç, 200 yıl ve ötesinde varlığımızı sürdürme vizyonumuzla paydaşlarımız, müşterilerimiz, iş ortaklarımız, tedarikçilerimiz ve bayilerimiz ile topluma değer katma misyonumuzu devam ettiriyoruz. Ülkemizi sanayi, teknoloji, eğitim, kültür ve sanat alanlarında öncü konuma getirmek küresel arenada daha da yükseklere taşımak istiyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye Diyanet Vakfı Kadın Aile ve Gönüllülük Hizmetleri Müdürlüğü, 5 Ekim Dünya Gönüllüler Günü çerçevesinde Türkiye Diyanet Vakfı gönüllülerini ağırladı. Gençlik ve Spor Bakanlığı Marmaracık Kampı’nda gerçekleştirilen etkinliğe, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Huriye Martı, Türkiye Diyanet Vakfı Genel Müdür Yardımcısı Recep Şükrü Balkan, Kadın, Aile ve Gönüllülük Hizmetleri Müdürü Hatice Kahyaoğlu katıldı. Etkinlikte ‘İyilik Atölyeleri’ adlı sergi ziyarete açıldı.
“Bir toplumu geliştirmek istiyorsanız, kadınlara ve gençlere emek vermelisiniz”
Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Huriye Martı, “Türkiye Diyanet Vakfı 50 yaşında. 50 yıldır iyilik üreten bir vakıf burası. 50 yıldır akışkan ve her sene üzerine koyarak devam eden iyilik yolculuğunda kadınlarla ilgili özel bir birim oluşturulması; o özel birimin kadın ve aile faaliyetleri yapması çok özel bir adımdır. Bir toplumu değiştirmek istiyorsanız kadınlara ve gençlere emek vermelisiniz. Bugün Türkiye Diyanet Vakfı Kadın Kolları’nın çok büyük bir hızla büyüdüğünü ve geliştiğini görüyorum. Sizlere çok teşekkür ediyorum. Türkiye Diyanet Vakfı’nda Kadın, Aile ve Gönüllülük Hizmetleri bir müdürlüktür başka bir müdürlüğün altında yer alan küçük bir birim değildir. Bunu da böyle planlayan Muhterem Ali Erbaş Hocamızdır” diye konuştu.
“Hanımların elinin değdiği her şey güzelleşir”
Diyanet Vakfı Genel Müdür Yardımcısı Recep Şükrü Balkan ise, “1975 yılında kurulan Türkiye Diyanet Vakfımız her yıl büyüyen hizmet alanıyla ve hizmet kalitesi ile hem ülkemizde hem de diğer 149 ülkede hizmetlerini ve faaliyetlerini artırarak devam ettirmekte. Yıllardan beri bu hizmetlerde en büyük destekçimiz olan hanım kardeşlerimize bir alan açmak istedik. Türkiye Diyanet Vakfı bünyesinde Kadın, Aile ve Gönüllülük Hizmetleri adı altında bir müdürlüğümüz ve buna bağlı bir kadın kolları birimimiz de kuruldu. Hanımların elinin değdiği, her şey güzelleşir anlayışı bizde hakimdir. Biz de hanım kardeşlerimizin hiçbir karşılık beklemeden tamamen gönüllülük esasına dayalı yapmış oldukları hizmetleri tüm Türkiye genelinde sürdürüyorlar, hepsine teşekkür ediyorum. Bugün yapılan bu çalışmaları bir araya toplamak, motivasyon sağlamak, birbirlerine tecrübelerini aktarmak ve etkileşim sağlamak münasebetiyle böyle bir program gerçekleştirdik. Çok da güzel bir etkinlik oldu. İnşallah hayırlara vesile olur. Herkese teşekkür ediyorum” dedi
“Gönüllülük deyince altında derin anlamlar barındıran bir kelimeden bahsediyoruz”
Gönüllü Kadriye Bilici ise,” Türkiye Diyanet Vakfı olarak sadece bir iyilik kuruluşu değiliz, gönüllülük deyince altında derin anlamlar barındıran bir kelimeden bahsediyoruz. Bu yola çıkarken esas aldığımız şeyler yürekten ve Allah rızası için hareket etmekti. Bugün Dünya Gönüllüler Haftası sebebiyle buradayız. Hem birbirimizi motive etmek, hem birbirimizi desteklemek ve yaptığımız çalışmaları istişare etmek için buradayız” şeklinde konuştu. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kendisi gibi fenomen olan Dilan Polat’ların operasyonlarının ardından hakkında dava açılarak mal varlığına el konulan Eylül Öztürk, 2 çocuğunun babası 7 yıllık eşi Barış Kenan Özkan ile boşanma kararı aldıklarını açıkladı.
Instagram hesabından açıklama yapan Eylül Öztürk, şu ifadeleri kullandı:
DETAY YOK
“Bu arada size sözüm vardı bir gün bir şey olursa söylerim diye. Çok detaya girmeyeceğim, dün Kenan ile evleri ve işleri de ayırma kararı aldım. Boşanma sürecini şu anda bulunduğum durumdan ötürü yapamıyorum ama zamanı geldiğinde resmiyette de halledeceğim.
“MERAKLI KÖFTELERSİNİZ”
İki ayağım bir pabuca girdi bu Amerika’da her şey üst üste geldi. Siz meraklı köfte olduğunuz için sormadan ben söyleyeyim dedim. Ben bu şekilde çok daha iyi olacağını düşünüyorum. Zaten yeni ev alıyorum biliyorsunuz, orada bir düzen kurup biraz kendime de bir fırsat tanımak istiyorum.
“SÜSLÜ KELİMEM YOK”
Çocuklarla düzenli olarak görüşmeleri olacak yanımda görürseniz de şaşırmayın ama durum bundan ibaret. Herkesin hakkında hayırlısı olsun, konu da uzamasın temcit pilavı gibi. Lütfen. Hiç öyle süslü kelimeler de kuramayacağım valla. Neyse o. Siz beni anladınız.”



Çağla Pınar Yılmaz
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AKADEMİSYEN Zeynep Öztürk tarafından Prof. Dr. Erol Bulut anısına hazırlanan ‘Bir Ömür Resim: Erol Bulut’ adlı kitabı ve Bulut’a ait eserlerin yer aldığı resim sergisi DG Art Galeri’de sanatseverlerle buluştu.
Sanatıyla yaşamış, duygularını büyük bir aşkla tuvaline resmetmiş Erol Bulut’un hayatı, fakülte yılları ve sanatına dair ayrıntıların okuyucularla paylaşıldığı kitap; bir yıllık bir hazırlık süreci sonunda hayat buldu.
Zeynep Öztürk tarafından hazırlanan ‘Bir Ömür Resim: Erol Bulut’ kitabında Bulut’un yapmış olduğu resimler incelenirken bir ömür süren sanatına da yer veriliyor. Başta eşi Ümran Bulut olmak üzere dostlarının ve öğrencilerinin kaleminden satırlara yansıyan anılarında yer aldığı kitap, Zeynep Öztürk’ün şiirleriyle de Erol Bulut’un yaşamına, resimlerine bir yolculuk yaptırıyor.
Erol Bulut’un resimlerinin kurgusunda ise simetri, sadelik ve dinginlik olarak çeşitlilik gösteren içsel önermeler göze çarpıyor. Sanatında her nesne, biçim olarak kendi gerçekliği ile resmedilmişken kompozisyon içinde güçlü bir anlatıma yardımcı oluyor.
Resimlerindeki formlar, tabiatı görüş ve yorumlayış tarzı; olgun bir desen anlayışının varlığını açıkça ortaya koyuyor. Güncel sorunlardan insanoğlunun geçmişine uzanan yaşam yorumlarına, insanın varoluşunun gizemine ve kainattaki sırların heyecan verici yanlarına geniş bir perspektiften bakıyor. Sanatçının yapıtlarında; biçim- öz ilişkisinin mükemmel aktarımı, grafik ve renk düzenindeki rahatlık ve orijinal estetik yaklaşım dikkat çekiyor.
Küratörlüğünü Zeynep Öztürk’ün üstlendiği sergi, 08 Aralık’a kadar DG Art Project’te ziyaret edilebilir.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
‘Ankaralı Turgut’ olarak tanınan ünlü şarkıcı Turgut Karataş, ağustos ayından beri sağlık problemleri yaşıyor.
Turgut Karataş’ın, akciğer kanseri olduğu ve kanser hücrelerinin karaciğere kadar sıçradığı öğrenilmişti.
ÜZEN HABER GELDİ
Karataş, 5 Kasım’da Ankara Etlik Şehir Hastanesi’nde entübe edildi. Günlerdir hastanede yaşam mücadelesi veren ünlü şarkıcıdan üzen haber geldi.
“UMUTLARIM TÜKENİYOR”
Turgut Karataş’ın kızı Eylem Boran babasının sağlık durumu hakkında açıklama yaptı. Boran; “Bugün babamdan iyi haber beklerken, doktor ‘durumu kötüye gidiyor’ dedi. Umutlarım yavaş yavaş tükeniyor. Babam ne olur beni bırakma” ifadelerini kullandı.

Çağla Pınar Yılmaz
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MERSİN’in Çamlıyayla ilçesinde 8 asırlık Sinap Kalesi, tarihe meydan okuyor. Definecilerin hedefi haline gelen kalenin iç kısımlarında tahribat oluşurken, Mersin Üniversitesi’nden Prof. Dr. Murat Durukan, 8 asırdır ayakta duran yapıya zarar vermek, ülkemize zarar vermekle eş anlamlıdır dedi.
Kuruluşu 12-14’üncü yüzyıla dayanan Mersin’in Çamlıyayla ilçesinde bulunan Sinap Kalesi, tarihe meydan okuyor. Orta Çağ şatosu görünümü ile dikkat çeken kalenin bazı kısımlarında tahribat oluştu. Kale, yayla turizmi kapsamında ziyaretçilerin ilgisini çekerken, define avcılarının da hedefi oldu. Mersin Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Arkeoloji Bölümü Klasik Arkeoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Durukan, kalenin günümüzde en iyi korunan örneklerden biri olduğunu söyledi.
‘EN İYİ KONDİSYON SAHİP OLAN SİNAP’
Yapının şato olarak da ifade edilebileceğini kaydeden Prof. Dr. Durukan, Orta Çağ’dan kalma yapıların güzel örneklerinden biridir. Sadece Çamlıyayla’da değil, benzer örneklerine başka yerlerde de rastlayabiliyoruz. Planları aynı, birbirine benzer 4-5 tane örneğini biliyoruz. Bunlardan 3 tanesi, çok iyi ayakta duruyor. En iyi kondisyona sahip olansa Çamlıyayla’daki Sinap Kalesi’dir dedi.
‘ÜLKEMİZE ZARAR VERMEKLE EŞ ANLAMLI’
Prof. Dr. Durukan, Yapının hem içinde hem dışında maalesef tahribatlar meydana gelmiş. Birçok yerde karşılaştığımız gibi defineciler, altın arayanlar bu tip yapıları çok sık ziyaret ediyor. Bunların içerisinde bir şey bulamayacaklarını söyleyelim. Yapıya zarar veriyorlar. Bu kadar zamandır, 8 asırdır ayakta duran yapıya zarar vermek, ülkemize zarar vermekle eş anlamlıdır diye konuştu.
Haber-Kamera Okan ÇALIŞKAN ÇAMLIYAYLA (Mersin), DHA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kış mevsiminin çetin geçtiği ve uzun sürdüğü illerin başında gelen Ardahan’da, kar yağışı sonrası dondurucu soğuklar etkisini sürdürüyor.
Çalıştığı kurumdan 2016 yılında emekli olduktan sonra zorlu kış koşulları nedeniyle yiyecek bulmakta güçlük çeken sahipsiz hayvanlara hayatını adayan Başdemir, kentte “İsmet amca” olarak tanınıyor.
Soğuk havada yaptığı iyilik hikayesiyle yürekleri ısıtan Başdemir, her gün emekli maaşıyla aldığı buğday ve tavuk etlerini, kış koşullarından etkilenen kedi ve kuşlar için şehrin belirli noktalarına bırakıyor.
Ayrıca yoluna çıkan kedileri besleyip seven ve güvercin sürülerinin bulunduğu alanlara da buğday serpen Başdemir, iyilik hareketiyle takdir topluyor.
“Hayvanlar bize emanettir”
Yazın da sokaktaki hayvanları unutmayan İsmet Başdemir, AA muhabirine, hayvan sevgisinin kendisinde özel bir yer tuttuğunu söyledi.
Bunun için yıllardır başta güvercinler olmak üzere sokaktaki sahipsiz hayvanları beslediğini ifade eden Başdemir, şöyle konuştu:
“Yaz-kış demeden bu işi her gün istisnasız yapıyorum. Bunu kendi alın terimle, emekli maaşımla yapıyorum. Kimseden destek almadan, gönülden, gönüllü olarak yapıyorum. Ben serhat Ardahan halkından hayvanlara karşı merhametli davranmalarını rica ediyorum. Özellikle kışın karda, hayvanlara sahip çıksınlar. Kışın dışarı bırakılan hayvanlar istemiyorum. Bu insanlığa terstir, aykırıdır. İnsanlığa, ülkemize, bize yazıktır. Bizler onlara bakmakla yükümlüyüz. Hayvanlar bize emanettir. Onlara mütevazı davranalım istiyorum.”
Başdemir, hayvanlara yaklaşık bir saatlik yem dağıtımının ardından çay molası verip bu sürede de ısındığını belirterek,”Hayvanlar doydukça bende doymuş gibi his oluyor.” dedi.
Vatandaşlarda Öztürk Nuh da Başdemir’i yıllardır tanıdığını anlatarak, her gün istisnasız sokakta hayvanları yemlemesine şahit olduğunu kaydetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Roma kolonisi olduktan sonra büyük bir liman kentine dönüşen, 1 ila 4’üncü yüzyıllar boyunca büyüyen, güçlü bir ekonomiye sahip olan ve nüfusu 100 binlere çıkan, 11 ila 13’üncü yüzyıllarda ise terk edilen antik kentteki kazı çalışması, 15 bilim insanı ve uzmanının katılımıyla sürüyor.
Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Kazı Başkanı Prof. Dr. Erhan Öztepe, AA muhabirine, Kültür ve Turizm Bakanlığının “Geleceğe Miras Projesi” kapsamında bu sene 1 Temmuz’da başlayan kazıya 1 ay daha devam edeceklerini söyledi.
Odeonda 2020’de başladıkları çalışmalarda önemli bir aşamaya geldiklerini belirten Öztepe, “Henüz yapının küçük bir kısmı gün ışığına çıkarılmış olsa da özellikle 1 aydır burada yaptığımız çalışmalarda yapının sahne binası, orkestra kısmı olan yarım dairesel gösteri alanı ve onun gerisindeki oturma sıralarının bulunduğu alana geçişi sağlayabilecek bir bölüme ulaştık.” dedi.
Öztepe, Alexandria Troas’ın son yerleşimcilerinin, odeonun üst katmanlarında yaşamış olabileceklerini dile getirdi.
Kentin ekonomik gücünü 11’inci yüzyıldan sonra büyük ölçüde yitirdiğini, nüfusun iyice azaldığını aktaran Öztepe, “Bu süreçte civarda ne kadar yapı varsa yine çevreden topladıkları mimari elemanlarla ev, konut tarzında ama basit mimarisi olan barınaklar yapmışlar. O katmanları kaldırdık, altından yoğun bir moloz ve blok taş katmanı geldi. Onların da bir kısmını kenara aldık. Şimdi onun altından mermer kaplama döşemesi ve köşe profilleri, duvar profilleri gelmeye başladı. Bu bizi umutlandırdı.” ifadesini kullandı.
Öztepe, molozun içinde gün ışığına çıkarılan oturma sıralarına ait mermer kaplamalar ve birkaç parça heykeltıraşlık eserin kendileri için umut verici olduğunu vurguladı.
Odeona yarışmada başarılı olan müzisyenin heykeli dikilmiş
Prof. Dr. Öztepe, hem güneye hem doğuya doğru oturma sıralarına ve sahne binasına doğru çalışmaları sürdüreceklerini söyledi.
Birkaç oturma sırasına ve sahne binasının bazı detaylarına ulaşmayı umduklarını anlatan Öztepe, şöyle devam etti:
“Burası bir odeon yapısı yani çatısı olan bir küçük tiyatro alanı. Burada daha çok müzikal etkinlikler gerçekleştiriliyor. Biz bu yapının kent içinde önemli olduğunu biliyoruz. Hemen bu yapının önünde yani denize doğru bakan ana giriş cephesinin önünde 2006 yılında 3 mektubu içeren İmparator Hadrianus dönemine ait yazıt gün ışığına çıkarılmıştı. Bu yazıtta, buradaki festival takvimi, festivale kimlerin nasıl katkı vereceği ve özellikle o dönemde gerçekleşecek yarışmalarda elde edilecek ödüllerin kime nasıl dağıtılacağıyla ilgili bilgiler yer almaktaydı. Bunun dışında 2012 yılında hemen odeonun dışında yani kuzey tarafında bulduğumuz koridor yapımız var. O koridor yapısının içinde bir Yunanca yazıt heykel kaidesinde Midilli Adası’ndan, bugünkü Midilli merkezi olarak adlandırılan yerden bir yarışmaya katılıp, bu yarışmada başarı kazanmış bir müzisyenin heykelinin dikildiğini anlıyoruz. Bütün bunlar odeonun özel bir yapı olduğunu gösteriyor. 1’inci yüzyılın ikinci yarısından itibaren odeon bu işlevini kullanmaya başlamış ama sanırım buradaki etkinlikler Hadrianus döneminde daha önemli bir konuma gelmiş.”
Odeonun yaklaşık 1800 yıllık geçmişe sahip olduğu bilgisini veren Öztepe, bölgede ayrıca duvar derzleri ve sıvalardaki boşalma ve bozulmaları onardıklarını belirtti.
Öztepe, temmuzdan bu yana 3’ü restoratör 6 kişilik ekiple odeonun yakın çevresi, koridorlar ve paralel komşu binaların duvarlarındaki çalışmaları sürdürdüklerini dile getirerek, “Önümüzdeki süreçte kazısı tamamlanmış alanlarda ve bunlara ait binalarda ziyaretçilerin bilgilendirilmelerine yönelik çalışmalar gerçekleştireceğiz. Belki bu binaların üst konstrüksiyonları yapılacak ve ayağa kaldırma çalışmalarını yürüteceğiz. Bunun dijital ortamdaki kısmını bu yıl denedik. Bu çalışmaları özellikle aktif kazı sezonumuz bitse bile yeni yıla taşıyacağız.” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çocukluk yıllarından itibaren müziğe ilgi duyan 51 yaşındaki Sonan Yılmaz, 1990’da Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Yarı Zamanlı Koro Bölümünü kazanarak müzik kariyerine ilk adımı attı.
Daha sonra Bilkent ÜniversitesiMüzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Opera Şan Sanat Dalında öğrenimini devam ettiren Yılmaz, 1999’da Kültür ve Turizm Bakanlığının sınavlarına girerek Antalya Devlet Opera ve Balesi görevine başladı.
Halen Ankara Devlet Opera ve Balesi’nde görevini sürdüren Yılmaz, geçen yıl Bozok Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümünü kazandı.
Ankara’dan Yozgat’a hızlı trenle günübirlik gelerek eğitimini sürdüren 2’nci sınıf öğrencisi Yılmaz, ders aralarında notalara çalışarak prova yapıyor, seslendirdiği aryalarla da fakültenin koridorlarını inletiyor.
Zaman zaman yurt dışında Türkiye’yi temsil eden ve uluslararası opera yarışmalarında 11 ödülü bulunan Yılmaz, 12 Aralık’ta İtalya’nın Milano kentinde konser verecek.
Opera sanatını 26 yıldır sürdürdüğünü belirten Yılmaz, AA muhabirine, sinema sanatının inceliklerini öğrenmek, bilinçli bir medya okuryazarı olmak ve bu alanda kendini yetiştirmek için bu bölümünü seçtiğini söyledi.
Haftanın 4 günü Ankara’dan trenle gelip derslere katıldığını anlatan Yılmaz, “Daha önce opera sanatıyla tanışmamış öğrencilerin olabileceğini düşünerek fakültede ders aralarında arya söylüyorum. Opera sanatı farklı bir ses eğitimini gerektirdiği için yüksek frekans ve desibelde sesler çıkartmak gerekiyor. Öğrenci arkadaşlar bunu duyduklarında çok etkileniyor. Bunu nasıl yaptığım ve başarabildiğim konusunda bilgi almaya çalışıyorlar. Bu da beni çok mutlu ediyor.” diye konuştu.
“Bize opera hakkında bilgi veriyor”
Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü 4’üncü sınıf öğrencisi Müzeyyen Sırım da operaya gidemeyen öğrenciler için Sonan Yılmaz’ın büyük bir fırsat olduğunu belirtti.
Yılmaz’ın ders alarında öğrencilere dinleti sunduğunu aktaran Sırım, “Bize opera hakkında bilgi veriyor, biz de bundan faydalanıyoruz. Şimdiye kadar hiç operaya gitmemiş ya da gitmeye fırsatı olmamış bizler için gerçekten çok güzel bir nimet olarak bakıyoruz. O yüzden mutluyuz.” dedi.
Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü 3’üncü sınıf öğrencisi Merve Tekinışık ise Sonan Yılmaz’ın ders aralarında arya seslendirdiğini belirterek, “Fakültemizde çok güzel ve eğlenceli zaman geçiriyoruz. Dersten sonra güzel sesiyle bir nevi rahatlama seansı oluyor. Yozgat’ta bu avantajı bulmak bizim için çok önemli.” ifadesini kullandı.
-“Öğrencilere rol model oluyor”
Bozok Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zülfiye Acar Şentürk de hem ikinci üniversite olarak tercih edenler hem de hayatına değer katmak için yeni bir üniversite okumak isteyenlerin fakülteye değer kattığını söyledi.
Değer katan öğrencilerden birinin de Sonan Yılmaz olduğunu ifade eden Şentürk, şunları kaydetti:
“Kendisi devlet opera sanatçısı. Koridorlarda billur gibi çok güçlü sesiyle bize küçük mini konserler veriyor. Öğrencilerimiz de bundan çok memnun kalıyor. Hem öğrencilerimize hem de diğer fakültelere örnek oluyor, değer katıyor aslında. Sonan Hanım güçlü bir kadın, güçlü bir ses ve yaşça kendisinden küçük öğrencilere rol model oluyor.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sinop Gençlik ve Spor Müdürlüğü Meydankapı Genç Ofis’te gerçekleştirilen etkinliğe, Sinop Valisi Mustafa Özarslan, Sinop Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Muhitdin Yılmaz, akademik ve idari personel, vatandaşlar ve çok sayıda öğrenci katıldı. Eğitim Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Adem Orakçı’nın moderatörlüğünde gerçekleştirilen programda, Sinop Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Zekiye Tunç, Anadolu Selçuklu döneminin önemli figürlerinden biri olan Muinüddin Süleyman Pervane’nin siyasi kariyeri ve Sinop’a etkilerini derinlemesine ele aldı. Programda, Pervane’nin Selçuklu siyasi hayatındaki rolü, devlet yönetimindeki etkisi ve Moğollar ile olan ilişkisine de değinildi.
Etkinlik, Sinop Üniversitesi müzik Öğrenci Topluluğu’nun sunduğu dinleti ile devam etti.
Program teşekkür belgelerinin takdimi ile sona erdi. – SİNOP
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Karadağ Göçmenleri Derneği Başkanı Adil Özuzun’un ev sahipliğinde gerçekleştirilen organizasyonda, Karadağ’dan Milletvekilleri Nadja Lakovi ve Gordan Stojovi, İstanbul Konsolosu ve birçok davetli hazır bulundu. Etkinlikte, iş insanı Azka Group Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Kaya, Bodrum-Karadağ arasında gerçekleştirdiği fahri turizm elçiliği görevinden dolayı dernek tarafından plaket ile onurlandırıldı.
Bülent Kaya, plaketini Dernek Başkanı Adil Özuzun’un elinden alırken yaptığı konuşmada, iki ülke arasında turizm ve kültür bağlarını güçlendirmek için çalışmaya devam edeceğini belirtti. Kaya, “Karadağ ile Bodrum arasında bir gönül köprüsü kurmaktan büyük onur duyuyorum. Bu plaket benim için çok değerli ve daha büyük projelere ilham olacak,” dedi. – MUĞLA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kanal D’nin sevilen dizisi Annem Ankara’nın son bölümü izleyici derinden etkiledi. Mehmet Günsür’ün canlandırdığı Hasan’ın saldırıya uğradığı ve hastaneye kaldırıldığı haberi tüm aileyi gözyaşlarına boğdu. Yeni bölümün fragmanında hastane odasında Hasan’ın başında bekleyen Zuhal, “Sen istesen de istemesen de biz bir aileyiz, ben de oğullarım da senin yanındayız, yaşamak zorundasın Hasan!” dediği anlar izleyicide ‘Hasan yaşayacak mı, Mehmet Günsür diziden ayrılıyor mu?’ sorularını daha da pekiştirdi.
‘BÖYLE VEDALAŞMAMALIYDIK’
Dizide anlatıcı olan ortanca oğul Başar’ın son bölümün finalinde “Böyle vedalaşmamalıydık babamla.” sözleri de akıllarda soru işaretleri bıraktı.
HASAN İÇİN YOLUN SONU MU?
Mehmet Günsür’ün canlandırdığı Hasan karakteri ölecek mi? Mehmet Günsür Annem Ankara’ya veda mı edecek? Tüm bu soruların yanıtları 11 Aralık Çarşamba günü yayınlanacak olan yeni bölümde belli olacak.
GERÇEK BİR HİKAYE
Başak Angigün kendi gerçek hayat hikayesinden yola çıkarak kaleme aldığı, yönetmenliğini Can Ulkay’ın yaptığı, BKM imzalı Annem Ankara’nın başrollerini Mehmet Günsür ve Bergüzar Korel paylaşıyor.
GÜÇLÜ KADRO
Dizinin güçlü oyuncu kadrosunda Korel ve Günsür’ün yanı sıra; Özgürcan Çevik, Gökçe Eyüboğlu, Sevinç Erbulak, Yıldıray Şahinler ve Güler Ökten, Sinem Uslu, Muharrem Türkseven, Mustafa Açılan, Dilek Çelebi, Hakan Akın ,Fatma Toptaş, Durukan Çelikkaya, Ezgi Gör, Selen Özbayrak, Başak Akan, Mustafa Enis Bilir, Beyza Şekerci, Cansu Dağdelen, Ediz Gülsuyu, Mert Tanık, Naz Özgülüş, Egemen Ulaş Önkal Mehmet Can Akça, Yasin Pehlivan yer alıyor.
Gerçek bir hikayeden uyarlanan Annem Ankara, her çarşamba akşamı saat 20.00’de Kanal D’de.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Süper Lig’de bu hafta oynanacak maçlar öncesinde Türkiye Futbol Federasyonu maçlarda görev yapacak hakemleri duyurdu.
Süper Lig’de 15. hafta 6 Aralık cuma günü oynanacak Trabzonspor-Kasımpaşa maçıyla başlayacak.
DERBİNİN HAKEMİ MEHMET TÜRKMEN
Beşikaş-Fenerbahçe derbisinin oynanacağı haftada lider Galatasaray deplasmanda Sivasspor’la karşılaşacak.
Beşiktaş-Fenerbahçe derbisini Mehmet Türkmen yönetecek.
Süper Lig’in 15. haftası, 9 Aralık Pazartesi günkü Gaziantep FK-Rizespor maçıyla tamamlanacak.

MOURINHO ÖVMÜŞTÜ
Derbiye atanan Mehmet Türkmen daha önce Jose Mourinho’dan övgü almıştı. Portekizli hoca, “Hakem 30 yaşında, çok üst seviye. Gerçekten tebrik ederim.” demişti.
Genç hakem de dünyaca ünlü hocaya, “Jose Mourinho dünya futbolunun en önemli isimlerinden biri. Ondan güzel şeyler duymak herkesi mutlu eder. Sadece Mourinho’dan değil, Türk futbolunda birçok isimden duyduğum sözler beni çok mutlu ediyor. O 90 dakikayı, o insanlarla paylaşmak çok güzel. Hayranlıkla izlediğim futbolcular şimdi teknik direktör olarak görev yapıyor. Futbolu onlarla paylaşmak güzel, onların da benimle sahayı paylaşmasından mutlu olmaları beni keyiflendiriyor.” diyerek teşekkür etmişti.
Ercan Ertan
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Juventus Kulübü Pazarlama Direktörü Mike Armstrong, milli futbolcu Kenan Yıldız’ın önemli bir değer olduğunu belirtti.
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da düzenlenen Dünya Futbol Zirvesi’nde AA muhabirine konuşan Mike Armstrong, “Kenan, Juventus için çok önemli bir oyuncu. Kulübümüz onu 10 numaralı formayla onurlandırdı. Bu bizim ona ve potansiyeline verdiğimiz değeri gösteriyor.” dedi.
Kenan için uzun vadeli planları olduğunu vurgulayan Armstrong, “Onun gelişimine mümkün olduğunca destek vermeye devam ediyoruz. Çok genç olduğu için üstünde fazla baskı da yaratmak istemiyoruz. Çok yetenekli bir oyuncu. Gelecekte kulübe daha da uyum sağlayacaktır.” ifadelerini kullandı.

“ETKİLEŞİMLER HOŞUMUZA GİDİYOR”
Mike Armstrong, Türk futbolseverlerin Juventus’u yakından takip ettiklerini aktardı.
Kulüp olarak sosyal medya hesaplarından yaptıkları paylaşımları Türk taraftarlardan büyük ilgi gördüğünü kaydeden Armstrong, “Türk taraflardan gelen sosyal medya etkileşimleri çok hoşumuza gidiyor.” diye konuştu.
Juventus forması giyen Kenan Yıldız, bu sezon Serie A’da forma giydiği 14 maçta 3, UEFA Şampiyonlar Ligi’nde oynadığı 5 maçta ise 1 kez gol sevinci yaşadı.
19 yaşındaki futbolcu, İtalyan spor gazetelerinden Tuttosport tarafından verilen “Golden Boy Web” ödülünü almıştı.
Ercan Ertan
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Maccabi Tel Aviv oyuncusu Gavriel Kanichowsky’nin attığı golün ardından yaptığı asker selamı için harekete geçildi.
TFF, Beşiktaş-Maccabi Tel Aviv maçındaki gol sevinci nedeniyle Gavriel Kanichowsky’i UEFA’ya şikayet etti.
Yapılan bu hareketin siyasi, düşüncesiz ve açıkça bir mesaj verme amacı taşıdığı gerekçesiyle, UEFA Kontrol, Etik ve Disiplin Kurulu’ndan söz konusu oyuncuya ve kulübüne karşı TFF olarak bir inceleme başlatılması istendi.
UEFA’nın konuyla iligli nasıl bir yol izleyeceği şimdiden merak edilmeye başlandı.

Ercan Ertan
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Teknik direktör Erol Bulut, beIN Sports’a dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Genç teknik adam, Cardiff’te çalıştığı dönemde Ernest Muçi’yi transfer etmek istediklerini açıkladı. Arnavut oyuncu için 4 milyon euro istendiğini belirtti.
Erol Bulut yaptığı açıklamada, “Ernest Muçi benim Cardiff City’ye düşündüğüm bir transferdi. Muçi’yi geçen sene sorduğumuzda 4 Milyon Euro istendi. Bizim alma şansımız olmadığı için alamadık. Ben Beşiktaş’a 10 milyona geldiğinde şaşırdım. Geçen sene devre arasında istemiştik biz. Bu maliyetle transferi yapma şansımız yoktu.” dedi.
“BU YENİ BİR ŞEY DEĞİL”
Türkiye’deki takımlardan yüksek paralar istendiğini söyleyen Bulut, “Bu yeni bir şey değil. Başka ülkelere farklı rakamlar söyleniyor. Türkiye olunca yurt dışındaki takımlar rakamı artırıyor. Anadolu takımında da öyle. Büyük takımlardan daha yüksek paralar isteniyor.” diye konuştu.

OĞUZ AYDIN AÇIKLAMASI
Fenerbahçe’nin transfer ettiği Oğuz Aydın için ise başarılı çalıştırıcı, “Oğuz Aydın’ı Alanyaspor’da oynarken Cardiff’e götürmek için uğraştım ama mümkün olmadı. Jose Mourinho ona şans verince neler yapabileceğini gösterdi. Bence çok kaliteli bir futbolcu. Fenerbahçe’ye uzun yıllar katkı sağlayacağını düşünüyorum.” açıklamasında bulundu.
Ercan Ertan
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kariyerinde Roma, Leicester City ve Marsilya gibi önemli kulüplerin formasını giyen Cengiz Ünder için karar verildi.
Büyük umutlarda kadroya dahil edilen ama yaşadığı sakatlıklar ve ortaya koyduğu düşük performanstan sonra Jose Morinho’nun kadroda düşünmediği milli futbolcu takımdan ayrılabilir.
BEKLENENİ VEREMEDİ
2023-2024 yaz transfer döneminde büyük umutlarla Marsilya’dan 15 milyon euro bonservis bedeli karşılığında transfer olan Cengiz Ünder, Fenerbahçe’de bekleneni veremedi.
Teknik direktör Jose Mourinho’nun da gözünden düşen 27 yaşındaki futbolcu, yaşadığı sakatlıklar nedeniyle de formasından uzak kaldı.

CENGİZ ÜNDER ARA TRANSFER DÖNEMİNDE YOLCU
Portekizli teknik direktör Jose Mourinho’nun planları arasında yer almayan Cengiz Ünder’in bileti kesildi. Fenerbahçe, transfer olduğu günden bu yana beklenenin altında kalan ve sakatlıklar sonrası hem teknik ekibin hem de taraftarların gözünden düşen milli futbolcu ile yollarını ayırma kararı aldı.
Sarı-lacivertli takım, 27 yaşındaki kanat oyuncusu için ocak ayında gelecek teklifleri değerlendirme kararı aldı.
AVRUPA’DAN VE ARAP KULÜPLERİNDEN YAKIN TAKİP
Yaz transfer döneminde birçok kulübün radarına giren Cengiz Ünder için teklifler gelmesine rağmen kadroda tutulmuştu.
Sezon başında Avrupa’dan Brest ve Venezia dışında Suudi Arabistan ve Katar liglerinden takımlar, 27 yaşındaki milli futbolcu ile ilgilenmişti.

SEZON PERFORMANSI
Geçtiğimiz sezon başında 15 milyon euroya transfer edilen Cengiz, bu sezon Fenerbahçe ile yalnızca 3 maçta 99 dakika sahada kalırken gol veya asist katkısı üretemedi.
KARİYERİ
Futbol hayatına Altınordu’da başlayan Cengiz Ünder, kariyerinde Başakşehir, Roma, Leicester City, Marsilya ve son olarak Fenerbahçe gibi önemli kulüplerin formasını giydi.
Ercan Ertan
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Salon: Muradiye
Hakemler: Yohan Rosso (Fransa), Andris Aunkrogers (Letonya), Saverio Lanzarini (İtalya)
Manisa Basket: Pickett 14, Chiozza 6, Saben Lee 8, Besson 27, White Jr 11, Leon Apaydın 2, Cengizhan İvedi 1, Yunus Emre Sonsırma 3
UCAM Murcia: Kurucs 3, Radebaugh 19, Todorovic 8, Hakanson, Ennis 18, Sant-Roos 10, Caupain 6, Brodziansky, Diagne, Hakanson 12, Birgander 2
1. periyot: 15-19 (UCAM Murcia lehine)
Devre: 29-39 (UCAM Murcia lehine)
3. periyot: 51-60 (UCAM Murcia lehine)
Beş faulle çıkan: White Jr. 39.26 (Manisa Basket) – MANİSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hakemler: Aleksandar Glisic (Sırbistan), Sergii Zashchuk (Ukrayna), Valentin Oliot (Fransa)
TOFAŞ: Reed 7, Özgür Cengiz, Perez 20, Yiğitcan Saybir 8, Trifunovic 18, Demircan Demir, Tolga Geçim 6, Berk Demir 5, Cem Küçüközkan 3, Pasecnikler 9, O’Brien 11, Bankston 9
Maroussi Basketbol: Raynolds 13, Karakostas 10, Fridriksson 9, Raduljica 4, Giannopoulos 3, Keene 14, Tanoulis, Langevine 11, Mantzoukas 11, İordanou, Nikolaidis 6, Stasinos 2
1. periyot: 21-20
Devre: 48-38
3. periyot: 72-59
FIBA Avrupa Kupası 2. Tur K Grubu ilk haftasında TOFAŞ, sahasında Yunanistan temsilcisi Maroussi Basketbol’u 96-83 mağlup etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ankara Spor Salonu’ndaki karşılaşmanın ardından düzenlenen kupa töreninde Fenerbahçe Opet’e kupayı Gençlik ve Spor BakanıOsman Aşkın Bak ile Türkiye Basketbol Federasyonu (TBF) Başkanı Hidayet Türkoğlu verdi. Oyunculara madalyalarını ise TBF Yönetim Kurulu Üyeleri Gülşah Akkaya ile Bahar Çağlar Ökten takdim etti.
Kupa, Fenerbahçe Opet’in kaptanları Şerife Alperi Onar ile Emma Meesseman’ın ellerinde yükselirken sarı-laciverti oyuncular da büyük bir sevinç yaşadı.
Cumhurbaşkanlığı Kupası’nın finalinde yer alan ÇBK Mersin’e ise ödülünü Türkiye Basketbol Federasyonu Başkan Vekili Harun Erdenay verdi.
Meesseman MVP ödülünü Serdar Karagöz’den aldı
Karşılaşmanın En Değerli Oyuncusu (MVP) Fenerbahçe Opet’in Belçikalı uzunu Emma Meesseman oldu.
Tecrübeli oyuncu karşılaşmayı 20 sayı, 9 ribaund ve 7 asistle tamamladı.
Meesseman’a MVP ödülünü Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü, Türkiye Basketbol Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Serdar Karagöz verdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
BEŞİKTAŞ-FENERBAHÇE DERBİSİ YORUMU
Deneyimli spor adamı, açıklamasında “Ben Beşiktaş’ı bir derbide gidip deplasmanda yenmenin kolay olduğunu düşünmüyorum. Çok zor bir süreçten geçiyor Beşiktaş tarafı ama sonuçta Fenerbahçe de Tüpraş Stadı’na gidecek. Derbi atmosferini çok iyi bilirim. Çok farklı şeyler olabilir” ifadelerini kullandı.
“ÇOK FARKLI ŞEYLER KONUŞURUZ”
“Beşiktaş tarafı çok büyük bir kaosun içinden derbiye çıkacak” diyen Sergen Yalçın, “Fenerbahçe ise çok moralli çıkacak. Bir sonraki hafta çok farklı şeyler konuşabiliriz. Ben bu ligde 8 puan farkın kapanacağını düşünmüyorum. Beşiktaş ve Galatasaray’ın kazanması halinde önümüzdeki hafta çok farklı şeyler konuşabiliriz. Galatasaray berabere kalır, Fenerbahçe kazanır. O zaman da çok farklı şeyler konuşuruz” açıklamasını yaptı.
ŞAMPİYONLUK FAVORİSİ KİM?
Sergen Yalçın, şampiyonluk yarışındaki son durum için de tahminini paylaştı. Galatasaray’ın yüzde 60, Fenerbahçe’nin ise yüzde 40 mutlu sona ulaşmak için şansı olduğunu belirten Yalçın, “Galatasaray deplasmanına gidecek. O maçı unutmayın. Geçen seneki şartlar aynı değildi. O maçta 1 puan fark olsaydı çok farklı bir maç olurdu. Galatasaray o maçtan önce zaten yüzde 99 şampiyon olmuştu. O maçın atmosferi çok farklıydı” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>HAKEMLER: Kaan Kara, Ersin Erbay, Fatih Yüzbaşı
BURSASPOR: Zekeriya Topayan – Barış Dalkıran (Dk. 83 Mehmet Çetin), Hamza Gür, Yiğit Ali Bayrak (Dk. 98 Musa Çağıran), Sedat Cengiz, Bora Yılmaz (Dk. 78 Ahmet İlhan Özek), Eren Tunalı (Dk. 46 Bilal Güney), Mehmet Yiğit, Furkan Sakı, Mustafa Genç (Dk. 57 İlhan Depe), Mücahit Can Akçay
VANSPOR: Cantuğ Temel – Onur Özcan (Dk. 46 Burak Kavlak), Muhammet Ensar Çavuşoğlu, Medeni Bingöl, Ahmet Eren, Kerem Çağatay (Dk. 63 Ali Doğan), Bekir Can Kara, Sergen Yatağan (Dk. 75 Erden Seçgin), Harun Kavaklıdere (Dk. 82 Rıdvan Dönmez), Hasan Bilal (Dk. 46 Mert Örnek), Batuhan Kör (Dk. 98 Fuat Bavuk)
GOLLER: Dk. 65 Barış Dalkıran, Dk. 89 Ahmet İlhan Özek (Bursaspor), Dk. 68 Harun Kavaklıdere, Dk. 74 Batuhan Kör (Vanspor)
SARI KARTLAR: Eren Tunalı, Yiğit Ali Bayrak, Mehmet Yiğit, (Bursaspor) Medeni Bingöl, Fuat Bavuk (Vanspor)
Türkiye Kupası 4’üncü tur maçında 2’nci lig takımlarından Vanspor ile karşı karşıya gelen Bursaspor, normal süresi ve uzatmaları 2-2 biten maçı penaltı atışları sonucu 7-6’lık skorla kaybederek kupaya veda etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>120 DAKİKA 2-2 BİTTİ
Ev sahibi takım, ilk yarısı 0-0 biten maçın 65. dakikasında Barış Dalkıran’ın golüyle 1-0 öne geçti. Bu gole 3 dakika sonra karşılık veren Vanspor, önce Harun Kavaklıdere’nin attığı golle 1-1 buldu, 74. dakikada ise eski Bursasporlu Batuhan Kör’ün fileleri sarsmasıyla 2-1 öne geçti. Bursaspor da tecrübeli futbolcusu Ahmet İlhan Özek’in 89. dakikadaki golüyle maçı uzatmalara taşıdı. Uzatmalarda da eşitlik bozulmayınca kazananı penaltılar belirledi.

PENALTILARDA VANSPOR TURLADI
Seri penaltı atışlarında adını bir üst tura yazdıran taraf, rakibini 7-6 mağlup eden Vanspor oldu. Bursaspor’da penaltı atışlarından yararlanamayan isimler, Mehmet Yiğit ve İlhan Depe olurken, konuk takımda ise penaltıyı kaçıran tek futbolcu Erdem Seçgin oldu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MANCHESTER UNITED, LİSTENİN BAŞINA YAZDI
Premier Lig’de inişli çıkışlı bir sezon geçiren Manchester United, yeni teknik direktörü Ruben Amorim ile yükselişe geçerken ara transfer ve gelecek sezonun planlamasını da Amorim ile birlikte sürdürüyor. United’ın Juventus’ta top koşturan milli futbolcumuz Kenan Yıldız ile ilgilendiği öğrenildi. İngiliz ekibinin geçtiğimiz yaz da Kenan’ı yakından takip ettiği belirtildi. 19 yaşındaki futbolcunun transfer listesinde en üstte yazan isim olduğu aktarıldı.
85 MİLYON EUROYU JUVENTUS KABUL ETTİ, KENAN REDDETTİ
Öte yandan Manchester United’ın Kenan Yıldız’ın bonservisi için yaptığı teklif de ortaya çıktı. United, Kenan için Juventus’a 85 milyon euro önerdi. Bu teklif İtalyan devi tarafından kabul edildi ve son söz genç yıldıza bırakıldı. 19 yaşındaki milli futbolcu da İngiliz ekibine teşekkür ederek teklifi reddetti.
JUVENTUS’TAKALMAK İSTİYOR
Kenan, son dönemde ortaya çıkan Manchester United’ın ilgisine rağmen Juventus’ta kalmak ve kendisini kanıtlamak istiyor. Juventus’un da 19 yaşındaki genç futbolcunun performansından memnun olduğu belirtildi.
SÖZLEŞMESİ, PERFORMANSI
İtalyan ekibinin sezon başında sözleşmesini uzattığı ve 10 numaralı formayı verdiği Kenan Yıldız, bu sezon Juventus forması altında çıktığı 19 maçta 4 gol attı ve 3 asist yaptı. Juventus ile sözleşmesi 2029 yılına kadar devam eden 19 yaşındaki futbolcunun güncel piyasa değeri 40 milyon euro olarak gösteriliyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>FENERBAHÇE Opet, 29’uncu Kadınlar Cumhurbaşkanlığı Kupası’nda karşılaştığı ÇBK Mersin’i 65-64 yenerek kupayı 13’üncü kez müzesine götürdü.
Basketbol Süper Ligi’nde şampiyonluğa ulaşan Fenerbahçe Opet ile geçen yılın lig 2’ncisi ÇBK Mersin, Ankara Spor Salonu’nda Cumhurbaşkanlığı Kupası’nı kazanmak için karşı karşıya geldi. İlk periyodu Fenerbahçe Opet 22-21 önde kapattı. 2’nci periyotta da etkili oyununu sürdüren Fenerbahçe Opet, ilk yarıyı 40-32 önde tamamladı. 3’üncü çeyrekte iyi oyununa devam eden sarı-lacivertliler, bu çeyreği 9 sayı farkla önde bitirdi: 51-42. Son çeyrekte ÇBK Mersin farkı kapatsa da Fenerbahçe Opet parkeden 65-64 galip ayrılarak Kadınlar Cumhurbaşkanlığı Kupası’nın sahibi oldu.
BAKAN BAK MÜSABAKAYI TAKİP ETTİ
Fenerbahçe Opet ile ÇBK Mersin arasında oynanan müsabakayı Gençlik ve Spor BakanıOsman Aşkın Bak da takip etti. 29’uncu Kadınlar Cumhurbaşkanlığı Kupası’nda, Fenerbahçe Opet kupasını Bakan Bak ve Türkiye Basketbol Federasyon Başkanı Hidayet Türkoğlu’nun elinden aldı. Maçın en değerli oyuncusu ise Fenerbahçe Opet’te; 20 sayı, 9 ribaund ve 7 asistle oynayan Emma Meesseman oldu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MLS’TEN TEKLİF GELDİ
Fenerbahçe’nin geçen sezon bedelsiz olarak kadrosuna kattığı Edin Dzeko, Süper Lig’de ilk yılında 21 gol atmış ve gol krallığı yarışında 2. olmuştu. Sezon başında sarı-lacivertlilerden ayrılması gündemde gelen 38 yaşındaki forvete MLS’ten teklif geldiği öne sürüldü.
2 KATI MAAŞ TEKLİF ETTİLER, ANINDA REDDETTİ
Sarı-lacivertli kulüpte yıllık 4.2 milyon euro kazanan yıldız golcüye Sabah’ta yer alan habere göre, MLS’ten 8 milyon euroluk bir teklif yapıldı. Ancak Dzeko’nun sezon başında gelen bu teklifi, “Fenerbahçe’ye verilmiş bir şampiyonluk sözüm var” diyerek reddettiği belirtildi.
SEZON PERFORMANSI
Edin Dzeko, bu sezon Fenerbahçe formasıyla 22 maçta 1.324 dakika forma giydi. Tecrübeli yıldız, bu karşılaşmalarda 13 gol ve 3 asistlik skor katkısı verdi. 38 yaşındaki Boşnak golcünün sarı-lacivertli takımla olan sözleşmesi sezon sonuna kadar devam ediyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>HAKEMLER: Aleksandar Glisic (Sırbistan), Sergii Zashchuk (Ukrayna), Valentin Oliot (Fransa)
TOFAŞ: Reed 7, Özgür Cengiz, Perez 20, Yiğitcan Saybir 8, Trifunovic 18, Demircan Demir, Tolga Geçim 6, Berk Demir 5, Cem Küçüközkan 3, Pasecnikler 9, O’Brien 11, Bankston 9
MAROUSSI BASKETBALL CLUB: Raynolds 13, Karakostas 10, Fridriksson 9, Raduljica 4, Giannopoulos 3, Keene 14, Tanoulis, Langevine 11, Mantzoukas 11, Iordanou, Nikolaidis 6, Stasinos 2
1’İNCİ PERİYOT: 21-20
DEVRE: 48-38
3’ÜNCÜ PERİYOT: 72-59
FIBA Avrupa Kupası 2’nci Tur K Grubu ilk hafta karşılaşmasında TOFAŞ, sahasında Yunanistan temsilcisi Maroussi Basketball Club takımını 96-83 mağlup etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hakemler: Kaan Kara, Ersin Erbay, Fatih Yüzbaşı
Bursaspor: Zekeriya Topayan, Barış Dalkıran (Mehmet Çetin dk. 83), Hamza Gür, Yiğitali Bayrak (Musa Çağıran dk. 98), Sedat Cengiz, Bora Yılmaz (Ahmet İlhan Özek dk. 78), Eren Tunalı (Bilal Güney dk. 46), Mehmet Yiğit, Furkan Sakı, Mustafa Genç (İlhan Depe dk. 57), Mücahit Can Akçay
Artı Değer Vanspor FK: Cantuğ Temel, Onur Özcan (Burak Kavlak dk. 46), Muhammet Ensar Çavuşoğlu, Medeni Bingöl, Ahmet Eren, Kerem Çağatay (Ali Doğan dk. 63), Bekir Can Kara, Sergen Yatağan (Erden Seçgin dk. 75), Harun Kavaklıdere (Rıdvan Dönmez dk. 82), Hasan Bilal (Mert Örnek dk. 46), Batuhan Kör (Fuat Bavuk dk. 98)
Goller: Barış Dalkıran (dk. 65), Ahmet İlhan Özek (dk. 89) (Bursaspor), Harun Kavaklıdere (dk. 68), Batuhan Kör (dk. 74) (Vanspor SK)
Sarı kartlar: Eren Tunalı, Yiğitali Bayrak, Mehmet Yiğit, (Bursaspor) Medeni Bingöl, Fuat Bavuk (Vanspor SK) – BURSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>GALATASARAY, Süper Lig’in 15’inci haftasında Sivasspor ile oynayacağı maçın hazırlıklarına bugün yaptığı antrenmanla devam etti.
Florya Metin Oktay Tesisleri’nde teknik direktör Okan Buruk yönetimindeki antrenman dinamik ısınmayla başladı. Üç grup halinde 8’e 2 çalışmasıyla devam eden antrenman, savunma ve hücum çalışmasının ardından dört takımlı turnuvayla sona erdi.
Öte yandan İsmail Jakobs tedavisinin ardından rehabilitasyon kondisyoner ekibi gözetiminde saha çalışmalarına başladı. Abdülkerim Bardakcı’nın tedavisine devam edilirken, Kaan Ayhan ise tedavisinin ardından salonda çalıştı.
Sarı-kırmızılı ekip, yarın saat 11.30’da yapacağı antrenmanla hazırlıklarını sürdürecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>JOHNNY DEEP’İ PAYLAŞTI
31 yaşındaki futbolcu, Instagram hikayesinden Johnny Deep’in mahkeme salonundan fotoğrafları paylaştı. Hollywood yıldızı Deep, eski eşi Amber Heard ile tüm dünyanın konuştuğu bir boşanma süreci yaşamış ve bu davanın kazananı olmuştu.
İşte Icardi’nin paylaşımı;

HERKES BU YORUMU YAPIYOR
Özellikle Galatasaray taraftarları tarafından ilgi gören ve etkileşim yağmuruna tutulan Icardi’nin paylaşımı, Wanda Nara ile boşanma sürecinde olan Arjantinli yıldızın davayı kazanacağını ima ettiği şeklinde yorumlandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SALON: TVF Burhan Felek Vestel
HAKEMLER: Gregor Novak (Slovenya), Antonella Verrascina (İtalya)
GALATASARAY HDI SİGORTA: Doğukan Ulu, Patry, Kovar, Ahmet Tümer, Arslan Ekşi, Atanasov, Caner Ergül (L), Hasan Yeşilbudak (L) (Aykut Acar, Muzaffer Yönet, Cardoso, Oğuzhan Karasu)
ZİRAAT BANKKART: Anderson, Vahit Emre Savaş, Ter Maat, Clenevot, Bedirhan Bülbül, Murat Yenipazar, Berkay Bayraktar (L)
SETLER: 25-22, 16-25, 21-25, 13-25
SÜRE: 109 dakika (31′, 27′,27′,24′)
Ziraat Bankkart, 2025 CEV Kupası 8’li Finaller Turu ilk maçında Galatasaray HDI Sigorta’yı 3-1 yendi. Karşılaşmanın setleri 25-22, 16-25, 21-25 ve 13-25 sona erdi. Bu serinin ikinci karşılaşması 19 Aralık’ta Ziraat Bankkart’ın ev sahipliğinde Ankara’da oynanacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TFF 3. Lig 1. Grup’ta mücadele eden Muş Spor Kulübü, son haftalardaki başarılı performansıyla dikkat çekerken, takımın genç yeteneği Yıldırım, sergilediği üstün performansla haftanın 11’ine seçilerek büyük bir başarıya imza attı.
Son lig mücadelesinde rakip fileleri 1 kez havalandıran Yıldırım, özellikle takım oyununa yaptığı katkıyla göz doldurdu.
Yıldırım, bu performansını kupa maçında da sürdürdü. Iğdır FK’ya karşı oynanan mücadelede yaptığı 2 asistle takımını galibiyete taşımada pay sahibi oldu. Hem hücumda hem savunmada sergilediği etkili oyunla dikkat çeken genç oyuncu, teknik heyetin ve taraftarların takdiri topladı. – MUŞ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Göztepe Kulübünden yapılan açıklamada, “Oyuncumuz Isaac Solet’in sol diz ön çapraz bağ yaralanması sebebiyle geçirdiği ameliyat başarılı bir şekilde tamamlanmıştır. Isaac Solet’e geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, en kısa sürede sağlığına kavuşmasını temenni ediyoruz.” ifadelerine yer verildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Festival, Katar başta olmak üzere Körfez ve Kuzey Afrika ülkelerinden geleneksel denizcilik sektörünün katılımcılarını bir araya getirerek bölgenin zengin denizcilik tarihini yakından tanıma fırsatı sunuyor.
Katar Kültür Köyü tarafından bu yıl 14’üncüsü düzenlenen festivalde, inci dalışından ağ yapımına, geleneksel teknelerin sergilendiği stantlardan folklorik gösterilere kadar çok sayıda etkinlik yer alıyor.
Katara Kültür Köyü Genel Müdürü Prof. Halid Al Sulaiti, festivalin açılışında yaptığı konuşmada, “Geleneksel Dhow Festivali, Katar’ın köklü denizcilik mirasını ve inci avcılığını tekrar hatırlamak ve bu mirası dünya ile paylaşmak için önemli bir fırsat. Festival sayesinde aynı zamanda kültürel bağları güçlendirmeyi hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.
Festivalin en dikkat çeken etkinliklerinden biri olan geleneksel dhow yarışı, bölgedeki denizcilik geçmişini canlandırıyor. Bu yarışlar, hem spor hem de kültürel bir etkinlik olarak yerel halktan ve özellikle Körfez ülkelerinden büyük ilgi görüyor.
Ayrıca, festival boyunca düzenlenen ışık gösterileri, canlı müzik performansları ve yerel lezzetlerin sunulduğu yemek stantları, ziyaretçilere unutulmaz bir deneyim yaşatıyor.
Denizcilik kültürü gelecek nesillere aktarılıyor
Kültürel bir eğitim platformu da olan festivalde, yelken yapımı ve inci avcılığı gibi geleneksel denizcilik mesleklerine dair atölyeler düzenleniyor. Böylece denizcilik ve deniz avcılığı kültürünün gelecek kuşaklara aktarılmasını hedefleniyor.
Katara 14. Geleneksel Dhow Festivali 7 Aralık’a kadar Katara Kültür Köyü’nde devam edecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Açıklamalarıyla magazinlere manşet olan oyuncu ve şarkıcı Selen Görgüzel, bir alışveriş merkezinde görüntülendi.

Basın mensuplarıyla ayak üstü sohbet eden Görgüzel, son zamanlarda ünlülerin karıştığı nafaka haberleriyle ilgili yorumlarda bulundu.

Özel hayatıyla merak edilen Görgüzel, sosyal medya hesabında da merak konusu oluyor.

Paylaşımlarıyla adından söz ettiren güzel şarkıcı, takipçilerinden sık sık iltifat alıyor.

“OYUNCULUK İÇİN ÇOK TEKLİF GELİYOR”
Güzel şarkıcı, Yılmaz Bektaş ile olan evliliğinden medyana gelen kızı İlknaz Bektaş’ın da oyunculuk teklifi aldığını söyleyerek, “İlknaz’a çok teklif geliyor oyunculuk için ama kendi istemiyor. Kendi işini yapmak istiyor.” konuştu.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
KİM DER Kİ 61 YAŞINDA!
Hülya Avşar sahne şıklığıyla yine adından söz ettirdi. Derin yırtmaçlı, göğüs dekolteli elbisesi içinde adeta kuğu gibi süzülen Avşar kızı hayranlarından tam not aldı.

Güzelliği, özel hayatı, yaptığı açıklamaları ve paylaşımlarıyla adından her zaman söz ettiren ünlü sanatçı Hülya Avşar, önceki gece Maslak’ta sahne aldı.

Derin yırtmaçlı siyah elbisesi ile sahneye çıkan Hülya Avşar, arabeskten popa geniş repertuvarıyla hayranlarını coşturdu.

Avşar kızı güzelliği ve şıklığıyla göz kamaştırdı.

Avşar’ı dinlemeye gelenler arasında ünlü işadamları ve oyuncular da vardı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Yapımını NGM’nin yapımcılığını Nazlı Heptürk’ün üstlendiği, başrollerini Burak Deniz ve Su Burcu Yazgı Coşkun’un paylaştığı dizi hem reytinglere hem de sosyal medyaya damgasını vurdu.

Dizi yayınlandığı süre boyunca sosyal medyada trend listesinde kalan dizi, izleyiciyi ekrana kilitledi.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

BİR SALI MASALI
Beğeniyle izlenen dizinin geçtiğimiz akşam yayınlanan on üçüncü bölümü Tüm Kişiler’de %6,80 reyting ve %17,72 izlenme payı alarak en çok izlenen 100 program arasında birinci oldu.
Bir Gece Masalı 14. Bölüm 2. Fragmanı yayınlandı izle!

14.BÖLÜM’DE NELER YAŞANDI?
Mahir, Selim’e korkutucu bir ders verdi ama bu genç adamı daha da öfkelendirdi.
Ferman, Canfeza’ya gördüklerini söylememesi için yalvarır. Mahir durumu öğrenir ve Ferman’a babalık testi yaptırıp yaptırmadığını sorar.
Ailenin kayıp torunu Ceylan ise İstanbul’a gelir ve borçları için dedesinin kapısını çalmak üzere iken Selim ona araba çarpar.

Bu kazada tanışan ikili konuştukça ortak yönlerini fark ederler.
Mahir, Canfeza, Sare ve Salih kampa giderler. İkili Canfeza ile Mahir arasında buzları eritmek için onları baş başa bırakır. Ancak ikisi de inatçıdır, yumuşamazlar ve didişip dururlar.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ünlü oyuncu Tuvana Türkay güzelliği ile dikkat çekmeye devam ediyor.

Instagram hesabından yaptığı paylaşımlar ile büyük beğeni toplayan Tuvana Türkay son iddialı pozuyla adeta olay yarattı.

Tuvana Türkay’ın iddialı pozuna beğeni ve yorum yağdı.


Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Birçok Yeşilçam filminde rol alan Eva Bender, özellikle başrolünü Kartal Tibet’in oynadığı Tarkan serisindeki Büyücü Gosha rolüyle tanınmıştı.

Rol aldığı başlıca yapımlar arasında; Tarkan Viking Kanı, Tarkan Gümüş Eyer, Tarkan Altın Madalyon, Yaşamak Ne Güzel Şey ve Karakolda Ayna Var gibi filmler sayılabilir.

1968’de yönetmen Halit Refiğ ile evlendi, ama iki yıl sonra boşandı.

Bender, bu boşanmanın ardından bunalıma girdi.

1988 yılında bir veda mektubu bırakıp ortadan kaybolan oyuncuyu herkes öldü sanarken yaşadığı ortaya çıktı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
1.Bölüm:
Dünya serbest dalış şampiyonu Aydan Türker, yeni rekor dalışına hazırlanmaktadır. Aydan sadece başarılı bir sporcu değil; kalbini çocuklara adamış, girişimci bir kadındır.

En büyük sevdası olan dalıştan elde ettiği tüm geliri, özel eğitim ihtiyacı olan çocukların da dahil olduğu okullarını ayakta tutmak için kullanmaktadır.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Bu okullardan biri, hayatına Fırat’ı ve komiser Kerem’i getirecektir.

Ülkenin en büyük holdinglerinden Altınordu Holding, Aydan Türker’in sponsorudur.
Holding 1. Bölüm 6. Fragman yayınlandı izle!

Osman Altınordu liderliğinde kızları Ebru, Ceyda ve Sema’nın başarılarıyla günden güne güçlenen holdingin bu parlak imajının ardında; büyük güç savaşları, aile kavgaları ve karanlık bir geçmiş gizlenmektedir.
Atv’nin yeni dizisi Holding’ten yeni tanıtım yayınlandı | Video
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
1995 yılında Miss Türkiye güzeli seçilen Demet Şener, Instagram hesabında kendisinin ve ağabeylerinin fotoğrafını paylaştı.

Ünlü mankenin fotoğrafına “Yazıyı görmeden kardeş olabilirler dedim, çok benziyorlar” yorumları geldi.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Demet Şener güzelliği ve fit haliyle sosyal medyada ismini sık sık duyuruyor.

Özel hayatı ile adından söz ettiren Şener, göz dolduran fiziğiyle de sevenlerinin yakından takip ettiği bir isim haline geldi.

“NE KADAR GURUR DUYSAN AZDIR”
Demet Şener, sosyal medya hesabında ağabeyi Ercüment ve Enis’in fotoğrafını paylaşarak, “Hayattaki en güzel şey aile. Ben dünyanın en şanslı kız kardeşiyim çünkü muhteşem iki abiye sahibim.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KAYSERİ Adliyesi’nde çalışan; aralarında yazı işleri müdürü, zabıt katibi, mübaşir, avukat ve infaz koruma memurlarının olduğu 21 kişi bir araya gelerek, Türkiye’nin ilk adliye ritim topluluğunu oluşturdu. Bugüne kadar hiçbir müzik ve ritim bilgisi olmayan kişilerden oluşan grup, kurulduktan 10 ay sonra ilk konserini verdi.
Kayseri Adliyesi’nde çalışan; aralarında yazı işleri müdürü, zabıt katibi ve mübaşirlerin olduğu kişiler bir araya gelerek Resen Ritim Topluluğu isimli bir grup kurdu. Sosyal medyada grubun videolarını paylaşması sonrası topluluğa avukat ve infaz koruma memurları da katıldı. 21 kişiden oluşan ve Türkiye’nin ilk adliye ritim topluluğu olma özelliği taşıyan grup, mesai saatleri dışında adliye konferans salonunda çalışmalar yaparak, 10 ayda konser verebilecek düzeye erişti. Topluluk, bugün kentteki 1500 kapasiteli Kadir Has ve Kültür Merkezi’nde ilk büyük konserini verdi. Konsere, Kayseri Cumhuriyet Başsavcısı Habib Korkmaz, Başsavcı vekilleri Tuncay Yılmaz, Ahmet Yılmaz ve Ömer Demirgöz ile Adalet Komisyonu Başkanı Hacı Mustafa Yazıcı ile hakim ve savcılar ile çok sayıda adliye personeli katıldı. Konser öncesi açıklamalarda bulunan Cumhuriyet Başsavcısı Habib Korkmaz, “Bugün daha önce verilmiş bir sözün yerine getirilmesi amacıyla bir araya geldik. Adliyemizden ve ceza infaz kurumlarımızdan müziğe gönül vermiş yetenekli arkadaşlarımızın oluşturduğu ritim topluluğunu adliye konferans salonumuzda dinlemiştik. Çok beğenmiştik. İnsanın kulağını ve gönlünü şenlendirdiğini görünce en kısa zamanda güzel bir salonda büyük bir katılımla bir konser düzenlemek istemiştik. Geçen süre zarfında arkadaşlarımız hazırlandılar. Bugün de memleketimizden çeşitli ezgileri dinleyeceğiz” dedi.
‘HOBİ EDİNELİM İSTEDİK’
Resen Ritim Topluluğu kurucusu ve şefi zabıt katibi Emre Taştan (37) ise iş stresini ritim topluluğu sayesinde attıklarını söyleyerek, “Bu topluluk yazı işleri müdürü, zabıt katibi, mübaşir, infaz koruma memurları, avukatlar ve hizmetli arkadaşlardan oluşuyor. Adliye çalışanları olarak insanların dışarıdan duyduğu ya da gördüğü olaylara bizler adliyede birebir şahit oluyoruz. Bizim bir sosyal hayatımız neredeyse yok. Bu nedenle de bir aktivite yapalım ve hobi edindirelim istedik. Gayet başarılı da bir iş çıkarmaya başladık. Sonrasında da konser kararı aldık. Çalışmalarımızı adliye konferans salonunda yapıyoruz. Başsavcımızın destekleri ile çalışmalarımızı yapıyoruz” diye konuştu.
‘BAKANLIĞIMIZIN DESTEK ÇIKMASINI İSTİYORUZ’
Daha önce hiçbir müzik ve ritim bilgisi olmayan kişilerden topluluğu oluşturduklarını söyleyen Taştan, “Hobi edinmek isteyen kişiler geldi. Müzik ile pek alakası olmayan insanlardan oluşan bir grup kurduk. Özellikle böyle bir grup oluşturduk ki müzikle alakası olmayan kişiler bir hobi edinsinler istedik. Grup sıfırdan başlayıp inanılmaz bir seviyeye geldi. Bu kadar büyük bir başarı bekliyordum ama bu seviyede bir konsere çıkacağımızı açıkçası beklemiyordum. Grup üyeleri birbirine çok kenetlendi. Herkes birbirine destek verdi. Bakanlığımızın bize destek çıkmasını istiyoruz. Eğitim daireleri olur, başka adliyeyeler olur, eğitim merkezleri olur biz oradaki meslektaşlarımıza da bu işi yapabildiğimizi göstermek istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Konser, topluluk üyelerine plaket takdimi ve hatıra fotoğrafı çekimi ile sona erdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“TÜRKİYE’DE GÖZLERİM BAYRAM EDİYOR”
Turist kadın,videosuna ” Türkiye’de gözlerim bayram ediyor ve hepsi parlak cildim ile gözlerini şenlendiriyor.” notunu düştü. Video sosyal medyada defalarca tıklandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gordion Vakfı (GORVAK) Yönetim Kurulu Başkanı Emekli Albay Kadim Koç ve Yüzüncü Yıl Tarih Kültür Sanat ve Fotoğraf Derneği Başkanı Yaşar Saygılı, belediyeyi ziyaret ederek kültürel iş birliği konularını ele aldı.
Ziyarette, özellikle Kültür Yolu Projesi kapsamında yeni müzelerin kurulması ve bu alanda yapılması gereken çalışmalar masaya yatırıldı. Projenin, Kütahya’nın tarihi ve kültürel zenginliklerini daha geniş kitlelere tanıtarak şehir turizmini canlandırması hedefleniyor.
Belediye Başkanı Eyüp Kahveci, görüşmenin oldukça verimli geçtiğini ve bu iş birliğinin şehrin kültür ve turizm potansiyelini artıracak önemli bir adım olduğunu vurguladı. Kahveci, nazik ziyaretleri ve değerli paylaşımlarından dolayı misafirlere teşekkür ederek, projeye desteklerinin artarak devam edeceğini ifade etti. – KÜTAHYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, farkındalık oluşturmak amacıyla “Gümbür Gümbür Show” adlı tiyatro oyunu, Hamamizade İhsan Bey Kültür Merkezi’nde sanatseverlerin beğenisine sunuldu.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, farkındalık çalışmalarının yalnızca bir güne sığdırılmaması gerektiğini belirtti.
Genç, özel gereksinimli bireylerin, bireysel ve toplumsal hayatlarına katkı sağlayacak projeler üretmek için çalıştıklarını anlatarak, şunları kaydetti:
“Özel bireylerimiz için gayretle çalışan eğitim kurumlarımız ve yöneticilerimizle birlikte, bir aile olmanın bilinciyle hareket ediyoruz. Çünkü biz, ‘Herkes mutlu olursa mutlu bir şehir oluruz’ anlayışıyla yola çıktık ve bu doğrultuda özel bireylerimizin bireysel ve toplumsal hayatlarına katkı sağlayacak projeler üretmeye çalıştık. Daha fazlasını yapmak için de büyükşehir olarak tüm gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Ancak bu çabalar sadece 3 Aralık’la sınırlı kalmamalı, bu farkındalığı her güne yaymalıyız.”
Avrasya Engelsiz Yaşam Derneği Başkanı Savaş Yol ise derneğin çalışmaları hakkında bilgi verdi.
Program, tiyatro oyununun ardından şarkıların seslendirilmesiyle sona erdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Atakum Belediyesi Düğün Salonunda yapılan programda, Yaşam Park Kültür Merkezi öğrencilerinin dans gösterileri ve seslendirdikleri şarkılar, katılımcılara sanat şöleni yaşattı. Yaşam Park öğrencilerinin resim ve el sanatları sergisi, ziyaretçilerin büyük beğenisini toplarken programda engelli bireylerin yaşadığı sorunlara dikkat çekildi.
“Her birimiz engelli adayıyız”
Programda konuşma yapan Atakum Belediye Başkan Yardımcısı Suat Yıldız, “Her birimiz bir engelli adayıyız. Atakum Belediyesi olarak, Atakum’u engellerin aşıldığı kent haline getirmek için adım atıyoruz ve çalışmalarımıza yön veriyoruz. Atakum Belediyesi yönetimi ve çalışanları olarak, bir engelli dostu belediye yapma çabası içerisindeyiz. Atakum, engelleri kaldırarak yoluna devam edecek ve Atakum’da hiç bir şeyin engeli olmayacak. Demokrasi, hukuk, insan, sokak ve düşünce engeli olmayacak. Atakum’u, sizlerle beraber ilerleteceğiz. Engelli Yaşam Merkezimiz, her zaman sizin hizmetinizde olacak. Atakum Belediye Başkanımız Serhat Türkel başta olmak üzere, bizler de meclisiyle, encümeniyle, başkan yardımcılarıyla engelli dostlarımıza ve ailelerine hizmetkar olmaya devam edeceğiz” dedi.
“Engelliler kanunu güncellenmelidir”
Atakum Belediyesi Yaşam Park Engelli Kültür ve Sanat Eğitim Koordinatörü Mehmet Yaşar konuşmasında, “TBMM’de 2005 yılında yasalaşan 5378 sayılı Engelliler Kanunu, ülkemizde en kapsamlı Engelliler Kanunu olmuştur. Eksiklikler olsa da hiç yasa olmamasından daha iyi olan yasamızın daha hızlı ve kapsamlı, eksik kalmış yerlere ihtiyaç duyduğumuz yenilikleri de ekleyerek yasanın güncellenmesi konusunda isteklerimizin, arzularımızın ve şikayetlerimizin dikkate alınmasını tüm engelli camiası olarak arzulamaktayız” ifadelerini kullandı.
“Engelli olmak tercih değildir”
Atakum Kent Konseyini temsilen konuşma yapan İhsan İkiz ise şunları söyledi:
“Engelli olmak bir tercih değildir. Günün bizlere neler getireceğini bilmiyoruz. Dolayısıyla hepimiz Suat Bey’in söylediği gibi, birer engelli adayıyız. Dünyayı güzellik kurtaracak, bir insanı sevmekle başlayacak her şey. ” – SAMSUN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TFF 2. Lig Beyaz Grup ekiplerinden Altınordu, son 4 haftada karşılaştığı rakiplerini mağlup ederek 4 maçlık galibiyet serisine imza attı. İzmir ekibi, puanını 31’e çıkartarak lider Sarıyer’in 3 puan gerisinde ikinci sırdaki yerini aldı. Olcay Şahan yönetimindeki kırmızı-lacivertliler zirve mücadelesi verirken gelecek iki haftada iki zorlu müsabakaya çıkacak. Altınordu, arka arkaya iki hafta evinde oynayacağı fikstürde ilk olarak 8 AralıkPazar günü play-off hattının en önemli ekiplerinden İskenderunspor ile karşı karşıya gelecek. İzmir ekibi daha sonra ise şu anda liderlik koltuğunda oturan Sarıyer’i 14 Aralık Cumartesi günü yine İzmir’de konuk edecek. Böylece üst üste iki zorlu rakiple oynayacak olan Altınordu, bu fikstürden hatasız bir şekilde çıkıp liderlik koltuğunu devralmak istiyor.
Sami Satılmış, golleriyle dikkat çekiyor
Altınordu’nun bu sezon değişilmez isimlerinden birisi olan 20 yaşındaki orta saha oyuncu Sami Satılmış, ligde oynadığı 13 maçta 4 kez rakip fileleri sarsmayı başardı. İzmir ekibiyle 2020 yılında profesyonel sözleşme imzalayan Sami, 2021-22 döneminde 1. Lig’de 3 gol atmayı başardı. Daha sonra ise 2022-23 sezonunda skor üretemeyen genç oyuncu, geçtiğimiz sezon ise 2. Lig’de oynadığı 35 maçta yine 3 gol kaydetti. Bu sezon ise şimdiden 4 gole ulaşan Sami Satılmış, kariyerinin en golcü sezonunu yaşıyor.
Öte yandan U20 Milli Takımı’nın da formasını terleten Sami ile birçok Süper Lig takımının yakından ilgilendiği ifade edildi. – İZMİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Nizip Belediyesi ve Nizip Kaymakamlığı iş birliğinde Cumhuriyet’in 101. yılına özel olarak düzenlenen ve ilçedeki farklı kurumların katıldığı Nizip kurumlar arası cumhuriyet futbol turnuvası coşkulu bir atmosferde tamamlandı. İlçedeki kamu kurumlarının mücadele ettiği turnuva, Cumhuriyetin 101. yıl kutlamalarına anlam katarken aynı zamanda yerel sporun desteklenmesi adına önemli bir etkinlik oldu.
Final maçını kurum amirleriyle birlikte izleyen Nizip Belediye Başkanı Ali Doğan, heyecanlı ve çekişmeli geçen finalin ardından turnuvanın şampiyonu olan Nizip İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü takımına şampiyonluk kupasını takdim etti. Dereceye giren takımlar, organizasyona katılmanın yanı sıra elde ettikleri başarılarla ödüllendirildi.
Belediye Başkanı Ali Doğan, turnuva sonrasında yaptığı açıklamada sosyal belediyecilik anlayışını ön planda tutarak ilçedeki tüm spor faaliyetlerini desteklemeye devam edeceklerini vurguladı. Doğan, bu tür etkinliklerin hem gençlerin spora yönlendirilmesi hem de ilçedeki kurumlar arasında dayanışmanın artırılması açısından önem taşıdığını ifade etti.
Nizip Belediyesi, gelecekte benzer organizasyonlarla ilçedeki sosyal ve kültürel yaşamı canlandırmayı hedefliyor. – GAZİANTEP
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kış ayları, çoğu insan için keyifli bir mevsim gibi görünse de, özellikle kısa günler ve uzun karanlık geceler, psikolojik sağlığı olumsuz yönde etkileyebilir.
Düşen sıcaklıklar, azalan güneş ışığı ve sosyal etkinliklerin azalması gibi faktörler, kış depresyonu ve diğer ruhsal sağlık sorunlarına yol açabilir.
Peki, bu psikolojik etkiler neler olduğunu ve bu durumla nasıl başa çıkılabileceğini sizin için derledik.
MEVSİMSEL DUYGU BOZUKLUĞU (SAD)
Kış aylarında, bazı bireylerde Mevsimsel Duygusal Bozukluk (SAD) olarak bilinen bir tür depresyon gelişebilir.
SAD, mevsimsel değişikliklerle ilişkili bir ruhsal bozukluktur ve özellikle sonbahar ve kış aylarında belirginleşir.
Bu durum, genellikle güneş ışığının azalması, hava koşullarının kötüleşmesi ve günlerin kısalması ile tetiklenir.

BELİRTİLERİ
Belirtileri ise, kişi genellikle üzgün, depresif ve umutsuz hisseder. Yorgunluk, halsizlik ve genel bir isteksizlik hali hakimdir. Kışın özellikle karbonhidrat ve tatlılara yönelik bir iştah artışı gözlemlenir.
Nedenleri ise, Kış aylarında günlerin kısalması, vücudun biyolojik saatini etkiler ve melatonin ile serotonin seviyelerini dengesiz hale getirir. Melatonin, uyku düzenimizi kontrol ederken, serotonin ise ruh halimizi düzenleyen bir nörotransmitterdir.
Kışın dışarıda vakit geçirmek daha zor hale gelir, bu da sosyal izolasyona neden olabilir. İnsanların dışarıda aktif olmamaları, yalnızlık duygusunu pekiştirebilir.

DEPRESYON VE KAYGI BOZUKLUKLARI
Kış aylarında psikolojik sağlığı olumsuz etkileyen diğer bir durum ise, depresyon ve kaygı bozukluklarının artmasıdır.
Mevsimsel değişiklikler, insanların ruh halini doğrudan etkileyebilir ve bazı kişilerde kaygı seviyelerinin artmasına yol açabilir.
BELİRTİLERİ
Bu bozukluğa sahip kişilerde duygusal iniş çıkışlar, ilgisizlik, umutsuzluk duygusu ve başlamakta zorlanma gibi durumlar gözlemlenir.
Ayrıca, endişe, stres ve huzursuzluk duygularının artması olağandır. İnsanlar gelecekle ilgili kaygılarını daha fazla hissettiklerinde, genel olarak da ruh halleri olumsuz etkilenebilir.
Nedenleri ise, güneş ışığı, serotonin üretimi için gereklidir ve bu nörotransmitterin eksikliği depresyon belirtilerini tetikleyebilir.
Soğuk hava, fiziksel aktiviteyi kısıtlar. Fiziksel egzersiz, endorfin salgılar, bu da kişinin kendini iyi hissetmesini sağlar. Yetersiz egzersiz, depresyonun kötüleşmesine yol açabilir.

SOĞUK HAVALARDA SOSYAL İZOLASYON
Kışın etkisiyle insanlar evde daha fazla vakit geçirebilir ve sosyal etkileşimler azalabilir. Bu durum, özellikle yalnız yaşayan bireylerde sosyal izolasyona yol açabilir. İnsanlar dışarıda vakit geçirmeye çekindikçe, yalnızlık duyguları pekişebilir ve bu da genel ruh halini daha da olumsuz etkileyebilir.
BELİRTİLERİ
Kişi sosyal etkinliklere katılmadığında veya arkadaşlarıyla dışarıda vakit geçiremediğinde yalnızlık duygusu artabilir.
Sosyal izolasyon, ruh halini olumsuz etkileyebilir ve kişinin huzursuz, depresif hissetmesine neden olabilir.
Nedenleri ise, insanlar soğuk ve karlı havalarda dışarıda uzun süre vakit geçirmeyi istemeyebilir ve böylece sosyal etkinliklere katılım azalır.
Özellikle tatil dönemlerinde yalnızlık duygusu daha belirgin hale gelebilir. Ailevi bağların zayıflaması veya sosyal çevredeki değişiklikler, kışın yalnızlık hissini artırabilir.

NASIL BAŞA ÇIKILIR
Kış aylarında yaşanan bu olumsuz psikolojik etkilerle başa çıkmak için bazı yöntemler vardır. İşte bilimsel olarak desteklenen başlıca stratejiler:
DÜZENLİ FİZİKSEL AKTİVİTE
Egzersiz, ruh hali üzerinde doğrudan olumlu etki yapar. Fiziksel aktivite, endorfin salgılar ve kişinin kendini daha iyi hissetmesini sağlar. Kışın dışarıda egzersiz yapmak zor olabilir, ancak kapalı alanlarda yapılabilecek aktiviteler de mevcuttur (yoga, pilates, dans, bisiklet vb.).
Fiziksel etkinlikler, endorfin seviyelerini artırır ve depresyonu hafifletir. Kaygıyı azaltır ve enerji seviyelerini yükseltir.
SAĞLIKLI BESLENME VE YETERLİ UYKU
Kışın insanların metabolizması daha yavaş çalışabilir ve bu da ruh hali üzerinde etkili olabilir.
Düzensiz beslenme, düşük enerjili yiyecekler ve uyku eksikliği, depresif belirtileri artırabilir.
Bu nedenle dengeli ve sağlıklı bir beslenme düzeni ile yeterli uyku almak çok önemlidir.
Yapılması gerekenler ise sadece şunlardır; taze sebzeler, meyveler ve omega-3 yağ asitleri gibi besinleri tüketmek, düzenli uyku saatleri belirlemek ve uyumadan önce rahatlamayı teşvik eden bir rutin oluşturmak.

SOSYAL BAĞLARI GÜÇLENDİRMEK
Sosyal izolasyonla başa çıkmanın en etkili yolu, sosyal bağlantıları sürdürmektir.
Kışın dışarıda vakit geçirmek zor olabilir, ancak online iletişim araçları, telefon görüşmeleri veya sanal etkinlikler sosyal bağları canlı tutmaya yardımcı olabilir.
Bu nedenle, aile üyeleriyle düzenli telefon görüşmeleri yapmak, arkadaşlarla sanal aktiviteler düzenlemek veya açık havada kısa yürüyüşler yapmak ruhsal problemler yaşamam adına gayet olumlu seçeneklerdir.
ÖZ BAKIMA AĞIRLIK VERMEK
Stresle başa çıkmak için rahatlama teknikleri oldukça etkilidir. Meditasyon, derin nefes alma egzersizleri ve farkındalık (mindfulness), kaygıyı azaltabilir ve zihinsel sağlığı iyileştirebilir.
Örnek teknikler;
Büşra Yıldız
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdürlüğü’nün, İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığı Sınır Yönetimi Genel Müdürlüğü’nün sınır denetimlerinde kullanılması amacıyla muhtelif cins ve miktar hava aracı (drone) satın alacağı Resmi Gazete’den duyuruldu. Resmi Gazete’de yayımlanan ilanda, ihaleye teklif verecek olan firmaların, şartname bedeli 140,00 TL’yi Devlet Malzeme Ofisi veznelerinden birine veya Devlet Malzeme Ofisi banka hesabına yatırmalarının zorunlu olduğu belirtilirken ihaleye en son teklif sunma tarihi 09.12.2024 günü, saat 12.00′ ye kadar olacağı belirtildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İ L A N
DOSYA NO: 2022/736 Esas
KARAR NO: 2024/676
Görevi Yaptırmamak İçin Direnme suçundan TCK 265/1 maddesi gereğince 9 AY 10 GÜN HAPİS, Kamu Malına Zarar Verme suçundan 152/1-a maddesi gereğince 10 AY HAPİS, Mala Zarar Verme suçundan TCK 151/1 maddesi gereğince 6 ay 20 gün Hapis cezası ile cezalandırılan Ali ve Meryem oğlu, 1966 İran doğumlu, MECİT HAYDARİ tüm aramalara rağmen bulunamamış, gerekçeli karar tebliğ edilememiştir.
1- 7201 sayılı Tebligat Kanununun 29. maddesi gereğince hüküm özetinin BİR GAZETEDE , BİR İNTERNET HABER SİTESİ VE AYRICA BASIN İLAN KURUMU İLAN PORTALINDA İLANEN TEBLİĞİNE,
2- Hüküm fıkrasının ilan tarihinden itibaren 15 gün sonra tebliğ edilmiş sayılacağına, bu tarihten itibaren 2 HAFTA içinde mahkememize verecekleri dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye mahkemesi nezdinde İSTİNAF YOLU açık olmak üzere , süresinde istinaf yoluna gidilmediği takdirde kararın kesinleşeceği İLAN OLUNUR. 29/11/2024
#ilan.gov.tr Basın No:ILN02132521
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sayı : 2023/424 08/11/2024
Konu: Gaiplik İlanı
Maliye Hazinesine İzafeten İstanbul Muhakemat Müdürlüğü ile Kayyım İstanbul Deftardarı arasında mahkememizde görülmekte olan gaipliğe karar verilmesi davası nedeniyle;
İstanbul ili, Küçükçekmece İlçesi, Altınşehir Mahallesi, 1 Pafta, 1 Parsel sayılı 101,47 m² yüzölçümlü, arsa vasıflı taşınmazın maliki Artin oğlu Kabarit Cebeci’nin gaip olması nedeniyle, 5737 Sayılı Yasanın 17. maddesi uyarınca gaipliğine ve belirtilen hissenin davacı hazine adına tescili talep edilmiş olmakla; TMK’nın 33/2 maddesi uyarınca yukarıda belirtilen taşınmazın maliki Artin oğlu Kabarit Cebeci’nin hayat ve memadı hakkında bilgisi ve görgüsü olanların ALTI (6) AY İÇİNDE KÜÇÜKÇEKMECE 13. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’nin 2023/424 Esas sayılı dosyasına müracaat etmeleri İLANEN TEBLİĞ OLUNUR.08/11/2024
#ilan.gov.tr Basın No:ILN02132481
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ESAS NO: 2024/346 Esas
DAVALI: ARİF BARAKAT Yavuz Selim Mahallesi, 1075 Sokak, Taş Apartmanı, 2. Blok, No:12/1Bağcılar/ İSTANBUL
Davacı Raşa Barakat tarafından aleyhinize açılan Boşanma (Fiili Ayrılık Nedenine Dayalı Boşanma) davasının yapılan yargılamasında;
Mahkememizce dava dilekçesi ve tensip zaptı adres araştırmasından netice alınamadığından ilanen tebligat yoluyla yapılmış, duruşma gününün de ilanen tebliğine karar verilmiştir.
18/02/2025 günü saat: 09:45’te duruşmada bizzat hazır bulunmanız gerektiği, belirtilen tarihte ön inceleme duruşması yapılacağı, bu tarihe kadar sulh için gerekli hazırlığı yapmanız gerektiği ve duruşmaya gelmediğiniz taktirde karşı tarafın isteği halinde yokluğunuzda duruşma yapılacağı ve aleyhinize yapılan işlemlere itiraz edemeyeceğiniz, ilanın yayınlandığı tarihten 7 gün sonra başlamak üzere iki haftalık kesin süre içerisinde dilekçenizde gösterdiğiniz ancak henüz sunmadığınız belgeleri mahkemeye sunmanız veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacıyla gereken açıklamayı yapmanız, bu hususların verilen süre içerisinde yerine getirilmemesi halinde o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağınıza karar verilebileceği hususlarının ihtarına, ilanın yayınlanması ile ihtarın yapılmış sayılmasına, ön inceleme davet tutanağı yerine geçerli olmak üzere ilanen tebliğ olunur. 29/11/2024
#ilan.gov.tr Basın No:ILN02132578
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İ L A N DOSYA NO : 2022/442 Esas
KARAR NO : 2024/229
Bina İçinde Muhafaza Altına Alınmış Olan Eşya Hakkında Hırsızlık, Mala Zarar Verme suçundan Mahkememizin yukarıda esas ve karar numarası yazılı 28/03/2024 tarihli ilamı ile hakkında 142/2.h.2 maddesi gereğince, 4 YIL 2 AY HAPİS cezası, 151/1 maddesi gereğince BERAAT verilen Davut ve Hanife oğlu, 03/01/1985 doğumlu, İstanbul, Şişli, Kuştepe mah/köy nüfusuna kayıtlı EMRE AÇIKBAŞ tüm aramalara rağmen bulunamamış, gerekçeli karar tebliğ edilememiştir.
1-7201 sayılıKanunun 28-29. Ve müteakip maddeleri uyarınca YURT GENELİNDE YAYIN YAPAN TİRAJI 50.000 ÜZERİNDE BİR GAZETEDE İLANEN TEBLİĞİNE,
2-Hüküm fıkrasının ilan tarihinden itibaren 15 gün sonra sanığatebliğ edilmiş sayılacağına,
3-Sanığın, kararın tebliğ tarihinden başlayarak 7 günlük süre içerisinde CMK’nın 272. ve 273. maddeleri uyarınca mahkememize dilekçeyle veya zabıt katibine beyanla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olarak ve süresinde istinaf edilmediği takdirde hükmün kesinleşerek infaz edileceğine dair karar verildiği ilanen tebliğ olunur. 29.11.2024
#ilan.gov.tr Basın No:ILN02132636
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İzmir’in Aliağa Belediyesi’nde hizmetli olarak çalışan 7 çocuk annesi Ummuhan Balcı, 5 yıl önce aralarında şiddetli geçimsizlik bulunan ve kendisine şiddet uygulayan eşi beyaz eşya satıcısı Ahmet Balcı’ya boşanma davası açtı.

Eşini ölümle tehdit ettiği için hakkında birçok kez uzaklaştırma kararı çıkartılan Ahmet Balcı, dün saat 08.00 sıralarında, boşanma davasının karar duruşmasından önce, Ummuhan Balcı’nın çocuklarını da yanına alarak sığındığı teyzesinin evine gitti.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

PUSU KURDU
İddiaya göre, Ahmet Balcı, elindeki bıçakla, eşinin ve çocuklarının bulunduğu evin önünde pusu kurdu.

Hemşire kızı Betül Balcı’nın, evden çıkacağı sırada Ahmet Balcı kapıya yöneldi. Betül Balcı, babasının içeri girmesine engel olmak istedi.

Ancak Ahmet Balcı, kızını sol bacağından bıçakla yaraladı. Ardından içeri giren Ahmet Balcı, hakkında koruma kararı bulunan eşi Ummahan Balcı’ya saldırıp, başı, sol kolu ve göğsünden aynı bıçakla onu da yaraladı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BOŞANAMIYORLAR
Mauro Icardi ile Wanda Nara’nın boşanmalarının Türk hukuku hükümlerine göre gerçekleşmesi söz konusu değil. Son günlerde sık sık Mauro Icardi’nin boşanma davasını Türkiye’de açması halinde eşinin kendisini aldatması nedeniyle tazminat ve nafaka ödemek zorunda kalmayacağı, iki kızlarının velayetini alabileceği yazılıyor.
Ne var ki Mauro Icardi ile Wanda Nara’nın Türk hukukuna göre boşanmaları söz konusu değil. Milletlerarası Özel Hukuk’a göre, boşanma hükümleri, çiftin evlendiği ülkenin hukukuna göre gerçekleşmek zorunda. Yani çift sadece Arjantin hukukuna göre boşanabilir.
Milletlerarası Özel Hukuk’a göre;
MADDE 14 – (1) Boşanma ve ayrılık sebepleri ve hükümleri, eşlerin müşterek millî hukukuna tâbidir. Tarafların ayrı vatandaşlıkta olmaları hâlinde müşterek mutad mesken hukuku bulunmadığı takdirde, Türk hukuku uygulanır.
(2) Boşanmış eşler arasındaki nafaka talepleri hakkında birinci fıkra hükmü uygulanır. Bu hüküm ayrılık ve evlenmenin butlanı hâlinde de geçerlidir.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“KISMETİMDE BALIK DA YOK”
Erbil, ev hapsi cezasının kaldırılmasının akabinde soluğu İstanbul Boğazı’nda aldı. Balık tutmaya çıkan Erbil, o ana ait fotoğrafı sosyal medya hesabından “Kısmetimde balık da yok” mesajıyla yayınladı.

“KARAR HASTALIĞIM SEBEBİYLE BENİ TEDİRGİN ETMİŞTİ”
30 Aralık’ta 25. Asliye Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkacak olan Erbil ev hapsi cezasının kaldırılmasının ardından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullanmıştı:
“Beni tanıyanlar çok iyi bilirler. Hayatım boyunca başıma gelen kötü olayların sebebi hep iyi niyetimin kullanılmış olmasıdır. Nitekim bu son olayda da benzeri bir durum yaşadım. Ben hiçbir zaman kanunlara aykırı bir davranış içine girmedim; girmem de. Hakkımda verilen elektronik kelepçeyle ev hapsi kararı hastalığım sebebiyle beni çok tedirgin etmişti. Acil durumda hastaneye yetişememenin düşüncesi bile çok üzücü. O yüzden bugün bu kararın kaldırılmasına çok sevindim. Yargılama devam ettiği için fazla yorum yapamam ancak. Yüce Türk adaletine güvenim sonsuz. Sadece bu kadarını söyleyebilirim.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Basın açıklamasını, Altınordu ilçesi Ceren Özdemir Meydanı’nda Genç İHH gönüllüsü Emir Yusuf Sakarya okudu.
Sakarya, savaşın ve krizlerin oluşturduğu insani trajedilerin, dünya genelinde milyonlarca insanı temel ihtiyaçlardan yoksun bıraktığını söyledi.
Türkiye’nin önde gelen çok sayıda sivil toplum kuruluşunun, “Sizi Bekliyorlar” projesiyle güçlerini birleştirerek bu zor durumdaki insanlara umut olmaya devam ettiğini belirten Sakarya, “Türkiye’deki sivil toplum kuruluşları, bugüne kadar savaş ve kriz bölgelerinde yürüttükleri çalışmalarıyla milyonlarca hayatı etkileyen projelere imza attı. Suriye, Filistin, Doğu Türkistan, Lübnan, Yemen, Afganistan, Somali gibi çatışma ve krizlerin sürdüğü bölgelerde ve savaş dolayısıyla göç eden insanların sığındığı topraklarda, insanların en temel ihtiyaçlarını karşılamak için büyük bir özveriyle çalışmaktadır.” dedi.
Birçok alanda yapılan yardımları anlatan Sakarya, yardımların insanlığın dayanışma ruhunu güçlendirerek kriz bölgelerine umut taşımaya devam ettiğini dile getirdi.
Sakarya, dünyada savaşların bitmediğini, kriz bölgelerinde durumun her geçen gün kötüleşmeye devam ettiğini belirterek, insanlar savaşın, göçlerin, yoksulluğun ve hastalıkların gölgesinde yaşam mücadelesi verirken bölgelerdeki insani ihtiyaçların da her geçen gün artmaya devam ettiğini vurguladı.
Milyonlarca kişinin, güvenli bir yaşam sürmek için uluslararası toplumun desteğine ihtiyaç duyduğuna işaret eden Sakarya, “Türkiye’deki sivil toplum kuruluşları olarak dünyanın dört bir yanında bizi bekleyen mazlumlara umut olmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ayna karşısında verdiği bir pozu sosyal medya hesabından takipçileriyle paylaşan Derici’ye bir kişi, “Yine Allah bilir nereni yaptırdın?” diye sordu. Derici ise bu yorum üzerine oldukça sinirlendi.

Verdiği yanıtla herkesi şaşırtan İrem Derici, “Ç.kümü kestirdim” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Galatasaray, Hollanda ekibi AZ Alkmaar’a konuk oldu ve sahadan 1-1’lik beraberlikle ayrılarak 11 puana yükseldi.
F.Bahçe ise Çekya temsilcisi Slavia Prag’la karşılaşırken, mücadeleyi 2-1 kazandı ve 8 puana yükseldi.
Avrupa’da son 2 maçını kazanan Beşiktaş ise, tarafsız sahada Maccabi Tel Aviv’e 3-1’lik skorla boyun eğdi ve 6 puanda kaldı.
Konferans Ligi’ndeki tek temsilcimiz Başakşehir ise, uzatmalarda yediği golle Petrocub ile 1-1 berabere kalarak 2 puan topladı.
Ülke puanındaki rakiplerimizden Çekya’nın temsilcileri ise bu haftayı 2 galibiyet ve 2 mağlubiyetle kapattı. Alınan sonuçlar şu şekilde:
Sparta Prag 0-6 Atletico Madrid
Dinamo Kiev 1-2 Viktoria Plzen
Slavia Prag 1-2 Fenerbahçe
Mlada Boleslav 2-1 Real Betis
İLK 10 ŞAMPİYONLAR LİGİ’NE DİREKT GİDİYOR
Şampiyonlar Ligi’ne direk takım gönderilmek için Türkiye’nin en az 10. sıraya yerleşmesi gerekiyor. Son 5 senedeki takım performanslarına göre toplanan puanlar bir sonraki sezona etki ediyor.
Avrupa’da haftanın tamamlanmasıyla birlikte, Türkiye’nin ülke puanı da merak edilmeye başlandı. İşte Türkiye’nin güncel puan durumu…
1- İNGİLTERE: 95.589
2- İTALYA: 87.731
3- İSPANYA: 79.132
4- ALMANYA: 76.535
5- FRANSA: 63.807
6- HOLLANDA: 59.233
7- PORTEKİZ: 55.016
8- BELÇİKA: 48.000
9- ÇEKYA: 41.450
10- TÜRKİYE: 39.700
11- NORVEÇ: 32.750
12- AVUSTURYA: 31.800
13- YUNANİSTAN: 31.750
14- İSRAİL: 31.125
15- İSKOÇYA: 31.100
16- DANİMARKA: 30.575
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“FENERBAHÇE İÇİN ÖNEMLİ GALİBİYET”
UĞUR MELEKE: “Son derece eksik bir kadroyla Prag’a giden Fenerbahçe’nin deplasmandan galibiyetle dönmesi önemli. Slavia’nın baskılı oldukları dakikalarda bir kez daha iki yıldız Edin Dzeko ve Dusan Tadic karakter ortaya koydular dün. Avrupa Ligi’nden ilk sekiz için 15-16 puanın yeteceğini düşünüyorum. Galatasaray’a kalan 3 maçta 4, Fenerbahçe’ye de 7 puan yetebilir direkt terfi için.” (Hürriyet)
“USTALARIYLA KAZANDI”
GÜRCAN BİLGİÇ: “Slavia kendi sahasında oynamanın hakkını verdi. İlk 45’te büyük üstünlük kurup, peş peşe pozisyonlar yakaladılar. Ama ikinci yarıda hızları kesildi, kontrol Fenerbahçe’ye geçti. Karşılığında pozisyonlar bekledik, gol Slavia’nın nefesinin kesileceği dakikada geldi. Sonrasında İrfan Can-En-Nesyri değişikliği geldi. Taze kanlar, takıma güven de getirdi. Tadic’in nefis pasında üstünlük golünü buldular. Avrupa Ligi için kırılma anı yaşandı o anda. İddianın ve moralin sürmesi için maçın kazanılması önemliydi. Eksiklerine, sakatlarına rağmen, ustalarıyla kazandı F.Bahçe. Süper Lig’de değiştirdiği oyun karakterini “kazanan” olarak sürdürüyor. Nefesine nefes ekliyor.” (Sabah)
“HARİKA BİR DEPLASMAN GALİBİYETİ”
MUSTAFA ÇULCU: “Fenerbahçe’nin yediği golde savunmanın özellikle de Djiku’nun hatası kabul edilemez. S.Prag gibi çok diri bir takım karşısında Dzeko ile beraberlik golünü buldu. En-Nesyri hamlesi ile harika bir deplasman galibiyeti alındı. Hakem sert oyuna izin verdi. Alman Sascha Stegemann 40 yaşında 1. kategori FIFA hakemi… Oyunu oynatacağım diye bazı faulleri vermeyince oyun sertleşti 34 faul ve kendi klasiğini bozmadan 10 sarı kartla maçı tamamladı. Steegeman kolay sarı kart çıkaran bir hakem. Fenerbahçe bunu analiz etmiş olsaydı daha ilk yarıda 4 sarı kart görmeyebilirdi. S.Prag’ın 42’de attığı golde Chory oyuna müdahalede edince ofsayt gerekçesi ile gol iptali doğ
“HER ŞEYE RAĞMEN KAZANMAYI BİLDİ”
İLKER YAĞCIOĞLU: “Açıkçası beraberliğe razı bir görüntü çizdik ama buradan aldığımız 3 puan her şeyden daha önemliydi. Bu gibi maçlarda kanat beklerinin hücuma katkısı katkısı çok değerlidir ama dün kanat beklerimiz maça katkı sağlayamadı. Ancak tüm bunlara rağmen Fenerbahçe En Nesyri’nin attığı golle kazanmayı bildi. Böylece zorlu deplasmandan 3 puanla dönerek avantaj elde ettiler.” (Takvim)
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kaan Ayhan’ın yokluğunda ilk 11’de başlayan Victor Nelsson bireysel hatalarıyla teknik heyeti çıldırttı.

Okan Buruk’un takımın boyundan birkaç kez bahsetmesine rağmen geri kaçarak savunma yapan Danimarkalı 45’te oyundan alındı.
Daha önce Metehan Baltacı’nın da gerisine düşen Danimarkalı stoper Avrupa tecrübesi nedeniyle Hollanda’da tercih edilmişti.

Dün bulduğu fırsatı iyi değerlendiremeyen Nelsson’un genel tavrı da kulüpteki geleceğini belirleyecek.
Galatasaray’ın zamlı sözleşme uzatma teklifini geri çeviren Danimarkalı stoperle yollar devre arasında ayrılmasına kesin gözüyle bakılıyor.

Bir süre önce menajerlik şirketini değiştiren Nelsson sarı-kırmızılıların teklifi 1,9 milyon Euro’da diretmesi nedeniyle reddetmiş ve görüşmeler askıya alınmıştı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Faslı futbolcu, “Bu maçı tarif edecek kelimeler yok. Maç boyunca bizi destekleyen taraftarlarımıza teşekkürler. Avrupa’da daha fazla puan toplayacağız. İstediğimiz bu galibiyetti, aldık.” dedi.
En-Nesyri, “Kim oynarsa oynasın, görevimiz mücadeleyi en iyi şekilde vermek. Sonradan girenler de iyi mücadele etti. Kim oynarsa oynasın elinden geleni yapıyor.” sözlerini sarf etti.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BTK Başkan Yardımcısı Abdulkerim Gün, Florida’da 13 yaş altı çocuklara sosyal medya kullanımının yasak olduğunu, İngiltere ve Rusya’da da 13 yaş altındakilerin çevrim içi platformlarda hesap açmalarının sınırlı olduğunu bildirdi. Avustralya’da 14 yaş altına uygulanan yasağın 16 yaşa çıkarılmasının gündeme geldiğini hatırlatan Gün, Türkiye’de de 13 yaş altı çocukların sosyal medya ve ağlarına girmesini kısıtlayacak bir çalışma yaptıklarını söyledi. Buna ek olarak Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı uzmanları da çocuklara yönelik siber zorbalığa dikkat çekti ve Çin ve Güney Kore’de 16 yaş altındaki çocukların sosyal medya hesabı açmasının ebeveyn iznine bağlı olduğu belirtildi.
Komisyona bilgi veren Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nden Prof. Dr. Tuncay Dilci ise, 13 yaş altındaki çocuklara akıllı telefonun yasaklanması gerektiğini vurguladı. Güvenlik ve haberleşme için tuşlu telefon kullanılmasını önerdi.
Sonuç olarak ortada yürürlüğe giren bir karar bulunmamakla birlikte çalışmalar devam ediyor. Yeni düzenlemenin detaylarının önümüzdeki günlerde netleşmesi bekleniyor.
İlginizi çekebilir:
Çocuklarımızın karşı karşıya kaldığı tehlike: Siber zorbalık
Medyanın çocuğa etkileri nasıl olumlu hale getirilir?


Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Avrupa Ligi’nin yaş ortalaması en düşük takımıyla karşılaşan Galatasaray rakibine yanıt vermeyi başardı.
Hollanda temsilcisi 25.2 yaş ortalamasından oluşan bir ilk 11’le sahaya çıkarken Galatasaray ise 29.2 yaş ortalamalı bir ilk 11’le başladı.
Özellikle ikinci 45 dakikada oyunu rakip yarı sahaya yığan Galatasaray genç rakibine koşu mesafesinde de cevap verdi.
Bu sezon Avrupa Ligi’nin en çok mesafe kat eden takımlarından olan AZ, Galatasaray karşısında en çok koştuğu maçı oynadı.
Galatasaray karşısında 114.4 kilometre mesafe kat eden Hollanda temsilcisi, Athletic ve Tottenham müsabakalarını da geride bıraktı; ortalamasının 3 kilometre üzerine çıktı.
AZ karşısında 110 kilometre mesafe kat eden Galatasaray da PAOK maçından sonra en çok koştuğu ikinci karşılaşmayı oynadı.
Okan Buruk’un öğrencileri ise 106.3 olan ortalamasının 4 kilometre üzerine çıktı.
Galatasaray’da Lucas Torreira 11 kilometre ile bu alanda zirvede yer alırken Victor Osimhen ise 9.2 kilometre ile en çok mesafe kat eden ikinci futbolcu oldu.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İhtiyaçlarınızı listeleyin
Bu sadece indirim değil tüm alışverişlerinizi için çok önemli bir madde. Özellikle ekonominin sıkıntılı olduğu günlerde paranızı çarçur etmek size zarar verir. O nedenle eğer ihtiyacınız gerçekten yoksa bir şey satın almayın. Büyük indirimler büyük bir oranda çok önceden belli oluyor. Tüm ihtiyaçlarınızı listeleyin ve indirim gününü bekleyin. Eğer liste yapmadan alışveriş yaparsanız kendinizi alışverişte kaybeder ve faturasını ağır ödeyebilirsiniz.
Almak istediğiniz şeylerin provasını yapın
Eğer ana akım markalardan alışveriş yapacaksanız indirim başlamadan önce beğendiğiniz ürünleri üzerinizde denemek için mağazalara gidin. Böylece üzerinizde nasıl durduğunu görmüş olursunuz. Ürünün o anki güncel fiyatını da not ederseniz gerçekten fiyatının inip inmediğinden de emin olmuş olursunuz. Ürünü denediğiniz için de indirim günü o kalabalık mağazalara gidip alışveriş yapmaktansa evinizden sipariş verebilirsiniz.
Mağazaları karşılaştırın
Eğer farklı markalarda bulabileceğiniz ürünler satın alacaksanız diğer mağazaların da indirimini karşılaştırıp sizin için en ucuzunu seçmeniz yararınıza olur. Fiyat kıyaslaması yaparken kozmetik gibi ürünlerde ürün gramajını öğrenmeyi ihmal etmeyin. Yoksa daha ucuza diye seyahat boy ürünlerden satın almış olabilirsiniz.
Ucuza şık olma taktikleri
Online alışverişe öncelik verin
Büyük indirimlerde mağazalarda gerçekleşen izdiham görüntüleri herkesin hafızasında yeniden canlandırabileceği kadar taze. İndirim olduğunda pek çok kişi mağazaya koşuyor. Bu nedenle indirim döneminde ürünü mağazadan almak yerine internetten alışveriş yaparsanız canınızı kurtarabilirsiniz.
Sepetinizi önceden hazırlayın
Online alışverişin bir diğer havalı ve kolaylaştırıcı yanı ise istediğiniz ürünleri indirim öncesi sepetinize taşıyabilmeniz. İndirimden 1 saat kadar önce sepetinizi hazırladığınızda eliniz ayağınıza dolaşmadan alışverişinizi stressiz bir şekilde gerçekleştirebilirsiniz.
B planı yapın
Eğer çok pahalı ve büyük bir ürün alacaksanız ve bu indirim dönemi çok avantajlıysa ürünün tamamen satılmış olması gibi bir riskle karşı karşıya kalabilirsiniz. Bu nedenle beğendiğiniz ürünün muadili bir başka ürünü de değerlendirmenize almanızda yarar var.
Ekonomik alışveriş rehberi
Akıllı alışveriş etmeyi biliyor musunuz?
1. Geçen yılbaşı bütçeniz şaştı ve bunun nasıl olduğunu anlamadınız bile. Evet. Hayır. Hatırlamıyorsunuz.
2. Yeni bir giyim mağazası açılıyor ve ilk gün bütün ürünlerde yüzde 50 indirim var. Şüphesiz mağazaya ilk girenlerden biri siz olacaksınız. Mutlaka uğrayacaksınız. Vaktiniz olursa gideceksiniz.
3. Markete gidiyorsunuz ve her defasında eve alışveriş listenizde olmayan şeylerle dönüyorsunuz. Evet. Hayır. Bazen.
4. Gardırobunuzda bazen varlığını bile unuttuğunuz giyeceklerinizle karşılaşıyorsunuz. Evet. Hayır. Bazen.
5. İkinci el mağazalardan alışveriş etmeye bayılıyorsunuz. Evet, gardırobunuzda belki senede bir kez bile giymeyeceğiniz parçalar var.Bazen bakıyorsunuz. Yolunuz düşerse bakarsınız.
6. Bir düğüne davetlisiniz, gece elbiseniz yok ve siz: Hemen bir tane satın alıyorsunuz.Kiralıyorsunuz. Vaktiniz varsa satın almak istersiniz, istediğiniz gibi bir şey bulamazsanız bir yakınınızdan ödünç elbise alırsınız.
7. Günlük ayakkabıya ihtiyacınız var ve indirimler başladı. Madem indirim var, birden fazla çift ayakkabı alıyorsunuz. Nasıl bir ayakkabı alacağınızı biliyorsunuz ve eve sadece onunla dönüyorsunuz. Belki beğendiğiniz ayakkabıdan iki çift alırsınız.
8. Küçük ev aletlerinde yüzde 50’ye varan indirim yapan bir internet sitesinin ilanını tıkladınız. Mutfağınızda olmayan bir parça sipariş etme ihtimaliniz çok yüksek.İndirimin bir önemi yok, ihtiyacınız yoksa kesinlikle almazsınız. Şöyle bir bakarsınız, belki bir-iki alet alabilirsiniz.
9. Şu an arasanız, evde kullanmadığınız ve birilerine verebileceğiniz eşya veya giyecek bulmakta hiç zorlanmazsınız. Evet.Hayır.Belki.
10. Makyaj çantanızda asla kullanmayacağınız renkte far, ruj veya göz kalemi var. Evet.Hayır.Bakmanız lazım.##title####description## ##totalQuestion## SORUDAN ##correctChoiceCount## TANESİNE DOĞRU CEVAP VERDİNİZ!
Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hatayspor, sosyal medya hesaplarından yaptığı açıklamada, Beşiktaş maçında tribünlerde görsel şölen oluşturmak istediklerini bildirdi. Açıklamada, “Değerli Hatayspor taraftarı, maç günü tribünlerde görsel bir şölen oluşturmak için sizlerden bir ricamız var. Hatayspor – Beşiktaş karşılaşmasında tribünlerimizde birlik ve bütünlüğümüzü korumak adına, yalnızca Hatayspor forması veya renkleriyle stadyumda bulunmanızı rica ediyoruz. Başka takım forması, arması veya renklerini taşıyan ürünlerle gelen taraftarların stadyuma alınmayacağını önemle hatırlatırız. Tribünlerde tam bir uyum ve takımımıza tam destek sağlayabilmek için bu kurala hassasiyet göstermenizi rica ederiz. Anlayışınız için teşekkür ederiz” denildi.

Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Eğer daha önce terapi aldıysanız ya da kişisel gelişim konusunu incelediyseniz, içsel konuşma kavramıyla muhtemelen karşılaşmışsınızdır. İçsel konuşma, herkesin tahmin ettiği gibi, kişinin kendi kendisiyle konuşma şeklidir. Sağlıkla yakından ilişkili olan içsel konuşmalarımız, bize ya yardımcı olur ya da zarar verir. Olumsuz içsel konuşma olarak adlandırdıklarımız ise genellikle strese, depresyona ve anksiyeteye sebep olur. Buna alternatif olarak, daha pozitif bir konuşma şeklini tercih etmenin de düşünme, hissetme ve davranış şeklimizi güçlü bir şekilde etkilediği ortaya çıkmıştır.
Özellikle kendinize karşı acımasızca konuşma eğilimindeyseniz içsel konuşma şeklinizde belirgin değişiklikler yapmak, kendinize özen göstermenizi sağlayacak en önemli yollardan biridir. İçsel konuşmanızı daha pozitif bir hale getirip öz bakıma dönüştürmenin ilk adımı, düşüncelerinizin farkına varmaya başlamaktır. Kendinizle nasıl konuştuğunuzu düzenli olarak fark etmektir. Çoğu insan, kendisine neler söylediğinin çok da farkında değildir; ya bu konuya dikkat edemeyecek kadar kafası dağınıktır ya da bu şekilde konuşmaya o kadar alışmıştır ki kendi üzerindeki negatif etkilerini fark edemiyordur. İşe içsel konuşmanızda neler söylediğinizi, kendinize nasıl davrandığınızı fark etmekle başlayın. Size yararı olmayan düşüncelerden vazgeçin. İçsel konuşmanızda kulandığınız tonu fark ederek içsel deneyimizi daha olumlu bir hale dönüştürün.
Şiddetsiz iletişimin gücüyle daha barış dolu bir dil
İçsel konuşmanızı daha pozitif bir hale dönüştürmenin ikinci aşaması ise kendinizle kurduğunuz diyalogların kontrolünü ele almaktır. Herkesin içinde bir eleştirmenin yattığı bir gerçektir ve bu eleştirmen, oldukça zalim ve taş kalpli olabilir. Bazı insanlar için bu içsel eleştirmen, günün her dakikasını ızdıraba çeviren bir zorbadır. Bu kadar uç noktada olmasa da içsel konuşmalarınızın belirli bir ritmi olduğunu ve eğer dikkatli olmazsanız bu ritmin size zarar verecek şiddette olabileceğini fark etmelisiniz.
Bu bağlamda öz bakım, kendinizle yaptığınız yıkıcı bir eleştirel konuşmayı fark edip onu daha olumlu içsel bir anlatıya çevirmek demektir. Eğer öz bakıma giden içsel konuşmanın ne demek olduğunu anlamakta zorlanıyorsanız, kendinizle sevgi dolu bir ebeveyn nasıl konuşursa o şekilde konuşun. Kendinize gönderdiğiniz mesajlar nazik, yüreklendirici, hassas ve cömert olsun. Beklentilerinizi gerçekçi tutun, olanları kabul edin ve daha affedici olun. Zamanla, içsel konuşmalarınız daha besleyici bir hale gelerek ruhsal ve duysal sağlığınızı geliştirecek. Böylelikle, genel sağlığınız da desteklenecek.
Öz bakım önemlidir ve buna daha çok dikkat etmenin size yarar sağlayacağı da kesindir. Öz bakımınızı sağlıklı beslenerek ya da dinlenerek yapsanız bile buna değer olduğunuzu anlamalı ve öz bakımızı önceliğini haline getirmek için kendinize izin vermelisiniz. İçsel konuşmalarınız, öz bakımınızı önemsemenizi ve ihtiyaçlarınızı görmezden gelmekten vazgeçmenizi sağlayacak ilk şeydir. Bu nedenle, kendinizle nasıl konuştuğunuzu fark edin ve kendinizi önemseye başlayın.
İngilizce aslından çeviren: Dilara Koru
Referanslar:
Psychology Today. “Fournier, Denise. Why a Shift in Self-Talk Is the Ultimate Self-Cae Strategy.” Şuradan alındı: https://www.psychologytoday.com/us/blog/mindfully-present-fully-alive/201901/why-shift-in-self-talk-is-the-ultimate-self-care-strategy
Kendimizi affetmenin 3 adımı
Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İlerleyen yaşına rağmen takımın en çok koşan isimlerinden olan Belçikalı tek golün de hazırlayıcısı oldu.
Bu sezon Avrupa’da dördüncü asistini yapan tecrübeli yıldız Avrupa Ligi’nde bu alanda zirvede bulunuyor.
Okan Buruk’un saha içindeki temsilcisi gibi olan Mertens futbolu da Galatasaray’da bırakacak.
Hollanda basınına müsabaka öncesinde açıklamalar yapan Belçikalı yıldız, sarı-kırmızılıların son kulübü olduğunu söyledi.
Geçen sezon futbolu bırakmayı düşünen Mertens eşi ve Galatasaray’ın ısrarıyla sözleşmesini bir sezon daha uzatmıştı.
Futbolu bıraktıktan sonra bir süreliğine dünyayı gezmeyi düşünen Mertens ailesi İstanbul’a aşık olmaları nedeniyle bu planlarını erteledi.
Nişantaşı’nda yaşayan Mertens ailesi buldukları fırsatlarda İstanbul’un keyfini çıkarıyor.
İstanbul’un meşhur kahvaltıcılarını, restoranlarını ve bölgelerini gezen Mertens ailesi havaların güzel olduğu dönemde ise Burgazada’ya gidiyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Macaristan’ın Debrecen şehrinde oynanan maçta İsrail ekibine 3-1 yenilen siyah-beyazlı kafileyi taşıyan uçak, Sabiha Gökçen Havalimanı Genel Havacılık Terminali’ne indi.
Genel Havacılık Terminali çıkışında toplanan yaklaşık 100 taraftar, yaptıkları tezahüratlarla siyah-beyazlı yönetim, teknik ekip ve futbolcuları protesto etti. Polisler de havalimanında yoğun güvenlik önlemi aldı.
Takım uçağının inmesinin ardından Beşiktaş Asbaşkanı Mete Vardar, Beşiktaş Kulübü Futbol Şube Sorumlusu ve Basın Sözcüsü Feyyaz Uçar, yardımcı antrenör Serdar Topraktepe ile futbolculardan Necip Uysal, Salih Uçan ve Ersin Destanoğlu taraftarların yanına geldi.
Mete Vardar, taraftarlara çok üzgün olduklarını ve tepkilerinde haklı olduklarını söyledi. Feyyaz Uçar da “Yarından itibaren ne gerekiyorsa yapacağız.” sözlerini kullandı.
Siyah-beyazlı taraftarlar, yaptıkları tezahüratlarla teknik direktör Giovanni van Bronckhorst’u istifaya davet etti.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Siyah-beyazlı yönetim, Hollandalı teknik adamın geleceği için Ümraniye’de toplanıyor.
SÖZLEŞME FESİHİ GÜNDEMDE
Yönetim van Bronckhorst ile sözleşme fesih konusunu görüşecek. Konuyla ilgili gün içinde açıklama yapılacak.
BRONCKHORST NE DEMİŞTİ?
Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Hollandalı teknik adam, “Maçtan önce yönetimin desteğini hissettiğimi söylemiştim. Bu maçtan sonra bu değişir mi bilmiyorum ama maç kazanamadığınız zaman eleştiriler olur. Benim için de zor bir durum. Bunu değiştirmenin yolu maç kazanmaktır. Maça gergin başladık. Orta sahayı kontrol edemedik. İkinci yarıda Gedson’u 10 numaraya çekince daha fazla oyunun içinde olduk. Penaltı momentumu etkiledi. 2-2 olsa galibiyet için zorlayabilirdik.” diye konuştu.
Van Bronckhorst, istifayı düşünüp düşünmediğine yönelik soruya “Şu an tabii ki en iyi anlarımdan birini yaşamıyorum. Hoca olarak daha kötü durumları yaşadım. Pes etmeyen bir insanım. Bunu değiştirmek için mücadele edeceğim.” diyerek cevap verdi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“KAN DEĞİŞİKLİĞİ OLMADAN DÜZELMEZ””
Güntekin Onay: Dün tuhaf şeyler oldu. Gedson ofsaytta olduğu halde İmmobile’nin atacağı golü topa giderek adeta sabote etti, İmmobile penaltı kaçırdı. Her şeye rağmen bu maç dönerdi. Bir cümle de Semih için. Bir futbolcu ayağına her aldığı topta çalım veya şut dener mi? Birileri Semih’e futbolda pas diye bir şey olduğunu anlatmalı. Kan değişikliği olmadan bu takımın düzelmesi imkansız. (Hürriyet)
“MARIO İÇİN TAKIMIN AYARLARINI BOZDU”
Uğur Meleke: Beşiktaş’ın Maccabi’ye kaybetmesi çok acı verici. Son dönemde sıkça tekrar etmiştim, Van Bronckhorst ne yaptığının farkında değil. Takımın beyni Rafa’nın yeriyle oynaması zaten tuhaftı. Mario’ya yer bulmak için takımının ayarlarını bozdu. Göztepe önünde elinde Bahtiyar olmasına rağmen solda Emirhan-Masuaku’yu başlattı. Beşiktaş’ın ligde duran toptan attığı gol sayısı 1, yediği 6… Felaket geliyorum diyordu maalesef. (Hürriyet)
“YAZIKLAR OLSUN SANA!”
Turgay Demir: Yazıklar olsun sana Giovanni, elindeki kadroyu o kadar kötü kullandın ki, aldığın her kuruş haram, zıkkım olsun. Neyse Başkan Hasan Arat hiç bilmediği futboldan elini çektiğine göre sayın Hüseyin Yücel, sayın Onur Göçmez, lütfen, bir an bile düşünmeden gönderin şu Hollanda köylüsünü… Gönderin ve Beşiktaş’ı kurtarın. O da gidip çiftçilik yapsın… (Fotomaç)
“İLK UÇAKLA GÖNDERİN”
Sinan Vardar: İsrail takımına yenilmek çok acı oldu. Artık bu gerçeği herkesin görmesi lazım. Müthiş transfer yanlışlarıyla takım bu hale geldi. Hocayı da ilk uçakla Hollanda’ya yollayın, süratle özümüze dönelim. Maalesef bu oyuncular ve futbolla Beşiktaş’ı bu sezon Süper Lig’de ve Avrupa’da daha yukarıda görmemiz mümkün değil. Hızla mali yükü azaltıp özümüze dönüp önümüzdeki yılın takımını hazırlamak için kolları sıvayın. Benden size abi tavsiyesi. (Fotomaç)
“BU HOCAYLA, BU MORALLE ZOR”
Bilal Meşe: Valla, Maccabi asla kadro anlamında Kartal’ın ayarında bir takım değil! Ne var ki, moral motivasyon ve özgüven duygusu yerle bir olmuş Kartal’dan öyle üst seviyede futbol beklemek, hayaldir, hayal… Hele bir hocası var! Biliyorum karamsar bir tablo çizdim, farkındayım… Keşke pozitif olabilsem! Ancak fotoğraf negatif, negatif! Tabii ki Kartal bu kulvarda umutsuz değil, altı puanı var, üç maçı kaldı… Dileriz burada kalıcı olurlar, yollarına devam ederler… Ama bu hocayla, bu moralle zor! Dilerim ben yanılırım… (Milliyet)
“AKIL ALIR GİBİ DEĞİL”
Mustafa Çulcu: Hafta içi çalkantılı süreç yaşayan Beşiktaş için Maccabi maçı hayata dönüş maçıydı. UEFA’nın Rus takımlarına koyduğu ambargoyu İsrail takımlarına uygulamaması kabul edilemez. Ülkemizde seyircimiz ile oynanması gereken maçın Macaristan’da oynatılması akıl alır gibi değil. Yazıklar olsun UEFA nın anlayışına. Utanmasalar maçı İsrail’de oynatacaklar… Beşiktaş’ın bu mağlubiyeti UEFA’nın çifte standardının Maccabi’ye hediyesidir. 37 yaşındaki İtalyan hakem Simeone Sozza, 2023’ten bu yana FIFA hakemi. Geçen yıl ülkemizde VAR görevi de yapmıştı. 60’ta Beşiktaş’ın iptal edilen golünde ofsayt kararı doğru. 70’te Beşiktaş’ın kazandığı penaltıda kol yukarıda ve açık karar doğru. Beşiktaş’ın yediği 3. golde Emirhan’a faul beklentisinde devam kararı sahada hakem yorumu. (Fotomaç)
“İNANIN UTANDIM, KAHROLDUM”
Hasan Sarıçiçek: Soruyorum… Maccabi Tel Aviv karşısında dün gece Beşiktaş ruhuyla oynayan ve siyah beyazlı formanın hakkını vermeye çalışan kaç futbolcu vardı sizce sahada? Kaleci Mert, Semih biraz da çabukluğuyla Rafa Silva. Gerisi, “Maç bitse de gitsek” havasında; ağır, isteksiz ve hem rakipten hem de oyundan uzaktı. Yazık! İnanın utandım, kahroldum! Rashica’yı, Mario’yu, Uduokhai’yi. İmmobile’yi tanıyamadım. Savunmada Paulista da sakatlanınca topu alan Maccabi Tel Aviv’li oyuncu kaleci Mert’le karşı karşıya kaldı. Kaanichowsky, ardından D. Peretz ve ikinci yarıda Weslley… Rafa Silva’nın golüne bile sevinemedik. (Türkiye)
“VEDA ETME ZAMANI GELDİ”
İbrahim Yıldız: Macaristan’da oynanan Avrupa Ligi karşılaşmasını 3-1 kaybeden Siyah-Beyazlılar da tehlike çanları çalıyor. Değişimin şart olduğunu herkes söylüyor. Böyle gitmeyeceği ortada. Yönetimdeki belirsizlik, başkanın istifası, yönetimdeki ayrılıklar kaos ortamının derinleştiriyor. Beşiktaş hiç zaman kaybetmeden sorunu çözecek bir yol bulmak zorunda. Futbolcular sahada oynamaktan çok, dışarıda ne oluyor sorusunun yanıtını bulmaya çalışıyor. Negatif motivasyon fiziksel güçlerini de yok etmiş. Hollandalı teknik adama hemen veda etme zamanı geldi. Hatta geçti. Beşiktaş, zaman kaybetmeden gerçekçi kararlar almak zorunda. Geç kalmak, Beşiktaş’ı daha da belirsiz bir ortama sürükler. [Habertürk]
“BEŞİKTAŞ MAÇLARI İŞKENCE OLDU”
Oktay Derelioğlu: Yenen 3 gol tek kelimeyle evlere şenlik. Orta saha Rafa Silva dışında bal yapmayan arı gibi. Immobile gibi bir golcü bile penaltıyı kaçırıyorsa varın gerisini siz düşünün. Bu kadar vurdumduymaz bir oyun görmedim.
Takım mücadele etmekten aciz. Üzerlerinde Beşiktaş forması olduğunu unutmuşlar. Beşiktaş maçlarını izlemek artık bir işkence oldu. Takımı bu duruma getirenlerden hesap sorulsun. (Takvim)
“BÜTÜN KREDİSİNİ TÜKETTİ”
Fatih Doğan: Beşiktaş bu değil. Performansı bu olamaz. İster motivasyonsuz ister ruhsuzlar diyelim bu oyunu ve skoru da karşılamaz. Bronckhorst, oyunu okuma ve çözüm üretme konusunda çok formsuz, çaresiz. Umudun olmadığı yerde nasıl gelecek inşa edilir. Hollandalı teknik adam, taraftar nezdinde bütün kredisini tüketti. Hasan Arat’ın, Hüseyin Yücel’e havale ettiği ateşten gömlek kimi yakar bilinmez ama ilk yanan Bronckhorst olur, gitmelidir. (Sabah)
“HAVASI KAÇMIŞ BİR BALON GİBİ”
Ali Gültiken: Maçı kazanmak veya kaybetmek ayrı bir şey, bunun yanında bu kadar kendi gerçekliğinden kopmuş olmak daha farklı bir durum. Beşiktaş, bu görüntüsüyle içindeki havasının çoğu alınmış, pörsümüş bir balona dönmüş vaziyette. Sezon başındaki gerçek havasının ve görüntüsünün çok uzağında. Krizler ve kayıplar büyük takımlarda uzun sürmemeli ve Beşiktaş bir önce toparlanmalı… (Sabah)
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“YUNUS-BARIŞ’TAKİ DÜŞÜŞÜN NEDENİ…”
Uğur Meleke (Hürriyet): Galatasaray’ı ağırlayan AZ takımı, bir geçiş sürecinin içinde. U19 takımı UEFA Youth League şampiyonu oldu; Barcelona’yı 3-0, Real’i 4-0, Eintracht ve Hajduk’u 5-0 yenerek kazandılar kupayı. Alkmaar yönetimi de o süper gençleri A takıma dahil etti. Bu arada Reijnders, Kerkez, Pavlidis, Karlsson gibi starlarını da büyük takımlara sattı. Tabii ki teknik direktörlük görevine de, U19’ları Avrupa şampiyonu yapan Martens getirildi. Biz 22 yaşındaki Metehan’ı çocuk kabilinden değerlendiriyoruz ama dün o oyuna girdiğinde, 2002 ve sonrası doğumlu tam 6 Alkmaarlı vardı sahada! Dün Galatasaray’ın performansı, 3 hafta önce Alkmaar’da ikinci yarıda tükenen Fenerbahçe’ye göre elbette daha iyiydi. Ancak Okan Buruk’un 3-5-2 ısrarı, bence hem savunmadaki dağınıklığın, hem de 100 metrede oynamakta güçlük çeken Yunus-Barış’taki düşüşün nedeni.
“ORKESTRA ŞEFİ”
Levent Tüzemen (Sabah): Okan Buruk eğer Galatasaray’ı 3’lü defans ile oynatacaksa üçlünün göbeğinde mutlaka Davinson Sanchez oynamalıdır. AZ Alkmaar önünde iki farklı Galatasaray izledik. İlk yarı üretemeyen, çok pas hatası yapan, rakibe orta alanda geniş alan bırakan ve kalesinde tehlikeler yaşayan bir Galatasaray vardı. Osimhen’in istekli hali, çalışkanlığı ve attığı gol ilk yarı için kötü oyuna moral getirdi. Okan Buruk ikinci yarı ne yaptı? Sanchez 3’lünün göbeğine geldi, Nelsson çıkıp Metehan girdi ve sağ savunmaya yerleşti. Bu hamle Galatasaray’ın asık yüzünü güleç hale getirdi. Sanchez’in geriden oyunu yönetmesi Sara’yı da Mertens’i de Yunus’u da toparladı. Sanchez orkestra şefi gibi arkadaşlarını uyumla yönetti.
“G.SARAY’I KAFASINDA BİTİRMİŞ”
Zeki Uzundurukan (Fotomaç): Galatasaray, daha maça ısınamadan golü kalesinde gördü. Yenilen golde tutabileceği topu çelen Muslera’nın ve golü atan Ruben van Bommel’e hamlede geç kalan Nelsson’un ortaklaşa hatası vardı. Nelsson belki ki kafasında Galatasaray’ı bitirmiş. Nerde o eski savaşçı Nelsson! O yüzden ocak ayında 3’e 5’e bakmadan gönderilmeli. Zaten kendisi de gitmek istiyormuş… Çok arar Galatasaray’ı…
“OKAN BURUK HARAKİRİ YAPTI”
Ömer Üründül (Sabah): Okan Buruk’un sahaya çıkardığı ilk 11, bu tip fizik açıdan güçlü ve hızlı takımlara karşı tam bir harakiriydi. Çift santrfor da nereden çıktı? Madem İcardi’den sonra çift santrforla devam etmek istiyordun neden Bodrum maçına böyle başlamadın? Gelelim en büyük hataya… Nelsson yedek kaldığı için zihinsel ve fiziksel hazır değil. 3’lü defansa monte ediyorsun hem de ortasına! Bu şekilde Sanchez’in süpürücülüğü de hayal oluyor. Metehan-Nelsson değişikliğine gidip Sanchez’i orta stopere çekti. Sonra da Batshuayi çıkarıp çift santrfora son verdi . Sonuçta yine Okan Buruk’un şansı dün gece de devam etti. Genç ve acemi rakip ilk yarı bulduğu rekor fırsatları değerlendiremeyince önemli 1 puan kazanıldı. Tabii ki bu eleştirileri yaptık ama kazanan her zaman haklıdır!
“GALİBİYET OLMALIYDI”
İbrahim Yıldız (Habertürk): Avrupa Ligi’nde Az Alkmaar ile 1-1 berabere kalan Galatasaray iyi oyununu galibiyetle taçlandıramadı. Karşılaşmanın ikinci yarısı G.Saray’ın üstünlüğü altında geçti. Pas organizasyonu, kenar ortalar her an gol olabilecek beklentisi yarattı. Galatasaray bir puan alsa da, galibiyeti kaçırdığına üzüldü elbette. Oynadıkları güzel oyunun karşılığı galibiyet olmalıydı.
“HAKEMİN OYNATMA ÇABASI YÜKSEKTİ”
Mustafa Çulcu (Sabah): Romenlerin büyük umut bağladığı 35 yaşındaki hakem Horatiu Mircea Fesnic futbolu oynatma çabası yüksek ve koşan bir hakem. Maçın başında Mertens penaltı beklentisi içinde kendini attı, sarı kart görmeyerek ucuz yırttı. 2 dakika sonra benzer pozisyonda rakip Van Bommel sarı gördü. Yardımcı hakemin tespiti ile 12’de Abdülkerim’in yüzüne yasaklanmış eylemi yapan Lahdo’ya faul verildi ancak sarı çıkmadı. 61’de Mertens’e kontrolsüz giren Penetra’ya sarı kart göstermemesi futbolun içinden gelen bir hakem için kabul edilemez hataydı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>FIFA’dan yapılan açıklamaya göre, 9. FIFA En İyiler Ödülleri için dünyanın dört bir yanındaki futbolseverler artık FIFA En İyi Erkek 11’i ve FIFA En İyi Kadın 11’i de dahil olmak üzere birçok kategoride oy kullanabilecek.
Inter forması giyen milli futbolcu Hakan Çalhanoğlu da FIFA En İyi Erkek 11’i için aday gösterilen oyuncular arasında bulunuyor.
FIFA The Best Yılın Futbolcusu ödülü adayları belli oldu. Adaylar, 21 Ağustos 2023 – 10 Ağustos 2024 tarihleri arasındaki performanslarına göre seçildi. Ödül ise ocak ayında sahibini bulacak.
Yılın futbolcusu adayları arasında Al-Nassr’da forma giyen Cristiano Ronaldo yer almadı. FIFA The Best yılın futbolcusu ödülünü geçtiğimiz yıl Inter Miami forması giyen Lionel Messi almıştı.
İşte yılın futbolcusu adayları:
Vinicius Junior
Federico Valverde
Toni Kroos
Lionel Messi
Rodri
Lamine Yamal
Kylian Mbappe
Florian Wirtz
Erling Haaland
Dani Carvajal
Jude Bellingham
YILIN TEKNİK DİREKTÖRÜ ADAYLARI
Xabi Alonso
Pep Guardiola
Luis de la Fuente
Carlo Ancelotti
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ordu’nun Gölköy ilçesinde yarın kar nedeniyle tüm okullarda, Mesudiye ve Akkuş ilçesinde ise bazı okullarda eğitime bir gün ara verildi.
Valilikten yapılan açıklamada, kentin yüksek kesimlerinde don riski ve buzlanma olduğu belirtildi.
Açıklamada, Gölköy ilçesindeki okulların tamamında, Akkuş ilçesinde Kurtboğaz ve Yeşilgüneycik mahallerindeki okullar hariç diğer eğitim öğretim kurumlarında, Mesudiye ilçesinde ise taşımalı eğitim yapılan okullarda 28 Kasım Perşembe günü eğitim öğretime ara verildiği bildirildi.
Tamamen ve kısmen eğitim öğretime ara verilen ilçelerde, engelli ve hamile kamu görevlilerinin de aynı gün idari izinli sayılacağı kaydedildi.
VAN
Van’ın 3 ilçesinde hava koşulları nedeniyle yarın eğitime ara verildi.
Valilikten yapılan açıklamada, Meteoroloji 14. Bölge Müdürlüğünün yaptığı değerlendirme sonucu Van’da gece ve yarın sabah saatlerinde hava sıcaklığının sıfırın altında 6 dereceye düşeceğinin öngörüldüğü belirtildi.
Bu nedenle kentte buzlanma ve don olayının meydana geleceğine yer verilen açıklamada, “Kara ulaşımında oluşabilecek olumsuzluklardan dolayı öğrencilerimizin ve öğretmenlerimizin can güvenliğini tehlikeye atacak olası kaza riskine karşı 28 Kasım Perşembe günü İpekyolu, Edremit ve Tuşba ilçelerine bağlı resmi ile özel tüm örgün ve yaygın eğitim kurumlarında eğitim öğretime bir gün süreyle ara verilmiştir. Ayrıca hamile ve engelli kamu personeli de bir gün süreyle idari izinli sayılacaktır.” ifadelerine yer verildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Başkent Tunus’taki Tunus Belediye Tiyatrosu’nda sahnelenen Nikolay Vasilyevic Gogol’un eseri “Palto” isimli tiyatro oyununu, Tunus’taki misyon temsilcileri ile ülkede yaşayan Türkler ve Tunuslu sanatseverler izledi.
Oyunun kahramanı Akakiy Akakiyeviç’in eski paltosu yerine elindeki tüm parayla diktirdiği paltosunu çaldırmasının ardından, çalınan paltosunu bulmak için verdiği mücadelenin anlatıldığı, Abdullah Arif Atalay’ın yönetmenliğindeki oyunda Yılmaz Karakuzu, Özlem Çiftçi Sak, Özlem Uslu, Ergenekon Cemil Başdoğan, Onur Emre Teber, Halit Burak Günuğur ve Berkay Alkan rol alıyor.
Büyükelçilik personeli ile oyunu izleyen Türkiye’nin Tunus Büyükelçisi Ahmet Misbah Demircan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, “Ülkeler arasındaki ilişkinin çok değişik yöntemleri var ama kültür en etkilisi. Türkiye ile Tunus arasında kültürel ve tarihi bağlar çok derin. Bugün bu bağları tazeleyen güzel bir etkinliğe hep birlikte imza atıyoruz. Tunus’ta kültürel faaliyetlerde aktif olmaya devam edeceğiz.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Müdürlükten yapılan açıklamaya göre, Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğüne bağlı Gaziantep Vakıflar Bölge Müdürlüğünce Kahramanmaraş’ta bir otelde 18 çocuk için sünnet töreni yapıldı.
Gaziantep Vakıflar Bölge Müdürü Erdoğan Tunç, törende, böylesi etkinliklerle hem vakfiye şartlarını yerine getirmenin ve gelenekleri yaşatmanın huzurunu hem de hayır ve bereketi paylaşmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti.
Sultan 2. Beyazıd Vakfı’nın vakfiyesinde, “ülke çapında aileler belirlenip, çocuklarının sünnet cemiyetinin yapılması” hayır şartının yer aldığını belirten Tunç, şunları aktardı:
“Böylesi yardımlaşmaları hayır şartı haline getiren binlerce vakfımız var. Ne mutlu ki, yardım konusunda her şeyi en ince ayrıntısına kadar düşünen ve bunu nezaketle gerçekleştiren bir ecdadımız olmuş. İşte biz de bugün burada, ecdadımızın iyilik mirasını paylaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Vakıflar, ‘iyilik ve takvada yarışınız’ ilahi emrinin tecessüm etmiş halidir. Çok şükür ki Vakıflar Genel Müdürlüğümüz bu doğrultuda, ihtiyaç duyulan her an, vakıf kültürünün ve geleneğinin gerektirdiği şekilde çalışmaktadır. Genel Müdürlüğümüz bu iyilik yarışında tüm vakıflarımızın en güçlü destekçisidir. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da bu tür etkinliklerle geleneklerimizi yaşatmaya vesile olacak, hep birlikte dayanışmayı, yardımlaşmayı artıracağız.”
Gönülden gelen bir samimiyet ve gayretle ortaya konulacak çalışmaların bereketinin çoğaltacağını ve millet olarak bağların güçlendireceğini kaydeden Tunç, bu paha biçilemez birlikteliğe güç vermeye, destek olmaya davet edeceklerini ekledi.
Çocuklara yönelik çeşitli etkinliklerin düzenlendiği programda, ayrıca çocuklara bisiklet ve takı hediye edildi.
Programa Kahramanmaraş Vali Yardımcısı Muhammed Akın, İl Kültür Müdürü Ayten Şenel, Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanı Ayşe Taşkıran, çocuklar ve aileleri katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ESKİŞEHİR’de seramik sanatçısı Merve Bekket (35), ev hanımı annesi Nuran Bekket’e (59) mesleğini öğreterek birlikte atölye kurdu. Seramikten hediyelik eşyaların yanı sıra otellere pano, seramik rölyefler ve özel tasarımlar yapan anne-kız, açtıkları dükkanda ürünlerini satıyor. Nuran Bekket, “Üretimi ikimiz beraber yapıyoruz, o kendi tasarımlarını yapıyor, ben kendi tasarımlarımı yapıyorum” dedi.
Merve Bekket, 2012 yılında Isparta’da Süleyman Demirel Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik ve Cam Bölümü’nü bitirdikten sonra memleketi Eskişehir’e döndü. Bir süre farklı alanlarda çalışan Bekket, cam ve seramik ürünler tasarladığı atölyesini açtı. Gelen taleplere yetişemeyen Merve Bekket, yardım istediği annesi Nuran Bekket’e de kısa sürede mesleğini öğretti. Anne-kız seramik ustası olurken, atölyede ürettikleri tasarımları da birlikte durdukları dükkanda satmaya başladı.
‘ÖNCE KÜÇÜK BİR ATÖLYE KURDUM’
Üniversiteyi bitirdikten sonra bir süre farklı yerlerde çalıştığını söyleyen Merve Bekket, “Tabii herkes mezun olunca hemen iş bulamıyor maalesef. Öyle olunca da ben de birkaç yerde çalıştım. Sonra artık kendi şirketimi kurdum. Önce küçük bir atölye kurdum, ondan sonrasında yavaş yavaş 7 kadın birlikte kadın kooperatifi kurduk, sonra da tarihi Odunpazarı evlerinin bulunduğu turistlik alanda dükkanı satış ofisi haline getirdik. Atölyemde ürettiğim ürünleri burada satmaya başladım” dedi.
‘ANNEM ÇOK ÇABUK ADAPTE OLDU’
Gelen taleplere yetişemediği için annesi Nuran Bekket’ten yardım istediğini anlatan Merve Bekket, “Annem yardım ederken gördüm ki bu konuya çok yatkın. Kısa süren bir eğitim sürecinin ardından mesleğimi anneme de öğrettim. Şimdi birlikte kurduğumuz atölyede kendimize özgü seramik hediyelik eşyalar, pano, seramik rölyefler ve özel tasarımlar yapıyoruz. Annemin de el işi konusunda bir geçmişi var, işte dikiş yapıyor, boyamalar yapıyor. Öyle olunca da annem de ister istemez çok çabuk adapte oldu. Kendisi de tasarımlar yapmaya başladı. Daha sonra annem ‘Merve şu tasarım çok güzel, bunu da yapalım, şunu da yapalım’ derken bir başladık, beraber devam ediyoruz. Sadece seramik hediyelik eşya değil, oteller için de panolar, seramik rölyefler, özel tasarımlar yapıyoruz. Ayrıca seramik dersleri, ebru dersleri ve çini dersleri veriyorum. Annemle iş arkadaşı olduğum için çok mutluyum” diye konuştu.
‘YENİ ŞEYLER ÜRETMEYİ ÇOK SEVDİM’
Ev hanımı olduğu için daha önce hiç çalışmadığını ancak seramik tasarımı öğrendikten sonra çok sevdiğini söyleyen Nuran Bekket de kızıyla birlikte çalışmanın kendisini çok mutlu ettiğini söyledi. Atölyede hevesle çalıştığını ve yeni tasarım yapmanın çok harika bir duygu olduğunu anlatan Bekket, “Kızımın yoğunluğundan dolayı yetiştiremediğini görünce yardım etmek istedim. Ondan sonra fincanların kulplarını takmaya başladım. Seramik tasarımı, yeni şeyler üretmeyi çok sevdim. Hiç çalışmadım, ev hanımıyım. Daha önce Halk Eğitim Merkezi’nde boyama ve dikiş kursuna gitmiştim. El yatkınlığım belki de oradan geliyor. Üretimi ikimiz beraber yapıyoruz, o kendi tasarımlarını yapıyor, ben kendi tasarımlarımı yapıyorum” dedi.
Haber-Kamera: Sarp DEMİRHAN/ESKİŞEHİR,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MUĞLA – 1919 yılında İtalyanlar tarafından Muğla’nın Yatağan ilçesi ile Aydın’ın Çine ilçesi arısında sevkiyat yapmak amacıyla kaynak kullanmadan ısıya duyarlı yapılan tarihi demir köprü 2008 yılında mermer blok taşıyan kamyonun geçişi sırasında çökmüştü. 16 yıl aradan sonra Ulaştırma Bakanlığı Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından tarihi demir köprü aslına uygun olarak tekrar yapılıyor.
İtalyanların Muğla’yı işgali sonrası 105 yıl önce Aydın Çine ilçesine ulaşımın sağlanması ve malzeme taşınması için İtalyanlar tarafından yapılan Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulunca tescilli tarihi Kayırlı demir köprü, 2008 yılında mermer blokları taşıyan bir kamyonun köprüden geçişi esnasında çöktü.
Tescilli tarihi köprünün yıkılmasının ardından köprüyü mahallelerinin ulaşımında kullanan 5 kırsal mahalle sakini mahallerine ulaşabilmek için 5 kilometre daha fazladan yol gitmek zorunda kalıyordu. Yava, Memişler, Kayırlı, Kocamustafalar ve Çobanlar mahallelerinde yaşayan vatandaşların ilgili kurumlara yaptıkları başvurmalarına rağmen köprünün tescilli yapı olması nedeniyle sonuç alamamışlardı.
Tarihi demir köprü Ulaştırma Bakanlığı Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından 2024 yılının başlarında aslına uygun bir şekilde yapımı için ihaleye çıktı. İhaleyi alan yüklenici firma aynı zamanda Çine sınırları içinde yer alan Adnan Menderes Barajının en büyük su kaynağının bulunduğu Dipsiz çayının üzerindeki tarihi demir köprüde çalışmaları tamamlamak üzere.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Beşiktaş Kulübü, Futbol Genel Koordinatörü Samet Aybaba ve yönetim kurulu danışmanı Brad Friedel ile yollarını ayırdıklarını duyurdu.
BEŞİKTAŞ’TAN AÇIKLAMA
Siyah-beyazlı kulüpten yapılan yazılı açıklamada şöyle denildi:
“Futbol Takımları Genel Koordinatörümüz Samet Aybaba ve Yönetim Kurulu Danışmanımız Bradley Howard Friedel ile yollarımızı ayırmış bulunmaktayız. Kulübümüze hizmetleri nedeniyle Samet Aybaba ve Bradley Howard Friedel’a teşekkür eder, bundan sonraki kariyerlerinde başarılar dileriz”

Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Fatih Yıldırım
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Süper Lig’in 13. haftasında Trabzonspor, Adana Demirspor’u 5-0 yenerek ligde 3 hafta aradan sonra galip gelmeyi başardı.
Şenol Güneş, karşılaşmanın ardından mücadeleyi ve galibiyeti değerlendirdi.
“Zor dönemden geçtiğimizi biliyorum. Bu maçı kazanmak önemli. Bize yakışmayan bir durum var. Takım oluşturmamız gerekiyor. Bizim için çok kayıplar oldu. Golü erken bulmamız avantaj oldu. Bütün oyuncular görevlerini yapmaya çalıştı ve iyi niyetle oynadı. Kazanmayı hak ettiğimiz bir maç oldu. Tüm oyuncuları tebrik ediyorum. Taraftar da oyuncularla beraberdi. Devamının gelmesi gerekiyor. Soyunma odasında herkesin mutlu olduğunu görüyorum. Kaybettiğimizde umutlarımızın kırıldığı anlar vardı. Pes etmeden devam etmek lazım. Sonuç iyi, bunu unutup Alanyaspor maçına hazırlanmaya başlayacağız” ifadelerini kullanan Güneş, ilk kez forma giyen futbolcularla ilgili soruya şu yanıtı verdi:
Milli takım arası avantaj oldu onlara. Olumlu işaretler vardı, düşünceler önemli. Aşağıdan gelen oyuncular da var. Takımın aynı duyguyu paylaştığını görüyorsun sahada. Bu önemliydi. Bu güçlü rakiplere karşı daha zor olacaktır.
“ALTERNATİF OYUNCULARIMIZI YERLİ YAPMAK İSTİYORUZ”
Adana Demirspor karşısında süre alan altyapı oyuncularıyla ilgili ise Güneş, “Bizim altyapıdan Poyraz ve Salih var. Salih’in çok yetenekli oyuncu olduğunu düşünüyorum. Kadro için de tuttuğumuzda transferlerimiz ona göre değişecek. Alternatif oyuncularımızı yabancı yerine yerli yapmak istiyoruz. Önemli olan o duyguyla sahaya çıkmaları, oynayanların yüzde yüzünü sahaya vermesi. Olumlu yanları var, umarım takıma yansır” şeklinde konuştu.
Göktürk Sönmez
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
MLS ekiplerinden Inter Miami, teknik direktörlük görevine Javier Mascherano’yu getirdiğini açıkladı.
ABD kulübünden yapılan açıklamada, “Arjantin ve Barcelona efsanesi Javier Mascherano yeni baş antrenörümüz olarak atandı. Miami rüyasına hoş geldiniz” ifadelerine yer verildi.
BARCELONA’DAN 4 TAKIM ARKADAŞI
Javier Mascherano, futbolculuk kariyerinde şu anda Inter Miami’de forma giyen Jordi Alba, Sergio Busquets, Luis Suarez ve Lionel Messi ile Barcelona’da birlikte oynamıştı.
ARJANTİN U20 TAKIMINI ÇALIŞTIRDI
Son olarak Arjantin U20 takımında görev yapan 40 yaşındaki teknik adam, çıktığı 4 maçta 3 galibiyet ve 1 beraberlikle 10 puan topladı ve maç başına da 2.50 puan ortalaması yakaladı.


Göktürk Sönmez
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türkiye Futbol Federasyonu, Süper Lig’in 13. haftasında tek karşılaşmanın Video Yardımcı Hakem kaydını paylaştı.
Eyüpspor – Rizespor maçının VAR kaydı Youtube hesabından ses ve görüntülü olarak yayınlanırken alınan kararlar şöyle:
Eyüpspor – Rizespor müsabakasının 90+1. dakikasında hakem Ali Şansalan, Eyüpspor lehine faul verirken Amir Hadziahmetovic’e sarı kart gösterdi.
VAR’dan gelen uyarı sonrası pozisyonu izleyen Şansalan, Hadziahmetovic’in Melih’e kural dışı müdahalede bulunduğu gerekçesiyle sarı kartı iptal etti ve doğrudan kırmızı kartla oyun dışında gönderdi.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Göktürk Sönmez
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(HATAY) – 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü kapsamında kadınlar Türkiye’nin dört bir yanında eylemdeydi. Antakya’da da sokağa çıkan kadınlar, depremin üzerinden 21 ay geçmesine rağmen hala aydınlatılmayan karanlık sokaklarda yürüdü. Kadınlar, “Bu şehri kadınlar aydınlatacak” sloganı attı.
Defne ilçesi Aşağıokçular mahallesinde toplanan kadınlar 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü kapsamında “jin jiyan azadi”, “kadınlar birlikte güçlü” “mare haya hürriya” “bu kenti kadınlar aydınlatacak” sloganları, alkış ve zılgıtlarla yürüdü. Kadınlar adına açıklama yapan Yaren Sakar, hem Türkiye hem dünyada hükümetlere başkanlık eden otoriter liderlerin; cinsiyetçi, dinci, milliyetçi ideolojileriyle kadının bedenine, kimliğine ve emeğine dönük saldırılarını sürdürdüğünü belirtti.
Kayıp kadınların, şüpheli ölümlerin, intiharların arttığı bu dönemde Türkiye’nin tüm kentlerinden okul önlerinden üniversite kampüslerine mahallelerden kent meydanlarına kadar örgütlü ses yükseldiğini vurgulayan Sakar, kadın cinayetlerinin münferit değil politik olduğunun altını çizerek şöyle konuştu:
” İstanbul Sözleşmesi’ni feshederek, 6284’ü etkin uygulamayarak, kadınların güvenli ve güvenceli yaşamasına dönük politikalar geliştiremeyen iktidarın var olanlara saldırdığını kaydeden Sakar, “Bizler kadına yönelik şiddetin münferit olmadığını biliyoruz. Bu düzen erkek yargısıyla tetikçilerini, iyi halden, kanıt yetersizliğinden serbest bırakıyor ve cezasızlık zırhıyla koruyor. Hayatta kalmak için kendini savunmak zorunda kalan kadınlara ise verebileceği en ağır cezaları veriyor.”
Deprem bölgesinde kadınların ve çocukların yaşadıkları sorunları da aktaran Sakar açıklamasında şunlara değindi:
“Toplu ulaşım hala yok. Hayatımızı güvenli olmayan konteyner kentlerde 21 metrekarenin içine sığdırmaya çalışanlardan, bizlerin ve çocuklarımızın yaşadığı şiddeti, tacizi görmeyenlerden hep birlikte hesap soracağız. Verdiğimiz mücadeleyi, kazanımlarımızı değersizleştirmeye, hayatlarımızdan ve haklarımızdan çalmaya çalışan iktidarlara inat evlerimizde, işyerlerimizde, konteynerlerimizde sesimizi yükseltiyor ve artık yeter diyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(SAMSUN) – 25 Kasım Dünya Kadına Şiddet ile Mücadele gününe Samsun Barosu tiyatro kulübü, Düşevi Oyuncuları tiyatrosundan oyuncu Ferda Kaynar’ın yazdığı “3. Sayfadan Kadın Hikayeleri” tiyatro oyunuyla destek verdi.
25 Kasım dünya kadına şiddet ile mücadele günü nedeniyle Samsun’daki Düşevi Tiyatrosu’nun oyuncularından Ferda Kaynar’ın yazdığı, “3. Sayfadan Kadın Hikayeleri” oyununu, Samsun Barosu Tiyatro kulübü Samsun Adliyesi İsa Fidan salonunda avukatlara ve adliye personeline sergilendi.
25 Kasım dünya kadına şiddet ile mücadele gününde 3. Sayfadan kadın hikayeleri oyununu yöneten ve oynayan Avukat Hilal Serdar, şu açıklamalarda bulundu:
“Bugün için özel bir oyun hazırladık. “3. Sayfadan kadın hikayeleri” Bu oyuna tiyatro kulübümüzle birlikte hazırlandık. Kadın hakları komisyonumuz tarafından bu oyunun sergilenmesi konusunda bir karar almıştık. Kadına karşı uygulanan her türlü şiddete karşı burada temsil edeceğiz. Kadınların sesi olmak için, burada bizde kendi sesimizi çıkartacağız. Bugün bu yüzden burada bulunmaktayız. Bu oyun çok zordu bizim için, çok kısa bir sürede çalışmamız gerekti. Ancak çok maalesef tanıdık olduğumuz şeyler olduğundan dolayı, içimizden gelerek çalıştık. Bu yüzden oyunun hazırlanması noktasında duygusal anlamda çok zorlanmışta olsak maalesef zihinsel anlamda bu oyunu oynamaya çok hazırdık.”
Oyunculardan Avukat Kübra Akça, “Öncelikle bu oyunun teksini bizimle paylaşan oyunla ilgili alt yapı çalışması yapmamıza yardımcı olan, Düşevi Sanat Merkezine teşekkür ediyoruz.” dedi.
“Kadınlara yalnız olmadıklarını söylemeye çalışıyoruz”
25 Kasım dünya kadına şiddet ile mücadele gününde 3. Sayfadan kadın hikayeleri oyununun hazırlanıp sergilenmesiyle ilgili olarak Samsun Barosu Başkanı Avukat Pınar Gürsel Yıldıran’da şunları söyledi.
“Öncelikle dayanışma ve farkındalık yaratmaya ihtiyacımız olan böyle anlamlı bir günde bizlerle birlikte olduğunuz için basınımızın değerli temsilcimize teşekkür ediyoruz. 25 Kasım aslında çok acı bir kaybın hatırasını taşır. Dominik Cumhuriyeti’nin diktatörlükle yönetilmesine karşı mücadele veren 3 kız kardeşin Maribal adıyla bilinen 3 kız kardeşin hedef gösterilerek öldürülmesinin yıl dönümüdür. 1999 yılında Birleşmiş Milletler genel kurulu kadına yönelik şiddete karşı uluslararası mücadele günü olarak bugünü kabul etmiştir. Bizler kadına yönelen şiddetle mücadele den kurumlar olarak öncelikle Samsun Barosu Kadın Hakları komisyonu ve dava takip komisyonu olarak, farkındalık yaratmaya çalışıyoruz. Mahallelerde kadınlarımıza haklarıyla ilgili eğitimde veriyoruz. Şiddeti önlemeye çalışıyoruz. Ancak bu şiddet vuku bulduysa adalet yolunda da ellerinden tutuyoruz. Davalarını takip ediyoruz. Ne yazık ki verilere baktığımızda sadece Ekim ayında 48 tane kadın cinayetine kurban gitti. Yaşamdan kopartıldı. Böyle günlerde daha çok katılımlarla farkındalığı arttırmalıyız.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KAYSERİ – Kayseri’de Kadın İşbirliğini Geliştirme Derneği üyesi kadınlar, şiddete karşı farkındalık oluşturmak amacıyla tiyatro oyunu sahneledi.
Kadın İşbirliğini Geliştirme Derneği tarafından oluşturulan ve kadına yönelik şiddeti içeren ‘Bana Ellerini Ver’ tiyatro oyunu Melikgazi Belediyesi Tiyatro Salonu’nda sergilendi. Tiyatro gösterisine Talas Kaymakamı Yaşar Dönmez, STK temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. Oyun hakkında bilgi veren dernek Başkanı Dr. Sema Karaoğlu, tiyatro alanında ilk deneyimleri olmasından dolayı dernek olarak çok heyecanlı olduklarını söyleyerek, “Bugün 25 Kasım kadına şiddete karşı mücadelede uluslararası bir gün. Bizde bugün bu farkındalık gününde bir farkındalık yapmak istedik. Bu benim ilk yönetmenlik deneyimim olacak. Biz bir eser yapalım ama bu tamamen Kadın İşbirliğini Geliştirme Derneği’nden çıksın istedik. Yazanı da, yöneteni de, oyuncuları da oradan olsun istedik. Canlandıracağımız karakterlerin hepsi gerçek hayattan esinlenilmiş karakterler. Bugün burada bir drama izleyeceğiz. Ancak bir umutla bitirmek istiyoruz” şeklinde konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
CHP Ankara Kadın Kolları İl Başkanlığı, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde yürüyüş düzenledi. Kadınların slogan atarak ve meşale taşıyarak yaptığı yürüyüşe CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya da katıldı. İktidarı, İstanbul Sözleşmesi üzerinden sert ifadelerle eleştiren Kaya “CHP iktidarında İstanbul Sözleşmesi’ne geri dönülecek. 6284 etkin uygulanacak” ifadelerini kullandı.
Hacı Bektaş-ı Veli Parkı’nda konuşan Kaya şunları söyledi:
“Kadın yol arkadaşlarımızla eşitlikçi erkek yol arkadaşlarımızla “İstanbul Sözleşmesi yaşatır” sloganlarıyla hep birlikte Mamak’tan ses yükseltiyoruz. Yasımızı isyanımızla Türkiye’ye duyuruyoruz. Biz öyle Sayın Cumhurbaşkanı’nın söylediği gibi marjinal gruplar da değiliz. Türkiye’nin son yerel seçimlerdeki birinci partisindeyiz. ve o yerel seçimlerden bu yana da birinci partisi olma konumunu halkın nezdinde korumuş bir partiyiz. ve tekrar diyoruz buradan ses yükseltiyoruz. İstanbul Sözleşmesi yaşatır. Biz buraya gelirken Anıtsayaç 411 diyordu. Ki bu sayı sayılardan ötedir. İnsan söylerken içini acıtıyor. Evet bu yılın bugüne kadarki gelen kısmında 411 kadın hayatan ayrıldı, erkek şiddetiyle katiller tarafından hayattan koparıldı. Dönüp bakıyoruz, ‘İstanbul Sözleşmesi sanal bir tartışmadır.’ diyenlere ‘İstanbul Sözleşmesi’nin imzalandığı yıl 102’ kadın katledildi diyor. O günden bugüne bakıyoruz. Rakam katlanarak artmış, dört katına. Şüpheli ölümlerle beş katına. Çünkü hiçbir zaman şeffaf veriyi paylaşmayan bu iktidar kadın cinayetlerini de gizlemeye devam ediyor. Kadın örgütleri mecbur kalıyor, kendi verilerini kendileri toplamaya.
“İktidarınızı korumak için İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçtiniz”
Kadın cinayetleriyle ilgili kafa yormayan AKP iktidarı kafayı İstanbul Sözleşmesi’ne takmış. Buradan tekrar söylüyoruz, İstanbul Sözleşmesi sizin 22 yıllık iktidarınızda yaptığınız en iyi şeydi. Ama ne yaptınız siz iktidarınızı korumak adına, bir seçim uğruna, yüzde birlik bir oyu olmayan ismini dahi buradan anmayacağımız mecliste koltuk işgal eden kadın düşmanlarının, medeni kanun düşmanlarının oyları için o yüzde birlik oy için iktidarınızı korumak için İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçtiniz. Bir gecede hukuksuzca bir kalemde çıktınız ve o günden bu yana da durduramıyorsunuz kadın cinayetlerini. Ne kadın cinayetlerini durdurabiliyorsunuz ne de çocuk katliamını durdurabiliyorsunuz.
“İsminden kadını sildiğiniz bakanlığınız sadece bir tweet atmakla yetiniyor”
İsminden kadını sildiğiniz bakanlığınız sadece bir tweet atmakla yetiniyor. ‘Şiddete sıfır tolerans kadın cinayetleriyle hiç durmadan mücadeleye devam edeceğiz’ peki nasıl mücadele ediyorsunuz? Bir belediye meclis üyesi çıkıyor ve diyebiliyor ki ‘öldüren kadar ölen de suçludur’ diyor. İçişleri Bakanı çıkıyor diyor ki ‘hanımefendiler bizim ikazlarımıza uymayarak kapıyı açtılar ve öldüler’. Yani yine ölenler suçlu. O kadınlar neden o kapıyı açtılar? Kendilerine şiddet uygulayanlara, ölümle tehdit edenlere, acaba neden kapıyı açmak zorunda kaldılar? 3 ay sığınma evinde kaldıktan sonra hayata tutunamayıp tekrar şişddet gördüğü belki de katledileceği eve neden dönmek zorunda kaldılar? Çünkü siz o kadını ekonomik hayata istihdama dahil etmiyorsunuz. O kadını eşitsizlik hayattan koparıyor. O kadını eşitsizlik tekrar katledileceği eve mahkum ediyor. Sizin eşitsizlik politikalarınız kadını bugün katledendir. Bugün kadını özgürleştiren, eşitleştiren politikaları uygulamadığınız için olan yasaları etkin uygulamadığınız için hani diyorsunuz ya ‘Sözleşme değil, yasalar korur’ olan yasayı da 6284’ü de etkin bir şekilde uygulamıyorsun. Eğer etkin bir şekilde uygulasaydınız birçok kadın bugün aramızda olacaktı belki de. Biz bunu biliyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidarında İstanbul Sözleşmesi’ne ilk olarak geri dönülecek. 6284 etkin uygulanacak.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(SAMSUN) – Tez-Koop-İş Sendikası Samsun Şubesi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında yürüyüş düzenledi.
Tez-Koop-İş Sendikası Samsun Şubesi üyeleri, İlkadım ilçesinde bir avm önünde bir araya gelerek 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında yürüyüş düzenledi.
Tez-Koop-İş Sendikası Kadın Meclisi Sözcüsü Fidan Mocik, basın açıklamasında şunları söyledi:
” Türkiye’de kadınlara ve çocuklara karşı şiddet tırmanıyor. Gün geçmiyor ki kadınlar ve çocuklar şiddet görmesin, hatta öldürülmesin! Bu konuda toplumsal duyarlığı, farkındalığı geliştirmek, şiddete karşı mücadele etmek zorundayız. Başta yaşam hakkı ihlalleri olmak üzere şiddetin nedenlerini, türlerini ve şiddeti önleme konusunda devletlere, kamu yöneticilerine, topluma, eğitim sistemine ve tek tek bireylere düşen görevleri öğrenmek ve şiddeti önlemek konusunda ciddi bir uğraşı içinde olmak zorundayız. Niçin 25 Kasım? İşte, şiddete karşı mücadeleyi daha yoğun biçimde tartıştığımız Kasım ayı geldi. 25 Kasım 1960’ta, ‘Mirabal Kardeşler’ olarak andığımız üç kız kardeş, ABD destekli Dominik Cumhuriyeti diktatörü Trujillo’ya karşı çıktıkları için öldürüldüler. Mirabal Kardeşlerin direnişi, bir yandan otoriter rejimlerine karşı mücadelenin, diğer yandan kadına yönelik şiddete karşı mücadelenin sembolü halini aldı. 25 Kasım günü, 1981 yılında Latin Amerikalı ve Karayipli Kadınlar Kongresi; 1999 yılında ise Birleşmiş Milletler tarafın dan Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü olarak ilan edildi. Mirabal Kardeşleri ve yaşam hakkı ellerinden alınan tüm kadınları ve çocukları sevgi ve saygı ile anıyoruz.
“Şiddetten uzak bir dünya için…”
Bugün, dünyanın dört bir yanındaki kadınlar, şiddetten arınmış evler, okullar ve işyerleri, şiddet ten arınmış sokaklar, köyler ve kentler, şiddetten uzak ulusal, yerel yönetimler ve şiddetten uzak bir dünya için seslerini yükseltiyorlar. Kadınlar, her 25 Kasım günü, kadın mücadelesinin bir günle sınırlı olmadığını, her yeni günde var olma mücadelesi verdiklerini eşanlı olarak haykırıyorlar. Türkiye’deki bir kadının sesi, Suriye’deki bir kadınınkine karışıyor. Latin Amerikalı bir kadın, Avrupa’daki kız kardeşleriyle aynı sloganı farklı dillerde hay kırmanın umudunu taşıyor. Şiddetin kaynağı nedir? Bu konu üzerine düşünmek zorundayız! Neden büyük bir çoğunlukla erkekler, gündelik yaşam içinde iletişimin başka bir yolunu bulamazlar da çeşitli tür ve düzeyler de şiddet uygularlar? Bu konuda ortaya çıkarılmış devasa bir bilgi birikimi var. Üniversitelerin kadın çalışmaları ve erkeklik konularına ilişkin çok ciddi araştırmaları bulunuyor.”
Ayrıca KESK Samsun Şubesi’nin binasında yapılan açıklamada ise şunlar kaydedildi:
“İktidarın politikaları sadece kadınları değil çocuklarımızın da hayatlarını ellerinden alıyor”
“Bu ülkenin evleri işyerleri, sokakları, caddeleri, kampüsleri yani yaşamın her alanı biz kadınlar ve çocuklar için suç mahalline dönüştü. Sadece 2024 Ocak ayından bu yana erkekler, 327 kadını, en az 39 çocuğu öldürdü, 240 kadının ölümüyse “şüpheli” olarak kaydedildi. Sadece Ekim ayında ölen 48 kadının yaklaşık yüzde 90’ı iktidarın kutsadığı ailenin üyesi olan erkekler tarafından katledildi. İktidar ne kadar kadın cinayetlerinin sebebini ‘münferit’ olarak göstermeye çalışsa da biz biliyoruz ki Kadın cinayetleri münferit değil politiktir. İktidarın şiddeti meşrulaştırılan ve erkek şiddetini besleyen politikalarıdır. İktidar, İstanbul Sözleşmesi’ni feshederek, 6284’ü etkin uygulamayarak, kadınların güvenli ve güvenceli yaşamasına dönük politikalar geliştirmediği gibi var olanlara saldırıyor. Gerçek adalet değil erkek adaleti işleterek, kadına yönelik şiddet faillerini iyi halden, kanıt yetersizliğinden serbest bırakarak bir cezasızlık zırhıyla koruyor, hayatta kalmak için kendini savunmak zorunda kalan kadınlara ise verebileceği en ağır cezaları veriyor. İktidarın bu politikaları sadece kadınları değil çocuklarımızın da hayatlarını ellerinden alıyor. Sıla, Narin ve daha nice çocuğumuzun mezarı da yine en güvendikleri ‘kutsal aileleri’ oluyor. Sesini asla duyuramayan engelli çocuklar, devletin korumasında olması gereken kimsesiz çocuklar, yurtlarda, tarikat kıskacında cinsel istismarın, şiddetin hedefi oluyor ve kapitalizmin doymayan iştahı yeni doğan bebeklerin kanından besleniyor.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Gaziantep İl Kadın Kolları Başkanı Av. Müge Düşün, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü kapsamında yaptığı açıklamada, CHP’nin iktidara gelmesi halinde Kadın ve Eşitlik Bakanlığı’nı hayata geçireceklerini belirtti. Düşün, açıklamasında kadına yönelik şiddetle mücadelenin temelinin toplumsal cinsiyet eşitliği olduğunu vurgularken, kadın haklarını güçlendirecek politikalarla toplumda adaleti sağlamayı hedeflediklerini ifade etti.
Kadın cinayetlerinin Türkiye’de sistematik bir sorun haline getirildiği vurgulanan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Şiddetten öte artık bir kadın katliamı yaşanıyor. Her gün yasta, her gün isyandayız. CHP, Türkiye’nin 2021 yılında Cumhurbaşkanlığı kararıyla İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesinin, kadına yönelik şiddetle mücadelede önemli bir geri adım oldu. Sözleşmeden çekilmenin, kadınları korumak için geliştirilen kurumsal ve siyasi mekanizmaları zayıflattı. İstanbul Sözleşmesi’ne derhal dönülmesi gerekiyor. Mevcut politikaların kadın haklarını aile politikalarına indirgeyen bir anlayışla yürütülüyor. CHP olarka iktidara geldiğimizde Kadın ve Eşitlik Bakanlığı’nı kuracağız ve kadınların toplumsal yaşamda eşit şekilde yer almasını sağlayacak düzenlemeler yapacağız. Şiddeti durdurmaya yönelik somut adımların ivedilikle atılması gerekiyor. Kadına yönelik şiddetin sadece bireysel bir sorun değildir, toplumsal ve yapısal boyutlarıyla ele alınması gereken bir insan hakları ihlalidir.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında Samsun’da yüzlerce kadın İlkadım ilçesinde toplandı. Samsun Kadın Dayanışması’nın düzenlediği yürüyüş sonrası basın açıklaması yapıldı. Basın açıklamasını Samsun Kadın Dayanışması adına Şafak Aydın, Emel Çakır okudu.
Şafak Aydın “İsyandayız çünkü; kadınlar İstanbul Sözleşmesi uygulanmadığı için öldürülüyor” diyerek şu açıklamalarda bulundu:
“Bugün 25 Kasım. Biz kadınlar dünyanın dört bir yanında eşitsizliği, yoksulluğu, savaşları ve şiddeti üreten erkek egemen kapitalizme karşı isyanımızı meydanlara taşımak, kadın dayanışmasının sınırları aşan gücüyle buluşmak ve itirazımızı hep birlikte duyurmak için sokaklarda ve isyandayız. İsyandayız çünkü; dünya genelinde her gün yüzlerce kadın, yakınındaki erkekler tarafından fiziksel ya da cinsel şiddete maruz bırakılıyor ve öldürülüyor! İsyandayız çünkü; kadınlar İstanbul Sözleşmesi uygulanmadığı için öldürülüyor! İsyandayız çünkü; kadınlar yeterli sığınak ve danışma merkezi açmaya bütçe ayrılmadığı için şiddete mahküm ediliyor ve öldürülüyor. İsyandayız, çünkü on binlerce kadın ve yüzlerce çocuk cezaevlerinde yokluğa mahküm ediliyor. 498 çocuğun anne ve babası tutuklu 706 çocuk ise yasaya aykırı olarak anneleri ile cezaevlerinde büyüyor. Türkiye’de de yıllardır devam eden mücadelemiz geçtiğimiz aylarda önce Narin’e, Sıla bebeğe yaşatılanlar, evlatlarını doyurmak için kağıt toplayan kadının evde bırakmak zorunda kaldığı 5 çocuğun yanarak can vermesi, yine Ayşenur Halil ve İkbal Uzuner’in vahşice katledilmeleri kadınların öfkesini ve mücadele direncini arttırdı. Türkiye’nin tüm kentlerinden okul önlerinden üniversite kampüslerine mahallelerden kent meydanlarına kadar örgütlü bir ses yükseldi Kadın cinayetleri münferit değil politiktir.”
“Devlet şiddeti ise yıllardır hız kesmeden devam ediyor”
SKD adına Emel Çakır’da şöyle konuştu:
“Kadınlar evlerinde, en yakınındaki erkekler tarafından öldürülüyor. 2024’ün ekim ayı son 14 yılın en çok kadın cinayeti işlenen ayı oldu. Bilinen verilere göre 23’ü şüpheli 71 kadın cinayeti yaşandı. Bu cinayetlerin de yarıya yakını evde ve evli olduğu erkek tarafından gerçekleştirildi. İktidarın günden güne büyüttüğü gerici dilin, gerici politikaların en ağır sonuçlarını yaşıyoruz. İstanbul Sözleşmesi’ni fesheden, 6284 ve Medeni Kanun’a saldıran, 9. Yargı Paketi ile saldırılarını yükselten; makbul kadın sınırını aile içine hapseden kadının soyadı tartışmasıyla, toplumdaki varlığını eş ve çocuk üzerinden dizayn etmesiyle, nasıl giyindiği, nasıl yürüdüğü, nasıl kahkaha attığına karışmasıyla bu iktidarın kadınların hayatlarına nasıl bir karabasan gibi çöktüğünü görüyoruz. Şiddeti yaratan toplumsal, ekonomik, politik koşulları unutturmak için gerici açıklamalara sarılıyor ve bahanelerini “laiklik karşıtı ajandaları” için fırsata çeviriyorlar. Devlet şiddeti ise yıllardır hız kesmeden devam ediyor.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kadın İşbirliğini Geliştirme Derneği tarafından oluşturulan ve kadına yönelik şiddeti içeren ‘Bana Ellerini Ver’ tiyatro oyunu Melikgazi Belediyesi Tiyatro Salonu’nda sergilendi. Tiyatro gösterisine Talas Kaymakamı Yaşar Dönmez, STK temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. Oyun hakkında bilgi veren dernek Başkanı Dr. Sema Karaoğlu, tiyatro alanında ilk deneyimleri olmasından dolayı dernek olarak çok heyecanlı olduklarını söyleyerek, “Bugün 25 Kasım kadına şiddete karşı mücadelede uluslararası bir gün. Bizde bugün bu farkındalık gününde bir farkındalık yapmak istedik. Bu benim ilk yönetmenlik deneyimim olacak. Biz bir eser yapalım ama bu tamamen Kadın İşbirliğini Geliştirme Derneği’nden çıksın istedik. Yazanı da, yöneteni de, oyuncuları da oradan olsun istedik. Canlandıracağımız karakterlerin hepsi gerçek hayattan esinlenilmiş karakterler. Bugün burada bir drama izleyeceğiz. Ancak bir umutla bitirmek istiyoruz” şeklinde konuştu. – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Günü” kapsamında düzenlenen söyleşinin açılış konuşmasını yapan CHP Hopa Kadın Kolları Başkanı Şeniz Aytaş şunları söyledi:
“Siyaset yapmaktan da emeğimizin hakkını savunmaktan da vazgeçmeyeceğiz. Eşit, özgür ve demokratik bir gelecek; biz kadınların ellerinde yükselecek. Yaşamın her köşesini sevgiyle, barışla, kardeşlikle ve güvenli bir gelecekle donatmak için mücadelemizi sürdüreceğiz. El birliğiyle dünyayı değiştireceğiz. Cesaret biziz, azim biziz, emek biziz. Biz kadınız. Biz her iki kişiden biriyiz. Bugün burada ortaya konulan görüşler ve işbirliği ruhu, hepimizin bu hayatta ne kadar önemli bir role sahip olduğumuzu bir kez daha gösterecektir.
“Kadın Cinayetleri Politiktir”
Zeliha Yıldırım, Hopalı kadınlar adına yaptığı basın açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Bundan 64 yıl önce, 25 Kasım 1960 tarihinde Patria, Minerva ve Maria Mirabel kardeşler, faşist diktatörlükle yönetilen ülkelerinde özgürlük mücadelesi verdikleri için rejim güçleri tarafından tecavüze uğradılar ve katledildiler. Kadınların bu mücadelesi bize ilham olmaya devam ediyor. Bu hikaye, kadınlara yönelen tüm şiddet biçimlerine karşı direnmenin, mücadele etmenin ve aynı zamanda demokrasi ve eşitlik mücadelesinin sembolüdür. Hem Türkiye’de hem de dünyada hükümetlere başkanlık eden otoriter liderler, cinsiyetçi, dinci, milliyetçi ideolojileriyle kadının bedenine, kimliğine ve emeğine dönük saldırılarını sürdürüyor. Sağ muhafazakar iktidarların kadın bedeni üzerinden yürüttükleri kadın kazanımlarına dönük saldırılar arttıkça kadınların mücadeleleri de büyüyor.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Gaziantep’te gerçekleştirilen basın açıklamasında, İran’dan Hindistan’a uzanan örneklerle otoriter rejimlerin kadın bedenine yönelik baskılarına dikkat çekildi. İran’da Masha Amini’nin ölümünün ardından büyüyen protestolar ve Hindistan’da bir kadın doktorun tecavüz edilerek öldürülmesi sonrası yapılan kitlesel eylemler, kadınların mücadelesine örnek gösterildi.
Açıklamada, kadına yönelik şiddetin münferit olaylar değil, politik bir mesele olduğu vurgulandı.
İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesi ve 6284 sayılı kanunun etkin uygulanmaması nedeniyle kadınların korunmasız bırakıldığı belirtilen açıklamada, “Kadın cinayetleri münferit değil politiktir” sloganıyla, hükümetin erkek egemen politikalarının şiddeti beslediğine işaret edildi. Kadın emeğinin giderek daha fazla sömürüldüğüne dikkat çekilen açıklamada, Türkiye’de kadın işsizliğinin en yüksek seviyelerde olduğu, kadınların güvencesiz ve esnek çalışma koşullarına mahküm edildiği belirtildi. Ekonomik kriz ve artan vergilerin kadınları daha da yoksullaştırdığı ifade edildi.
“Haklarımız İçin Mücadeleye Devam”
Eylem sonrası konuşan Gaziantep MilletvekiliSevda Karaca, iktidarın kadına yönelik şiddetle mücadelede yetersiz kaldığını belirterek, kadınların eşit ve özgür bir yaşam mücadelesini sürdüreceğini vurguladı. İstanbul Sözleşmesi’nin tekrar uygulanması gerektiğini ifade eden Karaca, kadınların yaşadığı can korkusunun asıl sorumlusunun iktidar olduğunu söyledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MERSİN – Mersin’de kadına yönelik her türlü şiddete son vermek ve bu konuda toplumsal bilinç oluşturmak amacıyla bando eşliğinde farkındalık yürüyüşü gerçekleştirildi. Vali Ali Hamza Pehlivan’ın da katıldığı yürüyüş sonunda katılımcılar, bir panoya boyalı ellerinin izini çıkardı, turuncu balonlar uçurdu.
Mersin Valiliği öncülüğünde, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından ‘Kadına Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’ çerçevesinde gerçekleştirilen yürüyüş, Ulu Camii önünden başladı. Vali Ali Hamza Pehlivan, eşi Yıldız Pehlivan, AK Parti Mersin MilletvekiliAli Kıratlı, İl Emniyet Müdürü Kamil Karabörk, İl Milli Eğitim Müdürü Fazilet Durmuş, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Naci Yılmaz ile kadınların da katıldığı yürüyüş, Cumhuriyet Meydanında sona erdi. Katılımcılar, Atatürk Caddesi boyunca bando eşliğinde gerçekleştirilen yürüyüşte, ‘Kadına Şiddete Hayır’ yazılı pankart da taşıdı.
Katılımcılar, Cumhuriyet Meydanında, bir panoya boyalı ellerinin izini çıkardı ve turuncu balonlar uçurdu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSTANBUL – Sancaktepe Belediyesi tarafından, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde “Avrupa Yerel Yaşamda Kadın Erkek Eşitliği Şartı (CEMR)” imza töreni düzenlendi. Törenin ardından basına açıklamada bulunan Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin, “Sancaktepe’yi birçok alanda dünyanın gelişmiş yerel yönetim sözleşmeleriyle entegre şekilde yöneteceğiz” dedi.
Sancaktepe Belediyesi tarafından, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında anlamlı bir etkinlik düzenlendi. Programda ilk olarak “Avrupa Yerel Yaşamda Kadın Erkek Eşitliği Şartı (CEMR)” imza töreni yapıldı.
İmzaların atılmasının ardından Dr. Ayşe Kaşıkırık moderatörlüğünde “Şiddetsiz Bir Hayat Dayanışma ile Mümkün” konulu panel düzenlendi. Panele Medya İletişim Uzmanı Derya Kap, Klinik Psikolog Deniz Karakaya, Mor Çatı Gönüllüsü Ceren Karaca ve Kadın İnsan Hakları Derneği Koordinatörü Dr. Ezel Buse Sönmezocak konuşmacı olarak katıldı. Konuşmacılar, kadın hakları, kadının sosyal ve siyasal hayattaki rolü, kadına yönelik şiddet gibi konularda konuşmalar gerçekleştirdi.
Törende konuşma yapan Sancaktepe Belediye Başkan Yardımcısı Zeynep Karaman, “Yan yana durmanın ve dayanışmanın önemini bir kez daha vurgulamak üzere bu haftayı çeşitli etkinliklerle geçireceğiz. Bugün ilk olarak Avrupa Yerel Yaşamda Kadın Erkek Eşitliği Şartı’nı imzalayarak toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması noktasında önemli bir adım atıyoruz” şeklinde konuştu.
Programın ardından açıklamada bulunan Başkan Alper Yeğin, “Bugün 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü. Biz de Sancaktepe Belediyesi olarak Mayıs ayında Belediye Meclisimizde Avrupa Yerel Yaşamda Kadın Erkek Eşitliği ile ilgili meclis kararımızı almıştık. Bugün de protokolümüzü imzaladık. Sancaktepe’yi birçok alanda dünyanın gelişmiş yerel yönetim sözleşmeleriyle entegre şekilde yöneteceğiz. Bunu da zamanla hep birlikte göreceğiz” dedi.
Avrupa Yerel Yaşamda Kadın-Erkek Eşitlik Şartı
Avrupa Belediyeler ve Bölgeler Konseyi (CEMR), Avrupa’da yerel ve bölgesel düzeyde toplumun tüm kesimlerinin hizmetlerden eşit bir şekilde faydalanmaları amacıyla, 2006 yılında, hem siyasi bir belge hem de pratik bir araç niteliğinde olan “Avrupa Yerel Yaşamda Kadın-Erkek Eşitliği Şartı”nı geliştirdi. Söz konusu Şart, belediye hizmetlerinin planlanması, uygulanması ve izlenmesi süreçlerinde vatandaşların katılımını desteklemekte. Farklı kesimlerin farklı ihtiyaçları olabileceğini ve belediyenin buna göre hizmetlerini şekillendirmesi gerektiğine vurgu yaparak bunu insan hakları temelinde değerlendiren bu şart üç bölümden oluşuyor. Birinci bölümde imzacı tarafların çalışmalarında benimseyeceği temel ilkeler yer alıyor. İkinci bölümde imzacı taraflardan Şart’ın hükümlerinin uygulanması amacıyla gerçekleştirmesi beklenen adımlar bulunuyor. Üçüncü bölüm, yerelde kadın-erkek eşitliğinin sağlanması konusunda somut taahhütleri içeriyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yürüyüşe, DEM Parti Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu, DEM Parti Van MilletvekiliPervin Buldan, Van Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Neslihan Şedal, Barış Anneleri Meclisi üyeleri, kentteki ilçe belediye eşbaşkanları ve meclis üyelerinin yanı sıra çok sayıda kadın katıldı.
Bir avm önünde bir araya gelen kadınlar, Kent Meydanı’na yürüdü. “Öldürdüğün Kadın Öldürdüğün Yaşamdır” dövizi taşıyan kadınlar, sık sık “Jin, jiyan, azadi” sloganları attı.
DEM Parti Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu, konuşmasında şunları söyledi:
“Bugün 25 Kasım kadına yönelik şiddete mücadele gününde Van’da direnen kadınlarla birlikte bir aradayız. 64 yıldır kadınlar meydanlarda sokaklarda alanlarda, erkek devlet şiddetini teşir etmeye devam ediyor. bugün 25 kasımda Amed’den Van’a, Hakkari’den İstanbul’a Ülkenin dört bir yanında kadınlarlar isyan ediyor. Bu hükümetin kadın düşman politikalarına karşı isyan ediyor. bu toplumda yükselen cinsiyetçiliğe karşı isyan ediyor. bu ülkede kendisine oluşturmaya çalışılan sermayenin sömürü düzenine karşı isyan ediyor. ve Dünya’da şuan herkes bir anda bu ülkelerin bu şekilde yönetilme krizine karşı erkek eğemenliğine karşı kadınlar sokaklarda, meydanlarda şiddetin her halini teşhir ediyor.
“Kayyum atamaları ve kadın…”
Sadece 22 yıllık AKP iktidarının kadın politikaları, ne yazık ki kadınları inkar etmek üzerine kurulmuştur. ve diyoruz ki bizim bir kimliğimiz var ve kadın kimliğimiz özgür kadın kimliği üzerine kuruludur. Bizler irade sahibiyiz, nasıl seçme hakkımız varsa, seçilme hakkımız da var. Eğer bugün kayyum atamalarıyla kadınların seçme hakkı var deyip seçilme hakkı yok diyorsanız siz o zaman kadınlara ‘siz kendinizi yönetemezsiniz’ diyorsunuz. Eğer bugün kürtlere seçme hakkınız var ama seçilme hakkınız yok diyorsanız bugün siz kürtlere kendi kendinizi yönetemezsiniz diyorsunuz. işte tamda budur erkek egemen sistem dediğimiz. İşte egemen ulus devlet aklının halklara ve kadınlara nasıl bir gelecek ve yaşam vadettiği budur. Savaşın hedefinde kadınlar vardır. sadece geçen yıl BM raporuna göre her 10 dakikada bir kadın katledildi. bu katliamlar bir kırım politikası haline geliyor. işte bu yüzden savaş politikalarından vazgeçin derken aslında kadınların çocukların şiddetin hedefi haline gelmesinden vazgeçin diye uğraşıyoruz. şavaşın olduğu yerde özgürlük ve eşitlik olmaz. savaşın olduğu yerde şiddetten kurtuluşta olmaz. O yönüyle daha çok barış diyeceğiz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstanbul Valiliğinin aldığı karar doğrultusunda Beyoğlu’nda yapılacak yürüyüşlerin yasaklanmasının ardından 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde Taksim’e izinsiz yürümek isteyen gruba, polis ekipleri barikat kurarak önlem aldı. Tüm uyarılara rağmen dağılmayan bir grup kadın, polise biber gazı ve sprey boya sıktı. Bunun üzerine gruba müdahale eden polis, çok sayıda kişiyi gözaltına aldı. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KAZADA YARALANANLAR HASTANEYE SEVK EDİLDİ
İhbar üzerine bölgeye sağlık, itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık personelince Geyve İlçe Devlet Hastanesi’ne kaldırılan yaralılardan Ülkiye K. müdahaleye rağmen kurtarılamadı.
Öte yandan kazada ağır yaralanan İ.K’nin Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildiği öğrenildi.
Yerel Haberlersakarya3-sayfaSağlıkGüncelUlaşımTarımGeyve
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>



GENÇ TEKNİSYENİN CANSIZ BEDENİNİ BULUNDUĞU YERDEN İNDİRMEK İÇİN YOĞUN UĞRAŞ VERİLDİ
İhbar üzerine olay yerine itfaiye arama kurtarma ve sağlık ekipleri ile jandarma sevk edildi. Sağlık ekipleri şahsın hayatını kaybettiğini belirlerken, itfaiye ekipleri genç teknikerin cansız bedenini yoğun uğraş sonucu kurtardı. Teknikerin cansız bedeni İnegöl Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Ulu’nun cenazesi savcılık incelemesinin ardından kesin ölüm sebebinin belirlenmesi için Adli tıp kurumuna gönderildi. Jandarma komutanlığı ekipleri olayla ilgili soruşturma başlattı.
Yerel HaberlerGüvenlikJandarma3-sayfaSağlıkEnerjiİnegölbursaKaza
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hava sıcaklığı: Yurt genelinde mevsim normallerinin altında seyredeceği tahmin ediliyor.
Rüzgar: Genellikle kuzeyli yönlerden, Güneydoğu Anadolu’nun doğusu, Doğu Anadolu’nun güneydoğusu ile zamanla Orta ve Doğu Karadeniz kıyılarında güneyli yönlerden hafif ara sıra orta kuvvette, Akdeniz ve Orta Karadeniz’de kuzeyli yönlerden, zamanla Samsun ve Ordu çevrelerinde güneyli yönlerden yer yer kuvvetli olarak 40-70 km/saat) esmesi bekleniyor.
Bazı illerde beklenen hava durumuyla günün en yüksek sıcaklıkları ise şöyle:
Ankara: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı hafif kar yağışlı 1
İstanbul: Parçalı ve çok bulutlu 9
İzmir: Az bulutlu 13
Adana: Çok bulutlu 12
Antalya: Parçalı bulutlu 14
Samsun: Çok bulutlu, kıyı kesimleri aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı, iç ve yüksek kesimleri karla karışık yağmur ve kar yağışlı 7
Trabzon: Çok bulutlu, kıyı kesimleri aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı, iç ve yüksek kesimleri karla karışık yağmur ve kar yağışlı 9
Erzurum: Çok bulutlu, kuvvetli ve yer yer yoğun olmak üzere aralıklı karla karışık yağmur ve kar yağışlı -2
Diyarbakır: Çok bulutlu, ilk saatlerde yağmurlu, yüksek kesimleri karla karışık yağmurlu 7 – İSTANBUL

Meteoroloji Genel MüdürlüğüYerel HaberlerHava DurumuistanbulSağlıkYerelYaşamkar
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“TÜM İŞARETLERİ İYİYE GİDERKEN HAYATINI KAYBETTİ”
Ailesi, lenfoma hastası Yeter Altıntaş’ın bir ay yoğun bakımda tedavi gördüğü, tüm işaretlerin iyiye gitmesine karşın yaşamını yitirdiğini söyledi.
“BİR GÜN HABERİMİZ OLMADAN BİR BAKTIK ENTÜBE YAPILMIŞ”
NTV’den Osman Terkan’ın haberine göre,Turgut Altıntaş, hastanenin haksız kazanç sağladığını söyledi. Altıntaş şu ifadeleri kullandı; “Her gün başka bir şey. İyileşecek, çıkacak. Bir gün haberimiz olmadan bir baktık entübe yapılmış. Bizden yoğun bakımda yattığı için fizik tedavi yapılacak o yüzden para istendi.
“DOKTOR OLMADIĞINI ÖĞRENDİK AMA PARA ALINDI”
Fizik tedavi doktoru olmadığını öğrendik ama para alındı. O kadar yoğundu ki yoğun bakım o kadar doldurulmuştu ki, her gün biri cenazesini alıyordu.”

Yenidoğan ÇetesiYenidoğanTürkiyeHastane3-sayfaSağlıkYaşam
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
YARALANAN 30 KİŞİ ÇEŞİTLİ HASTANELERE KALDIRILDI
Kazada yaralananlar olduğu ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda sağlık ve jandarma ekibi sevk edildi. Sağlık görevlileri yolcu otobüsünde yaralanan 30 kişiyi Afyonkarahisar’daki çeşitli hastanelere kaldırdı. Yaralıların durumunun iyi olduğu öğrenildi. Kazaya karışan araçlar ise çekiciyle yoldan kaldırıldı.


Güvenlik3-sayfaEmirdağtrafikSağlıkGüncelAfyon
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Karapınar Mahallesi Adnan Menderes Caddesi’nde yaşayan Aydın Eren, Zeynal, Elif, Ali ve Neval Fırat, evlerinde yarı baygın bulundu.
İhbar üzerine eve gelen 112 Acil Servis ekipleri, Fırat ailesinin karbonmonoksitten zehirlendiğini tespit etti.
Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılan 5 kişi tedavi altına alındı.
Acil ServisGüvenlik3-sayfaSağlıkGüncel
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İşitme ve konuşma engelli olan Rohitash, yerel bir barınakta kalırken ağır hastalanmış ve hastaneye kaldırılmıştı. Doktorlar durumunun kötüleşmesi üzerine onu ölü ilan etmişti. Ancak doktorlar gerekli ölüm sonrası muayeneyi yapmadan, sadece evrak işlemlerini tamamlayıp cesedi yakılması için göndermişti.
Rohitash, soğuk morgda üç saat kaldıktan sonra, yakılmak üzere odun yığınına konulduğu sırada nefes aldığı fark edildi. Olay yerindeki görüntülerde, battaniyeye sarılı olan adamın etrafında şaşkın bir kalabalık görülüyordu.
Hemen ambulans çağrılarak Rajkiya Bhagwan Das Khetan Hastanesi’ne götürüldü. Ancak üzücü haber iki gün sonra geldi: Rohitash, yoğun bakımda yapılan tüm müdahalelere rağmen 22 Kasım sabahı hayatını kaybetti.
Olaydaki ihmal nedeniyle başhekim ve üç doktor görevden uzaklaştırıldı. Polis Müdürü Sharad Chouodhary, “Doktorlar gerekli kontrolleri yapmadan, sadece kağıt üzerindeki işlemleri tamamlamışlar” açıklamasında bulundu.
Benzer bir olay geçen yıl Amerika’nın Iowa eyaletinde de yaşanmıştı. Bir bakım merkezinde ölü ilan edilen 66 yaşındaki bir kadın, cenaze evinde ceset torbasının içinde nefes alırken bulunmuştu.



İnsan HaklarıHindistanSağlıkHukukYaşamDünya
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Demirözü, Tarihi Kapalı Çarşı içerisindeki Bakırcılar Çarşısı’nda 7 yaşında babasının dükkanında ilk adımını attığı mesleğinde zamanla ustalaştı.
Şanlıurfa’nın son bakırcılarından Demirözü, babasının 1978 yılında vefat etmesinin ardından devraldığı mesleğini sürdürmeye çalışıyor.
Demirözü, AA muhabirine, babasının yanında başladığı bakırcılığı 62 yıldır yaptığını, mesleğini icra ederken de eğitimine devam edip liseyi bitirdiğini anlattı.
Babasının ölümüyle işin kendisine kaldığını aktaran Demirözü, “Gücüm yettiği kadar Şanlıurfa’ya özgü bakır mutfak ürünleri yapmaya devam ediyorum. Eskilerden ben ve bir usta kaldı, birkaç da genç ama onlar daha çok hediyelik ürünler yapıyor. Eskisi gibi bakır mutfak ürünleri talep görmüyor, bazı meraklıları gelip bakır mutfak eşyası alıyor, onun dışında süs eşyası olarak satıyoruz.” diye konuştu.
“Evde oturmam lazım ama çok sevdiğim için bırakamıyorum”
Demirözü, 1990’lı yıllara kadar bakır ürünlerin kullanıldığını ancak teknolojiye direnemeyen ustaların dükkanlarını kapatmaya başladığına değinerek, şöyle devam etti:
“Eskiden evlenecek kızların çeyizinde mutlaka bakır ürünler bulunurdu. Bizden sonra bu mesleği yapacak kimse kalmadı. Yanımda şu anda bu mesleği öğretebileceğim kimse yok. Daha önceleri açılan kurslara da kimse ilgi göstermeyince yeni ustalar yetişmedi. Mesleği canlandırmak için son dönemlerde bazı lokantalardan bakır ürünlere yönelik talepler oldu. Konukevleri ve lokantalar bu ürünlerimizi kullansa hem işimiz hem sanatımız canlanır.”
Bu sanatın devam etmesi için yetkililerden destek beklediğini söyleyen Demirözü, bu konuda elinden gelen çabayı harcamaya hazır olduğunu dile getirdi.
Demirözü, evde oturmayı sevmediğini belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Yaşım 69, normalde 65 yaşından sonra bu işi bırakıp evde oturmam lazım ama çok sevdiğim için bırakamıyorum. Yaşlı olanlara varsa mesleklerini sürdürmelerini tavsiye ediyorum. Meslek kaybolmasın diye, insanların ihtiyaçları karşılansın diye elimden geldiğince çalışıyorum. Mesleğimi severek ve canıgönülden yapıyorum. Son dönemlerde bazı vatandaşlarımız bakırdan yapılan mutfak ürünlerinin faydalı olduğunu öğrenince gelip alıyor. Bakır kaplarda pişen yemekler hem sağlıklıdır hem daha lezzetli olur.”
Yerel HaberlerKültür SanatMehmet NurEkonomiYaşam
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ailesiyle 12 yaşındayken katıldığı düğünde silahla havaya ateş açılması sonucu omuriliğine kurşun isabet eden yüzme sporcusu Öznergiz, yürüyebilmek için koltuk değneğine mecbur kaldı.
Öznergiz, bedensel engeline rağmen yeniden başladığı yüzmede ulusal şampiyonalarda yarıştı.
Aldığı dereceler sayesinde 2018’de Paralimpik Yüzme Milli Takımı’na seçilen Öznergiz, 2023’te İstanbul’da düzenlenen Marathon Masters yüzme yarışmasında 1 altın ve 1 bronz madalya, nisanda Muğla’da gerçekleştirilen AguaRally yarışmasında da altın madalya kazandı.
Kariyerine 20’den fazla madalya ekleyen Öznergiz, öğretmenlik hayalini gerçekleştirmek için eğitimini sürdürdüğü Anadolu Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nden 4 yıl önce mezun olup Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı’na girdi.
Sınavdaki başarısıyla Milli Eğitim Bakanlığınca geçen yıl Seyhan ilçesindeki Şehitlik Anadolu İmam Hatip Lisesi’ne tarih öğretmeni olarak atanan Öznergiz, koltuk değneğiyle katıldığı derslerdeki azmiyle öğrencilerine örnek oluyor
“Çocuklardaki enerjiye hayranım ve onlarla çalışmaya bayılıyorum”
Volkan Öznergiz, AA muhabirine, çocukların öğrenme heyecanına tanık olmanın güzel bir duygu olduğunu söyledi.
Mesleğini severek yaptığını belirten Öznergiz, şöyle konuştu:
“Sınıfa girdiğinizde karşınızda 30-40 pırıl pırıl göz size bakıyor. Sizden bir şeyler öğrenmek istiyor ve heyecanlarını size aktarıyorlar. Bu, hiçbir meslekte olmayan çok farklı bir duygu. Onlardaki enerjiyi görmek, bilgiler aktarmak, hikayelerini dinlemek ve hikayenizi anlatmak muhteşem bir duygu. Çocuklardaki enerjiye hayranım ve onlarla çalışmaya bayılıyorum.”
Öznergiz, öğrencilerinin azim ve kararlıkla geleceğe ilerlemesi için çalıştığını anlattı.
Göreve başladıktan kısa süre sonra çocuklarla kaynaştığını dile getiren Öznergiz, “Öğrencilerim tarihe ilgi duyuyor, dersleri severek dinliyorlar. Onlarla tarih sayfalarını çevirmeyi çok seviyorum. Bana tekrar bir şans verilseydi yine öğretmenliği seçerdim. Ders işlerken öğrencilerimin düşüş yaşadığını gördüğümde hayat hikayemden bahsediyorum. Bunun olumlu etki sağladığını görüyorum.” ifadelerini kullandı.
Öznergiz, engelli bireylerin hayata küsmemesi gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Hayatta her zaman bir şans, ışık vardır. Bu nedenle engelli bireylerin hayata tutunması ve hayallerinin peşinden gitmesi gerekiyor. Günümüzde engelli bireyler basketbol ve masa tenisi gibi birçok sporu yapabiliyor. ‘Engelim var bunu yapamam’ diye düşünmemeleri gerekir çünkü günümüzde potansiyellerini ortaya çıkarabilecekleri pek çok imkan var. Engelli bireylere önerim, asla vazgeçmesinler, hedefleri doğrultusunda hareket etsinler ve başaracaklarına her daim inansınlar.”
Kültür SanatadanaSpor
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yanlış: Her gün nemlendirici uygularsanız cildiniz tembelleşir ve nemlendiriciye alışarak kendi kendine nemli kalma yeteneğini kaybeder.
Doğru: Cilt nemlenmeye “alışmaz” ve kendi başına nasıl nemli kalacağını unutmaz. Vücudunuzun nasıl yiyecek ve suya ihtiyacı varsa ve cildinizin de nemli kalmak yardıma ihtiyacı var, sadece farklı bir şekilde.
Zamanla cilt, doğal olarak nemli kalma yeteneğini kaybeder. Bu durumun iklim gibi farklı sebepleri de olabileceği gibi genellikle yaş ve güneş hasarı ile ilgilidir. Özellikle hava değişikliklerinde veya kış mevsiminde cildinizin daha fazla neme ihtiyacı olabilir. Cilt ayrıca aşındırıcı sert temizleme fırçaları ve kokulu ürünler gibi kötü cilt bakım ürünleri kullanmaktan da kuruyabilir. Çoğu zaman, cildi normale döndürmek için gereken tek şey, iyileşmesi için daha iyi ürünler kullanmaktır. Cildinize zarar vermeyi bıraktığınızda kuruluk sorunu ortadan kalkabilir.
Yanlış: Cilt nemlendiriciye bağımlı hale gelebilir.
Doğru: Bu biraz kafa karıştırıcı çünkü cildiniz genetik sebeplerle doğal olarak kuruysa veya güneş hasarı ve yaş nedeniyle bozulmuş yüzey bariyeri nedeniyle kurursa, bu durum bir nemlendiricinin rutin uygulanmasıyla hafifleyecektir ancak, kuruluğa neden olan asıl sebebi onaramazsınız sorunu hiçbir zaman çözmüş olmayacaksınız. Cilt, bir kişinin sigara bağımlısı olabileceği şekilde nemlendiriciye fiziksel veya psikolojik olarak bağımlı hale gelemez. Yüz veya vücut nemlendiricisinin rutin kullanımıyla, cildimizin hissine ve belirli bir şekilde görünmesine alışmamız ve cildimizin nemlendirilmemiş durumundaki hissinden hoşlanmamamız olabilir. Bu yüzden sevdiğimiz hissi korumak için nemlendirici sürmeye devam ederiz. Bu bağımlılık değildir; bunu yapıyoruz çünkü cildimizin böyle hissetmesini seviyoruz.
Yanlış: Cildinizi her gün yıkıyorsanız sadece nemlendirmeniz yeterlidir.
Doğru: Bazıları cildinizi aşırı temizler ve bu da cildi sağlam ve nemli tutan doğal maddeleri (seramidler, nasinamidleri, yağ asitleri veya hyaluronik asit gibi) sürekli olarak tüketir. Ancak nazik, kokusuz bir yüz yıkama ürünü, yumuşak, sabunsuz bir vücut temizleyici kullanarak ve cildin nem koruma bariyerine zarar veren uzun banyolardan veya duşlardan kaçınarak, cildi kurutma endişesi duymadan günlük olarak temizleyebilirsiniz.
Yanlış: Nemlendiriciye yalnızca gözle görülür şekilde kuru, pul pul dökülen bir cildiniz varsa ihtiyacınız vardır.
Doğru: Öyle değil ve buna inanmak korkunç bir hata olur! Cilt tipiniz ne olursa olsun, faydalı içerikli ve cilt tipine uygun bir dokuya sahip bir nemlendirici (kuru ciltler için krem, yağlı ciltler için jel veya sıvı, normal ve karma ciltler için losyon) seçtiğiniz sürece kesinlikle harika sonuçlar elde edebilirsiniz. Ancak, sahip olunması gereken bu bileşenleri diğer cilt bakım ürünlerinden de (yüz serumları, bakımlar, güçlendiriciler ve tonerler gibi) alabilirsiniz; Cildinizin sağlıklı olması için ihtiyaç duyduğu şeyi elde etmesi için bir ürünün “nemlendirici” olarak etiketlenmesi veya kremsi bir dokuya sahip olması gerekmez.
Yanlış: Vücudun farklı bölgeleri için farklı nemlendiricilere ihtiyacınız var.
Doğru: Bu tamamen cilt tipinize ve koşullarınıza bağlıdır. Örneğin, yağlı bir cildiniz varsa ancak bacaklarınızda kuru bir cilde sahipseniz, evet, iki farklı nemlendirici kullanmaktan faydalanırsınız. Kişisel tercih de bir rol oynar: hafif losyonları veya jel yüz nemlendiricilerini tercih edebilir veya besleyici bir vücut kreminin bıraktığı koruyucu hissi sevebilirsiniz. Ayrıca doğru olan şu ki, herhangi bir yüz nemlendiricisi boyundan aşağı da uygulanabilir ve yüz cilt tipinize uygun olduğu varsayılarak, iyi formüle edilmiş herhangi bir vücut nemlendiricisi yüzünüzde de kullanılabilir.
Vücudun herhangi bir yerindeki cilt, antioksidanların, cilt yenileyici bileşenlerin ve cilt yenileyici bileşenlerin rutin uygulamasından faydalanacaktır. Bunların tümü cildi sağlıklı, esnek ve esnek tutar ve bunları yüzünüze, boynunuza ve vücudunuzun geri kalanına krem, losyon, jel veya sıvı halinde uygulayabilirsiniz.
Kaynak: Bryan Barron. “Moisturizer Myths You Should Stop Believing Now”. Şuradan alındı: https://www.paulaschoice.com/expert-advice/skincare-advice/moisturizers/5-moisturizer-myths-you-should-stop-believing-now.html


Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çıkış noktası rahatlık olan bu moda akımı birçok maskülen parçayı bünyesinde barındırıyor. Erkek reyonlarındaki parçaların ve “erkek çocuk” hissiyatının hakim olduğu trendi yansıtmak için nelerden yararlanabileceğinizi biliyor musunuz?

Cap şapkalar
Tomboy trendi için “cap” şapkalar vazgeçilmezler arasında yer alıyor. Bunu birçok ünlünün maç stilinde de görmüşsünüzdür. Maskülen parçalarla çok rahat kombinlenebilir ve özellikle saçlarınızla uğraşmak istemediğiniz günlerde kurtarıcınız olabilir. Spor kombinlerin aranılan parçası olduğundan biz özellikle gümüş renkli takıların daha iyi uyum sağlayacağını düşünüyoruz.

Baskılı üstler
Birçok ünlü markanın erkek reyonlarında önü veya arkası baskılı tişört, sweatshirt ve hoodielere rastlayabilirsiniz. Erkek arkadaşınızın, babanızın veya kardeşinizin kıyafetlerini giymek her zaman eğlenceli olmuştur. Bol panrolonlar, baskılı üstler ve cap şapkalarla yapılan tomboy kombinlerini şimdiden hayal edebiliyoruz.

Oversize blazer ceketler
Daha şık olmak istediğiniz günlerde feminen görünümden biraz uzaklaşmak için oversize kesimdeki blazer ceketlerden yararlanabilirsiniz. Üstelik birçok tarzla uyum sağlayabildiğinden eşofman takımlarından hoodie ve kumaş pantolonlara kadar birden fazla parçaya eşlik edebilirler.

Kargo pantolonlar
Özellikle genç erkeklerde son zamanlarda görmeye alışık olduğumuz kargo pantolonlar hem rahatlıkları hem de havalı görünümleriyle birçok kadının da beğenisini kazanmış durumda. Rahatlığınızdan ödün vermeyip havalı olmak istediğiniz günlerde özellikle soğuk havalarda sweatshirt-kargo pantolon ikilisi kurtarıcınız olabilir.

Bol+Bol
Bu tarzda bol veya oversize diyebileceğimiz birçok parçayı bir araya getirebilirsiniz. Bedeniniz olduğunuzdan daha geniş dursa bile bol kumaş pantolonlar, bol eşofmanlar ve bol kesim kot pantolon ve kot şortlarla başladığınız kombini havanın sıcaklığına göre oversize tişört, gömlek ve hoodielerle bitirebilirsiniz.

Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bu sezon Türkiye liglerinde en fazla futbolseveri toplayan stadyumlar belirlendi.
Transfermarkt verilerine göre seyirci ortalaması en yüksek kulüp Galatasaray oldu.
Sarı-kırmızılıların maçlarını ortalama olarak 43.766 taraftar izledi.
Galatasaray’ı ise ezeli rakibi Fenerbahçe takip etti. Sarı-lacivertlilerin maçlarını ortalama olarak 37.298 seyirci izledi.
BURSASPOR, 3. SIRADA YER ALDI
Süper Lig’de seyirci ortalaması en yüksek takımlar arasında Bursaspor’un yeri dikkat çekti.
Beşiktaş ve Trabzonspor’u geride bırakan yeşil-beyazlılar, listede üçüncü sırada yer aldı.
1. Lig’de mücadele eden Amedspor ve Kocaelispor listede birçok Süper Lig ekibini geride bıraktı.

EN ÇOK TARAFTAR ORTALAMASINA SAHİP 10 TAKIM
1. Galatasaray 43.766
2. Fenerbahçe – 37.928
3. Bursaspor – 36.450
4. Beşiktaş – 31.968
5. Trabzonspor – 21.879
6. Samsunspor – 16.346
7. Göztepe – 14.113
8. Amedspor – 14.097
9. Konyaspor – 13.637
10. Kocaelispor – 12.692
Emre Çalışkan
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Süper Lig’de zirve mücadelesini sürdüren Fenerbahçe, transfer çalışmalarını sürdürüyor.
Ocak ayında Anderson Talisca’yı renklerine bağlamak isteyen sarı lacivertli ekip, genç ve gelecek vaat eden futbolcuları da yakından takip ediyor.
Sarı-lacivertlilerin transfer etmek istediği oyunculardan birisi Kasımpaşa’nın 18 yaşındaki yıldızı Yasin Özcan.
Fenerbahçe, sezon başında da gündemine aldığı 18 yaşındaki futbolcu için Kasımpaşa’nın kapısını bir kez daha çalacak.
BONSERVİSİ BELLİ OLDU
Sözcü’nün haberine göre; Kasımpaşa’nın Yasin Özcan için talep ettiği bonservis bedeli ise 6 milyon euro.

BU SEZON 12 MAÇ
Bu sezon ligde 12 maça çıkan Yasin Özcan, 1054 dakika süre aldı.
18 yaşındaki futbolcu, A Milli Takım’ın Polonya ile oynadığı dostluk maçı ve UEFA Uluslar Ligi’ndeki Galler maçının aday kadrosuna dahil edilmiş ancak süre alamamıştı.
Ercan Ertan
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Süper Lig’in 14. hafta mücadelesinde Okan Buruk yönetimindeki Galatasaray ile Arda Turan’ın çalıştırdığı Eyüpspor karşı karşıya gelecek.
Ali Sami Yen Spor Kompleksi’nde oynanacak müsabaka öncesinde ise ev sahibi sarı-kırmızılılar, Türkiye Futbol Federasyonu’na başvuruda bulundu.
GALATASARAY’DAN TFF’YE BAŞVURU
TRT Spor’un haberine göre; Galatasaray, 1 Aralık Pazar günü oynanacak mücadelenin pazartesi günü yapılması adına TFF’ye başvuru yaptı.
28 Kasım Perşembe günü UEFA Avrupa Ligi 5. hafta maçında AZ Alkmaar ile deplasmanda karşı karşıya gelecek Galatasaray, Eyüpspor mücadelesinin pazar günü yerine pazartesi günü oynanması talebini TFF’ye iletti.
Emre Çalışkan
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Konyaspor, Süper Lig’in 13. haftasında yarın kendi evinde Hatayspor ile karşılaşacak.
Karşılaşma öncesi İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine açıklamalarda bulunan 27 yaşındaki Senegalli hücum oyuncusu Alassane Ndao, Hatayspor maçına takım olarak çok iyi hazırlandıklarını belirtti.
“HATAYSPOR MAÇINI ÖNEMLİ BİR 3 PUAN OLARAK GÖRÜYORUZ”
Ndao, şunları dedi:
Milli takım arasında çok iyi çalışmalar yaptık. Çalışmalarımıza da son sürat devam ediyoruz. Hatayspor maçını önemli bir 3 puan olarak görüyoruz. Bu 3 puanı almayı çok istiyoruz. Gerçekten bizim için çok değerli ve önemli bir maç. İyi bir hazırlık sürecinden sonra 3 puan bizi çok mutlu edecek.

“SEZONU EN İYİ ŞEKİLDE TAMAMLAMAK İSTİYORUZ”
Takım olarak bu sezon ligde hak ettikleri yere kısa sürede gelmek için çok çalıştıklarını ifade eden Ndao, şu şekilde konuştu:
Takım olarak hedeflerimizi gerçekleştirmek, gol atmaya devam etmek istiyoruz. Ben ise takıma yardımcı olabilmek istiyorum. Gerçekten iyi transferlerle kurulmuş bir takımımız olduğunu düşünüyorum. Bu sene en iyisini vererek her geçen gün katkı sağlayarak sezonu en iyi şekilde tamamlamak istiyoruz.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Emre Çalışkan
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
UEFA Uluslar Ligi’nde gruptan bir üst lige çıkan veya düşen son takımları belirleyecak play-off aşaması kura çekimi, İsviçre’nin Nyon kentindeki UEFA merkezinde gerçekleştirildi.
A Milli Futbol Takımı adına; TFF Başkan Vekili Ceyhun Kazancı, A Milli Takım Teknik Direktörü Vincenzo Montella, A ve U21 Milli Takım İdari Müdürü Mert Tuncay ve Milli Takımlar İletişim Müdürü Türker Tozar kura çekimi töreninde hazır bulundu.
Türkiye’nin A/B Ligi Play-Off’larında yer aldığı kura çekiminde ayrıca B/C, C/D Ligi Play-Off’ları ile A Ligi çeyrek final ve yarı final eşleşmeleri de belirlendi.
RAKİBİMİZ MACARİSTAN
A Milli Futbol Takımı’nın UEFA Uluslar Ligi play-off’taki rakibi Macaristan oldu.
A Milli Takım, mart ayında oynanacak maçlarda Macaristan ile ilk maçı sahasında oynayacak ve rövanşta deplasmana gidecek.
MAÇ TARİHLERİ
20 Mart: Türkiye – Macaristan
23 Mart: Macaristan – Türkiye

ÇEYREK FİNAL KURALARI
Hollanda – İspanya
Hırvatistan – Fransa
Danimarka – Portekiz
İtalya – Almanya
YARI FİNAL EŞLEŞMELERİ
İtalya – Almanya / Danimarka – Portekiz
Hollanda – İspanya / Hırvatistan – Fransa

A-B LİGİ KURALARI
Türkiye – Macaristan
Ukrayna – Belçika
Avusturya – Sırbistan
Yunanistan – İskoçya

B-C LİGİ KURALARI
Kosova – İzlanda
Bulgaristan – İrlanda Cumhuriyeti
Ermenistan – Gürcistan
Slovakya – Slovenya

C-D LİGİ PLAY-OFF’LARI
Cebelitarık – Letonya
Malta – Lüksemburg
MAÇLAR NE ZAMAN OYNANACAK?
A/B Ligi ve B/C Ligi play-off maçları ve A Ligi çeyrek final karşılaşmaları 20 ve 23 Mart 2025 tarihlerinde oynanacak.
Çift maçlı eliminasyon sistemine göre yapılacak karşılaşmalar sonrasında rakiplerine üstünlük sağlayan takımlar, 2026 yılının sonbaharında başlayacak UEFA Uluslar Ligi’nin bir sonraki turnuvasında bir üst ligde mücadele etmeye hak kazanacak.
Kurada seri başı olacak A Ligi takımları, ikinci maçları kendi sahasında oynayacak.
A Ligi yarı final müsabakaları 4-5 Haziran, üçüncülük ve final maçları ise 8 Haziran’da oynanacak.
C/D Ligi play-off karşılaşmaları ise, 2025 yılının mart ayında başlayacak Dünya Kupası Elemeleri’nde yeterli sayıda takımın maç takvimi müsaitliğini sağlama adına 26 ve 31 Mart 2026 tarihlerinde yapılacak.
Emre Çalışkan
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Galatasaray Kulübü Tottenham maçı için ailesiyle birlikte İstanbul’a giderken yolda trafik kazasında hayatını kaybeden Yiğit Kurt’un mezarına ziyarette bulunuldu.
Futbolcular ve sarı kırmızılı yöneticilerin de katıldığı ziyarette Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk açıklamalar yaptı.
Deneyimli teknik adam yaptığı açıklamada, “Tottenham maçına ne kadar gelmek istediğini, Galatasaray’ı, oyuncuları ne kadar görmek istediğini… İlk kazayı duyduğumuzda çok üzüldük. O dönemde cenazeye katılamamıştım, yurt dışındaydım. Galatasaray Kulübü olarak çok üzgünüz. Elimizden bir şey gelmiyor. Oyuncularımızla birlikte onun bizi görmesini istedik. Ailesinin yanında olmak istedik. Galatasaray için, Galatasaray yolunda vefat eden bir kişi. Galatasaraylılar her zaman hatırlayacaktır. Ailesi, anılarını anlattı. Çok üzgünüz. Onu ziyaret ettik. İnşallah galibiyet alırız ve ona hediye ederiz.” şeklinde konuştu.

NE OLMUŞTU?
UEFA Avrupa Ligi’ndeki Galatasaray-Tottenham maçını izlemek için 7 Kasım’da babasıyla İstanbul’a giderken Balıkesir’in Susurluk ilçesinde trafik kazası geçiren 9 yaşındaki Yiğit Kurt’un beyin ölümü gerçekleşmişti. Ailesi, Kurt’un organlarını bağışlamıştı.


Ercan Ertan
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Trabzonspor’da sezon öncesi yapılan transferler arasında performansı en çok tartışılanlardan biri olan Denis Draguş, geçtiğimiz günlerde aile sorunlarını çözmüştü.
Milli arada Romanya’da 5 yıldır görüşmediği anne ve babasıyla barışan 25 yaşındaki yetenekli oyuncunun moral ve motivasyonun yükseldiği öğrenildi.

“GERÇEK DRAGUŞ’U GÖRÜRÜZ…”
Teknik Direktör Şenol Güneş’in de milli takım dönüşü kendisiyle bir görüşme yaparak, “Sorunlarını çözdüğüne sevindim. Umarım bu performansına yansır” dediği öğrenildi. Sosyal medyadan da çok etkilendiği ve bunun performansına olumsuz yansıdığı ifade edilen Draguş’a Güneş’in, “Sadece işine odaklan. Sosyal medyayı kullanmamaya özen göster. Eğer bunları yaparsan herkesin beklediği Draguş’u göreceğimize inanıyorum.” şeklinde motive edici ifadeler söylediği kaydedildi.
Şu ana kadar beklentilerin altında kalan Rumen hücum oyuncusu da Pazartesi günkü Adana Demirspor maçında üzerindeki kara bulutları dağıtmayı arzuluyor.
Ercan Ertan
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Amerikan Basketbol Ligi’ne (NBA) 8 maçla devam edildi.
Houston Rockets, konuk ettiği Portland Trail Blazers’ı 28 sayı farkla 116-88 mağlup etti.
Milli basketbolcu Alperen Şengün, 14 sayı, 8 ribaunt ve 3 asist ve 1 top çalmayla galibiyete katkı sağladı.
Rockets’ta Dillon Brooks, 28 sayı ile maçın en skorer oyuncusu oldu.
JOKIC’İN İYİ OYUNU GALİBİYETE YETMEDİ
Dallas Mavericks, deplasmanda Denver Nuggets’ı 123-120 mağlup etti.
Mavericks’te Naji Marshall 26 sayı ile NBA kariyer rekoru kırarken, PJ Washington ise 22 sayı ve 13 ribauntla oynadı.
Karşılaşmada süre alamayan Mavericks oyuncusu Luka Doncic’in sağ bileğindeki burkulmadan dolayı en az 4 maç daha takımdan ayrı kalması bekleniyor.
Nuggets’ta ise Nikola Jokic, 33 sayı, 17 ribaunt, 10 asist ile triple-double yapmasına rağmen mağlubiyete engel olamadı.

ANTETOKOUNMPO YILDIZLAŞTI
Milwaukee Bucks, konuk ettiği Indiana Pacers’ı 129-117 yendi.
Bucks’ta Giannis Antetokounmpo, Pacers’a karşı 37 sayı, 10 ribaunt ve 11 asist ile triple-double yaparak galibiyette önemli rol oynadı.
Pacers’ta ise Pascal Siakam 25, Bennedict Mathurin de 20 sayı kaydetti.

SONUÇLAR
Philadelphia 76ers-Brooklyn Nets: 113-98
Washington Wizards-Boston Celtics: 96-108
New Orleans Pelicans-Golden State Warriors: 108-112
Chicago Bulls-Atlanta Hawks: 136-122
Houston Rockets-Portland Trail Blazers: 116-88
Milwaukee Bucks-Indiana Pacers: 129-117
Denver Nuggets-Dallas Mavericks: 120-123
Los Angeles Clippers-Sacramento Kings: 104-88
Emre Çalışkan
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Son olarak Süper Lig ekiplerinden Kayserispor’u çalıştıran Burak Yılmaz, İtalya’ya seyahat etti.
Genç teknik adam, İtalya gezisinde Serie A’nın son şampiyonu Inter’e de ziyarette bulundu.
Yılmaz, burada milli futbolcu Hakan Çalhanoğlu ve teknik direktör Simone Inzaghi ile bir araya geldi.
“BENİM İÇİN OLDUKÇA ÖĞRETİCİ BİR DENEYİM OLDU”
Ziyaretine ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yapan Burak Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:
Gelişmeye ve öğrenmeye devam. Benim için futbolda taktik denildiğinde özellikle Serie A’nın çok önemli bir yeri vardır. Inter’de çok başarılı işler yapan ve taktiksel yaklaşımını çok beğendiğim Inzaghi’nin misafiri oldum. Sistemini, çalışma prensiplerini, antrenman metodunu yakından inceleme fırsatı buldum. Benim için oldukça öğretici bir deneyim oldu. Bu güzel ağırlama için Inter kulübüne, sevgili Inzaghi’ye ve kardeşim Hakan Çalhanoğlu’na teşekkür ederim.




Emre Çalışkan
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Cumhuriyet İlkokulu Kapalı Spor Salonunda düzenlenen masa tenisi turnuvasına 12 öğretmen katıldı. Yapılan müsabakalar sonunda kadınlarda, Şehitler Ortaokulundan Matematik Öğretmeni Bahar Köylü birinci, Şehitler Ortaokulundan Fen Bilgisi Öğretmeni Meltem Zengin ikinci ve Atatürk İlkokulundan Sınıf Öğretmeni Nuriye Girgin üçüncü oldu.
Erkeklerde, Dereköy Şehit Fatih Seven Ortaokulundan Sınıf Öğretmeni Serkan Hancı birinci, Cumhuriyet İlkokulundan Sınıf Öğretmeni Ekrem Girgin ikinci ve Şehitler Ortaokulundan Din Kültürü Öğretmeni Ramazan Şahin üçüncü oldu. – KÜTAHYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BurdurMehmet Akif Ersoy Üniversitesi’ndeki tesiste düzenlenen turnuvaya Türkiye, Çekya, Gürcistan, Litvanya, Fransa, Hollanda ve Büyük Britanya milli takımları katıldı. Şampiyonada ilk üç sırayı alacak takımlar, 2025 yılında Macaristan’da düzenlenecek A Kategorisi Avrupa Şampiyonası’na doğrudan katılma hakkı kazanacak.
Türkiye, ilk maçında karşılaştığı Gürcistan’ı 3-0 yendi. Burdurlu sporseverler ellerindeki bayraklar ve tezahürat yaparak, karşılaşmada milli takımı destekledi. Milli Takım Başantrenörü Aziz Hopyar, “Buraya şampiyon olarak geldik, yine şampiyon olarak Avrupa Şampiyonası’na katılmak istiyoruz. Destekleyen herkese teşekkür ederiz. İlk gün kazanmak çok keyifli ve gurur verici” dedi.
Milli takım oyuncusu Barış Şimşek de “İlk maçımızı kazandık. Galibiyet pozumuzu verdik, sevinçliyiz. Macaristan’daki Avrupa Şampiyonası’na katılmak istiyoruz. Sevinçliyiz, gururluyuz” diye konuştu.
Turnuvada final müsabakası pazar günü oynanacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
BÜYÜK KORKU YAŞANDI
Yangın anında içerideki müşteriler tarafından çekilen görüntüler, olayın ne denli büyük bir panik ve korku içinde yaşandığını gözler önüne serdi. Görüntülerde içerideki müşteri ve çalışanların panik halinde dışarı çıkmaya çalıştıkları anlar görülüyor. Yangının hızla yayılması ve alevlerin restoranın ahşap yapısında büyük hasara yol açması, içerideki kişilerin tahliye sürecini zorlaştırdı. Görüntülerde bina içerisinde çökme anları ve müşterilerin büyük korku yaşadığı anlar dikkat çekti.

“ANNEM, ANNEM!” DİYE BAĞIRARAK İÇERİ GİRMEYE ÇALIŞTI
Görüntülerde yer alan bir başka detay ise, dışarı çıkan bir kişinin “Annem, annem” diyerek tekrar içeriye girmeye çalışması oldu. Panik anında yanındakilerin “Az sonra çıkar” diyerek şahsı sakinleştirmeye çalıştığı görülüyor. Yangının ardından olay yerine gelen itfaiye ekipleri, alevleri kontrol altına almak için büyük çaba sarf ederken, Afyonkarahisar Valisi Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı ve yetkililer de olay yerinde incelemelerde bulundu. Yangının çıkış nedeni hakkında soruşturma başlatılırken, olay anında yaşanan panik, cep telefonu görüntüleriyle ortaya serildi.

Restorandaki odun sobası faciası: Görüntüler dehşete düşürdü!
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye’nin yıllardır çeşitli şekillerde çalınarak yurt dışına kaçıran kültürel mirası, devletin diplomatik girişimleri sayesinde ana vatanına geri getiriliyor.
Her yıl 14 Kasım’da Türkiye’de kutlanan Uluslararası Kültür Varlığı Kaçakçılığıyla Mücadele Günü’ne özel etkinlikler düzenleniyor.
GERİ GETİRİLEN KÜLTÜREL MİRAS, GALATA’YA YANSITILDI
Bu kapsamda, Kültür ve Turizm Bakanlığı, kültürel miras kaçakçılığına dikkat çekmek ve farkındalık oluşturmak amacıyla, yurtdışına yasa dışı yollarla çıkarılmış ve ardından çeşitli çabalarla geri getirilen Türkiye’nin kültürel hazinelerine ait görselleri, Galata Kulesi’ne haritalama tekniğiyle yansıttı.





Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Yavuz Yıldırım
Haber Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Van türkülerini derleyen bir kitap hazırlamak amacıyla 2003 yılında çalışmalara başlayan Van YYÜ Öğretim Görevlisi ve Van Toplum Kültür ve Sanat Derneği Başkanı Mehmet Murat Oto, bu süreçte TRT kayıtları üzerinde de araştırmalar yaptı.
Oto, 1967 yılında Muammer Sun ve Cenan Akın tarafından hazırlanan ‘Birinci Folklor Derlemesi’ adlı çalışmanın Van’a ait kayıtlarına ulaştı. Bu arşiv taramasında, Van’ın Gürpınar ilçesinin Yoldüştü köyünden Hüseyin Elmas tarafından Atatürk için yazılan bir ezgiye rastladı. Atatürk’ün yaşadığı dönemde yazılmış ve okunmuş olan bu Kürtçe ezgi, ilk kez 57 yıl önce Hüseyin Elmas’ın oğlu Ali ve yeğeni Babacan Elmas tarafından seslendirilip kayda alınmıştı.
90 YIL ÖNCE ATATÜRK’E KÜRTÇE GÜZELLEME
Mehmet Murat Oto, yaklaşık 90 yıl önce Atatürk için yazılmış olan Kürtçe güzellemeyi, Cumhuriyet’in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün ölüm yıl dönümünde, 2 konservatuar öğrencisiyle birlikte seslendirdi. “Kemal yüzü güzeldir, Kemal bizim Ata’mızdır, Allah Kemal’i bağışladı, Ankara’da oturdu” şeklindeki ezgiyi 57 yıl sonra ilk kez gün yüzüne çıkarmanın kendisini çok mutlu ettiğini belirten Oto, 2003 yılında başladığı Van türkülerinin araştırılması sürecine değindi.

“‘ODAM KİREÇ TUTMUYOR’ VAN TÜRKÜSÜ”
Oto, bu çalışmalara Van Musiki Derneği çatısı altında başladıklarını ve 2010’a kadar devam ettiklerini, “Van Türküleri” kitabının ise 2013 yılında basılmaya başlandığını anlattı. Bu süreçte birçok ilginç veriye ulaştıklarını, örneğin “Odam Kireç Tutmuyor” türküsünün aslında bir Van türküsü olduğunu keşfettiklerini ifade etti.

YOLDÜŞTÜ KÖYÜNDE SÖYLENDİ
Oto, ayrıca 1967 yılında TRT’nin “Birinci Folklor Derlemesi” adlı projesinde ünlü besteciler Muammer Sun ve Cenan Akın’ın bulunduğu ekip tarafından Van’da 700’ün üzerinde ezgi kaydedildiğini ve bu kayıtlarda Yoldüştü köyünden Atatürk’e övgü içeren bir güzelleme bulunduğunu belirtti. O dönemde yaptığı araştırmalar sırasında bu ezgiyi keşfettiğini söyleyen Oto,
Bugün de Atatürk’ün ölüm yıl dönümünde, Yoldüştü köyünde söylenmiş bu güzellemeyi, konservatuar öğrencilerimizle birlikte seslendirmek istedik. Atatürk’e övgü dolu bu ezgiyi seslendirmek bizi de çok mutlu etti.
dedi.
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Konservatuvar öğrencileri Sıla Babahan ve Esra Keskin ise Atatürk için yazılmış ve 1967 yılında kayda alınmış olan bu ezgiyi seslendirmekten büyük bir mutluluk duyduklarını ifade etti.


Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)Yavuz Yıldırım
Haber Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kurulduğu günden bu yana çok sayıda rock ve metal grubuna ilham kaynağı olan Wishbone Ash, The Wish List Tour 2025″ turnesi kapsamında ülkemize gelecek. İngiltere’nin köklü rock grubu, 25 Şubat 2025’te Milyon Performance Hall Ankara ve 27 Şubat 2025’te If Performance Hall Beşiktaş İstanbul ‘da sahne alacak.
ÖNEMLİ MÜZİK GRUBU
Bestelerinde ve canlı performanslarında ikili solo gitar kullanımı ile dikkat çeken Wishbone Ash, bugün artık bir kilometre taşı olmuş Metallica, Thin Lizzy, Judas Priest, Iron Maiden, Lynyrd Skynyrd, Dream Theater ve Opeth gibi toplulukların üzerinde derin bir etki bırakmayı başardı.

SEVİLEN PARÇALARINI SESLENDİRECEK
The Wish List Tour 2025″ turnesi kapsamında ülkemize gelecek olan İngiliz grup, hayranlarına sevilen parçalarını seslendirecek.
Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Sinema Genel Müdürlüğü verilerine göre; 2023 yılında 147’si yerli 224’ü yabancı film olmak üzere toplam 371 film vizyona girmiştir. 2023 yılında sinema salonu sayısı 2 bin 618 olurken, sinema salonlarındaki koltuk sayısı 286 bin 603 oldu.
Sinema seyirci sayısı 2023 yılında 31 milyon 5 bin 844 kişi oldu. Yerli film seyirci sayısı 13 milyon 716 bin 5 kişi olurken, yabancı film seyirci sayısı 17 milyon 289 bin 839 kişi oldu.
Tiyatro salonu sayısı 2022/’23 sezonunda 808 olurken tiyatro salonu koltuk sayısı 326 bin 713 oldu.
TİYATRO SEYİRCİSİ DE ARTTI
Tiyatro seyirci sayısı 2022/’23 sezonunda yüzde 15,2 artarak 6 milyon 279 bin 512 oldu. Tiyatro salonlarında oynanan eser sayısı geçen sezona göre yüzde 1,7 azalarak 8 bin 223 oldu. Tiyatroda çeviri eser seyirci sayısı yüzde 37,5 artarak 1 milyon 726 bin 3 olurken, telif eser seyirci sayısı geçen sezona göre yüzde 8,5 artarak 4 milyon 553 bin 509 oldu.

ÇOCUK OYUNLARINA İLGİ
2022/’23 sezonunda tiyatro salonlarında oynanan çocuk eseri gösteri sayısı yüzde 20,2 artarak 11 bin 551 olurken, yetişkin eseri gösteri sayısı yüzde 2,2 artarak 15 bin 848 oldu. Aynı sezonda çocuk eseri seyirci sayısı yüzde 25,1 artarken, yetişkin eseri seyirci sayısı ise yüzde 9,8 arttı.
Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
BKM ve Kabare Dada’nın ortaklığında sahnelenmeye başlanan ve prömiyeri Maximum Uniq Hall’da gerçekleştirilen Drakula oyununa yoğun ilgi gösterildi.
Okan Bayülgen’in Drakula’yı, bugüne kadar birçok sinema filmine de konu olan vampir avcısı Van Helsing karakterini Hayko Cepkin’in canlandıracağı oyunun, gelecek yıl marta kadar olan biletleri satışa çıktı.
Şef Kemal Alpan’ın yönetimindeki oyundaki orkestrada ünlü caz piyanisti Uraz Kıvaner, caz davulcusu Ayhan Öztoplu, gitarist Sertan Küley ve Kurtalan Ekspres’in bas gitaristi Ahmet Güvenç yer alıyor.

OYUNCU KADROSU
Bayülgen, Drakula’yı yeniden yazarken hikayeyi romanın 77 yıl sonrasına taşıyor. Oyunda ayrıca Gizem Erdem, Nihal Usanmaz, Gökşen Ateş, Devrim Özder Akın, Korhan Başaran, Cüneyt Üstün, Su Sonia Herring, Onur Şenol, Dilay Yıldız ve Gürdal Tak rol alıyor.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Tarihi eserlerin bir ülkeden başka bir ülkeye kaçırılması pek sık rastlanan bir olaydır. Fakat aynı tarihi eserleri tekrar ülke kültürüne ve sanatına kazandırmak, ciddi diploması çaba gerektiriyor.
Bu diploması çabalarından biri de geçtiğimiz günlerde yaşandı. Buna göre, ABD’nin Hindistan’dan bugüne kadar çaldığı 440 tarihi eser, Hindistan’a iade edildi.
Toplam değeri 10 milyon doları bulan eserler arasında, 1980’lerde bir tapınaktan çalınan Göksel Dansçı heykeli ve 1960’larda Hindistan’ın kuzeybatısından yağmalanan Tanesar Ana Tanrıça heykeli de bulunuyor.

SORUŞTURMALAR SONUCUNDA ORTAYA ÇIKTI
Eserler, aralarında Subhash Kapoor ve Nancy Wiener’ın da bulunduğu kaçakçılık şebekelerine yönelik yürütülen soruşturmalar kapsamında ele geçirildi.
Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Magazin dünyasının iki ünlü ismi Mehmet Ali Erbil ve Serdar Ortaç, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yasa dışı bahse teşvik iddiasına ilişkin yürütülen soruşturmada gözaltına alındı. Serdar Ortaç ve Mehmet Ali Erbil ev hapsine çarptırıldı.
Vermesi planlanan 18 konseri iptal edilen şarkıcı, yine sosyal medyaya sardı.
Operasyon sonrası sosyal medya hesaplarını kapatan Serdar Ortaç kısa süre içinde geri döndü.
ESKİLERE GİTTİ
Nostaljik paylaşımlar yapmaya başlayan şarkıcı, ilk otomobilinin fotoğrafını paylaştı. Arabasının önünde poz veren sanatçı paylaşımına “İlk arabam Çekmece 1989” notunu düştü. Ortaç’ın paylaşımına yorum ve beğeni yağdı.

Çağla Pınar Yılmaz
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Karabük Üniversitesi yenilikçi projeleriyle öne çıkmaya devam ediyor
KBÜ’lü akademisyenlerden biyomedikal alanında öncü proje
KARABÜK – Karabük Üniversitesi’nde görevli akademisyenler biyolojik yaşın tükürük örneklerinden kolaylıkla tespit edilmesini sağlayacak proje hazırladı.
Karabük Üniversitesi yenilikçi projeleriyle öne çıkmaya devam ediyor. Mühendislik Fakültesi Biyomedikal Mühendisliği Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hacı Mehmet Kayılı ve Doç. Dr. Hakan Yılmaz tarafından “Tükürükten Biyolojik Yaş Tespiti İçin IgG N-Glikomu Kullanılarak Makine Öğrenmesi Temelli Bir Modelin Geliştirilmesi ve Serum IgG N-Glikozilasyon Profillerine Bağlı Olarak Validasyonu” başlıklı TÜBİTAK COST projesi hazırlandı.
Akademisyenler proje çerçevesinde insan sağlığına ilişkin önemli biyobelirteçlerden biri olan IgG glikozilasyon profillerinin incelenmesiyle biyolojik yaşın tespiti için bir model geliştirecek. Bu modelin özellikle tükürük örnekleri kullanılarak geliştirilmesi yaş tespitinin mümkün hale gelmesini sağlayacak. Ayrıca, serum örnekleri üzerinden yapılacak doğrulama çalışmaları, modelin güvenilirliğini ve geçerliliğini artıracak.
Tükürükteki IgG N-glikozilasyon profillerinin analizinde makine öğrenmesi algoritmalarını kullanacak olan modelle geleneksel analizlere kıyasla daha hızlı ve kesin sonuçlar sunmak hedefleniyor. Geliştirilecek model, biyolojik yaş ile kronolojik yaş arasındaki farkları tespit ederek bireylerin sağlık durumlarına dair önemli veriler sunacak.
Hazırladıkları projeyle tükürükten biyolojik yaş tespitine yönelik analitik bir yöntem geliştirmeyi ve bu yöntemi kan örneklerinden elde edilen verilerle kıyaslamayı hedeflediklerini belirten Mühendislik Fakültesi Biyomedikal Mühendisliği Öğretim Üyesi ve prroje yürütücüsü Doç. Dr. Hacı Mehmet Kayılı, “Bu projenin temel amacı, kişilerin yaşlanma durumu hakkında bilgi vermek, yaşlanmasının ne düzeyde olduğunu kişilere göstermek ve böylelikle kişilerin yaşlanma dereceleri hakkında fikir sahibi olmasını sağlamaktır. Bu projede, ilk olarak sağlıklı bireylerden kan ve tükürük örnekleri alıyoruz. Çok küçük miktar hacimde kan örneği bizim için yeterli oluyor. Vücudumuzda bulunan antikorlara bakarak, antikorlardaki modifikasyonlarını takip ederek, özellikle yaşlanmayla alakalı biyobelirteç seyrini Türkiye popülasyonuna özgü olarak inceliyoruz” dedi.
Proje bünyesinde sağlıklı bireylerden kan ve tükürük örnekleri toplandığını ifade eden Kayılı, “Bu sayede, kişilerden bir biyolojik bir damla kan veya tükürük örneği alarak, kişilerin biyolojik yaşının, normal yaşlarından ileride olup olmadığını tespit edeceğiz. Biliyorsunuz ki insanların bir yaşı var. Kronolojik yaş diyoruz bu yaşa. Bu, doğumdan itibaren geçen bir süreç. Bir de vücudumuzun çevresel etkilerden ne kadar etkilendiğini gösteren biyolojik yaşımız var. Biz, bu biyolojik yaşımızı, moleküler düzeyde analizlerle gerçekleştiriyoruz. Moleküler düzeyde yaptığımız analizlerde, hücrelerinizin yaşlanma derecesini söyleyerek sizin yaşlanmanızı ve dolayısıyla hastalıklara olan yatkınlığınızı ne düzeyde olduğunu belirtiyoruz. Eğer biyolojik yaşınız yüksek çıkarsa, siz kendinizi ve hayat tarzınızı ona göre değiştirerek örneğin diyet yaparak veya spor aktivitelerinizi artırarak yaşlanma düzeyinizi geriletebilirsiniz. Böylelikle de hastalıklara daha geç maruz kalabilirsiniz” diye konuştu.
Kayılı, projede iki bursiyerin ve iki araştırmacı hocanın görev aldığını ve projenin TÜBİTAK tarafından desteklendiğini aktararak bu yenilikçi çalışmanın, sağlıklı bir yaşlanma sürecine katkıda bulunmayı ve hastalıkların erken teşhisine yönelik önemli bir adım atmayı amaçladığını vurguladı.
Proje Araştırmacısı Doç. Dr. Hakan Yılmaz, makine öğrenmesinin sağlık alanındaki etkinliğine vurgu yaparak, şu ifadeleri kullandı:
“Makine öğrenmesi, artık günümüzde oldukça popüler, girmediği alan yok diyebiliriz. Bu alanların en başında sağlık geliyor. Biz de makine öğrenmesi yöntemlerini sağlıkta etkin ve efektif olarak kullanmaya çalışıyoruz. Burada da kişinin normal demografik yaşı ile kronolojik ve biyolojik yaşı arasındaki bağıntıyı ortaya koyarak bir yaş tahmini yapmaya çalışıyoruz. Özellikle sağlık alanında ön tanı çalışmalarında, makine öğrenmesi uygulamalarını oldukça fazla kullanıyoruz. Farklı projelerde de yine bu yöntemleri kullanmaya devam ediyoruz.”
Projenin iki temel aşamadan oluştuğunu anlatan Yılmaz, “Bu proje aslında iki tane aşamadan oluşuyor: Birinci aşamada örneklerin toplanması, ikinci aşamada ise bu örneklerin analiz edilmesi ve makine öğrenmesi teknikleriyle aradaki bağlantının ortaya koyulması. İlk etaptaki sonuçlarımız umut vaat edici. Tabi şu an net bir rakam veremiyoruz. Özellikle sağlıkta belirli bir aşamaya ulaşmadan rakam vermek çok doğru olmuyor ama burada da güzel sonuçlar elde edeceğimizi düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dünya havacılık tarihinde bir ilk
Bayraktar TB3 kısa pistli bir gemiden iniş kalkış yapmayı başaran ilk İHA oldu
Toplam uçuş süresi: 823 saat İSTANBUL – Bayraktar TB3 SİHA, kısa pistli bir gemiden iniş ve kalkış yapmayı başaran ilk insansız hava aracı olarak dünya havacılık tarihine geçti. TCG ANADOLU Gemisi’nde gerçekleştirilen gemiden uçuş testi başarıyla tamamlanırken toplam uçuş saatinin 823 saat olduğu açıklandı.
Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen silahlı insansız hava aracı Bayraktar TB3, kısa pistli gemilerden kalkış ve iniş testini başarıyla tamamladı ve havacılık tarihinde bir ilke imza attı. Bayraktar TB3, TCG Anadolu gibi kısa pistli gemilerden iniş ve kalkış yapabilen dünyadaki ilk silahlı insansız hava aracı oldu.
Uçarak intikal etti
Rampa testlerini başarıyla tamamlayan Bayraktar TB3 PT1 ve PT2 geçtiğimiz günlerde Edirne’nin Keşan ilçesindeki Baykar Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nden havalanarak Dalaman Hava Meydan Komutanlığı’na intikal etti. Burada sürdürülen çalışmalarda Bayraktar TB3 PT1, TCG ANADOLU’ya gece ve gündüz yakın uçuş gerçekleştirerek “Yaklaşma Testlerini” sorunsuz geçti.
Tarihi test
Açık denizden gemi üzerindeki testlerini tamamlayan Bayraktar TB3 PT2 ise 19 Kasım’da TCG Anadolu’nun 12 derece eğimli rampaya sahip kısa pistinden başarıyla havalandı. Ege ve Akdeniz’in buluşma noktasında 46 dakikalık test uçuşu gerçekleştiren Bayraktar TB3, ardından aynı kısa piste hiçbir iniş destek ekipmanı kullanmadan başarıyla iniş yaptı. Gerçekleştirilen test uçuşuyla hem havacılık hem de denizcilik tarihinde yeni bir dönemin kapıları aralandı.
Yerli motor ile en yükseğe
Bayraktar TB3 SİHA, 25 Haziran 2024’te Edirne’nin Keşan ilçesindeki Baykar Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nde gerçekleştirilen uçuşta 36.310 feet irtifaya çıktığı Yüksek İrtifa Sistem Performans Testini başarıyla tamamladı. TEI tarafından yerli olarak geliştirilen PD-170 motoruyla havalanan milli SİHA, böylece kritik bir eşiği daha geçti. Milli havacılık tarihimizin irtifa rekoru ise 45 bin 118 feet ile Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen Bayraktar AKINCI TİHA’ya ait bulunuyor.
Rampa testlerini başarıyla tamamladı
Bayraktar TB3 SİHA, TekirdağÇorlu’da başlayan ve Edirne’nin Keşan ilçesinde bulunan Baykar Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nde devam eden testlerde ilk kez 1 Haziran 2024’te rampadan havalandı. Keşan’da Bayraktar TB3’ün konuşlandırılacağı TCG Anadolu’nun güvertesindeki şartlar ile aynı özelliklerde inşa edilen pistte 12 derece eğime sahip bir rampa bulunuyor. Test kampanyası başarıyla ilerleyen Bayraktar TB3, başarılı rampa testleriyle birlikte gemiye çıkmaya hazır hale geldi.
Toplam uçuş 823 saat
Bayraktar TB3 SİHA bugüne kadar gerçekleştirilen test uçuşlarında toplam 823 saat havada kaldı. Milli SİHA, 20 Aralık 2023’te gerçekleştirilen uzun uçuş testinde ise yere inmeden 32 saat havada kaldı ve gökyüzünde 5.700 km yol katetti.
Milli SİHA, milli kamera
Bayraktar TB3 SİHA, 26 Mart 2024 tarihinde ilk kez Aselsan tarafından milli olarak geliştirilen ASELFLIR-500 ile uçtu. İcra edilen test kapsamında dünyadaki muadillerine göre en yüksek performansa sahip olan ASELFLIR-500 Elektro-Optik Keşif, Gözetleme ve Hedefleme Sistemi entegrasyonu başarıyla gerçekleştirildi.
Deniz aşırı güç çarpanı
Bayraktar TB3 SİHA, katlanabilen kanat yapısının yanı sıra sahip olacağı kabiliyetler ile sınıfındaki lider insansız hava aracı olacak. Görüş hattı ötesi haberleşme kabiliyetine de sahip olacak milli SİHA, bu sayede çok uzun mesafelerden kumanda edilebilecek. Böylece keşif-gözetleme, istihbarat ve taşıdığı akıllı mühimmatlar ile taarruz görevlerini deniz aşırı hedeflere karşı icra ederek Türkiye’nin caydırıcı gücünde çarpan etkisi sağlayacak.
İhracat şampiyonu
Başlangıçtan bugüne tüm projelerini öz kaynakları ile yürüten Baykar, 2003 yılındaki İHA Ar-Ge sürecinin başlangıcından itibaren tüm gelirlerinin yüzde 83’ünü ihracattan elde etti. 2023’te 1.8 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiren Baykar, ülkemizdeki tüm sektörlerde en çok ihracat gerçekleştiren ilk 10 firma arasında yer aldı. İhracatın Şampiyonları Ödülü alan Baykar, 2021, 2022 ve 2023 yıllarında Savunma Sanayi Başkanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre savunma ve havacılık sektörünün ihracat lideri oldu. Son yıllarda gelirlerinin yüzde 90’ından fazlasını ihracattan elde eden Baykar, 2023’te savunma ve havacılık sektöründeki ihracatın 3’te 1’ini tek başına yaptı. Dünyanın en büyük insansız hava aracı şirketi olan Baykar’ın halihazırda imzalanan sözleşmelerinin yüzde 97.5’i ihracat kaynaklı gerçekleşti. Bayraktar TB2 SİHA için 34 ülkeyle, Bayraktar AKINCI TİHA için ise şimdiye kadar 10 ülke ile olmak üzere toplam 35 ülkeyle ihracat anlaşması imzalandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Geçtiğimiz aylarda restoran zincirinin bir şubesinde domuz eti kullanıldığı iddialarıyla gündeme gelen markanın, ‘Köfteci Yusuf Rüzgar Enerji Santralı’ adıyla enerji sektörüne yönelmesi dikkat çekti.
‘Köfteci Yusuf RES’ için ÇED süreci başlatıldı
Çevre, Şehircilik ev İklim Değişikliği Bakanlığı, 18 Kasım’da “Köfteci Yusuf Hazır Yemek Temizlik Canlı Hayvan Et Mamulleri Entegre Gıda İthalat İhracat San. ve Tic. A.Ş.” tarafından yapılması planlanan “Köfteci Yusuf Rüzgar Enerji Santrali” projesiyle ilgili ÇED sürecinin başladığını duyurdu.
Ürünlerinde domuz eti kullandığı iddialarıyla gündemden düşmeyen Köfteci Yusuf yeni bir sektöre giriyor. “Köfteci Yusuf Rüzgar Enerji Santralı” projesiyle ilgili ÇED süreci başlatıldı.
Ürünlerinde domuz eti kullandığı iddialarıyla gündemdeki yerini koruyan Köfteci Yusuf’tan çok konuşulacak yeni bir hamle geldi. Köfteci Yusuf, Balıkesir’de rüzgar enerji santralı kuracak.
Balıkesir’in Susurluk ilçesine bağlı Asmalıdere Mahallesi, Tosunalanı Mevkii’nde yapılması planlanan RES projesi toplam 3 türbinden oluşacak. İki ayrı projeden oluşan Köfteci Yusuf Rüzgâr Enerjisi Santralı’nın kurulacağı bölgenin Kuzeybatı-Güney ana kuş göç yolu üzerinde yer aldığı, özellikle Leylek ve Yırtıcı göçlerinin gerçekleştiği İstanbul-Çanakkale-Hatay kesiminin üzerinde bulunduğu belirtildi.
RES kurulacak bölge kuş göç yolu üzerinde
Köftesi Yusuf RES için hazırlanarak Bakanlığa sunulan Proje Tanıtım Dosyasında (PDT), Proje sahasının Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapılan çalışmalarda kuş göç rotası üzerinde kaldığının tespit edildiği bilgisine yer verildi. Uzman görüşü de eklenen Proje Tanıtım Dosyasında, “Proje alanına yönelik Sonbahar 2023 kuş göç dönemi ornitolojik izleme raporu hazırlanması çalışmaları kapsamında saha çalışması gerçekleştirilmiştir. Bu gözlem, inceleme ve değerlendirme çalışmaları sonuçlarına göre, araştırma alanı ve yakın çevresinde 42 kuş türü saptanmıştır. Tespit edilen türlerin büyük çoğunluğu yüzde 81’i ötücü kuşlardan (Passeriformes) meydana gelmektedir. Süzülerek uçan Gündüz yırtıcıları ve büyük kanat açıklığına sahip su kuşları veya Leylek gibi türlere ise çok az yüzde 19 oranında rastlanmıştır” bilgisine yer veriliyor.
Proje dosyasında ‘kuşlar için sorun olmayacak’ denildi
Türbin pervanelerinin uzunluğu ve etki alanına göre, her türbinin bulunduğu noktanın yaklaşık 100-150 m çapındaki bir alanın kuşlar açısından tehlikeli ve riskli olduğu vurgulanan uzman raporunda, “Bu nedenle rüzgâr santrallerinde türbinler arasındaki mesafeler, bu etki alanı göz önünde bulundurularak konumlandırılmalıdır ve buna göre mesafe bırakılmalıdır. Bu durumda Köfteci Yusuf 5 ve 6 RES’te yer alan türbin arası mesafeler etki alanı göz önüne alındığında, alanda tek türbin bulunmakta olup, kuşların çarpmadan türbin aralarından güvenli bir şekilde geçmelerini sağlayabilecek mesafelerde sorun olmasının söz konusu olmadığı görülmektedir” denildi.
3246 ton hafriyat çıkacak, enerji Balıkesir’e satılacak
Toplam 3 türbinden oluşacak Köfteci Yusuf Rüzgâr Enerji Santrali’nde üretilmesi planlanan elektrik enerjisinin Balıkesir 1 TM’ye bağlanacağı belirtilirken, proje dosyasında inşaat aşamasına ilişkin ise şu bilgilere yer verildi: “Köfteci Yusuf Hazır Yemek Temizlik Canlı Hayvan Et Mamulleri Entegre Gıda İthalat İhracat San. Ve Tic. A.Ş. tarafından gerçekleştirilmesi planlanan ‘Rüzgâr Enerji Santrali (2 Adet Türbin – 2 MWm/ 1,998 MWe)’ projesi kapsamında, türbin alan kazısı ve yol kazısı faaliyetleri ile betonarme yapıda toplam 50 m 2 olan 2 adet köşk ve konteyner şeklinde 10 m2’lik 1 adet güvenlik binasından oluşan yapıların inşaat işlemleri gerçekleştirilecektir. Bu kapsamda oluşacak toplam hafriyat miktarı 3.479,2 ton olup detaylı hesaplamaları ‘İnşaat Aşamasında Oluşacak Hafriyat Atığı’ başlığı altında verilmiştir. Söz konusu inşaat aşamasında sökme, yükleme, nakliye ve boşaltma işlemleri sırasında toz oluşacaktır. Toz emisyonu kütlesel debi hesaplamaları kontrolsüz emisyon faktörleri kullanılarak hesaplanmıştır. Proje kapsamında yapılacak olan arazi hazırlık ve inşaat toplam 5 ay süreceği öngörülmektedir. Türbin alan kazısı ve yol kazısı faaliyetleri ile inşaat aşamasında toplam 3246,1 ton hafriyat çıkartılacaktır. Bu durumda toplam saatlik hafriyat miktarı 2,70 ton/saat olacaktır.”
Enerjide üretime destek, tüketiciye yüksek fatura
Türkiye’de doğrudan iştigal alanı enerji olmayan farklı sektörlerden yatırımcılar alım garantisi verilen ve desteklenen enerji sektörüne yöneldi. Enerji üretimi ve dağıtımını özelleştirerek kamusal bir hizmet olmaktan çıkaran politikalar, bu alanı birçok girişimci için alım garantili ve kazançlı bir yatırım alanı olarak görülmesine neden oluyor. Ancak şirketlere verilen yatırım ve üretim desteğine karşın tüketiciler kamusal bir hizmet olması gereken elektrik tüketiminde dünyanın en yüksek faturalarına maruz kalıyor.
Türkiye pahalı elektrikte ilk 10’da
Son ABD seçimlerinde Donald Trump’ı destekleyen X’in sahibi Elon Musk, kişisel hesabından yaptığı paylaşımda Türkiye’nin de içinde yer aldığı grafiği paylaşarak, İngiltere ve Avrupa’daki elektrik fiyatlarının pahalı olmasını “Vay canına, İngiltere ve Avrupa’da elektrik fiyatları inanılmaz yüksek!” sözleriyle eleştirmişti. En pahalı elektriği kullanan İngiltere’nin ilk sırayı paylaştığı grafikte, Türkiye Almanya, İtalya, Fransa, Japonya ve Brezilya’dan sonra 7. Sırada yer alıyor. Financial Times’in hazırladığı grafikte, en pahalı elektrik enerjisi kullanan ülkeler arasında 7. Sırada bulunan Türkiye’nin altında Meksika, Kuzey Kore, Tayland, Hindistan, Tayvan, Arjantin, ABD, Kanada, Endonezya, Rusya ve Çin gibi ülkeler yer alıyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SANAYİ ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Türkler dünyada bir ilki başardı. İnsansız hava araçlarıyla kısa pistli gemilere iniş- kalkış yapabilen ilk ülke Türkiye oldu” dedi.
Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen Bayraktar TB3, Türkiye’nin ürettiği TCG Anadolu Gemisi’ne iniş ve kalkış yaptı. Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, o anları sosyal medya hesabından paylaştı.
Bakan Kacır ise ‘Gurur Duy Türkiye’ etiketiyle sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Türkler dünyada bir ilki başardı. İnsansız hava araçlarıyla kısa pistli gemilere iniş- kalkış yapabilen ilk ülke Türkiye oldu” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir, yeni kütüphane binasında inşaat çalışmalarının yeniden başladığını belirterek gelecek eğitim-öğretim döneminin başında kütüphane binasının hizmete açılmasının planlandığını sözlerine ekledi. Kütüphane binası inşaatının projesinden bugün gelinen noktaya kadar emeği geçenlere teşekkür eden Rektör Sözbir, yeni kütüphanenin hayırlı olmasını temenni etti. İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmail Karagöz’ün yaptığı dua sonrasında Rektör Sözbir ve Düzce Üniversitesi mensupları bina inşaatını yeniden başlatan butonlara basarak çalışmaları başlattı.
13 bin 500 metrekarelik yeni kütüphane binası, modern görünümü, teknolojik imkanlara sahip altyapısı ve oldukça konforlu alanlarıyla Düzce Üniversitesi öğrencilerinin ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde inşa ediliyor.
Basılı yayınlar salonu, genel okuma salonu, toplantı salonu, grup çalışma odası, bilgisayar salonu, etüt salonu gibi hizmet alanlarının yanı sıra dijitalleştirme, baskı merkezi, ciltleme, kataloglama, süreli yayın deposu, basılı yayın deposu ve idari ofisler gibi daha birçok kullanım alanı bulunacak yeni kütüphane binası, çocukları da unutmayarak özel çocuk kütüphanesini de hizmete sunacak.
Binada yer alması planlanan güneş enerjisi panelleri sayesinde büyük oranda kendi elektriğini üretecek olan Düzce Üniversitesi’nin yeni kütüphanesi, teknolojik altyapısıyla bilgiyi öğrencilerle buluşturacak. – DÜZCE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İskenderun Belediyesince yaya geçitlerini kullanmadan yolun karşısına geçmeye çalışan bazı vatandaşların refüjlerdeki çimlere basarak zarar vermeleri üzerine çalışma başlatıldı.
Mete Aslan Bulvarı’ndaki refüje kurulan sensörlü sistem, çimlere basıldığında aktif olarak vatandaşları “çimlere basma” ve “lütfen yaya yolunu kullanınız” anonslarıyla uyardı.
İlçede yaşayan Hanifi Taya, AA muhabirine, sistemi gördüğünde şaşırdığını söyledi.
Yapılan uyarıyı hem vatandaşların can güvenliği hem de doğa için olumlu bulduğunu dile getiren Taya, “İnsanların çimlere bastırılmaması iyi bir şey. Böyle bir sistem beklemiyordum açıkçası. Genellikle herkes basıp geçiyordu ama böyle daha iyi oldu, insanlar da bilinçleniyor.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Baykar tarafından üretilen Bayraktar TB3, dünya havacılık tarihinde bir ilki başardı. Silahlı insansız hava aracı (SİHA) sınıfındaki Bayraktar TB3, kısa pistli bir gemiden iniş ve kalkış yapan ilk İHA olarak havacılık tarihine geçti. TCG Anadolu Gemisi’nde gerçekleştirilen gemiden uçuş testi başarıyla tamamlandı. Rampa testlerini başarıyla tamamlayan Bayraktar TB3 PT1 ve PT2 geçtiğimiz günlerde Edirne’nin Keşan ilçesindeki Baykar Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nden havalanarak Dalaman Hava Meydan Komutanlığı’na intikal etti. Burada sürdürülen çalışmalarda Bayraktar TB3 PT1, TCG Anadolu’ya gece ve gündüz yakın uçuş gerçekleştirerek ‘Yaklaşma Testlerini’ sorunsuz geçti.
TEST UÇUŞU 46 DAKİKA SÜRDÜ
Açık denizden gemi üzerindeki testlerini tamamlayan Bayraktar TB3 PT2 ise 19 Kasım’da TCG Anadolu’nun 12 derece eğimli rampaya sahip kısa pistinden başarıyla havalandı. Ege ve Akdeniz’in buluşma noktasında 46 dakikalık test uçuşu gerçekleştiren Bayraktar TB3, ardından aynı kısa piste hiçbir iniş destek ekipmanı kullanmadan başarıyla iniş yaptı. Gerçekleştirilen test uçuşuyla hem havacılık hem de denizcilik tarihinde yeni bir dönemin kapıları aralandı.
YERLİ MOTOR İLE EN YÜKSEĞE
Bayraktar TB3 SİHA, 25 Haziran 2024’te Edirne’nin Keşan ilçesindeki Baykar Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nde gerçekleştirilen uçuşta 36 bin 310 feet irtifaya çıktığı Yüksek İrtifa Sistem Performans Testini başarıyla tamamladı. TEI tarafından yerli olarak geliştirilen PD-170 motoruyla havalanan milli SİHA, böylece kritik bir eşiği daha geçti. Milli havacılık tarihimizin irtifa rekoru ise 45 bin 118 feet ile Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen Bayraktar AKINCI TİHA’ya ait bulunuyor.
RAMPA TESTLERİNİ BAŞARIYLA TAMAMLADI
Bayraktar TB3 SİHA, TekirdağÇorlu’da başlayan ve Edirne’nin Keşan ilçesinde bulunan Baykar Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nde devam eden testlerde ilk kez 1 Haziran 2024’te rampadan havalandı. Keşan’da Bayraktar TB3’ün konuşlandırılacağı TCG Anadolu’nun güvertesindeki şartlar ile aynı özelliklerde inşa edilen pistte 12 derece eğime sahip bir rampa bulunuyor. Test kampanyası başarıyla ilerleyen Bayraktar TB3, başarılı rampa testleriyle birlikte gemiye çıkmaya hazır hale geldi.
TOPLAM UÇUŞ 700 SAATİN ÜSTÜNDE
Bayraktar TB3 SİHA bugüne kadar gerçekleştirilen test uçuşlarında toplam 700 saatten fazla havada kaldı. Milli SİHA, 20 Aralık 2023’te gerçekleştirilen uzun uçuş testinde ise yere inmeden 32 saat havada kaldı ve gökyüzünde 5 bin 700 km yol katetti. Bayraktar TB3 SİHA, 26 Mart 2024 tarihinde ilk kez Aselsan tarafından milli olarak geliştirilen ASELFLIR-500 ile uçtu. İcra edilen test kapsamında dünyadaki muadillerine göre en yüksek performansa sahip olan ASELFLIR-500 Elektro-Optik Keşif, Gözetleme ve Hedefleme Sistemi entegrasyonu başarıyla gerçekleştirildi.
BAYKAR, SAVUNMA VE HAVACILIK SEKTÖRÜNDÜ İHRACAT ŞAMPİYONU OLDU
Başlangıçtan bugüne tüm projelerini öz kaynakları ile yürüten Baykar, 2003 yılındaki İHA Ar-Ge sürecinin başlangıcından itibaren tüm gelirlerinin %83’ünü ihracattan elde etti. 2023’te 1.8 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiren Baykar, ülkemizdeki tüm sektörlerde en çok ihracat gerçekleştiren ilk 10 firma arasında yer aldı. İhracatın Şampiyonları Ödülü alan Baykar, 2021, 2022 ve 2023 yıllarında Savunma Sanayi Başkanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre savunma ve havacılık sektörünün ihracat lideri oldu. Son yıllarda gelirlerinin %90’ından fazlasını ihracattan elde eden Baykar, 2023’te savunma ve havacılık sektöründeki ihracatın 3’te 1’ini tek başına yaptı. Dünyanın en büyük insansız hava aracı şirketi olan Baykar’ın halihazırda imzalanan sözleşmelerinin %97.5’i ihracat kaynaklı gerçekleşti. Bayraktar TB2 SİHA için 34 ülkeyle, Bayraktar AKINCI TİHA için ise şimdiye kadar 10 ülke ile olmak üzere toplam 35 ülkeyle ihracat anlaşması imzalandı
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen silahlı insansız hava aracı Bayraktar TB3, kısa pistli gemilerden kalkış ve iniş testini başarıyla tamamladı ve havacılık tarihinde bir ilke imza attı. Bayraktar TB3, TCG Anadolu gibi kısa pistli gemilerden iniş ve kalkış yapabilen dünyadaki ilk silahlı insansız hava aracı oldu.
Uçarak intikal etti
Rampa testlerini başarıyla tamamlayan Bayraktar TB3 PT1 ve PT2 geçtiğimiz günlerde Edirne’nin Keşan ilçesindeki Baykar Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nden havalanarak Dalaman Hava Meydan Komutanlığı’na intikal etti. Burada sürdürülen çalışmalarda Bayraktar TB3 PT1, TCG ANADOLU’ya gece ve gündüz yakın uçuş gerçekleştirerek “Yaklaşma Testlerini” sorunsuz geçti.
Tarihi test
Açık denizden gemi üzerindeki testlerini tamamlayan Bayraktar TB3 PT2 ise 19 Kasım’da TCG Anadolu’nun 12 derece eğimli rampaya sahip kısa pistinden başarıyla havalandı. Ege ve Akdeniz’in buluşma noktasında 46 dakikalık test uçuşu gerçekleştiren Bayraktar TB3, ardından aynı kısa piste hiçbir iniş destek ekipmanı kullanmadan başarıyla iniş yaptı. Gerçekleştirilen test uçuşuyla hem havacılık hem de denizcilik tarihinde yeni bir dönemin kapıları aralandı.
Yerli motor ile en yükseğe
Bayraktar TB3 SİHA, 25 Haziran 2024’te Edirne’nin Keşan ilçesindeki Baykar Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nde gerçekleştirilen uçuşta 36.310 feet irtifaya çıktığı Yüksek İrtifa Sistem Performans Testini başarıyla tamamladı. TEI tarafından yerli olarak geliştirilen PD-170 motoruyla havalanan milli SİHA, böylece kritik bir eşiği daha geçti. Milli havacılık tarihimizin irtifa rekoru ise 45 bin 118 feet ile Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen Bayraktar AKINCI TİHA’ya ait bulunuyor.
Rampa testlerini başarıyla tamamladı
Bayraktar TB3 SİHA, TekirdağÇorlu’da başlayan ve Edirne’nin Keşan ilçesinde bulunan Baykar Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nde devam eden testlerde ilk kez 1 Haziran 2024’te rampadan havalandı. Keşan’da Bayraktar TB3’ün konuşlandırılacağı TCG Anadolu’nun güvertesindeki şartlar ile aynı özelliklerde inşa edilen pistte 12 derece eğime sahip bir rampa bulunuyor. Test kampanyası başarıyla ilerleyen Bayraktar TB3, başarılı rampa testleriyle birlikte gemiye çıkmaya hazır hale geldi.
Toplam uçuş 700 saatin üstünde
Bayraktar TB3 SİHA bugüne kadar gerçekleştirilen test uçuşlarında toplam 700 saatten fazla havada kaldı. Milli SİHA, 20 Aralık 2023’te gerçekleştirilen uzun uçuş testinde ise yere inmeden 32 saat havada kaldı ve gökyüzünde 5.700 km yol katetti.
Milli SİHA, milli kamera
Bayraktar TB3 SİHA, 26 Mart 2024 tarihinde ilk kez Aselsan tarafından milli olarak geliştirilen ASELFLIR-500 ile uçtu. İcra edilen test kapsamında dünyadaki muadillerine göre en yüksek performansa sahip olan ASELFLIR-500 Elektro-Optik Keşif, Gözetleme ve Hedefleme Sistemi entegrasyonu başarıyla gerçekleştirildi.
Deniz aşırı güç çarpanı
Bayraktar TB3 SİHA, katlanabilen kanat yapısının yanı sıra sahip olacağı kabiliyetler ile sınıfındaki lider insansız hava aracı olacak. Görüş hattı ötesi haberleşme kabiliyetine de sahip olacak milli SİHA, bu sayede çok uzun mesafelerden kumanda edilebilecek. Böylece keşif-gözetleme, istihbarat ve taşıdığı akıllı mühimmatlar ile taarruz görevlerini deniz aşırı hedeflere karşı icra ederek Türkiye’nin caydırıcı gücünde çarpan etkisi sağlayacak.
İhracat şampiyonu
Başlangıçtan bugüne tüm projelerini öz kaynakları ile yürüten Baykar, 2003 yılındaki İHA Ar-Ge sürecinin başlangıcından itibaren tüm gelirlerinin yüzde 83’ünü ihracattan elde etti. 2023’te 1.8 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiren Baykar, ülkemizdeki tüm sektörlerde en çok ihracat gerçekleştiren ilk 10 firma arasında yer aldı. İhracatın Şampiyonları Ödülü alan Baykar, 2021, 2022 ve 2023 yıllarında Savunma Sanayi Başkanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre savunma ve havacılık sektörünün ihracat lideri oldu. Son yıllarda gelirlerinin yüzde 90’ından fazlasını ihracattan elde eden Baykar, 2023’te savunma ve havacılık sektöründeki ihracatın 3’te 1’ini tek başına yaptı. Dünyanın en büyük insansız hava aracı şirketi olan Baykar’ın halihazırda imzalanan sözleşmelerinin yüzde 97.5’i ihracat kaynaklı gerçekleşti. Bayraktar TB2 SİHA için 34 ülkeyle, Bayraktar AKINCI TİHA için ise şimdiye kadar 10 ülke ile olmak üzere toplam 35 ülkeyle ihracat anlaşması imzalandı – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>” Türkiye Yüzyılı’nda uzay bilimi ve teknolojilerinde varlığını küresel ölçekte ispat eden bir Türkiye’ye şahitlik edeceğiz”
İSTANBUL – Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Toplumsal bir seferberlik ruhu ile yürüttüğümüz ‘Milli Teknoloji Hamlesi’ vizyonumuz doğrultusunda; kritik teknolojilerin pazarı değil, üreticisi ve geliştiricisi bir Türkiye’yi inşa ediyoruz” dedi.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, İstanbul Teknik Üniversitesi’nde düzenlenen Uluslararası Ali Kuşçu Sempozyumu’na katıldı. Sempozyumun açılışında konuşan Bakan Kacır, Türkiye’nin Milli Teknoloji Hamlesi’ne değinerek, uzay bilimi ve teknolojilerinde küresel ölçekte varlık gösteren bir Türkiye’ye tanıklık edileceğini vurguladı.
“Bu coğrafyayı tekrar bilim ve teknolojinin önde gelen merkezlerinden birine dönüştürüyoruz”
Bakan Kacır, konuşmasının başında, Ali Kuşçu’nun evrensel düzeyde değerinin takdir edilmesinden ve vefatının 550’nci yılı dolayısıyla 2024’ün UNESCO tarafından “Ali Kuşçu Yılı” ilan edilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Bakan Kacır, konuşmasına şöyle devam etti: “Bilimde ve teknolojide çağ atlamış bir Türkiye hedefiyle, tarihimizden ve medeniyetimizden aldığımız bu ilhamla hareket ediyoruz. Bu toprakların mayasına, ruhuna ve bereketine güveniyoruz. İşte bu ruh haletiyle son 22 yılda yaptığımız atılımlar, uyguladığımız politikalarla bilimin ve teknolojinin her daim destekçisi olduk, olmayı da sürdürüyoruz. Bilim ve teknolojide taşıdığımız bağımsızlık şiarının, Türkiye’nin siyasi bağımsızlığının da güvencesi olduğuna inanıyoruz. Mazimizde olduğu gibi, bu coğrafyayı tekrar bilim ve teknolojinin önde gelen merkezlerinden birine dönüştürüyoruz. Ülkemizin dört bir yanında, yediden yetmişe adeta toplumsal bir seferberlik ruhu ile yürüttüğümüz ‘Milli Teknoloji Hamlesi’ vizyonumuz doğrultusunda; kritik teknolojilerin pazarı değil, üreticisi ve geliştiricisi bir Türkiye’yi inşa ediyoruz. Bilimsel kapasitemizi artırırken, güçlü bir teknoloji geliştirme ve üretme yetkinliğine de sahip oluyoruz. Yurdun dört bir yanındaki 208 üniversitemiz, 104 teknoparkımız, 1600’ü aşan Ar-Ge ve tasarım merkezimiz, 291 bin Ar-Ge personelimiz ile ‘Milli Teknoloji Hamlesi’ hedeflerimize kenetlenmiş şekilde ilerliyoruz. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, yürüttüğümüz istikrarlı politikalarla istiklalimizi ve istikbalimizi güçlü kılacak adımlar atmayı sürdürüyoruz.”
“Türkiye’yi küresel uzay ekosisteminde söz sahibi bir aktör haline getirme yolunda emin adımlarla ilerliyoruz”
Uzay teknolojisine dikkat çeken Bakan Kacır, “Kritik teknolojilerde olduğu gibi uzay teknolojilerinde de değerli ve milli bir anlayışla, Ar-Ge ve inovasyon altyapısını güçlendirerek ve asırlık projeler ortaya koyarak yolumuza hız kesmeden devam ediyoruz. Geçmişten aldığımız mirasla, ülkemizi küresel uzay ekosisteminde söz sahibi bir aktör haline getirme yolunda emin adımlarla ilerliyoruz. Bu yürüyüşün ilk adımlarını; önce BİLSAT uydusuyla, sonra RASAT, GÖKTÜRK uydularıyla attık. Kazandığımız gözlem uydusu üretme yetkinliklerimizi metre altı çözünürlüklü milli görüntüleme uydumuz İMECE ile taçlandırdık. Yerli ve milli haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6A ile birlikte kendi haberleşme uydusunu üretebilen 11 ülkeden biriyiz. Tüm bunların yanı sıra uzay teknolojilerinin uydu ile sınırlı olmadığının da bilincindeyiz. Kurguladığımız teknoloji ekosistemiyle; uçsuz bucaksız uzayın sunduğu sınırsız fırsatlardan yararlanmaya fazlasıyla hazır durumdayız. Türkiye Uzay Ajansı ile birlikte uzay teknolojileri sahasında aktif çalışmalarımızı yürütüyoruz. İlan ettiğimiz Milli Uzay Programımız çerçevesinde, uzay hedeflerimiz ile ilgili 10 yıllık vizyonumuz, stratejimiz, hedef ve projelerimiz doğrultusunda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Milli Uzay Programımızın kritik hedeflerinden ‘Türk Astronot ve Bilim Misyonu’ kapsamında astronotumuz Alper Gezeravcı, Uluslararası Uzay İstasyonu’nda bulunduğu süre zarfında 13 bilimsel deneyi başarıyla tamamladı. Diğer astronotumuz Tuva Cihangir Atasever de yedi deney icra ettiği bir yörünge altı uçuşuna imza attı. Türk Astronot ve Bilim Misyonumuzun yanı sıra; önümüzdeki dönemde de Milli Uzay Programımızı başarılı bir şekilde uygulamak adına uzay çalışmalarımızı hız kesmeden sürdüreceğiz. Uzaya bağımsız erişim programımızda kararlıyız. Ay Programımız kapsamında, milli imkanlarla geliştirdiğimiz itki sistemine sahip, kendi mühendislerimizin ve bilim insanlarımızın tasarlayıp ürettiği uzay aracıyla aya erişeceğiz.
Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında, ‘Türkiye Yüzyılı’nda küresel uzay ekonomisinden pay alan, uzayın sunduğu fırsatlarından en üst düzeyde yararlanan, uzay bilimi ve teknolojilerinde varlığını küresel ölçekte ispat eden bir ülke olacağız. “İnanmak başarmanın yarısıdır” derler; biz de önce kendimize inanacağız. Çok çalışacağız, çok emek sarf edeceğiz, çok gayret göstereceğiz. Gençlerimize inanacağız” şeklinde konuştu.
“Bizim sorumluluğumuz ülkemiz ile sınırlı değil”
Bakan Kacır, sözlerini şöyle tamamladı: ” İsrail, dünya tarihinin en kanlı, en vahşi saldırılarından birini, bir soykırımı dünyanın gözü önünde gerçekleştiriyor. Bakın, işte Filistin. Uluslararası kamuoyu ise üç maymunu oynamaya devam ediyor. Biz biliyoruz ki tarihimiz bize her alanda öncü olma, mazlumlara ve mağdurlara el uzatacak güce imkana dirayete sahip olma sorumluluğu yüklüyor. Diğer tüm alanlar gibi bilim alanında ki çalışmalarda da bu anlayışla hareket etmek zorundayız. Bu vesileyle Ali Kuşçu’yu rahmetle anarken, onun ilim aşkının ve bilime olan bağlılığının genç nesillerimize örnek teşkil etmesini temenni ediyorum.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“ÇOK YORULDUM”
Takvim’in haberine göre, Mehmet Yılmaz Ak ve Buğra Gülsoy ile başrolü paylaştığı Bahar dizisinin setinde sık sık duygusal anlar yaşayan Evgar, “Çok yoruldum. İşler çok yoğun ve çocuğuma vakit ayıramıyorum.” diyerek gözyaşlarına hakim olamadı.
Yoğun iş temposu ve set programı nedeniyle özel hayatına ve ailesine vakit ayıramadığı, bu yüzden tükenmişlik sendromunun pençesine yakalandığı iddialarına Demet Evgar cephesinden henüz bir açıklama gelmedi.
Öte yandan geçtiğimiz aylarda Demet Evgar’ın sete sıklıkla geç geldiği ve kaprisleriyle set çalışanlarını canından bezdirdiği öne sürülmüştü. Orel Deniz isimli kullanıcının Demet Evgar hakkında ortaya attığı iddialar sosyal medyada çok ses getirmiş, dizi ekibi iddiaları yalanlamıştı.

Demet EvgarTelevizyonMagazinSanatBaharYaşamDizi
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Güneydoğu Anadolu’nun tarihi şehri Şanlıurfa, yalnızca Türkler için değil, tüm insanlık için son derece önemli bir kent olma özelliğini taşıyor.
Neolitik dönemin önemli yerleşimleri arasında yer alan Şanlıurfa’daki Karahantepe Ören Yeri, asırlar sonra bile tarihe ışık tutmayı sürdürüyor.
Türkiye’de neolitik döneme ilişkin 60 yıl kazı yapan Türkiye Bilimler Akademisi Üyesi 81 yaşındaki Prof. Dr. Mehmet Özdoğan, Karahantepe’de gerçekleştirilen çalışmalara ilişkin açıklamalarda bulundu.
EZBER BOZAN ESERLER ORTAYA ÇIKTI
Özdoğan, ortaya çıkarılan eserlerin ezberleri bozduğunu ve doğru anlaşılması için de zamana ihtiyaç duyulduğunu söyledi.
Neolitik dönemin önemli yerleşim yerleri arasında gösterilen Karahantepe’yi ziyaret eden Özdoğan, kazı alanındaki 14 farklı noktayı ilerleyen yaşına rağmen tek tek gezip çalışmaları fotoğrafladı.

KAZILARA İLİŞKİN ÖNERİLERDE BULUNDU
Öğrencilerinden biri olan Karahantepe Kazı Başkanı Prof. Dr. Necmi Karul’dan kazıya ilişkin bilgi alan Özdoğan, kazılara ilişkin tecrübesini paylaşıp çeşitli önerilerde bulundu.
Özdoğan, Türkiye’nin birçok kentinde neolitik döneme ilişkin 60 yıl kazı çalışması yaptığını söyledi.
İlk kazı deneyimini Şanlıurfa’da yaşadığını belirten Özdoğan, “Çalışmaya 1964 yılında başladım. İlk gittiğim kazı Şanlıurfa Bozova’daydı daha sonra 32 yıl Güneydoğu’nun farklı kentlerinde neolitik dönem üzerine çalıştıktan sonra Trakya’da çalışmaya başladık, 30 yıldır da Trakya’da kazıyorum, araştırıyorum.” dedi.
“ÖNEMLİ BİLGİLER ORTAYA ÇIKIYOR”
Özdoğan, neolitik döneme ait kazıların sürdüğü Karahantepe’de ortaya çıkarılan eserlerin tarihe yeni yorumlar getirebileceğini vurgulayarak, şu değerlendirmede bulundu:
Bizim burada düşündüğümüz yeni bir yaşam. Neolitik dediğimiz şey yerleşik yaşamın tarımın, üretimin başladığı bir dönemdir, aynı zamanda mülkiyet ve miras hakkının hukukunun başladığı dönemdir. Bizim kafamızda bazı modeller vardı o zamanlar ama son yıllarda özellikle Şanlıurfa’da Taş Tepeler Projesi’nde sadece burası değil Yukarı Fırat Dicle Havzası’nda yapılan kazılar bizim bütün bildiklerimizi yeniden düşünmeye zorluyor. Bu bölgede şu anda ben çalışmıyorum ama benim en eski öğrencilerimin bir kısmı çalışıyor. Çok yoğun bir çalışma var, hepimizi şaşırtan, ezberlerimizi bozan, bildiklerimizi yeniden düşünmemizi, yorumlamamızı gerektirecek kadar önemli bilgiler ortaya çıkıyor, bunu tam doğru anlamak için biraz daha zamana ve yeni çalışmalara ihtiyaç var.

“ORTAYA ÇIKAN ESERLER TOPLUMLA PAYLAŞILMALI”
Neolitik döneme ilişkin Karahantepe’nin önemli bir merkez olduğunu anlatan Özdoğan, ortaya çıkarılan eserler için erken yorum yapmanın isabetli olmayacağını dile getirdi.
Bilim insanlarının ortaya çıkan eserleri sindirdikten sonra toplumla paylaşması gerektiğini aktaran Özdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
Karahantepe, bunların en görkemli ve büyük olanlarından herhalde birisidir. Bu kadar görkemli bir kültürün bir avcı topluluk tarafından yapılması için burada büyük bir bolluk ve refahın olması lazım. Bunların olduğu dönemde bu kadar insanı burada barındırıp besleyecek büyük milyonlarca ceylan sürülerini düşünmek, bunların çok iyi ve büyük bir organizasyonu olduğunu düşünmek lazım. Bunların nasıl olup da bu kadar o büyük bir inşaat işini yaptıklarını da bizim önce bilim insanları olarak anlamamız, sindirmemiz lazım.
“KUŞAĞIMIN SON TEMSİLCİSİYİM”
Arkeologlardan övgüyle bahseden Özdoğan, şunları kaydetti:
Ben kuşağın son temsilcisiyim, benden iki kuşak sonrası artık çalışıyor. Bugünkü hocalarımız bizim kuşağımızdan çok daha iyi hem dünya ile yarışmaktan korkmuyorlar hem daha iyi ve doğru işler yapıyor hem de yeni kuşakların yetişmesini sağlıyor. Bu ister benim yetiştirdiğim öğrenci olsun ister başka hocaların yetiştirdiği öğrenci olsun önemli değil. Türkiye’nin bilim gücünü gösterir, ülkede oluşan yeni bilim gücünün ne kadar yeşerdiğini, bizim zamanımızda atılan tohumların nasıl yeşerdiğini, Türkiye’de yeni bir kuşağın ne kadar başarılı olduğunu gösterir, bu da çok güzel bir şey.

Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Büşra Yıldız
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Antakya ilçesi Küçükdalyan Mahallesi’ndeki hipodromda, Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğündeki “Geleceğe Miras Projesi” kapsamında desteklenen kazılar, saray alanı olarak adlandırılan bölgede yoğunlaştı.
Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hatice Pamir başkanlığındaki 20 kişilik ekibin, Antik Çağ Antakyası’nın kent dokusunu ortaya çıkarma hedefiyle yürüttüğü çalışmada, pişmiş topraktan iki heykelcik parçası (figürin) bulundu.



ERKEN HELENSTİK DÖNEM’E AİT
Ekibin ilk incelemesinde, başı ile gövdesinin bir kısmı sağlam kalan parçanın sofist olarak tanımlanan Antik Çağ filozoflarını tasvir ettiği ve milattan önce 300 ila 200 yılları arasını kapsayan Erken Helenistik Dönem’e ait olduğu belirlendi.
Diğer heykelcik kafasının tarihinin de milattan önce 2’nci yüzyılın sonuna uzandığı ortaya çıkarıldı.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Edebiyat ve düşünce hayatının önemli isimlerinden şair, yazar ve fikir insanı Sezai Karakoç, vefatının üçüncü yılında hayır ve dualarla yad ediliyor.
Karakoç’un vefatının seneyi devriyesi sebebiyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bir paylaşımda bulundu.
“RAHMETLE YÂD EDİYORUM”
Erdoğan yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:
Ortaya koyduğu müstesna eserlerle edebiyatımızda derin izler bırakan Diriliş Şairimiz Sezai Karakoç’u ebediyete irtihalinin yıl dönümünde rahmetle yâd ediyorum.

Hayatını “Diriliş Nesli” dediği, yeni bir gençliğin yetişmesine adadı…
Tam adı Ahmet Sezai Karakoç olan mütefekkir şair, 22 Ocak 1933’te, Birinci Dünya Savaşı’nda Kafkas cephesinde çarpışırken Ruslara esir düşen tüccar Yasin Bey ile Emine Hanım’ın oğlu olarak Diyarbakır Ergani’de dünyaya geldi.
Çocukluğunu Ergani, Maden ve Piran’da (Dicle) geçiren Karakoç, ilkokulu 1944’te Ergani’de tamamladı. Parasız yatılı kaydolduğu Maraş Ortaokulu’nu 1947’de bitiren şair, 1950’de Gaziantep Lisesi’nden mezun oldu.

“BÜYÜK DOĞU” DERGİSİNİN TUTKULU BİR OKUYUCUSU
Sezai Karakoç, ilkokulda Battal Gazi kitaplarını, Ahmediye ve Muhammediyeleri okuyup, dinledi; ortaokulda ise Namık Kemal, Ziya Paşa, Tevfik Fikret ve Ziya Gökalp’in eserlerini okudu.
20. yüzyıl İslamcılık düşüncesi içinde yazdığı kitaplar, şiirler ve kurduğu parti, düşünce ve hareketi ile ayrı bir yere sahip olan Karakoç, okumaya büyük bir sevgi besledi ve lise yıllarında Batı klasiklerine başladı.
Mütefekkir Karakoç, Necip Fazıl Kısakürek’in çıkardığı “Büyük Doğu” dergisinin tutkulu bir okuyucusu oldu.

NECİP FAZIL’IN YANINDAN HİÇ AYRILMADI
Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin (SBF) sınav sonuçlarını beklerken, Necip Fazıl ile tanışmak üzere yanına giden Karakoç, Kısakürek ile tanıştıktan sonra bir daha hiç ayrılmadı.
Karakoç, 1950’li yıllarda Büyük Doğu’nun sanat edebiyat sayfalarını yönetti, 1955’te ise üniversitenin maliye bölümünden mezun oldu.
Maliye Bakanlığında Hazine Genel Müdürlüğü Dış Tediyeler Muvazenesi bölümünde 1955’te çalışmaya başlayan edebiyatçı, girdiği sınavı kazanarak 11 Ocak 1956’da maliye müfettiş yardımcısı oldu. Karakoç, 1959’da gelirler kontrolörü olarak İstanbul’a atandı, görevi gereği yurdun birçok yerini görme imkanı buldu.
Usta edebiyatçı, askerlik vazifesini ise 1960-1961’de Ankara ve Ağrı’da yaptı.
İLK YAZILARI BÜYÜK DOĞU’DA YAYINLANDI
İlk yazılarını 1950’li yıllarda Büyük Doğu’da yayınlayan Karakoç, 1963’ten itibaren Yeni İstanbul gazetesinde “Karakoç” imzasıyla günlük yazılar kaleme aldı.
Diriliş dergisinden önce ve derginin yayına ara verdiği dönemlerde A Dergisi, Akpınar, Büyük Doğu, Düşünen Adam, Hilal, Hisar, İslam Düşüncesi, Mülkiye, Papirüs, Pazar Postası, Soyut, Şiir Sanatı, Türk Dili, Türk Yurdu gibi dergilerde deneme ve şiirleri yayınlandı.
İlk şiir kitabı Körfez 1959’da yayınlanan Karakoç, 1960 baharında bir “siyaset, düşünce ve edebiyat dergisi” olarak nitelediği Diriliş’i çıkarmaya başladı.
27 Mayıs ihtilalinin arifesinde çıkan dergi, Nisan ve Mayıs aylarında iki sayı çıktı ve ihtilal yüzünden yayına devam edemedi.
16 Aralık 1963’ten itibaren Yeni İstanbul gazetesinde “Farklar” sütununda bir süre günlük yazılar yazan Karakoç, Mart 1966’da Diriliş’i yeniden çıkarmaya başlamışsa da Mart 1967’de kapatmak durumunda kaldı. Bu arada İslâmın Dirilişi ve İslâm Toplumunun Ekonomik Strüktürü adlı kitapları ile İslâm, Farklar, Diriliş Çevresinde isimli üç eseri ise ilk olarak Yazılar adı altında tek kitap halinde basıldı.
Temmuz 1967’de yeniden yayın hayatına dönen Büyük Doğu’da yazmaya başladı, bu dönemdeki yazılarının kitaplaşmasıyla da Kıyamet Aşısı adlı kitabı ortaya çıkmış oldu.
“SÜRGÜN ÜLKEDEN BAŞKENTLER BAŞKENTİNE”
4 Aralık 1967’den itibaren Babıali’de Sabah gazetesinde 10 ay süreyle “Sütun” başlığı altında yazılar yazdı; Mağara ve Işık, Gül Muştusu kitapları da aynı dönemde basıldı.
Yazar Karakoç, aralarında Yeni İstiklal, Babıalide Sabah ve Milli Gazete’nin de bulunduğu gazetelerde günlük yazılar yazmaya devam etti ve 1975’ten itibaren kendi çıkardığı “Diriliş” dergisi dışında hiçbir yerde yazmadı.
Türk edebiyatının en sevilen şiirlerinden biri haline gelen “Mona Rosa” şiiriyle okuyucunun kalbinde taht kuran Karakoç, “Sürgün Ülkeden Başkentler Başkentine” şiirini ise çok sevdiği İstanbul’a yazdı.
DİRİLİŞ PARTİSİ’Nİ KURDU
Şiir ve yazılarında, dergilerinde, kitaplarında ortaya koyduğu dünyayı gerçekleştirmek üzere 1990’da Diriliş Partisi’ni kurdu.
Karakoç, 7 yıl partinin genel başkanlığı görevini yürüttü. Diriliş Partisi, 19 Mart 1997’de kapatıldı.

MÜSLÜMANLARIN UYANIŞI İÇİN ÇABALADI
Dünya savaşlarından yenik çıkan İslam dünyasının yeniden dirilişini amaç edinen ve yazı hayatı boyunca “diriliş” kavramı çevresinde zinde bir bilinç uyandırmaya çalışan mütefekkir Karakoç, eserleriyle dünya Müslümanlarının uyanışını sağlamayı amaçladı.
Düşünce dünyasını sistematize eden diriliş kavramını ilk kez 1954’te kullanan Karakoç’un Tunus ve Cezayir’deki bağımsızlık savaşlarını konu alan “Bir Milletin Basübadelmevti” yazısının yer aldığı ilk dergi girişimi Yeni Ay, savcılığın izin vermemesi sebebiyle dağıtıma çıkmadan toplatıldı.
Sezai Karakoç, ikinci dergi girişimini ise üniversite son sınıftayken iki sayı çıkan “Şiir Sanatı” dergisiyle yaptı. Garip akımının yalınlaştırdığı şiir ortamına bir lirizm aşısı yapan dergide Karakoç’un yanı sıra Cemal Süreya, Gülten Akın, Orhan Duru, Muzaffer Erdost, Rami Ayas, Seyfettin Başçıllar, Erdal Öz, Nuri Pakdil, Güner Başar, Nahit Güçlü, Baha Galip Tunalıgil, Abdullah Rıza Ergüven ve Şahinkaya Dil’in şiirleri yer aldı.
DİRİLİŞ İLE BİR NESLİN FİKİR DÜNYASINI YOĞURDU
Yayınlandığı yıllarda içerdiği yazılar nedeniyle defalarca kapatılan ve toplatılan Diriliş dergisi, bir edebiyat ve sanat dergisi olmasının yanı sıra, İslam düşüncesi ve siyasetinin şekillendiği bir yayın organı da oldu.
Karakoç, 1960’ta Diriliş Dergisi’nin ilk sayısını çıkardı. Gazete formatında da yayınlanan Diriliş Dergisi’nin yayımını aralıklı olarak 1992 yılına kadar sürdürdü. Dergide İslam klasiklerinden, çağdaş İslam düşünür ve edebiyatçıların eserlerinden çevirilere yer verildi. Bunun yanı sıra Batı klasiklerinden ve çağdaş Batı edebiyatı ve düşüncesinden birçok metnin tercümesi yayınlandı.
Dergide, bir taraftan Seyyid Kutub, Malik bin Nebi, Muhammed Hamidullah, Malcolm X, Muhammed İkbal, Seyyid Hüseyin Nasr Türk okuyucuyla tanıştırılıp, çağdaş Afrika edebiyatı tercüme edilirken, bir taraftan da başta Mesnevi olmak üzere Kuşeyri, İbni Hazm, Niyazi Mısri, Muhyiddin Arabi, Firdevsi, Aziz Mahmut Hüdayi’nin eserleri tercüme edildi.
Doğu kadar Batı düşüncesi ve edebiyatına da açık olan Diriliş’te; Kierkegaard, Heidegger, Rene Guenon, Erich Fromm, Goethe, Rimbaud, Rilke, Ezra Pound, Virginia Wolf ve Faulkner’in de aralarında bulunduğu çok sayıda edebiyatçının yazı ve şiirleri okuyucuya sunuldu.
2021’DE DÜNYA SÜRGÜNÜNÜ TAMAMLADI
Sezai Karakoç, yazın hayatı boyunca kendi adının yanı sıra Mehmet Leventoğlu, Zülküf Canyüce, Sait Yeni, M. Cemil, Mehmet Yasin, M. Yasin, Mehmet Yasinoğlu, Zafer Karip, M.B.Y., S.K., S.Y., M.L., M.Y., M.S. Karakoç, Mehmet C. Güneş müstearlarını kullandı.
Usta edebiyatçı, 1968’de “MTTB Milli Hizmet Armağanı”, 1970’te sürgündeki Macar yazarlarının takdir ve şükranlarının nişanesi olarak “Gümüş Hürriyet Madalyası”, 1982’de “Türkiye Yazarlar Birliği Hikaye Ödülü”, 1988’de “Üstün Hizmet Ödülü”, 1991’de ise 22. Dünya Şairleri Kongresinde “World Academy of Art and Culture Ödülü”ne layık görüldü.
Diyarbakır’da bir bulvara adı verilen Karakoç, 16 Kasım 2021’de İstanbul’daki evinde, kendi ifadesiyle “dünya sürgünü”nü tamamladı. Karakoç’un cenazesi “Şehzadebaşı’nda Gün Doğmadan” şiirinde “Yerleşecek yer aramamak, caminin avlusunda, soğuk bir taşa oturmak, gün doğmadan Şehzadebaşı’nda” mısrasıyla yer verdiği Şehzadebaşı Camii Haziresi’ne defnedildi.

ESTETİK AŞAMASI VE HAKİKAT AŞAMASI
Sezai Karakoç, şiirinde “estetik aşama” ve “hakikat aşaması”, birbirini olumlayan ve besleyen iki akıntı olarak yan yana devam etti. Bu iki katmanın temel karakteristiği, algının daima bir metafizik boyuta gönderme yapması.
Şiirdeki poetik ben, daha ilk ürünlerinde “Ben öteliyim” vurgusunu öne çıkarıyor. Karakoç’un sıklıkla dile getirdiği bu yaklaşım, “Yağmur Duası”nda, “Bana ne geldiyse geldi yukarıdan” dizesinde benzer şekilde vurgulanıyor.
Nitekim ilerleyen “sağnak“ sürecinde de şairin sesinin “öte”ye ait bir tonu korumaya dikkat ettiğini söylemek mümkündür. Bu hassasiyet en veciz ifadesini “Kalbimde Allah’ın elleri durur.” dizesinde buluyor.
SAYGI VE RAHMETLE
Biz de büyük şair Sezai Karakoç’u sevdiğimiz dizeleriyle, saygı ve rahmetle anıyoruz…
“Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim”
Abdullah Paçal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türkiye, UEFA Uluslar B Ligi 4’üncü Grup’taki 5’inci maçında Kayseri’de konuk ettiği Galler ile 0-0 berabere kaldı. Karşılaşmanın ardından milli futbolcu İsmail Yüksek, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Kayseri halkına verdiği destekten dolayı teşekkür eden İsmail Yüksek, “Öncelikle tüm Kayseri halkına bu maçta verdikleri destek için çok teşekkür ediyorum. Son dakikaya kadar mükemmel bir destek vardı. Biz de onlara güzel bir galibiyet ile veda etmek isterdik. Bu güzel destek için gerçekten teşekkür ederiz. Şu an grupta lideriz. Namağlup gidiyoruz. Bu bizim için çok önemli. Son 1 maçımız kaldı. O maçı da en iyi şekilde galip gelerek bu grubu lider bitirip A Ligi’ne çıkmak istiyoruz” ifadelerini kullandı.
‘BU JENERASYON HER ŞEYİN EN İYİSİNİ HAK EDİYOR’
Kerem Aktürkoğlu’nun maçın son anlarında penaltı vuruşunun başına geçmesini de büyük bir cesaret olarak nitelendiren milli futbolcu Yüksek, “Kerem bence son dakika çok büyük bir cesaret gösterdi. Tabii futbolda bunlar var. Kaçıyor, herkes kaçırıyor. Kerem çok önemli bir oyuncu. Bizim için çok büyük sorun olmadı. Son dakikaya kadar ettiğimiz mücadele takdire şayandı. Son maç bizim için gerçekten çok önemli. Galibiyet almamız gerekiyor. İnşallah o maçta galip gelip, grubu lider bitireceğiz. Soyunma odasında tabi ki de üzüldük. Daha çok Kayseri halkının bu muhteşem desteğine galibiyet verememek oldu. Hepimiz inançlıyız. Bu takım ve jenerasyon her şeyin en iyisini hak ediyor. Soyunma odasında birbirimize güvenmemizi ve daha iyi olmamız gerektiğini konuştuk. Salı günü daha güçlü çıkmamız gerektiğini de konuştuk. İnşallah Salı günü de bunu göstereceğiz” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
UEFA Uluslar B Ligi 4’üncü Grup’taki 5’inci maçta Türkiye, Kayseri’de karşılaştığı Galler ile 0-0 berabere kaldı. Karşılaşma sonrası düzenlenen basın toplantısında A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Vincenzo Montella ve Galler Milli Takımı Teknik Direktörü Craig Bellamy açıklamalarda bulundu. Mücadeleyi değerlendiren Vincenzo Montella, “Oyuncularım muazzam bir performans gösterdi. Kaleye 25 şutumuz var. Rakibe çok fazla fırsat vermedik. Başından sonuna kadar bu maçta böyle bir performans göstermek beni daha da çok gururlandırıyor. O yüzden ileride de elimizden geldiğince de bu şekilde devam etmeye gayret edeceğiz” dedi.
‘HAKAN’I UFAK BİR SAKATLIĞI OLDUĞU İÇİN ÇIKARTMAK ZORUNDA KALDIK’
Hakan Çalhanoğlu’nun oyundan alınmasını da değerlendiren Montella, “Hakan’ı sahadan almak gerçekten çok zor. Dünyanın herhangi bir takımına koyun hiçbir şekilde çıkartmak istemezsiniz. Oyunu domine eden bir futbolcu. Sadece ufak bir sakatlık olduğu için çıkartmak zorunda kaldık” ifadelerini kullandı.
Gerçekçi olmaları gerektiğini aktaran Montella, “Beraberliğin değerli olabileceğini düşünüyorduk. Ama herhangi bir şekilde negatifliğe yer vermiyoruz. Çünkü gerçekçi olmamız lazım. Böyle bir atmosferde, böyle bir performans gösterdiğimiz maçta tabii ki de bugün galip gelmek isterdik. Ama şunu da söylemek lazım. Geçmiş maçlarda verdiğimiz emeklerden dolayı elde ettiğimiz bir avantajımız var. Hedefimiz tabii ki de A Ligi’ne çıkabilmek. O yüzden hedefimiz doğrultusunda burada yürümeye devam edeceğiz” diye konuştu.
‘BU SORUMLULUĞU ALDIĞI İÇİN KUTLUYORUM’
Kerem Aktürkoğlu’nun kaçırdığı penaltı pozisyonuna değinen Montella, “Penaltıyla alakalı şunu söyleyeyim. Baktığımızda Arda da iyi vuruyor. Kerem de biliyorsunuz çok iyi kullanıyor. Orkun da kullanabiliyor. Ama penaltıları sadece o sorumluluğu elinde tutan, yüreğini ortaya koyan futbolcular taşır. O yüzden bu konuda herhangi bir şey söyleyemem. Bu sorumluluğu aldığı için de kutluyorum” ifadelerini kullandı.
CRAIG BELLAMY: KENDİMİZİ DAHA ÇOK GELİŞTİRECEĞİMİZ BİR MAÇ OLDU
Kendilerini geliştirecekleri bir maç olduğunu söyleyen Galler Milli Takımı Teknik Direktörü Craig Bellamy, “Oyuncularımızın vücutları gerçekten çok güçlüydü. Hepsi gerçekten büyük yetenekler. Çok zor bir maç geçirdik ama top kontrolü açısından kendimizi geliştirdik. Zamanlamamız daha iyi olabilirdi. Bugün bunu daha iyi anladık. Kendimizi daha çok geliştireceğimiz bir maç oldu” ifadelerini kullandı.
‘PENALTI ADALETLİYDİ’
A Milli Futbol Takımı’nın kazandığı penaltı hakkında konuşan Bellamy, “Kontrol biraz daha iyi olabilirdi. Skora direkt gidebilirdik. Asıl amacımız topa sahip olmayı geliştirmek. Bunu biraz daha artırmamız gerekiyor. Son dakikadaki top kontrolü önceki maçların tam tersi oldu. Önceki maçlarda top kontrolümüz daha iyiydi. Penaltı hakkında ne desem bilmiyorum. Ancak penaltı tamamen adaletliydi. Ona inanıyorum” dedi.
‘TÜRKİYE OLARAK BUGÜN ÇOK İYİYDİNİZ’
Karşılaşmanın atmosferiyle ilgili soruya yanıt veren Bellamy, şöyle konuştu:
“Oyuncularımızı bu atmosfere hazırladık ama klasik bir hazırlamaydı. Bütün futbolcularımızın tecrübesi var. Bugün nasıl oynadığımıza baktık. Daha hızlı olmamız gerekiyor. Bugün iyi ve kötü anlar yaşandı. Bugün gerçekten baskıcı bir durum vardı. Etraf çok sıcaktı. Ondan dolayı baskı hissettiler. Oyuncuları hazırlarsınız ama bu zordur. Bu olay oyuncularda bitiyor. Türkiye olarak bugün çok iyiydiniz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İlçede etkili olan sağanak yerini kar yağışına bıraktı. Aralıklarla devam eden kar yağışı nedeniyle araçlar, caddeler, yollar beyaza büründü.
Vatandaşlardan Ömer Ertekin, AA muhabirine, kar yağışına çok sevindiklerini belirterek, “Kar yağışı başladı inşallah devam eder. Hızlı bir şekilde kayak sezonunun açılmasını bekliyoruz.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kentte sabah saatlerinde başlayan ve aralıklarla devam eden sağanak yerini kara bıraktı.
Palandöken Dağı’nda yoğunluğunu artan karla etraf beyaza büründü, vatandaşlar fotoğraf çektirmek için kayak merkezine geldi.
Kent merkezinde de etkisini artıran yağış nedeniyle Erzurum Büyükşehir Belediyesine ait iş makineleri yollarda çalışma yaptı.
Lapa lapa yağan karın tadını çıkarmak isteyen bazı vatandaşlar, kar topu oynayarak eğlendi.
Kar nedeniyle araçlar, caddeler, yollar beyaza büründü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>POTA’DA DERBİ ZAMANI
Ligin zirvesinde yer alan Anadolu Efes; Tomislav Mijatovic’in önderliğinde yoluna yenilgisiz devam etmek istiyor. Doğuş Özdemiroğlu ve Jordan Nwora’nın sayı yükünü çektiği Anadolu Efes’te, Vincent Poirier, Derek Willis ve Doğuş Verimlilik Puanı’nda Efes’in liderleri olarak öne çıkıyor. Shane Larkin’in yokluğunda ligde fire vermeyen Efes, ezeli rakibi Fenerbahçe Beko ile deplasmanda heyecan dolu bir mücadeleye çıkacak.
Eski oyuncusu ve Avrupa basketbolunun efsane isimlerinden Sarunas Jasikivecius ile geçen sezon yeni bir hikayeye başlayan Fenerbahçe Beko, bu sezon kendi evindeki Aliağa Petkimspor mağlubiyetinin ardından oynadığı üç maçı da kazanarak formunu yukarı çıkarmayı başardı. Sarı-lacivertli ekip kendi evinde ezeli rakibi karşısında kazanarak zirve mücadelesinde elini güçlendirmek isteyecek.
HAFTA SONU BOYUNCA BASKETBOL HEYECANI DEVAM EDECEK
Ligde zirveyi Anadolu Efes ile paylaşan Tofaş kendi evinde Aliağa Petkimspor’u 17 Kasım Pazar 15.30’da Tofaş Spor Salonu’nda ağırlayacak. 16 Kasım Cumartesi 20.30’da başkent ekibi Türk Telekom kendi evinde ligde henüz galibiyet alamayan Manisa Basket’i konuk edecek. Cumartesi gününün diğer önemli maçlarında; Galatasaray, Mersinspor ile evinde karşılaşırken, Beşiktaş Fibabanka Onvo Büyükçekmece Basketbol ile mücadele edecek.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Galatasaray’da sıcak gelişmeler yaşanmaya devam ediyor. Gelen son dakika haberine göre; takımlar bu kez Teknik Direktör Okan Buruk için harekete geçti.

Sezona Şampiyonlar Ligi hedefiyle giren ancak Young Boys’a elenerek büyük hayal kırıklığı yaşayan sarı-kırmızılılar, o günden bu yana büyük bir değişim içerisinde.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Özellikle Victor Osimhen transferi ve kadroya katılan yeni isimlerin adaptasyon sürecini tamamlamasıyla bambaşka bir görüntü ortaya koymaya başlayan sarı-kırmızılılar hem Türkiye’de hem de Avrupa’da yoluna namağlup şekilde devam ediyor.

Galalatasaray’da artık yeni hedef, Türkiye’ye Avrupa’dan bir kupa daha getirebilmek.

Öte yandan Serie A takımlarından Roma’nın teklifini geri çeviren Okan Buruk için yeni talipler olduğu iddia edildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>GÜÇLÜ DÖNMESİ BEKLENİYOR
Rafa Silva, yaz transfer döneminde Portekiz ekibi Benfica’dan bedelsiz bir şekilde Beşiktaş’ın yolunu tutmuştu. Milli arada dinlenmek için fırsat bulacak olan 31 yaşındaki futbolcunun sezon başındaki gibi güçlü dönüş yapması bekleniyor. Öte yandan Portekizli futbolcu Rafa Silva’nın bu denli bir performans düşüklüğü yaşamasının nedeni bir diğer Portekizli futbolcu Joao Mário’ya bağlanmıştı. Teknik Direktör Giovanni van Bronckhorst’un Mario’nun üzerinden oyun sistemini kurgulamasına tepki gösteren Siyah-Beyazlı taraftarlar, alınan kötü skorlar nedeniyle Hollandalı çalıştırıcıyı eleştirmişti. (Takvim)
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>21 yaşındaki kanat oyuncusunu Süper Lig’den isteyen takım Selçuk İnan’ın çalıştırdığı Gaziantep FK. İsviçre’den isteyen kulübün ise menajeri aracılığıyla sarı-kırmızılılara teklif ilettiği öğrenildi.
21 yaşındaki futbolcuyla ilgili son kararı teknik direktör Okan Buruk verecek.
Yusuf Demir, Galatasaray’da bu sezon 4 maçta süre buldu.Sporx
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“MAAŞLARI DÜŞÜRMEK ZORUNDA KALACAĞIZ”
Ceferin yaptığı açıklamada, “Maç sayısını azaltırsak maaşları da düşürmek zorunda kalacağız. Bunun başka yolu yok. FIFA ve UEFA’ya saldırmak her zaman kolaydır ama çözüm basit. Daha az oynarsanız, daha az para kazanırsınız. Şikayet etmesi gerekenler ayda 1000 euro alan fabrika işçileridir” ifadelerini kullandı.
Açıklamalarına devam eden UEFA Başkanı, “Maç takviminden sadece en üst düzeydeki futbolcular etkilenmiyor. Mesela benim ülkem Slovenya’nın oyuncuları da Real Madrid futbolcuları kadar yoğun maç oynuyor ama 500 kat daha az maaş alıyorlar. Maç sayısının azalması kulüplerin de gelirini azaltır. Profesyonel futbolcular sendikasıyla oturup ne istediklerini görmemiz gerekecek. Maç sayısını azaltırsak maaşları da düşürmek zorunda kalacağız. Başka bir çözüm yok” şeklinde konuştu.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>225foot sitesinin haberine göre; Karadeniz devi, Al Nassr’dan El İttifak’a kiralanan Seko Fofana ile ilgileniyor. Fırtına’nın 29 yaşındaki Fildişi Sahilli orta saha için yakın zamanda Al Nassr ile transfer görüşmelerine başlayacağı iddia edildi. Al Nassr ile 26 yılına kadar sözleşmesi bulunmasına rağmen Avrupa futboluna dönmek isteyen Fofana’nın El İttifak’tan yılda 15 milyon euro’nun üzerinde maaş aldığı belirtiliyor. Fildişili Milli Takım formasını 22 kez giyen Fofana, 7 kez fileleri sarstı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Sakatlığı nedeniyle sezonu kapatan Galatasaraylı Mauro Icardi, özel hayatında da büyük bir kriz yaşıyor. Uzunca bir süredir birliktelik yaşadığı Wanda Nara ile ayrılık aşamasında olan yıldız oyuncu sakatlanmasının ardından ilk iş Arjantin’e gitmişti. Ancak Icardi, Wanda, L’Gante üçgeninde iddiaların ardı arkası kesilmiyor…

ICARDİ – WANDA – L’GANTE ÜÇGENİ
Kriz ilk olarak Mauro Icardi’nin Galatasaray idmanına parmağında alyans olmadan çıkmasıyla patlak vermiş ardından ise Wanda Nara’nın sosyal medyada açtığı canlı yayında L – Gante ile yakınlaştığı görüntüler gündeme bomba gibi düşmüştü.

SEZONU KAPATTI
İddiaların ardı arkası kesilmezken Galatasaray’ın Tottenham maçında 80. dakikada sakatlanan Mauro Icardi, sedyeyle oyundan çıktı ve çarpraz bağlarının kopması nedeniyle sezonu kapattı.

ARJANTİN’E GİTTİ MAHKEMELİK OLDU
Icardi’den ayrıldığını duyuran Wanda Nara ise “geçmiş olsun” mesajı adı altında, Galatasaraylı futbolcu ile aralarında geçen Whatsapp konuşmasını da sosyal medya hesabından ifşa edince büyük tepkilerin de odağı oldu.

Tüm bunların ardından Icardi, Arjantin’e uçtu. Ancak olaylar iddiaya göre daha da işin içinden çıkılmaz bir hal aldı. Öyle ki, Galatasaraylı yıldız, iki kızını görmek için Arjantin’e gitti. L-Gante ile eve gelen Nara’yı içeri almayınca mahkemelik oldu…
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Arina, Rusya’dan VK Sport’a verdiği röportajda Çin’e transferi ve Çin’deki sosyal yaşam tecrübelerine dair dikkat çeken ifadeler kullandı.
“SEVİYE RUSYA’DAN YÜKSEK DEĞİL”
Buradaki voleybolun Rusya’dan daha yüksek seviyede olmadığı kesin. Ama oyunun daha hızlı olduğunu, savunmanın çok daha iyi olduğunu dolayısıyla hücum etmenin daha zor olduğunu ve rallilerin çok daha uzun sürdüğünü söyleyebilirim. Topu çok daha hızlı pas atıyorlar ve bu benim gibi oyuncular için çok zor. 1.94 boyundayım, bazen bunu unutuyorlar.
“HER ŞEY RAHATSIZ EDİCİ”
Burası tamamen farklı bir dünya. Benim özelliklerimden, voleyboldan, genel olarak hayatıma kadar her şey tamamen farklı. Bir aydır buradayım ve şimdiden düşüncelerimde çok büyük değişiklikler olduğunu söyleyebilirim. Her şey rahatsız edici, her şey yeni. Her şeyin tamamen karmaşık olduğunu söyleyemem ama her şey yeni ve bu da zihninizin farklı bir şekilde çalışmasını sağlıyor.
“SOKAKTA BANA DOKUNMAK İSTİYORLAR”
Burada oyuncu olarak değil ama Avrupalı görünümünde biri gördüklerinde daha çok dikkat çekiyorum. Fotoğraf çektirmek istiyorlar, kelimenin tam anlamıyla size dokunmak istiyorlar. Bununla karşılaştım. Turistik yerleri gezmek için şehir merkezinde yürüyüşe çıktım ve yürüyüşümün ilk kilometresinde en az 10 kişi benimle fotoğraf çektirdi. Beni oyuncu olarak tanıdıkları için değil, sadece uzun boylu bir sarışın yürüdüğü için.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sözleşmesi 2025 haziranında bitecek olan Dembele, bu teklifi kabul ederse imzalar atılacak. Galatasaray ile Dembele de böylece 8.5 yıl sonra buluşmuş olacak. Sarı-kırmızılılar Fransız oyuncuyu Fulham’dan ayrıldığında da istemiş, görüşmeler yapılmış ancak Dembele, Celtic’in yolunu tutmuştu. 28 yaşındaki futbolcu, bu sezon çıktığı 12 maçta 3 gol attı ve 2 asist yaptı. (Fotomaç)
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>PARAGUAY, GERİ DÖNDÜ
11. dakikada Lautaro Martinez’in golüyle öne geçen Arjantin, 19’da Arnaldo Sanabria ve 47’de Omar Alderete’nin attığı gollere engel olamayarak sahadan puansız ayrıldı. Alınan bu sonuçla birlikte Paraguay 16 puana yükseldi ve 6. sırada konumlandı. Arjantin ise 22 puanda kalmasına rağmen liderliğini sürdürdü.
“SEN BİR KORKAKSIN”
Maça damga vuran an ise Lionel Messi ile maçın Brezilyalı hakemi Anderson Daronco ile yaşandı. Son düdüğün ardından hakeme sert itirazlarda bulunan Lionel Messi, yenilginin öfkesini çıkardı. Lionel Messi’nin, Anderson Daronco’ya yönelik “Sen bir korkaksın ve senden hoşlanmıyorum.” sözleri, gecenin en çok konuşulan anları arasına girdi.Haberler.com
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Uraloğlu, Türkiye’nin 4 saatlik uçuş ile 51,2 trilyon dolar gayrisafi milli hasılaya sahip 67 ülkenin merkezinde avantajlı ve muhteşem bir lokasyona sahip olduğu bilgisini paylaştı.
Türkiye’nin bu avantajlı konumunun potansiyelini en üst düzeye çıkarmak için havacılık alanında çok büyük yatırımlar gerçekleştirdiklerini belirten Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde “Dünyada ulaşamadığımız hiçbir nokta kalmayacak” hedefiyle hareket ederek Türkiye’yi dünyanın en geniş uçuş ağına sahip ülkelerinden birine dönüştürdüklerini ifade etti.
REKLAM
İç hatlarda 58 noktaya, dış hatlarda ise 131 ülkede 347 farklı noktaya hava yolu ile ulaştıklarını dile getiren Uraloğlu, Türk Hava Yolları’nın, gelecek aylarda İstanbul-Sao Paolo- Santiago ve İstanbul-Kuala Lumpur-Sydney hatlarında yeni seferlere başlayacağını vurguladı.

Türkiye’nin yolcu sayısının bu yıl sonunda 236 milyonun, 2025 yılında da 250 milyonun üstüne çıkacağını öngördüklerini aktaran Uraloğlu, son 22 yılda 32 yeni havalimanı inşa ettiklerini kaydetti.
Havacılık sektörünün, küreselleşmenin en önemli aktörlerinden olduğuna dikkati çeken Uraloğlu, “Havacılığın, bir ulaşım modu olmaktan öte ülkelerin ekonomik ve kültürel gelişiminde önemli bir rol oynayan ve sınırları aşan bir köprü olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz. Bu sektör, teknolojinin hızla geliştiği bir çağda, sürekli dönüşüme uğramakta ve rekabet de buna paralel olarak artmaktadır.
Genç, modern ve verimli uçak filolarına sahip olmak, havayollarının rekabette bir adım öne geçmesini sağlayan en önemli faktörlerden biridir.” diye konuştu.
“HAVACILIKTA YAPAY ZEKA VE BÜYÜK VERİ TEKNOLOJİLERİNİ DEĞERLENDİRMEK ZORUNDAYIZ”
Kalıcı rekabet için sürekli olarak yenilikçi çözümler üretmek zorunda olduklarına işaret eden Uraloğlu, “Havacılıkta yapay zeka ve büyük veri teknolojilerini değerlendirmek zorundayız. Zaten dijital teknolojilerin en çok uygulamaya geçtiği ve kullanımının sürekli arttığı sektör havacılık sektörü olmuştur. İlk otomatik bagaj sıralama sistemleri 1990’larda ortaya çıkmış, 2000’li yılların başından bu yana, e‑biletler kağıt biletlerin yerini alırken, biniş kartları mobil ortama taşındı. Gerçek zamanlı bagaj takipleri uygulanmaya başladı.” ifadesini kullandı.
REKLAM
Yapay zekanın bugün geldiği noktanın havacılık sektörünü derinden etkilediğini anlatan Uraloğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yapay zekanın havacılığa getirdiği en büyük değişimlerden biri olan otonom uçuş sistemleri sayesinde pilot hataları minimuma indirildi. Havacılık sektöründeki tüm şirketler yapay zeka destekli sistemlerle işletme maliyetlerini ve genel giderlerini düşürebiliyorlar. Bunun üzerinde çalışan birçok firma var. Yani aslında yapay zeka konusunda yapay olan hiçbir şey yok. Gayet somut, başarılı ve pozitif katkıları olduğunu görüyoruz. Yapay zeka sayesinde uçakların bakım süreçleri optimize edilecek, olası arızalar önceden tespit edilecek. Büyük veri analizi ile hava trafiği yönetimi daha verimli hale getirilecek ve kazaların önüne geçilecektir. Yine büyük veri analizi ile yolcu davranışları analiz edilerek, daha kişiselleştirilmiş hizmetler sunulacaktır.”
Uraloğlu, yapay zeka destekli bakım sistemleri sayesinde de uçakların ömrünün uzatılacağını ve bakım maliyetlerinin düşürüleceğinin altını çizerek, yapay zeka ve büyük veri sayesinde hava trafiği yönetiminin daha çevre dostu hale getirileceğini, emisyonların azaltılacağını ve sürdürülebilir bir havacılık sektörü inşa edileceğini kaydetti.
REKLAM
“İRADE” YAZILIMI DALAMAN HAVALİMANI’NDA KULLANILMAYA BAŞLANACAK
Yapay zeka ve büyük veri teknolojilerinin havacılık sektörü için büyük bir dönüm noktası olduğuna inandığına değinen Uraloğlu, şöyle devam etti:
“Bu teknolojilere yatırım yapmanın da küresel rekabette daha güçlü bir konuma gelmemiz açısından ülkelerimize katkı sağlayacağını düşünüyorum. Siber güvenlik noktasında en çok önem verdiğimiz husus yazılımdan cihaz üretimine yerlilik ve milliliktir. Tamamen yerli ve milli olarak geliştirdiğimiz ‘Avcı, Azad, Kasırga, Atmaca ve Kule’ adlı yapay zeka uygulamalarımız ile ülkemizin siber güvenliğini sağlıyoruz. Uçuş operasyonlarında yerli ve milli olarak geliştirdiğimiz yazılım ve cihazlarımızı kullanıyoruz. Örneğin interaktif radar analiz ve data ekranımız kısa adıyla ‘İRADE’ ile ilgili havalimanına ait güncel meteorolojik veriler, atış bilgisi, notamlar, aip ve radar görüntülerini tek ekranda toplayıp kullanıcıya sunan bir sistem kurduk. İrade yazılımını, İstanbul Atatürk ve Çukurova havalimanlarında kullanmaya başlayarak havacılık alanında yeni bir dönemi başlattık. İlk yerli ve milli hava trafik görüntüleme yazılımımız sayesinde dışa bağımlılıktan kurtularak yerli teknoloji ürünlerinin önünü açtık. Önümüzdeki günlerde Dalaman Havalimanı’nda kullanmaya başlayacağız.”
Uraloğlu, Türkiye’nin ilk yerli ve milli sivil gözetim radarı “MGR”yi de Gaziantep Havalimanı’na kurduklarını ve aralık ayında aktifleştirerek kullanmaya başlayacaklarını belirtti.
REKLAM
Hava trafik yönetimi alanında yerli ve milli imkanlarla geliştirilen çok amaçlı radar ekranı “Çare” sistemini de gerçek zamanlı uçuş verilerini harita üzerinde sergileyerek, hava trafiğinin etkin bir biçimde yönetilmesini sağladıklarını anlatan Uraloğlu, sistemin Türkiye’de 40’dan fazla havalimanında hizmet verdiğini, ayrıca Azerbaycan’da da hizmete başladığını vurguladı.
Uraloğlu, Fod tespit radarı, kuş tespit radarı, uçuş bilgi sistemi, Ais portal uygulaması, uçuş izle uygulaması, öngörüsel siber saldırı önleme sistemi, coğrafi tabancı dijital bilgi platformu yazılımı, dijital atış sistemi gibi uçuş operasyonlarında kullandıkları yerli ve milli teknolojilerle yenilikçi adımlar atmaya devam ettiklerini dile getirdi.
“MODELİMİZ AYNI ZAMANDA İNSAN HATASINI MİNİMİZE EDİYOR”
Sivil havacılık alanında dijitalleşme odağında “Kurumsal Dönüşüm Modeli (KDM)” adlı yeni bir sivil havacılık modeli oluşturduklarına dikkati çeken Uraloğlu, şunları kaydetti:
“Bu model sadece emniyet ve verimlilik sağlamakla kalmıyor sektörde sürdürülebilir bir dönüşümü ileri teknolojilerle desteklenen bir altyapı aracılığıyla mümkün kılıyor. Bir havacılık otoritesinin ihtiyaç duyabileceği tüm dijital altyapıyı, yapay zeka ve büyük veri ile birleştirerek sunuyor. ICAO regülasyonlarına uygun şekilde geliştirilen bu sistemde eğitimler şeffaf, takip edilebilir ve bağımsız bir ölçüm mekanizmasına dayanıyor. Böylece hem eğitimin kalitesi artıyor, hem de katılımcılar için çok daha etkin bir öğrenme ortamı sağlanıyor. Modelimiz aynı zamanda insan hatasını minimize ediyor. Modelimiz proaktif ve dinamik bir iş süreci yönetimi de sağlamaktadır. Büyük veri altyapısı, gerçek zamanlı analizlerle, potansiyel risklerin önceden tespit edilmesine olanak tanıyor.”
Dijitalleşme ve veri entegrasyonunun en somut örneklerinden birinin de OLS/CNS yazılımları olduğuna değinen Uraloğlu, yazılımın havaalanı çevresinde emniyeti sağlamak için engel kısıtlama yüzeyleri ve yapı kısıtlama alanları haritalarının hazırlanmasını hızlandırdığını ve yüksek doğrulukla sonuçlar sunduğunu aktardı.
İHA takip ve trafik yönetim sisteminin hava trafiğinde veri odaklı karar almayı sağladığını söyleyen Uraloğlu, “Otonom ticari taşımacılık ve drone kullanımı süreçlerini hızlandırarak, operasyonel verimliliği üst seviyeye çıkartıyor. Dinamik dronebanlar, şehirlerarası otonom İHA uçuşları ve uçuş kayıtlarının gerçek zamanlı olarak izlenebilmesi sayesinde güvenlik en üst düzeyde sağlanıyor.” ifadesini kullandı.
Uluslararası Sivil Havacılık Teşkilatı (ICAO) Genel Sekreteri Juan Carlos Salazar’ın da katıldığı etkinlik, 14 Kasım’da sona erecek.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Davanın tüketiciler lehine sonuçlanması durumunda Apple her müşterisine yaklaşık 70 sterlin tazminat ödemek durumunda kalabilir. 40 milyon kişiyi kapsayan dava, bu tüketicilerin 2015 Ekim’den beri Apple’ın iCloud depolama hizmetlerini kullanıp ödeme yaptıkları dönemi kapsıyor.

Bu kapsamda, davanın tüketici grubu adına başarılı olması halinde Apple’ın ödeyeceği toplam tazminatın 3 milyar sterlini bulabileceği hesaplanıyor.
Apple ise Which? tüketici grubunun suçlamalarını reddetti ve iddialar karşısında kendini savunacağını bildirdi.
*Haberin görseli AA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İlk prototipinde 45 bin feet irtifanın üzerine çıkan ve ses hızını aşan HÜRJET’in ikinci prototipi gökyüzüyle buluştu. Bugün havalanan HÜRJET’in ikinci prototipi 26 dakika havada kalarak çeşitli manevra testlerini gerçekleştirdi. 200 knot süratte 10 bin feet irtifaya ilk uçuş başarıyla tamamlandı.
23 Ekim’de TUSAŞ’a yönelik terör saldırısında, 4’ü TUSAŞ personeli, 1’i taksi şoförü olmak üzere 5 kişi şehit olmuştu. Saldırının akabinde “daha çok çalışacağız, daha çok üreteceğiz” sözleri slogana dönüştü. Terör saldırısından 20 gün sonra, HÜRJET’in ikinci prototipi mavi gökyüzü ile buluştu. İkinci prototipte, terör saldırısında şehit olan Zahide Güçlü Ekici, Hasan Hüseyin Canbaz, Atakan Şahin Erdoğan, Cengiz Coşkun ve Murat Arslan’ın isimleri yer aldı.
REKLAM
İLK TESLİMATIN 2026’DA GERÇEKLEŞTİRİLMESİ PLANLANIYOR
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) koordinesinde, Hava Kuvvetleri Komutanlığının ihtiyacını karşılamak amacıyla 2017 yılında başlatılan proje kapsamında TUSAŞ tarafından milli imkanlarla üretilen HÜRJET jet eğitim uçağı; tek motorlu, tandem ve modern aviyonik kokpite sahip. Üstün performans özelliklerini kullanarak kritik rol oynamak üzere tasarlanan HÜRJET için seri üretim çalışmaları devam ediyor. İlk teslimatının 2026 yılında gerçekleştirilmesi planlanıyor.
Açıklamada görüşlerine yer verilen TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, projenin sağlam adımlarla ilerlediğini belirterek, TUSAŞ’ın gökyüzünde başarılarına devam ettiğini ifade etti.
HÜRJET jet eğitim uçağının ikinci prototipinin gerçekleştirdiği ilk uçuşu başarıyla tamamlamasından dolayı çok büyük gurur duyduklarını aktaran Demiroğlu, “Gök vatanımızdaki uçaklarımızın sayısı artacak. HÜRJET’in de olgunlaştırma aşamalarının tamamlanmasının ardından teslimatları başlayacak. Ülkemiz için daha güçlü yarınlara kanat açıyoruz. Bu yüzden daha çok çalışacağız ve daha çok üreteceğiz.” ifadesini kullandı.
*Haberin görseli DHA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Google’a göre, milyarlarca dolarlık bulut bilişim sektöründe Microsoft’un rekabete aykırı davranışı kısıtlayıcı lisans koşulları ve ayrımcı fiyatlandırma yoluyla gerçekleştiriliyor.
REKABETE AYKIRI
Şikayette, Microsoft’un adil rekabete izin vermek yerine, Windows sunucudaki pazar gücünü rakip bulut sağlayıcılarını seçen müşterileri cezalandırmak için kullandığı belirtildi.
Microsoft, kısa sürede bulut bilişim sektöründe güçlü bir büyüme kaydederken, Google ise bu sektörde analistlerin beklentilerini karşılayamadı.
Şikayetin, Google tarafından AB Komisyonu’na yapılan ilk şikayet olması da dikkati çekti.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Girişim Sermayesi Yatırım Fonu (GSYF) ile 3 yılda 15 milyon dolarlık bir yatırım turu planlayan Büyütech, bu finansmanı AR-GE, ürün geliştirme ve uluslararası pazarlara açılım süreçlerinde kullanmayı hedefliyor. Büyütech’in bu turla birlikte hem yerel hem de küresel pazarda daha güçlü bir konum elde etmesi, teknoloji alanında Türkiye’nin uluslararası arenadaki imajına da katkı sağlayacak.
REKLAM
Büyütech’in Kurucu Ortağı ve Üst Yöneticisi Ömer Orkun Düztaş, yürütecekleri yatırım turuna ilişkin şu bilgileri verdi:

“İçinde bulunduğumuz yatırım turu bir GSYF üzerinden gerçekleştirilecek. Albaraka Portföy Yönetimi AŞ bünyesinde Büyütech için özel olarak kurulan GSYF’ye yapılan yatırımlar Büyütech’e yönlendirilecek. Büyütech olarak geçtiğimiz 3 yılda firmamızın gelirleri 40 kat artarken ekip büyüklüğümüz de 10 katına çıktı. Gelirlerimizdeki artış ve sağladığımız istihdam bizi gururlandırıyor. Hem bireysel hem de kurumsal yatırımcıya açık olacak bu yatırım turu, yerli teknoloji ve üretim gücümüzü hem ülkemize hem de sektöre değer katarak büyütmemize olanak sağlayacak. Büyütech olarak hedefimiz; birçok alanda ileri teknoloji kamera çözümleri sunan bir firma olarak adımızı ve başarılarımızı duyurmak.”
Büyütech, 2021 yılında 2,5 milyon avro, 2023 yılında 4,23 milyon dolar yatırım almıştı.
Geçtiğimiz haftalarda Ford Otosan’ın girişimleri desteklemek için kurduğu Driventure da Büyütech yatırımcıları arasına katılmıştı. Büyütech, 2024 yılı bitmeden pek çok önemli kurumu yatırımcıları arasına katmayı hedefliyor.
HER ŞEY İLK AKILLI KAMERA İLE BAŞLADI
ODTÜ’den mezun olan Ömer Orkun Düztaş ve Alparslan Işıklı’nın ortaklığında ilerleyen Büyütech, 2011 yılında bir girişim olarak kuruldu. Firma aldığı yatırımların da katkısıyla çok geçmeden Türkiye’deki üretim hatlarında çalışan, üretilen ürünleri denetleyen, makineleri ve robotları kontrol edebilen ilk akıllı kamerayı geliştirdi.
AR-GE çalışmaları sayesinde otomotivden savunma sanayisine kadar birçok farklı alanda çalışma imkanı bulan Büyütech, 2020 yılına geldiğinde, sahadaki kamera sayısını 80 binin üzerine çıkardı. Üretim kapasitesi yıllık 800 bini geçen ve yerli otomobil Togg’un kamera sistemlerini üreten Büyütech, Gebze Bilişim Vadisi’nde yer alan üretim merkezinde ve Ankara’daki genel merkezinde faaliyetlerini sürdürüyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“ŞİRKETİMİZİN PAYI KALMAMIŞTIR”
Açıklamada, “Şirketimizin 29 Aralık 2023 ve diğer ilgili tarihlerdeki açıklamaları çerçevesinde, Şirketimiz bağlı ortaklıklarından Lifecell LLC, LLC Global Bilgi ve LLC Ukrtower hisselerinin tamamının, tüm hak ve borçları ile birlikte DVL Telecom’a (NJJ Holding grup şirketi) devri gerçekleşmiştir. Şirketimizin bu bağlı ortaklıklarda payı kalmamıştır” denildi.
Nihai satış bedelinin, kapanış tarihi itibarıyla hazırlanacak finansallarda yer alan nakit ve borçlar dahil olmak üzere yapılacak uyarlamalar çerçevesinde belirleneceği belirtilen açıklamada, “Hisse satış sözleşmesine istinaden, kapanış tarihi (bugün) itibarıyla tarafımıza 524,3 milyon dolar ödenmiştir. Gelişmeler tam ve zamanında kamuya açıklanacaktır.” ifadeleri kullanıldı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>APPLE’A SÜRE VERİLDİ
Avrupa Birliği, Apple’a bu tespit edilen geo-blocking uygulamalarını ele almak için bir ay süre tanıdı. Apple’ın bu süre zarfında, geo-blocking uygulamalarını nasıl kaldıracağını belirten taahhütlerini sunması bekleniyor.
GEO-BLOCKING NEDİR?
Geo-blocking, kullanıcının coğrafi konumuna göre içeriğe erişimin kısıtlanması anlamına geliyor. Bu uygulama, kullanıcıların belirli hizmetlere veya içeriklere erişimini sınırlayarak, dijital içeriğin global erişimini engelleyebilir. Avrupa Birliği, bu tür uygulamaların tüketici haklarına aykırı olduğunu ve dijital tek pazarın etkinliğini bozduğunu savunuyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AKILLI TELEFONLARDA KRONİK SORUN
Birçok kişi, diğerleri kadar sık kullanmasalar bile akıllı telefonlarının pilinin bittiğinden şikayet eder. Bu sorun, markası, satın alma maliyeti veya yaşı ne olursa olsun her tür akıllı telefonda ortaya çıkıyor gibi görünüyor. Telefon her zaman kullanılmasa bile batarya sıfıra kadar boşalacaktır.
Adil olmak gerekirse, bu sorunun psikolojik bir yönü vardır; bir kullanıcı telefonunu çok kullansa bile bunun farkında olmayabilir. Dolayısıyla, çoğu durumda telefonun pili, sahibinin iddia ettiğinin aksine her zaman kullanıldığı için biter.
ARKA PLAN UYGULAMALARI
Bir akıllı telefonun pil ömrünü tartışırken, birçok kişi telefonlarında kullandıkları uygulama ve program sayısına göre pilin kalitesi ve gücü hakkında değerlendirme yapar veya görüş bildirir. Bu, bir kullanıcının telefonunda çoğunlukla beş uygulama açıyorsa, telefonunun pil ömrünü yeniden şarj gerektirmeden önce bu beş uygulamayı çalıştırdığı süreye göre değerlendireceği anlamına gelir.
Ancak şu da var… Telefonun pilini yalnızca aktif olarak veya sıklıkla kullandığımız uygulamalara göre değerlendirsek de, pil telefonda çalışan tüm uygulamaları ve programları sağlamalı ve desteklemelidir. Buna arka plan uygulamaları da dahildir.
UYKU MODUNA ALMAK YETERLİ OLMAYABİLİR
Telefonunuzu ‘uyku’ moduna alıp ekranı kapattığınızda bile, arka planda bir kule ile iletişim kurmak, gelen metinleri ve aramaları dinlemek gibi bazı şeyler yapması gerekir. Arka plan uygulamaları yalnızca Facebook, LinkedIn, Gmail gibi ‘ana akım’ uygulamaları değil, aynı zamanda Bluetooth, WiFi ve hatta GPS’i de içerir.
Telefonunuzdaki ‘Konum’ özelliği açıksa, telefonunuz sürekli olarak GPS uydularıyla iletişim kuruyor demektir ve bu da güç tüketir. Telefonunuzun Güç Ayarları’na giderek, telefonunuzun pilini tüketen uygulamaları kontrol edebilirsiniz. Bu, telefonunuzun gücünün nasıl kullanıldığını gösterecektir. Güç tüketen bu uygulamalar nedeniyle, telefonunuzun pili kullanılmadığında (aktif olarak) bile azalır.
ZAYIF SİNYAL
Şebeke çekmediğinde telefonunuzun pilinin daha hızlı bittiğini hiç fark ettiniz mi? Bu durum, özellikle şebeke kapsama alanının zayıf olduğu bir bölgede seyahat ederken geçerlidir.
Bunun nedeni, telefonunuz kötü sinyal alan bir bölgedeyken bağlanacak bir baz istasyonu bulabilmek için iletim gücünü artırmak amacıyla daha fazla güç kullanmasıdır. Başka bir deyişle, telefonunuz zayıf bir sinyale sahip olduğunda bir sinyal aramaya devam eder ve bu da çok fazla pil gücü tüketir. Bu nedenle, seyahat ederken güç tasarrufu yapmak istiyorsanız telefonunuzu kapalı veya uçak modunda tutmalısınız.
PİL TÜKETEN UYGULAMALAR
Bazı uygulamalar, genellikle sayısız özellikleri nedeniyle çok fazla güç tüketecek şekilde tasarlanmıştır. Ancak kullanıcılar, telefonlarının piline bindirdikleri yükün farkına varmadan bu uygulamalara eriştikleri ve etkileşimde bulundukları için bu uygulamaların ne kadar pil kullandığının farkında olmayabilir.
En büyük sosyal medya uygulamalarından bazılarının, cihazınızda her zaman birçok arka plan işlemi çalıştırdıkları için en büyük batarya tüketicileri olabileceği söylenebilir. Bir kullanıcı telefonunda yalnızca bir uygulama kullanabilir, ancak bu uygulama çok fazla güç tüketecek şekilde tasarlanmışsa, kullanıcıyı telefonun pil ömrü ve kalitesi konusunda memnun bırakmayacaktır.
BATARYA KALİTESİ
Tüm telefon bataryaları aynı kalite seviyesinde üretilmemektedir. Bazı akıllı telefonlar, bataryanın genel dayanıklılığını etkileyebilecek standart altı batarya bileşenleri kullanılarak üretilir.
Bir pilin, kullanılıp kullanılmadığına bakılmaksızın zaman içinde kaçınılmaz olarak şarjını kaybedeceğini unutmamak önemlidir. Örneğin, modern bir akıllı telefonun pilini %100’e kadar şarj edip telefonu kapattığınızda ve birkaç ay sonra geri aldığınızda, pil yine de şarjının bir kısmını kaybetmiş olacaktır. Bir bakıma, koşullar ne olursa olsun şarj, bir süre sonra kendi kendine tükenebilir.
ŞARJ SÜRESİ
Çok fazla kullanılmasalar bile akıllı telefon bataryalarının zaman içinde bitmesinin çeşitli nedenleri vardır. Çoğu akıllı telefon bataryası, performanslarının zirvesinde yaklaşık 48 saat dayanır ve sonrasında yeniden şarj edilmeleri gerekir.
Ancak, telefonunuzun bataryasının performansı her 2-3 saatte bir şarj edilmesini gerektirecek kadar düşükse, muhtemelen bir profesyonel tarafından kontrol edilmeli veya değiştirilmesi gerekmektedir.
Kaynak:Science ABC
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>GELECEĞİ ŞEKİLLENDİREN GİRİŞİMLER
Teknoloji ve inovasyonun merkezi haline gelen Take Off İstanbul; girişim ekosistemine adım atmak, trendler hakkında bilgi edinmek, son teknoloji ürünleri deneyimlemek ve ilham verici konuşmalarla ufkunu genişletmek isteyen herkese kapılarını açıyor. Take Off sahnesinde bu yıl; Axiom Space CRO’su Tejpaul Bhatia, Meta Afrika, Orta Doğu ve Türkiye Kamu Politikası Başkan Yardımcısı Kojo Boakye, Samsung Türkiye Genel Müdürü Jeff JO, GANI Kurucusu ve CEO’su Dilek Gürsoy gibi birçok önemli isim yer alacak. Ayrıca onlarca ülkeden 200’den fazla girişimi hem yerel hem global sektör liderleriyle bir araya getirecek olan etkinlik, 1 buçuk milyar dolardan fazla fon yöneten VC (Venture Capital) ve LP’leri (Limited Partner) ağırlayarak yatırım ödülleri ve iş birliği fırsatları sunacak.
400’ÜN ÜZERİNDE MENTOR VE YATIRIMCI
2018’den beri 400’den fazla mentor, yatırımcı ve 166 konuşmacı ağırlayan Take Off İstanbul, kariyerini ileriye taşımak ve girişimcilik dünyasında ilham bulmak isteyenlere önemli fırsatlar sunuyor. Ziyaretçiler çeşitli teknoloji sektörlerinden ve girişim ekosisteminden paydaş ve sponsorlar ile doğrudan bağlantı kurarak profesyonel ağlarını genişletme ve yeni iş birlikleri geliştirme imkanı bulacaklar. Ayrıca, sahnede yer alan panellerde uzman isimleri dinleyebilecek, seçilen girişimlerin yan sahnedeki sunumlarını izleyebilecek, çeşitli usta eğitimlerine katılabilecek, özel tasarlanmış deneyim alanları ve interaktif aktivitelerle buluşabilecekler.
ZİYARETÇİ KAYITLARI SÜRÜYOR
Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı öncülüğünde Türkiye Cumhuriyeti Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisinin iş birliği ve BAYKAR Teknoloji ana sponsorluğunda düzenlenen Take Off İstanbul; ilham veren konuşmacılar, ses getiren girişimler ve iş dünyasından en önemli isimlerle ziyaretçilere açık. Girişimciliğin zirvesi Take Off İstanbul’a katılmak için ziyaretçi kaydınızı https://takeoffistanbul.com/tr/ adresi üzerinden gerçekleştirilebiliyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bakan Kacır, sosyal medya hesabı X’ten, Türkiye-Katar Yüksek Stratejik Komite 10. Toplantısı’na ilişkin paylaşım yaptı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad El Sani başkanlıklarında Türkiye-Katar Yüksek Stratejik Komite 10. Toplantısını gerçekleştirdiklerini bildiren Kacır, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Sayın devlet başkanlarımızın belirlediği vizyon doğrultusunda son yıllarda mükemmel bir seviyeye erişen ilişkilerimizi sanayi ve teknoloji yatırımları ile daha da ilerleteceğiz. İki stratejik ortak olarak Türkiye ve Katar, bölgenin istikrarı ve refahı için birlikte çalışmaya devam edecek. Toplantı marjında Ticaret Bakanımız Ömer Bolat ile birlikte Katar Ticaret ve Sanayi Bakanı Sayın Şeyh Faysal Bin Sani El Sani ile görüşme gerçekleştirdik. Ticaretimizi geliştirecek, yatırımların önünü açacak adımlar atmayı sürdüreceğiz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANDROID GİZLİ UYGULAMALARI VE ÖZELLİKLERİ
1. UYGULAMALAR ARASINDA HIZLI GEÇİŞ
Çoğu kişi bunun farkında değildir, ancak aynı anda birden fazla uygulamayı kullanmak için uygulamalarınız arasında hızlıca geçiş yapabilirsiniz. Android telefonunuzun alt kısmında düğmeler yoksa, bunun yerine küçük ince bir çizgi varsa, parmağınızı sağa doğru (altta herhangi bir yere) hafifçe kaydırabilirsiniz. Bunu yaptığınızda, en son kullandığınız uygulamaya geri dönersiniz.
2. UYGULAMA KISAYOLLARI
Bunlar gözlerden uzak olduğu için çoğu insan bunları gözden kaçırır. Ancak bir kez başladığınızda durmak istemeyeceksiniz. Kısayollar, tüm hareketleri yapmadan belirli uygulama işlevlerini kullanmanıza olanak tanır. Bunları kullanmak için herhangi bir uygulamayı bir saniye basılı tutun. Ardından uygulama açılır ve size seçenekler sunar. Bunları ekranınızda kendi uygulamalarınız olarak ayarlayabilirsiniz.
3. BÖLÜNMÜŞ EKRAN
Bölünmüş ekran kullanmak, telefonunuzda kullanabileceğiniz en şaşırtıcı ve kullanışlı şeylerden biridir. Bunu kullanarak, aynı anda iki uygulamayı kullanabilir ve her ikisini de ekranınızda tutabilirsiniz.
Bunu yapmak için, kullanmak istediğiniz uygulamayı açın. Ardından, son uygulamalarınıza erişmek için alttan yukarı doğru hafifçe kaydırın. Alt kısma basılı tutun ve “bölünmüş ekran”ı seçin.
4. CASUS YAZILIM KONTROLÜ
Telefonunuz yavaş çalışıyorsa, hata veriyorsa veya kendi kendine bir şeyler açıyorsa, casus yazılımınız olabilir. Ayarlar’a, ardından Uygulamalar ve Bildirimler’e gidip “Tüm Uygulamaları Gör”e tıklayarak kontrol edebilirsiniz. Bu, normal uygulama menünüzde görünmeyen uygulamaları gösterecektir ve casus yazılımınız varsa burada karşınıza çıkacaktır.
IPHONE GİZLİ UYGULAMALARI VE ÖZELLİKLERİ
1. KLAVYENİZİ MOUSEPAD OLARAK KULLANIN
Bu özelliği kullanmak, gezinmeyi çok daha kolay hale getirir; ancak bunun için 6S veya daha yeni bir model gereklidir. Tek yapmanız gereken, parmağınızla klavyeye sıkıca bastırmaktır. Klavye bir kez boş kaldığında, parmağınızı bir dizüstü bilgisayar touchpad’inde olduğu gibi kullanabilirsiniz!
2. SEVİYE UYGULAMASI
iPhone, çok sayıda harika şey yapabilen bir ölçüm uygulamasına sahiptir. Bunlardan biri de bir yüzeyin düz olup olmadığını kontrol etmektir. Uygulamayı seçiyorsunuz, seviyeyi seçiyorsunuz ve ardından yüzeye ayarlıyorsunuz. Çok kolay ve kullanışlı!
3. KISAYOL UYGULAMASI
iPhone’daki Kısayol uygulaması çok faydalı bir uygulamadır. Telefonunuzda komutlar oluşturmak için kullanabilirsiniz; hatta bir tanesi belirli bir görevle aynı zamanlamaya sahip müzik bile çalabilir.
Örneğin, ellerinizi yıkamanızı şarkıya göre zamanlayan “El Yıkama Müziği” adlı bir müzik kullanabilirsiniz. Diş fırçalama ya da başka şeyler yapabilirsiniz. Ancak daha pek çok kısayol harika ve hatta sesle programlanabilir. Kısayollar uygulamasının altında bunlardan oluşan bir mağaza bulunmaktadır.
4. SİRİ’NİN SİZİ TAKMA ADLA ÇAĞIRMASINI AYARLAYIN
“Hey Siri” deyin ve ardından ‘Beni bir takma adla çağır’ deyin. Ardından size nasıl çağrılmak istediğinizi soracaktır ve siz de ona bir takma ad verebilirsiniz. Telaffuzu onayladığında, işiniz tamamdır.
Kaynak:Awarenessact
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şirket tarafından yapılan açıklamada, program ile KOBİ’lere yüksek avantajlı finansman sağlama imkanı sunulduğu vurgulanıyor.
Kampanya kapsamında Trendyol satıcıları, 11-13 Kasım arasında Fibabanka ve VakıfBank’ın sağlayacağı Flash Days seçeneği ile %1,79’luk kredi faiz oranı üzerinden nakit ihtiyacının karşılayabilecek. Satıcılar yine Kasım ayının bu tarihler dışında kalan kısmında da Trendyol iş birliğine özel belirlenen kampanyalı ve avantajlı oranlardan faydalanabilecek.
ŞUBEYE GİTMEDEN MÜŞTERİ OLMA
“KOBİ Kredisi Pazar Yeri” programı kapsamında ayrıca Trendyol satıcıları, satıcı paneli üzerinden saniyeler içinde kredi limitlerini öğrenebiliyorlar. Ayrıca, şubeye gitmelerine gerek kalmadan iş birliği kapsamındaki bankaların müşterisi olabiliyor ve avantajlı ticari kredilerden yararlanarak ihtiyaçları olan finansmana uçtan uca dijital olarak ulaşabiliyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ancak şirketin Instagram ve WhatsApp’ı satın almasının “tüketiciler için iyi olduğu ve kişisel sosyal ağ pazarına hakim olma çabası olmadığı” yönündeki savunmasını reddeden yargıç, Meta’nın FTC’nin açtığı antitröst davasında yargılanmasına karar verdi.
Federal yargıcın kararında, taraflarla bu ay yapılacak görüşmede duruşma tarihinin belirleneceği kaydedildi.
Meta sözcüsü konuya ilişkin değerlendirmesinde, delillerin Instagram ve WhatsApp’ın satın alınmasının rekabet ve tüketiciler için iyi olduğunu göstereceğinden emin olduklarını belirtti.
REKLAM
FTC sözcüsü de davanın Meta’nın tekel gücünü sınırlamak ve sosyal medya ekosisteminde rekabeti yeniden sağlamak için önemine işaret etti.
META, DAVANIN DÜŞÜRÜLMESİNİ İSTEMİŞTİ
Komisyon, Meta’nın 2012’de Instagram’ı 1 milyar dolara ve 2014’te Whatsapp’ı 19 milyar dolara satın aldığında şirketin sosyal medya üzerindeki tekelini sürdürmek için yasa dışı davrandığı iddiasıyla 2020 yılında dava açmıştı.
FTC, Meta’nın söz konusu uygulamalar için fazla ödeme yaptığını öne sürmüştü.
Meta, nisan ayında federal yargıçtan FTC’nin davasını duruşma yapılmadan reddetmesini talep etmişti.
ANTİTRÖST NE DEMEK?
Sherman Antitröst Yasası Benjamin Harrison başkanlığındaki Kongre tarafından 1890’da kabul edilen ve teşebbüsler arasındaki rekabeti düzenleyen Amerika Birleşik Devletleri’ndeki antitröst yasasıdır. Adını yasa teklifinin ilk sahibi olan Ohio Senatörü John Sherman’dan almıştır.
Sherman Yasası, rekabete aykırı anlaşmaları ve ilgili piyasayı tekeline alan veya tekelleştirmeye çalışan tek taraflı davranışları genel olarak yasaklar. Yasayı ihlal eden davranışları yasaklamak amacıyla yasal işlem başlatma hususunda Adalet Bakanlığı yetkilendirilirken, Yasaya aykırı davranışlar nedeniyle zarar gören taraflara ise zararın yol açtığı maliyetin üç katına kadar tazminat davası açma hakkı verilmektedir.
Zaman içerisinde federal mahkemeler, Sherman Yasası kapsamında, belirli rekabete aykırı davranış türlerini kendiliğinden yasa dışı kılan ve bunun dışındaki davranış türlerini de bu davranışın ticareti makul bir şekilde kısıtlayıp kısıtlamadığına ilişkin vaka bazında değerlendirmelere tabi kılan bir mevzuat yapısı geliştirdi.
*Haberin görseli AA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Işıkhan, 18 yaş altı tip 1 diyabet çocukların sensörlü şeker ölçüm cihazlarının Sosyal Güvenlik Kurumu’nun geri ödeme listesine alınması için çalışmaların devam ettiğini söyledi.

Işıkhan, gerekli iş ve işlemlerin kısa sürede tamamlanacağını, Hazine ve Maliye Bakanlığının da olumlu görüş bildirdiğini, en kısa zamanda sonucu kamuoyuna duyuracaklarını ifade etti.
*Haberin görseli İHA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar B Ligi 4’üncü Grup’taki 5’inci maçında 16 Kasım’da Kayseri’de Galler ile karşılaşacak.
Türkiye ile Galler arasında 32 bin 864 kapasiteli Kadir Has Stadyumu’nda oynanacak olan karşılaşmanın tüm biletleri kısa süre içinde tükenirken, mücadeleye ev sahipliği yapacak olan stadyumda da hazırlıklar sürüyor.
“HEYECANLI BİR BEKLEYİŞ İÇİNDEYİZ”
Çalışmalarla ilgili bilgi veren stadyum müdürü Ali Yılmaz, şu şekilde konuştu:
Heyecanını yaşıyoruz. Milli takımımızı ağırlayacak olmaktan dolayı çok mutluyuz. Uzun süredir Kayseri’ye milli maç verilmiyordu. Zeminin değişmesi ile beraber zeminimizde uygun hale geldi. Stadyumumuzda UEFA standartlarında bir stadyumdu. Eksikliklerimiz vardı. Onları da bu süreçte tamamladık. Şu anda heyecanlı bir bekleyiş içindeyiz.
“ZEMİN OLARAK HAZIRIZ”
Zemin çalışmaları hakkında da bilgiler veren Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:
Zeminde bakımları artırdık. Gübrelemelerimizi daha yoğun yapmaya başladık. TFF’nin çim uzmanları da bize burada destek verdiler. Beraber daha hızlı bir şekilde güzel olacak şekilde bakım programı hazırladık. Soğuk bölge, özellikle güney tarafı biraz daha gölgede olduğu için orada sahaya koruyucu örtüler örtüp, ışıklandırmalar yaptık. Şu anda sahamız ölçümlerimizi yaptığımızda kök bölgemiz ve çim durumumuz iyi. Zemin olarak maça hazırız diyebiliriz.
“BAYRAK DAĞITIMI OLACAK”
Maça olan ilgiden dolayı mutlu olduklarını da söyleyen Ali Yılmaz, şunları dedi:
Uzun zamandır stadyum, tam kapasite hiç dolmamıştı. Çok yoğun bir ilgi var. Seyir zevki güzel bir maç olacağını düşünüyoruz. Bayrak dağıtımı ve maç öncesi seremonisi olacak. Seyircimizden de çok güzel tepkiler bekliyoruz. Desteklerini bekliyoruz. Misafir tribününde değişiklikler yaptık. Misafir tribünün girişini biraz daha genişlettik. Daha rahat bir giriş olanağı sunduk. Ev sahibi tribünlerde ise zaten sezon başı bütün koltukları boyayıp, yenilemiştik. Ek destek de aldık. Belediyemizde bize bu konuda destek verdi. Personel sayımızı artırdık. Tüm koltuklar tek tek silindi. Tertemiz hale geldi. Şu an da tribün anlamında da maça hazırız. Kayseri’ye bir daha milli maç verilmesi adına stadyum ve oradaki seyirci çok önemli. Özellikleri ve maçta herhangi bir aksaklık yaşanmaması çok önemli. Seyirci desteği de çok etkili oluyor. Seyirci burada ne kadar iyi destek verirse milli maç verilme olasılığı daha da artacaktır. Biz seyircimizden bunu bekliyoruz.






Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)Emre Çalışkan
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
1. Lig’de mücadele eden Ankara Keçiörengücü’nde, Ersan Parlatan dönemi resmen sona erdi.
Başkent ekibi, Parlatan ile yolların ayrıldığını duyurdu.
Kulüpten yapılan açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:
Teknik direktörümüz Ersan Parlatan ve ekibi ile karşılıklı anlaşarak yollarımızı ayırmış bulunmaktayız. Hocamıza ve ekibine verdiği hizmetlerden dolayı teşekkür eder bundan sonraki kariyerinde başarılar dileriz.

LİGDE SON 5 MAÇI KAZANAMADILAR
Sezona Parlatan ile başlayan Ankara Keçiörengücü, ligde oynadığı 12 maçta 3 galibiyet, 6 beraberlik ve 3 mağlubiyet aldı.
Ligde 5 maçtır kazanamayan Başkent ekibi, 15 puanla 14. sırada yer alıyor.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Emre Çalışkan
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Beşiktaş Kulübü Başkanı Hasan Arat, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu ile bugün saat 13.00’te TFF Riva Hasan Doğan Milli Takım Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde bir görüşme gerçekleştirdi.
Arat ve Hacıosmanoğlu görüşme sonrasında basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
“VAR’DAKİ HATALARI KABUL ETMİYORUM”
Kulüplerin yabancı hakem isteğini değerlendiren Hacıosmanoğlu, şu ifadeleri kullandı:
VAR’daki hataları kabul etmiyorum, dediğimin arkasındayım. Kulüplerden yabancı hakem isteği var, sayın başkan da bu isteği dile getirdi. A Milli Takım maçlarından sonra MHK Semineri var, onlarla bu konuyu enine boyuna konuşacağız. Kulüplerden talep gelebilir ama biz hala çocuklarımıza inanıyoruz. Bu kadar desteğe rağmen istediğimiz performansı alamıyorsak, alternatif planlara bakacağız.
“YAPAMAZSAK BIRAKIRIZ”
Hakem hataları hakkında konuşan Hacıosmanğlu, şu sözleri sarf etti:
MHK’yi kulüpler birlikte profesyonel bir yapıya geçirmek istiyoruz. Bunun için çalışma var. Hataların bitmesi için özveri ile çalışıyoruz. Bize inanan var, inanmayan var. MHK’nın yetkilerini kulüplere verebiliriz. Sayın başkana bize inandığı için teşekkür ederim. Allah bizleri bu insanlara karşı mahcup etmesin. Bu kadar tepki almaktansa, belli bir noktada bırakırız! Burada duralım diye bir iddiamız yok ama bir çarpık düzen var, bunu düzeltmek için uğraşıyoruz. Allah bunu inşallah bize nasip eder.
“HAKSIZLIĞA TAHAMMÜL EDEMİYORUZ”
Beşiktaş Başkanı Hasan Arat ise şu ifadeleri kullandı:
Sayın başkan buraya gelirken çok önemli sözler verdi. Kendisine, kişiliğine ve ekibine inanıyoruz. Camiamızın sıkıntılarını ilettim. Sayın başkan çok açık sözlü, biz de kapalı kapılar ardında değil, net bir şekilde açıkça söyledik. Kendisi de size anlattı. Sıkıntılarımız, camiada büyük üzüntülere neden oluyor. Haksızlığa artık insanlar tahammül edemiyor.
“İLK DERBİDE YABANCI HAKEM GELSİN”
Yabancı hakem isteklerini yineleyen Arat, şunları dedi:
Hakemler duyarlılık göstermesi, ülkede sosyolojik sıkıntılar meydana gelir. Avrupa’da da oynuyoruz, orada sıkıntı yaşamıyoruz. Türkiye’de daha adaletli olunmalı. VAR’da yabancı hakem konusunda ısrarımız devam ediyor. İlk derbide bu denemeyi yapabilirsiniz. Vatandaş bu konuda sıkıntılı.
“TÜRKİYE’DE İYİ ŞEYLER OLACAK, FUTBOLDA İYİ ŞEYLER OLACAK”
Son olarak umutlu olduklarını söyleyen Arat, şu sözleri sarf etti:
Kendi iç meselelerimizle ilgili de basın toplantısı düzenleyeceğim. Lig bitmedi, ligin adil bir şekilde devam etmesi gerekiyor. Avrupa’da önemli maçlarımız var. Tel Aviv kararı konusunda sürekli sayın başkan ile görüştük. UEFA Başkanı geldiğinde, bizleri de davet etti. Türkiye’de iyi şeyler olacak, futbolda iyi şeyler olacak. Beşiktaş’ta belli kırılmalar yaşanmıştır, üzülmüştür… Kötü oynadığımız bir maçta hakeme sığınmayız. Ancak hakem hatası ile kırılma yaşadığımızda, bunu söylemekten kaçınmayız. Bizler burada kalıcı değiliz, sayın başkana huzurlarınızda teşekkür ederim.
Emre Çalışkan
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Senegal Futbol Federasyonu, Galatasaray forması giyen Ismail Jakobs’un sağlık durumuna ilişkin bir açıklama yayınladı.
Açıklamada, Jakobs’un dün çekilen MR’ında sağ bacak soleus kasında üçüncü derece yaralanma tespit edildiği belirtildi.
Sakatlığı nedeniyle Jakobs’un, Senegal’in Burkina Faso ve Burundi ile oynayacağı maçlarda görev yapamayacağı ifade edildi.

“TEDAVİSİNE BAŞLANMIŞTIR”
Daha sonra Galatasaray’dan yapılan açıklamada ise şöyle denildi:
Süper Lig’in 12. haftasındaki Samsunspor karşılaşmasının ilk yarısında ağrı hisseden Ismail Jakobs’un sponsor hastanemiz Medicana’da yapılan MR tetkiklerinde British kas yaralanması sınıflamasına göre 3. derece, Stoller sınıflamasına göre 2. derece sağ aşil tendonu kas bileşkesinde ve soleus kasında zorlanma ve kanama tespit edilmiş olup futbolcumuzun tedavisine başlanmıştır.
YAKLAŞIK 1 AY YOK
TRT Spor’un haberine göre; Jakobs’un son durumu belli oldu. Savunma oyuncusu, sahalardan yaklaşık 1 ay uzak kalacak.
SAMSUNSPOR MAÇINA DEVAM EDEMEDİ
Süper Lig’de Antalyaspor’la oynanan maçta sakatlanan ve sarı-kırmızılı takımın Beşiktaş, Elfsborg ve Tottenham maçlarını kaçıran Ismail Jakobs, Samsunspor karşılaşmasıyla takımda dönmüştü.
Bu maça ilk 11’de başlayan 25 yaşındaki futbolcu devre arasında kenara gelmiş ve yerini Victor Nelsson’a bırakmıştı.
ISMAIL JAKOBS’UN BU SEZONKİ PERFORMANSI
Galatasaray’a sezon başında Fransa Ligue 1 ekibi Monaco’dan transfer olan Ismail Jakobs, 10 maçta sahaya çıktı.
Jakobs bu maçlarda 1 asist kaydetti.

Emre Çalışkan
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türkiye Güreş Federasyonu Başkanlık seçimine az bir süre kala güreş sporunda 1 olimpiyat, 3 dünya ve 11 Avrupa şampiyonluğu bulunan milli güreşçi Taha Akgül, İstanbul’daki bir organizasyonda basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
“TEMEL YAPMAMIZ GEREKEN İŞLER VAR”
Seçildikleri takdirde çok önemli projeleri olduğuna değinen ve var gücüyle güreş için çalışacağını dile getiren Taha Akgül, şu ifadeleri kullandı:
Yaklaşık 28 ilimizi ve 40 küsur kulübümüzü ziyaret ettik. Oradaki genç sporcu kardeşlerimizle bir araya geldik. Gittiğimiz yerlerde de hiyerarşiyi bozmadan, önce kulüp yöneticilerimiz daha sonra kulüpteki sporcularımızın antrenmanlarını ziyaret ettik. Onların eksiklerini ve ihtiyaçlarını dinledik. Gittiğimiz illerin Belediye Başkanlarını ve Valilerini ziyaret ettik. Çok güzel bir teveccüh var sağ olsunlar. Son 1 aylık süreçte 20 bin kilometreyi aşkın yol yaptık. Tüm Anadolu’yu gezdik. Gittiğimiz yerlere elimiz boş gitmedik. Kulüplerimize hediyeler yaptırdık. 2800 tane eşofman takımı genç çocuklarımıza hediye ettik. Milli takım eşofmanını giyebilmek onlar için çok değerli. Onların heyecanlarına tanık olduk. Kulüplerimizin ve yöneticilerimizin ilgi ve alakaları var. Federasyon başkanı olduğumuzda inşallah hiçbir sporcumuzu, antrenörümüzü ve kulübümüzü malzemesiz bırakmayacağız. Bunlar güreşin temel ihtiyaçlarıdır. Güreş, pahalı bir spor değildir. Çocuklarımızın bunlara ihtiyaçları var. O yüzden biz federasyon olarak temel görevlerimiz olan bu görevleri yerine getireceğiz. Hiçbir kulübümüz desteksiz kalmayacak. Seçildiğimizde çok önemli projelerimiz var. Önce temel yapmamız gereken işler var. Altyapıda maalesef kulüplerimizin desteği çok azaldı. Nasip olursa kulüplerimizi tekrar canlandırma adına projelerimiz olacak. Kısa vadede yapacağımız çalışmalarla 2028 Los Angeles Olimpiyatlarına hedef koyacağız. Uzun vadede yaptığımız adımlarla da camiamız şunu görecek; “Taha güreşin gerçekten geleceğini düşünüyor. Gerçekten güreşe hizmet etmek için buraya gelmiş.” Bunu çok kısa vadede söylettireceğim. Onlara pişman olmayacakları bir süreç yaşatacağım. Bu anlamda kendilerine söz veriyorum. Ben güreş sayesinde buralara geldim. Seçildiğim takdirde de güreşe hizmet etmek için var gücümle hizmet etmeye devam edeceğim. Bu anlamda da bizim çok büyük bir şansımız var. Sayın Cumhurbaşkanımız bizleri çok destekliyorlar. Durumun nasıl gittiğiyle alakalı sağ olsun soruyorlar ve ilgileniyorlar. O da yakından süreci takip ediyor. Seçildiğimizde de federasyonla alakalı problemlerimizi ve güreşin geleceği hakkında kendisinden destek bekleyeceğiz. Kendisi bizler için çok büyük bir şans. Sporun içinden gelen ve sporu seven bir Cumhurbaşkanımız var, onların desteği bizim için çok önemli.

“GÜREŞ GELİŞTİRME MERKEZİ OLUŞTURMAK İSTİYORUZ”
Gerçekleştirdiği organizasyonda basın mensuplarına projelerinden bahseden Akgül, şu şekilde konuştu:
Basketbolda olduğu gibi güreşin de bir Güreş Geliştirme Merkezi (GGM) oluşturmak istiyoruz. Görüşmeler yapıldı ve görüşmelerimiz olumlu ilerliyor. Arazi tahsisi istedik, orada çok modern ve çok kapsamlı tesisimiz olacak ve içinde çok sayıda salon, aynı anda çok sayıda minder olacak ki antrenmanlar rahatlıkla yapılabilsin ve maçlar, turnuvalar düzenlenebilsin. Sporcularımız orada konfor içinde konaklayabilecek, sağlıklı beslenecek ve sporcularımızın gelişimi için her imkan o tesiste olacak.
“ADAYLIK SÜRECİNE BAŞLAMAMIZ BİLE TÜM KÜLÜPLERİMİZ VE GENÇLERİMİZDE BİR HEYECAN YARATTI”
Kulüplerin ve sporcuların güvenini hissettiğini aktaran Taha Akgül, şunları dedi:
Tabii ki her gittiğimiz yerlerde bunu görüyoruz. Adaylık sürecine başlamamız bile tüm kulüplerimiz ve gençlerimizde bir heyecan yarattı. Sağ olsunlar benim iyi temsil edeceğimi biliyorlar. Ben de inşallah bunu onlara yaşatacağım. Adaylığım sürecinde camiaya heyecan geldi. Herkes merakla bekliyor. Taha abi geldiğinde başkanımız geldiğinde şartlar değişecek durumlarımız değişecek bunun farkındalar. Onların da bu heyecanını kırmadan, bu motivasyonla önümüz açık. Güreşin önü açık. İnşallah tekrar güreş o şahlanış dönemini yaşayacak. İnşallah bizim getirdiğimiz ivmeyle beraber alttaki çocuklarda o motivasyonla bizlerden devir aldığı o bayrağı daha ileri taşıyacaklardır.
“ÇOCUKLARIMIZA VERDİĞİMİZ MAAŞLAR YETERLİ DURUMDA DEĞİL”
Sporcuların imkanlarının yeterli olmadığını belirten Akgül, şu şekilde konuştu:
Uzun vadede dediğim gibi hedefimiz 2032 Avustralya Olimpiyatları. Öncelikle çocuklarımız maalesef maddi anlamda şu an iyi durumda değiller. Çocuklarımıza verdiğimiz maaşlar yeterli durumda değil. Biz var olan kulüplerimizin imkanlarını artırmayı ve olmayan kurum ve belediyelerimize güreş şubesi açtırmaya çalışacağız. Yoksa çocuklarımız güreşi bırakacaklar. Başka bir iş bulup çalışacaklar. Hayatlarını bir şekil idare etmeleri gerekiyor. Güreş çok ağır bir spor. Herkes bir yerlere gelemiyor. Çocuklarda bunun farkında. Eğer ben desteklenmiyorsam hayatımı nasıl geçindireceğim diyor. Öncelikle biz bunu durduracağız. Şu an iyi bir kadro var aslında elimizde. O kadro bizi 2028 Olimpiyatlarında bizi başarıya götürebilir. Sadece onları ikili kamplarla Amerika, İran, Japonya ve Rusya dünyadaki önemli ülkeler. Onlara ikili kamplar yaptırarak onların performanslarını yukarı çekeceğiz. O kadroyu inşallah en iyi motivasyonla 2028 Olimpiyatlarına hazırlayacağız.
“ŞİMDİ KULÜPLERİMİZLE DAHA RAHAT GÖRÜŞME ŞANSIMIZ OLDU”
Seçimlerin ertelenmesinin kendileri açısından olumsuz bir durum yaratmadığını dile getiren Taha Akgül, cümlelerini şöyle noktaladı:
Seçimlerimiz 1 ay daha ertelendi. Aralık ayının 2’nci haftası olacak gibi duruyor. Önemli değil. Zaten süreç bizler için olumluydu. Şimdi kulüplerimizle daha rahat görüşme şansımız oldu. Bakanlığımız belirleyecek. Bir problem yok. Kulüplerimiz ve gençlerimizle vakit geçirme şansımız oldu. Onların eksiklerini dinliyoruz ve not alıyoruz. Aralık ayının 14-15’i o civarlarda seçim yapılacak. İnşallah camiamıza hayırlı olur.
Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)Emre Çalışkan
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Dünya Kupası Elemeleri’nde Paraguay ile Arjantin, 15 Kasım’da karşı karşıya gelecek.
Bu müsabaka öncesinde ise Paraguay’da yıldız futbolcu Lionel Messi için yasak geldi.
MESSİ FORMASI GİYENLER STADYUMA ALINMAYACAK
İspanyol basınından AS’ta yer alan habere göre, Paraguay Futbol Federasyonu, maça Lionel Messi forması ile gelecek taraftarları stadyuma almama kararı aldı.
Messi için uygulanacak yasağın sadece Arjantin Milli takımı forması için geçerli olmadığı, 37 yaşındaki futbolcunun Barcelona veya Inter Miami formalarını giyen taraftarların da stadyuma alınmayacağı kaydedildi.
İspanyol basınında, “Messi karşıtı karar” olarak yorumlanan haberde; Paraguay’ın, stadyumda güvenliği sağlamak ve yaşanabilecek gerginliği önlemek için bu kararı aldığı kaydedildi.

PARAGUAY, BENZER UYGULAMAYI DAHA ÖNCE DE YAPMIŞTI
Paraguay, benzer bir uygulamaya Brezilya maçında da gitmiş ve Real Madrid’in yıldız futbolcusu Vinicius Junior’un adının yazılı olduğu formayı giyen taraftarlar maça alınmamıştı.
Emre Çalışkan
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sunuculuğunu halk müziği sanatçısı Turgay Başyayla’nın yaptığı, amatör ve profesyonel herkesin katılımına açık olan “Sen Türkülerini Söyle” yarışmasının jürisinde halk müziği sanatçıları Aysun Gültekin, Özhan Eren, Emre Yücelen, Öykü Gürman ve İsmail Altunsaray yer alacak.
Jüri karşısında türkülerini seslendirecek yarışmacılar, gecenin birincisi olmak ve 750 bin lira ödüllü “Süper Final”de yarışmaya hak kazanabilmek için performans sergileyecek.
Katılımcılar 10 tam puan alabilmek için yarışacak
Yeni sezonun her bölümünde katılımcılar, jüriden 10 tam puan alabilmek ve gecenin ödülü olan 100 bin lirayı kazanıp birinci olmak için yarışacak.
Yarışmacılar ayrıca Türkiye’nin çeşitli yörelerinden sevilen eserleri de türküseverlerin beğenisine sunacak.
Aşık Veysel’den Neşet Ertaş’a birçok ustanın eserlerinin seslendirileceği yarışma programının yeni sezonu 10 bölümden oluşacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSTANBUL Cumhuriyet Başsavcılığı, yasadışı bahis soruşturması kapsamında Mehmet Ali Erbil ve Serdar Ortaç’a verilen ‘Ev hapsi’ kararına itiraz etti. Savcılık, Ortaç ve Erbil’in tutuklanmalarını talep etti.
TUTUKLANMALARI TALEP EDİLDİ
Pazartesi günü yasadışı bahis soruşturması kapsamında gözaltına alınan ve emniyette işlemleri tamamlanan 16 şüpheli, Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na sevk edildi. Savcılık ifadelerinin ardından, tutuklanma talebiyle mahkemeye çıkarılan şüphelilerden Mehmet Ali Erbil ve Serdar Ortaç, ‘Ev hapsi’ kararıyla serbest bırakıldı. Diğer yandan, Sefa Caner Sarıcam, Esma Sözen, Muzaffer Zorbey Erkoçlar ve sosyal medya fenomeni İbrahim Yılmaz’ın da aralarında bulunduğu 12 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Mehmet Ali Erbil ve Serdar Ortaç’ın ‘Ev hapsi’ kararıyla serbest bıraılmasına itiraz etti. Başsavcılık Mehmet Ali Erbil ve Serdar Ortaç’ın tutuklanmalarını talep etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KANAL D’nin merakla beklenen dönem dizisi Annem Ankara’dan yeni bir tanıtım filmi geldi. Yeni fragman, baba-oğul hesaplaşmasını gözler önüne serdi. Annem Ankara’da Hasan’ı oynayan Mehmet Günsür’ün babasına söylediği ‘Oğullarıma babalık yapmak için gerçek bir babaya ihtiyacım vardı’ sözlerine babanın verdiği ‘Bir babanın oğulluğu baba olunca biter Hasan’ yanıtı çarpıcı bir etki yarattı.
MEHMET GÜNSÜR SEYİRCİ KARŞISINDA
1990’lı yılların Ankara’sında geçen Annem Ankara’da Mehmet Günsür’lü ilk tanıtım filmi yayınlandı. Yakında Kanal D’de ekrana gelecek dizinin fragmanında Hasan ile duyma sorunları yaşayan yaşlı babası arasında etkileyici bir diyalog yaşandı.
9 YAŞINDA YATILIYA VERDİNİZ
Hasan, babasına “Sen bize ne zaman babalık yaptın da şimdi bana hatırlatıyorsun. Sen ne vakit baba olduğunu hatırladın. Bizim bir aile olduğumuzu ne zaman hatırladın baba. Beni 9 yaşında yatılıya verdiniz. Mühendis çıkana kadar da arayıp sormadınız” sözleriyle sitem etti.
AİLE NE DEMEK?
Babası az duyduğu için sık sık sesini yükselten Hasan, “Ne biliyim aile ne demek. Bilmiyorum aile nasıl çalışır. Bizimkisi aile değil miydi? Sen o zaman neredeydin? Oğullarıma babalık yapmak için gerçek bir babaya ihtiyacım vardı demek ve baba maalesef sen orada yoktun” diyerek babasına yüklendi.
EVLATLIKTAN DEĞİL BABALIKTAN MESULSÜN
Babası da Hasan’a ders niteliğindeki şu cümlelerle yanıt verdi: Benim senden esirgediğimi sen çocuklarından esirgeme o zaman. Doğru bir baba nasıl oluyorsa göster biz de bilelim. Bir babanın oğulluğu baba olunca biter Hasan. Sen evlatlıktan değil babalıktan mesulsün.
BENİM ANNEM DİRENİŞTİ, MÜCADELEYDİ
Bergüzar Korel ve Mehmet Günsür’ü yıllar sonra aynı projede buluşturan Annem Ankara, Babalık nedir görmemiş Hasan ile 3 erkek çocuğuna bakabilmek için erken yaşta emekli olan bir annenin hikayesini anlatıyor. Senaryosunu Başak Angigün’ün kaleme aldığı dizinin yönetmen koltuğunda usta isim Faruk Teber oturuyor.
GENİŞ VE GÜÇLÜ OYUNCU KADROSU
Dizinin oyuncu kadrosunda Bergüzar Korel ve Mehmet Günsür’ün yanı sıra Özgürcan Çevik, Gökçe Eyüboğlu, Sevinç Erbulak, Yıldıray Şahinler ve Güler Ökten, Sinem Uslu, Muharrem Türkseven, Mustafa Açılan, Dilek Çelebi, Hakan Akın, Fatma Toptaş, Durukan Çelikkaya, Ezgi Gör, Selen Özbayrak, Başak Akan, Mustafa Enis Bilir, Beyza Şekerci, Cansu Dağdelen, Ediz Gülsuyu, Mert Tanık, Naz Özgülüş, Egemen Ulaş Önkal, Mehmet Can Akça ve Yasin Pehlivan yer alıyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kanal D’nin yeni dizisi Uzak Şehir, ilk bölümü ile ekrana geldi. Alya Albora’nın (Sinem Ünsal) oğlu ve kendisi için verdiği mücadeleyi anlatan dizinin birinci bölümü reyting listelerinin üst sıralarında yer aldı. Seyirci Alya ve oğlu Deniz Cihan’a ağladı.
YAPAYALNIZ KALACAK
Dizinin ilk bölümünde Alya, oğlu Deniz Cihan ile birlikte eşi Boran’ın vasiyetini yerine getirmek üzere Mardin’e geldi. Cenaze arabasını gören Deniz Cihan annesine, “Babamı niye buraya getirdik ki, biz gidince yapayalnız kalacak” sözleri seyircinin kalbine dokundu.
BİLİYOR MUSUN BENİM BABAM ÖLDÜ
Cenaze konvoyunun jandarma tarafından durdurulmasıyla çıkan kargaşada Alya (Sinem Ünsal) ile Cihan Albora (Ozan Akbaba) arasında gerilim dolu anlar yaşandı. Cihan, Alya’nın hırçınlığını bastırmaya çalışsa da başarılı olamadı. Amca ve yeğenin ilk karşılaşması duygusal anlara sahne olurken; Cihan Deniz’in ağzından dökülen “Biliyor musun benim babam öldü” sözleri içleri parçaladı.
KAVUŞABİLMEK BU KADAR MI AĞIR OLMALIYDI?
İzleyicilere derinlemesine bir drama sunan dizinin, öne çıkan sahnelerinden bir tanesi de babaanne ve torunun ilk kez karşılaştığı anlardı. Yıllardır görmediği oğlunun ölümüyle sarsılan Sadakat’in torununa sarılarak “Kavuşabilmek bu kadar mı ağır olmalıydı?” dediği o sahne herkesi gözyaşlarına boğdu.
TORUNUM BURADA KALACAK
Bölüm boyunca Sadakat’in Alya’ya olan sert tavrı, ikili arasında yaşanacakların sinyalini verdi. Oğlu Boran’ın ölümünden gelini Alya’yı sorumlu tutan Sadakat, “İstediğin yere gidebilirsin ama torunum burada kalacak” diyerek Alya’ya gözdağı verdi.
ALYA CİHAN’I VURDU
Geçmişin karanlığı, saklanan sırlar ve bölgenin gerçeği ile yüzleşen Alya, cenaze gecesi kılık değiştirerek çocuğunu da alıp Albora Konağı’ndan kaçmaya çalıştı. Cihan ve Alya arasında yaşanan arbede patlayan bir silahla son buldu. Cihan’ı vurarak talihsiz bir olaya karışan Alya’nın bundan sonra ne yapacağı ise dizinin yeni bölümünde belli olacak.
UZAK ŞEHİR SOSYAL MEDYAYI DA YIKTI GEÇTİ
Uzak Şehir’in birinci bölümü sosyal medyada da gündem oldu. TT listelerinin üst sıralarında yer alan dizi, kullanıcılardan binlerce yorum aldı. Ozan Akbaba ve Sinem Ünsal’ın oyunculuk performanslarının çok konuşulduğu diziye yapılan yorumların bazıları şöyle;
“Ben bunları sahiplendim gitti valla #AlCih #UzakŞehir”
“‘Oğlumu size bırakmam, ölümü çiğnersiniz!’ #SinemÜnsal döktürüyor ???? #uzakşehir”
“O kadar harika ilerliyor ki ekrana kilitledi beni. Gerek oyuncular gerek dizi müzikleri, gerek uyarlamaya olan benzerlik heyecanı kat kat arttırıyor. Reytingi bol olsun #UzakŞehir”
HER PAZARTESİ KANAL D’DE
Senaryosunu Gülizar Irmak’ın kaleme aldığı dizinin yönetmen koltuğunda Ahmet Katıksız oturuyor. Yapımını AyNa Yapım imzalı Uzak Şehir, her pazartesi akşamı Kanal D’de ekrana gelmeye devam edecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Fiziksel ve zihinsel yorgunlukla karşı karşıyaysanız sürmenaj olmuş olabilirsiniz.
Genellikle aşırı çalışma, yoğun stres, uykusuzluk, düzensiz beslenme ve sürekli baskı altında kalma gibi faktörlerden kaynaklanır.
Eğer sürmenaj belirtileri yaşamaya başlarsanız, erken dönemde önlem almak tükenmişlik seviyesine gelmeden durumu kontrol altına almanıza yardımcı olabilir.
Sürmenajın anlaşılması, genellikle zihinsel ve fiziksel belirtilerin gözlemlenmesiyle mümkün olabiliyor.
Sürmenajın ana belirtileri şunlar:
Zihinsel yorgunluk ve odaklanma güçlüğü
Fiziksel yorgunluk ve halsizlik
Uyku bozuklukları ve dinlenmiş hissedememe
Baş ağrısı, kas ağrıları, mide sorunları gibi fiziksel rahatsızlıklar
Sinirlilik, depresyon, anksiyete gibi duygusal sorunlar

BELİRTİLER
Bu belirtiler sürmenaj durumunu işaret edebilir:
Yoğun zihinsel yorgunluk:
Kişi sürekli olarak odaklanmakta zorlanır, düşüncelerini toparlayamaz ve zihni dolu hisseder. Bu, karar vermede güçlük ve hata yapma eğiliminde artış olarak kendini gösterebilir.
Fiziksel tükenmişlik:
Dinlenmeye rağmen devam eden halsizlik, güçsüzlük, kas ağrıları, baş ağrısı gibi belirtiler sürmenajın göstergesi olabilir.
Duygusal dengesizlik:
Sürmenaj yaşayan kişiler, genellikle sinirlilik, huzursuzluk, depresyon, kaygı ve motivasyon eksikliği gibi duygusal zorluklar yaşarlar. Duygusal tepkilerde ani dalgalanmalar gözlemlenebilir.
Uyku bozuklukları:
Aşırı yorgunluk ve zihinsel yorgunluk uyku kalitesini olumsuz etkiler. Kişi uykuya dalmakta güçlük çekebilir veya gece boyunca sık sık uyanabilir, sabahları dinlenmiş hissetmez.
Bedensel belirtiler:
Baş ağrısı, mide sorunları, sindirim problemleri ve kalp çarpıntısı gibi bedensel belirtiler de görülebilir.
Eğer bu belirtiler bir süre boyunca devam ediyorsa ve günlük yaşamı, iş veya sosyal ilişkileri etkilemeye başlamışsa, sürmenaj yaşanıyor olabilir.
Bu durumda dinlenmeye zaman ayırmak, yaşam tarzında değişiklikler yapmak ve gerekirse profesyonel yardım almak faydalı olur.

NASIL KORUNULUR
Sürmenajdan korunmak için düzenli uyumak, dengeli beslenmek, fiziksel aktivitelere zaman ayırmak ve stres yönetimi becerileri geliştirmek önemlidir.
Bu tür belirtilerle karşılaşıldığında dinlenmek, gerekirse profesyonel destek almak da süreci yönetmeye yardımcı olur.

NASIL ÖNLENİR
Sürmenajı önlemek için hem fiziksel hem de zihinsel sağlığı destekleyen bazı yaşam tarzı değişiklikleri ve önlemler almak önemlidir. İşte sürmenajı önlemeye yardımcı olabilecek bazı öneriler:
Düzenli ve kaliteli uyku
Yeterince ve düzenli uyku almak, zihinsel ve fiziksel yorgunluğu önlemeye yardımcı olur. Günde en az 7-8 saat uyumak, bedenin ve zihnin yenilenmesini sağlar.
Uyku hijyenine dikkat edin; yatmadan önce elektronik cihazlardan uzak durmak ve uyumadan önce rahatlatıcı aktiviteler yapmak faydalı olabilir.
Zaman yönetimi ve planlama
Günlük görevlerinizi önceliklendirin ve aşırı yüklenmekten kaçının. Yapılacakları küçük parçalara bölerek daha rahat tamamlayabilirsiniz.
Kendinize yeterince dinlenme molası ayırın ve iş dışında dinlenmeye ve eğlenmeye de zaman ayırın.
Stres yönetimi
Stresi yönetmek için nefes egzersizleri, meditasyon, yoga gibi rahatlatıcı aktiviteler yapmak faydalı olabilir.
Olumsuz düşüncelerden uzaklaşmak ve pozitif bir bakış açısı geliştirmek stresi azaltmaya katkıda bulunur.
Dengeli beslenme
Yeterli ve dengeli beslenme, vücut enerjisini korumak ve zihinsel dayanıklılığı artırmak için önemlidir. Özellikle vitamin ve mineraller açısından zengin, dengeli bir diyet uygulamak faydalıdır.
Kafein ve şeker tüketimini sınırlandırmak da ani enerji düşüşlerinin önüne geçebilir.
Fiziksel aktivite
Düzenli olarak egzersiz yapmak, vücutta endorfin salgılayarak ruh halini iyileştirir ve stresi azaltır. Hafif tempolu yürüyüşler, yüzme veya yoga gibi aktiviteler enerji seviyenizi artırabilir.
Sosyal destek
Aile ve arkadaşlarla zaman geçirmek, yaşanan stresi hafifletir ve zor zamanlarda destek sağlar. Duygularınızı paylaşmak, duygusal yükünüzü azaltmaya yardımcı olur.
Sınırları belirlemek
Kendi sınırlarınızı bilmek ve gerektiğinde “hayır” demeyi öğrenmek önemlidir. Aşırı sorumluluk yüklenmek sürmenaja yol açabilir.
Aslı Didari
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Balgam, hırıltı ve öksürük gibi belirtiler genellikle soğuk algınlığı, grip, bronşit, alerji ya da akciğer enfeksiyonları gibi durumlarla ilişkilidir.
Bu belirtileri hafifletmek ve iyileşmeyi hızlandırmak için bazı etkili yöntemler şunlardır:
1. BOL SIVI TÜKETİMİ
Su, bitki çayları ve çorba gibi sıvılar balgamın incelmesine yardımcı olur, böylece daha kolay atılır. Gün boyunca yeterli miktarda su içmeye özen gösterin.
2. BUHAR VE NEMLİ HAVA SOLUMAK
Sıcak bir duş almak veya buhar banyosu yapmak solunum yollarını rahatlatır ve balgamın çözülmesine yardımcı olur. Nemlendirici cihazlar da ortam havasını nemlendirerek öksürüğü azaltabilir.

3. BAL VE LİMON
Balın öksürük kesici özelliği vardır. Ilık bir bardak suya bal ve limon ekleyerek içmek boğazı rahatlatır ve balgamı hafifletir. Balın doğal antibakteriyel özelliği de öksürüğün azalmasına katkı sağlayabilir.
4. ZENCEFİL VE KEKİK ÇAYI
Zencefil ve kekik doğal balgam söktürücülerdir. Birkaç dilim taze zencefil veya bir çay kaşığı kekik ile demlenmiş çay, öksürüğünüzü hafifletmeye yardımcı olabilir.
5. TUZLU SU İLE GARGARA
Tuzlu suyla gargara yapmak boğazdaki tahrişi azaltır ve enfeksiyona neden olan mikropları temizlemeye yardımcı olur. Yarım çay kaşığı tuzu bir bardak ılık suya karıştırarak gargara yapabilirsiniz.
6. EVİ TEMİZ TUTMAK
Polen, toz, hayvan tüyü gibi alerjenlerin solunması öksürük ve hırıltıya neden olabilir. Evinizi düzenli olarak havalandırarak bu etkenleri azaltabilirsiniz.

7. ÖKSÜRÜK VE BALGAM SÖKTÜRÜCÜ İLAÇLAR
Eğer öksürüğünüz çok şiddetliyse veya uzun süre geçmiyorsa, doktorunuzun önerisiyle öksürük veya balgam söktürücü ilaçlar kullanabilirsiniz. Ancak ilaç kullanımında doktor tavsiyesi önemlidir.
NE ZAMAN DOKTORA GİDİLMELİ?
Balgam sarı, yeşil ya da kanlıysa,
Öksürük 2 haftadan uzun sürüyorsa,
Yüksek ateş, nefes darlığı veya göğüs ağrısı eşlik ediyorsa,
Yorgunluk, kilo kaybı veya gece terlemeleri gibi belirtiler varsa doktora başvurmalısınız.
Adile Topçu
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ABD’deki New York Üniversitesinden uzmanların yaptığı araştırmada anıların yalnızca beyinde değil vücudun farklı bölgelerinde de saklandığı belirlendi.
HÜCRE TEPKİLERİNİ İNCELEDİLER
Araştırmada bilim insanları, beyin hücreleri arasında iletileri taşıyan “nörotransmitter” adı verilen kimyasallar gibi, sinir dokusu ve böbrekten alınan hücrelerin farklı kimyasal maddelere nasıl tepki verdiğini inceledi.
Bilim insanları, bu hücreleri belli bir süre farklı kimyasal sinyallere maruz bırakarak “anı depolayan genin” ne zaman aktif hale geleceğini takip etti.
Bunu belirlemek için ise uzmanlar, örnek alınan böbrek ve sinir doku hücrelerini tepki vermesi halinde parlayan bir protein üretecek şekilde tasarladı.

“HAFIZA SORUNLARINI TEDAVİ ETMEK İÇİN YENİ FIRSATLAR SUNUYOR”
Buna göre, belirli süre çeşitli kimyasal sinyaller alan bu hücreler, beyin hücrelerinin anıları depolamak için yaptığı davranışı göstererek “anı depolayan geni” aktifleştirdi.
Araştırmanın başyazarı Nikolay Kukushkin, yaptığı açıklamada, “öğrenme ve anı depolama kabiliyetinin genellikle beyin ve beyin hücreleriyle ilişkilendirildiğini ancak bu çalışmanın vücuttaki diğer hücrelerin de aynısını yapabileceğini gösterdiğini” ifade etti.
Kukushkin, araştırmanın hafızanın nasıl çalıştığını anlamak ve hafıza sorunlarını tedavi etmek için yeni fırsatlar sunduğunu kaydetti.
Araştırmanın sonuçları, “Nature Communications” dergisinde yayımlandı.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Fatih Yıldırım
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ankara’nın Mamak ilçesinde yaşayan evli ve 2 çocuk babası Çağlar Güneş, alkole bağlı olarak karaciğer yetmezliğine yakalandı.
3 yıl tedavi gören fakat durumu ağırlaşmaya devam eden genç adam, Etlik Şehir Hastanesi’nde tedaviye alındı.
Durumunun ciddi olmasıyla Güneş’e nakil olması gerektiği belirtildi.
KARACİĞERİNİ EŞİNE BAĞIŞLADI
Ardından eşi Aycan Güneş (33), nakil için donör olabileceğini söyledi.
Yapılan tetkikler sonucunda Aycan Güneş’in eşine organ bağışında bulunabileceğine karar verildi.
Çağlar Güneş, eşinden nakledilen karaciğerle yeniden hayata tutundu.

“UYGUN ÇIKARSA SEVE SEVE VERİRİM DEDİ”
Çağlar Güneş, nakil öncesinde farklı hastanelerde tedavi gördüğünü ancak bir sonuç alamadığını ve son olarak Etlik Şehir Hastanesi’ne başvurduğunu belirterek, “Buradaki doktorlar, artık karaciğerin tamamen yetersiz olduğunu ve nakil olmam gerektiğini söyledi. Bu süreçte eşim, ‘Tetkiklerimiz uygun çıkarsa tabii ki seve seve veririm’ dedi. Yapılan tetkikler sonucunda eşimin donör olmasında herhangi bir sıkıntı görülmedi ve ameliyatımız başarılı bir şekilde gerçekleşti, Eşime teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.
‘TEREDDÜT YAŞAMADIM’
Aycan Güneş ise organ nakil listesine girip beklemek istemediklerini söyleyerek, “Çünkü ne kadar bekleyeceğimizi bilmiyoruz. Ve eşim orada sürekli rahatsızlıklar yaşıyordu. O yüzden açıkçası beklemek istemedik. Donörlüğüm de uygun bulununca ameliyat sürecimiz başladı. Çok şükür her şey çok güzel ilerledi.
Hayat kurtarma kısmında asla bir tereddüt yaşamadım ama; işte ameliyat korkusu, nasıl olacak, nasıl yapılacak, uyacak mı, uymayacak mı, daha sonrasında onu iyileştirebilecek miyim? Yoksa hani hayat kurtarma açısından gerçekten asla bir tereddüt yaşanmıyor. Yani en azından ben yaşamadım, kimsenin de yaşamadığını düşünüyorum.” diye konuştu.

“SÜREÇ GÜZEL GEÇTİ”
Organ naklini gerçekleştiren Doç. Dr. Birkan Birben ise “Çağlar Bey’in eşi nakil için gönüllü oldu. Biz de bunları tetkik ettik, değerlendirdik ve verici olarak uygun bulduk ve eşinden canlı karaciğer nakli gerçekleştirdik. Hastamızın süreci boyunca her şeyimiz güzel geçti. Ortalama 23 gün süre zarfında hastamızı taburcu ettik. Hastamız da bu süre zarfından sonra belirli aralıklarla ilaç düzeyleri için bize kontrole geliyor.” dedi.
Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)Büşra Yıldız
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bilim insanları, insanların sağlıklı yaşlanmak için günlük kaç saat uykuya ihtiyaç duyduklarını tespit etti.
Araştırma için 45 yaş ve üzeri yaklaşık 3 bin 500 kişinin 2011, 2013 ve 2015 yıllarında uyku alışkanlıkları kaydedildi.
Bu araştırmaya katılan kişiler, beş yıl sonra sağlık kontrolünden geçirilerek veriler, Çin’deki Wenzhou Tıp Üniversitesi’ndeki ekip tarafından analiz edildi.
DAHA ÇOK UYUYAN DAHA SAĞLIKLI
Çalışma, gece en az yedi saat uyuyanların ileriki yaşlarda daha sağlıklı olduğunu gösterdi.
Katılımcılar, dört yıl boyunca uyku alışkanlıklarına göre, uzun (8-9 saat düzenli uyku), normal (7-8 saat düzenli), az (ortalama 8’in üzerindeyken, 8’in altına doğru) 6), artan (ortalama 6’nın altından 8’in üzerine) ve kısa süreli (düzenli olarak 5-6 saat) olmak üzere beş gruba ayrıldı.
GÜNDE EN AZ 7 SAAT UYUNMALI
Sonuçlar incelediğinde, günde en az 7 saat uyuyanların daha sağlıklı olduğu tespit edildi.
Araştırmacıların makalelerinde sağlıklı yaşlanmak; kronik hastalıklardan uzak olmak, herhangi bir fiziksel bozukluğun olmaması, zihinsel sağlığın iyi olması ve hayata aktif katılım olarak tanımlandı.
Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)Büşra Yıldız
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ABD’li bilim insanları şaşırtıcı bir araştırma gerçekleştirdi.
Araştırmacılar, beyin dışında başka hangi organların anılarını saklayabildiğini tespit etmek amacıyla bir çalışma gerçekleştirdi.
Uzmanlar, anıların yalnızca beyinde değil, vücudun farklı bölgelerinde de saklandığını belirledi.
BİRÇOK ORGAN ANILARI SAKLIYOR
Bilim insanları, beyin hücreleri arasında iletileri taşıyan ‘nörotransmitter’ kimyasallar gibi, sinir dokusu ve böbrekten alınan hücrelerin farklı kimyasal maddelere nasıl tepki verdiğini inceledi.
Bu hücreler, belli bir süre farklı kimyasal sinyallere maruz bırakılarak ‘anı depolayan genin’ ne zaman aktif hale geleceği izlendi. Uzmanlar, bunu belirlemek için örnek alınan böbrek ve sinir doku hücrelerini tepki vermesi halinde parlayan bir protein üretecek şekilde tasarladı.
TEDAVİLER İÇİN YENİ BİR FIRSAT NİTELİĞİNDE
Belirli süre çeşitli kimyasal sinyaller alan bu hücreler, beyin hücrelerinin anıları depolamak için yaptığı davranışı göstererek ‘anı depolayan geni’ aktif hale getirdi.
Araştırmanın başyazarı Nikolay Kukushkin, öğrenme ile anı depolama kabiliyetinin genellikle beyin ve beyin hücreleriyle ilişkilendirildiğini fakat bu çalışmanın vücuttaki diğer hücrelerin de aynısını yapabileceğini gösterdiğini söyledi.
Kukushkin, araştırmanın hafızanın nasıl çalıştığını anlamak ve hafıza sorunlarını tedavi etmek için yeni fırsatlar sunduğunu da ifade etti.
Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)Büşra Yıldız
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Düzce Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, tarihi milattan önce 3. yüzyıla uzanan antik kentteki kazı çalışmaları, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün izni ve Düzce Belediyesinin desteğiyle Konuralp Müze Müdürlüğü başkanlığınca sürdürülüyor.
Çalışmalarda, kilise yapısının yanında Bizans dönemine ait olduğu tahmin edilen su depolama havuzu bulundu.
Gün yüzüne çıkarılan 2,80×3,90 metre boyutlarında, 1,90 metre derinlikteki su havuzu, dönemin altyapı sistemine ilişkin önemli ipuçları sunuyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BEİJİNG, 9 Kasım (Xinhua) — Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, İtalya Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella ile Çin’in başkenti Beijing’de bir araya geldi.
Mattarella, Xi’nin davetiyle resmi ziyarette bulunmak üzere Çin’de bulunuyor.
Görüşmelerin ardından iki cumhurbaşkanı, kültür, bilim, teknoloji, eğitim ve dünya mirası alanlarının korunması konularında çok sayıda ikili işbirliği belgesinin imzalanmasına nezaret etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>YENİKAPI’da 7’nci ErzincanKültür Buluşması gerçekleşti. Burada konuşan Binali Yıldırım, “Ülkemiz, 21’inci yüzyılın Türk Yüzyılı olacağı dönemde daha birçok başarıya yelken açacaktır. Bunu da birlikle, beraberlikle sağlayacağız” dedi. İstanbul Valisi Davut Gül ise, “Ne kadar çok kültürel, sanatsal, sportif faaliyet oluyorsa bu tür geleneksel lezzetlerin yaşatılması, paylaşılması oluyorsa, İstanbullular o kadar mutlu oluyor, biz de mutlu oluyoruz” ifadelerini kullandı.
Yenikapı’da bulunan etkinlik alanında düzenlenen 7’nci Erzincan Tanıtım Günleri ve Kültür Buluşması 3’üncü gününde devam etti. Etkinliğe, son Başbakan ve Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Heyeti Başkanı Binali Yıldırım ve İstanbul Valisi Davut Gül katıldı. Binali Yıldırım ve Davut Gül yöresel ürünlerin satıldığı alanı gezerek, tadım yaptı. Erzincan Dernekler Federasyonu ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliği yaptığı, Erzincan Valiliği ve Belediye Başkanlığının desteklediği programa ayrıca; Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, Erzincan Milletvekilleri Süleyman Karaman, Mustafa Sarıgül, Erzincan Belediye Başkanı Bekir Aksun, İBB Genel Sekreter Yardımcısı ve Tarihi Kentler Birliği Genel Sekreteri Mahir Polat, İstanbul’da bulunan Erzincan Dernekleri temsilcileri, ilçe ve belde Belediye Başkanları ile Erzincanlılar katıldı.
‘TÜRKİYE’Yİ, TÜRKİYE YÜZYILI’NA TAŞIYACAK HİZMETLERİ KAZANDIRDIK’
Burada konuşan Binalı Yıldırım, “Etrafımıza bir göz atın. Kuzeyimizde savaş, güneyimizde savaş ve 40 yıldır geleceğimizi karartmaya çalışan terör örgütüyle verilen mücadele. Erzincan her zaman birliğin, beraberliğin, kardeşliğin timsali olmuş bir şehirdir. Erzincan her zaman hoşgörünün engin bir şekilde yaşatıldığı şehirdir. Mezhep, meşrep farkı demeden, etrafı dağlık, ortası bağlık, cennetten biş köşe… Erzincanlılar, bu ülkenin teminatıdır, geleceğin teminatıdır. Sadece Erzincan’a değil, ülkemizin her köşesine Türkiye’yi, Türkiye Yüzyılı’na taşıyacak hizmetleri kazandırdık. İstanbul, yedi tepeli şehir, ülkemizin göz bebeği şehir. Az ileride Avrasya Tüneli var, hemen yanında Marmaray var, onu da yaptık, İstanbul’a kazandırdık. Kuzey Marmara’yı, raylı sistemleri İstanbul’a kazandırdık. Ülkemiz, 21’inci yüzyılın Türk Yüzyılı olacağı dönemde daha birçok başarıya yelken açacaktır. Bunu da birlikle, beraberlikle sağlayacağız” dedi.
Yöresel pazarda keşkek kazanının başına gelen Yıldırım, “Keşkek, bizim düğünlerimizde, bayramlarımızda her türlü etkinliğimizde vazgeçilmez tatlardan biridir. Tatlılar, sarmalar, dönerler, cağ kebabı, aklınıza ne gelirse; bunlar hep memleketimizin lezzetlerini temsil eder. Burada da bugün Yenikapı’da bütün Erzincan’dan gelen ve İstanbul’da yaşayan Erzincanlılar, gelip hasret giderecek, memleket özlemini giderecekler” diye konuştu.
‘BU ETKİNLİKLER İSTANBUL’UMUZA DA ÖNEMLİ KATKI SUNUYOR’
İstanbul Valisi Davut Gül, “Allah birliklerini beraberliklerini, kardeşliklerini daim etsin. Can Erzincan’ı seviyoruz. Burada hemşerilerimizin kendi aralarındaki bu birliktelikleri, bu etkinlikleri, geldikleri memleketlere katkı sunduğu gibi, İstanbul’umuza da önemli katkı sunuyor. Ne kadar çok kültürel, sanatsal, sportif faaliyet oluyorsa bu tür geleneksel lezzetlerin yaşatılması, paylaşılması oluyorsa, İstanbullular o kadar mutlu oluyor, biz de mutlu oluyoruz” diye konuştu.
‘ERZİNCAN BU HALİYLE DE TÜRKİYE’YE MODEL OLABİLECEK BİR ŞEHİR’
Erzincan Belediye Başkanı Bekir Aksun, “Öncelikle Erzincanlı hemşerilerimiz için hayırlı olmasını diliyorum. Erzincanlının İstanbul’da böyle bir etkinlik böyle bir organizasyon düzenlemesi elbette ki gurur verici. Burada bulunan tüm hemşerilerimizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum” dedi.
Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu ise, “Bugün hakikaten Yenikapı’da tarihi günlerden birini yaşıyoruz. Havada yazdan kalma bir hava. Ben öncelikle Erzincan’dan gelen hemşerilerimize hoş geldin demek istiyorum. Burada da bizi kendi ailelerinden bir fert gibi karşılayan, o samimiyeti, o candanlığı davranışlarında gösteren hemşerilerimize yürekten teşekkür ediyorum. Bu tip şehirlerimizin günlerindeki maksat şu: insanların kaynaşması, gurbette olanların şehirlerinin lezzetlerini, tadını, hatta kokusunu sindirmeleri diyebiliriz. Bugün o günlerden biri. Erzincan bu haliyle de Türkiye’ye model olabilecek bir şehir gerçekten. Kardeşliğin, samimiyetin, candanlığın, davranışsal olarak hayata geçirdiği bir şehir Erzincan. Onun için ben huzurlarınızda çok teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Erzincan’ın kültürel zenginliklerinin tanıtıldığı ve bu yıl 7.’si düzenlenen Erzincan Tanıtım Günleri, ziyaretçilerin yoğun ilgisiyle devam ediyor. 10 Kasım Pazar gününe kadar sürecek olan etkinliğe, Erzincan Valisi Doç. Dr. Hamza Aydoğdu, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Aksakallılar Heyeti Başkanı Binali Yıldırım ve İstanbul Valisi Davut Gül katıldı. Etkinlikte, Erzincan’a özgü yöresel tatlar ve el işi ürünler sergilenirken, Erzincan yöresine ait olan tulum peyniri, bal, sucuk ve tereyağları da vatandaşların beğenisine sunuldu. ‘Gönül Şehri Erzincan İstanbul’a geliyor’ sloganıyla düzenlenen etkinliğe gelen vatandaşlar, yöresel lezzetlerin yanı sıra el işi ürünlere de yoğun ilgi gösterdi.
“Bu birlik ülkemize de katkı sunuyor”
Etkinlikte konuşan İstanbul Valisi Davut Gül, “Mümkün olduğu sürece böyle şeylere katılmaya çalışıyoruz. Erzincanlıların kendi aralarındaki birlik, kendilerine katkı sunduğu gibi ülkemize de katkı sunuyor. Allah daim etsin” dedi.
“Erzincan tüm Türkiye’ye model olan bir şehir”
Ziyaretçiler arasında yer alan Erzincan Valisi Doç. Dr. Hamza Aydoğdu, “Yenikapı’da Erzincan günündeyiz. Tüm hemşerilerimiz burada. İnsanlarımızın burada olması bizim içinde önemli. İnsanlar burada Erzincan’ın tadını kokusunu ve hatıralarını tekrar yaşıyorlar. Ben emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. İnşallah ilerleyen zamanlarda daha güzel Erzincan günleri yapacağız. Kardeşliği, güzelliği ve iyiliği sözde değil yaşamsal olarak kavramış bir şehir” diye konuştu.
“Hemşerilerimiz buralarda kaynaşıyor, bir araya geliyor ve kardeş oluyor”
Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallılar Heyeti Başkanı Binali Yıldırım, ” Burada ürünlerini gösteren marifetlerini sergileyen hemşerilerimizin tezgahlarına gittik. Muazzam bir ilgi var. Aslında bu gurbette yaşayan Erzincan’ın nüfusunun 2 katı Erzincanlının buraya gelerek bu tanıtım ve kültür buluşmalarında hasret gidermesidir. Çocukluğunda ve gençliğinde tattığı o tulum peynirinin, tereyağını ve bin bir türlü lezzeti yakından görüp hasretini gidermesidir. En önemli tarafı ise hemşerilerimiz buralarda kaynaşıyor, bir araya geliyor ve kardeş oluyor. Hepimiz aynı değiliz. Kimisinin göz rengi farklı, kimimizin saç rengi farklı kimisinin de teni farklı ama farklı olmayan bir şey var, gözlerimizden düşen damlaların rengi hep aynı. Onun için birlik onun için beraberlik onun için kardeşlik” şeklinde konuştu. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Sultangazi Belediyesi ve Sultangazi Adıyamanlılar Platformu tarafından ‘Adıyaman Kültür Buluşmaları’ Sultangazi Belediyesi Etkinlik Alanı’nda düzenlendi. Programa Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun’un yanı sıra İstanbul Valisi Davut Gül, Sultangazi Adıyamanlılar Platformu Başkanı Hakan Mamaş, milletvekilleri, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Program saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Kur’an-ı Kerim tilaveti ile devam eden programda 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremler nedeniyle belediye tarafından Adıyaman’a yapılan yardımlar video gösterimi ile ekrana yansıtıldı. Programda ardından sanatçılar tarafından Adıyaman türküleri seslendirdi. Alanda yöresel oyunlar oynadıktan sonra vatandaşlara kum saati gösterisi izletildi. Başkan Dursun ise etkinliğe katılan vatandaşlara nar ikram etti.
Programda konuşan Vali Gül, “Belediye başkanımıza teşekkür ediyorum. Bütün ilçeleri geziyoruz. Her ilçede kıymetli işler yapılıyor. Hemşerilerimizi bir araya getirmesi çok kıymetli. Her geldiğimizde hemşerilerimizin bu coşkusunu yaşıyoruz. Bizleri de davet ettiğiniz için teşekkür ediyoruz” dedi.
“Bu festivalle gelenek ve göreneklerimizi yaşatmak istiyoruz”
Adıyamanlıların alanı coşkuyla doldurduğunu dile getiren Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun, “Anadolu Kültür Festivali neticesinde birçok hemşeri buluşması yapıyoruz. Bugün de Adıyamanlı hemşerilerimle bir aradayız. Bu festivalle birlik ve beraberliğe vurgu yapmak, gelenek ve göreneklerimizi yaşatmak istiyoruz. Adıyamanlılar bu alanı coşkuyla doldurdular. Adıyaman nüfusu Sultangazi’nin yaklaşık yüzde 10’una tekabül ediyor. Adıyamanlılar bu topraklarda huzur içinde yaşamış olduklarını gösterdiler. Adıyaman, 6 Şubat’ta büyük bir deprem yaşayıp yeniden ayağa kalkan bir şehir. Bizde bunun gibi faaliyetlerle Adıyaman’a destek olmaya gayret ediyoruz. Çeşitli diğer illerle de güçlü programlar yapmaya devam edeceğiz. İstanbul’un her köşesinden ve Sultangazi’den kardeşlerimizi buraya davet ediyoruz” şeklinde konuştu.
“Bu tür aktiviteler bizim birlik ve beraberliğimizi sağlıyor”
Festivale katılan Mehmet Demirhan, “Bugün düzenlen etkinliğe katıldık. Bu tür aktiviteler bizim birlik ve beraberliğimizi sağlıyor. Bu günü düzenleyenlere teşekkür ediyorum. Adıyaman’ın çiğköftesi, narı ve insanı meşhur. 6 Şubat’tan beri yaralarımızı sarmak için böyle aktivitelerle motive olmaya çalışıyoruz. Güzel bir etkinlikti” ifadelerini kullandı. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çorum Valisi Ali Çalgan, Temenne Parkı’nda düzenlenen serginin açılış töreninde yaptığı konuşmada, çalıştay için ilçeye gelen sanatçılara teşekkür etti.
Atatürk’ün sanat ve sanatçılarla ilgili birçok veciz söz söylediğini belirten Çalgan, “Atatürk, ‘Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuştur.’ demiştir. Maddi kültür varlıklarına mutlaka ihtiyacımız var. Parklar, binalar, yollar yapacağız fakat manevi kültür dediğimiz duygularımıza, iç dünyamıza hitap eden üst düzey kültür etkinliklerini sanattır, resimdir, konferanstır, edebiyattır, bu tür etkinliklerle şehirli oluruz.” diye konuştu.
Çorum’da bu tür etkinlikler düzenlendiğini dile getiren Çalgan, “İskilip ölçeğinde, İskilip büyüklüğünde bu tür etkinlik yapılması bizi çok sevindiriyor. Sizler de buna inandığınız için buradasınız. Bu etkinliğe katılmanıza, bizlerle oluşunuza çok değer veriyorum. Bütün sanatçı arkadaşlarımızı kutluyorum. Bu ölçekteki bu yerde böyle bir sanatsal çalıştayı organize ettiklerinden dolayı yerel yöneticilerimizi kutluyorum.” ifadelerini kullandı.
İskilip Belediye Başkanı İsmail Çizikci de ilçenin tarihi ve kültürel dokusunu çizen ve tarihe kazandıran sanatçılara teşekkür etti.
Konuşmaların ardından sanatçılara katılım belgeleri takdim edildi.
Açılış töreninin ardından Vali Çalgan, Çorum Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın, İskilip Kaymakamı Ramazan Polat, İskilip Belediye Başkanı Çizikci sergiyi gezerek, ressamlardan çalışmaları hakkında bilgi aldı.
Çalıştay kapsamında yapılan resimlerin parkta sergilendikten sonra gelecekte inşa edilmesi planlanan bir müzede tekrar sergilenmek üzere muhafaza edileceği öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
1.Lig’in 12. haftasında Ankaragücü’nün sahasında Esenler Erokspor’u konuk ettiği maçı sarı-lacivertli ekip 3-0 kazandı.
Ankaragücü’nün 3 puanı 3 golle kazandığı maçın 57. dakikasında yan hakem Mahmut Gülle arka adalesinden sakatlanarak maça devam edemedi.
YER DEĞİŞTİRDİLER
Mahmut Gülle’nin yerine dördüncü hakem Adem Cinek, yan hakem olarak maça girdi. Gülle ise maça dördüncü hakem olarak devam etti.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Emre Çalışkan
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ümit Milli Futbol Takımı’nın 15 Kasım Cuma günü Sofya’da Bulgaristan ve 19 Kasım Salı günü Kocaeli’de Sırbistan ile oynayacağı hazırlık maçlarının aday kadrosu açıklandı.
Türkiye Futbol Federasyonundan yapılan açıklamaya göre, ay-yıldızlı kadroya 24 futbolcu davet edildi.
ADAY KADRO
Kaleciler: Emre Bilgin (Fatih Karagümrük), Deniz Dilmen (Başakşehir), Jankat Yılmaz (Adanaspor)
Defans: Ayberk Karapo (Rizespor), Furkan Demir (TSV Hartberg), Baran Moğultay (Borussia Dortmund II), Berkay Yılmaz (1. FC Nürnberg), Yasin Özcan (Kasımpaşa), Emir Ortakaya (KVC Westerlo), Hamza Güreler (Başakşehir), Yiğit Efe Demir (Fatih Karagümrük)
Orta Saha: Yunus Emre Konak (Brentford FC), Demir Ege Tıknaz (Rio Ave FC), Baran Ali Gezek (Kayserispor), Emre Demir (Sakaryaspor), Emir Bars (PSV II), Livan Burcu (1. FC Magdeburg), Başar Önal (NEC Nijmegen), Burak İnce (WKS Slask Wroclaw), Emirhan Demircan (Bayern Münih II), Ege Bilsel (Sipay Bodrum), Cihan Çanak (Trabzonspor)
Forvet: Mustafa Erhan Hekimoğlu (Beşiktaş), Engin Poyraz Efe Yıldırım (Trabzonspor)

MİLLİLER, PAZAR GÜNÜ TOPLANACAK
Aday kadroya davet edilen oyuncular, 10 Kasım Pazar günü saat 22.00’de Gençlik ve Spor Bakanlığı Riva Milli Takımlar Oteli’nde toplanacak.
Emre Çalışkan
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>UEFA Avrupa Ligi’nin 4. haftasında Galatasaray’ın evinde İngiliz takımı Tottenham’ı 3-2 yendiği müsabakada Arjantinli futbolcu Mauro Icardi sakatlandı.
Müsabakanın 81. dakikasında Icardi, Tottenham kalecisi Fraser Forster’e baskı yaptığı sırada kendi yere bıraktı.
SEDYEYLE KENARA GELDİ
Oyuna devam edemeyen 31 yaşındaki futbolcu saha kenarına sedye getirildi.
Mauro Icardi’nin yerine 85. dakikada Michy Batshuayi oyuna girdi.

ÇAĞRAZ BAĞLARI KAPTI
Yaşanan bu gelişme sonrasında ise Icardi’nin sağ diz ön çapraz bağında kopuk ve menisküsünde hasar tespit edildi.
İLGİLİ HABERGalatasaray’dan Mauro Icardi açıklaması! Çapraz bağları koptu
“YAKINDA DÖNECEĞİM”
Sezonu kapatan yıldız oyuncu, daha sonrasında ise şu açıklamayı yaptı:
Birkaç aylığına uzak durmanın, gülümseyerek, sıkı çalışıp daha iyi geri dönmenin zamanı geldi. Takım arkadaşlarıma ve tüm Galatasaray ailesine başarılar ve başarılarla dolu bir sezon diliyorum. Bu zamanda ilgilenen ve yakın olan herkese teşekkür ederim. Herkesi öpüyorum, yakında döneceğim.
İLGİLİ HABERMauro Icardi’den sakatlığına dair ilk açıklama: Yakında döneceğim
PAYLAŞIM YAPTI
Bu açıklama sonrasında ise Icardi, sosyal medya hesabından bir paylaşım yaptı ve son görüntüsünü takipçileriyle paylaştı.
Icardi’nin bu paylaşımı Galatasaray taraftarları tarafından beğeniyle karşılandı.

Emre Çalışkan
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Süper Lig’in 12. haftasında Kayserispor, deplasmanda karşılaştığı Kasımpaşa’yı 2-1 mağlup etti.
Bu sonuçla sarı-kırmızılılar 12 puana ulaşarak ligde 13. basamağa yükseldi.
“PANİK DE YAPSAK KAZANMANIN ÖNEMİ ÇOK BÜYÜK”
Karşılaşmanın ardından basın toplantısında açıklamalarda bulunan Kayserispor Teknik Direktörü Sinan Kaloğlu, şu şekilde konuştu:
Galip geldiğimiz için mutluyuz. En güzel tarafı da galip gelmek için buraya geldik ve tüm hafta bu maçı kazanmaya çalıştık. 90 dakika sonunda kazanmanın mutluluğu var. Geçen hafta çok üzücü bir puan kaybettik. Oyuncuların reaksiyonu bu hafta çok daha iyiydi. Merkezden kapacağımız toplarla pozisyona girmek istedik ve bunda başarılı olduk. İlk yarıda çok iyi pozisyonlarımız vardı. Maçı erken de koparabilirdik. Tek gol bulup devreye girdik. İkinci yarıda da iyi ve etkili pozisyonlarımız vardı. Bulunduğumuz konumdan dolayı galipken oyuncularımız panik ve stres yaptı. Bu da bizim oyun gücümüzü düşürdü ama mücadele gücümüzü yükseltti. Takım çok iyi bir dayanışma örneği gösterdi. Bazen böyle maçlarda panik de yapsak kazanmanın önemi çok büyük. Bize de bu lazımdı. Bu yüzden oyuncularımızı kutluyorum.

“İNSANLAR 3-5-2’Yİ ÇOK FARKLI ALGILIYOR”
Göreve geldikten sonra sistem değiştirmesi ve az gol yiyen bir takım olmalarına dair gelen soru üzerine açıklama yapan Kaloğlu, şu ifadeleri kullandı:
4-5 yıldır bir oyun kültürü var Kayserispor’da. Topa sahip olan ve topun oranı yüksek olan bir oyun. Ama şimdi transfer yasağından dolayı fazla oyuncu rotasyonu olmadığı için özellikle defansta sakat oyuncuların yokluğu büyük bir dezavantaj oluşturuyor. 4 orijinal stoperimiz var ve 3’ü sakat. Haliyle başka bir şeye yönelmem gerekiyordu. Bir takım çok gol yiyorsa, stoperleri eksikse ve çok da pozisyon veriyorsa otomatikman rakibe alan ve zaman bırakmayan bir sistem gerekiyordu. Bu da 3-5-2 ile oldu. Carole normalde sol bekken sol stoper olarak değerlendiriyoruz, Attamah ön liberoyken sağ stoper olarak kullanıyoruz. Merkezde de tecrübeli bir oyuncu kullanıyoruz. Kenarlarla birlikte güzel kapatmış oluyoruz. Asıl sorun takım defansındaydı ve bunun üstüne çok yoğun çalıştık. İnsanlar 3-5-2’yi çok farklı algılıyor, aslında 3-5-2 çok da iyi bir ofansif sistemdir. Bugün sağ bekimiz Gökhan Sazdağı birkaç pozisyona giriyor, sol bekimiz oynayan Hasan Ali birkaç pozisyona girdi. Daha çok çalışacağız ve daha iyi olacağız.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Emre Çalışkan
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kastamonu ve Ankara’daki çeşitli hastanelerde 3 defa bypass ameliyatı olan ve 5 stent takılan Sözcü, beş yıl önce Antalya’ya taşınarak, Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Bayezid ile görüştü.
Burada yapay kalp takılan Sözcü, nakil olabilmesi için ulusal ve uluslararası acil nakil listesine alındı. Gece saatlerinde çalan telefonla en büyük sevinci yaşayan Sözcü’ye, Akdeniz Üniversitesi Hastanesinde Prof. Dr. Bayezid başkanlığındaki ekip tarafından, beyin ölümü gerçekleşen 24 yaşındaki gencin bağışlanan kalbi nakledildi.
REKLAM
Hastanede tedavisi süren Sözcü, ilk kalp krizinde zamanında hastaneye yetiştirildiği için hayatta kalabildiğini söyledi.
Kalp rahatsızlığı yüzünden zorlu bir hayat yaşadığını anlatan Sözcü, “Kalp krizlerinde başlarda bağırış seslerini duyuyordum ancak idrak edemiyordum. Şok cihazıyla hayata döndürülmüşüm. Yapay kalp takıldıktan sonra biraz rahatladım ama merdiven çıkmakta, yürümekte güçlük çekiyordum. Sürekli elektriğe muhtaç yaşıyorsun. Uzun yola şarj kablolu araç olmadan gidemiyorsun. Vücudum için pil lazım, pillerin ömürleri var arada değiştirilmesi gerekiyor. Zor bir hayat.” dedi.
“SİGARA İÇENLER HEMEN BIRAKSIN”
Gece saatlerinde çalan telefonla bağış çıktığının söylediğini ifade eden Sözcü, Antalya’nın Korkuteli ilçesinin dağ köyünden sevinçle en hızlı şekilde hastaneye geldiğini anlattı.
Nakille yeni kalbine kavuşmanın mutluluğunu yaşadığını aktaran Sözcü, şunları kaydetti: “Organ bağışı yapanlardan Allah razı olsun. İnsana hayat vermekten daha kıymetli ne olabilir ki. Kalp nakliyle ‘pilim bitecek mi’ endişemden kurtuldum. Eli öpülesi hocalarımız sayesinde sağlığıma kavuştum. Çocukluğumdan beri sigara kullanıyordum, ilk kalp krizinde bıraktım. 8 sefer kalp krizi geçirdim. Sigara içenler hemen bıraksın, onun yerine sevgiyi koysun, kimsesiz çocukların eğitimine katkı sunsun. Evcil hayvan alsın, benim kedim var huzur veriyor.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Açıklamada, DSÖ ve ortaklarının oluşturduğu Mpox Erişim ve Tahsis Mekanizmasının (AAM), mevcut Mpox virüsü artışından en çok etkilenen Afrika bölgesindeki 9 ülkeye ilk etapta 899 bin doz aşı tahsis ettiği belirtildi.
Kararın, ülkelerin hazırlığı ve epidemiyolojik verilerden yola çıkılarak alındığı kaydedilen açıklamada, “Etkilenen ülkeler ve bağışçılarla işbirliği içinde alınan bu karar, salgınları kontrol altına almak için sınırlı doz aşıların etkili ve adil bir şekilde kullanılmasını sağlamayı amaçlıyor” ifadeleri yer aldı.
Açıklamada, aşıların, Orta Afrika Cumhuriyeti, Fildişi Sahili, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Kenya, Liberya, Nijerya, Ruanda, Güney Afrika ve Uganda’ya ulaştırılacağı aktarılarak, “En fazla doz, bu yıl Afrika’da laboratuvar tarafından doğrulanan her 5 vakadan 4’ünü (yaklaşık yüzde 85) bildiren, en çok etkilenen ülke olan Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ne gidecek” ifadeleri kullanıldı.
DSÖ, “maymun çiçeği virüsü (Monkeypox)” ifadesini, 2022’de ırkçılık ve ayrımcılık kaygısıyla M çiçeği virüsü (Mpox) olarak değiştirmişti.
M çiçeği virüsü, 14 Ağustos’ta DSÖ tarafından “uluslararası öneme sahip halk sağlığı acil durumu” olarak ilan edilmişti.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“BAĞIŞ SAYISI NE KADAR ÇOK OLURSA KORNEA NAKLİ İÇİN O KADAR ÇOK UMUT OLUYOR”
Bağış sayısı ne kadar fazla olursa kornea nakli için o kadar çok umut olacağını belirten Doç Dr. Karadağ, “Yıllardır korneasında veya görmesinde sorun olduğunu gördüğümüz hastalarda, nakil ile tamamen sağlıklı bir görme elde edebiliyoruz. Hem tam kat nakil hem de kısmi nakiller var. Artık kornea naklinde doku uyumu da gerekmiyor. Herhangi bir ırktan, cinsiyetten bir kan veya doku uyumu olmaksızın, organ nakli her hastaya görme umudu oluyor. Görmek insan için en önemli şartlardan birisi. Görerek okuyoruz, görerek hareket ediyoruz, görerek çalışıyoruz. Bu nedenlerle çok önemli bir organ. Türkiye’de kornea kornea hastalıkları yoğun şekilde görülüyor. En çok nakil yaptığımız hastalar genç grubu. Korneada incelme ve dikleşme olan bir grup var. Tamamen sağlıklı bireyler fakat tek problemleri iyi görememeleri. Bu hastalar kimseye bağımlı olmadan hayatlarını sürdürebilecek duruma geliyorlar. Türkiye’de kornea bağışı bekleyen çok sayıda insan var. Kadavradan bağış bu yüzden bizler için çok gerekli. Bu nedenlerle organ ve doku nakli bizim için vazgeçilmez” diye konuştu.
“HER ORGAN VE DOKU NAKLİ BİR HASTA İÇİN YAŞAM VE UMUT OLUYOR”
Her organ ve doku naklinin diğer bir hasta için yaşam ve umut olduğunu vurgulayan Doç Dr. Karadağ, “Organ nakli hastaların hayatlarını iyi bir şekilde sürdürebilmesi için çok büyük bir imkan sağlıyor. Organ bağışları, hayati öneme sahip. Göz ve kornea nakli hayati bir öneme sahip olmasa da hastanın bağımsız bir hayat yaşayabilmesi için büyük bir önem taşıyan nakillerden. Bu nedenle 3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası’nı iyi değerlendirmeliyiz. Tüm vatandaşlarımızın organ naklinin ne kadar önemli olduğunu düşünmelerini, o insanlar için umut olabileceklerini bilmelerini istiyorum. Kornea bağışlarında gözün bütünlüğünü asla bozmuyoruz. Öldükten sonra hastaların gözünün bütünlüğüne, yapısına dokunmadan gözün önündeki cam tabakayı yani korneayı alıyoruz. Bazı kişiler tüm gözün alındığını düşünerek, bağış yapmaktan korkuyor. Fakat yapısını hiç bozmuyoruz. Korkacaklar hiçbir şey yok. Bağış yapabilirler. Özellikle kornea naklinin önemini belirtmek istiyorum. Birçok kornea bekleyen hastamız var bu nedenle bağış çok önemli” ifadelerini kullandı.
“TÜRKİYE’DE ORGAN NAKLİ KONUSUNDA ÇOK GERİDEYİZ”
Türkiye’de organ naklinin yeterli seviyede olmadığını bildiren Doç Dr. Karadağ, “Türkiye’de organ nakli konusunda çok gerideyiz. Organ Bağışı Haftası’nda hekimlere ve habercilere organ bağışını duyurma konusunda büyük bir iş düşüyor. Organ bağışını ne kadar iyi anlatırsak o kadar çok bağış kazanabiliriz. Bu sayede birçok hayata dokunabiliriz. Farkındalık yaratmak büyük önem taşıyor. Bize düşen bu haftayı iyi değerlendirip, hem doku hem organ bağışına hastaları teşvik etmek. Türkiye’de canlı bağış çok fazla. İnsanlar ailelerine ve yakınlarına organ bağışlıyor ama kadavra bağışları olabildiğince düşük. Kadavra bağışını artırmak bizim için çok önemli. Her organ bağışı yapan hastanın organları ne yazık ki kullanılamıyor. Bağış için belli kriterler var. Hastanın beyin ölümünün gerçekleşmesi, yoğun bakımda ölmesi gibi kriterler gerekiyor. Sizler bağış yapın, belki de kullanılabilir. Organ bağışı yapıldığında vazgeçilme gibi bir opsiyonda mevcut. Bağışlayan kişilerin vazgeçmesini tabii ki istemeyiz ama bunun bilinmesi de teşvik için önem taşıyor. Özellikle kornea, kalp, karaciğer, böbrek bizim için çok kıymetli. Birçok hasta nakil bekliyor. Bir insan 8 hastaya yetecek kadar doku ve organ bağışlayabiliyor. Bu da bizim için büyük bir önem taşıyor” dedi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bakanlık, Türkiye’de 3 bin 648 kişinin kornea, 270 kişinin pankreas, 1485 kişinin kalp, 214 kişinin akciğer, 2 bin 659 kişinin karaciğer ve 25 bin kişinin böbrek nakli beklediği bilgisini paylaştı.
“ORGAN BAĞIŞI HAYAT KURTARIR”
Organ bağışı çağrısında bulunan Şenol Güneş, “Gerçek miras ardında bıraktığınız hayatlardır. Organlarınızı bağışlayarak birden fazla hayata dokunun” derken, Volkan Demirel, Okan Buruk, Abdülkerim Bardakcı, Giray Altınok, Uğurcan Çakır ve Mert Günok hazırladıkları video mesajda, “Organ bağışı hayat kurtarır. Yaşamak güzel, yaşatmak daha güzel” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Her adet döngüsünde, östrojen ve progesteron başta olmak üzere üreme hormonları birlikte çalışarak yumurtalıkları uyarırlar. Bu uyarıya karşılık, yumurtalıklarda foliküller oluşmaya başlar ve her folikülde, bir olgunlaşmamış yumurta (oosit) büyümeye başlar.
Döngünün başlangıcında birkaç oosit gelişmeye başlayabilir ama genellikle sadece bir dominant yumurta harekete geçer. Eğer iki yumurta tüplere ulaşırsa ve bu sırada döllenirlerse, çift yumurta ikiz gebeliği meydana gelebilir.
Yumurtlama dönemi ne zaman olur?
Yumurtlama, genellikle adet döngüsünün 11 ila 21. günleri arasında gerçekleşir. Ancak her kadının döngü uzunluğu ve hormonal döngüsü farklı olduğundan, sadece gününe bakarak tam olarak hangi günde yumurtlamanın gerçekleşeceğini söylemek mümkün olmayacaktır. Yumurtlamanın adet kanaması başladıktan sonraki 14. günde gerçekleştiğini duymuş olabilirsiniz, ancak 28 günde bir adet gören kadınların bile yalnızca %10’unun 14. günde yumurtladığı bilinmektedir.
Yumurtlamanın tam olarak hangi günde gerçekleştiği ve hamile kalmak için en uygun günün hangisi olduğu, ancak jinekolojik muayene ile kesinleştirilebilir. Bunun dışında, hangi günlerin yumurtlama günleri olabileceğini ve hamile kalmak için en uygun günleri hesaplamak için de bazı yöntemler kullanılabilir.
Hamile kalmak isteyenler nelere dikkat etmeli?
Adet döngüsünün hangi evresinde hamile kalınabilir?
Sperm hücreleri, kadın üreme sistemine ulaştıktan sonra burada 4-5 gün boyunca canlı kalabilirler. Ancak yumurta, yalnızca 24 saat boyunca döllenebilir haldedir. Gebeliğin oluşması için, yumurtanın yumurtlamadan sonraki 12 saat içerisinde döllenmesi gerekir. Bu da demek oluyor ki, yumurtlamadan önce korunmasız cinsel ilişkiye girmek, yumurtanın döllenme şansını artıracaktır. 6 gün kadar süren ve “doğurganlık penceresi” adı verilen bu süreç, hamile kalmak için en uygun zamanlardır.
Yumurtlama dönemi belirtileri nelerdir?
Yumurtlama döneminde olup olmadığınızı anlamak için bazı işaretleri takip edebilirsiniz:
1- Servikal mukus: Vajinal akıntı şeklinde kendini gösteren servikal mukus, doğurganlık döneminde belirgin şekilde yoğunlaşır. Normalde duru ve zayıf bir yapıda olan bu akıntı, yumurtlama dönemine girildiğinde spermin vajinadan yumurtaya kadar rahatlıkla ulaşabilmesini kolaylaştırmak için, daha kaygan ve yoğun bir kıvam alır.
2- Pelvik ağrı: Bazı kadınlar yumurtlama döneminde alt karın bölgesinde hafif bir sızı şeklinde yumurtlama ağrısı deneyimleyebilirler.
3- Vücut ısısı: Yumurtlama döneminde bazal vücut sıcaklığı 0,5 derece kadar artabilir. Yumurtanın döllenmeye hazır olduğunu ve 24 saat boyunca vücutta canlı kalacağını gösteren bu belirtiyi takip etmek için, her gün sabah uyanır uyanmaz vücut ısınızı ölçüp not etmelisiniz. Vücut ısınızın bir miktar yükseldiği günler, yumurtlama günlerinizdir.
4- Genel hassasiyet: Her zaman olmasa da bazı kadınlar, yumurtlama döneminde daha hassas hissedebilirler. koku ve tatlara karşı daha duyarlı olunabilir, memelerde hassasiyet ve karın bölgesinde şişlik görülebilir.
5- Libidoda artış: Hamile kalmaya hazır olduğunuz günlerde genellikle hormonların da etkisiyle cinsel isteğinizde artış görülebilir.
Hamilelik öncesi doktor kontrolü hakkında bilmeniz gerekenler
Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
5G ve potansiyel olarak gelişmiş 6G teknolojileri afetlerle mücadeleden iklim sorunlarına, trafikten enerji ve sağlığa kadar akıllı şehirlerin yönetiminde kritik bir rol oynayacak. İşte 5G ve 6G’nin akıllı şehirlerdeki önemli katkıları:
Hızlı İnternet Bağlantısı: 5G ve 6G, akıllı şehir uygulamalarının daha hızlı ve güvenilir bir şekilde çalışmasını sağlar. Büyük miktarda veri, sensörler aracılığıyla toplandığından, hızlı veri iletimi şehir altyapısının daha etkili yönetilmesine yardımcı olacak.
Nesnelerin İnterneti (IoT): 5G ve 6G, milyonlarca cihazın aynı anda bağlanmasına ve iletişim kurmasına olanak tanır. Bu da akıllı trafik, enerji, atık yönetimi gibi çeşitli uygulamaların daha etkili bir şekilde çalışmasına imkân sağlar.
Düşük Gecikme Süresi (Low Latency): 5G ve 6G, düşük gecikme süreleri sağlar. Bu, acil durum müdahaleleri, trafik yönetimi gibi hızlı tepki gerektiren uygulamalar için kritik öneme sahiptir.

Artırılmış Gerçeklik (AR) ve Sanal Gerçeklik (VR): Akıllı şehirlerde AR ve VR gibi gelişmiş teknolojiler, eğitim, turizm, şehir planlama gibi alanlarda kullanılabilir. 5G ve 6G, bu teknolojilerin daha geniş kitlelere daha yüksek kalitede ve gerçek zamanlı olarak sunulmasına yardımcı olabilir.
Analitik Veri İşleme: Akıllı şehirler, büyük miktarda veri üretir. 5G ve 6G, bu veriyi hızlı bir şekilde işleyerek anlamlı bilgilere dönüştürme kapasitesini artırır.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Konuşmaların ardından Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, Meclis Başkanı İsrafil Uçurum ve Adana Kadın Kooperatifleri Birliği Başkanı Zeynep Kırılmış Bakan Kacır’a hediye takdim etti. Açılış kurdelesinin kesilmesini müteakip Sanayi Kampüsündeki merkezleri ziyaret eden Kacır, personelden bilgi aldı. Sanayi Kampüsü önünde günün anısına hatıra fotoğrafı çekimi ile program sona erdi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Yabancı yatırımcıları çekmek için önemli
Entertech Genel Müdürü Dr. Muhammed Kasapoğlu; Gamenter oyun kümelenmesinin, Türkiye’yi küresel oyun endüstrisinin önde gelen bir oyuncusu haline getirmek için gerekli altyapıları sağlayan ve iş birliğine teşvik eden ağları oluşturarak sektördeki tüm paydaşları bir araya getiren bir platform olduğunu belirtti. Gamenter’da yürütülen Uluslararası Hızlandırıcı Programlarının önemine dikkat çeken Kasapoğlu, bu programların yabancı yatırımcıları ülkemize çekme konusunda çok önemli olduğuna dikkat çekti.
Avrupa’nın önde gelen oyun ekosistemi sağlayıcılarından Spielfabrique iş birliği ile yürütülen Gamenter Uluslararası Hızlandırıcı Programında Türk oyun stüdyolarına, kapsamlı eğitim, mentorluk ve danışmanlıklar verilerek iş ağı oluşturma etkinliklerine katılım imkanı sağlanıyor.
Programa katılan Türk oyun stüdyoları
Tiplay Studio: Denizli merkezli Tiplay, küresel olarak sürdürülebilir bir oyun ekosistemi oluşturma vizyonu ve sektör tecrübesine sahip kurucuları ile daha ilk yılında 20 Milyon indirme gibi etkileyici bir rakama ulaşmıştır.
Umuro Game: Çanakkale merkezli Umuro Game, Türk ve Avrupa tarihinden karakterleri baz alan oyunlar başta olmak üzere her türden oyun yayınlama kapasitesine sahip olup oyunları 22 Milyon’dan fazla tekil kullanıcıya ulaşmıştır.
NoExit Games: Ankara merkezli NoExit Games, yapay zekayı oyun mekaniğinin merkezine yerleştiren yenilikçi ve yaptığı oyunlar ile insanların kalplerine dokunarak günlerini güzelleştirmeyi hedefleyen bir mobil oyun stüdyosudur.
Negentra: Eskişehir merkezli Negentra, VR, blockchain ve yapay zeka teknolojilerini kullanan, son derece etkileşimli ve rekabetçi oyunlarda uzmanlaşmış uçtan uça bir stüdyodur.
Core Game: İstanbul merkezli Core Game, verilere, kullanıcı deneyimine ve sektör trendlerine dayalı, güçlü bir ekip ile desteklenen yenilikçi mobil oyunlar geliştiren özel bir oyun stüdyosudur.
Compactive: İstanbul merkezli Compactive, hayal gücünü gerçeğe dönüştürme misyonuyla sanatsal detaylara önem veren mobil oyunlar ve oyun teknolojileri geliştirmektedir.
Çeşitli etkinlikler sergilenecek
30 Ekim’den 3 Aralık’a kadar sürmesi planlanan program, Almanya’nın Köln kentindeki ESL ofisinde oryantasyon eğitimleri ile başladı. Oyun içi reklam, oyunda büyüme stratejileri, Avrupa’da girişimcilik, şirketleşme ve yatırım ortamı gibi eğitimlerin yanı sıra 3 Kasım Cuma günü Hollanda Rotterdam’daki Cambridge Innovation Center (CiC) ziyaret edilerek iş ağları genişletildi. Katılımcılar ayrıca Ubisoft ve EA Games gibi sektör devlerini ziyaret etme fırsatına da sahip olacak. Ayrıca, Türk oyun ekosistemi, Game Zone Dortmund, NRW Games Developer Meet Up ve Deutsche Entwickler Preis gibi çeşitli etkinliklerde sergilenecek. Program, Türk oyun stüdyolarının eserlerini Avrupalı yatırımcılara, yayıncılara ve müşterilere sunacağı ve 7 Aralık 2023’te düzenlenmesi planlanan Demoday etkinliği ile taçlanacak.
Armağan YILMAZ-SABAH
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>PLANLAMA ALANI 12 HEKTAR
Urla ilçesi, Gülbahçe Mahallesi sınırları içinde, İzmir – Çeşme Yolu üzerinde yer alan ve Haziran 2022’de İzmir Teknoloji Geliştirme Bölgesi Güney Yerleşkesi Ek Alanı’ olarak ilan edilen bölgede planlama alanının toplam büyüklüğü ise yaklaşık 12 hektar olarak belirlendi. Türkiye’nin teknoloji, inovasyon ve girişimcilik üssü olma yolunda hızla ilerleyen bölgeye olan talepleri Teknopark İzmir’in karşılayamaması nedeni ile ek bölgeye ihtiyaç duyuldu öğrenildi. Projenin hayata geçmesi ile birlikte Türkiye’nin dördüncü, Ege Bölgesi’nin ise ilk teknoloji geliştirme bölgesi Urla’da hizmete girmiş olacak.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“HEPSİ BİZİM İÇİN BİRER GURUR”
Bakırköy sahilde gösteri uçuşlarından etkilendiğini dile getiren Murat Ayyıldız, şöyle konuştu: “21 yaşında bir genç olarak hayatım boyunca her zaman coşkulu kutlamaları çok sevdim. Bayramlarımızda, teknofest gibi etkinliklerde milli duygularımızı kabartan gösterileri daha fazla görmeyi iple çekiyorum. Gerçekleşmesinde emeği olan herkese ve usta pilotlarımıza çok teşekkür ederim. Hepsi bizim birer gurur” dedi.


“GÖĞSÜM KABARARAK SEYREDİYORUM”
Renkli gösteri uçuşlarını Ataköy sahilden takip eden Ahmet İkiz (29) ise duygularını şu cümlelerle ifade etti: “29 yaşında bir Türk genci olarak son yıllarda güzel ülkemin ürettiği muhteşem eserlerle yapılan kutlamaları büyük bir gururla göğsüm kabararak seyrediyorum. Teknofestin düzenlediği bu denli mükemmel organizasyonların bizlere yaşattığı gurur ve sevinci her bayramda görmek en büyük arzumdur. Büyük Türk pilotlarına ve emeği geçen herkese sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum. Ne mutlu Türküm diyene” dedi.

“TEKNOFEST GENÇLERİNİN TEKNOLOJİK ÜRETİMLERİNİ TANITMALARI BÜYÜK ŞANS”
Yaşadığı duygulardan dolayı emeği geçen herkese teşekkür eden Ebru Özdemir (40): “Hayatım boyunca çoşkulu kutlamaları çok sevdim. Milli birlik ve beraberlik duygularının yükseldiği, insanların kaynaştığı teknofest gibi etkinlikleri daha çok görmek istiyorum . Günlük hayatımızda kıllandığımız teknolojiyi ileride çok daha fazla kullanacağımız kesin. Genç nüfusun teknoloji adına yaptığı atılımlar da son derece mutluluk vericidir. Bu anlamda teknofest gençlerinin teknolojik üretimlerini tanıtmaları için büyük şanstır. Gerçekleşmesinde emeği geçen herkese, bize coşku dolu duygular yaşatan pilotlarımıza çok teşekkür ederim. Hepsi bizim birer gururumuzdur” dedi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
TEKNOLOJİNİN SINIRLARI ZORLANACAK
Bu yarışmalar, katılımcılara teknolojiyle yakından ilgilenme ve uygulama fırsatı sunar. Yarışmaların bitiminde ödüller verilerek katılımcıların başarıları ödüllendirilecek. Drone yarışları, robot yarışmaları, yapay zeka yarışmaları, insansız hava araçları yarışmaları gibi birçok farklı yarışma düzenlenecek. TEKNOFEST’in yanı sıra, teknoloji fuarı, konferanslar, atölye çalışmaları, seminerler ve paneller gibi birçok etkinlik de yer alacak. Bu etkinlikler, katılımcıların teknoloji dünyasındaki son yenilikleri yakından takip etmelerine ve yeni teknolojiler hakkında bilgi edinmelerine olanak tanıyor. Ayrıca, etkinliklerde yer alan paneller ve konferanslar sayesinde, teknolojinin geleceği hakkında fikir alışverişinde bulunmak, sektördeki uzmanlarla tanışmak ve yeni iş fırsatları yaratmak mümkün.

BAŞVURULAR AÇIK
Cumhuriyetimizin 100. yılında, İstanbul’da gerçekleştirilecek TEKNOFEST 2023’ün Teknoloji Yarışmaları için başvurular açıldı. Toplumun tamamında teknoloji ve bilim konusunda farkındalık oluşturarak Türkiye’nin bilim ve mühendislik alanlarında yetişmiş insan kaynağını artırmayı hedefleyen TEKNOFEST’te bu sene tamamı geleceğin teknolojileri üzerine kurgulanmış, Türkiye tarihinin en büyük ödüllü 41 farklı teknoloji yarışması olacak.

HERKESE ÜCRESTSİZ
Teknofest Havacılık ve Uzay Festivali’ne yaş ya da meslek grubu ayrımı olmaksızın herkes ücretsiz şekilde ziyaretçi olarak katılabilecek. 13 yaşından küçük ziyaretçiler etkinlik alanına ebeveynleri ya da öğretmenleri ile girebilecek.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ATIŞ TESTİ BAŞARILI
Baykar tarafından geliştirilen yüksek teknoloji ürünü insansız sistemler, testleri başarıyla geçmeye devam ediyor. Bayraktar TB2 SİHA’ya entegre edilen KEMANKEŞ Mini Akıllı Seyir Füzesi de KEŞAN’da icra edilen motorlu ilk atış testini başarıyla tamamladı. Atış testini gerçekleştirmek üzere 14 Haziran Çarşamba, Keşan’da bulunan Baykar Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nden havalanarak test için belirlenen hedefe yol alan Bayraktar TB2, 20 kilometre mesafeden KEMANKEŞ’i ateşledi. Milli olarak geliştirilen jet motoruyla yüksek süratte 33 kilometre yol alan mini akıllı seyir füzesi belirlenen hedef bölgeye ulaşarak görevi gerçekleştirdi.
İLK KEZ TEKNOFEST’TE SERGİLENDİ
Stratejik hedeflere karşı kullanılmak üzere Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen mini akıllı seyir füzesi KEMANKEŞ, 27 Nisan – 1 Mayıs tarihleri arasında Atatürk Havalimanı’nda TEKNOFEST 2023 kapsamında ilk kez halka açık bir şekilde sergilendi. KEMANKEŞ, adını attığı okla en zorlu şartta dahi hedefi tam isabetle vuran tarihimizdeki okçulardan alıyor.
MİLLİ İHA’LARIN YENİ VURUCU GÜCÜ
KEMANKEŞ, Baykar’ın milli ve özgün olarak geliştirdiği Bayraktar AKINCI TİHA, Bayraktar TB2 SİHA ve Bayraktar TB3 SİHA’ya entegre edilerek görev yapabilecek. Yaklaşık 1 saat havada kalabilen mini akıllı seyir füzesi, sahip olduğu jet motoru sayesinde süratle yol alarak düşman hattı gerisindeki en riskli hedeflere karşı etkinlik gösterebilecek. 200+ kilometre görev menziline sahip KEMANKEŞ, yapay zekâ destekli optik güdüm sistemi sayesinde hedefini tanıyarak zorlu hava şartlarında dahi tam isabetle imha kabiliyetine sahip olacak.
MUHARABE SAHASINDA DENGELERİ DEĞİŞTİRECEK
Yapay zekâ destekli oto pilot sistemi ile otonom uçuş gerçekleştirip stratejik hedefleri yüksek hassasiyetle etkisiz hale getirerek muharebe sahasında dengeleri değiştirecek. Gece ve gündüz şartlarında kullanılabilecek KEMANKEŞ, barındırdığı anti-jamming teknolojisi sayesinde elektronik karıştırmalardan etkilenmeden görev yapabilecek. Bağlı olduğu platform ile tüm görüş hattı haberleşmesi gerçekleştiren KEMANKEŞ, elde ettiği tüm veri ve görüntüleri platform üzerinden yer kontrol istasyonuna ileterek kullanıcıya veri takibi konusunda destek sağlayacak.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ’Nİ TEMSİL EDECEKLER
Milli Savunma ve Teknoloji Topluluğu ile Robot Topluluğundan oluşan ROTEK CAR Takımı, başta motor ve batarya dengeleme sistemi olmak üzere birçok parçasının yerli olarak üretildiği araçları ile şasi ve gövde sayesinde yarış alanının en hafif araçlarından biri olma yolunda ilerleyen Balıkesir Üniversitesi Uluslararası Elektrik Elektronik Mühendislik Topluluğu da ürettikleri araçla 25-29 Nisan tarihlerinde yapılacak olan 2023 yılı Uluslararası Efficiency Challenge elektrikli araç yarışlarında Balıkesir Üniversitesini temsil edecekler.

ROKET YARIŞMASINDA FİNALİST OLDULAR
Roket yarışmasında finale kalan Balıkesir Üniversitesi Elektrik-Elektronik, Makine ve Bilgisayar Mühendisliği öğrencilerinden oluşan Misya Havacılık ve Uzay Teknolojileri Topluluğu Roket Takımının da Bilgisayar Mühendisliği Teknofest Laboratuvarında ürettikleri mekanik parçalar, aviyonik devreler ve kompozit gövdeden oluşan roketinin atışı 27 Nisan 2023 tarihinde Aksaray’da gerçekleştirilecek.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
2 ARAÇ İLE KATILDILAR
Teknik Tasarım raporlarında başarılı bulunan 60 üniversite takımının katıldığı Uluslararası Efficiency Challenge (EC) Elektrikli Araç Yarışları’na Çukurova Üniversitesi 1.5 Adana Elektromobil Takımı, bu yıl Elektromobil ve Hidromobil kategorileri olmak üzere 2 araç ile katıldı.

Elektromobil kategorisinde yarışlara katılan 1.5 Adana T8 adlı araç Kurul Özel Ödülü kazanarak 30.000 TL ödülün sahibi oldu. Bu sene Hidromobil kategorisinde ilk defa piste çıkmaya hak kazanan 1.5 Adana H2 adlı araç, Uluslararası Efficiency Challenge Elektrikli Araç Yarışları’nda Türkiye Şampiyonu olarak 100.000 TL’lik ödülün sahibi oldu.

ÖDÜLLERİNİ SELÇUK BAYRAKTAR’DAN ALDILAR
Ödül kazanan her iki araç da İstanbul Atatürk Havalimanı’nda gerçekleştirilen TEKNOFEST Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali’nde sergilendi. Rektör Prof. Dr. Meryem Tuncel, şampiyonluk ödülünü TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar’dan alan Çukurova Üniversitesi 1.5 Adana Elektromobil Takımı’nı tebrik etti. Rektörlükte şampiyonlarla bir araya gelip sohbet eden Prof. Dr. Tuncel, gençlerin bilime olan ilgilerinin, başarılarının çok mutluluk ve gurur verici olduğunu ifade ederek desteklerinin artarak devam edeceğini söyledi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
KASAPOĞLU: “HAVADA, KARADA, DENİZDEYİZ”
Gençlik ve Spor Bakanı, İzmir Milletvekili Mehmet Kasapoğlu, açılışta yaptığı konuşmada, “Türkiye artık hayallerine yürüyen bir ülke, Türkiye’de gençlerimizin öncülüğünde ortaya çıkan sonuçlar hem hayallerimizi gerçekleştirirken hem de yeni hayallere koşuşumuzu müjde ediyor. İşte aracımız burada, havada, karada, denizde nerede olmak gerekirse oradayız. Bu ülkenin hiçbir zaman elini taşın altına koymaktan kaçınmayan, yüreği zengin evlatlarıyla oradayız ve olmaya devam edeceğiz. Birileri bu noktada hayal dahi edemezler bizim yaptıklarımızı. Onların hayal edemediklerine, çamur atarak örtmeye kalktıklarına biz ulaşırız. Bu nasibi tatmak, hepimiz için bahtiyarlıktır. Türkiye’nin 21 yıllık dönüşümünde ve bundan sonraki ufkunda muhteşem bir liderlik vizyonu vardır, o lider de Sayın Cumhurbaşkanımızdır. Onun dik duruşu ve ön açan liderlik ruhuyla tıpkı bugün olduğu gibi bundan sonra da yerli ve milli ruhla bu ülkenin evlatları çağlar açmaya devam edecek” dedi.

“GENÇLERİMİZLE BİRLİKTE OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Türkiye’nin 21 yılda büyük dönüşüm gerçekleştirdiğini belirten Bakan Kasapoğlu, ” Sanayisi, ticaretiyle, altyapısı, sağlığı, eğitimi, turizmi, sporuyla, gençlik yatırımlarıyla muhteşem bir süreç. Özellikle son 5 yıllık süreç. Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi, bu koridor, yıllarca gerçekleşmeyi bekledi, bu açılış bu sürecin ne kadar etkin işlediğinin, sonuç odaklı olduğunun örneğidir. Birileri Türkiye’yi geri döndürmeye, eski köhne anlayışa götürmeye gayret ediyorlar ama milletimiz ferasetiyle, yaşadıklarıyla, gördükleriyle inanıyoruz ki asla bu önemli kazanımlardan geri dönüşe fırsat vermeyecek. 20 milyondan fazla genç, özgüven sahibi, dinamik bir anlayışla var olan gençler, yüreğini ortaya koyan gençler… Bu ülkenin evlatlarına imkan verildiğinde, yanlarında samimiyetle olunduğunda başarıyorlar, biz onların yanında her daim var olarak bir olduk. Bundan sonrada gençlerimizle aynı ruh ve inançla beraber olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

“10 YURTLARI 1 YURDUMUZUN KAPASİTESİNDE DEĞİL”
Kasapoğlu şu açıklamada bulundu: “Bugün İzmir teknoloji Yüksek Enstitüsü alanında yer alan birçok yatırım, genç odaklı siyasetin yatırımları. Yurtlar Türkiye’nin gururu yatırımlarımızdan. İzmir’de de bu öğretim döneminde başvuran tüm gençlerimizi yurtlara yerleştirdik. Yurtları istismar etmeye çalışanlar, yerel yönetimlerde kaç kapasiteli yurt yaptıklarının hesabını versinler. Yaptıkları 10 yurt bizim 1 yurdumuz kadar kapasiteye sahip değil. Bu konunun istismarını, algısını yapmakla meşguller sadece.
VARANK: “TEKNOLOJİ ALANINDA GÜÇLÜ ADIMLAR ATTIK”
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, “Geçtiğimiz 1 ay boyunca, devreye aldığımız teknolojik yatırımlar teknoloji önemini bir kez daha ortaya koydu. Türkiye uzaydaki varlığını artırmaktan, aşı ve ilaç teknolojilerindeki yatırımlardan, ilk elektrikli anahat lokomotif raylara indirilmesinde, elektrikli araçlara hizmet etmeye kadar geleceğin teknolojilerine ilişkin güçlü adımlar attık. 6 yıl önce çalışmalarına başladığımız Türkiye’nin ilk yerli ve milli uydusu İMECE, uzaydaki görevine başladı. Dünyanın etrafında günde 14 kez dönen uydumuzdan ilk görüntüler gelmeye başladı. Sayın Cumhurbaşkanımız bayrağımızı uluslararası uzay istasyonunda temsil edecek Türkiye ilk uzay yolcularını da açıkladı” dedi.
“1 MİLYAR DESTEK VERİLECEK”
Bakan Varank açıklamasını şöyle sürdürdü: “Bu tesisin tamamlanmasıyla birlikte yarı iletkenler üretmemiz, kimlik kartı çipleri gibi devreler burada üretilebilecek. Çip tasarımıyla ilgili yeni bir destek programı da var, genç girişimcilere 1 milyara yakın desteği vermeye başlayacağız. Bu da ülkemizde hem çip tasarımı, hem üretimiyle ilgili sıçrama yaşamamız için önemli bir adım olacak.
“KILIÇDAROĞLU ‘NEREDE’ DİYE SORDU: İŞTE BURADA”
500 tane anahat lokomotifi alınması gerekiyordu Türkiye’ye; ana hat lokomotiflerini Türkiye’de üreterek, cari açığın azalmasına katkı sağlayacağız. 500 tanesinin maliyeti 2 milyar dolar, bunun yurt dışına çıkmasını engellemiş olacağız. 81 ilde 1572 şarj istasyonu kurulmasına destek verdik. TOGG akıllı cihazlarının bataryaları için üretim kampüsü temelini attık. TOGG ile Türkiye’nin teknoloji ve mühendislik kabiliyetlerini tüm dünyaya gösterdik ama bir türlü müzmin muhalifleri ikna etmeyi başaramadık. Kılıçdaroğlu, ‘Bir araya geldiğiniz, imzalar attınız büyük törenler yaptınız, nerede Türkiye’nin otomobili diye sordu mu? Sordu. İşte burada, Urla’da!
“2025’te TOGG’UN İHRACATINA BAŞLAYACAĞIZ”
Arkadaşlarımızla TOGG’a bindik, genç arkadaşımızın birinin üzerinde Mercedes montu vardı, ‘Sayın Bakanım iner inmez bu montu yakacağım’ dedi. Kılıçdaroğlu, her gün bu ülkede yerli otomobil üretiliyormuş gibi ‘Otomobil üretmek sıradan bunu kime satacaksınız’ diye sordu. Onun aksine ülkesine inanan, Türk mühendislerine güvenen aziz Türk Milletimiz bu aracı satın alıyor. Ön siparişler alındı, şu anda teslimler yapılıyor. 2025 yılından itibaren bu araçları tüm dünyaya ihraç etmeye başlayacağız.
“BİZ AÇIKLADIKÇA DENGELERİ ŞAŞIYOR”
Biz açıkladıkça birilerinin dengesi şaşıyor. Yok ‘Gece gümrüklerden gizlice bu araçları getiriyorlar’ diyorlar, ya sizin hiç iş bilen bir gazeteciniz yok mu, çıkarın, hangi araçlarla gece yarısı Gemlik’e taşınıyor, ispat edin. Varsa yoksa karalama, Teknofest için ‘panayır’ diyenlerin, Türkiye ye ne faydası var. Hangi icraatı ortaya koyabilmişler. Biraz utanmak lazım. Teknolojisini tüm dünyaya kanıtlamış SİHA’larımız için ‘oyuncak’ diyenler, TCG Anadolu için ‘iki bomba atsan batar’ diyenler… Sizin takdirinizi aramıyoruz ama bir kere de hazmedin, sesinizi çıkarmayın ama böyle bir muhalefeti de karşımızda göremiyoruz. Hep bir karalama kampanyası. Bizim ak dediğimize kara deme… Bu bir muhalefet anlayışı değil, bunlarla Türkiye’yi ileri götürmek mümkün değil.
GENÇLERE MÜJDE: SENE SONUNA KADAR ÜCRET ALINMAYACAK
Bilişim Vadisi İzmir; 63 metrekare kapalı alana sahip, 6 binden fazla insana istihdam sağlayacak. Bilişim Vadisi İzmir, bizim 2018 yılında seçim vadimizdi, ham olsun sözümüzü yerine getirdik. Biz İzmir’in teknoloji tabanlı girişimlerde nasıl öneme sahip olduğunu biliyoruz. Her geldiğimizde burada girişimci arkadaşlarımızla bir araya geliyoruz. Bu eser İzmir’e değer katacak bir eser oldu. Emin olun bu iş için ilmek ilmek çalıştık. Mimarisiyle, katılacak şirketleriyle, hizmetlerle örnek bir yapıyı İzmir’e kazandırdık. Bazıları Amerika’ya, Hamburgerciye teknoloji görmeye gidiyorlar ya tekonoloji görmek isteyen İzmir’e gelecek. İzmir’e bir müjde vermemiz gerekirdi, Sayın Bakanımız Mehmet Kasapoğlu ile çalıştık, onun da bu altyapıya ne kadar sahip çıkacağını biliyoruz. Sene sonuna kadar buraya başvuracak kuluçka firmalardan hiç ücret almayacağız. Gençlerimiz gelsinler, fikirlerini getirsinler, kabul aldıklarında sene sonuna kadar kendilerinden ücret almayacağız.
“GENÇLERİMİZ HİDROJENLE ÇALIŞAN OTOMOBİL YAPACAK”
Bu hizmet kervanına, yatırımlara devam edeceğiz. Biz ülkemiz ve gençlerimiz için büyük gayret gösteriyoruz, biz bu yatırımları gerçekleştiriyoruz ama bunların çok daha güzellerini gençlerimiz hayata geçirecek, biz elektrikli otomobil yaptık, onlar hidrojenle çalışan otomobil yapacak, onlar uzay çalışmalarında tarih yazacak. Gençlerimizin yaptığı işler bizi gururlandırıyor. Onların önüne ne kadar imkan sunarsak gurur duyuyoruz
VALİ KÖŞGER: “İSTİHDAM VE EKONOMİYE KATKI SAĞLAYACAK”
İzmir Valisi Yavuz Selim Köşger ise, “Bu projenin başka projelerin de önünü açacağı kanaatindeyim. Emeği bulunanlara şükranlarımı sunuyorum. İzmir’in tüm bileşenleri kentin potansiyelini açığa çıkarmak için çalışıyor, bizde önlerini açmak adına tüm adımları atıyoruz. Bilişim vadimizde de inşallah potansiyel ortaya konulacak, 6 bin vatandaşımız hem İzmir hem de ülkemiz için faydalı işlere imza atacaklar. İzmirimizde teknolojinin sanayideki etkin ve yaygın kullanımı birçok sektöre güç katacak, istihdam ve ekonomiye de katkı sağlayacaktır” diye konuştu.
DAĞ: “BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NİN VAADİYDİ BİZ YAPTIK”
İzmir Bilişim Vadisi, Mega Teknoloji Koridoru İzmir’den açıldı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Bilişim Vadisi açılışında konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Hamza Dağ, “Bu proje sadece bizim vaadimiz değil. Diğer siyasi partilerin vaatlerinin tamamında, yani Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylıklarında burada teknoloji üssü kurma vaadi vardı. Sanayi ve Teknoloji Bakanımız atandıktan sonra bir formül bulduk, biz burayı üniversite paydaşlarından ziyade burası bilişim vadisi yapalım dedi. Ve sonra zaten buranın kaynağı vardı, birinci etabı tamamlamış olduk, bundan sonra ikinci, üçüncü etabı gelir. Biz takipçisiyiz ama artık alan İzmir’in, hepimizin. Bilişim vadisi buraya geldiğinde ‘İzmir’den çıkacak mı’ denildi, çıkmayacak, İzmirli müteşebbisler, İzmirli beyinler öncelikli olacak. İlk etapta bunu göreceğiz” dedi.
“SÖZ VERMEK KOLAYDIR, ÖNEMLİ OLAN HAYATA GEÇİRMEK”
AK Partili Dağ, AK Parti’nin söz verdiği projeleri hayata geçirdiğini anlatarak, “Bir söz vermek kolaydır, önemli olan hayata geçirmek. Birileri sadece vaatte bulanabilir, biz ise bugün somut olarak hayata geçirdik. 14 Mayıs’tan sonra da hep birlikte yeni eserler ülkemize kazandırmaya devam edeceğiz. Bilişim Vadisi İzmir’in, teknoloji kentinin şehrimize, ülkemize hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Rektör Prof. Dr. Yücel Oğurlu, Uluslararası Efficiency Challenge elektrikli araç yarışlarında yer alan, Milli Savunma ve Teknoloji Topluluğu ile Robot Topluluğu üyesi öğrencilerinden oluşan ROTEK CAR Takımı ile Uluslararası Elektrik Elektronik Mühendislik Topluluğu (IEEE) ve Roket yarışmasında yer alan Misya Havacılık ve Uzay Teknolojileri Topluluğu Roket Takımı üyelerini gösterdikleri başarılı çalışmalarından dolayı tebrik etti.

Ulusal ve uluslararası platformda Balıkesir Üniversitesini temsil eden tüm öğrencilerin destekçisi olmayı sürdüreceklerini ifade eden Rektör Prof. Dr. Yücel Oğurlu, başarılarından dolayı takım danışmanları ve öğrencilerine teşekkür ve başarı belgesi takdim etti. Balıkesir Üniversitesi Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren ve Mühendislik Fakültesi öğrencilerinden oluşan 3 takımın öğrencileri de kendilerine sunulan destekler ve ilgileri dolayısıyla Balıkesir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Oğurlu’ya teşekkür etti.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şirketten yapılan açıklamaya göre, Türkiye’nin dijital dönüşümünün öncüsü Türk Telekom, geleceği yeni nesil teknolojilerle şekillendirmek üzere çalışmalarını sürdürüyor.
Türk Telekom’un, yerli mühendislerin katkılarıyla başlattığı ve geliştirdiği, dünyanın önde gelen teknoloji şirketlerinden Net Insight işbirliği ile hayata geçirdiği, ‘Uydu Bağımsız Zaman Senkronizasyonu İletimi Çözümü’ için ITU-T’de yeni bir çalışma maddesi oluşturularak standartlaştırma sürecine girildi.
Özellikle telekomünikasyon, enerji, finans gibi sektörlerin ihtiyacını karşılayan, 5G için dünyadaki tüm mobil operatörlere GPS/GNSS’den bağımsız stabil senkronizasyon servisi sunmayı hedefleyen çözüm, uydu sistemlerinden bağımsız olarak çalışabiliyor.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Türk Telekom Üst Yöneticisi (CEO) Ümit Önal, şirketlerin, şehirlerin ve endüstrilerin dijital dönüşümünün son derece önemli olduğu böyle bir teknolojik bir çağda, kurumların rekabette öne çıkabilmek adına dijital dönüşümü bir yol haritası olarak ele aldığını belirtti.
Türk Telekom olarak, bu dönüşüm sürecinde yeni nesil teknolojilere ayırdıkları kaynakları, ürün ve çözümleriyle öncü olarak yer aldıklarını aktaran Önal, ‘Türk Telekom olarak, teknolojiyi üreten bir şirket olma vizyonu ile sektöre değer katmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Yerli mühendislerimizin çalışmalarıyla gerçekleştirilen yenilikçi çözümümüzün küresel arenada önemli bir potansiyel olduğunu görüyoruz. Alanında öncü, uydu bağımsız zaman senkronizasyonu çözümümüz patent ve ürünleşme sürecini tamamlamasının ardından global standardizasyon yolunda emin adımlarla ilerliyor.’ ifadelerini kullandı.
Önal, teknolojinin sağladığı imkanları her alanda kullandıkları gibi, bu alanda öncelikli odaklarının yerli teknoloji geliştirmek olduğuna işaret ederek, şu değerlendirmelerde bulundu:
‘Bu kapsamda, Türk mühendislerinin patentlerinden yararlanarak Net Insight ile birlikte geliştirilen, yenilikçi teknolojiler için kritik öneme sahip yeni nesil senkronizasyon çözümünü geliştirmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Net Insight ile geliştirdiğimiz zaman ve frekans senkronizasyonu alanındaki bu patentli teknoloji, ürünleştirilip tüm dünyaya ihraç edilerek, özellikle telekomünikasyon, enerji, finans gibi sektörler için çözüm sağlayacak. Yatırımlarımıza aralıksız devam ederken, bir yandan da Türk mühendislerin katkılarıyla üretilen yerli çözümleri, tüm dünya için geliştirme konusunda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz’
Net Insight CEO’su Crister Fritzson da hatasız senkronizasyonun bu günün gelişmiş telekom ağlarında temel bir işlev haline geldiğini anlattı.
Güvenli ve gerçekten dayanıklı bir senkronizasyon hem kritik kamu işlevlerinin hem de yeni nesil kurumsal hizmetlerin sağlanması için kritik önem taşıdığına vurgu yapan Fritzson, ‘Türk Telekom ile gerçekleştirdiğimiz başarılı iş birliği, 5G ve diğer kritik altyapıların yaygınlaştırılmasını güvence altına alacak ve hızlandıracak benzersiz bir senkronizasyon çözümü sağladı. Türk Telekom’u stratejik ortaklığından dolayı gurur duyuyoruz. Çözümü küresel bir standart haline getirmek için ilk adımlar atıldı. Bu adımlar; senkronizasyonun birçok sektördeki kritik ağ altyapısında açık ve güvenli bir şekilde kullanılmasını daha da geliştirecek.’ açıklamasında bulundu.
UYDU SİSTEMLERİNE BAĞIMLILIĞI ORTADAN KALDIRIYOR
Açıklamaya göre, Türk Telekom’un 5G için dünyadaki tüm mobil operatörlerin ihtiyaç duyduğu GPS/GNSS’den bağımsız stabil senkronizasyon servisini sunma hedefiyle başlattığı çalışmalar neticesinde, çözüm uydu sistemlerinden tamamen bağımsız Türk Telekom şebekesinde başarı ile çalıştırıldı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
BİRİNCİLİK İÇİN YARIŞACAK
Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi öğrencilerinden oluşan AKAY FOF Roket Takımı’nca tasarlanan ve “BİRGÜL” adı verilen roket, 2023 yılındaki TEKNOFEST’te roket yarışmasında orta irtifa kategorisinde finale kalmaya hak kazandı. Çalışmalarını sürdüren, 10 kişiden oluşan grup, özelliklerini geliştirdikleri roketleriyle TEKNOFEST’te birincilik için yarışacak.

ÜZERİMİZE DÜŞENİ YAPMAYA HAZIRIZ
Havacılık ve Uzay Mühendisliği Bölümü 3. sınıf öğrencisi Emircan Babat, geliştirdikleri roketleriyle yaptıkları simülasyonlarda başarılı olduklarını söyledi. Roketlerinin 3 kilometre irtifaya çıkabildiğine işaret eden Babat, “Bu yıl finale kaldık ve roketimizi uçuracağız. Hava muhalefeti nedeniyle yarışma ertelendi ancak biz Ankara’da olacağını umuyoruz. Roketimizi hazırladık ve bitirdik şuanda uçuş için bekliyoruz. Farklı bölümlerden arkadaşlarımızla birleşerek bir çalışma yaptık. Biz gençler olarak milli teknoloji hareketi kapsamında üzerimize düşeni her daim yapmaya hazırız. Bu yıl roket yarışmasına katılıyoruz ancak seneye farklı kategorilerden de katılabiliriz” diye konuştu.

“RAKİP DEĞİLİZ”
Roketin teknik özelliklerden bahseden Bilgisayar Mühendisliği Bölümü 3.sınıf öğrencisi Kübra Yayla ekip olarak güzel bir çalışma ile roketi tamamladıklarını dile getirdi. Yayla, “Bizim devre kartlarımız özgün sistemle çalışıyoruz. Bizim kriterlerimiz rastgele belirlenmiyor. Donanımsal ve yazılımsal olarak aviyonik sistemle tamamlayıp roketi kurtarmış oluyoruz. Bu üniversitede roket takımı yoktu. Biz aslında diğer öğrencilere öncü olmak istiyoruz. Birbirimize rakip gibi bakmıyoruz. Diğer takımlarla da dirsek teması yaparak projemizi sürdürüyoruz” dedi.

ALT YAPIMIZ GAYET GÜÇLÜ
Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Havacılık ve Uzay Mühendisliği Bölümü Dekanı Prof. Dr. Mustafa Güneş ise öğrencilerinin başarılarından memnun olduğunu belirterek şunları söyledi: “Öğrencilerimiz çeşitli yarışmalara katılıyorlar. Üniversitemizdeki atölyeler bu öğrencilerimizin kendilerini geliştirmesi anlamında çok katkı sağlıyor. Biz havacılık alanında YÖK tarafından ihtisas üniversitesi olarak belirlendik. Bunun içinde özerk bir yapımız var. Diğer fakültelerden ayrılıyoruz. Altyapımız gayet güçlü. Bunların bilinciyle de çalışıyoruz.”
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KKTC’nin yerli İHA’sı; 8 Ağustos 1964 tarihinde Türk Hava Kuvvetleri’nin Kıbrıs’ta Erenköy Mücadelesine destek vermek için gerçekleştirdiği harekat sırasında şehit olan Pilot Yüzbaşı Cengiz Topel’in adını taşıyor.

TOPEL-1’in tasarım ve üretimini yapan ekibin lideri olan Girne Üniversitesi Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi Pilotaj bölümü ikinci sınıf öğrencisi Ahmet Furkan Laz, TOPEL-1 insansız hava aracını geliştirmek, tasarlamak ve prototiplendirmek için 1,5 yılı aşkın bir süre çalıştıklarını söyledi. Ahmet Furkan Laz, “Üniversitemizin sağladığı olanaklarla, 22 kişilik büyük bir takım çalışmasıyla tamamladığımız TOPEL-1’in test uçuşunu başarıyla tamamlaması hepimize büyük bir gurur yaşattı. Gündüz derslerimize devam edip, gece laboratuvarlarda sabahladık. Proje ile birlikte Girne Üniversitesi Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi’nde aldığımız uygulamalı eğitiminde katkısıyla havacılık alanında bilgi ve deneyim kazanmamıza olanak sağladı. TOPEL-1’le önümüzdeki dönemde TEKNOFEST gibi ulusal veya uluslararası etkinliklerde KKTC’yi temsil edeceğiz” dedi.

22 öğrencinin büyük bir emekle geliştirdiği TOPEL-1’in test uçuşlarının başarıyla gerçekleştirilmesinin sadece Girne Üniversitesi için değil Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti için de büyük bir gurur olduğunu vurgulayan Girne Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İlkay Salihoğlu, “Öğrencilerimizle gurur duyuyoruz. Öğrencilerimizin geliştirerek başarıyla uçurduğu TOPEL-1, destek verilmesi durumunda Türk gençlerinin neler başarabileceğine çok iyi bir örnek. Bütün imkanlarımızla üniversitemizin 15 fakültesinde eğitim gören bütün öğrencilerinin yanında durmaya devam edeceğiz” diye konuştu.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
GÖREV AFETZEDEYE PARAŞÜTLE YARDIM KİTİ ULAŞTIRMAK
Şehzadeler Belediyesi’nin Fatih Gençlik Merkezi’ndeki İHA Yapım Atölyesi’nde yarışma için son hazırlıklarını yapan Şehzadeler Ventus Takımı üyeleri, kendilerini bugüne getiren yolculuğu şu sözlerle dile getirdi; “Takımımız Sosyal Bilimler Lisesi 10 Sınıfta okuyan dört kişiden oluşuyor. Bayraktar TB2’den etkilenerek ‘Neden biz de kendi iHA’mızı yapmayalım ki’ diyerek kendi İHA’mızı yapmayı hedefledik. Bu hedefimizden de ilk olarak Danışman Öğretmenimiz Leyla Sınay Altaylı ‘ya bahsettik ve onun da desteğini aldık. CBÜ Mühendislik Fakültesi Havacılık Uzay ve Teknoloji Kulübü ile bağlantıya geçerek geçen yıl TEKNOFEST’te yarışan Şehzade İHA Takımı üyelerine danıştık ve onlarla birlikte çalıştık. Sonunda da Latince rüzgar anlamına gelen Şehzade Ventus adını verdiğimiz İHA’mız ortaya çıktı. Bu sene ilk kez TEKNOFEST’e katılıyoruz. Aracımız Serbest Kanat Kategorisinde serbest görev dalında yarışacak. Görevimiz afetzedelere acil durum kitinin paraşütle ulaştırılması olacak. Aracımızın yapım aşamasında bize destek olan Şehzadeler Belediye Başkanı Ömer Faruk Çelik’e bize güvendiği ve destek verdiği için teşekkür ederiz. Katılacağımız yarışmada iyi bir derece alarak okulumuza ve ilimize büyük bir gurur yaşatmak istiyoruz.”

ŞEHZADE İHA TAKIMI YARIŞMA TECRÜBESİNİ LİSELİ GENÇLERE AKTARDI
Şehzadeler Ventus Takımı’na bir önceki yıl katıldıkları yarışmada edindikleri tecrübeleri aktaran ve danışmanlık yapan CBÜ Mühendislik Fakültesi Havacılık Uzay ve Teknoloji Kulübü Başkanı Emirhan Yıldırım ise duygularını şöyle dile getirdi; “Şehzade İHA Takımı olarak bu sene Manisa’daki lise takımlarına yardımcı olduk. Arkadaşlarımız 5 ay önce geldiklerinde bize projelerinden bahsettiler. İlk aşamada düşündükleri vitol projenin zorluğundan bahsederek toplantılar yaptık. Tecrübelerimize dayanarak sabit kanat dalında yarışmalarının daha uygun olacağını aktardık ve bu dalda yarışmaya katılmalarını kararlaştırdık. Elektronik aksam, yazılım noktasında öğrenci kardeşlerimize gereken her türlü desteği verdik.”

BİR HAYAL GERÇEĞE DÖNÜŞTÜ
Manisa Sosyal Bilimler Lisesi Başmüdür Yardımcısı Adem Kurt öğrencilerinin kendilerine İHA yapma fikriyle geldiklerinde önce bir tereddüt yaşadıklarını ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü; “Öğrencilerimiz bize geldiğinde çok ciddi bir heyecan duyan ve bir hedefe kilitlenmiş öğrencilerimiz ile karşı karşıya olduğumuzu gördük. Bize İHA’dan söz ettiklerinde şöyle bir tereddüt yaşadık. Biz sosyal bilimler lisesinde daha çok psikoloji, kamu yönetimi, işletme, iktisat alanında eğitim verirken enerjilerini teknik bir alana vermelerinin ne kadar doğru olacağını düşündük. Öğrencilerimizde gördüğümüz İHA aşkı bizleri de heyecanlandırdı ve daha sonra okul müdürümüzle de toplantılar yaptık ve ekibimiz bugünlere geldi. CBÜ Mühendislik Fakültesi Havacılık Uzay ve Teknoloji Kulübü ile protokol yapıldı ve öğrencilerimiz orada gerekli eğitimleri aldılar. Sonuçta Şehzade Ventus’un yapımı başladı. Sosyal Bilimler Lisesi olarak biz bu yola çıkarken en büyük destekçimiz CBÜ ve Şehzadeler Belediyesi oldu. Şehzadeler Belediyesi bize Fatih Gençlik Merkezi’ndeki İHA Yapım Atölyesini açtı. Tam herşey bitti dediğimiz noktada Şehzadeler Belediye Başkanımız Ömer Faruk Çelik maddi manevi arkanızdayız dedi. Belediye Başkanımız Ömer Faruk Çelik’e teşekkür ediyoruz. Bu heyecan bu destek Şehzadeler Ventus’u ortaya çıkardı. Finallerde alacağımız güzel bir sonuç Manisa Celal Bayar Üniversitesine, Mühendislik Fakültesi Havacılık Uzay ve Teknoloji Kulübü’ne ve Şehzadeler Belediyesi’ne güzel bir armağan olacak. “

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bayram, “TEKNOFEST 2024, genç zekâlara büyük fırsatlar sunuyor. TEKNOFEST 2024’te düzenlenecek Roket, Model Uydu, Sağlıkta Yapay Zekâ, Biyoteknoloji İnovasyon, Sanayide Dijital Teknolojiler gibi 46 ana kategori ve 117 alt kategoride düzenlenecek yarışmalar, gençlerimizin hayallerini gerçeğe dönüştürme ve en iyisi olma fırsatı sunuyor” dedi.

Adana’nın TEKNOFEST’e ev sahipliği yapmasının öneminden de bahseden Bayram, “TEKNOFEST 2024, şehrimizin sadece tarım ve sanayi şehri kimliğinin ötesine geçmesini sağlayacak. Ülkemizin geleceğini şekillendiren bu tür etkinliklerin Adana gibi dinamik bir kente gelmesi, bizlere büyük sorumluluklar yüklüyor. Bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirmeli, gençlerimizi cesaretlendirmeli ve şehrimizi teknolojinin öncü kentlerinden biri haline getirmeliyiz” diye konuştu.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Programa; 2018- 2023 yılları arasında TEKNOFEST yarışmalarında finalist olmuş takım üyeleri ve projesini şirketleştirmiş girişimler başvurabilir. Başvurular 20 Mart 2024 saat 23:59:59 tarihine kadar https://t3gm.t3vakfi.org/tr/basvuru/teknofest-girisim-programi/ adresinden yapılabilecek.
TEKNOFEST Girişim Programının 3. Dönem İçeriği
TEKNOFEST Girişim Programı 3. dönem sürecini başarıyla tamamlayan ön kuluçka girişimlerine 250 bin TL, hızlandırma girişimlerine ise 500 bin TL’ye kadar maddi destek sağlayacak. Seçilen ekiplere maddi desteğin yanı sıra girişimcilik eğitimleri, alanında uzman ve yönetici mentor görüşmeleri, ofis ve patent desteği, yatırımcı ve işbirliği görüşmeleri desteği verilecek.
TEKNOFEST Girişim Programı 1. ve 2. Dönem
2022 yılında başlayan TEKNOFEST Girişim Programı, ilk döneminde 24 girişime 3 Milyon TL, ikinci döneminde ise 16 girişime 3.6 Milyon TL maddi destek sağladı. İlk iki döneminde mezun olan 40 girişime toplam 6.6 Milyon TL maddi destek sağlanırken 5 girişim son 1 yıl içerisinde yatırım aldı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TÜRK Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş. (TUSAŞ), Savunma Sanayii Başkanlığı’nın (SSB) 39’uncu kuruluş yıl dönümünü, yayımladığı video mesajla kutladı.
TUSAŞ’ın sosyal medya hesabından paylaşılan videoda, TUSAŞ’ta üretilen jet eğitim uçağı HÜRJET, temel eğitim ve hafif kara saldırı uçağı HÜRKUŞ, genel amaçlı helikopter GÖKBEY, insansız hava aracı AKINCI, milli muharip uçak KAAN’ın görüntüleri eşliğinde SSB’nin 39’uncu kuruluş yıl dönümü kutlandı. Paylaşımda, “Güçlenen Türkiye’nin yükselen yıldızı Savunma Sanayii Başkanlığımızın 39’uncu yılı kutlu olsun. Milli teknolojilerimizle geleceğe hızla ilerliyor gücümüzü birlikte tüm dünyaya gösteriyoruz” ifadeleri kullanıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Azerbaycan Hazar, Azerbaycan Teknik, Uluslararası Saraybosna, Malezya Putra ve ÖzbekistanSemerkand Devlet Mimarlık ve İnşaat Mühendisliği üniversitelerinin paydaşlığında düzenlenen etkinlik bu yıl ilk kez uluslararası ölçeğe taşındı.
Türkiye’nin 35 ilinden başvuruların geldiği etkinliğe, 47 üniversite, 30 lise, 10 kurum ve kuruluş ile AR-GE merkezinden toplam 403 proje gönderildi.
TÜBİTAK tarafından desteklenen etkinlikte yurt içinden ve yurt dışından araştırmacılar projelerini sunacak.
AR-GE ve yenilik bilincinin yaygınlaştırılması, finansman veya diğer yetersizlikler nedeniyle hayata geçirilemeyen projelerin sektör temsilcileriyle buluşturulması amacıyla düzenlenen etkinlikte, akademisyenler ve sektör temsilcilerinin değerlendirmeleri sonucu dereceye giren projeler yarın ödüllendirilecek.
Kutlubey Yerleşkesi’nde düzenlenen açılış töreninde konuşan Bartın Valisi Nurtaç Arslan, bilginin her zamankinden daha değerli olduğu, inovasyon ve teknoloji geliştirme süreçlerinin ülke ve tüm dünya için hayati önem taşıdığı bir dönemin yaşandığını söyledi.
Bu anlamda araştırma ve geliştirme alanında yürütülen projelerin sadece akademik ve bilimsel bir zemin oluşturmakla kalmadığını, aynı zamanda sürdürülebilir bir kalkınma ve yenilikçi çözümlerle toplumsal refahın artmasını sağladığına işaret eden Arslan, “Bugün burada Bartın Üniversitesinin akademik başarıları, araştırma ve geliştirme faaliyetleriyle Türkiye’nin önemli üniversitelerinden biri haline gelmiş olması, bu etkinliği daha da anlamlı kılmaktadır. Bartın Üniversitemiz TÜBİTAK ve benzeri ulusal ve uluslararası kuruluşlardan destek alarak hayata geçirdiği projelerle yaptığı araştırmalarla birçok alanda çalışmalara imza atmıştır. Bu çalışmalar hem ülkemizin geleceği hem de genç araştırmacılarımızın gelişimi için büyük bir değer taşımaktadır.” ifadelerini kullandı.
“Bu etkinlik hepimiz için ilham kaynağıdır”
BARÜ Rektörü Prof. Dr. Orhan Uzun da etkinliğin yedincisini uluslararası ölçeğe taşımanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.
Ülkeye katma değer sunmak, ülkenin milli teknoloji hamlesine yönelik çalışmalar yapmak isteyen, “Benim de bir fikrim var” diyen bilim tutkunlarını bir araya getirmeyi amaçladıklarını belirten Uzun, “İşte bugün burada sergilenen projelerin her biri, farklı bir bakış açısını, yenilikçi bir çözümü ve geleceğe dair umut verici bir vizyonu temsil ediyor. Bu yıl yine geçmiş yıllarda olduğu gibi yüzlerce bilim ve teknoloji tutkununun geleceğe yönelik yenilikçi fikirlerine ortak olmak için bir aradayız. Bu vesileyle daha güçlü Türkiye, daha güçlü yarınlar için ‘Ben de varım’ diyen tüm katılımcılarımıza teşekkürlerimi sunuyorum.” diye konuştu.
Uzun, üniversitenin her geçen gün yeni başarılarla geleceğe olan yürüyüşünü sağlam adımlarla sürdürdüğünü ve son 7 yılda yayın ve atıf sayılarını 5 kata yakın artırmayı başardıklarını aktararak, “Webometrics Dünya Üniversite Sıralaması’nda 7 yılda 4 bin 591 üniversiteyi gerimizde bıraktık. Projeler yaptık, ödüller aldık, yaptığımız çalışmalarla örnek gösterildik. Dünyanın en bilinen yükseköğretim derecelendirme kuruluşlarından Times Higher Education (THE) 2025 Dünya Üniversite Sıralaması’nda ‘Araştırma Kalitesi’ kategorisinde dünyada 455’inci, Türkiye’de ise 2’nci olduk. Devlet üniversiteleri arasında ilk sırada yer aldık. 14 akademisyenimizle onların bilgiye olan tutkusuyla nitelikli araştırmaları ve özverili çalışmalarıyla ‘Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları’ listesine girdik. Geçtiğimiz günlerde açıklanan ve Türkiye’de sadece 44 kişinin yer aldığı ‘Ulusal Lider Araştırmacı’ programına 2 bilim insanımızla girdik.” ifadelerini kullandı.
Cumhuriyetin 101. yılında ülkenin milli teknoloji hamlesine katkı sunan birçok ilham verici projenin fikirden ürüne dönüştüğüne ve farklı sektörlere önemli katkılar sunduğuna vurgu yapan Uzun, şunları kaydetti:
“İnanıyorum ki bugün sergilenen projeler arasında da bizleri kendine hayran bırakacak yeni fikirler yer alıyor. Ancak bu fikirlerin hayat bulması ve katma değeri yüksek ürünlere dönüşmesi tek başına olmuyor, bu süreç el birliği ve güç birliği gerektiriyor. Üzerimize düşen sorumlulukların bilinciyle bilim ve teknolojinin toplumla buluşmasını sağlıyor, Türkiye Yüzyılı hedefiyle teknolojik gelişmelerin gerisinde kalmayan hatta yön veren bir ülke olma gayreti gösteriyoruz. Unutmayalım ki bu etkinlik sadece fikirlerin tanıtıldığı bir sergi değil, aynı zamanda hepimiz için ilham kaynağıdır. Bugün burada bir araya gelerek deneyimlerimizi paylaşacak, işbirlikleri geliştirecek ve belki de yeni projelere imza atacağız.”
Akademik Performans Ödülleri’nin de verildiği etkinliğe Bartın Belediye Başkanı Rıza Yalçınkaya, Garnizon Komutanı Deniz Kıdemli Albay Erkan Şahin, Emniyet Müdürü Ünsal Hayal, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Mehmet Baykal ile akademik personel ve öğrenciler katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Portekiz’de Sporting ekibini çalıştıran ve geçtiğimiz günlerde Manchester United kulübü ile anlaşan Ruben Amorim, yeşil-beyazlı kulübe ve taraftarlara Şampiyonlar Ligi maçıyla veda etti. Jose Alvalade Stadyumu’nda Manchester City’yi konuk eden Sporting’de taraftarlar, karşılaşma öncesi Portekizli teknik adama sevgi gösterisinde bulundu. Mart 2020’den itibaren takımı çalıştıran Amorim için tribünlerde ‘Obrigado (Teşekkürler)’ yazılı dev bir pankart açılırken, görselde genç çalıştırıcı ve kazandığı kupalar yer aldı.
Manchester City ile oynanan maçı da 4-1 kazanan Sporting’de Ruben Amorim, son maçında tarihi bir galibiyet elde etti. Son düdüğün ardından futbolcularla birlikte tribünleri selamlayan 39 yaşındaki teknik adamı, futbolcular da çıkış tünelinin önünde havaya atarak sevgisini gösterdi.
Yeşil-beyazlılar Devler Ligi’nde 4 maçta 10 puana yükselirken, Portekiz Ligi’nde ise 10 maçta 10 galibiyeti bulunuyor.
Ruben Amorim, Sporting ile 2 Portekiz Ligi, 2 lig kupası, 1 de Portekiz Süper Kupa zaferleri yaşadı. Amorim, önümüzdeki günlerde Manchester United’a resmi imzayı atacak. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>UEFA Şampiyonlar Ligi’nde Real Madrid, Santiago Bernabeu’da Milan’ı konuk etti. Bu önemli karşılaşmada Sloven hakem Slavko Vincic düdük çaldı. Mücadelenin 12. dakikasında Pulisic’in kullandığı köşe vuruşunda Malick Thiaw ön direkte kafayı vurarak Milan’ı 1-0 öne geçirdi. Golün ardından ataklarını sıklaştıran Real Madrid’de Vinicius Junior, ceza sahası içinde Emerson’un müdahalesiyle yerde kalırken hakem Vincic penaltı noktasını gösterdi. Penaltı atışını gole çeviren Vinicius Junior, 23. dakikada eşitliği sağladı. Borussia Dortmund maçında hat-trick yapan Brezilyalı futbolcu, Devler Ligi’nde gol sayısını 4’e yükseltti. Konuk ekipte 39. dakikada Alvaro Morata sahneye çıktı. Kaleci Lunin’den seken topu iyi takip eden Morata, ikinci kez İtalyan ekibini öne geçirdi. İlk yarı 2-1 kırmızı-siyahlıların lehine tamamlanırken, 73. dakikada Rafael Leao’nun taşıdığı topla Reijnders topu filelere göndererek farkı ikiye yükseltti. Son dakikalara girilirken rakip ceza sahasında baskı kuran eflatun-beyazlılar aradığı golü bulamadı. 81. dakikada Rüdiger’in kaydettiği gol, VAR uyarısı sonrası ofsayt nedeniyle geçerli sayılmadı.
Sahadan 3-1 galip ayrılan Milan, Şampiyonlar Ligi’nde üst üste ikinci galibiyetini elde ederek puanını 6’ya çıkardı. Real Madrid ise ikinci yenilgisini aldı ve 6 puanda kaldı. Milli futbolcu Arda Güler, İtalyan ekibiyle oynanan müsabakada süre almadı.
Real Madrid, Devler Ligi’nde 5. haftada Liverpool’a; Milan ise Slovan Bratislava’ya konuk olacak. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Mili oyuncuları karşılayan Türkiye Briç Federasyonu Başkanı Esat Murat Molva, İstanbul Havalimanı’nda AA muhabirine yaptığı açıklamada, “Türkiye’nin milli takımlar düzeyindeki ilk dünya şampiyonluğu kadın millilerimizden geldi. Diğer kategorilerde de bu başarıya ulaşmak en önemli hedefimiz.” dedi.
“Kadın Briç Milli Takımımız, şampiyona öncesi uluslararası çapta favori gösteriliyordu.” diyen Molva, “Çünkü bundan önceki iki dünya şampiyonasında gümüş madalya kazanmıştık. Federasyon olarak özellikle iddialı olduğumuz kadınlar kategorisinde şampiyonaya titizlikle hazırlandık. Bu konuda bize maddi manevi destek olan Gençlik ve Spor Bakanımıza ve Spor Genel Müdürümüz ve Spor Toto teşkilatımıza teşekkür ederiz.” ifadelerini kullandı.
Takım kaptanı Gökhan Yılmaz, “Uzun bir çalışma dönemi geçirdik. Turnuvada belli bir derece alacağımızı düşünüyorduk ve işlerimiz umduğumuz gibi gitti ve şampiyonluğa ulaştık.” dedi.
Milli sporculardan Dilek Yavaş ise “Dünya şampiyonu olmak için elimizden geleni yaptık ve başardık. Çok mutluyuz ve gururluyuz.” şeklinde konuştu.
Başkent Buenos Aires’te yapılan organizasyonda Kadın Milli Takımı, “dörtlü takımlar” finalinde İsveç’i yenerek dünya şampiyonluğuna ulaştı. Dilek Yavaş, İrem Özbay, Aslı Acar, Berrak Erkan, Pınar Tekir Doğan ve Olgu Şeker’den oluşan ay-yıldızlı ekip, 24 ülkeden milli takımların katılımıyla gerçekleştirilen ve 13 gün süren şampiyonanın eleme grubundan rahat çıktı. Milliler, daha sonra Almanya, İtalya, Çin ve İsveç’i mağlup ederek kürsünün zirvesinde yer aldı.
Kadın Milli Takımı, böylece “dörtlü takımlar” kategorisinde Türkiye’ye ilk dünya şampiyonluğunu kazandırdı. “Karışık çiftler” kategorisinde mücadele eden Hatice Özgür-Süleyman Kolata ikilisi de 45 çiftin katıldığı organizasyonda, 18 seans sonunda birinci olarak altın madalya elde etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Avrupa futbolunun kulüp düzeyindeki bir numaralı organizasyonunda 4. hafta karşılaşmaları başladı. Günün 20.45 seansında Dinamo Zagreb, Slovan Bratislava’yı 4-1, PSV Eindhoven da Girona’yı 4-0 yendi. Saat 23.00’te başlayan maçlarda ise sürpriz sonuçlara imza atıldı. Real Madrid, sahasında Milan’a 3-1 mağlup olurken, Juventus ise Lille deplasmanında 1 puanla sahadan ayrıldı. Milli futbolcu Kenan Yıldız maça 11’de başladı. Bir başka milli futbolcu Erencan Yardımcı’nın son 15 dakika süre aldığı Sturm Graz, Borussia Dortmund’da 1-0 mağlup olarak 4. yenilgisini yaşadı.
Liverpool’dan 4’te 4
Sahasında Alman ekibi BayerLeverkusen ile karşılaşan Liverpool, Luis Diaz’ın 3, Cody Gakpo’nun da 1 golüyle sahadan 4-0 galip ayrıldı. Şampiyonlar Ligi’nde oynadığı 4. maçı da kazanan Arne Slot’un öğrencileri puanını 12’ye yükseltti. Eski takımına karşı teknik direktör olarak mücadele eden Xabi Alonso, Devler Ligi’nde ilk mağlubiyetini aldı ve 7 puanda kaldı.
Manchester City, 4 golle kaybetti
İngiliz ekibi Manchester City, Portekiz’de Sporting’e karşı farklı kaybetti. Maçta 1-0 öne geçen City, sahadan 4-1 mağlup ayrıldı. Ev sahibinde Viktor Gyökeres mücadeleyi hat-trick ile tamamladı. Bu sezon Portekiz Ligi’nde 16 golü bulunan İsveçli futbolcu Devler Ligi’nde de 5. golünü kaydetti.
Şampiyonlar Ligi’nde bugün alınan sonuçlar şöyle:
PSV Eindhoven – Girona: 4-0
Slovan Bratislava – Dinamo Zagreb: 1-4
Real Madrid – Milan: 1-3
Liverpool – B.Leverkusen: 4-0
B.Dortmund – Sturm Graz: 1-0
Sporting – Manchester City: 4-1
Lille – Juventus: 1-1
Celtic – Leipzig: 3-1
Bologna – Monaco: 0-1 – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Popüler sosyal medya platformu Instagram, içerik üreticilerinin gelen kutularını daha etkili bir şekilde yönetmelerine yardımcı olacak yeni özellikler geliştirdi.
Bu yeni araçlar sayesinde içerik üreticileri, doğrudan mesajları (DM) kolayca filtreleyebilecek ve istedikleri mesajlara öncelik verebilecekler.
TAKİPÇİ SAYISINA GÖRE FİLTRELEME
Yeni filtreleme seçenekleri, içerik üreticilerinin mesaj isteklerini takipçi sayısına, doğrulanmış hesaplara, markalara ve diğer içerik üreticilerine göre sıralamasına ve filtrelemesine olanak tanıyor.
Bu özellik, özellikle çok sayıda mesaj alan popüler içerik üreticileri için büyük bir kolaylık sağlayacak.
“HİKAYE YANITLARI” KLASÖRÜ
Yeni filtreleme araçlarının yanı sıra, Instagram bir de “Hikaye Yanıtları” klasörü ekledi. Bu klasör, hikayelere gelen tüm yanıtları tek bir yerde toplayarak içerik üreticilerinin bu yanıtlara daha kolay erişmesini sağlıyor.

Instagram Başkanı Adam Mosseri, yeni özellikleri duyurduğu bir gönderide şunları söyledi:
İstekler gelen kutusuna gittiğinizde, bazen gerçekten bunaltıcı olabiliyor. Bu nedenle, yaptığımız şey, yalnızca aradığınız istekleri görmek için bu istekleri filtrelemenin yollarını eklemek oldu.
İçerik oluşturucular ve istekler için gelen kutusunu iyileştirmek için yapılacak çok daha fazla şey var. Ancak umarım bu, doğru yönde atılmış bir adımdır.
DAHA FAZLA YENİLİK YOLDA
Bu özellikler, Instagram’ın DM bölümüne getirdiği ilk büyük değişikliklerden sadece birkaçı. Şirket, uygulamanın bu önemli bölümüne yeni özellikler ve iyileştirmeler eklemeye devam edeceğini belirtti.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
NVIDIA, GeForce ekran kartı kullanıcılarını ilgilendiren önemli bir güvenlik uyarısı yayınladı.
Şirketin GPU sürücülerinde, bilgisayar korsanlarının sistemlere sızmasına ve kişisel verilere erişmesine olanak tanıyan 8 adet kritik güvenlik açığı keşfedildi.
TÜM GEFORCE KULLANICILARI RİSK ALTINDA
Güvenlik açıkları, GeForce, RTX, Quadro, NVS ve Tesla serileri dahil olmak üzere tüm NVIDIA GPU’larını etkiliyor. Bu açıklar, hem oyuncuları hem de profesyonel kullanıcıları tehdit ediyor.
NVIDIA’nın açıklamasına göre, güvenlik açıkları saldırganların sistemlerde kötü amaçlı kod çalıştırmasına, kişisel verileri çalmasına ve hatta verileri değiştirmesine olanak tanıyabilir.
Güvenlik açıklarının ciddiyeti, 7.8 ile 8.2 arasında derecelendirildi. Bu, açıkların yüksek risk taşıdığı ve kullanıcıların sistemlerini korumak için acil önlem alması gerektiği anlamına geliyor.

HANGİ SÜRÜCÜYE GÜNCELLEMELİ
NVIDIA, güvenlik açıklarını gidermek için yeni sürücü güncellemeleri yayınladı. Windows kullanıcılarının 566.03/553.24/538.95 sürümlerine, Linux kullanıcılarının ise 565.57.01/550.127.05/535.216.01 sürümlerine güncelleme yapmaları gerekiyor.
NASIL GÜNCELLEME YAPILIR
Kullanıcılar, en son sürücüleri NVIDIA’nın web sitesinden veya GeForce Experience uygulaması aracılığıyla indirebilirler.
Ayrıca, bazı bilgisayar üreticileri de güncel sürücüleri kendi web sitelerinde yayınlayabilir.
GÜNCELLEME İÇİN ACİL ÇAĞRI
NVIDIA, tüm GeForce kullanıcılarını en kısa sürede sürücü güncellemesi yapmaya çağırdı. Bu güncelleme, sistemlerin güvenliğini sağlamak ve olası saldırıları önlemek için kritik öneme sahip.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Apple, iOS 18.1 ile birlikte Apple Intelligence adını verdiği bir dizi yapay zeka özelliğini kullanıma sunmuştu.
Bu özelliklerden biri de, kullanıcıların bildirimlerini yapay zeka tarafından özetlenmiş bir şekilde almasını sağlayan bildirim özetleme özelliğiydi.
Şimdi ise Samsung, benzer bir özelliği One UI 7 arayüzüne entegre ediyor. “AI bildirimi” adı verilen bu özellik, aynı uygulamadan gelen birden fazla bildirimi analiz ederek, kullanıcıya özetlenmiş bir bilgi sunacak.
Bu sayede kullanıcılar, her bir bildirimi tek tek okumak zorunda kalmadan, önemli bilgilere hızlıca ulaşabilecek.
İLK ETAPTA SINIRLI OLACAK
One UI 7 beta sürümünde ortaya çıkan bu özellik, henüz sadece Korece dilinde kullanılabiliyor.
Ancak kararlı sürümün yayınlanmasıyla birlikte İngilizce dil desteğinin de gelmesi bekleniyor.
Ayrıca, sızıntılara göre bu özellik ilk etapta sadece amiral gemisi Galaxy telefonlarda bulunacak ve orta sınıf cihazlarda yer almayacak.

Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Apple’ın mobil işletim sistemi iOS’un yeni sürümü iOS 18.2, beklenenden daha erken bir tarihte kullanıma sunulacak.
Daha önce aralık ayının ikinci haftasında çıkması beklenen güncelleme, 2 Aralık tarihinde kullanıcılarla buluşacak.
APPLE INTELLIGENCE ÖZELLİKLERİ GELİYOR
iOS 18.2 güncellemesi, iPhone 16 serisi için önemli Apple Intelligence yapay zeka özellikleri getirecek.
Bu özelliklerin kademeli olarak sunulması, iPhone 16 satışlarının düşmesine ve üretiminin azaltılmasına neden olmuştu.
Apple ayrıca, iPhone 15 Pro modelinde Apple Intelligence’ı tam olarak kullanıma sunmayarak, iPhone 16 stoklarını eritmeyi hedefliyor.

iOS 18.2 Beta sürümünde, kullanıcıların varsayılan uygulamaları yönetmesine olanak tanıyan bir özellik de bulunuyor.
Bu özelliğin sadece Avrupa Birliği’nde sunulması bekleniyordu, ancak Beta sürümünün dünya çapında çalışması, genel sürümde de yer alabileceği ihtimalini güçlendiriyor.
Son olarak, güncelleme ile iPhone’lara gelmesi beklenen yapay zeka özellikleri şöyle:
Görüntü Oyun Alanı: Metin istemleri ile görseller oluşturma.
Genmoji: Özel emojiler oluşturma.
Siri ile ChatGPT entegrasyonu: Daha gelişmiş Siri deneyimi.
Görsel Zeka: Fotoğraflardaki nesneleri tanıma ve metni anlama.
Yapay Zeka Destekli Yazma Araçları: Gelişmiş yazma seçenekleri.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Oppo, akıllı telefon pazarındaki atağını sürdürüyor. Şirketin yeni orta segment telefonu Reno 13, 25 Kasım’da Çin’de düzenlenecek bir etkinlikle tanıtılabilir.
Reno 12 Pro’nun ardından gelecek olan Reno 13 serisinin, Reno 13 ve Reno 13 Pro olmak üzere iki modelden oluşması bekleniyor. Telefonların küresel lansmanının ise önümüzdeki aylarda yapılması planlanıyor.
BEKLENEN ÖZELLİKLER
Sızıntılara göre Reno 13 Pro, 1.5K çözünürlük ve 120 Hz yenileme hızı sunan 6.78 inçlik büyük bir OLED ekrana sahip olacak. Mikro-dörtlü kavisli tasarım, telefonu rakiplerinden ayıran önemli bir özellik olacak.
Arka tarafta ise 3x optik zoom özelliğine sahip 50 megapiksellik bir periskop telefoto kamera ve iki adet daha sensör yer alacak. Ön tarafta ise 50 megapiksellik bir selfie kamerası bulunacak.

Orta segment bir telefon olmasına rağmen Reno 13 Pro, MediaTek Dimensity 9300 işlemcisiyle güçlü bir performans sunacak.
Telefonun pil kapasitesi henüz bilinmiyor, ancak 80W kablolu şarj ve 50W kablosuz şarj desteği sunacağı belirtiliyor.
Reno 13 serisinin, toza ve suya dayanıklılık sertifikasıyla gelmesi ve Android 15 tabanlı ColorOS 15 arayüzüyle çalışması bekleniyor.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Çin’in Shanxi kentinde yaşanan korkunç bir olayda, bir kadının iPhone 14 Pro Max telefonu şarj olurken patladı.
Sabah saatlerinde meydana gelen olayda, telefonun patlamasıyla uyanan kadın, alevlere dokununca elinde ciddi yanıklara maruz kaldı.
YATAK ODASI KULLANILAMAZ HALE GELDİ
Patlama sonucu yatak odası kullanılamaz hale geldi. Yatak takımları yanarken, odanın duvarları is ve dumandan karardı.
Telefon ise tamamen kömürleşmiş halde bulundu. İlk incelemeler, patlamaya pil arızasının neden olmuş olabileceğini gösteriyor.
2022 yılında satın aldığı ve artık garanti kapsamında olmayan telefonun patlaması sonucu yaralanan ve evinde maddi hasar oluşan kadın, Apple’dan tazminat talep ediyor.

APPLE TELEFONU İNCELEYECEK
Apple’ın müşteri hizmetleri, olaydan haberdar olduklarını ve cihazın garanti durumu ne olursa olsun patlamanın nedenini araştırmak için telefonu inceleyeceklerini belirtti.
Şirket, ürün güvenliğine büyük önem verdiğini ve olası güvenlik risklerini araştırma konusunda kararlı olduğunu vurguladı.
Apple, telefondaki pilin orijinal olup olmadığını ve telefonun daha önce herhangi bir onarımdan geçip geçmediğini henüz bilmiyor. Bu bilgiler, patlamanın nedenini belirlemede önemli rol oynayabilir.
UZMANLAR UYARIYOR
Olayın ardından uzmanlar, telefonların gece boyunca veya yanıcı maddelerin yakınında şarj edilmemesi konusunda uyardı.
Ayrıca, sadece sertifikalı şarj cihazlarının kullanılması ve üçüncü taraf aksesuarlardan kaçınılması gerektiği vurgulandı.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
TechInsights’ın son raporuna göre, HarmonyOS 2024’ün 3. çeyreğinde Çin’de yüzde 15 pazar payına ulaştı. Bu, işletim sisteminin Android ve iOS’un hakimiyetine karşı ciddi bir tehdit oluşturduğunu gösteriyor.
HarmonyOS’un yükselişi, Huawei’nin ABD yaptırımlarına rağmen kendi kendine yeterli olma yolunda attığı adımların bir sonucu olarak görülüyor.
Huawei, HarmonyOS Next ile Android uygulamalarına olan bağımlılığını tamamen ortadan kaldırdı.
Bu, işletim sisteminin Çinli kullanıcılar için daha çekici hale gelmesini sağladı. Ayrıca, WeChat gibi popüler uygulamaların HarmonyOS sürümlerinin yayınlanması da bu trende katkıda bulundu.

Çin, 2024’ün 3. çeyreğinde yıllık yüzde3’lük artışla dünyanın en büyük akıllı telefon pazarı olmaya devam ediyor.
Vivo, yüzde19’luk payla pazar lideri konumunda. Xiaomi ve Oppo/OnePlus ise yüzde15,5’lik payla Vivo’yu takip ediyor. Honor, Huawei ve Apple ise yaklaşık yüzde15’lik pazar payına sahip.
HARMONYOS DAHA DA POPÜLER OLABİLİR
HarmonyOS’un hızlı yükselişi, Çin’in akıllı telefon ekosistemini yeniden şekillendiriyor. Huawei’nin yerel uygulamalar ve hizmetler sunmaya devam etmesiyle HarmonyOS’un daha da yaygınlaşması bekleniyor.
Ancak, Huawei’nin bu ivmeyi koruyup koruyamayacağı ve Android’in pazar payını daha da azaltıp azaltamayacağı henüz belirsiz.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Teknoloji dünyasının iki dev ismi AMD ve Intel, uzun yıllardır kıyasıya bir rekabet içinde. Ancak, son dönemde Intel’in yaşadığı mali sıkıntılar, bu rekabeti beklenmedik bir şekilde sona erdirebilir.
ABD hükümeti, Intel’i mali açıdan desteklemek ve çip üretimini güvence altına almak için AMD ile birleşme seçeneğini değerlendiriyor.
INTEL’DE KRİZ
Intel, geçtiğimiz günlerde açıkladığı üçüncü çeyrek bilançosunda 16,6 milyar dolar zarar ettiğini duyurdu.
Şirketin net kar marjı, bir önceki yıla göre yüzde 6,064 düştü. Bu rakamlar, Intel’in ciddi bir mali krizle karşı karşıya olduğunu açıkça ortaya koyuyor.
ABD hükümeti Intel’in batmasını engellemek için devreye girdi. Hükümet, Intel’i AMD veya Marvell gibi rakipleriyle birleşmeye teşvik ediyor.

SADECE TASARIM BİRİMİNİ KAPSAYACAK
Önerilen birleşme, sadece Intel’in çip tasarım işini kapsayacak. Şirketin dökümhane işi ise zarar görmeden devam edecek. Bu durum, ABD hükümetinin Intel’in üretim kapasitesini korumayı hedeflediğini gösteriyor.
ABD hükümeti, CHIPS Yasası kapsamında Intel’e yaklaşık 30 milyar dolarlık sübvansiyon sözü vermişti.
Ancak, Intel henüz bu fonlardan yararlanamadı. Bloomberg’e göre, Intel mali durumuyla ilgili kritik bilgileri hükümetle paylaşmadığı için ek fonlardan yararlanamıyor.
ABD hükümeti, Tayvan’daki TSMC gibi rakipler ve Çin’in büyüyen yarı iletken endüstrisi karşısında Intel’in üretim kapasitesini korumayı planlıyor.
Bu nedenle, Intel’in AMD ile birleşmesi ABD hükümeti için cazip bir seçenek olabilir.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Google, üretken yapay zeka modeli Gemini’yi geliştirmeye devam ediyor. Ekim ayının başında yayınlanan son güncellemenin ardından, Gemini Advanced aboneleri için Gemini 1.5 Pro modelinde yeni bir güncelleme daha kullanıma sunuldu.
VERİ KALİTESİ VE PERFORMANS ARTIYOR
Güncellemeyle birlikte, Gemini Advanced kullanıcıları için veri kalitesi ve çeşitli alanlarda performans iyileştirmeleri yapıldığı belirtiliyor.
Değişiklik günlüğü, modelde yapılan spesifik değişiklikler hakkında detaylı bilgi vermiyor. Ancak, önceki güncellemede genel performans, matematik, görsel ve kod alanlarında iyileştirmeler yapılmıştı.
Önceki güncelleme sayesinde, belirli istemlere daha iyi ve daha doğru yanıtlar alınabiliyordu. Özellikle matematik ve karmaşık konularla ilgili istemler, daha doğru sonuçlar veriyordu.

Gemini 1.5 Pro, bu yıl Mayıs ayında Google I/O konferansında tanıtılmıştı. Modelin en dikkat çekici özelliği, belgeleri yüklemek için kullanılabilen uzun bağlam penceresiydi. Model, o zamandan beri yalnızca bir kez, ağustos ayının ortasında güncellenmişti.
Google, I/O konferansında duyurduğu ve karmaşık seyahat planları oluşturmaya yardımcı olacak planlayıcı özelliğini henüz yayınlamadı. Bu özelliğin, gelecekteki bir güncellemeyle birlikte gelmesi bekleniyor.
Google’ın üretken yapay zeka modeli Gemini, son zamanlarda birçok yeni özellik ve entegrasyon kazandı.
Artık çoğu Google hizmeti ve uygulamasıyla entegre olan Gemini, zamanla daha da gelişerek daha yetenekli hale gelecek.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgiye göre, Ankara Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin firari olarak aranan kaçakçıları yakalamak üzere yürüttükleri çalışmalar sonucunda 1 Kasım tarihinde belirlenen bir adrese operasyon düzenlendi. Adreste yapılan arama sonucunda 12 adet dinleme ve görüntü alma cihazı yerleştirilmiş muhtelif eşya, 154 adet görüntü ve ses alma aparatı, 80 adet içerisine dinleme cihazı yerleştirilmiş taşınabilir bellek, 1 adet GPS cihazı, 3 adet yılan kamera, 8 adet şok cihazı, 3 adet güneş enerjili powerbank, 16 adet cep telefonu taşınabilir bellek kablosu olmak üzere toplam 277 adet ürün ele geçirildi. Operasyonda ise 1 şüpheli gözaltına alındı. – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ankara’da yaşayan Efe Berk Bulut, eski cep telefonunu satmak için sahibinden.com platformu üzerinden ilan verdi. Bulut, ilanı vasıtasıyla kendisiyle iletişime geçen bir alıcıya, internet sitesinin ‘Param Güvende’ uygulaması üzerinden satmaya karar verdi. Daha sonra telefonu anlaştığı kişiye göndermek üzere anlaşmalı bir kargo şirketi ile kargoya veren Bulut, uygulamada yer alan 72 saatlik cayma süresinin olması üzerine alıcı tarafından telefonun kendisine geri iade edileceğini öğrendi. Fakat alıcı anlaşmalı kargo şirketi yerine özel bir kargo şirketi üzerinden telefonu iade etti. Bulut, telefonu aldığında ise gönderilen telefonun kendisine ait olmadığını fark etti.
Konu üzerine kendisinin mağdur olduğunu dile getiren Bulut, “Sahibinden.com’un ‘Param Güvende’ hizmetini kullanarak telefonumu sattım. Bir çok şikayet okumuştum fakat kendi başıma gelmeyeceğini düşüyordum. Ürünü kargoya verdikten sonra iade talebi oluşturuldu. İade talebi oluşturulduğunda okuduğum şikayetlerin benim de başıma geldiğini anladım. Telefonu sattığım kişiyle de yaptığım konuşmalarda bunu belirterek, belli bir sürece başlayacağımı da bahsettim” açıklamasında bulundu.
“Gelen kargodan çıkan telefon ise benim telefonum değildi”
Telefonu sattığı kişinin kendisine kargoyu özel bir kargo şirketiyle yolladığını dile getiren Bulut, “Bu sürecin sonunda benim adresimin yanlış yazılmasıyla birlikte kargo süreci de uzadı. Gelen kargodan çıkan telefon ise benim telefonum değildi. Gerek İMEİ numaraları olsun gerek model ve seri numaraları olsun birçok detayı farklıydı. Telefon benim değildi” diye konuştu.
“Model, seri ve İMEİ numaraları benim kendi telefonumdan farklı”
Telefonumu ilana koyarken birkaç detayın fotoğrafını çektiğini kaydeden Bulut, “İMEİ numarası, model ve seri numaralarının fotoğrafını çekmiştim. Okuduğum birçok şikayet vardı ama fakat bunların bana denk gelmeyeceğini düşünmüştüm. Fakat bu fotoğrafları çekmem sayesinde telefon geri geldiğinde kıyaslama fırsatım oldu. Kıyasladıktan sonra anladım ki model, seri ve İMEİ numaraları benim kendi telefonumdan farklı. Zaten bana gelen cihaz yurt dışı cihazı olduğu için telefonu kullanma gibi bir imkanım da yok. Farklı bir şahsın üzerine kayıtlı bu telefondaki İMEİ numarası” ifadelerine yer verdi.
“Müşteri hizmetleri hiçbir şey yapılamayacağını ifade etti”
Sahibinden.com sitesinin maddi ve manevi olarak çok eksiğinin olduğunu dile getiren Bulut, “Manevi tarafı daha önemli bence. Bu olay yaşandıktan sonraki süreç içerisinde benimle iletişime geçen müşteri hizmetleri açıkçası hiçbir şey yapılamayacağını ifade etti. Yardımcı olunmaya çalışılmıyor. Sonraki süreçte ben de sosyal medya üzerinden bir paylaşım yayımladığımda ise beni daha üst rütbeli insanlar aradığı, konuşma tarzlarının değiştiği, biraz daha ilgili davrandıkları fakat yine konuşurken benim suçlu olduğumu iddia ettikleri gibi bir şekilde ilerledi süreç” diye konuştu.
“Satıcının dolandırılma ihtimalini düşünüyorlar fakat alıcının bunu yapabileceğini düşünmeden hareket ediyorlar”
Bulut, Sahibinden sitesinin ‘Param Güvende’ sisteminde dolandırıcılıklar için açıklar olduğunu ve bunun önüne geçilmesi gerektiğini ifade ederek, “Bu süreç içerisinde kendi eksiklikleri, benim satıcı olarak e-Devlet üzerinden kayıt yapma zorunluluğum olması fakat alıcının böyle bir ihtiyaca gerek tutulmaması. Herhangi bir insanın kimlik numarasıyla giriş yapılabiliyor olması. Sahibinden platformundan bir satıcı olarak ilan vermek istiyorsan bu araba olsun ya da başka bir alet olsun, e-Devlet üzerinden giriş yapıyorsunuz ve bunu onaylıyorsunuz. Çünkü satıcının dolandırılma ihtimalini düşünüyorlar fakat alıcının bunu yapabileceğini düşünmeden hareket ediyorlar. Buradaki en büyük sistem açığının bu olduğu aşikar. Geçmişte yaşanan olaylarda kapora ve cihaz hırsızlıkları olsun bu açık sayesinde faydalanılıyor. Çünkü alan kişinin bir T.C. Kimlik Numarası veya hiçbir bilgisi beyan edilmediği için çok kolay olarak gösteriliyor” değerlendirmesinde bulundu.
“Cihazı önce Sahibinden’in alması sonra alıcıya yollanması gerekiyordu”
Bulut, yapılan satışlarda Sahibinden platformunun bir aracı olması gerektiğini vurgulayarak, “Geçmişte yaşanan olaylarda da herkesin temennisi bu yönde ilerliyor. Teknolojik veya başka bir üründe Sahibinden’nin bir aracı firmayla ya a kendisinin kuracağı bir sistemle benim cihazı önce onların alması sonra alıcıya yollanması gerekiyordu. Bu durumlarda alıcı da dolandırıcı olabilir, satıcı da dolandırıcı olabilir” şeklinde konuştu.
Yapılan işlemlerin ardından dolandırıldığını söyleyen Bulut, hukuki süreçlerini başlattığını ve konuyu yargıya taşıdığını da sözlerine ekledi. – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ege Genç İş İnsanları Derneği – EGİAD’ın sosyal sorumluluk projelerinden biri olan ve 16 yıldan beri süregelen EGİAD Hayat Okulu, eğitimlerine EGİAD Dernek Merkezi’nde başladı. İzmir’deki 8 üniversiteden 100’ü aşkın meslek yüksekokulu öğrencisini ağırlayan proje sayesinde gençler, iş hayatındaki önemli başlıklarda yeni donanımlara sahip olma şansını yakalayacak. “Yapay Zeka Hayatımızı Nasıl Değiştirecek?” başlığında Taylan Demirkaya- İzmir Ekonomi Üniversitesi, Geleceğin Meslekleri ve 21’inci yüzyıl Yetkinlikleri’nde Seçil Yıldırım Çelebi – Genç Başarı Vakfı, Zaman Yönetimi ve Organizasyon Becerileri’nde Prof. Dr. Engin Deniz Eriş – Dokuz Eylül Üniversitesi, Kendini Tanıma ve İletişim Becerileri kısmında Ece Sarıcı – Oyunda Kal Derneği, İş Dünyasından Tecrübe Paylaşımında Alp Avni Yelkenbiçer -EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı, EGİAD Yönetim Kurulu Üyeleri Hakan Barbak, İlker Erdiliballı, EGİAD İş Geliştirme Komisyonu Başkanı İsmail Girginoğlu gençlerle birikimlerini paylaşacak. 5 hafta boyunca sürecek eğitimler 30 Kasım’da sertifika töreni ile son bulacak.
MYO öğrencilerine güçlü destek
Hayat Okulu’nun ilk gününde gençlerle bir araya gelerek açılış konuşması gerçekleştiren EGİAD Başkanı Alp Avni Yelkenbiçer, hedeflerinin öğrencilerin teknik yeterliliklerinin sosyal gelişim ile desteklenmesi olduğunu belirterek, “Bu eğitim programı ile sizlerin okullarınızda elde ettiğiniz değerli mesleki teknik bilgi ve becerilerinize ek olarak, geleceğe güçlü adımlarla ilerleyebilmeniz için sahip olmanız gereken kişisel yetkinliklerinizi artırmayı amaçladık. Bugün burada, geleceğin mimarları olarak gördüğümüz siz değerli gençlerimizle bir arada olmanın ve sizlerin hayat yolculuğunuza bir katkı verebilecek olmanın gururunu yaşıyoruz. Hayat Okulu programı projemizi bu yıl da sürdürüyoruz. Hayat Okulu programımızın hedefi; sizler gibi başarılı MYO öğrencilerinin iş hayatına hazırlığınızda destek olmak, iş insanlarıyla tanışmanıza imkan vermek ve interaktif eğitim ve çalışmalarla iş hayatında ihtiyaç duyacağınız yeni ve sosyal yetkinlikleri kazandırmaktır . Program bitiminde, sizlerin derneğimizin iş insanı üyeleri ile bir araya gelmeniz, onlardan ilham almanız ve staj imkanı bulmanız da hedeflerimiz arasındadır” dedi.
“Ara eleman değil, nitelikli ana elemanlarsınız”
Üretim, inovasyon ve teknolojinin hızla ilerlediği bir çağda, ülke olarak küresel ölçekte rekabet edebilmenin, gelişmiş ekonomilerle aynı çizgide yer alabilmenin güçlü ve yetkin bir iş gücüne sahip olmaktan geçtiğini hatırlatan EGİAD Başkanı Yelkenbiçer, “Mesleki ve teknik eğitimin ülkemiz için taşıdığı önemin altını çizmek isterim. İş gücünün temelini sizler gibi mesleki ve teknik eğitim alan gençlerimiz oluşturuyor. Mesleki eğitimin, sanayi ve teknoloji alanındaki gelişmelerle iç içe geçmesi gerektiğine inanıyoruz, çünkü günümüz iş dünyasında teorik bilgi kadar pratik becerilere de değer veriliyor. Bu noktada, çok önemli bir vurgu yapmak istiyorum; maalesef iki yıllık meslek yüksekokulu mezunları için sıklıkla “ara eleman” ifadesi kullanılmakta. Ancak biz biliyoruz ki sizler, iş dünyasında önemli roller üstlenerek kritik görevler yerine getiriyorsunuz. Ara eleman değil, “Nitelikli Ana Elemanlar” olduğunuza, sistemin sadece destekleyici değil, bizzat itici gücünü olduğunuza inanıyoruz. Sahip olduğunuz bilgi ve yetenekler sayesinde, üretimden teknolojiye, sanayiden hizmet sektörüne kadar her alanda ülkemizin gelişimine doğrudan katkı sağlıyorsunuz” diye konuştu.
“Gençlere bir yol haritası sunmak istiyoruz”
Yelkenbiçer, “Bugün sadece teknik bilginizle değil, aynı zamanda kişisel gelişim düzeyinizle de öne çıkmalısınız. Öğrenmeyi öğrenme, kendinizi sürekli yenileyebilme kapasiteniz, eleştirel düşünebilme yeteneğiniz, farklı bakış açılarına açık olmanız, iş birliği yapabilme beceriniz ve problem çözme yetenekleriniz gelecekte sizi farklı kılacak. Artık geleceğin dünyasında teknik becerilerin yanı sıra geliştiricilik, dijital okuryazarlık, liderlik, etkili iletişim ve uyum yeteneği gibi kişisel beceriler çok önemli hale geldi. Bu programla sizlerin sadece alanınızda yetkin bireyler olmanızı değil, aynı zamanda daha geniş bir vizyona sahip, değişen dünyaya uyum sağlayabilen, güçlü ve bilinçli bireyler olarak yetişmenizi hedefliyoruz. Bu süreçte sizlere sadece bilgi değil, aynı zamanda bir yol haritası sunmaya kararlıyız” şeklinde konuştu.
Daha sonra öğrencilerle bir araya gelen İzmir Ekonomi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Taylan Demirkaya, Yapay zeka başlığında tavsiyelerde bulundu. Yapay zeka ile çalışırken kendi verilerinizi ve araştırmalarınızı kullanın diyen Demirkaya, “Yapay zeka ile çalışmadan önce; problem, hedef, kitle, var olabilecek çözümleri belirleyin. Hedef kitle ile kendi gözlemlerinizi ve görüşmelerinizi yapın. İhtiyacınıza uygun yapay zeka araçlarından iş akışı oluşturun. Yapay zeka çıktısını kaynaktan doğrulayın ve geliştirin” tavsiyelerinde bulundu. – İZMİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Asgari ücretle çalışan 7 milyon kişi bulunuyor ancak maaşı asgari ücrete yakın olanlar, etkilediği alan ve asgari ücretle birlikte değişecek ödemeler açısından Türkiye’nin odağında bulunuyor.
Milyonların beklediği asgari ücret artışı oranına aralık ayının sonunda karar verilecek.
Bu oran için ilgili komisyon çalışmalarına başlamadan önce çeşitli kesimlerden artış için görüş ve öneriler gelmeye başladı.
2025’te uygulacak asgari ücrete, işçi, işveren ve hükümet temsilcilerinden oluşan Asgari Ücret Komisyonu karar verecek.
ÜCRETE MÜZAKERELER SONUCUNDA KARAR VERİLECEK
Ücret belirlenirken asgari ücretin sendikaların, işverenlerin ve hükümetin müzakereleri sonucu, tüm tarafları kapsayacak ve refah payısı artıracak bir rakam üzerinde durulacağını açıklandı.
2024 ASGARİ ÜCRETİ
Asgari ücret, 1 Ocak 2024’ten itibaren yüzde 49 artışla brüt 20 bin 3 lira ve net 17 bin 2 lira olarak uygulanıyor.
BUGÜNE KADAR DİLE GETİRİLEN ORANLAR
FATİH KARAHAN: YÜZDE 25 ZAM
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı (TCMB) Fatih Karahan, ABD’deki temaslarında asgari ücret ve enflasyon ilişkisine göre yüzde 25 rakamının değerlendirildiğine vurgu yaptı.
ÖZGÜR ÖZEL: 30 BİN LİRA
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, asgari ücretle ilgili açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
CHP tarafından da 30 bin liranın altındaki bir asgari ücreti kabul edene asla ve asla bir gönül bağı kurmayacağız. 30 bin liranın altında bir asgari ücret asla kabul edilemez.
GÜRSEL BARAN: YÜZDE 25 ZAM
Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, TCMB Başkanı Karahan’ın asgari ücrette yüzde 25 civarı artışın 2025 yılı enflasyon görünümüyle uyumlu olacağı mesajını verdiğini belirterek, “Biz de yapılacak zammın bu seviyede olması gerektiği kanaatindeyiz.” açıklamasında bulundu.

ASGARİ ÜCRET BEKLENTİLERİ
Asgari ücret görüşmeleri başlamadan önce tarafların talepleri de belli olmaya başladı.
YÜZDE 20: 20 bin 402,4 lira
EKONOMİ YÖNETİMİ VE İŞVEREN STK (Yüzde 25): 21 bin 252,5 lira
PİYASANIN BEKLENTİSİ (Yüzde 28): 21 bin 762,56 lira
İŞVEREN (Yüzde 29): 22 bin lira
YÜZDE 30: 22 bin 102,6 lira
TCMB YIL SONU ENFLASYONU HEDEFİNE GÖRE (Yüzde 38): 23 bin 462 lira
YÜZDE 40: 23 bin 802,8
OVP ENFLASYON HEDEFİNE GÖRE (Yüzde 41,5): 24 bin 57,8 lira
YÜZDE 45: 24 bin 652,9 lira
UZMANLARIN BEKLENTİSİ (Yüzde 50): 25 bin 503 lira
MUHALEFET (Yüzde 76): 30 bin lira
Aslı Didari
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bursa’nın İnegöl ilçesinde bir özel hastanede cildiye muayenesi olan Zeynep O. isimli kişi, doktor M.A.K. hakkında suç duyurusunda bulundu.
Taciz edildiğini iddia eden kadın, doktorun birçok hastasına da bunu yaptığını belirtti.
Zeynep O., daha sonra ise taciz iddialarını sosyal medya hesabından da paylaştı.
GÖZALTINA ALINDI
İnegöl Cumhuriyet Başsavcılığı, yapılan suç duyurusu ve sosyal medyada yer alan ‘taciz’ iddiasıyla ilgili doktor M.A.K. hakkında gözaltı kararı verdi.
Polis ekiplerince gözaltına alınan M.A.K., işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.

TACİZCİ DOKTOR TUTUKLANDI
Savcılıktaki ifadesi sonrası mahkemeye çıkarılan M.A.K., tutuklandı.
Olayla ilgili başlatılan soruşturma sürdürülüyor.
“BİRÇOK KADININ BEYANIYLA TACİZ SORUŞTURMASI BAŞLATIYORUZ”
Konuyla ilgili sosyal medya hesabından açıklama yapan Zeynep O., böyle bir olay yaşamış olan kişilerin kendisine ulaşmasını isteyerek, şöyle dedi:
İnegöl’de bir doktorla ilgili birçok kadının beyanıyla taciz soruşturması başlatıyoruz. Dava sürecinin etkilememesi adına isim ve hastane bilgisi veremiyoruz, ancak böyle bir olay yaşamış arkadaşlarımız bana ulaşabilir mi? Daha çok insanın görmesi için lütfen paylaşın.
Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)Büşra Yıldız
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Güvenlik güçlerinin zehir tacirlerine yönelik denetim ve operasyonları aralıksız devam ediyor.
Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın koordinasyonuyla Denizli İl Jandarma Komutanlığı, uyuşturucu ile mücadele çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor.
29 KİŞİ GÖZALTINDA
Jandarma ekiplerinin gerçekleştirdiği operasyonlar kapsamında, 100 kullanımlık sentetik kannabinoid (uç), 30 gram esrar ve 27 adet uyuşturucu hap ele geçirildi.
Operasyonlar sonucunda 29 şüpheli gözaltına alındı. Ele geçirilen tüm uyuşturucu maddeler koruma altına alınırken, yakalanan şüpheliler hakkında yasal süreç başlatıldı.









Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Yavuz Yıldırım
Haber Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Eski kitap kokusu ve geçmişi uzun yıllara dayanan sahaflık günümüzde ne yazık ki eski talebi göremiyor. Buna sahaflığı seven, sahafları gezen kişileri saymıyoruz ama gerekli önlemler alınmasa bu meslek grubu da yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.
Dilimize Arapçadan geçmiş olan sahaf kelimesi, sahife sözcüğünden türetilmiştir. Sahife, hem sayfa hem de eski kitap demektir. Günümüzde sahafların etkisi maalesef giderek azalıyor.
İkinci el kitapların alınıp satıldığı kitapçılara da sahaf denir. Bu kelime Osmanlıca kaleme alınmış metinlerde sahhaf’ şeklinde de yazılır. Osmanlı Devleti’nin ilk yıllarından bu yana devam eden sahaflık, en eski ve kadim mesleklerden biridir.
Baskısı tükenmiş olan kitapların ve dergilerin satıldığı kitapçılara sahaf adı verilir. Sahafların en önemli özelliği, müşterilerin eski kitaplarını uygun bir fiyata satın almalarıdır. Bazı sahaflarda ise kitap takası yapılabilmektedir.
Osmanlı döneminde açılmış olan tarihi sahaflar, İstanbul, Bursa ve Edirne gibi imparatorluğa başkentlik yapmış olan şehirlerde mesleğini sürdürmektedir.

GÜNÜMÜZDE SAHAFLIK
Günümüzde sahaflık eski dönemlere göre azalma göstermektedir. Eski kitaplara merakı olan ya da baskısı tükenmiş kitapları aramak isteyen kişilerin ilk uğradığı yer her zaman sahaflar olmuştur.
Ama gelişen dijital çağda insanlar her şeye kolayca erişebildiği için sahaflığın da etkisi giderek azalıyor. Bu gerileme kitaplar için de geçerlidir.
Sahaflığın eski bir tarihe dayandığını varsayarsak, İstanbul’da okurların sık uğradığı yerler mevcut. Eski kitap kukusunu içine çekmek, nadir bulunan ve baskısı biten kitapların, çizgi romanların, plakların, içinde kaybolmak ve tarihi keşfe çıkmak isteyenlerin uğrak yeridir sahaflar.

KİTAPSEVERLERİN BULUŞMA NOKTASI
Arkadaşlarınızla ya da bireysel olarak sahaflara gittiğinizde demli çay eşliğinde kitabınızı okuyabilir ya da, plaklardan çalan duygusal müzikle kulağınızın pasını silebilirsiniz. Ne yazık ki, çoğu sahaf saydığım bu imkânları sunmayabilir.
Sürekli gittiğiniz sahafa daha sonra uğramak istediğinizde kapısına kilit vurulduğunu görürseniz şaşırmayın. Çünkü son zamanlarda kapanan sahafların yerini kırtasiye dükkânları ve ya başka isimler altında faaliyet yürüten işletmelerin kurulduğu bir gerçek.
Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Yatırımcılar hangi yatırımın en fazla kazandırdığını merakla takip ediyor.
Borsa İstanbul’da işlem gören hisse senetleri haftalık bazda ortalama yüzde 0,26 azalırken, altının gram fiyatı yüzde 0,53, euro/TL yüzde 0,31, dolar/TL ise yüzde 0,14 artış gösterdi.
BIST 100 ENDEKSİNDE DÜŞÜŞ
BIST 100 endeksi, en düşük 8.846,07 ve en yüksek 9.051,60 puanı gördükten sonra haftayı, önceki hafta kapanışına göre yüzde 0,26 değer kaybederek 8.885,00 puandan tamamladı.
ALTIN YÜKSELDİ
Kapalıçarşı’da işlem gören 24 ayar külçe altının gram satış fiyatı bu hafta yüzde 0,53 artışla 3 bin 31 liraya, Cumhuriyet altınının satış fiyatı da yüzde 0,60 yükselişle 20 bin 600 liraya çıktı.
Geçen hafta sonu 5 bin 140 lira olan çeyrek altının satış fiyatı yüzde 0,58 artarak 5 bin 170 liraya yükseldi.

DÖVİZ
Bu hafta ABD doları yüzde 0,14 değer kazanarak 34,3360 liraya, avro ise yüzde 0,31 artışla 37,3300’a liraya çıktı.

YATIRIM FONLARI
Yatırım fonları bu hafta yüzde 0,56 ve emeklilik fonları yüzde 0,38 değer kazandı.
Kategorilerine göre bakıldığında ise yatırım fonları içinde en çok kazandıran yüzde 1,77 ile “kıymetli maden” fonları oldu.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Aslı Didari
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye Basketbol Ligi’nde yoluna devam eden Çayırova Belediyesi, 9. hafta mücadelesinde Çağdaş Bodrumspor deplasmanında sahaya çıkacak. Türkiye Basketbol Ligi İlkan Karaman Sezonuna iyi bir başlangıç yaparak ligde ilk 8 maçta 7 galibiyet alan Çayırova Belediyesi, 9. haftada galibiyet için Bodrum’da parkeye çıkıyor. Takım, baş antrenör Engin Gençoğlu öncülüğünde mücadeleye hazırlanıyor.
7 galibiyet 1 mağlubiyetle ligde 2. sırada yer alan Çayırova Belediyesi, 3 galibiyet 5 mağlubiyetle 17. sırada yer alan Çağdaş Bodrumspor’la karşılaşacak.
Çağdaş Bodrumspor-Çayırova Belediyesi müsabakası, Bodrum Spor Salonu’nda 4 Kasım Pazartesi günü saat 16.00’da oynanacak. Zorlu mücadele TRT Spor Yıldız ekranlarından da canlı olarak yayınlanacak. – KOCAELİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TEMELLERİ 1 Kasım 1912’de atılan ve Türkiye’nin en eski spor kulüplerinden biri olan Karşıyaka kuruluşunun 112’nci yılını buruk kutladı. Futbol Şube Başkanı Gökhan Şensan’ın salı günü ani vefatıyla sarsılan kulüpte, divan yönetim kurulu, Kurucu Başkan Zühtü Işıl’ın Örnekköy Mezarlığı’ndaki kabrini ziyaret etti. Yeşil-kırmızılılarda futbol takımı da, Çiğli Selçuk Yaşar Tesisleri’nde antrenmanı ziyaret eden 2’nci Başkan Mustafa Karabağlı’yla birlikte Karşıyaka bayrakları ve “Zühtü Bey ve arkadaşları, yaktılar bu meşaleyi” yazılı pankart açtı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>1 MAÇ CEZA ALDI
UEFA Disiplin Kurulu, Manchester United maçında kırmızı kart gören Fenerbahçe Teknik Direktörü Jose Mourinho’ya 1 maç ceza verildiğini açıkladı.
AZ ALKMAR MAÇINDA YOK
Fenerbahçe, Avrupa Ligi’nin 4. haftasında AZ Alkmaar ile 7 Kasım’da deplasmanda karşılaşacak. Portekizli teknik adam, Hollanda ekibiyle oynanacak maçta takımın başında olamayacak. Jose Mourinho’nun cezası, Slavia Prag maçında sona erecek ve Çek ekibiyle oynanacak maçta kulübede yer alabilecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kaymakam Aydın, Ankara’da Spor Toto Teşkilat Başkanlığında imzalanan protokol ile Sorgunlu gençlerin daha kolay spor yapma olanağına kavuşacağını belirtti.
Sorgun’da gençlerin spora ilgisi olduğunu ifade eden Aydın, “Sporu daha geniş kitlelere yaymak anacıyla çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. İlçemizde yeterli olmayan spor tesislerinin sayısını artırmak için Spor Toto Başkanlığı ile 4 sentetik çim yüzeyli futbol sahası ve 4 basketbol-voleybol sahasının ilçemize yapılması için protokol imzaladık. İlçemize hayırlı olsun.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Samsun Süper Amatör Lig’de mücadele eden Havza Belediyespor Başkanı Kemal Sözen ve kulüp yöneticileri, Havza Emniyet Müdürü Mehmet Tekinasa’yı ziyaret ederek, maçlarda alınacak güvenlik tedbirleri hakkında görüş alışverişinde bulundu.
Tekinasa, Havza Belediyespor’un yeni yönetimini ağırlamaktan mutluluk duyduğunu dile getirerek, “İlçemizde huzurlu ve olaysız bir spor atmosferinin devamı için polis teşkilatı olarak tüm müsabakalarda gerekli tedbirleri alıyoruz. Temiz futbol, centilmence rekabet ve küfürsüz tribünler için iletişim içinde çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Havza Belediyespor yönetimiyle iş birliğimizin güçlenerek devam edeceğine inanıyorum.” ifadelerini kullandı.
Sözen de emniyet güçlerinin spor müsabakalarındaki katkısına değinerek, “Maçlarda asayiş ve güvenliğin sağlanmasında İlçe Emniyet Müdürlüğümüz ekiplerinin büyük emeği var. Spora ve spor güvenliğine katkı sunan emniyet güçlerimize teşekkür ederiz. İlgi ve desteklerinden ötürü Emniyet Müdürümüz Tekinasa’ya teşekkür ederiz.” dedi.
Ziyaret sonunda Sözen ve yönetim kurulu üyesi Çağlar Soğancı, Tekinasa’ya ilçenin simgesi olan semaver ile Havza Belediyespor forması hediye etti.
Ziyarette komiser Taha Kayalarlı, Havza Belediyespor yönetim kurulu üyelerinden Murat Alp ve Şükrü Değirmenci de bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kulüpten yapılan açıklamaya göre, Ertuğrul Doğan, Ulusoy, Erdem ve Özyazıcı’nın mezarlarını ziyaret etti, çiçek bıraktı.
Doğan’a ziyaretleri sırasında Asbaşkan Zeyyat Kafkas ve bazı yönetim kurulu üyeleri eşlik etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KENDİLERİNE EDİLEN KÜFÜRLERİ GELİR KAPISI YAPMIŞLAR
Sports Digitale’den Yağız Sabuncuoğlu’nun haberine göre; Arda Kardeşler ve Zorbay Küçük, kendileri hakkında küfürlü paylaşımlarda bulunan sosyal medya kullanıcılarını dava ederek bunu bir gelir kapısı haline getirdiler.
“5-6 YIL ÖNCESİNE KADAR DAVA AÇIYORLAR”
Bu gelişmenin iki savcı tarafından da doğrulandığı belirtilen haberde iki hakemin 5-6 yıl öncesine ait paylaşımlar hakkında dahi dava açtıkları ifade edildi. Kendileri hakkında küfürlü paylaşımlarda bulunan kullanıcılar için Arda Kardeşler’in 200 civarında, Zorbay Küçük’ün ise 150 civarında dava açtığı belirtildi.

“UZLAŞMAK İÇİN 50-100 BİN TL İSTİYORLAR”
Süper Lig hakemleri Arda Kardeşler ve Zorbay Küçük’ün, söz konusu davalarda karşı taraftan uzlaşı bedeli olarak 50 bin TL ile 100 bin TL arasında bir bedel talep ettiği kaydedildi. Bu gelişmenin ardından Türkiye Futbol Federasyonu’nun Kardeşler ve Küçük ile ilgili bir yaptırım yapıp yapmayacağı ise merak konusu.

11 MİLYON TL GELİR İDDİASI
Öte yandan Arda Kardeşler’in Galatasaray-Beşiktaş derbisinin olduğu gün kendisine küfredenleri mahkemeye verme kararı aldığı iddia edilmiş ve Bursa 2. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki bir görüntüde Kardeşler’in derbiyle aynı gün aynı mahkemede sosyal medyadaki hakaretten şikayetçi olduğu dört dosyanın bulunduğu görülmüştü. Arda Kardeşler’in 500 üzerinde hakaret davası açtığı ve bunun sonucunda 11 milyon TL gelir elde edeceği de öne sürülmüştü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye Cimnastik Federasyonu, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, Kocaeli Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu, Kocaeli Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi ile Kocaeli Cimnastik Akademi Spor Kulübü’nün işbirliğiyle Başiskele ilçesindeki Olimpik Cimnastik Tesisleri’nde gerçekleştirilen organizasyona, 17 kulüpten 7-8 yaşındaki 150 sporcu katıldı.
Sporcular, artistik branşında en yüksek puanı almak için performans sergiledi.
İzmit Belediyespor Kulüp Başkanı Yusuf Erenkaya, AA muhabirine, gençleri sporla zararlı alışkanlıklardan uzaklaştırmayı hedeflediklerini belirterek, organizasyonun bu misyon çerçevesinde düzenlendiğini kaydetti.
Gençlerin spora yönlendirilmesinin toplum sağlığı açısından büyük önem taşıdığına işaret eden Erenkaya, bu tarz organizasyonların önümüzdeki yıllarda da devam edeceğini bildirdi.
Kocaeli Cimnastik Akademi Spor Kulübü Başkanı ve İzmit Belediyespor Cimnastik Takımı Başantrenörü Tolga Havuç da turnuvada yer alan çocukların, gelecekte Türk sporunu uluslararası yarışmalarda temsil edeceğini vurguladı.
Bu branştaki çocukların, diğer spor dallarında da başarılı olabileceğini aktaran Havuç, “Son yıllarda ülkemiz cimnastik alanında büyük mesafe katetti. 81 ilde cimnastik alanında eğitimler devam ediyor. Bu eğitimler, çocukların yeteneklerini keşfetmelerine de olanak sağlıyor.” ifadesini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Eski milli futbolcu Tanju Çolak, bir vakıf girişimiyle, BafraÜçpınar, Bafra Örencik, Neyzen Tevfik İlkokulu ve Alaçam Etyemez Alparslan Gül İlk ve Ortaokullarını ziyaret ederek, toplam 500 çocuğa kıyafet desteği ve çeşitli hediyeler verdi. Çolak, okullarda öğrencilerin ilgisiyle karşılandı.
Çolak, çocukları sevindirdiği için duygulandığını belirterek, “Çocuklarımız bizim geleceğimiz. Belki de içlerinden doktorlar, hakimler, gol kralı Tanjular çıkacak. Güzel şehrimiz Samsunumuzun kırsal kesimlerinde bulunan okullardaki çocuklarımıza, atkı, mont, bere, eldiven gibi çeşitli hediyeler takdim ettik. Onları sevindirebildiysek ne mutlu bize. Beni de çok duygulandırdılar. Bana sarılmaları öpmeleri beni çok duygulandırdı” dedi.
Programa ayrıca, Samsun Vali Yardımcısı Vekili Kemal Yıldız ve İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Murat Ağar katıldı. – SAMSUN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Trendyol Süper Lig’in 11. haftasında Kayserispor, sahasında Adana Demirspor ile karşılaşacak. Bu sezon evinde henüz galibiyet alamayan sarı-kırmızılılar, taraftarının desteği ile 3 puana imza atmanın peşinde. Adana Demirspor’la ligde oynadığı 12 maçta 3 mağlubiyet, 2 galibiyet, 7 beraberlik alan Kayseri temsilcisi, rakibine karşı sahasında ise çıktığı 6 maçta 2 galibiyet, 4 beraberlik elde etti. Son 4 mücadelede sahadan beraberlik ile ayrılan sarı-kırmızılı ekip, yarınki müsabakada 3 puanı hanesine yazdırmak istiyor.
İki takım arasında Süper Lig’de oynanan maçlar şöyle:
1973/1974 Adana Demirspor: 1 – Kayserispor: 0
1973/1974 Kayserispor: 2 – Adana Demirspor: 0
1974/1975 Kayserispor: 1 – Adana Demirspor: 0
1974/1975 Adana Demirspor: 0 – Kayserispor: 0
1979/1980 Adana Demirspor: 2 – Kayserispor: 0
1979/1980 Kayserispor: 0 – Adana Demirspor: 0
2021/2022 Kayserispor: 1 – Adana Demirspor: 1
2021/2022 Adana Demirspor: 1 – Kayserispor: 1
2022/2023 Kayserispor: 2 – Adana Demirspor: 2
2022/2023 Adana Demirspor: 5 – Kayserispor: 3
2023/2024 Kayserispor: 1 – Adana Demirspor: 1
2023/2024 Adana Demirspor: 0 – Kayserispor: 0 – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Göz alıcı küpelerden oversized şallara, kalın kemerlerden ilginç düğmelere kadar her parça, kıyafetlerinizi tamamlayarak şıklığınızı artırma potansiyeline sahip. Bu sezon, kişisel tarzınızı vurgularken, aynı zamanda rahatlık ve sıcaklık sağlayabilirsiniz.

Kalın kemerler
Bel vurgusu yaparak görünümünüzü daha da şekillendiren bu aksesuarlar, her türlü kıyafeti dönüştürme gücüne sahip. Hem klasik elbiseleri hem de oversized üstleri tamamlayarak stilinize güçlü bir dokunuş katabilirler. Farklı materyal ve renk seçenekleriyle karşımıza çıkan kalın kemerler, hem şıklığı hem de konforu bir arada sunarak kış gardırobunuzun vazgeçilmez parçalarından biri haline geliyor.

Oversized şallar
Oversized şallar, 2024 sonbahar/kış sezonunun en göz alıcı aksesuarlarından biri olarak öne çıkıyor. Hem sıcak tutma özelliği hem de çok yönlülüğü sayesinde, bu büyük şallar farklı stillerle kolayca kombinlenebiliyor. Renkli ve desenli seçenekler, klasik bir görünümü canlandırırken, sade renkler ise minimalist bir şıklık sunuyor.

İlginç ve büyük düğmeler
Büyük ve dikkat çekici düğme tasarımları, ceketlerden elbiselere kadar her parçayı anında şık hale getirirken, kemer görünümlü düğmeler bel vurgusu yaparak silüeti zenginleştiriyor. Bu detaylar, hem vintage bir hava yaratıyor hem de modern kombinlere enerji katıyor.

Dikkat çekici küpeler
Asimetrik tasarımlar, büyük hacimler ve özgün formlar, her kombinasyonu anında canlandırma gücüne sahip. Renkli taşlar, metal detaylar ve farklı materyallerle zenginleştirilen bu küpeler, hem günlük hem de özel davetlerde şıklığınızı ön plana çıkarıyor. Kıyafetlerinizi tamamlayan bu özgün parçalar, kişisel tarzınızı yansıtırken, aynı zamanda modanın eğlenceli yönünü de keşfetmenizi sağlayabilir.

Beyaz çizmeler
arklı stillerle kombinlenebilen bu çizmeler, hem şıklığı hem de modernliği bir araya getiriyor. Özellikle minimalist tasarımları ve keskin hatlarıyla, kıyafetlerinizi anında güncelleyerek çarpıcı bir görünüm sağlıyor. Kot pantolonlardan elbiselere kadar her tarzla uyum sağlayan beyaz çizmeler, kış gardırobunuzda olmazsa olmaz bir parça haline geliyor. Hem rahat hem de stil sahibi olmak isteyenler için ideal bir seçim.

Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sındırgı Belediyesi, Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü bünyesinde 29 gönüllü korist ve bir orkestra şefi ile iki ay boyunca konser için hazırlandı. Akpınar Yaşam Merkezi’nde düzenlenen konserde Balıkesir Büyükşehir Belediye Orkestrası eşliğinde koro tarafından farklı yörelerden on beş Türk Halk Müziği eseri seslendirildi.
Konserde SamsunÇarşamba yöresine ait “Çarşambayı Sel Aldı” türküsünü Sındırgı Belediye Başkanı Serkan Sak, koro şefi Adem Soyak ile birlikte seslendirdi. Atatürk’ün “Sanatsız kalan bir milletin, hayat damarlarından biri kopmuş demektir.” sözünü vurgulayan Başkan Sak, konuşmasında “Sındırgı’yı sanatla, kültürle buluşturacağız. Sosyal ve kültürel etkinliklerle gençlerimizin ufkunu açacağız. Mustafa Kemal Atatürk’ün izinde bu şiarla ilerliyoruz. Halkımızın ruhunu sanatla ve kültürel etkinliklerle besleyeceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle başta ulu önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm Kuva – yı Milliye kahramanlarımızı, Makbule Efe’leri, İbrahim Ethem Akıncıları Halil Efe’leri ve sayamadığım nicelerini, aziz şehitlerimizi ve ebediyete intikal eden gazilerimizi, hayatta olan gazilerimizi saygı, rahmetle ve şükranla anıyorum. Cumhuriyetimizin 101. Yılı kutlu olsun. Yaşasın Cumhuriyet! Yaşasın Mustafa Kemal Atatürk” dedi.
İlçe Kaymakamı Didem Dinç Özay “Cumhuriyetimizin 101. Yıl dönümünü iki gün boyunca coşkuyla, sevinçle, birlik ve beraberlik içerisinde birbirinden güzel programlar ile kutladık. Nice 101. Yıllara. Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun” dedi.
Programa İlçe Kaymakamı Didem Dinç Özay, Belediye başkan yardımcıları, meclis üyeleri ve yüzlerce dinleyici katıldı. – BALIKESİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>

NATALIE PORTMAN KIZ KULESİ’Nİ GEZDİ
43 yaşındaki dünyaca ünlü aktris, İstanbul’a ayak basar basmaz Kız Kulesi’ne gitti. Portman hayranlarıyla da fotoğraf çekildi. Oscar’lı oyuncunun İstanbul’a neden geldiği ise henüz bilinmiyor.
NATALIE PORTMAN KİMDİR?
Luc Besson imzalı “Sevginin Gücü” ( Leon: The Professional) filmiyle, 13 yaşında sinema dünyasına adım atan Natalie Portman, filmde; ailesinin ölümünden sonra bir tetikçinin yanına aldığı bir genç kız olan ‘Mathilda’ya hayat vermişti. “Leon: The Professional” filminden sonra dünya çapında tanınan Portman, Siyah Kuğu filmiyle En İyi Kadın Oyuncu Oscar’ını kazandı.

Kendisini aldattığı iddia edilen eşi Benjamin Millepied ile boşandı. Ünlü çift, 2009 yılında Siyah Kuğu (Black Swan) filminin çekimlerinde tanışmıştı. Millepied ve Portman 2010 yılında nişanlanmış ve 2012’de evlenmişti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
RONALDO PENALTI KAÇIRDI, AL NASSR ELENDİ
Konuk ekibe galibiyeti getiren golü 71. dakikada Al-Ahmad kaydetti. Al-Nassr’da Cristiano Ronaldo, 90+6. dakikada penaltı kaçırdı. Bu sonun ardından Ronaldolu Al-Nassr, kupaya veda eden takım oldu.
12 MAÇTA 9 GOL ATTI
15 milyon euro piyasa değerine sahip olan Ronaldo, bu sezon Al Nassr formasıyla 12 kez sahaya çıktı. Yıldız isim, bu maçlarda 9 gol ve 3 asistle mücadele etmeyi başardı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“NE ATATÜRKÇÜLÜĞÜMÜZ KALDI NE VATANSEVERLİĞİMİZ”
Fotoğrafın sosyal medyada paylaşılmasının ardından Dikeç eleştiri oklarının hedefi oldu. Kendisine yönelik eleştirilere X hesabında yanıt veren Dikeç ise şunları kaydetti; “29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeniyle katıldığım Cumhurbaşkanlığı resepsiyonunda pek çok kişi ile fotoğraf çektirdim. Tahmin ettiğiniz gibi çoğu ilk defa karşılaştığım kişiler . Bildiğiniz üzere sosyal medyayı fazla kullanmayan birisiyim.

Yakın dostlarımın arayıp haber vermesi ile tanımadığım bir kişi ile çekilen bir fotoğraftan dolayı ne Atatürkçülüğümüz kalmış , ne vatanseverliğimiz… Yusuf Dikeç, 51 yaşında olmasına rağmen haftanın altı günü ülkesine madalya kazandırmak , Bayrağımızı uluslararası arenalarda dalgalandırabilmek için savaşan bir sporcudur. Aynı zamanda emekli bir Türk askeridir.
“ATATÜRK’E OLAN SEVGİ ANLAYIŞIMI HİÇBİR ŞEY DEĞİŞTİREMEZ”
Müsabaka dönemlerinde sosyal medyayı ve telefonu iyi bir sonuç almak adına bir kenara bırakıyoruz. Dolayısı ile bahsi geçen şahsı tanımamaktayım. Benim Vatan sevgisi anlayışım; Vatana hizmetle ölçülür. Çünkü Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi vatanını en çok seven, görevini en iyi yapandır. Benim vatanıma ve Atatürk’e olan sevgi anlayışımı hiçbir şey değiştiremez. Saygılarımla, Yusuf DİKEÇ”

Erdem AksoyHaberler.com – Spor
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>PAYLAŞIMI BÜYÜK TEPKİ ÇEKTİ
Karşılaşmanın ardından Galatasaray’ı takip eden spor muhabiri Emre Kaplan kişisel X hesabından bir paylaşım yaptı. Kaplan paylaşımında “Geçmiş olsun Hasan Arat, geçmiş olsun Hüseyin Yücel. Acil şifalar dilerim” ifadelerini kullandı. Söz konusu bu paylaşım, siyah-beyazlılar tarafından tepki gördü.

MUHABİRİN BURNUNU KIRDILAR
Beşiktaş kafilesinden Hasan Arat’ın şoförü olarak bilinen Sezgin Gülnar, bu paylaşım nedeniyle Emre Kaplan ile konuşmaya gitti. İkili arasında çıkan arbede sonucunda Kaplan’ın burnu kırıldı ve hastaneye kaldırıldı. Emre Kaplan ambulansla hastaneye kaldırılırken şüpheli Sezgin Gülnar polis tarafından gözaltına alındı.

Gülnar, hakkında süresiz olarak seyirden men tedbiri uygulanarak, 6222 SKM madde 17 kapsamında adli işlem başlatıldı. Şüpheli S.G bugün adliyeye sevk edilecek.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>75 MİLYON DOLARA DEVREDİLDİ
Galatasaray eski başkanı Ünal Aysal’ın sahibi olduğu otel bankalara olan borcunu ödemekte zorlanıyordu. Otel tüm borçları ile birlikte Beşiktaş eski Başkanı Serdar Bilgili‘nin yönetimindeki grup tarafından 75 milyon dolara devralındı.

Ünal Aysal’ın Unit Group bünyesindeki Les Ottomans Hotel’in tüm borçları, Serdar Bilgili yönetimindeki BLG Capital tarafından 75 milyon dolara devralındı.
Kuruçeşme’de, Boğaz’ın gözde noktalarından birinde bulunan 4 bin 527 metrekarelik Les Ottomans Hotel, 55 milyon dolarlık restorasyon sonrası 2006 yılında otel olarak hizmete açılmıştı.

9 YALIDAN BİRİ
Les Ottomans Hotel olarak faaliyet yürütülen yer esasında bir yalı. 18. Yüzyılın ilk yarısında Sadrazam Muhsinzade Mehmed Paşa tarafından yaptırılan yalı Muhsinzade Yalısı olarak da biliniyor. Anılan yalı, Kuruçeşme Beşiktaş sahilde bulunan 9 Boğaziçi yalısından biri konumunda.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Koyuncu, “Bu ani nörolojik durumlarda, genellikle bilinç kaybı, konuşma bozukluğu, yutma bozukluğu, ağızda kayma, vücudun sağ veya sol tarafında güçsüzlük gibi ani gelişen sorunlar ortaya çıkabilir. Maalesef dünyada ve ülkemizdeki inme sıklığı, alınan çeşitli önlemlere karşı halen azaltılamamış olmakla birlikte dünyada her yıl yaklaşık 15 milyon kişinin inme geçirdiğini, ülkemizde ise bu sayının 125 bin civarında olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla her gün ülkemizde yaklaşık 350 civarında vatandaşımızın inme geçirdiğini burada belirtmek isterim” diye konuştu.
“RİSK FAKTÖRÜ TÜTÜN KULLANIMI VE YÜKSEK TANSİYON”
İnmenin önlenebilir bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Koyuncu, “İnmedeki en önemli risk faktörleri tütün kullanımı ve yüksek tansiyon yani hipertansiyondur. Dolayısıyla tütün kullanımının azaltılması ve hipertansiyonla mücadele inme riskini azaltacak en önemli önlemler arasındadır. Bunun yanında sağlıklı bir yaşam tarzı, sağlıklı bir beslenme, kan şekeri yüksekliğiniz varsa diyabetin tedavisi, kan şekerinin regüle edilmesi, fiziksel olarak aktif kalma ve düzenli uyku gibi önlemlerle, yaşam tarzı modifikasyonlarıyla inme sıklığının önemli bir kısmının azaltılabileceğini vatandaşlarımızın bilmesinde fayda var diye düşünüyorum. İnmede erken tanı ve tedavinin özellikle damar tıkanıklığına bağlı inmede hem sağ kalımı artırdığını biliyoruz hem de engelliliğin derecesinin azaltıldığını biliyoruz. Bunun için belirtileri olan hastaların veya hasta yakınlarının bu durumlarda hemen 112’yi aramaları ve hastaların mümkünse inme ünitesi veya inme servisi olan hastanelere hızlıca nakledilmeleri gerekmekte. Çünkü biliniyor ki ilk 4-5 saatte yapılan müdahaleler inmede sağ kalımı artırıyor ve daha az bağımlı hale gelmelerini sağlıyor. Bu anlamda erken tanı ve erken müdahale inmede çok önemli” dedi.
“ROBOTİK REHABİLİTASYON SİSTEMLERİ KULLANIYORUZ”
Prof. Dr. Koyuncu, inme hastalığının tedavisinin bir rehabilitasyon ve ekip işi olduğunu kaydederek, “Rehabilitasyon ekibiyle birlikte çeşitli teknolojilerden ve güncel teknolojilerden faydalanabiliyoruz. Ülkemizde de bu teknolojik imkanlara ulaşma şansımız yüksek. Bu anlamda biz de hastanemizde de bu robotik rehabilitasyon sistemlerini kullanıyoruz. Robotik rehabilitasyon sistemi kişinin vücut ağırlığını kısmen destekleyen bir yürüme bandı ve sanal gerçeklikten oluşan bir cihaz sistemi. Bu sistemle birlikte kişiye hem yürüme eğitimini verip hem denge koordinasyonunu sağlayıp hem de bilgisayar fonksiyonlarını geliştirmeyi amaçlıyoruz. Bu ve buna benzer nitelikte olan cihazların yardımıyla da biz inmeli hastalarımızın hem rehabilitasyon tedavisine uyumlarını artırmaya hem de tedavide daha başarılı olmaya çalışıyoruz. Sistemler farklı olabilir; kimi cihaz kişinin vücut ağırlığını daha fazla destekler, kimi kısmen destekler. Dolayısıyla hastaya göre bu rehabilitasyon teknolojilerini hem yürüme amacıyla hem de el ve kol rehabilitasyonu amacıyla kullanabiliyoruz” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İlaçların usulü ve tekniğine uygun olarak kullanılmazsa beklenen etkiyi göstermeyeceğini vurgulayan Özlü, “Astım ve KOAH hastalarının tedavisinde inhaler ilaç dediğimiz nefes yoluyla alınan ilaçları biz çok sıklıkla kullanıyoruz. Bu ilaçlar ağızdan alınan hap gibi ilaçlara göre çok daha güvenli, çok daha etkili ve daha düşük miktarlarda dozla tedavi imkanı veriyor. Dolayısıyla bu ilaçlar gerçekten astım ve KOAH tedavisinde vazgeçilmez, yeri doldurulmaz ilaçlar. Ama ne var ki bu ilaçların kullanımı özel bir beceri ve koordinasyon gerektiriyor. Maalesef hastalarımızın birçoğu bu koordinasyonu sağlamakta güçlük çekiyorlar. İşin garip tarafı eğer bu ilaçlar usulüne ve tekniğine uygun olarak kullanılmazsa da beklenen etkiyi göstermeyebiliyor. Hastalar bazen ‘İlaçları kullanıyorum bana bir faydası olmuyor’ diyor. Aslında teknik olarak yeterli, efektif kullanamadığı için fayda görmüyor olabilir. O açıdan hastalarımıza bu ilaçların doğru kullanımını gösteriyoruz. Hasta kontrole geldiğinde de onun bu ilaçları nasıl kullandığını kendisine yaptırarak gözlüyoruz. Bu şekilde hatalar varsa ona geri bildirimde bulunup bu doğru kullanma tekniğini geliştirmeye çalışıyoruz” dedi.
“HASTA EĞİTİMİ ÇOK ÖNEMLİ”
İlaçların doğru kullanımına dikkati çeken Prof. Dr. Özlü, “Doğru ilaçları yazmak önemli, doğru tanı koymak ve doğru tedaviyi reçete etmek çok önemli. Ama reçete ettiğimiz ilaçların doğru kullanılması, etkin şekilde kullanılması da tedavi sonucunu son derece etkileyen bir şey. Maalesef burada büyük sorunlar yaşanabiliyor. Bu ilaçlar çok farklı formlarda olabiliyor; bunların hepsinin kullanımı birbirinden farklı. Bazen bu hastalar birkaç farklı ilacı da beraber kullanabiliyorlar. Yani aynı hastaya farklı türden bir iki ilaç reçete edilmiş olabiliyor. Dolayısıyla birinde yavaş, uzun süreli nefes alması gerekiyor. Birinde hızlı, ani nefes alması gerekiyor. Bunları hastanın bilmesi, ayırt etmesi lazım. Burada zorluklar yaşanabiliyor. O açıdan bu inhaler ilaçların çok önemli olduğunu, ama doğru kullanılması gerektiğini, doğru kullanıldığı takdirde etkin olduğunu tekrar vurgulamak isterim. Burada hasta eğitiminin gerçekten çok önemli bir rolü var” diye konuştu.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Laçin, gargaraların doğru kullanıldığında ciddi ve etkili sonuçlar verdiğine dikkati çekerek, 2023 yılında yayınlanan bir çalışmanın bazı gargaraların uzun süreli kullanımının olumsuz etkilerini ortaya koyduğunu, aslında bundan önce de benzer sonuçlar gösteren çalışmaların olduğunu belirtti.
“AĞIZ GARGARALARI DOKTOR KONTROLÜ DIŞINDA DÜZENLİ KULLANILMAMALI”
Dr. Laçin, bazı gargaraların uzun yıllar düzenli kullanılması durumunda hipertansiyon üzerinde olumsuz etkileri olabildiğini, özellikle 40-60 yaş arasındaki bireylerde bu etkilerin daha belirgin hale geldiğini vurgulayarak, “Basit ya da başlangıç seviyesinde bir tansiyon durumu varsa buna ‘non-dipper tansiyon’ diyorlar. Yani düşük seviyeli bir hipertansiyon. Bu gargaraların düzenli kullanımıyla bu düşük seviyeli hipertansiyonun yükseldiği görülüyor” diye konuştu.
REKLAM
Gargaraların düzenli kullanımının ağızdaki bazı bakterilerin azalmasına neden olduğunu, bunların nitrik oksit adı verilen bir bileşiği salgıladığını anlatan Laçin, bunun tansiyonu düzenlediğini söyledi.
Dr. Laçin, “Bu bakteriler nitrik oksit salgılar ve bu bileşik kana karışarak damarların genişlemesini sağlar, tansiyonu düzenler. Ancak bu bakteriler ciddi oranda azaldığında, nitrik oksit miktarı da düşer ve bu durum hipertansiyonun yükselmesine yol açar” bilgisini verdi.
Bu yüzden ağız gargaralarının doktor kontrolü dışında düzenli kullanılmaması gerektiğinin altını çizen Laçin, ağız bakımının kalp sağlığı üzerinde de önemli etkilerinin olduğunu bildirdi.
AĞIZ BAKIMININ YAPILMAMASI KALBİ ETKİLİYOR
Kalp hastalarında ağız bakımının aksatılmasının bakterilerin kan yoluyla kalpte birikmesine yol açabileceğine işaret eden Laçin, “Özellikle diş eti kanaması olan bireylerde ya da kalp hastalığı olanlarda ağız bakımı aksadığında bakterilerin kan yoluyla kalpte birikinti yaptığı, ‘aterom plağı’ dediğimiz kalbe giden damarlarda bazı plak birikintilerine neden olduğu ve bu plakların içinde ağız bakterilerinin de yer aldığı biliniyor” dedi.
Dr. Laçin, ağız bakımının sadece diş fırçalamayla sınırlı kalmaması gerektiğini, bununla birlikte arayüz bakımı için diş ipi, arayüz fırçası ile ağız duşu gibi yardımcı ürünlerin kullanılması gerektiğini bildirdi.
Bu konuda önerilerini sıralayan Laçin, “Doğru teknik ve doğru fırça seçimiyle diş fırçalama, arayüz temizliği ve yüzeylerin mekanik olarak temizlenmesi ağız sağlığını koruma açısından yüksek oranda etkili” değerlendirmesinde bulundu.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bu semptomların görülmesi halinde zaman kaybedilmemesi gerektiğine dikkat çeken Asil, “İnme, ülkemizde ve dünyada önemli bir ölüm ve sakatlık nedeni.” açıklamasını yaptı.
İnmenin yaş, cinsiyet, genetik ve ırk gibi faktörlere bağlı olarak gelişebileceğini ifade eden Asil, özellikle 55 yaş üzeri kişilerde inme riskinin daha yüksek olduğunu, ancak erkeklerde genç yaşlarda da görülebileceğini kaydetti.
Diyabet, hipertansiyon, obezite, yüksek kolesterol ve kalp hastalarının inme açısından riskli grupta olduğunu vurgulayan Asil, “Erken müdahale, felcin kalıcı hasar bırakmasını önleyebilir.” değerlendirmesini yaptı.
Son 20 yılda inme tedavisinde önemli ilerlemeler kaydedildiğini belirten Asil, şunları kaydetti:
“Damar tıkanıklığına bağlı iskemik inme, erken dönemde tedavi edilebilen bir hastalık haline geldi. Beyinde tıkanan damarlar ilaçlar ve anjiyografik yöntemlerle açılabiliyor, böylece hastanın şikayetleri kısmen ya da tamamen düzelebiliyor. Tedavide en kritik unsur zamanında müdahale.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bu belirtileri gözden kaçırmayın!
Erken tanı diyabetin gözlerde, böbreklerde, sinirlerde ve kalpte yol açabileceği hasarlara karşı önlem alınmasını sağlar. Eğer aşırı susama, sık idrara çıkma, sürekli yorgunluk, bulanık görme ve kilo kaybı varsa mutlaka doktora görünmelisiniz. Ağız kuruluğu, ciltte kaşıntı ve kuruluk, ellerde ve ayaklarda karıncalanma da diyabete işaret edebilir.
Ansızın uyku bastırması, canınızın sık sık tatlı çekmesi de henüz diyabet hastası olmasanız bile sizde büyük ihtimalle insülin direnci sorunu olduğunu gösterir. Bu nedenle mutlaka doktora danışmak gerekir.
Sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazanın!
Karbonhidrat, yağ ve protein dengesini sağlayan sağlıklı bir beslenme planı, öğün saatlerinin düzenli olması kan şekerinin ani yükselip düşmesini engeller. Haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta egzersiz yapmak (örneğin; gün aşırı 35-40 dk tempolu yürümek), stresi yönetmek, düzenli uyku kan şekerini kontrol altında tutmak için son derece önemlidir. Alkol ve sigaradan kaçınmak gerekir. Alkol yüksek kalori içerir ve tedavinizi aksatmasanız bile kan şekerinizin kontrolünü bozarak komplikasyonları hızlandırabilir. Kalp krizi, bacak atardamarlarında tıkanıklık ve beyin damar tıkanıklığı sonucu ortaya çıkan felç durumu sigara içen diyabet hastalarında daha sık ve daha şiddetli şekilde görülür.
Çok sık yapılan bu hatalardan kaçının!
Diyabet hastalarının bazı hatalara çok sık düştüğünü, bunun da hastalığın kontrolsüz şekilde ilerlemesine yol açtığını belirten Prof. Dr. İsmet Tamer “Örneğin; öğün atlayarak kilo vermeye çalışmak kan şekeri dengesini bozup diyabet yönetimini zorlaştırır. Hastaların kendilerini iyi hissettiklerinde, tatlı yemediklerinde ya da kan şekeri normal çıktığında ilaçları almayı ihmal etmesi de tedavide ciddi zorluklara yol açabilir. Sağlıklı beslenme alışkanlıklarına uymamak, fazla karbonhidrat tüketimi, sigara ve alkol kullanımı ile yeterli fiziksel aktivitenin yapılmaması da sık görülen yanlışlar arasındadır” diyor.
Tedavinizi aksatmayın!
Düzenli bir tedavi süreci, hastalığın ilerlemesini ve diyabete bağlı komplikasyonların ortaya çıkmasını önler. Tedavi aksatılırsa kan şekeri seviyeleri kontrolsüz şekilde yükselebilir. Bu da kalp-damar hastalıkları, böbrek yetmezliği, görme kaybı, sinir hasarı ve şeker koması gibi yaşamsal sorunlara yol açabilir. Bu nedenle tedavinin sürekliliği ve disiplinli olunması hayati önem taşır.
Sadece ilaca güvenmeyin!
Fonksiyonel Tıp çalışmaları yürüten Prof. Dr. İsmet Tamer, diyabet tedavisinde sadece ilaç kullanımının yeterli olmadığını, bütüncül bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğini belirterek “Bütüncül yaklaşım; sağlıklı yaşam tarzı değişikliklerini, beslenme düzenini, fiziksel aktiviteyi ve düzenli doktor kontrollerini kapsar. Psikolojik desteğin de diyabet tedavisinde önemi büyüktür. Diyabet hastaları genellikle uzun süreli bir tedavi süreci ile karşı karşıya oldukları için stres ve depresyon riskleri yüksektir. Hastaların tedavi sürecine katılımı ve motivasyonu, bu sürecin başarısında kilit rol oynar. Gerekli hallerde psikolojik destek alınması da bütüncül tedavinin önemli bir parçasıdır.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“YAŞLI BAKIMI AİLE İÇİ ÇATIŞMAYI ARTIRIYOR”
Bakım probleminin aile içi çatışmaları artırabileceğini söyleyen Prof. Dr. Tufan, “Bakım problemi ülkemizde aile içerisinde büyük sorunları da beraberinde getiriyor. Bizim güçlü aile yapımız şu an buna dirayetli. Ama uzun vadede zedelenebileceğini de göze almak gerekiyor. Gerontologların ortaya koydukları çözüm önerilerine iyi bakmak lazım. Geriatri ve diğer disiplinlerle birlikte bu sorunu ülkemiz için en uygun koşullarda çözebilecek sistemi yaratabiliriz. Ülkemizde bir bakım problemi olduğunu, demans, onun bir türü olan Alzheimer hastalarının sorunlarının ailenin üzerinde bir yük olduğunu, devletimizin, özel sektörün ve yerel yönetimlerin kurumsal kapasitelerinin yeterli olmadığını, kalifiye personel açığımızın çok yüksek olduğunu tartışmaya açmalıyız” dedi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Aşağıda okuyacağınız cümleler hastalığa yakalanan kadınlara ait. Bu kadınların bazıları kanser olduğunu tesadüfen fark etmiş bazıları konuyla ilgili hiçbir bilgiye sahip değil bazıları çok genç bazıları ise belirtileri ihmal ettiği için tehlikeye kendi eliyle davetiye çıkartmış. Amaç bu ihmalkârlığı ortadan kaldırmak ve hastalıkla ilgili farkındalık yaratıp bu cümleleri duymamak.
İşte onlardan bazıları:
REKLAM
“Kızımı emzirirken nohut büyüklüğünde bir kitle fark ettim.”
“Bir terslik olduğunu kedim göğsüme atlayıp mememdeki şişlik iltihaplanınca anladım.”
“Teşhis konduğunda 26 yaşındaydım. Ne yapacağımı nereye gideceğimi bilemedim. Aile geçmişimizde olmadığı için konuyla ilgili hiçbir bilgim yoktu.”
“Ağrıdan duramıyordum. Anneannemde fibrokist varmış ve emzirince geçmiş. Annem abarttığımı düşünerek ‘Bir doğum yap, emzirince geçecek!’ diyordu ama geçmediği gibi mememin üstünde su kabarcığına benzeyen ufak yaralar açılmaya başladı.”
“ilk fark ettiğimde nohut tanesi kadardı. Bir buçuk yıl ihmal edince ceviz büyüklüğüne ulaştı.”

“Kanser Savaşçıları” tam da bu cümleleri duymayalım diye kurulmuş. Onlar kanser hastalığının tanı ve tedavi sürecinde ihtiyaç duyulabilecek her türlü bilgiyi doğru ve bilimsel kaynaklardan araştıran, öğrenen ve paylaşan bir sivil inisiyatif. 2011 yılından beri hedefleri, tanı alan kişilerin ve onların yakınlarının hastalıkla karşılaşma anlarından, tedavi ve sonrasındaki sürece kadar olan tüm ihtiyaçlarına çözüm üretmek. Kurumsal kimliklerini 2015 yılında bir dernek haline gelerek kazanmışlar. Gönüllülük esası güden dernekte, konusunda uzman bilim insanları, bilgi ve deneyimlerini hasta ve hasta yakınlarına aktarıyor. Tanı ve tedavi sürecini yaşamış veya yaşıyor olan savaşçılar bu inisiyatif sayesinde birbirleriyle deneyimlerini paylaşıyor. Derneğin en önemli misyonlarından biri de bu zorlu yolu tamamlayanların yeni başlayanlara rehberlik etmesi. Kanser savaşçıları eğitim, farkındalık ve psikolojik destek konusundaki projeleriyle hastalıkla ilgili farkındalığı artırmayı hedefliyor.
REKLAM
Haberimizin konusu derneğin üçlü negatif meme kanseri tanısı alan bireylerin tanı ve tedavi sürecinde yaşadığı sorunları ve ihtiyaçları belirleyerek çözüm üretebilmek adına gerçekleştikleri bilimsel bir araştırma.
Prof. Dr. Gürkan Sert
Araştırmanın yürütücüsü Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gürkan Sert. Kanser Savaşçıları Derneği Başkanı Belma Kurdoğlu Akgün, bu araştırmayla “Üçlü negatif meme kanseri” tanısı alan kişi ve yakınlarının kanserle tanışma anından itibaren tedavi ve sonrasındaki süreçlerinde karşılaşabilecekleri ihtiyaçlarına çözüm üretme amacında olduklarını söylüyor.
Akgün açıklamasında “Kanser Savaşçıları Derneği olarak, eğitim, farkındalık ve psikolojik destek konusunda çeşitli projelere imza atıyoruz. ‘Üçlü Negatif Meme Kanserinde Hasta Yolculuğu’ araştırması da bunun bir parçası. Bu kanser tipi tanısı almış kanser hastalarıyla yapılan görüşmelerle gerçekleştirilen araştırmanın, hasta olsun ya da olmasın toplumda farkındalık yaratacağına inanıyoruz” diyor.
PSİKOLOJİK EKONOMİK VE SOSYAL DESTEĞİN ÖNEMİ
Üçlü negatif meme kanseri tanısı alan hastalarla yapılan görüşmelerde, hastalar sağlık durumları hakkında bilgilendiriliyor, tanı alma ve tedaviye erişim süreçleri ile sosyal yaşamları, iş ve aile hayatları ile üreme fonksiyonlarının hastalıktan nasıl etkilendiğine dair veriler elde ediliyor.
Araştırma sürecinde “Üçlü negatif meme kanseri” teşhisi konusunda toplumda yeterli bilinç bulunmadığı, hastaların tanı alma ve tedavi konularında önemli bilgi eksikliklerinin olduğu belirtiliyor. Araştırmada ayrıca hastalık döneminde yaşanacakların öngörülemediği, tanı ve tedavi süreçlerinin hastanın ve ailesinin yaşamında zorluklara neden olduğuna dair bulgular da paylaşılıyor. Uygulanan tedavi ve yenilikçi yaklaşımların kanserle mücadelede önemli bir yer tuttuğunu belirten Prof. Dr. Gürkan Sert, tanıya başvuru, tanı, tedavi ve tedavi sonrası süreçte hasta ve yakınlarının psikolojik, ekonomik ve sosyal yönden desteklenmesinin sunulan tıbbi tedaviler kadar önemli olduğuna dikkat çekiyor.
REKLAM
ARAŞTIRMANIN ÖNEMLİ BULGULARI
*Hastalar tanı almak için başvurularını ellerine kitle gelmesi nedeniyle tesadüfen gerçekleştiriyor.
*Hastaların tanı alma süreleri başvurdukları sağlık kurumuna göre değişkenlik gösteriyor.
*Genç yaş ve ailede kanser öyküsü olmaması tanı alma süresinin uzamasına neden oluyor.
*Hastaların tanı alma sürelerinin uzaması tedavi süreçlerini güçleştiriyor.
*Tedavinin başlamasıyla birlikte hastalar kemoterapi sürecinde güçlük/ağrı, halsizlik, beslenme sorunları ve psikolojik sorunlar yaşayabiliyor.
*Tedavi sürecinde özel hastane ve kamu hastanelerinden hizmet alanların yaşadıkları süreçler de farklılık olabiliyor.
*Maddi zorluklar hasta ve hasta yakınlarını tedavinin her evresinde doğrudan etkiliyor.
*Kanser tedavisinde kullanılan yenilikçi tedavi seçeneklerine erişimde sorunlar yaşanıyor.
*Tanı ve tedavi hakkındaki bilgi ve bilgilendirilme eksiklikleri hastalarda kaygı ve endişeleri artırıyor.
*Hastalığı konusunda doğru bilgiye ulaşamayan veya eksik bilgilendirilen hastalar internetten bilgi edinme yoluna gidiyor.
*Genç yaştaki hastalarda “fertilitenin (doğurganlık) korunması için tanının ardından tedaviye mi başlamalı yoksa doğurganlığı koruyucu yöntemlere mi öncelik verilmeli” sorusuyla ilgili hızlı karar verme zorunluluğu bulunuyor.
Prof. Dr. Özlem SönmezDAHA ÇOK GENÇ KADINLARDA GÖRÜLÜYOR
Üçlü negatif meme kanseri farkındalığının önemine dikkat çeken İç Hastalıkları ve Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Sönmez, “Üçlü negatif meme kanseri (TNBC) alt tipi, küresel ölçekte tüm meme kanseri vakalarının yaklaşık yüzde 10-15’ini oluşturur. Türkiye’de farklı yıllarda yayınlanan veriler meme kanseri alt tipleri içerisinde TNBC görülme oranının benzer olduğunu gösteriyor. TNBC, hastalık seyri ve tedavi yanıtı açısından diğer meme kanseri tiplerinden farklılıklar gösteriyor. Genellikle genç olan hastaların önemli kısmını ailede kanser öyküsü olan kadınlar oluşturuyor. Hastalığın genç yaştaki kadınlarda geç evrede teşhis edilmesi ve agresif seyirle ilerlemesi nedeniyle, hastaların yenilikçi tedavi seçeneklerine hızlı erişimi çok önemli görülüyor. Bu noktada Sağlık Bakanlığı’nın olumlu adımları bulunuyor. Klinik çalışmalar, uygun hastaların yenilikçi tedavi seçeneklerine erişimini mümkün kılarken, bu süreçte hastaların hekimleri tarafından detaylı ve doğru şekilde bilgilendirilmeleri çok önemli” diyor.
TELAFİSİ MÜMKÜN OLMAYAN SONUÇLARDAN UZAK OLMANIN YOLU
Hastaların, konunun uzmanı olmayan kişilerce sunulan tedavi yöntemlerine yönelmelerinin tanı ve tedavi süreçlerinde telafisi mümkün olmayan olumsuz sonuçlara yol açabildiğini vurgulayan Sönmez “Bu hastalığın tedavisi ve takibi için hastaların tıbbi onkoloji uzmanına başvurmaları gerekmektedir. Ülkemizde bu alanda çalışan tıbbi onkoloji uzmanlarının güncel bilgi seviyeleri en üst düzeydedir”diyerek devam ediyor; “Hastanın tedavisi süresince hekimini bilgilendirmesi çok önemlidir. Kanserle mücadele eden hastaların doğru bilgi kaynaklarına erişimlerinin sağlanmasının son derece önemli olduğunu düşünüyorum.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“İNSAN SAĞLIĞINI CİDDİ ŞEKİLDE ETKİLEYEBİLİR”
Gıda katkı maddelerinin, özellikle renklendiriciler, koruyucular, antioksidanlar, tatlandırıcılar ve jelleştiriciler gibi birçok farklı türü olduğunu belirten Diyetisyen Özölmez, bunların yaygın olarak gofret, kek, et ve süt ürünleri gibi paketli gıdalarda bulunduğunu söyledi.
Özölmez, “Bu maddeler, gıdaların raf ömrünü uzatırken, bilinçsiz kullanımda insan sağlığını ciddi şekilde etkileyebilir. Özellikle alerjik reaksiyonlar, metabolik problemler, sindirim sorunları ve bağışıklık sistemi zayıflaması gibi sağlık sorunlarına yol açabilir” diye konuştu.
“RİSK GRUPLARI DAHA DİKKATLİ OLMALI”
Gıda katkı maddelerinin etkileri konusunda risk gruplarını uyaran Özölmez, “Hamileler, emziren anneler, yaşlılar ve kronik hastalığı olan bireyler, katkı maddelerine karşı daha dikkatli olmalıdır. Bu grupların beslenme alışkanlıklarını düzenleyerek, hazır gıdalardan kaçınmaları ve dengeli bir beslenme programı takip etmeleri büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.
DENGELİ VE BİLİNÇLİ BESLENMENİN ÖNEMİ
Beslenme düzeninde, sağlıksız gıdalardan uzak durulması gerektiğini söyleyen Özölmez, “Tek tip beslenme yerine sağlıklı ve dengeli bir beslenme modeli tercih edilmelidir. Bu sayede sağlığımızı koruyabilir ve gıda katkı maddelerinin olumsuz etkilerinden kaçınabiliriz. Katkı maddelerinin beslenme düzeninden tamamen çıkarılması zor. Bu nedenle bilinçli tüketim ve üreticilerin koyduğu miktarların denetlenmesi sağlıklı bir yaşam için kritiktir” dedi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Açıklamada, “Yemen, devam eden insani kriz ve düşük aşılama oranları nedeniyle son 3 yılda bildirilen 273 vakayla, çocuk felci virüsü salgınıyla mücadeleye devam ediyor” ifadelerine yer verildi.
Verilere göre çocuk felcinin Yemen’deki birçok çocuğun hayatını tehdit etmeyi sürdürdüğü belirtilen açıklamada, hastalığın “kalıcı, tedavisi mümkün olmayan felce veya ölüme neden olabileceği bunun da ancak aşılamayla önlenebileceği” uyarısında bulunuldu.
Açıklamada ayrıca “2020 yılına kadar çocuk felcinden arınmış olan Yemen’de, sağlık sisteminin kırılganlığı ve sosyal, siyasi ve güvenlik krizi nedeniyle 2022’de yüzde 58 olan aşılama oranları, 2023’te yüzde 46’ya düştü” ifadesi kullanıldı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“SAĞLIKLI AÇLIK KAVRAMI ÖN PLANA ÇIKMAYA BAŞLADI”
Prof. Dr. Murat Baş, “Aslında ‘aç kalma’ üzerine kurulu beslenme, özellikle son yıllarda artan obezite ve beraberinde artan diyabet ve şeker hastalığı gibi hastalıkların sonucunda çok fazla gündeme gelmeye başladı. Uzun yaşam beklentisinden dolayı hayatımıza bir şekilde girmeye başladı. Aslında açlık, hiçbir şekilde yiyecek ve içecek almadığınızda sağlıklı bir yaklaşım değil. O zaman kas kaybedebilirsiniz ki biz onu asla ve asla istemiyoruz. Bunun karşısında biz ‘sağlıklı açlık’ı öne çıkarıyoruz” dedi.
“AÇLIĞI TAKLİT EDECEK KADAR ENERJİ VE VİTAMİN VERİYORUZ”
Prof. Dr. Baş, “Açlığı taklit eden beslenme programında, aslında ‘sağlıklı açlık’ uygulaması yapılıyor. Sağlıklı açlıkta vücutta fizyolojik faaliyetlerin devam ettiği kadar bir enerji ve mineral takviyesi veriyoruz” diyerek, bu beslenme biçimiyle ilgili merak edilenleri şöyle aktardı:
“‘Açlığı taklit eden beslenme’ 5 gün uygulanan ve tercihen birbirini takip eden 3 ay boyunca 3 periyot şeklinde uygulanması gereken beslenme biçimi. İlk gün bin 100 kalori civarında bir enerji alımı ve fizyolojik ihtiyaçları karşılayacak vitamin, mineral alımı söz konusu. 2,3,4 ve 5’inci günlerde de 800 kalori civarında bir enerji ile beraber o ihtiyacı karşılayacak vitamin minerallerin alınması söz konusu.”
“AÇLIĞI TAKLİT EDEN BESLENME DİYABETİ ÖTELİYOR”
Bu beslenme biçiminin kimler için uygun olduğunu da anlatan Prof. Dr. Murat Baş, “Açlığı taklit eden beslenme tabii ki herkes için uygun değil. Sağlıklı bir metabolizmaya sahip olmak birincil şart. Özellikle, diyabet tanısı almamış ama şeker hastalığına çok yakın olan kişilerde uygulanması çok yararlı etkiler gösterebiliyor ve hastalığı öteleyebiliyor” dedi. Diğer yandan, insülin direnci olanlar ile obeziteyi tedavi etmek için cerrahi bir müdahaleye girmeden önce ve girdikten sonra küre takılma dönemlerinde bu beslenme modelinin uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Murat Baş, şunları vurguladı: “Ama özellikle, tip1 diyabet hastaları yani insüline bağımlı hayatlarını devam ettiren kişiler için uygun değil bu beslenme modeli. 70 yaşın üzerindeki kişiler için de uygun değil. Yeme bozukluğu geçmişi olan ve 18 yaşın altındaki kişilere de önermiyoruz.”
Tıp Fakültesi, Biyoistatistik ve Tıp Bilişimi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Uğur Sezerman da yine son dönemin en yaygın araçlarından biri olan yapay zekayı kullanarak kişiselleştirilmiş tıp alanında geliştirdikleri yeni sistemi anlattı. Prof. Dr. Sezerman’ın ‘Geleceğin Tıbbı: Yapay Zekaya Dayalı Omik Veri Analizi ile Kişiye Özel Sağlık Çözümleri’ başlıklı konuşması ilgiyle takip edildi.
Prof. Dr. Uğur Sezerman geleceğin tıbbı olarak adlandırdıkları ve üzerinde çalıştıkları sistemi şöyle anlattı: “Kişiye özel sağlık çözümleri derken, kişinin vücutta ölçülebilen bütün metriklerini kastediyoruz. Bu, DNA’dan başlayarak sizin genetik yatkınlarınız, RNA’dan başlayarak hangi gen ne kadar ifade ediliyor, bunlar nasıl değişmiş ya da epigenetik değişiklikler dediğimiz değişikler bunlar nasıl değişiyor, tüm bunlar inceleniyor ve analiz ediliyor. Metabolitler, protein seviyeleri, bunların fonksiyonel durumları. Bütün bunları dizileme teknolojileri sayesinde bulabiliyoruz. Bu, hastanın sağlık durumunu tüm detaylarıyla belirlememizi sağlıyor. Ve sonrasında sizin karşılaşabileceğiniz hastalıkları belirterek, bu hastalıklara yakalanmamak adına almanız gereken önlemleri belirliyor ve yaşam şekli ve beslenbme alışkanlıklarınıza dair önerilerde bulunuluyor. Aslında koruyucu sağlığı öne çıkarak, hastalanmamak adına yapılması gerekenler hakkında kişiyi yönlendiren bir sistem bu.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Artan şiddet olayları, toplumsal huzursuzluk ve güvensizlik ortamını derinleştirirken; Psikiyatrist Prof. Dr. Arif Verimli, konunun çözümünün eğitim ve sosyal politikalardaki reformlardan geçtiğini belirtti.
Prof. Dr. Verimli, “Her gün karşılaştığımız kötü haberlerle güven duygusu kaybolur. Herkes gerginleşir. Eski cesaretini ve huzurunu bulamaz. Rahatlıkla dışarı çıkamaz, rahatlıkla gezemez, rahatlıkla çocuklarını topluma sosyalleşmesi için gönderemez” ifadelerini kullandı.
ŞİDDETE KARŞI SIFIR TOLERANS
Yıldırım, “Şiddete herhangi bir kurumda, ailede, toplulukta veya bir devlet kurumunda meşruiyet kazandırdığınız anda önünü alamazsınız. Bugün şiddeti engellemek için önerdiğimiz ceza; idam cezası. Yani bir şiddetle şiddeti cezalandırma talebi. Şiddeti engellemek için önce doğru ve gerçekçi tespitler yapmamız gerekiyor. Tüm dünyada da ülkemizde de şiddeti uygulayanların önemli bir kısmı hasta değil. Bu insanlar suç işliyorlar ve kötüler” diye konuştu.
2024 Eylül ayında erkekler tarafından 34 kadın öldürüldü. 20 kadın şüpheli şekilde ölü bulundu.PLANLI CİNAYETE İYİ HAL, BAŞKALARINI SUÇA YÜREKLENDİRİYOR
Sokak hayvanlarıyla ilgili yasayı tartışırken bile “ölümden” bahsedilmesini eleştiren Yıldırım, “‘Yaşam alanınımızı rahatsız eden birine bunu yapmak doğrudur’ diyorsak, ayrımcı bir dil kullanıyorsak, işte bu, şiddeti meşrulaştıran alanlar açar. Gerekçe bulmayı, cezasızlık kavramında da değiştirmemiz gerekiyor. İyi hal indirimi planlı cinayet işlemiş bir insan için kullanıldığında, başka insana suç işleme özgürlüğü verdiğinizi bilmelisiniz” ifadelerini kullandı.
Toplumdaki şiddeti engellemek için atılması gereken adımlara işaret eden Prof. Dr. Yıldırım, şiddete karşı her yerde sıfır tolerans gösterilmesi gerektiğini söyledi.
ŞİDDET UYGULAYANLARIN ÖNEMLİ BİR KISMI HASTA DEĞİL; KÖTÜ
Prof. Dr. Yıldırım, toplumun, şiddet eylemlerinin nedenlerini hastalıkla ilişkilendirme eğiliminde olduğunu kaydederek, şunları söyledi: “Tüm dünyada ve ülkemizde de şiddet uygulayanların önemli bir kısmı hasta değil. Bu insanlar suç işliyorlar ve kötüler.”
Bu yanlış bakış açısının nelere sebep olduğunu anlatan Yıldırım, “Böylece ruhsal acı yaşayan insanların tedavi olmalarını engelliyorsunuz çünkü insanlar korkuyor. Tedaviye gittiklerinde başkaları tarafından kötü insanmış, zarar verecekmiş, şiddet uygulayacakmış gibi damgalanmalarına yol açıyor” şeklinde konuştu.
Şiddetin azalması için çok önemli bileşenlerin gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Verimli, “Bu insanların çoğunluğu eğitimi yarım bırakmış, meslek edinememiş birtakım suç gruplarıyla temas kurmuş kişilerdir. Burada suçu cezalandırmak söz konusu değil; kişiyi alıp içeri attığınızda ömür boyu gün ışığı görmediğinde neyi çözüyorsunuz? Cezaevinin bir amacı vardır; kişinin hayata tedavi edilmiş olarak geri kazandırılmasıdır. Peki yapabiliyor muyuz? Cevap ortada” dedi.
“TÜRKİYE 20 SENE ÖNCE UYUŞTURUCU TRAFİĞİNİN GEÇİŞ YOLUYDU”
Şiddetin “suç niye oluyor”dan başlayarak önlebileceğini savunan Verimli, “Eğitimsizlikten oluyor, kırsaldan hızlı kentleşmenin getirdiği uyum probleminden, ekonomik güçlükten kaynaklanıyor. Bu gelir gider farkını, işsizlikleri, eğitimsizlikleri çözmeden bu sorunu engelleyemezsiniz” diye konuştu.
Uyuşturucunun şiddet üzerindeki etkilerine değinen Verimli, “Türkiye uyuşturucu trafiğinin geçiş yoluydu. ‘İleride biz pazar olacağız’ diye 20 sene önce söyledim. 20 sene önceden insanlığın uyuşturucuya karşı tutumu belliydi. Araştırıldı, istatistiklerle ortaya konuldu. Ne olduğu da belli. Bu konuda bir şey yapılması gerekirdi. Bugün yeni keşfediliyormuş gibi hareket etmemek lazım. Bunlar yıllarca önce keşfedildi ama herkes kulağını kapattı” ifadelerini kullandı.
HER YIL BİNLERCE KİŞİ AV TÜFEĞİ RUHSATI ALIYOR
Şiddetin yayılmasında bireysel silahlanmanın artışı önemli bir rol oynuyor. Türkiye’de her yıl binlerce yivsiz av tüfeği ruhsatının verilmesini eleştiren Prof. Dr. Yıldırım, “Neden bu kadar çok insanın silaha ihtiyaç duyduğunu sorgulamalıyız. Şiddeti önlemek istiyorsak, şiddetin araçlarını yaygınlaştırmayı durdurmalıyız” ifadelerini kullandı.
ŞİDDETE KARŞI DUYARSIZLAŞIYOR MUYUZ?
Medyanın da şiddetle mücadelede büyük sorumluluk taşıdığını vurgulayan Yıldırım, günümüzde sosyal medya ve haber kanallarının şiddeti sürekli göz önünde tutmasının toplumda şiddete karşı duyarsızlığa yol açtığını dile getirdi.
Yıldırım, “Her gün karşılaştığımız şiddet haberleri, şiddeti neredeyse kabul edilebilir bir olgu hâline getiriyor” dedi.
Toplumsal cinsiyet rolleri gibi kültürel kodların, kadına ve çocuğa yönelik şiddeti normalleştirdiğine dikkat çeken Yıldırım, “Baskıcı dilin ve ayrımcı ifadelerin toplumdaki şiddet eğilimini artırdığı bir gerçek” ifadelerini kullandı. Yıldırım, şiddeti önlemek için toplumun temel değer yargılarını gözden geçirmesi gerektiğini vurguladı.
GÜVENSİZ ORTAMDA YETİŞEN ÇOCUKLARIN BEYİNLERİNDE DEĞİŞİKLİK MEYDANA GELİYOR
Güvensiz bir ortamda yetişen çocukların beyinlerinde değişikliklerin meydana geldiğini ifade eden Yıldırım, “Çocukların DNA’ları etkileniyor. Güvensiz bir ortamdaysa çocuklar bu güvensizliğe karşı farklı bir profile doğru gidiyor. O yüzden kötü bir ortam yaratırsanız bunun nerede karşınıza çıkacağını bilemezsiniz. O yüzden hepimiz için güvenli, barışın olduğu bir ortamda şiddeti çok daha kolay engelleyebiliriz” ifadelerini kullandı.
ŞİDDETİ ÖNLEMEK İÇİN NE YAPILMALI?
Şiddete karşı yapılacaklar hususunda değerlendirmelerde bulunan Yıldırım, “Rasyonel tanımlar yaparsak bu konuda bir adım atılabilir. Öncelikle ceza sistemimizin baştan sona değişmesi ve hakimlerimizin eğitilmesi gerekiyor. İnfaz sistemimizin ve cezasızlık kavramının değişmesi gerekiyor. Şiddet dilinin her yerde azaltılması gerekiyor. Kültürel kodlarımızda şiddeti kabul eden her tür ifadeyi bulup çıkarmamız gerekiyor. Sağlıkta ve eğitimde şiddeti ortadan kaldıralım. ‘Hak etti yaptım’ diyen insanları toplumdan dışlamamaız gerekiyor. Kadının maruz kaldığı şu cinayetleri engelleyelim, sırf boşanmak istediği için şiddete ve toplumdan gördüğü baskıya maruz kalan insanlara karşı bir şey yapalım. Kişilerin cinsel kimliklerinden dolayı ayrımcılığa maruz kaldığı bir ortamda şiddeti engelleyemeyeceğimizi bilelim, o yüzden çuvaldızı öncelikle bu ifadelere batıralım” dedi.
Şiddete karşı yapılacaklar noktasında kararların önyargıyla alındığını aktaran Prof. Dr. Verimli, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kararlar ön yargıyla alınırsa sonu hüsranla biter. Bilimsel yolla alınırsa başarı sağlanır. Herkesin siyasi ideolojisine göre suçladığı bir grup var. Milli Eğitim Bakanlığı, eğitim açısından yatırımlar yapsa, sosyal çalışmacılıkla ilgili bir meslek istihdam edilse ve bunlar sahada çalışsalar. Her kapıyı çalıp içerideki riskli kişileri önceden tespit etseler ve alınması gereken tedbirleri alsalar. Bu konuya bilimsel yaklaşmadan ön kanaatlerle karar vermek ve nutuk atmak sorunları asla çözmez.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Araştırmacılar, 15 yıl boyunca yaklaşık 600 kişiyi değerlendirdi. 15 sene önce yaş ortalaması 40 olan katılımcılara uyku alışkanlıkları hakkında, “Genellikle uykuya dalmakta güçlük çekiyor musunuz? Geceleri birkaç kez uyanır mısınız? Çok erken mi uyanırsınız?” gibi sorular soruldu.
Katılımcılar, 5 yıl sonra, sağlıksız uykunun 6 özelliğini belirlemek için tasarlanmış olan ikinci bir anketi doldurdu. “Kötü uyku kalitesi, gündüz uykulu olma hali, uykuya dalmada zorluk, uykuda kalma zorluğu, sabah erken uyanma ve kısa uyku süresi” sağlıksız uykunun özellikleri arasında yer aldı.
REKLAM
Her katılımcı, kaç kötü uyku alışkanlığına sahip olduklarına göre 3 gruptan birine yerleştirildi. Bu alışkanlıklardan hiç birisine sahip olmayan veya sadece birine sahip olanlar düşük grup, iki veya üçüne sahip olanlar orta grup ile dört ve üzerine sahip olanlar yüksek grup olarak nitelendirildi.
İkinci anketten 10 yıl sonra araştırmacılar, katılımcıların beyin yaşlarını belirlemek için manyetik rezonans görüntüleme (MRI) ve çeşitli cihazları kullandı.
Söz konusu sağlıksız uyku alışkanlıklarının çoğuna sahip olan yüksek gruptaki kişilerin ortalama beyin yaşının, düşük gruptakilerden 2,6 yaş daha ileri olduğu tespit edildi.
Orta grubun ortalama beyin yaşının da düşük gruptaki katılımcılardan 1,6 yaş daha ileri olduğu belirlendi.
Çalışmanın yazarlarından olan California Üniversitesinden Prof. Dr. Kristine Yaffe, yaptığı yazılı açıklamada, “Bulgularımız, tutarlı bir uyku programı sürdürmek, egzersiz yapmak, yatmadan önce kafein ve alkolden kaçınmak ve gevşeme teknikleri kullanmak da dahil olmak üzere, beyin sağlığını korumak için uyku sorunlarını yaşamın erken dönemlerinde ele almanın önemini vurgulamaktadır.” ifadelerini kullandı.
Araştırmacılar, Ulusal Yaşlanma Enstitüsü tarafından finanse edilen çalışmalarının, yetersiz uykunun beyin yaşlanmasını hızlandırdığını kanıtlamadığını, sadece ikisi arasında bir ilişki olduğunu gösterdiğini vurguladı.
Araştırmalara göre, çok fazla veya çok az uyuyanların tip 2 diyabet, kardiyovasküler hastalık, koroner kalp hastalığı ve felç gibi çeşitli hastalıklara yakalanma riski yüksek bulunuyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bağırsak mikrobiyomunun kolon yani kalın bağırsakta yaşayan bakteriler, virüsler, mantarlar ve diğer mikroorganizmalardan oluştuğunu belirten Diyetisyen Gündüz, “Ne yediğiniz, soluduğunuz hava, nerede yaşadığınız ve diğer birçok faktör bağırsak mikrobiyomunun yapısını etkiler. Bazı uzmanlar onu gizli bir organ olarak düşünür çünkü vücudun birçok önemli işlevinde rol oynar. Örneğin bağışıklık sisteminin en iyi şekilde çalışmasına yardımcı olmak, kronik iltihabı azaltmak, bağırsak hücrelerini sağlıklı tutmak ve düzenli bir diyete dahil olmayabilecek bazı temel mikro besinleri sağlamak bu işlevlerin başında gelir” dedi.
REKLAM
Bağırsağın, bağırsak-beyin eksenindeki yollar aracılığıyla beyinle iletişim kurduğuna dikkat çeken Gündüz, bağırsak mikrobiyomundaki değişikliklerin, depresyon ve anksiyete gibi ruh hali ve ruh sağlığı bozukluklarıyla ilişkilendirildiğini ancak, bu değişikliklerin doğrudan bu tür sorunlara neden olup olmadığının açıklığa kavuşturulmadığını ifade etti.
“YETERLİ LİF TÜKETİMİ, KANSER RİSKİNİ AZALTIYOR”
İşlenmiş gıdaların en az seviyeye indirildiği, sağlıklı bir diyetin sağlıklı bir bağırsak mikrobiyomu için anahtar olduğunu belirten Gündüz, lif ve fermente gıdaların burada önemli roller oynayabileceğini dile getirdi.
Lifin ana görevinin, dışkıyı yumuşatarak ve hacim ekleyerek sindirimi daha pürüzsüz hale getirmek ve bağırsaklardan hızla geçmesini sağlamak olduğunu anlatan Diyetisyen Gündüz, “Ancak lifin mikrobiyomunuz ve genel sağlığınız için başka faydaları da vardır. Yüksek lifli bir diyet, vücut ağırlığını kontrol altında tutmaya yardımcı olur ve LDL (kötü) kolesterol seviyelerini düşürür. Araştırmalar, yeterli lif tüketmenin kalp hastalığı, tip 2 diyabet ve bazı kanser riskini azalttığını bulmuştur” diye konuştu.
“LİFİN TÜRÜNDEN ZİYADE MİKTARI ÖNEMLİ”
İki tür lif olduğunu söyleyen Diyetisyen Gündüz, çözünmeyen lifin tok hissetmenize yardımcı olup düzenli bağırsak hareketlerini teşvik ettiğini ve çözünür lifin ise kolesterolü ve kan şekerini düşürmeye yardımcı olduğunu belirtti. Ancak son araştırmalara göre lif türünden ziyade diyetteki toplam lif miktarına odaklanmak gerektiğini sözlerine ekledi.
Lif formülünün çok basit olduğunu, tüketilen her bin kalori için 14 gram lif almak gerektiğini vurgulayan Diyetisyen Gündüz, yiyeceklerdeki lif miktarları hakkında şu bilgiyi verdi: “Her besinin farklı lif miktarı vardır. Örneğin bir orta boy muz yaklaşık 3 gr lif içerirken, bir kase yulaf 16.5 gr lif içerir. 1 tabak ıspanak yemeğinde 2.5 gr iken, bir orta boy domateste 15 gr vardır. Orta boy bir enginar 7, bir kase brokoli 2.5, bir kase havuçta 3.5 gr lif bulunur.”
“BOL SU İÇTİĞİNİZDEN EMİN OLUN”
Diyetisyen Gündüz, günlük kalori alımının, yapılan fiziksel aktivite seviyelerine bağlı olarak değişebileceğini hatırlatarak diyetine lif içeren daha fazla yiyecek eklemeye çalışan kişilere ise şunları anlattı: “Lif açısından zengin yeni alışkanlıklara yavaş yavaş alıştığınızdan ve bol su içtiğinizden emin olun. Sindirim sisteminiz, çok fazla ve çok erken yemek yemenin neden olduğu gaz, şişkinlik, ishal ve mide kramplarını önlemek için yavaşça adapte olmalıdır. Vücudunuz bir hafta veya daha sonra kademeli olarak artan liflere uyum sağlayacaktır.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Araştırmacılar, bu kişilerin yaklaşık yüzde 1,2’sine inme, bunama ve depresyon tanısı koyulduğunu aktararak “ideal, orta ve zayıf” gruplardan hangilerinde bu hastalıkların görülme riskinin yüksek olduğunu tespit etti.
Sigara kullanmama, yeterince uyuma, kolesterol ve tansiyon seviyelerinin kontrol edilmesi gibi 8 sağlıklı yaşam alışkanlığını belirleyen araştırmacılar, bunlara uyma konusunda “zayıf” grubundaki kişilerde “ideal” grubundaki kişilere göre inme, bunama ve depresyon riskinin iki kattan daha fazla olduğunu belirledi.
Araştırmacılar, “orta” grubundaki kişilerde de bu hastalıklardan birinin ortaya çıkma riskinin, “ideal” grubundaki kişilere göre yüzde 37 fazla olduğunu aktarırken bu sonuçların sağlıklı yaşam alışkanlıklarına sahip olmamanın, söz konusu hastalıkların riskini artırıp artırmadığını kanıtlamadığını vurguladı.
Araştırmanın yazarlarından Yale Üniversitesi Nöroloji Bölümünde Doktor Santiago Clocchiatti Tuozzo, beyin sağlığının her yaştan insan için önemli olduğunu vurgulayarak “Araştırmamız, sağlıklı yaşam tarzı seçimlerinin orta yaşlarda yapılmasının, yaşamın ilerleyen dönemlerinde beyin sağlığı üzerinde anlamlı etkileri olabileceğini ortaya koymuştur” değerlendirmesini yaptı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Özdarendeli, son yıllarda hem iklim değişiklikleri hem de hastalığa sebep olan kenelerin farklı coğrafyalarda görülmesiyle hastalığın geniş bir alana yayılmaya başladığına dikkati çekti.
Keneleri taşıyarak yayılmalarına yol açan konakçı tabir edilen hayvanların iklim değişikliğiyle başka bölgelerde görülmeye başladığına işaret eden Özdarendeli, bu şekilde kenelerin farklı coğrafyalara yayıldığını söyledi.
REKLAM
Özdarendeli, “Sadece ülkemizde değil, Rusya, İran, Yunanistan, Bulgaristan ve İspanya’da ölüm vakalarının olduğunu biliyoruz. İklim değişiklikleri nedeniyle Avrupa’ya doğru yayılıyor, Afrika’da zaten var. Dünya Sağlık Örgütünün önemli 9 patojeninden (Hastalık yapıcı her türlü organizma) birisi çünkü ne aşısı ne tedavisi var. Bu anlamda sadece ülkemizin değil, aslında dünyanın problemi. Böyle bir aşı geliştirildiği zaman insanlığa büyük bir hizmet olacaktır” diye konuştu.
YENİ KKKA AŞISI ÇALIŞMALARI
Uzun yıllardır KKKA hastalığı aşısı üzerine çalıştıklarını anımsatan Özdarendeli, bu çalışmaların Covid-19 salgını döneminde kesintiye uğradığını dile getirdi.
Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığının (TÜSEB) da desteğiyle KKKA hastalığına yönelik aşı çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Özdarendeli, şunları kaydetti: “Klinik öncesi çalışmalarda son aşamasına geldik. Pandemi döneminden sonra kesintiye uğramıştı, yaklaşık 1,5 yıl önce tekrar dönüş yaptık ve şu anda devam eden bir projemiz var. TÜSEB’in desteklediği bizim ve özel bir şirketin içinde olduğu proje. Bir yıl içinde projenin klinik aşamaya geçmesini umuyorum. Birçok veriyi aldık, toksikoloji deneylerinin yapılması gerekiyor ve birkaç deneyi daha bitirmemiz gerekiyor. Çok uzun yıllar verdik bu projeye. Faz-1 çalışmalarına başlayacağız diye düşünüyorum.”
KKKA hastalığıyla mücadelede inaktif aşı üretilmesine yönelik çalışmada yaklaşık 6 yıl önce Faz-1 noktasına gelinmiş ancak hastalığa karşı daha iyi sonuç veren ve üretimi cansız virüs veya bakteri aşılarına (inaktif) kıyasla daha kolay olan rekombinant aşı için yeni çalışma başlatılmıştı. Çalışması devam eden yeni aşının klinik öncesi verilerinde inaktif aşıdan daha yüksek, daha iyi sonuçlar elde edildiği açıklanmıştı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kekemeliğin konuşma sırasında kelimelerin ya da seslerin tekrarlaması, uzatılması ya da kesintiye uğraması şeklinde ortaya çıkabileceğini anlatan Doç. Dr. Durak, “Kekemelik ile ilgili birçok faktör var. Her semptomu patolojik olarak kabul etmiyoruz. Çünkü çocuk gelişiminde, normal konuşmanın öğrenildiği dönemde fizyolojik olarak da çocuklarda kekemelik görülebilir. Özellikle küçük yaş grubundaki kekemelik birtakım aile bilgilendirmeleri ile geçici olarak görebildiğimiz bir semptomdur. Öncelikle kekemelik neye bağlı olarak ortaya çıkıyor; muayenede bunu belirlememiz gerekiyor. Genetik faktörlere bağlı olarak, ailede varsa bu çocuklarda daha sık görebiliyoruz. Nörolojik bozukluklar eşlik edebilir. Kulak burun boğaz ile ilgili hastalıklarda da kekemelik görebiliriz. Stres ve çevresel faktörlere bağlı da görülebilir” dedi.
“SABIRLA KONUŞMASINI BEKLEYİN”
Kekemelik ya da konuşma güçlüğü yaşayan çocuklara yaklaşımın çok önemli olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Fatma Sibel Durak, “Ailenin nasıl bir tutum sergilediği ve davranışları çok önemli. Aile görüşmesi yaparak onları yönlendiriyoruz. Böyle çocuklarda sabırlı olmak, çocuğun yerine konuşmamak ve sabırla konuşmasını beklemek çok önemli. Tedavi sırasında semptomlar ne kadar işlevselliği bozuyor? Bu bizim için önemli. Aileler önerileri uygulasa da bu sorun işlevselliği bozuyor ya da çocukta başka psikiyatrik semptomlara yol açıyorsa; farklı müdahale yöntemleri kullanmamız gerekiyor. Uygun vakaları konuşma terapistine yönlendiriyoruz” diye konuştu.
“HER SEMPTOM, BİR HASTALIK DEĞİLDİR”
Kekemeliğin daha çok konuşmanın ilk başladığı 2 ile 7 yaş aralığında daha sık ortaya çıkabildiğini anlatan Doç. Dr. Fatma Sibel Durak, beyin gelişiminin de her çocukta farklı ilerlediğini belirterek, “Çocuklar biraz daha acımasız olduğu için kekemelik ile ilgili sıkıntı yaşayanlar, akran zorbalığına uğrayabilir, alay konusu olabilir. Bu konuda erişkinlere büyük görev düşüyor. Çocuklara bir şeyleri anlatmaktan öte bizim nasıl davrandığımız ve onlara nasıl örnek olduğumuz çok önemli. Aileleri bilinçlendirip, rehber öğretmenler aracılığıyla okuldaki arkadaşların nasıl davranması gerektiği anlatılmalı. Kekemelik nedir, nasıl bir bozukluktur konusunda bilgilendirmek önemli. Hepimizin farklılıkları var. Kimseyi eleştirmeden, yargılamadan, empati yaparak hayatımıza devam etmemiz ve çocuklarımıza örnek olarak yaşamamız çok önemli. Bunun dışında her semptom, bir hastalık değildir. Gerektiğinde uzmandan yardım alma konusunda çekinmemek gerekir. Çünkü gerekli yöntemlerle ileriki yaşlarda çoğu vakalar azalarak semptomlar devam edebilir ya da tamamen düzelebilir” dedi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Burada röntgeni çekilen hastanın yemek borusunda 18 santimlik çatal olduğu tespit edildi.
Uzmanlar endoskopi yaparak çatalı ağızdan çıkarmayı denedi. Fakat yemek ve soluk borusuna zarar verme ihtimalinden dolayı midenin kesilerek çatalın çıkarılmasına karar verildi.
ADÜ Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Salih Çokpınar ve Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Akay Edizsoy koordinasyonundaki operasyonla midede kesi açılarak çatal çıkarıldı.
Bir süre yoğun bakımda kalan hasta, durumunun iyiye gitmesinin ardından servise alındı.
Dr. Edizsoy, bozuk para, toplu iğne ve çivi gibi küçük cisimlerin yutulduğuna dair vakaların sık görüldüğünü ancak çatal gibi büyük bir cismin yutulması vakasıyla çok nadir karşılaştıklarını söyledi.
Vakayı ilk duyduğunda şaşırdığını anlatan Edizsoy, “Büyük bir çatalın tamamen yutulması şeklinde ortaya çıkan bu vakayı ilk duyduğumda doğru olmadığını düşündüm. Hasta 18 yaşında ve yabancı uyrukluydu. Türkçesi biraz zayıf olduğu için belki de yanlış anlaşılmalar olabileceğini düşündük. Ama hastanın filmini çektiğimizde gerçekten bir çatalın yemek borusunda olduğunu gördük” dedi.
“ÇİVİ GİBİ İĞNE GİBİ TUTULUP ÇEKİLEMİYOR”
Yemek borusu yaralanmasının ölümle sonuçlanabileceğini vurgulayan Edizsoy, şöyle devam etti: “Biz en çok bu yüzden tedirgin olduk. Ama ciddi bir yaralanma olmadığını da yapılan endoskopiyle gördük. Endoskopi ile çıkarılamadı çünkü oldukça büyüktü ve endoskopik aletler için uygun değildi. Bu büyük bir yemek çatalı olduğu için kendi ağırlığı da var. Bir çivi gibi, iğne gibi tutulup çekilemiyor. Bundan dolayı karında yapılan kesi ile mideye ulaşıp midenin içinden bunu çıkarmak şeklinde bir strateji izledik. Yaptığımız bu ameliyatla da bu çatalı oradan çıkarabildik.”
“BU KADAR BÜYÜK BİR CİSMİN YUTULMASI SIRA DIŞI”
Bu vakayı bilim dünyasına da sunacaklarına dikkati çeken Edizsoy, “Yabancı cisim yutulmasıyla ilgili birçok vaka var literatürde ama bunun gibi sıra dışı cisimler çok fazla yok. O yüzden biz bilimsel olarak da bunu diğer meslektaşlarımızla paylaşmayı düşünüyoruz. Bu konuda bir makale yazacağız. Bu kadar büyük bir cismin yutulması sıra dışı, böyle bir cisim yutulması ile karşılaşmamıştım” ifadesini kullandı.
Edizsoy, hastanın sağlık durumunun iyi olduğunu aktararak, hayati riskin yüksek olmasına rağmen kötü bir sonuç gelişmeden hastanın iyileşmesinin kendilerini mutlu ettiğini sözlerine ekledi.
REKLAM
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sinema ve tiyatro oyuncusu, senarist, yazar Suphi Tekniker 84 yaşında hayatını kaybetti. Oyuncu Tekiner için Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde cenaze töreni düzenlendi. Törenin ardından usta sanatçı Tekiner için Barbaros Hayrettin Paşa Camii’nde öğle namazına müteakip cenaze namazı kılındı. Cenaze törenine, sanatçı Yalçın Boratap, sanatçı Boya Ayanoğlu, sanatçı Erhan Yazıcıoğlu, sanatçı Salim Dündar, sanatçı Fatih Mühürdar, sanatçı Coşkun Demir, sanatçı Rıdvan Çelebi, sanatçı Salih Kalyoncu ile Tekiner’in ailesi ve sevenleri katıldı. Kılınan cenaze namazının ardından Suphi Tekiner Ayazağa Mezarlığı’na defnedildi.
“Suphi abimiz gerçekten çok değerli bir sanatçıydı”
Hayatını kaybeden Suphi Tekiner’in değerli biri olduğunu söyleyen sanatçı Bora Ayanoğlu, “Suphi abimiz gerçekten çok değerli bir sanatçıydı, iyi bir yazardı, iyi bir senaristti, iyi bir sinema ve tiyatro oyuncusuydu. Çok başarılı bir insandı. Hepimizin kalbinde çok büyük yeri olan, çok sevdiğimiz biriydi. Ben onun sayesinde tiyatroya geçtim. Bana rolünü bırakmıştı. Bu rolü sen oynayacaksın demişti. ve onun sayesinde ben imtihan olup kadroya geçtim. Hepimize ufak tefek çok güzel anıları olan ve güzel günler geçirdiğimiz değerli bir abimizdi” dedi.
“Suphi benim 60 yıllık arkadaşımdı”
Tekiner için dünyanın en güzel yüzlü, en güzel gülen insanıydı diyen sanatçı Yalçın Boratap, “Suphi benim 60 yıllık arkadaşım, kardeşimdi. Her biri gittiğinde bir parçamız kopuyor. Dünyanın en güzel yüzlü, en güzel gülen insanıydı. Onu özleyeceğiz” diye konuştu.
“Gönlü rahat film çekimine gitti, umarım gönlü rahat öbür tarafa göçmüştür”
Önemli insanlara keşke göçmeden önce sahip çıkılsa diyen Sanatçı Erhan Yazıcıoğlu, “Tiyatro ve sinema dünyasının başı sağ olsun. Ama ne yazık ki önemli insanları bir bir yitiriyoruz ve gittikleri zaman anmaya başlıyoruz. Keşke göçmeden önce sahip çıkılsa. 1960-1970 yıllarında tiyatroya sezonunda Anadolu’dan bir film teklifi geldi. Gönlü rahat film çekimine gitti umarım gönlü rahat öbür tarafa göçmüştür” dedi. – İSTANBUL
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sanatçının oğlu Cem Tekniker ile kardeşi Orhan Tekniker’in taziyeleri kabul ettiği törene, sanatçının dostları ve sevenleri katıldı.
Cenazeye katılan sanatçı Ulvi Alacakaptan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 60 seneden beri Şehir Tiyatrolarını takip ettiğini belirterek, bu sahnede iyi bir oyun izlendiğini kanıtlayacak oyunculardan birisinin Suphi Tekniker olduğunu söyledi.
Tekniker’in çok kıymetli bir sanatçı olduğunu ve bu isimlerin sayısının giderek azaldığını vurgulayan Alacakaptan, “Burada oyuna geldiğim her zaman, fuayedeki resimlere bakıyorum. Şu an duvar dolmuş durumda. Her gün bir yenisi geliyor. Geçmişi bilmeyen hiçbir sanat ileriye gidemez. Tabii ki geçmişe takılıp kalmayacaksınız ama geçmişini de unutmayacaksınız. Şimdi maalesef tiyatro, televizyonun gadrine uğramış durumda. Gittikçe seyirci kaybediyor. Burası bir kaleydi ve o kalenin muhafızlarından bir tanesi de Suphi Tekniker’di. Onun, hem sahnede hem sinemada, hep o muzip gülüşlerini hatırlıyorum. Sanki hep delikanlıydı, hep de öyle olacak sanıyorum.” dedi.
Oyuncu Erhan Yazıcıoğlu da ustalarından birinin Tekniker olduğunu söyleyerek, “O, birçok insana olduğu gibi bana da çok fazla yardımcı olmuş, emeği geçmiş birisiydi. Bana ilk el veren aktör Suphi ağabeydi. 1969-1970 tiyatro sezonunda, ‘Ayrıklar’ adlı bir oyundaki rolünü bana devretmişti. Kendisi bir sinema filmi için şehir dışına çıkacaktı fakat döndüğünde de rolü benden geri almadı. Çok üretkendi ve hep yeni işlerle bizim karşımıza çıkardı. Büyük bir değerimizdi, keşke yaşarken kıymetini bilebilseydik.” ifadelerini kullandı.
Tekniker’in Türk sineması ve tiyatrosu için çok önemli bir oyuncu olduğunun altını çizen müzisyen ve oyuncu Coşkun Demir ise şunları söyledi:
“Onun oyun gücünü özellikle tiyatroda çok methederlerdi. O bana, ‘Coşkun, Muhsin Bey beni hep elmayla beslerdi.’ derdi. Suphi Tekniker, tiyatroya aşıktı ve bir o kadar da mütevazıydı. Çok insana faydası olmuş, son derece örnek bir insandı. Mekanı cennet olsun.”
Suphi Tekniker’in cenazesi törenin ardından Ayazağa Mezarlığı’na defnedildi.
Suphi Tekniker hakkında
Mersin’de, 10 Ocak 1940’ta dünyaya gelen Tekniker, Mersin Lisesi’nden sonra İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü’nden mezun oldu.
Akrabası Saim Alpago’nun yönlendirmesiyle İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrolarına giren sanatçı, senaryosunu Erdoğan Tünaş’ın yazdığı, Orhan Günşiray, Fatma Girik ve Suphi Kaner’in rol aldıkları “Cici Katibem” filmi ile 1960’ta oyunculuğa başladı.
“Şoför”, “Talihsiz Yavrum”, “Tatlı Dillim”, “Tarkan Gümüş Eyer”, “Vukuat Var” gibi filmlerde de rol alan başarılı oyuncu, 1975’ten itibaren birçok filmin senaryosunu kaleme aldı.
Tekniker’in rol aldığı tiyatro oyunlarından bazıları şunlar:
“Nuhun Gemisi”, “Evvel Zaman İçinde”, “Romeo ve Jüliet” ve “Kibarlık Budalası” eserleri de yer alıyor.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Öğretmen Akademisi Vakfı’nın, Garanti BBVA Yatırım desteği ve İstanbul Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği (İFSAK) iş birliği ile Türkiye genelinde düzenlediği eğitim ve doğa temalı fotoğraf yarışmasının sonuçları açıklandı. Eğitimin doğayla olan bağını keşfetmek ve güçlendirmek için çekilen 177 fotoğraf arasından ödül alan 5 eser ve sergilenmek için seçilen 20 eser 23-25 Ekim tarihlerinde Zorlu PSM Galeri Alanı’nda izleyicilerle buluşacak.
Çoğunluğu eğitimci olan 47 katılımcının 177 eserinin yer aldığı yarışmada birinci ‘Yarışlı Gölü’ başlıklı fotoğrafıyla Ufuk Turpcan oldu. M. Turan Döner, ‘Şimşekler ve Şehir’ isimli fotoğrafıyla ikincilik ödülünü alırken, Muhammet Özen ‘Balıkçı’ isimli fotoğrafıyla üçüncülük, Merve Özen ‘Anne Sevgisi’ isimli fotoğrafıyla mansiyon, Salih Kuş ‘Sabah Vakti’ isimli fotoğrafıyla Garanti BBVA Yatırım özel ödülünün sahibi oldu.
Ücretsiz gezilebilecek sergi ile doğanın öğreticiliği ön plana çıkarılarak, doğaya karşı olan sorumlulukları hatırlatmak amaçlıyor. Sergilenen her fotoğraf ile doğanın sunduğu güzelliklerin ve bilgeliğin yanı sıra, insanın doğaya etkisini düşündürmek hedefleniyor. Sergi, herkesi daha bilinçli ve duyarlı bireyler olmaya davet ediyor. Ödüllü eserlere ve sergilenmek için seçilen 25 esere ÖRAV’ın web sitesinden ulaşılabilir.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
‘Mobius’ ile okurlarını zaman yolculuğu, bilim, felsefe, para ve aşk gibi temalar etrafında örülmüş sürükleyici bir yolculuğa çıkaran Fawer, geçtiğimiz hafta sonu düzenlenen iki farklı imza gününde okuyucuların yoğun ilgisiyle karşılaştı. İlk imzası 4 saat süren ünlü yazar, önceki kitaplarını da imzalarken, her yaştan hayranının fotoğraf isteğini de geri çevirmedi. Gördüğü yoğun ilgiden memnun olan Fawer, yarın ve Perşembe günü de Ankara’da hayranlarıyla buluştuktan sonra 29 Ekim Salı günü Bağdat Caddesi’ndeki D&R’da imza dağıtacak.
ÜÇLEMENİN SON ESERİ GELİYOR
Cumhuriyetimizin 100. Yılında Ankara Devlet Tiyatrosu tarafından sahnelenen, izleyenler tarafından büyük beğeni toplayıp kapalı gişe oynayan Yüzyıllık Destan üçlemesinin son eseri, Yüzyıllık Destan Bayrak’ın hazırlıkları tüm hızıyla sürüyor.

Haluk Özenç’in yazdığı, Sibel Erdenk’in yönettiği, süpervizörlüğünü Barış Erdenk’in yaptığı oyunun provalarını Devlet Tiyatroları Genel Müdürü ve Genel Sanat Yönetmeni Tamer Karadağlı da yakından takip ediyor. Mustafa Kemal Paşa’yı Devlet Tiyatroları Genel Müdür Yardımcısı Emre Başer’in canlandırdığı oyun 29 Ekim Salı günü, Akün Sahnesi’nde perde açacak.
ODABAŞ’TAN YENİ SERGİ
Çalışmalarını yakından takip ettiğim Çağatay Odabaş, nihayet 7 yıl aradan sonra yeni eserleriyle sanatseverlerin karşısına çıktı. Her eseri bir film sahnesi olan kişisel sergisi ‘Işık.

Gölge. Sahneler’de mumu bir metafor olarak kullanarak yaşam ve zaman kavramını ele alıyor. Usta yapımcı, tenor ve besteci Rahman Altın ise ‘Işık. Gölge. Sahneler’ için multidisipliner bir çalışmaya imza atarak özel olarak hazırladığı bestesiyle sergiye eşlik ediyor. Geçtiğimiz günlerde geniş bir davetli grubunun katılımıyla açılışı yapılan sergi, 10 Aralık’a kadar Ruzy Gallery’de ziyaret edilebilecek.
ATA’NIN HAYATI ANİMASYON OLDU
Ülkemizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatını anlatan filmlere bir yenisi daha eklendi. Filmin hedefinde ise bu kez çocuklar var. Çünkü ‘Mustafa’ adlı film animasyon olarak seyirciyle buluşuyor. Dört filmlik animasyon serisinin ilk ayağı olan film 25 Ekim Cuma günü vizyona giriyor.

Yapımcılığını Kamuran Ayna ve Emir Cömert’in üstlendiği filmin, seslendirmesini ise usta oyuncu Altan Erkekli yaptı. Atatürk’ün çocukluğuna, eğitim hayatına, çocukluk hayallerine, büyüyüp yetiştiği çevreye odaklanan filmle birlikte çocuklar, Atatürk’ü ilk kez animasyonla izleme fırsatı bulacak.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
‘DELİ MEHMET’ FAKTÖRÜ
Gökova Körfezi’nde yerel halk ve balıkçılar arasında sık kullanılan ‘Deli Mehmet’ rüzgarı yangının kontrol altına alınmasını güçleştiriyor. ‘Deli Mehmet’ rüzgarı, rüzgarın aniden yönünü ve şiddetini arttırması nedeniyle yöre halkı ve balıkçılar tarafından takılan bir isim. Yöre halkının ve balıkçıların anlattıklarına göre, 1970’li yıllarda bölgede yaşayan Mehmet isimli bir balıkçı rüzgarlı bir günde eşiyle tartışır ve denize açılır ama bir daha da geri dönemez. Teknesi günler sonra sahilde bulunsa da Mehmet’in cesedine ulaşılamaz. O günden beri bölgede esen bu rüzgara halk arasında ‘Deli Mehmet rüzgarı’ deniliyor.
GECE ÇALIŞMALARI DRON İLE GÖRÜNTÜLENDİ
Kıran Mahallesi’nin körfeze bakan sırtlarında zaman zaman parlayan alevlere gece boyunca karadan müdahale eden ekiplerin mücadelesi dron kamerasıyla görüntülendi. Bölgede orman, Muğla Büyükşehir ve Menteşe Belediyesi ekiplerinin yanında kurumlar, gönüllüler ve köylüler tarafından alevlerin önünün kesilmesi için mücadele veriliyor. Gökova Körfezi Turnalı mevkiinde başlayan orman yangınında 17’si yazlık 29 yapı zarar görmüştü. Söndürme çalışmalarına 45 arazöz 14 su tankeri 7 dozer ve 313 orman personeli karadan, gündüz saatlerinde ise 16 helikopter ve 8 uçak havadan katılıyor. Jandarma ve emniyet ekipleri de helikopter ve TOMA’larla destek veriyor.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İddianamede yer alan ve ruhsatı iptal edilen Reyap Hastanesi’ndeki hastalar ve bebekler kamu hastanelerine sevk edilmişti. 2021 yılında bebeği doğan ve solunum yetmezliği teşhisiyle Esenyurt’taki Reyap Hastanesi’ne sevk edilen baba Cemil Imrak tedavi sürecinde kalp muayenesi için kendisinden elden 5 bin lira alındığını ifade etti. Baba Cemil Imrak, yoğun bakıma alınan bebeğini başka bir hastaneye sevk etmek istediğinde kendisine, ‘bebeğiniz yolda ölebilir’ diyerek engel olunduğunu iddia etti.
“BİZİ REYAP HASTANESİNE YÖNLENDİRDİLER”
Basın mensuplarına konuşan acılı baba, “Bizi başka bir hastane Reyap Hastanesine yönlendirdi. Buraya geldi bebeğimiz 2-3 gün kaldı. 3’üncü günde Fırat Sarı ‘bebeğin durumu iyi’ dedi. 4’üncü günde kötüye doğru gidiyor dediler. Bizi çağırdılar ve ‘kaybedebiliriz ama hayata da tutunabilir’ dediler” açıklamasında bulundu.
“BURADAN GÖTÜRÜRSENİZ YOLDA KAYBEDEBİLİRİZ”
Kendisinden 5 bin lira para talep edildiğini ifade eden baba Cemil Imrak, “Kalp doktoru gelip kontrol edecek dediler. Parayı elden verdik. Kalp doktoru demiş ki kalpte sorun yok ama damarlarda gezmiyor kan demiş. Damarların tıkalı olduğunu kanın gezmediğini söylediler. Gerekiyorsa başka hastaneye götürelim elimizden geleni yapalım dedim. Bana, ‘biz burada elimizden geleni yapıyoruz. Buradan götürürseniz yolda da kaybedebiliriz’ dediler. Bebeğimiz ölür korkusunu verdiler bize” dedi.
“BEBEĞİM BURADA VEFAT ETTİ”
Bebeğini kaybeden baba sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bebek burada kaldı aradan 4-5 gün geçti. Bizi aradılar ve bebeğiniz vefat etti başınız sağ olsun dediler. Bebek solunum zorluğu çektiği için burada kuvözde kalacaktı. Bebeğim burada vefat etti. Hakkımı helal etmiyorum. Ben sonuna kadar hakkımı savunacağım.”
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BAKAN TUNÇ: TÜRKİYE BEBEK ÖLÜMLERİNE MÜSAADE ETMEZ
Bebek acil hastalarını önceden anlaştıkları özel hastanelerin yenidoğan ünitelerine sevk edip ölümlerine neden olan çeteyle ilgili soruşturmada adı geçen hastanelerin ruhsatları bir bir iptal edildi. ‘Yenidoğan çetesi’ soruşturması ile ilgili konuşan Bakan Tunç, “Türkiye Cumhuriyeti gerek kamu gerek özel hastanelerde bebek ölümlerine müsaade etmez.” ifadelerini kullandı. Tunç, “Dün Sayın Cumhurbaşkanımız Sağlık Bakanımızla bizi kabul etti. Bebeklerin ölümüne neden olan bir durum varsa ne gerekiyorsa yapılması kararlılığını iletti” diye de ekledi.
TAPE KAYITLARI KAN DONDURDU
22’si tutuklu 47 şüpheli hakkında hazırlanan iddianamede, 197 suç eylemine ilişkin tape kayıtları yer aldı. Görüşmelerdeki ifadeler kan dondurdu. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 1399 sayfalık iddianamede, suça konu 197 eylem sıralandı. Bu eylemlere ilişkin, şüphelilerin telefon konuşmalarını içeren tape kayıtları ve bunlarla ilgili değerlendirmeler de iddianameye girdi.
ÖRGÜTSEL ŞEMA ORTAYA ÇIKTI
İstanbul’daki “yenidoğan çetesi” soruşturması kapsamında kolluk kuvvetlerince hazırlanan fezlekede, suç örgütünün şeması ve yaptıkları usulsüzlükler yer aldı.


KAHREDEN LİSTE
Soruşturma dosyasındaki uzmanların raporuna göre, çete üyeleri bebekleri, doktorsuz yenidoğan ünitelerine yatırarak, doktor olarak tanıtılan hemşirelerin yanlış tedavileri, besleme eksiklikleri ve pasif ötenazi; yani tedavi etmeyerek ölüme terk etmiş. Bebeklerin ölüm nedenleri, Sağlık Bakanlığı uzmanlarınce şöyle anlatıldı:
1 – Bebek Melek Süleymanoğlu: Beslenme Eksikliği ve Geç Müdahale
2 – Kerem Muhammet Tokluoğlu: Pasif Ötenazi İddiası… Müdahale etmeyip ölümünü beklediler
3 – Miray Sena Bahadıroğlu: Ani Akciğer Kanaması ve Yetersiz Ventilasyon
4 – Mustafa Sezer: Yetersiz besleme ve yetersiz takip
5 – Bebek Kadan: Hatalı Tanı ve Müdahale Eksikliği
6 – Ayaz Karaduman Vakası: Tedavi Gecikmesi ve Yetersiz Müdahale
7 – Michelle Nwando Opara Vakası: Tedavi Hataları ve Sevk Yanlışları
8 – Bebek Kaya Vakası: Yoğun Bakım Yetersizliği ve Müdahale Eksikliği
9 – Havvanur Karakoç Vakası: Yetersiz Beslenme ve Malnutrisyon
10 – Öykü Helvacı Vakası: Yanlış Resusitasyon ve Tedavi Gecikmesi
11 – Mive Serdarova Vakası: Eksik Cerrahi Müdahale ve Yetersiz Beslenme
12 – Bebek Asilhan Dağlı: Beslenme yetersizliği ve eksik takip
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kaza sonrası Vinales sağlık kontrolünden geçti ve iyi durumda olduğu açıklandı. Bezzecchi ise durumunun daha ciddi olması nedeniyle hava ambulansıyla Melbourne’daki bir hastaneye kaldırıldı. İlk belirtilere göre Bezzecchi’de ciddi bir yaralanma olmadığı, ancak detaylı tetkiklerin devam ettiği bildirildi.
Kazaya tanık olan diğer bir sürücü, Fabio Di Giannantonio, yaşanan anı “gerçekten korkutucu” olarak nitelendirdi. Di Giannantonio, iki motosikletin adeta patladığını gördüğünü ve kaza parçalarının kendisine kadar ulaştığını, hatta kıyafetinin ve kaskının hasar gördüğünü anlattı.
Olay hala yetkililerce detaylı bir şekilde inceleniyor. Bu kaza, MotoGP’deki güvenlik önlemlerini yeniden gündeme getirdi ve spor dünyasında büyük yankı uyandırdı. Sürücülerin sağlık durumları hakkında güncellemeler bekleniyor.



Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İLK İHBAR NE ZAMAN GELDİ?
Bakan Memişoğlu, ‘Yenidoğan çetesi’ ile ilgili ilk ihbarın ne zaman geldiğine ilişkin “Bebeklerimizi malesef bakamamış veya ölümüne sebep vermiş insanlık dışı cani bir çeteden bahsediyoruz” dedi. Sadece İstanbul İl Sağlık Müdürlüğünün özel hastanelere son bir senede 4 bin denetim gerçekleştirdiğine vurgu yapan Memişoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:
“Bu canice çeteyi biz çökerttik. Gizli operasyonlar yönettik. Bu çete bebeklerin canlarını hedef alan cani bir çete. İnsanlıktan nimetini almamış bir çete. İlk ihbar Bakanlık üzerinden Mart 2023’te geldi. Denetleme elemanları ilgili hastanelere giderek denetlediler. Ancak delil anlamında bir şey bulamıyorlar. Denetim ekibi delil bulamadık ama bir sıkıntı var diyerek bana geldiler. Şüphelerimiz vardı ama altını dolduramadık. 26 Nisan 2024’te emniyet tarafından bu çeteye operasyon yapıldı. 24 Kasım 2023 itibarıyla da bakanlık teftiş kurulumuza soruşturma olduğu bildirildi” ifadelerini kullandı.
CİMER BAŞVURUSU İLE ÇETEYİ ÇÖKERTTİK
Biz 2023 Eylül‘ünde, Ekim’de, Kasım’da devamlı denetlemeye devam ettik. Mayıs 2023’te gizli takibe aldık. Denetlemelere devam ettik. Aralık 2023’te müfettiş görevlendirmesi yaptık. 5 Aralık 2023 sonrası süreç kontrol altına alındı. O zamana kadar deliller bizim elimizde değildi. İçişleri, Adalet ve Sağlık Bakanlığı ilk ihbar geldiği andan itibaren büyük bir gizlilik içinde çalıştı. Deliller gelince ruhsatlar iptal edilmeye başlandı. Mali şube delilleri 3 Eylül 2024’te gönderdi. CİMER başvurusu ile çeteyi çökerttik. Bizim insanımızın bebeğimizin canı her şeyden değerlidir. Bu tür çürük elmaları yakalamak bizim boynumuzun borcu. 22 kişi tutuklandı. Bunlar bizim sağlık çalışanlarımız değil. Bunlar bizim çürük elmalarımız. Biz süreci gizli başlattık. Çeteyi çökerttik. 1,5 senedir bizim gündemimizde bu olay. Biz kötülerle mücadelenin iyileriyiz. Sayın Cumhurbaşkanımız bana ve Adalet Bakanı’na ne gerekiyorsa yapın talimatını verdi.
“10 HASTANENİN KİMLİĞİ ELİNDEN ALINDI”
Hastane yönetimleri ve iddianameler, bu hastanelerin ruhsatlarının iptal edilmesi gerektiğini gösteriyor. Bu hastanelerin kimlikleri ellerinden alınmış durumda. 10 tane hastanenin kimlikleri elinden alındı. Hasta kabul yapamayacaklar. Ama içerdeki hastalar başka hastanelere sevk edilecek. Her ihbar değerlendirilir. 2023’ten beri takip edilen bir konu. Vatandaşın her türlü talebi ilgili birimlere iletiliyor. Biz denetim mekanizmalarımız olduğu için bu çeteyi çökertebildik.
“TÜM YENİDOĞAN ÜNİTELERİNİ DENETLEDİK”
İlk ihbar Mart 2023’te geldi. İçişleri, Adalet ve Sağlık Bakanlığı düzeyinde gizli bir operasyon yürüdü. Mali Şubenin teknik takibi var. 28 Eylül’de komisyon oluşturduk, tüm yenidoğan ünitelerini denetledik, teftiş yaptık. Tutuklanmış olan 22 kişinin, tutukluluk halinin kalkması için savcıyı tehdit ettiler. O kişi de tutuklandı. Bu operasyon 5 buçuk ay önce gerçekleşti. 5 Mayıs 2023’te bizim talebimizle bu kişilerin teknik takibi yapıldı. Bu büyük bir çeteyi çökertme operasyonuydu.
SİSTEMDE BİR REVİZE OLACAK MI?
Sağlık Bakanlığımız devamlı gelişen bir bakanlık. Sistemimizi geliştireceğiz. Sağlık sisteminde denetlememizde bir zafiyet yok. Biz bu adamların delilleri yok etmemesi için operasyonu gizli yürüttük. Çürük elmalar sistemin içinde duramaz.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Türkiye’yi temsilen katıldığı, Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi’ndeki “Pekin+30 Bölgesel Gözden Geçirme Toplantısı” çerçevesinde çeşitli ikili görüşmeler de gerçekleştirdi. İlk olarak Avusturya Federal Kadın, Aile, Entegrasyon ve Medya Bakanı Susanne Raab ile bir araya gelen Göktaş, daha sonra Kuzey Makedonya Cumhuriyeti Sosyal Politika, Demografi ve Gençlik Bakanı Fatmir Limani ile görüştü. Görüşmelerde, aile ve kadınların güçlendirilmesi konuları başta olmak üzere ikili iş birliklerine yönelik görüş alışverişinde bulunulduğu belirtildi.
Toplantılarda Türkiye’nin Birleşmiş Milletler Cenevre Ofisi nezdindeki Daimi Temsilcisi Burak Akçapar da yer aldı. – CENEVRE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
‘Yenidoğan Çetesi’ soruşturmasında adı geçen mezarlıktaki bazı bebek mezarlarında isimlerin ve taşların olmadığı görüldü. Vatandaşlar ise onlarca bebek mezarının görüntüsünden endişe duyduklarını ifade etti.
“PARA İÇİN BU KADAR CANİLİK YAPILMAZ”
Yenidoğan Çetesi haberlerinin ardından mezarlığa gelen Hatip Çevik, “Buradaki bebek mezarlarını görünce evet insanın aklına bir şüphe geliyor. Acaba bunlar da bilerek mi öldürüldü. Acaba o katliamın içindeki çocuklardan mı? Çok çirkin ve acı verici bir durum. Hastanelerin kapatılması iyi oldu. Vatandaşların çocuklarını katletmişler. Para için bu kadar canilik yapılmaz. Bunu yapanlar insan yerine konmazlar. Hastaneye güvenip gidiyorsun ama bence denetlemede problem var. Artık tereddüt ediyoruz hem özel hem devlet hastanelerine acaba diye aklımızda soru işareti kalıyor” dedi.

“HASTANEYE BURAYA YAKIN”
Medyada bebeklerin ölümü ile ilgili haberlerin üzerine Halit Gür, “Hastane buraya yakın olduğu için ölen bebeklerin buraya defnedilmesi aklımıza geldi. Bebek mezarlarını gördüğümde kendime dedim ki bunla rda onlardan olmasın. Doğum ve ölüm tarihlerine baktığın zaman yakın aralıklarla ölenlerin olduğunu görüyorsunuz” dedi.



Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisi, sürdürülebilir yaşam ve geri dönüşüm konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla örnek bir projeyi hayata geçirdi. Karaman Dernekler Yerleşkesi’nde düzenlenen atölyede, İleri Dönüşüm Çalışma Grubu üyeleri, daha önce çeşitli etkinliklerde kullanılan ve atıl durumda olan atık malzemeleri yeniden değerlendirdi.
Kadın Meclisi üyelerinin özverili çalışmaları sonucunda, atık malzemeler göz alıcı ve kullanışlı çantalara dönüştürüldü. Sürdürülebilir yaşama dikkat çekmek amacıyla üretilen bu çantaların özel günlerde dağıtılması planlanıyor.
Etkinlikte ayrıca, önümüzdeki bir yılda gerçekleştirilecek benzer çalışmaların takvimi de belirlendi. Nilüfer’de yaşayan tüm kadınlar, düzenlenecek atölye çalışmalarına davet edildi. – BURSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AİLE ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Avusturya Federal Kadın, Aile, Entegrasyon ve Medya Bakanı Susanne Raab ve Kuzey Makedonya Cumhuriyeti Sosyal Politika, Demografi ve Gençlik Bakanı Fatmir Limani ile ayrı ayrı görüştü.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Türkiye’yi temsilen katıldığı, Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi’ndeki ‘Pekin+30 Bölgesel Gözden Geçirme Toplantısı’ kapsamında ikili görüşmeler de gerçekleştirdi.
İlk olarak Avusturya Federal Kadın, Aile, Entegrasyon ve Medya Bakanı Raab ile bir araya gelen Göktaş, daha sonra Kuzey Makedonya Cumhuriyeti Sosyal Politika, Demografi ve Gençlik Bakanı Limani ile görüştü.
Görüşmelerde aile ve kadınların güçlendirilmesi konuları başta olmak üzere ikili iş birliklerine yönelik görüş alışverişinde bulunulduğu belirtildi.
Bakan Göktaş’ın görüşmelerinde, Türkiye’nin Birleşmiş Milletler Cenevre Ofisi nezdindeki Daimi Temsilcisi Burak Akçapar da yer aldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>RUHSATLARI İPTAL EDİLDİ
İstanbul‘da bebekleri anlaşmalı hastanelere sevk ederek haksız kazanç sağlayan ve ihmali davranışlarda bulunarak ölmelerine neden olan çete hakkında hazırlanan iddianamede yer alan hastaneler, ruhsatlarının iptal edilmesinin ardından kapatılıyor. İstanbul‘da 9, Tekirdağ Çorlu’da bulunan 1 hastanede tedavi gören hastalar Sağlık Bakanlığı ekipleri tarafından kamu hastanelerine sevk edildi.

BEBEKLER KÜVÖZ İÇİNDE SEVK EDİLDİ
Özel Avcılar Hospital Hastanesi ve Esenyurt’ta bulunan Özel Reyap Hastanesi’nde tedavi gören bebekler kamu hastanesine sevk edildi. Bebeklerin kuvöz içerisinde sevk edilme anı cep telefonu kamerası ile görüntülendi. Yaşlı bir hastanın sedye ile çıkarılma anı da cep telefonu kamerasına yansıdı.

BEYLİKDÜZÜ’NDEKİ MEDILIFE HASTANESİNDE PROTESTO
Öte yandan Özel Beylikdüzü Medilife Hastanesi’nin çalışanları, alınan kararı alkışlarla protesto etti. Çalışanların buradaki bekleyişi sürüyor.

Ruhsatı iptal edilen hastaneler:
Özel Avcılar Hospital Hastanesi
Özel TRG Hospitalist Hastanesi
Özel Birinci Hastanesi
Özel Güney Hastanesi
Özel Bağcılar Medilife Hastanesi
Özel Beylikdüzü Medilife Hastanesi
Özel Reyap İstanbul Hastanesi
Özel Bağcılar Şafak Hastanesi
Özel Silivri Kolan Hospital Hastanesi
Yenidoğan soruşturmasında adı geçen hastaneler:
Akabe Sağlık Tesisleri
Doğamed Sağlık Hizmetleri
Ekip Sağlık Hizmetleri
Güney Hastanesi Sağlık Hizmetleri
Medilife Sağlık Hizmetleri
Özel Avcılar Hospital Hastanesi
Özel Avrupa Şafak Hastanesi
Özel Bağcılar Medlife Hastanesi
Özel Doğa Hospital
Özel İstanbul Şafak Hastanesi
Özel İstanbul Şafak Sağlık Hizmetleri
Refik Arslan Sağlik Hizmetleri
Reyap Sağlık Hizmetleri Anonim Şirketi
Silivri Kolan Hastanesi
Yonca Sağlık Hizmetleri
Medisense Sağlık Hizmetleri Şirketi
GMZ Sağlık Hizmetleri
Özel Reyap İstanbul Hastanesi
Özel TRG Hospitalist Hastanesi
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>

Burada beraberindekiler ile protesto gerçekleştiren yenidoğan yakınları, feryat ederek hastaneyi protesto etti. Mağdur bir kadın ise evladının 2 ay boyunca bu hastanede yattığını söyleyerek, “2 kilo 400 gram ile yattı, 2 kilo 100 gramla çıktı. Süt sağdık getirdik, vermediler. Çöpe attılar. 3 sefer entübe yaptılar bebeğime” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstog Belediyesine bağlı Dobrusha köyünde düzenlenen törene TİKA Başkan Yardımcısı Mahmut Çevik, Kosova Azınlık İşleri ve İnsan Haklarından Sorumlu Başbakan Yardımcısı Emilija Redzepi, Türkiye’nin Priştine Büyükelçisi Sabri Tunç Angılı, TİKA Priştine Koordinatörü Fulya Aslan, Vas Kutak Kadın Derneği Başkan Yardımcısı Anesa Abazovic ile çiftçiler katıldı.
TİKA Başkan Yardımcısı Çevik, yaptığı konuşmada, Balkanlar’da yaşayan tüm etnik unsurların kalkınmasına yönelik birçok projeyi hayata geçirdiklerini söyledi.
Kosova’da 50’den fazla tarımsal üretime destek projesini hayata geçirdiklerini belirten Çevik, “Biz, kadınlarımızın, kızlarımızın Kosova’nın ekonomisine katkı sağlayacak tarımsal üretimi her zaman projelerimizle ve programlarımızla desteklemek için söz veriyoruz.” dedi.
“Bu, Boşnaklar ve Türklerin yüzyıllardır ne kadar kardeş bir halk olduğunun kanıtıdır”
Başbakan Yardımcısı Redzepi de TİKA’nın desteği sayesinde kadın çiftçilerin yüzlerinin güldüğünü dile getirerek, “Bu, Boşnaklar ve Türklerin yüzyıllardır ne kadar kardeş bir halk olduğunun kanıtıdır.” ifadesini kullandı.
Büyükelçi Angılı da kadın çiftçilerin üretiminin Kosova ekonomisine katkılarda bulunacağını vurgulayarak, “Kosova’nın gelecekte daha güçlü ve müreffeh bir ülke olması için çok büyük önem taşıdığını düşündüğüm kadınları ve tarımsal üretimi bir araya getiren bu proje için huzurlarınızda TİKA’ya şükranlarımı sunmak istiyorum.” dedi.
Vas Kutak Kadın Derneği Başkan Yardımcısı Abazovic de TİKA’nın desteğiyle kurulan seraların, toplumun yaşam standartlarını iyileştirme ve tarımsal üretimi güçlendirme çabalarına destek olacağını vurguladı.
“İstog Belediyesinde Kadın Çiftçilere Sera Desteği Sağlanması Projesi” kapsamında TİKA tarafından çoğunluğu Boşnak olan Vas Kutak Kadın Derneği üyesi kadın çiftçiler için her biri yüzer metrekarelik 23 sera kuruldu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Söz konusu suçlamaları kabul etmeyen İstanbul Şafak Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Bektaş Yıldırım, konuya ilişkin sorulara şöyle yanıt verdi:
Hastanelerimize bebek ölümleri ile ilgili hiçbir soruşturma ve inceleme belgesi gelmemiştir.
112 tarafından bu süreçte kurumumuza getirilen hiçbir bebek olmamıştır. Biz hastanemizde doğan prematüre bebeklere bakarız. Dışardan gelen herhangi bir bebek almıyoruz.
Önce hasta hastaneye yatar, sonra SGK’ dan onay alınır. Eğer hasta acil bir hastaysa ilk önce gerekli tıbbi girişimler yapılır, yapılacakların tümü tam ve eksiksiz olarak yapıldıktan sonra diğer bürokratik işlemler yapılır
Doğrusu tüylerim ürperdi. Biz doktorlar hastayı yaşatmaya uğraşırız. Hiçbir ayrım yapmadan (din, dil, ırk) son ana kadar emek veririz. Bu olay hiçbir vicdana sığmayacak kadar kötü bir olay, bir doktorun bunları nasıl yapabileceğini 40 senelik bir hoca olarak anlamıyorum.
Herkese sakin olmalarını sükunet içerisinde soruşturmanın nihayetlenmesini beklemelerini tavsiye ederim. Her meslek grubunun içinde iyileri de vardır, böyleleri de maalesef var. Bir iki sağlık çalışanımızın böyle olmasını tüm sağlık çalışanlarına teşmil etmemek gerekir. Hipokrat yemini etmiş biz doktorlar yine hastalarımıza özenle bakmaya onları tedavi etmeye çalışacağız.
Kamu oyunun sağ duyulu olması, olayı serin kanlılıkla takip etmesi ve biz doktorlara güvenmesi lazım. Biz hekimler devletimizin de yardımlarıyla içimizdeki çürük elmaları ayıklarız.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
HASTANELERİN RUHSATLARI İPTAL EDİLİYOR
Bebek acil hastalarını önceden anlaştıkları özel hastanelerin yenidoğan ünitelerine sevk edip ölümlerine neden olan çeteyle ilgili soruşturmada adı geçen hastanelerin ruhsatları bir bir iptal ediliyor. Sağlık Bakanlığı’nın soruşturmada adı geçen hastanelerle ilgili incelemesi devam ederken, Bağcılar Özel Şafak Hastanesi ve Medilife Sağlık Hizmetleri’nin ardından 7 hastanenin daha ruhsatı iptal edildi.
YOĞUNBAKIM’DAKİ YENİDOĞAN BEBEKLER İÇİN AMBULANS VERMİYORLAR
Ruhsatı iptal edilen bir hastanenin yenidoğan yoğun bakım ünitesindeki görüntüler bir kez daha dehşete düşürdü. Bugün o hastanelerden birinde çekilen görüntüler sosyal medyada yayıldı. Hastanenin yenidoğan yoğunbakım ünitesine giden aileler bebeklerini götürmek istedi. Hastane tarafından yapılan açıklamada bebeklerin aileleri tarafından kendilerinin götürülebileceği söylendi. Skandal açıklamaya tepki gösteren aileler tepkilerini X hesaplarından dile getirdi.
Ruhsatı iptal edilen hastaneler:
Özel Avcılar Hospital Hastanesi
Özel TRG Hospitalist Hastanesi
Özel Birinci Hastanesi
Özel Güney Hastanesi
Özel Bağcılar Medilife Hastanesi
Özel Beylikdüzü Medilife Hastanesi
Özel Reyap İstanbul Hastanesi
Özel Bağcılar Şafak Hastanesi
Özel Silivri Kolan Hospital Hastanesi
Yenidoğan soruşturmasında adı geçen hastaneler:
Akabe Sağlık Tesisleri
Doğamed Sağlık Hizmetleri
Ekip Sağlık Hizmetleri
Güney Hastanesi Sağlık Hizmetleri
Medilife Sağlık Hizmetleri
Özel Avcılar Hospital Hastanesi
Özel Avrupa Şafak Hastanesi
Özel Bağcılar Medlife Hastanesi
Özel Doğa Hospital
Özel İstanbul Şafak Hastanesi
Özel İstanbul Şafak Sağlık Hizmetleri
Refik Arslan Sağlik Hizmetleri
Reyap Sağlık Hizmetleri Anonim Şirketi
Silivri Kolan Hastanesi
Yonca Sağlık Hizmetleri
Medisense Sağlık Hizmetleri Şirketi
GMZ Sağlık Hizmetleri
Özel Reyap İstanbul Hastanesi
Özel TRG Hospitalist Hastanesi

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İŞTE İSTENEN CEZALAR
Sanıklar Fırat Sarı ve İlker Gönen’in 10 kez “kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi”, “nitelikli dolandırıcılık”, “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” ve 11 kez uygulanmak üzere “resmi belgede sahtecilik” suçlarından toplamda 177 yıl 6 aydan 582 yıl 9’ar aya kadar hapisle cezalandırılmaları, Gıyasettin Mert Özdemir hakkında ise “kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi”, “kişisel verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesi”, “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık”, “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” ve “resmi belgede sahtecilik” suçlarından 180 yıldan 589 yıl 9 aya kadar hapsi isteniyor.
“ŞİKAYET ETME SEBEBİM…”
”Çete faaliyetleri çerçevesinde doktor yerine epikriz raporu yazdığı, usulsüz ilaç satışı yaptığı” ileri sürülen ifadesi iddianameye giren hemşire Hakan Doğukan Taşçı ambulans şoförü Gıyasettin Mert Özdemir’i, CİMER’e kendisinin şikayet ettiğini anlattı. “Şikayet etme sebebim bebek tüccarlığı yapmasından dolayı” dedi.
“İŞLER ÇIĞIRINDAN ÇIKTIKTAN SONRA TARTIŞTIM”
27 yaşında lise mezunu olan Hakan Doğukan Taşçı, sağlık üzerine faaliyet gösteren bir şirketin sahiplerinden görünüyor.Taşçı’nın iddianameye giren ifadelerinden bir bölümü şöyle: “Beni usulsüz işlerin içine sokan kişi doktor Fırat Sarı’dır. Kendisi hastanede doktor bulundurması gerekirken doktor yerine beni bırakıyordu. Ben de çocukların sağlığı için elimden geleni yapıyordum. İşler iyice çığırından çıktıktan sonra, çocukların sağlığı tehlikeye girdikten sonra bu kişi ile sürekli tartıştım.
“BEBEKLERİN CANINI HİÇE SAYIYORLAR”
Gıyasettin Mert Özdemir 112’de ambulans şoförü olarak çalışır. Ben bu kişiyi CİMER’e şikayet ettim. Şikayet etme sebebim bebek tüccarlığı yapmasından dolayı. Birçok özel hastane ile iş yapar. Genelde hastanelerde başhekimlerle, hastane müdürleri ile anlaşarak, hastanelere dışarıdan yeni doğan bebeklerin yatışını yaptırıyor ve bu işten kar elde ediyor. Bu işlemlerde hastanenin yeni doğan bebekler için uygun olup olmadığına bakmadan, sadece para kazanmak için bebeklerin canını tehlikeye atarak hastanelere sevkini yapıyor. İstanbul dışı sevk organizasyonu için de Serdar Yüksel isimli şahsı kullanıyor.”
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İstanbul’da bebekleri anlaşmalı hastanelere sevk ederek haksız kazanç sağlayan ve ihmali davranışlarda bulunarak ölmelerine neden olan çete hakkında hazırlanan iddianamede yer alan hastaneler, ruhsatlarının iptal edilmesinin ardından kapatıldı. Öte yandan, kapatılan hastanelerde yatan hastaların sevk süreçleri başlatıldı ancak hasta yakınları süreçle ilgili olarak hastane yönetimleri tarafından bilgilendirilmediklerini söyledi.
“KOCAMA İLAÇ VERİP HASTANEDEN MEMNUNUM DEDİRTİP VİDEOSUNU ÇEKTİLER”
Hülya Çelikel isimli hasta yakını, böbrek hastası eşini Esenyurt’ta bulunan REYAP hastanesine getirdiklerini anlatarak, “Eşim burada kötü muamele gördüğünü söyledi ve ‘Beni buradan kurtarın’ diye feryat etti. Oradaki bir hemşire bizim gözümüzü açtı. ‘Sizin ağlamanıza feryadınıza dayanamıyorum evet burada yani REYAP Hastanesinde amcaya çok eziyet yapıyorlar’ dedi. Biz de eşimi çıkarmaya karar verdik ve Medilife hastanesine getirdik” ifadelerini kullandı.
“BANA ORADA İLAÇ VERDİLER KAFAM BULANIKTI”
Hastanede bir doktorun eşine ilaç vererek video çektiğini iddia eden Çelikel, “Biz kocamı ambulansa aldık, Medilife hastanesine getirdik. Sonra kendine gelmeye başlayınca bana ‘bana orada ilaç verdiler benim kafam bulanıktı’ dedi. Kocamı videoya çekmişler. Şikayet etmemizi engellemek için videoya çekmişler. Kimsenin benim kocamı videoya çekmeye hakkı yok. Aldım buraya getirdim” şeklinde konuştu.
“HASTALARIN NEREYE GİTTİĞİ BELLİ DEĞİL”
Medilife hastanesi önünde bekleyişini sürdüren kadın, “Şu anda kocamın durumu ile alakalı hiçbir bilgi alamıyoruz. Nereye sevk edilecek hiçbir şey belli değil. Böbrek için diyalize girmesi lazım. Şimdi buradan alıp diyalize sokmaları lazım. Karar da verilmiyor. Ben hastamı ne yapacağım? Eve mi götüreceğim, diyalize mi sokacağım. Şu anda hiçbir yetkili ile görüşemiyoruz. Ambulansın biri geliyor biri gidiyor. Hastaların nereye gittiği belli değil. Yakınlarına bilgi vermiyorlar” diye konuştu.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Teknik direktör Okan Buruk, maçın ardından açıklamalarda bulundu.
“ONLARLA ÇALIŞTIĞIM İÇİN MUTLUYUM”
“Mutluyum. Doğum günüm. Maça denk geldi, güzel bir maça denk geldi.” diyen Okan Buruk, “Sonuç da güzel oldu, 3 gol 3 puan. Deplasmanda kazanma rekoru vardı, onu kırdık. Onun yanında 3 gollük ortalamamızı devam ettirdik. Gol yemedik. Sevinecek çok şey var. En önemlisi oyuncularımın performansları, istekleri, duyguları. O duygusal bağı hep kuruyoruz. Onlarla çalıştığım için mutluyum. Dünya çapında oyuncular. Karakterleri ve insanlıkları çok etkileyici. Galatasaray formasını onların üzerinde görmek gurur veriyor. Galatasaray altyapısından yetişmiş biriyim, Galatasaray formasıyla böyle kaliteli oyuncular görmek beni mutlu ediyor. Öğlen pasta kestiler bana, orada da söyledim. 2 seneyi geçtik, 2 şampiyonluk. Bunda emeği olan başkanımız, yöneticilerimiz, eski yeni yöneticilerimiz, iki şampiyonlukta emek vermiş oyuncular…” dedi.
JAKOBS AÇIKLAMASI
Teknik direktör Okan Buruk, mücadelede sakatalanan ve oyuna devam edemeyen Jakobs hakkında, “Jakobs, adalesinde sertlik hissetti. MR’ına bakacağız. Elfsborg maçı zor. Beşiktaş maçına bakacağız. Önemli bir oyuncu. Çok fazla seçeneğimiz olmadığı bir mevki. Berkan da bugün iyi oynadı. Berkan da önemli bir performans sergiledi.” diye konuştu. (beIN SPORTS)
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Süper Lig’in 9.haftasında Galatasaray, deplasmanda Antalyaspor ile karşı karşıya geldi.

Sarı Kırmızılılar, mücadeleyi Mauro Icardi (2) ve Victor Osimhen’in golleriyle 3-0 kazanmayı başardı.

Aslan, bu galibiyetle puanını 25’e yükseltirken, süper yıldız Mauro Icardi, performansıyla dikkatleri yine üzerine çekti.

Arjantinli oyuncu, Sarı Kırmızılı forma altında bugün attığı 2 golle birlikte tarihe geçti.

HAGI’NIN ARDINDAN İKİNCİ SIRADA
Opta verilerine göre Arjantinli golcü, 59 gollü Gheorghe Hagi’nin ardından Süper Lig’de Galatasaray formasıyla 50 gol barajını geçen ikinci yabancı oyuncu oldu.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Golüm Puskas’aaday olabilir
OYUNA girdikten 1 dakika sonra golünü atan ancak ofsayta takılan Osimhen, uzatma anlarında ise enfes bir röveşata ile ağları sarstı. Maç sonu İcardi ile kol kola tribünlere üçlü çektiren Osimhen, hocasına ‘Çift forvet oynat’ mesajı verdi. Nijeryalı yıldız, “İnanılmaz bir goldü.Golüm Puskas Ödülü’neaday olabilir. Hocama armağan ediyorum” diye konuştu.
Kırmızı ve penaltı isyanı
Sarı-kırmızılı takımda Kaan Ayhan, maçın 41. dakikasında Güray Vural’ın ayağının burnuna gelmesiyle yerde kaldı. Galatasaraylı oyuncular pozisyonun kırmızı kart olduğuna yönelik itirazda bulundu. Hakem Ali Şansalan ise Antalyasporlu futbolcuya sarı kart gösterdi. 47. dakikada ise bu kez ceza sahası içinde ev sahibinde Veysel Sarı, İcardi’yi sırtından çekip düşürdü. Hakem devam ettirdi. İki pozisyon için de VAR’dan uyarı gelmedi.
Rekor Aslan’ın işi
Antalyaspor’u mağlup ederek zirvedeki yerini sağlama alan Galatasaray, Süper Lig tarihindeki en uzun deplasman serisi rekorunun yeni sahibi oldu. Geçen yılın son 9 deplasman maçını kazanan sarı-kırmızılı takım, bu sezon da dış sahadaki 4 müsabakayı da kayıpsız geçti. Deplasmanda 12 maçlık galibiyet serisi yakalayarak Fenerbahçe’nin rekoruna ortak olan Aslan, dün de 3 puanı alarak Süper Lig rekorunu eline geçirdi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İkinci kez dünya şampiyonu olan milli motosikletçi, Kenan Sofuoğlu ve diğer yakınları tarafından Türk bayraklarıyla kutlandı. Ardından uzaylı maskesi takarak özel hazırlanan uzay mekiği maketine geçen Toprak,altın rengi kaskı ve altıntulumuyla zafer turu attı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstanbul ekibi, mücadeleyi Ahmet Kutucu’nun golüyle 1-0 kazanmayı başardı. Karşılaşma sonrası Eyüpspor Teknik Direktörü Arda Turan, açıklamalarda bulundu.
“HER MAÇIMIZI BUGÜNE KADAR İYİ OYNADIK”
Arda Turan, “Öncelikle hakem arkadaşları tebrik ediyorum. Ellerinden geldikçe, iyi niyetli iyi bir maç yönettiler. Çok güzel iletişimdeydiler. Faul standardını hepimiz için biraz yükseltirsek süper olur. Göztepe benim çok kıymet verdiğim, aramızda güzel ilişki olan Göztepe’nin kıymetli hocasını da tebrik ediyorum. Çok iyi işler yapıyorlar. Gerçekten onlara karşı oynamak çok zor. Hem yüksek şiddette hem temasta ligin en yukarısındaki takımlardan biri. Biz oyunun başka bir tarafını iyi oynuyoruz. Onlar başka bir tarafını; tacı, korneri daha iyi oynuyorlar. Bugün oyuncularımı şöyle tebrik ediyorum; oyunun bu tarafını da oynamak lazım. Bugün muhteşem bir performans sergilediler. 90 dakika bu coşkuya, bu temasa karşılık verdiler. Oyuncularımla gurur duyuyorum. İkinci yarı blok savunması beraber hareket etmek, geçişten gol de atabilirdik ama gösterdikleri performanstan dolayı çok mutluyum. Uzun zamandır çok iyi oynuyoruz. Her maçımızı bugüne kadar iyi oynadık. Her maçımızı da kazanabilirdik ama yeni takımların, yeni oluşumların, yeni oyuncuların böyle maçları olur. Biz buna hazırlıklıyız” dedi.
“İSTEDİĞİMİZ BİR PLANIMIZ VAR”
İç saha ve dış sahadaki oyun farklılıklarıyla ilgili gelen soruya Arda Turan, “Bence dış sahada daha iyi maçlar oynadık. Ama skorlar böyle. Çalışıyoruz, istediğimiz bir planımız var. Sahada üç bölgede prensiplerimiz var, onları uygulamaya çalışıyoruz. Onlara bağlı kalmaya çalışıyoruz. Kolay değil. Çok büyük kariyerleri, 30-32 yaşından sonra başka alışkanlıklara yöneltmek zorunda kalıyoruz” açıklamasında bulundu.
FREDRIK MIDTSO AÇIKLAMASI
Müsabakanın uzatma dakikalarında sedye ile kenara gelen Fredrik Midtsjö’nün sağlık durumu hakkında eflatun-sarılıların teknik patronu, “Midtsjö’nün saat 10’da MR’ı var. Futbolcuların sağlığı, sahadaki her skordan daha önemli. Benim için çok kıymetli biri. Çok da iyi ilişkimiz olan, takımımızın lider oyuncularından biri. Umarım en az hasarlı şekilde geri döner. Biz her türlü onun yanındayız. Futbolun içinde böyle sakatlıklar var. Onu çok sevdiğimizi söyleyebiliriz” diye konuştu.
“BAŞAKŞEHİR ÇOK SEVDİĞİM BİR KULÜP”
Ligde önümüzdeki hafta karşılaşacakları Başakşehir maçıyla ilgili de konuşan Arda Turan, “Bende de emeği olan hem Göksel Gümüşdağ’ın, hem de bir sürü hikayem olan çok güzel bir kulüp. Türkiye’ye örnek bir kulüp. Avrupa kupalarında mücadele ediyorlar. Onlara Avrupa kupalarındaki maçlarda başarılar diliyorum. Çok kıymetli hocaları var. Ülkeye örnek olacak futbol oynuyorlar. Çok güzel rotasyonları var. Güzel bir maç olacağını düşünüyorum. Böyle önemli takımlara karşı haddimizi bilerek oynayacağız. Kendi oyumuzu oynamaktan geri durmak istemiyoruz. Oyunu güzelleştirmeye çalışıyoruz. Başakşehir’in ben de çok emeği var. Hayatımın önemli bir döneminde oradaydım. Başakşehir çok sevdiğim bir kulüp” diyerek sözlerini noktaladı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Maçın en önemli pozisyonu 38’de yaşandı. Trabzonspor hücumunda önce Banza faul, devamında Ba net faul yapıyor. Top henüz Banza’nın kontrolünde değil. Kaleye mesafe, diğer savunma oyuncusunun konumu dolayısıyla hakemin sahadaki yorumu bariz gol şansı değil. Umutvadeden atağa sokup Ba’ya sarıkartı göstermesine saygı duymakzorunda kaldığımız birpozisyon. VAR karışamaz. 80. dakikada Başakşehir’in iptal edilen golünde ofsayt kararı doğru. Hakemin en güzel kararı, 73’te Trabzonspor hücumunu avantaja bırakıp sonuç aldı. Döndü Crespo’ya sarı gösterdi. Maç sonu Başakşehir kulübesinin ve oyuncuların itirazlarına çıkan sarılar doğruydu.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bordo Mavililer, Edin Visca’nın 90+1’deki golüyle 1-0 kazanarak 3 puanın sahibi oldu. 90. dakikada sol taraftan Eren Elmalı’nın ortasında penaltı noktasından Visca’nın bekletmeden vuruşunda meşin yuvarlak kaleci Muhammed Şengezer’in müdahalesine rağmen ağlarla buluştu.
Maçın bitiş düdüğü sonrası Bordo Mavili taraftarlar, takımlarını tribüne çağırarak alkışladı.
Bu sonuçla Trabzonspor ligdeki ikinci galibiyetini aldı ve puanını 12’ye yükseltti. Sahadan yenilgiyle ayrılan Başakşehir ise 14 puanda kaldı.
Stat: Papara Park
Hakemler: Zorbay Küçük, Serkan Çimen, Osman Gökhan Bilir
Trabzonspor: Uğurcan Çakır, Malheiro, Mendy, Lundstram, Eren Elmalı, Okay Yokuşlu (Dk. 74 Serdar Saatçi), Ozan Tufan, Visca (Dk. 90+4 Barisic), Cham (Dk. 74 Bardhi), Draguş (Dk. 82 Cihan Çanak), Banza
RAMS Başakşehir: Muhammed Şengezer, Duarte, Ba, Opoku, Ömer Ali Şahiner, Deniz Türüç (Dk. 75 Figueiredo), Crespo (Dk. 90 Onur Ergün), Berat Özdemir, Kemen (Dk. 75 Berkay Özcan), Serdar Gürler (Dk. 31 Davidson), Piatek (Dk. 90 Keny)
Gol: Dk. 90+1 Visca (Trabzonspor)
Sarı kartlar: Dk. 39 Ba, Dk. 56 Kemen, Dk. 73 Crespo, Opoku (Maç bitimi) (RAMS Başakşehir)

ŞENOL GÜNEŞ TARİHE GEÇTİ
Trabzonspor Teknik Direktörü Şenol Güneş, Başakşehir karşılaşmayla, teknik direktörlük kariyerindeki 1000’inci maçına çıktı. Deneyimli çalıştırıcı, bugüne kadar çıktığı 999 karşılaşmada 519 galibiyet, 245 beraberlik, 235 mağlubiyet aldı.

72 yaşındaki tecrübeli teknik adam, Türkiye’de 1000 maça ulaşan ilk teknik direktör olarak tarihe geçti.


Bordo-mavili takımın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, “Bir Güneş Binlerce Işık Saçar! Teknik direktörlük kariyerinde 1000. maçına çıkan ve Türk Futbol tarihine adını altın harflerle yazdıran efsane teknik direktörümüz Şenol Güneş’i tebrik ediyoruz.” denildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
MUSTAFA NACAR
Lider Kocaelisporgümbür gümbür
TRENDYOL 1. Lig’de lider Kocaelispor, sahasında Ümraniyespor’u konuk etti. Körfezekibi, zorlu mücadeleyi1-0 kazanarak puanını19’a çıkardı vezirvedeki yerini korudu. Kocaelispor’un tek golünü 57. dakikada penaltıdan Oğulcan Çağlayan kaydetti. Taraftarı önünde6. maçında 5. galibiyetinialan yeşil-siyahlılar, evindekiyenilmezlik ünvanını sürdürdü. Ligdeki 3. mağlubiyetini de deplasmanda alan İstanbul ekibi ise 14 puanda kaldı. Diğer sonuçlarşöyle: Gençlerbirliği-Amed SK: 1-1 Adanaspor-Şanlıurfa: 1-4, Bandırmaspor-Fatih Karagümrük: 1-0.
VakıfBank sahasındaAras Kargo’yu geçti
VODAFONE Sultanlar Ligi’nin 3. haftasında VakıfBank, Aras Kargo’yu 3-1 yenerek ligdeki ikinci galibiyetini elde etti. İlk seti 27-25 ile Aras Kargokazandı. İkinci sette VanRyk ve Zehra Güneş üzerindentoplamda 11 sayı bulansarı-siyahlılar, rahat bir oyunortaya koydu ve 4 blok sayısıürettiği seti 26 dakikada25-16 kazandı ve durumu1-1’e getirdi. 3. sete 7-1’lik üstünlükle giren VakıfBank, skor üstünlüğünü set sonuna kadar sürdürdü ve 25-8 gibi farklı bir skorla kazanarak durumu 2-1’e getirdi. 4. ve son seti de 25-16 ile bitiren Guidetti’nin ekibi, karşılaşmadan 3-1 galip ayrıldı. Kiera Van Ryk 25, Marina Markova da 21 sayıyla öne çıktı. Diğer sonuçlar: G.Saray- Zerenspor: 3-0, Eczacıbaşı- Sarıyer Belediye: 3-0.
Kartal deplasmandauçtu, seriye bağladı
TÜRKIYE Sigorta Basketbol Süper Ligi’nin üçüncü haftasında Beşiktaş Fibabanka, deplasmanda Yukatel Merkezefendi Belediyesi Basket’i 86-72 yendi. Siyahbeyazlılar, üst üste 2. galibiyetini alırken, ev sahibi takım 3. maçından da mağlup ayrıldı. Beşiktaş’ta Dustin Sleva,20 sayı, 8 ribaunt, 3 asistlekarşılaşmanın yıldızı oldu. Emanuel Terry 13 sayı, 4 ribaunt üretirken Needham ile Berk Uğurlu 11’er sayı kaydetti. Diğer sonuçlar: T.Telekom- Yalova: 82-64, Manisa Basket- Aliağa Petkim: 67-74.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ALLAH YARDIM ETTİ, TÜNELDEN ÇIKTIK
Trabzonspor Teknik Direktörü Şenol Güneş, Başakşehir karşılaşmasıyla kariyerindeki 1000. maçına çıktı. Bunu başaran ilk Türk teknik direktör olan deneyimli hoca maçın ardından şunları söyledi: “2 galibiyet-6 beraberlik, olumsuz bir tablo. Sıkıntılı dönemde öz güvene, puanlara ihtiyaç vardı. Oyuncularım oyuna hâkimdi. Allah yardım etti, son dakikada gol geldi. Böyle olması belki de daha iyi oldu. Moralli, güvenli ve puan olarak üstte olan bir takımı yenmek önemliydi. Kayıplara bakınca bugalibiyetin anlamı daha büyük. Birtünelden çıkıyoruz. Oyuncuların 1-0’dan sonra coşkusunu görünce anlıyorum ki içlerindeki güveni çıkartamıyorlar. 3 puan önemliydi. Devreyekadar oyunu geliştiripsonuçları alırsak dahaiyi bir Trabzonsporgörürüz.”
UĞURCAN’DAN FEDAKÂRLIK
Trabzonspor’un kaptanı Uğurcan Çakır, büyük fedakârlıkla sahaya çıktı. Maç öncesinde yapılan idmanlara sakatlığı nedeniyle katılmadı. A Milli Takım kampından problemli dönen başarılı eldiven, Başakşehir karşısında isabet eden 2 şutta da başarılı olarak kritik galibiyette rol aldı.
USTADAN 1000. MAÇ HEDİYESİ
GALİBİYETİ getiren Visca, Konyaspor (3-2) maçının ardından Başakşehir ağlarını da sarstı. Bu sezon gol sayısını 2’ye yükselten 34 yaşındaki futbolcu, Süper Lig kariyerinde 99. golünü kaydetti. Visca, 1000. maçına çıkan hocası Şenol Güneş’e galibiyet hediyesi verdi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
BELKİ BEŞİKTAŞ MAÇINA YETİŞİR
“Ben bir Galatasaraylıyım, altyapısından yetiştim. Galatasaray forması altında böyle futbolcuları görmek ayrıca mutlu ediyor… İcardi’yi tartışmaya hiçbir zaman açmıyorum. Sahadatakıma liderlik etmesi,toplu topsuz rakibi psikolojikolarak etkileyen biri. Golatmasa da değerli. Gol atınca mutlu oluyor, performansı artıyor. Bir sakatlık geçirdi. Jakobs adalesinde sertlik hissetti. Göreceğiz MR sonrası net şekilde. Gözüken; ilk maçı yakalaması zor. Beşiktaş maçı için önümüzde süreç var, o maçı yakalama şansı olabilir…
JAKOBS SAKATLANDI
SENEGAL’IN Afrika Kupası Elemeleri’nde Malavi’yi 4-1 yendiği maç sonrası, “Herhangi bir sakatlığım yok, ameliyat olacağım söylentileri gerçek değil, gayet iyiyim” diyen Ismail Jakobs, bu açıklamayı yaptıktan tam 7 gün sonra sakatlandı. Bozuk zeminde, topa doğru koşarken sağ arka baldırı çeken Galatasaraylı oyuncu, 23. dakikada yerini Berkan Kutlu’ya bırakmak zorunda kaldı. Senegalli futbolcunun, Elfsborg ve Beşiktaş maçları öncesi sakatlanması teknik heyette endişe yarattı.
BURUK’TAN ÇİFTEKUPA İSTEĞİ!
19 EKİM 1973 doğumlu Okan Buruk, 51. yaşına Antalya’da girdi. Kırmızı-beyazlı ekiple oynanan karşılaşma öncesinde kamp yapılan otelde yaş günü kutlanan Buruk, pastayı oğlu Ali Yiğit’le birlikte kesti. Galatasaray’ı üst üste 2 sezon şampiyonluğa taşıyan Okan Buruk, ”Oyuncularımıza teşekkür ederim. İki sene bizi çok mutlu ettiler. İnşallah hedefimiz hem ligi zirvede bitirmek hem de Avrupa’da yeniden kupa kazanmak. O yüzden size bu hedefi tekrardan hatırlatmış olayım” şeklinde konuştu.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Aurelio, Galatasaray’ı tebrik ederek, sarı-kırmızlı takımın galibiyeti hak eden taraf olduğunu dile getirdi.
“BELKİ DE HAK EDEN TARAF GALATASARAY’DI”
Maça iyi başladıklarını ancak 10. dakikada duran toptan yedikleri golle geriye düştüklerini ifade eden Aurelio, “İkinci yarıda da yine iyi oyunumuzu sürdürmeyi düşündük. Beraberlik golünü atamayınca rakip attı. Moralimiz düştü. İyi bir oyun ortaya koymuş olsak da bu gece Galatasaray galip geldi. Belki de galibiyeti hak eden taraf Galatasaray’dı. Düşük enerjiyi, negatif enerjiyi bir an önce toparlamak istiyoruz. Bir an önce daha iyi yerlere gelmek istiyoruz. Yarından itibaren Alanyaspor deplasmanında oynayacağımız maçın hazırlıklarına başlayacağız.” diye konuştu.
İSTİFA ÇAĞRILARINA YANIT
Aurelio, taraftarların yönetim ve teknik heyeti istifaya çağırması ile ilgili soru üzerine ise “Çalışmalarımıza devam etmeyi, sürdürmeyi istiyoruz Antalyaspor en iyisini hak ediyor. Daha iyiyi yapmaya çalışacağız. En iyisini elde edene kadar teknik ekip olarak, Alex hocamızla beraber, oyuncularımızla beraber Antalya’yı daha iyi yerlere taşıyacağız.” dedi.
Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk’un stadın zeminden şikayetçi olmasına ilişkin ise Aurelio, sahanın şikayet edilecek kadar kötü olduğunu düşünmediğini dile getirdi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>EŞİMLE AKLIMIZDA İTALYA VAR
Roma’da kısa bir süre birlikte olduğu ve F.Bahçe’de yeniden buluştuğu Portekizli teknik adam Mourinho hakkında da konuşan Dzeko, “Roma’da biray kadar birlikte çalışmıştım.Ayrılmamı istememişti.Ama ikimizin de elindeolmayan şeyler olmuştu.Jose inanılmaz karizmasıolan bir adam ve harikabir hoca. Rakip olarakbile o konuştuğundaonu dinlemek içinoraya giderdim. Onunsözlerinin büyük değerivar. F.Bahçe’de olduğuiçin çok mutlu ve gururluyum” dedi. Tecrübeli oyuncu, futbolu bıraktıktan sonra eşiyle İtalya’da yaşamayı düşündüğünü de sözlerine ekledi.
KANARYA’DA HEDEF 24!
Ligin dişli ekiplerinden Samsunspor’a konuk olacak Fenerbahçe, zorlu mücadelede deplasman serisini sürdürmek istiyor. Geçen sezon dış sahada namağlup olan Kanarya, ligde oynadığı son 23 deplasman maçında 19 galibiyet, 4 beraberlik elde etti. Bu arada Fenerbahçe’nin Brezilyalı futbolcusu Fred ileHollandalı defans oyuncusu Jayden Oosterwolde,bu karşılaşma öncesi sarı kart sınırında yer alıyor. Bu oyuncular kart görmeleri durumunda gelecek hafta Bodrum FK maçında cezalı duruma düşecek.
PATRONUN TERCİHİ YİNE DZEKO
Fenerbahçe’de milli takımdan en son dönen Amrabat, Szymanski ve En-Nesyri 2 gün önce takımdan ayrı yenilenme antrenmanı yaptı. Dün ise Amrabat ve Szymanski takımla çalışırken Faslı golcü tedbiren bireysel olarak recovery (dinlenme, toparlanma) idmanı gerçekleştirdi. Bugün Samsunspor deplasmanında En-Nesyri’nin kulübede Dzeko’nun ise gol silahı olarak sahada olması bekleniyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KARTAL SAHASINDAGÖNÜL ALACAK
Milli ara öncesi Gaziantep FK ile berabere kalan Beşiktaş, üzdüğü taraftarının gönlünü sahasında Konyaspor maçıyla almaya çalışacak. Karşılaşmasaat 16.00’da başlayacak ve hakem KadirSağlam yönetecek. Ligde 7 mücadelede 5 galibiyet alıp, 2 beraberlik yaşayan Bronckhorst’un takımı, Konya engelini geçerek hafta içi Avrupa Ligi’nde oynayacağı Lyon sınavı öncesinde moral bulmaya çalışacak. Beşiktaş’ta Paulista, Rashica ve Necip sakatlıkları nedeniyle yok. Emirhan stoperde Uduokhai’nin partneri olacak. Sakatlıktan dönen kaleci Mert, eldivenleri geri alacak. Musrati de son 3 maçta giyemediği formasına kavuşacak.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
AA’nın, Anadolu’daki arkeolojik kazılarda, öngörülenden daha eski dönemlere tarihlenen verilere ulaşılmasına ilişkin dosya haberinin ilk bölümünde, Şanlıurfa’nın merkez Haliliye ilçesi sınırlarında kırsal Örencik Mahallesi yakınlarında bulunan Göbeklitepe’deki bulgular ele alındı.
Kent merkezine 18 kilometre uzaklıktaki Örencik Mahallesi’nde, 1963’te yapılan yüzey çalışmaları sırasında fark edilen Göbeklitepe’de 1995’ten bu yana Kültür ve Turizm Bakanlığı himayesinde kazı çalışmaları yürütülüyor.
UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne 2018’de dahil edilen Göbeklitepe’deki kazılarda elde edilen sonuçlar hem dünyanın ilgisini bu alana çekti hem de tarih yazımını değiştirecek veriler ortaya koydu.
Göbeklitepe Kazı Başkanı Prof. Dr. Necmi Karul, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 1995’te başlayan kazılarla Göbeklitepe’nin neolitik çağın anıtsal yapılarını barındırdığının öğrenildiğini belirtti.
Kazılarda, M.Ö. 9600’lü yıllar ile 8200’lü yıllar arasına tarihlenen yaklaşık 1500 yıllık süreci yansıtan yerleşim katmanlarının kısmen açığa çıkarıldığını anlatan Karul, burada kamusal özellik taşıyan anıtsal yapıların olmasının arkeoloji camiasında büyük etki yarattığını kaydetti.
Karul, şöyle konuştu:
“Göbeklitepe’nin içerisinde insanların günlük hayatlarını sürdürdükleri konutların da olduğu kamusal yapıların olması, dolayısıyla buraların insanların bir araya geldikleri inançlarla ilgili bir yer olmasından öte bir yerleşim yeri olarak kullanıldığı anlaşıldı.
Nitekim 2021’de Taş Tepeler ile bu bölgedeki Neolitik çağ araştırmaları daha geniş bir bölgeye yayıldığında da benzer sonuçlarla karşılaştık. Bugün Harran Ovası’nın etrafında çok sayıdaki çağdaş yerleşmede yine özel kamusal yapılar ile konutları bir arada gördüğümüz yerleşim yerleri açığa çıkardık.
Göbeklitepe’nin bunların içerisindeki en önemli farkı, bu döneme ilişkin sonraki süreçteki araştırmaları tetikleyen bir yönü oldu. Bunun da başında özellikle buradaki anıtsal yapıların, onlar içerisindeki T biçimi dikili taşlar ve daha da önemlisi T biçimdeki taşların üzerindeki sembollerin varlığı… Bütün bunları bir araya getirdiğimiz zaman bize 12 bin yıl önceki insanın mimarlıkta, teknolojide, sanatta ne kadar ileri toplumlar olduğunu gösterdi diyebiliriz.” dedi.
Tarım ve hayvancılık yerleşikliğin nedeni değil sonucu
Karul, Taş Tepeler Projesi kapsamında Göbeklitepe ve çağdaş alanlarda yürütülen çalışmalarda elde edilen bilgilerle, o dönemdeki yaşama ilişkin önceki düşüncelerin aksine sonuçlara ulaştıklarını, avcı-toplayıcı bir yaşam süren toplulukların yerleşik yaşamı benimsediklerini gördüklerini anlattı.
Yerleşik hayata geçilmesine rağmen bu toplulukların henüz tarım ve hayvancılığı bilmediğinin anlaşıldığını vurgulayan Karul, Göbeklitepe’de yerleşiklikle beraber çevredeki kaynakların daha etkin bir şekilde değerlendirildiğinin görüldüğüne işaret etti.
Dönemin ileri aşamalarında bitki yetiştiriciliği ve hayvan evcilleştirme denemeleriyle karşılaştıklarına dikkati çeken Karul, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yerleşikliğin hemen ardından bitkileri tarıma aldıklarını ve hayvanları evcilleştirdiklerini görüyoruz. Dolayısıyla Göbeklitepe ve benzeri yerlerde yerleşiklikle başlayan süreç, bugünkü toplumsal düzenin temelindeki en önemli girdi olan üretici yaşamın da başlangıcını gördüğümüz bir yer olarak arkeoloji tarihçesinde önemli bir yer tuttu.
Göbeklitepe’yi bu kadar önemli yapan, toplumun büyük bir kısmının ilgisini çeken, dünya ölçeğinde ilgisini çeken şey, bizim geçmişe bakış açımızın, algımızın ne kadar yanlış olduğunu adeta gözler önüne sermesi. Başka bir ifadeyle de yüzümüze vurması oldu.
Bunu nasıl biraz daha açıklayabiliriz derseniz, Göbeklitepe gibi yerlerin özellikle geçmişteki toplumların ilkel, az gelişmiş toplumlar olduğu algısını köklü bir şekilde değiştirdiğini anlıyoruz. Modern insan geçmişe ilerlemiş bir şekilde bakar ve geçmişi düşündüğünde de kendisi zamanın sonunda olduğu için kendisini geçmişe göre en gelişmiş bireyler, insanlar ve toplumlar olarak algılar. Göbeklitepe bize 12 bin yıl önce burada yaşayan insanların anıtsal mimariler yapabilen, bir araya gelip bu yapıların içerisinde meclisler kuran ve o dikili taşları, onların üzerindeki ağırlıklı hayvan betimleriyle oluşturdukları sahneleri işleyebilen ve bunlarla birtakım mitolojik hikayeleri yaşamlarının bir parçası haline getiren topluluklar olduğunu gösterdi.
Böyle düşünüldüğünde 12 bin yıl önce Göbeklitepe’deki insanın bugünkü toplumdan hiç de geri kalmayacak yönlerinin, sanatçılarının, hikaye anlatıcılarının olduğunu, o hikayeleri bu dikili taşların üzerine işleyebilecek sanatkarların, bu binaları yapan, tasarlayan o dönemin mimarları ve ustaları olduğunu gösterdi. Bizim bugünkü bakış açımızın geçmişi ne kadar küçümseyici olduğunu da yüzümüze vurmuş oldu diyebiliriz.”
“Becerilerinin ne kadar üst düzeyde olduğunu gösterdi”
Göbeklitepe ve çağdaşı alanlardaki bulguların tarih yazımını değiştirebildiğini ifade eden Karul, şu bilgileri aktardı:
“Tarih kitapları dünyanın hemen hemen her yerinde son yıllarda kuşkusuz değişiyordur. Özellikle yerleşikliğin nedeninin tarım ve hayvancılık olduğu düşünülürken Göbeklitepe ve çağdaşı yerler, yerleşikliğin nedeninin tarım ve hayvancılık değil, tarım ve hayvancılığın yerleşiminin bir sonucu olduğunu gösteren yerlerin başında geliyor. Bilginin değişmesi bakımından düşündüğümüzde en önemli dizilerden biri.
Yine okul kitaplarında geçmiş dönemdeki, 12 bin yıl önceki insanların yaşam mücadelesi vermekle sınırlı bir hayat sürdürdükleri algısı var. İnsanların mağaralarda yaşadığı ve zorluklar içerisinde yaşadığı gibi bir algı vardı. Göbeklitepe’de bunun ne kadar gerçek dışı olduğunu, 12 bin yıl önceki insanların becerilerinin, başarılarının her anlamda, teknolojide, mimarlıkta ne kadar üst düzeyde olduğunu gösterdiğini de rahatlıkla söyleyebiliyoruz. Böyle bakıldığında tarih yazımındaki yanlışları büyük bir oranda düzelten arkeolojik keşiflerin başında geliyor diyebiliriz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Taksim Meydanı’nda bir araya gelip Grand Pera’ya yürüyen Frida Kahlo makyajlı ve kostümlü öğrencileri yerli ve yabancı turistler ilgiyle izledi.
Kültür ve Turizm Bakanlığınca düzenlenen İstanbul Kültür Yolu Festivali kapsamında sanatseverlerle buluşan sergiyi gezen öğrenciler, sergideki eserleri inceleyerek, fotoğraflar çekti.
“Öğrencilerimizden gelen bütün fikirlere açığız”
Alaeddin Yavaşça Güzel Sanatlar Lisesi öğretmeni Beyza Yılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, öğrencilerle bütün sanatçıların eserleri üzerine çalıştıklarını belirterek, özellikle yakın dönem sanatçıları öğrencilerin iyi bildiğini söyledi.
Frida Kahlo sergisine böyle bir konseptle gelmenin daha faydalı olacağını düşündüklerini aktaran Yılmaz, “Frida Kahlo’nun yaşantısını ve eserlerini bugüne getirmek için çıktığımız yolda çok güzel şeyler yaşadık. Onlar da çok hevesli ve heyecanlıydı. Hepsi çok güzel hazırlandı.” dedi.
Sergiyi bu konseptle ziyaret etmenin öğrenciler için çok güzel bir anı olacağını vurgulayan Yılmaz, şunları kaydetti:
“Bu olayın zihinlerinde çok güzel yer edineceğini düşünüyorum. Hepsi zaten bir sanatçı adayı olarak buna hazır. Bugün biz Frida Kahlo olduk. Bizim için her şey çok güzel ilerledi. Onların hayatında da çok güzel anılar biriktireceğini düşünüyorum. Öğrencilerimizden gelen bütün fikirlere açığız. Çünkü onların fikirleri ve yaratıcılıkları geliştikçe ilerleyebiliyoruz. Çıktığımız bu yolda, öğrencilerimizle çok güzel çalışmalar çıkartacağımızı düşünüyoruz.”
“İnşallah bir gün onun gibi bir sanatçı olurum”
Öğrencilerden Ezel Sarıçoban, Kahlo’yu “özgürlük, renk, sevgi ve aşk” kelimeleriyle tanımlayarak, “Frida bence aşkı ve sevgiyi temsil ediyor. Buraya geldiğimde Frida’nın insanı daha mutlu, daha özgür hissettiren, enerji veren ve yaşamın zorluklarına karşı mücadele eden bir insan olduğunu gördüm. Hayatın zorluklarına katlanmış, bir bacağını kaybetmiş ve 30’dan fazla ameliyat geçirmiş bir insan.” şeklinde konuştu.
California Helin Akcan, Frida Kahlo’nun çok güçlü bir kadın olduğuna dikkati çekerek, çok güçlü ve başarılı bir sanatçıyı temsil ettiği için gururlu hissettiğini, sergiyi de çok beğendiğini söyledi.
Asel Karahan, sergiyi çok heyecan verici bulduğunu aktararak, “Alanında öncü isimleri tanımak çok güzel hissettiriyor. Daha yeni bilgiler, kişiler ve tarzlar öğrenmek, bizim hayal gücümüzü ve ufkumuzu daha çok açıyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Leylan Değirmenci de Kahlo’nun sanata bakış açısını çok beğendiğini vurgulayarak, “Açıkçası çok şanslıyım böyle bir etkinliğe katıldığım için. İnşallah bir gün onun gibi bir sanatçı olurum.” ifadelerini kullandı.
Duru Çetin ise her sanatçı adayının Frida Kahlo’yu örnek alabileceğinin altını çizerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Biz özellikle Frida gibi giyinerek onu daha çok benimsedik. Bu da onun gözünden, resimlerine, sanata ve hayata bakış açımızı geliştirdi. Çok güzel tepkiler aldık. Fotoğraflarımızı çektiler, bize hayranlık duydular. Bu da çok hoştu. Bence insanlar bunu bireysel de gerçekleştirebilir.”
Meksikalı ressam Frida Kahlo’nun kişisel günlüklerinden esinlenerek hazırlanan fiziksel ve dijital sergi, 26 Ekim’e kadar görülebilecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, Cumartesi günü San Gabriel Dağları’nda meydana geldi. Polis, şüphelinin olay yerinden arabayla kaçtığını, ancak kısa bir süre sonra kaza yaptığını bildirdi. Emir Lowe, cinayet şüphesiyle tutuklandı.
Paul Lowe, Londra Sanat Üniversitesi’nde profesördü ve dünyaca ünlü bir foto muhabiriydi. Kariyeri boyunca Berlin Duvarı’nın yıkılışı, Nelson Mandela’nın serbest bırakılması gibi tarihi olayları fotoğraflamıştı. Özellikle Saraybosna kuşatması sırasında çektiği fotoğraflarla tanınıyordu.
Meslektaşları ve arkadaşları, Lowe’u “nazik, coşkulu ve cesur” bir insan olarak anıyor. Bosna Hersek Büyükelçiliği onu “büyük bir sanatçı” olarak nitelendirdi.
Bu trajik olay, fotoğrafçılık ve gazetecilik dünyasında büyük üzüntüye yol açtı. Lowe’un ani kaybı, onun insani değerlerini ve profesyonel başarılarını bir kez daha gündeme getirdi.
Olayla ilgili soruşturma devam ediyor ve Emir Lowe’un önümüzdeki günlerde mahkemeye çıkması bekleniyor.



Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>14 Ekim’de, Alex Lang adlı paraşütçü, 138 metre yüksekliğindeki piramidin üzerinde uçarken, zirvede hareket eden bir şey fark etti. Yakınlaştığında bunun bir köpek olduğunu gördü. Lang, köpeğin tepede dolaştığını ve yukarıda uçan kuşlara havladığını belirtti.
Bu olağandışı görüntü, sosyal medyada hızla yayıldı ve binlerce beğeni aldı. İzleyenler, köpeğin nasıl bu kadar yükseğe tırmanabildiğini merak etti. Bazıları durumu esprili bir şekilde yorumlarken, diğerleri köpeğin güvenliği için endişelendi.
Büyük Giza Piramidi, yaklaşık 4500 yıl önce Firavun Khufu zamanında inşa edildi ve uzun süre dünyanın en yüksek yapısı olarak kaldı. Bugün UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan piramit, her yıl milyonlarca turisti ağırlıyor.
Piramitlere tırmanmak yasak olmasına rağmen, bu cesur köpek bir şekilde zirveye ulaşmayı başardı. Köpeğin nasıl tepeyeçıktığı veya ne kadar süre orada kaldığı bilinmiyor. Ayrıca, sonunda nasıl kurtarıldığı da açıklanmadı.
Bu olay, antik yapıların korunması ve güvenliği konusunda yeni tartışmalar başlattı. Yetkililer, benzer olayların tekrarlanmaması için önlemler alınması gerektiğini vurguladı.
Sonuç olarak, bir köpeğin dünyanın en ünlü antik yapılarından birinin tepesinde görülmesi, hem şaşkınlık hem de eğlence yarattı. Bu beklenmedik olay, Büyük Giza Piramidi’nin hala sürprizlerle dolu olduğunu gösteriyor.



Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BAĞCILAR Belediyesi tarafından düzenlenen 3’üncü Bağcılar Kitap Fuarı, 18 Ekim’de Bağcılar Meydanı’nda kapılarını açıyor. 9 gün sürecek olan fuar sohbetten eğlenceye kadar farklı içerikte birçok aktiviteye ev sahipliği yapacak, kitapseverler de sevdikleri yazarlarla bir araya gelme fırsatı bulacak.
15 TemmuzDemokrasi ve Milli İrade Meydanı, 18-26 Ekim tarihleri arasında 3’üncü Bağcılar Kitap Fuarı’na (BKF) ev sahipliği yapacak. Bağcılar Belediyesi tarafından düzenlenecek fuarın hazırlıkları tamamlandı. Açılış için gün sayan fuar alanında 50 yayınevi kitaplarını sergileyecek. Stantlarda polisiyeden tarihe kadar herkesin ilgisini çekecek eserler yer alacak. 27 gazeteci ve yazarın konuk olacağı alanda kitapseverler, yazarlarla bir araya gelme ve sohbet etme imkanı bulacak.
‘BAĞCILAR OLARAK BİZ KİTAPLA YAŞAYAN BİR İLÇEYİZ’
Bağcılar Belediye Başkanı Abdullah Özdemir, “Bağcılar’ımızda çok ilgi gören kitap fuarımızın bu sene 3’üncüsünü yapıyoruz. En seçkin kitabevlerinin yayınlarıyla ve sevilen yazarlarımızla buluşacağız. İlk fuarımıza 350 bin kişi katılırken geçen yılki 2. BKF’ye 500 bin kişi katılmıştı. Sayının artması bizi sevindiriyor. Sayının bu yıl artarak devam edeceğine inanıyorum. Bağcılar olarak biz kitapla yaşayan bir ilçeyiz. Bu anlamda ilçemizde şu an 117 bin 180 yazılı ve basılı eserden oluşan külliyat sunan 17 kütüphane hizmet veriyor” dedi.
ÜNLÜ İSİMLER KATILACAK
AK PartiİstanbulMilletvekili olan Yücel Arzen’in müzik dinletisinin de yer aldığı özel bir programla açılışı yapılacak BKF’de; AK Parti Manisa Milletvekili ve Grup Başkan Vekili Bahadır Yenişehirlioğlu, Mete Yarar, Nurullah Genç, Serdar Tuncer, Şermin Yaşar, Hayati İnanç, Ercan Kesal, Türker Akıncı, Turan Kışlakçı, Savaş Barkçin, Zeynep Betül Akyıldız, Onur Erol, Zahide Tuba Kor, Şükran Kaymak, Güven İslamoğlu, Cansu Canan Özgen, Saliha Erdim, Beydan Budak, Yasin Pişgin, Orhan Toker, Fatih Duman, Anıl Basılı, Ayşegül Dede, Sadık Yalsızuçanlar, Turgay Güler ve Sertaç Abi katılacak.
AKTİVİTELER İÇİN ÖZEL BİR PLATO OLUŞTURULDU
Belediyeden yapılan yazılı açıklamada fuar hakkında şu bilgilere yer verildi:
“BKF’ye gelen ziyaretçiler, özel olarak oluşturulan platoda ağırlanacak. Açık alandaki kafede yetişkinler için çay ikram edilecek. Çocuklar da atölyelerde fiziksel ve zihinsel gelişimlerine katkı sunan aktiviteler yapabilecek. Gençler özel hazırlanan Fuar Köşesi’nde hatıra fotoğrafı çekilebilecek. Fuar kapsamında, geçmişten günümüze edebiyat dünyamızda eserleriyle iz bırakan ünlü yazarların fotoğrafları ile hayatlarını anlatan bir köşe de yapıldı. Ayrıca belediyeye bağlı Bilgi Evi öğrencileri ve Kadın ve Aile Kültür Sanat Merkezi kursiyerleri kendi yaptıkları tablo, takı ve benzeri eserleri sergileyecek.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Uzun yıllar Almanya’da çalıştıktan sonra 2002’de memleketine dönen Albayrak, Ortahisar ilçesine bağlı Akyazı Mahallesi’ndeki evinin bahçesinde, ustasının hediye ettiği şerit testerenin yanı sıra torna makinesi ve çeşitli aletlerin yer aldığı atölye kurdu.
Albayrak, atölyesinde ürettiği masa, sandalye, sehpa, koltuk, arı kovanı ve dekoratif eşyaları yakınlarına, tanıdıklarına hediye ediyor.
Mustafa Albayrak, AA muhabirine, babasının yönlendirmesiyle küçük yaşlarda köyündeki mobilyacının yanında çıraklığa başladığını söyledi.
Ustasının çok güzel mobilya ve oyma işleri yaptığını anlatan Albayrak, “Ben de ‘Bu oyma işini öğrenirsem bana yeter’ dedim. Nihayet öğrendim de oymacılığı.” dedi.
Askerden döndükten sonra da ustasının yanında çalışmaya devam ettiğini belirten Albayrak, “UstamErzurum’a taşınınca benim gitme durumum yoktu bıraktım marangozluğu. Köyde yaşamaya başladım, tütün falan üretmeye başladım ve marangozluğu bıraktım.” diye konuştu.
“Ahşaptan hiç kopmadım”
Albayrak, 1970’te gittiği Almanya’da 32 yıl çalıştığını dile getirerek, şöyle devam etti:
“2002 yılında döndüm. Atölyeyi de birkaç yıl sonra kurdum. Makineleri Ankara’dan alıp getirdim. Şerit testereyi de o zaman ustam verdi zaten, Allah rahmet eylesin. Faal bir şey çalıştığım yok, tanıdıklarımın, kıramayacağım kişilerin siparişi olursa onları yapıyorum. Onlar ahşabı temin ediyor ben de yemek masası, oturma koltuğu, sehpa, arı kovanları yapıyorum.”
Almanya’da inşaatlarda kalıp ustalığı yaptığını ifade eden 5 çocuk babası Albayrak, şunları kaydetti:
“Ahşaptan hiç kopmadım. Sonra buraya geldim kovan yaptım. Almanya’da langstroth tipi kovanlar vardı, ben de kendime onlardan yaptım. Sonra arıları oğluma verdim. Ceviz, gürgen, çam, ıhlamur ağaçları kullanıyorum. Masa, koltuk, sehpa yapıyorum. Onlar olmasa ben öldüm, onlar beni mutlu ediyor. Torna makineleri de aldım, şimdi bahtiyarım. Bu zamana kadar sattığım yok, eşe dosta hediye olarak yapıyorum.”
Mustafa Albayrak, sağlığı el verdiği müddetçe atölyesinde üretmeye devam edeceğini sözlerine ekledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
GÖRMENİN BEDELİ DUDAK UÇUKLATTI
Tema parkına girmenin ve minyatür Galata Kulesi’ni görmenin bedeli ise 109 Suudi Arabistan riyali. Türk lirasına çevrildiğinde bu fiyat yaklaşık 1.000 TL’yi buluyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Hazır giyim sektörünün kapsayıcılığı en yüksek sivil toplum kuruluşlarından olan Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) tarafından düzenlenen 17’nci İstanbul Hazır Giyim Konferansı başladı. Redefine, Realign, Refashion (Yeniden Tanımla, Hizalan, Şekillendir) temasıyla düzenlenen iki günlük konferansın ilk gününde Türkiye’den ve yurt dışından toplam 32 konuşmacı, 17 oturumda bir araya gelerek sektörün gündemindeki konuları ele aldı.
“Birlikte çalışarak maliyetleri optimize edebiliriz”
Jeopolitik ve ekonomik krizler nedeniyle Türkiye’de olduğu gibi dünya genelinde de sektörün son iki yıldır daralma sürecinde olduğunu aktaran TGSD Başkanı Ramazan Kaya, “Özellikle üreticiler olarak karlılıklarımızı giderek kaybediyoruz. Sermayemiz ve enerjimiz de son derece sınırlı. Bu nedenle kaynaklarımızı daha doğru ve pozitif kullanmamız gereken bir dönemdeyiz. Bununla birlikte sektörümüzün yeniden yükselişe geçmesi için krizlerin içindeki fırsatlara odaklanılması gerektiğine inanıyoruz. Bunun için de artık ‘benim başarım’ değil, ‘bizim başarımız’ demeli, stratejik iş birlikleri geliştirmeliyiz. Bu iş birlikleri, tedarik zincirimizin dayanıklılığını artırırken aynı zamanda inovasyon ve sürdürülebilirlik alanlarında da güçlenmemizi sağlayacaktır. Birlikte çalışarak hem maliyetleri optimize edebilir hem de üretim süreçlerimizi daha verimli hale getirebiliriz” dedi.
“Son dakikada gelen siparişler Türk hazır giyim sektörünü zorluyor”
Orta Doğu ve Avrupa’daki savaş ile Güneydoğu Asya’da yaşanan doğal afetlerin tedariki olumsuz etkilediğine dikkat çeken Kaya, “Özellikle Uzak Doğu’dan Avrupa’ya uzanan tedarik zincirinde ciddi aksamalar yaşanıyor. Bu noktada da yakından ve güvenli tedarikin, dolayısıyla da Türkiye’nin önemi giderek artıyor. Ancak bu süreçte Türk hazır giyim sanayicileri olarak son dakika gelen siparişler nedeniyle zorluk yaşıyoruz. Mevcut kapasitelerimizi daha verimli kullanabilmek için alım grupları ile daha planlı çalışmamız gerekiyor. Birlikte yapacağımız doğru planlamalar, verimliliği ve rekabetçiliğimizi de artırır” diye konuştu.
“Sorumlu bir üretim anlayışını benimsemek zorundayız”
Global çaptaki iş birliklerinin sektörün sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşması için de büyük önem taşıdığını ifade eden Kaya şöyle devam etti: “Gerek dünyamızın gerekse sektörümüzün geleceği için sorumlu bir üretim anlayışını benimsemek zorundayız. Döngüsel ekonomi yaklaşımıyla kaynaklarımızı daha verimli kullanmalı, atıklarımızı minimize etmeli, sürdürülebilir tasarım ilkelerini benimseyerek, çevresel etkileri en aza indiren koleksiyonlar oluşturmalıyız. Geri dönüşüm ve yeniden kullanım süreçlerine yatırım yaparak, bu dönüşümün öncüsü olmalıyız. Dijitalleşme alanında da birlikte adım atarak dijital platformlarda daha güçlü bir varlık oluşturabilir, tedarik zincirimizi daha şeffaf ve izlenebilir hale getirebiliriz. Sürdürülebilir moda, yalnızca ürünlerin etiketinde değil, her aşamada benimsenmesi gereken bir kültür olmalıdır.”
“Konferansın teması sektörün başarısı için gerekli olan üç temel adımı vurguluyor”
Konferansın bu yılki teması hakkında da bilgi veren Kaya, “Sektörümüz özellikle son iki yıldır zorlu bir mücadele veriyor olsa da aslında oyunun kuralları 2015 yılında açıklanan Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ile birlikte yeniden yazılmaya başlandı. Tüketim alışkanlıkları değişirken, ekonomik koşullar rekabetçiliği zorlaştırırken, bizim de bu yeni süreci kabul edip, çevikliğin ve esnekliğin yanına hizalanmayı da eklemekten başka şansımız yok. Son aşamada ise koleksiyonlarımızı ve ürünlerimizi yeniden şekillendirecek, üretici, yenilikçi ve değerli tasarımlarla yolumuzu çizeceğiz. Yani bu yılki temamız Redefine, Realign, Refashion ile hızla değişen trendler, teknolojik yenilikler ve sürdürülebilirlik talepleri ile sürekli bir dönüşüm içerisinde olan sektörümüzün başarılı olması için gerekli olduğuna inandığımız üç temel adımı vurguladık” şeklinde konuştu. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Jandarma Komutanlığına bağlı ekipler, kaçakçılık suçlarıyla mücadele kapsamında bir grup şüpheli tarafından izinsiz kazı yapıldığını belirledi.
Kültür ve tabiat varlığı bulmak için çukur açan 5 şüpheli, ekskavatör ve çeşitli kazı malzemeleriyle gözaltına alınarak İlçe Jandarma Komutanlığına götürüldü.
Gediz Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla haklarında soruşturma başlatılan şüpheliler A.K, M.D, M.C, F.U. ve E.Ö’nün işlemleri sürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Antalya DOB’dan yapılan açıklamaya göre, Haşim İşcan Kültür Merkezi’nde sahnelenecek gösteride, hem klasik hem modern bale yapıtlarının seçkin örnekleri sunulacak.
Riine Sasaki ve Nilay Tahiroğlu gibi ünlü sanatçıların performanslarını sergileyeceği gösteride, Çaykovski’nin “Fındıkkıran” ve “Kuğu Gölü”, Minkus’un “La Bayadere” ve klasik bale repertuvarından “Le Corsaire” ve “Don Kişot” gibi eserler yer alacak.
Ayrıca Carmen’den parçalar ile “İkilem”, “Loneliness”, “Sarcastic” ve “No.7” gibi yenilikçi eserler de sahneye taşınacak.
“Gala Bale” 17 Ekim’de saat 20.00’de Antalya DOB Opera Sahnesi’nde sanatseverlerle buluşacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DEPREME DAYANIKLI YAPI MALZEMELERİ HAYATİ BİR ÖNEME SAHİPTİR
AFAD Barınma ve Yapım İşleri Genel Müdürü Ahmet Nehar Poçan, PANELDER yönetim kurulunun ziyaretinden memnun kaldıklarını dile getirerek, “Ülkemizde yaşadığımız Şubat 2023 depremi bizleri büyük acılar yaşatırken, artık inşaatta özellikle konutlarda depreme dayanıklı malzemelerin kullanımının önemi bir kez daha gösterdi. Çünkü depreme dayanıklı malzemeler ve ürünler hayati bir öneme sahiptir. Bu anlamda PANELDER üyelerinin ürettiği ürünlerde de son derece depreme ve yangına dayanıklılığı ile güven sağlıyor. Ziyaretlerinden ve bize ürettikleri ürünlerin özellikle hakkında bilgi veren PANELDER Yönetim Kurulu Başkanı Celalettin Hakan Katırcı ve beraberindeki heyete de teşekkür ediyorum” diye konuştu.
PANELDER Yönetiminin AFAD Barınma ve Yapım İşleri Genel Müdürü Ahmet Nehar Poçan’ı ziyaretinde, AFAD Lojistik ve Depo Yönetimi Grup Başkanı Kübra Keleş ve AFAD Yönetim Hizmetleri Dairesi Başkan Vekili Salih Altınay’la da sandviç panel ve özellikleri hakkında detaylı görüş alışverişinde bulunuldu.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“DENETİME GELİRLERSE RUHSATI DEĞİŞTİR”
Öte yandan soruşturma kapsamında şüpheliler arasında geçen konuşmalar da fezlekede yer aldı. Örgüt yöneticisi F.S. ile örgüt üyesi H.D.T. arasında geçen denetimle ilgili görüşme dikkat çekti.

İŞTE O KONUŞMALAR:
H.D.T: “Hocam şimdi bu salaklar bana yarın denetime geleceklerini söyledi. ‘2-3 ay sonra denmişti. Şimdi ‘Sabah denetim olacak’ diyorlar.”
Örgüt yöneticisi F.S: “Denetimde bir şey yok ya korkma.”
H.D.T: ” Hocam ruhsat değişecek. Paneller değişecek. Kuvözler değişecek. Monitör yok, biliyorsun. Ben yine alanı elimden geldiği kadar hazırlayacağım.”
F.S: “Hay anasını ya..”
KULLANMADIKLARI İLAÇLARI DA KULLANILMIŞ GİBİ SGK’YA FATURA ETMİŞLER
Soruşturma kapsamında şüphelilerin kullanmadıkları bir sürü ilacı da kullanılmış gibi göstererek Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) fatura ettiği ve haksız kazanç elde ettiği de vurgulandı. Örgüt üyelerinin birbiri arasında çok sayıda EFT hareketinin bulunduğu da soruşturma dosyasına girdi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Olay, 11 Ekim günü Güneykent Mahallesi’nde bir apartmanda meydana geldi. Aile içi tartışma ihbarı üzerine adrese giden polis ekipleri, zemin katta Seyit Can Budak (31) ve Yunus Emre Avcı (26) ile karşılaştı.

Şüphelilerden Seyit Can Budak polis memuruna tabancayı doğrultup ateş açtı. Polis memurları da şüphelilere karşılık verdi.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Kısa süreli çatışmanın ardından şüpheliler yakalanarak gözaltına alındı. 2 şüpheli, bindirildikleri ekip otosunun arka camlarını kırdı.

Şüphelilerden Seyit Canbudak’ın daha önce ‘hırsızlık’ ve ‘yağma’ suçlarından 33 suç kaydı, Yunus Emre Avcı’nın ise ‘taksirle yaralama’, ‘trafik güvenliğini kasten tehlikeye sokma’, ‘konut dokunulmazlığı ihlali suçlarından 26 suç kaydının olduğu ortaya çıktı.

ÇATIŞMA ANLARI GÜVENLİK KAMERASINA YANSIDI
Can kaybı ya da yaralanan kimsenin olmadığı olay, binanın güvenlik kamera görüntülerine yansıdı. Görüntülerde polisin şüphelendiği 2 kişinin ardından gittiği ve uyarıları üzerine şüphelilerin tabancayla ateş açarak karşılık verdiği görüldü.
Gaziantep’te polise silahlı saldırı! Çatışma anları güvenlik kamerasında
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Alanyaspor maçından hemen sonra ülkesi Arjantin’e giden yıldız golcü, Wanda Nara ile barıştı.
Arjantin basınına göre Icardi’nin ülkesine transfer olma ihtimali bulunuyor.
Çıkan haberlere göre Icardi’nin hayat arkadaşı Wanda Nara, Türkiye’de yaşamak istemiyor.
Bir süredir Arjantin’de bulunan Wanda Nara, Icardi’den kariyerine İtalya ya da ülkesinde devam etmesini istiyor.
Icardi’nin menajerliğini yapan kişilerden biri olan Wanda Nara bir süre önce River Plate formalı fotoğraf paylaşmıştı.
Icardi’nin ülkesine döner dönmez yaptığı sosyal medya paylaşımında da River Plate’in maçlarını oynadığı Monumental stadının yer alması bu iddiaları daha da artırdı.
Son dönemde fiziksel durumu ve izinleriyle gündeme oturan Icardi, geçen günlerde eleştirilere yanıt vermiş ve Galatasaray’daki gol sayısı ile kazandığı kupayı paylaşmıştı.
Galatasaraylı yetkililer ise şu anda herhangi bir ayrılığın söz konusu olmadığını, Icardi’nin Wanda Nara ile barışmasının ise olumlu bir gelişme olduğunu ifade ediyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tour de France’ın organizatörü uluslararası spor, organizasyon ve medya kuruluşu A.S.O ile birlikte spora değer katan etkinliklerle adından sıkça söz ettiren 78 Event tarafından Türkiye’de ilk kez düzenlenecek bu organizasyon, dünyanın dört bir yanından bisiklet tutkunlarını İstanbul’da ağırlayacak. Gençlik ve Spor Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, İstanbul Valiliği, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) ve Türkiye Bisiklet Federasyonu’nun destekleriyle, 50’den fazla ülkeden 3 binin üzerinde bisikletçi, İstanbul’un Avrupa yakasından Asya’ya doğru uzanan bir rotada pedal basacak.

L’Etape Türkiye by Tour de France’ın start, finish ve EXPO alanı Anadolu Hisarı’nda Küçüksu Kasrı önünde olacak. Küçük Su Kasrı, yarışın prestijli başlangıç noktası olarak bisiklet tutkunlarına ev sahipliği yapacak. Yarış rotasının popüler noktası Anadolu Hisarı’na uğrayan bisikletçiler Avrupa Yakası’na geçmek için Fatih Sultan Mehmet Köprüsü üzerinde pedal basacak.
Avrupa Yakası’na geçen sporcuların ilk noktası Rumeli Hisarı olacak. Boğaz manzarası eşliğinde finişe ulaşmaya hazırlanan sporcular, Polonezköy’e doğru yol alacak. Riva’dan geçerek yarışın unutulmaz durağına şahit olacak bisikletçiler, benzersiz bir yarış deneyimi yaşayacak.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ekim ayı olağan divan kurulu toplantısında sert şekilde eleştirilen Dursun Özbek ve yönetimi, yıllık genel kurul toplantısında ibraya sunulacak.
Sarı-kırmızılı kulübün üyeleri, karaborsa bilet satışından menfaat elde eden yöneticilerin bulunduğu iddiası, tartışmalı sponsorluk gibi konulara ilişkin olarak mevcut yönetimi eleştiriyordu.
HAMAMCIOĞLU, YÖNETİMİ İBRA ETMEYECEK
Daha önce iki kez başkan adayı olan ve Dursun Özbek’e de rakip olmuş Eşref Hamamcıoğlu, mevcut yönetimi ibra etmeyeceğini açıkladı.
REKLAM
Diğer yandan son divan kurulu toplantısında Taner Aşkın gibi bazı üyeler eleştirilere rağmen ibrasızlığın Galatasaray’ı çıkmaza sokacağı yönünde görüş bildirdi.
YÖNETİMİN İBRA EDİLMESİ BEKLENİYOR
Galatasaray kulislerinde Dursun Özbek yönetiminin ibra edileceği ifade ediliyor.
Sarı-kırmızılı kulübün yönetimi daha önce tüzük gereği idari ve mali açıdan iki farklı şekilde ibraya sunuluyordu. Bir süre önce yapılan değişiklikle ibra oylaması teke düşürüldü.
Galatasaray’ın eski Sportif AŞ Başkan Vekili Erden Timur’un da genel kurula katılması; genel kuruldan sonraki süreçte de bir basın toplantısıyla açıklamalar yapması bekleniyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Uluslar Ligi’nde ilk 2 maçı 4 puanla geçen Ay-yıldızlılar, +2 averajla grupta liderlik koltuğunda oturuyor. Aynı puana sahip Galler ise +1 averajla ikinci sırada. Milli takımın rakibi Karadağ ise grubun puansız tek takımı. Vincenzo Montella ve öğrencileri, Karadağ ile İzlanda maçlarını kayıpsız geçerek liderliğini sürdürmek istiyor.
KARADAĞ İLE 5’İNCİ MAÇ
A Milli Futbol Takımı, Karadağ ile 5’inci kez karşı karşıya gelecek. Daha önce 2’si özel olmak üzere 4 maçta Karadağ’a rakip olan Ay-yıldızlılar, bu maçlarda hiç mağlup olmadı. 2016 yılında oynanan özel maçta rakibini 1-0 mağlup eden milliler, 2018 yılında oynanan özel maçta ise rakibi ile 2-2 berabere kaldı. 2022 Dünya Kupası Elemeleri’nde Karadağ ile aynı grupta olan Türkiye, Vodafone Park’ta 2-2 berabere kaldığı rakibini deplasmanda 2-1 mağlup etmeyi başarmıştı.
ATAKAN KARAZOR İLK KEZ KADRODA, AHMED KUTUCU 4 YIL SONRA DÖNDÜ
A Milli Futbol Takımı’nda Almanya Bundesliga ekiplerinden Stuttgart’ta forma giyen Atakan Karazor, ilk kez aday kadroya dahil edildi. Milli takım tercihini Türkiye’den yanan kullanan 27 yaşındaki orta saha oyuncusu, A Milli Takım Teknik Direktörü Vincenzo Montella tarafından milli takıma davet edildi.
Öte yandan Eyüpspor ile iyi bir sezon başlangıcı yapan Ahmed Kutucu da 4 yıllık aranın ardından milli takıma döndü. Son olarak 2020 yılında Uluslar Ligi’nde Sırbistan ile oynanan maçın kadrosunda yer alan 24 yaşındaki Ahmed, 4 yılık ara sonrasında milli takımda yer buldu.
MERT GÜNOK VE İSMAİL YÜKSEK KADRODAN ÇIKARTILDI
A Milli Futbol Takımı’nda Karadağ ve İzlanda maçları öncesinde Mert Günok ve İsmail Yüksek, aday kadrodan çıkartıldı. Sakatlığı nedeniyle kadrodan çıkartılan tecrübeli file bekçisi Mert Günok’un yerine bu sezon Eyüpspor’da iyi bir sezon geçiren Berke Özer, milli takım kafilesine dahil edildi.
MİLLİ TAKIM’IN MUHTEMEL 11’İ
Uğurcan
Mert Müldür
Merih Demiral
Abdülkerim
Ferdi
Orkun Kökçü
Hakan Çalhanoğlu
Yunus
Arda Güler
Kerem Aktürkoğlu
Barış Alper
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Arjantin’in golü 13. dakikada Nicolas Otamendi’den gelirken, Venezuela’nın golünü 65. dakikada Jose Salomon Rondon kaydetti. Arjantin’de Lionel Messi 90 dakika sahada kaldı.

Bu sonuçla Arjantin 19 puanla liderliğini sürdürdü. Venezuela 11 puanla 7. sırada yer aldı.
Öte yandan Elemelerde oynanan diğer iki mücadelede ise Ekvador ve Paraguay 0-0 berabere kalırken, deplasmanda Şili ile karşılaşan Brezilya sahadan 2-1’lik galibiyetle ayrıldı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türkiye Kupası 2. Tur mücadelesinde oynanan Osmaniyespor – Diyarbekirspor karşılaşması Diyarbekirspor teknik heyeti 118. dakikada hakem kararına tepki amaçlı takımı sahadan çekti ve maç yarıda kaldı.
OSMANİYESPOR ÖNDEYDİ
Mücadeleyi ev sahibi Osmaniyespor 1-0 önde götürüyordu.

(Görüntüler A Spor’dan alınmıştır)
Ercan Ertan
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Eyüpspor forması giyen futbolcu Dorukhan Toköz, Beşiktaş serüveni hakkında beIN Sports’a çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Dorukhan, röportajında Arda Turan’ın potansiyeline değinerek, onun ileride büyük Avrupa kulüplerini çalıştırabilecek kapasitede olduğunu belirtti.
Arda Turan’ın önü çok açık. Bence çok iyi bir hoca. Avrupa’da çok büyük takımlarda çalışacak altyapıya sahip. Benim düşüncem ve isteğim Arda Turan’ın Avrupa’da büyük takımları çalıştıracak gibi geliyor. Arda Turan’ın sistemi zor olmasına rağmen çok iyi bir sistem. Barcelona ve Atletico Madrid sistemlerini harmanlayıp kendince iyi bir sistem yaratmış. Ben çok iyi yerlere geleceğini düşünüyorum.

“TRABZONSPOR’LA ŞAMPİYONLUK GOLÜ…”
Toköz, Trabzonspor’daki zamanlarını hatırlatarak, şampiyonluk inancının ne kadar güçlü olduğunu ve şehrin takımla nasıl bütünleştiğini anlattı.
Maçların son haftalarında, “Dorukhan attı, şampiyonluk geldi” diyerek kendi kendine dileklerde bulunduğunu ve attığı golle gelen şampiyonluğun onun için unutulmaz olduğunu paylaştı.
Trabzonspor’da oynarken şampiyon olacağımıza çok inanmıştım. Şehir ve takım kenetlenmişti. Ben 3-4 hafta kala ‘Dorukhan attı, şampiyonluk geldi’ diyerek kendi kendime dua ederdim. Sonra attığım golle şampiyon olmamız benim de unutamayacağım bir şeydi.
“BEŞİKTAŞ BENİ ÇOK ÜZDÜ”
Beşiktaş’taki mutluluğuna ve şampiyonluk sevincine rağmen, sözleşmesinin bitimi ve yaşadığı sakatlık sürecinde kulüpte yaşadığı bazı olaylardan dolayı hayal kırıklığına uğradığını belirtti.
Beşiktaş’ta inanılmaz mutluydum, inanılmaz bir ortamım vardı ve zaten şampiyon olmuştuk. Ama sözleşmem bitiyordu. Beşiktaş’ta sakatlık yaşadım ama zaten sakatlığı da Beşiktaş için yaşadım. Futbolda böyle şeyler oluyor. Ben Beşiktaş’ta kalmayı çok istemiştim. O dönem bana yapılan bazı şey oldu. Bunları burada söylemeyeceğim ama konuşsam kimse inanmaz. Sakatlandıktan sonra ‘yok artık, bu da yapılmamıştır’ denilecek şeyler yapıldı. Ben de bunun sonrasında ‘ben bu kulüpten gideceğim, isterseniz dünyanın en büyük paralarını verin ben burada kalamam’ dedim. Bir insanı bu kadar değersizleştirmek ve saygısızlık yapmak kabul edebileceğim bir şey değil. Ben severek ayrıldım Beşiktaş’tan. Üzüldüm, beni o dönemde çok fazla üzdüler. Yazılanlar gibi büyük paralar talebim de olmadı. Benim o dönem yapmam gereken oydu. Bunları sineye çekip hayatıma devam edemezdim, bana yakışmazdı ama başka bir seçeneğim olsa kalırdım.

“HAYIRLISI BÖYLEYMİŞ”
Dorukhan ayrıca, “Taraftarı, kulübü ve camiayı çok seviyorum. Baştaki insanlar değişiyor ve zaten de değişti. Ama hayırlısı böyleymiş demekki. Sonrasında Trabzonspor’a gittim ve şampiyonluk yaşadım. Orada inanılmaz günler geçirdim.” dedi.
Ercan Ertan
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Fenerbahçe’de ocak ayı öncesi transfer çalışmaları devam ediyor. Sarı-lacivertlilerde başta sportif direktör Mario Branco olmak üzere tüm yetkililer ara transfer önce hazırlıklarını sürdürüyor.
Jose Mourinho’nun da talepleri doğrultusunda oyuncu profilleri izleniyor. Bu kapsamda Manchester United’dan 30 yaşındaki stoper Victor Lindelöf radarda tutuluyor. İsveçli futbolcunun son durumu yakından takip ediliyor, tüm detaylar inceleniyor.
GERİ PLANDA KALDI
Manchester United’da geri planda kalan ve bu sezon sadece 1 maçta 45 dakika süre alan Victor Lindelöf, sezon başında sakatlığı nedeniyle 4 maç kaçırdı.
Ayrıca tecrübeli stoper bir ara ayrılması gündeme gelen Erik ten Hag’ın geleceğine göre hareket edecek.
Manchester United ile sözleşmesi Haziran 2025’te bitecek Lindelöf, ocak ayından itibaren diğer kulüplerle görüşmekte serbest olacak. İsveçli yıldızın kısa sürede kariyeriyle ilgili karar vereceği belirtildi.

MİLAN DA İSTİYOR
Fenerbahçe’nin yakın takibinde tuttuğu isimlerden olan Victor Lindelöf’ü İtalyan devi Milan da istiyor. Milan’ın futbol direktörü Zlatan Ibrahimovic, İsveçli stoperi kadroya katmayı hedefliyor. Vatandaşına Milan forması giydirmek isteyen Ibrahimvoc’in elini sıkı tuttuğu ifade ediliyor.
Victor Lindelöf bu sezon Manchester United’da sadece 1 maçta oynadı. İsveçli stoper yalnızca Premier Lig’de 7. haftadaki Aston Villa müsabakasında 45 dakika süre alabildi. Sezon başında sakatlığı olan deneyimli savunmacı, 4 maç kaçırdı.

MOURİNHO’NUN ÖĞRENCİSİ
United’a 2017’de gelen Victor Lindelöf’ü transfer eden isim Jose Mourinho idi. O dönem ManU’da çalışan Mourinho, Benfica’dan 35 milyon euro karşılığında Lindelöf’ün transfer edilmesini sağlamıştı.
İsveçli stoper, Portekizli teknik adamın idaresinde 45 resmi maça çıktı.
Ercan Ertan
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>

SÜRDÜRÜLEBİLİR ŞEHİRLERİN İNŞASI, OTURUMUN ODAK NOKTASI OLDU
E-dönüşümün topluma etkileri, kamu ve iş dünyasında iş modelleri, sürdürülebilir kalkınma fırsatları, dijital dönüşüm uygulamaları ve daha birçok konunun masaya yatırıldığı konferansta dijitalleşmenin sürdürülebilir kalkınma ve yerel yönetimlerdeki önemi ele alındı. Katılımcılar tarafından dijitalleşmenin yalnızca teknolojik bir ilerleme değil aynı zamanda sürdürülebilir kalkınma için de hayati öneme sahip olduğunu vurgulanırken yerel yönetimlerin dijital çözümlerle verimliliklerini artırabileceği ve sürdürülebilir şehirler inşa edilmesinin mümkün olduğu konuşmalar, oturumun odak noktası oldu.

Dr. Ekrem Teymur’un yönlendirmesiyle, dijital dönüşüm uygulamalarının sadece iş dünyasına değil toplumsal gelişmeye de büyük katkı sağladığına dikkat çekildi. Panelde, Türkiye’nin dijital dönüşüm sürecindeki ilerlemeleri ve bu süreçte karşılaşılan zorluklar da tartışıldı. Katılımcılar, dijitalleşmenin hem ekonomik hem de çevresel sürdürülebilirlik açısından yarattığı fırsatlara dikkat çekerek kamu ve özel sektör iş birliklerinin bu alanda daha da güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Konferans, dijital dönüşümün geleceği şekillendiren en kritik unsurlardan biri olduğu mesajıyla sona erdi.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
TOGG YANDI MI?
Türkiye‘nin yerli ve milli otomobili Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu (Togg) otomobil, Şanlıurfa Viranşehir‘de şarj sırasındayken alev alev yanmaya başladı. Togg yetkilileri tarafından yapılan açıklamada yangının bataryadan kaynaklanmadığı ve detaylı inceleme başlatıldığını belirtildi. Togg’un T10X modeli, yangın yüzünden hurda yığınına döndü ve kullanılamaz hale geldi. Hadise sonrası Togg tarafından açıklama yapıldı.
Açıklamada şu ifadeler yer aldı:
“Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesinde 4 Ekim Cuma günü, kullanıcımızın özel mülkünde park halindeki T10X’te, yangın meydana gelmiştir. Kısa sürede kontrol altına alınan yangında herhangi bir yaralanma veya can kaybı yaşanmamıştır. Kullanıcımızla hemen irtibata geçilip, araç uzman ekiplerimizce incelenmek üzere Togg Gemlik Kampüsümüze getirilmiştir. Yapılan ilk incelemede yangının bataryadan kaynaklanmadığı tespit edilmiştir. Konuyla ilgili detaylı teknik inceleme başlatılmıştır. Kamuoyunun bilgisine sunarız.”
Osman DEMİRHaberler.com – Gündem
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Teknoloji ve girişim yarışmaları, hava gösterileri, hava ve kara araçları sergisi, eğitici atölye etkinlikleri, dikey rüzgar tüneli, simülasyon deneyim alanları, konserler ve çeşitli etkinliklerin düzenlendiği festivalde ziyaretçiler, ETÜ Teknoloji Takımları Koordinatörlüğü ve MUCİTPARK Bilim ve Fikir Atölyesi tarafından kurulan stantlara yoğun ilgi gösterdi.
Yarışmalara 27 takımıyla katılan ETÜ’nün 18 takımı zorlu eleme süreçlerinden geçerek büyük finale kalma başarısı gösterdi. Adana’da zirveyi zorlayan 4 ETÜ takımı önemli bir başarıya imza atarak büyük ödüllerle Erzurum’a döndü.
The Lang Wizards takımı, Türkçe Doğal Dil İşleme kategorisinde Türkiye 3.’sü olarak yapay zeka alanındaki yetkinliklerini sergiledi ve büyük bir alkış topladı. ETÜ Algronomists takımı ise Tarım Teknolojileri kategorisinde Türkiye 2.’liği elde ederek sektöre yenilikçi bir soluk getirdi. İletişim teknolojileri kategorisinde mücadele eden ULAK FIE takımı, Kablosuz Haberleşme kategorisinde Türkiye 2.’si olarak fark oluşturdu. Uluslararası arenada yarışan DİHA takımı ise Uluslararası İnsansız Hava Araçları kategorisinde Performans Ödülü kazanarak adını zirveye yazdırmayı başardı.
MUCİTPARK Bilim ve Fikir Atölyesi ise bilim, ahşap, uygulamalı deney ve sanal gerçeklik atölyelerini ziyaret eden binlerce ziyaretçi uzmanlar eşliğinde çeşitli deneylere katılırken yeni teknolojileri deneyimleme fırsatı yakaladı.
Festivali yerinde takip eden ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, elde edilen başarılı sonuçlardan dolayı çok memnun olduklarını dile getirerek: “ETÜ olarak her yıl olduğu gibi bu yıl da TEKNOFEST heyecanına ortak olduk. Adana’da gençlerimiz ve teknoloji meraklılarıyla birlikte muhteşem bir atmosferde 5 gün geçirdik. Teknoloji takımlarımız yıl boyunca gece gündüz demeden titizlikle buradaki finallere hazırlandı ve önemli dereceler elde etti. Bu başarı üniversitemizin genç yeteneklerinin ve akademik kadrosunun yenilikçi bakış açısını bir kez daha kanıtlamış oldu. Öte yandan festivalin en yoğun stantlarından biri olmak da bizi ziyadesiyle memnun etti MUCİTPARK Bilim ve Fikir Atölyemizde binlerce çocuğumuz bilimin eğlenceli tarafını deneyimleme şansı yakaladı. Bunun yanı sıra festival süresince ülkemizin savunma sanayi ve teknoloji alanlarındaki lokomotif kurum ve kuruluşlarının yetkilileriyle bir araya gelerek hem öğrencilerimizin staj olanaklarını hem de yapılabilecek iş birlikleri hakkında görüşmeler gerçekleştirdik. Bilim ve teknolojiyi merkeze alarak ülkemizin gelişimine katkı sunma hedefiyle yolumuza devam edeceğiz. Böylesine önemli bir etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyor, bir kaz daha ülkemizi ulusal ve uluslararası arenalarda en iyi şekilde temsil eden takımlarımızı tebrik ediyorum” diye konuştu. – ERZURUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dijital ve yeşil dönüşüm ekseninde Türkiye ile AB arasındaki sinerji ve işbirliği olanaklarının değerlendirildiği “İkiz Dönüşüm: Türkiye ve Avrupa Birliği Arasındaki Stratejik Fırsatlar” etkinliği, MESS Teknoloji Merkezi MEXT’te gerçekleştirildi.
Etkinliğe, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile AB Türkiye Delegasyonu temsilcilerinin yanı sıra AB üyesi ülkelerin Türkiye’deki büyükelçiliklerinden temsilciler, ticari ataşeler, bilim ve teknoloji uzmanları ile MESS ekosisteminden firma yetkilileri katıldı.
“AI EDIH Türkiye Konsorsiyumu yapay zeka alanında AB ile işbirliğini derinleştirecek”
Erdem, etkinliğin açılışında yaptığı konuşmada, MEXT’in dijital ve yeşil dönüşüm için imalat sanayisine dört ana eksende destek verdiğini, bu unsurlar arasında yeni teknolojiler için test alanı olarak kullanılan “dijital fabrika”, şirketlerin dijital ve yeşil dönüşüm süreçlerine rehberlik eden “teknik danışmanlık hizmetleri”, mevcut iş gücüne yönelik “beceri geliştirme programları” ve teknoloji şirketleri, üniversiteler ve girişimlerle kurulan “ortaklık ekosisteminin” yer aldığını belirtti.
MEXT’in kuruluşundan bu yana Türkiye ve bölge için en kapsamlı dijital ve yeşil geçiş merkezi olmayı hedeflediğini vurgulayan Erdem, “Merkez, son yıllarda dijital fabrikasını 50’si sürdürülebilirlik ile ilgili olmak üzere 200’den fazla kullanım senaryosuna ev sahipliği yapacak şekilde geliştirdi. MEXT’in teknik danışmanlık hizmetleri, 15 farklı sektörde 500’den fazla şirkete özel rehberlik sağladı. Ayrıca, bugüne kadar 30 binden fazla kişiye beceri geliştirme eğitimi verildi ve bu sayıyı önümüzdeki yıllarda önemli ölçüde artırmayı planlıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Erdem, MEXT’in 70’ten fazla küresel ve yerel ortakla işbirliği yaparak önemli bir ortaklık ekosistemi oluşturduğunu aktararak, “Bu merkezde düzenlediğimiz 300 etkinlikte sektörün en iyilerinden oluşan 70’ten fazla küresel ve yerel ortakla iş birliği yaptık. Bu dönüşümü hızlandırmak için neler yapılması gerektiğini konuşmak ve tartışmak üzere özel bir izleyici kitlesi ve topluluk oluşturduk. Bugüne kadar bu tesiste 10 binden fazla ziyaretçiyi ağırladık.” açıklamalarında bulundu.
MEXT liderliğinde kurulan yapay zeka odaklı faaliyet gösterecek AI EDIH Türkiye Konsorsiyumun Avrupa Dijital İnovasyon Merkezi olarak seçildiğini hatırlatan Erdem, bu durumun AB ile işbirliğini derinleştirme açısından önemli bir adım olduğunu kaydetti.
“Türk firmalar, AB tedarik ve değer zincirlerine ileri düzeyde entegre”
Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkan Yardımcısı Jurgis Vilcinskas da Türkiye ve AB arasındaki işbirliğinin dijital ve yeşil dönüşümleri hızlandırma açısından kritik olduğunu vurguladı.
Vilcinskas, dijitalleşme ve karbon azaltımının ekonomik büyüme ve rekabet gücü için hayati öneme sahip olduğunu, bu alanlarda Türkiye’nin de AB’nin de geri kalma lüksüne sahip olmadığını söyledi.
AB’nin Türkiye ile ikiz dönüşüm konusundaki işbirliğinden bahseden Vilcinskas, şöyle konuştu:
“Avrupa Birliği, Türkiye’yi ve Türk işletmelerini ikiz dijital ve yeşil dönüşüm yolculuklarında desteklemiştir ve desteklemeye devam edecektir. Türk firmalar, özellikle otomotiv, makine ve tekstil sektörlerinde olmak üzere, Avrupa Birliği tedarik ve değer zincirlerine halihazırda ileri düzeyde entegre olmuş durumdadır. Avrupa Birliği ve Türkiye, Gümrük Birliği sayesinde çok yakın bir ticaret ilişkisine sahiptir. 2023’te ikili ticaret 206 milyar avroyu aşarak yeni bir rekora ulaşmış, Türkiye Avrupa Birliği’nin beşinci en büyük ticaret ortağı haline gelmiştir. Avrupa Birliği, Türkiye’deki en büyük yatırımcı olmaya devam etmektedir. AB, 2022’de ülkedeki doğrudan yabancı yatırımların (DYY) yaklaşık yüzde 70’inin kaynağı olmuştur. AB, 2023’te de yaklaşık yüzde 53’lük payıyla en büyük yatırımcı olmaya devam etmiştir.”
“İkiz dönüşüm Türkiye ve AB olarak daha sürdürülebilir ve verimli bir gelecek için ortak hedef”
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürü Ahmet Halit Hatip de Türkiye’nin dijital ve yeşil dönüşüm entegrasyonunun ülkenin küresel rekabet gücünü artırmada hayati önem taşıdığını dile getirdi.
Söz konusu dönüşüm sürecinin ekonomik, çevresel ve sosyal faydalarına işaret eden Hatip, “Bu değişimi benimseyen işletmeler önemli bir avantaj elde ediyor. Bu dönüşüm, yalnızca maliyet tasarrufu, yeni pazarlar ve rekabet avantajı gibi ekonomik faydalar sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda karbon emisyonlarını azaltarak ve temel kaynakları koruyarak çevresel etkiyi de düşürüyor. Ayrıca, sürdürülebilir teknoloji odaklı projeler aracılığıyla yeni iş imkanlarının yaratılması, beceri geliştirme ve yaşam kalitesinin iyileştirilmesi gibi sosyal faydalar da sağlıyor.” dedi.
Hatip, ikiz dönüşümün Türkiye ve AB olarak daha sürdürülebilir ve verimli bir gelecek için ortak hedef olduğunu belirterek, bu hedef doğrultusunda Dijital Dönüşüm Destek Programı, Yeşil Dönüşüm Destek Programı, Türkiye Yeşil Sanayi Projesi, Türkiye Yeşil OSB Projesi gibi çok sayıda ikiz dönüşümü destekleyen program ve projeyi hayata geçirdikleri bilgisini paylaştı.
Model fabrikalar, inovasyon merkezleri ve dijital dönüşüm merkezlerine bugüne kadar 1,2 milyar lira üzerinde dijital dönüşüm yatırımı yaptıklarının altını çizen Hatip, sözlerini şöyle tamamladı:
“IPA Rekabetçi Sektörler programımızda AB ile birlikte 2007’den beri imalat sanayi, AR-GE, teknoloji transferi ve yenilik alanlarında geliştirilen projelere 760 milyon avroluk hibe desteği sağladık. Beyaz eşyadan, tekstile, makinadan otomotive birçok spesifik sektörde 50 milyon avroluk yatırım yaparak son teknolojiye sahip 6 Dijital Dönüşüm Merkezini hayata geçirdik. Tüm bunların yanı sıra Dijital Avrupa Programında Avrupa Komisyonu tarafından açılan çağrıda başarılı olan, aralarında MEXT’in de bulunduğu Avrupa Dijital İnovasyon Merkezi konsorsiyumumuz (5 ADİM) toplam 9 milyon avroluk bir yatırım hacmiyle 2025 başında faal hale gelerek firmaların ve kamu kurumlarının ikiz dönüşümüne önemli ölçüde katkı sağlayacak.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANKARA – Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, “Siber tehditlerin nereden ne zaman geleceğini bilmek mümkün değil. Bu alandaki mücadelemizi çok katmanlı ve 7-24 esaslı olacak şekilde sürdürüyoruz. Enerji sektöründe siber güvenliği, milli güvenliğimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz” dedi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ‘Enerji Sektöründe Siber Savunma Simülasyonu’ programına katıldı. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu ev sahipliğinde düzenlenen programda siber savunmanın finans, sağlık, savunma ve enerji alanlarındaki önemine vurgu yapıldı.
Programda bir konuşma gerçekleştiren Bakan Bayraktar, son yıllarda dijitalleşmenin hemen her sektörde öne çıkan en önemli alanlardan biri olduğunu belirterek, akıllı uygulamalara her geçen gün yenilerinin eklendiğini ve evlerin, günlük kullanılan cihazların ve şebekelerin bile akıllı hale geldiğini aktardı.
Bakan Bayraktar, yapay zekanın, hayatın her noktasında konforlu çözümler ürettiğini vurgulayarak, “Tüm bunlar dünyada üretilen veri miktarında da ciddi bir artışa neden oluyor. Bu baş döndüren hız karşısında, elbette ki verilen hizmetin devamlılığını sağlamak, sürdürülebilir kılmak büyük önem arz ediyor. Burada da iki konu ön plana çıkıyor. Bunların ilki, hemen her alan için kritik öneme sahip büyük veri akışının devasa elektrik ihtiyacı ve buna uygun bir altyapının olması, diğer konu ise bu hizmet ve çözümleri sunan altyapıları siber risk ve tehditlere karşı korunması” açıklamasında bulundu.
“Dijital risklere karşı hatlarımızın güvenliğini sağlıyoruz”
Türkiye’nin ekonomisi büyüyen, üreten, sanayisi güçlü bir ülke olduğu dikkati çeken Bayraktar, hızla büyüyen yapay zeka ve büyük veri kaynaklı elektrik talebiyle elektrik tüketiminin daha da artacağını ifade ederek, “Enerjide arz güvenliği sadece bizim değil, bütün ülkelerin temel gündem maddesi olmaya devam ediyor. Jeopolitik gelişmeler, küresel piyasalarda yaşanan sıkıntılar, artan sermaye maliyetleri, tedarik zinciri problemleri gibi temel belirsizlik ve risklerle karşı karşıya olan enerji sektörü için maalesef başka bazı tehdit alanları da söz konusu. Bunlardan biri fiziki tehditler. Bilhassa elektrik, doğal gaz ve petrol iletim şebekelerine yönelik saldırı riskleri. Bu hususta gerek oluşturduğumuz tesis güvenlik standartlarıyla gerekse de kurduğumuz kameralı dijital sistemler ve kontrollerle fiziksel anlamda hatlarımızın güvenliğini sağlıyoruz” diye konuştu.
“Tüm devletler siber güvenlik konusuna ciddi bütçeler ayırarak çeşitli önlemler alıyor”
Gelişen teknolojideki bir diğer riskin siber saldırılar olduğunu işaret eden Bayraktar, “Tüm dünya; devletler, şirketler ve bireyler siber güvenlik konusuna ciddi bütçeler ayırarak çeşitli önlemler alıyor. Bu alana küresel ölçekte çok daha komplike, çok daha büyük yatırımlar yapılıyor. 2024 yılı sonu itibarıyla siber suçların küresel maliyetinin yıllık yaklaşık 10 trilyon dolara ulaşacağı tahmin ediliyor. Bu anlamda yakın gelecekte siber tehditlere karşı siber savunmaya çok daha fazla önem verileceği ortaya çıkıyor” şeklinde konuştu.
“Enerji sektöründe siber güvenliği, milli güvenliğimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz”
Türkiye’nin, bulunduğu jeopolitik konumu ve son 22 yılda ekonomideki büyümesi ve teknoloji alanında gerçekleştirdiği hamlelerle bölgesinde lider bir ülke olduğunu dile getiren Bayraktar, “Geliştirdiğimiz yerli ve milli çözümlerle enerji, sağlık, bankacılık, haberleşme gibi kritik altyapılarda karşı karşıya kalınması muhtemel siber risklerden korunmak için etkin adımlar atıyoruz. Elbette günümüz dünyasında siber tehditlerin nereden ne zaman geleceğini bilmek mümkün değil. Bu nedenle bu alandaki mücadelemizi çok katmanlı ve 7-24 esaslı olacak şekilde sürdürüyoruz. Enerji sektöründe siber güvenliği, milli güvenliğimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
Bakan Bayraktar, enerji sektörünün; dijitalleşmenin ve otomasyonun hızla büyüdüğü bir alan olarak öne çıktığını kaydeden Bayraktar, elektrik, petrol, doğal gaz gibi enerji kaynaklarının üretim, dağıtım ve yönetimi giderek daha fazla dijital sistemler üzerinden sağlandığı bilgisini aktardı.
Bu çerçevede enerji üretim tesislerine, elektrik şebekelerine ve petrol hatlarına yönelik saldırıların yoğunlaştığını da söyleyen Bayraktar, üretim ve iletim dışında, kullanılan cihazların dijitalleşmesiyle tüketim tarafında da yeni siber riskler oluştuğunu vurguladı.
“Siber saldırılara yönelik geliştirilen SCADA sistemi Batman Dörtyol Ham Petrol Boru Hattı’ üzerinde kullanmaya başlandı”
Hem arz kesintilerinin önüne geçmek hem de ekonomik kayıpları engellemek adına enerji sektöründe de siber saldırıları önlemek amacıyla çeşitli siber güvenlik uygulamaları geliştirdikleri bilgisini paylaşan Bayraktar, “Bunlardan biri de bu ihtiyaca yönelik geliştirilen özelleşmiş SCADA sistemleri. Milli şirketimiz BOTAŞ, Aselsan ortaklığında yerli ve milli imkanlarla geliştirilen SCADA sistemini, ülkemizin petrol ihtiyacı için kritik öneme sahip ‘Batman Dörtyol Ham Petrol Boru Hattı’ üzerinde kullanmaya başladı. Bu sistemi tüm doğal gaz altyapısında kullanmak için de ilgili kuruluşlarımızla çalışmalarımız devam ediyor. Diğer yandan yaklaşık 75 bin kilometrelik elektrik iletim hattımızın işletmesinden sorumlu kurumumuz TEİAŞ da siber saldırılara karşı güvenlik için önemli bir altyapıya sahip” değerlendirmesinde bulundu.
“Düzenli olarak yaptığımız sızma testleriyle saldırılara karşı güvenliği ön planda tutuyoruz”
Tüm siber güvenlik şebekelerinin enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlığında bulunun Siber Güvenlik Operasyon Merkezinden 7-24 esaslı izlendiğini söyleyen Bayraktar, “Olası bir felaket durumunda veri merkezimizin devamlılığını sağlamak için Ankara dışında da bir Felaket Kurtarma Merkezimiz bulunuyor. Düzenli olarak yaptığımız sızma testleri ve kapalı devre iletişim altyapısıyla olası saldırılara karşı güvenliği ön planda tutuyoruz” dedi.
“Daha güvenli yazılım teknolojileri geliştirilmesi için ilgili kurumlarla işbirliğine gidilmeli”
Programda konuşan EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz ise siber güvenlik alanında meydana gelen tehditlerle mücadelede özel sektör ile kamu arasındaki işbirliğinin önemine vurgu yaparak, “Buradan özellikle sektör temsilcilerimize bir çağrıda bulunmak istiyorum. Siber güvenlikte başarılı olmanın yolu daima yerlilik ilkesine öncelik vermekten geçmektedir. Veri güvenliğimizi yabancı çözümlerle sağlamaya çalışmanın bizler için ne kadar büyük bir risk olduğu aşikardır. Daha güvenli yazılım teknolojileri geliştirilmesi için mutlak surette ilgili kurumlarla işbirliğine gidilmeli, yazılım geliştirme ve test etme aşamalarında üniversitelerimizden ve genç beyinlerimizden mutlak surette faydalanılmalıdır” şeklinde konuştu.
Konuşmaların ardından basına kapalı olarak devam eden programa Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank, ve EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz’ın yanı sıra birçok sektör temsilcisi katılım sağladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şirketten yapılan açıklamaya göre, Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom ve Akkuyu Nükleer AŞ, Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının ana yürütücülüğünde 2- 6 Ekim’de Adana Havalimanı’nda düzenlenen, Anadolu Ajansının global iletişim ortağı olduğu festivale katıldı.
Alana “Nükleer güç santrali herkes için” konseptiyle kurulan stantta sunulan interaktif gösterimde, nükleer güç santralinin temel çalışma prensipleri anlatıldı.
Mersin’de yapımı süren Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin (NGS) tamamlandığında nasıl özelliklere sahip olacağının tanıtıldığı stantta, küçük ziyaretçiler için kinetik kumdan oyun alanı oluşturuldu.
Konferans salonunda da Rusya’da aldıkları eğitimin ardından Akkuyu NGS’de görev yapan Türk nükleer mühendislerin katılımıyla santralin inşaat sahasına video turu düzenlendi. Ziyaretçiler, “gerçeklik uygulaması” ile Akkuyu NGS’yi keşfetti, santralin iç yapısını, reaktör binasının detaylarını ve tesisin güvenlik sistemlerini görsel olarak inceledi.
Standı 5 gün boyunca 50 binden fazla kişi ziyaret etti.
“Festival yüksek teknolojili endüstrinin avantajlarını paylaşma fırsatı sundu”
Açıklamada görüşlerine yer verilen Akkuyu Nükleer AŞ Genel Müdürü Sergei Butckikh, TEKNOFEST’in, her yıl milyonlarca ziyaretçiyi buluşturan eşsiz bir platform olduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı:
“Festivale katılım, projemizi geniş bir kitleye anlatma, nükleer enerjiyle ilgili soruları samimi bir diyalogla yanıtlayarak bilgilendirme ve Türkiye’de hızla gelişen, ülke ekonomisinin pek çok sektörüne ivme kazandıran dinamik ve yüksek teknolojili endüstrinin avantajlarını sade ve anlaşılır bir şekilde paylaşma fırsatı sundu.”
Butckikh, Akkuyu NGS’nin, Adana’nın komşu kenti Mersin’de inşa edildiğini anımsatarak, şunları kaydetti:
“Akkuyu NGS, sanayiden eğitime, kentsel altyapıdan özel sektör ve turizme kadar birçok alanda bölgenin kalkınmasına şimdiden katkıda bulunuyor. Santral tam kapasite çalıştığında yaklaşık 15 milyon kişiye temiz elektrik sağlayacak.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Arif Molu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Biyomedikal Cihaz Teknolojisi Alanı tarafından TSE 13703 Özel Servis Belgesi ve Hizmet Yeterlilik Ek Belgesi alındı. Daha sonra Kayseri Sosyal Güvenlik Kurumu ve Sivas Sosyal Güvenlik Kurumu ile imzalanan protokol ile Türkiye’de ilk olarak KOAH hastaları için kullanılan oksijen konsantratörü cihazının tamir ve bakımı işi alındı. Bölümde okuyan öğrenciler ve bölüm öğretmenleri tarafından imzalanan protokol çerçevesinde cihazların bakımı yapılırken, üretimi yurt dışında yapılan cihazın okulda yerli olarak üretilmesi planlanıyor. Okul, daha öncesinde de pandemide N-95 maskeyi ilk üreten lise olurken, dizel araçların doğaya verdikleri zararın önlenmesinde kullanılan ilk yerli Adblue üretimi de gerçekleştirilmişti.
“Okulumuz imkanlarıyla cihazı üretmeyi planlıyoruz”
Protokol görüşmelerinin çevre illerle de devam ettiğini söyleyen Arif Molu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Mehmet Özgül, “Arif Molu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi olarak Türkiye’de ilk olma hasebiyle söylüyorum; Biyomedikal Cihaz Teknolojisi Alanında KOAH hastalarının kullandığı oksijen konsantratörü cihazının tamir ve bakımını yapıyoruz. Bu kapsamda TSE Belgesi aldık. Teknik servis ünvanını kazandık. Bu kapsamda Sosyal Güvenlik Kurumlarıyla protokol yaparak bu oksijen konsantratörü cihazının tamir ve bakımını yapıyoruz. Şu an itibariyle Kayseri Sosyal Güvenlik Kurumu’yla protokol yapıldı. Artı olarak Sivas Sosyal Güvenlik Kurumu’yla protokol yapıldı. Maraş’la görüşmelerimiz var. Maraş Sosyal Güvenlik Kurumu’yla. İnşallah böyle çevre illeri de alarak buradaki oksijen konsantratörü cihazının tamir ve bakımını yapacağız. Buradaki hedefimiz Türkiye’nin değişik illerinden gelen cihazların tamir ve bakımını yapmak. Asıl büyük hedefimiz de bu cihazların Türkiye’de üretimi yok. Yurt dışından tedarik ediliyor. Bu yurt dışından tedarik edildiği için biz bunu yerli olarak okulumuz imkanları doğrultusunda üretmeyi planlıyoruz. Asıl hedefimiz, büyük hedefimiz budur” dedi.
Yapılan iş ile amaçlarının öğrencilerin piyasada daha profesyonel işlemler gerçekleştirmesi olduğunu söyleyen Biyomedikal Cihaz Teknolojileri Alanı Öğretmeni Mustafa Say ise, “Okulumuz Arif Molu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesiyle birlikte Kayseri Sosyal Güvenlik Kurumu arasında oksijen konsantratörü cihazlarının bakım, onarım anlaşması imzalayarak alanımızda bulunan biyomedikal öğrencilerinin sahada etkin bir şekilde profesyonel bir eğitim alması için bu cihazların bakım ve onarım işlemlerini gerçekleştirmekteyiz. Öğrencilerimizin piyasada daha profesyonel işlemler gerçekleştirmesi için uygun bir şekilde bu işlemleri okulumuzda TSE 13703 Özel Servis Belgesi ve Hizmet Yeterlilik Ek Belgesi’yle bu hizmeti gerçekleştirmek çalışıyoruz. Mümkün olduğunca öğrencilerimizin hem kendi mesleki açılarından, hem ailelerine ekonomik anlamda bir katkı sağlamak amacıyla bu işlemleri şu anda güzel bir şekilde yürüttüğümüzü düşünüyoruz. Bu yürütme sayesinde öğrencilerimizin piyasada profesyonel anlamda hem biyomedikal alanında iş bulmalarını kolaylaştırmak hem de alanımızın Türkiye’de etkin ve donanımlı bir şekilde yer edinmesini temenni ediyoruz. Bu şekilde de çalışmalarımıza devam etmekteyiz” ifadelerini kullandı. – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSTANBUL Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü 3’üncü sınıf öğrencisi Embiyacan Akbaş (20) olası depremlerde arama kurtarma birimleri arasındaki iletişimi hızlandırıp, ihtiyaca göre hareket edebilmelerini sağlamak amacıyla mobil uygulama geliştirdi. Akbaş’a, uygulama ile Türkiye Halkla İlişkiler Derneği’nden ‘altın pusula genç iletişimci ödülü’ verildi.
Üniversiteli Embiyacan Akbaş, olası İstanbul depremini düşünerek, Dr. Fatih Özkoyuncu danışmanlığında, mobil uygulama tasarladı. Uygulama ile arama-kurtarma çalışmalarının verimli şekilde yürütülmesi hedefleniyor. Kamu, özel ve gönüllülerden oluşan arama-kurtarma ekipleri arasındaki iletişimi güçlendirmek, bilgi dezenformasyonunu da en aza indirerek, kurtarma çalışmalarının etkin yürütülmesini hedefleyen uygulama ile Akbaş, Türkiye Halkla İlişkiler Derneği’nin ‘altın pusula genç iletişimci ödülü’nü aldı. Uygulama, Türkiye’deki kurumlara, iletişim ajanslarına ve genç iletişimcilere açık olan yarışmada, 20 ana ve 18 alt kategori olmak üzere toplam 38 kategoride 231 kurum projesi ve 114 genç iletişimci projesi içinde 4’üncü olarak ödüle layık görüldü.
Üniversite öğrencisi Akbaş, amacının bütünleşik afet yönetim sistemi kurmak olduğunu söyleyerek, “Aktif olarak öğretim hayatıma devam ederken aynı zamanda çeşitli aplikasyonlar üreterek iletişim kısmında ülkeme hizmet etmek istiyorum. Olası İstanbul depremi için bütünleşik afet yönetim sistemi kurmaktı hedefim. Temel amacımız İstanbul’da çalışan kurumlar başta olmak üzere depremden sonra kurumlar arası iletişim kurabileceğimiz bir aplikasyon sistemi oluşturabilmek. Aplikasyonda sadece kurumlar değil aynı zamanda deprem bölgesinde çalışmak isteyen gönüllülerin de kendi aralarında iletişim kuramasa bile yönetim merkeziyle dolaylı yoldan iletişim kurarak, bu sayede yönetim merkezinin ihtiyaç duyduğu yerlere sevkleri sağlanabilecek. Aynı zamanda STK’larla da beraber çalışma fırsatı yakalayacağımız ayrı bir ara yüz tasarladık” dedi.
‘3 BÖLÜMDEN OLUŞUYOR’
Akbaş, uygulamanın ‘kamu ara yüz’, ‘STK ara yüz’ ve ‘gönüllü ara yüz’ olmak üzere 3 bölümden oluştuğunu anlatarak, “Aslında burada yapmak istediğimiz şey; yönetim merkezinde sürecin yönlendirilmesi sırasında bir dezenformasyonun önüne geçmek. Yani 3 grubun da neler yaptığını görebilmek ve 3 grubun insan gücünü deprem esnasında şehrin afetten sonraki kalkınma sürecinde etkin kullanabilmek. Hatta şu an projenin bir kısmını alıp ekstra bir entegreye çevirmeye çalışıyoruz. Bu entegrede 6 Şubat deprem döneminde yani ‘asrın felaketi’ diye adlandırdığımız depremlerde motokuryelerin çalışmalarını gördük. Biz de bu projeden ayrı deprem sırasında motokuryelerin İstanbul’da aktif çalışması için bir entegre geliştiriyoruz aynı zamanda. Bütün deprem paydaşlarını tek bir çatı altında toplayabileceğiz. Günümüz çağında, her şeyin dijitale çevrildiği dönemde sadece tüketim değil aynı zamanda dönüşüm de önemli. Yani afet yönetim sürecini dijital dönüşüm içerisine sokmak bizim için çok kıymetli. Motokuryeler deprem bölgesinde çok aktif çalıştı ve herhangi bir iletişim mekanizması olmadan bunu yaptılar. İstanbul’un yapılanma durumunu biliyoruz. Çok sık bir yapılanma var. Arabanın giremediği her noktada motokuryelerin girebileceği bir entegre üzerinde durmaya çalışıyoruz” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Akkuyu Nükleer A.Ş. ve Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom, bu yıl 7’ncisi düzenlenen Uluslararası Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali TEKNOFEST’e katıldı. Ziyaretçiler ile ülkenin ilk nükleer santraline ilişkin bilgileri paylaşan şirket, bu yıl ‘Nükleer güç santrali herkes için’ konseptiyle sahadaydı.
İnteraktif sunulan gösterimde ziyaretçiler, nükleer güç santralinin temel çalışma prensiplerini basit şekilde ve görsel olarak kavramanın yanı sıra çeşitli fiziksel ve kimyasal olayları da inceleme fırsatı buldular. Akkuyu NGS standı 5 gün süren TEKNOFEST boyunca 50 binden fazla kişiyi ağırladı.
‘SANTRAL TAM KAPASİTE ÇALIŞTIĞINDA 15 MİLYON KİŞİYE TEMİZ ELEKTRİK SAĞLAYACAK’
Akkuyu Nükleer A.Ş Genel Müdürü Sergei Butckikh festivale ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: “TEKNOFEST, her yıl Türkiye’nin dört bir yanından milyonlarca ziyaretçiyi bir araya getiren eşsiz bir platformdur. Festivale katılım, projemizi geniş bir kitleye anlatma, nükleer enerjiyle ilgili soruları samimi bir diyalogla yanıtlayarak bilgilendirme ve Türkiye’de hızla gelişen, ülke ekonomisinin pek çok sektörüne ivme kazandıran dinamik ve yüksek teknolojili bir endüstrinin avantajlarını sade ve anlaşılır bir şekilde paylaşma fırsatı sunuyor. Akkuyu NGS, Adana’nın çok yakınında, komşu Mersin ilinde inşa edilen ülkenin ilk nükleer güç santrali olma özeliğini taşıyor. Akkuyu NGS, sanayiden eğitime, kentsel altyapıdan özel sektör ve turizme kadar birçok alanda bölgenin kalkınmasına şimdiden katkıda bulunuyor. Santral tam kapasite çalıştığında yaklaşık 15 milyon kişiye temiz elektrik sağlayacak.”
STANTTA ZİYARETÇİLERE BİRBİRİNDEN FARKLI ALANLAR SUNULDU
Akkuyu Nükleer’in bu yılki standı, Akkuyu NGS’nin tamamlandığında nasıl özelliklere sahip olacağını gözler önüne serdi. İçi tematik alanlara ayrılan stantta ziyaretçiler, nükleer enerji dünyasındaki yolculuklarına, Akkuyu NGS’ye ekipman taşıyan gemilerin yanaştığı bir tesis olarak dikkat çeken limanının interaktif bir maketinin bulunduğu su alanında başladılar. Bu bölümde, ziyaretçilerin kullanabileceği uzaktan kumandalı gemiler yer alırken, küçük ziyaretçiler için de kinetik kumdan bir oyun alanı oluşturuldu.
Konferans salonunda ise, Rusya’da eğitim almış ve Akkuyu NGS sahasında görev yapan Türk nükleer mühendisler eşliğinde, santralin inşaat sahasına bir video turu düzenlendi. Ziyaretçiler ayrıca, özel bir artırılmış gerçeklik uygulaması kullanarak Akkuyu NGS’yi keşfetme şansı yakaladılar ve bu uygulama sayesinde santralin iç yapısını, reaktör binasının detaylarını ve tesisin güvenlik sistemlerini görsel olarak inceleyebildiler. Standın farklı bölümlerinde çeşitli fiziksel ve kimyasal olaylara ayrılmış alanlar da mevcuttu. Turun sonunda ise, ziyaretçiler Türkiye’nin ilk nükleer santralini inşa eden mühendisler gibi fotoğraf çektirme imkanı buldular.
YARIŞMADA AKKUYU NÜKLEER ÇALIŞANLARI ÖDÜLE LAYIK GÖRÜLDÜ
Ayrıca festival kapsamında düzenlenen ve ödüllerini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın verdiği yarışmada Akkuyu Nükleer çalışanlarından oluşan bir ekip de ödüle layık görüldü. Genç Türk mühendisler Nükleer Enerji Teknolojisi kategorisinde birincilik kazandı. Birinci olan ‘6-Çarpan’ ekibi, açık bilgi kaynaklarını kullanarak, VVER-1000 reaktör teknolojilerini küçük modüler reaktörlerde kullanıma uyarlamak için bir proje geliştirdiler. Özel yazılım kullanarak nötronik ve termal hesaplamalar yapan ve sonuçlarına göre tasarlanan reaktör tesisinin düzenini ve ekipman parametrelerini hesaplayan mühendisler, yapay zeka teknolojisini kullanarak, nükleer güç santrali boru hatlarının görsel denetimini optimize etmek için yazılım kodu da geliştirdi. Ekip üyeleri İshak Burak Alper, Mahmut Yıldırım, Mustafa Baskan, Muhammet Yasin Hakan, Ubeyd Altuntaş ve Arif Nihat Yıldız, Teknofest’in ana sahnesinde Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan onur ödülünü aldılar. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu (TENMAK) tarafından desteklenen projenin bilimsel danışmanlığını Hacettepe Üniversitesi Nükleer Mühendislik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şule Ergün yaptı.
SEKTÖR TEMSİLCİLERİ STANDI ZİYARET ETTİ
Akkuyu NGS standı uzaya çıkan ilk Türk astronot Alper Gezeravcı’nın yanı sıra Sinop Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Rıza Bayrak başkanlığındaki Sinop Üniversitesi çalışanları ve öğrencilerinden oluşan bir heyet de ziyaret etti. Akkuyu Nükleer A.Ş. Genel Müdür Basın Sekreteri ve İletişim Direktörü Vasiliy Korelskiy heyete, Türkiye’nin ilk nükleer güç santralinin nasıl inşa edildiği ve projenin bölgenin kalkınması üzerindeki etkisi hakkında bilgi verdi.
Akkuyu Nükleer A.Ş. İnşaat ve Üretim Organizasyon Direktörü Denis Sezemin, festival alanında Türkiye’nin önde gelen medya kuruluşlarına röportaj verdi. Sezemin, Akkuyu NGS’nin inşası, projenin güvenilirliği, Türkiye’nin ilk nükleer güç santralinin inşasında kullanılan modern ekipmanlar ve yenilikçi teknolojiler hakkındaki gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Uluslararası festivale, Türkiye’nin önde gelen teknoloji şirketleri ve üniversiteler ile kamu kurum ve kuruluşları katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Düzce’de hemşirelik eğitimi gören Merve Apaydın, hafta onu ailesiyle vakit geçirmek için memleketi Sakarya’da çarşı gezisine çıktı. Bu sırada genç kızın cep telefonu çalındı. Çark Caddesi Dar Sokak’ta okul notlarının, kişisel bilgi ve verilerinin bulunduğu telefonu çaldıran genç kız, güvenlik kameralarını izlediğinde hayrete düştü. Görüntülerde, Merve Apaydın’ın bir mağazaya girdiği esnada arkasından gelen kadının telefonu çantadan alması ve hiç bir şey olmamış gibi yoluna devam etmesi yer alıyor.
“Elini uzatıp telefonumu çalması bir oldu”
Yaşananları anlatan Merve Apaydın, “Ailemle çarşıda tur atmak istedik ve ilk mağazaya girerken olay yaşandı. Beğendiğim bir kıyafeti anneme göstermeye giderken arkamdan bir kadının elini uzatmasıyla telefonumu çalması bir oldu. Okulum açılalı daha 3 hafta oluyor. Telefonumda eğitim ve kişisel bilgilerim, öğretmenlerimin gönderdiği slayt bilgileri, arkadaşlarımdan aldığım notlar bütün bilgilerim vardı. Ben çalınan telefonumu uzun zamandır kullanıyordum ve çoğu bilgim gitti. Bu sebeple bir mağduriyet yaşıyorum. Telefonumdaki notlar ve bilgilerim gittiği için şu anda onları toplamaya çalışıyorum” dedi.
“Neticede öğrenciyiz, telefonlar çok pahalı”
Polise şikayette bulunduğunu anlatan Apaydın, “Ben okulum için Düzce’ye döneceğim. Telefonum yok. Arkadaşlarımın yardımıyla bir süre idare etmeye çalışacağım. Bir öğrenci olarak gerçekten çok üzüldüm. Bir gence böyle bir şey yapılması çok üzücü. Neticede öğrenciyiz, telefonlar çok pahalı. Hemen yeni bir telefon alamayız. Maalesef benim başıma geldi. Umarım başkasının başına gelmez” diye konuştu. – SAKARYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Terme’deki “Miliç Lagünü”, denize paralel uzanan yapısı ve çevresinde oluşturduğu güzelliklerle görenleri kendine hayran bırakıyor.
Yaklaşık 10 kilometre uzunluğundaki lagün, göçmen kuşlar ve su samuru gibi pek çok canlıya ev sahipliği yapıyor.
Samsun İl Kültür ve Turizm Müdürü Cemal Almaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, “Miliç Lagünü’nün Türkiye’de çok nadir görülen doğal oluşumlardan biri olduğunu söyledi.
Almaz, Karadeniz Sahil Yolu’nun hemen yanında yalnızca 100 metre yürüyerek bu eşsiz güzelliğin görülebileceğini ifade etti.
Denize paralel uzanan akarsu yatağının deniz ile bağlantısının olmaması dolayısıyla oluşan lagünün yaban hayatı için önemini vurgulayan Almaz, zengin bir habitat barındıran lagünün korunması ve tanıtılması gerektiğini dile getirdi.
Almaz, “Tüm vatandaşlarımızı bu doğal zenginliği keşfetmeye davet ediyoruz.” dedi.
“Turizm potansiyeli çok büyük”
Terme Belediye Başkanı Şenol Kul ise “Miliç Lagünü”nün henüz yeterince tanınmadığını dile getirerek, “Burası Terme’nin gizli kalmış güzelliklerinden biri. Karadeniz ile Samsun-Ordu karayolu arasında kalan lagün, denizle doğrudan bağlantısı olmayan nadir yerlerden biri. Doğal yaşam burada son derece zengin. Su samuru, yaban ördekleri, su tavukları ve birçok balık türü bu bölgede yaşıyor.” diye konuştu.
Lagünün ekolojik dengesini korumanın önemine değinen Kul, şunları kaydetti:
“Burada dört tane köprü var ve bunlar eski yöntemlerle yapılmış. Devlet Su İşleri ile işbirliği yaparak bu köprüleri 30 metre uzunluğunda inşa etmeyi planlıyoruz. Böylece hem suyun doğal akışı sağlanacak hem de ekolojik denge korunacak. Bu düzenlemelerin ardından kano gezileri, tekne turları gibi turistik aktiviteler düzenlemeyi planlıyoruz.”
“Terme, Samsun turizmi için stratejik bir nokta”
Şenol Kul, Karadeniz turlarının güzergahında bulunan Terme’nin turizmde büyük bir potansiyele sahip olduğunu, turlara katılan kişilerin sadece yüzde 5’inin bile ilçede durup gezmesinin Terme ekonomisine büyük katkı sağlayacağını belirterek, “Terme, Samsun’un turizmde yükselen yıldızı olabilir.” ifadelerini kullandı.
Bölgede yapılması planlanan çalışmalarla lagünün doğallığını bozmadan, çevre düzenlemeleri ve altyapı iyileştirmeleri yapılacağını belirten Kul, güneş enerjisiyle çalışan motorlar ve kano turları gibi doğa dostu turistik aktivitelerle lagünü turizme kazandırmayı istediklerini söyledi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çarşı gezisi kabusu oldu, okul verilerinin bulunduğu telefonu çalındı
SAKARYA – Sakarya’da üniversite öğrencisi genç kızın, ailesiyle vakit geçirmek için çıktığı çarşı gezisinde cep telefonu çalındı. Bu anlar saniye saniye güvenlik kamerasına yansırken, saniyeler içinde cep telefonundan olan genç kız, “Bir öğrenci olarak gerçekten çok üzüldüm. Neticede öğrenciyiz, telefonlar çok pahalı. Hemen yeni bir telefon alamayız” dedi.
Düzce’de hemşirelik eğitimi gören Merve Apaydın, hafta onu ailesiyle vakit geçirmek için memleketi Sakarya’da çarşı gezisine çıktı. Bu sırada genç kızın cep telefonu çalındı. Çark Caddesi Dar Sokak’ta okul notlarının, kişisel bilgi ve verilerinin bulunduğu telefonu çaldıran genç kız, güvenlik kameralarını izlediğinde hayrete düştü. Görüntülerde, Merve Apaydın’ın bir mağazaya girdiği esnada arkasından gelen kadının telefonu çantadan alması ve hiç bir şey olmamış gibi yoluna devam etmesi yer alıyor.
“Elini uzatıp telefonumu çalması bir oldu”
Yaşananları anlatan Merve Apaydın, “Ailemle çarşıda tur atmak istedik ve ilk mağazaya girerken olay yaşandı. Beğendiğim bir kıyafeti anneme göstermeye giderken arkamdan bir kadının elini uzatmasıyla telefonumu çalması bir oldu. Okulum açılalı daha 3 hafta oluyor. Telefonumda eğitim ve kişisel bilgilerim, öğretmenlerimin gönderdiği slayt bilgileri, arkadaşlarımdan aldığım notlar bütün bilgilerim vardı. Ben çalınan telefonumu uzun zamandır kullanıyordum ve çoğu bilgim gitti. Bu sebeple bir mağduriyet yaşıyorum. Telefonumdaki notlar ve bilgilerim gittiği için şuanda onları toplamaya çalışıyorum” dedi.
“Neticede öğrenciyiz, telefonlar çok pahalı”
Polise şikayette bulunduğunu anlatan Apaydın, “Ben okulum için Düzce’ye döneceğim. Telefonum yok. Arkadaşlarımın yardımıyla bir süre idare etmeye çalışacağım. Bir öğrenci olarak gerçekten çok üzüldüm. Bir gence böyle bir şey yapılması çok üzücü. Neticede öğrenciyiz, telefonlar çok pahalı. Hemen yeni bir telefon alamayız. Maalesef benim başıma geldi. Umarı başkasının başına gelmez” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İletişim Başkanlığı Konya Bölge Müdürü Oğuz Tunç, Taş Bina Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen programda, İsrail’in, saldırılarının bölge istikrarında derin yaralar açtığını, Birleşmiş Milletler’in yaşananlar karşısında yaptırımsız kalmasının dünyanın derin bir adalet krizinde olduğunu gösterdiğini söyledi.
Güçlünün haklı olduğu, haklının kendini ifade edemediği, ifade etse dahi görünürlüğünün kısıtlandığı bir ortamda, en çok zedelenen şeyin hakikat ve adalet anlayışları olduğunu belirten Tunç, “Enformasyon bombardımanı altında hakikatin ne olduğunu kavramanın zorluğunu derinden yaşamaktayız. Sistematik, yoğun ve kalıcı dezenformasyon üreten sosyal medya aparat ve şirketlerinin, psikolojik harp unsuru olarak bireyleri ve kitleleri manipüle edebiliyor olması da hakikat krizini derinleştiren başat unsur olarak karşımıza çıkmaktadır.” ifadesini kullandı.
“Zihinsel bir altyapı oluşturmayı hedeflemekteyiz”
Üretilen bilgi ve haberin insanlar veya robotlar tarafından mı üretildiğinin net olarak ayırt edilmediği bir ortamda, geleneksel medyanın toplumun güvenini kazanma noktasında ciddi bir fırsata sahip olduğunun gözden kaçırılmaması gerektiğini vurgulayan Tunç, şöyle devam etti:
“Yapay zekanın istenilen bilgi veya mesajı öne çıkarma, çoğaltma ve aksi sedasının görünürlüğünü minimize etme kabiliyeti dezenformasyonu artırırken aynı yapay zeka teknolojilerinin geleneksel basın faaliyetlerini de kolaylaştırıp hızlandırdığı görülmektedir. Bu itibarla merkezinde insan olan birçok faaliyeti otonom şekilde icra edebilen yapay zeka teknolojilerinin imkan ve kabiliyetlerinin, yaşadığı toplumun ve coğrafyanın gerçeklerine bigane kalmayan basın mensuplarıyla buluşmasını ve hakikat mücadelesinde etkili şekilde kullanılmasını çok önemsiyoruz.”
Hayatın her alanında birtakım kolaylıklar sağlayan yapay zeka teknolojisinin basın faaliyetlerine ürettiği imkanlara sırt çevirmelerinin mümkün olmadığını dile getiren Tunç, “Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ve Konya Teknik Üniversitesi olarak hazırladığımız bu program vesilesiyle, yerel düzeyde geleneksel ve dijital habercilik yapan siz basın mensuplarımızın, basın faaliyetlerini daha efektif yapmanızı sağlayacak zihinsel bir altyapı oluşturmayı hedeflemekteyiz.” diye konuştu.
Teknolojik araştırmalara destek
KTÜN Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hüseyin Deveci de teknoloji çağında yeni nesile ayak uydurmak ve çağın gerisinde kalmamak için teknolojik gelişmelerden uzak kalınamayacağını söyledi.
Teknolojinin birçok alanda hayatı kolaylaştırdığına dikkati çeken Deveci, KTÜN olarak teknolojik gelişmelere ve ülkenin gelişimine katkıda bulunmak amacıyla öğrencilere teknolojik araştırmalar için imkan sağladıklarını, ülkeye faydalı olabilecek her türlü çalışmaya destek vermeye devam edeceklerini bildirdi.
Konuşmaların ardından program kapsamında KTÜN Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğretim üyeleri, Yapay Zeka ve Makine Öğrenmesi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mesut Gündüz ile Yazılım Mühendisliği Bölüm Başkanı, Yapay Zeka Uygulama, Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Engin Eşme yapay zeka konulu sunum yaptı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Erzurum Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Başkanlığınca, kentin güneyinde yeni turizm rotalarının oluşturulması için çalışma yapıldı.
“2025 Turizm Başkenti” ilan edilen kentin, Karayazı, Tekman, Hınıs, Karaçoban, Köprüköy ve Pasinler ilçelerindeki tarihi tabya, türbe, köprü, kilise, cami, mağara ve kaleler ile kanyon, vadi gibi doğal güzelliklerin bulunduğu alanlar, turizm rotalarına eklendi.
Büyükşehir Belediyesi, belirlenen rotaların turizm potansiyelini tanıtmak amacıyla, akademisyenler ve üniversite öğrencilerinin katılımıyla tur düzenledi.
2025’e hazırlanan şehrin kültürel zenginlikleri tanıtılacak
Bölgenin yöresel lezzetlerini tadıp tarihi ve doğal güzelliklerini gezen katılımcılar, şehrin güneyindeki yeni turizm rotasına hayran kaldı.
Yeni turizm rotalarıyla 2025’teki organizasyonlara hazırlanan şehrin, kültürel zenginliklerinin dünyaya tanıtılması hedefleniyor.
Büyükşehir Belediyesi Şehir Tanıtım Uzmanı Canan Şimşek, AA muhabirine, kentin Ekonomik İşbirliği Teşkilatınca “2025 Turizm Başkenti” seçilmesiyle belediye olarak ilk kez profesyonel anlamda güney ilçelere gezi programı gerçekleştirdiklerini söyledi.
Gezinin ilk durağının Tekman olduğunu ifade eden Şimşek, şöyle konuştu:
“Tekman’ın Akpınar köyünü ziyaret ettik ve orada 41 çeşit gastronomi öğesini gördük. Daha sonra Hınıs ilçesine geldik ve turistlerle tarihi Ulu Cami ile Hınıs Kanyonları’nı gezdik. Turistler, burada ovaları, meyve bahçelerini, kilise, cami ve her döneme ait tarihi, doğal güzellikleri görebilecek. Yeter ki turistler bu bölgelere gelsin. 27 kişilik bir kafileyle geldik. Öğrencisinden akademisyenine kadar misafirlerimiz var. Misafirlerimiz buraları çok beğendi.”
“Buralara sahip çıkılmalı”
Geziye katılan Zeynep Soytürk ise ilk kez bölgeye geldiğini ve çok beğendiğini anlattı.
Arkadaşlarını ve çocuklarını artık bölgeye getireceğini belirten Soytürk, “Buraya aşık oldum. Tekman, Hınıs kanyonları ve Karayazı’da bulunan mağaralar adeta birer saklı cennet. Çok güzel yerler. Eskiden insanlar hep bu mağaralarda yerleşik bir şekilde yaşamış. Bu bölgeler herkes tarafından keşfedilmeli ve buralara sahip çıkılmalıdır.” dedi.
Selçuk Yeşilyurt da Erzurum Büyükşehir Belediyesi ile kentin tanınmayan, görünmeyen yerlerini gezdiklerini ifade etti.
Gezi kapsamında gördüğü yerlere hayran kaldığını söyleyen Yeşilyurt, “Tekman’da yöresel ürünleri tattık, Hınıs’ta ise tarihi ve doğal yerleri gezdik. Çok faydalı bir gezi oldu. Emeği geçen herkese teşekkür ederiz.” diye konuştu.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ENERJİ ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Boru Hatları ile Petrol Taşıma Anonim Şirketi’nin (BOTAŞ), enerji sektöründe siber saldırıları önlemek amacıyla yerli ve milli imkanlarla geliştirilen ‘Merkezi Denetleme ve Kontrol ve Veri Topla Sistemi’ni (SCADA) Batman Dörtyol Ham Petrol Boru Hattı üzerinde kullanmaya başladığını söyledi. Bayraktar, “Bu sistemi tüm doğal gaz altyapısında kullanmak için de ilgili kuruluşlarımızla çalışmalarımız devam ediyor” dedi.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nda (EPDK), ‘Enerji Sektöründe Siber Savunma Simülasyonu’ programı düzenlendi. Programa Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın yanı sıra Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank, EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz ve sektör temsilcileri katıldı.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, konuşmasında, akıllı uygulamalara her geçen gün yenilerinin eklendiğini belirterek, “Evlerimiz, cihazlarımız, şebekemiz akıllı hale geliyor. Yapay zeka, hayatımızın her noktasında bizler için konforlu çözümler üretiyor. İşte tüm bunlar dünyada üretilen veri miktarında da ciddi bir artışa neden oluyor. Bu baş döndüren hız karşısında, elbette ki verilen hizmetin devamlılığını sağlamak, sürdürülebilir kılmak büyük önem arz ediyor. Burada iki konu ön plana çıkıyor. Bunların ilki, hemen her alan için kritik öneme sahip büyük veri akışının devasa elektrik ihtiyacı ve buna uygun bir altyapının olması. İkincisi ise bu hizmet ve çözümleri sunan altyapıları siber risk ve tehditlere karşı korumak. Türkiye, ekonomisi büyüyen, üreten, sanayisi güçlü bir ülke. Bu bağlamda elektrik ihtiyacımız da her geçen yıl artıyor. Şu an 330 teravatsaatlerde olan elektrik talebimizin 2035 yılında 510 teravaatsaate çıkmasını öngörüyoruz. Ancak hızla büyüyen yapay zeka ve büyük veri kaynaklı elektrik talebiyle bu tüketimin daha da yukarılara çıkacağını hesaplıyoruz. Biz de planlamalarımızı bu artan talebe göre şekillendiriyoruz” dedi.
‘SİBER SAVUNMAYA DAHA FAZLA ÖNEM VERİLECEĞİ ORTAYA ÇIKIYOR’
Bakan Bayraktar, enerjide arz güvenliğinin, bütün ülkelerin temel gündem maddesi olduğunu belirterek, “Jeopolitik gelişmeler, küresel piyasalarda yaşanan sıkıntılar, artan sermaye maliyetleri, tedarik zinciri problemleri gibi temel belirsizlik ve risklerle karşı karşıya olan enerji sektörü için maalesef başka bazı tehdit alanları da söz konusu. Bunlardan biri fiziki tehditler. Bilhassa elektrik, doğal gaz ve petrol iletim şebekelerine yönelik saldırı riskleri. Bu hususta gerek oluşturduğumuz tesis güvenlik standartlarıyla gerekse de kurduğumuz kameralı dijital sistemler ve kontrollerle fiziksel anlamda hatlarımızın güvenliğini sağlıyoruz. İkincisi ise belki de son yıllarda gelişen teknolojiyle daha da büyük bir risk haline gelen bugünkü toplantımızın da konusu olan siber riskler. Tüm dünya; devletler, şirketler ve bireyler siber güvenlik konusuna ciddi bütçeler ayırarak çeşitli önlemler alıyor. Bu alana küresel ölçekte çok daha komplike, çok daha büyük yatırımlar yapılıyor. 2024 yılı sonu itibarıyla siber suçların küresel maliyetinin yıllık yaklaşık 10 trilyon dolara ulaşacağı tahmin ediliyor. Bu anlamda yakın gelecekte siber tehditlere karşı siber savunmaya çok daha fazla önem verileceği ortaya çıkıyor” ifadelerini kullandı.
‘TÜM DOĞAL GAZ ALTYAPISINDA KULLANMAK İÇİN ÇALIŞIYORUZ’
Enerji sektörünün dijitalleşme ve otomasyonun hızla büyüdüğü bir alan olarak öne çıktığını belirten Bayraktar, “Elektrik, petrol, doğal gaz gibi enerji kaynaklarının üretim, dağıtım ve yönetimi giderek daha fazla dijital sistemler üzerinden sağlanıyor. Başta enerji üretim tesislerine, elektrik şebekelerine ve petrol hatlarına yönelik saldırıların yoğunlaştığı gözleniyor. Üretim ve iletim dışında, kullandığımız cihazların dijitalleşmesiyle tüketim tarafında da yeni siber riskler oluşuyor. Olası enerji kesintileri de bir yandan vatandaşların yaşam standardını düşürürken, diğer taraftan ülkelerin ekonomilerine ve itibarına doğrudan zarar verebiliyor. Hem arz kesintilerinin önüne geçmek, hem de ekonomik kayıpları engellemek adına enerji sektöründe de siber saldırıları önlemek amacıyla çeşitli siber güvenlik uygulamaları geliştiriliyor. Bunlardan biri de bu ihtiyaca yönelik geliştirilen özelleşmiş, SCADA sistemleri. Milli şirketimiz BOTAŞ, ASELSAN ortaklığında yerli ve milli imkanlarla geliştirilen SCADA sistemini, ülkemizin petrol ihtiyacı için kritik öneme sahip Batman Dörtyol Ham Petrol Boru Hattı üzerinde kullanmaya başladı. Bu sistemi tüm doğal gaz altyapısında kullanmak için de ilgili kuruluşlarımızla çalışmalarımız devam ediyor” dedi.
‘OLASI SALDIRILARA KARŞI GÜVENLIĞI ÖN PLANDA TUTUYORUZ’
Bakan Bayraktar, yaklaşık 75 bin kilometrelik elektrik iletim hattının işletmesinden sorumlu Türkiye Elektrik İletim A.Ş.’nin de (TEİAŞ) siber saldırılara karşı güvenlik için önemli altyapıya sahip oluğunu söyleyerek, “Tüm bu şebeke, bakanlığımızda bulunan Siber Güvenlik Operasyon Merkezinden 7/24 esaslı izleniyor. Olası bir felaket durumunda veri merkezimizin devamlılığını sağlamak için Ankara dışında da bir Felaket Kurtarma Merkezimiz bulunuyor. Düzenli olarak yaptığımız sızma testleri ve kapalı devre iletişim altyapısıyla olası saldırılara karşı güvenliği ön planda tutuyoruz. Yine BOTAŞ gibi TEİAŞ da milli SCADA projesini HAVELSAN ile birlikte geliştiriyor. Enerji sektöründe siber güvenliğin düzenlenmesi görevi, mevzuat kapsamında sektörün düzenleme ve denetiminden sorumlu kurum olan EPDK’ya verilmiş durumda. Bu kapsamda EPDK, sektörel düzeyde siber güvenlik etkinlikleri düzenliyor. Bu yılki konferansın teması ‘Doğal Afetlere Dayanıklı Kritik Enerji Altyapıları’ olarak belirlenmiş durumda. Elbette siber saldırılarda olduğu gibi doğal afetlerde de elektrik ve doğal gazda kesintiler olabiliyor. Geçen yıl 6 Şubat’ta yaşanan depremler bize gösterdi ki enerji sektörü gibi kritik altyapılarda meydana gelen kesintilerin, aynı siber saldırılarda olduğu gibi bir an önce giderilmesi büyük önem taşıyor. Bu nedenle bugün bilim insanlarımızın ve sektör temsilcilerinin yapacağı sunumların hem doğal afetlere, hem de siber saldırılara karşı yeni politika ve stratejilerin oluşturulmasına katkı yapacağına inanıyorum. Enerji altyapılarımızı korumaya, yerli ve milli siber güvenlik teknolojileri geliştirmeye ve bu alandaki yetkin insan kaynağımızı güçlendirmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz da siber güvenlik alanında meydana gelen tehditlerle mücadelede özel sektör ile kamu arasındaki iş birliğinin önem taşıdığını söyleyerek, “Buradan özellikle sektör temsilcilerimize bir çağrıda bulunmak istiyorum. Siber güvenlikte başarılı olmanın yolu, daima yerlilik ilkesine öncelik vermekten geçmektedir. Veri güvenliğimizi yabancı çözümlerle sağlamaya çalışmanın bizler için ne kadar büyük bir risk olduğu aşikardır. Daha güvenli yazılım teknolojileri geliştirilmesi için mutlak surette ilgili kurumlarla iş birliğine gidilmeli, yazılım geliştirme ve test etme aşamalarında üniversitelerimizden ve genç beyinlerimizden mutlak surette faydalanılmalıdır” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KAYSERİ’de, Danişmendliler Beyliği’nin 3’üncü hükümdarı Melik Mehmed Gazi tarafından yaptırılan, yaklaşık 900 yıllık caminin minaresi, 1714 yılındaki depremde yıkıldı. Bir süre sonra restore edilen minareye, yıkılmadan önce şerefesinin altındaki çiniden yapılma kitabe yeniden uygulanmaya çalışıldı. Kitabe, parçalar halinde toplandı ancak okunabilirliğini yitirdi. Tarihçi yazar Mustafa Cingil, “Baktığımızda yazı yazıyormuş gibi görünüyor. Ne yazık ki oradaki yazı bir sır gibi okunamıyor” dedi.
Melikgazi ilçesi Camikebir Mahallesi’ndeki Ulu Cami, türbe ve medrese, Danişmendli hükümdarı Melik Mehmed Gazi tarafından 1100’lü yıllarda inşa edildi. Minaresiz olarak inşa edilen camiye, 1205 yılında deprem sonrası tadilat çalışmalarında minare eklenip, üzerine çinilerle kitabesi yapıldı. 1714’te kentte yaşanan deprem sonrası minarenin bir kısmı yıkıldı. Yaklaşık 10 yıl atıl halde bırakılan minare, bir süre sonra restore edildi. Yıkılmadan önce şerefesinin altında bulunan çiniden yapılma kitabe yeniden uygulanmaya çalışıldı. Kitabe, parçalar halinde toplandı ancak okunabilirliğini yitirdi. Tarihçi yazar Mustafa Cingil, “Ulu Cami, Danişmendli Beyliği’nin çok önemli eserlerindendir. Burası, Danişmendlilerin 3’üncü Sultanı Melik Mehmed Gazi tarafından 1134-1142 dönemleri arasında yapılmış bir camidir. Cami, yapılışından bir müddet sonra 1205 yılında bir deprem geçirdi. Depremden sonra 1206 yılında tadilata alınır. Tadilat sırasında camiye minare eklenir. Minare sonradan yapılmıştır. Ayrıca doğu ve batı kapısına ilaveten kuzeyde o dönem bir kapı daha açılır” ifadelerini kullandı.
‘ORİJİNALİNE GÖRE RESTORASYON ÇALIŞMALARI YAPILAMADI’
Caminin yaklaşık 300 yıl önce çok ağır bir deprem geçirdiğini söyleyen Cingil, “İlk depremden sonra, 1714 yılında çok daha ağır bir deprem geçirir. Mihrap önü kubbesi ve minarenin şerefesinden sonraki kısmı yıkılır. Yaklaşık 10 yıl atıl vaziyette bırakılmıştır. Çünkü 1700’lü yıllar Osmanlı İmparatorluğu’nun epeyce zayıfladığı ve mali yönden de sıkıntılı olduğu dönemlerdir. Buranın tamiri gecikir. 1723 yılında İstanbul’dan Matbah Emini Halil Efendi tarafından tadilata alınır. Ödenek sıkıntısı da vardır. Böyle bir ortamda yapının orijinaline göre restorasyon çalışmaları yapılamadı” diye konuştu.
‘ORADAKİ YAZI BİR SIR GİBİ OKUNAMIYOR’
Depremde minarenin bir kısmının yıkıldığını aktaran Cingil, “Şerefenin üzerindeki kısım yıkılmıştır. Oraya alttaki dokudan farklı olarak Kayseri taşlarından minarenin üst kısmı yapılmış. Buradaki en önemli olay ise şerefenin altındaki kufi yazıyla olan minarenin kitabesidir. Bu çinidir. Depremde bunun hemen hemen hepsi dökülmüştür. Daha sonra tadilat sırasında ustalar tarafından bilinçsizce rastgele yerlerine konulmuştur. Buradan baktığımızda yazı yazıyormuş gibi görünüyor. Ne yazık ki oradaki yazı bir sır gibi okunamıyor. Biz buranın dronlarla çekimini yaptırıp çeşitli yerlere okunsun, öğrenilsin diye gönderdik. Ne yazık ki oralarda da okunamadı. Ulu Cami’nin minaresindeki bu kitabe, Kayseri’de 4 üniversite olmasına rağmen okunamamış durumda. Bu da Kayseri’ye bir ayıp olsa gerek” dedi.
Haber-Kamera: Furkan KAVUKLU/KAYSERİ,
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bayraktar, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından düzenlenen “Enerji Sektöründe Siber Savunma Simülasyonu Konferansı”ndaki konuşmasında, Türkiye’de ve dünyada hızla büyüyen yapay zeka ve büyük veri kaynaklı artan elektrik talebine göre planlarını şekillendirdiklerini kaydetti.
Enerjide arz güvenliğinin bütün ülkelerin temel gündem maddesi olmaya devam ettiğini anımsatan Bayraktar, “Jeopolitik gelişmeler, küresel piyasalarda yaşanan sıkıntılar, artan sermaye maliyetleri, tedarik zinciri problemleri gibi temel belirsizlik ve risklerle karşı karşıya olan enerji sektörü için maalesef başka bazı tehdit alanları da söz konusu. Bunlardan biri fiziki tehditler. Bilhassa elektrik, doğal gaz ve petrol iletim şebekelerine yönelik saldırı riskleri. Bu hususta gerek oluşturduğumuz tesis güvenlik standartlarıyla gerekse de kurduğumuz kameralı dijital izleme sistemler ve kontrollerle fiziksel anlamda hatlarımızın güvenliğini sağlamak için çalışıyoruz.” diye konuştu.
Bayraktar, enerji sektörü için bir diğer tehdit alanına da dikkati çekerek, “İkincisi ise belki de son yıllarda gelişen teknolojiyle daha da büyük bir risk haline gelen bugünkü toplantımızın da konusu olan siber riskler.” ifadesini kullandı.
Tüm dünyada siber güvenlik konusuna ciddi bütçe ayrıldığına işaret eden Bayraktar, bu yıl sonu itibarıyla siber suçların küresel maliyetinin yıllık 10 trilyon dolara ulaşacağının tahmin edildiğine işaret etti.
Bayraktar, yakın gelecekte siber tehditlere karşı siber savunmaya daha fazla önem verileceğine dikkati çekerek, “Ülkemiz, bulunduğu jeopolitik konumu, son 22 yılda ekonomideki büyümesi ve teknoloji alanında gerçekleştirdiği hamlelerle bölgesinde lider bir ülke olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Bilgi ve iletişim teknolojilerine de yansıyan bu ilerlememiz, ekonomik ve sosyal alanlarda kalkınmamızı daha da pekiştiriyor. Geliştirdiğimiz yerli ve milli çözümlerle enerji, sağlık, bankacılık, haberleşme gibi kritik altyapılarda karşı karşıya kalınması muhtemel siber risklerden korunmak için etkin adımlar atmaya devam ediyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Siber tehditlerin nereden ne zaman geleceğini bilmenin mümkün olmadığını, bu nedenle çalışmaları çok katmanlı ve 7/24 esaslı olarak yürüttüklerini vurgulayan Bayraktar, enerji sektöründe siber güvenliği, milli güvenliğin ayrılmaz bir parçası olarak gördüklerini dile getirdi.
Enerji sektöründe siber saldırıları önlemek amacıyla siber güvenlik uygulamaları geliştirildi
Bayraktar, enerji sektöründe dijitalleşme ve otomasyonun hızla büyüyen bir alan olarak öne çıktığını, elektrik, petrol ve doğal gaz gibi enerji kaynaklarının üretim, dağıtım ve yönetiminin giderek daha fazla dijital sistemler üzerinden sağlanır hale geldiğini söyledi.
Başta enerji üretim tesislerine, elektrik şebekelerine ve petrol hatlarına yönelik saldırıların yoğunlaştığı bir döneme girildiğini kaydeden Bayraktar, üretim ve iletim dışında, kullanılan cihazların dijitalleşmesiyle tüketim tarafında da yeni siber risklerin oluştuğunu ifade etti.
Bayraktar, arz kesintilerinin önüne geçmek ve ekonomik kayıpları engellemek adına enerji sektöründe siber saldırıları önlemek amacıyla çeşitli uygulamalar geliştirdiklerine dikkati çekerek, “Bunlardan biri de bu ihtiyaca yönelik geliştirdiğimiz özelleşmiş SCADA sistemleri. Milli şirketimiz BOTAŞ, Aselsan ortaklığında yerli ve milli imkanlarla geliştirilen SCADA sistemini, ülkemizin petrol ihtiyacı için kritik öneme sahip Batman Dörtyol Ham Petrol Boru Hattı üzerinde kullanmaya başladı. Bu sistemi tüm doğal gaz altyapısında kullanmak için de ilgili kuruluşlarımız çalışmalarına devam ediyor.” dedi.
Elektrik şebekesinin güvenliğine yönelik çalışmalara da değinen Bayraktar, şöyle devam etti:
“Yaklaşık 75 bin kilometrelik, dünyanın en büyük şebekelerinden biri olan elektrik iletim hattımızın işletiminden sorumlu kurumumuz TEİAŞ da siber saldırılara karşı bu anlamda güvenlik için önemli bir altyapıya sahip. Tüm bu şebeke, bakanlığımızda bulunan Siber Güvenlik Operasyon Merkezinden 7/24 izleniyor. Olası bir felaket durumunda veri merkezimizin devamlılığını sağlamak için Ankara dışında da bir felaket kurtarma merkezimiz bulunmakta. Düzenli olarak yaptığımız sızma testleri ve kapalı devre iletişim altyapısıyla olası saldırılara karşı güvenliği ön planda tutuyoruz. Yine BOTAŞ gibi TEİAŞ da milli SCADA projesini Havelsan ile birlikte hayata geçiriyor.”
Enerji sektöründe siber güvenliğin düzenlenmesi görevinin, mevzuat kapsamında sektörün düzenleme ve denetiminden sorumlu kurum olan EPDK’de olduğunu kaydeden Bayraktar, bu kapsamda EPDK tarafında düzenli olarak sektörel düzeyde siber güvenlik etkinliklerinin gerçekleştiğini belirtti.
Bayraktar, siber saldırılarda olduğu gibi doğal afetlerde de elektrik ve doğal gaz kesintilerinin yaşanabildiğini ifade ederek, “Geçen yıl 6 Şubat’ta yaşanan depremler bize gösterdi ki enerji sektörü gibi kritik altyapılarda meydana gelen kesintilerin, aynı siber saldırılarda olduğu gibi bir an önce giderilmesi büyük önem taşıyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Bakan Bayraktar, enerji altyapılarını korumaya, yerli ve milli siber güvenlik teknolojileri geliştirmeye ve bu alandaki yetkin insan kaynağını güçlendirmeye devam edeceklerine dile getirdi.
Siber güvenliğin sağlanmasında gelişmiş teknolojiler tercih ediliyor
TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank da söz konusu etkinliğin olası siber saldırılara karşı katılımcılara savunma yeteneklerini test etme imkanı sunacağını ve teknik ile yönetsel yetkinliğin geliştirilmesini destekleyeceğini söyledi.
Varank, siber güvenliğin sağlanmasında gelişmiş teknolojilerin kullanılmasının, siber olaylara müdahale kabiliyetlerinin güçlendirilmesinin ve bilgi farkındalık ile hazırlık seviyelerinin artırılmasının önemine işaret ederek, dünyada her cihazın potansiyel bir güvenlik açığı ve tehdit oluşturduğuna işaret etti.
Son bir yılda siber güvenlik saldırılarının küresel maliyetinin yaklaşık 10 trilyon dolara ulaştığını anlatan Varank, bankacılıktan enerji sistemlerine, iletişim ağlarında ulaşım ve sağlık altyapılarına kadar birçok alanda siber tehditlere karşı ülkelerin mücadele ettiğini kaydetti.
Varank, kritik altyapıların başında enerji sektörünün geldiğini belirterek, “Yakın zamanda terör devleti İsrail’in Lübnan’da iletişim cihazlarını hedef alan saldırılarına hep birlikte şahit olduk. Askeri ve sivil hedefler arasında fark gözetmeden yapılan bu saldırı siber güvenlik alanında yeni bir sayfa açarken siber güvenliğin önemini bir kez daha ortaya koymuş oldu. Türkiye de jeopolitik konumu nedeniyle her gün sayısız siber güvenlik tehdidi altında. Ülkemizin Asya ve Avrupa kıtalarının bağlantı noktası olduğunu düşündüğümüzde kritik altyapılarımızın ne kadar büyük bir tehlikeyle karşı karşıya olduğunu rahatlıkla ifade edebiliriz.” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin siber güvenliğin milli güvenliğe entegrasyonu konusunda ciddi mesafe katettiğine dikkati çeken Varank, ülkelerin siber güvenlik konusundaki olgunluğunu ölçmede kullanılan “Global Siber Güvenlik Endeksi” verilerine göre Türkiye’nin dünya genelinde ilk 10’da, Avrupa’da da 6. sırada yer aldığını, yerli ve milli imkanlarla geliştirilen hızlı tespit ve erken müdahale sistemlerinin dünyada ilgiyle takip edildiğini söyledi.
Varank, milli teknoloji hamlesi çerçevesinde siber güvenlik alanında yerli donanım ve yazılımların geliştirilmesi ve bunların kritik altyapılarda kullanılması için büyük çaba sarf edildiğini aktararak, “Milli siber güvenlik alanı oluşturmanın bağımsızlığımızın ve istikbalimizin en önemli unsurlarından biri olduğunun farkındayız. Mavi Vatan ne kadar önemliyse, terörle mücadele ne kadar önemliyse, sınırlarımızı korumak ne kadar önemliyse, verilerimizin ve dijital altyapılarımızın korunması da emin olun o derece önemli. Bu bilinçle siber tehditlere karşı verdiğimiz mücadelenin kurumsal bir altyapıya kavuşması için siber güvenlik teşkilatının kurulmasıyla ilgili çalışmalar da şu anda hızlanmış durumda.” diye konuştu.
Varank, siber güvenlik alanında insan kaynağının geliştirilmesi ve yetiştirilmesine büyük önem verildiğini sözlerine ekledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sakarya Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Metalurji ve Malzeme Bölümü Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Ali Osman Kurt tarafından “TÜBİTAK 2209-A Üniversite Öğrencileri Araştırma Projeleri Destekleme Programı” kapsamında konferans salonunda düzenlenen eğitime, farklı bölümlerden öğrenciler katılıyor.
AA muhabirine program hakkında bilgi veren Kurt, büyük şirketlere yapılan iş başvurularında proje hazırlayan öğrencilerin tercih edildiğini, bu nedenle eğitimi düzenlediklerini söyledi.
Eğitimlere ilginin fazla olduğunu dile getiren Kurt, lisans öğrencilerinin TÜBİTAK’a giden proje sayısının her yıl artış gösterdiğine dikkati çekti.
Kurt, amaçlarının öğrencilere proje hazırlama konusunda farkındalık kazandırmak olduğunu vurgulayarak, “İşletmeler, öğrencilerin sadece lisans düzeyinde diplomaya sahip olmalarını yeterli görmüyor. Verdiğimiz eğitimle öğrencilerin proje yapma, hazırlama ve sonuçlandırma konusunu işletmeler çok değerli görüyor. İşletmeler kendi imkanlarıyla böyle projelere başvuru yapmak istiyor. Kendi personelinin bu niteliklere sahip olmaları, işletmeler için büyük avantaj oluyor.” dedi.
Programa katılan öğrenci Yunus Emre Taş da eğitimin kendisi için faydalı olduğunu, mezun olduklarında bir işletmeye başvuru yapacakları zaman proje hazırlayabileceklerini CV’lerine yazabileceklerini söyledi.
Eğitimde faydalı bilgiler aldıklarını anlatan öğrenci Fazlı Sakar ise ileriye yönelik atacakları adımlarda ve öğrenci kalitesini artırmada projenin faydalı olduğunu dile getirdi.
Öğrenci Ayşe Nur Demirci de işletmelerin proje hazırlama konusuna önem verdiğini, bu tür eğitimlerin bu konuda avantaj sağladığını kaydetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SANKO Park AVM ana etkinlik alanında 5 Ekim’de başlayan etkinlikte ziyaretçiler Taarruz Helikopteri, F-16, Cessna 172 ve VR-Jet uçakları başta olmak üzere değişik amaçlı uçak simülasyonlarda pilotluk hayalini deneyimleyebilecekler.
Katılımın ücretsiz olduğu Turkish Aero etkinliği, 13 Ekim Pazar gününe kadar hafta içi 12.00-20.00, hafta sonu ise 10.00-22.00 saatleri arasında ziyaretçilerini konuk edecek. – GAZİANTEP
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(SAMSUN) –Kadın cinayetleri, tacizler ve tecavüzlere karşı tüm ülkede olduğu gibi Samsun’da da kadınlar eylemdeydi… Samsun Kadın Dayanışması üyeleri ve yüzlerce kadın Şehir Kulübü önünde bir araya geldi, sloganlar eşliğinde yürüyüp tepkilerini dile getirdi.
İstanbul’da İkbal Uzuner ve Ayşenur Halil’in öldürmesinden sonra ülke geneline yayılan protesto eylemlerinden biri de Samsun’da yapıldı. Samsun Kadın Dayanışması üyeleri ve yüzlerce kadın kent merkezinde bir araya geldi. Kadınlar katliamlara dikkat çekerek “AKP, MHP ve artıkları cinayetin suç ortağıdır” açıklaması yaptı.
Samsun Kadın Dayanışması adına ilk açıklamayı yapan Ayten Kutlu, şunları söyledi:
“Kadınlar bu topraklarda her gün ya öldürülüyor ya da tacize tecavüze uğruyoruz. Katledilen, şiddete uğrayan her kadının sorumlusu iktidara geldiği günden beri kadın düşmanı politikalarıyla hayatımızı kuşatmaya çalışan AKP’dir. Failleri cezasızlık politikalarıyla ödüllendirip cesaretlendiren erkek adaletin ellerinde kadınların kanı var. Her yer suç mahalli.
Öfkeliyiz, artık yeter. Yaşamak istiyoruz. İstanbul’da yarım saat arayla bir erkek iki kadını katlederken devlet önleyici ve caydırıcı hiçbir adım atmamaktadır. Şiddetten korunmak isteyen, kadınların isyanını görmeyen kolluk güçleri, kadınların şiddet karşıtı her eyleminde engelleyebilmek için kadınlardan da önce alanlarda olmaktadırlar. Devlet yargısıyla, kolluğuyla, şiddet ve mağdurlarının beyanlarına göre değil, sosyal medya tepkilerine göre adaleti sağlamaktadır. Şiddet gören kadınlar sesini duyurmak için karakollara değil, sosyal medyaya başvurmaktadır. Karakollardan faillerin elini kolunu sallayarak çıktığını, çıktığı gibi kadınları katletmeye devam ettiklerini biliyoruz, görüyoruz. Cezasızlık politikalarının kadınları yaşamdan kopardığını her gün görmekteyiz, yaşamaktayız. İktidarın cezasızlık politikaları failleri cesaretlendirmektedir.”
“Devlet kadınların öldürüldüğü bir ülkede erkek şiddetini önlemelidir”
Samsun Kadın Dayanışması adına Betül Aksu ise açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Sokakları kadınlar için güvencesiz ve tedirgin hale getirmeye çalıştığınızı biliyoruz. O saatte dışarıda ne yapıyordu? Sözlerini güçlendirmek için, ‘Aile Birliği’, politikalarınızı güçlendirmek için bizleri dört duvara mahküm etmek istediğinizi biliyoruz. Kadınların kahkahasına, kaç çocuk yapacağına, hangi saatte, hangi sokakta olacağına karar vermeye çalışan cinsiyetçi diliniz erkek şiddetini cesaretlendiriyor. Kadınları makul ailenin makul ferdi haline getirmek istiyorsunuz. Kadın düşmanı politikalarınıza itirazımız var. Kadınların nasıl doğuracağı, doğurup doğurmayacağını denetlemek bu devletin görevi değildir. Sağlık Bakanlığı’nın yapmış olduğu ‘doğal olan normal doğum” temalı toplantı ise kadınların bedeni üzerindeki tahakkümü yeniden üretmektedir. Devlet kadın bedeni üzerinden ellerini çekmeli, kadınların öldürüldüğü bir ülkede erkek şiddetini önlemelidir. Hukuken Erdoğan’ın İstanbul Sözleşmesi’nden Türkiye’nin ayrıldığına ilişkin beyanı bir anlam ifade etmese de toplum nezdinde bu çıkış erkek şiddeti önündeki barajı yıkan ve o günden bu yana hızla ve katlanarak artan kadın cinayetlerinin politik olduğunun en önemli kanıtıdır.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Malatya Demokratik Kadın Platformu İstanbul’da İkbal Uzuner ve Ayşenur Halil’in katledilmesiyle ilgili basın açıklaması yaptı. Platform adına konuşan Sağlık Emekçileri Sendikası Malatya Şube Temsilcisi Elif Bali, kadın cinayetlerinin önlenmesi için acil adımlar atılması gerektiğini vurguladı. Bali şu ifadelere yer verdi:
“4 Ekim’de bu ülkenin karşılaştığı en korkunç günlerden biri daha yaşandı: İki kadın göz göre göre vahşice katledildi. Semih Çelik, İstanbul’da yaklaşık 1 saat içinde iki kadını vahşice katletti. Daha 19 yaşındaki Ayşegül Halil ve İkbal Uzuner, sosyal medyasından açıkça katliam çağrısı yapan, suç kayıtlarına rağmen herhangi bir kovuşturma yapılmayan, yargılanmayan Semih Çelik tarafından katledildiler.
Başka bir kadın sokakta yürürken, iki erkek tarafından taciz edildi. Dakikalarca süren tacizde saldırganlar önce gözaltına alınıp sonra serbest bırakıldı. Daha sonra sosyal medya baskısı ile tekrar gözaltına alınan saldırganlar, ses çıkarılmamış olsaydı bugün sokakta dolaşmaya devam edecekti. Daha bu haberlerle yeni karşılaşmışken, dün bir kadının Mezitli’de katledildiğini öğrendik. Sonay Öztürk Aslan, Uğur Araç isimli bir erkek tarafından katledildi. Yine DiyarbakırSur’da Uzman Çavuş Muhammed Recai Işık, boşanma aşamasında olduğu Bedriye İşık’ı katletti.
“Açık açık soralım kanınız donmuyor mu?”
Oysa bu ülkede yurttaşlar en temel eleştiri hakkını kullanan bir paylaşım yapmış olsaydı, sabah kapısına dayanılırdı. Halkı kin ve öfkeye sevk etmekten! Artık açık açık soralım. Bir annenin önüne çocuğunun cesedinin parçalarını atmak kimsede infial, öfke yaratmıyor mu, kanınız donmuyor mu? Kadın cinayetlerini önleyecek tedbirler almayan, adil yargılamayan, cezasızlık politikalarıyla cinayetlere yol veren iktidar güdümlü yargı ve her seferinde suçu mağdura yıkan siyasal iktidar sahipleri ve iktidarın taliplileri siz nasıl uyuyorsunuz? Kadınları hedefe koyan ataerkil kapitalist sisteminiz, kadınlara dar etmeye çalıştığı sokakları, vahşetle mi teslim almaya çalışıyor!
Bizler, katledilen kadınların adını bir an bile dilimizden düşürmeden bu öfke ve isyanla karşınızda durmaya devam edeceğiz. Cinayet mahalli haline gelmiş bu ülkede yaşamlarımız özgürlüklerimiz, haklarımız için yakanızda olmaya devam edeceğiz. Uygulamadığınız yasalar yüzünden, istismarı aklayan, katilleri öven düzeniniz yüzünden, kana bulanmış ellerinizle tutunduğunuz koltuklarınız yüzünden hayatta olmayan her bir kadın, her bir çocuk için ses olmaya devam edeceğiz. İstanbul Sözleşmesi’nin yeniden yürürlüğe girmesi, 6284 sayılı yasanın etkin bir şekilde uygulanması ve kadın cinayetlerinin son bulması için mücadelemizi büyüterek sürdüreceğiz! Şiddete, karanlığa, hukuksuzluğa geçit yok, kadınlar var! Laiklik için, eşitlik için, özgürlük için, adalet için her yerdeyiz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KESK Samsun Şubeler Platformu Kadın Meclisi İstanbul’da öldürülen İkbal Uzuner ve Ayşenur Halil ile birlikte kadınların son süreçte karşı karşıya kaldığı tacizlere ilişkin basın toplantısı düzenledi. KESK Samsun Şubeler Platformu Kadın Meclisi basın açıklamasını yapan SES Samsun Şubesi Kadın Sekreteri Yasemin İğci “Cinayet mahalli olan bu ülkede güvende değiliz” dedi.
İğci açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“4 Ekim’de bu ülkenin karşılaştığı en korkunç günlerden biri daha yaşandı. İki kadın göz göre göre vahşice katledildi. Daha 19 yaşındaki Ayşegül Halil ve İkbal Uzuner sosyal medyasından açıkça katliam çağrısı yapan suç kayıtlarına rağmen herhangi bir kovuşturma yapılmayan, yargılanmayan katil Semih Çelik tarafından katledildi. Başka bir kadın sokakta yürürken iki erkek tarafından taciz edildi. Dakikalarca süren tarihinde saldırganlar önce gözaltına alınıp sonra serbest bırakıldı. Daha sonra sosyal medya baskısı ile tekrar gözaltına alınan saldırganlar ses çıkarılmamış olsaydı bugün sokakta aramızda dolaşmaya devam edecekti. Nedense adalet tecelli etmek için tepkilere göre hareket ediliyor. Bu yıl boyunca neredeyse her gün bir kadın arkadaşımız erkekler tarafından katledildi.
“AKP ve MHP iktidarına karşı sokakları terk etmeyeceğiz”
“Biz biliyoruz ki bu cinayetlerin sorumluları 6284 sayılı kadına karşı şiddetle mücadele yasasına saldıranlar, İstanbul Sözleşmesi’nden hukuksuz çıkanlar, kadınlara karşı şiddeti kadınların çözmesi gereken bir sorun olarak gören, iktidardan muhalefete kadınların eşitlik mücadelesini gözlerini kapatanlardır. Ama bizler yaşadığımız tüm acılara ve size rağmen bizi hayattan koparmaya çalıştığınız politikalarınıza karşı direnmeye, kadın cinayetlerinin politik olduğunu haykırmaya devam edeceğiz. Katilleri, tecavüzcüleri, tacizcileri koruyan, aklayan ve cezasızlık politikalarıyla öldüren AKP, MHP iktidarına karşı sokakları asla terk etmeyeceğiz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>YTB’den yapılan yazılı açıklamaya göre, YTB, 2018’den bu yana TEKNOFEST Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali’nde yurt dışında yaşayan vatandaşların yer almasını sağlayarak çeşitli projeler düzenliyor.
YTB, Türk Devletleri Teşkilatı 2. Diaspora Gençleri Forumu kapsamında Türkiye’de bulunan üye devletlerin diasporalarından 25 genci, Türk diasporasına mensup 30 genç mühendis ile Adana’da düzenlenen TEKNOFEST’te buluşturdu.
Burada konuşan YTB Başkanı Abdullah Eren, YTB olarak her yıl Avrupa’da doğan, büyüyen ve özellikle mühendislik alanında eğitim alan gençleri TEKNOFEST’e getirdiklerini belirterek, Türkiye’nin teknoloji hamlesine diasporadan gençlerin şahit olduğunu anlattı.
Eren, yurt dışında yaşayan vatandaşlarla, Türkiye’de yaşayan vatandaşları ayırmadıklarını ifade ederek, daha önce kardeş ülke Azerbaycan’da bu festivali düzenlediklerini anımsattı.
TEKNOFEST’in muazzam ve dünyanın en büyük uzay, havacılık ve teknoloji festivali olduğunu vurgulayan Eren, “Burada Türkiye’nin savunma sanayisi başta olmak üzere yüksek teknoloji ürünlerinde gelmiş olduğu noktayı görüyoruz. Yaptığımız uçakları, helikopterleri, roketleri, füzeleri, birçok şirketimizin ortaya çıkarmış olduğu yüksek teknoloji ürünlerini görüyoruz.” ifadesini kullandı.
Eren, Türkiye’nin genç mühendislerinin neler yapabildiğini tüm dünyanın gördüğünü dile getirerek, “Yurt dışında yaşayan insanlarımız da bu heyecana ortak olsun istiyoruz. O yüzden özellikle ilk TEKNOFEST’ten itibaren, 2018’den itibaren yurt dışındaki gençlerimizi, sizler gibi genç kardeşlerimizi bu alana getiriyoruz.” dedi.
Bu yıl Türk diasporasından 30 genç ile Türk Devletleri Teşkilatı 2. Diaspora Gençleri Forumu kapsamında üye devletlerin diasporalarından Türkiye’de misafir edilen 25 gencin, TEKNOFEST’te birbirleriyle tanışma fırsatı bulduğunu anlatan Eren, “Bundan sonra da yurt dışındaki gençlerimizi kökleriyle buluşturmaya, ana vatanlarında birbirleriyle hemhal kılmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.
Program kapsamında YTB Başkanı Eren, TEKNOFEST alanını gençler ile birlikte gezdi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dawn gazetesindeki habere göre, akşam saatlerinde Karaçi’deki Cinnah Uluslararası Havalimanı yakınında büyük bir patlama meydana geldi.
İlk belirlemelere göre patlamada 1 kişi yaşamını yitirdi, 7 kişi yaralandı.
Patlamanın etkisiyle çevredeki çok sayıda araç alev alırken, patlama sesi şehrin birçok noktasından duyuldu.
Yetkililer, Cinnah Uluslararası Havalimanı’na giriş ve çıkışların kapatıldığını açıklarken, uçuş operasyonlarının devam edeceğini kaydetti.
Polis yetkilileri, havalimanı dışında bir tankerin patladığını belirtti.
Sind Eyaletiİçişleri Bakanı Ziyaül Hasan Lanjar ise el yapımı patlayıcıyla yabancıların hedef alındığını açıkladı.
Söz konusu yabancıların kim ya da kimler olduğuna yönelik bilgi paylaşılmadı.
“Çin vatandaşları hedef alındı”
Öte yandan, Sind İçişleri Bakanlığından adının açıklanmasını istemeyen bir yetkili, yaptığı açıklamada, olayın Çin vatandaşlarına yönelik bir saldırı olduğunu söyledi.
Pakistan’da Pekin yönetiminin Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında başlatılan Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru projelerinde çalışan binlerce Çinli işçi bulunuyor. Ülkedeki Çin vatandaşlarına yönelik zaman zaman saldırılar düzenleniyor.
Hayber-Pahtunhva eyaletinde 26 Mart’ta Çinli şirketlerce yürütülen Dasu Hidroelektrik Santrali’nin inşaatında çalışan mühendisleri ve işçileri taşıyan araç konvoyuna düzenlenen saldırıda 5’i Çinli, biri Pakistanlı 6 kişi hayatını kaybetmişti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TFF 3. Lig 1. Grup’ta yeni sezona bir üst lig hedefiyle başlayan Karşıyaka, ilk 5 hafta itibarıyla yenilgisiz sürdürüyor. Lige Kırşehir FSK beraberliğiyle sezona başlayan yeşil-kırmızılılar, daha sonra oynadığı Bulvarspor, 23 Elazığ FK, ArtvinHopa ve son olarak da dün Bornova 1877’yi mağlup ederek üst üste 4. galibiyetini elde etti. Bu sonuçla birlikte puanını 13’e çıkaran Karşıyaka, Silifke Belediye ve Bursaspor ile aynı puana ve aynı averaja sahip olarak ligin zirvesinde yer alıyor. Karşıyaka’da Teknik Direktör Mustafa Reşit Akçay’ın da alınan bu başarılı sonuçlardan sonra oyunculara 1 günlük izin vereceği ve daha sonra da toplantı yaparak rehavete kapılmama konusunda uyarılarda bulunacağı öğrenildi.
Öte yandan Karşıyaka deplasmanda arka arkaya oynayacağı iki maçta Kuşadasıspor ve Düzcespor’a konuk olacak. – İZMİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>HAKEMLER: Eren Özyemişçioğlu, Ersin Erbay, Rıdvan Çevik
KARACABEY BELEDİYESPOR: Eray Birniçan (Dk. 70 Ahmet Daş) – Ahmet Faruk Özcan, Serhat Kot, Niyazi Batuhan Salman (Dk. 70 Ali Aydemir), Saruhan Fındıkçı, Koray Yağcı (Dk.70 Azat Çakar), Muhammed Enes Yılmaz, Ümit Yasin Arslan (Dk. 46 Burak Albayrak), Ömer Faruk Yücel (Dk. 59 Abdullah Balıkçı), Furkan Metin, Furkan Yasin Yalçın
SERİK BELEDİYESPOR: Aydın Bağ – Alihan Kabulas, Feyyaz Belen, Cem Ekinci (Dk. 90 Serhat Yıldız), Şahverdi Çetin (Dk. 79 Selim Dilli), Erkan Eyibil (Dk. 79 Enes Soy), Gökhan Karadeniz (Dk. 79 Bilal Ceylan), Berk İsmail Ünsal (Dk. 69 Burak Aslan), Abdurrahman Üresin, Batuhan İşçiler, Hakan Arslan
GOLLER: Dk.15 Saruhan Fındıkçı (Karacabey Belediyespor) – Dk. 24 Berk İsmail Ünsal, Dk. 53 Erkan Eyibil (Serik Belediyespor)
SARI KARTLAR: Ömer Faruk Yücel, Serhat Kot ( Karacabey Belediyespor) – Erkan Eyibil, Berk İsmail Ünsal, Enes Soy (Serik Belediyespor)
TFF 2’nci Lig Kırmızı Grup 6’ncı hafta mücadelesinde Karacabey Belediyespor, sahasında konuk ettiği Serik Belediyespor’a 2-1 mağlup oldu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSTANBUL – Dünya çapında kick boks organizasyonu olan Mega Fight Arena serisi Sinan Erdem Spor Salonu’nda düzenlendi. Organizasyona dünyaca ünlü kick boks sporcuları katıldı.
Dünyaca ünlü kick boks sporcularının katıldığı MFA organizasyonu Burak Mataracı ve Mert Akdağ tarafından İstanbul Sinan Erdem Spor Salonu’nda düzenlendi. Tanınmış kick boks sporcuları, Türkiye’yi uluslararası alanda temsil eden sporcularla ringde karşı karşıya geldi. Binlerce sporsever ise bu büyük organizasyonu takip etmek için Sinan Erdem Spor Salonu’nu doldurdu. Öte yandan ünlü oyuncu Şafak Sezer ve ünlü isimler de etkinliği izlemek için salona geldi.
Gecenin organizatörlerinden Burak Mataracı yaptığı açıklamada, “Bu sene bildiğiniz üzere MFA yine kendine yakışanı yaptı. Büyük bir hazırlıkla beraber aylarca inanılmaz şekilde bu geceye hazırlandık. İnanıyoruz ki bu sefer gerçekten hak ettiği yeri, dövüş camiası olarak bu sporu daha ileriye taşıyacağız. Mert’in çok büyük destekleri var, bu yolda bana inandı, ortak oldu. Ünlü iş insanlardan çok değerli bir kardeşimiz. Buradan sonrasında iş istediğimiz noktalara doğru gidecek iyi başarılar yakalayacağız. Artık MFA’yı hak ettiği yerlere taşımak istiyoruz. Burada dünyaca ünlü isimler de olacak. Biz MFA olarak artık işin boks dışında şov kısmıyla da ilgileniyoruz. Durum böyle olduğu için şov kısmına yatırımlar yaptık. Ünlü isimlerin de konserleri olacak” diye konuştu.
Organizasyonun ortaklarından olan Mert Akdağ, her sene daha da geliştirerek devam edeceklerini belirterek, “Benim ilk gecem ama daha devamı olacak. Biz bunu sürekli düzenleyeceğiz ve bir sonraki organizasyonu bundan daha ileriye taşıyacağız. İkimiz birlikte çok şey başardık. Daha iyileri hepimizi bekliyor. Gelecekte benim youtuber dövüştürme fikrim var. Bu planları gerçekleştirmek için elimizden geleni yapacağız. İnşallah her zamanki gibi bu işin sonunda boks kazanır” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Posof Gençlik ve Spor Müdürlüğü bünyesinde bulunan ve taekwondo eğitimi gören sporcuların 2024 yılı 3. dönem minikler kuşak imtihanı velileri de heyecanlandırdı. Aşık Sabit Müdami Anadolu İmam Hatip Lisesi salonunda yapılan imtihanda; Posof Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Erhan Yılmaz ile beraber milli antrenör Halil İbrahim Ataman da davet edildi. İlçe antrenörü Yunus Bakan idaresindeki sporcular imtihan sonucunda kazandıkları kuşak derecelerine göre kuşakları bağlanarak belgeleri verildi. – ARDAHAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TFF 3’üncü Lig 2’nci Grup’ta deplasmanda Adıyaman FK’yı 1-0 mağlup eden Uşakspor, liderlik koltuğunu devralmanın mutluluğunu yaşıyor. Düşme hattındaki rakibini 43’üncü dakikada Emre Sarıkaya’nın golüyle yenen kırmızı-siyahlılar, deplasmanda 3’te 3 yaptı. Dış sahada Etimesgut Belediyespor ve İshaklıspor’un ardından Adıyaman temsilcisini de dize getiren Uşakspor; 5 maçta; 4 galibiyet, 1 yenilgi ile 12 puana ulaşıp zirveye kuruldu. Son 3 maçını kazanan Uşakspor, önümüzdeki hafta evinde İnegöl Kafkasspor karşısında 4’te 4 yapmaya çalışacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Trendyol Süper Lig’in 8. hafta maçında Galatasaray, saat 19.00’da RAMS Park’ta Alanyaspor ile karşılaşacak. Mücadeleyi hakem Mehmet Türkmen yönetecek. Türkmen’in yardımcılıklarını Deniz Caner Özaral ve Samet Çavuş yapacak. Turgut Doman da müsabakanın 4. hakemi olacak.
Maçta VAR koltuğunda Yaşar Kemal Uğurlu yer alacak. AVAR’da ise Ogün Kamacı görev yapacak. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ATV’nin reyting rekortmeni programı Esra Erol’da, her hafta olduğu gibi bu hafta da izleyicilerin büyük beğenisini kazandı.

Esra Erol’da programına geçtiğimiz yıl katılan Betül Yorulmaz, eşinin kendisini aldattığını belirterek boşanmak istediğini dile getirmişti.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

İKİZ BEBEK BEKLİYORLARDI
Geçtiğimiz yıl Betül Yorulmaz, eşinin Özge isimli bir kadınla birlikte olduğunu ve eşinin dini nikahlı sevgilisinin ikiz bebek beklediğini açıkladı.

MİLYONDA BİR GÖRÜLEN İHTİMAL GÜNDEME OTURMUŞTU
DNA testinin sonuçlarına göre Veysel Yorulmaz’ın bebeklerden sadece birinin babası olduğu ortaya çıkmıştı.
Esra Erol şüpheli ölümü aydınlattı! Esra Erol’da şüpheli ölümde korkunç detay!

BİR SENE SONRA PROGRAMA BAŞVURDU
Betül ve Veysel Yorulmaz’ın boşanmasından bir sene sonra Betül tekrar programa başvurdu.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Fransız yıldız Paul Pogba’nın girdiği doping testinde yüksek seviyede testosteron tespit edilmişti. CAS’ta Pogba’ya verilen 4 yıllık ceza 18 aya düşürüldü.
Paul Pogba’nın Mart 2025’ten itibaren resmi maçlara çıkabilek. Ceza düşürülmeseydi Pogba, 2027 yılından önce sahaya çıkamayacaktı.
JUVENTUS’LA SÖZLEŞMESİ DEVAM EDİYOR
Juventus’un Udinese ile Ağustos 2023’te oynadığı maçın ardından doping testinden geçemeyen Pogba’ya 4 yıllık ceza verilmişti. Fransız oyuncunun İtalyan devi 2026 yılına kadar sözleşmesi devam ediyor.
Pogba, temmuz ayında verdiği röportajda, “Pogba ölmedi. Pogba burada. Geri dönmek için büyük bir arzu duyuyorum. Profesyonel olmak isteyen çocuklar gibi heyecanlıyım. Her gün antrenman yapıyorum. Hala Juventus oyuncusuyum. Sözleşmem var ancak teknik direktör ve başkanla konuşmadım.” dedi.

Abdullah Paçal
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>








